Ankara
DOLAR16.8327
EURO17.5787
ALTIN979.82
Arslan Bulut

Arslan Bulut

Mail: arslanbulut@yenicag.com.tr

Siz ensar olun ki...

Ensar-muhacir söyleminin halkı yanıltmak olduğu üzerinde neden bu kadar duruyorum? Çok yazdım ama İnternet ortamında yazılarımla yeni karşılaşanlar için bir özet yapayım...

1-İşin başında Suriye'de yönelik bir Amerikan operasyonu başlatılmış, parayı S. Arabistan, Kuveyt, Katar sağlamış, askerî eğitim ve "lojistik destek" Türkiye ve Ürdün tarafından verilmiş, Hama ve Humus'taki terör eylemleriyle iç savaşın düğmesine basılmıştır.

2-Batılı ülkelerde ve Orta Asya'da yerleşik siyasal İslâmcılar, istihbarat operasyonlarıyla yönlendirilerek, Türkiye, Ürdün ve Irak üzerinden Suriye'ye gönderilmiş ve bunlar IŞİD adıyla eylemlere başlamıştır. Sinan Ogan, Meclis kürsüsünden uyardığı halde Türkiye'de siyasi iktidar, IŞİD'in iki üç bin kişilik bir grupla, Musul Başkonsolosluğu'nu işgal etmesine seyirci kalmıştır. Irak ordusu ve Musul valisi de şehri terk ederek kaçmıştır.

3-IŞİD, Musul'da ağır silahlara sahip olmuş ve kimse müdahale etmeyince Musul üzerinden Suriye'nin kuzeydoğusuna hâkim olmuştur! ABD Başkanı Trump, sonradan IŞİD'in Barak Obama ve Hillary Clinton tarafından kurulduğunu açıklamıştır!

4-IŞİD'in görevi, dünyadaki radikal İslamcıları bölgeye toplayarak tasfiye ettirmek, sağ kalanlarla da Amerikan müdahalesi için bahane oluşturmaktı.

5-Nitekim ABD ordusu bölgeye geldi, yerleşti ve "kara gücümüz" dediği PKK/PYD unsurlarını IŞİD üzerine sürdü. Barzani ve PKK güçleri, Türkiye üzerinden IŞİD'le savaşmaya gönderildi. PKK bölgeye hâkim olunca da terör eylemleriyle korkutarak bu bölgedeki milyonlarca insanı Türkiye'ye sürdü.

6-ABD, IŞİD bölgesinde, 30-40 bin TIR dolusu ağır silahla PKK/PYD ordusu kurdu ve Türk ordusunun, bu gücü dağıtmasını önlemek için "30 kilometre derinlikten daha güneye inemezsiniz" şartı getirdi. Yani ABD, ağırlığını Kandil'den Suriye'nin kuzeyine kaydıran PKK'yı koruma altına aldı.

7-İktidar, Suriye sınırındaki mayınları temizleme işini bir İsrail firmasına vermek istediği günden beri Amerikan projesinden haberdardır.

8-İktidar, AB ile geri kabul anlaşması imzalayarak, para karşılığında Suriyelileri Türkiye'de tutmaya, gidenleri geri almaya razı oldu. Bu da yetmedi, Afgan ordusunun askerlerine de sınırları açtılar!

9-Bütün bu hazırlıklar, Türkler dışarıdan gelen "muhacir"lere "ensar" olsun diye yapılmadı. ABD ve AB, Türkler "ensar" olsun diye çalışmadı! Asıl hedefleri, yakın gelecekte, kitleleri kullanarak Türkiye'yi dağıtmaktır!

10- İktidar, ABD ve AB'ye verdiği tavizleri, halkın zihninde meşrulaştırmak için İslamiyet'in doğuşunda Medinelilerin Mekke'den gelenlere ensar olması örneğini, yani dinî bir algıyı kullanmakta, böylece kendi durumunu korumaya çalışmaktadır.

11-Bu durumda "Velev ki muhacirler, onları yurtlarından sürenlerle savaşarak geldiler ve sığınmacı oldular. 10 milyon sığınmacıyı normal kabul edip bağrımıza basmamız mı gerekir? Dinî referansla devlet yönetilmez, jeopolitik strateji belirlenmez." demenin hiçbir faydası yoktur. Devlet, ensar-muhacir söylemiyle, yani dinî referanslarla yönetiliyor zaten...

12-Bu durumda yapılacak işlerden biri, 10 milyon insanın Türkiye'nin nüfus yapısını değiştirmek ve devleti çökertmek için gönderildiğini, İslami referansların ise devleti yıkmak için kullanılamayacağını, aynı referanslarla halka anlatmaktır.

***

Bir de Suriyelilerin, onurlu bir şekilde vatanlarına geri gönderilmesine en çok kimin karşı çıktığına bakmak gerekir! HDP ve PYD değil mi? Siz "ensar" olmaya devam edin ki PKK/PYD, devlet kurabilsin diye...

Bizim işimiz, gerçekleri tespit ederek halka duyurmaktır. Jeopolitik stratejileri ise devlet belirler ve uygular. Biz sadece fikrimizi söyleyebiliriz. İktidar, Türkiye'nin jeopolitik stratejilerini ayaklar altına almayı, dinî referansları kullanarak yapıyorsa, "sosyolojik zemin"i yani halkın durumunu dikkate alarak oyunu bozmak gerekir... Yiğit, düştüğü yerden kalkar...

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/siz-ensar-olun-ki-553957h.htm

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar