Öncelikle mesele şu... Adayın isminin sanıldığı kadar çok çok önemi var mı?
Yani ülke yanarken, adeta uçuruma giderken illa aday ismi üzerinde çok fazla durmanın o kadar hükmü olmalı mı?
Bu konuda iki örnek lider önümüzde duruyor: Önceki iki Cumhurbaşkanlığı seçiminde ana muhalefet partisi lideri olmasına rağmen aday olmayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu.... Ve bu seçimde daha ilk baştan aday olmayacağını “Ben Başbakan olacağım” diye açıklayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener....
Konunun bir de ideal aday ile reel aday kısmı var. Bunu şöyle izah edeyim: Ülke bu derece büyük yıkım ve sıkıntılar altındayken bu sorunları ve sorumluluğu taşıyabilecek ideal aday ile reel aday ayrımı... İdeal aday, ülkemizi bu derin uçurumdan kurtaracak ve büyük değişimi sağlayacak aday olarak söylenebilir. Kılıçdaroğlu’nun “Sadece iktidar değişimi yetmez, daha büyük zihniyet değişimler lazım bize” demesi ile de izah edebiliriz.
Evet, Ülkemiz tabiri caiz ise adeta içten yıkılıyor. Ben buna YAPISAL ÇÖKÜŞ diyorum. Batı Roma İmparatorluğu’nu çöküşe götüren sürecin çok benzerini...

