Filiz Has

Filiz Has

Mail: filizhas@outlook.com

Ölümsüz Aşkı Simgeleyen İki Gövdeli Ağaç

Mersin’in Silifke-Gülnar yolunda bulunan doğal bitki örtüsü, insanı büyüleyecek muhteşem güzellikler barındırıyor. Şu günlerde bu yoldan geçerseniz, sizi bekleyen binbir renk tonunun olduğunu bilmenizi isterim. Yapraklarını dört mevsim dökmeyen çam, köknar, çınar ve daha birçok ağaç, sonbaharın en güzel renklerini üzerlerine giymiş gibi şahane bir görsellik sergiliyorlar. Sağlı sollu dizilmiş ağaçları, derin uçurum ve vadileri izlerken takip edeceğiniz yolda, her anı yakalamak için fotoğraf çekmek isteyebilirsiniz. Gülnar yolu, doğaseverlerin ve fotoğrafçıların mükemmel kareler yakalayabileceği nadir güzelliklerden biri…

Tam bu yolda öyle bir ağaç var ki durup bu ağaca ya da ağaçlara mı demeliyim bilemedim; uzun uzun bakmadan geçmek mümkün değil… Her biri ayrı köklere sahip olan iki çam ağacı, büyümeye devam ederken bir zaman sonra adeta birlikte olmaya karar vermişler. Yoldan geçerken aniden dikkatinizi çeken bu ağaç, size sadece aşka dair çağrışımlar yapıyor. Çünkü ancak böylesine güçlü bir aşkla birbirine tutkun iki varlık, imkânsızı olur kılarak birlikte tek vücut olarak büyümeye devam edebilir diye düşündürüyor. Ayrı ayrı kök salmış iki çam fidanı, nasıl olur da adeta iradesini kullanarak birbiriyle kaynaşıp tek bir vücuda dönüşür? Aşkın en saf, en masum ve en ihtişamlı halini anlatmak için, sanırım hiçbir şair, hiçbir ressam bundan daha güzel bir eser ortaya koyamazdı. Ağacın gövdelerinden biri daha narin ve zarif… Diğeri ona göre biraz daha kalınca ve güçlü bir yapıya sahip… Ben, daha güçlü görünenin erkek, zarif ve narin olanın naif bir kız olduğunu hayal ettim… Erkek olduğunu varsaydığım gövdenin, güçlü yapısıyla diğer naif gövdeyi benliğine alan ve sevdiği bedenin gölgesinde büyümesine izin veren karakterli ve onurlu bir erkek olarak, aşkını sahiplendiğine karar verdim. Öyle olmalıydı; çünkü aksi takdirde, diğer ağaç bu güveni duymadan kökünden ayrılıp başka bir kökte büyümeye devam edemez, buna cesaret gösteremezdi… İnsanları düşünün bir de… Ayrı ayrı yetişmiş ve farklı kültürlerde büyümeye başlamış iki insan, aşk denen duygunun rüzgârına kapılıp tek bir vücut gibi yepyeni bir hayatta yollarına devam etmiyorlar mı? Bunu yapabilmek adına, çoğu zaman kadın özgürlüğünden vazgeçip, erkeğin dünyasında yeni bir yaşam bulmayı kabullenmiyor mu?

Hayatını kendi hayatına katan kadına, aşkla ve şefkatle kol kanat gerip, onu büyütüp, geliştirip kendiyle var eden erkeklere de saygı duymak gerekmez mi?  Toplumdaki bazı ruhsuz ve vicdansız erkekler, kadınlara sadece fiziksel zayıflıklarından ötürü kötü muamele ederken insan gibi “akıllı” ve düşünebilen bir varlığın değerini sorgulatıyor. Buna rağmen, sadece ve sadece bir ağacın verdiği ilham, doğanın yüceliğine bir anlam katmıyor mu sizce de? Bir ağacın bile böylesine bir zarafeti içgüdüleriyle büyülü bir görselliğe dönüştürmesi etkileyici değil mi?

Bu şahane güzellikteki ağaç, anıtsal görünümüyle bence birçok övgü ve methiyeyi hak ediyor. İnsanların birçoğunun yapamadığı tek vücut olma eylemini gerçekleştirdiği için, ona bir kez daha saygı duyuyorum. Yolunuz Mersin tarafına düşerse, hem bu anıtsal güzellikteki ağacı hem de diğer güzellikleri keşfetmeden dönmeyin…

 

Makale Yorumları

  • Sibel GÜL27-11-2020 15:01

    Güzellikleri fark etmekte bir hayli zorlandığımız şu zamanlarda bu etkileyici ve bize ders verici yazınız ve bu görsel için teşekkür ederim. Naif yüreğinize ve emeğinize sağlık.

Facebook Yorum

Yorum Yazın