Durmuş Çelen

Durmuş Çelen

Mail: turkmedyahaber@gmail.com

Üniter otokrasi mi? Otokratik üniter yapı mı?

Üç yıl önce olabilirliğini ön gördük.

Dillendirmedik sadece istişare ettik.

Geçen sene Mayıs’ta fikir bazında düşüncemizi çeşitli yayın kuruluşlarında tekrardan ifşa ettik.

O zamanlar şiddetle eleştiren dostlarım oldu. Dedim ki onlara bu gerçek, sen "alkışının sesinden yangının gürültüsünü duymuyorsun." Aramızdaki fark kitap kadar anlayacağınız.

Dünya kapitalizmden sosyal kapitalizme giderken…

Koronavirüs sonrası yeni dünya "yeni nesil ekonomi rejimine" doğru hızla ilerliyor. Dijital para, dijital ekonomi hepsi bunların yeni nesil söylevler, artık çağ bilgi ve teknoloji çağı.

"Çağı ıskalayan cahil kalır."

Yeni Dünya Düzeni "Dijital Sosyal Kapitalizm" mi?

Sosyal Kapitalizm; "Kapitalist sistem içerisinde sosyal adaletin gerçekleşmesine izin verebilecek imkânların var olduğunu iddia eden bir teoridir."

Yoksa Kissinger modeli Liberal Politikalar mı öne çıkacak.

İşte bu Koronavirüs sonrası yeni dünya düzeni tekelinden kurtulmak için, bir çok devlet "ulus devlet" modeline geçebilir.

"Üniter Otokrasi" terimi şahsıma ait terimlerdir İkisi ayrı ayrı rejimler de olsa dikkatle incelendiğinde dönemseldir.

Atatürk 1923’te kısmen SSCB, şimdiki Rusya'nın özellikle bürokraside Rusya modellerinden bazılarını uygulamıştır. 22 Nisan 2020’de üniter yapıya geçen Rusya şimdilerde Atatürk'ün ülkemize kazandırdığı devrimlerden faydalanmaktadır.

"Otokratik Ulus devletler" türeyecek, bu görülüyor.

Mevcut iktidar yeni dönemi kaldırma iddiasında değil.

Yeni dönem kadro ister o nedenle iktidar erken seçime gidip ittifaklar kurmayı hedefliyor.

Yeni partilere zaman kalmıyor.

Onlar ya iktidarın ittifakında ya da muhalefetin ittifakında eriyip giderler.

Milliyetçi söylevler öne çıkarılarak yeni dönemde liyakatlı,  konusuna hâkim vekiller çıkması gerekiyor yoksa "çağı ıskalarız", halk sefil olur.

Yaklaşık üç yıldır çalışmalarımızın yoğunluğu; ekonomik kriz sonrası toplum psikolojisi, dinin etkileri ve savaş olsaydı, ki virüs de düşük tandaslı bir savaştır.

Savaşların ekonomiye etkileri toplumsal çöküş ve iktidarın yapması gerekenler.

Rusya "Otokratik Üniter Rejim”e 22 Nisan 2020’de geçti. Öncesi Otokratik şimdi Üniter takısı aldı "Otokratik Üniter" oldu.

Rusya Federasyonu’nun, yönetim şeklini federal yarı başkanlık tipi cumhuriyet olarak tanımlıyor.

Türkiye "Üniter Otokrasi"ye geçebilir, geçmemesi için liyakatlı tecrübeli yeni kadroların siyaset sahnesinde yerini alması şarttır.

Bu dönem klasik siyasetçi dönemi değildir.

Konusuna hâkim yöneticilerin en küçük birime kadar tecrübeli ve yetenekli kadroya ihtiyaç vardır bu kriz fırsata dönüştürülebilir, muhalefete de iş düşüyor.

Muhalefet; yetersiz görünümünden hızla çıkmalı.

Ya kendi olmalı ya da oryantasyondan çıkmalı aksi takdirde yeni gelişmeler muhalefeti absorve eder.

Kadro hareketini başlatmalı hiçbir şey olmasa da ortaklıklar ona göre olur, aksi takdirde kriz derinleşirse yönetim demokrasi ile olmaz kontrol sağlanamaz.

Çeteleşme ve mafyalaşma olur, o nedenle Otokrat yönetimler cazip hale gelir. Burada esas mesele bu noktaya gelmemek.

Diyelim ki geldik kiminle hangi kadro ile geleceğiz konu bu.

Lgbt'liler goy goyu malumunuz, alevilik veya sünnilik veya etnisite değil tartışılacak gündemdeki konular. Onların tartışılacağı alan belki de beşten sonraya kalır.

Birincisi, "aş ve iş".

İkincisi, "güvenlik".

Üçüncüsü, "Sendrom Psikolojisi".

Dördüncü, "Yapay Zeka Sanayi 5.0".

Beşincisi, "Uzay Komutanlığı".

Acilliyeti olmayan öncelik dışı konular tartışılınca enerji başka alanlara kayıyor ve esastan uzaklaşıyoruz.

Durum çok ciddi ve her insanımızı ilgilendiriyor bundan sonra keyifli bir dönem gözükmüyor, zorun bir üstü döneme girerken partizan davranmamalı "yaşam hakkımızı" korumalıyız.

Tecritli dönemler, suni uzay saldırıları ve psikonevrotik savaşlar dönemine geçiş, siber saldırılar bunların hepsi sanal gerçeklikten uygulanabilir gerçekliğe dönüşecek biz bunları konuşurken aldatıcı yalandan vatan millet Sakarya, yeri geldi açılım, yeri geldi saçılım, vekil olma peşindeydiler.

Yeni dönem meclisin dörtte üçünü kaldırmaz ilkel kalır

çünkü, çağ değişti eski kafayla yeni dönemi yönetemezler...

"Eski tüfeklerle siber savaşa girilmez."

Aklınızı başınıza alın kadroya oy verin.

Dönem artık o dönem yoksa çocuklarımız ölür koruyamazsınız.

Ne dediğimizi biliyoruz. Çünkü dersimize çalışıyoruz.

Güdümlü virüsler dönemi. Yıldızlar savaşı projesi kapsamında, İHA’lar savaşı, robotlar savaşı, uzaya yatırım bundan sonra farklı düşünce boyutları oluşacak ve kesinlikle kafasını kuma gömmek isteyenler ne olacaksa olsun diyerek doğal ortamlara göç edip, bu gerçekliğe gözlerini kapatacak ama nafile hepsi gerçek olacak.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk gerçek bir dahi, çok özel bir dahi inşacı.

1923’te Üniter Yapıya Cumhuriyete geçmiş ancak toplum, halk devrimlere hazır değil "Halka rağmen halk için" politikalar ile ülke yönetilmiş ki buna "Üniter Otokrasi" de denebilir.

1946'larda Otokrasi kısmı kalkmış Üniter demokrasi devam etmiş 1961'de darbe ile birlikte tekrar Üniter Otokrasi'ye geçilmiş aslında "Otokratik Üniter" tavır sergilenmiştir.

Kısacası demokrasinin özgürce yaşanması için çeşitli otokratik kararlar alınmıştır.

Demokrasi hemen oluşan yeşeren bir olgu değildir, şartların yeşermesi zaman alır.

Atatürk'ün Üniter yapısını ve Otokratik kabiliyetini incelemek önemlidir.

Osmanlı’dan kalan emperyal bir milletten Üniter Ulus Devlet yaratmak oldukça cesaret ve vizyon isteyen bir kabiliyettir.

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın