SİYASET
SİYASET Haberleri'Herkes özgürlük ve adalet istiyor'
'Herkes özgürlük ve adalet istiyor'
- A-
- A
- A+
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 'Daha 2 sene önce Avrupa’ya dönük olarak neredeyse savaş ilanına benzer şekilde gerilim yaşayan ve bütün Avrupa’yı karşısına alıp konuşan Cumhurbaşkanı Avrupa Birliği’ne yöneldi. Her şeyden önce inandırıcılık ve güven şarttır. Ülkeyi yönetenlerin her sabah kalktıklarında bir önceki gün söylediklerini tekzip eden şeyler söylediği zaman, bu ülkede güven kalmaz' ifadesinde bulundu.
Davutoğlu, Bitlis'te Sivil Toplum Kuruluşu ve kanaat önderleri ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarını gündemine alan Davutoğlu, 'İnfaz yasasıyla ve müzakerelerle dışarı çıkan ve bu sebeple geçmişte mahkemede, Sayın Cumhurbaşkanı’na hakaret ederek ifade vermiş organize suçlardan suçlanan birisi, Ana Muhalefet Partisi liderine ağır tehditler ve hakaretler de bulundu bu nasıl bir reform? Bu nasıl bir yeni dönem?' sözleriyle eleştirdi.
Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hatırlatması yapan Davutoğlu, 'Ben esastan tutuklu yargılanmaya karşıyım. Tutuklu yargılanma, bir insan hak ve özgürlük ihlalidir. Yargılarsınız, hüküm verirsiniz, suçluysa tutuklarsanız. Uzun süreli yargılanmalar, hem adalete güveni sarstı hem de adaleti şaibeli bir duruma düşürdü' diye konuştu.
Davutoğlu'nun açıklamaları şöyle:
HERKES ADALET, HERKES ÖZGÜRLÜK İSTİYOR
Bütün Türkiye’de talepler aynı, herkes özgürlük diyor, herkes adalet diyor ve herkes insan uğruna yakışır bir ekonomik seviye diyor. Son 4-5 yıl içinde bütün dünyada genel bir otorite değiştirme eğilimini görüyoruz. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde, Trump‘ın iş başına gelmesiyle birlikte bu otoriterleşme küresel bir salgın haline aldı. Neredeyse Türkiye’de 15 Temmuz’dan sonra; özellikle bütün Türkiye’de yaygın bir şekilde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişten sonra, tek kişi yönetimin yaygınlaşması yasamanın, yürütmenin, yargının tek bir merkezde toplanmasından sonra insanların bir müddet sonra nefes alacakları alanın daraldığı bir ortamdan geçiyoruz.
PARTİ İÇİ DARBE
Türkiye’deki ilk otoriterleşme eğilimi 2016’da bir Başbakana ve hükümetine karşı parti içinde yapılan bir darbe ile demokratikleşme sekteye uğradı. Şimdi o kabineden dört arkadaşımıza görev verildi ve bir baktık Sayın Cumhurbaşkanı reformdan bahsetmeye başladı. Unuttuğu demokrasiden bahsetmeye başladı. Unuttuğu Avrupa Birliği'nden bahsetmeye başladı, 'Yeni bir reform süreci başlatıyoruz' dedi. Dün Sayın cumhurbaşkanının bir ifadesi oldu, 'İstikametimiz Avrupa birliği, yöneticimiz Avrupa birliği, geleceğimiz Avrupa, biz Avrupa’nın parçasıyız.' Daha 2 sene önce Avrupa’ya dönük olarak neredeyse savaş ilanına benzer şekilde gerilim yaşayan ve bütün Avrupa’yı karşısına alıp konuşan Cumhurbaşkanı, Avrupa birliğine yöneldi. Her şeyden önce inandırıcılık ve güven şarttır. Ülkeyi yönetenlerin her sabah kalktıklarında bir önceki gün söylediklerini tekzip eden şeyler söylediği zaman, bu ülkede güven kalmaz.
BUNUN ADI BAĞIMLILIK
Türkiye’nin istikameti Ankara’da çizilir. Ne Washington’da ne Moskova’da, ne Pekin’de. Washington’da Trump iktidar olacak, otoriter eğilimlere yöneleceksiniz. Biden iktidara gelecek, demokrasiden bahsedeceksiniz, bunun adı bağımlılıktır.
REFORM SÜRECİ GERÇEK DEĞİL
İnfaz yasasıyla ve müzakerelerle dışarı çıkan ve bu sebeple geçmişte mahkemede, Sayın cumhurbaşkanına hakaret ederek ifade vermiş organize suçlardan suçlanan birisi, ana muhalefet partisi liderine ağır tehditler ve hakaretler de bulundu bu nasıl bir reform? Bu nasıl bir yeni dönem? Öbür tarafta aynı günlerde Diyarbakır’da yeniden tutuklamalar ve Nevruz gösterilerinde Diyarbakır’da hayatını kaybeden bir gençle ilgili mahkemede alınan kararla ilgili, kamu vicdanının zedelenmesi, yaralanması. Daha bir hafta geçmeden yaşanan bu olaylar, reform süreci diye zikredilen sürecin gerçek bir süreç olmadığını ortaya koyuyor.
UZUN YARGILANMALAR ADALETE GÜVENİ SARSAR
Türkiye’de maalesef son dönemde adalet ciddi şekilde tarumar edildi. Talimatta insanların, tutuklandığı talimat da serbest bırakıldığı, talimatla tekrar tutuklandığı hukuk skandalları bütününden bahsediyoruz. Son dönemlerde bu konuda öylesine ağır tutuklamalar yaşandı ki artık ülkede adalet şarttır. Osman Kavala, Selahattin Demirtaş örneklerinde ve birçok örnekte olduğu gibi; ben esastan tutuklu yargılanmaya karşıyım. Tutuklu yargılanma, bir insan hak ve özgürlük ihlalidir. Yargılarsınız, hüküm verirsiniz, suçluysa tutuklarsanız. Uzun süreli yargılanmalar hem adalete güveni sarstı hem de adaleti şaibeli bir duruma düşürdü.
'Ülkemizde milyonlar yoksullukla savaşıyor'
Köpek sahibi olmak, kalp hastalığına bağlı ölüm riskini azaltıyor
'Erdoğan içerideki baskıyı gizlemek için jeopolitik kozunu kullanıyor'
Manavgat Belediyesi'nde gözaltı sayısı 40’a yükseldi
HAKMAR'ın sahibi Zeki Doruk hakkında yeniden tutuklama kararı
3,5 milyon vatandaş faturasını ödeyemediği için kömüre mahkum oldu
Yerli Karea Fit Yollara Çıkıyor!
'Normalleşme süreci geride kaldı'
'Türk milletinin İran halkı için ettiği dualar moral kaynağı'
HSK’den Yargıtay’a yeni atamalar
Murat Tüzel’den Prof. Dr. İlber Ortaylı İçin Taziye Mesajı
'Bizim en büyük kalkanımız kardeşliğimizdir'
Aslıhan Karalar yangının çıkış sebebini açıkladı
Yağmur Yüksel'in son hali olay oldu
'İstiklal Marşı’nın Arapça okunması sapkınlıktır'
İflas eden Yeşil GYO’ya kayyum atandı
'Her türlü tehdide karşı hazırlıklıyız'
Ali Koç, İmam Hatip öğrencilerine iftar verdi
Irak'ta Bağdat havalimanına İHA saldırısı
Bu pazar seçim olsa hangi parti ne kadar oy alır
Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
'Kanal İstanbul birincil önceliğimiz değil'
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel gözaltına alındı
Cumartesi motorine ve benzine yeniden dev zam
'Kanunsuz emre uyarak silah almak suçtur'
Türkiye Enflasyonda OECD’den koptu
'Bir ayda 195 bin 576 kişi daha işsiz kaldı'
İmamoğlu’nun 5’inci X hesabına da erişim engeli
'İran füzelerini S-400 neden vurmadı?'
İBB davasında itirafçının iddiasına Davut Gül'den cevap
Yükleniyor






