Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla Telif Hakları Derneği ve Doğuş Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen 6. Telif Hakları Sempozyumu, Doğuş Üniversitesi Çengelköy Yerleşkesi’nde gerçekleşen kapanış paneliyle sona erdi. İki gün boyunca dört oturum ve panelde "Güzel Sanatlarda Telif Hakları" konusu masaya yatırıldı.
Sempozyumun son etkinliği olan kapanış panelinde konuşan Telif Hakları Derneği Başkanı Cafer Vayni, gelecek sempozyumun ön konusunu "Yapay Zeka ve Telif Hakları" olarak düşündüklerini açıkladı. Vayni, sempozyumda alınan en önemli karar olarak GESAM Genel Başkanı Prof. Dr. İsa Eliri’nin katılımıyla GESAM ile kalıcı iş birliği yapma kararı aldıklarını duyurdu. Vayni, gençlere teşekkür ederken, "Gençliğimiz çok iyi, geleceğimiz emin ellerde," dedi.
Panelde Yargıdan Kritik Uyarılar ve GESAM'dan Çözüm Teklifi
Prof. Dr. Nermin Özcan Özer'in yönettiği kapanış panelinde akademi, yargı ve sektör temsilcileri bir araya geldi.

Cumhuriyet Savcısı Asım Ekren, konuşmasında Türkiye'deki telif ihlali oranlarının alarm verdiğini vurguladı: "Ülkemizde telif hakkı ihlali asıl olanı geçiyor, amaç bunu azaltmak ve telif hakkı sahiplerinin haklarını korumaktır." Savcı Ekren, çözümün farkındalıkta olduğunu belirterek, internetteki izinsiz yayınlara yönelik hukuki süreçleri hatırlattı.
Hakim Fatma Sonan Dolunay, 17 yıllık tecrübesiyle yargıdaki yapısal sorunlara dikkat çekti. FSEK’te "telif" ve "korsan" kelimelerinin dahi geçmediğini belirterek kanunun güncellenmesi çağrısı yaptı. En kritik eleştirisi ise bilirkişi açığı oldu. Uzmanların ücreti az bularak dosyaları kabul etmediğini aktaran Dolunay, "Adli Tıp Kurumu benzeri bir bilirkişi kurumu" kurulması önerisinde bulundu.
Hakim Dolunay’ın bu eleştirisine anında yanıt veren GESAM Genel Başkanı Prof. Dr. İsa Eliri, kurumsal çözüm önerisi getirdi: "GESAM çatısı altında bu alanda birçok üyemiz bulunuyor. Yargıdaki bilirkişi sorununa çözüm için resmi olarak ittifak yapma teklifinde bulunuyoruz."
Sanatçı kimliğiyle de öne çıkan Prof. Dr. İsa Eliri, "Biz sanatçılar sorunlu bireyleriz, ürettiğimiz eserler de problemli. Bir şey ortaya koyuyoruz ondan sonra çık işin içinden çıkabilirsen," sözleriyle sanat alanındaki kaosu özetledi. Eliri, telif sürecinde yaşadıkları zorluklara değinerek, dünyada sadece fikre dayalı sanat üretimine yönelik bir eyleme dönüşüm yaşandığını belirtti. Teknolojinin ve Yapay Zeka'nın getirdiği kırılmalarla yasa koyucunun, mevzuat, yönetmelik ve yönergeleri sürekli güncellemek zorunda kaldığını vurguladı.
Hakim Dr. Adnan Çavuş, mimari projelerden karikatürlere kadar güncel Yargıtay kararlarını paylaştı. Dr. Çavuş, bir belediye davasını örnek göstererek, iş tanımında yer almadığı sürece işçinin çektiği fotoğrafların telif hakkının işverene değil, çalışana ait olduğunu belirten emsal kararları aktardı.
Yapay Zeka, Kavramsal Sanat ve Çalınan Eserler
Prof. Dr. Mehmet Emin Kahraman, sanatın hukukun önüne geçtiğini vurgulayarak, NFT ve Metaverse döneminin bittiğini, şimdi Yapay Zeka döneminin başladığını söyledi. "Ben yapay zekanın araç olduğunu değil, bağımsızlığını ilan etmeye yaklaştığını düşünüyorum," diyen Kahraman, kanun koyucuların hızlı karar vermesi gerektiğini yineledi.
Prof. Dr. Suphi Saatçi, yaratım kavramına felsefi bir bakış açısıyla yaklaşırken, özellikle mimarlık ve müzik alanındaki hukuki süreçlerin yavaşlığına dikkat çekti.
Doç. Dr. Ümit Gezgin ise, İstanbul Resim Heykel Müzesi'nden çalınan yaklaşık 600 eserin akıbeti hakkındaki değerlendirmeleri ile eser güvenliğinin ve fiziki takibinin telif hukuku kadar hayati önem taşıdığını vurguladı.
Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nden Mehmet Kaan Arslan, panel sonunda tüm katılımcılara teşekkür belgelerini takdim ederek sempozyumu resmen kapattı.
Sempozyumda sunulan tebliğler, paneldeki konuşmalar ilerleyen tarihte kitap olarak ilgili kurumlara sunulacak.