Arslan Bulut

Tarih: 15.01.2026 10:33

Müttefikler utanıyor mu?

Facebook Twitter Linked-in

Rusya ve Venezuela'nın uzun bir stratejik ilişki geçmişine sahip olduğunu hatırlatan Sergey Lavrov, Moskova'nın mevcut duruma ilişkin tutumunun değişmediğini vurguladı.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Namibiyalı mevkidaşı Selma Ashipala-Musawya ile yapılan görüşmelerin ardından düzenlenen basın toplantısında, ABD’nin Venezuela’ya saldırısını değerlendirdi ve “Uluslararası hukukun ağır bir ihlali söz konusu olduğu herkesçe bilinmesine rağmen yalnızca Batı Avrupalılar ve Washington'ın diğer müttefikleri, temel değerlendirmeler yapmaktan utanarak kaçınıyorlar” dedi.

***

Bakalım müttefikler utanıyor mu?

“Batı Avrupa” deyince akla gelen ülkelerden İngiltere’nin Başbakanı Keir Starmer, ülkesinin uzun süredir Venezuela'da iktidarın değişmesini desteklediğini belirterek, "Nicolas Maduro'yu meşru olmayan başkan olarak görüyorduk ve rejiminin sona ermesi karşısında herhangi bir üzüntü duymuyoruz" diye açıklama yaptı.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Venezuela’ya yapılan operasyonun uluslararası hukukun ihlali olduğunu savunsa da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Venezuela’da "diktatörlüğün sona erdiğini" belirterek geçiş sürecinin Edmundo Gonzalez liderliğinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Macron, ABD’ye işgal daveti yapan Maria Corina Machado ile görüştüğünü bildirerek “Fransa'nın desteğine güvenebilir" dedi. Macron, Maduro'nun yıllardır halkının onuruna ağır darbeler indirdiğini de öne sürdü.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, “ABD'nin Venezuela'daki müdahalesinin hukuki değerlendirmesi karmaşıktır. Bu konuda zaman ayırıyoruz. Ölçüt, uluslararası hukuk olmaya devam ediyor" ifadesini kullandı! Maduro'nun ülkesini felakete sürüklediğini ve son seçimlerin hileli yapıldığını söyleyen Merz, "Bu nedenle dünyadaki birçok ülke gibi biz de başkanlığı tanımadık. Maduro, bölgede sorunlu bir rol oynadı" dedi.

İtalya Başbakanı Meloni, Trump’ın "ABD olmadan NATO bir hiçtir" sözleri sorulunca "Ne yapalım, NATO'dan mı çıkalım? ABD üslerini mi kapatalım? Mcdonald's'a mı saldıralım?” diye konuşabildi ama Sputnik’in haberine göre İtalya Dışişleri Bakanı Tajani, ülkesinin ulusal enerji şirketi Eni aracılığıyla Venezuela'nın enerji sektöründe önemli bir oyuncu olmaya devam etmek istediğini söyledi.

İtalya'nın ulusal şirketi Eni, Venezuela'da Repsol ile ortak yürüttüğü Cardon IV projesi kapsamında Perla açık deniz gaz sahasında üretim yapıyor.

Eni'nin Venezuela'dan tahsil edemediği alacak miktarı yaklaşık 3 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda.

Yani İtalya, ABD saldırganlığına ses çıkaramadığı gibi Venezuela’daki yangından mal kaçırmaya çalışıyor!

Görülüyor ki Batı Avrupa’da kimse utanmıyor!

***

Batı Avrupa’da sadece İspanya, saldırıya karşı çıktı. İspanya, Brezilya, Şili, Kolombiya, Meksika ve Uruguay liderleri, ortak açıklama yaparak, ABD’nin Nicolás Maduro’yu kaçırdığı askeri operasyonunu reddetti. Açıklamada, Washington’un Venezuela’yı geçici olarak yöneteceğini açıklamasının ardından ülkenin geniş doğal kaynaklarının '”sahiplenilmesi” riskine karşı da uyarıda bulunuldu.

Lavrov’un bahsettiği “Washington'ın diğer müttefikleri”nden Türkiye’de ise Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan uzun süre sustuktan sonra kabine toplantısında "Venezuela vakasını ilgili birimlerin derlediği bilgiler ışığında enine boyuna değerlendirdiklerini" ifade etti ve "Hem Türkiye için hem dost Venezuela halkı için en doğrusu neyse onu yapmanın gayretindeyiz" diye konuştu.

Devlet Bahçeli'nin Venezuela, Grönland ve İran konularında ABD ve İsrail'e sert tepkisi içerik olarak doğrudur ama bu tavır iç politikaya yöneliktir; dış politikada esas olan Cumhurbaşkanı’nın tutumudur.

***

Türkiye’de iç politikada uzun süredir, iktidara yaranmak kaygısında olanlarla iktidarın hışmına uğramak korkusu yaşayanlar arasında bir yarış var. Dolayısıyla iş dünyası ve üniversitelerden gerçekleri söyleyebilecek kimse yok. Dış politikada ise hemen herkes, Cumhurbaşkanının tavrına göre hareket ediyor. Medyanın yüzde 95’i zaten iktidarın sözcülüğünü yapmakla görevlidir. Son günlerde “AKP’yi artık milletvekilleri savunsun” diyenler oldu. Öyle ya partiyi gazeteciler savunacaksa, milletvekillerine ne gerek var?

Medyanın kalan yüzde beşi ise ekonomik ve idari baskıyla birlikte yargı eliyle de susturuluyor.

Sağlıklı değerlendirmeler yapanlar var ama bu kargaşada sesleri duyulmuyor; genel seviyesizlik herkesi aşağı çekiyor...

Böyle bozuk bir ortamda, milli bir kamuoyu da oluşturulamaz.

https://www.yenicaggazetesi.com/muttefikler-utaniyor-mu-993034h.htm


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-DT9JLG88B3