Taha Akyol

Tarih: 06.12.2020 11:23

Otoriter kültür

Facebook Twitter Linked-in

“Siz-biz” diye yüzyıldır kavga ediyoruz, Kimse “öteki”ni yok edemedi. Artık bu ülkeyi nasıl “gelişmiş ülke” yaparız diye konuşmak, tartışmak gerekmiyor mu? Gelişmiş ülke, yani özgürlükçü demokrasi, hukuk devleti, güçlü kurumlar ve yüksek refah…

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ülkeye iyilik getirmediğini, aşağı doğru giden bütün rakamlarda görebilirsiniz. 

Bu sistemde kurumların nasıl zaafa uğradığının fevkalade önemli bir göstergesi, Türkiye’nin “kurumsal güçlülük” puanındaki düşüşledir. 

Ne demek bu? Mesela Merkez Bankası’nın bağımsızlığı demektir, HSK’nın bağımsızlığı demektir, Düzenleme ve Denetleme kurumlarının bağımsızlığı demektir!

Kurumların siyasi otorite altında ezilmesi, nihayet ekonominin küçülmesiyle sonuçlandı.

TCMB Başkanı Murat Çetinkaya “laf dinlemiyor” gerekçesiyle görevden alındıktan sonra, Fitch adlı kuruluş, “Türkiye’de kurumların bağımsızlığında, ekonomi politikalarının tutarlılık ve kredibilitesinde bozulmalar” olduğuna, bu durumun “Türkiye’ye yabancı sermaye akışını olumsuz etkileyeceğine” dikkat çekmişti. (13 Temmuz 2019)

YAZININ DEVAMI 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-DT9JLG88B3