Tarih: 04.02.2026 16:09

AYM, Anadolu Ajansı'nı kusurlu buldu

Facebook Twitter Linked-in

Anayasa Mahkemesi, Anadolu Ajansı'nın (AA) 2019'daki yerel seçim sonuçlarını abonelere aktarırken yapılan veri kesintisini, hak ihlali saydı.

KRT Televizyonu ile Anadolu Ajansı Türk A.Ş. (AA) arasında 2019 Mahallî İdareler Genel Seçimleri Seçim TV Ekranı Abonelik Sözleşmesi imzalandı.

AA, sözleşmede öngörülen seçim TV ekran bedeli karşılığında yayınlayacağı seçim TV ekranının internet üzerinden sözleşmede abone sıfatı ile anılan başvurucuya iletme edimi altına girdi. Sözleşmede ayrıca başvurucuya bu verileri yayımlama hakkı da tanındı.

Başvurucu, bu kapsamda AA'ya sözleşmede öngörülen 2.500 TL ve bunun katma değer vergisi bedelini ödedi.

2019 yerel seçimleri gecesi oy sayımının kritik bir aşamaya ulaştığı saatlerde veri akışının durduğunu belirten başvurucu, bu durumun yayının izlenebilirliğini azalttığını, güvenilirliğini sarstığını ve ticari itibarına zarar verdiğini ifade etti.

TAZMİNAT DAVASI AÇILDI

KRT, 12 Nisan 2019'da, AA aleyhine, sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat davası açtı.

Dava dilekçesinde, aynı gün Yüksek Seçim Kurulu Başkanı tarafından yapılan açıklamaya da yer veren başvurucu, "AA benim müşterim değil. Nereden alıyor bilmiyorum. AA akşam doksanları gösterdiğinde ben sisteme yeni daha tarayıp girmeye başlamıştım. Dolayısıyla ben AA'ya herhangi bir bilgi servisi yapmıyorum. Benim üzerimden bir polemik yaratılmasın. Biz tarandığı andan itibaren sisteme elverişli tüm siyasi partilere sonuçları tarayarak veriyoruz. Şu an itibarıyla yüzde 80'in üzerinde sandık sonuç tutanağını, sayım döküm cetvelini, ilçe birleştirme tutanaklarını siyasi partilerle paylaştık. Bugün öğleye doğru da büyük oranda itiraza uğramayanları paylaşırız" şeklinde beyanlarda bulunulduğunu belirtti.

Bir basın kuruluşu olarak haber verme hakkının ihlal edildiğini öne süren KRT, AA'ya ödenen sözleşme bedelinin alınamayan hizmet oranında tarafına iade edilmesini talep etti.

BİLİRKİŞİLER SİBER SALDIRIYI TESPİT EDEMEDİ

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada, mahkeme dosyayı, bir mali müşavir ve bir bilgisayar mühendisinden oluşan iki kişilik bilirkişi heyetine iletti.

Bilirkişi, AA'nın "siber saldırı" gerekçesinin teknik olarak saptanamadığını raporladı. Bilirkişi raporunda, AA'nın, "siber saldırı altında olması nedeniyle veri akışını gecikmeli sağladığı ve bunun mücbir sebep teşkil ettiği" yönündeki iddiası incelendi ve AA'nın bu iddiasının teknik olarak saptanamadığı ifade edildi.

MAHKEME REDDETTİ

Mali yönden yapılan değerlendirmede ise başvurucunun AA'dan aldığı hizmetin gecikmeli de olsa ifa edildiği ve tespit edilebilir somut bir zararının bulunmadığına karar veren Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 12 Kasım 2021'de davayı kesin olarak reddetti.

TELEVİZYON AYM'YE BAŞVURDU

KRT televizyonu, davanın kesin olarak reddedilmesinin ardından gerekçeli kararın yazılmasını beklemeden 13 Aralık 2021'de Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. AA'nın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kamuoyunun haber alma hakkının ve haber verme hürriyetinin ihlal edildiğini iddia eden KRT, oy sayımının kritik bir aşamaya ulaştığı saatlerde veri akışının durduğunu, bu durumun yayının izlenebilirliğini azalttığını, güvenilirliğini sarstığını ve ticari itibarına zarar verdiğini ifade etti.

Mahkeme tarafından uyuşmazlığın eksik ifa olarak nitelendirildiğini ancak bu tespitin hatalı olduğunu belirten başvurucu, adil yargılanma hakkı ile ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürdü.

YENİDEN YARGILAMA VE TAZMİNAT KARARI

Yüksek Mahkeme, Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin ifade ve basın özgürlüklerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderdi. Başvurucuya net 2.500 TL manevi tazminat ödenmesine de hükmedildi.

GEREKÇE: SALDIRI DOĞRULANAMADI

Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesinde, somut olayda bilirkişi raporunda, AA'nın seçim gecesi veri akışını sözleşmede öngörülen şekilde sağlayamamasının siber saldırı altında olması sebebine dayandığı hususundaki iddiasının teknik olarak doğrulanamadığının belirtildiği vurgulandı.

Gerekçede, şu ifadelere yer verildi:

- Bu doğrultuda davalının edimini gecikmeli ifa ettiği ve bu yönüyle kusurlu olduğu hususunun dosya kapsamından anlaşıldığı görülmektedir. Ayrıca veri akışındaki yaklaşık 13 saatlik kesintinin oy sayımının en kritik aşamalarında yaşandığı, bu durumun başvurucunun yayıncılık faaliyetini etkileyebilecek nitelikte olduğu da açıktır. Buna rağmen Mahkemenin; kesintinin süresi, gerçekleştiği zaman dilimi, yayın faaliyetinin niteliği ve seçim sonuçlarının kamuoyu bakımından taşıdığı önem gibi başvurucunun edimin gecikmeli ifası sebebi ile ortaya çıkan zarara yönelik iddialarını gerekçeli kararda tartışmaksızın, yalnızca somut zararın kesin olarak ortaya konulamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Mevcut başvuruda, Mahkeme tarafından ortaya konulan ret gerekçesinin, uyuşmazlığın temelini oluşturan maddi ve hukuki sorunları değerlendirme bakımından ilgili ve yeterli olmadığının anlaşıldığı vurgulanan gerekçede, "Zira Mahkeme, davalının edimi kritik bir anda gecikmeli olarak ifa ettiğine ilişkin tespitleri, bu gecikmenin sebebi ile oluşan kusuru ve gecikmenin başvurucunun basın faaliyeti üzerindeki etkilerine yönelik iddiaları tartışmadan sonuca ulaşmıştır. Bu çerçevede Mahkemenin başvurucunun ifade ve basın özgürlükleri ile davalının sözleşmeden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri arasında adil bir denge kurduğundan söz edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir" denildi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —
G-DT9JLG88B3