Bunca enflasyona, hukuksuzluğa, haksızlığa rağmen iktidar niye hâlâ başa güreşiyor? Muhalefet neden gürül gürül akmıyor?
Kamuoyu araştırmalarında CHP, genel olarak Ak Parti’nin birkaç puan üstünde çıkıyor, ama MHP’nin oyları eklendiğinde Cumhur İttifakı öne geçiyor.
Herhangi bir iktidarın sürekliliği demokrasinin “denetim ve denge” fonksiyonunu daima zaafa uğratıyor. Oysa demokrasinin erdemlerinden biri, iktidarların değişebilir olmasıdır.
AK Parti’nin en güçlü olduğu dönem, 2011 sonrası devrelerdir. Kuralsızlık ve yönetimin şahsileşmesi bu süreçte oldu. Sebebi, seçmeni “çantada keklik” sayması ve bir ölçüde bunda haklı olmasıydı.
Bugün AK Parti, o zamana göre kabaca 20 puan oy kaybettiği halde hâlâ en azından ikinci partidir. Enflasyonun en büyük darbesini yiyen "mavi yakalılar" yani ücretliler ve esnaf arasında AK Parti hangi sebeplerden hala belli bir desteğe sahip?
‘DUYGUSAL FAKTÖR’
Ekonomideki bozulmanın iktidarlara oy kaybettirdiği doğudur ama oy verme sadece ekonomiyle ilgili değildir. Duygusal ve ideolojik faktörler ve “karizma” da önemlidir. En önemlisi, bozuk ekonomik ortamda muhalefetin ne kadar umut verdiği meselesidir.
Siyaset bilimci Prof. Dr. Seda Demiralp “Mavi Yakalı Seçmenlerde Zor Duygular” başlıklı araştırmasında bu sorunu tahlil ediyor.
Demiralp, çeşitli şehirlerde “mavi yakalı” yani ekonomik krizden en büyük zararı görmüş ama hâlâ AK Parti’ye ve MHP’ye sadakat gösteren seçmenlerle görüşerek bunun sebeplerini araştırmış.
Araştırma, hâlâ Ak Parti’ye veya MHP’ye duyulan sadakatin “güçlü bir duygusal arka plana dayandığını” ortaya koyuyor. Ekonomik sıkıntıyı kendisi de yaşıyor fakat “öfkelerini doğrudan siyasal merkeze yöneltmek yerine, farklı aktörlere ya da soyut yapılara” atfediyorlar. “Dış güçler” diyorlar. Ekonomik sorunları “örneğin, marketçilere, fırsatçılara, çıkar gruplarına atfediyorlar.” T
Böylece destekledikleri iktidarın sorumluluğunu geri planlara itiyorlar.
Bu CHP için de böyledir. Partisinin yanlışlarını görse de bırakmayan bir seçmen kitlesi oldu her devirde.
DIŞ GÜÇLER
Türkiye’de en büyük partinin “kararsızlar” olmasının temelinde böyle “zor duygular” var. Kötü yönetimi görüyorlar, öfke duyuyorlar fakat öfkelerini kendilerinin iktidarına değil böyle “farklı faktörlere” ve “dış güçler” gibi “soyut yapılara” yöneltiyorlar.
Bu kitlelerin içinden gelen Erdoğan, onlara seslenmede en başarılı liderdir. Muhalefet ortaya bir “güçlendirilmiş parlamenter sistem” modeli koymuştu değil mi? Erdoğan bunun “dışarıda hazırlanıp ellerine verildiğini” söyleyiverdi, yani dış güçler.
Oysa o metnin baş mimarından biri Serap Yazıcı’ydı, şimdi Erdoğan’ın partisindedir!
İktisatçılar, “faiz sebeptir” politikasının enflasyonu patlatacağını sürekli söylediler; ta 2015’ten beri… Fakat Erdoğan ne dedi? “Mandacı iktisatçılar!”
Kamu kredileriyle medyanın en büyük kuruluşları “bizden”leştirildiği için iktidarın büyük bir propaganda gücüne sahip olduğunu da hatırlamak lazım.
MUHALEFETİN DURUMU
Kötü yönetimin acılarını herkesten fazla yaşayan “mavi yakalılar”ın en fazla “kararsız” kalmalarının çok önemli bir sebebi daha var. Prof. Demiralp, mavi yakalı ama Ak Parti’ye ve MHP’ye sadık biri Kayserili, öbürü Nevşehirli iki seçmenin şu sözlerini aktarıyor:
“Şimdi CHP’nin ekonomiyle ilgili hiçbir şeyi aklıma gelmiyor benim…
Yani Tayyip Erdoğan’dan başka biri gelse ekonomi daha çok batar.”
Seçmelerde “daha çok vereceğim demekle olmuyor” diyenler de az değil.
CHP’nin başta ekonomi, reform programı nedir? CHP, bu konuda kitleleri inandırmadıkça, “mavi yakalılar”dan umduğu desteği alması zordur.
CHP’ye son kurultayda değerli iktisatçılar katıldı. Otoriter yönetimle ekonomin ayağa kaldırılamayacağını biliyorlar tabii. Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz gibi saygın bir ekonomist bu isimleri övdü… Sonra?...
CHP, “ekonomi konuşan” bir parti olmak zorunda.
Bu konuda birinci isim elbette Ali Babacan’dır fakat partisini kurarken öyle ince eleyip sık dokudu ki, “geliyor” izlenimi yaratamadı.
Prof. Demiralp’ın araştırması, “güçlü adam” kültünün de seçmen üzerinde ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.
Özetle, her parti kendini gözden geçirmeli.
https://www.karar.com/yazarlar/taha-akyol/iktidarin-gucu-1606796

