TÜİK’in 2025 Aralık ayına ilişkin açıkladığı iş gücü istatistikleri, yüzeyde olumlu bir tablo çizse de, verilerin arka planına bakıldığında Türkiye işgücü piyasasındaki yapısal sorunların derinleştiği görülüyor.
Ekonomist Mahfi Eğilmez, TÜİK’in yüzde 7,7 olarak duyurduğu işsizlik oranına ilişkin yaptığı değerlendirmede, söz konusu düşüşün yeni istihdam yaratılmasından değil, iş aramaktan vazgeçen kişilerin sistem dışına itilmesinden kaynaklandığını vurguladı. Eğilmez, yaşanan durumu “optik bir yanılsama” olarak tanımladı.
TÜİK’in mevsim etkilerinden arındırılmış temel iş gücü göstergelerine göre, 2024 Aralık ayında 66 milyon 124 bin olan 15 yaş üzeri nüfus, 2025 Aralık itibarıyla 503 bin kişi artarak 66 milyon 627 bine yükseldi. Ancak aynı dönemde iş gücü, yani istihdam edilenler ile işsizlerin toplamı 415 bin kişi azalarak 35 milyon 836 binden 35 milyon 421 bine geriledi. Bu gerileme, işgücü piyasasına katılımın azaldığını ortaya koydu.
İş gücüne katılım oranı da yüzde 54,2’den yüzde 53,2’ye düşerek bu eğilimi doğruladı.
İstihdam edilenlerin sayısı ise 32 milyon 762 binden 32 milyon 685 bine gerileyerek 77 bin kişi azaldı. Buna karşılık işsiz sayısı 3 milyon 75 binden 2 milyon 736 bine düştü. Bu verilere göre, istihdam azalırken işsizliğin de azalması dikkat çekti. Eğilmez, bu çelişkinin nedenini şöyle açıkladı:
“İstihdam azalırken işsiz sayısı nasıl azalıyor? Yanıt basit ama can yakıcı: İnsanların bir bölümü iş aramaktan vazgeçiyor: Kimisi umudunu kaybettiği için, kimisi sunulan ücretleri kabul etmediği için, kimisi de işten çıkarılıp artık sistemin dışında kaldığı için. Sonuçta bu insanlar işsiz sayılmıyor; çünkü artık iş gücünün parçası değiller.”
İşgücüne dâhil olmayanların sayısı yüzde 3 arttığını belirten Eğilmez, "İşgücüne katılım oranı ise yüzde 1,8 düşmüş durumda. İşte işsizlik oranındaki “mucizevi” düşüşün sırrı burada yatıyor. İşgücü küçülünce, payda daralıyor, payda daralınca da işsizlik oranı matematiksel olarak düşüyor. Yani ortada yeni işler, artan istihdam ya da güçlenen bir ekonomi yok, yalnızca istatistiklerin gösterdiği bir optik yanılsama var." dedi.
Geniş tanımlı işsizlik oranı ise 2024 ve 2025 Aralık aylarında değişmedi. Yüzde 28,6 seviyesinde sabit kalan bu oran, iş gücü piyasasında görünmeyen ama etkisini sürdüren yüksek işsizliğe işaret ediyor. Eğilmez, bu sabitliği şu sözlerle değerlendirdi:
“Ekonomi, insanları istihdam ederek değil, onları sistemin dışına iterek başarı öyküsü yazamaz. Oranlar güzelleşiyor olabilir ancak sokaktaki gerçeklik, tablonun son satırındaki o değişmeyen yüzde 28,6’lık geniş işsizlik oranında asılı kalmış durumda."