Kıbrıs, Sicilya ve Sardunya’dan sonra Akdeniz’in en büyük üçüncü büyük adasıdır. Turizm ve eğitim adası olarak son yıllarda kendini kanıtlayan KKTC, küresel ekonomik ve siyasi gelişmeler perspektifinde uygulamaya koyduğu politikalarla hızlı yükseliş ivmesini sürdürmektedir.
Diplomatik, siyasi ve ekonomik ilişkiler bütünü içerisinde bir paydaşta yaşanan gelişmeler diğerlerini etkileyebilmektedir. Bu etki mekanizmasının çalışmasını olumlu ve olumsuz şekilde örneklendirebiliriz. Burada KKTC bağlamına olumlu açıdan bakacak olursak, son zamanlarda Türkiye’nin desteğiyle gerçekleşen uluslararası diplomatik başarılar hem ekonomide hem de Ada’nın sosyal yaşamında pozitif sonuçlar doğurduğunu söyleyebiliriz.
Son yıllarda KKTC’nin Türkiye için ne kadar önemli olduğu tüm dünya kamuoyu tarafından gözlemlenmektedir. Devlet geleneği halini alan Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ertesinde Türkiye Cumhurbaşkanının ilk dış seyahatinin KKTC’ye gerçekleştirilmesi diğer devletlere bir mesaj niteliği taşımaktadır.
Türkiye tarafından sağlanan ekonomik desteklerle Ada için önemi büyük olan su, elektrik ve ulaşım projeleri teker teker hayata geçirilmiştir. Müstakil ve gelişme potansiyeli taşıyacak bir devletin ihtiyaçları gözetilerek projeler ortaya koyulmaktadır. Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler dahil olmak üzere uluslararası teşkilatların birçok toplantısına KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar ile birlikte katılmaktadır. Toplantılarda KKTC’nin dünya tarafından tanınması gerekliliğine vurgu yapılmaktadır.
KKTC’nin birçok devletle farklı derinlikte siyasi ve ekonomik ilişkileri olsa da 2023 yılında Rusya’nın bazı girişimleri manidardır. Mart ayında Rusya’nın Kuzey Kıbrıs’a direkt uçuşları başlatma hazırlığında olduğu haberi büyük gündem olmuştu. O tarihlerde farklı ihtimaller üzerinden değerlendirmeler yapılmıştı. Son günlerde ise Rusya tarafının KKTC’de konsolosluk hizmeti vereceği haberi KKTC ve Türkiye kamuoyunda olumlu karşılanmıştır.

Konuyla alakalı olarak Rusya Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Büyükelçisi Murat Zyazikov KKTC’de konsolosluk ofis açılışı hakkında açıklamalar da bulunmuştur. Rusya, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan Rus vatandaşlarına düzenli hizmet verilebilmek amacıyla konsolosluk ofisi açacaktır. Son iki sene içerisinde Kuzey Kıbrıs’ta artan yerleşik ve turist Rus nüfusundan dolayı böyle bir girişim başlatılmıştır.
Normal şartlarda KKTC’de ikamet eden Rus vatandaşları konsolosluk işleri için BM tampon bölgesinden geçerek karayoluyla zor şartlarda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne ulaşmaktadırlar. Vatandaşlık işlerinden doğan ihtiyaçların uzaktan çözümünde bazı zorluklar yaşanmaktadır. Hâlihazırda bir Rus vatandaşın pasaportunu kaybetmesi durumunda ülke dışına çıkmasına izin verilmemektedir. Genel itibariyle ülke içerisinde ona destek olacak merciinin olmayışı büyük handikaptır.
Rusya’nın konsolosluk açılımı sadece vatandaşlık işlerinin kolaylığı olarak yorumlanmamalı, KKTC ile ilişkileri geliştirme konusunda ortaya koyulan bir iyi niyet göstergesi biçiminde de yorumlanmalıdır. Kuzey Kıbrıs’ta açılacak Rus Konsolosluğu KKTC-Rusya, dolaylı olarak ta Türkiye-Rusya ilişkilerinde gelişmeler yaşanmasına vesile olacaktır. Yeni konsolosluk ofisi diplomatik ilişkilerde bir işaret fişeği olacaktır. Ticaret, turizm ve yatırım faaliyetleri peyderpey artacaktır. Çünkü dış sermaye ve turist akımı kararlarını verirken ülkesinin desteğini hissetmek ister.
Kıbrıs adası ve Rusya ilişkilerinden hareketle, Avrupa Birliği’nin Ukrayna hassasiyeti ile uyguladığı yaptırımlar kapsamında Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Rusya ile ilişkileri gerilmiştir. Bu sebepten dolayı, Rusya’nın KKTC’yi daha da önemsemesine neden olmuştur. 2023 yılı Nisan ayında Güney Kıbrıs, Avrupa Birliği’nin Rusya yaptırımlarına destek olmuş, dört bin Rus vatandaşına ait yaklaşık 10 bin banka hesabını kapatmıştır. Bunun yanında, Güney Kıbrıs’ın Rus uçaklarına hava sahasını kapatması Rus tarafında ayrı bir hoşnutsuzluğa sebep olmuştur.
1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılması ile Rusya ve BDT ülkeleri dışına çıkan büyük miktarda fon o zamanki Avrupa Birliği üyesi olmayan, vergi avantajı sağlayan, esnek politikalara sahip Güney Kıbrıs’ta kendine yer bulmuştu. Birçok Rus zenginin paraları paravan şirketler aracılığıyla Rum kesiminin bankacılık ve finans sisteminde kullanılmıştı. Ama son yıllarda AB temelinde Rusya-Güney Kıbrıs arasında yaşanan politik ve ekonomik gerginlikler Güney Kıbrıs’ı Rusya’nın gözünden düşürmüştür.
Ukrayna Savaşı ile Rusya üzerine uygulanan yaptırımlar sebebiyle Rus sermayesi farklı coğrafyalarda kendine yüksek kâr sağlayacak ülkeler aramaktadır. Ticari ve yatırım potansiyeli olan ülkeler, iklimi ve sosyal imkânları ile ön plana çıkmaktadır. İşte bu kıstaslardan hareketle, KKTC Rusya için cazibe merkezi olmaya başlamıştır. Ada içerisinde 1991 yılında Güney Kıbrıs’ta Rusya ile yaşanan dış yatırımların bir benzerini, 2023 yılında Kuzey Kıbrıs’ımızda yaşamanın arifesindeyiz. Kuzey Kıbrıs’ın Birleşmiş Milletlere üye olmaması, dünyadaki düzenleyici kuruluşların yaptırımlarına takılmadan Ada’da Rus sermayesi ile kolaylıkla ekonomiyi büyütme olanağı vardır.
KKTC’de yaklaşık 50 bin yerleşik nüfusa sahip ve havayolunu kullanarak Ada’ya ulaşan ülke vatandaşları arasında Türkiye’den sonra ikinci sırada yer alan Rusya’nın Ada’daki etkisi artmaktadır. Şu an turist ve yerleşik vatandaş olarak Ada’da yer alan Rusya, yatırımcıya güven veren konsolosluk ofisinin açılmasıyla ekonomide yatırımcı olarak ta karşımıza çıkacaktır.
Kuzey Kıbrıs’ımızın nihai hedeflerinden biri olan dünya üzerinde tanınan müstakil devlet olma ülküsünden vazgeçmeden, KKTC’nin Birleşmiş Milletlere üye olmamasının verdiği durumu Rusya ile ekonomik ilişkilerde avantaja çevirip Akdeniz’in mavi incisini büyütmeliyiz.

