Ferman Karaçam

Ferman Karaçam

Mail: fermankaracam@turkhabergazetesi.com

Biz Devletiz, Diyorlar..!

XIV. Louis mi demişti “Devlet Benim” diye?

Evet, bu meşhur söz ona izafe edilir, fakat onun öncesinde, sonrasında ve hatta hala günümüzde bu sözü fiilen uygulamak isteyen çok sayıda gafil var.

Bu düşünceye kendini kaptıranlar sadece en tepede olan, devleti yönetenler değildir.

Böyle bir zehaba kendinizi bir kez kaptırmayıverin mevkiiniz, makamınız ne olursa olsun kanun da, yasa da, devlet de benden sorulur havasına girer sapı samanı karıştırırsınız.

Hani şu 27 Mayıs polislerinin gariban balıkçılara yaptığı gibi.

Yani meşhur “Tünelciler” olayı.

27 Mayıs 1960 Cuma günü darbe yapılmış, Menderes ve arkadaşları Yassıada da hapsedilmişti.

Darbenin ilk günleri yedi sekiz balıkçı Kumkapı sahilinde oturmuş denizi seyrediyor.

O sırada yoldan geçen polisler bunları görüp yanlarına geliyor.

“Hayrola ne yapıyorsunuz burada?

Balıkçılardan biri: denizi seyrediyoruz.

Bir diğeri, adaya bakıyoruz, diyor.

Polislerden biri soruyor: hangi adaya bakıyorsunuz,

Yassıada’ya mı?

Hee diyor, balıkçılardan biri.

Polisler ciddileşiyor, fakat balıkçılar ise, polisler bizimle şakalaşıyorlar diye düşünüyorlar

Öteki polis hemen atılıyor: Tünel mi kazacaksınız oraya?

Balıkçılar şaşkın şaşkın bakınıyorlar.

Fakat hala işin şakasındaydılar.

Hâlbuki polisler hiç de öyle düşünmüyor.

Tam tersine, bu adamların denizin altından tünel kazarak dört-beş mil uzaklıktaki adadan Menderes’i kaçıracaklarını düşünüyorlar.

Ve hemen ciddileşerek sorar birisi:

Neden tünel kazacaksınız?

Balıkçılardan biri saf saf gülümseyerek polisin yüzüne bakar ve: Adaya tünel kazıp Menderes’i kaçıracağız, der.

Bunun üzerine polisler balıkçıları derdest eder, arabaya attıkları gibi Balmumcu’ya götürüp içeri tıkarlar.

Şimdi de; bu polisler gibi ve 72 yıl katliam ve entrikalarla iktidarda kalan Fransa Kralı XIV. Louis gibi, 80 yıl boyunca eski Türkiye’yi darbelerle, kanla, baskı ve Güneş Motel entrikaları ile yöneten bizim 104 emekli Louis’miz “Devlet Benim” diyor,

Milli iradeyi: “…Aksi halde” ... diye tehdit ediyorlar.

Ardından “Biz öyle dememiştik, maksadımız darbe çağrısı falan değil, sadece fikir beyan ettik” diye sızlanıyorlar.

Fikir beyan etmek, görüş bildirmek için 104 emekli amirali bir araya toplamak mı gerekir?

TV Kanalları, Cumhuriyet, Sözcü, Oda Tv ve daha birçok haber sitesi sizin ağzınıza bakıyor, gidin söyleyin ne söyleyecekseniz, Türkiye’de konuşma yasağı mı var, CHP’nin tek parti dönemi gibi?

Yok.

Öyle ise, madem bu haltı yediniz, açık açık sırtınızı yasladığınız o gezi teşvikçisi patronlarınızı, sizi kışkırtan küresel şakşakçılarınızı, muhalif partileri isim isim itiraf edin.

Aslında size ve sizin gibi düşünenlere hatırlatmak isterim ki:

Geçti Bor’un pazarı beyler.

Niğde’nin Bor ilçesi doğumlu olan Şehit Ömer Halis Demir, diğer 250 şehit ve çok sayıda gazilerimizle birlikte 16 Temmuz 2016 sabah saat 04 itibari ile Niğde’nin, Bor’un hatta Türkiye’nin pazarlarını size ve arkanızdaki patronlarınıza kapattı.

Şunu da anlamaya çalışsanız iyi olur: dünya yeniden kuruluyor, Türkiye iki yüz yıldan beri ilk defa kendi imkânları ve milli gücü ile onurlu bir şekilde ayağa kalkmaya ve yerini almaya çalışıyor.

Sizler ise o hastalıklı ve çürümüş İttihat Terakki kafası ile Türkiyenin ayağa kalkışını hazmedemiyorsunız.

Hazmı zordur ama bu gerçeği yutacaksınız; Türkiye eninde sonunda ayağa kalkacak.

NOT: Emekli 104 amiralden bazıları Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ifadeye çağrıldı, sonuçta buradan ciddi bir şey çıkacağını beklemiyorum.

En iyi ceza, bu amirallerin rütbe ve lojman dâhil tüm emeklilik haklarının ellerinden alınmasıdır.

Haber 7 

Facebook Yorum

Yorum Yazın