İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında İktidarın İmralı sürecinden, tepki yağan asgari ücrete, ABD'nin gözaltına aldığı Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'dan, ABD Başkanı Donald Trump'a kadar birçok konuyu değerlendirdi.
"Erdoğan'ın bir zamanlar "kardeşim" dediği isimler hep devrik isimler. Biri öldürüldü, biri kaçak, biri derdest edildi" diyen Dervişoğlu'nun "Allah, Erdoğan ile yakın ilişki kuranların yardımcısı olsun" çıkışı gündem oldu.
"PKK hiçbir zaman Suriye'de silah bırakacağını söylemedi" diyen Dervişoğlu'nun "Şimdi de olup bitenleri bilmiyorlar gibi beyanat veriyorlar. Neye şaşırdılar acaba? SDG'nin PKK olduğuna mı şaşırdınız? 11 sene boyunca, ABD ve İsrail tarafından, emrine ordu yetiştirilen Mazlum Abdi'nin pekte mazlum olmadığına mı şaşırdınız? Bu kadar kör müydünüz? Muhatabınızı İmralı zannettiniz. Sizin muhatabınız ABD ve İsrail. Onları ikna etmeden hiçbir şey yapamazsınız" açıklaması da dikkat çekti.
Dervişoğlu'nun açıklamalarından önemli başlıklar şöyle:
-Türkiye tehlikeli bir yere çekilmiştir. Şantaj ve gasp siyasetinin şimdi de dünyadaki haline şahit oluyoruz.
-İçeride hukuku askıya alan bir iktidar dışarıda yaşayamaz. İktidarda kalmak için toplumu sürekli kutuplaştıran, devleti Saray'a indirgeyen bir anlayış dışarı da bu zaafiyetlerinin kurbanı olacaktır.
-Türkiye'nin içine sürüklendiği tüm başlıkları birbirinden koparmadan ele almak zorundayız. Mesele içeride nasıl yönetildiğimizdir.
-"Dünya kuralsızlığa gidiyor. Bölgemiz yeniden dizayn ediliyor" dedik. Cevap vermesi gereken iktidar hep aynı hatayı yaparak devlet aklını zayıflatan tercihlerde bulundu.
-Erdoğan'ın bir zamanlar "kardeşim" dediği isimler devrik isimler. Biri öldürüldü, biri kaçak, biri derdest edildi. Allah, Erdoğan ile yakın ilişki kuraların yardımcısı olsun.
-İç cepheyi güçlendirmek demek, iktidarı güçlendirmek demek değildir. Cumhuriyet değerlerini güçlendirmek demektir.
-Niçin Türkiye bir diktatörün sürgün yeri olarak görülüyor? Niçin her "dostum" dediğinizin sonunu ABD getirdi. ABD Başkanı hala sizin en büyük dostunuz nasıl oluyor Recep Tayyip Erdoğan?
-Doğal kaynak zengini olan ülkelere bakın. Allah bu ülekeyi şahıslarla yönetilen ülke olmaktan kurtarsın. Şahıslarla yapılan işler kolaydır. Madde bağımlığı gibidir. Ama acı son kaçınılmazdır. Bu milletler için de böyledir.
-Sefalet iktidarların sonucudur. Ekonomi "dengeleniyor" diyorlar. Yalan söylüyorlar. Açıklanan rakamlar mutfaktaki yangınları söndürmüyor. Bu iktidar enflasyonun belini kıramıyor. Belini kırdıkları şey geçinmeye çalışan emeklinin gücü ve hayal kuramayan gencin hayalidir.
-Yeni açıklanan asgari ücret ile iki pazar, bir market, bir depo benzin alınır. Bu açlık hükümetin bir karnesidir.
- Erdoğan benden sonra açıklama yapacakmış, sadece rozet takmasın vatandaşın kendisine gönderdiği karneye de bir baksın istiyorum.
-Bu parayla kim kanını nasıl doyuracak? Recep Tayyip Erdoğan bir anlatsın. Emekliler için "ikinci bahar" kapkara bir geleceğe dönmüştür.
-İktidara sesleniyorum. Siz emekliyi sadece açlığa mahkum etmiyorsunuz. Siz emekliyi kendi ülkesinde istenmeyen insan haline getirdiniz.
-Buradan sıcak koltuklarında oturanlara sesleniyorum. O pazarda meyve, sebze toplayan teyzelerin yüzüne bakmadınız mı?
-İktidarın ar damarı çatlamış demektir. Türkiye'de büyüme olacakmış. Emeklinin pazar filesini doldurmuyor, gencin cebine para koymuyor. Bir sömürü düzeni var.
-Siz rakamlarla oynadıkça açlık sınırı yükseliyor. Siz sadece aldığınız bedduaları büyürüyorsunuz. Siz bu ülkenin ahlaki omurgasını kırdınız. Bu ülkede artık insanlar yaşarken vergilendiriliyor. Dolaylı vergilerle, zamlar millet yaşata küsmüştür. Bu düzen devam ederse daha çok şirket kapanacak. Daha çok aile dağılacak.
-PKK hiçbir zaman Suriye'de silah bırakacağını söylemedi. Şimdi de olup bitenleri bilmiyorlar gibi beyanat veriyorlar. Neye şaşırdılar acaba. Neye şaşırdılar acaba? SDG'nin PKK olduğuna mı şaşırdınız? 11 sene boyunca, ABD ve İsrail tarafından, emrine ordu yetiştirilen Mazlum Abdi'nin pekte mazlum olmadığına mı şaşırdınız? Bu kadar kör müydünüz? Muhatabınızı İmralı zannettiniz. Sizin muhatabınız ABD ve İsrail. Onları ikna etmeden hiçbir şey yapamazsınız
-Siz Öcalan denen caniyi muhatap aldınız. Halka boş bir umut pompalandı. Eli kanlı isme meşruiyet sağlandı. Millet neye sebep olduğunuzun farkına varmış.
-Biz hiçbir zaman fırsatçı davranıp oy avcılığı yapmadık.
-Milletler Saraylarda değil, adalet etrafında birleşir. Güçlü Meclis, güçlü kurumlar... Ancak böyle bir Türkiye dışarıdan gelen dayatmalara boyun eğmez, gençlerini umutsuzluğa sürüklenmez.
-Biz her türlü şarlatanlığı mübah olarak görenlere karşı kurduk bu çatıyı. O son kale burasıdır. O kale milletin ortak aklıdır. Cumhuriyet'i kuran ruhtur. O yüzden burası son kaledir.
-Eşitlik, adalet mümkündür. Tarihi de talihi de değiştirebiliriz.