Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Sözcü TV’de İpek Özbey’in sorularını cevaplandırırken, “Suriye’de kazanan İsrail’dir” dedi ve Trump’ın “Geçenlerde Erdoğan’a dedim ki; ‘Tebrikler. 2000 yıldır kimsenin başaramadığını yaptın, Suriye’yi aldın’ dedim.” sözlerini hatırlatarak, “2000 yıldır Suriye, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı devletlerinin elinde idi. Son olarak Suriye devleti kuruldu. İsrail, Suriye’yi kendi toprağı olarak görüyor. Trump’a göre, 2000 yıl sonra, Erdoğan Suriye’yi kimden aldı, kime verdi?” diye sordu.
İyi Parti grup başkanvekili Uğur Poyraz da yine Sözcü TV’de, Damla Doğan Tuncel’in sorularını cevaplandırırken, “Suriye’de İsrail kazandı. Bir tarafta terör örgütü HTŞ, diğer tarafta terör örgütü SDG/YPG var. Colani veya Şara, başına 10 milyon dolar ödül konulmuş bir teröristti, devlet başkanı yaptılar, Mazlum Abdi de Türkiye’nin resmi verilerine göre teröristtir. Şimdi bu iki teröristi Suriye’ye hâkim kılan anlaşmayı bize Türkiye’nin zaferi diye anlatmaya çalışanlar var. Bu, şizofrenik bir durumdur.” dedi.
Esasen, İdlib kuvözünde beslenen HTŞ, Şam’ı ele geçirdiği zaman, benim yorumum “Şimdi bütün Suriye, İsrail’e koridor oldu” şeklinde olmuştu.
Reuters ise Şam yönetiminin son operasyonları hakkında, “SDG’nin elinde bulunan bölgelere yönelik operasyon fikri Şam, Paris ve Irak’ta yapılan bir dizi toplantıda şekillendi.” analizi yaptı.
İsrail ile Suriye yetkilileri, Paris’te ABD’nin gözetiminde bir araya gelip istihbarat paylaşımı anlaşması yaptığında, toplantıya, Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, damadı Jared Kushner ile Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack da katılmıştı.
ABD yönetimi, anlaşma kapsamında, İsrail ve Suriye sınır hattında, askerden arındırılmış ortak bir ekonomik bölge kurulmasını içeren “yeni bir güvenlik anlaşması” önerisi de sunmuştu. Geçen yıl, “İsrail'e Suriye'nin Golan Tepelerini veren benim...” diyen de Trump idi.
Şara, Golan tepeleri dahil İsrail’in işgal ettiği Suriye toprakları için en küçük bir tepki bile göstermiyor!
Eski AKP milletvekili Mehmet Metiner de "ABD açıkladı: Paris’te Şam yönetimi ile İsrail anlaştı. İsrail’in Suriye’deki planı ABD himayesinde tıkır tıkır işliyor. İsrail adım adım hedefine ulaşıyor. Daha önce yazmıştım: Suriye sahasında oyun büyük. Oyun kurucu aktör ABD ve İsrail. İlginç değil mi SDG İsrail’in örgütü ama İsrail SDG’yi tasfiye etmek isteyen Şam ile anlaşma yapıyor. " diye mesaj yayınlamıştı.
Ve operasyon başladıktan sonra ABD’nin artık Şara yönetimi ile yürüyeceğini açıklayan da Barrack oldu.
Paris’teki toplantıyla ilgili verileri bu sütunda yayınlamış ve “Bazıları, Suriye’nin başına geçen Ahmet Şara’yı Türk istihbaratının adamı gibi göstermeye çalışıyor ama onun, kimin adamı olduğu net bir şekilde belli.” demiştim.
Ümit Özdağ’ın “SDG dedikleri yapı, iki bölgede muhafaza ediliyor ve Suriye yönetimine de ortak ediliyor” uyarısına da dikkat çekmek isterim.
Yine 14 Ocak’ta “Peki, Fırat’ın doğusundaki PKK yapılanması, Türkiye’nin güvenliğini yeteri kadar tehdit etmiyor mu? Bu yapılanma, Şam ordusuna ne şekilde dahil olursa olsun, yeni Suriye, sonuçta iki terör örgütünün devleti olmayacak mı? İki terör örgütünden bir devlet çıkarmaya çalışmak Türkiye’nin dış politikası mıdır?” diye sormuştum.
“SDG’nin potansiyel bir tehdit olmaktan çıkması Türkiye için iyidir ama onun yerini alan Şam yönetiminin, ayağına yer ettikten sonra ABD desteğiyle neler yapabileceğini de düşünmek, ayrıca bütün bu gelişmelerin ABD’nin İran operasyonuyla da ilgili olduğunu unutmamak gerekir. ABD’nin İran operasyonunda Türkiye ve Suriye’ye ihtiyacı var!” uyarımı da hatırlatmam gerekiyor...
ABD, Suriye’deki çıkarlarını geçici bir düzene bağladıktan sonra İran’a müdahale için hazırlıklarını tamamlamak üzere... Satrançta, ilk hamlelere aldanmamak gerekir; sonunda mat olmak da var!
https://www.yenicaggazetesi.com/sonunda-mat-olmak-da-var-995105h.htm