Beylikdüzü yüzünü denize dönecek

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Beylikdüzü yüzünü denize dönecek
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, pandemi sürecinde insanlara korku değil umut aşıladıklarını söyledi. Damga'ya konuşan Çalık ilçede yapılan çalışmalar hakkında da bilgi vererek, "Bizim dönemimizde Yaşam Vadisi denize...

Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, pandemi sürecinde insanlara korku değil umut aşıladıklarını söyledi. Damga'ya konuşan Çalık ilçede yapılan çalışmalar hakkında da bilgi vererek, "Bizim dönemimizde Yaşam Vadisi denize ulaşacak. Başından beri söylemiştim; bu kent sırtını değil, yüzünü denize dönecek" dedi

Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık canlı yayında Mehmet Mert'in konuğu oldu. Pandemi sürecini değerlendiren Çalık, "En zor anında biz Beylikdüzü'nde korkuyu satın almadık. Umudu satın aldık. Gelecek güzel günlere bakmayı satın aldık. İlk andan itibaren korkunun bize hakim olmasına müsade etmedik" dedi. Salgın sürecinde çok önemli uygulamaları hayata geçirdiklerini dile getiren Çalık, 'Dayanışma Askısı' uygulamasının herkese örnek olduğunu söyledi. Belediye Başkanı seçildikten sopnra geçen bir yıl zaman zarfında neler yaptıklarını da anlatan Çalık, özellikle Beylikdüzü sahili hakkında yaptığı ve yapacağı çalışmaları anlattı. Çalık ayrıca İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile çalışmaktan her zaman onur duyduğunu belirterek, "Ekrem Başkan ile yol arkadaşlığı yapmak benim için büyük bir onur" ifadelerini kullandı.

Kısıtlamaların kaldırılmasının ardından biraz daha yüzümüz gülüyor. 2019 Aralık ayında dünya pandemiyi tanıdı, Türkiye ise mart ayında tanıdı. Covid-19 hayatımıza girdi. Bu salgın dönemini Beylikdüzü nasıl atlattı, yaşadığınız süreci anlatır mısınız?
Pandemi süreci bize birçok şeyi öğretti. Hiç hazırlıklı olmadığımızı, aslında kentlerin ne kadar kırılgan olduğunu, insanlığın ne kadar kırılgan bir süreçten geçtiğini, nasıl ince bir buz tabakası üzerinde yürüdüğümüzü gördük. Yerel yönetim olarak bundan ders çıkartıyoruz. Bir öğretileri olsun istiyoruz. Bu süreci hep birlikte yaşadık, 2 buçuk aylık bir süreç. Belediyeler açısından zordu. Hiç ayrım yapmıyorum, 39 belediye başkanı arkadaşım cansiperane çalıştı. Herkes çabaladı. Sağlık çalışanlarımız en ön mevzideydi. Dolayısıyla kendilerine teşekkür ederek başlamak istiyorum. Bunun yanında belediye hizmetlerinin aksamadan yürütülmesi açısından 39 ilçenin belediye personeline ve daha sonra Büyükşehir belediye personeline teşekkür ederek başlamak istiyorum. Çünkü vatandaşın en zor anıydı. En zor anında biz Beylikdüzü'nde korkuyu satın almadık. Umudu satın aldık. Gelecek güzel günlere bakmayı satın aldık. İlk andan itibaren korkunun bize hakim olmasına müsade etmedik. Proaktif bir şekilde, online sistemler ile dijital ortamlarda birçok görüşmeler yaptık. Dolayısıyla birçok öğretisi var, bizi de geliştirdi bu süreç. İlk andan itibaren önlemlere yönelik, hemen heyetimizi, kurulumuzu topladık. Bu süre boyunca birçok genelgeler geldi. Biz de mümkün olduğunca genelgeler doğrultusunda hayatı kolaylaştırmaya gayret ettik. Ama bazen genelgeler geç gelebilir, siz yerel yönetimler olarak tedbir almak zorundasınızdır. Biz de dedik ki ilk andan itibaren bu süreci proaktif bir biçimde ele alalım. Farklı işlerde yapalım istedik. Çünkü dezenfektan çalışmaları yaptık. Birçok belediyede bunlar yapıldı. Kamunun, vatandaşın daha sık kullandığı alanları bir defa dezenfekte edince, sürekli etmek zorundasınız. Bir kere ile bitmiyor bu iş. Yolları, binaları temizledik ve vatandaştan bize sosyal medya ile çağrı merkezleri üzerinden apartmanların temizlenmesi talebi geldi. 352 bin insanın yaşadığı bir kentten bahsediyoruz. Bunu sürekli kılmak mümkün değil. Bütün apartmanlara yetişmek imkansız. Ne yapalım diye düşündük ve inovatif bir çözüm geliştirdik. Dezenfektan paspası hayatımıza kazandırdık. Bizden sonra birçok kurum, kuruluş AVM'nin bunu yapmış olması bizi çok mutlu ediyor. Geliştirerek de yaptılar, biz tabi o an hızlı olmlaıydık. Yaklaşık 5 bin 400 apartmanımıza dezenfektan paspasları yerleştirdik. Burada yapmak istediğimiz şey, insanların bağışıklık sistemini kuvvetlendirmekti. Ellerinizi yıkayıp, dezenfektan sürüyorsunuz ama ayaklarınız, ayakkabılarınız için aynı şey geçerli değil. Dolayısıyla apartmanın içerisine en azından teniz ayaklar ve ayakkabılarla girilsin istedik. Bağışıklık nasıl kuvvetlenir? Moral ve motivasyon yüksek olursa. Bunu ilk biz yaptık, motivasyonu yükseltmek istedik. Çok yoğun kullanılan binalara kabinler yerleştirdik. Bizde biliyoruz bir kabin, bir paspas bu Covid-19 mikrobunu tamamen ortadan kaldırmaz nihayetinde ama insanların zihnini rahatlatır. Bu da bağışıklı sistemine yansıdı. Beylikdüzü'nde vatandaşlarımızın moral, motivasyonu yüksekti. Bu aslında vaka sayısına yansıdı. Belediye personellerimiz açısından da minimize rakamlarla geçirdik bu işi. CHP ilçe örgütünde Doğan Abimiz vardı, onu kaybettik. Maalesef ciğerleri bu mikroba yenik düştü. Ama belediye çalışanlarımızdan herhangi biri yoğun bakım ünitesinin yolunu görmedi. Dolayısıyla çok yoğun bir sorun yaşanmadı ilçemizde. Kontrollü bir şekilde bu süreci toparladık. Sağlık çalışanlarımıza siperlik maskeler yaptık. Onların hayatını kolaylaştırmamız gerekiyordu çünkü. Vatandaşın yanında olmak adına, ne yapsak azdır.

mehmet murat çalık

Salgın hayatımıza aniden girdi. Dünya dijital hayatla tanıştı. Aslında biliyorduk ama salgınla beraber daha şiddetli bir biçimde görmüş olduk. Belediye başkanı olarak yapay zeka denilince, bu süreçte ne gibi standartlarınızı değiştirdi?
Aslında inovatif fikirleri yaşama katmamız gerektiğini gördük. Online ortamda birçok hizmetlerimiz var. Bu pandemi süreci hem bunların tanıtımlarını yapmamıza imkan tanıdı hem de üstüne ilave hizmetler de ekledik. Beylikdüzü Belediyesi aslında online sistemde iyi bir noktada. Diğer belediyelere ışık oluyoruz. Dolayısıyla bu dönemde biz hayatımızın devam etmesi adına; engelli, otizmli çocuklarımız var. Bu çocuklar bizim engelsiz yaşam biriminde hizmet alıyorlardı. Bu süreçte onların online eğitimlerini günde üç saat aralıksız devam ettirdik. Dolayısıyla birçok inovatif ve dayanışmacı kavramı kent yaşamıyla buluşturmak zorundayız.

Bir yıllık görev sürenizi yeni tamamladınız. Mehmet Murat Çalık, bu bir yılda nasıl bir süreç atlattı, proje ve planlarınının ne kadarını uyguladı, ne kadarı askıya alındı? Objektif bir biçimde kendisini yorumlayabilir mi?
Askı deyince, bana hatırlattınız; Dayanışma askısı projemizle, çok kıymetli bir duyguyu hayata geçirdik. Yardımlaşma ve dayanışma ruhunu hayata geçirdik. Komşumuzu unutmadık. Bu duygunun koronadan daha çabuk yayılmasını istedik. Koronavirüs 2 buçuk ayda Çin'den buraya ulaştı. Bizim bu 'Dayanışma Askısı' fikrimiz uygulamaya geçtikten hemen sonra ilgi uyandırdı ama, Çin Devlet televizyonu beşinci gününde bunu haberleştirdi. Çin'e 5 günde ulaştık yani. Gıda dayanışma askısını ilk uygulayan, marketlere yerleştiren ilk belediyelerden bir tanesiyiz. Vatandaş kendisine alışveriş yaparken, komşusuna da alışveriş yaptı. Buradan söyleyelim; komşularımız için marketlerdeki dayanışma askısını unutmasınlar. Çünkü biz oradan gıda bankası üstünden, ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıyoruz. Bildiğiniz gibi Ekrem İmamoğlu ile birlikte burada 5 yıllık süreç yaşadık. Benim şansım; çok vizyoner bir belediye başkanıyla çalışma imkanı yakalamış olmam. Mesleğim şehir plancılığı. Yaklaşık 23 yıldır şehir plancısıyım ve bu kentle olan bağımda 20 yıla dayanıyor. Bir şekilde projeler ürettik, kentesel tasarım projeleri yaptık. Beylikdüzü'nün 20 yıllık hafızasını biliyorum. Siyasi tarihini biliyorum. Özel sektörde bulundum, Şehir Plancıları Odası'nda çalıştım. Belediye'de aslında bir kamu görevi yaptım. Sayın İmamoğlu'nun teknik koordinatörüydüm. Tüm proje süreçlerinde İmamoğlu ile birlikte birçok projeyi hayata geçirdik. Bu benim için müthiş bir onur. İstanbul'da ilk kez bir şehir plancısı belediye başkanı oldu. Bu da Beylikdüz'ne nasip oldu diyelim. Beylikdüzü, fark yaratan, İstanbul'a nefes olan bir yer. Yakın çalışma arkadaşlarıma şunu söylüyorum; "Arkadaşlar herkesin gözü bizim üzerimizde. Herkes burayı İmamoğlu süreçlerinden dolayı biliyor. Eğer uzayda yaşam varsa, Ufolar da bizi biliyor, ona göre ayağınızı denk alın" diyorum. Yaptığımız her hareket izleniyor. Dolayısısyla hem mesleki olarak başarılı olmka istiyorum, hem de bu kentin hafızasında belediyecilik literatürüne girecek işler yapmak istiyorum. Belediyeler, üreten belediyeciliğe geçmek zorundadır. Pandemi süreci de bize bunu öğretme. Üretmek zorundayız. Kent, sadece tüketen bir kent olamaz. Biz kesinlikle üretmek zorundayız. Üretip, paylaşmak zorundayız. Kendi kendine yetebilen bir kent olmak zorundayız. Dolayısıyla bizim için çok kıymetli bir projemiz vardı; Yaşam Vadisi. Yaşam Vadisi'nin birinci ve ikinci etabını toparlamıştık. Çok hızlı bir şekilde İSKİ'nin, belediyenin yapması gerekenler vardı. Bozulan alanlar da vardı. Onları hızlıca İSKİ'ye yaptırıyoruz. Bizim dönemimizde Yaşam Vadisi denize ulaşacak. Başından beri söylemiştim; bu kent sırtını değil, yüzünü denize dönecek. Gereçkten harukulade bir deniz kıyısına sahibiz.

mehmet mert

Beylikdüzü sizin döneminizde denizle ne kadar tanışacak, denizi kullanabilecek mi, denize girebilecek mi? Gürpınar bölgesinden biliyoruz ama bunu daha çok Kavaklı, Yakuplu bölgesine nasıl taşımayı düşünüyorsunuz?
Yakuplu'nun talihsizliği şu; Yakuplu denizle bağlantısını liman çok ciddi sınırlandırıyor. Ama limanın yanında bir Marina'mız var. Marina hızla gelişiyor. Bizde belediye olarak oraya yatırım yapıyoruz. Şuan Marina'daki kumsal düzenlendi. Arkadaşlarımız sosyal medya hesaplarından paylaştılar. Bir paylaşım da ben yaptım; deniz kıyısında şezlonglar. Herkes sordu. İnanın deniz pırıl pırıl. Denize girilebilir halde. Beylikdüzü sahillerinin tamamını, belli alanlar hariç Marina, Su Ürünleri Hali hariç, diğer alanların tamamında denize girilebilir hale getireceğiz. Yaşam Vadisi'nin çıkış noktasından hem sola Marina'ya doğru hem de sağa Gürpınar'a doğru düzenlemeler yapacağız. Geçmiş dönemde Büyükşehir'in yapması gerekenleri biz söylüyorduk. Ama malesef Büyükşehir yönetimi kendi sorumluluğunda olan alanlara girmiyordu. Bizim kavgalarımız hep bu yüzdendi. Bu kente karşı sorumlulukları vardı ancak geçmişte malesef Büyükehir yönetimi bu sorumlulukları unuttu. Şuan Sayın İmamoğlu hem adaletli bakış açısıyla, hem de Beylikdüzü'nün sorunlarını çok iyi bilen biri olarak İBB Başkanı olmasının verdiği sorumlulukla birçok sorununu Büyükşehir belediyesiyle çözüyoruz. Beylikdüzü'nün alt yapı problemi kalmayacak. Şuan İSKİ ile birlikte yaklaşık 42 kilometre alt yapı planladık, 11 kilometrelik kısmı bitti. Dolayısıyla bu kentin alt yapı problemini bırakmayacağız. 20 sene, 25 sene bu kent alt yapı ile ilgili bir problemi konuşmayacak.

mehmet murat çalık

Gerek okurlarımızdan, gerek sokağa çıktığımızdan biliyoruz; sanki Beylikdüzü'nün birinci sorunu belde belediyelerinden kalan yükselen binalardan kaynaklı otopark ve ulaşım sorunu gibi geliyor bana. Bununla ilgili ne tür çalışmalar düşünüyorsunuz?
Geçmişte koperatifler döneminde yapılan siteler var. Malesef o dönemde bu otopark işi çok önemsenmiyordu. Yeni yapılan sitelerde otoparkı, kapalı otoparklar ile sorunsuz bir alana dönüşüyor. Bu kentin otopark sorunu var. Aslında İstanbul'un otopark sorunu var. Hem de ulaşım sorunundan daha çok. Biz de dolayısıyla her yaptığımız yatırımda otopark alanlarını düşünüyoruz. Şuan Yaşam Vadisi'nin 3. ve 4. etabı için yan yollarını açıyoruz. Otoparkları ile birlikte tasarlıyoruz. Biz her imkan bulduğuuz yere otopark planlamasını yapıyoruz. Fatih Sultan Mehmet Camisi'nin önündeki kent meydanı olarak tasarlayacağımız yerde, yine Bizimkent'in otopark sorunu olduğunu herkes biliyor. Bizimkent yönetiminden bize çok ciddi bir talep var. Biz caminin orada yapacağımız bin araçlık kapasite düşündüğümüz otoparkla, yine belediye hizmet alanı olarak düşündüğümüz kültür merkezi karşısındaki 60 dönümlük alanın altında da 2 katlı, tüm alanı kaplayan bir otopark düzenlemesi yapmayı düşünüyoruz.

mehmet murat çalık

Metro gelecek mi?
Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız görüşmelerde bunu Büyükşehir'in gündemine aldık. Ama biliyorsunuz Büyükşehir Belediyesi'nin borçlanması, meclis onayına tabi. Çoğunluk Ak Parti gurubunda olunca; pandemide gördük ki sosyal yardımlarda bile aslında meclis üstüne düşeni yapmadı. İhityaç sahibi insalar var. İhtiyaç sahibinin inanın partisi olmaz. Sofrasından ekmek olmayan insana ekmek götürmek isteyen bir belediyenin yardımları engellenmez. Vatandaşın yanında olmak zorundayız. Biz bazı alanlarda siyaset yapamayız. Siyaseti gelip Beylikdüzü'nün dayanışma askısına bırakacak herkes. Bu dönemlerde siyaset olmaz. İhtiyaçlar üzerinden siyaset tartışılmaz. Dolayısıyla metro bu kentin; Esenyurt'un, Küçükçekmece'nin, Avcılar'ın, Büyükçekmece'nin gecikmiş yatırımıdır. Bu bölgede nüfus 3 milyona dayandı. Çok hızlı bir nüfus artışı var. Bırakın İstanbul'a bağlanacak metro hattını, kendi iç düzeninin olması lazım. Borçlanma, kaynak üretme noktasında şayet Büyükşehir'in eli kolu bağlanmaz ise neden olmasın. Biliyorsunuz pandemi sürecinde sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen köprülerden, tünellerden geçerken müteahhit firmalara para ödemeye devam ettik.

Son günlerde çok sık duyduğumuz, belediyelerin iflas etmesi, kapanması, maaş ödeyememeleri gibi konular var. Beylikdüzü Belediyesi ne durumda?
Beylikdüzü'nün kaynakları sınırsız. Zorluk çektiğimiz noktalar oluyor tabi ama kaynak sorunu yaşamıyoruz. Türkiye'den bağımsız bir düzene dahil değiliz. Ülke olarak zorluğu biz de yaşıyoruz. Ama biz üretiyoruz. Şuan 3 bölgede, eski hobi bahçemizi de sayarsak, yaşam bahçeleri ve bostanları yaptık. Bu kent toprağında üretmeye devam edecek. Sadece Yaşam Vadisi'nin yanında yaptığımız 20 dönümlük Yaşam Bahçesi'nde 35-40 tona yakın ürün hasat edeceğiz. Patatesi, domatesi, soğanı, biberi aklınıza ne gelirse. İlçemizde tarım yapılabilecek alanlarımız var. Bunun talimatını verdim ve arkadaşlar çalışıyor. Tarımsal kalkınma koperatifleri kuruyoruz. 10 mahalleye 10 bahçe dedim ben. Ama bazı mahallemizde bahçe yapacağımız alan yok. İnanın şuan Yakuplu'da park yapıyorum ama yolu daraltarak, asfaltı kırarak çocuklara park yapıyorum. Yola park yapıyorum. Çünkü alan yok. Çocuklar yoldan önemli. Ben araca hizmet eden bir belediye başkanı olmayacağım. İnsana, kadına, çocuğa, yayaya hizmet edeceğim. Tabi aracı kullanan da insan, onunda hayatını kolaylaştıracağız. Ben tasarımcı bir adamım yoktan var ediyoruz. Yüreğime oturuyor. Yakuplu'da refüjlere park yapıyorum. Avrupa görse bizi ayıplar. Kumcular yolunun bitişinde Hz.Ali Camii'nin hemen yanı refüş alanıydı, oradan şahane bir park çıkardık. Eylül ayı itibari ile 14 park yapacağız. Beylikdüzü canlanıyor. Tarımsal kalkınma koperatifleri kurup, ihtiyaç sahibi kadınlara emanet edeceğim. Kadınlar alın teriyle para kazanacaklar.

Beylikdüzü sloganının altında yatan 'tazelenmek' sanırım buradan geliyor...
Beylikdüzü nefes olacak. İstanbul'a nefes olacağız demiştik. Öncü olacağız. Üreten belediyecilikte öncü ve örnek olacağız. Ben hayatımda mış gibi yapamam. Gerçekler üzerine hayatımı inşa ettim. Gerçekler üzerinden konuşup, hamaset yapmadım. İmkanlar ölçüsünde bazı yatırımlarımız gecikebilir. Bir yıllık dönemde yaklaşık 50- 60 bin ton yollara asfalt döktük. Şimdi alt yapılarını yapıp asfaltlıyoruz. Alt yapı yapmazsanız o asfaltlar 1 ay sonra çöküyor. Dolayısıyla milletin gözünü boyamadan, en güzel hizmeti sunmaya devam edeceğiz. Atıl alanlarımız, sahillerimiz, yeşil alanlarımız canlanacak. Domatesi lezzetini ve kokusunu unuttuk. Ben Beylikdüzü'nde domatesin kokunu unutturmayacağım.

Bir vatandaşın yaşam bahçelerinden bir alan istemesi söz konusu olacak mı? Bu tür talepler olacak mı, olacaksa cevabınız nedir?
Bahsettiğim bu 3 yaşam bahçesi farklı bir felsefeyle yapılıyor. Gürpınar'da hobi bahçelerimizin olduğu yer var; Umut Meyve Ormanı. Orayı büyütüyoruz. Aynı şeyi Marina'nın üstünde çok atıl bir alanımız var, orada da yapacağız. Hobi bahçesi olarak vatandaşa sunacağımız alanlar var, ama biz öncelikle 10 mahalleye 10 bahçe dediğim proje koperatifler üzerinden yürüyecek. Şuan Marmara Mahallesi'ne lavanta, kişniş diktik. Orası da hazır. Birkaç gün içerisinde paylaşacağız. Bu kent üretecek. Oradan ürettiğimiz ürünleri bu kendtin ihtiyaç sahibi ailelerine gıda bankası üzerinden göndereceğiz. Bu kentin toprağı, bu kentin yoksulunu doyuracak. Ne kadar kırılgan olduğumuzu gördük, pandemi sürecinde. Deprem sorunlarımızda var.

ESKİ BAŞKANLARLA İSTİŞARE EDİYORUZ
20 yıldır bu ilçenin tarihini, kimliğini bildiğiniz söylüyorsunuz. Geriye döndüğünüzde, Yakuplu, Gürpınar, Kavaklı belde belediyelerinden hangisi daha elverişli ve yapılaşmaya yardımcı oluyor, hangisi zorluyor? Bir diğer sorum da şu; eski belde belediye başkanlarıyla diyaloğunuz devam ediyor mu, fikir alış verişinde bulunuyor musunuz?
Zaman zaman istişare ediyoruz. Nihayetinde bu kente emek vermiş siyasetçilerdir. Yaptıkları var, yapamadıkları var. Bu kente ihanet edilmedi en azından. Keşke Yakuplu'da daha fazla kamu alanı olabilseydi. Koperatif bölgesinde bin metrekare çocuk parkı yapacağımız parselimiz yok. Şuan çocuklarımıza 10 gün festivaller yapacağız. Trafiğe bir caddeye kapatacağım. Kültür müdürlüğümüz, spor müdürlüğümüzle 10 günlük çocuk festivali yapacağız orada. Ama kalıcı işlerde yapacağız. Bu faaliyetif çözüm, geçici. Yakuplu en zorlandığım alan. Gürpınar nispeten daha derli toplu. Gürpınar'ın merkezi o kadar kötü bölünmüş ki, yolun sağı Büyükçekmece, solu Beylikdüzü. Geçen kış bir ağaç Büyükçekmece tarafına doğru devrildi, Park Bahçeler Müdürlüğü'nü aradığımda, orasının Büyükçekmece sınırnda olduğunu söylediler.

ALGILARIMIZI DEĞİŞTİRMELİYİZ
En çok ne yönde eleştiri ve şikayet alıyorsunuz ve bunlara nasıl cevap veriyorsunuz?
Bu bölgeden bölgeye değişiyor. Yakuplu bölgesnden en çok park talebi, kültürel aktivite talpeleri geliyor. Yakuplu Kültür Merkezi son aşamaya geldi. Bir taraftan kapalı pazar yapacağız orada, üstünde de kültür merkezi olacak. Dolayısıyla bölgeden bölgeye değişiyor. Bizimkent, otopark istiyor. Adnan Kahveci'de başka bir talep gelirken, Siteler bölgesinden kentsel dönüşümle ilgili geliyor. Her mahallemizin sorununu biliyoruz. Dereağzı Mahallesi'ne bugüne kadar asfalt dökülmemiş, Hasan Tahsin bulvarına ilk kez kaldırım yapılıyor. Tabiki farklı bölgelerin kentsel dönüşüm sorunu var. Pandemi öncesi toplanmıştık. Algılarımızı değiştirmemiz var. Kaynaklarımız var dedim ama bir mahalle için diğer mahallerin kaynaklarının tamamını oraya aktaramam. Kentsel dönüşümün bize toplam maliyeti 3 milyar TL. Beylikdüzü Belediyesi'nin 10 yıllık bütçesi demektir bu. 10 sene boyunca hiçbir şey yapmazsak, ancak orayı yaparız. Dolayısıyla gerçekçi olmak zorundayız. Biz kolaylaştırıcı olacağız, ama vatandaş kentsel dönüşümde her şeyi yerel yönetimden beklememeli, işbirliğine açık olmalıdır. İstanbul'un deprem sorunu var. Hazırlıklı olmak zorundayız. Buna yönelik çalışmalarımız var. Pandemide kordinasyon merkezi olarak Dereağzı Mahallesi'nde bir yerimiz var. Yeterli olmasa da, 350 tane deprem çadırımız var. Hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bin metrekarelik mutfak yapıyoruz. İlk 1 haftasında bu kentin sorunlarını çözmek zorundayız. 1 hafta da çorbasını yapacağım orada. Deprem anlarında insanlar evlerinin yanındaki yeşil alandan ayrılmıyorlar. Ama biz bu kentin barınma alanlarını planladık.

BU KOLTUKLAR BİZE BABAMIZDAN KALMADI
Ekrem İmamoğlu çıtayı o kadar yükseltti ki birincisi işiniz çok zor. Kabul edin, etmeyin; İmamoğlu'nun çırağı gibi de gözüküyorsunuz dışarıdan bakıldığında. Beylikdüzü'nün ondan sonraki bir kucaklayıcısı, sahip çıkanı gibi. Biz hep olumlu yanlarını görüyoruz, olumsuz yansımaları da oldu mu size?
Ekrem Başkan ile yol arkadaşlığı yapmak benim için büyük bir onur. Kendisiyle çok güzel 5 yıl geçirdik. Liyakate inanmayan biri olsaydı, kendisinden sonra Mehmet Murat Çalık belediye başkanı olmazdı. Dolayısıyla liyakate inanan, bu onuru bize veren, siyaseten birlikte yürümekten onur duyduğum bir kardeşim. Kardeşim ile anılmaktan, olumsuz bir şey bile denilse mutlu oluyorum. Kardeşim ile kıyaslanmak bana büyük onur veriyor. Onun başarısı için ilçe belediye başkanı olarak şuan bile elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım. Başarılı olacağınada yüzde yüz inanan birisiyim. Adaletine, vizyonuna, iş yapma şekline güveniyorum. Zamanında ilçe belediyesinin yapamayacağı işleri birlikte yaptık. Birçok engele, zorluğa rağmen çok iş başardık. Bir insan, bilmediğini bilmiyorsa ona bir şey öğretemezsiniz. Daha çok öğreneceğimiz şey var. Öğrenmeye açık bir insanım. Dolayısıyla ben olumsuz tarafını görmüyorum. Nezaketle karşılıyorum. Ortak akıl ve çabaya inanan biriyim. 352 bin insanın hizmetkarıyım, lütuf olsun diye iş yapmam. Makamımızdaki koltuklar, parklar, bahçeler babamızdan kalmadı. Kamunun parasıyla yapıldı.

 

Kanal34
Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
'Bırakmam Beşiktaşım Seni'Önceki Haber

'Bırakmam Beşiktaşım Seni'

Lexus Konforu LC Convertible’daSonraki Haber

Lexus Konforu LC Convertible’da

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!