Mehmet Tezkan

Mehmet Tezkan

Mail: tezkan.mehmet@gmail.com

Eee, Saray'a böyle girilir!..

Beyefendi ile hanımefendiyi görkemli törenle karşıladık, devasa salonlarda ağırladık. Avrupa'ya dönünce Türk ekonomisi güçlü, demokrasisi sağlam, yargısı bağımsız ve tarafsız derler mi? Demeleri lazım!?.

Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel ile Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen Ankara'daydı.

Erdoğan tek kişilik hükümet kimliğiyle iki konuğunu Saray'da kabul etti.

Charles Bey ve Ursula Hanım turkuaz renkli uzun halıdan yürüyerek Saray merdivenlerini çıktılar, Erdoğan'a ulaştılar.

Yürüyüş yolunun iki tarafında turkuaz kıyafetli askerler vardı. Askerler ellerinde 16 Türk devletini simgeleyen bayraklar vardı.

Kimi Büyük Hun İmparatorluğu'nun bayrağını tutuyordu, diğeri, Avrupa Hun İmparatorluğu'nun, bir başkası Göktürk Kağanlığı, Avan Kağanlığı'nın bayraklarını tutuyordu. Gazne Devleti, Altın Orda Devleti bayraklarıyla temsil ediliyordu. Son bayrak Osmanlı İmparatorluğu'ydu.

İhtişam muhteşemdi.

İki konuk Erdoğan'ın iki yanına geçerek yine kılıçlı askerin ve tüfekli askerlerin selam duruşu önünde fotoğraf çektirdiler. Sonra dev kapının içine girerek görüşmeye başladılar.

İki konuğun da bu ihtişamlı karşılamayı 'Orta Doğu'ya hoş geldik' tebessümü ile karşıladıklarına eminim. Yüzlerindeki ifade aynen böyleydi.

Bir de atlı karşılama var. İki konuk bir devletin devlet başkanı veya başbakanı olmadığı için atlar çıkarılmamış.

Arnavutluk Başbakan'ı ocak ayında Saray'a geldi. Onu Saray'a getiren aracın önünde ve arkasında atlı süvari birliği vardı. Saymadım ama atlı süvariler en az yüz kişiydi. Tabii ki, askerlerin kıyafetleri turkuazdı.

Tören alanı, karşılama seremonisi yerli ve milliydi ama konukları getiren araç Alman malıydı.

Bu kadar kusur kadı kızında da bulunur!..

AB'nin iki temsilcisi de dün Alman malı araçlarla yerli malı Saray'a geldiler, yerli ve milli seremoni ile karşılandılar, yerli ve milli değerlerimize uygun ağırlandılar.

Bu kadar ihtişamlı karşılamada sonra iktidarın yegane temsilcisi kapalı kapılar ardındaki konuşmada Konsey Başkanı ile Komisyon Başkanı'na ne demiştir?

 AB ülkelerine yardım etmeyi mi önermiştir, yardım mı istemiştir?

İmparatorluğu anımsatan görkemli karşımama sonrası; 'Suriyeli göçmenler için şu kadar Euro verecektiniz vermediniz, vize muafiyeti sağlayacaktınız sağlamadınız serbest dolaşıma vize çıkarmadınız' dememiştir herhalde.

Ultra zengin devlet görüntüsünden sonra; enflasyon azdı, Euro 10 liraya göz kırpıyor, Merkez Bankası'nın rezervlerini tükettik, korona aşısı alacak parayı bile zor buluyoruz, kredi verin, hiç olmazsa swap kanallarını açın diyemezdik herhalde!..

Bildiriyi kastederek emekli amiralleri de şikayet edemez. Çünkü, bazı uygulamaları AİHM 'e bile şikayet edenleri şiddetle eleştirmişti, neredeyse vatan haini ilan edecekti!..

Büyük ihtimalle göçmen meselesi görüşülmüştür. Avrupa Birliği'nin üst düzey iki yetkilisi 'aslansınız kaplansınız, arkanızdayız, Suriyelilere biraz daha bakın ilişkilerimizi yeniden gözden geçireceğiz, pozitif adımlar atacağız, merak etmeyin' falan demişlerdir büyük ihtimalle.

Beyefendi ile hanımefendiyi görkemli törenle karşıladık, devasa salonlarda ağırladık. Avrupa'ya dönünce Türk ekonomisi güçlü, demokrasisi sağlam, yargısı bağımsız ve tarafsız derler mi?

Demeleri lazım!?.

Yoksa...

Devamını söylemeye dilim, yazmaya elim varmıyor. 

Ne diyeyim, AKP gözlüğüyle bakarsam; Saray'da ağırlanmanın hakkını versinler derim.

t24

Facebook Yorum

Yorum Yazın