Filiz Has

Filiz Has

Mail: filizhas@outlook.com

Pandeminin Ağır İşçilerinin Sesini Duyan Yok

Covid-19 virüsü hayatımıza gireli yaklaşık 1 yıl oldu. Bu süreçte, savaşın ön saflarında çarpışan sağlık çalışanlarının yanı sıra bir de adı neredeyse hiç anılmayan başka bir iş grubu daha var: Kuryeler!

Okulların üniversiteler dâhil olmak üzere örgün öğretime ara vermesi ve eğitimin artık uzaktan devam ediyor olması, öğrenci çocukların da kurye hizmeti vermeye başlamasına kolaylık sağladı. İnsanlar, pandeminin yarattığı sağlık sorunlarının yanında bir de ekonomik güçlüklerle mücadele ederken ailelerin ayakta kalması için birçok aile bireyi, yeni iş imkânları aramaya başladı. Fazla vasıf gerektirmeyen ve paketi alıcıya hızlı bir biçimde yetiştirmek için küçük hacimli motor kullanmayı bilmenin yeterli olduğu bu iş kolu, özellikle paket yiyecek ve hızlı market alışverişi gibi ihtiyaçlar için tercih ediliyor.

İşi pandemiden önce de kuryelik olanlar, sonradan bu alana geçiş yapan insanların aksine sadece bu süreçte daha fazla iş yükünün altına girmiş oldular. Sonuçta, her şekilde kuryelerin bu süreçte çok yıprandığını söylemek gerekiyor. Öyle ki, son 1 yılda yaklaşık 200 kurye hayatını kaybetti. Zaten işsizliğin korkunç boyutlarda tavan yapmış olması ve ailelerini bir arada tutmak ve hayatta kalmak için insanların mecburiyetten yaptığı kuryelik, aynı zamanda en az sağlıkçılar kadar ölümle burun buruna olunan bir meslek dalı halini aldı.

Seslerini yeterince duyuramadıkları için, birçok insanın görmezden geldiği kuryeler, aslında hatırı sayılır bir kahramanlık yapıyorlar. Özellikle yaş kısıtlaması nedeniyle evlerinden dışarı çıkamayan yaşlılar ve 20 yaş altı gençler, hastalık kapma ihtimali yüksek risk grubundakiler gibi hassas durumdaki insanlar için, kuryelerin yaptıkları iş büyük bir anlam ifade ediyor. Aynı şekilde, tam zamanlı ofis çalışanları için de artık kafe ve restoranlarda oturma düzeninin ortadan kaldırılmış olması, paket servisin serbest bırakılmasıyla, kuryelerin iş yükü de maksimuma çıkıyor. Tüm bu özverili çalışmaya rağmen, paket servis hizmeti alan müşteri grubundaki insanların sabırsızlığı, patronlara yansıtılan şikayetler, kuryelerin üzerindeki ağır baskıyı çok daha fazla ağırlaştırıyor. İşten çıkarılma korkusuyla trafikte zaman zaman kanunlara uymadan motorsiklet sürme ve hız yapma da cabası…

Karşılıklı anlayış ve hoşgörünün olmadığı her şeyde olduğu gibi, bu konuda da empati yoksunluğu ağır sonuçlar doğuruyor. Herkes kendini bu iş kolundaki insanların yerine koymalı ve anlayış butonlarını sonuna kadar açmalı… Sizin sadece 15 dakika daha fazla beklemekten sıkılmanız, trafikte size ulaşmak için boğuşan o kuryenin sonu olabilir. Bir ailenin ve bir yaşamın yıkılışına, dolaylı yoldan sebep olabilirsiniz.

Kuryelerin sesleri bir şekilde duyulmalı… Çünkü onların haklarını savunacak sendikaları, dernekleri, odaları vs yok. Sosyal medya üzerinden ne kadar sesleri çıkıyorsa o kadar haberdarız hallerinden…

Hayat daha güzel olabilir; biz, etrafımızdaki herkesin bizden bir parça taşıdığını bilirsek.

Sevgilerimle

Instagram: @me.filizhas

Facebook Yorum

Yorum Yazın