Batılı ülkelerin Eylül ayında yapılacak BM Genel Kurulu’nda Filistin devletini tanıyacaklarını açıklamasının hemen ardından, ABD’den dikkat çekici bir hamle geldi. Washington yönetimi, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve yaklaşık 80 Filistinli yetkilinin vizelerini iptal ederek Abbas’ın New York’a gitmesini engelledi. Karar, uluslararası toplumda “siyasi bir sabotaj girişimi” olarak yorumlanırken, gerekçeler arasında Filistin yönetiminin “terörizmi kınamaması” ve “İsrail’e karşı uluslararası mahkemeleri kullanması” suçlamaları öne sürüldü. Filistin tarafı ise bu adımı “uluslararası hukuka aykırı” bir müdahale olarak nitelendirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığının yazılı açıklamasında, Bakan Marco Rubio’nun kararıyla Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve Filistin Yönetimi yetkililerinin vizelerinin iptal edildiği belirtildi. Açıklamada, “Terörizmi kınamamak, şiddeti teşvik etmek ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ile Uluslararası Adalet Divanı (UAD) üzerinden İsrail’e karşı kampanya yürütmek” Filistin yönetimine yöneltilen başlıca suçlamalar arasında sayıldı.
Amerikan medyasına konuşan bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, vize iptali kararının doğrudan Abbas’ı da kapsadığını teyit ederek, “Toplamda yaklaşık 80 Filistinli yetkilinin vizeleri iptal edildi” dedi.
Karara Filistin tarafı sert tepki gösterdi. Filistin Dışişleri Bakanı Siyasi İşler Danışmanı Ahmed ed-Dik, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, ABD’nin bu adımını “uluslararası hukuka aykırı” olarak nitelendirdi ve “BM Genel Kurulu’na katılacak Filistinli yetkililerin vizelerinin iptal edilmesinden derin bir şaşkınlık duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
Abbas’ın ofisinden yapılan açıklamada ise, kararın “uluslararası hukukla çeliştiği ve Filistin halkının meşru temsilcilerini susturma girişimi” olduğu belirtildi.
BM Sözcüsü Stéphane Dujarric, ABD’nin aldığı karara dolaylı tepki göstererek, “Genel Kurulda tüm üye devletlerin ve gözlemci misyonların temsil edilmesi hayati önemdedir. Bu konunun çözüleceğini umuyoruz” dedi.
Öte yandan Fransa, Kanada ve Avustralya’nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler, önümüzdeki BM Genel Kurulu’nda Filistin devletini tanıma yönünde adım atacaklarını açıklamıştı. İsrail hükümeti ise bu girişimi “Hamas’a ödül” olarak değerlendirmişti.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, ABD’nin adımını memnuniyetle karşıladı. Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada Sa’ar, “ABD’nin bu cesur adımı, terörü teşvik eden yapılara karşı net bir mesajdır” ifadelerini kullandı.
Mahmud Abbas, hem Joe Biden hem de Donald Trump dönemlerinde BM Genel Kurulu’na katılarak New York’ta konuşma yapabilmişti. Ancak bu yıl alınan karar, Filistin yönetiminin BM’deki varlığını sınırlarken, ABD’nin İsrail-Filistin meselesine yönelik yeni yaklaşımının da işareti olarak değerlendiriliyor.