Şu sıralar yapısal sorunlara çokça eğiliyorum. Çünkü kısa vadeli mali ve finansal bozulmalar aslında büyük sorun değildir. Asıl mesele uzun vadeli yapısal bozulmalardır.
Mesela bütçe açığı olsun cari açık olsun bu gibi sorunlar çok fazla kafayı takacak konular değildir. Kemer sıkarsınız ve hem bütçeyi hem de cari dengeyi çok daha olumlu bir noktaya taşırsınız.
Hatırlayın 2019 yılını... +10.796 milyon dolar cari fazla vermiştik... Ama neye karşılık? Kemer sıkıp ekonomiyi soğutmanın karşılığında... İşte o soğutma 2,3 milyon kişinin işine mal olmuştu.
Sizler ülkenin cari dengesini kalıcı olarak düzeltebilecek uzun vadeli bir politika uyguluyor musunuz? İşin püf noktası burasıdır. Ve bu soruya verilecek cevap ülkemiz için maalesef hayırdır.
Çünkü uzun vadeli cari fazlaya geçiş için kaliteli veya katma değerli üretim gerekiyor. O üretim için ise ülkenizde teknolojik bir atılım olması zaruridir. Teknoloji ise eğitimden başlayarak bir bütüncül programla ülkenin alt yapısının buna hazırlanması gerekiyor.
Biz eğitimde ne veriyoruz?

