Mehmet Tezkan

Mehmet Tezkan

Mail: tezkan.mehmet@gmail.com

Güven bunalımı var; tek çare seçim

Başka türlü ekonomi rayına oturmaz, başka türlü ülkeni çivileri yerine çakılmaz

Dünün en önemli haberi neydi; gazetecilerin manşetlik dediği. Doların alıp başını gitmesiydi tabii. Bir günde 25 kuruş artmasıydı.

Neden, ne oldu?

T24'ü takip edenler en yetkin kalemlerden neler olduğunu anladı. İktidarın hataları veya izlediği yanlış politika madde madde sıralandı. Bu hale nasıl geldiğimizi öğrendik.

Ben, gün boyu iktidarın, iktidara yakın yayın organlarının nasıl yorumladığını öğrenmeye çalıştım.

Önce Sabah'ın sitesine girdim. Doların fırlayışı haber olmamış. Haber değeri görmemişler. Hürriyet'in, Milliyet'in sitelerine de göz attım. Ne haber var, ne de yorum.

6,85'e çakılan, iki ay kımıldamayan doların 7,25'e çıkmasını önemsememişler!.. Aramayın, gazetelerinin bugünkü nüshalarında şu nedenle oldu bu nedenle oldu şeklinde bi yorum bulamazsınız.

Çünkü onlarda nedenini biliyor ama yazmıyorlar/yazamıyorlar.

Nedeni açık ve net; Türkiye kötü yönetiliyor veya yönetilemiyor. Bu sistem/rejim yürümüyor.

Adı konulmamış güven bunalımı var. Bir ülkede döviz hesabındaki para yerli paradan fazlaysa o ülkenin insanları iktidara güvenmiyor demektir.

Bu kadar basit. İktidarın (Bizde sadece Cumhurbaşkanı oluyor) attığı adımlar yanlış demektir.

Geçen gün yazdım, bir iddia uğruna dolar fırladı, Merkez Bankası'nın döviz rezervleri tükendi. Cumhurbaşkanı'nın aklına 'faizi indirirsen enflasyon da iner' fikrini kim soktuysa iyi bir şey yapmadı. Faiz sopayla indi inmesine de enflasyon inmedi, altın-döviz aldı başını gitti.

Bu işin ekonomik kısmı. Ama mesele daha büyük daha derin.

Hem içte hem dışta güvensizlik asıl sorun.

Dıştan başlayalım.

Türkiye hukuk devleti rotasından çıktığı için yabancı sermaye gelmiyor. Yargının yürütmenin emrinde olduğu algısı sıcak parayı bile ülke sınırlarından uzak tutuyor.

Katar dışında aramızın iyi olduğu ülke var mı? Azerbaycan diyeceksiniz? Ankara/Moskova arasında ciddi kriz yaşanırsa Bakü ne yapar, bilemem.

Batı ile zaten hep 'papaz' vaziyetindeyiz. Hatırlarsanız korona salgınının ilk aylarında iktidar kendi vatandaşına maske dağıtamadı ama Londra'ya, Washington'a uçak dolusu malzeme yolladı.

Bunu niye yaptı?

Swap yapıp kasasına dolar koymak için. Başakşehir'deki şehir hastanesine 'Sakura' adını verdik. Japonya Başbakanı video konferans yöntemiyle açılışa katıldı. Buna rağmen swap yapmaya onlar da yanaşmadı.

Yani batıda da doğuda da itibarımız iyi değil.

Avrupa'ya hiç girmiyorum. AB ile ilişkilere değinmek bile istemiyorum. Üç beş danışman , üç beş yazar 'Türkiye dünyanın altıncı büyük ülkesi oldu, oyun kurucu ülke oldu' diye diye bu hale geldik.

Ne yapmalıyız?

'Herkes Türkiye'ye düşman, Türkiye'yi bölmek istiyorlar parçalamak istiyorlar, yaptığımız işlere gıpta ile bakıyorlar, kıskanıyorlar, altımızı oymaya çalışıyorlar, kur ataklarının nedeni bu, enflasyonu azdırıyorlar' söylemini bir kenara bırakalım.

İyi ilişkiler kuralım.

İçeriye gelince.

Öncelikle kurumları yeniden inşa etmek lazım. Çünkü bu rejim her şeyi bir kişiye sor rejimi. Her şeye bir kişinin karar vermesini öngören rejim.

Türkiye'nin içinde bulunduğu durum çok kritik.

İktidarın güvenoyuna başvurması tek çare. Sandığı önümüze koyacak, tamam mı devam mı diyecek? İzlediği politika için onay isteyecek?

Başka türlü güvensizlik bulutu dağılmaz.

Başka türlü ekonomi rayına oturmaz.

Başka türlü ülkeni çivileri yerine çakılmaz.

 

YAZININ DEVAMI 

Facebook Yorum

Yorum Yazın