SİYASET

SİYASET Haberleri

'Siyasi hayatım bitirilmek istendi'

'Siyasi hayatım bitirilmek istendi'

  • A-
  • A
  • A+

28 Şubat postmodern darbesinin 24'üncü yıldönümünde devletin zirvesinden mesajlar geldi.

28 Şubat'a ilişkin verilen mesajlar şöyle:

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN. 28 ŞUBAT'I YAŞADIM, FARKINDAYIM

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 28 Şubat mesajında, '28 Şubat döneminde İstanbul Büyükşehir Belediye başkanıydım. Okuduğum bir şiir sebebiyle hukuksuz bir şekilde hapse atıldım ve siyasi hayatım bitirilmek istendi. Şu an halkın oylarıyla seçilmiş ilk Türkiye Cumhurbaşkanı olarak görev yapıyorum. Her türlü engellemelere rağmen şan ve şerefle aziz milletime hizmet ediyorum. Darbe bir insanlık suçudur. 28 Şubat'ı yaşadım, 28 Şubat'ın farkındayım' dedi.

FUAT OKTAY: MİLLİ İRADE SUİKASTI

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 28 Şubat bildirisinin, yakın siyasi tarihe düşürülmüş kara bir leke, temelinde yatan zihniyetle birlikte yok edilmesi gereken bir milli irade suikastı olduğunu belirtti.

Oktay, Twitter'dan, Türk siyasi tarihine 'postmodern darbe' olarak geçen 28 Şubat sürecinin, 24'üncü yılı dolayısıyla paylaşımda bulundu.

Fuat Oktay, '28 Şubat bildirisi, yakın siyasi tarihimize düşürülmüş kara bir leke, temelinde yatan zihniyetle birlikte yok edilmesi gereken bir milli irade suikastıdır. Demokrasiyi gerçek anlamda işler hale getiren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'miz ve daha fazla demokrasi ve özgürlük hedefleyen sivil anayasa çalışmamızla hiçbir vesayete geçit vermedik, vermeyeceğiz.' ifadesini kullandı.

EMİNE ERDOĞAN: EBEDİYEN KARANLIĞA GÖMÜLSÜN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Türk siyasi tarihine 'postmodern darbe' olarak geçen 28 Şubat sürecinin 24'üncü yılı dolayısıyla paylaşımda bulundu.

Erdoğan, Twitter hesabındaki mesajında şunları kaydetti:

'28 Şubat'ta gencecik insanların hayalleri, ideolojik kurşunlarla delik deşik edildi. Yakın tarihimizin bu hazin gerçeğini bıkıp usanmadan anlatmaya devam etmeliyiz ki, insan haklarını ve milli iradeyi hedef alan her türlü darbe zihniyeti, ebediyen karanlığa gömülsün.'

ALTUN: 28 ŞUBAT YALNIZCA ASKERİ DEĞİL...

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, '28 Şubat bir darbedir. 28 Şubat yalnızca askerî değil siyasî, kültürel ve sosyal bir darbedir' dedi.

Altun, Twitter'dan paylaştığı mesajında şunları söyledi:

'Bugün, demokrasinin, halk iradesinin, meşru iktidarın, temel hak ve özgürlüklerin darbeci zihniyet tarafından askıya alınmasının, postmodern tekniklerle Türkiye Cumhuriyeti hükûmetinin darbeyle görevinden uzaklaştırılmasının yıl dönümü. 28 Şubat, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’ne karşı gerçekleştirilen bir darbe olmasının yanında toplumun büyük bir kesimine karşı başlatılan cadı avının, temel hak ve özgürlüklerinin askıya alınarak toplumun önemli bir kesiminin yaşam alanlarının yok edilmesinin de bir diğer adıdır.

Eğitimden sağlığa, ticaretten kültüre kadar toplumun önemli bir kesiminin sistemin dışına çıkarılmasını amaçlayan bu antidemokratik ve ahlaksız süreç ne yazık ki asker-sivil işbirliği ile gerçekleşmiştir. Belli siyasi partiler, STK'lar ve sözde aydınlar bu koronun içerisindeydi.

Aziz milletimiz, tarihinden aldığı güç ve ilhamla 28 Şubat’ı gerçekleştiren zihniyete çok kısa bir süre içerisinde, kendi evlatlarını yeniden iktidara taşıyarak cevap vermiştir. Çünkü 28 Şubat, aziz milletimize ve değerlerimize kin besleyenlerin ele ele verdiği bir süreçtir.

28 Şubat bir darbedir. 28 Şubat yalnızca askerî değil siyasî, kültürel ve sosyal bir darbedir. 28 Şubat, toplumun nefessiz bırakılmaya çalışıldığı bir süreçtir. 28 Şubat, nifak tohumudur. 28 Şubat, millete kin besleyenlerin kustuğu zehirdir. 28 Şubat, müstemleke zihniyettir.'

KALIN'DAN 28 ŞUBAT MESAJI

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da Twitter'dan, '28 Şubat demokrasiyle, milletin inanç ve değerleriyle kavga etmenin en çirkin, nobran ve gaddar türlerinden biriydi. Bu zulmün bir daha yaşanmaması için el ele vereceğiz ve asla yılmayacağız' dedi.

ŞENTOP: TARİHE KARA BİRER LEKE OLARAK GEÇECEKLER

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, 24'üncü yıldönümünde, 28 Şubat darbesinin faillerini, taşeronlarını, işbirlikçilerini lanetle andığını, mağdurlarını, mazlumlarını selamladığını bildirdi.

28 Şubat darbesinin milleti ve iradesini hedef alması bakımından darbecilik geleneğinin karanlık örneklerinden birisi olduğunu belirten Şentop, şunları kaydetti:

'Milletimizin basireti ve sağduyusu bütün çatışma ve kaos beklentilerini boşa çıkarmış, '28 Şubat bin yıl devam edecek' sözünde ruhunu bulan millî irade karşıtlığı, 2002 seçimleriyle ağır bir yenilgiye uğramıştır. Türlü türlü kisvelere ve suni gerekçelere dayandırarak, sandıktan çıkmadan iktidar olmayı, millî iradeye ait gücü gaspetmeyi hedefleyenler, Türkiye'nin refahına, kalkınmasına ve milletin değerlerine karşı işledikleri suçlar dolayısıyla tarihe birer kara leke olarak geçeceklerdir. 28 Şubat darbesinin yıl dönümü vesilesiyle bir kez daha memnuniyetle belirtmek isterim ki, milletimizi terbiye edilecek bir sürü, demokrasiyi de lüzumsuz bir ayak bağı olarak görenler, milletimizin direnci ve şuuru sayesinde tasfiye olmuşlardır. Türkiye'nin ve demokrasimizin teminatı, 28 Şubat ve 15 Temmuz darbeleri başta olmak üzere bütün müdahalelere karşı iradesine sahip çıkan, ülkesinin geleceğini demokraside gören asil milletimizin bizatihi kendisidir.'

ÖMER ÇELİK: EN KARANLIK DÖNEMLERİN SEMBOLÜ

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de 28 Şubat'ın 24'üncü yıldönümüne ilişkin şu mesajları verdi:

'28 Şubat siyasi tarihimizin en karanlık dönemlerden birinin sembolüdür. 28 Şubat süreci tüm darbe süreçleri gibi demokratik değerlere, millet iradesine, temel hak ve hürriyetlere açık saldırganlık içeren bir girişimdir.

28 Şubat haysiyetsiz bir milli irade düşmanlığıydı. Bu dönemde milli irade gasp edildi; siyaset üzerinde vesayet kurularak bir neslin hayatı ve hayalleri çalındı. Milletin güvenliğinin sağlanması için verilen silahlar millete doğrultuldu.

Milletimizin demokratik birikimi karşısında 28 Şubat mağlup oldu. Ama zihniyetinin yok olmadığını, sadece geri adım atmış gibi durduğunu görüyoruz. Zaman zaman bazı siyasiler tarafından 28 Şubat’a özgü uygulamalar teklif ediliyor. Demokrasiye karşı tehdit devam ediyor.

28 Şubat’ın karanlık günlerine geri dönmemek için millet olarak demokratik birikimimize büyük bir güçle sahip çıkmalıyız. Demokrasiyi korumada hassas olmalı ve demokratik kazanımları sürdürmeliyiz. Temel hak ve hürriyetler konusundaki saldırganlıkları baştan mahkûm etmeliyiz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi; bizler, unutmadığımız ve unutturmadığımız müddetçe 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz gibi acı hatıralar tekrarlanmayacaktır...'

KURTULMUŞ: 28 ŞUBATÇILARI NEFRETLE ANIYORUZ

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, 28 Şubatçılar neyi hedeflediyse milletin tersini gerçekleştirerek, darbecileri ve vesayet odaklarını bertaraf ettiğini belirtti.

Kurtulmuş, Twitter'dan, Türk siyasi tarihine 'postmodern darbe' olarak geçen 28 Şubat sürecinin, 24'üncü yılı dolayısıyla paylaşımda bulundu.

Milli iradeye karşı topyekun savaş açanların, bin yıl sürmesini planladıkları 28 Şubat darbesinin, aziz milletin hukuk, adalet ve özgürlük mücadelesiyle tarihin çöplüğüne gömüldüğünü vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

'28 Şubatçılar neyi hedefledi ise milletimiz tersini gerçekleştirerek darbecileri ve vesayet odaklarını bertaraf etmiştir. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde milletimizin desteğiyle sürdürdüğümüz güçlü ve büyük Türkiye idealimizin gerçekleşmesini hiçbir beşeri güç önleyemeyecektir. Üzerinden yıllar geçse de yaşattığı zulüm hala taze olan 28 Şubat'ın mağdur, mazlum ve şanlı direnişçilerini şükran ve saygıyla, 28 Şubatçıları ve onların zelil destekçilerini ise nefretle anıyoruz.'

TANSU ÇİLLER O SÜRECİ ANLATTI

Eski Başbakanlardan Prof. Dr. Tansu Çiller, 28 Şubat sürecinde yaşananlara ilişkin, 'Sayın Cumhurbaşkanı Demirel tarafından bana ve Sayın Erbakan'a, 'Asker ayakta' şeklinde mesajlar iletilmeye başlandı. Hatta bu tehditler öyle boyutlara geldi ki evlatlarım, ailem hedefteydi. 'Ne yapacaksanız bana yapın, ipim cebimde' dedim.' ifadelerini kullandı.

Türk siyasi tarihinde 'postmodern darbe' olarak bilinen, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın istifasını getiren, bin yıl süreceği iddia edilen ve 'demokrasiye balans ayarı yapıldı' şeklinde lanse edilen 28 Şubat'ın üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen toplumsal, siyasal ve hukuksal alanda oluşturduğu darbeler hala zihinlerde tazeliğini koruyor.

28 Şubat'a giden süreci AA muhabirine değerlendiren dönemin Başbakan Yardımcısı Çiller, 1995'in sonlarına doğru ekonomik sıkıntıların, terörün tırmandığını hatırlatarak, 'kartel' olarak nitelendirdiği medya ile Gümrük Birliği'nden rahatsız olan iş dünyasının kendisine karşı bir klik oluşturduğunu söyledi.

Çiller, bütün bunların yanında Refah Partisinin İstanbul dahil birçok belediyeyi almış olmasından bir rahatsızlık oluştuğunu vurgulayarak, şunları anlattı:

'Refah Partisinin gelmesi istenmiyordu. Bunun için adeta bir strateji oluşturuldu. Dendi ki, 'Anavatan ile Doğru Yol bir koalisyon kursun, hangisi daha yüksek oy alırsa başbakan o partiden olsun ki Refah Partisi ile koalisyon olmasın. Bu Türkiye'nin lehinedir ve bizim desteklediğimiz budur.' Bunun üzerine çalışıldı. Bütün baskılar bizim Anavatan Partisi ile koalisyon kurmamız içindi. Darbelerin, merkez sağı nasıl böldüğünü görmüştüm. Bu nedenle Anavatan Partisi ile koalisyon kurmak ve sağı birleştirmek istiyordum. Daha fazla milletvekilimiz olmasına rağmen feragat ettik ve başbakanlığı Anavatan Partisi'ne verdik ve bir azınlık hükümeti kurduk. Ancak tavanda yapılan birleşmenin, taban ve teşkilatlar tarafında da kabul edilmesi gerekiyordu. Ancak tabanda iki parti arasında bütünleşme sağlanamadı. İki sağ partiyi birleştirmek istesem de yapılmasının zor olduğu çok açıktı. Anayol Hükümetini kurmanın önemli bir misyon olduğunu düşündüğüm için milletimin önünde, 'Refah Partisi ile hükümet kurmayacağım.' demiştim ve çok da samimiydim. Ancak işlemeyince, Refah Partisi ile bir koalisyon kurduk.'

'BANA VE ERBAKAN'A 'ASKER AYAKTA' MESAJLARI İLETİLDİ'

Tansu Çiller, Refah Partisi ile koalisyon kurulmadan önce çeşitli uyarılar, tehditler geldiğini dile getirerek, 'Sayın Cumhurbaşkanı Demirel tarafından bana ve Sayın Erbakan'a 'Asker ayakta' şeklinde mesajlar iletilmeye başlandı. Hatta bu tehditler öyle boyutlara geldi ki evlatlarım, ailem hedefteydi. 'Ne yapacaksanız bana yapın, ipim cebimde' dedim.' şeklinde konuştu.

'REFAHYOL HÜKÜMETİ'NİN LAİKLİK KARŞITI EYLEMLERİ DESTEKLEDİĞİ ALGISI YAYILDI'

Refah Partili bir belediye başkanı tarafından düzenlenen Kudüs Gecesi'nin ardından Refahyol Hükümetince o başkanın derhal görevden alındığını, gecede laiklik karşıtı konuşma yapan İran Büyükelçisinin ve İstanbul Başkonsolosunun sınır dışı edildiğini hatırlatan Çiller, buna rağmen Refahyol Hükümeti'nin laiklik karşıtı eylemleri desteklediği algısının yayıldığını kaydetti.

Bu algı üzerine kendisi de darbelerden büyük zarar gören dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e gittiğini vurgulayan Çiller, şöyle konuştu:

'Demirel'in bize destek olacağını düşündüm ve kendisine, 'Bu hükümetin laiklik karşıtı hangi eylemini görüyorsunuz?' diye sordum. Tam biz bu konuyu görüşürken Sincan'dan tanklar geçti. Sayın Demirel'e, 'Sincan'dan tanklar geçiyor, eğer bu hükümete bir uyarı ise bunun yasal bir dayanağı yoktur ve bir işlem yapılmak zorundadır. Bunun için de Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) konuyu araştırması ve yasal süreci başlatması lazım.' dedim. Kendisi ise bana 'Komuta zincirini bir daha bozdurmam. Sen Güreş Paşa'yı bir defa aldın, komuta zinciri bozuldu, senin aklında ne olduğunu biliyorum. Bu komuta zincirini bozdurmak doğru olmaz' dedi. Zira ben komutanları almaktan bahsediyordum. Bunun üzerine Sayın Erbakan'a gittim. Kendisi çok kibar ve zarif bir insandı. Millete hizmeti öncelikli hedef olarak almıştı. Her geldiğinde darbe oluyordu ve milleti mağdur etmek istemiyordu. Askerle uzlaşmak istiyordu. Kendisine, 'Bunu teftişe götürelim, yasal bir dayanağı yok' dedim. O ise bana, 'Bunu abartmadan geçirelim, askerler bizi severler, ülkeye de iyi hizmetlerimiz oluyor. Bu hizmetler sekteye uğramasın.' diye cevap verdi. Biz bu işi geçiştirdik ama geçiştirmeyle kapanacak bir konu değildi. Asker, ülkenin ve benim göz bebeğimdir ancak bazı şeylere de 'dur' demek gerekir.'

'ERBAKAN, İKTİDAR OLMAYACAK, OLURSA DA BİR ŞEKİLDE DURDURMAK GEREKECEK'

Çiller, o dönemde kurulan Batı Çalışma Grubu'na değinerek, 'Bu fişlenme bilgisi bize gelince ilk olarak Sayın Erbakan ile görüştük sonra konuyu Sayın Demirel'e ilettik. Bunun bir darbenin hazırlığı olduğunu belirterek, araştırılmasını ve konunun DDK tarafından ele alınmasını, gerekirse ondan sonra Genelkurmaya gönderilmesini dile getirdim. Sayın Demirel, 'Asker zaten ayakta' dedi. Sayın Erbakan da bir uzlaşma arıyordu. Ama buna rağmen Sayın Demirel, konuyu hemen Genelkurmay'a gönderdi. 28 Şubat sürecine bakıldığında abartılar varsa bile zamanın ruhuna bu senaryo yazıldı. Yani Sayın Erbakan, iktidar olmayacak, olursa da bir şekilde durdurmak gerekecek.'diye konuştu.

Tansu Çiller, Necmettin Erbakan'ın istifasının ardından hükümeti kurma görevinin kendisine değil de Mesut Yılmaz'a verilmesini o dönemde bir 'Çankaya darbesi' olarak nitelendirdiğini anımsatarak, şunları söyledi:

'Bu durum, 'bizi üzmedi' desem doğru olmaz. Mesut Yılmaz'a görev verilince bize geldi ve 'Ben başbakan olmayabilirim, sen olabilirsin' dedi. 'Kim istiyor bizim koalisyonumuzu?' diye sorduğumda, omuzlarını gösterdi yani apoletliler demek istedi. Kendisine 'Milletin olmadığı bir yerde ben olmam' dedim. Anasol-D hükümeti kuruldu sonunda. Bizim koyduğumuz adla, 'Derleme Toplama Partisi' ile mecliste milletin iradesi ile oluşmuş çoğunluk azınlık haline getirildi, azınlık bir güç tarafından çoğunluk haline getirildi. Bir hükümet, hükümet edemez hale getiriliyor bu aslında darbenin tanımlarından bir tanesi. Bunu eğer kelepçe ile yaparsanız bu darbenin ta kendisi. Eğer bunu korku imparatorluğu, şantaj ve baskı ile kanırta kanırta yaparsanız, bunun adı da darbedir. Milletin şuurunda ipe yürüyen bir Başbakanın son bakışı vardır. O bakış aslında yakın dönem siyasetin ve siyasetçinin şuurunda saplanmış bir hançerdir. O korku refleksi vatandaşta da vardır. 'Darbe geliyor, askerin dipçiği geliyor' algısı. Bu korku mecliste ve millette çok yaygın bir biçimde vardı. Milletvekilleri, 'Refahyol'dan ayrılmazsak aynı şeyler bizim de başımıza gelecek' korkusunu çok ciddi biçimde hissetmişti.'

'MİLLER, AK PARTİ İKTİDARINA ŞANS VERDİ VE ONLAR DA DARBELERİ BİTİRDİ'

Çiller, tankların Sincan'da yürümesinin ardından Necmettin Erbakan ile aralarında geçen konuşmayı şöyle aktardı:

'Sayın Erbakan'a tavsiyem, 'Biz, Genelkurmay Başkanı'nı ve kuvvet komutanlarını derhal görevden almalıyız' şeklinde oldu. O da, 'Cumhurbaşkanı bunu imzalamaz' dedi. Ben de 'İmzalamasın ama tarih önünde bunu yapalım. Millete bunu anlatalım.' dedim. Sayın Erbakan, Meclis'ten seçim de çıkmayacağını belirterek, 'Bizi kapatırlar' dedi. Oysa zaten süreç başlamıştı. Ekonomi iyi gidiyordu yaklaşık yüzde 8 büyüme elde etmiştik, o yüzden Erbakan, 'Sen başbakan ol ben istifa edeyim' dedi. Oysa Refahyol Hükümeti devam etseydi bu bir hizmet kervanı olacaktı. Refah Partisi ile uyum içinde çalışıyorduk. En muhafazakar kesimden en büyük demokratik açılımlar çıkıyordu. Bu ne kadar büyük bir uzlaşmayı, ayrışmadan bütünleşmeyi getirecekti. Bütün bunları Türkiye bir darbe ile kaçırmıştır.'

Tansu Çiller, 28 Şubat'ın bir koalisyon olduğunu, bu koalisyonun, medya, STK, iş dünyası, siyaset ve askeri ayağının bulunduğunu ve Amerika'nın, PKK'nın kurucusu terörist elebaşı Abdullah Öcalan'ı Bülent Ecevit'e teslim etmesiyle dış ayağının da görüldüğünü dile getirdi.

28 Şubat sürecinin ardından ülkenin ekonomik anlamda ağır bedeller ödediğine vurgu yapan Çiller, '28 Şubat'ın ardından batan bankalar, Türkiye'yi büyük krize soktu. Bu krizin maliyeti 291 milyar dolar. Bunları, gençlerimiz darbelerin maliyetini anlasın diye anlatıyorum. Bugün gençliğin en önemli sorunu işsizlik. Bu 291 milyar dolar ile gençlerimizin işsizlik sorununu çok büyük ölçüde çözebilirdik. Mağdur edenler ve mağdur olanlar hepimiz aynı platformda buluşup, demokrasinin evrensel değerleri üzerinde anlaşabilirsek, ülkemizi sadece muasır medeniyetler seviyesine çıkaramayız aynı zamanda bu ülkeyi büyük bir aşamadan geçiririz. Nihayet millet ne yaptı? Bizleri tasfiye etti ve AK Parti iktidarına şans verdi ve onlar da darbeleri bitirdiler. Vesayet dönemini bitirdiler. Şimdi bize düşen yine demokrasinin yüksek platformunda birleşmek burada, herkese yer var. Darbeleri, vesayet dönemini bitirdik ama henüz birleşmedik, topyekun birleşmeyi yine burada yapabiliriz. Çünkü hepimiz için tek bir Türkiye var.' değerlendirmesinde bulundu.

 

Yorum Yazın

Gazelle Resort SPA otel de kapatıldı

Şara, Kürtlerin Suriye'nin ayrılmaz parçası olduğunu teyit etti

'Ankara’da yapıcı, Suriye’de yıkıcı olunamaz'

11 yeni cezaevine 1,2 milyar TL ayrıldı

Yasal takipteki kişi sayısı patladı

Erken seçim isteyenlerin oranı yüzde 61

Şimşek'in sıcak para turu bitti, Türkiye'ye dödü

Alseko Makina Sanayi iflas etti

Kanal İstanbul'a komşu Millet Bahçesi projesi iptal edildi

Sarıyer'de şüpheli ölüm!

'Suriye’de Kürtler başka SDG başka'

'Vatandaşa döviz yasağı gelsin'

Teröriste 'kurucu önder' diyenler milletin yüzüne bakamayacak!

Caminin dibindeki alkollü ve kaçak mekan Mustafa Demir’in yeğenin çıktı

Cengiz Holding yeni maden arama izni aldı

Yemeksepeti kuryeleri iş bıraktı

Konut krizi derinleşiyor

Atlantik’te yakalanan 10 ton kokain soruşturmasında 7 gözaltı

'Trump'ın Fed savaşı Erdoğan'ın 2019 hamlesine benziyor'

Trump, Gazze Barış Kurulu’ndan 'abonelik' ücreti alacak

Yüksek takipçili 15 sosyal medya hesabına erişim engeli

Dijital kanallara güven arttı, kullanıcı sayısı yükseldi

'Yeterli ceza verilseydi belki oğlum hayatta olurdu'

Galatasaray, Gaziantep ile 1-1 berabere kaldı

Esnafın krediye erişimindeki engeller kalksın

TIR'ın üzerindeki ekskavatör tabelayı yıktı

Taksici yine yolcu seçti, trafikten men edildi

Mazotta 24 yıllık hazin tablo: 1 liradan 54 liraya!

En borçlu belediyeler listesi

Trump, 8 Avrupa ülkesine yüzde 10 gümrük vergisi getirdi

Yükleniyor

Şara, Kürtlerin Suriye'nin ayrılmaz parçası olduğunu teyit etti

'Trump'ın Fed savaşı Erdoğan'ın 2019 hamlesine benziyor'

Trump, Gazze Barış Kurulu’ndan 'abonelik' ücreti alacak

Trump, 8 Avrupa ülkesine yüzde 10 gümrük vergisi getirdi

Hamaney binlerce kişinin öldüğünü kabul etti

Suriye ordusu Deyr Hafir'de SDG'yi hedef aldı!

İran: Göstericileri Mossad vurdu

Sisi, Somali Cumhurbaşkanının ülkesini yüzüne karşı kötüledi

İran'dan Türkiye'ye ABD uyarısı

Lindsay Graham'dan Türkiye'ye küstah tehdit

Sörften sonra çok daha iyi bir insan oldum

Melisa Döngel'den dikkat çeken paylaşım

Buse Terim sevgilisiyle tatile çıktı!

Yatakta verdiği kareler olay oldu

Eski manken Deniz Akkaya hapse girecek!

Elle Fanning dekoltesiyle zor anlar yaşadı

Evangeline Lilly kayanın üstüne düştü!

Aslı Bekiroğlu'nun basit ameliyatı kâbusa döndü

Heidi Klum üstsüz güneşlendi

Afra Saraçoğlu annesini paylaştı!

Dijital kanallara güven arttı, kullanıcı sayısı yükseldi

Elektrikli otomobil sayısı 370 bini aştı

2. el otomotiv satışı 2025'te rekor kırdı

Trafik sigortasında primler değişti

'Ürün gamımızı her geçen gün güçlendiriyoruz'

Türkiye'de Opel, Peugeot ve Citroen el değiştirdi!

Tunçmatik Avrupa Elektrikli Araç Şarj Altyapısı İçin Yeni Şirket Kurdu

Elektrikli araç piyasasının yeni lideri artık Çinli

'2025’in En Beğenilen Otomobili' Gazetecilerin Oylarıyla Seçildi

Arıcıoğlu Otomotiv konkordato talebinde bulundu

Bütçeyi yutan şehir hastanelerine 6 tane daha ekleniyor

Sıra numarası ekranında "Cübbeli Ahmet" sohbeti açıldı

'Lastiksiz ambulansları gençler bilmez'

Lahmacunda sakatat, peynirde natamisin çıktı

Pestisit ihlalinde dünya ikincisiyiz

Fast food kanseri tetikliyor

Sadece Hastaneyi Değil, Cebinizi de Düşünün

Fatih’te iki aylık bebek açlıktan öldü

Sofralardaki 6 süt ürünü markasında 'hile' tespit edildi

Siirt'de polis hastaneyi 2 ay takip etti, 30 kişi gözaltında

Acun Ilıcalı satış planını KAP'a bildirdi

RTÜK’ten TV kanalları ve dijital platformlara ceza

Haber sitelerine 'Google' darbesi

THY'den gazeteci Ali Kıdık'a uçuş yasağı

Burak Akburak İstanbul'da Gazetecilerle Buluştu

Ege TV kanalı icradan satışa çıkarıldı

'Özgür Basın, Güçlü Toplum Demektir'

Habertürk skandalında tanık ifadesi dengeleri değiştirdi

Ekol TV’ye “kara para aklama“ soruşturması

'Gazeteciliğin Vicdanı Olmaya Devam Edeceğiz'

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 18 13 1 4 27 43
2.FENERBAHÇE A.Ş. 18 12 0 6 26 42
3.TRABZONSPOR A.Ş. 18 11 2 5 14 38
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 18 7 6 5 10 26
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 18 6 4 8 2 26
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 18 6 6 6 -6 24
9.KOCAELİSPOR 18 6 7 5 -3 23
10.CORENDON ALANYASPOR 18 4 5 9 0 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 18 5 9 4 -3 19
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 18 3 8 7 -10 16
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 18 4 10 4 -15 16
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 18 2 13 3 -19 9