Mehmet Tezkan


Yeni Anayasa denilince tüylerim diken diken oluyor

Böylece yargının yapısı değiştirildi. Yargı önemli ölçüde AKP’nin o günlerde ortağı olan Fethullahçıların kontrolüne girdi. Yargının kapıları siyaset kurumuna açıldı. Yargının bağımsızlığı zedelendi.


İktidarın ne zaman başı sıkışsa gündemi değiştirmek için anayasa tartışması açmaya çalışıyor. Süslü cümleler, altı doldurulmayan ifadelerle zihinleri meşgul etmeye çalışıyorlar…

Ama artık olmuyor. Ne yapsalar ne etseler Türkiye’nin gündemine ‘anayasa yapmak şart’ fikrini sokamıyorlar. İki yıl önce. 31 Mart seçim yenilgisinin üzerinden bir ay geçti geçmedi. Yeni anayasayı gündeme getirdiler. TBMM Başkanı Kurtulmuş partileri dolaştı. Ne istediklerini söylemediği için destek bulamadı…

Eli boş döndü. Anayasayı askeri ruhtan arındıracağız dedi başka bir şey söylemedi. O günlerde yazdım, söyledim. Hangi maddeler kalacak hangi maddeler sizi rahatsız ediyor, hangi maddelerin ne şekilde yazılmasını istiyorsunuz diye sorsak cevap veremez dedim.

Veremedi de…

Çünkü Saray’ın ne istediğini galiba kendi de bilmiyordu…

O zaman anladık ki amaç derin ekonomik krizin üzerini örtmekmiş!.. Meclis Başkanı partileri turlarken, Cumhurbaşkanı ‘yeni anayasa ülkemizin meselelerinin çözümünü daha da hızlandıracak’ derken enflasyon TÜİK’in ölçümüyle yüzde 75,4 idi. Bağımsız ölçümler yüzde 90’ı hatta yüzde 100’ün üzerindeydi.

Bu hafta sonu AKP yine yeni anayasayı gündeme getirdi.

Emekliye sefalet ücreti verdiler ya…

Asgari ücreti açlık sınırının çok altında tutular ya…

Miting alanları dolup taşıyor ya…

Anketler de erken seçim isteyenlerin oranı yüzde 60 çıkıyor ya…

Memnuniyetsizlik oranı had safhada ya…

Çürümüşlük dillere pelesenk oldu ya…

Ne yapmak lazım?

Yeni anayasa talebini ısıtmak lazım. Partileri tartışmaya çekmek lazım. Ülkenin temel meselelerini konuşturmamak lazım. Erken seçim isteyenleri susturmak lazım…

AKP Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı Muğla’da partililerine yaptığı konuşmada. Yeni anayasa çağrısı yaptı. Yeni anayasa millet damgasını vurmalı dedi.

Açıkça söyleyeyim yeni anayasa veya anayasa değişikliği denilince tüylerim diken diken oluyor.

Neden mi?

İzah edeyim: Rejimi temellerinden sarsan ilk büyük anayasa değişikliği 2010’da yapıldı.

Ama referanduma giderken gerçek niyet gizlendi… AKP/Fethullah ittifakı 12 Eylül Anayasası temizleniyor, demokrasi geliyor diye kampanya yaptı. ’Yetmez ama evet’ çiler destek verdi.

Böylece yargının yapısı değiştirildi. Yargı önemli ölçüde AKP’nin o günlerde ortağı olan Fethullahçıların kontrolüne girdi. Yargının kapıları siyaset kurumuna açıldı. Yargının bağımsızlığı zedelendi.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ’cüler temizlendi ama siyasetin yargı üzerindeki etkisi/ağırlığı sürüyor. Cemaatçilerden kalan bazı uygulamalar da hala sürüyor.

2017 referandumunda ise koalisyonlar bitecek, hızlı ve güçlü yönetim gelecek. Vesayet bitecek, ekonomi düzelecek kampanyasıyla yapıldı. Bu uğurda tek partiden tek adama geçtik. Rejim tamamen değişti. Başbakanlık makamı kaldırıldı. Meclis etkisizleşti. Denetim yetkisi elinden alındı. Yürütme hesap sorulamaz konuma getirildi. Uyum adı altında kuvvetler birliğine geçildi. Siyasetin yargı üzerindeki etkisi/baskısı arttı…

AKP’nin ağır topu Hayati Bey haklı. Millet anayasa yapmadığı gibi anayasa değişikliklerine de damgasını vuramadı… Çünkü sandığa gidenlere söylenen başkaydı, amaç başkaydı. Sonuç başka oldu…

2010 AKP/Cemaat ürünüdür.

2017 AKP/MHP ürünü…

İkisinde de millet yoktu ama bedelini ödeyen millet oldu. İnsanlar rejimin müsebbibi olan ağır ekonomik kriz altında ezildi…

Sütten ağzı yanan millet bu yüzden yeni anayasa çağrılarına kulağını tıkıyor: Beterin beteri var diyerek!...

https://halktv.com.tr/makale/yeni-anayasa-denilince-tuylerim-diken-diken-oluyor-1005534