'FETÖ'nün siyasi ayağı Erdoğan'dır'

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
'FETÖ'nün siyasi ayağı Erdoğan'dır'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, FETÖ'nün 2007 yılından sonra Erdoğan sayesinde güç dengesini oturttuğunu ve örgütlenmesini sağladığını belirtti. Anayasa değişikliği sonrası FETÖ'nün kendisini devletin hakimi olarak gördüğünün kaydeden Kılıçdaroğlu, "Milletvekilleri konusunda bir şey söylemek istemiyorum ama devleti FETÖ’ye teslim eden kişinin adı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Herkes bilmeli bunu" dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"1. Terör örgütü FETÖ devletin tüm kılcal damarlarına sızar?

Buraya terör örgütünün elemanlarını yerleştirenlere FETÖ'nün siyasi ayağı diyoruz.

2. Bunu neden söylüyorum?

Bu yetkiyi belli kişi ve kurumlar kullanabilir. Atama yetkisi herkeste değildir. Devletin kılcal damarlarına FETÖ'nün elemanlarını yerleştiren kişiye FETÖ'nün siyasi ayağı denir.

"FETÖ'NÜN ELEMANLARINI YERLEŞTİRİYORSUNUZ, YAPMAYIN DİYORUZ"

3. Bu yetkileri parlamentoda muhalefet ait partiler yerleştirebilir mi?

Hayır, yerleştiremez. Yetkisi yok. Ancak eleştirirler, yanlış diye. FETÖ'nün elemanlarını yerleştiriyorsunuz, yapmayın diyoruz.

4. İktidardaki parti madem atamalar konusunda tek yetkili, terör örgütü üyelerini devletin kılcal damarlarına yerleştirirken, 'Bunların dürüst olduğunu sanıyordum. Benim bilgim yoktu' diyebilir mi?

Sağlıklı işleyen bir devlette, liyakatın esas olduğu devlette, terör örgütü üyesini istihbarat örgütleri izlerler. Hiçbir yönetici de benim haberim yoktu diyemez. Neden izlerler? Devlet bakidir. Siyasi iktidar ise genel bir şeydir.

"FETÖ'NÜN ADIMLARI İZLENİYORDU"

5. FETÖ'nün adımları izleniyor muydu?

Evet, izleniyordu. Benim bildiğim son rapor, 3 Nisan 1991 tarihli MİT raporu. CIA ile ilişkilerini o raporda yazmışlar.

6. Sadece 1991 yılında mı MİT rapor düzenlendi?

Hayır, düzenli izlemiştir. MİT Müsteşarının açıklaması var. Devletin pek çok kademesinde yer almışlar diyor.

7. FETÖ ile istihbaratı sadece MİT mi topluyordu?

Emniyet, jandarma istihbarat da FETÖ ile bilgileri düzenli topluyordu.

"MİLLİ GÜVENLİK KURULU'NDA BU OLAY KONUŞULDU"

8. MGK, FETÖ ile mücadele edilmeli diye bir karar aldı mı?

Milli Güvenlik Kurulu'nda bu olay konuşuldu mu, evet. 25 Ağustos 2004 tarihinde. 481 sayılı karar. MHG kararıdır. Kararı okuyorum; 'FETÖ konusu gündeme gelmiş, yurtiçi ve yurtdışı faaliyetlerine yönelik bir eylem planı hazırlanması uygun görülmüş ve tavsiye kararının hükümete bildirilmesine karar verilmiştir.'

9. MGK kararına karşı hükümet ne yapmıştır?

Dönemin hükümetin başında Erdoğan vardır. MHK kararı geldi, imzayı da basmış. Ne yaptı.

Dönemin Başbakanlık Müsteşarı: Tavsiye kararı Başbakanlık'a bildirildikten sonra konuyu Erdoğan'a açtım. Gelen yazıyı dosyasına kaldırmaya karar verdik. Bu karar metni Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılmadı. Hakkında hiçbir işlem yapılmadı. MHK toplantısına katılanların dıışında kimsenin haberi olmadı.

"BU GÜZELİM ÜLKEYE İHANET ETMEYE DEVAM ETTİLER"

10. MGK'nın bu kararına rağmen, FETÖ devletin kılcal damarlarına sızmaya devam etti mi?

Evet bu güzelim ülkeye ihanet etmeye devam ettiler. Devletin en hassas kurumlarına FETÖ'nün elemanlarını bir bir yerleştirmeye devam ettiler. İçişleri, Maliyet, orduya, ÖSYM'ye bütün bunların tamamı aşama aşama gerçekleşti.

11. FETÖ'nün yürütme organı yetkileri aşan olaylarını nasıl gerçekleştirdi?

TBMM, FETÖ'nün taleplerini yerine getirmek için araç olarak kullanıldı. Yasa ile kitleler halinde atamaların yolu açıldı. 6110 sayılı kanun, Yargıtay ve Danıştay'a hakim tayin edildi. Yargıtay'a 160 hakim atandı. Ben '160 militan atadınız' diye isyan etmiştim.

12. Toplu FETÖ'cü yerleştirme sadece Danıştay ve Yargıtay'da mı oldu?

Hayır orduda da oldu. 17/25 Aralık'tan sonra da oldu.

13. Kimdir bu siyasi otorite?

Bu siyasi otorite, FETÖ'nün siyasi ayağıdır. Milletvekilleri ve AK Partili kardeşlerim için bir şey söylemek istemiyorum ama devleti FETÖ'ye teslim adan kişinin adını Recep Tayyip Erdoğan'dır.

"ÖRGÜT KENDİSİNİ DEVLETİN TEK HAKİMİ OLARAK GÖRMEYE BAŞLAMIŞTIR"

14. FETÖ ne zaman kendini devletin tek fiili hakimi olarak görmeye başladı?

Yine bir iddianameden: "Örgüt, 2007 yılından sonra örgütlenmesini tamamlamış, güç dengesini lehine çevirmiş. Operasyon hünerlerini ortaya koymuştur. Ergenekon, Balyoz gibi... Anayasa değişikliği örgütü devlet içinde çok ileriye taşınmıştır. Daha sonrasında örgüt kendisini devletin tek hakimi olarak görmeye başlamıştır."

15. 17/25 Aralık'ta büyük rüşvet olaylarını öğrendik. O dosyayı bu milletin vicdanı kapatmış değildir. Alınan paraların, hortumun tamamı doğrudur. Bunu söyledim diye dava açtı. Erdoğan'ın FETÖ ile ilişkisi nasıl?

Erdoğan barışma girişiminde bulunuyor. Fehmi Koru'yu görevlendiriyor. Koru, "Başbakan Erdoğan, hemen gidin" diyor. O hala başıma bela açar diye, Fehmi Koru'yu gönderiyor.

16. 17/25'ten sonra MGK'ya tekrar istihbarat örgütleri rapor verdi mi?

MGK toplantısında FETÖ ile devletin istihbarat raporları veriliyor.

"DEVLETİN BÜTÜN SIRRI ORDA"

17. Kozmik Oda'yı FETÖ'ye kim açtı?

Devletin bütün sırrı orada. Bir kişinin talimatıyla açıldı. Bu vatan hainliği değil midir?

18. İlker Başbuğ, FETÖ'nün siyasi ayağını açıkladı mı?

25-26 Haziran gecesi Meclis'te bir madde görüşülüyor. Özel yetkili mahkemelerin tamamı FETÖ'nün elinde. İlker Başbuğ diyor ki; Bu konu araştırılırsa FETÖ'nün siyasi ayağı ortaya çıkar diyor. Hayır, bu FETÖ'nün ayak takımıdır.

"DEVLETE YERLEŞMEK İÇİN TEK ŞART VARDI, FETÖ'CÜ OLMAK"

19. FETÖ'cüleri devlete yerleştiren siyasi iradenin başka kriteri var mıydı?

Devlete yerleşmek için tek şart vardı, FETÖ'cü olmak. Savcı iddianamesinde 'Sırf FETÖ'den olmanın kamuda atama ve yükselmenin olduğu dönemde yaşanmıştır' diyor. Sayın Haberal'ı mahkum etmişlerdi, haksız yere.

20. FETÖ ile gerçekten mücadele ediliyor mu? Devletten temizlendi mi?

Vicdanı olan herkes biliyor ki, FETÖ ile mücadele yapılmış değil. Parası olan, kayınpederi olan dışarıda. Gücü olan, siyasi arkası olanların kılına dokunulmadı. FETÖ'cü olarak bilinen ByLock'çu 215 bin kişi vardı. Bu liste niçin açıklanmıyor? Hiçbir ayıklama yapmadan açıklayın. Bunu açıklamıyorsan, FETÖ'ye destek vermeye devam ediyorsun demektir.

Kılıçdarğlu geçen hafta gerçekleştirdiği CHP grup toplantısında bu haftayı işaret ederek, "FETÖ'nün siyasi ayağını açıklayacağım" demişti.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Mavi berelilerin sorunları var. Şöyle diyorlar: Aynı mevzide aynı patikada görevde nöbette tatbikatta, operasyonda, karada, denizde, havada, mühimmat ile üçlü dörtlü ranzalarda aynı şartlarda yattığımızı unutanlara sizin desteğiniz ile tekrar hatırlatabileceğimizi ümit ediyoruz. Sorunlarımıza duyarsız kalınması yoksulluk sınırının iki katı altında aylı kalıyorken, emekli maşımız gönlümüzü çok incitiyor diyor. Bizler siyasileri sadece şehit merasimlerinde değil ekonomik sosyal sorunlarımız olduğunda da yanımızda görmek istiyoruz. Ama görüyoruz her defasında sorunlarımıza insani hassasiyet göremiyoruz. Bizler imtiyaz değil adalet istiyoruz' diyorlar. "

"FETÖ'nün siyasi ayağını açıklayacağım, Bilal'e anlatır gibi anlatacağım. Kim bu siyasi ayak? Cumhurbaşkanlığı'na bağlı bir birimin raporu, "FETÖ devletin bütün kılcal damarlarına sızıyor" diyor, FETÖ terör örgütünün elemanlarını devletin tüm kılcal damarlarına km nasıl yerleştirdi. Polise, içişleri bakanlıklarına, paşalar, generaller, buralara nasıl yerleştiler. buraya terör örgütünü yerleştirenlere FETÖ'nün siyasi ayağı diyoruz."

"İktidardaki parti madem ki bu atamaları yapmakla tek yetkili, bu parti terör örgütü üyelerini devletin kılcal damarlarına yerleştirirken ben bunların dürüst olduğunu sanıyordum, ben ihanet etmeyeceklerini, düşünüyordum diyebilir mi? Hiçbir yönetici hele hele devleti yöneten hiçbir yönetici de haberim yoktur diyemez. Neden izlerler? Devlet bakidir. Devleti yöneten siyasi parti ise geçicidir. İktidar partisinin süresi vardır. Devleti baki kılan devletteki liyakat sistemidir. Devletin bürokrasisi devletin hafızasıdr. O nedenle her türlü istihbarat bilgisi devletin arşivine vardır"

"FETÖ’nün faaliyetleri devlet tarafından izleniyor muydu? Evet izleniyordu. Eskiden beri. 3 Nisan 1991 tarihli MİT rapor, Fethullah Gülen'in siyasi hareketlerini o raporda yazmışlar."

"Sadece 1991 yılında MİT rapor düzenlendi?"

"FETÖ ile ilgili istihbaratı sadece MİT mi topluyordu? Hayır emniyet, jandarma milli istihbarat da FETÖ ile ilgili istihbaratı düzenli topluyordu. Biraz daha yukarı çıkalım. MGK FETÖ ile mücadele edilmeli gerekli önlemler alınmalı diye bir karar aldı mı? Bu olay oturulup tartışıldı, konuşuldu mu? FETÖ’nün bir terör örgütü olduğuna dair bir tespit yapıldı mı? Evet. O kararın başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. 

TC‘nin bekasını koruyan geleceğini koruyan hangi siyasi parti olursa olsun bu ülkenin çıkarları için çalışması önceleyen MGK karar alıyor. Gülen hareketi tehlikelidir, derhal içeride ve dışarıdaki faaliyetlerine karşı önlem alın diye. Yürütme organlarına bunun duyurulması isteniyor.

MGK kararına karşın dönemin hükûmeti ne yapmıştır? Altına da basmış imzayı da ne yaptı? Dönemin müsteşarının yazdığı kitap: Tavsiye kararı başbakanlığa bildirildikten sonra, konuyu başbakanımıza açtım. Gelen yazıyı dosyasına kaldırmaya karar verdik. Bu karar metni, bakanlar kurulunda imzaya açılması hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Konudan MGK toplantısına katılan bakanlar dışında kimsenin haberi olmadı. Onları endişeye sevk edecek bir sonucun doğmamasına özen gösterildi. Bütün toplumsal ve siyasi riski hükûmet adına sayın başbakan üstlendi. FETÖ’nün siyasi ayağı kim? Vicdanı olan herkese soruyorum; Bu memleketi sevenler adına soruyorum; FETÖ’nün siyasi ayağı kim? Ben biliyorum neler söyleyeceğini. Nasıl bağıracağını da biliyorum. Çok bağırınca benim geri adım atacağımı sanıyor istediğin kadar bağır istersen borazanla bağır. Ben bu millete doğruları söyleyeceğim. Erdoğan 3 Ağustos 2016’da ,ü ‘Dedik ki bir ortak yanımız vardı.  Aynı menzile giden farklı yollardan giden bu yapıyla bambaşka niyetlerinin sinsi planların örtüsü olduğunu görmedik, göremedik’ diyor. Bir başbakan düşünün imzasını inkâr ediyor. MGK kararını inkar ediyor. Bu kişi biliyorsunuz büyük orta doğu projesinin eş başkanıdır, bu kişinin Türkiye’nin bekası diye bir sorunu yoktur. 12 yıl önce önüne konur MGK kurulu kararı sonra hiçbir şey yapmazsınız.

MGK’nın bu kararına rağmen FETÖ devletin kılcal damarlarına sızmaya başladı mı veya devam etti mi? Sızma diyorum ama yerleştirme. Bu güzelim ülkeye ihanet etmeye devam ettiler. Devletin en hassas kurumlarına FETÖ’nün elemanlarını bir bir yerleştirmeye devam ettiler. TÜBİTAK, mit, YÖK, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na, ÖSYM’ye, soruların çalınıp FETÖ’cülere verilmesine, bunun bilinmesine rağmen susulmasına, bütün bunların tamamı aşama aşama gerçekleşti.

FETÖ’nün yürütme organının yetkilerini aşan talepleri nasıl yerine getirildi? TBMM FETÖ’nün taleplerini yerine getirmek için araç olarak kullanıldı. Yasa ile kitleler halinde atamaların yapılmasının önü açıldı. 6 bin 110 saylı kanun, Yargıtay ve Danıştay’a hâkimler sevk edildi. Ben bu kürsüden Yargıtay’a 160 militan atadınız diye isyan etmiştim. Şimdi çoğu cezaevinde bazıları da kaçak. Kim haklı? Biz haklıyız. Bazen de KHK yetkisi alıyorlar. Bakınız, devlette liyakatten söz etmiştim. Bir kişinin Danıştay, Yargıtay, Anayasa üyesi olması için belli bir süre o işi yapması lazım. KHK yetkisi aldılar. Danıştay ve Başsavcısı olmak için görev yapma sürelerini indirdiler. Yargıtay başkanı ve başsavcı seçilmek için gereken 8 yıllık süreyi 4’e indirdiler. Bunu yapan kim? Hangi başbakanın imzası var? AK Partiye destek veren partinin liderine de sormak isterim; bunları ben görüyorum da sen mi görmüyorsun? Sizin milliyetçiliğiniz her ortamda tartışılır. Bu kavgaların tamamını biz verdik arkadaşlar.

Toplu FETÖ’cü yerleştirme sadece Danıştay ve Başsavcılıkta mı oldu? Hayır orduda da oldu. 17-25 büyük rüşvet olayından sonra oldu. Bununla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı bir iddianame var.

Kimdir bu siyasi otorite? Bu siyasi otorite FETÖ’nün siyasi ayağıdır. Hükûmete yaptırıyor bunu. Parlamentodan zorla geçiriyor. Çoğunluğum var diyor. Milletvekilleri konusunda bir şey söylemek istemiyorum ama devleti FETÖ’ye teslim eden kişinin adı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Herkes bilmeli bunu.

FETÖ ne zaman kendini devletin tek fiili, hakimi olarak görmeye başladı? Örgüt 2007 yılından sonra Erdoğan’ın sayesinde örgütlenmesini tamamlamış, güç dengesini sağlamış ve operasyon hünerlerini ortaya koymuştur. Anayasa değişikliği örgütü devlet içinde çok ileriye taşımıştır. 12 Eylül 2010 sonrasında artık örgüt kendini devletin tek hakimi olarak görmeye başlamıştır. Bunu yaptıran kimdir? Erdoğan’dır. Anayasa değişiklikleri için ne diyordu Fethullah Gülen? ‘Ölüler bile mezarlarından çıkıp oy kullanmalı.’

2013 yılında 17-25 Erdoğan ve ailesinin yaptığı büyük rüşvet olaylarını hepimiz öğrendik. Yapılan yolsuzlukların tamamı doğrudur. Hortumun tamamı doğrudur. Bunu söyledim diye dava açtı. Avukatımız sağ olsun tapeleri getirin dedi, vay sen misin tapeleri isteyen, şimdi avukatı FETÖ’cülükten içeri atmaya çalışıyorlar. Sanıyor ki geri adım atacak Celal Bey. Bizde geri adım atmak yok."

17-25 büyük yolsuzluk olayından sonra MGK kurulan istihbarat örgütleri FETÖ ile ilgili raporlar verdiler mi?2.5 yıl geçiyor? 15 kez MGK toplanıyor ve FETÖ ile ilgili raporlar hükûmete yine veriliyor.

Devletin kozmik odasını yani devletin mahremini FETÖ unsurlarına kim açtı? Devletin bütün sırrı orada. Bir kişinin talimatıyla açıldı: Recep Tayyip Erdoğan. Şimdi bütün milletin vicdanına, ahlakına, adaletin sesleniyorum,

 Devletin en mahrem olayını, devletin sırlarını bir terör örgütüne talimatla açtırmak vatan hainliği değil midir? FETÖ’nün siyasi ayağı, ne ayağı kardeşim, kokan bir ayağı.

Sayın İlker Başbuğ, FETÖ’nün siyasi ayağını açıkladı mı? Yok dersek yalan olur. Bunun ortaya çıkması için siyasi iktidarın ağırlığını ortaya koyması lazım.

Atanmak için tek şart vardı FETÖ’cü olmak. Yine iddianameden: Devlet yönetiminde yalnız ehliyet liyakatle hareket edilmedi. Türkiye sırf Fethullah gülen cemaatinden olmanın atamada yeterli olduğu bir dönem yaşanmıştır.

FETÖ ile gerçekten mücadele ediliyor mu? FETÖ unsurları devletten temizlendi mi? Herkes biliyor ki FETÖ ile samimi bir mücadele verilmiş değildir. Parası, kayındeperi olan dışarıda. Siyasi arkası olanların kılına dokunulmadı. FETÖ’cü oldukları düşünülen 215 bin kişilik bir ByLock listesi var. Niye açıklamıyorlar bu listeyi? Neden korkuyorsunuz. Hiçbir ayıklama yapmadan açıklayın kardeşim. ByLock’u listesini açıklamıyorsan FETÖ’ye destek veriyorsun demektir.

Korktukları bir şey var darbe girişimi gecesine ait HTS kayıtlarını getirmiyorlar. Darbe girişimi başarılı olsaydı kimler başta olacaktı? Bu listeler Erdoğan’da. Niye açıklamaz? Bu darbe girişimi olsaydı kimin nerede olacağı belli değil miydi? Hangi gerekçeyle açıklamıyorlar? TBMM’de araştırma komisyonu yaptık, 15 Temmuz darbe girişiminin ayrıntılarını öğreneceğiz. Bütün olayları öğreneceğimiz iki kişi var dönemin MİT ve Genel Kurmay Başkanı, gelmediler. Erdoğan göndermedi. Niye? FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkar diye göndermedi.

FETÖ borsasını kimler kurdu. FETÖ borsasını kuranlar içinde Erdoğan’ın avukatları da var. Mal varlıklarını inceleyin dedim. Niye incelemiyorlar?

Fettah Tamince FETÖ’nün siyasi ayağı tarafından koruma altında. Kimse dokunamıyor. Polis bulamıyor ama televizyoncu rahatlıkla konuşabiliyor.

15 Temmuz Araştırma Komisyonu raporu niye gizli? Niye açıklamıyorlar? Darbe sonrasına girmedim. Açılırsa ona da bütün ayrıntılarıyla gireceğim. Şimdicik sadece FETÖ'nün siyasi ayağı, tepede oturuyor. Hiçbir tartışmaya yer vermeyecek şekilde açık ve net orada oturan kişi FETÖ'nün siyasi ayağıdır.

Ne olmuştu...

26 Haziran 2009’da TBMM gündemine getirilen teklifte TBMM tatile girmeden AKP milletvekilleri, Mustafa Elitaş, Ahmet Aydın, Mehmet Ceylan, Yahya Doğan ve Müfit Yetkin’in, "yeni madde ihdasına dair" önerge vermesiyle yapılan düzenleme Ergenekon, Balyoz, Kozmik Oda gibi kumpas davalarının yolunu açmıştı. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ bu değişikliği hatırlatarak 'FETÖ’nün siyasi ayağı' açıklamasında bulunmuştu.

Başbuğ, Haber Global’de katıldığı programda, 'FETÖ’nün siyasi ayağı ile ilgili soruya yanıt verirken, 26 Haziran 2009’da TBMM’ye getirilen kanun teklifini veren siyasilerin araştırılmasını isterken, şunları söyledi:

“2008-2010 sürecinde Başbakan Erdoğan’a, ben ‘Bugün bizsek hedef yarın siz olacaksınız’ dedim. Daha ne diyebilirim ki daha nasıl uyarıda bulunabilirdim. 2002-2010 dönemi için MİT müsteşarlığından TSK'da şu FETÖ'cüdür diye isim istedim hiçbir istihbarat bilgisi gelmedi. Ordu içindeki isimleri istemem FETÖ'yü rahatsız etti. Biz ekonomik gücü var, siyaseti paylaşmak isteyecek dediğimizde bize denilen ‘Efendim ama bunların silahı yok ki’ diyenler şimdi ‘Yanıldık’ dediler. Türkiye uçurumdan döndü. FETÖ'nün siyasi ayağı yok dersek gerçeği inkar olur. Bunun yargının çıkarması ve siyasi iradenin ağırlığını koyması lazım. 26 Haziran 2009'da yasalar torba yasa olarak gündeme getiriliyor. Bu TSK ile ilgili bir kanun teklifi. Bu yasa 25 Haziran'ı 26'sına bağlayan gece yarısı oluyor. Bu yasa ile kimsenin haberi yok biz bundan 26 Haziran sabahı 2009'daki toplantıda haberimiz oluyor. Bahsedilen yasa teklifi askeri şahıslar askeri mahalde işlediği suçlarda dahil özel yetkili mahkemelerde yargılanacak. Bu bir kere anayasaya aykırı… Bu tamamen ne için Dursun Çiçek için. Bu olay medyada ‘AK Parti ile cemaati bitirme planı’ algısı olarak yapıldı. Sivil şahıslar her durumda askeri yerlerde yargılanmaz Özel yetkili mahkemelerde yargılanır. Bu kanun teklifini kim hazırladı tamamen FETÖ ile ilgili bu araştırılsın.”

Başbuğ'un açıklamasının ardından 'FETÖ'nün siyasi ayağı tartışması yeniden alevlendi.

 

Kanal34
Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
İGA borçlarını yapılandıracakÖnceki Haber

İGA borçlarını yapılandıracak

Fenerbahçe Kulüpler Birliği toplantısına katılmadıSonraki Haber

Fenerbahçe Kulüpler Birliği toplantısına...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!