Kamu hastanelerinde görüntüleme hizmetlerine erişim her geçen gün daha da zorlaşıyor. Hastaların ultrason randevuları bile 3 ay sonraya verilirken BT ve MR randevuları daha uzun sürüyor.
Yaşanan sıkıntılara ilişkin Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Alpay Azap, İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ertuğrul Oruç ve üç ay sonrasına ultrason randevusu verilen N.S.K. Cumhuriyet’e konuştu.
Bursa Tabip Odası’nın 247 hekimle yaptığı çalışmada yüzde 83’ünün son bir yıl içerisinde hatalı BT ve MR sonucu ile karşılaştığını ifade eden Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Alpay Azap şunları söyledi:
“Son zamanlarda ultrasonografi için uzun tetkik randevuları gündemde. Ama BT ve MR için de aynı sorun söz konusuydu. BT ve MR’da bu sorunu çözmek için dışarıdan hizmet alımı yoluna gidildi. Çekilen filmler bu konuda hizmet veren bir şirket aracılığıyla dışarıdan hekimlerce okunup raporlanıyor. Filmi okuyan doktor hastanın klinik durumu hakkında bilgi sahibi değil, tetkiki isteyen hastanın doktoruna ulaşıp soru sorması mümkün değil. Zaten filmleri doğru okuyup okumadığı da soruşturulmuyor. Durum öyle olunca BT ve MR sonuçlarında çok ciddi eksik ve hatalarla karşılaşmaya başladık.”
Sağlık Bakanlığı’nın hekimin gün içinde muaneye etmesi gereken hasta sayısını sürekli artırdığına değinen İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ertuğrul Oruç ise “Bu durum muayene sürelerinin kısalmasına yol açıyor, muayeneye yeterli zamanı ayıramayan hekimin ise haklı olarak ilk refleksi görüntüleme yöntemlerine daha fazla başvurmak oluyor. Tıp literatüründe bu davranış ‘defansif tıp’ olarak adlandırılmakta” dedi.
Defansif tıbbı besleyen bir diğer önemli unsurun malpraktis davaları olduğunu belirten Oruç, “Bu koşullar altında hekimler kendilerini güvenceye almak amacıyla başka tetkiklerin yanı sıra radyolojik görüntülemeleri de isteme eğilimi göstermekte” diye konuştu.
Üç ay sonraya ultrason randevusu verilen N.S.K. ise mağduriyetini “Uzun süredir devam eden mide sorunlarım nedeniyle gittiğim devlet hastanesinde, teşhis konabilmesi için ‘Tüm Batın Ultrasonu’ istendi. Ocak sonundayız, görüştüğüm hastane ancak 5 Nisan tarihine randevu verebileceğini söyledi. Hastalığın seyrini bilmeden bu kadar uzun süre beklemek sağlığımı riske atmaktı” ifadeleriyle anlattı.
N.S.K., “Sonuç olarak; ‘ücretsiz’ olduğu iddia edilen kamu sağlık hizmetinden yararlanamadığım için, mecburen özel görüntüleme merkezlerinin yolunu tutmak durumunda kaldım. Bu parayı veremeyen nasıl tedavi olacak” diye konuştu.