DEM Parti Meclis Grubu, Suriye’nin kuzeyinde Kürtlere yönelik saldırıları protesto etmek amacıyla Mardin’in Nusaybin ilçesinde toplandı. Sınır Parkı’nda düzenlenen grup toplantısında konuşan Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, hem Suriye’deki gelişmelere hem de iktidar cephesinden gelen açıklamalara sert tepki gösterdi.
Toplantı öncesinde partililerle birlikte sınır hattında yürüyüş düzenleyen DEM Parti yöneticileri, Rojava’da yaşananları “katliam” olarak nitelendirdi.
Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları, Rojava’daki çatışmalarla ilgili kamuoyuna yansıtılan bilgilerin gerçeği yansıtmadığını savunarak, “10 Mart Mutabakatı’na uymayan Rojava yönetimi değil, HTŞ ve Şam’daki geçici yönetimdir” dedi. Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürt sivillere yönelik saldırıları hatırlatan Hatimoğulları, sorumluluğun HTŞ, IŞİD ve bu yapıları destekleyen güçlerde olduğunu vurguladı.
Hatimoğulları, Türkiye’deki iktidar sözcülerinin Suriye’deki çatışmalara ilişkin açıklamalarını da eleştirerek, “Bir yandan içeride ‘kardeşlik’ söylemi kuruluyor, diğer yandan sınırın ötesinde Kürtler katledilirken buna sessiz kalınıyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın HTŞ’ye yönelik açıklamalarına da değinen Hatimoğulları, “Kürtler katledilirken bu yapıları tebrik etmek hangi vicdana sığar?” diye sordu.
Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan ise konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “kader birliği” vurgusuna değindi. Bahçeli’nin söylemlerine atıfta bulunan Bakırhan, “Kürt’ü düşman gören, Kürt’ün toprağından sökülmesine göz yuman bir anlayışla kader birliği olmaz” dedi.
“Kürtlerin kimliksiz, dilsiz ve statüsüz yaşaması isteniyor” diyen Bakırhan, bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu belirtti. Rojava’da yalnızca Kürtlerin değil, Alevilerin, Dürzilerin ve farklı halkların da hedef alındığını söyleyen Bakırhan, yaşananları “uluslararası bir komplo” olarak tanımladı.
Bakırhan, Bahçeli’nin SDG’nin Kürtleri temsil etmediği yönündeki açıklamalarına da cevap verdi.
“Kimin kimi temsil ettiğine siz mi karar vereceksiniz? Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri ve oradaki farklı halkları temsil ediyor.”
“Kürtler muhatap beğenmek zorunda değildir” diyen Bakırhan, asıl meselenin temsil tartışması değil, Rojava’da süren saldırıların durdurulması olduğunu vurguladı.
İktidarın “Türk-Kürt kader birliği” söylemini de eleştiren Bakırhan, “Sınırın ötesinde düşmanlık yürüttüğünüz Kürtlerle nasıl bir kader ortaklığı kurduğunuzu açıklayın” dedi. Bu söylemin sahadaki uygulamalarla çeliştiğini belirten Bakırhan, bunun toplumsal barışa zarar verdiğini ifade etti.
Uluslararası çağrı
DEM Parti yönetimi, konuşmalarında uluslararası kamuoyuna da çağrı yaparak, insan hakları örgütlerini ve demokratik kurumları Suriye’deki Kürtlere yönelik saldırılara karşı harekete geçmeye davet etti. Bakırhan, “Sorunumuz kim kimi temsil ediyor değil, Rojava’daki katliamın durdurulmasıdır” diyerek konuşmasını tamamladı.