'Maduro'ya yapılan tekliflerden haberdarız'

Fidan ayrıca 3 Ocak'ta ABD tarafından kaçırılan Venezuela lideri Nicolas Maduro'yla ilgili de konuştu. Bakan Fidan, "Amerikalılar Maduro'ya "istediğin yere gidebilirsin, istediğine. bırakabilirsin" demişti.

  • A-
  • A
  • A+

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber'de soruları yanıtladı. Bakan Fidan, ABD Başkanı Donald Trump'ın iktidara gelmesiyle İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan uluslararası sistemin değiştiğine vurgu yaparak "Bu ani değişimi önceden görüp analiz edip politika belirlemek gerekiyordu. Hem 2025'te en iyi yapmaya çalıştığımız şey, 2026'da yapmaya çalışacağımız şey bu olacak. Artık kimse kendi ittifakları üzerinden otomatik pilota bağlı değil. AB'de de Amerika'nın sağladığı güvenlik şemsiyesi üzerinden politikalarını otomatik pilota bağlamış birçok ülke var," diye konuştu. Suriye'deki son durumla ilgili değerlendirmelerde bulunan Fidan, "SDG'nin artık bu toprakların insanlarına sahici bir değer dönüşü yapmak istiyorsa, şimdi bu bölgenin realitesine aykırı hususlardan çıkıp kucaklaşma istiyorlarsa ki Öcalan'dan da o türden talimatlar var, bunu yerine getirmeye çalışsınlar." dedi. Gazze barış planının ikinci aşamasıyla ilgili ABD deklarasyonunun beklendiğini ifade eden Fidan, Türk askerinin Uluslararası İstikrar Gücü'nde yer alıp almayacağıyla ilgili görüşmelerin sürdüğünü kaydetti.

Fidan ayrıca 3 Ocak'ta ABD tarafından kaçırılan Venezuela lideri Nicolas Maduro'yla ilgili de konuştu. Bakan Fidan, "Amerikalılar Maduro'ya "istediğin yere gidebilirsin, istediğine. bırakabilirsin" demişti. "Bunu yapmazsan askeri harekatı tırmandıracağız" demişlerdi. Cumhurbaşkanımız kendileri de sorulduğu zaman cevapladılar. Bize Maduro'nun Türkiye'ye gelmesi teklif edilmedi. Maduro'nun kendisi de demedi, başkası da teklif etmedi. Ama Maduro'ya yapılan teklifler var. O tekliflerden haberdarız. Maduro'ya birileri, hangi ülkeleri söylediklerini bilmiyoruz ama çıkması gerektiğini söyleyen teklifler yapmış. Bize birileri resmi ya da gayriresmi 'bunu alır mısınız?' demedi." diye konuştu. 

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şöyle: 

(2025 değerlendirmesi, 2026 beklentisi) 2025 diplomasi alanında bizim açımızdan yoğun bir yıl oldu. 2026'ya girerken de 2025'ten geri kalmayacağımızı işaretleriyle görmüş olduk. Özellikle Yemen, Somaliland, İran, Venezuela, Grönland krizleri, arka arkaya gelmesi bir önceki yıldan kalan konuların evrilmesiyle ortaya çıkan başlıklar.  Rusya-Ukrayna savaşı bizim için önemli durdurulması. Orada çok büyük çabalarımız oldu. Kafkaslardaki, Suriye'deki durum bizim açımızdan önemli. Millî güvenliğimizle ilgili konular var. Ege'de, Akdeniz'de, sınırötesi terörle mücadele konuları bizi epey meşgul etti. Balkanlar, özellikle Batı Balkanlar diğer taraftan Avrupa Birliği bizi meşgul eden bölgesel konulardı.

BM'nin daha adil bir düzene kavuşturulması, Afrika, Asya-Pasifik de gerçekten gündemimizdeydi. 

Çok şükür, 2025 yılı diğer ülkelerin performansıyla kıyaslandığında bizim dış politikada bütün alanlarda performans ortaya koyduğumuz bir yıl oldu. Rasyonel parametreleri nelerdir? Dış politikanın alanları vardır; hangi alanlar menfaatleri ilerletiyorsunuz, bu önemli. Yaptırıma uğramıyorsunuz, ihracatı artırıyorsunuz, daha fazla turist getiriyorsunuz, daha fazla bağlantı yolu açıyorsunuz, dünyadaki krizlerden daha az etkileniyorsunuz.

"Kendi menfaatlerimizi ilerletme konusunda fevkalade bir yıl oldu"

Diplomasi ancak usta kaptanların fırtınada yüzdürebileceği bir gemi. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu liderlik, ustalık bu zamanlarda bizim işimize yarıyor. Dünya krizlerini ve bölgesel krizleri yönetme konusunda, kendi menfaatlerimizi ilerletme konusunda fevkalade bir yıl oldu. Ama dünyanın geri kalanı için inanılmaz sıkıntılar da var. 

(Vahşi ortamda diplomasideki müttefiklik kavramı, ittifaklar artık eskisi kadar keskin mi yoksa bağ zayıfladı mı?) Ulus-devlet sistemine geçtiğiniz zaman menfaat bazlı bir etkileşim var. Bunu çevreleyen değerler, ilkeler var; milletlerin kimlikleri var. Türkiye bir dış politika ortaya koyduğu zaman, yanına koyduğumuz değerlerimiz var. Kültürel ve tarihsel duruşumuz var, inancımız var, bizi biz yapan değerler var. Evrensel değerler var, her şeyden önce. 

"Artık kimse kendi ittifakları üzerinden otomatik pilota bağlı değil"

(2026'da beklentiler) İkinci Dünya Savaşı sonrası sistemin kurulmasında o zamanın ana devleti olan ABD ki Soğuk Savaş döneminde de öncü rol oynadı ve galip geldi, onun koyduğu kurallar etrafında şekillenen uluslararası sistemden söz ediyorduk. Daha sonra bu evrildi, birtakım yan unsurlar çıktı. Trump'ın iktidara gelmesiyle beraber "Ben bu sistemi bu haliyle kabul etmiyorum" dedi. Ortaya çıkan realitenin ABD lehine olmadığını söyledi. Bunu dediği andan itibaren başta AB ülkeleri olmak üzere Asya-Pasifik'teki klasik müttefikleri olmak üzere konu başka bir renk kazanmaya başladı. Dünyanın Amerika'nın etki ettiği etmediği bütün olaylardaki değerlendirme parametreleri kendiliğinden değişti. 

Bu ani değişimi önceden görüp analiz edip politika belirlemek gerekiyordu. Hem 2025'te en iyi yapmaya çalıştığımız şey, 2026'da yapmaya çalışacağımız şey bu olacak. Artık kimse kendi ittifakları üzerinden otomatik pilota bağlı değil. AB'de de Amerika'nın sağladığı güvenlik şemsiyesi üzerinden politikalarını otomatik pilota bağlamış birçok ülke var. 

Ama şimdi Amerika'nın mevcut sistemden çekiliyor olması birçok ülke bundan çıkmak zorunda ve kendi politikalarını yönetmek zorunda. Özellikle Avrupa ülkeleri, bunu yaparken de kendi halklarından beğeni toplayıp bir sonraki seçimde oy almak zorundalar. Daha önce işler daha kolaydı. Artık belirsizliğin daha fazla arttığı bir dönemdeyiz; ustalığa daha fazla ihtiyaç var. Cumhurbaşkanımızın da tarihsel rolü daha da belirgin hale geliyor. Belirsizliğin yönetilmesi, menfaatlerin iyi tanımlanması, beklentilerin gerçekçi olması, gerçekçi araçların böyle kullanılması lazım. 

"Suriye konusunda keşke yanılsaydım"

(Suriye'de son durum) İnsan gerçekten kendi vicdanıyla şunu söylemek istiyor: Keşke geçtiğimiz yıl bu zamanlar yaptığım analizlerde yanılsaydım. Keşke analiz cümlelerim yanlış çıksaydı ama büyük bir hayır çıktı, deseydim. Örgütü yıllardır yakından takip etmiş, mücadele etmiş ve yeri gelmiş konuşmuş biri olarak aldığımız dersler var. Maalesef SDG, PKK'nın bir uzantısı olarak güçle, güç tehdidi olmadan diyalog yoluyla bir şey yapma şansı yok. Ya bir güç görecek ya da bir güç kullanma tehdidi görecek.

Bu ilişki sizi bir yere götürmez kardeşim! Yapacağınız şey, bölgenin sahici insanlarıyla sahici çözümlere girmek. Bu maksimalist tavırlar, bu aldatıcı tavırlar... Sadece güç uygulandığı zaman pozisyon değiştiren bir aktör olduğunu herkes görüyor. Devekuşu gibi başını toprağa gömmenin anlamı yok. İlgili birimlerimiz, istihbaratımız, askerimiz, diplomatlarımız bu konuyu SDG'ye iletiyorlar; Suriye'ye iletiyorlar. 

Baştan da öngördüğümüz gibi Halep'ten başlayan süreci yaşamaya başladık. Sürecin yakın zamanda bitip oradaki paralel yapının de ortadan kalkıp Halep'te devletin tek kurum üzerinden hizmet vermeye başlayacağına inanıyorum. Olması gereken de budur.

SDG'ye 'Öcalan' hatırlatmalı çağrı

(Entegrasyon gerçekçi mi?) Az önce de ifade etmeye çalıştım. Projenin kendisi kağıt üzerinde çok gerçekçi. Gerçekçi olmayan PKK'nın bu konuya girmede gönlünün olmaması. Bunu mecbur kılacak şartların oluşması gerekiyor. Burada Amerika'nın ve bölgedeki diğer bazı aktörlerin, Türkiye de dâhil, ortaya koyacağı tercihler, tavırlar önemli. Tekrar tekrar söylüyorum, şiddete başvurmadan gidilecek yol belli; olması gereken de belli. Bölgedeki ülkelerin ve Amerika'nın istediği birbiriyle örtüşüyor; sadece İsrail'inkiyle uyuşmuyor. İsrail kandan beslenen entite durumunda şu anda. SDG'nin artık bu toprakların insanlarına sahici bir değer dönüşü yapmak istiyorsa, zaten dinini değerlerini küçümsemişsin, kimsenin anlamadığı kavramları insanlara anlatmışsın, şimdi bu bölgenin realitesine aykırı hususlardan çıkıp kucaklaşma istiyorlarsa ki Öcalan'dan da o türden talimatlar var, bunu yerine getirmeye çalışsınlar.  

Kendi doğrusunu kutsayan, başkasının doğrusunu aşağılayan; baktığı yerle kapasitesi arasında irrasyonel boşluklar olan bir örgüt olmaktan çıkmaları lazım. Ben örgütlerin psikolojisini çok iyi bilirim. Belli bir kafaya ulaştılar mı artık bundan dönmek çok zor. Bu musibeti yaşamaya gerek yok; nasihat veriyoruz. Artık olması gereken çizgiye gelsinler.

(Yemen, Somaliland) Aynı örüntü içerisinde hareket eden bölgesel unsurların strateji yaratmaya çalıştığını görüyoruz. Bölge ülkeleriyle de bu konuda hemfikiriz. Bu coğrafya 100 yıllık derin uykusundan artık uyandı, bir araya gelmemiz gerektiğine inanıyoruz. Özellikle bölgesel sorunların bölgesel ülkeler tarafından sahiplenilmesi gerektiği politikası artık karşılık bulmaya başladı. Sayın Trump'ın ortaya koyduğu dış politika çizgisi de bununla örtüşüyor. Amerika'nın jandarmalıktan çıkıp Amerika'nın hiç maliyet ödemeden konuyu bölge ülkelerine bırakması söz konusu. Bizim perspektifimizle örtüşüyor. Bölge ülkelerinin olgunluk seviyesi, birbirini tanımaları, ulus-devlet olgunlaşmaları bir noktaya ulaşmış durumda. Sorunların çözmeye yönelik ortak vizyonların çıkacağına inanıyorum. 

Gazze: ABD'nin ikinci aşama için deklarasyonu bekleniyor

(Gazze) Koordinasyonu yapan Amerika'nın açıklamasını bekliyoruz. Görüş alışverişleri var, mekanizmalarda hangi ülkeler yer alacak vs. Çok da farklı görüşlerin olduğu bir atmosferdeyiz. En son Cumhurbaşkanımızın Sayın Trump'la görüşmesi oldu. Miami toplantısında gördük, sonraki toplantılarda da ifade ettik; ikinci aşamaya geçişin belli şartları var. O şartların biz esas itibarıyla Filistin'e bakan, Gazze'ye bakan, Hamas'a bakan yönüyle tamamlandığını görüyoruz. İsrail sürekli farklı şart ve talepleri gündeme getirerek konuyu başka bir noktada tutmaya çalışıyor. Aslında orijinal fikrinden vazgeçmiş değil, uluslararası toplumun baskısıyla uyuyormuş gibi yapıyor. Uluslararası vicdanın talep ettiği hususların yerine getirilmesi gerekiyor ama orada da bir inat ve direniş var. Ama sonuçta bu bir sabır oyunu. Haklı olduğumuz, evrensel insan haklarının, insanlık onurunun talep ettiği konuları hayata geçirmede mücadele edeceğiz. Önümüzdeki günlerde bu deklarasyon yapılır, gelecek haftadan itibaren bekleyebiliriz. Bazı teknik detaylar var, Gazze'yi yönetecek komitenin tam olarak netleşmesi için bazı konular var, onun çözülmesi bekleniyor. Gazze'nin yönetimi Filistinlilerden oluşan teknik bir komiteye devredilecek, Barış Kurulu daha liderler seviyesinde olacak. Bir Bakanlar komitesi de olacak. 

Asıl kritik konu istikrar gücünün hayata geçmesi. Gazze'nin yeniden inşa süreci var, çok uzun bir işlemler manzumesi var. Önemli olan bir Filistinli kardeşimizin daha ölmemesi ve şu anda çektikleri sefaletten kurtulmaları.

Türkiye, İstikrar Gücü'nde yer alacak mı?

(Gazze'ye İstikrar Gücü'nde Türkiye yer alacak mı?) Bu konuda bizde siyasi irade var. Gazze barış planının hayata geçmesi için Türkiye'nin üzerine ne düşüyorsa yapacaktır. Nasıl hayata geçeceği meselesi diğer ortaklarımızla beraber yapılacak hususlar var. BMGK kararı çıkarken belli konuların hayata geçirilmesinde sınırdaş ülkelerin onayını gerektiriyor. Biri Mısır, diğeri İsrail... Amerika'nın Türkiye'nin gerekliliği üzerinde bir anlayışı ve talebi var. İsrail'in karşı duruşu var. Bu nereye evrilecek, nasıl olacak, göreceğiz. Biz insani yardım, yeniden yapılan, barış gücü de dahil olmak üzere görev almaya hazırız ama netleşmiş değil. Temaslar, görüşmeler devam ediyoruz. 

(İsrailli siyasilerin Türkiye ve Türk siyasetçilerle ilgili paylaşımları) İstisna olmaktan çıkıp günlük sıradan bir konuya dönmüş durumda. İsrail politikasında özellikle hükümette yr alan radikal bazı bakanların dikkat çekmek ve kendilerini meşhur yapmak için çünkü biz onlara cevap verip laf atarsak birdenbire takipçileri artacak, ben Erdoğan'la, Fidan'la savaşıyorum gibi şeylere girecekler. Ciddi görevleri olmayan bakanlar. Koalisyon hükümetlerinin pozisyon olsun diye bakanlık verdikleri isimler. İsrail'de ortaya konan fanatik tavırlar bizi etkilemiyor. Bölgedeki bazı aktörlerin de daha fazla uyanmasına sebep oluyor.

Rusya-Ukrayna barış görüşmelerinde son durum

(Rusya-Ukrayna) Sayısız toplantı ve görüşme var. Online toplantılar var, yüz yüze görüşmeler var. En son Paris'teki zirveye Cumhurbaşkanımızı temsilen iştirak ettik. Öncesinde askeri heyet, diplomatlar vs toplandı. Bizim taraflarla, liderler düzeyinde devam eden görüşmelerimiz var. Şu anda hiç olmadığı kadar yakınız barışa ama bu olması gereken yakınlık mı? Temel sorunlar var. Donetsk'in yüzde 23'lük Ruslar tarafından kontrole alınmamış bir bölümü var. Bu sorunun çözülmesi gerekiyor. Yapılacak anlaşma sadece Ukrayna'yla Rusya arasında olacak bir anlaşma değil; aynı zamanda Avrupa'yla Rusya arasında bir barış anlaşması olacak. Belgeler, kağıtlar var. Avrupa güvenliği nasıl olacak, konuları var. Ukrayna'nın güvenlik garantileri konuları var. 

Bu konuda Avrupa da Rusya'yla barışını yapmak için Amerika'nın garantörlüğüne ihtiyaç duyuyor. Amerika da bunu belli noktaya kadar garanti edebileceklerini söylüyorlar. Geldiğimiz noktada ateşkes olması durumunda bu ateşkesle ilgili 3 tane husus var: Ateşkesin gözlenmesi (monitoring); anlaşma var, kabul var ama buna uyuluyor mu? Bu mekanizma nasıl olacak, tartışıldı. Bize komutanlar sunum yaptılar. 

İkincisi Ukrayna'nın savunma gücünün temin edilmesiyle ilgili çalışmalar var, ona bakıldı. Üçüncüsü taarruz olması durumunda nasıl bir mukavemet gösterilecek, genel planlamalar var. 

"Karadeniz güvenliğinin sorumluluğu Türkiye'de"

Türkiye bütün bu planlamalarda baştan beri şunu ortaya koydu: Hava, kara ve deniz unsurları var, deniz unsurlarının bulunduğu yerler Karadeniz'le ilgili yerler var. Karadeniz bizim için de önemli. Karadeniz'deki NATO üyesi en büyük ülke olarak ana sorumluluğu Türkiye'nin üstlenmesi gerekiyordu. Cumhurbaşkanımız da bu noktada gerekli müzakere talimatlarını vermişti. Karadeniz güvenliğinin sorumluluğu Türkiye'de, bir barış anlaşması durumunda. Kara ve hava, Fransa ile İngiltere arasında bölünmüş durumda.

Venezuela açıklaması

(Maduro'nun ABD tarafından kaçırılması) Esas itibarıyla bütün dünya haklı olarak son hamleye baktı. Maduro'nun bir gece vakti ansızın bir özel operasyonla bulunduğu yerden alınıp götürülmesine baktı. Biz olayı çok evvelinden itibaren takip eden, raporlayan insanlar olduğumuz için bu gelişimi adım adım görüyorduk. 

Maduro'nun ikinci döneminden sonra, bir önceki döneminde de hem Güney Amerika'yla hem de Amerika'yla sorunları vardı. Trump'ın özel temsilci ataması oldu, bizden de gelip bizden görüş ve yardım istediler. Gerekli yardım ve arabuluculuğu yaptık, bundan 8-10 ay önce. Ama sonradan gördük ki bu konuşmalar hiçbir yere gitmiyor. Anlaşmazlık tırmanıyor. Yetmiyormuş gibi başka ülkeler de Venezuela'ya yaptırım uyguluyorlar, en son 70'e yakın ülke Maduro yönetimini tanımıyordu. Bütün bunların diplomatik yolla fevkalade önemli. Cumhurbaşkanımızın da telkinleri hep bu yönde oldu. "Bölgende sıkıntılar var, bunu düzelt; sana yönelik taleplerin bir kısmı gayri ahlaki ama müzakereyle bir yere götürmek gerekiyor" dedi. Daha sonra olay diplomasiden çıktı artık deklare edilmemiş bir savaş durumuna dönüştü.

Amerikalıların yeryüzündeki bütün uçak gemilerini bulundukları görev yerlerinden çekip Latin Amerika sahillerine konuşlandırmaya başladığına şahit olduk. Ön emareydi. Daha sonra uyuşturucu taşıdığı gerekçesiyle deniz araçlarının hedef alındığına şahit olduk, tankerlerin hedef alındığına şahit olduk. Bu adı konulmamış ama açıktan bütün formlarıyla devam eden bir sıcak çatışma. Buna sadece Venezuela tarafı cevap vermiyordu. 

Daha sonra kendi aralarında müzakerelerin bir noktada yürümemesi bu savaşı durdurmadı ve maalesef o istenmeyen olayla sonuçlandı. Ama bugün baktım, Amerikalı heyet oraya gidiyor; yeni yönetimle de görüşmeleri başlamış. Amerika'nın diğer harekatlardan farklı olarak yönetime ve sisteme dokunmadı. Oradan çıkacak alternatif enkazı, maliyeti taşımak istemedi. Oradan çıkan dersler var. Burada amacına ulaşmak için askeri yöntemi daha farklı şekilde kullandığını görüyoruz.

Amerikalılar Maduro'ya "istediğin yere gidebilirsin, istediğine. bırakabilirsin" demişti. "Bunu yapmazsan askeri harekatı tırmandıracağız" demişlerdi. Cumhurbaşkanımız kendileri de sorulduğu zaman cevapladılar. Bize Maduro'nun Türkiye'ye gelmesi teklif edilmedi. Maduro'nun kendisi de demedi, başkası da teklif etmedi. Ama Maduro'ya yapılan teklifler var. O tekliflerden haberdarız. Maduro'ya birileri, hangi ülkeleri söylediklerini bilmiyoruz ama çıkması gerektiğini söyleyen teklifler yapmış. Bize birileri resmi ya da gayriresmi 'bunu alır mısınız?' demedi. 

F-35'e dönüş mümkün mü?

(Türkiye F-35 programına dahil olur mu?) 2026 yılı içerisinde, 2025'te mesaisini verdiğimiz birçok konunun neticesini almaya başlayacağımızı düşünüyorum. Halkbank Davası başta olmak üzere, CAATSA ve diğer yaptırımlar olmak üzere çözüleceğini düşünüyorum. Bölgesel dayanışma çok önemli, Gazze'deki Amerika'nın yapıcı rolünün ve Suriye'deki rolünün devam etmesi önemli. Ukrayna'daki barışı isteyen, ateşkesi önceleyen Amerikan politikalarının devam etmesi önemli. Bunlar Trump yönetimiyle olan şeyler. Ermenistan'la Azerbaycan'ı barışa zorlayan bir Amerika bizim hedeflerimizle örtüşüyor. Burada tabii başka aktörlerin de Amerika'ya etki etmesi mümkün olabilir. Amerika'yla yürüyen diplomatik adımların süreceğine inanıyorum. İkili ilişkilerimiz dışında, Amerika'nın yerkürede yürüttüğü politikalar nedeniyle dolaylı etkileşime maruz kalacağımız konular olabilir. Grönland hadisesi var önümüzde, olması muhtemel senaryoların doğrudan veya dolaylı etkisine bakmamız gerekiyor. Doğrudan etkisi Avrupa'ya, Avrupa güvenlik mimarisine muazzam bir yük getirecek. Önümüzdeki hafta Amerikan Dışişleri Bakanı'yla Danimarkalı bir heyet bu konuyu görüşecekler. Ortada bir yol bulabileceklerini düşünüyorum. Diğer taraftan Çin politikasında olanlar önemli çünkü dünya ticaretini direkt etkileyen konular. Tabii ki İran'la ilgili alacağı kararlar önemli. Bizimle birebir ilişkiler önemli olduğu gibi üçüncü ülkelerle ilgili olan konular da bizi etkileyecek."

Yorum Yazın

'Zengine kaynak var, emekliye yok'

Türkiye’de et fiyatları 3 yılda 2,5 kat arttı

'Kürt kardeşlerimizi terk etmek yakışmaz'

Kapalıçarşı soruşturmasında 44 kişi tutuklandı

'AB üyelik sürecinin canlanması için niyet beyanları artık yeterli değil'

'Konuşma ve tavırlarını yadırgadım; kendi adıma mahcup oldum'

'Maduro'ya yapılan tekliflerden haberdarız'

Büyük Kulüp’te Katharsis Buluşması

En düşük emekli maaşı belli oldu

'106 kişi aynı 'gerekçesizlikle' tutuklu'

Şişli Belediyesi, pazar denetimlerini artırdı

'Geçim değil dayanma ücreti'

Habertürk skandalında tanık ifadesi dengeleri değiştirdi

Oktaş Okkaoğlu inşaat konkordato talebinde bulundu

Ekol TV’ye “kara para aklama“ soruşturması

'En düşük emekli aylığı 42 bin olmalı'

Alkollü içeceklere zam yağmuru!

AK Parti ve MHP emekli maaşı teklifini reddetti

'Aleviler ölünce ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz'

'AKP, Türkiye gerçeklerinin konuşulmasını istemiyor'

Emekli aylığı 'Sefalet ücreti'

'Emeklilere insan onuruna yakışır bir maaş düzenlemesi getirin'

Fast food kanseri tetikliyor

Bedelli askerlik başvuruları başladı

İşçinin kaybı 2,5 trilyon lirayı aştı

Venezuela'nın yeni yönetimi istediğimiz her şeyi verdi

Taksilerde 'mali cihaz' dönemi

'Büyüme güçlenecek, enflasyon gerileyecek'

İBB davasının itirafçısına mahkemeden suç duyurusu

Gökçeklerden İzmir'de arım arazisine kaçak yapı

Yükleniyor

Venezuela'nın yeni yönetimi istediğimiz her şeyi verdi

ABD Rus gemisine el koydu

Suriye ordusu, YPG ile çatışıyor!

Maduro'nın duruşması 17 Mart'a ertelendi

'ABD başka bir NATO ülkesine saldırırsa, her şey durur'

İsviçre, Maduro'nun malvarlıklarını dondurdu

'SDG gerekli esnekliği göstermedi'

'Bugün Venezuela hedefte, yarın başka ülke'

ABD Maduro’ya görevi bırakıp Türkiye’ye gitmesini önermiş

Donald Trump'tan işgal öncesi iltifat dolu sözler

Eski manken Deniz Akkaya hapse girecek!

Elle Fanning dekoltesiyle zor anlar yaşadı

Evangeline Lilly kayanın üstüne düştü!

Aslı Bekiroğlu'nun basit ameliyatı kâbusa döndü

Heidi Klum üstsüz güneşlendi

Afra Saraçoğlu annesini paylaştı!

Demet Özdemir 'En iyi kadın oyuncu' seçildi

Özgü Kaya kaçamağını paylaştı

Mine Kılıç çeketin içine hiçbir şey giymedi

Dua Lipa minicik bikinisinin azizliğine uğradı!

'Ürün gamımızı her geçen gün güçlendiriyoruz'

Türkiye'de Opel, Peugeot ve Citroen el değiştirdi!

Tunçmatik Avrupa Elektrikli Araç Şarj Altyapısı İçin Yeni Şirket Kurdu

Elektrikli araç piyasasının yeni lideri artık Çinli

'2025’in En Beğenilen Otomobili' Gazetecilerin Oylarıyla Seçildi

Arıcıoğlu Otomotiv konkordato talebinde bulundu

İkinci el araçta 6 ay ve 6 bin kilometre şartı uzatıldı

Bakan Bolat’tan "BYD'ye gümrük engeli" iddialarına cevap

Türkiye, Avrupa’nın en büyük 5’inci otomobil pazarı

Otomobil piyasasında fiyatlar eridi araçlar elde kaldı

Fast food kanseri tetikliyor

Sadece Hastaneyi Değil, Cebinizi de Düşünün

Fatih’te iki aylık bebek açlıktan öldü

Sofralardaki 6 süt ürünü markasında 'hile' tespit edildi

Siirt'de polis hastaneyi 2 ay takip etti, 30 kişi gözaltında

Tavşan kanı çay hilesi ortaya çıktı

Kalp sağlığını korumak için 8 öneri

Türkiye ekmek tüketiminde dünyanın en tepesinde

Küfür etmek fiziksel performansınızı artırıyor, sağlığa iyi geliyor!

Acil gelen hasta'dan 120 bin lira istediler

Habertürk skandalında tanık ifadesi dengeleri değiştirdi

Ekol TV’ye “kara para aklama“ soruşturması

'Gazeteciliğin Vicdanı Olmaya Devam Edeceğiz'

GAİN Medya soruşturmasında Okan Karacan itirafçı oldu iddiası

YGD'den “Yılın Haber Ödülleri” için başvuru çağrısı

Cem Küçük, Hande Fırat'ı yerden yere vurdu

RTÜK'ten düşen uçağa ilişkin uyarı

İktidarı savunma işi, yandaş gazetecilere terk edilmiş durumda

YGD Yeni Yıla İki Büyük Ödül Organizasyonuyla Giriyor

Gazeteci Zihni Çakır tutuklandı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 17 13 1 3 27 42
2.FENERBAHÇE A.Ş. 17 11 0 6 25 39
3.TRABZONSPOR A.Ş. 17 10 2 5 13 35
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.SAMSUNSPOR A.Ş. 17 6 4 7 2 25
7.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 17 6 6 5 9 23
8.KOCAELİSPOR 17 6 6 5 -2 23
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 17 6 6 5 -6 23
10.CORENDON ALANYASPOR 17 4 4 9 1 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 17 5 9 3 -3 18
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 17 3 8 6 -10 15
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 17 4 10 3 -15 15
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 17 2 12 3 -18 9