İbrahim Kahveci

İbrahim Kahveci

Mail: ibrahimkahveci@karar.com.tr

Yanlış verinin kaybettirdikleri

Endonezya, Çin aşısında etkinlik oranını yüzde 65,3 açıkladı. Brezilya ise epey karışık bir süreç sonunda etkinlik oranını yüzde 50,4 olarak açıkladı.  

Çinli şirket SinoVac’ın geliştirdiği aşının Türkiye’de etkinlik oranı ise yüzde 91,25 açıklandı.  

Rakamların sadece bizde değil, Brezilya ve Endonezya arasında da büyük farklılık gösterdiğini belirtmeliyiz.  

Ama bizim açımızdan bu veri karışıklığı bir başka maliyet oluşturabilir.  

Önceki gün 2021 turizm hedeflerini açıklayan Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 30 milyonun üzerinde turist ve 23,5 milyar dolar gelir beklediğini söyledi.  

Burada bir tehlike var. Yani biz sadece Çin aşısı ile kalır ve etkinlik sağlayamazsak Avrupalı turist bize gelir mi?  

Zaten Çin aşısı SinoVac ile bizim vatandaşların Avrupa kapılarından dönmesi bekleniyor. AB bu aşıyı seyahat için henüz kabul etmemiş durumda. Ama asıl tehlike turistler bu aşıyı kabullenecek mi?  

*** 

Veri güvenliği gerçekten çok önemlidir.  

Veriyi doğru alamazsanız teşhisi oluşturamazsınız. Teşhis doğru oluşmaz ise tedavi de yanlış olacaktır.  

Bakınız sigara örneği üzerinden TÜİK enflasyon verilerini defalarca yazdım. 2018-2019 yıllarında sigaranın tüketim içindeki ağırlığı çok hızlı düşüyor. Ve 2019 yılında sigaraya büyük zam geliyor. Ardından 2020 yılında sigaranın tüketim ağırlığı artırılarak eskinin de üzerine çıkıyor.  

Bu ne anlam içeriyor? 

Enflasyona bağlı zam veya gelir alanların sadece sigara örneğinden paralarının yüzde 1’e yakını gitmiştir.  

Memurun, emeklinin veya diğer enflasyona bağlı gelir elde edenlerin parasının yüzde 1’e yakın kısmı eksiktir.  

Ama iş sadece sigarada mı? Elbette hayır. 

O zaman memur ve emekli ne kadar hak kaybına uğramıştır? Ya da enflasyona bağlı gelir elde edenler ne kadar kaybetmiştir?  

Resmiyette yüzde 15’lerde görülen enflasyonun reel de çok daha yüksek olduğunu herkes yaşantısı ile zaten biliyor. Mesele bu reel durumun resmiyete girememesi... 

*** 

Dün sanayi üretim endeksi ve perakende tüketim verileri açıklandı. Sanayi üretiminde yüzde 11 artış olurken, perakende tüketim yüzde 11,9 büyüme yaşadı.  

Biz özellikle sanayi üretim endeksine bakıyoruz. 

Yılın ilk 10 ayı itibari ile sanayide üretim artışı yüzde 9,6’ya çıkmış oldu.  

2019 yılı ilk 10 ayında sanayi sektöründe aylık ortalama çalışan sayısı 5 milyon 534 bin kişi. 2020 yılı aynı dönemde sanayide ortalama çalışan sayısı ise 5 milyon 458 bin kişi. Sanayide çalışan sayısının çalıştığı saate hiç bakmıyoruz bile. Çünkü pandemide çalışma süresi epey düşmüştü.  

Çalışan sayısı yüzde 1,4 azalıyor 

ama 

Üretim artışı yüzde 9,6... 

Adeta bir mucize gerçekleşiyor. Hem daha az çalışıyor ama hem de daha çok üretiyoruz. Ya da büyük bir teknolojik devrimle müthiş bir verimlilik artışı sağladık.  

Sanayide üretim artışı her nedense ihracata da yeterince yansımıyor. Çünkü ihracatımız da geçen yılın altında kalmış.  

O zaman nereden geliyor bu mucize artışlar.  

Bu sayede GSYH artışı da gelecek. Kişi başına gelirimiz de artmış olacak ama tabii ki sanal olarak.  

*** 

Meydanlarda gelirimiz arttı diyoruz ve vatandaşa ek vergiler yüklüyoruz. Soranlara da vergi yükü artmadı diyoruz. 

Oysa gerçek gelir ortaya çıksa ülkenin vergi yükünün dayanılmaz noktalara geldiğini göreceğiz.  

Yine enflasyon gibi verileri de düşük bularak vatandaşa hakettiğinin daha altında bir geliri reva görüyoruz. Soranlara da enflasyonun üzerinde para verdik diyoruz.   

Kısaca yanlış veriden siyaset kazanıyor ama,  

Vatandaş kaybediyor.  

İyi ama bunun vebali n’olacak? İşte onu size havale ediyorum. 

karar

Facebook Yorum

Yorum Yazın