İbrahim Kahveci


Tekstil ve giyimde kayıp büyük

İstihdam kaybı erkelerde 237 bin 895 kişi ile yüzde 33,6 oranında gerçekleşti. Kadınlardaki istihdam kaybı ise 147 bin 752 kişi ile yüzde 27,4 oranında oldu.


Tekstil ve giyim sektörü alarm veriyor…

Ağustos 2022-Ekim 2025 rakamlarına bakıyoruz. Bu rakamlar SGK kayıtlarında yer alıyor, yani kayıtlı veriler. (Kayıtsız verilerin ne olduğunu henüz bilmiyoruz.)

Ağustos 2022’de sektörde çalışan sayısı 1 milyon 246 bin kişi. Ekim 2025’de çalışan sayısı 860 bine düştü.

İstihdam kaybı 385 bin 647 kişi (%31,0).

İstihdam kaybı erkelerde 237 bin 895 kişi ile yüzde 33,6 oranında gerçekleşti. Kadınlardaki istihdam kaybı ise 147 bin 752 kişi ile yüzde 27,4 oranında oldu.

501 bin 720 olan tekstil sektörü çalışanı 151 bin 989 kişi azalarak 349 bin 731 kişiye geriledi; kayıp %30,3.

744 bin 286 olan giyim sektörü çalışanı 233 bin 658 kişi azalarak 510 bin 628 kişiye indi; kayıp %31,4.

İstihdam açısından özet durum bu.

BÜYÜKLER KAPANDI

İşyeri sayısına bakıyoruz: 62 bin 663 olan işyeri sayısı 54 bin 479’a geriliyor. Son üç yılda 8 bin 184 işyeri kapanmış.

Kapanan işyeri ve istihdam ilişkisinde detaya inelim:

Tekstil-giyim sektörünü birlikte ele alalım: Ağustos 2022’de 62 bin 663 işyerinde toplam 1 milyon 246 bin çalışan var. Bu demektir ki 1 işyerinde ortalama 19,9 kişi çalışıyordu.

Şimdi durum şu: 54 bin 479 işyerinde 860 bin 359 çalışan var. Yani 1 işyerinde çalışan sayısı 15,8 kişiye düştü.

Ve sonuç: Kapanan işyeri sayısı 8 bin 184 ve işini kaybeden işçi sayısı 385 bin 647. Eğer bu işçiler kapanan işyerlerinden çıkartıldı ise kapanan her bir işyerinde çalışan sayısı 47,1 kişiydi. Yani tekstil-giyim sektöründe küçük işyerlerinden daha ziyade büyük işyerleri kepenk indirmiş. Özellikle de tekstil sektöründe büyük işyerleri kapanmış ve işçileri işten çıkartmışlar.

ÜCRETLER DE DÜŞTÜ

Ağustos 2022’de ülkemizde özel sektör çalışanlarının ortalama brüt ücreti 10.687 liraydı: Tekstil sektöründe çalışanlar ortalama ücretin %92,8’i olan 9.916 lira alıyordu. Giyim sektöründe çalışanlar ise ortalama ücretin %73,8’i olan 7.883 lira elde ediyordu.

Ekim 2025’de ülkemizde özel sektör çalışanlarının ortalama brüt ücreti 51.460 liraya geldi. Tekstil sektöründe çalışanların ücreti ise 44.989 lira ile ortalama ücretin yüzde 87,4’üne geriledi. Eğer 2022’deki oranda ücret artsaydı tekstil sektöründe ücretler 44.989 lira değil 47.754 lira olacaktı.

Giyim sektöründe ise çalışanların ücreti 32.192 lira ile ortalama ücretin yüzde 62,6’sına indi. Eğer 2022’deki oranda ücret artsaydı giyim sektöründe ücretler 32.192 lira değil 37.977 lira olacaktı.

Tekstil sektöründe emsal ücret kaybı %6,1 olurken giyim sektöründeki emsal ücret kaybı %18,0 düzeyinde gerçekleşmiştir.

Sonuç: İşçi kaybı, büyük işyerlerinin kapanması yanında bir de sektörde ücret kaybı yaşanmaktadır.

İKİ BÜYÜK TEHLİKE

Tekstil-Giyim sektörü ülkemizin sanayileşmesinde kilit rollerden biriydi. Özellikle 80’li yıllarda özel sektör eliyle ihracatçı bir sektör haline geldi.

Hatırlayın 80’leri… En büyük sorunumuz döviz yokluğuydu. Turizm ve tekstil sektörlerimiz de ülkemize döviz kazandıran iki an faaliyet alanımız olmuştu. O günlere gelirken kuru incir, kuru üzüm ile fındık dışında döviz getiren bir dış satımımız yok denecek düzeydeydi.

Buradan başlayan dışa dönük sanayileşme hamlesi otomotiv ve beyaz eşya olmak üzere diğer sektörlere yayıldı. Bu arada şu notu ekleyelim: Ağır sanayide ülkemizin sağlam bir temeli zaten Cumhuriyetin ilanı ile atılmış ve sürekli büyütülüyordu. Lakin bu dışa dönük bir sanayi değildi.

Ve Türkiye GSYH’sının yüzde 30’undan fazlasını sanayiden elde eden ülke konumuna gelmeyi başardı. Bu oranın yüzde 40-45’lere kadar çıkması beklenirken son yıllarda hızla pay kaybederek yüzde 20’lere geriledi.

Zenginleşmeden sanayileşmeyi kaybeden ülke oluyoruz.

İlk büyük tehlike bu.

İkinci büyük tehlike ise demografik yapımız. Ülkemizde nüfus artışı artık durma noktasına geliyor. 15-20 yıla kalmaz nüfusumuz azalmaya bile başlayacak.

Hızla yaşlanıyoruz ama zenginleşmeden. Şu anda bile 17 milyon kişi emekli+dul+yetim maaşı alıyor. Yaşlı ve fakir ülke olma yolunda hızla ilerliyoruz.

Umarım birileri bu büyük temel sorunlarımızın farkına varır. Bugün tekstil-giyim sektörlerinde yaşadığımız bunun bir öncü göstergesi olarak görülmelidir.

Bir hatırlatma: Ülkenin sorunlarını yazmak hainlik değildir. Asıl hainlik sorunları görmemek ve çözüm aramamaktır. Herkese kolaylıklar dilerim.

giyim.png