Menü TURKHABER
Arslan  Bulut

Arslan Bulut

Tarih: 17.11.2022 18:40

Alevi önderlere dost uyarısı!

Facebook Twitter Linked-in

Alevi ve Bektaşilerin örgütlü sekiz çatı kurumu adına düzenlenen basın toplantısına davetli olarak katıldım.

Benim bu toplantıya davet edilmemin sebebi, 32 yıl önce Tercüman gazetesinde yayınlanan 'Gelin Canlar Bir Olalım' başlıklı araştırmam ile sorunları ortaya koymuş olmamdır... Demek ki unutulmamış...

Toplantıda sekiz çatı kurum adına konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, 35 yıldır 'laiklik ve demokrasi temelinde, eşit yurttaşlık, Diyanet'in lağvedilmesi ve devletin inançlara karışmaması' gibi taleplerini gündeme getirdiklerini ama bir sonuç alınamadığını söyledi..

***

Aslan, '2009'da başlatılan Alevi açılımı sırasında ortak taleplerimiz iktidara iletildi. Hiçbir talebin gereği yerine getirilmedi. Daha sonraki süreçte Anayasa Mahkemesi'nin, zorunlu din dersine karşı alınan kararı, cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesiyle ilgili mahkeme kararları, 2016'da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ayırımcılığa vurgu yapan ve cem evlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiğine dair kararı var ama uygulanmıyor. Bunun yerine, bu yıl Cumhurbaşkanı'nın Hüseyingazi Cemevi'ne ziyaretiyle yeni bir süreç başlatıldı. Bu arada sanki Aleviler bir güvenlik sorunuymuş gibi İçişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan ekipler cem evlerini gezdi ve raporlar hazırladı. Sonuçta Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulması ve cem evlerinin sorunlarıyla bu kurumun ilgilenmesi karara bağlandı. Oysa biz 35 yıldır, devletin inançlara karışmaması gerektiğini söylüyoruz. Biz bütün siyasi parti temsilcileriyle Alevi ve Bektaşi kuruluşlarının toplantı yaparak sorunlara çözüm getirmesi gerektiğini savunuyoruz. Cem evlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlayan kararname, yasla çerçeve adı altında bir inancı yok saymaktadır. Bu kararname ve Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bize göre yok hükmündedir. Biz eşit yurttaşlık talebimizi gündeme getirmeye devam edeceğiz' dedi.

Mustafa Aslan, yakın tarihte Fetullah Gülen'in Alevi adıyla dernek kurdurduğunu hatırlatarak 'İktidarın da şimdi kendi Aleviliğini oluşturma girişimleri olduğunu biliyoruz' uyarısında da bulundu.

***

İktidarın, Alevi kuruluşlarına bakışı, barolara bakışı gibidir. Nasıl, baroları parçalayarak yandaş barolar oluşturmaya çalışıyor iseler, kendi Alevi kuruluşlarını da aynı yöntemlerle kurdurmak istiyorlar. Devleti yöneten siyasi kadroların bu tür oyunlara başvurması hiç hoş değil...

Diğer taraftan, Alevileri temsil eden kuruluşların başkanları da bence daha dikkatli ve özenli bir dil kullanmalıdır. Dost acı söyler. 'Eşit yurttaşlık' kavramı, Anayasa'daki 'kanun önünde eşitlik'ten farklı olarak etnik veya dini anlamlarda kullanılmaktadır 'Eşit yurttaşlık' denilince akla ilk olarak Abdullah Öcalan'ın 'etnik kimliklerin Anayasa'da belirtilmesi' talebi gelir...

'Eşit yurttaşlık', emperyalizmin anahtar kavramıdır. Bir ara AKP de kullanıyordu. Şimdilerde kavramı CHP devraldı! 'Eşit yurttaşlık' ile ulaşılmak istenen hedef, Türk kimliğini yok ederek yerine yeni bir kimlik getirip, konfederasyon kurmaktır!

***

Alevilerin kanaat önderi durumundaki bütün yetkin kişilerle 32 yıl önce görüşmüş ve mevcut bütün kaynakları incelemiş bir kişi olarak söyleyebilirim ki Alevilerin asıl talebi Anayasa'daki laiklik ve kanun önünde eşitlik ilkelerinin uygulanmasıdır. Zira laiklik ilkesi gerçekten uygulandığında devlet kimseye bir inanç dayatmayacağı gibi kimsenin inancına da karışmayacaktır...

Gerçi, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan da konuşmasında 'laiklik ve demokrasi temelinde' söylemini kullandı ama her defasında sözü sanki büyülü bir kavrammış gibi 'eşit yurttaşlık' ile tamamladı.

Aleviler, zaten Türk Milleti'nin ta kendisidir. Öyleyse kiminle eşit yurttaşlık?

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/alevi-onderlere-dost-uyarisi-598147h.htm


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-DT9JLG88B3