Ferman Karaçam

Ferman Karaçam

Mail: fermankaracam@turkhabergazetesi.com

30 Milyon Göz Üstümüzde

Birkaç gün önce oturup Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, (UNISEF), Uluslararası Çocuk Merkezi (UÇM), Avrupa Birliği Sivil Koruma ve İnsani Yardım Kuruluşu (ECHO) ... ve daha birçok kuruluşun raporlarına baktım, Suriye, Irak, Yemen, Afganistan, Güney Sudan, Somali, Filistin ve Libya’da yaşanan savaş ve iç savaşlardan olumsuz etkilenen çocuk sayısı neredeyse otuz milyona yaklaşmış.

Bu çocukların;

Yarısından fazlası babasız.

Geriye kalanların durumunu sırası ile şu şekilde özetlemek mümkün:

Evsiz, bakıma muhtaç ve hasta.

Eğitimden mahrum.

Bombalanan binaların altında kalarak can vermişler.

Ailenin erkeklerinden bir veya birden çoğunu kaybetmişler.

Annesizler.

Savaş korkusundan dolayı psikolojileri tamamen bozulmuş ve bakıma muhtaç duruma düşmüşler.

Yaralı, hastane ve sağlık kuruluşlarına ulaşamıyorlar.

Ailesi tamamen parçalanmış, aileden hiç bir kişiye ulaşılamıyor.

Açlıktan veya tedaviye ulaşamamaktan dolayı kan kaybından ölüyorlar.

Bombalardan kaçarken kara ya da deniz yollarında telef oluyorlar.

Bu ve benzeri şekillerde 25 milyondan fazla çocuk savaşların mağduru olmuş.

Kayıt altına alınamayanları ve bu raporların tarihlerinin de eski olduğunu hesaba katarsanız bu sayının otuz milyon dolayında olduğunu söyleyebiliriz.

Yukarıda isimlerini saydığımız ülkelerdeki savaşların bir kısmını direkt, bir kısmını da dolaylı olarak Amerika’nın çıkardığını hepimiz biliyoruz.

Yani adlarının; Zübeyr, Zeynep, Ayşe, Ahmet, Hasan, Hacer, Mustafa, Emine, Enes, Emre olan bu otuz milyon çocuğun evsiz, yaralı, eğitimsiz, aç, kimsesiz kalarak acı çekmesine sebep olan ve seyirci kalan Amerika, miladi 2020 yılını da yine her yıl olduğu gibi şaşaalı bir şekilde kutladı.

Hem yurt içinde, hem de yurt dışında milyarlarca dolar harcayarak eğlendi.

Diğer Hristiyan olan ülkeler de aynı şekilde 2020 miladi yılın gelişini göklere uzayan ışık şelalesi görüntüler ve gürültüler eşliğinde haykırarak, höykürerek, tepinerek, eğlendiler, kutladılar.

Ne diyelim?

Takvim onların.

Galibiyet onların.

Uygarlık onların.

Acı olan şu ki; acısı arşa çıkmış otuz milyon çocuğun feryadına kulaklarını tıkayan milyonlarca Müslüman da, Hıristiyanlarla birlikte tepinip eğlendi.

Unutmayın, otuz milyon çift göz üzerimizdedir.

Haksızlığa eliyle, diliyle müdahale edemediği halde, buğz etmesi emredilmişken, buğz etmenin erdeminden bile yoksun olan bu kara cahil toplulukları, otuz milyon masum ve mazlum çocuğun gözyaşlarında, vicdanlarının lekelerini yıkamalarını ve onların birer gerçek olduğunu bilmeleri gerektiğini hatırlatıyorum.

Ve yine hatırlatırım ki; gözlerimizin içine baka baka bunca masum insanın kanıyla ellerini yıkayan, sonra da hiçbir şey olmamış gibi eğlenen bu katil sürülerinin kanlı ellerinden tutarak birlikte tepinmenizin bir bedeli olacaktır.

Bugün değilse yarın.

Burada değilse orada.

Bunu böylece bilin ve unutmayın.
 

CÜMLEDEN CÜMLEYE...

Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.

Hâlbuki biz sussak, tarih susmayacak.

Tarih sussa, hakikat susmayacak.

Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.

Hâlbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar, vicdan azabından kurtulsalar, Tarihin azabından kurtulamayacaklar.

Tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar.

Sezai Karakoç

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın