Turkhaber Gazetesihttps://www.turkhabergazetesi.com turkhaber, haberturk, turkhaber gazetesi,haber, medya, basin, turkhaber, haberturk, haberturk , türk, turk, gazete, turkhaber, habertürk, türkhaber, haberturk gazetesi, son dakika, haber, turkhaber, erdogan, demokrasi, cumhuriyet, cumhurbaskani, turkhaber, turkhaber gazetesi, turkmedya, turkmedyahaber, ibb, istanbul, ak parti, akp, chp, mhp, sp, tv, gazete, dergi, turkiye, filo, filo kiralama, son dakika, turkhaber, kiralama, otomotiv, sanayi, patron, ito, istanbul, haber, ekonomi, medya, ankara, siyaset, hava, gazete, tv, guncel, hukuk, türkmedya, izmir, turkhaber, turkhaber, türkiye, bakan, bakanlıklar, siyaset, polis, savcı, hakim,adliye, gazeteci, yargıtay, anayasa, mahkeme,otomotiv, egitim, okul, anaokulu, lise, ilkokul, fakulte, universite, turkhabertv, turkmedyahaber, belediye, baskan, kaymakam, vali, dekan, rektör, emniyet, emniyet muduru, polis, bakan, uskudar, beykoz, umraniye, atasehir, sultanbeyli, cekmekoy, sancaktepe, maltepe, kadikoy, kartal, turkmedyatv, türkhaber, türkhaber gazetesi, belediye, erdogan, baskan,vali,kaymakam,televizyon,kanal34,kanal 34, kartal, maltepe, pendik, tuzla, fatih, üsküdar, ümraniye, kafe, cafe, kahve duragi, kahve dunyasi, kahve diyari, libadiye, bulgurlu, otomobil, renault, servis,sahibinden, ikinciel, 2 . el, jandarma, manisa, diyarbakir, genelkurmay, demokrasi,adalet,insan hakları, üsküdar, umraniye, atasehir, beykoz, sancaktepe, sultanbeyli, kadikoy, türkhaber,türkhaber gazetesi,Türkhaber, TürkHaber,gazete,internet,internet haber, tokker, oyder, renault, otomotiv, odd,oss, filo, mais, oyak, ibb, belediye, baskan,vali, kaymakam, Haberturk tr2021-04-10T22:28:31+03:00<![CDATA[Sedat Peker'i övdüğü paylaşımları çıktı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sedat-pekeri-ovdugu-paylasimlari-cikti-283375b312b46-6b93-4846-830c-b23605b65ba72021-04-10T22:08:00+03:00Admin Sedat Peker'i övdüğü paylaşımları çıktı

Sedat Peker'i övdüğü paylaşımları çıktı

GÜNCEL

Admin
<p>Dün gece saatlerinde İstanbul merkezli 5 ilde&nbsp;<strong>Sedat Peker</strong>'in lideri olduğu belirtilen organize suç örgütüne operasyonlar düzenlenip gözaltı işlemleri yapıldı.&nbsp;<br /><br />Bu gelişmenin ardından TRT Ana Haber Sunucusu&nbsp;<strong>Ersoy Dede</strong>,&nbsp;akşam haberlerinde "Sedat Peker suç örgütüne operasyon"&nbsp;başlığıyla bir haber sundu.</p><h3><strong>ERSOY DEDE BİR YIL ÖNCE SEDAT PEKER'E ÖVGÜLER DİZMİŞ</strong></h3><p>Ersoy Dede'nin 13 Mart 2020 tarihinde sosyal medya platformu Twitter'dan&nbsp;<strong>"Hainlere karşı millet olarak verdiğimiz savaş sürecinde, unutulamayacak mücadele sahiplerinden biri de iş adamı Sedat Peker'dir. Bugün ona vurmaya çalışıp yıpratmak isteyen hainleri çok iyi anlıyorum da, dün yanında görünüp, bugün ona karşı yapılan kara propagandaya karşı sessiz kalanlar da, vefanın İstanbul'da bir semt adından ibaret olmadığını hatırlatmak lazım."</strong>&nbsp;şeklinde övgü dolu paylaşımlar yaptığı ortaya çıktı.</p><p><a href="https://www.milligazete.com.tr/sites/71/uploads/2021/04/10/ersoy-dede-sedat-peker-paylasimlari.png?"><img src="https://www.milligazete.com.tr/sites/71/uploads/2021/04/10/large/ersoy-dede-sedat-peker-paylasimlari.png?" /></a></p><p><a href="https://www.milligazete.com.tr/sites/71/uploads/2021/04/10/toygun-atilla-ersoy-dede-tepkisi.png?"><img src="https://www.milligazete.com.tr/sites/71/uploads/2021/04/10/large/toygun-atilla-ersoy-dede-tepkisi.png?" /></a></p><h3><strong>ERSOY DEDE'YE SEDAT PEKER TEPKİLERİ</strong></h3><p>Sosyal medya kullanıcıları Ersoy Dede'nin paylaşımlarını unutmayıp Dede'ye tepki gösterdi.<br /><br />Dede'ye tepki gösterenlerden biri de gazeteci Toygun Atilla oldu.&nbsp;Toygun Atilla, Dede'nin tweetlerini hatılatarak,&nbsp;<strong>“Sedat Peker’e sosyal medya hesabından övgüler dizen ‘ünlü ancorman’ bugün devlet televizyonunda Sedat Peker’e operasyon haberini hangi yüzle ve nasıl sunacak çok merak ediyorum.”</strong>&nbsp;diye yazdı.</p><p><a href="https://www.milligazete.com.tr/sites/71/uploads/2021/04/10/ersoy-dede-sedat-peker-haberi-sunumu.png?"><img src="https://www.milligazete.com.tr/sites/71/uploads/2021/04/10/large/ersoy-dede-sedat-peker-haberi-sunumu.png?" /></a></p><h3><strong>KENDİNE SAYGIN VARSA AKLINI SATILIĞA ÇIKARTMAMIŞ OLURSUN</strong></h3><p>Ersoy Dede ise,&nbsp;<strong>“Toygun Kardeş söyleyecek sözün varsa patronuna söyle istersen. Biz de ondan gördük de ‘işadamı’ falan dedik.”</strong>&nbsp;paylaşımıyla karşılık verdi.&nbsp;<br /><br />Toygun Atilla ise Ersoy Dede’nin paylaşımına,&nbsp;<strong>“Ersoy Dede, kendine saygın varsa ve yaptığın iş gazetecilik olduğunda birilerinden görerek tavır ve davranışlarda bulunmazsın. Aklını kiraya vermemiş, ruhunu satılığa çıkartmamış olursun. Bunlar kulağına küpe olsun. Hiç aklından çıkartma, faydası olur, zararı olmaz.”&nbsp;</strong>diyerek cevap verdi.&nbsp;</p><h3><strong>DEDE: BIRAK ŞİMDİ UCUZ KAHRAMANLIĞI</strong></h3><p>Tartışmayı sürdüren Ersoy Dede ise Toygun Atilla’nın Demirören grubundaki işini hatırlatarak,&nbsp;<strong>“Boşver beni. Delikanlı adam, çıkar Demirören ailesine de çeker restini. Sence sahiden bu adama ‘itibarlı’ muamelesi yapmak sorun olsaydı, kendi gazetende bunu sorun ederdin. Genel Yayın Yönetmenin evinde misafir ettiğinde tepki gösterirdin. Bırak şimdi ucuz kahramanlığı.”</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>ATİLLA: NAÇİZANE TAVSİYEM GAZETECİLİĞİ GAZETECİLERE BIRAKIN</strong></h3><p>Toygun Atilla buna karşın,&nbsp;<strong>“Delikanlılık bizim yaptığımız işle ölçülüdür, herkesin boyunun ölçüsü de arşivlerde var. Naçizane tavsiyem gazeteciliği gazetecilere bırakın. TRT gibi köklü bir devlet kurumunda çalışan kıymetli meslektaşlarımızı da üslubunuzla, tavırlarınızla utandırmayın.”</strong>&nbsp;dedi.</p><h3><strong>DEDE: PATRONUN BU ADAMA EN HAYIRSEVER İŞ ADAMI ÖDÜLÜ VERDİ</strong></h3><p>Ersoy Dede de Atilla'ya,&nbsp;<strong>“Soru basit kardeşim. Patronun bu adama en hayırsever iş adamı ödülü verdi. Genel yayın yönetmenin evinde pasta börekle ağırladı. Eğer sorun bu adama ‘itibarlı’ muamelesi yapılmasıysa onlara ne tepki verdin? Soru net.”&nbsp;</strong>diye cevap verdi.</p><h3><strong>ATİLLA: FETÖ'YE AŞIKKEN KİMLERİ REFERANS ALIYORDUNUZ</strong></h3><p>Toygun Atilla son olarak,&nbsp;<strong>“FETÖ’ye aşıkken kimleri referans alıyordunuz Ersoy Dede. Onları da söyleyin tüm kamuoyu ile birlikte aydınlanalım.”</strong>&nbsp;diye yazdı.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İtfaiye aracı diye makam aracı aldı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/itfaiye-araci-diye-makam-araci-aldi-28336a26db30a-3730-4010-a843-cca74770fa8b2021-04-10T21:57:00+03:00Admin İtfaiye aracı diye makam aracı aldı

İtfaiye aracı diye makam aracı aldı

YEREL

Admin
<p>Sosyal medyada büyük tepki alan <strong>Çayeli Belediye Başkanı&nbsp;İsmail Hakkı Çiftçi, </strong>üzerindeki ‘itfaiye öncü aracı’ yazısı çıkarılıp, makam aracı yaptıkları söz konusu otomobiller ilgili olarak, "Vergi mi kaçırdınız? gibi şeyler söyleniyor. Devlet bize 750 bin lira hibe para gönderiyor. 280 bin liralık aracın geri kalan 500 bin lirasını vergi olarak iade etmenin çok da mantığı yok. 'İtfaiye öncü aracı' adı altında vergisiz alabilme şansımız var, biz de bunu kullandık. İllegal durum yok" dedi.</p><p><strong>Çayeli Belediyesi </strong>bünyesine alınan otomobil, sosyal medyada 'lüks' tartışmalarına neden oldu. İtfaiye teşkilatı hizmetlerinde kullanılmak üzere 750 bin lira değerindeki otomobil, KDV, ÖTV ve MTV’den muaf olarak 280 bin liraya satın alındı. Otomobil, kaputunun üzerine ‘itfaiye öncü aracı’ yazılarak, belediye binası önüne çekildi. Belediye görevlileri, daha sonra önündeki yazıyı söküp, aracı temsil ve ağırlama hizmetlerinde kullanmaya hazır hale getirdi.</p><p><strong>"BELEDİYEYİ BUNUNLA MI TEMSİL EDİYORSUN"</strong></p><p><strong>Çayeli Belediye Başkanı İsmail Hakkı Çiftçi, </strong>makam aracı olmadığını ve görev süresince şantiye şefinin otomobilini kullandığını söyledi. Çiftçi, "Gittiğim birçok yerde ‘Belediyeyi bununla mı temsil ediyorsun’ diye tenkit ediliyorum. 2 yıldır da belediyemizin borç yükü varken, öz bütçesini bu işlere harcamak istemedik, istemiyoruz. Belediyemize, devletimizin gönderdiği 750 bin lira hibe para ile ekskavatör ve itfaiye öncü aracı aldık. İtfaiye öncü aracını da belediyenin kamu hizmetlerini görecek makam aracı olarak kullanmak amacıyla temin ettik” diye konuştu.</p><p>Devlet kaynaklarından belediyeye hibe gönderilen ödenekle 'itfaiye öncü aracı' adı altında otomobili aldıklarını belirten <strong>Başkan Çiftçi,</strong> şunları söyledi: "Gerçi pek itfaiye öncü aracına da benzemiyor. 750 bin liralık araç. 280 bin lira ücret ödeyerek aldık. Bu araç 'itfaiye öncü aracı' adı ile alındı. ÖTV, MTV, KDV gibi vergileri vermiyoruz. 750 bin liralık aracı bu vergileri vermediğimiz için 280 bin liraya aldık. Belediyemizin ihtiyacı olan bir araç. ‘750 bin liralık aracı 280 bin liraya aldınız, vergi mi kaçırdınız?’ gibi şeyler söyleniyor. Devlet bize 750 bin lira hibe para gönderiyor, 280 bin liralık aracın geri kalan 500 bin lirasını vergi olarak iade etmenin çok da bir mantığı yok. 'İtfaiye öncü aracı' adı altında vergisiz alabilme şansımız var, biz de bunu kullandık. Burada illegal bir durum yok. Muayeneden geçerken üzerinde o yazıların da olması gereken araç, temsil ve ağırlamada kullanılacak. Burada asıl olan belediyeye, kamuya ait malın kişisel işlerimizde kullanılmamasıdır. Benim ailemin, çocuklarımın ya da kendimin özel işlerinde bu aracı kullanmamam önemlidir."</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İhtiyaç sahibine patates dağıtılacak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ihtiyac-sahibine-patates-dagitilacak-28335432bc722-b662-4984-8e2e-8143c2db24572021-04-10T21:48:00+03:00Admin İhtiyaç sahibine patates dağıtılacak

İhtiyaç sahibine patates dağıtılacak

SİYASET

Admin
<p>Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin elinde kalan 1 milyon 200 bin ton patates, 250 bin ton soğan ve 750 bin ton çeltiği satın alacak.<br /><br /><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, </strong>çiftçinin satın alınan ürününü ise vatandaşa ücretsiz dağıtılacağını söyledi.&nbsp;<br /><br /><strong>Tarım ve Orman Bakanı&nbsp;Bekir Pakdemirli </strong>ise dün yaptığı açıklamada,<strong> "Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerden üretici örgütlerimiz aracılığıyla 2020 yılı mahsulü olan patates 25 kilogramlık çuvallanmış olarak kilogram başına 85 kuruştan satın alınacaktır." </strong>ifadelerini kullanmıştı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Vakıfbank’ın başına bankacı geldi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/vakifbankin-basina-bankaci-geldi-28334571d2dba-2eeb-41f9-af95-4ffc7a878eea2021-04-10T20:20:00+03:00Dursun Boran Vakıfbank’ın başına bankacı geldi

Vakıfbank’ın başına bankacı geldi

EKONOMİ

Dursun Boran
<p>Devlet bankalarından Vakıfbank da yönetim değişti. Yerinde, gecikmiş bir tayin oldu. 2 senedir bankanın yönetim kurulu başkanı olan eski emniyet müdürü, vali, içişleri bakanı Aksu, yapılan olağan genel kurulda başkanlıktan ayrıldı. Yerine Saydam geldi.</p><p>Eski emniyetçi Aksu, yönetim kurulu üyesi oldu. 2 senedir neden bankanın başında bir bankacı değilde, eski polis var diye, banka camiası konuşuyordu. Asayişi bilen kişinin, asayişin başında olması lazım deniyordu.&nbsp;</p><p><span style="color:#FF0000"><strong>Star TV E. Haber Müdürü Dursun Boran</strong></span>’ın haberine göre, Saydam uzun yıllar İstanbul Bahçelievler Vakıfbank şube müdürlüğü yaptı. Para saymayıda, defter yazdırmayı da, kredi vermeyide, ipotek koydurmayı da, havale yaptırmayıda, müşteri ziyaretinide &nbsp;bilen, tam bankacı. &nbsp;</p><p><span style="color:#008000"><strong>VAKIFBANK'IN YENİ YÖNETİMİ</strong></span><br /><br />VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih yerini korudu. Yeni yönetimi şu isimlerden oluştu: Mustafa Saydam, Abdülkadir Aksu, Cemil Ragıp Ertem, Abdi Serdar Üstünsalih, Adnan Ertem, Şahin Uğur, Serdar Tunçbilek, Dilek Yüksek ve Sadık Yakut.</p><p>Banka personeli,&nbsp;Saydam’ın içerden biri olarak yönetim kurulu başkanı olmasına çok sevindi. Bankacı olmamayan diğer üyelerinde görevden alınması, yerlerine bankacıların tayin edilmesi bekleniyor. Ekonomi ve bankacılık şu sıralar hareketli zamanlar geçiriyor.</p><p><a href="https://www.vakifbank.com.tr/yonetim-kurulu-uyeleri.aspx?pageID=300">Yönetim Kurulu Üyeleri (vakifbank.com.tr)</a></p><p><span style="color:#FF0000"><strong>Mustafa SAYDAM -&nbsp; Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;</strong></span></p><p>1966 yılında Ağrı’da doğan Mustafa Saydam,1990 yılında Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. 1993 yılında VakıfBank’ta Müfettiş Yardımcısı unvanıyla göreve başladı.</p><p>1996-1999 yılları arasında Müfettiş olarak görev yaptıktan sonra çeşitli şube ve birimlerde Müdür Yardımcısı ve Müdür olarak görev yaptı. 2005-2010 yılları arasında VakıfBank’ta İnsan Kaynakları Başkanlığı’nda,</p><p>2010-2013 yılları arasında ise Teftiş Kurulu Başkanlığı’nda Başkan unvanıyla görevini yürüttü. 2013 yılı Ekim ayında VakıfBank Genel Müdür Yardımcı olarak atanan Saydam, bu görevini 2019 yılı Ocak ayına kadar sürdürdü.</p><p>Vakıf Emeklilik’te Genel Müdür Yardımcılığı ve Vakıf Pazarlama’da Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde de bulunan Saydam, 26 Mart 2021’de toplanan VakıfBank 67. Olağan Genel Kurulu’nda Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı gün toplanan Yönetim Kurulu Toplantısı’nda da Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildi.</p><p>Evli ve iki çocuk babası olan Mustafa Saydam, İngilizce biliyor.</p><p>Resimde M. Saydam görülüyor.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Av Çakırel’in kitabı ses getirdi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/av-cakirelin-kitabi-ses-getirdi-2833302424b3b-f8da-4afe-bf73-8cce473fb4952021-04-10T19:32:00+03:00Dursun Boran Av Çakırel’in kitabı ses getirdi

Av Çakırel’in kitabı ses getirdi

KÜLTÜR-SANAT

Dursun Boran
<p>Malatyalı Çakırel,<strong> ülkücü </strong>camianın sevilen hukukcularından. 35 yıllık avukatın 160 sayfalık kitabının, genel yayın müdürlüğünü Oğuzhan Cengiz. Editörlüğünü Zeynep Arpacı. Kapak tasarımını Ercan Portakal, Mizanpajını Mehmet İlhan Kaya yaptı.</p><p><span style="color:#008000"><strong>Star TV E. Haber Müdürü Dursun BORAN</strong></span> ‘ın haberine göre, 12 Eylül 1980 den önceki ve sonraki ülkücü camianın çileli, yıllarını, hizmetlerini, gizli servislerin faaliyetlerini anlatan kitapda. Ülkücülerin 12 Eylül öncesi yaşananlar ile yüzleşmesi, sorgulaması şart deniliyor.</p><p><span style="color:#0000FF"><strong>ÜLKÜCÜ İKTİDARIN ADALET BAKANI ADAYLARINDAN.</strong></span></p><p>Av. Aliseydi Çakırel, ülkücü bir iktidarda Adalet Bakanı olacaklar arasında gösterilen hukukçu. Camianın sevdiği isimin kitabı önümüzdeki günlerde çok ses getirecek. Kitapda ülkücülerin arasına sızan ajanlar, CIA, MİT çalışmalarından bahsediliyor.</p><p><a href="http://www.bilgeoguz.com">www.bilgeoguz.com</a> 0212.5273365 adreslerinden kitap siparişi verebilirsiniz.&nbsp;<a href="https://www.facebook.com/ascakirel">Ali Seydi Çakırel | Facebook</a></p><p><strong>Resim’de</strong>, Gazeteci Dursun Boran’a gönderdiği kitaba Çakırel şöyle yazmış. <span style="color:#FF0000"><strong>“ Korkusuz yiğit gazeteci dostum, Dursun Boran’a her 2 cihanda huzur, saadet dilek ve dualarımla. 9.4.21 Ali Seydi Çakırel “</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Halkı daha fazla borçlandırmayın']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/halki-daha-fazla-borclandirmayin-28332ca219286-a3f5-4a95-9f2a-e09619066fa72021-04-10T15:07:00+03:00Admin 'Halkı daha fazla borçlandırmayın'

'Halkı daha fazla borçlandırmayın'

SİYASET

Admin
<p><strong>Gelecek Partisi Genel Başkanı&nbsp;Ahmet Davutoğlu, </strong>Şanlıurfa'da bir otelde gazetecilerle bir araya gelerek parti çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.</p><p>Davutoğlu, Şanlıurfa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 101. yıl dönümüne ilişkin, "Hangi niyetle ve kim tarafından organize edilirse edilsin, bu toprakları işgal etmek isteyen, sömürmek isteyen her güce karşı Şanlıurfa'nın iradesi bize rehber olacak." dedi.</p><h3><strong>HALKI KREDİYLE DAHA FAZLA BORÇLANDIRMAYIN</strong></h3><p>"İşsizlerimiz en zor durumda olanlar. Hayatlarını idame ettirecek şartlara dahi sahip değiller. Halk pandemi bahanesiyle ekonomik krizleri meşru kılma çabalarından bıkmış durumda. Korku ikliminden rahatsız. İktidara dönük olarak kararını vermiş durumda.&nbsp;Ramazan'da nasıl bir kısıtlama uygulanacağı belli değil. Eğer Ramazan'da bir kapanma gerçekleşecekse devlet esnafımızın kira, doğalgaz, elektrik,&nbsp;su faturalarını kapanma süresince karşılamalı. Kısa çalışma ödeneği başlamalı. İktidara çağrıda bulunuyorum. Halkın dertleriyle dertlenin. Doğrudan hibe yapın,&nbsp;asla krediyle halkı daha fazla borçlandırmayın."</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Domatese yüzde 50 zam]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/domatese-yuzde-50-zam-2833117834e2b-1f93-4120-b835-03fe5be027b82021-04-10T15:02:00+03:00Admin Domatese yüzde 50 zam

Domatese yüzde 50 zam

GÜNCEL

Admin
<p>Ramazan öncesinde semt pazarlarında ürünlerin fiyatları şu şekilde oluştu: "Domates 7.5 TL, Çağla 10 TL, Yeşillik 2 TL, Patates,1.25 TL, Biber 8 TL, Muz 10TL, Patlıcan 4 TL, Soğan 1.5 TL, Çilek 10, Portakal 5 TL, Kabak 4 TL Salatalık 3.5 TL."</p><p>Pazar ürünlerinde sadece domateste yükselme olduğunu söyleyen Pazarcı Olcay Yıldırım, “Ramazan yaklaştı ancak fiyatlarda Ramazana bağlı olarak herhangi bir oynama yok. Ürünler içerisinde sadece domateste biraz yükselme var. Domatesin yükselmesi ihracattan dolayı, çünkü domatese aşırı bir ihracat girdi. Onun için domateste biraz yükselme var. 5 TL’ye sattığımız domatesin fiyatı 6 buçuk, 7 buçuk civarında seyrediyor. Meyve ise şu anda düşüşte diyebiliriz. Elma, 2-3 TL arasında bedava diyeceğimiz rakamlara satılıyor. Portakalın zaten mevsimi geçti. "Olsa da olur, olmasa da olur" diye düşünüyoruz. Onun fiyatı da 4-5 TL gibi seyrediyor. Şu anda yeni başlayan ürünler içerisinde çilek var. Çilekte biraz hızlılık var. Muz ise birazcık yükseliş potasına girdi. Onun sebebi ise seraların artık bitmesi. Muz azalıyor. Azaldığı için talep doğrultusunda birazcık yükselme var” ifadelerini kullandı.</p><p>Ramazanın etkisini görmediklerini vurgulayan Olcay Yıldırım, "Ramazan öncesi günler sönük geçiyor. Bunun neden ise tamamen pandemidir. Şu anda ne kadar da biz rahatız, iyiyiz dersek diyelim. Ortada bir ekonomik sıkıntı var. Bu ekonomik sıkıntıda toplumun her katmanında etkisini gösteriyor. Ramazanda olmazsa olamaz diyeceğimiz ürün yeşilliktir. Yani sofralarda salata ve yeşillik ürünleri sofranın bereketidir. Bunu Peygamber Efendimizde tavsiye etmiştir. Ayrıca sebze yemekleri, sebzenin sezonu yeni başlıyor. Patlıcan, kabak ve fasulye olursa çok iyi olur. Bu sene Ramazanda teravih namazları yok. İnsanlar evlerinde, kahve olayı yok. Gezme olayı yok. Misafirlik yok. Sahura kadar uzun bir süreç var. Mutlaka meyvede yenecek. Çünkü sürekli çay içilmez. Portakalda yenecek, çilekte yenecek, kivide yenecek. Sonuçta bunlarda C vitamini. Bu C vitaminini insanların alması gerekiyor. Sonuç olarak ortada bir pandemi var. Virüse karşı etkisini göstermesi için bunlar gerekli. Akşama kadar insanların boğazı kuru kalacak. Bunu geceden takviyeli bir şekilde giderirse hem orucunu rahat tutar, hem de sağlığını korumuş olur” diye konuştu.<br />&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Kongre yapılıyor ama cemaatle namaz yasak']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kongre-yapiliyor-ama-cemaatle-namaz-yasak-28330094b58c9-0ebc-4270-b9c2-e30de22b94ce2021-04-10T12:45:00+03:00Admin 'Kongre yapılıyor ama cemaatle namaz yasak'

'Kongre yapılıyor ama cemaatle namaz yasak'

MEDYA

Admin
<p>AK Parti'ye yankınlığıyla bilinen Yeni Akit yazarı <strong>Abdurrahman Dilipak,</strong> <strong>“Teravih namazı, fetva ve maslahat” </strong>başlıklı yazısında, &nbsp;hükümetin teravih namazının, koronavirüs nedeniyle camilerde değil evlerde kılınması kararını eleştirdi.</p><p>AK Parti'nin<strong> “Lebalep” </strong>kongrelerini hatırlatan Dilipak, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'a,<strong> “Parti kongresi yapılıyor, ama cemaatle namaz kılınamıyor. İftar programları yok. Bayram namazı ne olacak bilmiyorum” </strong>diyerek yüklendi.</p><p><strong>"Bayram namazı ne olacak bilmiyorum"</strong></p><p>Dilipak’ın yazısında teravih namazıyla ilgili bölümü şöyle:</p><p>"Hay Allah, Ayasofya’da terâvih namazını Boynukalın hocanın arkasında kılma planı yapanlar vardı! Ama olmadı. Birileri ondan ve onun mesajlarından rahatsız oldu. O da geldiği gibi gitti. Onun yerine gelecek olanın, yerini doldurması kolay olmayacak. Kudüs’te Doğuş ve Kıyamet kiliselerinin anahtarı hâlâ bizde ama, Ayasofya’nın anahtarını eline verdiğimiz zatın elindeki anahtarı koruyamadık!</p><p>Bu Ramazan’da cemaatle terâvih namazı kılınamayacak olması, mütedeyyin insanlar arasında üzüntüye sebeb oldu. Parti kongresi yapılıyor, ama cemaatle namaz kılınamıyor. İftar programları yok. Bayram namazı ne olacak bilmiyorum.</p><p><strong>"Siz insanları parti kongresinde bir araya getirmediniz mi!"</strong></p><p>Sahi, yatsı ile vitir arasına terâvih kılınıp kılınmadığını nasıl anlayacaksınız. İçeriye muhbir mi sokulacak, kamera mı koyacaksınız. İmam fiilen engelleyecek mi. İmam mı ceza yazacak, imama mı ceza yazılacak. Cemaat camiden zor kullanılarak mı çıkarılacak. Cemaatle baş etmek için polis gücü mü kullanacaksınız. Yapmayın! Bill’in adamlarına kanıp, Diyaneti de böyle şeylere zorlamayın. Bırakın insanlar Allah’ın evine sığınsın, ibadetini yapsın, duasını etsin. Vakit namazında bulaşmayan mikrop, terâvihde mi bulaşacak. Zaten bu caydırıcı baskılar, namazda huşuyu, cemaati bitirme noktasına getirdi. Cemaat o mahallede bir şekilde sık sık bir araya geliyor. Siz tüm il ve ilçelerden gelen insanları parti kongresinde bir araya getirmediniz mi!</p><p><strong>Bir de bu işler ne zamana kadar böyle devam edecek! Zaten bu işler tüm dünyada tartışma konusu.</strong></p><p>Aslında lokanta ve pastahaneler 19.00 değil 21.00’e kadar açık olmalı. Sokağa çıkma yasağı da 23.00, hatta 24.00 olmalı. Hiç olmasa daha iyi de, madem yapıyorsunuz, zaten her yer 21.00’de kapanacaksa insanlar özellikle İstanbul gibi bir şehirde ancak 2 saatte eve gidebiliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Öğrenci yurtlarına Cumhurbaşkanı şartı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ogrenci-yurtlarina-cumhurbaskani-sarti-283298a6cd0bd-0286-4d40-9dbb-c0aeb01b983c2021-04-10T12:39:00+03:00Admin Öğrenci yurtlarına Cumhurbaşkanı şartı

Öğrenci yurtlarına Cumhurbaşkanı şartı

EĞİTİM

Admin
<p><strong>Gençlik ve Spor Bakanlığı Yurt Hizmetleri Yönetmeliği</strong>’nde yapılan değişiklikler Resmi Gazete’de yayımlandı. Bir öğrencinin yurtlarda barınabilmesi için uyması gereken şartlar genişletildi.</p><p>Buna göre, artık bir öğrencinin yurtlarda barınması için<strong> “cumhurbaşkanına hakaret etme suçundan mahkûm olmamak” </strong>şartı da aranacak. Öğrencinin bu fiili yurttayken yapması durumunda ise öğrencinin, öğrenimi süresince bakanlık yurtlarından herhangi birine alınmamak üzere yurtla ilişiği kesilecek.</p><h3><strong>YURTLARDA BARINMA ŞARTLARI KAPSAMI DEĞİŞTİRİLDİ</strong></h3><p>Yönetmelik ile öğrencilerin yurtlarda barınması için aranacak şartların kapsamı da genişletildi. Buna göre, taksirli suçlar ile kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevrilmiş veya sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, kasten işlenen bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, cumhurbaşkanına hakaret, devletin egemenlik alametlerini aşağılama, devletin kurum ve organlarını aşağılama, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, hayasızca hareketler, spor müsabakalarına dayalı bahis ve şans oyunlarını oynatma, gibi suçlardan mahkûm olmaması ve yurt başvurusu yaptığı tarihte 35 yaşını doldurmamış olması şartı da aranacak.</p><h3><strong>UZAKLAŞTIRMA ALAN DA YURTLARDA BARINAMAYACAK</strong></h3><p>Terör örgütlerinin eylemlerine katıldığı tespit edilenlerin, devam etmekte oldukları öğretim kurumundan bir aydan fazla uzaklaştırma cezası almış olanların, yeniden öğrenime başladıkları tarihe kadar yurtla ilişikleri kesilecek.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Devletin dini, İslam dinidir']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/devletin-dini-islam-dinidir-2832839be4c4f-88a1-4db2-b695-ca7227d526e42021-04-10T11:50:00+03:00Admin 'Devletin dini, İslam dinidir'

'Devletin dini, İslam dinidir'

SİYASET

Admin
<p><strong>AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı </strong>sosyal medya paylaşımında, 10 Nisan 1928 günü Anayasa'dan çıkarılan<strong> "Devletin dini, İslam dinidir" </strong>maddesini hatırlatarak "Laiklik anlayışı yönetici aklın inisiyatifine terk edilemez. Hiçbir ön kabul olmaksızın masaya yatırılması, gözden geçirilmesi gereken, mühim anayasal bir madde ve problemdir!" açıklamasını yaptı.</p><p><strong>AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, </strong>sosyal medya hesabından "Laiklik ihdasının 93. yıl dönümü..." notuyla bir paylaşım yaptı. Çamlı’nın, 10 Nisan 1928’de "Devletin dini, İslam dinidir" şeklindeki 2. Maddenin Anayasa’dan çıkarılmasının yıldönümünde yaptığı açıklama şöyle:</p><p>"Din ve vicdan hürriyeti kostümü ile takdim edilmiş fakat İslâm'ı red, gavurluğu cebr edici, inanca zulüm aracı olarak uygulanışlarına da gani bir şekilde şahit olduğumuz, kılık kıyafete hatta kıla tüye bile burnunu sokucu hale bürünebilen 'Laiklik' anlayışı yönetici aklın inisiyatifine terk edilemez. Hiçbir ön kabul olmaksızın masaya yatırılması, gözden geçirilmesi gereken, mühim anayasal bir madde ve problemdir. Eşine benzer bir uygulamasına rastlanılmayan uygulamasıyla Türkiye tarihi gayet açık ve ortadadır..."</p><p>İşte o paylaşım:&nbsp;</p><p><img alt="" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2021/04/100420211139210249847.jpg" /></p><p>Kaynak Yeniçağ: <a href="https://www.yenicaggazetesi.com.tr/ahmet-hamdi-camlinin-skandal-laiklik-mesaji-439758h.htm" target="_blank">Ahmet Hamdi Çamlı'nın skandal laiklik mesajı</a></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['128 milyar dolar nerede?' afişine soruşturma]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/128-milyar-dolar-nerede-afisine-sorusturma-28327aa3e72c7-ca38-434b-a585-8514c8962b382021-04-10T11:10:00+03:00Admin '128 milyar dolar nerede?' afişine soruşturma

'128 milyar dolar nerede?' afişine soruşturma

GÜNCEL

Admin
<p>CHP Mudanya İlçe Başkanlığı'nın ilçedeki billboardlara astırdığı<strong> '128 milyar dolar nerede' </strong>afişleri gece yarısı sökülmüştü.&nbsp;</p><p>Söz konusu afişlerin neden kaldırıldığı <strong>Bursa Valiliği ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>'ndan gelen açıklama ile ortaya çıktı.&nbsp;</p><p><strong>ERDOĞAN'A HAKARETTEN SORUŞTURMA&nbsp;</strong></p><p>Bursa Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Mudanya Belediyesine ait reklam panolarındaki ilan sebebiyle Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bugün 17.30 itibariyle "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan resen soruşturma başlatıldığı belirtildi.</p><p><strong>SAVCILIK TALİMATI İLE KALDIRILMIŞ</strong></p><p>Bursa Valiliğince yapılan açıklamada da <em><strong>"Mudanya Belediyesine ait 6 reklam panosuna bugün asılan '128 milyar dolar nerede' ve 'CHP' yazısı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi silueti bulunan afişlere Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının el konulması talimatı üzerine, söz konusu afişler güvenlik güçleri marifetiyle kaldırılmıştır"</strong></em> ifadesi kullanıldı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Mısır, müzakereleri askıya aldı iddiası]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/misir-muzakereleri-askiya-aldi-iddiasi-28326d6d6a87a-14db-4155-b79c-6780aef0a1d12021-04-10T10:41:00+03:00Admin Mısır, müzakereleri askıya aldı iddiası

Mısır, müzakereleri askıya aldı iddiası

SİYASET

Admin
<p><strong>Mısır, Türkiye </strong>ile görüşmeleri geçici olarak askıya aldı. Kırım Haber Ajansı'nda yer alan ve Birleşik Arap Emirliklerinden Arapça yayın yapan el-Hades uydu kanalının, Mısır yetkililerine&nbsp;dayandırdığı belirtilen habere göre; Türkiye'nin “Mısır’ın bazı isteklerini yerine getirmediği için”&nbsp;geçici olarak görüşmelerin askıya alındığı&nbsp;belirtildi.</p><p>Türkiye ve&nbsp;Mısır&nbsp;arasında Doğu Akdeniz’deki gelişmeler konusunda, 12 Mart 2021’de<strong> Dışişleri Bakanı Mevlüt&nbsp; Çavuşoğlu </strong>tarafından bir açıklama yapılmıştı. Çavuşoğlu,&nbsp;“Mısır’la diplomatik düzeyde temaslarımız başladı”&nbsp;demişti. Ayrıca Çavuşoğlu her iki ülkenin de diplomatik temaslar hakkında bir ön koşulu olmadığını belirtmişti.</p><p><!-- Yeniçağ - İçerik İçi - 1 --><!-- Admatic interstitial 800x600 Ad Code START --><!-- Admatic interstitial 800x600 Ad Code END --></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Tavan fiyatlara da zam geldi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tavan-fiyatlara-da-zam-geldi-28325d208fbd4-711e-4b3a-ac7b-049b478a75582021-04-10T09:48:00+03:00Admin Tavan fiyatlara da zam geldi

Tavan fiyatlara da zam geldi

GÜNCEL

Admin
<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK),18 Mart 2021 tarihinde, akaryakıt fiyatlarındaki haksız kar artışı nedeniyle tavan fiyat uygulanması kararı almıştı.</p><p>EPDK tarafından açıklamada, tüketicileri korumak, sektörün sürdürülebilir ve rekabetçi yapısını devam ettirebilmek ve ortaya çıkan "kar oyunlarının" tekrarlanmaması amacıyla tavan fiyat uygulanması kararı alındığı duyurulmuş, bu çerçevede il bazında benzin ve motorinin fiyatları&nbsp;kurumun resmi internet sitesinde yayımlanmıştı.&nbsp;</p><p><strong>TAVAN FİYATLARA ZAM GELDİ</strong></p><p>Tavan fiyat uygulamasında belirlenen rakamlara bugünden itibaren zam geldi. Bazı illerde benzinin litre fiyatına 3 kuruşa kadar zam gelirken bazı illerde ise değişiklik yapılmadı. Aynı şekilde motorinin litre fiyatına gelen zam da bazı illerde 3 kuruşu buldu.</p><p><strong>ANKARA VE İSTANBUL'DA ARTTI, İZMİR'DE SABİT KALDI</strong></p><p>Uygulamanın başladığı 18 Mart’ta İstanbul Anadolu yakasında benzinin litresi için belirlenen 7.08 TL’lik fiyat bugünden itibaren 7.09 TL’ye çıktı. Motorinin litre fiyatı ise 6.44 TL’den 6.45 TL’ye çıktı. Avrupa yakasında ise benzin ve motorin fiyatları değişmedi.</p><p>İzmir’de benzin ve motorin fiyatlarında bir değişiklik olmadı. Benzinin litresi 18 Mart’ta açıklandığı gibi 7.16 TL’den satılırken, motorinin litresi de 6.52 TL’den satılıyor.</p><p>Ankara’da ise benzin ve motorinin litresine 2 kuruş zam yapıldı. Benzin fiyatları Ankara’da 7.13 TL’den 7.15 TL’ye, motorin fiyatları ise 6.49 TL’den 6.51 TL’ye çıkarıldı.</p><p>Öte yandan tavan fiyat uygulaması 2 ay geçerli olacak.</p><p><strong>GÜNCEL FİYAT LİSTESİ</strong></p><p>81 ilin bugünden itibaren geçerli olan güncel fiyat listesi EPDK’nın internet sitesinden yayımlandı.</p><p><img alt="screenshot-2.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/09/screenshot-2.jpg" style="height:1805px; width:1200px" /><img alt="screenshot-3.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/09/screenshot-3.jpg" style="height:1642px; width:1200px" /></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[42 kişiye virüs bulaştırdı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/42-kisiye-virus-bulastirdi-2832439ebcb81-0518-459b-9148-ca8bcad56df32021-04-10T09:33:00+03:00Admin 42 kişiye virüs bulaştırdı

42 kişiye virüs bulaştırdı

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca </strong>tarafından son haftalarda vaka sayısı en çok artan iller arasında yer alan Kastamonu’da tüm denetimlere ve alınan tedbirlere rağmen yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılması engellenemiyor.</p><p>Her geçen gün sayıların daha da arttığı ilde tedbirlerin sonuç vermemesinin sebepleri arasında ise vatandaşların, sıkı tedbirlere uymaması başı çekiyor.</p><p><strong>HASTA ZİYARETİNDE 42 KİŞİYE VİRÜS BULAŞTIRDI</strong></p><p>Akraba ve hasta ziyaretlerinin önüne geçilemeyen ilde, son olarak hasta ziyaretine giden bir kişinin 42 kişiye virüs bulaştırdığı belirtildi.</p><p>UMKE, AFAD ve itfaiye ekiplerinin trafik kazası tatbikatında konuşan <strong>Kastamonu Valisi Avni Çakır, </strong>“Son iki ayda, dikkat çekici bir şekilde vaka sayılarında artış meydana gelmeye başladı. İlimiz genelinde de mart ayının başlarına kadar düşük vakalarla seyir halindeydik ama normalleşmeyle beraber toplumsal hayat yüzde 90-95 oranında gerçekleşti" diyerek sözlerine şöyle devam etti:</p><p><img alt="aw290543-02.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/09/aw290543-02.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></p><p>"Bugüne kadar denetim ekipleriyle birlikte sağlık ordumuza yardımcı olmaya çalışıyoruz ama şu da bir gerçek; bölgemizde mutant virüs oranı ve yayılım hızı çok yüksek. Buna bağlı olarak vakalarda ciddi bir artış var. Maalesef, bütün ısrarlarımıza rağmen vatandaşlarımızın bu konuda gerekli dikkat ve özeni göstermiyor. Daha önce de ifade ettim, herkesin polisi kendi vicdanıdır. Vatandaşımızın desteği olmadan hiç bir proje başarılı olamaz. Bu noktada&nbsp;belli bir aşamaya geldik.</p><p><strong>'ISRARLA UYARIYORUZ, YAPMAYALIM'</strong></p><p>Kurallara büyük bir titizlikle riayet eden vatandaşlarımızı tenzih ediyorum ama hala bütün ısrarlarımıza rağmen kurallarımıza uymayan vatandaşlarımız var.&nbsp;<strong>Bir hasta ziyaretinden şu ana kadar 42 vaka tespit edildi. Sadece bir hasta ziyareti. Israrla uyarıyoruz, cenaze; taziye ziyaretlerimizi erteleyelim, hasta ziyaretlerini hiç yapmayalım.</strong>&nbsp;Şifa bulmuş hastaları, bu tür ziyaretlerle hepten hasta yapıyoruz. Bu konuda maalesef hala bazı vatandaşlarımızda gerekli hassasiyeti göremiyoruz."</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Milliyetçilik dışlayıcı nitelik kazandı']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/milliyetcilik-dislayici-nitelik-kazandi-28323f0eef5ed-cf6b-4a79-afc7-928c986e173c2021-04-10T09:24:00+03:00Admin 'Milliyetçilik dışlayıcı nitelik kazandı'

'Milliyetçilik dışlayıcı nitelik kazandı'

GÜNCEL

Admin
<p><strong>ABD Ulusal İstihbarat Konseyi </strong>"Küresel Eğilimler 2040 Raporu" açıklandı. 1997'den bu yana dört yılda bir hazırlanan ve bu yıl yedincisi yayımlanan raporda, gelecek 20 yıllık süreçte ABD'yi etkileyebilecek küresel stratejik gelişmelerle ilgili tahminler yer alıyor.&nbsp;</p><p>Raporda, <strong>"Bazı ülkelerde milliyetçiliğin güç kazandığı, bazılarında dışlayıcı milliyetçilik kavramlarının öne çıktığı" </strong>belirtilirken bahsi geçen ülkelere&nbsp;Türkiye de dahil edildi.&nbsp;</p><p>Raporda şu ifadeler kullanıldı:&nbsp;</p><p><strong>"Bazı hükümetler dini ve etnik temaları, dış politika hedefleri için yabancı halkların desteğini almak için kullandı. Türkiye'nin Avrupa'daki etkisini artırmak için kıtadaki Türk diasporasını mobilize etme çabası da liderlerin kimlikleri bu şekilde kullanma çabasına örnek gösterilebilir."&nbsp;</strong></p><p><strong>"ÇOK KUTUPLU DÜNYA DÜZENİNE GEÇİLİYOR"</strong></p><p>Artık bölgesel rekabetlerin arttığına yer verilen rapor, İran, Türkiye, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) bu yarışa katıldığına, iki kutuplu yapıdan çok kutuplu dünya düzenine geçilirken bölgede oluşan boşluğu bu ülkelerin doldurmaya çalıştığına değiniyor:&nbsp;</p><p>"Bölgesel güçler gelecek 20 yılda muhtemelen istenmeyen çatışmalardan kaçınmaya çalışırken bir yandan da diğer güçleri birbirine düşürmeye çalışacak. Bölgede kendi koalisyonlarını ve bölgesel blokları güçlendirmeye çalışarak bölgesel sorunlarda agresif tutum takınırken küresel zorluklarla da beraber başa çıkmaya çalışacaklar. İç politikada yönetim zorluklarıyla başa çıkmaya çalışırken komşularla iyi ilişkiler geliştirilmesi kritik önemde olacak. Bu ilişkiler hem etkilerini artırmak hem de göç, terör, güvenlik riski gibi konularla mücadele etmek için kritik rol oynayacak.&nbsp;</p><p><strong>ÇİN-ABD MÜCADELESİ ÖNE ÇIKIYOR&nbsp;</strong></p><p>Uluslararası toplum, devletler ve halklar arasındaki mücadelenin gelecek dönemde öne çıkacağı belirtilen raporda, jeopolitik yarışın Çin ve ABD arasındaki mücadele çevresinde şekillenebileceği belirtiliyor.&nbsp;</p><p>ABD başta olmak üzere Batı dünyası ve Çin arasındaki mücadeleyi etkileyecek faktörler arasında değişen askeri güç, demografik yapı, ekonomik gelişim, çevresel etkenler, teknoloji ve yönetim modelleri sıralandı. Bu küresel güçlerin küresel normları, kuralları ve kurumları da etkileyeceği; bunun bölgesel politikalara da etki edeceği tahmin ediliyor.&nbsp;</p><p>ABD ve Çin'in ekonomik büyümeye odaklanmasının ardından siyasi etki alanını genişletme, teknolojik alana hakim olma ve stratejik avantaj kazanma hedefinin olduğu belirtiliyor ve iki ülke ordusu arasında büyük bir savaş çıkma ihtimalinin "çok düşük olduğu" tahminine yer veriliyor.&nbsp;</p><p><strong>İSTANBUL, AVRUPA’DA NÜFUSU EN FAZLA OLAN ŞEHİR OLARAK KALACAK &nbsp;</strong></p><p>Raporda, gelecek 20 yıldaki demografik gelişim tahminleri de yer alıyor.&nbsp;</p><p>Buna göre Avrupa'da nüfusu en yüksek olan şehirler sıralamasında 2035'te 18 milyon nüfusla İstanbul birinci sırada geliyor. İstanbul'u Paris (12 milyon), Londra (10,6 milyon), Madrid (7 milyon) ve Ankara (6,2 milyon) takip ediyor. Yani listenin ilk beşinde Türkiye'den iki şehir yer alıyor.&nbsp;</p><p>Buna göre gelecek 20 yılda nüfus artacak ancak nüfusun artış oranı azalacak. 2040 yılında 1,4 milyar insanın dünya nüfusuna eklenesi ve küresel nüfusun 9,2 milyara ulaşması bekleniyor.&nbsp;</p><p>Çalışan nüfus oranının bugünkü yüzde 64'ten yüzde 59'a yükselmesi, 65 yaş üstü nüfusun artması, orta sınıf ve yoksul nüfusların aynı oranda kalması ve şehirleşme oranının yükselmesi bekleniyor. 2020'de yüzde 18,8 seviyesinde olan 65 yaş üstü nüfusun, 2040'ta yüzde 26'ya ulaşacağı tahmin ediliyor.&nbsp;</p><p>Orta sınıfların gelirleri yükselirken yoksul kesimin geliri düştüğü için gelir uçurumunun arttığı hatırlatılan raporda, gelecek 20 yılda yapay zeka ve teknolojinin orta sınıfa istihdam sağlayan bazı işlerin yerine geçeceği ve orta sınıfın gelirinde azalma olacağı tahminine de yer veriliyor.&nbsp;</p><p>Kadınların ilk çocuk doğurma yaşı ve ortalama çocuk doğurma oranı da 4,9'a düştü. Gelişmiş ülkelerde bu oran 3'ün altında. Kadın ve erkekler arasında istihdam, siyasi hayata katılım, eğitim, sağlık hizmetlerine erişim gibi konularda en büyük uçurum ve adaletsiz dağılım, kadınların aleyhine Arap ülkelerinde görüldü.&nbsp;</p><p>Asya ülkelerindeki ekonomik büyümenin 2030'lar boyu da devam edeceği tahminine yer verilen raporda, bu büyümenin hızının yavaşlayacağı ve muhtemelen 2040'ta hâlâ ABD ve Avrupa'daki rakamlara ve ekonomik etki gücüne erişemeyecekleri ifade ediliyor.&nbsp;</p><p><strong>KÜRESEL İLETİŞİM ARAÇLARININ GELİŞMESİ TOPLUMLARI BÖLDÜ&nbsp;</strong></p><p>Teknoloji, ticaret ve insan hareketliliği sebebiyle küresel çapta iletişimin büyük oranda arttığı son dönemde, farklı gruplar arasındaki gerilimin arttığı ve daha fazla bölünmüş toplumla karşılaşıldığı yazıyor.&nbsp;</p><p>2018'de internete erişimi olan 10 milyar cihazın kullanıldığını, 2025'te bu sayının 64 milyara çıkacağını ve sonuç olarak toplumlar arasındaki farklılık ve bölünmenin artabileceği de raporda ifade ediliyor.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Putin, Montrö Anlaşması'nın önemini vurguladı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/putin-montro-anlasmasinin-onemini-vurguladi-28322cf7df570-696b-403f-a84c-4ecfcb5ad0fd2021-04-10T09:13:00+03:00Admin Putin, Montrö Anlaşması'nın önemini vurguladı

Putin, Montrö Anlaşması'nın önemini vurguladı

SİYASET

Admin
<p>İki liderin 9 Nisan'da yaptığı telefon görüşmesinden sonra Kremlin'in yayınladığı açıklamada, <strong>"Türkiye'nin Kanal İstanbul'u inşa etme planlarıyla ilgili olarak Rusya 1936 Montrö anlaşmasının bölgesel istikrarın sağlanması ve Karadeniz boğazlar rejiminin istikrarı için ne kadar önemli olduğunu vurguladı.</strong></p><p>Kremlin'in basın servisinin açıklamasında, "Üretken Rusya-Türkiye diyalogu her formatta devam edecek" denildi.</p><p>Reuters'ın aktardığına göre görüşmede Putin, "Ukrayna'yı ülkenin doğusunda kışkırtıcı hamleler yapmakla" suçladı.</p><p>İki liderin Rusya'da Gamaleya Enstitüsü'nün geliştirdiği Sputnik-V Koronavirüs aşısı için potansiyel olarak ortak üretim yapma konusunda da görüştükleri ifade edildi.</p><p>Ukrayna-Rusya hattında gerilim çok yüksekken dün Dışişleri Bakanlığı kaynakları ABD'ye ait 2 savaş gemisinin, Türk Boğazlarından Karadeniz'e çıkışı için Türkiye'ye diplomatik bildirimde bulunulduğunu ve gemilerin 4 Mayıs'a kadar Karadeniz'de kalacağını söylemişti. Rusya'nın Ukrayna sınırına yaptığı asker yığınağı birçok Batılı ülkeyi endişelendirdi.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Vaka sayısı 55 binin üzerinde]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/vaka-sayisi-55-binin-uzerinde-28321ed0c2535-144e-40ce-bf6b-dcaf95c646742021-04-09T23:48:00+03:00Admin Vaka sayısı 55 binin üzerinde

Vaka sayısı 55 binin üzerinde

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Sağlık Bakanlığı, günlük Koronavirüs verilerinin yer aldığı tabloyu paylaştı.</strong></p><p>Tabloya göre, son 24 saatte 253 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle toplam vefat sayısı 33 bin 454'e yükseldi. Son 24 saatte tespit edilen 55 bin 791 yeni vaka ile toplam vaka sayısı da 3 milyon 745 bin 657 oldu.</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2021/04/1617989193325-screenshot-16.png" style="height:224px; width:600px" /></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Bizim bildirimiz namus bildirisidir']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bizim-bildirimiz-namus-bildirisidir-28320dbbc7e9b-afc8-4a9c-a393-086d8b9c86042021-04-09T23:42:00+03:00Admin 'Bizim bildirimiz namus bildirisidir'

'Bizim bildirimiz namus bildirisidir'

SİYASET

Admin
<p><strong>İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,&nbsp;</strong>Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkanlığı'ndaki Polis Müzesi’nin açılış törenine katıldı. Bakan Soylu, modern müzelerin insanlara, tarihini, mazisini, toplumun neler yaşadığını anlattığını belirterek, yakında açılacak olan Adnan Menderes Müzesi ile topluma, millete demokrasi yolunda ödenen bedellerin anlatılacağını söyledi.</p><p>Bakan Soylu, "Biz o müzeyi 2021’de açabiliyoruz. Eğer biz 1960 darbesinden 5-10 yıl sonra bu müzeleri açabilseydik, bu hatıraları, bu hikayeleri bir demokrasi bekçisi olarak ortaya koyabilseydik, tarihi yanlış yazmak isteyenler ve yanlış yazılmış tarihi gelecek kuşaklara referans olarak göstermek isteyenleri kulağından tuttuğu gibi sobeleseydik belki 12 Eylül'ü, 28 Şubat'ı, 15 Temmuz'u yaşamayabilirdik. Hala birilerinin utanmadan sıkılmadan yaşına başına bakmadan gece yarısı bildirileri yayımlama cesaretinin önüne geçebilirdik. Hala birilerinin o bildirileri topluma pazarlamaya çalışmasını görmek zorunda kalmayabilirdik. Tarihe ait utanırlardı, belki yüzlerini önlerine düşürürlerdi. Eğer biz o müzeleri erkenden açabilseydik bunları yapmaya gerek olmayabilirdi" dedi.</p><h3><strong>"Bugün bir antikacı dükkanı açmıyoruz"</strong></h3><p>Polis Müzesi'nde 176 yıllık bir adanmışlık hikayesinin anlatıldığını söyleyen Bakan Soylu, "Biz bugün bir antikacı dükkanı açmıyoruz. Şu ülkeyi dünyanın en huzurlu ülkesi haline getirebilme mücadelesinin hikayesini anlatıyoruz. Burayı bunun için kurduk. Batı'da insanların boğazına bastırıp nefesini kesen gaddar adamlar gibi olmadığımız unutulmasın. Dünyanın en köklü polis teşkilatlarından birisi olduğumuz, başkasının 5, bizim 25 suçla mücadele ettiğimiz unutulmasın. Bu teşkilat sadece mazisiyle övünen, geçmişe takılıp kalan bir teşkilat değildir, hiçbir zaman olmamıştır. Önümüzdeki süreçte topluma, milletimize anlatmamız gereken kilit nokta, Türk Polis Teşkilatı'nın yenilikçi bir teşkilat olduğudur. Bizim sanal taktik eğitim merkezimiz dünyada sadece 3 ülkede var. Bunu bir adım daha ileriyle taşıyoruz, yüzde 100 kusursuz gerçeklikle eğitim yapma imkanı veren bir simülasyon üzerinde çalışıyoruz" diye konuştu.</p><h3><strong>"Bizim bildirimiz namus bildirisi"</strong></h3><p>&nbsp;Soylu, "Şu anda mevcut olan polis amirlerimizin yüzde 77’si yeni, polis memurlarımızın yüzde 37’si yeni, bekçilerimizin de yüzde 95’i yeni. Uyuşturucu ile mücadelede uyuşturucuya bağlantılı ölenlerin sayısı 2017’de 941, şu anda 239. Bu ülke 3-4 ton eroin yakalarken bugün 20 ton eroin yakalıyor. Tarihin en büyük yakalamalarını ortaya koyuyor. Biz her 10 Nisan’ı sadece Polis Teşkilatı'nın kuruluş yıl dönümü olarak kutlamıyoruz. Eğer böyle yaparsak bu alelade bir kutlama olur. Bizim 10 Nisan’ı kutlamamızın amacı çok farklıdır. Biz 10 Nisan’da her yıl bu milletle sözleşmemizi yeniliyoruz, bu milletin huzurunun, emniyetinin, asayişinin, demokrasisinin, Cumhuriyetinin namus bekçisi olduğumuzu bu millete haykırıyoruz. Bizim bildirimiz namus bildirisidir, birilerininki gibi gece yarısı namussuzluk bildirisi hiçbir zaman olmamıştır, olmayacaktır" ifadelerini kullandı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Önceliğimiz kamu yararı']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/onceligimiz-kamu-yarari-283199c589996-9f82-4c13-8429-86ead566f1522021-04-09T23:22:00+03:00Admin 'Önceliğimiz kamu yararı'

'Önceliğimiz kamu yararı'

YEREL

Admin
<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki KİPTAŞ, </strong>Beylikdüzü’nde yaklaşık iki bin kişinin oturduğu Gürpınar Siteler bölgesinde kentsel dönüşüm başlattı. KİPTAŞ ile Beylikdüzü Belediyesi arasında 11 Kasım’da imzalanan protokolle, bölgede afet odaklı dönüşüm için ilk adımlar atıldı.&nbsp;Yapılan protokol gereği, ilk olarak uzlaşma ofisi açılarak Beylikdüzü Belediyesi ile hak sahipleri arasında görüşmeler yapılmaya başlandı.&nbsp;</p><p><strong>ÜÇTE İKİ ÇOĞUNLUK SAĞLANDI, YIKIMLAR BAŞLADI</strong></p><p>Bugün itibariyle 174 hak sahibinin imzasıyla üçte iki çoğunluğun sağlanarak ön sözleşme imzalanmasının yolu açıldı. Bunun üzerine öncelikle riskli yapı ilan edilen binalarda yıkım başlatıldı.&nbsp;</p><p>Hak sahipleriyle birlikte yıkım sahasına giden Beylikdüzü Belediye Başkanı <strong>Mehmet Murat Çalık</strong> ve KİPTAŞ Genel Müdürü <strong>Ali Kurt </strong>bilgilendirmelerde bulundu.&nbsp;Süreçle ilgili yapılan güncellemelerden dolayı hak sahiplerine bilgi verilen toplantıda, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt, daha önce açıklanan ortalama 75 bin lira borçlanma tutarının, yapım ihalesinde öngörülenden daha iyi bir teklif geldiği için 55 bin liraya indirildiği bilgisini hak sahipleri ile paylaştı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Çalık ise hak sahiplerini hızla uzlaşıp, riskli yapıları tahliye etmeye ve burada yaşanabilir, güvenli konutların inşaatına bir an önce başlama çağrısında bulundu.</p><p><strong>ÇALIK: KENTSEL DÖNÜŞÜM SİYASET MESELESİ DEĞİL</strong></p><p>Çalık, bölgedeki vatandaşların uzun zamandaır bir kentsel dönüşüm beklentisi içinde olduğunu vurgulayarak, “Deprem olmadan, dönüşüme ihtiyaç duyan alanları dönüştürelim” dedi. Çalık, kentsel dönüşümde İBB’nin çok büyük bir çaba içerisinde olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu mesele siyaset meselesi değil. Burada vatandaşın canı söz konusu. Ben vatandaşını enkaz altında arayan bir belediye başkanı olmak istemiyorum. Gelin bu işi siyaset üstü bir mesele haline getirelim. Burada siyaset yapmadan, bu süreci vatandaşın kafasını karıştırmadan tamamlayalım.”</p><p>“<strong>ÖNCELİĞİMİZ KAMU YARARI”</strong></p><p><strong>KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt </strong>ise açılan uzlaşı ofisi ile birlikte 1,5 ay içinde yüzde 60’lık çoğunluğun sağlandığını belirterek şunları aktardı:&nbsp;</p><p>“Bugün itibarıyla üçte iki çoğunluk sağladı. Şimdi protokol doğrultusuna hak sahipleri ile<strong> KİPTAŞ</strong> olarak sözleşme imzalayacağız. Uygulayacağımız proje ile ilgili süreçler tamamlanma aşamasında. İBB iştiraki KİPTAŞ olarak önceliğimiz dönüşüm. Burası, uzun zamandır sürüncemede kalmış, bir adım atılamamış bir alandı. Beylikdüzü Belediyesi ile biz bir adım attık, bugün de önemli bir gün. Bundan sonra hedefimiz süreçleri tamamlayarak burada güvenli konutların en kısa zamanda temelini atmak. Dönüşüme can güvenliği olarak bakıyoruz, sahada olduğumuz tüm alanlarda algımız bu yönde. Sürdürülebilir dönüşüm için borçlanma şart ancak önemli olan vatandaşlarımızın ödenebilir koşullarda borçlanması. İlçe Belediyemiz ile burada örnek bir model geliştiriyoruz, önceliğimiz kamu yararı. En uygun modelde vatandaşlarımızı en uygun koşullarda en kısa sürede sağlam evlere taşımak için çalışıyoruz.”</p><p>Toplam, 7 Blok 260 bağımsız birimin bulunduğu site dönüştürüldüğünde, farklı daire tiplerinde yaklaşık 524 bağımsız birim üretilecek. Hak sahipleri, depreme dayanıksız evleri yerine güvenli, son yönetmeliklere göre yapılmış, sosyal tesisleri ve kapalı otoparkları olan yeni evlerine kavuşacaklar.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[SEAT Tarraco Türkiye’de]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/seat-tarraco-turkiyede-283182a511fa3-407c-4850-a195-41f9cd193c0f2021-04-09T23:14:00+03:00Admin SEAT Tarraco Türkiye’de

SEAT Tarraco Türkiye’de

OTOMOBİL

Admin
<p>SEAT markasının SUV ailesinin üçüncü ve en büyük üyesi olan Tarraco, SEAT modellerinin yeni tasarım dilinin ürünü. Ailenin zirvesinde yer alan model, teknolojiyi, dinamizmi ve işlevselliği zarif bir tasarımla birleştiriyor. 5 ve 7 koltuklu oturma düzeni bulunan Tarraco, kullanıcılarına daha fazla çeşitlilik sunuyor.</p><p>Tarraco Xcellence donanım seçeneği ile 490.000 TL, FR donanım seçeneği ise 515.000 TL’den başlayan tavsiye edilen anahtar teslim fiyatıyla satışa sunuluyor.</p><p>&nbsp;<strong>Karakterine ve işlevine uygun tasarım, verimli motor&nbsp;</strong></p><p>Volkswagen Grubu’nun MQB-A platformuna dayanan tasarım, Tarraco’nun karakterini de ortaya koyuyor: Heyecan ve işlevselliği birlikte sunan model, yedi koltuk seçeneğiyle kalabalık yolculuklar için de çözüm sunuyor.&nbsp;</p><p>Tarraco Türkiye’de şu an için sadece 1.5 litrelik TSI teknolojili benzinli motorla satışa sunuluyor. 150 HP güç ve 250 Nm tork üretebilen motor sadece 7 ileri otomatik DSG şanzıman seçeneği ile alınabiliyor. 0’dan 100 km/h hızlanmasını 9,5 saniyede tamamlayan model maksimum 199 km/h hıza ulaşabiliyor. NEDC standartlarına göre karma yakıt tüketimi değeri ise 100 km’de 6,1 litre olarak göze çarpıyor.</p><p><strong>Yeni nesil güvenlik sistemleri Tarraco’da</strong></p><p>Tarraco, Euro NCAP’in zorlu güvenlik testlerinden geçerek beş yıldızlı güvenlik derecesini aldı. Tarraco testlerde yetişkin ve çocuk yolcuların güvenliğinin yanı sıra yaya güvenliğindeki üstün performansını ve becerisini de bir kez daha gösterdi.&nbsp;Yeni SEAT Tarraco, daha zorlu sürüş ortamlarında bile sürüşü daha konforlu ve güvenli hale getirmek için tüm yeni nesil tüm sürüş destek sistemlerini bir arada sunuyor. Yarı Otonom Seyahat Asistanı, Acil Durum Sürüş Asistanı, Kör Nokta Tespit Sistemi, Arka Çapraz Trafik Uyarısı, Araçtan Çıkış Uyarısı, Adaptif Hız Sabitleyici (ACC) ve Çarpışma Öncesi Asistanı gibi sistemler opsiyonel olarak sunuluyor. Sürücü ve Yolcu Ön-Yan, Perde ve Sürücü Diz (toplamda 7) hava yastıkları, Şerit Takip Asistanı, Ön Bölge Asistanı (Front Assist) ve Acil Durum Asistanı (e-Call) gibi özellikleri ise standart olarak sunarak segmentindeki güvenlik standartlarını yükseltiyor.</p><p><strong>Yaşam için tasarlandı</strong></p><p>Tarraco 4.735 mm uzunluğunda ve 1.674 mm yüksekliğinde olmasına rağmen zarif ve etkileyici bir görünüm sunuyor. Otomobilin ön ızgarası SEAT’ın yeni tasarım diliyle şekillendirilmiş. Çarpıcı Full LED mercekli ön farlar markanın imzasını yansıtırken, aynı zamanda kullanıcılarına daha net ve keskin bir görüş sağlıyor. Arkada ise dinamik LED sinyallere sahip imza niteliğindeki “Infinite LED” farları ise Tarraco'nun önemli özelliklerinden birini oluşturuyor. Tüm donanımlarda hem dış hem de iç mekanda yüzde yüz LED teknolojisi kullanıyor. İşlevselliğin çok önemli olduğu arka kısımda düşük bir yükleme alanı sunan Tarraco pratik bir SUV'un tüm özelliklerini barındırıyor.</p><p><strong>Tamamen dijital iç mekan</strong></p><p>Tarraco’nun iç mekanı üst düzey bir hissiyat yaşatıyor. Geniş ön konsol kabin içinde ferah bir iç mekan hissiyatı oluşturuyor. İç mekanın merkezinde ise sürücünün araçla ilgili tüm bilgilere ulaşmasını sağlayan 10.25“ Dijital Gösterge Paneli yer alıyor. Bilgi-eğlence sistemleri söz konusu olduğunda ise &nbsp;8,25” ve 9,2” boyutlarında multimedya ekranları ile Full Link teknolojisi sunuluyor.</p><p>Kamuflaj Yeşil, Oryx Beyaz, Refleks Gümüş Gri, Atlantik Mavi, Merlot Kırmızı, Dolphin Gri, Derin Siyah ve Urano Gri olmak üzere 8 faklı renk seçeneğinde satın alınabiliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Bir egemenlik konusu']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bir-egemenlik-konusu-283176824fd73-f3ee-405a-a812-6905d2837c2e2021-04-09T22:40:00+03:00Admin 'Bir egemenlik konusu'

'Bir egemenlik konusu'

OTOMOBİL

Admin
<p>Sırasıyla Atos, Dassault Systèmes, <strong>Renault Grubu, </strong>STMicroelectronics ve Thales Genel Müdürleri<strong> Elie Girard, Bernard Charlès, Luca de Meo, Jean-Marc Chery ve Patrice Caine,</strong> bugün inovasyon ve akılı mobilite için yeni bir ekosistem olan Software République için güçlerini birleştirmeye yönelik hedeflerini duyurdu. Ortaklar birbirini tamamlayıcı nitelikteki uzmanlıklarını bir araya getirerek birlikte yazılım geliştirmeyi ve pazarlamayı planlarken, şehirler, işletmeler ve şehir sakinleri için zenginleştirilmiş sürdürülebilir mobilite sunmayı hedefliyor.&nbsp;</p><p>Yapay zekâ, siber güvenlik, bağlanabilirlik, gömülü elektronik sistemler ve sanal ikiz teknolojisi bu yeni ürün ve hizmetlere katkı sunacak. Otomotiv ve teknoloji alanlarının beş lider şirketi tarafından kurulan bu açık inovasyon ekosistemine yeni üyeler katılacak ve bu ekosistem açık iş birlikleri geliştirecek.&nbsp;</p><p><strong>Bir egemenlik konusu</strong></p><p>Mobilite değişiyor ve yeni fırsatlar sunuyor. Boston Consulting Group şirketine göre, küresel mobilite pazarı 2035 itibariyle yüzde 60 büyüyerek 11 trilyon Euro’ya erişecek. Bu büyümenin ana kaynağı, küresel mobilite pazarındaki payı yüzde 5’ten yüzde 45’e çıkacak olan elektrikli araçlar, yeni bileşenler, yeni satış sonrası hizmetler ve diğer katma değerli hizmetler&nbsp;gibi gelişmeler. Diğer kıtalardaki devlet desteği alan ana endüstriyel aktörler şimdiden gelişmiş entegrasyon stratejileri sayesinde bu yeni teknolojilerden birçoğunu ortaya çıkarmak için kendilerini konumlandırıyorlar. Software République kurucu üyeleri, bu alanda egemenliklerini sağlamayı hedefleyen sürdürülebilir bir ekosistemi birlikte oluşturmanın Fransa ve Avrupa için ne kadar acil olduğunu dile getirdi.</p><p><strong>Üç ana iş birliği alanı</strong></p><p>Adapte edilmiş ve çevik bir mobilitenin hayata geçirilmesini sağlayacak akıllı mobilite sistemlerini birlikte geliştirerek pazarlamak için, üç ana iş birliği alanı belirlendi:</p><ul><li>Araç ile aracın dijital ve fiziksel ortamı arasındaki bağlanabilirliği kolaylaştırmak için akıllı sistemler</li><li>Bölgeler ve şirketler için akış optimizasyonu sağlamak için simülasyon ve veri yönetim sistemleri.&nbsp;</li><li>Şarj deneyimini kolaylaştırmak için enerji ekosistemi.</li></ul><p>Ek olarak aşağıdaki başlıklar Software République ortakları tarafından tartışılıyor:</p><p><strong>Kolay şarj</strong></p><p>Elektrikli bir otomobilin&nbsp;uyumlu bir şarj noktasında otomatik olarak tanınmasına ve kullanıcının herhangi bir işlem yapmasına gerek olmaksızın aracın şarj olmasına imkân sunan yeni teknoloji ve hizmetler.</p><p><strong>Bölgeler için mobilite akışlarının optimizasyonu</strong>&nbsp;</p><p>Aşağıdakileri sağlamak amacıyla, şehirler arasında anlık ve açık olarak mobilite bilgi alışverişlerine erişim ve simülasyonun kolaylaştırılması:</p><p>- Tüketicilerin zaman, konfor veya enerji yönetimine göre her zaman en iyi mobilite yolunu seçmesi.</p><p>- Operatörlerin hizmetlerini zenginleştirmesi.</p><p>- Kamu otoritelerinin acil durum yönetimi, organizasyonlar gibi mobilite senaryolarını simüle etmesi ve uygulaması.</p><p>- Şehir içi planlayıcıların arazi kullanım planlamasını daha iyi öngörmesi.</p><p>İnovasyonu teşvik etmek için, Software République aynı zamanda en fazla gelecek vadeden yeni kurulan şirketleri finanse etmek amacıyla bir yatırım fonu oluşturmayı ve akıllı mobilite teknolojileri alanında yeni kurulan şirketlere ev sahipliği yapacak bir sistem hayata geçirmeyi hedefliyor.&nbsp;Şirketler böylece bir değer ağı üzerinden işbirlikçi bir sanal gelişim ve deneyim ortamına ve rehberliğe erişim imkânı bulacak. Yeni kurulan şirketler ve üniversiteler için ekosistemin lansmanı ile ilgili olarak, Software République ortakları, geleceğin mobilitesi için teknoloji geliştirmeye katkı sunacak bir veri görevi organize etmeyi planlıyor: elektrikli, bağlantılı ve otonom.</p><p><strong>Renault Grubu CEO’su Luca de Meo,&nbsp;</strong>“Yeni mobilite değer zincirinde, dahili akıllı sistemler yeni itici güç oluştururken, tüm araştırma ve yatırım bu zincirde yoğunlaşmış durumda. Bu teknolojik mücadelede, biz birlikte ve açık hareket etmeyi seçiyoruz. Ortaklığın merkezi bir aktörü olmayacak, herkesin değeri diğer ortaklar sayesinde katlanarak artacak. Siber güvenlik, mikro elektronik, enerji ve veri yönetimi alanındaki uzmanlıkların bir araya gelmesi bize Avrupa’da geliştirilen, düşük karbonlu, paylaşılan ve sorumlu mobilite için benzersiz, son teknoloji çözümleri geliştirme imkânı sunacak.” &nbsp;&nbsp;</p><p><strong>Atos CEO’su Elie Girard,&nbsp;</strong>“Atos, Software République kurucu üyelerinden biri olmaktan gurur duyuyor. Bir teknolojinin yaratıcısı ve karmaşık çözümleri entegre eden bir taraf olarak, bu benzersiz ekosisteme dijital uzmanlığımızı sunarak karbon ayak izini azaltmaya katkı sunacağız ve yapay zekâ, dijital güvenlik, bulut, nesnelerin interneti veya yüksek performanslı bilişim gibi kilit alanlarda inovatif teknolojilerimizi kullanıma sunacağız. Dünyanın beş önde gelen otomotiv ve teknoloji aktörünün güçlerini bir araya getiren bu inisiyatif mobilite dekarbonizasyonunu hızlandıracak.”</p><p><strong>Dassault Systèmes Başkan Yardımcısı ve CEO’su Bernard Charlès,&nbsp;</strong>“Otomotiv sektörünün de ötesinde, bu sürdürülebilir ekonominin bir parçası olan iş ve eğlence ortamındaki mobilite hizmetlerinin kullanımına dönük bir yaklaşım konusu. Bu ekonomik deneyim dünya çapında Endüstriyel Rönesans ile el ele ilerliyor: Yeni mobilite ekonomisi dijital platformlara dayanarak yeni ve işbirlikçi değer ağlarında organize olacak. Bu kapsamda, Software République inovasyonu hızlandırmayı ve geleceğin itici güçlerini büyütmeyi hedefleyen çok sektörlü ve çok disiplinli bir ekosistemdir. Bunu sağlamak için, ortaklık Dassault Systèmes tarafından sunulan işbirlikçi sanal ortamdan, 3DEXPERIENCE platformundan ve sanal ikiz deneyimlerden faydalanacak. Platform ayrıca 3DEXPERIENCE Lab start-up destek organizasyonundan da faydalanacak.”</p><p><strong>STMicroelectronics Başkanı ve CEO’su Jean-Marc Chery,&nbsp;</strong>"STMicroelectronics araçların ve mobilite hizmetlerinin elektrifikasyon ve dijitalizasyonu için inovatif yarı iletken ürün ve hizmetlerini sunmak amacıyla Software République ortaklığına katıldı. Teknik bilgi birikimimiz, paydaşların çevresel etkiyle ilgili beklentileriyle paralel olarak, daha verimli çözümlere doğru gerekli dönüşümleri sağlayacak. Bu projenin merkezinde yer alan ortaklık, sektördeki dönüşümün mevcut aşamasında kilit öneme sahip bir detay olarak, aynı zamanda tüm değer zincirindeki bağlantıları da güçlendirecek.”</p><p><strong>Thales Başkan ve CEO’su Patrice Caine,&nbsp;</strong>“Software République, mobilite ekosistemi için vazgeçilmez bir ortak ve ezber bozan momentum sağlayacak. Taşımacılık, bankacılık, savunma ve uzay gibi son derece talepkâr pazarlardaki dijital güvenlik alanındaki deneyimiyle kendini kanıtlamış olan Thales, araçların, araç verilerinin ve mobilite taraflarının korunmasını güçlendirmek için yapay zekâ, siber güvenlik ve bağlanabilirlik alanındaki deneyimlerini paylaşacak.”</p><p>Sürdürülebilir hizmetinin bir parçası olarak, Software République modern ve çevresel sorumluluk çerçevesinde inşa edilen Odyssée adlı 12.000 m² alana sahip bir binada, Guyancourt, Renault Technocentre’da faaliyet gösterecek. İç ve dış yapısı %100 ahşap olan binada standart bir binaya kıyasla metrekare başına bir ton CO2&nbsp;tasarrufu elde ediliyor ve bina çatısının 1.000 m²’lik kısmı fotovoltaik panellerle kaplı.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Tüm Trakya’yı tehdit eden bir çalışma']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tum-trakyayi-tehdit-eden-bir-calisma-28316c4d75880-92c5-4dc9-9d4c-5446b4ddf7352021-04-09T22:22:00+03:00Admin 'Tüm Trakya’yı tehdit eden bir çalışma'

'Tüm Trakya’yı tehdit eden bir çalışma'

YEREL

Admin
<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, </strong>bir gazetecinin, “Cumhurbaşkanı Kanal İstanbul ile ilgili olarak, ‘İsteseniz de istemesiniz de biz bu projeyi yapacağız. Hatta yazın ihaleye çıkıyoruz’ dedi. Sizin 2023’te bu ülkeyi Millet İttifakı yönetecek, bu projeyi iptal edecek açıklamanızı da tehdit olarak niteledi. Bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi:</p><p>“Talihsiz açıklamalara devam ediliyor. Biz, aslında memleketimizin her kuruşunun doğru değerlendirilmesini istiyoruz. Aslında şu anda tam da böyle üreten, yerli, milli projenin ne anlama geldiğini konuşmalı. Bunu küçümsüyor bazı insanlar; ama bu, toplumun birlikteliğinin, üreterek katma değerinin vatandaşa yansımasının en kutsal anıdır topraktaki üretim. Ama İstanbul’da ne yazık ki büyük bir ihanet projesiyle alakalı ısrara devam ediliyor. Gayri milli bir projedir. Bir beton kanalıdır. Başka hiçbir şey ifade etmemektedir.</p><p><strong>-PSİKOLOJİK OLARAK SORGULANMALIDIR-</strong></p><p>Gayri milli projenin yapılmaması için sonuna kadar mücadelede edeceğiz. Bir de bizi bir başka üzen şey; ‘Yarın kazma vuracağız, bu yaz başlayacağız. Bu yaz sonu başlayacağız, isteseniz de itemeseniz de yapacağız, inadına yapacağız’ denmesi. 2,5-3 senedir bunu duyuyoruz. Net ifade edeyim, bu beyan biçimi psikolojik olarak sorgulanmalıdır. Hiç hoş bir psikoloji değil. Bu şekilde ısrar, bu şekilde tavır, vatandaşı yok sayan, vatandaşın parasını yok sayan bir anlayışı anlamak mümkün değil. Psikolojik olarak sorgulanmalıdır. Ve bu kadar açıklamaya gerek yok. O zaman gelin, bu hafta sonu hemen kazmayı vurun başlayın yani. Şaka gibi. Milletimizin başka dertleri var. Bakın, madem paramız var, madem paramız bütçede, Merkez Bankası’nda her yerleri doldurdu, taşan bir paramız varsa o zaman 31 Mart’ta kısa çalışma ödeneği iptal edildi. Süresi bitirildi. Vatandaş, kaderiyle baş başa terk edildi. Vatandaşımız şu anda ne yapacağını bilmiyor. İşletmeler ne yapacağını bilmiyor. Milyonlarca insanımız işsiz kalacak. Madem bu kadar paramız var, 65 milyar dolarlık bir yatırımı gözünü kesiyor. Önce gidinz vatandaşın derdini çözün. Tavsiyem, bir an önce o kısa çalışma ödeneğini başlatın; madem paranız var, vatandaşımız bir kendini güven içinde hissetsin. Bakın, hastalıkla mücadele ediyoruz, sıkıntılarla mücadele ediyoruz. O bakımdan hani bu beton kanal sürecine dair, bu ısrarı anlamak mümkün değil. Söylediğim sözün sonuna kadar arkasındayım. ‘Efendim, vatandaşımız bizi affetsin. Eyvah ihanet ettik. Eyvah ihanet ettik, aldatıldık’ gibi cümlelerin geçmişte oldu. Bu sözlerin gelecekte de bizim için hiçbir kıymeti yoktur. İnşallah birkaç sene sonra bu ülkenin yönetimi aklı başında derli toplu liyakat esaslı bir sürece kavuşacaktır.</p><p><strong>-UYARIMI BİR VATANDAŞ OLARAK YAPIYORUM-</strong></p><p>Kanal İstanbul projesinin bugünlerde peşinde koşanlar, gelecekte af dileme ile kurtulamayacaklar. Hukukun önünde hesabını verirler. Bugün bu işe para vermenin peşinde koşanlar ya da ‘ihaleydi, ne yapalım biz de almaya çalıştık’ diyenler sadece basit bir şekilde süreçten sıyrılamazlar. Vatandaşın bu kadar karşı çıktığı bir meseleye hukukun önünde; ama ulusal, ama uluslararası düzeyde sektörlere ben uyarımı yapıyorum. Bu uyarımı da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak değil; vatandaş Ekrem İmamoğlu olarak yapıyorum. Vatandaş olarak buna hakkım var. Bu milletin milyarlarca dolarlık kaynağının heba edilmesini istemediğim gibi, İstanbul’un kaynağının hiç heba edilmesini istemiyorum. O bakımdan artık kimse İstanbul’a artık ihanet edemez. Etmemesi için de vatandaş bizleri seçti 2019’da. Bunu anlamayıp ısrarlı cümleler kuranların da psikolojik olarak incelenmesi gerekiyor.”</p><p><strong>-NERESİNDEN TUTSANIZ ELİNİZE GELİYOR-</strong></p><p>Bir gazetecinin, “Planlar askıya çıktı, bir itiraz süreciniz olacak mı” şeklinde araya girmesi üzerine de İmamoğlu, sözlerini, “Tabii ki itiraz ediyoruz. Kurumsal, bireysel vatandaşlarımızı itiraz etmeye davet ediyoruz. Zaten bilgilendirmeyi teknik arkadaşlarım yaptı ve ben de yapacağım. Hukukun işlemesini istiyoruz. Zaten geçmişte de itirazlarımız var. Hukukun bu konuda ‘lay lay lom’ yapmasına asla tahammülümüz yok. Bilirkişi raporlarında yapılan müdahaleleri de biliyoruz, hiç hoş değil. Neresinden tutsanız elinize geliyor. Orada tarım arazisi alıp, şimdi konut yapmayı planlayanlara sesleniyorum. Tarım arazisi diye aldıkları yerleri yine tarım arazisi olarak sattıkları takdirde İBB olarak, aynı paradan almaya hazırız. Milletin malıdır, tarım arazisidir. 135 milyon metrekarelik alandan bahsediyorum. Bir hat çizmişler, ‘buraya 1 milyonluk kent yapacağız’ diyorlar. İstanbul’un ne zaman bir çizgiyle belirlendiğini görmüşsünüz. Bu, öyle bir taşar gider ki... Tüm Trakya’yı tehdit eden bir çalışmadan bahsediyorum. O güzelim Çatalca, Silivri, Arnavutköy. Arnavutköy’ün arkalarına bakın. Orada zaten yerleşime açılmış. İnsanlar perişan, fakirlik içerisinde. Basına sesleniyorum; gidin gezin. Bırakın şu kanal sevdasını. Bu çılgınlık. Bu normal bir psikoloji değil. O bakımdan tüm toplumun bu sürece, akıl ve bilimle bakmasını tavsiye ediyorum” diye sürdürdü.</p><p><strong>-BUYURUN, ÇAĞRIN GELELİM, ÇAĞIRAN YOK-</strong></p><p>İmamoğlu, proje ile ilgili olarak çalıştay yapan tek kurumun İBB olduğunu hatırlatırken de, “Türkiye Cumhuriyeti’nde 2011’de bu saçma sapan ‘Beton Kanal’ açıklandığından bugüne kadar, tek çalıştay yapan; yüzlerce bilim insanını davet eden, binlerce vatandaşın katıldığı birçok rapor ve bir kitabın yayınlandığı çalışmalar yapan tek kurum biziz. Madem bu kadar iddialısınız, neden bizi bir yere çağırmıyorsunuz? ‘Ey İstanbul halkı, ey İstanbul halkını temsil eden belediyemiz, belediye başkanımız buyurun’, çağrın gelelim. Çağıran yok. Neden; çünkü anlatacak bir şeyleri yok. Ben karşı olanları davet ettim. Kanalın yapılmasına taraf olanları, İBB’nin çalıştayına tek tek davet edin, dedim. Hiçbiri gelmeye cesaret edemedi. Gelsin anlatsınlar. Övecekleri bir şey varsa övsünler; ama esas bütünün sorusunun cevabı ne biliyor musun? Neden? Bu sevda, bu rant neden? İstanbul’un buna ihtiyacı yok” değerlendirmesini yaptı</p><p><strong>-SON BEŞ YIL TARİFSİZ İHMALLERLE DOLU—</strong></p><p>İmamoğlu, kapatılan Mahmutbey-Mecidiyeköy Metrosunun, Mecidiyeköy istasyonundaki Problemin ne zaman çözüleceği yönündeki soruyu da yanıtladı.İmamoğlu, “Ne yazık ki, dedim ya ben, ‘İstanbul’un 5+5 yılı sorgulanmalı’ diye. Son beş yılı öyle tarifsiz ihmallerle dolu ki… Bakın bahsi geçen metro hattı. Ya bir metro hattı iki ihaleyle verilir mi? Efendim yapısın başkası. Tekniğini mekaniğini de başkası yapacak... Böyle bir şey olmaz, bu işler bütüncül işlerdir. Bir konsorsiyum olabilir; ama bütüncül, uyum ve entegre şekilde olmalıdır. Bir sürü teknik sorun var. Sadece o hatta değil. Hala uğraştığımız hatlar var. Ümraniye - Üsküdar hattında bu tarz izolasyon sorunlarını gidermek için o kadar uğraş verdik ki? Uzmanlarımız iki gündür inceliyor. Rapor çıktıktan sonra, sizlerle paylaşacağız. Ne yazık ki kötü bir iş yapılmıştır. En somut örneği vereyim size; Eminönü-Alibeyköy hattı. 2.3 km’sini raylarını, betonlarını tekrar söktük, 60-70 metre derinliğinde yüzlerce kazık çaktık, tekrar yaptık. Geçmişte yapılanlarla ilgili daha çok ne yazık ki su ve drenaj, izolasyonla ilgili bir sorun taşıdığını düşünüyoruz. Ama şuanda hukuksal başvuru yapıldı. Uzmanlar orada çalışmalarını yapıyor. Sorun ortaya çıktıktan sonra paylaşırız” açıklamasını yaptı.</p><p><strong>-PARTİM GEREKLİ AÇIKLAMALARI YAPTI-</strong></p><p>104 amiralin bildirisi ile ilgili de görüşleri sorulan İmamoğlu, şöyle konuştu:</p><p>“Ülkemizin derin sorunları var. Özellikle, yoksulluk ve pandemi çok can yakıyor. Özellikle bu gündemleri şu anda çözmesi lazım. Teknik anlamda birçok konuyla ilgili zaten fikrimiz biliniyor. O gün ortaya konan tavır ve süreçle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi ve partim, kurumum gereken açıklamayı yaptı. O beyanlar bizim de beyanımızımdır.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Borusan otomotiv motorsport sezonu açıyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/borusan-otomotiv-motorsport-sezonu-aciyor-28315b87c8c73-1fbb-470e-81a0-80c908f768042021-04-09T22:04:00+03:00Admin Borusan otomotiv motorsport sezonu açıyor

Borusan otomotiv motorsport sezonu açıyor

SPOR

Admin
<p>Kazandığı 18 şampiyonlukla ülkemizin tanıtımına katkı sağlayan <strong>Borusan Otomotiv Motorsport,</strong> yeni sezona şampiyonluk parolasıyla başlıyor.</p><p><strong>Cem Bölükbaşı ve Yağız Gedik</strong> ile birlikte, takıma yeni katılan&nbsp;sporcular&nbsp;Berkay Besler &nbsp;ve Hasan Tansu’nun kısa zamanda ekibe uyum sağlamasıyla sezon hazırlıklarını keyifli bir ortamda,&nbsp;takım&nbsp;ruhunu sağlayarak tamamladıklarını belirten Borusan Otomotiv Motorsport Takım Direktörü Ahmet Köseleci,&nbsp;tekrar piste çıkmayı sabırsızlıkla beklediklerini söylerken; “Monza gibi motorsporları tarihinde önemli bir yere sahip bir pistte sezona başlayacağımız için çok heyecanlıyız. 2021 sezonunda kendilerini kanıtlamış, genç ve güçlü bir sporcu kadrosuna sahibiz. Yeni sezonda da hedefimiz yine podyuma çıkıp, bayrağımızı dalgalandırmak olacak” dedi.&nbsp;</p><p><strong>Borusan Otomotiv Motorsport Yeni Sezonda da İddialı</strong></p><p>Geçtiğimiz yıl<strong> Cem Bölükbaşı ve Yağız Gedik</strong> ile GT4 European Series PRO-AM kategorisinde ikinci olan Borusan Otomotiv Motorsport, GT4 European Series’deki dördüncü sezonuna yine podyum hedefiyle hazırlandı. 18-19 Mart tarihlerinde Intercity İstanbul Park pistinde sezon öncesi testlerini gerçekleştiren sporcular, 2 gün boyunca yarış otomobilleri ile antrenmanlarını gerçekleştirirken, teknik ekip de pit stop ve koordinasyon konularında antrenman yaptı. Yeni sezonda Yağız Gedik-Hasan Tansu 11 kapı numarasıyla, Cem Bölükbaşı-Berkay Besler ise 12 kapı numarasıyla podyum için mücadele edecekler.&nbsp;</p><p>Borusan Otomotiv ana sponsorluğunda yarışan Borusan Otomotiv Motorsport’un diğer sponsorları Shell, Borusan Lojistik, Borçelik, Gedik Piliç ve Glasurit’tir.&nbsp;</p><p><strong><em>GT4 Avrupa Serisi Yarış Takvimi</em></strong></p><p>• &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Monza – 16-18 Nisan</p><p>• &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Paul Ricard – 28-30 Mayıs</p><p>• &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Zandvoort – 18-20 Haziran</p><p>• &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;SPA-Francorchamp – 29 Temmuz-01 Ağustos</p><p>• &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Nürburgring – 03-05 Eylül</p><p>• &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Barcelona - 08-10 Ekim</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hibrit çalışma artık yeni normal]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hibrit-calisma-artik-yeni-normal-2831444e25233-fb7f-48c4-ba9d-f1ffd1cb4d012021-04-09T21:45:00+03:00Admin Hibrit çalışma artık yeni normal

Hibrit çalışma artık yeni normal

GÜNCEL

Admin
<p><strong>“İnsan Kaynakları Liderlerinin Gündemi”</strong> raporuna göre, Türkiye’deki İK yöneticilerinin ilk 3 önceliği; geleceğin iş modelleri, çalışan deneyimi ve dönüşümsel liderliğin geliştirilmesi olarak belirlendi. İK yöneticileri pandemi ile başlayan uzaktan ve hibrit çalışma modellerinin başarılı olduğunu ifade ederken, araştırmaya katılan İK liderlerinin&nbsp;<strong>%94</strong>’ü hibrit çalışma modelinin kalıcı olacağını belirtti.</p><p>PwC Türkiye’nin, perakende, otomotiv, teknoloji, bankacılık, sağlık, finansal hizmetler, enerji, telekomünikasyon, gayrimenkul ve endüstriyel üretim gibi sektörlerden farklı büyüklüklerdeki yerel ve uluslararası şirketlerin İK yöneticileriyle yaptığı araştırma, iş dünyasının geleceğin İK önceliklerine ışık tutuyor. COVID-19 pandemisi ile iş modellerinin geri dönülmez bir şekilde değişime uğradığını tespit eden araştırma, İK yöneticilerin de 2021 için önceliklerini; geleceğin iş modelleri, çalışan deneyimi ve dönüşümsel liderliğin geliştirilmesi, dijital İK ve veri analitiği çalışmaları ile kritik beceri ve yetkinliklerin inşası olarak tespit ediyor. CHRO ve İK liderleri bu 5 önceliği yerine getirirken en çok; çalışanların kaygı ve tükenmişlik duyguları, sanal çalışma ortamı sebebiyle zayıflayan şirket kültürü ve belirsizlik ortamında plan yapamamanın zorluk yaratan konular olduğunu düşünüyor.&nbsp;</p><p>Araştırmanın bir diğer dikkat çeken bulgusu ise ofis kavramına yönelik. PwC’nin Uzaktan Çalışma isimli bir diğer anketinin sonuçlarına göre çalışanların&nbsp;<strong>%71</strong>’i, şirketlerin ise&nbsp;<strong>%83</strong>’ü uzaktan çalışmaya geçişte başarılı olduklarını düşünüyor. “İnsan Kaynakları Liderlerinin Gündemi” raporuna göre ise Türkiye’deki İK yöneticilerinin&nbsp;<strong>%94</strong>’ü hibrit çalışma modelini,&nbsp;<strong>%76</strong>’sı uzaktan çalışma yöntemlerini,&nbsp;<strong>%71</strong>’i ise esnek çalışma saatleri ve programını destekliyor.</p><p><strong>Çalışan deneyiminin iyileştirilmesi ve iş gücü planlama önemli bir gündem</strong></p><p><strong>PwC İnsan Yönetimi ve Organizasyon Danışmanlığı Direktörü Ülker Day</strong>, araştırmanın sonuçlarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Araştırmamıza katılan CHRO ve İK liderleri organizasyonların büyüklüğü, sektörleri ya da strateji farklılıklarına rağmen 2021 ve sonrası için çok benzer tespitlerde bulundular. Görüşlerine başvurduğumuz İK liderlerinin&nbsp;<strong>%88</strong>’i çalışan deneyimini iyileştirmek için çalışanların fiziksel ve duygusal sağlığını korumanın en önemli unsur olduğunu düşünüyor. PwC’nin Küresel CHRO anketinde bu oranın&nbsp;<strong>%84</strong>&nbsp;olduğunu hatırlarsak Türk iş dünyasının bu konuya küresel ortalamadan daha yüksek bir ilgisi olduğunu görebiliriz.&nbsp;Pandeminin bir sonucu olarak yaşanan ekonomik daralma birçok çalışanın işlerini kaybetmelerine sebep olmuştu. Fakat yapılan çalışmalar gösteriyor ki, üst düzey yöneticiler 2021 yılından ekonomik büyüme anlamında umutlu. Önümüzdeki 12 ay içinde yaşanması beklenen büyümeye paralel olarak, İnsan Kaynakları Liderleri de stratejik iş gücü planlamasını doğru yapmak durumunda. Türkiye’deki İK liderlerinin&nbsp;<strong>%44</strong>’ü 2021 yılı için çalışan sayılarında artış bekliyor.”&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[TAV Technologies yazılımına iki ödül]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tav-technologies-yazilimina-iki-odul-2831301b25333-34eb-4876-9875-a4bb9b7122df2021-04-09T18:44:00+03:00Admin TAV Technologies yazılımına iki ödül

TAV Technologies yazılımına iki ödül

TEKNOLOJİ

Admin
<p><strong>TAV Havalimanları</strong>’nın iştiraki TAV Technologies, International Data Corporation (IDC) Türkiye ofisinin 12.’sini düzenlediği IDC CIO Zirvesi’nde ödüllendirildi. TAV Technologies’in kendi kaynaklarıyla geliştirdiği Yolcu Akışı Yönetimi Platformu (Passenger Flow Management Platform) en iyi müşteri deneyimi yaratan bilişim çözümü kategorisinde birincilik ödülü aldı.&nbsp;</p><p><strong>TAV Technologies Genel Müdürü Kerem Öztürk</strong> aynı ürünle geçtiğimiz günlerde CXO Medya tarafından düzenlenen CIO Ödülleri’nde de ödül kazandı. Bu sene online olarak gerçekleştirilen IDC CIO Zirvesi “İnovatif Dijital Stratejiler: Yeni Gerçekliğin Gereklerine Uyumlanmak” başlığıyla düzenlendi.&nbsp;</p><p><strong>TAV Technologies Genel Müdürü Kerem Öztürk</strong>&nbsp;“Pandemi süreci tüm dünyada akıllı havalimanı çözümlerine yönelik süreci hızlandırdı. Geliştirdiğimiz bilişim çözümleri, yolcular için hızlı ve konforlu bir seyahat deneyimi sunarken havalimanı işletmecileri, havayolları ve diğer paydaşlar için de kaynakları verimli kullanma olanağı sağlıyor. Ödül alan ürünümüz, kişisel verilerin korunmasına yönelik düzenlemelerle uyumlu olarak terminaldeki kamera verilerini kullanarak yoğunluk, bekleme süresi, kuyruk uzunluğu gibi verileri gerçek zamanlı olarak analiz ediyor. Kullandığı algoritma sayesinde oluşabilecek yoğunlukları öngörüyor ve uyarı veriyor. Yolcu akışını doğru yönetebilmek bekleme sürelerini azaltarak yolcu memnuniyetine doğrudan katkı sağlıyor. İşletmecilerin doğru kaynak planlaması yapabilmesine olanak veriyor. Pandemi döneminde özellikle önem kazanan sosyal mesafe takibini yapabiliyor. TAV Technologies olarak geliştirdiğimiz ürün ve çözümler bugün üç kıtada 13 ülkede 30’dan fazla havalimanında kullanılıyor. Tamamen kendi kaynaklarımızla geliştirdiğimiz ürünlerle ödül kazanmak bizim için ayrıca değerli” dedi.</p><p><strong>TAV Technologies</strong>’in geliştirdiği Yolcu Akışı Yönetimi Platformu ilk olarak İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda kullanılmaya başlandı. Platformun önümüzdeki günlerde başta TAV’ın işlettiği havalimanları olmak üzere tüm dünyada kullanıma sunulması planlanıyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[21. Spor salonunu Elazığ'da açmış]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/21-spor-salonunu-elazigda-acmis-2831269fb6d91-17d8-4325-b0fd-40c19019c21a2021-04-09T17:42:00+03:00Admin 21. Spor salonunu Elazığ'da açmış

21. Spor salonunu Elazığ'da açmış

SPOR

Admin
<p>Bilinçli ve sağlıklı bir nesil yetişmesine katkı sağlamak hedefiyle, eğitim ve spor alanlarında kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları yürüten ve Türkiye’ye pozitif katkı sağlayan Saran Group; geleceğin sporcularının yetişmesine destek olmaya devam ediyor. Bu amaç doğrultusunda Saran Group, 2000 yılında Hakkari Çukurca’da ilk spor salonunu açtı ve 21 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde spor salonu açarak <strong>Milli Eğitim Bakanlığı</strong>’na devrediyor.</p><p>2020 yılında Türkiye’yi derinden sarsan büyük <strong>Elazığ </strong>depreminin ardından bölgenin yeniden ayağa kalkması için desteklerini sunan Saran Group, 21. spor salonunu da bu bölgede açma sözü vermişti. Her zaman olduğu gibi sarı – lacivert renklerle inşa edilen, Saran Group’un yaptırdığı 21. spor salonunu olan Atatürk Spor Salonu 8 Nisan Perşembe günü Elazığ’da gençlerin hizmetine sunuldu.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/60706a4e95a77.jpg" style="height:495px; width:960px" />&nbsp;</p><p>Pandemi nedeniyle yalnızca protokol ve sınırlı sayıda davetlinin katıldığı törenle hizmete sunulan <strong>Elazığ Atatürk Spor Salonu</strong>’nun açılışını Saran Group Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Sadettin Saran </strong>yaptı. Elazığ CHP Milletvekili <strong>Gürsel Erol, </strong>Elazığ Cumhuriyet Başsavcısı<strong> Osman Köse, </strong>Vali Yardımcısı <strong>Yunus Emre Vural, </strong>Elazığ Gençlik Spor İl Müdürü<strong> Abdulsamet Eren,</strong> Belediye Başkan Vekili <strong>Nazif Bilginoğlu,</strong> &nbsp;Aksaray Mahalle Muhtarı <strong>Özcan Bal</strong>’ın da katıldığı törenin ardından spor salonu Elazığ Gençlik Spor İl Müdürlüğü’ne devredildi.&nbsp;</p><p><strong>Saran Group Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Saran: Anadolu’nun Dört Bir Yanında Gençlere Sporu Sevdirmek İstiyoruz</strong></p><p><strong>Saran Group Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Saran, </strong>açılış konuşmasında:&nbsp;“Bugüne kadar Anadolu’nun dört bir yanında 20 spor salonu açtık ve Milli Eğitim Bakanlığı’mıza devrettik. Bugün 21. spor salonumuzun açılışı ve Elazığ Spor İl Gençlik Müdürlüğü’ne devri için buradayız. Ben bugün sahip olduğum her şeyi spora borçluyum. Spordan kazandığımızı yine spora yatırarak gençlerimize ve ülkemize katkı sağlamak en büyük amacımız. Bu ülkenin gençlerine umut olabiliyorsak, güzel şeyler yaşatabiliyorsak bizden mutlusu yok. Gençlere verebileceğim en iyi tavsiye çok okuyun, çok çalışın, kendinizi sürekli geliştirin, mutlaka spor yapın ve her zaman güçlünün yanında değil haklının yanında yer alın. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün adını verdiğimiz 21. spor salonumuz herkese hayırlı olsun” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[4. etnospor forumu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/4-etnospor-forumu-2831168b9a372-bca6-4654-adb8-2293b84216ad2021-04-09T16:21:00+03:00Admin 4. etnospor forumu

4. etnospor forumu

SPOR

Admin
<p>Gelenek, saygı, dayanışma ve barış gibi evrensel değerler etrafında insanlığa katkı sağlamayı hedefleyen <strong>Dünya Etnospor Konfederasyonu,</strong> dünyanın dört bir yanından katılımcıların yer alacağı <strong>4. Etnospor Forumu</strong>’nu düzenleyecek. Forumda geleneksel spor ve oyunların kısa, orta ve uzun vadeli hedefleri masaya yatırılarak, bu sportif ve kültürel değerlerin ihyasına yönelik stratejiler belirlenecek.</p><p><strong>6 Ülkeden Bakanların Katılımı ile Panel Gerçekleştirilecek</strong></p><p>Küresel salgın nedeniyle bu yıl çevrim içi gerçekleşecek Forum’a, DEK’e bağlı faaliyetlerini sürdüren; Arjantin, Azerbaycan, Japonya, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, Meksika, Moğolistan, Polonya, Romanya, Rusya, Tunus, Türkiye, Türkmenistan gibi ülkelerde bulunan 19 kurumsal üye temsilcilerinin yanı sıra 60’ın üzerinde ülkeden devlet yetkilileri, federasyon temsilcileri ve akademisyenler katılacak. Forum kapsamında Gambiya, Katar, Mali, Sırbistan, Somali ve Türkiye Gençlik ve Spor Bakanlarının katılımıyla <strong>DEK Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan</strong>’ın oturum başkanlığında bir panel gerçekleştirilecek.</p><p><strong>Dünyada Öncü Bir Organizasyon</strong></p><p>60’ın üzerinde farklı ülkeden katılımın beklendiği<strong> 4’üncü Etnospor Forumu </strong>10 Nisan 2021 tarihinde çevrim içi olarak gerçekleşecek. Katılımcılar kendilerine özel olarak hazırlanmış dijital sahneler üzerinden forumu 6 farklı dilde takip edebilecek. Katılımcı çeşitliliği açısından dünyada öncü çalışmalar arasında yer alacak olan <strong>Etnospor Forumu,</strong> 1 gün boyunca sürecek ve <strong>Dünya Etnospor Konfederasyonu</strong> Resmi YouTube kanalından canlı yayınlanacak.&nbsp;</p><p><strong>&nbsp;Forum’un Karbon Ayak İzi Sıfırlanıyor</strong></p><p>“Geleneksel Sporların İhyası” misyonunu tamamlamak adına sürdürülebilir bir dünya için harekete geçen<strong> Dünya Etnospor Konfederasyonu, </strong>doğaya ve çevreye saygı vizyonu ile 4. Etnospor Forumu’nun karbon ayak izini sıfırlayacak.&nbsp;</p><p><strong>İnsanlığın Ortak Değeri: Geleneksel Sporlar ve Oyunlar</strong></p><p>Dünya Etnospor Konfederasyonu, kurulduğu günden bu yana Geleneksel spor ve oyunları tüm dünyada yaşatmak, bilinirliklerini artırmak ve popülerleştirmek için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. İnsanlığın ortak değerleri olan geleneksel spor ve oyunların birleştirici gücü etrafında kaybolmaya yüz tutmuş pek çok kültürel ve sportif değer <strong>Dünya Etnospor Konfederasyonu </strong>etkinlikleriyle hayat buluyor.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Neshe Latin Amerika gündeminde]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/neshe-latin-amerika-gundeminde-28310c967f525-0e17-4995-ba52-b9fc92ef044c2021-04-09T16:13:00+03:00Admin Neshe Latin Amerika gündeminde

Neshe Latin Amerika gündeminde

MAGAZİN

Admin
<p>Neshe şimdilerde ise Latin Amerika’nın gündeminde. Kolombiya’nın en önemli kanallarından ‘Canal RCN’ Cali y el Dandee, Juanes, Bad Gyal, Mon Laferte gibi önemli sanatçıların yanında Neshe ve ‘Hijo de la Noche’ye yer verdi.&nbsp;Kolombiya’nın en ünlü radyosu ‘RCN’ başta olmak üzere, Peru ve Meksika’da da radyo programlarında özel konuk olarak ağırlanan Neshe, akıcı ispanyolcası ile de büyük takdir topladı.&nbsp;</p><p>Neshe&nbsp;farklı tarzı, yüksek donanımı, güzelliği ile&nbsp;uzun vadede ülkemizi yurtdışında temsil edecek önemli bir isim olacağını adeta şimdiden kanıtlıyor.&nbsp;&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Dijital teşvik sistemi üzerinde çalışıyoruz']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dijital-tesvik-sistemi-uzerinde-calisiyoruz-28309ada0b39c-1b98-4508-904e-29100ceb8e152021-04-09T15:53:00+03:00Admin 'Dijital teşvik sistemi üzerinde çalışıyoruz'

'Dijital teşvik sistemi üzerinde çalışıyoruz'

EKONOMİ

Admin
<p>Genç MÜSİAD’ın 2008 yılından bu yana her 2 yılda bir düzenlediği Uluslararası <strong>Genç İşadamları Kongresi</strong>’nin (UGİK) 7’ncisi bugün ‘NEXT’ temasıyla düzenlenerek dünyanın en önde gelen girişimcilerini, fikir ve önderlerini geleceğin iş insanlarıyla buluşturdu. ‘Yarını Bugünden Fark Et’ sloganıyla, hibrit olarak MÜSİAD Genel Merkezi’nde düzenlenen ve Genç MÜSİAD Başkanı Furkan Akbal ve MÜSİAD Başkanı <strong>Abdurrahman Kaan</strong>'ın ev sahipliğinde düzenlenen kongreye MÜSİAD Kurucu Başkanı<strong> Erol Yarar,</strong> Hazine ve Maliye Bakanı Yardımcısı <strong>Nurettin Nebati, </strong>Gençlik ve Spor Bakanı <strong>Muharrem Kasapoğlu</strong> protokol düzeyinde katıldı.&nbsp;</p><p>Ulusal ve uluslararası pek çok konuşmacı UGİK 2021’de ‘çalışma düzenlerinin ve ortak çalışma alanlarının geleceği, Türkiye’nin yatırım stratejisi ve geleceği, girişim sermayesi ve teknoloji ekosisteminin geleceği, Kuzey ve Güney Afrika’daki yatırım ve iş fırsatları, endüstri ve sanayinin geleceği, ilham veren iş liderlerinin geleceği, finansal teknolojiler, mobilite ekosisteminin geleceği, e-ticaret ve rekabet’ gibi farklı konu başlıklarında ticaretin yeni çağını, insan odaklı değişim dinamiklerini ve ekonomiyi ateşleyen fikirleri masaya yatırdı.&nbsp;</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/60705115aec36.jpeg" /></p><p><strong>Dijitalleşme, mobilite ve insan odaklılık ‘yenilenmeyi’ tetikliyor</strong></p><p>Türkiye’yi ve girişim ekosistemini çok daha güçlü bir şekilde tasarlamanın yol haritalarını geliştirmek üzere düzenlenen 7. UGİK’in açılış konuşmasını yapan <strong>Genç MÜSİAD Başkanı Furkan Akbal, </strong>pandemi sürecinin dijitalleşmeye uyum sağlayamayan şirketlerin yarının dünyasında var olabilmek için daha hızlı ve daha çevik hale gelmesi gerektiğini, insan ve toplumu hiçe sayan bir büyümenin sürdürülebilir olmadığını çok açık bir şekilde gösterdiğini vurguladı. Kongre ile “Next” diyerek, bundan sonra ne olacak sorusuna odaklandıklarını ve bugün yaşanan büyük değişimin, ‘yarını bugünden farketmeyi’ sağlayacak fırsatlar içerdiğini kaydeden Akbal, 2020 itibariyle pandeminin de etkisiyle tüm dünyada ‘yenilenme’ kavramının değer kazandığını gördüklerini ifade etti.&nbsp;</p><p>Akbal, “Bu yenilenme adımları, üretimden finansa, rekabetten iş modellerine kadar tüm alanları kapsıyor.<strong> Dijitalleşme, yeni çalışma modelleri, mobilite, yapay zeka, insan odaklılık bugün yaşadığımız değişimi tetikleyen unsurlardan sadece birkaçı.</strong> Çalışma modellerinin esnekleştiği, yeni iş alanlarının ortaya çıktığı, girişimci bakış açısının her zamankinden daha fazla önem kazandığı, yeni mesleklerin oluştuğu bir çağa doğru ilerliyoruz. Gelecekte olacağını öngördüğümüz işlerin tohumları şimdiden atılıyor. Gençleri ve teknolojiyi harmanlayarak iş dünyasına taşıyan yeni neslin platformu olarak bu gerçeklerle&nbsp;yarını bugünden fark ediyoruz” değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</p><p><strong>Yapay zeka ile 10 yıllık süreçte 3.1 milyon iş artışı oluşacak</strong></p><p>Şirketlerin COVID-19’un etkilerine ve dijital dönüşüme cevap vermek için yapay zekâya daha da fazla yatırım yapmayı planladığını hatırlatan Akbal, yapay zekâya yatırımın ise önemli bir yetenek dönüşümünü beraberinde getirdiğini vurguladı. Akbal, “Önümüzdeki 10 yıllık süreçte otomasyon, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin yaratacağı ekonomik fayda ve sosyal değişimlerle 3,1 milyon iş artışı oluşturma potansiyeli öngörülüyor. Bu değişimi gerçekleştirebilmek için Türkiye’de işgücünde bulunan 21,1 milyon kişinin mevcut mesleğine devam ederken teknolojiden yararlanarak yetkinliklerini geliştirmesi gerekecek. Özellikle, e-ticaretin hızla yükselişe geçtiği bir dönemde, dijital alanlarda daha yetenekli çalışan arayışı da artacak” diye konuştu.&nbsp;</p><p><strong>Tedarik zincirleri kısalıyor, yeni merkezler gündemde</strong></p><p>Önümüzdeki dönemin Türkiye için sunduğu bir diğer fırsatın global tedarik zincirlerinde yaşanacak değişimler olduğunu belirten Akbal, şöyle devam etti: “Pandemi nedeniyle tedarik zincirlerinde yaşanan kopmalar, tüm dünyada gıda güvenliği başta olmak üzere, birçok sektörü tehdit etti. Bu durum önümüzdeki dönemde tedarik zincirlerinin kısaltılmasını, daha dayanıklı ve sürdürülebilir hale getirilmesini gerektirecek. Bu da yeni tedarik merkezlerinin ortaya çıkmasına yol açacak. Türkiye bu anlamda, sahip olduğu coğrafi konumu, esnek üretim kapasitesi, kaliteli iş gücü ve girişimci gençleriyle çok büyük bir potansiyele sahip.&nbsp;Gelecek artık bugün ve bugünün sahipleri de, yarını bugünden fark eden biz gençleriz.&nbsp;Değer yaratmanın yolu ise doğru veriyi, doğru şekilde analiz etmekten geçiyor. Tüm bu başlıklar, hükümetimizin Yeni Reform Paketi’nde yer alan konularla da birebir örtüşüyor.”</p><p><strong>“Genç girişimcilerimiz, yarınımızın üretim gücü”</strong></p><p>Kongrede yaptığı konuşmasında Genç MÜSİAD’ı ‘gözbebeğimiz’ olarak tanımlayan MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan ise UGİK’in gençlere ve girişimcilere yol göstermek amacıyla yola çıkan, alanında yetkin yerli-yabancı akademisyen ve iş insanlarının, gençlerle tecrübelerini paylaştığı önemli bir organizasyon olduğunu kaydetti. Toplam nüfusun neredeyse %16’sına tekabül eden yaklaşık 13 milyon kişinin, 15-24 yaş aralığında yer aldığını hatırlatan Kaan, “Nüfusumuzun gelecek projeksiyonuna göz attığımızda; genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2023 yılında %14,8, 2030 yılında %14,0, 2040 yılında %13,4, 2060 yılında %11,8 ve nihayet 2080 yılında %11,1'e düşeceği öngörülmektedir. Söz konusu riski azaltmamız adına; bugünümüzün genç girişimcilerinin yarınımızın yatırım, istihdam ve üretim gücü olduğunu unutmamalıyız. Bu bakımdan finansmana erişim probleminin çözülmesi, genç girişimcilik eğitimlerinin sayısının ve niteliğinin artırılması ve genç girişimlere yönelik teşvik ve desteklerinin artırılması; önceliğimiz olmalıdır” diye konuştu.&nbsp;</p><p><strong>“Yüksek ahlak bilinciyle mühendis ve patent sayısı artırılmalı”</strong></p><p>MÜSİAD’ı 31 yıl önce ‘yüksek ahlak ve yüksek teknoloji’ idealiyle kurduklarını ve teknolojiyi geliştirirken yüksek ahlak şuuruyla yola çıkılması gerektiğini belirten<strong> MÜSİAD Kurucu Başkanı Erol Yarar, </strong>Türkiye’nin dünya patent liginde 25’inci sırada olmasının sorgulanması gerektiğine işaret etti. Teknoloji geliştirmenin bugün Türkiye’nin yetiştirdiği mühendis sayısı ve patent sayısıyla doğru orantılı olduğunu kaydeden Yarar, “Bunları devamlı ölçmeden ve matematik, fizik, kimya, biyoloji gibi ilimlere, dünyadaki elektronik teknolojilere sahip olmadan bir patent geliştirmemiz mümkün değildir. Geliştirdiğimiz teknolojileri pazarda satılır bir emtia haline getirmek, en az teknolojiyi üretmemiz kadar zorunludur. Sanayici ve girişimci gençlerimiz, bu bilinçle, adil bir sistem içinde rant peşinden koşmadan kalkınmaya odaklanmalı, yüksek ahlak temelinde yüksek teknolojiyi pazara getirecek bir sistemle MÜSİAD’ın hedefine katkıda bulunmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.&nbsp;</p><p><strong>“Dijital teşvik sistemi üzerinde çalışıyoruz”</strong></p><p>Dijitalleşmeye giderken her türlü planlama ve analizden faydalanmayı, bunlardan geri durmanın çağı anlamamak anlamına geldiğini ifade eden<strong> Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nurettin Nebati</strong> ise Türkiye’nin satın alma gücü paritesi bakımından dünyanın 13. büyük ekonomisi olduğunu, tarımda, sanayide ve turizm başta olmak üzere pek çok alanda gerekli adımları atarak kendi içimizde yarışır hale gelmemiz gerektiğinin altını çizdi. İhracatçı sayısının 2002’de 30 bin iken 2020’de 90 bine ulaştığını kaydeden Nebati, “Olumlu göstergelere odaklanmamız gerekli. Genç girişimcilere getirdiğimiz sigorta prim teşviği ve vergi muafiyeti uygulamalarımız sürüyor. Yıl sonuna kadar hayata geçirilecek yeni bir çalışmamız daha var. Tek pencere teşvik sistemine geçecek Türkiye. Girişimciler tek bir pencere üzerinden teşviğin, nerede, hangi alanda bir teşvikle desteklendiğini görecek, başvurusunu yapacak, tüm işlemleri online yürütebilecek” diye konuştu.&nbsp;</p><p>Değişimin hızına uyum sağlamanın önemine dikkat çeken <strong>Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu</strong> ise konuşmasında gençlerin girişimleri dinamik hale getirmesindeki yerini vurgulayarak<strong> “Hızlı karar alma mekanizmaları ve yol haritalarıyla hayat boyu eğitime konsantre olmamız şart. Gençler organizasyonlar içine istihdam edilmeli, onların zeka ve öngörüsüne ihtiyacımız var”</strong> dedi. Kasapoğlu, girişimcilik, medya, bilim, sanat, kültür ve edebiyat gibi tematik alanlarda düzenledikleri gençlik kampları, gençlik akademileri ve kulüpleriyle tüm eğitim çalışmaları, atölye ve yazılım projelerini desteklediklerini, kredi, yurt, spor tesisleri ve genç ofisleriyle gençlerin gelişimine katkıda bulunduklarını sözlerine ekledi.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[SKD Türkiye’de yeni dönem]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/skd-turkiyede-yeni-donem-28308bb0203b2-7bcd-4e20-bee9-a34c7012e9032021-04-09T15:37:00+03:00Admin SKD Türkiye’de yeni dönem

SKD Türkiye’de yeni dönem

EKONOMİ

Admin
<p><strong>R. Ediz Günsel </strong>Başkan Yardımcısı, <strong>Aynur Duygu Yılmaz</strong> ise Sayman olarak yeni dönemde de görev aldılar. Yeni dönemde seçilen ve %39’u kadın üyelerden oluşan Yönetim Kurulu üç yıl boyunca görevde olacak.</p><p>Göreve ikinci kere seçilmesinin ardından, SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı<strong> Ebru Dildar Edin</strong> şu konuşmayı yaptı:</p><p>“Geçtiğimiz dönemde SKD Türkiye olarak gerçekleştirdiğimiz projelere değerli üyelerimizin verdiği katkılar, iş dünyasının sürdürülebilirlik konusunu ne kadar önemsediğini gösteriyor. Hem ülkemizin hem de dünyamızın daha sağlıklı bir geleceğe taşınması adına bu vizyon oldukça umut ve cesaret verici.</p><p>2020 yılı hepimiz için ezberlerimizi değiştiren, ön görülemez bir süreç oldu. Pandemi ile beraber insanlık hali hazırda var olan krizler ile keskin bir şekilde yüzleşmek ve mücadele etmek durumunda kaldı.</p><p>İş dünyası için Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını iş yapış biçimlerine entegre etmek ve Paris Anlaşmasının koşullarını yerine getirmek kaçınılmaz hale geldi.&nbsp;Pandeminin etkilerinden bir tanesi de birçok hükümet, kamu ve özel sektör temsilcisinin işbirliği kurarak ekonomik kalkınma planlarını “<strong>Yeşil İyileşme</strong>” üzerine kurgulamaya başlaması oldu.</p><p>Geçtiğimiz günlerde çatı örgütümüz<strong> WBCSD “Vizyon 2050</strong>: Dönüşüm Zamanı” çalışmasını lanse etti. WBCSD, küresel ekonomik sistemin, artık yalnızca finansal performansa dayalı değil, insanlar ve gezegen üzerinde yaratılan etkinin de dikkate alınarak değerlendirildiği bir sisteme geçiş yapılması gerektiğini, çünkü yalnızca finansal başarıya odaklanmanın gezegenimizde sürdürülemez sonuçlar ortaya çıkmasına neden olduğunu savunuyor. Dönüşüm için iş dünyası, kamu ve tüketici iş birliği ile aksiyon alınması gerektiğini ortaya koyuyor.</p><p>Çatı örgütümüzün bu vizyonu SKD Türkiye olarak,&nbsp;2021 yılı ana stratejimiz olan, “Yeşil Dönüşüm” prensipleri doğrultusunda yeni iş birlikleri ve yeni dijital araçlar ile öncü rol edinme hedefimizi pekiştirir nitelikte.</p><p>10 yıl sonra iş dünyasının bugünkünden farklı olacağı kesin. Temellerini bugüne dek yaptığımız çalışmalarla başlattığımız bu dönüşüm, bugün itibarı ile başlayacak üç yıllık yeni dönemimizde güçlenecek. Bizlerin bugün hayata geçirdiğimiz projeler ve aldığımız kararlar önümüzdeki 10 yılı şekillendirecek.</p><p>Yeni dönem olarak nitelendirebileceğimiz önümüzdeki üç yıl boyunca SKD Türkiye olarak, Döngüsel Ekonomi, İş Dünyası Plastik Girişimi ve Raporlama konularında bugüne kadar gerçekleştirdiklerimizi daha üst kademelere taşımayı hedefliyoruz.</p><p>SKD Türkiye olarak, 2021 yılı ana stratejimiz, “Yeşil Dönüşüm” prensipleri doğrultusunda yeni iş birlikleri ve yeni dijital araçlar ile öncü rolümüzü pekiştirecek çalışmalar yapmak olacak. Bu bağlamda tüm çalışma gruplarımızın daha aktif çalışmasını teşvik edecek projeler ortaya koymaya devam edeceğiz.</p><p>Yeni bir çalışma dönemine girerken,&nbsp;<strong>birlikte yürüdüğümüz 74 üyemizle</strong>, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini iş dünyasının gündeminde&nbsp;<strong>en yukarılara taşımak</strong>&nbsp;için çalışacağız.”</p><p><strong>SKD Türkiye 2021 – 2024 Dönemi Yönetim Kurulu Üyeleri</strong></p><p>Asil Üyeler:</p><p><strong>Ebru Dildar Edin</strong> (GarantiBBVA), <strong>R. Ediz Günsel</strong> (PwC), <strong>Aynur Duygu Yılmaz</strong> (Sütaş), <strong>Ece Börü</strong> (TSKB), <strong>Can Çaka</strong> (Anadolu Efes), <strong>Çağlar Göğüş</strong> (Doğan Holding), <strong>Barış Kökoğlu</strong> (Borusan Holding), <strong>Hakan Timur</strong> (H.Ö.Sabancı Holding), <strong>Gökhan Sarı </strong>(McKinsey),<strong> Ahmet Erdem</strong> (Shell Türkiye), <strong>A. Aybala Şimşek</strong> (Şekerbank), <strong>Mete Buyurgan</strong> (Ülker)</p><p>Yedek Üyeler:</p><p><strong>Volkan Ural </strong>(Kibar Holding), <strong>Devrim Çubukçu</strong> (Eczacıbaşı Holding), <strong>Ayça Turgay</strong> (P&amp;G), <strong>Ebru Şenel Erim</strong> (Unilever) <strong>Oğuzcan Bülbül</strong> (Abdi İbrahim), <strong>Satı Balcı </strong>(Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası).</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Karmaya kesinlikle inanıyorum']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/karmaya-kesinlikle-inaniyorum-2830747669453-5003-4ee5-bc18-b7be9962dc2b2021-04-09T15:27:00+03:00Admin 'Karmaya kesinlikle inanıyorum'

'Karmaya kesinlikle inanıyorum'

MAGAZİN

Admin
<p>Dört yaşında beri sektörde olan<strong> Burçin Terzioğlu,</strong> bu zamana kadar yaşadıklarını ve çocuk bir oyuncu olmanın kendisine kattıklarını içtenlikle itiraf etti. Çocuk yaşta başladığı oyunculuk serüveninde <strong>“Perihan Abla”</strong>, “Mahallenin Muhtarları” gibi pek çok kült yapımda da yer alma fırsatı bulan güzel oyuncu; “O zamanlar setin set olduğunu anlamıyordum, bana oyun gibi geliyordu. Şimdi dönüp baktığım zaman ya da bugünden bakınca ben nelerin içerisinde yer almışım diye şimdi idrak edebiliyorum.” sözleriyle düşüncelerini ifade etti. Çocuk yaşta girdiği sektörün bugünkü davranışlarını da etkilediğini vurgulayan başarılı oyuncu; “Özellikle çocuk bulunan bir sette çalıştığım zaman çok daha hassas ve ekstra özenli olmaya çalışıyorum. Onun uykusunun gelmesinden, acıktın mı sorusuna verdiği evet cevabına kadar her ayrıntı konusunda maksimum hassasiyet gösteriyorum.” diyerek kendi çocuk oyunculuk serüvenine de atıfta bulundu.</p><p>Fal baktırmaktan, evrendeki karmaya dair inançlarına kadar pek çok bilinmeyen yönünü de anlatan güzel oyuncu&nbsp;<strong>Burçin Terzioğlu,</strong> “Karmaya kesinlikle inanıyorum, ah etmem beddua etmem asla, çünkü evren yapacağını zaten yapıyor, ister üç gün sonra olsun ister üç yıl sonra olsun. Ben de bunu görürüm, duyarım mutlaka.” sözleriyle karma felsefesine yakınlığını ifade etti. Fal baktırmak konusunda ise düzenli olarak fal baktırmak gibi bir alışkanlığı olmadığını belirten Terzioğlu; “Bazen bir ortamda lafı geçerse şu şu kişi güzel fal bakıyor diye öyle anlarda kapatırım ben de kahvemi ama benim asıl hayatımdaki düzenli olarak takip ettiğim şey astroloji. Astrolojiye inanıyorum. Her sene gider yıldız haritamın o senelik çıktısını mutlaka alırım Dinçer’den.” sözleriyle yıllardır<strong> Dinçer Güner</strong>’den astrolojik danışmanlık aldığını belirtti.&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hamilelikte doğru ve dengeli bir beslenme]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hamilelikte-dogru-ve-dengeli-bir-beslenme-28306d7cdcffc-a3c9-4164-99b5-ad7998735d552021-04-09T12:35:00+03:00Admin Hamilelikte doğru ve dengeli bir beslenme

Hamilelikte doğru ve dengeli bir beslenme

SAĞLIK

Admin
<p>Bu süreçte beslenme konusunda bazı önemli noktalara dikkat edilmesi, bebeğin gelişimini desteklerken, annenin mide bağırsak şikayetlerini de en aza indiriyor. <strong>Memorial Wellness Beslenme Danışmanı Dyt. Ceren Çetin Asdemir,</strong> sindirim sistemi problemi yaşayan anne adaylarının bilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.</p><p><strong>Bulantı- Sabah Bulantıları:&nbsp;</strong>Hamileliğin ilk üç ayında çok sık karşılaşılan bulantı ve kusma şikayetleri nedeniyle keyifsizleşen bu dönemi doğru beslenme önerileriyle daha rahat geçirmek mümkün olabilmektedir. Kahvaltıyı atlamamak, mide kapasitesini zorlamayan küçük porsiyonlar tüketmek, 3-4 saatte bir mutlaka sağlıklı bir öğün yapmak ve yeterli su tüketmek önemlidir. Ayrıca kök zencefil tüketmek (zencefil çayı olabilir) bulantının bastırılmasına da yardımcı olmaktadır. &nbsp;</p><p><strong>Mide Yanması - Reflü:</strong>&nbsp;Hamileliğin özellikle ikinci ve üçüncü üç ayında pek çok anne adayı bu şikayeti yaşamaktadır. Göğüs ve boğazda bir yanma hissedilebilir. Bu sorunun nedeni hamilelikte artan progesteron hormonunun mide kapakçığını gevşetmesi ve mide asidinin geri gelmesidir.&nbsp;</p><ul><li>Mide kapasitesini zorlamayacak, küçük porsiyonları tüketmek,&nbsp;</li><li>Yemeklerle birlikte ve hemen öncesi, sonrasında sıvı tüketmemek,&nbsp;</li><li>Acılı ve baharatlı gıdalardan uzak durmak,&nbsp;</li><li>Mide doluyken uzanmamak veya yatmamak,&nbsp;</li><li>Sıkı kıyafetler giymemek,</li><li>Kilo kontrolü mide ekşimesi-yanması durumuna yardımcıdır.</li></ul><p><strong>Gaz:&nbsp;</strong>Hamilelik döneminde relaxin ve progesteron hormonlarının aktivasyonuyla sindirim kanalındaki kas hareketleri azalmakta ve sindirim kanalının çeşitli noktalarında gaz birikimi olmaktadır. Rahmin bağırsaklara yaptığı basınç da bu gazın dışarı atımını güçleştirir. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme modeli uygulamak, karbonhidrat tüketimini sınırlamak, mide hacmini zorlayan büyük porsiyonları tüketmemek, doktor kontrolünde egzersiz veya yürüyüş yapmak, sıkı kıyafetler giymemek, gün içerisinde yeterli su tüketmek ve besinleri iyi çiğneyerek yavaş tüketmek gaz oluşumunu hafifletmektedir.&nbsp;</p><p><strong>Kabızlık:&nbsp;</strong>Bebek anne karnında büyüdükçe rahmin bağırsaklara yaptığı baskı, hamilelik döneminde kabızlığa neden olabilir. Hamilelik hormonları ve sağlıklı beslenme bağırsak kaslarını gevşeterek kabızlığı rahatlatmaya yardımcıdır. Hamilelik döneminde bol su tüketmek; soğan, sarımsak, kırmızı pancar, pırasa, avokado, tatlı patates, enginar, brokoli, yer elması, bal kabağı ve turp gibi bol lifli prebiyotik sebzeleri ve bunlardan yapılmış çorbaları bol tüketmek kabızlığı rahatlatmaya yardımcıdır. &nbsp;Yoğun kabızlığın yaşandığı dönemlerde prebiyotik sebzelerden zengin çorbalar tüketmek, şikayetlerin azalmasında oldukça etkili olacaktır. Örneğin pırasa, balkabağı ve kemik suyu ile hazırlanan bir çorba, içerisindeki yoğun prebiyotikler ve lif yapısı nedeniyle bağırsakları temizleyecek, doğru flora gelişimine yardımcı olacaktır.</p><p><strong>Hamilelikte doğru ve dengeli bir beslenme için;&nbsp;</strong></p><ul><li>Sofranızda tüm besin gruplarına (karbonhidrat, protein, yağ) dengeli bir şekilde yer verin. Protein tüketiminin önemi, özellikle bu dönemde ortaya çıkmaktadır. Ayrıca balık yağı, zeytinyağı, avokado yağı, hindistancevizi yağı, yağlı tohumlar gibi doğru ve sağlıklı yağlara beslenmede yer verilmesi bebeğin gelişimi için önemlidir.&nbsp;</li><li>Fazla kalorili beslenmeyin. Hamilelik döneminde kalori ihtiyacı sadece az miktarda artmaktadır. İlk üç ayda günlük sadece 70 kalori, ikinci üç ayda 260 kalori ve son üç ayda 300-400 kalori artışının yeterli olduğuna dair pek çok güncel yayın bulunmaktadır. Doğuma yüksek doğum ağırlıkları ile gitmek pek çok risk barındırdığı için bu dönemle kilo artışı kontrollü olmalıdır.&nbsp;</li><li>Renkli beslenin, bol ve farklı renklerdeki sebze- meyveleri tüketin. Böylelikle birbirinden farklı vitamin ve minerallerden faydalanabilirsiniz.&nbsp;</li><li>Yeterli su içmeye mutlaka özen gösterin. Gün içinde vücudun ihtiyacı kadar su içtiğinizi, idrarınızın renginin açık renk olmasından anlayabilirsiniz.&nbsp;</li><li>Taze meyve ve sebzeler, yumurta, deniz balığı, organik et ve tavuk, yağlı tohumlar, ev yapımı yoğurt ve kefire beslenmenizde bol bol yer verin. &nbsp;Çinko, kalsiyum, iyot, folik asit, kolin, vitamin C, vitamin K, bakır, selenyum ve omega 3’den zengin besinleri sık sık tüketin.&nbsp;</li></ul><p>&nbsp;</p><p><strong>Kabızlığa iyi gelen prebiyotik çorba tarifi&nbsp;</strong></p><p><strong>Malzemeler:</strong></p><p>3 dal uzun pırasa</p><p>1 dilim balkabağı</p><p>3 bardak et suyu</p><p>6 bardak su</p><p>2 yemek kaşığı zeytinyağı</p><p>1 limon suyu</p><p>1 yumurta sarısı</p><p><strong>Tarifi:</strong></p><p>Pırasalar ince ince doğranır, küçük küpler halinde doğranmış 1 dilim balkabağı zeytinyağında biraz sotelenir, üzerine et suyu ve su ilave edilerek pişirilir. Kemik suyu oranı damak tadına göre değiştirilebilir. Bu karışım piştikten sonra blender ile çekilerek çorba haline getirilir ve içerisine ayrı bir yerde limon suyu ve yumurta sarısı çırpılarak hazırlanan terbiyesi ilave edilir. İsteğe göre baharat da eklenebilir. Bu ve benzeri prebiyotik sebzelerle hazırlanan çorbalar sağlıklı bağırsakların florasını desteklerken, özellikle kabızlık durumunda bağırsak hareketlerini hızlandıracaktır.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[TDP Adana'da yükselişini sürdürüyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tdp-adanada-yukselisini-surduruyor-283051f97dac9-9023-4367-88b0-27e5c8133aad2021-04-09T12:28:00+03:00Admin TDP Adana'da yükselişini sürdürüyor

TDP Adana'da yükselişini sürdürüyor

SİYASET

Admin
<p>Adana’nın Ceyhan, Sarıçam ve Pozantı ilçelerinde teşkilatlanma çalışmalarını tamamlayan <strong>Türkiye Değişim Partisi </strong>Adana İl Başkanlığı, yeni isimlerle yola devam edecek. Son gelişmelerle Türkiye Değişim Partisi Ceyhan İlçe Başkanlığına <strong>Ömer Yıldız,</strong> Sarıçam İlçe Başkanlığına <strong>Sadık Ergül </strong>ve Pozantı İlçe Başkanlığına ise <strong>Derya Kaya</strong> atandı. Yeni ilçe başkanlarının rozetleri Türkiye Değişim Partisi Adana İl Başkanı <strong>Hakan Malgaf </strong>tarafından takdim edildi.</p><p><strong>“CUMHURİYET TARİHİNDE GÖRÜLMEMİŞ BİR HIZ”</strong></p><p>Bir hafta gibi kısa bir süre içerisinde 3 ilçenin teşkilatlanma çalışmalarının yürütülmesine ilişkin bir mesaj da veren İl Başkanı<strong> Hakan Malgaf,</strong> “Gerçekten çok sıkı çalışıyoruz. Adana’da Türkiye Değişim Partisi’ne büyük bir ilgi var. Adana, partimizin kalesi olacak. Bunu gelecek dönemde yapacağımız çalışmalarla, halkımıza kendimizi göstererek başaracağız. Yakın zamanda tüm şehirde teşkilatlanma çalışmalarımızı tamamlamayı hedefliyoruz. Olası bir erken seçim ihtimaline karşı hazırız. Zaten Genel Başkanımız da Türkiye genelinde yüksek bir hızla teşkilatlanma çalışmalarını sürdürüyor. <strong>Türkiye Değişim Partisi, </strong>Cumhuriyet tarihinde eşi görülmemiş bir hızla teşkilatlanıyor. Bu hızın yakalanmasında bize destek veren Adana’mıza ve vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Hedef patentler alıp ticarileştirmek']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hedef-patentler-alip-ticarilestirmek-28304fad7e02a-6cfb-427a-ae24-06bd89aac8af2021-04-09T12:19:00+03:00Admin 'Hedef patentler alıp ticarileştirmek'

'Hedef patentler alıp ticarileştirmek'

EĞİTİM

Admin
<p><strong>Altınbaş Üniversitesi </strong>bünyesinde Elektrikli, Otonom ve İnsansız Araçlar Uygulama ve Araştırma Merkezi kuruldu.&nbsp;Altınbaş Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Makina Mühendisliği Bölüm Başkanı<strong> Dr. Öğretim Üyesi Süleyman Baştürk,</strong> müdürlüğünü üstlendiği Merkez’in kuruluşunun ve hikayesinin, üniversite bünyesinde üç yıl önce kurulan elektrikli araç takımı EVA Team’in yürüttüğü çalışmalara dayandığını söyledi.</p><p><strong>Efficiency Challenge’da başarılı oldu</strong></p><p>Baştürk’ün verdiği bilgilere göre takım bünyesindeki çalışmalar sonucunda bugüne kadar iki elektrikli araç üretildi. EVA I ve EVA II adlı bu araçlar Uluslararası Efficiency Challenge Alternatif Enerjili Araçlar Yarışmalarına katıldı. İlk yılki EVA I adlı araç Elektromobil Kategorisinde Türkiye üçüncüsü oldu, aynı zamanda jüri özel ödülünü kazandı.</p><p><strong>Teknofest’te Robotaksi yarışına katıldı</strong></p><p>Pandemi şartlarında geçen yıl üretilen ikinci araç EVA II ise 100’den fazla ekibin başvurduğu Efficiency Challenge’ta piste çıkma başarısı gösteren ilk 10 araç arasında yer aldı. EVA Team, geçen yıl aynı zamanda Teknofest kapsamında düzenlenen&nbsp;Robotaksi binek otonom araç yarışmasına başvurdu ve 132 takım arasında ilk 10’a girdi.</p><p><strong>Bilgi birikimini kurumsallaştırmak</strong></p><p>EVA Team’in Teknofest kapsamında düzenlenen Uluslararası İnsansız Hava Aracı yarışması ile İnsansız Su Altı Sistemleri yarışmalarına da katılacağını kaydeden Dr. Süleyman Baştürk “Yani EVA Team bünyesinde dört proje ile dört yarışmaya katılıyoruz. İşte tüm bu araçların üretimi ve katıldığımız yarışmalar ile elde ettiğimiz bilgi birikiminin kalıcı hale gelebilmesi için kurumsal bir yapıya aktarılmasını istedik. Bunun da üniversite bünyesinde kurulacak bir Uygulama ve Araştırma merkezi ile olabileceğini düşündük” dedi.</p><p><strong>Bilgi birikimi ve altyapı hazırdı</strong></p><p>EVA Team kapsamındaki çalışmalarda elde edilen bilgi birikimi ve tecrübe ile oluşturulan altyapının, yeni merkezin kuruluşu için bir basamak olduğunu vurgulayan Dr. Öğ. Üy. Süleyman Baştürk, “Bu akademik yılın başında Rektörümüz <strong>Prof. Dr. Çağrı Erhan</strong>’a teklifimizi sunduk. Teklifimiz kabul gördü. Ardından YÖK’ün de onayı ile merkezimizin kuruluşu gerçekleşti” dedi.</p><p><strong>Küresel trendlere uyum için</strong></p><p>Tüm dünyada içten yanmalı motorlu araçların yerini hızla elektrikli ve otonom özelliklere de sahip araçlara bırakacağına işaret eden Dr.Öğ.Üy. Süleyman Baştürk, “Elektrikli araçların, insansız ve otonom araçların her alanda artacağını öngördüğümüz için biz de bir merkez kurup uygulamalı araştırmalar ve projeler yapmak, buradan çıkacak teknolojiyi ürüne dönüştürerek toplumun hizmetine sunmayı amaçladık” diye konuştu.</p><p><strong>Hedef patentler alıp ticarileştirmek</strong></p><p>Altınbaş Üniversitesi bünyesinde Elektrikli, Otonom ve İnsansız Araçlar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü <strong>Dr. Öğ. Üy. Süleyman Baştürk, </strong>Merkez’de geliştirdikleri çözümlerin patentini alıp, prototipini üretip sonra da ticari ürüne dönüştürmeyi hedeflediklerini anlattı. Dr. Baştürk şöyle dedi:</p><p>“EVA Team bünyesindeki projelerimizde kullanılan araç gövde ve şasi tasarımları, elektrik motoru tasarımı, motor sürücüsü tasarımı, ve batarya yönetim sistemi kartı, araç kontrol sistemi kartı, yerleşik şarj birimi kartı gibi diğer elektronik kartların tasarımları ile otonom aracımızın otonom sürüş algoritmaları tamamen bize ait.&nbsp; Bunları tamamen özgün olarak kendimiz tasarladık, ürettik, yarışlara katıldık. Bu yılki yarışmalarda da aynısını yapıyoruz. Yeni elektrik motorumuzun sargılarını arkadaşlarımız yeni bitirdiler, yakın zamanda testlerini yapacağız. Dolayısıyla patent konusunda önceliğimiz bugüne kadar geliştirdiğimiz, yukarıda saydığım ürün ve çözümler olacak.”</p><p><strong>TOGG’un paydaşı olmaya talip</strong></p><p>Altınbaş Üniversitesi’nin gerek mali kaynak, gerekse araştırmacı kaynağını sağlayarak Merkez’in çalışmalarını hızlandıracağını kaydeden Dr. Baştürk şöyle devam etti:</p><p>“Burada yapacağımız çalışmalarla TOGG’un kimi alt projelerini birlikte yürütmeye talibiz. Onlarla bu konularda görüşmeler yapacağız. Benzeri şekilde bu alanda çalışan farklı sanayi firmaları ve kamu şirketleriyle görüşeceğiz. Dolayısıyla hem özel sektör hem kamu ile sıkı iş birliği içinde bu alanda projeler geliştirmeyi düşünüyoruz.”</p><p><strong>Sabit kanatlı drone geliştirdi</strong></p><p><strong>Dr. Süleyman Baştürk,</strong> Elektrikli Otonom ve İnsansız Araçlar Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin son zamanlarda kullanım alanları ve örnekleri giderek artan drone’larla da ilgilendiğini söyledi. Dr. Baştürk, “Gerek sabit kanatlı gerek döner kanatlı drone’lar üretme projelerimiz de var. Bunlar otonom görevler de üstlenebilecek ve yapabilecek. Arkadaşlarımız sabit kanatlı drone geliştirdi, üzerindeki çalışmalarını sürdürüyorlar. Döner kanatlı versiyonlar için de hazırlıklar ve planlamalar devam ediyor” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Fıtığın önlenmesinde egzersiz şart]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/fitigin-onlenmesinde-egzersiz-sart-28303ea6b0b93-d49a-403e-8510-1fd4c9236d222021-04-09T12:13:00+03:00Admin Fıtığın önlenmesinde egzersiz şart

Fıtığın önlenmesinde egzersiz şart

SAĞLIK

Admin
<p>Milyonlarca insan hayatının bir döneminde en az bir kez bel veya boyun problemleri ile karşı karşıya kalabiliyor. &nbsp;Ayrıca bu tarz sorunlar en çok göz ardı edilen durumlar arasında yer alıyor. Bu bölgede ise sık görülen problemlerin başında sırt ağrısı ile karıştırılan bel fıtığı geliyor. &nbsp;Önlem alınmaması halinde hastalığının ilerlememesi felç gibi ciddi sorunları neden olabiliyor. Özellikle salgın döneminde tedavilerin ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar erken müdahalenin önemine dikkat çekiyor.&nbsp;</p><p><strong>Erken Müdehale Büyük Önem Taşıyor</strong></p><p>Bu soruna erken dönemde tedavi planlanmazsa idrar-büyük abdest kaçırma ve düşük ayak gibi güçsüzlük gibi birçok önemli sorunun kaçınılmaz olduğunu belirten<strong> Romatem Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Nurten Küçükçakır, </strong>“Fıtık kendini; bel ağrısı, kalçalara ve bacaklara yayılan ağrı, belde kasılma, bacakta uyuşma ve karıncalanma hissi, hissizlik, bacaklarda güçsüzlük, yürüme zorluğu gibi bulgularla kendini gösterir.&nbsp;Çoğunlukla yaşa bağlı olarak 20-50 yaşlar arasında görülür. &nbsp;İnsanlarımızda yanlış bir algı da var. Her bel ağrısı fıtık belirtisi değildir. Altında başka problemler yaratabilir. O yüzden vücudumuzu iyi dinlemeliyiz” ifadelerini kullandı.</p><p>&nbsp;<strong>Fıtığın Önlenmesinde Egzersiz Şart</strong></p><p>Egzersizin bu rahatsızlığın önlenmesinde önemli bir etken olduğuna dikkat çeken Dr. Küçükçakır, sözlerine şöyle devam etti: “Bel fıtığını ve oluşan fıtığın kötüye gidişatını engellemek amaçlı güçlü kas yapısına sahip olmak oldukça önemli. Özellikle ‘core kasları’ dediğimiz omurga çevresi karın kaslarını kuvvetlendirmek gerekirken haftada en az 3 gün 45 dakikalık yürüyüş egzersizi veya pilatesi bu anlamda önermekteyiz. Bel fıtığından korunmak amaçlı ağır yük kaldırmamak, ani hareketlerde bulunmamak, kilo kontrolü öne çıkan diğer noktalar arasında yer alıyor”</p><p><strong>Fizik Tedavi Uygulamaları Hayat Kalitenizi Arttırabilir</strong></p><p>Dr.Küçükçakır son olarak, “&nbsp;Egzersiz, koruyucu önlemler, klasik fizik tedavi yöntemleri, hilterapi dediğimiz yüksek yoğunluklu lazer uygulamaları, manuel terapi, tamamlayıcı tıp uygulamaları ile pek çok bel ağrılı hastaları tedavi edebilme şansına sahip iken ‘UZAY TERAPİSİ’ de denilen spinal dekompresyon cihazı ile hem bel fıtığına bağlı yakınmalardan kurtulma hem de fıtığı küçültebilme şansına sahibiz. Ameliyata gitmeden tüm bu yöntemlerle tedavi ettiğimiz çok sayıda hastamız bulunmaktadır. Geç kalmayın, erken dönem uzman kontrolü ve yakın takip yaşam kalitenizi arttıracaktır. Bel ağrınız başladı sonrasında bacaklara yayılan uyuşma, karıncalanma da eklendiyse güçsüzlük gelişmeden mutlaka uzman hekime başvurmanız gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Kanal İstanbul bir çılgınlıktan ibaret değil']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kanal-istanbul-bir-cilginliktan-ibaret-degil-28302866c52e1-4495-4a5f-b961-aec6435ca9862021-04-09T12:05:00+03:00Admin 'Kanal İstanbul bir çılgınlıktan ibaret değil'

'Kanal İstanbul bir çılgınlıktan ibaret değil'

SİYASET

Admin
<p>Emekli amirallerin bildirisiyle ilgili Erdoğan'ın grup toplantısı konuşmasını değerlendiren <strong>&nbsp;TKP Genel Sekreteri Kemal&nbsp;Okuyan,</strong> Erdoğan'ın ilk konuşmasının içerik olarak ilginç unsurlar barındırmasına rağmen düşük enerjili olduğunu belirtti ve ikinci konuşmasını da değerlendirerek şunları söyledi:</p><p>"Sinekten yağ çıkarmaya dönük bir çaba içerisindeler. Ortada bir malzeme var, bu malzemeden nerede yararlanırız diye bakıyorlar. Dış politikaya da tahvil etmeye çalışıyorlar. Erdoğan, 'Bu mesele yurtdışında kaygı yarattı ve bunun ekonomik sonuçları olabilir' dedi, trajik bir hale getirme peşinde. Tutarlılık ve mantık arama durumunda değiliz. 'Darbeci bir bildiri kesin' diyen bir Cumhurbaşkanı var. Defalarca baktım, atladığımız bir şey mi var diye, ortada bir şey yok. İlk gün, 'Siyaset yapmak istiyorlarsa siyasi partilere girsinler' diyorlardı. Şimdi ise CHP'li bunlar diyor. Varsayalım ki tamamı CHP'li; e o zaman siyaset yapıyorlar. Son derece tutarsız ama ciddiye alınması gerek. CHP ve İYİP'in bu konuda süngüsünün düşük olduğunu fark ettiler. Zaten 'zevzek', 'suni gündem' açıklamaları 'zayıfız' itirafıdır.</p><p>Hattı nerede kurmak zorundayız burada? Bir örgütlenme varsa, bu kadar sayıda amiral bir darbe peşindelerse ve hükümet farkında değilse hepsinin istifa etmesi lazım. Büyük bölümü kamuoyunda kalem sallayan, hatta bir bölümü birçok konuda hükümeti destekleyen insanlar. Bunların darbe girişiminden haberdar değilse hükümet, Türkiye gerçekten evlere şenlik bir şekilde yönetiliyor demektir. Bu iddia ortaya atıldığında muhalefet partileri 'darbe yok' kesinliğinde yaklaşmıyorsa, Erdoğan'a istediğin gibi saldır demiş oluyorlar. Bu isimlerin hiçbirinin bizle alakası yok, içlerinde NATO'cular bile var. TKP açısından bir boş kağıt orası. Söyledikleri meselelerin önemli olduğunu söyledik. İnsanların siyaset yapma hakkını elinden alamazsınız dedik. Niye sadece amiraller imzaladı? Akademisyenler, ekonomistler de metin imzalıyor, imzalayabilir. Yani hukuken de mantıken de karşılığı yok bunun. Bunu demeyen bir muhalefet var."</p><h1>'Tarikatlar&nbsp;bütün devlet kurumlarında örgütlü'</h1><p>Okuyan'ın daha önceki programlarda söylediği "Erdoğan'ın manevra alanı daraldı" sözlerini hatırlatan Aydın "Erdoğan buradan bir manevra alanı yarattı, muhalefet buna öfkelenmiş olamaz mı?" diye sordu. Okuyan şöyle yanıtladı:</p><p>"Bunu 'zevzeklik' diyerek engelleyemezsiniz. Siyasi partiler hayata 'nereden çıktı bu gündemler?' diye bakamaz. Siyasi partiler gündeme ilişkin sağlıklı yaklaşımlar geliştirir. Her seferinde 'suni gündem' denilmez. Bu karşı tarafa 'İstediğini yap, bu bizim gündemimiz değil' demek. Bu Erdoğan için bir manevra alanına dönüştü. TKP 'Bu insanların siyaset yapma hakkı kısıtlanamaz' dedi. Neden bunu söyleyemediler? Topu taca attılar. Hatta Akşener amirallerin üzerine fırlattı. Bunu yaptığınız anda, 'Bu alan senindir bu oyunda yokuz' demek. Laiklikte, dış politikada yoksunuz. Memleketin meselesi aş, iş diyorlar ona da nasıl yaklaştıklarını biliyoruz. Amiraller neden bunu yaptı bilmiyoruz, tuzağa düşürülmüş olma ihtimalleri de var. İçeriği bizim için eklektik, sorunlu ve yetersiz. Herhangi bir meslek grubu bir araya gelip görüş açıklayabilir. Ayrıca konular bizim de ilgilendiğimiz gündemler. Mesele bir fotoğraf değil ki hem sadece. Bugün tarikatların bütün devlet kurumlarında örgütlü olduğunu AKP'liler bile söylüyor. Bunda giz yok. 'Montrö tartışılmaya açılmadı ki' dendiği gün, AKP'li bir sürü kalem ve siyasetçi 'Montrö tartışılmalıdır' diye demeçler veriyor. Dolayısıyla yapılması gereken şey doğal olarak gereken yanıtı vermektir. Bu nedenle imza atanları suçlamak tuzak. Mesela biz de 'İmam hatipler kapatılsın' diyoruz. CHP düşman gibi bize 'Sırası mıydı, sizin yüzünüzden memlekette laiklik dinsizlik gibi algılanıyor' diye mail atıyor. Memlekette laiklik mi kaldı? Tabii ki 'İmam hatipler kapatılsın' diyeceğiz, çünkü öyle düşünüyoruz. Her şeyde 'Erdoğan bunu kullanacak' deniyor. Erdoğan asıl bu duyguyu kullanıyor. Çünkü karşısında yaprak gibi titreyen bir siyaset alanı olduğunu biliyor."</p><h1>'Kanal İstanbul bir çılgınlıktan ibaret değil'</h1><p>Erdoğan'ı bu kadar rahatlatan şeyin yeniden ilişkileri derinleştirmeyi düşündüğü AB ve ABD ile kısa sürede çok yol alması olduğunu savunan Okuyan sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"İki ay öncesine göre uluslararası alanda rahatladı. Montrö, Kanal İstanbul gibi başlıklarda kendisini destekleyen bir ABD ve AB olduğunu biliyor. Rusya ise ciddi bir devlet, Rusya'nın süreci&nbsp;sakince&nbsp;yönetmeye çalışacağını bilir. Rusların kendisi Türkiye'yi NATO'dan koparmayı hedeflemiyordu. Gevşemiş ve sorun yaratan bir Türkiye hedefliyorlardı ve o politikalarında bir delik açıldı. Ama hemen bağırıp çağırmaz onlar. Nitekim Türkiye Büyükelçisi Rus basınına 'Montrö değişmez, Türkiye'de biliyor, Rusya'nın da onayı gerekir' dedi. 'Hazırlık yapıyorsunuz ama izliyoruz, sakiniz' dediler yani. Rusya çok kararlı, Montrö'de delik açılamaz diyorlar. Öte yandan gerçeklik de bu değil, şu anda eminim ne yapacağız diye tartışıyorlardır. Kanal İstanbul meselesi, savaş gemileri, NATO açısından değil yalnızca, ekonomik açıdan da bölgenin dengelerini değiştirebilecek bir mesele. Bu konular bir bütün. İlginç bir de ziyaret trafiği var, Ukrayna Devlet Başkanı Katar'da. Katar, Türkiye'deki çok büyük projelere destek olmuş ve Kanal İstanbul'da da adı geçen bir ülke. Ukrayna, Kanal İstanbul'un en çok ilgilendirdiği ülkelerden. Demek ki Kanal İstanbul bölgedeki ekonomik rekabette de önemli bir kart. Bunların sonuçları olacak. Ne tür alt pazarlıklar yapıldığını bilmiyoruz ama bildiğimiz Kanal İstanbul bir çılgınlık projesinden ibaret değil. Bu sistemi sorgulamayan muhalefetin, Türkiye'nin gündemine giren meseleleri de sorgulama tarzı hep eksikli oluyor. 'Katarlılar alıyor, Arap sermayesi geldi'. ABD ya da Avrupa'daki büyük tekeller alsa ne olacak. Ayrıca burada milliyetçi bir tavır da var. Alman sermayesiyle Arap sermayesi arasında ne fark var emekçiler açısından, ikisi de sermaye. Bu tartışmalar gerçekten de iç politikanın uzağına giden bir boyutta."</p><h1>'ABD, Montrö'yü kaldırmak istediğini gizlemiyor'</h1><p>Kanal İstanbul'un Montrö'yle ilgisi olmadığı yaklaşımının doğru olmadığını savunan Okuyan, projenin Montrö'nün meşruiyetini sorgulayıcı 7-8 başlığı olduğunu söyledi. Erdoğan'ın da konuşmasında 'Montrö egemenliğimizi sağlamıyor. Boğazlar'da egemen değiliz. Kanal İstanbul'la mutlak egemen olacağız.&nbsp;Şu an gündemimizde yok ama Montrö'yü günü geldiğinde değiştireceğiz' sözlerini hatırlatan Okuyan konuşmasına şöyle devam etti:</p><p>"Bu uluslararası alanda bir koz. Kime hitap ediyor? ABD Montrö'yü kaldırmak istediğini gizlemiyor ki? 'Montrö ABD'nin çıkarlarına zarar veriyor diyorlar', bu sır değil. Erdoğan tabii ki uluslararası alanda rahatladı, yol aldı. AB de göçmen meselesi ve Rusya nedeniyle Erdoğan'a kredi verdi. Neden bu eksende konuşulmuyor? Bunu sorgulamasını kimden bekleyeceğiz? Muhalefetimiz batıcı. Batı bu kadar yıpranmış bir lidere, ekonomi kötüyken kredi açıyor. AKP, Erdoğan, bir mücadele içerisinde ayakta kalmak için. Kişisel bir kurtuluş mücadelesi veriyordu ve herkesin yaptırım beklediği bir sırada koz elde etti. ABD'nin eski Suriye özel temsilcisi 'Biz Türkiye'nin içişlerine karışmayacağız' dedi. Bundan daha büyük bir hediye olur mu Erdoğan'a? Buna itiraz edecek anti-emperyalist bir direnç yok ki."</p><h1>'Kanal İstanbul önemli bir mücadele alanı, yağma konusu haline gelecek'</h1><p>Kanal İstanbul'un toplumda bir öfke yaratıp, bir direnç oluşturma ihtimaliyle ilgili TKP Genel Sekreteri şunları söyledi:</p><p>"Gezi Direnişi zamanında da tartışmıştık, Türkiye toplumunda çevre bilinci giderek gelişiyor bu çok iyi bir şey. Ama Gezi'nin asıl motor gücü yaşam tarzına dönük müdahale ve AKP'nin baskıcı tarafına yönelik birikmelerdi. Sadece ağaç meselesi değil tabii ki. Kanal İstanbul sağlıklı bir eksene yerleştirilirse böyle ama sağlıklı olmayan bir şekilde muhalefet ediliyor. Ayrıca bir inatlaşmaya döndü. İnatlaşmadan ibaret her şeyi Erdoğan kazanır. Akılda kalan ne var? Deprem riski mi? Rant mı? Çevre yıkımı mı? Uluslararası tekellere açılacak alan mı? Montrö ile ilgili meseleler mi? Bunlar topluma bir bütünlük içerisinde anlatılmalı. 'Ya İstanbul ya Kanal' sloganı var mesela, buna itirazım yok ama içerik önemli. Burada sağlıklı bir eksen tutturulmalı. Proje çok kapsamlı ve boyutlu. Bir derenin yatağı değil değişen. Kazı işlemi bile büyük problem. Bazen doğaya bu tür müdahalelerin sonucunu bilim insanları da öngöremiyorlar. Doğayla bu çapta oynamalar iyi değil. Ekonomik boyutu da 'Birileri arsa satın alıyor'dan ibaret yönetilmez. Evet birileri büyük paralar kazanacak ama sonra ne olacağı da kritik.&nbsp;</p><p>Biz buralardaki meseleyi emek ile sermayenin karşı karşıya geleceği yeni alanlar olarak görüyoruz. Buradan Türkiye'ye refah geleceği söylemi palavra. Bunu sadece biz söyleyebiliriz. O alanda uluslararası tekeller cirit atacak. Belli ki Karadeniz'deki ekonomik yaşamda dengeleri değiştirecek bir serüvene kalkışılıyor. Buna sadece Katar'lılar toprak aldı denirse, Erdoğan da büyük fotoğrafa neden bakmıyorsunuz der. Ama oraya emek cephesinden bakmazsanız boyunuz düşer. Kanal İstanbul yapımında iş cinayetleri olacak, buna karşı örgütlülük gerekir. Başlarsa 'küstük oynamıyoruz' diyemeyiz. Biz de neden yapılmaya çalışılıyor bunu anlatmaya çalışacağız. Önemli bir mücadele alanı, uluslararası tekellerin cirit attığı bir yağma konusu haline gelecek."</p><h1>'Emekçileri hiçe sayan bir politika güdülüyor'</h1><p>Okuyan pandeminin geldiği noktayla ilgili de şu yorumu yaptı:&nbsp;</p><p>"Hergün insanlar hastalanıyor, bir de 'Çok iyi yönetiyoruz' diyorlar. Böyle bir gerçekliğimiz de var. Şehir hastaneleri gerçekliği var, korku filmi gibi. Emekçileri hiçe sayan bir politika güdülüyor. İnsanı yok saymayan emekçiden yana çok sayıda bilim insanı var. Öte yandan piyasa kültürüne teslim olan ve iktidarın sorumsuzluğuna ortak olan bilim insanları da var. Defalarca Bilim Kurulu'na çağrı yaptık. Biliyoruz ki, halka karşı sorumluluğu olan insanlar da var. Eğer tavsiyeleri dinlenmiyorsa, oraya aksesuar olmazsınız ve görevi bırakırsınız. Bir tanesi yapmadı bunu. 'Bizim dediklerimiz olsaydı salgın böyle olmazdı' diyor biri şimdi, geçmiş olsun. Gelinen nokta karmaşık. İşler buraya geldikten sonra ve ekonomik olarak salgın nedeniyle zarar görenlerin sayısı arttığından 1 yıl önce alınabilecek önlemlerin karşılığı yok. Yaygın aşılama ve toplumsal- ekonomik yaşamın yoğunluğunun acilen azaltılması diyorlar; karşılığı yok."</p><p>Son bir yılda 177 bin işçinin Kod-29 ile işten çıkarılmasına değinen Okuyan şöyle konuştu:</p><p>"O maddenin yürürlüğe girmesini sağlayan herkes ahlaksızdır. Sermayenin alçaklığı ve edepsizliğinin yanında bu bir insanlık suçu. Diyorlar ki 'seni hiçbir hak iddia etmeden&nbsp;Kod 29'dan çıkartabilirim' ve siciline işleniyor işçilerin.&nbsp;Kod-29'u bir sopa gibi kullanıyorlar."</p><h2><strong>'ABD IŞİD diye bir yaratık ortaya çıkarttı ve tepe tepe kullanıyor'</strong></h2><p>Uluslararası gelişmeler ve IŞİD gündemine ilişkinse Kemal Okuyan şunları söyledi:</p><p>"Şimdi IŞİD'in oluşumuna baktığımız zaman, o yaratılmış bir örgüt, bunu defalarca söyledik. IŞİD çok keskin, fanatik bir ideolojik çizgiye sahipmiş gibi gözükse de bu kısmı da biraz yaratılmış. Biraz panik yaratacak, insanların aklını karıştıracak ideolojik eksende yaratılmış. ABD'nin ciddi bir rolü olduğunu biliyoruz IŞİD'in yaratılmasında. Ve çok ilginç bir &nbsp;şey var, bu belgeli, yani iddia olarak söylemiyorum; IŞİD'in ilk kadroları arasında bayağı laisist kadrolar var Irak kökenli. Yani dinsel fanatizmin çok iyi bir enstruman olacağını hesaba katarak biraz çağ dışı görüntü verecek, insanları ürpertecek bir şey yarattılar, bunu yaratırken de buraya kadro devşirmede çok geniş bir havuzdan yararlandılar. O geniş havuz ne? AKP diyor ya "İslamcı terörizm yanlış bir sıfat" diye, ne istiyorlarsa onu kullanalım, İslamcı görüntü veren teröristler de ya da görüntü veren örgütlenmeler de önemli değil bir şey değişmez. Çok yaygın bir coğrafyada faaliyet gösteren böyle İslami sıfatlar kullanan örgütlenmeler var. Bu işin en şeyi de Afganistan: Afganistan'da 1970'ler sonunda Sovyetler müdahalesinden önce aslında başlayan CIA'inden Pakistan'ına, Suudi Arabistan'ından Türkiye'nin desteklediği bir şeydi. Komünizme karşı başlattılar bunu. Şimdi burada bir yanlış anlama var, IŞİD bizim anladığımız örgütlere benzemiyor, IŞİD'in en büyük gücü şekilsiz olması. Bir hiyerarşiye sahip değil. Yani zaten yerelliklere otonomi veren bir örgüt ve dıştan örgütleri kolaylıkla içine alabilen bir yapıya sahip. Ya da güçten düşen bazı örgütler para kaynağı elde edebilecekleri için IŞİD bünyesine geçiyorlar. Dolayısıyla sanki ışınlanan bir örgüt. Şu an IŞİD'in en büyük faaliyet alanı Mozambik. Çok zengin yeraltı kaynakları olan bir ülke Mozambik. Nereden nereye? IŞİD pat diye ele geçirdi bir bölgesini Mozambik'in. Kim bunlar diye sorduğunuz? Türkiye'de IŞİD'in bağlantılarını gerçekten araştırmaya niyetli bir iktidar olsa, korkunç bir havuz var 6 kişi 7 kişi değil.</p><p>Oradan oraya taşıyabilmek bu kadroları çok kolaylaştı, çok büyük bir bölüm de gelir elde ediyor bu işten. Kim daha çok para veriyor meselesinde, mesela IŞİD'in şu an Suriye'deki varlığında çok büyük bir azalma var, başka isimlerdeki örgütlere geçtiler. Bir bölümüyse yok edildi. Ama bu ortadan kalktıkları anlama gelmiyor, yarın başka yerlerde tekrar göreceğiz bunları, mesela Çeçenistan'da görebiliriz Rusya'yı sıkıştırma gündeminde. Bu yüzden de Rus stratejisi Suriye'de bu militanları "yok etmek" üzerine kurulu. Çünkü 'boşta kaldığında bunlar bizim coğrafyamıza geri dönecekler' diye bakıyorlar çünkü oradan da çok giden oldu.</p><p>IŞİD'i bizim bildiğimiz türden örgütler gibi görmemek lazım, çok esnek o yüzden de yok edilemez. ABD gerçekten de yeni bir yaratık ortaya çıkarttı ve tepe tepe kullanıyor."</p><p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=oTB_fifocdA" rel="noopener noreferrer" target="_blank">Programın tamamı soL TV Youtube kanalında</a></p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bosch’un satışları 4 milyar Euro’ya ulaştı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/boschun-satislari-4-milyar-euroya-ulasti-28301b94b7c4c-b379-4f65-bf03-239f3457f30c2021-04-09T11:53:00+03:00Admin Bosch’un satışları 4 milyar Euro’ya ulaştı

Bosch’un satışları 4 milyar Euro’ya ulaştı

TEKNOLOJİ

Admin
<p><strong>Endüstri 4.0</strong> ile ağa bağlı üretimin kendisini otomatik olarak optimize etmesi ve tek bir üründen oluşan bir parti bile olsa özelleştirilmiş ürünler üretilmesini ekonomik hale getirmek amaçlanıyor. Bosch, 2012 yılından bu yana hem kendi hem de müşterilerinin fabrikalarını bu yeni sanayi çağında sistematik olarak yönetiyor ve bu taahhüt karşılığını veriyor. Şirket son on yılda, Endüstri 4.0 ile 4 milyar Euro’nun üzerinde satış gerçekleştirdi. Bu satışın, ağa bağlı üretim çözümleriyle 700 milyon Euro’nun üzerindeki kısmı sadece 2020 yılında yapıldı. <strong>Bosch’un Endüstriyel Teknolojiden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Rolf Najork,</strong> “Endüstri 4.0’ın potansiyelini erken fark ettik ve bu alanda öncü olduk. Şimdiyse bunun faydasını görüyoruz” dedi.</p><p>Endüstri 4.0’ın şirketin kendi fabrikalarında kullanımı da karşılığını veriyor. <strong>Bosch, </strong>üretim kontrolü, takip ve lojistik planlaması için akıllı yazılımları kendi üretim platformunda bir araya getiriyor. Bu,&nbsp;<a href="https://www.bosch-presse.de/pressportal/de/en/on-the-path-toward-zero-defect-production-with-bosch-ai-225472.html" target="_blank">arıza tespiti için yapay zekâ analizleri</a>&nbsp;gibi görevleri basitleştiren ve geliştiren daha büyük bir veri tabanına bağlanıyor. Yeni Bosch üretim ve lojistik platformu, 2021 sonunda piyasaya sürülecek. Najork, “Yaklaşık 240 fabrikamıza, gerektiğinde genişletilip dağıtılabilen standartlaştırılmış bir Endüstri 4.0 araç kutusu sunuyoruz” dedi. Bosch, yaklaşık 400 milyon Euro’luk bir yatırım sonrasında önümüzdeki beş yıl içinde neredeyse 1 milyar Euro tasarruf sağlayabileceğine inanıyor.</p><p>Bosch, bu yıl 12-16 Nisan tarihlerinde çevrimiçi gerçekleşecek Hannover Messe Fuarında, “Endüstri 4.0’ın on yılı” gelişimini gösterecek ve teknolojik olarak esnek, akıllı bir şekilde ağa bağlı, ekolojik olarak sürdürülebilir ve ekonomik olarak başarılı geleceğin fabrikasını sergileyecek.</p><p><strong>Başlangıçlar: Bosch, Endüstri 4.0 alanında öncü çalışmalar yürütüyor</strong></p><p>2011 yılında Hannover Messe'de bilim adamları, ilgi çeken bir fikir sundu. İnsanların makinelere uyum sağlaması yerine bunu tersine çevirdiler. Buradaki vizyon, kendilerini aktif bir şekilde üretim süreçlerine dahil eden, üretim sürecinde kendilerini yönlendiren, insanlar ve makinelerle iletişim kuran ürünlerdi. Endüstri 4.0’ın doğuşu böyle oldu.</p><p>Endüstri 4.0’ın fikir sahiplerinden biri olan Bosch, 2012 yılında, Alman hükümetinin yüksek teknoloji stratejisini daha da geliştirmek için yeni kurulan Endüstri 4.0 çalışma grubunun başkanlığını üstlendi. Bosch, Endüstri 4.0'ın lider tedarikçisi ve lider kullanıcısı olarak, bu modern üretim biçimini kendi fabrikalarında test etmekle kalmadı, aynı zamanda pazara kanıtlanmış çözümler de sundu. Blaichach/Almanya, Anderson/ABD ve Wuxi ve Suzhou/Çin fabrikaları bu alanda öncü oldu; Dünya Ekonomik Forumu'nun ‘Öncü Fabrikalar Ödülü’ de dâhil olmak üzere yenilikçi konseptleriyle birçok ödüle layık görüldü. Kısa sürede bu alanda uluslararası standartlara ihtiyaç duyulduğu anlaşıldı. Najork, “Endüstri 4.0'ın tüm potansiyelinden faydalanmanın tek yolu kolektif ve küresel bir şekilde kullanmaktır. İnsanlar ve makineler ‘aynı dili konuşmalıdır’. Bunun için de uluslararası, şirketler arası standartlar gerekiyor” dedi. Bosch, cihazlara ve sistemlere erişimi standartlaştıran ve üreticiden bağımsız veri alışverişi sağlayan Endüstri 4.0 için makine dili olan OPC Birleşik Mimarisini (OPC UA) geliştirmek için diğer şirketlerle çalışmalar yürüttü. Endüstri 4.0 Platformu (Plattform Industrie 4.0) ve Endüstriyel İnternet Konsorsiyumu (Industrial Internet Consortium) gibi kuruluşlar arasında iş birliğinde artış oldu. Bosch, her ikisinde de aktif bir lider konumunda bulunuyor. Birlik, Endüstri 4.0’ın ayrılmaz bir parçası haline geldi.</p><p><strong>Mevcut durum: Bosch, Endüstri 4.0'ı norma dönüştürüyor</strong></p><p>Bugün Endüstri 4.0’a ilgi hala yüksek, ancak bunun için çok az şirket sürekli olarak vites yükseltiyor. Najork, “Pilot projeler, işleri denemek ve fikir edinmek için iyi bir yaklaşım. Şimdi tempoyu yükseltme zamanı ve Endüstri 4.0'ı norm haline getirmeliyiz” dedi. Bosch, çalışanlarını Endüstri 4.0 konusunda eğitmek için kendi akademilerini ve eğitim kurslarını kullanıyor ve bunu müşterilere de sunuyor. Najork, “Endüstri 4.0 kendi içinde bir son bulmuyor ve rekabeti korumanın bir yolu. Gelecekte dijitalleşme olmadan hiçbir şey mümkün olmayacak” dedi.</p><p>Bosch projeleri ölçülebilir faydalar sağlıyor: ağa bağlı çözümler üretkenliği yüzde 25'e, makine kullanılabilirliğini yüzde 15’e varan oranda artırırken, bakım maliyetlerini ise yaklaşık yüzde 25 oranında azalttı. Najork, “Endüstri 4.0'ın potansiyelinden faydalanmak istiyorsak izole çözümlerden uzaklaşmalıyız. Sadece kendi sınırları dâhilinde çalışan teknik sistemler ilerlemeyi engelliyor” dedi.</p><p><strong>Bosch</strong> fabrikalarında 120 binden fazla makine ve entegre kamera veya robotlar gibi 250 binden fazla cihaz bulunuyor. Sadece 22.000 makine kontrol cihazı,&nbsp;<a href="https://www.bosch-connected-industry.com/de/en/index" target="_blank">Bosch Ağa Bağlı Endüstri’ye</a>&nbsp;yönelik Endüstri 4.0 için geliştirilen Nexeed yazılımı aracılığıyla birbirine bağlanıyor. 2018 yılında kurulan bu işletme birimi, Bosch’un fabrikalarının yarısından fazlasına ve 2.000’den fazla üretim hattına yazılım sağladı. Buna ek olarak, BMW, Sick ve Trumpf da dâhil olmak üzere yaklaşık 100 uluslararası müşteri&nbsp;<a href="https://www.bosch-connected-industry.com/de/en/plant-operator/" target="_blank">Nexeed</a>’e güveniyor.</p><p>Donanım ve yazılımlar birbirine giderek yaklaşıyor. <strong>Bosch Rexroth,</strong> Hannover Messe'de ctrlX Otomasyon platformunu tanıtıyor. Uygulama teknolojisi ve web mühendisliğine bağlı olarak, bu açık, 5G özellikli kontrol teknolojisi, birlikte oluşturmaya imkân sağlıyor. Bunun arkasındaki fikir, kullanıcıların ya Bosch Rexroth ve üçüncü taraf sağlayıcılar tarafından sağlanan uygulamaları kullanmaları ya da uygulamaları kendi geliştirmeleri ve bir ekosistem içindeki diğer şirketlerle paylaşmalarıdır. Najork, “Gelişmeleri katılıma açık hale getirerek, ağ etkileri oluşturabiliriz ve fikirlerin kanatlanıp uçmasını sağlayabiliriz” dedi.&nbsp;</p><p><strong>Gelecekteki potansiyel müşteriler: Bosch, Endüstri 4.0 ile diğer teknolojileri birleştirdi</strong></p><p>Yapay zekâ ve nesnelerin internetini bir araya getiren Bosch, bir yapay zekâ şirketi haline geliyor. <strong>Najork,</strong> “Odak noktamız, farklı teknolojilerin gücünden yararlanmak ve bunları birleştirmektir” dedi. Bosch, Hannover Messe'de fabrikalardaki enerji akışlarını kontrol ve optimize etmek için, akıllı yazılım kullanan yapay zekâ tabanlı bir enerji yönetim sistemi olan&nbsp;<a href="https://www.bosch-presse.de/pressportal/de/en/bosch-combines-industry-4-0-with-ai-225414.html" target="_blank">Balancing Energy Network</a>’ü tanıtıyor. Başlangıçta üretim tesisleri için geliştirilen yazılım, hastane, alışveriş merkezi ve spor sahaları gibi her türlü büyük yapı kompleksinin çevresel ayak izlerini azaltmasına yardımcı olma potansiyeli taşıyor.&nbsp;</p><p>Teknoloji ve bilgi,&nbsp;<a href="https://www.bosch-presse.de/pressportal/de/en/co%E2%82%82-beratung-bosch-unterstuetzt-produzierende-unternehmen-auf-dem-weg-zur-klimaneutralitaet-214720.html" target="_blank">iklim nötr üretim</a>&nbsp;yolunda önemli bir sıçrama tahtası. Kendi iklim nötr olma deneyimine dayanan Bosch, üretim şirketlerine karbon emisyonlarını nasıl azaltacakları konusunda tavsiyelerde bulunacak yeni bir birim kurdu. Esnek robotları öğrenen görüntü işleme yazılımıyla birleştirmek, üretimde kaynak tasarrufu sağlıyor: APAS denetleyicisi, çalışma parçalarının görsel kontrolünü devralarak bunları otomatik olarak kontrol ediyor. Akıllı eşya toplama ise etkileyici esneklik ve hassasiyet sergiliyor. Robotik sistem, nakliye araçları tarafından teslim edilen çeşitli ürünleri seçiyor. Akıllı görüntü tanımayı kullanan sistem, önceden eğitime gerek kalmadan farklı bileşenler topluyor ve bunları daha fazla işlem veya sevkiyat için güvenilir bir şekilde sıralıyor.&nbsp;</p><p>Yeni teknolojiler sayesinde insanlar ve makineler arasındaki etkileşimler, gelecekte daha güvenli ve daha verimli hale gelecek. 5G, neredeyse gerçek zamanlı güvenilir kablosuz veri alışverişi vaat ediyor. Bosch bu konuda öncü bir rol üstleniyor. Şirket, 2020 yılı sonunda Stuttgart-Feuerbach'taki Endüstri 4.0 liderlik tesisinde&nbsp;<a href="https://www.bosch-presse.de/pressportal/de/en/bosch-puts-first-5g-campus-network-into-operation-221632.html" target="_blank">ilk yerleşke ağını</a>&nbsp;faaliyete geçirdi. Şirket şu anda dünya çapında yaklaşık 10 tesiste 5G uygulamalarını test ediyor. Ayrıca Bosch,&nbsp;<a href="https://www.bosch-presse.de/pressportal/de/en/bosch-puts-5g-machines-in-pole-position-203584.html" target="_blank">5G özellikli ürünler</a>&nbsp;de üretiyor. Gelecekte Bosch Rexroth'un Ulm'daki yeni İnovasyon Merkezi, şirketin ilerici yaklaşımlar ve iş fikirlerinin yanı sıra müşteriler ve iş ortaklarıyla gelişmeleri de kapsayacak şekilde çalışacağı yer olacak. Tesisin 2021 yazında genişletilmesi planlanıyor.</p><p>Bu gelişmelerin “fabrikaların bir kez daha yenilik kaynağı haline geldiğini” gösterdiğini belirten Najork, gelecek için üç ilkenin önemli olduğuna inanıyor: “İlk olarak, Endüstri 4.0’ı bütünsel olarak görmeli ve uçtan uca fabrika çözümlerine odaklanmalıyız. İkinci olarak hem fabrikalarda hem de müşterilerle ve tedarikçilerle uyumlu ve kullanıcı dostu olmak için açık bir mimariye ihtiyacımız var. Ve üçüncü olarak, esnekliği sağlamalıyız; gelecekte müşteriler kişiselleştirilmiş ürünleri daha çok isteyecek. Bu ilkeleri dengede tuttuğumuz sürece, üretim sektöründen çıkan fikirler dünyayı daha iyiye götürecek.”</p><p><strong>Türkiye’de yapay zeka ve Endüstri 4.0 çalışmaları hızlandı</strong></p><p>Bosch’un Türkiye’deki fabrikalarında imalat süreçlerine katma değer yaratmak amacıyla Endüstri 4.0 ve yapay zekâ projeleri üzerinde çalışmalar son yıllarda hız kazandı. Bursa Güç Aktarma Çözümleri Fabrikası bünyesindeki Ar-Ge Merkezi’nde görev yapan mühendislerin başını çektiği projeler devreye alınırken, maddi kazanç da elde edilmeye başlandı. Bununla birlikte Bosch, Endüstri 4.0 alanındaki küresel tecrübesini 2016 yılından bu yana Türkiye’deki sanayicinin de hizmetine sunuyor. İşletmelere enerji yönetimi, ürün izlenebilirliği, operasyonel ve bilişim teknolojilerinin entegrasyonu gibi başlıklarda danışmanlık desteği veriyor ve anahtar teslim çözümler satıyor.<strong> Bosch, </strong>bugüne kadar Otomotiv, Beyaz Eşya ve Çelik sanayisi başta olmak üzere farklı sektörlerden 100’ün üzerinde şirketle temasa geçti. Portföye son olarak tekstil ve hazır giyim sektörü de eklendi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Naci Kaplan başkan seçildi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/naci-kaplan-baskan-secildi-283006091a078-531c-47dc-830b-2329359d8d942021-04-09T11:42:00+03:00Admin Naci Kaplan başkan seçildi

Naci Kaplan başkan seçildi

EKONOMİ

Admin
<p>Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri’nin belirlendiği toplantıda <strong>Naci Kaplan </strong>başkan seçildi. Derneğin 19. Olağan Genel Kurul Toplantısında yapılan seçim sonucuna göre; Başkan Yardımcısı <strong>Faik Üçer,</strong> Sayman ise&nbsp;<strong>Cüneyt Özkurt&nbsp;</strong>oldu. <strong>Dr. Sait Koca</strong> ve <strong>Onur Özkul </strong>ise yönetim kurulu üyeleri olarak belirlendi.</p><p><strong>Türkiye kanatlı eti sektörü 2020 yılında 2,2 milyon ton üretim yaptı</strong></p><p>Genel Kurul Toplantısı açılış konuşmasında dünya ve ülke kanatlı eti sektörünün değerlendirmesini yapan&nbsp;<strong>BESD-BİR </strong>Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Naci Kaplan</strong>, “BESD-BİR&nbsp;yıllık cirosu yaklaşık 5,5 milyar dolar olan, 94 ülkeye ihracat gerçekleştiren ve dolaylı olarak 3&nbsp;milyon kişinin geçimine katkı sağlayan Türkiye kanatlı eti sektörünü 28 yıldır başarıyla temsil etmektedir. &nbsp;Sektörümüz, Kovid 19 pandemi şartlarında 2020 yılında bir önceki sene ile neredeyse aynı kalmak üzere 2,2 milyon ton üretim gerçekleştirdi ve bu rakamın 540 bin tonunu ihraç etti. Türkiye&nbsp;piliç eti üretiminde dünyada 10’uncu,&nbsp;ihracatta ise Dünya’da 7’inci sıradadır.” dedi.</p><p><strong>Pandemi sürecinde tüm BESD-BİR üyeleri&nbsp;</strong><strong>“TSE Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi” aldı</strong></p><p>Kovid-19 pandemi sürecinde sektörün çok çalıştığını ve tüketicinin hiçbir zaman en temel gıda maddesi olan tavuk ve hindi etine ulaşmasında zorluk yaşamadığını belirten&nbsp;<strong>Naci Kaplan</strong>&nbsp;konuşmasına şu şekilde devam etti: “Geçen Mart ayında ülkemizde ilk vakanın açıklanması ve tedbirlerin geldiği zaman maalesef kanatlı eti sektörünün üretiminin en fazla olduğu dönemde yaşandı. Piknik sezonu ve ramazan ayı öncesi hepimiz üretimlerimizi bu yoğunluğa göre planlamıştık. Üretimi aksatmadan sürdürme çabalarımız, sokağa çıkma kısıtlamaları tüm yiyecek&amp;içecek sektörünün satış kanallarının kısıtlamaları, turizm sezonunun verimsiz geçmesi hepimizin hedeflerinde ciddi sapmalara neden oldu. Üyelerimiz ve üreticilerimiz her zaman uyguladıkları biyogüvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkararak üretimlerini büyük titizlikle sürdürmeye devam etti.&nbsp;Üyelerimizin tamamı bu zaman zarfında &nbsp;“TSE Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi “almaya hak kazanarak kalitemizi ve hijyene verdiğimiz önemi bir kez daha kamuoyuna gösterdi.”</p><p>&nbsp;<strong>Kanatlı eti sektörünün hedeflerinin başında “Sürdürülebilir Üretim” var</strong></p><p>Tüm dünyada sürekli artan nüfusun gıda ihtiyacının sağlanması, pandemi koşullarının getirdiği sorunlar, iklim değişikliğinin tarıma yüklediği negatif etkiler içerisinde, toplumların tarımı desteklemesinin ve gıdaya ulaşmanın ciddiyetini daha iyi anladığını belirten Naci Kaplan sürdürülebilir üretimin önemini vurguladı.</p><p>Kaplan: “Yeni dünya düzeninde bizleri bekleyen bu zorluklar&nbsp;sürdürülebilir üretimin ehemmiyetini ve gerekliliğini karşımıza daha da hızla çıkardı.&nbsp;Dünya standartlarında üretim yapan sektörün; kısa vade gelecek planlarına mutlaka&nbsp;çevresel riskleri ve ekolojik kıtlıkları azaltmayı hedefleyen “yeşil ve çevreci” ekonomi ilkelerini benimseyerek &nbsp;hayata geçirmesi lazım.” sözleri ile devam etti.</p><p><strong>Japonya’dan sonra Çin’e ihracat başladı</strong></p><p>94 ülkeye ihracat yapan kanatlı eti sektörünün dünya ticaretinde 7.sırada yer aldığının bilgisini veren Naci Kaplan:&nbsp;“Japonya’dan sonra Çin Halk Cumhuriyeti’ne geçtiğimiz sene Kasım ayında ilk ihracatı gerçekleştirdik. Çin kanatlı ürünlerde yıllık ortalama 2 milyar dolarla dünyanın en büyük dördüncü ithalatçısı konumunda büyük bir pazar, Türkiye kanatlı eti kalitesi ile bu pazarda hak ettiği yerini alacağını kuvvetle ümit ediyoruz.&nbsp; &nbsp;Sektörün potansiyeli ile paralel ihracatta koyduğumuz hedeflere ulaşabilmek için yeni pazarlara ve bazı pazarların geliştirilmesine mutlak ihtiyaç var. Bu hedeflere ulaşmak için biz çok çalışıyoruz ve konuyla ilgili ilerlemek için ilgili bakanlıkların mutlaka desteğini bekliyoruz” dedi.</p><p>&nbsp;</p><p>19. Olağan Genel Kurul Toplantısı sonucunda BESD-BİR Yönetimi şu şekilde oluşmuştur.</p><p><strong><u>BESD-BİR Yönetim Kurulu:&nbsp;</u></strong></p><p>Başkan &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Naci Kaplan</p><p>Başkan Yrd.&nbsp; &nbsp;&nbsp;Faik Üçer</p><p>Sayman &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Cüneyt Özkurt</p><p>Üye &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Dr. Sait Koca</p><p>Üye &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Onur Özkul</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Nakliyattan 1.2 milyar TL prim geldi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/nakliyattan-12-milyar-tl-prim-geldi-28299ba33aad3-fa9e-4db1-a9d1-6b14371a72f62021-04-09T11:22:00+03:00Admin Nakliyattan 1.2 milyar TL prim geldi

Nakliyattan 1.2 milyar TL prim geldi

EKONOMİ

Admin
<p>Bu tarz olayların sık yaşanmasa bile, olası riskler karşısında şirketlerin ciddi maliyet kayıpları yaşadıklarına dikkat çeken&nbsp;<strong>IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi,&nbsp;</strong>yurtiçi ya da uluslararası nakliyatlarda firmalar için sigortanın elzem bir kalem olduğunu söyledi.</p><p><strong>Yangın, trafik ve teslimatta gecikmeye karşı sigorta&nbsp;</strong></p><p>Dünyada deniz trafiğinin yaklaşık 28.7 milyar dolarlık bir hacme sahip olduğunun belirten&nbsp;<strong>Murat Çiftçi</strong>, “Bu trafiğin yüzde 46,3’ünü Avrupa, yüzde 31,8’ini Asya ve Pasifik, yüzde 10’unu ise Latin Amerika yönetiyor. Pandemi nedeniyle, geçen yıl deniz ticaretindeki riskler de artmış durumda. &nbsp;Konteyner gemilerindeki yangınlar, stoktaki ve transit kargolardaki yığılma, liman tıkanıklıkları ve teslimat gecikmeleri son dönemde gözlemlediğimiz önemli riskler arasında yer alıyor. Isı kontrollü kargolar gibi hassas kargoların hasar görme olasılığı da nakliyatlarda riskleri artırıyor” diye konuştu.</p><p><strong>Geçen yıl 1.3 milyon adet sigorta teminatı sunuldu&nbsp;</strong></p><p><strong>Murat Çiftçi,</strong>&nbsp;akreditifli işlemler, lojistik firmalarının riske bakış açısı ve uluslararası ticaret teamülleri dolayısıyla nakliyat sigortalarına ilginin oldukça yüksek olduğunu belirterek, ”Ülkemizde 2020 yılında sigorta şirketleri tarafından nakliyat riskleri ile ilgili yaklaşık 1.3 milyon adet teminat sunulurken, bu alanda toplam 1.2 Milyar TL prim üretimi gerçekleştirildi” dedi.&nbsp;<strong>Murat Çiftçi,</strong>&nbsp;bu branşta sigorta yaptırmayı düşünenlere ise şu uyarıda bulundu: “Emtia (yük) sigorta poliçelerinde, sigortayı yaptıran tarafa sadece yük bedelini değil, bunun yanında navlun, sigorta ücreti, öngörülen kâr gibi bazı gider kalemlerini de sigortalatabilme imkanı sunulmaktadır. Dolayısıyla taşıyıcı şirketlerin sigorta poliçelerine bu kalemleri de dahil etmesi yerinde olacaktır.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Teknik tekstilde ihracat çıtası yükseliyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/teknik-tekstilde-ihracat-citasi-yukseliyor-28298c1d5733c-8bdb-43a6-a239-21457d56ae602021-04-09T11:17:00+03:00Admin Teknik tekstilde ihracat çıtası yükseliyor

Teknik tekstilde ihracat çıtası yükseliyor

EKONOMİ

Admin
<p>Ticaret Bakanlığı desteğiyle Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ve Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin yürüttüğü ‘Teknik Tekstil Sektöründe İhracat Potansiyelinin Artırılması’ konulu UR-GE projesi kapsamında 12 Ekim 2020’de başlayan “Koruyucu ve Medikal Teknik Tekstil Ürün Geliştirme” danışmanlık hizmeti katılımcı firmalar ile fiziki ve online yapılan görüşmelerle devam ediyor. &nbsp;</p><p><strong>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Jak Eskinazi,</strong> “Pandemi öncesinde başladığımız URGE projemizin içeriğinin, pandemi sürecinde öne çıkan talepler ve ürün gruplarıyla kesişmesi katılımcılarımızla yürüttüğümüz faaliyetlere hız kazandırdı. Katılımcı firmalarla 5 ana başlıkta 6 ay süre boyunca görüşmeler gerçekleştirdik. Teknik tekstillerin medikal veya koruyucu teknik tekstil alanlarında ayrı ayrı çalışmalar yapıldı. Katılımcı firmaların uluslararası arenada teknik tekstil alanında rekabetçilik gücünün artırılmasına destek oluyoruz. 2020 yılı covid-19 virüsü nedeniyle pandeminin damga vurduğu bir yıl olduğu için virüsten korunma çabası medikal tekstil ürünlerine ilgiyi artırdı.” &nbsp;dedi.</p><p><strong>Türkiye’nin teknik tekstil ihracatı 2020’de yüzde 76 artarak 3 milyar dolara ulaştı</strong></p><p>Çalışmanın ilk aşamasında katılımcı tüm firmalara ‘Koruyucu Tekstiller’ ve ‘Medikal Tekstiller’ konulu iki eğitim düzenlendiğinden bahseden Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı<strong> Burak Sertbaş</strong> şunları söyledi:</p><p>“Bu sayede katılımcı firmalar geliştirmek istedikleri teknik tekstil ürünü konusunda fikir oluşturdu. Her firmanın çalışmak istediği teknik tekstil alanı belirlenerek, konusunda uzman danışmanlarla katılımcı firmalar eşleştirildi. Bazı firmalarla medikal tekstil alanında çalışmaya başlanırken, bazı firmalarla ise koruyucu tekstil alanında çalışma yürütülüyor. Teknik tekstil pazarı hızla büyüyor. Gelecekte katma değeri daha da artacak bu pazarda onları daha üst sıralara taşımak için çalışıyoruz. Türkiye’nin toplam teknik tekstil ihracatı 2020 yılı Ocak-Aralık döneminde yüzde 76 artarak 3 milyar dolara ulaşırken, Ege Bölgesi’nin teknik tekstil ihracatı yüzde 98 artırarak 194 milyon dolara yükseldi. 2019 yılında Türk tekstil sektörünün ihracatında 59,5 milyon dolarlık yer tutan medikal tekstil ürünlerinin ihracatı 2020 yılında yüzde 2204 gibi astronomik bir artışla 1,4 milyar dolara ulaştı. Ege’nin medikal teknik tekstil ihracatı ise yüzde 4582 artarak 92 milyon dolar olarak gerçekleşti. Medikal teknik tekstil ihracatının artışında özellikle cerrahi elbiseler ve maskelerin asıl payı oluşturduğunu gördük.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Fahriye Evcen marka yüzü oldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/fahriye-evcen-marka-yuzu-oldu-28297b5140c29-e649-4f76-8df4-83010506cbbe2021-04-09T11:08:00+03:00Admin Fahriye Evcen marka yüzü oldu

Fahriye Evcen marka yüzü oldu

MAGAZİN

Admin
<p>Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir bebeklerin mutlu ve sağlıklı gelişimi için büyük bir özveri ile çalışan<strong> Prima</strong>’nın yeni marka elçisi ünlü oyuncu Fahriye Evcen oldu. Oğlu Karan’ın doğumuyla birlikte anneliğe adım atan başarılı oyuncu, Prima ile güçlerini birleştirdi. <strong>Fahriye Evcen,</strong> Prima’nın önümüzdeki dönemde yürüteceği topluma katkı programlarında, reklam filmlerinde ve iletişim çalışmalarında yer alacak.&nbsp;</p><p><strong>Prima, </strong>yeni dönemde “Dünyalarını güzelleştirmek için, birlikte” kampanyasıyla ebeveynlerin yanında olmaya devam edecek. Fahriye Evcen aynı zamanda bu kampanya ile markanın gerçekleştireceği topluma katkı ve iletişim programının da iyilik elçisi olacak.</p><p>Prima ile gerçekleştireceği iş birliği için çok heyecanlı olduğunu belirten <strong>Fahriye Evcen,</strong>&nbsp;“Annelik, çok güzel ve tarif edilemez bir duygu.&nbsp;Anne olmadan önce de bebeklere karşı her zaman ilgim ve hassasiyetim vardı, kendim de bir anne olduktan sonra dünyaya ve geleceğe bebeklerin gözünden bakmaya başladım ve duygularının ne kadar büyük olduğunu fark ettim.&nbsp;</p><p>Prima ile de Karan'ın hayatımıza girmesiyle tanıştık ve doğduğu günden beri tam anlamıyla her an hayatımızda oldu.&nbsp;Prima'ya ve ürünlerine güvenimiz tamdı.&nbsp;&nbsp;Bu iş birliği için ilk bir araya geldiğimizde Prima ile hedeflerimizin ve düşüncelerimizin ortak olduğunu duymak beni heyecanlandırdı. Çünkü merkezinde bebeklerin yer aldığı projelerde her adımın çok hassas olması gerekiyor ve Prima'yı tanıdıkça bu doğrultuda hareket eden, dünyaya bebeklerin gözünden bakan bir marka olduğunu bilmek bana bir kere daha güven verdi.”&nbsp;dedi.</p><p><strong>P&amp;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kurumsal İletişim Direktörü Ayça Turgay,</strong>&nbsp;“Fahriye Evcen’in Prima’nın marka ve iyilik elçisi olmasından heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Prima, bebeklere en iyisini sunmaya ek olarak, bebeklerin dünyasını güzelleştirmeyi amaç edinmiş bir markamız ve misyonu da “Bebeklerin sağlıklı ve mutlu gelişimine” destek olmaktır. Bunu hem kaliteli ürünleri ailelerle buluşturmasıyla hem ebeveynlerle bebeklerin gelişimi ile ilgili güvenilir bilgileri paylaşmasıyla, hem de yıllardan beri değerli paydaşlarla gerçekleştirdiği büyük çaplı ve uzun soluklu sosyal sorumluluk projeleri ile yapmakta. Bizler, dünyaya bebeklerin gözünden bakabildiğimizde, dünyanın ne kadar farklı, duyguların ne kadar büyük olduğunu fark ediyoruz. Lansmanını yaptığımız “Dünyalarını güzelleştirmek için, birlikte” kampanyamız da bebek odaklı oluşumuzun ve bu iç görünün en son meyvesi. Uzun yıllardır başarılı çalışmalarını izlediğimiz, anne kimliğiyle aynı amaç doğrultusunda çalıştığımızı bildiğimiz Fahriye Hanım’ın, Prima markamızla birlikteliği çok değerli ve mutluluk verici. Şimdi bebeklerin dünyalarını güzelleştirmek için her zamankinden de büyük bir güçle ve hassasiyetle, birlikte ilerlemeye devam edeceğiz.”&nbsp;dedi.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Gülinler, Lara Di Lara’yı ağırlıyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/gulinler-lara-di-larayi-agirliyor-28296a3571ca3-7d48-46e8-8417-2891fa75dd172021-04-09T10:37:00+03:00Admin Gülinler, Lara Di Lara’yı ağırlıyor

Gülinler, Lara Di Lara’yı ağırlıyor

MAGAZİN

Admin
<p><strong>Gülinler</strong>’in kendi kreatif alanını bir sahneye dönüştürdüğü programın yeni bölümünde 2020 tarihli son albümü <strong>“Sudaki Çığlık”</strong>ın ardından yeni yılda her ay bir tekli yayımlamaya devam eden <strong>Lara Di Lara </strong>konuk oluyor.</p><p>Çekimleri <strong>Zorlu PSM</strong>’nin sevilen caz kulübü touché’de fiziki mesafe önlemleri ile gerçekleştirilen ve Bant Mag.’ın da editöryel ve kreatif olarak dâhil olduğu&nbsp;</p><p>“<strong>Bir Masada Oturduk</strong>” yeni bölümü ile 9 Nisan’da Zorlu PSM Youtube kanalında izleyicilerle buluşacak.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul Enerji Ulusal Kalite Hareketi'ne katıldı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbul-enerji-ulusal-kalite-hareketine-katildi-2829575d448e3-bc69-4141-ab62-e6d5e7c659b62021-04-09T10:01:00+03:00Admin İstanbul Enerji Ulusal Kalite Hareketi'ne katıldı

İstanbul Enerji Ulusal Kalite Hareketi'ne katıldı

YEREL

Admin
<p>İstanbul başta olmak üzere tüm ülke genelinde ve yakın coğrafyalarda yer alan şehirlerin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi, çevre dostu çözüm önerileri geliştiren İstanbul Enerji AŞ, <strong>Türkiye Kalite Derneği</strong>’ne (KalDer) üye oldu. İBB’nin enerji alanında faaliyet gösteren iştirak şirketi <strong>İstanbul Enerji AŞ,</strong> tüm iş süreçlerinde iş mükemmelliği ve kaliteyi esas alan vizyonuyla Ulusal Kalite Hareketi’ne katılmış oldu.</p><p><strong>İstanbul Enerji AŞ Genel Müdürü Yüksel Yalçın</strong> ve ekibi ile birlikte <strong>KalDer Genel Sekreteri Sabri Bülbül</strong>’ün katılımıyla gerçekleştirilen törende “Ulusal Kalite Hareketi İyi Niyet Bildirgesi” imzalandı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/607000a2bf5a5.jpg" style="height:502px; width:700px" /></p><p><strong>YÜKSEL YALÇIN: “KALİTE ANLAYIŞIMIZI MÜKEMMEL NOKTAYA TAŞIDIĞIMIZIN GÖSTERGESİ”</strong></p><p>İmza töreninde konuşan<strong> İstanbul Enerji Genel Müdürü Yüksel Yalçın, </strong>İstanbul Enerji’nin vizyonunu ulusal kalite hareketi ile taçlandırdıklarını kaydederek, “Türkiye’nin ulusal kalite kuruluşlarından, 30 yıllık başarı öyküleriyle kalitede mükemmelliğin ilk kılavuzlarından, Türkiye Kalite Derneği-Kalder ile iyi niyet bildirgemizin her iki taraf için de hayırlı olmasını dileriz” diye konuştu. &nbsp;</p><p><strong>“KalDer ile yapılan işbirliğini önemli bir aşama olarak tanımlıyoruz” </strong>diyen Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü: &nbsp;</p><p>“KalDer üyeliğimiz ve Ulusal Kalite Hareketi’ne katılımımız marka kalite anlayışımızı mükemmel noktaya taşıdığımızın bir göstergesi olacak. Bu katılımımızla <strong>EFQM </strong>mükemmellik modelini kendi kuruluşumuzda benimseme ve yaşama geçirme konusunda kararlı olduğumuzu belirtmiş oluyoruz. KalDer, İstanbul Enerji AŞ’nin EFQM modelini esas alarak özdeğerlendirmeyi sürekli gelişim aracı olarak kullanılmasını destekleyecektir. EFQM Modeli’nin takipçisi olacağız, bu model çerçevesinde sürdürülebilir kalite ve değer yaratma yolculuğunun neresinde&nbsp;olduğumuzu görecek, varsa eksiklerimizi tamamlayacağız. Bu stratejik paydaş işbirliği ile enerjik ve sürdürülebilir kalite yolculuğunun gelişimini sağlayacağız.”</p><p><strong>SABRİ BÜLBÜL : “YEREL YÖNETİMLER ADINA ÖNEMLİ BİR GELİŞME”</strong></p><p>KalDer Genel Sekreteri <strong>Sabri Bülbül </strong>de yaptığı konuşmada, İstanbul Enerji AŞ’nin Ulusal Kalite Hareketi’ne katılmasının önemine vurgu yaptı.&nbsp;</p><p><strong>İstanbul Enerji AŞ</strong>’nin, EFQM Mükemmellik Modeli’ni uygulama sürecine başlamasının yerel yönetimler adına önemli bir gelişme olduğuna belirten Bülbül, “KalDer’in varlık sebebi Türkiye’deki kurum ve kuruluşların uluslararası arenada rekabet edebilmeleri için kalite altyapılarını desteklemek. Kuruluşların kalite seviyelerini yukarıya çıkararak, ülkemizin evrensel ölçütlerde iyi kuruluşlara sahip olmasına katkı sağlamaya çalışıyoruz. EFQM Modeli kurumlar için çok faydalı bir kılavuz” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>-MÜKEMMELLİK, YOLCULUĞUNUN İLK ADIMLARI BELİRLENİYOR-</strong></p><p>Ulusal Kalite Hareketi Programı ile öncelikli olarak kurum ve kuruluşların,<strong> EFQM</strong> Mükemmellik Modeli çerçevesinde kurumsal olgunluk seviyeleri belirleniyor. Belirlenen seviye doğrultusunda kuruluşa, mükemmellik yolculuğu için bir yol haritası sunularak, mükemmellik yolculuğunun ilk adımları belirleniyor. Yapılan değerlendirmelerin ardından kurum ve kuruluşların; kuvvetli ve iyileştirmeye açık alanları tespit edilerek, iyileştirme planları hazırlanıyor. Kuruluşlar; olgunluk seviyesine bağlı olarak 2 ile 5 yıl arasında değişebilen zaman zarfında kararlılık, yetkinlik ve olgunluk seviyeleri olarak adlandırılan mükemmellik aşamalarını tamamlayıp Türkiye Mükemmellik Ödülleri’ne başvurabiliyorlar.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/covid-19-nedeniyle-hayatini-kaybetti-2829476121a50-5d57-40bf-bc32-3b91ad1a3cc22021-04-08T21:44:00+03:00Admin Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti

Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti

YEREL

Admin
<p>Covid-19 salgını tüm hızıyla devam ederken, AKP il kongrelerini tamamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın<strong> ‘lebaleb’</strong> diye tanımladığı sosyal mesafesiz kongreler eleştiri konusu olurken, bu kongrelerden birine katılan belediye meclis üyesinin Covid-19 nedeniyle öldüğü öğrenildi.&nbsp;</p><p>AKP Kongresine katılan İstanbul <strong>Çekmeköy Belediye Meclis Üyesi Bülent Aydoğdu </strong>Covid-19 nedeniyle öldü.</p><p>Aydoğdu’nun ölüm haberini Çekmeköy Belediyesi sosyal medya hesabından şöyle duyurdu:&nbsp;</p><p>“Çekmeköy Belediyesi Meclis Üyesi<strong> Bülent Aydoğdu</strong> hakkın rahmetine kavuşmuştur. Merhum Meclis Üyemize Allah'tan rahmet ailesine başsağlığı ve sabırlar dileriz”&nbsp;</p><p>Çekmeköy Belediyesi Meclis Üyesi Bülent Aydoğdu, 24 Şubat’taki AKP 7. Olağan Kongresine katılmış ve şu paylaşımı yapmıştı:</p><p>"Çekmeköy İlçe Teşkilatı AK Parti İstanbul İl Kongresi'nde, her zaman olduğu gibi bir arada"</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yerel parayla ticaret]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yerel-parayla-ticaret-282935751db32-9d2f-4a0c-9641-5d95701e54242021-04-08T21:39:00+03:00Admin Yerel parayla ticaret

Yerel parayla ticaret

SİYASET

Admin
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, D-8 Teşkilatı 10. Zirve Toplantısı'na canlı bağlantıyla katıldı.<br /><br />Erdoğan,&nbsp;<strong>"İslami finans kurumlarının likidite ihtiyaçlarını ve Müslüman coğrafyanın artan altyapı finansman ihtiyaçlarını aynı anda karşılayacak bir İslami Megabank fikrinin yapılabilir olduğuna inanıyoruz."</strong>&nbsp;dedi.<br /><br />Canlı bağlantıyla katılımcılara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan,&nbsp;<strong>"D-8'i günümüzün ihtiyaçlarına göre yenilemeli, proje ve sonuç odaklı bir yapıya dönüştürmeli, karar alma süreçlerini hızlandıracak adımlar atmalıyız."</strong>&nbsp;açıklamasında bulundu.&nbsp;<br /><br />"2017 yılındaki İstanbul Zirvemizde, yerel paralarımızla ticaret yapma çağrısında bulunduğum hatırlanacaktır. Geçtiğimiz dört yılda yaşananlar, bu çağrının isabetini ispatladı" diyen Erdoğan,<strong>&nbsp;"Ülkelerimizi kur kaynaklı risklerden korumak için yerel parayla ticarete ağırlık vermemiz şarttır."</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p><strong>Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle;</strong></p><p>Bu zirve toplantısıyla 4 yıla yakın süren dönem başkanlığını Bangladeş'e devrediyoruz. Sekretaryasına İstanbul'da ev sahipliği yaptığmız teşkilatımız kuruluşundan bu yana çeyrek asırlık dönemde güçlenerek yoluna devam etmiştir. Daha adil daha müreffeh istikrarlı dünya hedefi ile çalışan bir yapı olarak önemli işlere de imza attık. Önümüzde halen katetmemiz gereken ciddi bir mesafe olduğunu biliyoruz. Barış, huzur ve esenlik dolu bir dünya için mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Son bir yıldır koronavirüs salgını nedeniyle küresel çapta bir imtihanla karşı karşıyayız. Şimdiye kadar 193 ülkede yaklaşık 3 milyona yakın insanın hayatına mal olan salgınla mücadelede ilk günden beri uluslararası işbirliğinin önemine ve zaruretine dikkat çektik.</p><h3><strong>Türkiye olarak yerli aşımızı tüm insanlığın istifadesine sunacağız</strong></h3><p>Vatandaşlarımıza en ileri sağlık hizmeti sunarken dost ülkeleri de yalnız bırakmadık. Zor dönemde dayanışmamızı açıkça ortaya koyduk. Salgının küresel düzeyde borç krizine dönüşmemesi için en yoksul ülkelere yönelik borç ödemelerinin ertelenmesinin başlatılmasını ve süresinin uzatılmasını destekledik. Virüse karşı en büyük gücümüz olan aşı meselesinin çıkarlara ve kar hırsına kurban edilmemesi gerektiğini her platformda açıkça ifade ettik. Türkiye olarak insan deneylerini yaptığımız yerli aşımızı, 'kimsenin geride bırakılmaması' ilkesiyle tüm insanlığın istifadesine sunacağız.</p><p>Günümüz ekonomisinin rekabetçi yapısında öne çıkabilmek için yüksek teknoloji ve inovasyon anahtar konumundadır. Güçlü ve sürdürülebilir büyüme oranları için yüksek teknolojiye dayalı, katma değeri yüksek üretime ağırlık vermek mecburiyetindeyiz. Yapay zeka, robotik, büyük veri, blokzincir ve nano teknoloji gibi yenilikçi alanlarda üniversitelerimiz ve araştırma kurumlarımız arasında bilgi alışverişinde bulunmasını sağlayan ağ önemlidir. Turizimden enerji ve ulaştırmaya, sağlıktan savunmaya kadar bir çok alanda hayata geçirmemiz mümkündür.</p><h3><strong>İslami Megabank fikrinin de yapılabilir olduğuna inanıyoruz</strong></h3><p>D-8 içi ticaret hacminin 7 kat artması değerlidir. Ancak yeterli değildir. Türkiye olarak D-8 ülkeleri arasında ticaretin kolaylaştırılması için bir strateji belgesi hazırlayarak sizlere gönderdik. İslami finans kurumlarının likidite ihtiyaçlarını ve Müslüman coğrafyanın artan altyapı finansman ihtiyaçlarını aynı anda karşılayacak ve online platforma dayalı bir İslami Megabank fikrinin de yapılabilir olduğuna inanıyoruz.</p><h3><strong>Yerel parayla ticarete ağırlık vermemiz şart</strong></h3><p>D-8'i günümüzün ihtiyaçlarına göre yenilemeli, proje ve sonuç odaklı bir yapıya dönüştürmeli, karar alma süreçlerini hızlandıracak adımlar atmalıyız. Teşkilatımızı bir önceki zirvemizde de belirttiğim üzere yeni üye ve ortaklarla güçlendirerek etki alanını daha da genişletmemiz gerektiğine inanıyorum. 2017 yılındaki İstanbul Zirvemizde, yerel paralarımızla ticaret yapma çağrısında bulunduğum hatırlanacaktır. Geçtiğimiz dört yılda yaşananlar, bu çağrının isabetini ispatladı. Ülkelerimizi kur kaynaklı risklerden korumak için yerel parayla ticarete ağırlık vermemiz şarttır. D-8 takas bankasının bu yönde çalışmasını hızlandırmasını bu bakımdan faydalı görüyorum.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Olayı neden basına taşıdınız' cezası]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/olayi-neden-basina-tasidiniz-cezasi-28292035cdf61-f3c1-4f7e-9d75-54123cc3fcdb2021-04-08T20:24:00+03:00Admin 'Olayı neden basına taşıdınız' cezası

'Olayı neden basına taşıdınız' cezası

YEREL

Admin
<p>İstanbul, Tuzla’da geçtiğimiz haftalarda lüks bir site içerisinde yaşayan vatandaşlar site yönetimi tarafından <strong>'Asgari ücret cezası' </strong>adı altında kendilerine cezalar kesildiğini, belirlenen cezaları ödemedikleri takdirde ise çeşitli bahaneler üretilerek araçlarıyla otoparka alınmadıklarını ve site yönetimi tarafından iş yerlerine şikayet mailleri atıldığını dile getirmiş ve yaşanan akıl almaz yöntem kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.</p><p><strong>BU SEFER DE 'OLAYI NEDEN BASINA TAŞIDINIZ' CEZASI</strong><br /><br />Site yönetimi tarafından pes dedirtecek uygulamaların basında yer alması sonrası ise iddiaya göre, yönetim site sakinlerine uyguladığı para cezalarına hız kesmeden devam etti. Site sakinlerinden<strong> Gülgün Kolkanatlı </strong>olayın kamuoyuna yansıması sonrası para cezası aldıklarını belirterek, “Sesimizi duyurmak için medyaya başvurduk. Olayı basına duyurduğumuz için yine ceza kesildi. Basında yer alan görüntülerde bulunan ya da bulunmayan herkese bin ile 2 bin lira arasında cezalar kesildi” sözlerini kullandı.</p><p><strong>PANDEMİ DÖNEMİNDE SUYU KESTİLER</strong></p><p>Kamuoyuna yansıyan haberler sonrası yaptırımların devam ettiğini belirten site sakini Gülgün Kolkanatlı, ”1 buçuk senedir bu sitede oturuyorum. 1 sene içerisinde 3 aidat zammı 3 de gizli zam olmak üzere 6 kez zam yapıldı. Bunun yanı sıra ‘asgari ücret’ cezaları kesilmeye başladı. Cezalarını ödemeyen kişilerin ise su sayaçları sökülüyor. Özellikle pandemi döneminde bir sağlık görevlimizin evdeki suyu kesildi. Yine eşi yurt dışında olan iki çocuklu bir annenin suyu kesildi. Bizler de bu yaşanılanlara karşı çıktığımızda dolayı site yönetimi tarafından çete olarak nitelendirildik ve iş yerlerimize mailler gönderildi. Çocuğumun evde olduğu esnada ben aracımla otoparka alınmadım. Biz hukuk mücadelemizi sürdürmeye devam ederken bu yaşanılanların duyulması için medyaya başvurduk. Sesimizi duyurmak için medyaya başvurduğumuz gerekçesiyle basında görünen ya da görünmeyen tüm arkadaşlarımıza bin ile 2 bin lira arası cezalar kesildi” dedi.</p><p><strong>CEZALAR HALA DEVAM EDİYOR</strong></p><p>Site içerisinde yaşanan gelişmelere ilişkin konuşan Avukat <strong>Didem Kasapoğlu İnci,</strong> “Basının gelmesi sonrası bizlere asgari ücret cezaları yağmaya devam etti. Aynı zamanda eşim ve ben kırka yakın kat malikinin avukatlığını yürüttüğümüz sitede taraf haline getirildik. Bu durumla ilgili yirmiye yakın soruşturma devam ediyor. Bu soruşturmalardan birisi için yargılama aşamasına geçildi. Ayrıca site yönetimi 10 Nisan günü için seçim günü vermişlerdi. Yönetim sonrasında aldığı kararla seçimi iptal etti. Şu an için belirsizlik söz konusu. Site yönetimi, site sakinleriyle bir iletişim kurma çabası içerisine girmiyor. Bu sebeple de şu anda da bir uzlaşmazlık söz konusu” diye konuştu.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yayın organlarını kapatan madde iptal edildi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yayin-organlarini-kapatan-madde-iptal-edildi-282917e99a223-690e-4e15-bf8f-fdc7e2a2a0e62021-04-08T20:04:00+03:00Admin Yayın organlarını kapatan madde iptal edildi

Yayın organlarını kapatan madde iptal edildi

GÜNCEL

Admin
<p>OHAL döneminde yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile çok sayıda haber ajansı, televizyon kanalı, radyo, gazete, dergi ve yayınevi kapatılarak mallarına el kondu.</p><p><strong>CHP İPTAL İÇİN BAŞVURU YAPTI</strong></p><p>CHP, yayın organlarına yaptırımın önünü açan KHK'nin ilgili maddesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvurdu.</p><p>CHP'nin başvurusunu karara bağlayan AYM, 6755 sayılı KHK ile yürürlüğe giren, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen oluşumlarla ilişkili medya kuruluşlarının ilgili bakanın onayıyla kapatılması ve mallarına el konulması'nı öngören kanun maddesini iptal etti.</p><p><strong>MÜLKİYET HUKUKUNA AYKIRI DÜZENLEME</strong></p><p>Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvuruda KHK'yle yürürlüğe giren 6755 sayılı kanunun 2’nci maddesinin dördüncü fıkrasının iptal edilmesi talep edildi.</p><p>CHP tarafından yapılan başvuruda, kapatılması öngörülen özel radyo ve televizyon kuruluşlarının, gazetelerin, dergilerin, yayınevi ve dağıtım kanallarının taşınır ve taşınmazlarına el konulmasının genel müsadere cezası anlamına geldiği, kuralın mülkiyet hakkına aykırı bir düzenleme olduğu belirtildi.</p><p>Öte yandan söz konusu kuralın ifade, basın ve haber alma ile süreli ve süresiz yayın hakkının demokratik bir toplumda zorunlu olmayan ölçüde sınırlandığı ve bu durumun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek Anayasa'ya aykırı olduğu da ifade edildi.</p><p><strong>"AĞIR BİR YAPTIRIM OLARAK GÖREN..."</strong></p><p>Anayasa'nın süreli yayınların ancak mahkeme kararıyla kapatılmasını öngören 28'nci maddesinin kapatmayı ağır bir yaptırım olarak gördüğünü ve geçici kapatma için dahi mahkeme kararının gerekliliğini ifade ettiğini hatırlatan Anayasa Mahkemesi kararında, doğrudan kapatmanın temel hak ve özgürlüklere en ağır müdahaleyi oluşturduğunun tartışmasız olduğunu vurguladı.</p><p>İptal kararında şu ifadeler yer aldı: "Dava konusu kuralın kapsadığı kurum ve kuruluşların kapatılması halinde kapatma işleminin yargısal denetimi için ayrı ve kısa bir prosedürün öngörülmesi ifade ve basın özgürlükleri yönünden bulunması gereken önemli bir güvencedir.</p><p>Bu güvence söz konusu kurum ve kuruluşların ifade ve basın özgürlükleri kapsamında yerine getirdikleri rolün öneminden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla kural ölçülülük ilkesinin alt ilkeleri olan gereklilik ve orantılılık ilkeleriyle bağdaşmamaktadır."</p><p><strong>İPTAL EDİLEN KHK MADDESİ ŞÖYLE:</strong></p><p>CHP'nin AYM'ye taşıdığı söz konusu fıkrada şu ifadeler yer almıştı:</p><p>"Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine aidiyeti veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı olan ve ekli (2) ve (3) sayılı listelerde yer almayan özel radyo ve televizyon kuruluşları ile gazete ve dergiler, yayınevi ve dağıtım kanalları, ilgili bakan tarafından oluşturulacak komisyonun teklifi üzerine ilgili bakan onayı ile kapatılır. Bu fıkra kapsamında kapatılan kurum ve kuruluşlar hakkında da üçüncü fıkra hükümleri uygulanır."</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul Sözleşmesi pankartı sebebiyle gözaltına alındı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbul-sozlesmesi-pankarti-sebebiyle-gozaltina-alindi-28290a9c2a121-5217-4bee-9260-1b1f9c6e2bc02021-04-08T19:55:00+03:00Admin İstanbul Sözleşmesi pankartı sebebiyle gözaltına alındı

İstanbul Sözleşmesi pankartı sebebiyle gözaltına alındı

SİYASET

Admin
<p>Twitter'da paylaştığı mesajda<strong> Sol Parti'nin Artvin İl Örgütü Başkanı Sercan Dede,</strong> işyerine gelen sivil polisler tarafından gözaltına alındığını duyurdu. Dede, alınan ifadesinin ardından serbest bırakıldı.</p><p>Pankartta, "İstanbul Sözleşmesi bizimdir. Tek adamın kararnameleri hükümsüzdür" ifadeleri yer alıyordu.</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2021/04/1617897807023-ekran-resmi-2021-04-08-19.03" style="height:538px; width:350px" /></p><h3>Hopa ve Borçka'da da benzer pankart asıldı</h3><p>Artvin'de Sol Parti'nin Hopa İlçe Örgütü ise önceki gün benzer bir pankart astıklarını ve asılan pankartın polis tarafından söküldüğünü duyurmuştu. Ardından da parti üyeleri ifade vermek için emniyete gitmişti.</p><p>Ardından yine benzer bir pankart bu kez de Borçka Sol Parti İlçe binasına asılmış; ardından da partinin Borçka İlçe Örgütü Başkanı gözaltına alınmıştı. Sol Parti, ilçe başkanının ifadesinin ardından serbest bırakıldığını duyurdu.</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2021/04/1617897833047-ekran-resmi-2021-04-08-19.03" style="height:564px; width:350px" /></p><h3>Sol Parti: Bütün binalarımıza asmaya devam edeceğiz</h3><p>Sol Parti Genel Merkezi ise Twitter'dan yaptığı açıklamada, benzer pankartları tüm il ve ilçe binalarına asacaklarını belirtti.</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2021/04/1617897866553-ekran-resmi-2021-04-08-19.04" style="height:576px; width:350px" /></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Mehmet Ceyhan'dan 'karantina' çağrısı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/mehmet-ceyhandan-karantina-cagrisi-28289dfa7b75e-178e-418e-a8b5-896caf8559eb2021-04-08T13:52:00+03:00Admin Mehmet Ceyhan'dan 'karantina' çağrısı

Mehmet Ceyhan'dan 'karantina' çağrısı

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Ceyhan,</strong> mutasyonlu virüsün yüzde 50 daha bulaştırıcı olduğunu söyledi.</p><p>İngiliz mutantı ile ilgili yapılan araştırma sonuçlarını hatırlatan&nbsp;Prof. Dr. Ceyhan, şunları kaydetti: "İngilizler ilk verilerini yayımladıklarında, İngiltere mutantının daha ağır hastalığa yol açtığı belirtildi. Arkasından yapılan araştırmaların çoğunda herhangi bir farklılık olmadığı bulunmuş. Farklı ülkelerde mutant virüs yeni bir mutasyon da geçirmiş olabilir.</p><p>Bizim de yoğun bakımcıların, yoğun bakımda yatan hastaların daha ağır tablo ile yattığı, solunum cihazına bağlanma oranının salgının ilk dönemlerine göre daha yüksek olduğu şeklinde gözlemleri var. Bunların değerlendirilmesi, bir süre takip edilmesi lazım."</p><p><strong>"DAHA ERKEN BULAŞTIRMAYA BAŞLIYOR"</strong></p><p>Ceyhan, mutant virüsün farklılığının daha erken bulaşması ve daha uzun süre bulaştırması olduğunu belirterek ifadelerini kullandı:&nbsp;</p><p>"Daha erken bulaştırmaya başlıyor ve önemli olarak bulaştırma süresinin daha uzun olduğunu bir çalışma gösterdi; '13,3 gün' diye bir süre buldular. Böyle bir durumda bizim rehberlerimizi güncellememiz lazım.&nbsp;<strong>Hastalığı geçirenleri 10 günde işe başlatıyoruz, eğer 14 gün kadar bulaştırıyorsa bunlar, bu süreyi değiştirmemiz lazım.</strong></p><p>1 metre mesafe mutant virüste güvenli değil, en az 2 metre olmalı. Bulaşı önlemenin daha zor olması nedeniyle ekstra tedbirler uygulanmalı. Aynı şiddette seyretse bile ölüm sayılarında artma gözleniyor; çünkü vaka sayıları artıyor. Bu yüzden hastanelerin yükü, yoğun bakımların yükü artacak ve mücadelemiz daha da zorlaşacak."</p><p><strong>"BU KONUDA ÇOK DİKKATLİ OLMAK LAZIM"</strong></p><p>Ceyhan, koronavirüs vakalarında görülen burun tıkanıklığı ve nezle belirtileri ile ilgili şunları kaydetti:</p><p>"<strong>Bu konuda çok dikkatli olmak lazım. Dünyada 130 milyon vakanın görüldüğü bir hastalıkta birkaç kişide görülen belirtiyi bu hastalığın belirtisi, diye saymak, son derece yanlış.</strong>&nbsp;Bunlar tesadüfen de olabilir. Özellikle kış döneminde, şu sıralarda da solunum yolu ile bulaşan virüsler görülmeye başlandı.</p><p>Gribin sıklığı azaldı; ama diğer virüslerin özellikle nezle yapan virüslerin görüldüğü bir dönem. Dolayısıyla hepsini koronavirüse bağlamamak lazım. Hatta insanın koronavirüs testi pozitif çıkabilir; ama burun akıntısı, nezleyi yapan başka bir virüstür, takip etmek lazım.</p><p>Farklı belirtiler rapor ediliyor; diş kaybı, saç kaybı gibi. Bunların koronavirüse bağlı olduğunu söyleyebilmek için toplumda belli oranda görülmesi lazım. Henüz bu şekilde yeni bir belirti yok."</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Türkiye ilk defa bir misafir ağırlamıyor']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/turkiye-ilk-defa-bir-misafir-agirlamiyor-28288c99ad3cf-d9b0-4e3d-85bf-51c9bb4d5f032021-04-08T13:36:00+03:00Admin 'Türkiye ilk defa bir misafir ağırlamıyor'

'Türkiye ilk defa bir misafir ağırlamıyor'

SİYASET

Admin
<p><strong>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,</strong> AB liderlerinin Ankara'ya yaptığı ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada "Türkiye ilk defa bir misafir ağırlamıyor. Türkiye'de yapılan görüşmelerde uygulanan uluslararası protokoller çerçevesinde olur.&nbsp;Oturma düzeninde&nbsp;AB&nbsp;tarafının telkinleri uygulanmıştır, onların talepleri karşılanmıştır"&nbsp;dedi.</p><p>Çavuşoğlu, AB liderlerinin ziyaretini de şöyle değerlendirdi: Dar kapsamlı ve heyetler arası görüşmelerde her iki tarafta düşüncelerini ifade ettiler. Son derece verimli bir görüşme oldu"</p><h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3><p>AB liderlerinin Ankara ziyaretinde, Beştepe'de kaydedilen anlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Michel'in salonda karşılıklı hizada duran iki koltuğa oturduğu Leyen ise o anlarda ayakta kaldığı görüldü. Leyen'in ayakta kaldığı sırada şaşkınlığını belirterek iç çektiği duyuldu.</p><p>Leyen toplantı sırasında, Dışişleri Bakanı&nbsp;<strong>Mevlüt Çavuşoğlu</strong>'nun karşısında koltuğa oturdu.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Haber yapılmayan haberi ben size anlatayım']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/haber-yapilmayan-haberi-ben-size-anlatayim-282870807c098-1fa6-4971-a226-36a362f7e6f42021-04-08T13:19:00+03:00Admin 'Haber yapılmayan haberi ben size anlatayım'

'Haber yapılmayan haberi ben size anlatayım'

MEDYA

Admin
<p>Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil bugünkü <strong>“Şeytan taburu” başlıklı yazısında Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin neden delinmek istendiğini köşesine taşıdı. Özdil, “Montrö sinsi sinsi delinmeye çalışılırken, mavi vatan'ı savunan Atatürkçü amirallerimiz linç edilirken, saray medyası darbe palavrasını köpürtürken, dikkatinizden kaçmış olabilir. Haber yapılmayan haberi ben size anlatayım.” </strong>dedi.</p><p>Özdil yazısında, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in eşi<strong> Prens Philip</strong>’in ailesinden bahsederek neden Yunanistan’ın bağımsızlık günü törenlerine katılmasına vurgu yaptı.</p><p>Özdil yazısının son bölümünde, “Yunanistan'ın 200'üncü bağımsızlık yıldönümünü törenlerine İngiltere veliaht prensi Charles katıldı. “Batı medeniyetinin kaynağı Yunanistan'dır” dedi. “Yunanistan'ın cesaretinden ilham almamız gerekir” dedi. Montrö sinsi sinsi delinmeye çalışılırken, mavi vatan'ı savunan Atatürkçü amirallerimiz linç edilirken, tarikat-cemaat-zırcahil koalisyonu alkışlarken… Elalemin kendi tarihine nasıl sarıldığını, kendi köklerine nasıl sahip çıktığını gösteren, ibret verici bir törendi.” İfadelerini kullandı.</p><p><img alt="" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2021/04/080420211156292793432.jpg" /></p><p><strong>Yılmaz Özdil'in yazısı şöyle:</strong></p><p>"Montrö sinsi sinsi delinmeye çalışılırken, mavi vatan'ı savunan Atatürkçü amirallerimiz linç edilirken, saray medyası darbe palavrasını köpürtürken, dikkatinizden kaçmış olabilir. Haber yapılmayan haberi ben size anlatayım. Yunanistan, Osmanlı'ya karşı bağımsızlık savaşı başlatmasının 200'üncü yıldönümünü görkemli törenlerle kutladı.</p><p>Savaş uçaklarıyla şov yapılan Atina'daki askeri geçit törenine, İngiltere veliaht prensi Charles katıldı. “Batı medeniyetinin kaynağı Yunanistan'dır” diyen prens Charles, “200 yıl önce, 1821 yılında Osmanlı'ya başkaldıran Yunanistan'ın cesaretinden ilham alınması gerektiğini” söyledi. Çünkü… 15 Mayıs 1919. İzmir işgal edildi. Yunanistan, Truva Savaşı'ndan üç bin yıl sonra Anadolu topraklarına asker çıkarmıştı.</p><p>Megali İdea'nın ilk hamlesini gerçekleştirmişlerdi. Megali İdea… Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethedip, Bizans İmparatorluğu'na son verdiği günden beri hayalini kurdukları, “büyük fikir”di. Efsaneye göre, Bizans imparatoru Konstantin ölmemiş, mermerleşmişti, bir melek tarafından Türklerin adım atamayacağı bir mağaraya götürülmüştü, orada uykuya dalmıştı, bir gün, bir başka melek gelecek, imparatora kılıcını getirecek, onu uyandıracak ve imparator Konstantin de Konstantinopolis'i Türklerden geri alacaktı.</p><p>Yunan kilisesi tarafından kuşaktan kuşağa aktarılan, papazlar tarafından Yunan halkının beynine çivi gibi saplanan “büyük fikir” işte buydu! Megali İdea'ya göre, Bizans kültüründe sözü edilen toprakların tamamı, Helen uygarlığının mirasıydı, Yunanistan'ın hakkıydı. İzmir'in işgali sadece başlangıçtı. İstanbul yetmezdi, Ege, Trakya, Karadeniz yetmezdi. Büyük fikir'e göre, Anadolu'nun yarısından fazlası Yunanistan'ındı!</p><p>Yunan kralı Konstantin, bu duygularla İzmir'e geldi. Kordon'da karaya ayak bastı. Kendisini Aslan Yürekli Richard gibi hissediyordu! İngiltere'nin efsanevi kralı Aslan Yürekli Richard, 1190 yılında, Selahaddin Eyyübi'yle vuruşup Kudüs'ü almak üzere, üçüncü haçlı seferine katıldığında, şövalyelerden oluşan ordusuyla gemilerle yola çıkmış, İzmir'e gelmiş, Anadolu topraklarına bugünkü Kordon'dan çıkmış, ordusunun karargahını bugünkü Karşıyaka'da kurmuştu. Karşıyaka'nın o günkü ismi Cordelio'ydu. Aslan Yürekli Richard'tan geliyordu. Coeur de Lion'du. Yunan kralı Konstantin “arslan yürekli” lakabını taşıyan Richard'a özeniyordu, onu taklit ediyordu. İşgal kuvvetlerini güçlendirmek için 53 bin yeni asker getirmişti. Yanında kardeşi prens Andrea da vardı.</p><p>Prens Andrea sarayda el bebek gül bebek büyümüş olan tırışkadan prenslerden değildi, subaydı, kolordu komutanı olarak gelmişti. Sonrası malum… Vahşet sergilediler. 10 yaşındaki kız çocuklarımızın ırzına geçtiler. İki yaşındaki bebelerimizi süngülerin ucuna takıp, sokak sokak gezdirdiler. Bebelerimizi emzirmesinler diye, yeni doğum yapmış annelerimizin meme uçlarını kestiler, yaşadıkları yüzünden aklını yitiren kadınlarımız oldu, canına kıyan kızlarımız oldu. Çoluk çocuk camilere doldurup ateşe verdiler, diri diri yaktılar, pencerelerdeki demir parmaklıklara çocukların elleri yapışmıştı.</p><p>İnsanlarımızı devasa çukurlara doldurup, makineli tüfekle taradılar. Süngüyle gözlerini oydular. Kuyulara üst üste atarak, boğarak, ezerek öldürdüler. Kuran'ı Kerimleri parçaladılar, sayfa sayfa hela çukurlarına attılar. Şehitliklerimize dışkıladılar. Böylesine dehşet saçmalarının sebebi sadece Türk nefreti değildi, stratejik bir karardı, halkı korkutarak göçe zorluyorlardı, bölgeyi insansızlaştırıyorlardı, Türklerden boşalan yerlere Rum nufüs taşıyorlar, demografiyi değiştiriyorlardı, Batı Anadolu'yu Türk kimliğinden arındırıyorlardı.</p><p>Kan kusturdular. Ama, neticede kaybettiler. Ecel gibi peşlerine düştük. Kovalamaya başladık. Kaçarken daha da barbarlaştılar. Sivil halktan öç aldılar, akılalmaz katliam yaptılar. Her yeri yaktılar. Özel tahrip taburları vardı. Görevleri savaşmak değildi, imha etmekti. Gururla lakap takmışlardı. Kendilerine “şeytan taburu” diyorlardı. Üç bin kişilik kuvvetti, süvariydiler. Gazyağı ve dinamit taşıyan kamyonları vardı. Tulumba kullanıyorlardı… Çıkardıkları yangınların daha çabuk ve daha yaygın olması için, gazyağını bu tulumbalarla döküyorlardı. Esir alınan Yunan askerlerini sorguladık.</p><p>Hepsi aynı cevabı veriyordu. Şeytan taburu'nu prens Andrea yönetiyordu. “Her yeri yakın” emrini o vermişti. Hatta, bazı köylerimizi bizzat tutuşturmuştu. Prens Andrea çok gaddardı. Kendi askerlerine karşı bile acımasızdı. İzmir'den denize dökülenler arasındaydı. Yunanistan'a büyük bir utançla döndü. Uğradıkları bozgun nedeniyle ülkesinde vatan haini ilan edildi. Tutuklandı. İdama mahkum oldu.</p><p>Tam kurşuna dizilecekti ki, İngiltere devreye girdi, İngiltere'nin diplomatik girişimleriyle affedildi. Fransa'ya sürgüne gönderildi. (Andrea'nın hem babası hem ağabeyi Yunan kralıydı, kendisi de Yunan prensiydi ama, aslında hepsi Danimarkalı'ydı. Yunan kralı olan babaları, aslında Danimarka kralının oğluydu, İngiltere tarafından kukla olarak Yunan kralı yapılmıştı. Andrea'nın annesi Olga ise, Rus'tu, Romanov hanedanı mensubuydu. Yani aslında, Yunanistan'ı yöneten kraliyet ailesinde Yunan yoktu!)</p><p>Neyse… Fransa'ya sürgüne gönderilen prens Andrea'nın beş çocuğu vardı. Dört kız, bir oğlandı. Oğlunun adı Philip'ti. Philip, Yunanistan'da doğdu. İngiltere'de okudu. İngiliz Kraliyet Donanması'na subay oldu. İkinci Dünya Savaşı'na savaş gemisi komutanı olarak katıldı. 1947 yılında İngiltere tahtının varisi Elizabeth'le evlendi. Elizabeth 1952'de tahta geçti, kraliçe oldu. Philip de kraliçenin kocası oldu. Evet… Anadolu'da Türk kıyımı yapan Yunan prensi Andrea, bugünkü İngiltere kraliçesi'nin kayınpederiydi! Evet… İngiltere veliaht prensi Charles'ın dedesi, Türk köylerini bizzat ateşe veren, Yunan kasabı olarak anılan Andrea'ydı!</p><p>(Elbette affedeceğiz, elbette hep ileriye bakacağız, geçmişte yaşananlara kin gütmeyeceğiz, diplomatik ilişkilerimizi geçmişin acılarından arındıracağız ama, asla unutmayacağız.) Dedim ya, darbe palavrasını köpürtmekle meşgul olan sayın medyamız haber yapmadığı için dikkatinizden kaçmış olabilir.</p><p><strong>Yunanistan'ın 200'üncü bağımsızlık yıldönümünü törenlerine İngiltere veliaht prensi Charles katıldı. “Batı medeniyetinin kaynağı Yunanistan'dır” dedi. “Yunanistan'ın cesaretinden ilham almamız gerekir” dedi. Montrö sinsi sinsi delinmeye çalışılırken, mavi vatan'ı savunan Atatürkçü amirallerimiz linç edilirken, tarikat-cemaat-zırcahil koalisyonu alkışlarken… Elalemin kendi tarihine nasıl sarıldığını, kendi köklerine nasıl sahip çıktığını gösteren, ibret verici bir törendi."</strong></p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ayasofya imamı görevinden ayrıldı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ayasofya-imami-gorevinden-ayrildi-282864bf561e5-b218-4de1-ac91-272dc048147b2021-04-08T12:53:00+03:00Admin Ayasofya imamı görevinden ayrıldı

Ayasofya imamı görevinden ayrıldı

GÜNCEL

Admin
<p>Gündeme ilişkin sosyal medyada yaptığı tepki çeken paylaşımlarda bulunan Ayasofya imamı<strong> Mehmet Boynukalın</strong> görevinden ayrıldı.&nbsp;Mehmet Boynukalın'ın, <strong>Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi</strong>'ndeki görevine geri döndüğü belirtildi.</p><p>Daha önce ilahiyat fakültesinde öğretim görevlisi olan Boynukalın'ın&nbsp;<strong>Ayasofya Camii</strong>'ndeki imamlık görevinden kendi isteğiyle ayrıldığı iddia edildi. Boynukalın, siyasi konulardaki tweetleri nedeniyle tepkilere neden olmuş, AKP&nbsp;içinden de eleştiriler almıştı. Boynukalın son olarak dün akşam Twitter'dan,<strong> 'Başkomutan Erdoğan' </strong>paylaşımı yapmıştı.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul'un korona röntgeni çekildi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbulun-korona-rontgeni-cekildi-2828552693f48-a6d8-4602-9648-878d08ff78a62021-04-08T12:39:00+03:00Admin İstanbul'un korona röntgeni çekildi

İstanbul'un korona röntgeni çekildi

GÜNCEL

Admin
<p>Milliyet gazetesinden Mert İnan'ın haberine göre, <strong>Korona virüs salgınında</strong> üçüncü kez Türkiye’nin Vuhan’ı haline gelen İstanbul’daki tablo her geçen gün kötüye giderken, ilçe ve mahalle bazlı vaka artış oranları da özel bir algoritma ile ortaya çıkartıldı.</p><p><strong>İstanbul Aile Hekimleri Derneği Bilim Komisyonu</strong> üyeleri, "Hayat Eve Sığar (HES)" uygulamasındaki renk skalasını, piksel bazlı olarak özel bir algoritma ile sayısal veriye dökerek, kent genelindeki 4700 aile hekimindeki verilerle bir araya getirdi. Doğruluk payının yüzde 99 olarak saptandığı verilere göre İstanbul’daki kırmızı ve sarı alan yoğunluğu son bir haftada yüzde 25.7 arttı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/606ed1b26593f.jpg" style="height:508px; width:960px" /></p><p>İstanbul Aile Hekimleri Derneği Başkan Yardımcısı <strong>Dr. Mustafa Tamur, </strong>hem elde edilen verileri hem de İstanbul’un Covid-19 karnesi için şunları söyledi:</p><p><strong>ADALAR'DA ARTIŞ TRENDİ</strong><br /><br />“Hayat Eve Sığar uygulamasındaki renk skalasını piksel bazlı olarak sayısal veriye dönüştürdük. Sahadan elde edilen verilerle, piksel bazlı renk skalasındaki sayısal verileri birbiriyle karşılaştırdığımız özel bir algoritma sayesinde vaka artış oranlarını yüzde 99 doğruluk payı ile yayınladık.&nbsp;Hayat Eve Sığar uygulaması gibi oluşturduğumuz veri seti de sürekli yenileniyor. Buna göre İstanbul’daki kırmızı ve sarı alan yoğunluğu son bir haftada yüzde 25.7 arttı.</p><p>Örneğin vaka artışı olan bir ilçenin, vaka artışı olmayan bir ilçeye yarattığı risk de yüzde 7.5 oranında artmış durumda.&nbsp;Biz buna kombine artış riski diyoruz. Söz gelimi Pendik’te vakalar ciddi oranda artıyorsa, Kartal ilçesinde hiç vaka artışı olmasa da kombine risk dolayısıyla yüzde 7.5’lik etkileşim olması kaçınılmaz.&nbsp;</p><p>10 Mart’tan 4 Nisan’a uzanan süreçte sırasıyla<strong> Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Bahçelievler, Bayrampaşa, Kağıthane, Güngören, Üsküdar, Kadıköy, Ümraniye, Küçükçekmece, Kartal, Zeytinburnu, Esenyurt, Maltepe, Sancaktepe, </strong>vaka artış oranının en yüksek olduğu ilçeler olarak saptandı.</p><p><strong>YÜZDE 211!</strong><br />En düşük vaka artış oranı ise Adalar, Silivri ve Şile olarak tespit edildi. Ancak buna rağmen Adalar ilçesinde bile son bir haftadaki vaka artış oranı yüzde 211 olarak saptandı. Durum hiç iyiye gitmiyor.</p><p><strong>"BULAŞMAYAN KALMAYACAK"</strong></p><p>PCR testi negatif olup akciğer tomografisi ve tetkiklerde Covid-19 teşhisi konulan bazı hastalar kayıt sisteminde yaşanan bir takım sorunlardan ötürü karantina listesine düşmemiş olabiliyor. Alt gelir grubu sürekli işe gidip geldiğinden hareket halindeler. Bu şekilde devam edilmesi durumunda virüsün bulaşmadığı kimse kalmayacak. Hiç olmadığı kadar yüksek vaka artış oranları söz konusu.”</p><p><strong>VAKALAR PATLADI</strong><br /><br />10 Mart-4 Nisan haftasından bir önceki haftaya göre vaka artış oranı, Bağcılar’da yüzde 7.2, Gaziosmanpaşa’da yüzde 6.9, Bahçelievler’de yüzde 9.9, Bayrampaşa’da yüzde 7.5, Kağıthane’de yüzde 16.6, Güngören’de yüzde 14.1, Üsküdar’da yüzde 25.4, Ümraniye’de yüzde 28.8 ve Küçükçekmece’de ise yüzde 16.1 olarak tespit edildi.</p><p><strong>Vaka artış ortalaması en yüksek 7 ilçe şöyle:</strong><br />- Adalar: yüzde&nbsp; 211.5<br /><strong>- Silivri: yüzde 115.4</strong><br />- Arnavutköy: yüzde 77.5<br /><strong>- Beykoz: yüzde 68.2</strong><br />- Sultanbeyli: yüzde 59.3<br /><strong>- Beşiktaş: yüzde 50</strong><br />- Tuzla: yüzde 51.3</p><p><strong>MAHALLE MAHALLE TESPİT EDİLDİ</strong><br /><br />Vaka artış oranının en çok görüldüğü bazı mahalleler ise şöyle sıralandı:</p><p>- <strong>Bakırköy: </strong>Kartaltepe<br />- <strong>Bağcılar:</strong> İnönü ve Kemalpaşa<br />- <strong>Bahçelievler:</strong> Yenibosna, Soğanlı, Çobançeşme, Şirinevler<br />- <strong>Gaziosmanpaşa:</strong> Barbaros ve Sarıgöl<br />- <strong>Şişli:</strong> Halide Edip Adıvar, Eskişehir, Ayazağa, Maslak<br />- <strong>Beşiktaş:</strong> Gayrettepe, Akatlar, Ulus, Türkali, Bebek<br />- <strong>Esenler:</strong> Kazım Karabekir, Oruçreis, Namık Kemal<br />- <strong>Esenyurt:</strong> Örnek, Selahaddin Eyyubi, Mevlana<br />- <strong>Kadıköy</strong>: Göztepe, Hasanpaşa, Kozyatağı, 19 Mayıs<br />- <strong>Sultanbeyli</strong>: Mehmet Akif, Yavuz Selim, Turgut Reis<br />- <strong>Ümraniye:</strong> Ihlamurkuyu, Atatürk, Dumlupınar</p><p><strong>100 BİNE YAKIN AKTİF VAKA</strong><br /><br /><strong>İstanbul Aile Hekimleri Derneği Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Tamur, </strong>İstanbul’da 4000 aile hekimi bulunduğunu, bir aile hekimine ortalama 3600 hasta düştüğünü belirterek, son verilere göre test pozitif oranı yüzde 20’yi bulduğunu söyledi.</p><p>Tamur, “Bir aile hekimine 20 pozitif vaka oranı söz konusu. Bu rakama hastanede yatan vakalar dahil değil. İstanbul genelinde tespit edilebilen vaka oranı 10 bin civarında.&nbsp;Ancak salgınlarda bir vakaya, 8 kayıp vaka hesaplaması baz alınır. En düşük hızla seyreden salgında bile 1 hastaya karşın 5 tespit edilemeyen enfekte hasta vardır. İngiltere, Brezilya ve Afrika varyantını yayılım hızını göz önüne aldığımızda İstanbul’da şu an için 100 bine yakın aktif vaka olduğunu söyleyebiliriz” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Halkbank duruşmasının tarihi belli oldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/halkbank-durusmasinin-tarihi-belli-oldu-2828405ec5973-673b-4442-810b-8f739167f1802021-04-08T09:24:00+03:00Admin Halkbank duruşmasının tarihi belli oldu

Halkbank duruşmasının tarihi belli oldu

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Halkbank,</strong> pazartesi günü New York İkinci Bölge İstinaf Mahkemesi’nde yapılacak duruşmada üç hakimin karşısına çıkacak. Duruşmada, Halkbank’ın ‘’Bağımsız Yabancı Devlet Dokunulmazlığı Yasası’’ kapsamında yargılanamayacağıyla ilgili itirazı konusunda tarafların görüşleri dinlenecek.</p><p>Halkbank’la ilgili dava sürecini VOA Türkçe ’ye değerlendiren New York Barosu Avukatı Cahit Akbulut,<strong> Reza&nbsp;Zarrab</strong>’ın Hakan Atilla duruşmalarında olduğu gibi Halkbank’ın olası duruşma sürecinde yeniden kilit bir rol oynayabileceğine dikkat çekti.</p><p>Üst mahkeme hakimleri, Halkbank’ın avukatları ve New York Güney Bölgesi savcılarının karşılıklı argümanlarını dinleyecek, gerektiğinde soru soracak.</p><p><strong>“ÜST MAHKEMEDEN HALKBANK LEHİNE BİR KARAR ÇIKMASI DÜŞÜK BİR İHTİMAL”</strong></p><p>Dava sürecini yakından izleyen <strong>New York Barosu Avukatı Cahit Akbulut, </strong>“Pazartesi gerçekleşecek duruşmada Halkbank’ın avukatları hakimlere neden ABD’de yargılanamayacaklarını sözlü olarak ifade edecek. Bu savunma Halkbank için son bir şans. Hakimlerin ikna olmaması halinde dava alt mahkemede görülmeye devam edecek ki bu mahkemeden Halkbank’ın suçsuzluğu yönünde bir kararın çıkması oldukça düşük bir ihtimal” dedi.</p><p>Akbulut, üst mahkemenin Halkbank aleyhine bir karar vermesi halinde bir alt mahkeme olan New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde yeniden devam edeceğini ve alt mahkemedeki yargı sürecinde Halkbank’ın lehine bir kararın çıkmasının çok büyük bir sürpriz olacağını belirtti.</p><p><strong>“HALKBANK HENÜZ DAVAYA SANIK OLARAK EKLENMEDİĞİ ZAMAN BİLE SUÇLU GÖRÜLDÜ”</strong></p><p>Akbulut, Rıza Sarraf ve Hakan Atilla’nın yargılandığı bir alt mahkeme olan New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde, Halkbank’ın o dönemde henüz sanık olarak dava dosyasına girmemiş olsa da dolaylı yoldan suçlu ilan edildiğini belirtti.</p><p>Akbulut, daha önceki süreçte Hakim Richard Berman’ın, ABD’nin İran’a yönelik ambargolarının Sarraf’ın yönettiği bir suç şebekesiyle organize olarak delindiğini, bu suçların odak noktasında ise Halkbank’ın bulunduğunu ifade ettiğini hatırlattı.</p><p><strong>“HALKBANK LEHİNE OLUMLU KARAR ÇIKARSA ABD’DEKİ DAVA DERHAL DÜŞER”</strong></p><p>VOA Türkçe’den Cem Kamiloğlu’nun haberine göre Avukat Akbulut, şimdiye kadar üst mahkemede yaşanan süreçte, Halkbank’ın mahkeme heyetine kapsamlı bir savunma sunup, ABD’nin bankayı yargılama yetkisinin olmadığı iddiasında bulunduğunu belirterek, ”Üst mahkeme, Halkbank’ı ABD’deki alt mahkemenin yargılama yetkisi olup olmadığına karar verecek. Buradan Halkbank lehine çıkacak bir olumlu karar büyük bir başarı ve davanın düşürülmesi demek olacaktır. Halkbank’ın bu ülkede yargılanma süreci ise derhal sonlandırılacaktır. Aksi bir karar çıkarsa, duruşmalar yeniden alt mahkemede görülmeye devam edecektir” dedi.</p><p><strong>“ÜST MAHKEMENİN KARARINI EN KISA SÜREDE AÇIKLAMASINI BEKLİYORUZ”</strong></p><p>Avukat Akbulut, Pazartesi günü yapılacak duruşmada aynı gün bir karar çıkmasının beklenmediğini ancak tarafların sözlü argümanlarını dinleyecek üç hakimin kararlarını en kısa zamanda açıklamalarının beklenildiğini belirtti.</p><p>Halkbank davasının 12 Nisan’da üst mahkemede görülecek altı ayrı davadan biri olduğunu belirten Akbulut, ”Mahkemenin o günkü programında görülecek son duruşma Halkbank dosyası öğleden sonra saatlerinde yapılacak. Mahkemenin o gün kararını açıklaması büyük bir ihtimalle beklenmiyor. Mahkeme heyeti kararını daha önce de ifade ettikleri gibi kısa bir zaman içinde açıklayacak. Bu Halkbank için son bir şans olduğunu tekrar belirtiyorum. Ben şahsen davanın bir alt mahkemeye geri iade edilmesi durumunda Halkbank’a ceza verilmesinin çok daha büyük bir ihtimal olduğunu tahmin ediyorum” diye konuştu.</p><p><strong>REZA&nbsp;ZARRAB&nbsp;YENİDEN YILDIZ TANIK MI OLACAK</strong></p><p>Akbulut, Halkbank için ABD’de yeni bir dava açılmadığını, devam eden Reza Zarrab&nbsp;davasına 2019 yılının Ekim ayında sanık olarak eklendiğini hatırlattı. Akbulut, Reza&nbsp;Zarrab’ın Hakan Atilla duruşmalarında olduğu gibi Halkbank’ın olası duruşma sürecinde yeniden kilit bir rol oynayabileceğine dikkat çekti.</p><p>Akbulut, “Bu süreçte Reza&nbsp;Zarrab’tan da kesinlikle bahsetmek durumundayız. Reza Zarrab, yeniden bu süreçte “yıldız tanık” olabilir. Reza Zarrab’ın ABD’de yakalanarak tutuklanmasının üzerinden beş sene geçti. Hakan Atilla duruşmalarında savcılıkla anlaşıp duruşmalarda tanık olarak dinlenilen Zarrab’ın cezasının halen mahkemede belirlenmemiş olması daha da ilginç bir durum. Reza Zarrab’ın Hakan Atilla duruşmalarının başlaması öncesinde savcılıkla uzlaşması ve hala verilecek cezanın belirlenmemesi oldukça dikkat çekici. Uzun yıllar geride kalmasına rağmen savcılar henüz mahkemeye, Sarraf kendileriyle işbirliği yaptığı için ceza indirimi uygulanması için resmi başvuruda bulunmadı” dedi.</p><p><strong>“ZARRAB’A VERİLECEK CEZA HALKBANK KONUSUNDAKİ PERFORMANSINA BAĞLI”</strong></p><p>Akbulut, Sarraf dosyasındaki çok sayıda gizli belgenin sürekli olarak eklenmesini de savcıların Halkbank konusunda eski tanıklarından daha başka bir beklentisi olduğunu gösterdiğini belirterek, ”Reza Zarrab’a verilecek cezasının hala belirlenmemiş olması savcıların Halkbank davasında onun yeniden dinlenilmesi veya yazılı ifadesine başvurulacağı ihtimalini daha da güçlendiriyor. Şahsen, Zarrab’a verilecek cezanın belirlenmesini savcıların Halkbank davası sonrasına bıraktığını çok büyük bir ihtimal olarak görüyorum. Muhtemelen Reza Zarrab’ın Halkbank davasındaki performansına göre savcıların isteyeceği cezanın belirleneceğini ve istenilen 135 yıl cezadan çok büyük bir indirime gidileceğini düşünüyorum’’ ifadelerini kullandı.</p><p><strong>HALKBANK DAVASI YENİDEN ALT MAHKEMEYE İADE EDİLİRSE YENİ SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?</strong></p><p>Avukat Akbulut, Halkbank’ın ABD’deki yargı süreci ve olası yeni duruşma takvimiyle ilgili de şöyle konuştu: ”Eğer üst mahkeme Halkbank aleyhine bir karar alırsa daha önce belirlenen duruşma takvimine yetişmesi çok zor görünüyor. Pazartesi günü yapılacak olan duruşmanın nasıl seyredeceğini şu an bilemiyorum. Belki duruşmada tarafların sözlü ifadelerine ek olarak hakimler yazılı ek bilgiler edebilir. Hakimler daha önce tarafların kendilerine sunduğu yazılı dilekçeler, belgeler ve duruşmada tarafların sözlü vereceği ifadelere göre bir değerlendirmede bulunacaklardır.</p><p>Kararı düşük bir ihtimalle o gün de verebilir ya da daha sonraki günlerde verebilirler. Üst mahkemenin kararının fazla uzun sürmeyeceğini, kısa bir zaman içinde vereceklerine inanıyorum. Alt mahkemenin 3 Mayıs’ta jürili seri duruşma takvimi tamamen üst mahkemenin alacağı kararı ivedilikle açıklamasına bağlı. Eğer Halkbank aleyhine bir karar çıkarsa daha önce alt mahkemenin belirlediği duruşma takviminin zorlayıcı olacağını düşünüyorum. Jürinin seçilmesi, karşılıklı olarak ifade verecek tanıkların tespit edilmesi gibi teknik konular zaman alıcı şeyler, bu nedenle alt mahkeme daha ileri bir tarihte duruşmaların başlamasına hükmedebilir. Yeni takvim belirlenir diye düşünüyorum” dedi.</p><p><strong>“HALKBANK’A CEZA VERİLSE BİLE UYGULAMAYA KONMASI YILLARCA SÜREBİLİR”</strong></p><p><strong>Cahit Akbulut, </strong>dava süreciyle ilgili kamuoyunda ciddi yanlış anlaşılmalar olduğunu, Halkbank’ın ceza alması halinde bile bu cezanın tahakkuk ettirilmesin çok uzun bir sürede tamamlanabileceğini belirtti. Akbulut, ”Eğer Halkbank davası bir alt mahkemede yeniden devam ederse büyük bir ihtimalle yeni duruşma takvimi belirlenecek. Muhtemelen jürili seri duruşmalara geçilmeden ara duruşmalar yapılacak. Bu süreç bir hayli bir zaman alabilir. COVID-19 salgını mahkeme süreçlerini hala ciddi bir şekilde etkiliyor. Jüri duruşmalarda Halkbank’ı suçlu bulursa hakim cezanın belirleneceği karar duruşması için yeni bir tarih belirleyecek. Karar duruşmasında Halkbank’a verdiği cezayı açıklayacak.</p><p>Tabi yargı süreci bu aşamada da sürecek. Halkbank’ın Amerikan yasalarına göre aleyhine verilen bu kararı temyize götürme hakkı var. Eğer Halkbank ceza alırsa mutlaka temyize başvuracaktır. Bu da yeni uzun bir yargı süreci. Halkbank’a cezanın tahakkuk edilmesi çok uzun bir zaman alabilir” öngörüsünde bulundu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[ÇAYKUR, 547 milyon lira daha zarar etti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/caykur-547-milyon-lira-daha-zarar-etti-2828302cc04f6-5906-40aa-baa6-a06d228b757e2021-04-08T09:18:00+03:00Admin ÇAYKUR, 547 milyon lira daha zarar etti

ÇAYKUR, 547 milyon lira daha zarar etti

EKONOMİ

Admin
<p>2017 yılında <strong>Varlık Fonu</strong>'na devredilene kadar kârda olan kurum, daha sonra sürekli zarar etti. 2017'de 267 milyon, 2018'de 657 milyon, 2019'da 635 milyon ve 2020 yılında 547 milyon lira zarar açıklayan<strong> ÇAYKUR</strong>'un harcamaları ve reklam giderleri de tartışma konusu oldu.</p><p>Sözcü'ye<a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/ekonomi/caykur-547-milyon-lira-daha-zarar-etti-6360312/?utm_source=dahafazla_haber&amp;utm_medium=free&amp;utm_campaign=dahafazlahaber" rel="nofollow" target="_blank">&nbsp;konuşan</a>&nbsp;TBMM KİT Komisyonundaki görüşmelerde CHP Zonguldak Milletvekili&nbsp;<strong>Deniz Yavuzyılmaz</strong>'ın verdiği bilgilere göre Türkiye çay ithalatında dünyada 25'inci, ihracatta ise 39'uncu sırada yer alıyor. 2019 yılında 18 bin 837 ton çay ithal edildi ve 39 milyon 475 bin dolar ödendi. Aynı yıl 15 milyon 142 bin dolar tutarında 3 bin 968 ton çay da ihraç edildi.</p><p>İyi Parti Denizli Milletvekili&nbsp;<strong>Yasin Öztürk</strong>&nbsp;ise “ÇAYKUR dünyanın en çok çay tüketen ülkesinde çay satmak için, 2019 yılında reklam amaçlı 36 milyon lira, fuar ve festivaller için 896 milyon lira harcadı. Temperli kulplu cam bardak için reklam niyetine 5 milyon 250 bin lira ödeme yapıldı. Yanında dağıtılan şemsiyeler, takvimler de var ama <strong>ÇAYKUR</strong>'un satışı değil zararı artmış”&nbsp;dedi.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[41. şirkete de yönetim kurulu üyesi oldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/41-sirkete-de-yonetim-kurulu-uyesi-oldu-28282df5fce02-0fae-42ba-a2ae-03b6b19242482021-04-08T09:03:00+03:00Admin 41. şirkete de yönetim kurulu üyesi oldu

41. şirkete de yönetim kurulu üyesi oldu

SİYASET

Admin
<p><strong>Bilal Erdoğan</strong>’ın imam hatip lisesinden arkadaşı <strong>THY Basın Müşaviri Yahya Üstün, </strong>40 ayrı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinden sonra THY’nin Aydın Çıldır Havalimanı’nda kurulu THY Uçuş Eğitim ve Havalimanı İşletme AŞ’de yönetim kurulu üyesi oldu.</p><p>Cumhuriyet gazetesinin haberine göre; İYİ Parti İBB Meclis Üyesi&nbsp;<strong>Ali Kıdık</strong>&nbsp;sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türk Hava Yolları Basın Müşaviri Yahya Üstün’ün 40 ayrı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinden sonra THY’nin Aydın Çıldır Havalimanı’nda kurulu THY Uçuş Eğitim ve Havalimanı İşletme AŞ’de yönetim kurulu üyesi olduğu ve Üstün'ün eniştesi Mehmet Zahid Uzunlar'ı da THY OPET'te Genel Müdür Yardımcısı yaptırdığını yazdı.</p><p>Kıdık paylaşımında şu ifadeleri kullandı:<strong> "Türk Hava Yolları Basın Müşaviri Yahya Üstün’ün bilinen 40 ayrı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinden sonra THY’nin Aydın Çıldır Havalimanı’nda kurulu THY UÇUŞ EĞİTİM VE HAVALİMANI İŞLETME AŞ’de yönetim kurulu üyesi olduğu ortaya çıktı."</strong></p><p><a href="https://twitter.com/alikdk/status/1379718463074279424" rel="nofollow"><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2021/04/1617860133986-y.jpg" style="height:554px; width:600px" /></a></p><p>40 kayyım şirketin yönetim kurulunda görev alan Yahya Üstün, THY yönetiminde bulunan çok sayıda Kartal İmam Hatip Lisesi mezunundan biri. Üstün, 2016 yılından bu yana THY Basın Müşaviri olarak görev yapıyor. Ayrıca THY Basın Müşaviri Yahya Üstün'ün eniştesi&nbsp;<strong>Mehmet Zahid Uzunlar</strong>'ı da THY OPET'te Genel Müdür Yardımcısı yaptırdığı ortaya çıktı.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Aykırı her fikri susturmak istiyorlar']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/aykiri-her-fikri-susturmak-istiyorlar-28281d991e0a3-36b8-44b6-821d-4013bb9743092021-04-07T23:27:00+03:00Admin 'Aykırı her fikri susturmak istiyorlar'

'Aykırı her fikri susturmak istiyorlar'

SİYASET

Admin
<p><strong>Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, </strong>partisinin Kozluk İlçe Kongresi'nde konuştu. Burada önemli açıklamalarda bulunan Babacan'ın gündeminde iktidarın ekonomi politikaları vardı.</p><p>İktidarın çözümünü bulamadığı her sorun karşısında düşman arama politikasına giriştiğini söyleyen Babacan,&nbsp;<strong>''Düşman arıyorsanız hayat pahalılığına bakacaksınız. Elinizdeki düşman etiketleme makinesini bırakıp, marketlerdeki fiyat etiketlerine bakacaksınız''</strong>&nbsp;dedi.</p><p><strong>Babacan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:&nbsp;</strong></p><p>''Bu ülkede ifade özgürlüğü var ama bu söylenenlerin, açıklananların nereye gideceğini bilmeleri gerekiyordu. Bu&nbsp;hükümet nerede boş yer görse rant gözlükleriyle bakıyor. Çatlamış, kurumuş toprakların su ile buluşması&nbsp;gerekirken Kanal İstanbul konuşuluyor. Büyük projeler sağlam hukuki ve çevre analizleriyle yapılır. Ondan sonra siyasi&nbsp;karar alınır. Raporlar tarafsız ve bağımsız olur.&nbsp;İnatla bu ülkenin vatandaşını riske atamazsınız.</p><p><strong>'ELİNİZDEKİ DÜŞMAN ETİKETLEME MAKİNESİNİ BIRAKIN'</strong></p><p>Soruna çözüm üretemediklerinde ellerine etiket makinesi&nbsp;almışlar kimine hain kimine düşman etiketi yapıştırıyorlar. Gündemi olumsuzluklarla dolduruyor. Birilerini düşman hain terörist ilan ediyorlar. Düşman arıyorsanız hayat pahalılığına bakacaksınız. Elinizdeki düşman etiketleme makinesini bırakıp, marketlerdeki fiyat etiketlerine bakacaksınız.</p><p><strong>'AYKIRI HER FİKRİ SUSTURMAK İSTİYORLAR'</strong></p><p>İktidarın devamlılığı&nbsp;çok zor görünüyor. Bu nedenle kalan ihaleleri dağıtmaya çalışıyorlar. Gitme zamanının çok yakın olduğunu&nbsp;çok iyi biliyorlar. Aykırı her fikri susturmak istiyorlar. Gazeteler, TV onların istediğini yazsın istiyorlar.&nbsp;</p><p>Ekonomi paketinden vergi artışları çıktı. İletişim vergisini ise yüzde 33 artırdılar. Siz oyunun kuralını oyunun ortasında değiştiremezsiniz. Takvim başladıktan sonra o yıla ait vergi oranını değiştiremezsiniz.&nbsp; Bu sorun ülkenin gündeminden çıktı dediğimiz her şeyi canlandırdılar dirilttiler. Kürt meselesini dirilttiler.&nbsp;</p><p><strong>'AYNI YANLIŞ TEZİ İNATLA SAVUNMAYA DEVAM EDİYOR'</strong></p><p>Hem faiz hem enflasyon&nbsp;hem kurlar yükseliyor. Aynı yanlış tezini burada inatla savunmaya devam ediyor. Buradan&nbsp;Cumhurbaşkanına sesleniyorum sürekli aynı nakarat tekrar edeceğinize Batman'a Hakkari'ye&nbsp;Şırnak'a gelin. Vatandaşa sorun 'sorunun var mı?' diye sonra yurt meselesi var mı yok mu anlayın. Kürt sorunu olup olmadığını vatandaşlara sormanız lazım, çarşı pazar dolaşmanız lazım. Kürt gençlerimize&nbsp;sormanız lazım kürt meselesi var mıymış yok muymuş.&nbsp;Krizlerin ortağını&nbsp;küçük ortağınızı&nbsp;alıp gelin. Ankara'dan ahkam kesmek kolay buraya gelin.&nbsp;</p><p><strong>'KAYYUM ATAMALARINA SON VERECEĞİZ'</strong></p><p>84 milyon 1'den büyüktür.&nbsp;Tüm vatandaşlarımız kendisini&nbsp;eşit ve birinci sınıf olarak hissetmek zorundadır. Etnik dini ayrımcılıktan vazgeçmek zorundayız. İktidarın seçimi kazanamadığı yerleri&nbsp;kayyum atayarak&nbsp;ele geçirmesine karşıyız. Haksızlıkla, gasp edilerek&nbsp;sağlanan kayyum atamalarına son vereceğiz. Temel hak ve özgürlükleri halka tanıyacağız. Kalbinin sıcaklığı sesine yansıyan daha 22 yaşında&nbsp;terör örgütünün katlettiği öğretmen Aybüke Yalçın için buradayız. Kürt meselesini siyasi kanalıyla çözmek için buradayız. Çözümü meşru demokratik siyasette arıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm vatandaşlarımız sorununu üreten sizsiniz. Tek yetkili ben olayım derseniz tüm olanların tek sorumlusunun da siz olduğunuzu&nbsp;kabul edeceksiniz. Yoksulluk hızla artıyor. Şu yoksullukta milyarlarca doları<strong> Kanal İstanbul </strong>için harcamakta ısrar ediyorlar. Bu millet sizin kötü yönetiminizin bedelini&nbsp;ödemek&nbsp;zorunda değil.&nbsp;</p><p>Gelir dağılımı bozuluyor. Gençlerin umudu tükeniyor. Kalkınma derken ülkenin topyekun kalkınması olacaktır. Büyüme, ekonomik kalkınma güvenle olur. Siz bu ülkenin güvenine, istikrarına zarar verdiniz.''</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Darbe vergilerle de yapılır']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/darbe-vergilerle-de-yapilir-2828064e2bf88-5463-4322-b564-cea7b9f940ec2021-04-07T23:20:00+03:00Admin 'Darbe vergilerle de yapılır'

'Darbe vergilerle de yapılır'

SİYASET

Admin
<p><strong>Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, </strong>haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Karamollaoğlu, gündeme ilişkin konuları ele aldığı konuşmasında emekli amirallerin bildirisine, Merkez Bankası'ndaki başkanlık koltuğunun ani değişimine, ülkenin ekonomik durumuna&nbsp;ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.&nbsp;</p><p>Karamollaoğlu, 104 emekli amiralin yayınladığı bildiriye ilişkin&nbsp;"Daha önce de emekli büyükelçiler bir bildiri yayınlamışlardı. Üniformalarını çıkardıktan sonra yayınlanana bu bildiri kanaatimize göre aynı mahiyette kabul edilebilir ama darbe veya darbe çağrısı elbette hiçbir suretle kabul edilemez.</p><p>Niyetleri ne olursa olsun gece yarısı yayınlanan bu bildiri aslında iktidara karşı bir hava sergilemek isterken en çok iktidarın işine yaramıştır. Kanaatimize göre bugün asıl konuşulması gereken 104 emekli amiralin bildirisi değil, iki milyon esnafımızın geçinemeyen emeklinin 83 milyon vatandaşımızın derdi olmalıdır" açıklamasında bulundu.</p><p><strong>"Darbe sadece postallarla değil; vergilerle, zamlarla da yapılabilir"&nbsp;diyen Karamollaoğlu, "Demokrasiye el uzatan askeri vesayeti de insanımızın kazancına el uzatan takım elbiseli sivil vesayeti de kabul etmemiz mümkün değildir" ifadelerini kullandı.</strong></p><p>Gelir dağılımının adaletsiz olduğunu ifade eden Karamollaoğlu "Ülkemizde en zengin yüzde 20'nin toplam gelirden aldığı pay yüzde 46'nın üstüne en yoksul yüzde 20'nin toplam gelirden aldığı pay sadece yüzde 6 civarındadır. Aradaki fark yüzde yedi buçuk misli en değerli ittifak bu gelir adaletsizliğine karşı yapılacak ittifak olacaktır. Bu sebeple insanımızın kazancına emeğine hakkına ve tenceresine yapılan herkesin geçim ittifakında olağanüstü bir toplantıya davet ediyorum" dedi.</p><p><strong>Karamollaoğlu'nun açıklaması şu şekilde:</strong></p><p>"Bugünlerde maalesef ülkemiz 104 emekli amiralin bildirisini konuşuyor sadece. Bir anda bütün gündem bu bildiriye odaklandı. Daha önce de emekli büyükelçiler bir bildiri yayınlamışlardı. Üniformalarını çıkardıktan sonra yayınlanana bu bildiri kanaatimize göre aynı mahiyette kabul edilebilir ama darbe veya darbe çağrısı elbette hiçbir suretle kabul edilemez. Niyetleri ne olursa olsun gece yarısı yayınlanan bu bildiri aslında iktidara karşı bir hava sergilemek isterken en çok iktidarın işine yaramıştır. Bunu da görmek mecburiyetindeyiz. Kanaatimize göre bugün asıl konuşulması gereken 104 emekli amiralin bildirisi değil, iki milyon esnafımızın geçinemeyen emeklinin 83 milyon vatandaşımızın derdi olmalıdır.</p><p><strong>'VATANDAŞIMIZIN GEÇİM DERDİ İÇİN BİR ARAYA GELMELİYİZ'</strong></p><p>Ülkemizin adaletten ekonomiye dış politikadan eğitime kadar her alanda yaşadığı savrulmayı iktidar umursamasa da bu savrulma milletimizi gelecek kaygısına ve geçim sıkıntısına sürüklemiş bulunmaktadır. Biz&nbsp; milletimizin açlığa yoksulluğa adaletsiz gelir dağılımına hayat pahalılığına mahkum edilmesine bir çare aramak ve bulmak mecburiyetindeyiz. Anne ve babaların bebeğine alacağı sütü, mamayı, bezi düşünür hale getirilmesine seyirci kalamayız, kalmamalıyız.&nbsp;</p><p>İnsanımızın 5 liralık 10 liralık et alacak duruma düşürülmesine ve ülkemiz kaynaklarının israfa, ranta ve yolsuzluğa aktarılmasına kesinlikle razı olamayız. Bir gecede dövizde yaşanan 1 liralık artışla birileri servetine servet katarken diğer tarafta bir geceyi huzursuz ve uykusuz geçiren milyonlarca insanımızı görmezden gelemeyiz. Çalışan, emek veren, ter döken insanımızın omuzlarına milyarlarca faiz yükünün yüklenmesine rıza gösteremeyiz.&nbsp;</p><p>Bugün asıl darbe milletimizin cebine, emeğine, aşına yapılarak mutfaktaki tencereyi kaynamaz hale getirmek suretiyle yapılmaktadır. Darbe sadece postallarla değil vergilerle zamlarla da yapılabilir. Bunu görmek mecburiyetindeyiz.</p><p>Demokrasiye el uzatan askeri vesayeti de insanımızın kazancına el uzatan takım elbiseli sivil vesayeti de kabul etmemiz mümkün değildir. Bugün 104 emekli amiralin bildirisi için olağanüstü toplanılması düşünülüyorsa 84 milyon vatandaşımızın geçim derdi için de mutlaka bir araya gelmek mecburiyetindeyiz.</p><p><strong>'GELİR ADALETSİZLİĞİNE KARŞI İTTİFAK'</strong></p><p>Ülkemizde en zengin yüzde 20'nin toplam gelirden aldığı pay yüzde 46'nın üstüne en yoksul yüzde 20'nin toplam gelirden aldığı pay sadece yüzde 6 civarındadır. Aradaki fark yüzde yedi buçuk misli en değerli ittifak bu gelir adaletsizliğine karşı yapılacak ittifak olacaktır. Bu sebeple insanımızın kazancına emeğine hakkına ve tenceresine yapılan herkesin geçim ittifakında olağanüstü bir toplantıya davet ediyorum.&nbsp;</p><p><strong>'DEMOKRASİ HELVADAN PUT HALİNE GELDİ'</strong></p><p>Bugün bir demokrasi havarisi kesilen bazı kimselerin ve çevrelerin nasıl bir tavır içinde oldukları vesikalarla sabittir. 2004 yılında görevi başında bulunan 313 generale mektup&nbsp;yazarak gelişmeler endişe verici iktidarı uyarın diyenler fiilen darbe çağrısı yapmışlardı. Bugün aynı çevrelerin bu bildiriye verdikleri tepki hepimizi derinden düşündürmelidir.&nbsp;<br /><br />Türkiye'de demokrasiyi rafa kaldıranların TBMM'nin işlevini yok edenlerin fikir özgürlüğüne darbe vuranların sokak ortasında gazetecileri siyasileri linç edildiği bir ortamın sorumlusu olanların tek adam rejimi&nbsp;tesis edenlerin demokrasi diye bir derdi olduğuna inanmıyoruz.</p><p>Demokrasi bu ülkede birileri için adeta acıkınca yenilen bir helvadan put haline gelmiştir. Bu sebeple de işlerine geldiğinde demokrasi işlerine gelmediğinde ise baskı ve tahakküm anlayışı tezahür etmektedir. Burada şu hususu&nbsp;da vurgulamakta fayda görüyorum; biz milli görüş hareketi olarak 50 yıldır haktan, adaletten milli iradeden yana olduk. Darbelerden ve darbeci vesayetten milletimizle birlikte en çok sıkıntıyı biz çektik. Bu sebeple 15 Temmuz gecesi de tankların karşısında durduk. Bundan sonra böyle bir zihniyetin her daim karşısında olacağımız bilinmeli. Fakat Türkiye'de gerek askeri gerekse sivil vesayetin ortadan kaldırılması ve çoğulcu yönetim anlayışı ile milli iradenin tam manasıyla işlediği bir sistem için atılması mecburi olan bazı adımları sizlerle paylaşmak istiyorum.</p><p><strong>'ZİHNİYET DEĞİŞMEDEN YASALARDA DEĞİŞİKLİK YAPMANIN KIYMETİ YOK'</strong></p><p>Her şeyden önce bir numaralı meselemiz Türkiye'de ciddi bir zihniyet değişimine ihtiyaç olduğunu görmektir. Bu değişim sağlandıktan sonra birtakım adımlar atılmaya başlanabilir. Yeni anayasa gibi tartışmalar ancak zihniyet değişimi akabinde gündeme getirilmelidir. Yöneticilerin zihniyeti değişmeden demokrasi fikir düşünce hürriyetini özümsemeden anayasada yasalarda değişiklik yapmanın hiçbir kıymeti yoktur. Uymayacağın anayasa uymayacağın kanun hiçbir şeye yaramaz.&nbsp;</p><p>İkinci husus; bu zihniyet değişikliğinden sonra yapılacak hukuki siyasi ve kurumsal düzenlemelerde parti kaygısıyla değil ülke kaygısıyla hareket edilmelidir. Bütün yasal düzenlemede tek ölçüt milli iradenin güçlendirilmesi olmalıdır.&nbsp;</p><p>Üç; ekonomisi güçlü olmayan bir ülkenin demokrasisinin güçlü olmadığı da açıkça görülmektedir. Bu sebeple acilen tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçilmeli adil bir gelir dağılımı mutlaka sağlanmalıdır. Türkiye'nin 81 ilinde üretim ve kalkınma seferberliği başlatılmalıdır.&nbsp;</p><p>Dördüncü olarak; dış politikada şahsiyetli bir tavır takınmak elzem hale gelmiştir. Topyekün yeni bir anlayış ve yaklaşım değişikliğine gidilmeye ihtiyaç vardır. Komşularımızla ve İslam ülkeleriyle bölgedeki tarihi ve kültürel bağlarımız olan ülkelerde ilişkiler güvenlik başta olmak üzere dostluk ve işbirliği zemininde yeniden inşa edilmelidir. Bugünkü şartlarda bunun en kadar zor olduğunu görüyoruz ve biliyoruz. 18 yıldır ihmal edilen bu irtibatları hemen bugün bu iktidarın özellikle hayat geçirmesi kesinlikle mümkün gözükmemektedir.</p><p>İşte bundan dolayıdır ki son olarak bu saydıklarımızın gerçekleşmesi maalesef yıpranmış artık geleceğe dair bir vizyonu ve hayali kalmamış bu iktidarın da değişmesidir. Zihniyet değişikliği kendiliğinden iktidarda bu yanlışlıkların içinde boğulurken gerçekleştirilemez.&nbsp;<br /><br />Açıkça görülmektedir ki ülkemiz maalesef bu iktidarı taşıyacak takate sahip değildir artık. Bu iktidarın reform vaatleri ise hiçbir anlam taşımamaktadır. Meşhur bir söz var; ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. İktidarın bugüne kadar sergilemiş olduğu yönetim anlayışı bundan sonra devam edecek&nbsp;gözükmektedir. Bu anlayışın değişmesi elzemdir. Bu anlayışı iktidarın kendi kendisine yapma ihtimali de gözükmemektedir. Ama ne olursa olsun bizlerde umutsuzluk ve karamsarlık olamaz, olamamalıdır.</p><p>Bundan dolayı milletimize sesleniyorum ki kimse ümitsizliğe kapılmasın mahzun olmasın. Şairin dediği gibi; umutsuzluk yok gün gelir gül de açar bülbül de öter. Umut var ve biz inanıyoruz ki umut Saadet Partimizdir. Bunu söylerken bir particilik zihniyetiyle emin olun söylemiyorum. Saadet Partimizin ismini kaldırın&nbsp;umdeleri ortada kalsın yeter. Biz şahsiyetli bir dış politika izlemeyi 50 yıldır şiar edindik. İktidara her geldiğimizde de en ciddi adımları attık adeta tarih yazdık bu hiçbir zaman unutulmamalıdır.&nbsp;</p><p><strong>'SÜREKLİ MAĞDUR OLDUKLARINI İDDİA EDİYORLAR'</strong><br /><br />İktidardaki bu arkadaşlarımız sürekli mağduriyet oyununu oynamaktadırlar…<br />Neredeyse 20 yıldır iktidardalar, ellerinde Sultanlardan, Krallardan, Kisra’dan, Kayzer’den daha büyük imkan var.&nbsp;İsteyip de yapmadıkları hiçbir şey yok ama ne hikmetse sürekli ama sürekli mağdur olduklarını iddia ediyorlar. Bundan dolayıdır ki bu ülkede;&nbsp;4 milyon işsiz vatandaşımızın mağduriyeti görülmüyor. Kısa çalışma ödeneği bir hafta önce biten 3.5 milyon çalışanımızın mağduriyeti görülmüyor.<br />Açlık sınırının altında yaşayan 20 milyon vatandaşımızın mağduriyeti görülmüyor.&nbsp;16 yılda iflas eden 2 milyon esnafımızın sıkıntısı görülmüyor.&nbsp;<br /><br />İcra dairelerinde dosya sayısı 21,8 milyona dayandı. 83,5 milyonluk ülkemizde her 4 kişiden biri icralık ama bu mağduriyet görülmüyor.&nbsp;Öyle ki iktidarın mağduriyetlerinden; atanamayan öğretmenlerin, KYK borcu olan gençlerin, EYT’lilerin sıkıntılarına bakmaya fırsat bulunamıyor.&nbsp;Tekrar ediyorum kriz; bildiri krizi değil, ekonomik krizdir dert geçim derdidir.</p><p><strong>'RAMAZAN AYI BİR FIRSAT OLARAK DURUYOR'</strong><br /><br />Yine buradan sizlerin ve kamuoyunun huzurunda iktidara uygulaması için bir teklifte bulunmak istiyorum.<br />Emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz, genç kardeşlerimiz, ekmek teknelerini döndüremez hale gelen esnaflarımız, pandemi döneminde işsiz kalan yüz binlerce insanımız tam bir yıldır sizden yardım eli uzatmanızı bekliyor. Bugüne kadar bu sorumluluğunuzu yerine getirmediniz ama Ramazan ayı önünüzde bir fırsat olarak duruyor.<br /><br />Gelin bu yıl devlet, bir aylık fitre bedelini vatandaşlarına yardım olarak kendisi versin.<br />Kişi başı günlük 28 liradan, bir aylık 840 lira olarak "Ramazan Yardımı" adı altında vatandaşlarımıza destek olunsun. Bir evde 2 kişi yaşıyorsa 1680, 3 kişi yaşıyorsa 2520, 4-5 ve daha fazlasına göre bu miktar fert başına hesaplarına yatırılsın. En azından bir kere bunu yapabilirsiniz, inanın zor değil; 83 milyon vatandaşımızın her birine dahi bu yardımda bulunsanız 70 milyar TL civarında bir rakama tekabül ediyor.<br /><br /><strong>MERKEZ BANKASI AÇIKLAMASI</strong><br /><br />4 ay önce kendi atadığı Merkez Bankası Başkanı'nı bir gece yarısı kararnamesiyle görevden almanızın maliyeti bile 500 milyar liradan fazla. Ayrıca Merkez Bankası'nın kasasından adeta buhar olup uçan 128 milyar doların yanında bu rakamın esamesi bile okunmaz, devede kulak bile değil!<br />Bakın biz de buradan size bir söz veriyoruz:<br />Biliyoruz alkışı çok seviyorsunuz, övülmeyi, yere göğe sığdırılmamayı bekliyor, çok istiyorsunuz.<br />Söz veriyoruz; bu teklifimizi hayata geçirin, ellerimiz patlayıncaya kadar sizi alkışlayacağız!<br />Yeter ki; geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığından iyice bunalan milletimiz, Ramazan'da bari bir nebze olsun rahat nefes alsın!<br />Yeter ki; en azından bir ay boyunca çoluk-çocuğuyla oturduğu sofrasından tok kalksın!</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Zeytin Dalı'nda 2 asker şehit]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/zeytin-dalinda-2-asker-sehit-28279e2b21698-c91d-497a-b5f2-cea6c04352c12021-04-07T23:17:00+03:00Admin Zeytin Dalı'nda 2 asker şehit

Zeytin Dalı'nda 2 asker şehit

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Suriye'nin Tel Rıfat kırsalından Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarına PKK/PYD terör örgütü tarafından havanlı saldırıda 2 uzman çavuş şehit oldu.</strong></p><p>Edinilen bilgiye göre, PKK/PYD terör örgütü tarafından Suriye'deki TSK unsurlarına havanlı saldırı düzenlendi. Saldırıda Piyade Komando Uzman Çavuşlar Gökhan Çakır ile Ahmet Akdal şehit oldu.</p><p>Şehitlerin naaşı zırhlı askeri ambulansla alınarak Öncüpınar Sınır Kapısı üzerinden Kilis Devlet Hastanesi morguna getirildi.</p><p>Uzman Çavuşlar Gökhan Çakır ile Ahmet Akdal'ın naaşları, memleketleri Kahramanmaraş ile Bursa'ya uğurlanması için Gaziantep Havalimanına gönderilecek. Hastaneye 1'inci Hudut Alay Komutan Vekili Gökay Muştu ile çok sayıda komutanın geldiği öğrenildi.</p><p><strong>TERÖR ÖRGÜTÜ HEDEFLERİ VURULUYOR</strong></p><p>Fırat Kalkanı ile Zeytin Dalı Harekatı bölgesindeki askerler tarafından ateş destek vasıtalarıyla PKK/PYD hedeflerinin ateş altına alındığı bildirildi. Yoğun bombardımanın sürdüğü kaydedildi.</p><p><strong>MSB'DEN&nbsp;AÇIKLAMA</strong></p><p>Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, “PKK/YPG terör örgütü tarafından Zeytin Dalı Harekat bölgesinde gerçekleştirilen saldırıda 2 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, verilen karşılık sonucu ilk belirlemelere göre en az 3 PKK/YPG'li terörist etkisiz hale getirilmiştir. Bölgede belirlenen terör hedefleri ateş altına alınmaya devam edilmektedir. Şehit olan kahraman silah arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet, kıymetli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz” denildi.</p><p><strong>ACI HABER AİLEYE ULAŞTI</strong></p><p>Havan saldırısında şehit olan iki askerden biri olan Kahramanmaraşlı Uzman Çavuş Ahmet Akdal’ın Onikişbuat ilçesi Yunus Emre Mahallesi'ndeki yakınlarına acı haberi askeri yetkililer verdi.</p><p><img alt="ehit4.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/07/ehit4.jpg" style="height:1173px; width:1200px" /></p><p>Şehidin yakınları haber sonrası gözyaşlarına boğulurken, baba ocağı Türk bayraklarıyla donatıldı. Şehidin evli olduğu ve çocuğunun olmadığı öğrenildi.</p><p><img alt="ehit.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/07/ehit.jpg" style="height:730px; width:1200px" /></p><p><strong>AKŞENER: MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞ OLSUN</strong></p><p>Acı haberin ardından sosyal medya hesabı üzerinden taziye mesajı paylaşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;</p><p>Zeytin Dalı Harekât bölgesinde pkk/ypg terör örgütünün saldırısıyla şehit düşen kahraman askerlerimize Yüce Allah'tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyorum.&nbsp;</p><p>Milletimizin başı sağ olsun...&nbsp;</p><p><strong>KARAMOLLAOĞLU: BİR ÜZÜCÜ HABERDE... &nbsp;</strong></p><p>Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da paylaşımında, “Bugün bir üzücü haber de Zeytin Dalı Harekât bölgesinden geldi, PKK terör örgütü tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda şehit düşen evlatlarımıza Allah'tan rahmet diliyor, acılı ailelerine sabr-ı cemil niyaz ediyorum. Milletimizin başı sağ olsun” ifadelerini kullandı. &nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Darbecinin kardeşini büyükelçi tayin etmedin mi?']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/darbecinin-kardesini-buyukelci-tayin-etmedin-mi-28278d0fb5fbb-8f76-4cff-9735-66a6c9999e602021-04-07T23:03:00+03:00Admin 'Darbecinin kardeşini büyükelçi tayin etmedin mi?'

'Darbecinin kardeşini büyükelçi tayin etmedin mi?'

SİYASET

Admin
<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, </strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'emekli amiraller bildirisi' üzerine grup toplantısında söylediği <strong>"Çok açık net söylüyorum, şu anda bu emekli generallerin merkezinde CHP’nin kendisi vardır. 104’ün içinde CHP üyesi olanlar vardır"</strong> sözlerine yanıt verdi.&nbsp;</p><p><strong>BÜYÜKELÇİ ATANAN DİŞLİ'Yİ HATIRLATTI</strong></p><p>Kemal Kılıçdaroğlu açıklamasında, 15 Temmuz darbe girişiminin yönetim merkezi olduğu belirtilen Akıncı Üssü davasında tutuklu olarak yargılanan eski Tümgeneral Mehmet Dişli’nin abisi Şaban Dişli’nin büyükelçi olarak atanmasını hatırlattı.&nbsp;</p><p><strong>"BU AKLI SİZE KİM VERİYOR?"</strong></p><p>Sosyal medya hesabından "Seni gidi algıcı seni!" ifadeleriyle bir video paylaşan <strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu</strong>'nun açıklaması şöyle oldu.&nbsp;</p><p>“Neymiş efendim, bazı imzacı emekli amirallerin eşleri, kardeşleri CHP’liymiş. Şu zekâya bak Allah aşkına. Bu aklı size kim veriyor?&nbsp;</p><p>Eğer sen darbeci akrabası arıyorsan ben sana söyleyeyim, 251 kişinin katili olan darbecinin kardeşini büyükelçi tayin etmedin mi? Siz şehitlere bile saygı duymuyorsunuz. İstiyorsan şehit ailelerine soralım ne diyecek?”&nbsp;</p><p><strong>ERDOĞAN NE DEDİ?&nbsp;</strong></p><p>Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emekli 104 amiralin yayınladığı Montrö bildirisi üzerinden CHP’ye yüklendi. &nbsp;</p><p>Erdoğan, "CHP bildiriyi aklamaya çalışacak kadar şirazesinden koptu. Darbeciye darbeci dememizden huzursuzlar. Bu emekli generallerin merkezinde CHP'nin kendisi vardır. Bu 104'ün içinde şu anda CHP üyesi olanlar vardır. İncelemeler devam ediyor. Kim bilir daha neler çıkacak? Bundan sonra hesabını bu işin çok ağır vereceksiniz. Siz kaçacaksınız, biz kovalayacağız” dedi. &nbsp;</p><p><strong>DİŞLİ, 2018'DE LAHEY BÜYÜKELÇİSİ OLARAK ATANMIŞTI</strong></p><p>2018 yılında Hollanda ile normalleşme kararının ardından Lahey Büyükelçiliğine 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında tutuklanan <strong>Tümgeneral Mehmet Dişli</strong>'nin ağabeyi Şaban Dişli atanmıştı. &nbsp;</p><p>Dışişleri Bakanlığı atamayı <strong>“Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla Şaban Dişli Lahey Büyükelçimiz olarak atanmıştır” </strong>ifadeleriyle duyurmuştu. &nbsp;</p><p><img alt="disli.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/07/disli.jpg" style="height:664px; width:1200px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Vaka sayısı 50 bini de aştı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/vaka-sayisi-50-bini-de-asti-28277b4fe3dc4-9443-4b4d-bb47-e5db1ff66cf12021-04-07T22:36:00+03:00Admin Vaka sayısı 50 bini de aştı

Vaka sayısı 50 bini de aştı

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Sağlık Bakanlığı,</strong> koronavirüs&nbsp;salgını nedeniyle yaşanan yeni can kaybını, vaka ve hasta sayısını açıkladı.&nbsp;</p><p>Bugün toplam 302 bin 108 test yapıldı. Semptom gösteren 2 bin 203 kişiyle birlikte toplam 54 bin 740 yeni vaka tespit edildi.&nbsp;</p><p><img alt="7.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/07/7.jpg" style="height:612px; width:1200px" /></p><p><strong>VEFAT SAYISI DA DURDURULAMIYOR&nbsp;</strong></p><p>Tabloya göre son 24 saatte 276 kişi hayatını kaybetti, toplam can kaybı 32 bin 943’e yükseldi.&nbsp;</p><p>Bugün iyileşen 35 bin 503 kişiyle birlikte toplam iyileşen hasta sayısı 3 milyon 194 bin 978’e yükseldi.&nbsp;</p><p><strong>DÜN 49 BİN 584 VAKA TESPİT EDİLMİŞTİ&nbsp;</strong></p><p>Sağlık Bakanlığı, dün 211 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 3 yeni hastayla birlikte toplam 49 bin 584 vakanın tespit edildiğini ve 28 bin 498 kişinin sağlığına kavuştuğunu duyurmuştu.&nbsp;</p><p><img alt="6-001.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/07/6-001.jpg" style="height:595px; width:1200px" /></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Muharrem Erdemir Kovid-19'a yenik düştü]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/muharrem-erdemir-kovid-19a-yenik-dustu-28276c9f0041d-f644-4b98-a26c-6babf309a1fa2021-04-07T22:31:00+03:00Admin Muharrem Erdemir Kovid-19'a yenik düştü

Muharrem Erdemir Kovid-19'a yenik düştü

MAGAZİN

Admin
<p><strong>Oyuncu&nbsp;Muharrem Erdemir,</strong> yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybetti.&nbsp;Kızı <strong>Eda Erdemir,</strong> "Babamı bu gece kaybettik. Acımız çok büyük, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cenazesi Sivas'a defnedilecektir" dedi.</p><p><strong>OYUNCULAR SENDİKASI: ÇOK ÜZGÜNÜZ</strong></p><p>Oyuncular Sendikası'ndan yapılan açıklamada da, 'Meslektaşımız <strong>Muharrem Erdemir</strong> hayatını kaybetti. Çok üzgünüz. Başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine sabır diliyoruz. Başımız sağ olsun' ifadelerine yer verildi.</p><p><strong>YER ALDIĞI YAPIMLAR</strong></p><p>Erdemir, 'Arka Sokaklar', 'Kertenkele', 'Akasya Durağı' ve 'Ihlamurlar Altında' başta olmak üzere birçok dizi ve filmde rol almıştı.</p><p>Erdemir, bir dönem Yeşilçam'a Gönül Verenler Derneği’nin başkanlığını yapmıştı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kurulan iki yeni fakülte davalık oldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kurulan-iki-yeni-fakulte-davalik-oldu-282752263ab88-a5ce-415a-b58e-8f0c4b07438f2021-04-07T22:24:00+03:00Admin Kurulan iki yeni fakülte davalık oldu

Kurulan iki yeni fakülte davalık oldu

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi</strong>'ne rektör olarak Prof. Dr. Melih Bulu'nun atanmasının ardından tartışmalar sürerken iki yeni fakülte kurulduğuna dikkat çeken <strong>Eğitim Sen,</strong> Boğaziçi Üniversitesi’ne iki yeni fakülte kurulmasını öngören 3519 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın yürütmeyi durdurma ve dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesi talebiyle Danıştay’a dava açtı.</p><p>Eğitim Sen, dava dilekçesinde kararın iptali için şu gerekçeleri gösterdi:</p><p>"- 09.07.2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 703 sayılı KHK ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu madde 5 (f)’te yapılan değişiklikle fakültelerin kanunla kurulması öngörülmüştür.</p><p>- Anayasanın 130. madde 1. fıkrada ‘Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları (………………) kanunla düzenlenir’ ilkesini güvenceye almak üzere yürütme organının özerkliğe aykırı işlem ve eylemlerini ortadan kaldırmak amacıyla 9. fıkrada kanunilik güvencesi getirilmiştir. Bu madde verilen atama kararına dayanak yapılabilecek 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu Ek Madde 30’un iptalini gerektirmektedir.</p><p>- Anayasanın 130. madde 9. fıkrasında yükseköğretim organlarının kuruluş ve organlarının kanunla düzenleneceği açıktır.</p><p>- Yine Anayasanın 104. madde 17. fıkrası bu tür bir adımın Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bile atılmasına izin vermezken, bir Cumhurbaşkanı kararı ile bu tür bir adımın atılması hukuken mümkün değildir.</p><p>- Davaya konu işlemin dayanağı yanında bizzat kendisi de anayasaya aykırıdır. Üniversitelerin yalnızca bir tabela olmadığı ve bünyesindeki diğer birimlerle birlikte bir anlam ifade ettiği tartışmasızdır. Aksinin kabulü ise üniversitelerin yasayla kurulmasına dair anayasal kuralı etkisizleştirecektir.</p><p>- Yükseköğretim Kurulu’nun ve üniversitenin ilgili organlarının görüşü alınmadan yeni fakülte kurulması Yükseköğretim Kanunu’nun ve Anayasa’nın ilgili maddelerine aykırıdır.</p><p>- Türkiye Barolar Birliği’nin 31.12.2020 tarihli verilerine göre, Türkiye’de avukat sayısı 143.330’dur. Adalet Bakanlığı’nın 2020 yılında TBMM’ye gönderdiği raporda Türkiye’de avukat sayısının son on yılda ikiye katlandığı ifade edilmiş olup, bunun nedeni ihtiyaç ve kamu yararı nazara alınmadan açılan çok sayıda hukuk fakültesidir. Birçok fakülte hukukçu olmayan dekanlar tarafından yönetilmektedir. Yine Boğaziçi Üniversitesi’nde iletişim fakültesi açılması, mevcut iletişim fakültelerinin yılda yaklaşık 20 bin mezun vermeye başladığı dikkate alındığında davaya konu işlem hizmet gereklerine aykırıdır.</p><p>- Davaya konu kararda takdir yetkisi hukuka uygun kullanılmamıştır. Ülkenin en nitelikli üniversitelerinden biri ile ilgili bir tasarrufa ilişkin, işlemi tesis eden makam dışında hiç kimsenin bilgisi bulunmamaktadır. Takdir yetkisi idareye tanınmış bir ‘hak’, ölçüsüz bir değerlendirme olanağını ifade etmez. Kısaca, hukuk düzeni sınırları içinde kullanılmalıdır."</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Geyikli Zeytinyağları markalaştı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/geyikli-zeytinyaglari-markalasti-28274e164a747-29c3-46b7-b6d5-c2053e3cabae2021-04-07T21:58:00+03:00Admin Geyikli Zeytinyağları markalaştı

Geyikli Zeytinyağları markalaştı

EKONOMİ

Admin
<p>2019 yılı verilerine göre Çanakkale’de toplam 307.257 dekar alanda zeytinlik bulunuyor. Bu zeytinliklerin yaklaşık yüzde 30,33’ünü kapsayan Geyikli yöresi ise zengin aromalı zeytinyağları ile&nbsp;Türkiye’deki önemli kaliteli zeytinyağı üretim merkezlerinden biri.</p><p>Geyikli’deki zeytinliklerden toplanan zeytinlerden üretilen zeytinyağlarının yüksek kalitesi ve ayırt edici bir özelliğe sahip olması birkaç nedene bağlanıyor. Bunlardan biri&nbsp;coğrafi bölgenin Akdeniz iklimiyle Karadeniz arasında bir geçiş iklimi özelliği göstermesi ve yıl boyu değişik şiddetlerde ve yönlerde rüzgâr alması. Ayrıca açık denizden gelen yüksek oranda oksijen ve iyot içeren havanın etkisiyle bölgede yetişen zeytinler, yavaş ve geç olgunlaşıyor. Zeytinlerin yavaş olgunlaşması ise aroma bileşenlerinin daha zengin ve yoğun bir şekilde sentezlenmesini sağlıyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/606e049b3dddc.jpg" style="height:753px; width:700px" /></p><p>Geyikli Bölgesi’nin önde gelen zeytinyağı üreticilerinden <strong>Olivoyage Zeytinyağları</strong> markasının kurucusu&nbsp;<strong>Oya Zingal</strong>&nbsp;yaptığı değerlendirmede Geyikli Zeytinyağı’nın coğrafi işaret onayı almasının markalaşma süreci açısından çok önemli olduğunu vurgulayarak, &nbsp;bu durumun sadece üreticilere değil tüm bölgeye ekonomik fayda sağlayacağı görüşünü dile getirdi.</p><p>Geyikli’nin çok özel bir destinasyon olduğunu belirten&nbsp;<strong>Oya Zingal</strong>, “ Toprağın bize cömertçe sunduğu zeytinler coğrafi özellikler ve iklim şartlarının da etkisi ile özenli ellerde çok yüksek kalitede bir zeytinyağı haline geliyor. Coğrafi işareti çok önemsiyorum ve son derece umutlu bir gelişme olarak değerlendiriyorum.” dedi. &nbsp;Yerel üretimin ve kırsal kalkınmanın desteklenmesinin aynı zamanda geleneksel üretim bilgisinin korunması açısından da çok kıymetli olduğuna değinen<strong> Oya Zingal </strong>“Coğrafi işaretler, üreticiye pazarlama konusunda destek sağlamanın yanı sıra tüketiciye de kalite güvencesi veriyor. Bir sonraki adım olarak uluslararası tescillerin alınmasının ihracat gücümüze çok olumlu katkılar sağlayacağını düşünüyorum ” şeklinde konuştu.</p><p><strong>Geyikli Zeytinyağı</strong>’nın coğrafi işaret onayı almasının Geyikli için büyük önem taşıdığına dikkat çeken&nbsp;<strong>Geyikli Belediye Başkanı “Mevlüt Oruçoğlu</strong>“ ise konuyla ilgili olarak,&nbsp;“Uzmanlar Geyikli Zeytinyağı’nın &nbsp;dünyanın en kaliteli zeytinyağları kategorisinde olduğu konusunda görüş birliğinde. Çok şanslı bir coğrafyada yaşıyoruz ve bu şansı en doğru şekilde kullanmakla sorumluyuz. Zeytinyağımız yüksek katma değeri ile hem ulusal hem uluslararası pazarlarda çok ciddi bir potansiyele sahip. Coğrafi işaret, bu potansiyelin her anlamda en doğru şekilde değerlendirilmesi, bölge üreticilerinin ürettiği kaliteli ürünlerin pazarda hak ettiği değeri bulması açısından son derece önemli. Coğrafi işaret tanıtım anlamında da elimizi güçlendiren önemli bir faktör. Zeytinyağımızın markalaşmasını desteklemek için elimizden geleni yapacağız. Geyikli Belediyesi olarak bu seneki hasat şenliğini 4 günlük bir zeytin festivaline dönüştürmeyi hedefliyoruz.” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ramazan paketleri dijitalleşti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ramazan-paketleri-dijitallesti-28273edc9a43b-d38c-4041-8c44-8acaf668c36a2021-04-07T21:34:00+03:00Admin Ramazan paketleri dijitalleşti

Ramazan paketleri dijitalleşti

GÜNCEL

Admin
<p>Teknolojik alt yapısı ile esnek yan haklar ve ödüllendirme projelerinde yeni nesil çözümler sunan Momento’nun Kurucusu <strong>Zeynep Dağlı Kastro, </strong>“Dijital Erzak uygulamasını geçen yıl hayata geçirdik. Bu yıl Ramazan ayında Dijital Erzak uygulamasına talep geçen yıla kıyasla 4 kat arttı. Bu ilginin önümüzdeki dönemde de katlanarak süreceğini öngörüyoruz” dedi.&nbsp;</p><p><strong>ŞİRKETLERE YÜZDE 39’A VARAN MALİYET AVANTAJI SAĞLIYOR</strong></p><p>2020 yılında şirketlerin yıl genelinde toplam 24.679 çalışanı için Dijital Erzak yardımında bulunduğunu belirten Zeynep Dağlı Kastro, sözlerine şöyle devam etti: “Dijital Erzak şirketlerin hediye çeki veya erzak kolisi gönderimi gibi operasyonel işler ile uğraşmasına son veriyor. Fiziksel teması ortadan kaldıran bu uygulama ile çalışanlar&nbsp;sunulan portal üzerinden marketten giyime, elektronikten çocuk ürününe kadar pek çok markadan online kod ile temassız ve hızlı bir şekilde, kendi ürünlerini seçerek satın alımlar yapabiliyor. Tüm bunların yanında erzak yardımını nakit olarak yapmak yerine Momento ile yapması durumunda şirketler ayni yardım statüsündeki hizmetlerimiz sayesinde yüzde 39'a varan maliyet avantajından yararlanma fırsatını yakalayabiliyor.”&nbsp;Öte yandan pandemi ile birlikte şirketlerin ve çalışanların uzaktan, temassız ve dijital ödüllendirme çözümlerini tercih ettiklerini ifade eden Kastro “Momento mobil uygulamamızın güncel versiyonunu çalışanlarla buluşturduk ve kullanıcılardan büyük ilgi gördük. Anlık kullanıcı dataları incelendiğinde çalışanlarıün web üzerinden portal kullanımının 3-4 katı kadar uygulama kullanımını tercih ettiklerini gözlemledik” diye konuştu.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[D Maris Bay sezona hazır]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/d-maris-bay-sezona-hazir-282720d53fbe1-169c-4113-8725-1c42ce06a4d42021-04-07T15:09:00+03:00Admin D Maris Bay sezona hazır

D Maris Bay sezona hazır

TURİZM

Admin
<p><strong>Datça </strong>Yarımadası’nda doğayla bütünleşmiş saklı bir cennet olan <strong>D Maris Bay</strong>, her şeyden uzakta ama herkesin hatırında kalacak bir düğün için pek çok imkân sunuyor. D Maris Bay’in, düğünlerini deniz kenarı ve açık havada tercih edenler için birbirinden çekici plaj, bar ve lounge’ları, dünya çapında ünlü şeflerin yönetimindeki restoranları, havalimanından özel helikopterle transfer seçeneği, Datça’nın endemik bitki örtüsünden içeriklerle geliştirilen yağ, sabun ve kremlerle bütüncül spa deneyimi bu olanaklardan sadece birkaçı…</p><p>1935’ten bu yana Fransa’nın güney sahillerinde faaliyet gösteren La&nbsp;<strong>Guérite Saint-Barthélemy</strong>’nin Türkiye’deki tek işletmesi, şef Yiannis Kioroglou yönetiminde konuklarını Akdeniz esintileri içeren bir menüyle ağırlamak için bekliyor. Yemekli 150, kokteyl düzeninde 220 kişi kapasitesi olan La Guérite Saint-Barthélemy, günbatımından şafağa kadar süren istisnai DJ performansları ile de muhteşem bir düğüne hazır.</p><p>Ege denizinden komşumuz Simi’nin deniz kenarındaki popüler tavernalarından ilham alan&nbsp;<strong>Manos</strong>, kumsalı mesken tutan rahat atmosferinde inanılmaz bir Ege gecesi ve deniz mahsulleri seçkisi sunuyor. Yemekli 160, kokteyl düzeninde 220 kişi kapasitesi olan Manos kumlar üzerinde unutulmaz bir düğün için ideal bir adres.</p><p>D Maris Bay'in eşsiz manzaralı lezzet durağı&nbsp;<strong>D Maris Kitchen</strong>&nbsp;ise The Bay plajında “Lounge” konseptindeki dekorasyonu ile açık havada, rahat bir atmosferde misafirlerini bekliyor.</p><p><strong>D Maris Bay,</strong> düğün sahiplerine Green Hill’de günbatımını karşılayan bir düğünden kumsalda düzenlenen bir törene benzersiz bir atmosfer, en ince detaylarıyla düşünülmüş unutulmaz fotoğraflarla daima hatırlanacak bir gün sunuyor. Misafirlerine düğün sonrasında da birbirinden çok farklı plaj seçenekleri, su üstü ve altında hatta havada pek çok aktivite vaat ediyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Online imkanları iyi değerlendirin]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/online-imkanlari-iyi-degerlendirin-2827135c28495-ead2-419b-9c16-64a0063c9a9b2021-04-07T15:01:00+03:00Admin Online imkanları iyi değerlendirin

Online imkanları iyi değerlendirin

GÜNCEL

Admin
<p>Birçok iş yeri kapanırken, var olan işletmeler ve kurumlar sabit giderlerin devam etmesi sebebiyle zor günleri atlatmaya çalışıyor.<strong> Kariyer Koçu Pelin Narin Tekinsoy</strong>'dan pandemide iş arayan ve iş değiştirmek isteyenlere yönelik işte 10 atın tavsiye:</p><p><strong>Online imkanları iyi değerlendirin&nbsp;</strong></p><p>Kişiler hedefledikleri işlere yerleşebilmek için bu süreçte kendilerinde geliştirilmesi gereken yönlerini fark etmeye çalışarak online eğitim imkanlarından yararlanabilirler. Bu sayede daha az zaman ve bütçe ayırarak bu eksiklikler tamamlanabilir. Adaylar hem kişisel hem de kariyer gelişim sürecinde etkili olan diksiyon, ses, mülakat teknikleri, yabancı dil konularında çeşitli kurs ve eğitimler alarak ideal bir çalışan olma yolunda kendilerine katkı sağlayıp bu gelişimleri cv'lerine de yansıtabilirler.&nbsp;</p><p><strong>Dijital ortamlar yeni iş çevreleri oluşturmak için iyi birer araç</strong></p><p>Dijital platformları kullanmayı başaran ve halihazırda sosyal ilişki kurmaya yatkın olanlar pandemide yeni birçok kişi tanıdılar. İş değiştirmek isteyenler ve yeni mezun adaylar; bu dijital platformlar, eğitimler, konuşma kulüpleri aracılığı ile yeni insanlar tanımaya ve çevrelerini geliştirmeye odaklanmalılar. Yeni çevre her zaman yeni fırsatlar demektir.&nbsp;</p><p><strong>İşverenler bu dönemde maliyet açısından yeni mezunlara yönelebiliyor</strong></p><p>İş tecrübesi her dönem gerekli olduğundan yeni mezun adaylar bu konuda kendilerini dezavantajlı hissedebilirler. Pandemi, işverenlere maliyetlerin düşmesi sebebiyle yeni mezunları cazip kıldı. İş bulmak bu dönemde zor gibi görünse de yeni mezun adaylar tecrübe edinmeye istekli olduklarını iş verene rahatça ifade edebilirlerse bazı iş kolları için avantajlı duruma bile geçebilirler. Dönemin getirdiği artılar ve eksiler iyi değerlendirilip akılcı planlar yapılarak iş arayışına gidilmeli.</p><p><strong>İş değiştirmek ve terfi etmek isteyenler iletişim araçlarını iyi kullanmalı&nbsp;</strong></p><p>Eski bir çalışansanız, mevcut işinizde terfi etmek veya farklı bir işe yerleşmek istiyorsanız yönetimle ve ekibin diğer üyeleri ile ilişkileri sağlam ve sağlıklı olması beklenir. Bu beklentiyi karşılamak için tüm iletişim araçlarını kullanarak bunu sağlamaya çalışmalısınız. Günlük iletişimi aksatmamak için telefon ve diğer online iletişim programlarıyla da sıkça görüşmeler yapmalı, toplantıları iptal etmek veya ertelemek yerine online olarak gerçekleştirmeye çalışmalısınız.&nbsp;</p><p><strong>Görünür olun</strong></p><p>Kişilerin evlerinden çalıştığı, fiziksel olarak bir araya kısıtlı gelinebildiği bu günlerde, aranan iş pozisyonlarına uygun olunduğu gösterilmek için görünür olunmalı. Bunun için kişiler kendilerini göstermek istediği konuya dair online yazılar yazabilir, sosyal medyada ilgili konu başlıklarında hashtagler ile içerikler üretebilir, aranan isim olmaya çalışabilirler. Profesyonel, iş profilleri üzerine oluşturulmuş sosyal medya platformlarında bilgilerinizi güncelleyebilir, üye değilseniz hesaplar oluşturabilirsiniz. Bu kanallar aracılığı ile yeni iş bağlantıları edinebilir, iş ilanlarını buralardan da düzenli olarak takip edebilirsiniz.&nbsp;</p><p><strong>Online mülakatlar için hazırlıklı olun</strong></p><p>Mülakat ve toplantılar bu süreçte daha çok online yapılabildiği için bunları planlama süreçleri de hızlandı. Evinizin bir köşesini her an yeni bir görüşme yapabilecekmiş gibi hazır ve düzenli bulundurun. Görüşme mekanının ışık, arka fon gibi konularda iyi seçilmiş olmasına dikkat edilmeli ve kişiler kendi dış görünüşlerini hızlıca hazırlayabilmek için uygun seçilmiş bir kıyafeti hazır bulundurmalı. Mülakat ve görüşmelerin yarıda kesilmemesi için internet bağlantısı, şarj durumu, kulaklık, masa lambası gibi araç ve ekipmanların sağlam durumda olduğu kontrol edilmeli. İş görüşmesi için gerektiğinde sessiz bir ortamın sağlanabilmesi adına hazırlıklar önceden yapılmalı. İş verenler pandemi dönemini nasıl geçirdiklerini zaman zaman adaylara sorabiliyorlar. Bu soru karşısında üretken olunduğunun gösterilmesi için alınan online eğitimler, yapılan gönüllülük çalışmaları, okunan kitaplar, dahil olunan uygulamalar listesi cv.de güncellenebilir.&nbsp;</p><p><strong>Gündemi takip ettiğinizi hissettirin&nbsp;</strong></p><p>Çoğu kişinin rehavet halinde geçirdiği pandemi günlerinde iş verenler Türkiye ve Dünya gündemini takip eden; ekonomi, sağlık, siyasi konuların gidişatına dair fikir edinmiş kişileri daha çok tercih edeceklerdir. Başvurulan firma mülakatta gelebilecek sorulara karşı iyi &nbsp;araştırılmalı, görüşme öncesi ön hazırlıklar tamamlanmalı ve hangi sektörlerin büyüdüğü, hangi alanlarda fırsatların oluştuğu iyi takip edilmeli.</p><p><strong>Hedefinizi iyi belirleyin&nbsp;</strong></p><p>İlk hedef bu süreçte iş başvurusu yapmayı asla bırakmamak olmalıdır. Kişiler kendilerini nerede görmek istiyorlarsa, hangi iş alanında uzmanlaşmak istiyorlarsa oraya gidebilmek için kendilerine planlı ve dikkatli yol haritaları belirlemeliler. İş adayları düş panosu gibi atölye çalışmalarına katılarak pandemiyi zihinsel ve bedensel olarak nasıl yönettiklerinin resmini çıkarabilir, süreci tarafsız bir gözle değerlendirebilirler. Hem duygusal hem de mantıksal olarak içinde bulunulan ve gelecekte olmak istenen yer böylece netleşebilir.</p><p><strong>Adaylar hızlı karar vermemeli&nbsp;</strong></p><p>Özellikle uzun süredir iş arayan kişiler buldukları ve ihtiyaçlarından dolayı da hiç istemedikleri bir işi maddi yetersizliklerden dolayı kabul edebiliyor. Bu durumda mevcut koşullar iyi düşünülerek ve alternatif arayışına gidilebilir. Gizlice sağlıklarını da etkileyebilecek bu işleri kabul etmeden önce adaylar iyi düşünmelidir. Gerektiğinde yeni iş girişim fikirlerini takip ederek kendileri için geliştirebilirler. Yeni dünya düzeninde yükselen ve farklı iş kollarına da bakmalıdırlar. &nbsp;</p><p><strong>İyimser bakış açısı kaybedilmemeli</strong></p><p>Tüm dünya olarak içinden geçtiğimiz bu zorlu dönemde kişiler morallerini ve motivasyonlarını yüksek tutmaya çalışmalı. Adaylar kişisel bakımlarını her zamanki gibi yapmalı, dinç ve enerjik bir duruş geliştirmelidir. Kendilerini diğer adaylardan ayıracak bu önemli özellikleri atlamamalı. İyimser olmak dahi aranan bir özellik haline geldi, bu durumu da gözden kaçırmamalı.&nbsp;<br />&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Tulumtaş Mağarası turizme açılıyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tulumtas-magarasi-turizme-aciliyor-2827024bb5fec-3f72-4153-8909-438fae23df982021-04-07T14:53:00+03:00Admin Tulumtaş Mağarası turizme açılıyor

Tulumtaş Mağarası turizme açılıyor

TURİZM

Admin
<p>1992 yılından bu zamana kadar turizme açılmayı bekleyen <strong>Tulumtaş Mağarası</strong>’nın ihale sürecinin tamamlandığını ve mağarada inşaat çalışmalarının başladığını söyleyen Başkan Ramazan Şimşek “Oluşumu 1 milyon yıl öncesine dayanan,&nbsp;sarkıt, dikit ve sütunların yer aldığı mağaramız adeta görenleri büyülüyor.&nbsp;Mağaranın yüksekliği ise yer yer 30-40 metreye ulaşıyor. Ankara’mızı turizm cenneti yapma yolundaki adımlarımızdan olan Tulumtaş Mağaramızın açılışı için geri sayım başladı” diyerek müjdeli haberi duyurdu. &nbsp;&nbsp;</p><p>“Tulumtaş Mağarası’nın üç bölümden oluştuğunu aktaran Başkan<strong> Ramazan Şimşek</strong> “Birinci bölüm karşılama merkezi kısmı. Bu kısımda altı mekândan oluşan birbirinden ayrı olarak tasarlanan dört yapımız olacak. Aralarında bağımsız olarak tasarlanan yürüme yolu ve engelli vatandaşlarımızın da yararlanabileceği merdivenin bulunmasını planlıyoruz. Yapılarımız doğal döngüye zarar vermeyecek şekilde tasarlandı” dedi.&nbsp;</p><p><strong>Doğal yapıya uygun tasarlandı</strong></p><p>“Mağarada; ziyaretçilerimize keyifli vakit geçirmelerini sağlayacak kafeterya, sine vizyon salonu yanı sıra tuvalet, bilet gişesi ve mescitte bulunacaktır” diyen Başkan Şimşek sözlerine şöyle devam etti: “500 metrekare büyüklüğünde otopark alanı bulunan mağaranın içine, doğal doku bozulmadan yürüyüş alanları eklendi. Mağaranın içerisinde bulun 100 metre uzunluğundaki bu yol seyir alanı olarak da değerlendirilmekte.&nbsp;Yapılar doğal yapıya zarar vermeyecek şekilde projelendirilmiş ve uygulamaya geçildi.“</p><p><strong>Ankara’da turizm algısını değiştirecek bir yenilik</strong>&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p><p>Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi göstereceklerini belirten Başkan <strong>Şimşek,</strong> “Ankara’nın sosyal ve ekonomik anlamda yüzünü değiştireceğine inandığımız bir proje. Hayata geçirmek için bizler de sabırsızlanıyoruz. Tulumtaş Mağarası çok önemli bir miras. Bu mirası yaşatmış olmak bizler adında da büyük bir kıvanç.&nbsp;3. Kısım mağara etrafındaki yamaçların ziyaretçileri tehlikeye düşürecek bir kaza olmaması için endüstriyel dağ ekibimiz ile itinalı kaya temizliği ve muhafazası yapılarak olası kazaları önlemek için ekstra güvenlik önlemleri alınacaktır.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kadın girişimci Seyhan Selçuk]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kadin-girisimci-seyhan-selcuk-2826949d6e588-a4e2-4555-bbf4-cf9d8573df942021-04-07T14:47:00+03:00Admin Kadın girişimci Seyhan Selçuk

Kadın girişimci Seyhan Selçuk

YAŞAM

Admin
<p>2012’den bu yana giyim sektöründe hizmet veren<strong> Bad Bear </strong>markasının kurucusu&nbsp;<strong>Seyhan Selçuk,</strong> girişimci ruhuyla dikkatleri üzerine çekiyor. Sokak modasına yön veren ve öncüsü olan Bad Bear markasının fikrini sağlam temeller üzerine kurup, klasik görüşlere modern cevaplar veren Seyhan Selçuk’un sektördeki tecrübesi ve vizyoner bakış açısı ile oluşturduğu markası her sezon satış rakamlarını artıyor.&nbsp;</p><p><strong>Bad Bear </strong>markasını kurduğu ilk günlerde, ileri dönük bakış açısına güvenen Selçuk , fark yaratan ürünleriyle en çok satış yapan e-ticaret markaları arasında yer alıyor.&nbsp;Yıllık satışı 1 milyon adede dayanan Bad Bear, sokak modasında kendi doğasına dönüp tarzını arayanlar tarafından tercih ediliyor. Yarattığı yenilikçi tarz ile kullanıcılarının özümsediği ve hayatının her anında kullanmaktan keyif aldığı marka, alışılmışın dışına çıkmaya davet ediyor.</p><p>Bad Bear’ın marka değerini daha yükseğe taşıyan <strong>Seyhan Selçuk, </strong>birbirinden farklı renk ve tasarımları, sektörde edindiği tecrübeyle birleştirerek markasını her geçen yıl daha da ileri taşıyor.&nbsp;Yapmak istediği işe inanıp, evinin salonunda kemer, çorap ve boxer koleksiyonunu tasarlayan, daha sonra yıllardır biriktirdiği ağ ile doğru üretime karar veren Seyhan Selçuk, Türkiye’de büyüttüğü girişimcilik hikayesine yurt dışında da devam etmeyi hedefliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Masa Tenisi Günü turnuvayla kutlandı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/masa-tenisi-gunu-turnuvayla-kutlandi-28268a5061e2e-8b96-45be-b6e1-a4274d5951722021-04-07T14:39:00+03:00Admin Masa Tenisi Günü turnuvayla kutlandı

Masa Tenisi Günü turnuvayla kutlandı

YEREL

Admin
<p>Kadıköy Özgürlük Parkı <strong>“Dünya Herkes İçin Masa Tenisi Günü” </strong>kutlamaları kapsamında <strong>Kadıköy Belediyesi </strong>Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından pandemi kurallarına uygun olarak düzenlenen masa tenisi turnuvasına ev sahipliği yaptı. Toplam 184 masa tenisi meraklısının katıldığı turnuvada rakiplerin heyecanlı çekişmesi eğlenceli görüntülere sahne oldu. Turnuvada birincilere ödüllerini<strong> Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı </strong>verdi.</p><p>Yarışmacılar 4 ayrı yaş kategorisinin bulunduğu turnuvada kendi aralarında kıyasıya mücadele etti. Yarışmanın kazananları 10 – 25 yaş kategorisinde Mehmet Onur Can, 26 – 49 yaş Engin Demiryürek, 50 – 65 yaş Atilla Çamlıdağ ve 65 yaş üstü kategorisinde Kadir Baran oldu ve birincilik ödülüne hak kazandı. &nbsp;Yarışmanın kazananlarına kupa ve madalyonun yanı sıra, her grubun birincilerine mini masa, ikincilerine profesyonel masa tenisi raketi ve üçüncülerine ise masa tenisi topu hediye edildi. &nbsp;</p><p><strong>Türkiye Masa Tenisi Federasyonu</strong> işbirliğiyle düzenlenen turnuvaya masa tenisine gönül vermiş antrenörlerin bir araya gelerek kurduğu KBS Masa Tenisi - Table Tennis Organizations (TTO) da ödül ve raketleri temin ederek destekte bulundu. &nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Otomobil fiyatlarındaki düşüş devam etti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/otomobil-fiyatlarindaki-dusus-devam-etti-28267735be14f-9621-4d2e-b180-7e945ac931b02021-04-07T14:30:00+03:00Admin Otomobil fiyatlarındaki düşüş devam etti

Otomobil fiyatlarındaki düşüş devam etti

OTOMOBİL

Admin
<p>Şubat ayının en çok ilan verilen vasıta kategorisi Otomobil olurken&nbsp;Minivan &amp; Panelvan, Arazi/ SUV &amp; Pick-up, Ticari Araçlar ve Motosiklet, Otomobil ilanlarını takip etti. Marka &amp; Model sıralamasında ilk sırada Renault – Clio yer alırken Volkswagen – Passat geçtiğimiz aya göre bir sıra geriledi ve ikinci en popüler marka &amp; model oldu. En çok ilan verilen otomobillerde sıralama Opel – Astra Renault – Megane ve Ford - Focus ile devam etti. Mart ayında en çok ilanı verilen Arazi/ SUV &amp; Pick-up markası değişmedi ve ilk sırayı yine Nissan aldı.</p><p><img src="https://ci6.googleusercontent.com/proxy/vBqeonojj--S-483kJ5M75A2ides-Pi9Ld06ANNA_YSfqgGQlO45Fe-fSvQhOFMAF7m4rTGmpZGN0kRt4gWJrPg61C_Q1TRSj16xjGW78dNoBj_msfX1kmNYkv9-QWzCxXXnDD7KRcHyzygVLtdOZ1lcI1Tpf-dJzT1fFaZoEFFBWZtFce8=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/19380/inline/1617778688_Otomobilde_En___ok___lan_Verilen_Modeller.jpg.jpg" /></p><p><br />sahibinden.com'un Mart verilerine göre en çok beyaz, siyah, gri, gümüş gri ve kırmızı renkli, yakıt türü dizel olan otomobil ilanları verildi. Otomobil model yıllarında liderlik geçtiğimiz ay olduğu gibi 2016 ve 2015 model otomobil ilanlarının oldu.</p><p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<strong>&nbsp;<img src="https://ci5.googleusercontent.com/proxy/dmB8T8E0LSTlh884qTgRarTldpXNdsIhcRDpO_tG6rvyt2bUe8YO0Qg8C8-_YffzRqoCveuZpeBHKPahux3p1yUfPElvIbBc5vaqaqvCmL9tPeFfnSomBaJqPaeuvySPDgCNMA1j_tP9KHyHfSUEzMxWgPtYu6-sL2OBIzdH4Wun2GuOBJM8Pcfi=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/19380/inline/1617778713_Otomobilde_En___ok___lan_Verilen_Model_Y__l__.jpg.jpg" /></strong></p><p><br />Tüm ilanlar arasında, araçların %36’si 0 – 100bin kilometre aralığında yer aldı. Otomobil ilanlarının %26’sı ise 50.000 - 100.000 TL aralığında satışa sunuldu.</p><p><img src="https://ci5.googleusercontent.com/proxy/c42xrgFzopZcPPrRiICBwPiIYnXsfqMx1CgfQw5flaI5MyRgKczOG3jkSKaLUx4TzTPkbaqRGCHWKx2DlO-HUBs8mi2pM6X4WgJUff9nc3jTpJYHEAvhFaMcDkL5B30ZE-csKIkufdwqPx0DaIGR3urbDT18bE0Su7Wpo-HVR8at6gmm57HKlxM0ze0f9w=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/19380/inline/1617778744_Otomobilde_En___ok___lan_Verilen_Fiyat_Aral______.jpg.jpg" /></p><p><br />sahibinden.com'da, ilan bakanlar Şubat ayında da en çok Renault, Volkswagen, BMW, Mercedes Benz ve Fiat marka otomobillerle ilgilendi.&nbsp;</p><p><strong><img src="https://ci3.googleusercontent.com/proxy/NUZLUm1CeAY6pzwN_N8xptp6sB1vUZRrSz7SSvH0fx2nT3a24NCKsaS38TR7O4P4hPcBO_R2cXTSSuAVJFR26cjiDWj-tCsHrEk8eptFI_WtE3-6feT4TDo58_36vbHfU2nhO0sqdIikx1D-GyAYPPE7HMncFQYUJLxj7l_OedxEIMl8jT91mg=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/19380/inline/1617778766_Otomobilde_En___ok_G__r__nt__lenen_Markalar.jpg.jpg" /></strong></p><p>Araçlar en çok gece 22:00-23:00 aralığında incelenirken, ilanlara ortalama bakılma süresi 10 dakika oldu.&nbsp;</p><p><strong>&nbsp;</strong></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Simge Eğrilmez'den yeni single]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/simge-egrilmezden-yeni-single-28266877e280f-96f8-4a33-b550-16f7786447522021-04-07T14:16:00+03:00Admin Simge Eğrilmez'den yeni single

Simge Eğrilmez'den yeni single

MAGAZİN

Admin
<p>Sözü ve müziği&nbsp;<strong>Simge Eğrilmez</strong>’e, aranjmanı ise&nbsp;<strong>Emre Poyraz</strong>’a ait olan şarkının klip yönetmenliğini&nbsp;<strong>Murat Joker</strong>&nbsp;üstlendi.&nbsp;</p><p><strong>Simge Eğrilmez</strong>&nbsp;“<strong>Cahil</strong>” 08 Nisan Perşembe&nbsp;<strong>DMC</strong>&nbsp;etiketi ile tüm dijital platformlarda ve klibi&nbsp;<strong>NetD</strong>&nbsp;kanalında yayında!</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Le Meridien Bodrum Beach Resort]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/le-meridien-bodrum-beach-resort-28265c56c7770-cb54-4d7d-a14d-aaa9a25f1d0e2021-04-07T14:09:00+03:00Admin Le Meridien Bodrum Beach Resort

Le Meridien Bodrum Beach Resort

TURİZM

Admin
<p>Davetleriniz,<strong> Le Meridien Bodrum Beach Resort</strong> tarafından her detayıyla titizlikle planlanır ve geriye sadece unutulmaz anılar bırakır. Le Meridien Bodrum Beach Resort'un görkemli ve şık atmosferi, deneyimli ekibi tarafından kusursuz bir şekilde yönetilen düğünleri, kutlamaları ve özel anları sizin için eşsiz seçeneklerle sunuyor. Konuklarınız anın büyüsüne kapılırken siz hatıralarda iz bırakacak anların keyfini çıkarabilirsiniz. Kutlamanız sırasında<strong> Le Meridien Bodrum Beach Resort </strong>mutfağının hünerli ve yetenekli ellerinden çıkan otantik spesiyaliteler ve ikramlar davetlilerinize ve size her anınızı özel hissettirecek. <strong>Le Meridien, </strong>profesyonelliğinin sade ve şık dizaynı, düğün ile ilgili hayal edilen dekorasyona yönelik her şeyin gerçekleştirilmesine olanak veriyor ve üstün teknolojik altyapı arzu edilen her türlü desteği sağlıyor. Sizler düğününüzün detayları ile ilgilenirken, davetlilerinizin tüm ihtiyaçları ile Le Meridien Bodrum Beach Resort her ayrıntısına kadar ilgileniyor.&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[377 kişinin mal varlığı donduruldu!]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/377-kisinin-mal-varligi-donduruldu-28264159fc443-68d6-4579-affd-e76c480d237a2021-04-07T13:58:00+03:00Admin 377 kişinin mal varlığı donduruldu!

377 kişinin mal varlığı donduruldu!

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Kararda mal varlığı dondurulması kararı alınan kişilerden 205’i FETÖ/PDY, 86’sı terör örgütü IŞİD, 77’si terör örgütü PKK/KCK, 9’unun da terör örgütü DHKP-C mensubu olduğu belirtildi.</strong></p><p>FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile PKK’lı teröristler Cemil Bayık, Murat Karayılan ve Duran Kalkan’ın mal varlıkları donduruldu. Mal varlığı dondurulan FETÖ/PDY Terör Örgütü üyesi 205 kişi arasında eski Zaman Gazetesi yazarı Ekrem Dumanlı, İpek Holding Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Hamdi Akın İpek,</strong> eski Samanyolu TV Genel Koordinatörü Hidayet Karaca, Melek İpek, Mustafa Karasu, Ferhat Abdi Şahin, Sabri Ok, Fehman Hüseyin, Ahmet Kurucan, Musa Aşoğlu, Önder Aytaç, Mehmet Yalınalp, Selman Kuzu gibi isimler var.</p><p><strong>“60 GÜN İÇİNDE DANIŞTAY’A DAVA AÇABİLİRLER”</strong></p><p>Resmi Gazete’de yayımlanan kararda şu ifadeler yer alıyor:</p><p>* 6415 sayılı kanunun 7’nci maddesinin 3’üncü fıkrası uyarınca aynı kanunun 3’üncü ve 4’üncü maddesi kapsamına giren fiilleri gerçekleştirdikleri hususunda makul sebeplerin varlığında istinaden ekli listelerde adı geçen kişi, kuruluş veya organizasyonların Türkiye’de bulunan mal varlıklarının dondurulması kararlaştırılmıştır.</p><p>* Bu karara karşı, 2575 sayılı Danıştay kanunun 24’üncü maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununu 7’nci maddesi çerçevesinde, Resmi Gazete’de yayımını izleyen 60 gün içinde Danıştay’a dava açabilir.</p><p>* Bu karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Bu karar hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.</p><p><a href="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/1_5281.jpg" title="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #1"><img alt="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #1" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/1_5281.jpg" style="height:2105px; width:1200px" /></a></p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/2_8360.jpg" title="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #2"><img alt="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #2" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/2_8360.jpg" style="height:2400px; width:1200px" /></a></p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/3_3118.jpg" title="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #3"><img alt="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #3" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/3_3118.jpg" style="height:2416px; width:1200px" /></a></p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/4_5995.jpg" title="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #4"><img alt="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #4" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/4_5995.jpg" style="height:2412px; width:1200px" /></a></p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/5_1113.jpg" title="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #5"><img alt="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #5" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/5_1113.jpg" style="height:1981px; width:1200px" /></a></p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/6_6084.jpg" title="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #6"><img alt="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #6" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/6_6084.jpg" style="height:2188px; width:1200px" /></a></p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/7_4652.jpg" title="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #7"><img alt="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #7" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/7_4652.jpg" style="height:2361px; width:1200px" /></a></p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/8_9917.jpg" title="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #8"><img alt="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #8" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/8_9917.jpg" style="height:1537px; width:1200px" /></a></p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/9_6161.jpg" title="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #9"><img alt="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #9" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/9_6161.jpg" style="height:2182px; width:1200px" /></a></p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/10_9436.jpg" title="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #10"><img alt="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #10" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/10_9436.jpg" style="height:1671px; width:1200px" /></a></p><p>&nbsp;</p><p><a href="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/11_5848.jpg" title="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #11"><img alt="377 kişinin Türkiye deki mal varlıkları donduruldu #11" src="https://icdn.ensonhaber.com/resimler/diger/kok/2021/04/07/11_5848.jpg" style="height:523px; width:1200px" /></a></p><p>&nbsp;</p><h4>&nbsp;</h4><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Anadolu Ajansı'nda Serdar Karagöz dönemi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/anadolu-ajansinda-serdar-karagoz-donemi-28263afd97349-3b75-4426-a236-4a99a1dd71452021-04-07T13:31:00+03:00Admin Anadolu Ajansı'nda Serdar Karagöz dönemi

Anadolu Ajansı'nda Serdar Karagöz dönemi

MEDYA

Admin
<p>2014 yılından bu yana Anadolu Ajansı Genel Müdürü olarak görev yapan Şenol Kazancı'nın yerine <strong>Serdar Karagöz </strong>atandı.</p><p>Serdar Karagöz'ün yeni görevine atanmasının ardından, Anadolu Ajansı'nda bütün yönetim kurulu değişti.</p><p><strong>YENİ YÖNETİM KURULU</strong></p><p>Anadolu Ajansı'nın yeni yönetim kurulu; Serdar Karagöz,&nbsp; &nbsp;Doç. Dr. İsmail Çağlar,&nbsp; Doç. Dr. Yusuf Özkır,&nbsp; Prof. Dr. Hasan Nuri Yaşar ve&nbsp; Büşra Karaduman Aktuna'dan oluşuyor.</p><p>&nbsp;</p><p><strong>SERDAR KARAGÖZ KİMDİR?</strong></p><p>Bilgi Üniversitesinde Siyaset Bilimi lisans eğitimi alan Karagöz, aynı üniversitenin İnsan Hakları Hukuku yüksek lisans programının ardından ABD'de The New School University'de "Media Studies" alanında yüksek lisans programını tamamladı. Karagöz, ABD'de bulunduğu dönemde "The New York Times Syndication" departmanında çalıştı.</p><p>Turkuvaz Medya Grubu bünyesinde BM Diplomasi Muhabirliği ve grubun New York temsilciliğini yapan Karagöz, 2013'te Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü olarak Türkiye'ye döndü.</p><p>Karagöz, "Daily Sabah" gazetesini 2014 yılında kurdu ve Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendi.</p><p>Serdar Karagöz, 2018'den bu yana TRT World ve TRT Arabi kanallarını bünyesinde barındıran TRT Uluslararası Haber Kanalları Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürütüyordu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['e-imza da kimlik kartlarına yüklenecek']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/e-imza-da-kimlik-kartlarina-yuklenecek-28262e99809bd-74a2-4f37-a8ba-f9b941e3c6102021-04-07T13:14:00+03:00Admin 'e-imza da kimlik kartlarına yüklenecek'

'e-imza da kimlik kartlarına yüklenecek'

SİYASET

Admin
<p><strong>İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,</strong> "Biyometrik Veri Yönetimi Sistemi Tanıtım Toplantısı’nda konuştu.</p><p><strong>Bakan Soylu konuya ilişkin şunları söyledi:&nbsp;</strong></p><p>"Yakın bir zamanda e-imzayı da Türkiye Cumhuriyeti kimlik cüzdanlarımıza koymuş olacağız. 18 Ekim 2018 tarihinden itibaren 490 bin 849 olaya ait parmak izi verisini sisteme girdik. 2017 yılından bu yana 392 milyon 69 bin 875 arşiv belgesini dijitalleştirdik. Üretim tedarik zincirlerin aksamamasını e-başvuru sayesinde gerçekleştirmiş olduk"<br />&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Buram buram darbe kokuyor']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/buram-buram-darbe-kokuyor-28261dadf977f-cef7-42b7-ad97-d1ac1d94b2532021-04-07T13:04:00+03:00Admin 'Buram buram darbe kokuyor'

'Buram buram darbe kokuyor'

SİYASET

Admin
<p>Emekli amirallerin cumartesi gecesi yayımladığı bildirinin ardından başlayan tartışma sürüyor.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında bu başlıkta önemli mesajlar verdi. Hem o bildiye tepki gösterdi hem de Cumhuriyet Halk Partisi'ne sert eleştiriler yöneltti.</p><p><strong>Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:</strong></p><p>''Yeni anayasa hazırlıkları sürecinde ilerleyen dönemde Meclis'e ve dolayısıyla da grubumuza önemli görevler düşecek. Türkiye'nin 19 yıl önceki halini yaşı 35-40 altı vatandaşlar pek hatırlamaz. Her alanda yokluk, zulüm vardı.&nbsp;</p><p><strong>EMEKLİ AMİRALLERİN BİLDİRİSİ</strong></p><p>CHP, bir grup emekli amiralin buram buram darbe kokan bildirisini aklamaya çalışacak kadar şirazesinden koptu.CHP darbe kokan bildiriyi aklamaya çalışıyor. Şu anda bu emekli amirallerin merkezinde CHP'nin kendisi vardır. Ve 104'ün içinde CHP üyesi olanlar vardır.&nbsp;</p><p>Teröristlerle ve darbecilerle olan mücadelemizi ekonomi ile ilişkilendirerek bir taşla iki kuş vurma hesabı yapıyorlar.&nbsp;Türkiye daha 15 Temmuz acısının yaralarını saramamışken, bir grup emekli askerin aslı astarı olmayan meseleler üzerinden milli iradeyi, ülkenin seçilmiş yönetimini tehdit etmelerini küçümseyen, darbecinin ta kendisidir.&nbsp;Kendi iktidarını ülkenin ve milletin felaketinde gören bu habis zihniyeti, en az teröristler ve darbeciler kadar tehlikeli görüyoruz.&nbsp;Oturduğu koltuğa, mide bulandırıcı bir kaset kumpasıyla getirilen bu zata, diyet olarak darbecilerin sözcülüğü vazifesinin tevdi edildiği anlaşılıyor.</p><p><strong>KILIÇDAROĞLU'NUN BİLİM KURULU'NA YÖNELİK SÖZLERİ</strong></p><p>Kılıçdaroğlu'nun bir dakikalık şov için bilimi ayaklar altına almasının takdirini sağlık çalışanlarına bırakıyorum. Bir de Bilim Kurulu üzerinden Sağlık Bakanı'ma tepki gösteriyor. Atılacak tırnağı bile değilsin.<strong>&nbsp;</strong></p><p>İşin acı tarafı, düşmanın kılıcıyla kendi ülkesine saldıran profile sahip bir ekibin, ülkenin ikinci büyük partisini adeta işgal etmiş olmasıdır. Bunlar, Türkiye işgal edilse, keyifle kadeh kaldıracak kadar kendi ülkelerinden nefret eder hale gelmiştir.</p><p><strong>TÜRKİYE'NİN SALGINLA MÜCADELESİ</strong></p><p>Corona virüs salgınının özellikle hizmet sektörü üzerindeki olumsuz etkilerini biliyoruz. Bu ülkede tenceresini kaynatmakta zorlanan her vatandaşımızın derdine yine biz derman olacağız. Bu ülkede salgın şartları nedeniyle ekmek teknesini çevirmekte zorlanan esnafın önünü yine biz açacağız.&nbsp;</p><p><strong>ENFLASYON MESAJI</strong></p><p>Bu ülkede tenceresini kaynatmakta zorlanan her vatandaşımızın derdine, 19 yıldır olduğu gibi bugün de yarın da yine biz derman olacağız. Son dönemde bir miktar artış göstermiş olsa da enflasyonu yeniden yek haneli rakamlara düşürmekte kararlıyız.</p><p><strong>"ESNAFI BİZE KARŞI KIŞKIRTMAYA ÇALIŞTI"</strong></p><p>Kılıçdaroğlu kürsüde bir rakam vererek esnafları bize karşı kışkırtmaya çalıştı. Geçtiğimiz yıl 99 bin 588&nbsp; esnafımızın işini terk ettiğini söyledi. Hakikatı ifade ediyor mu, hayır. 365 bni 533 esnaf tescil yaptırmış Kılıçdaroğlu sen ne zaman doğru konuşacaksın. Birini söyleyip diğerini gizleyince kendisini yalancı olarak ilan etmekten başka çaremiz kalmıyor."&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Güvenlik soruşturması teklifi yeniden Meclis'te]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/guvenlik-sorusturmasi-teklifi-yeniden-mecliste-282606cc49e13-0e80-42a5-887f-d4e1e59a40e42021-04-07T12:46:00+03:00Admin Güvenlik soruşturması teklifi yeniden Meclis'te

Güvenlik soruşturması teklifi yeniden Meclis'te

SİYASET

Admin
<p><strong>‘Kamuda fişlemelere ve kadrolaşmaya yol açar’</strong> endişesiyle Anayasa Mahkemesi’nin iki kez iptal ettiği Güvenlik Soruşturması Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) itibarı da çiğnenerek geçtiğimiz hafta yeniden Meclis gündemine sokulmuştu. Genel Kurul’da reddedildiği için iç tüzüğe göre bir yıl boyunca yeniden TBMM'ye gelmesi mümkün olmayan kanun teklifi apar topar okutulan Başkanlık Tezkeresi’yle tekrar Meclis gündemine sokulmuştu. Genel Kurul'da, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu Teklifi'nin 7 maddeden oluşan birinci bölümü kabul edildi. Teklifin kabulüyle oluşturulacak bir komisyon, güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması sonucunda elde edilen verileri değerlendirecek.&nbsp;</p><p>Teklifin kabul edilen maddeleriyle, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler, kimler hakkında yapılacağı, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağı, hangi mercilerin soruşturma ve araştırma yapacağı, değerlendirme komisyonu, veri güvenliği ile verilerin saklanma ve silinme süreleri yeniden düzenleniyor.&nbsp;</p><p>Buna göre, güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması sonucunda elde edilen kişisel verilerin göreve atanma yönünden değerlendirildiği Değerlendirme Komisyonu oluşturulacak.&nbsp;</p><p><strong>HAKKINDA GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI YAPILACAKLAR&nbsp;</strong></p><p>Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk kez veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılacak.&nbsp;</p><p>Teklifte, "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılacaklar" şu şekilde sıralanıyor:&nbsp;</p><p>"- Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler,&nbsp;</p><p>- Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli,&nbsp;</p><p>- Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel,&nbsp;</p><p>- Üst kademe kamu yöneticileri,&nbsp;</p><p>- Özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler,&nbsp;</p><p>- Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler."&nbsp;</p><p>Kabul edilen önergeyle, "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılacaklar" kapsamına, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler de dahil edildi.&nbsp;</p><p><strong>GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASININ KAPSAMI&nbsp;</strong></p><p>Teklifle, arşiv araştırmasının kapsamı ile güvenlik soruşturması kapsamında bakılacak konular da yeniden düzenleniyor. Arşiv araştırması, kişinin adli sicil kaydının, kişinin kolluk kuvvetlerince halen aranıp aranmadığının, kişi hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığının, kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının mevcut kayıtlardan tespit edilmesini kapsayacak.&nbsp;</p><p>Güvenlik soruşturması ise arşiv araştırmasındaki konulara ilave olarak kişinin; görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesini içerecek.&nbsp;</p><p>Genel Kurulda kabul edilen önergeyle, "güvenlik soruşturmasına görevin gerektirdiği niteliklere etkisi yönüyle kişinin eşi ile birinci derece kan ve sıhri hısımlarını" dahil eden hüküm tekliften çıkarıldı.&nbsp;</p><p><strong>MİT, EGM VE MAHALLİ MÜLKİ İDARE AMİRLİKLERİNCE YAPILACAK&nbsp;</strong></p><p>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirliklerince yapılacak.&nbsp;</p><p>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, kendilerine iletilen taleple sınırlı olarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden, elektronik bilgi işlem merkezlerinden gerekli bilgi ve belgeleri, kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararlarını, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguları almaya yetkili olacak.&nbsp;</p><p>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerde yetkilendirilmiş personel, hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapamayacak, log kayıtlarını değiştiremeyecek veya silemeyecek. Bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşamayacak veya yayın yoluyla duyuramayacak. Görevi gereği öğrendiği veya edindiği kişisel bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilerle paylaşamayacak ya da basın ve yayın kuruluşlarına veya diğer iletişim kanallarına veremeyecek. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler tarafından bu konulara ilişkin gerekli tedbirler alınacak.&nbsp;</p><p><strong>DEĞERLENDİRME KOMİSYONU KURULACAK&nbsp;</strong></p><p>Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulacak.&nbsp;</p><p>Değerlendirme Komisyonu, Cumhurbaşkanlığında İdari İşler Başkanı'nın görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, TBMM Başkanlığı'nda genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az 5 kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulacak.&nbsp;</p><p>Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki değerlendirme komisyonunca yapılacak.&nbsp;</p><p>Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilecek.&nbsp;</p><p>Değerlendirme Komisyonu, kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire iletecek. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulacak.&nbsp;</p><p>Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş, birinci bölümdeki maddelerin kabul edilmesinin ardından birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.&nbsp;</p><p><strong>NE YAŞANDI? &nbsp;&nbsp;</strong></p><p>AK Parti’nin kamu görevlerine alınacaklar için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını içeren 16 maddelik kanun teklifi, AK Partililerin katılmadığı oylamada muhalefetin oyları ile reddedilmişti. AK Parti, muhalefet milletvekillerinin oylarıyla reddedilen teklifi, Anayasa ve Meclis İçtüzüğü'nü yok sayarak bugün yeniden oylatma kararı almış, Meclis Başkanı Mustafa Şentop’un devreye girmesini istemişti.&nbsp;</p><p>Meclis tarihinde ilk kez yaşandığı kaydedilen bu duruma, muhalefet sert tepki göstermişti. Kanun'a göre, Meclis tarafından reddedilen kanun teklifleri, ret tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe, aynı yasama dönemi içinde tekrar verilemiyor.&nbsp;<br />&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Böyle devlet yönetilmez']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/boyle-devlet-yonetilmez-28259ddee2adb-e479-442a-8d24-29a1967c72f62021-04-07T12:33:00+03:00Admin 'Böyle devlet yönetilmez'

'Böyle devlet yönetilmez'

SİYASET

Admin
<p><strong>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, </strong>Meclis Grup Toplantısı'nda konuştu. Çin'in Ankara Büyükelçiliği'nin 'küstah paylaşımı'na tepki gösteren Akşener "Bu tehditler bize sökmez. Biz, bu mücadeleyi bugün Türkiye'de bu kürsüden veririz.</p><p>Yarın, gün gelip de iktidar olduğumuzda uluslararası toplumu karşınıza diker, öyle mücadele veririz. Ama bu mücadeleden asla vazgeçmeyiz.&nbsp;<strong>Ve o pis elinizi, Uygur'un sinesinden çekene kadar da mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bunu böyle bilesiniz</strong>" diye konuştu.</p><p><strong>"SAYIN ERDOĞAN BU ŞEKİLDE DEVLET YÖNETİLMEZ"</strong></p><p>Bir kez daha amiraller bildirisi hakkında konuşan Akşener, şunları kaydetti: "Son dönemde bir modadır, aldı başını gidiyor. 'Gece vakti ortalığı karıştırma' modası. İstifa eden bakan mı dersin, görevden alınan bürokrat mı. Geceye uykusu kaçan, 'Acaba ne yapsam da ortalığı karıştırsam' diye iş başına geçiyor.</p><p>Nitekim bu modanın son örneği, emekli amirallerden geldi. <strong>104 emekli amiral </strong>bir bildiri paylaştı. Sonuçta ne oldu? İktidar, darbe edebiyatıyla 4 gün daha milletin derdini konuşmaktan kurtuldu. Öfke krizleri geçirecek küçük ortağa da yeni bir malzeme çıktı. 'Darbe olur mu olmaz mı' tartışması, bebek mamasını askıdan indirmiyor. Yanlışları söyleyen herkesi 'hain' ilan eden bu çarpık zihniyet, tencereleri kaynatmıyor. Sayın Erdoğan, bu şekilde devlet yönetilmez.</p><p><strong>ERDOĞAN'DAN BAHÇELİ'YE UYARI</strong></p><p>Bahçeli konusunda da Erdoğan'ı uyaran Akşener, şu ifadeleri kullandı: "Bahçeli yakında deniz kuvvetlerinin de kapatılmasını isterse şaşırmayın. Allah Sayın Erdoğan'ın yardımcısı olsun. Dün şerefsiz dediğine bugün mübarek deyip, dün mektup yazıp iktidarı uyarın diye yalvardıklarına bugün şerefsiz diyebilen tutarsız duruş ve söylemleriyle ülkeyi germekten başka fonksiyonu olmayan birinin üstünde gereğinden fazla durmak istemiyorum. Erdoğan'ı buradan uyarıyorum küçük ortağın gazına gelip bildiri imzalayan amirallere abuk sabuk cezalar verdirmeye çalışma."</p><p><strong>Akşener'in açıklamaları şöyle:&nbsp;</strong></p><p>"Son dönemde bir modadır aldı başına gidiyor, 'gece vakti ortalığı karıştırma modası.' İstifa eden bakan mı dersiniz, görevden alınan bürokrat mı, feshedilen anlaşmalar mı... Gece uykusu kaçan 'Ne yapsam da ortalığı karıştırsam' diye iş başına geçiyor. Bu modanın son örneği olarak Cumartesi gece yarısı 104 emekli amiral bir bildiri paylaştılar.</p><p>İktidar darbe edebiyatıyla 4 gün daha milletin dertlerini konuşmaktan kurtuldu. Salı günleri partisinin grubunda konuşacak grubunda konuşmakta zorlanan küçük ortağa yeni bir malzeme çıktı. 'Biz söz de karar da milletindir' diyenleriz. Vesayetin üniformalısına da, cübbelisine de, lacivert takımlısına da karşı durduk. Durmaya devam edeceğiz.</p><p><strong>"BU İNSANLARIMIZIN SESİNİ DUYAN YOK"</strong></p><p>Millet seni oraya sarayda sefa sür diye oturtmadı. Allah aşkına bir kez olsun eşin, dostun, yandaşın yerine milletimize faydan olsun. Geçen hafta Konya'da, geçtiğimiz hafta sonu da Hakkari'deydik. Milletimizin dertlerini dinledik. Hakkari'de kapanan sınır kapıları yüzünden ticaret durmuş, vatandaş şikayet ediyor. Bir eczacı kardeşime 'askıda mama kampanyası var mı' dedim, 'var' dedi. Veresiye defterinde liste uzadıkça uzuyor. Ayakkabıcı dükkanında, 'siftah yapmadım, 20 yılda kazandığımızı 2 yılda erittik, dayanacak gücümüz kalmadı' dedi. Bu insanlarımızın sesini duyan, çare sunan yok.</p><p><strong>"SAYIN ERDOĞAN ÜLKE BÖYLE YÖNETİLMEZ"</strong></p><p>Bu durumun artık şakası yok. Yokluk içinde yitip giden hayatlardan bahsediyorum. Herkesin bir şeyi çok iyi anlaması lazım. 'Darbe olur mu olmaz mı' tartışması, bebek mamasını askıdan indirmiyor, amirallerin rütbeleri sökülsün mü sökülmesin mi polemiği çaresiz gençlerimize iş bulmuyor. Sayın Erdoğan, böyle devlet yönetilmez, anlamsız polemiklerle uğraşacağına Piraye'yi ve Hasan'ı dinle. Mağdur edebiyatından siyaset devşirmeye çalışacağına, bugün yarın dükkanı kapatacağım diyen Hasan kardeşimi dinle."</p><p><strong>AKŞENER'DEN ÇİN TEPKİSİ</strong></p><p>Akşener, Çin'in Ankara Büyükelçiliği'nin Yavaş ve kendisinin Barın kentinde 1990 yılında yaşananlarla ilgili paylaşımlarına verdiği cevabı da eleştirdi:&nbsp;</p><p>"Birader bunun anlamı ne? 'Çin tarafı haklı tavrını saklı tutuyor.' Buyur buradan yak. Birader buyur bekleriz. Bak sen hele. Adresimiz bellidir" diyen Akşener, "Bizim herhangi bir ülkenin egemenliği ile ilgili sorunumuz yok. Ama Çin'in Uygur kardeşlerimize yaptığı zulümle ilgili çok büyük bir sorunumuz var. O pis elinizi Uygur’un sinesinden çekene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz, bunu da böyle bilesiniz."</p><p>Çin'in Ankara Büyükelçiliği'nin açıklamasında<strong> “Xinjiang (Sincan) Uygur Özerk Bölgesi,</strong> Çin toprağının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu dünyaca kabul edilen ve tartışılamaz bir gerçektir. Çin tarafı, herhangi bir kişi veya gücün Çin’in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne herhangi bir şekilde meydan okumasına kararlılıkla karşı çıkmakta ve bunu şiddetle kınamaktadır. Çin tarafı, haklı karşılık verme hakkını saklı tutmaktadır" ifadeleri yer almıştı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[AB'den 5 yıl için 6 milyar euro]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/abden-5-yil-icin-6-milyar-euro-282581a84155d-02d1-427f-967a-3f5b15cabd192021-04-07T12:24:00+03:00Admin AB'den 5 yıl için 6 milyar euro

AB'den 5 yıl için 6 milyar euro

SİYASET

Admin
<p>Dün Ankara'da <strong>Avrupa Birliği</strong>'nin (AB) en yetkili isimlerinden AB Komisyonu Başkanı <strong>Ursula von der Leyen</strong> ve AB konseyi Başkanı <strong>Charles Michel </strong>Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Üç saat süren görüşmenin ardından AB'nin iki yetkili ismi açıklamalarda bulundu.</p><p>The Times'ta yer alan habere göre,&nbsp;5 yıllık 6 milyar Euro'luk sığınmacı anlaşmasının uzatılması ve AB'nin Türkiye'ye daha çok para verilmesi konusunda mutabık kalındı.&nbsp;Paketin ve verilecek olan paranın detayları ise henüz açıklanmadı.&nbsp;</p><p>Türkiye, Lübnan ve Ürdün'deki sığınmacıların bakımına yardımcı olacak AB finans paketinin kısa süre içinde duyurulması bekleniyor.&nbsp;</p><p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p><p>En yetkili AB diplomatı olan Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi <strong>Josep Borrell , </strong>geçen hafta anlaşmanın yenilenmesi gerektiğini söylemişti.&nbsp;</p><p>2015 yılında Suriye'deki iç savaştan kaçan yüz binlerce sığınmacının Avrupa'ya gelmesi üzerine AB ile Türkiye arasında 18 Mart 2016 tarihinde bir mülteci anlaşması imzalamıştı. Anlaşmaya göre Ankara,&nbsp;Türkiye üzerinden Ege'deki Yunan adalarına düzensiz geçiş yapan sığınmacıları geri almayı ve insan kaçakçılarıyla mücadele etmeyi kabul etmişti.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İnşaat devi Garanti Koza iflas etti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/insaat-devi-garanti-koza-iflas-etti-282577252840a-1273-4baa-a6bc-399f5c2317602021-04-07T12:04:00+03:00Admin İnşaat devi Garanti Koza iflas etti

İnşaat devi Garanti Koza iflas etti

EKONOMİ

Admin
<p>1948'den bu yana inşaat müteahhitliği ve gayrimenkul geliştirme alanında faaliyet gösteren Garanti Koza’nın iflasına karar verildi.</p><p>Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin aldığı konuya ilişkin 30 Mart 2021 tarihinde aldığı karara göre şirketin tasfiye işlemlerine başlandı.</p><p>2020/917 Esas sayılı kararı 31 Mart günü yapılan duyurusunda şu ifadelere yer verildi:</p><p>“2600-0 İstanbul Ticaret Sicil Numarasında ve 3890006679 vergi numarasında kayıtlı ‘Oruçreis Mh. Teskstilkent Cd. Tekstilkent Sitesi B blok, No:12A/161 Esenler / İstanbul’ adresinde faaliyet gösteren müflis Garanti – Koza İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin 30/03/2021 tarih saat 14:24 itibari ile iflasına karar verilmiş olup tasfiye işlemlerine Müdürlüğümüzün yukarıda yazılı dosyasından başlanılmıştır. İ.İ.K. 166. Maddesi gereğince tebliğ ve ilan olunur.”</p><p>73 yıllık şirket bugüne kadar İstanbul’da 20 binden fazla konut inşa etti. Akkoza ve Akbatı gibi markaları kente kazandıran Garanti Koza’nın 6’sı büyük olmak üzere 60-70 hissedarı bulunuyordu.</p><p><strong>VATANDAŞLAR MAĞDUR OLMUŞTU</strong></p><p>Bulgaristan’da da konut, AVM ve otel projelerini olan şirketin Türkiye’de inşa ettiği bazı projelerde vatandaşlar tapularını alamadığı için mağdur olmuştu.</p><p>Konut sahiplerinin birçoğu dairelerini ve tapuyu teslim aldıktan sonra satmak üzere girişimde bulunduklarında ipotek sürpriziy ile karşılaşmıştı.</p><p>Borçları bulunmamasına rağmen tapularının üzerinde ipotek olduğunu öğrenen mal sahipleri, Garanti Koza yönetimine başvurduklarında firmanın aldığı ticari krediyi ödeyemediği için bir bankanın evlere ipotek koyduğunu öğrenmişlerdi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Enflasyon 2002'yi geçti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/enflasyon-2002yi-gecti-282565136d857-74fb-4341-bf7a-284c8fcdd3af2021-04-07T11:57:00+03:00Admin Enflasyon 2002'yi geçti

Enflasyon 2002'yi geçti

EKONOMİ

Admin
<p>Türkiye salgın koşullarının yanı sıra bir de ekonomik kriz koşullarıyla da mücadele ediyor. Gelirlerde artan azalma, doların yükselmesi, maliyetlerin artması, faizlerin tırmanması enflasyonu da AKP iktidarı boyunca pek görülmemiş oranlara çıkarttı.</p><p>Artış istikrarlı bir şekilde sürünce <strong>“Adım adım 2002’deki enflasyona gidiliyor”</strong> yorumları yapılmaya başlandı. Öyle ki TÜİK’in açıkladığı veriler ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile uyuşmaması tartışma yarattı.</p><p>Çünkü ülke ekonomisinde üretimi yapılan ve yurt içine satışa konu olan ürünlerin üretici fiyatlarını zaman içinde karşılaştırarak fiyat değişimlerini ölçen fiyat endeksi “Yİ-ÜFE” üzerinden ölçülüyor.</p><p>Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, geçen Mart ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 13,18, yurt içi üretici fiyatları yüzde 17,04 arttı.</p><p>Yİ-ÜFE ise Aralık 2020'ye göre yüzde 8,21, geçen yılın mart ayına göre yüzde 31,2 artış gösterdi.</p><p>Üstelik sadece çarşı pazarda değil sanayinin 4 sektörünün martta yıllık bazda değişimleri, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 21,26, imalatta yüzde 33,96, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 2,55, su temininde yüzde 27,3 artış olarak gerçekleşti.</p><p>Yani ekonomide enflasyon artışı tüm alanlarda sürerken 2002’deki AKP’yi iktidara getiren ekonomi koşulları akıllara geldi.</p><p>O dönemde artan enflasyon sonrasında “refah” vurgusu yapan AKP kadroları, “demokrasi” ve “Avrupa müktesebatı” söylemleriyle de 2002 krizinde çıkışın anahtarını seçim propagandası olarak kullanmıştı.</p><p>Fakat AKP iktidara geldiği 2002 yılında üretici fiyat endeksi yüzde 30.8 olarak açıklanmıştı. Bugün ise Yİ-ÜFE’nin 31.2’yi görmesi piyasada aynı tartışmaların tekrarlanacağı endişesi yarattı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Akşener ve Bahçeli’ye dava açacaklar]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/aksener-ve-bahceliye-dava-acacaklar-28255a4d04e97-6b72-4375-b8b0-e70f5d51306c2021-04-07T11:40:00+03:00Admin Akşener ve Bahçeli’ye dava açacaklar

Akşener ve Bahçeli’ye dava açacaklar

GÜNCEL

Admin
<p>KRT TV'de yayınlanan 'Şimdiki Zaman' programında konuşan &nbsp;<strong>Şule Nazlıoğlu Erol,</strong> ifadelerinin henüz alınmadığını belirtti. Yaşları sebebiyle gözaltına alınmayan diğer 4 amiralin pazartesi günü ifadelerinin alınacağı yönünde kendilerine bilgi geldiğini söyleyen Eren, “Pazartesi günü bunlara gel demelerinin sebebini şu şekilde yorumluyorum; iyi niyetimle, ‘nasıl olsa siz yaş nedeniyle ileri yaştasınız nasıl olsa ifadelerinizi alırız. Pazartesi gelseniz de olur’ şeklinde algılamak istiyorum. Ama soruşturmayı yürüten savcı beyle yarın gidip görüşeceğim, tekrar uzatma var mıdır, yok mudur? Net bilgiyi yarın öğreneceğim”&nbsp;diye konuştu.</p><p>“Bir hukukçu olarak bana sorarsanız birinci gözaltı 4 günlük süreyi bırakın, ikinci gözaltının hiç verilmemesi gerektiğini, adil yargılanma koşullarına da aykırı buluyorum”&nbsp;diyen Eren devamında da,&nbsp;“Çünkü bu insanlar kaçacak, göçecek insanlar değil. Hatırlatmak istiyorum, Balyoz Davası sırasında da ellerinde çantalarıyla geldiler, her türlü şeyi göze alarak, asla hiçbiri de kaçmadı”&nbsp;diye konuştu.</p><h3><strong>“Tek tek kalıyorlar, diğer suçlamalardan gelen şüphelilerle birlikte dağıtılmış vaziyetteler”</strong></h3><p><strong>İsmail Saymaz</strong>’ın “Aynı suçlamayla getirilen amirallerle birlikte mi kalıyorlar, ayrı mı kalıyorlar?” sorusuna &nbsp;<strong>Şule Nazlıoğlu Erol, </strong>“Hayır, tek tek. Bu sırada diğer suçlamalardan gelen şüphelilerle birlikte dağıtılmış vaziyetteler”&nbsp;cevabını verdi.</p><h3><strong>“Son derece üzgünler, böyle bir suçlamayı da hiç beklemediklerini söylüyorlar”</strong></h3><p>Emekli amirallerin yaşanan durumu nasıl karşıladığı şeklinde soruya da Erol,&nbsp;“Son derece üzgünler. Böyle bir suçlamayı da hiç beklemediklerini söylüyorlar çünkü ortada bir suç olmadığını düşünüyorlar”&nbsp;yanıtını verdi.</p><h3><strong>"Sadece Meral Akşener'e değil, MHP'nin başındaki kişiye de dava açacağız"</strong></h3><p>İsmail Saymaz, Meral Akşener'in "zevzeklik" ifadesini sorması üzerine Avukat Erol<strong> "Bu ifadeden dolayı çok üzgünler. Mutlaka yasal haklarımızı kullanacağız. Sadece Meral Akşener'e değil, MHP'nin başındaki kişiye de dava açacağız"</strong>&nbsp;dedi.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Müteahhitlere hastane ödemeleri gizli yapılacak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/muteahhitlere-hastane-odemeleri-gizli-yapilacak-28254122a6183-582c-49dd-a467-3892638e78f62021-04-07T11:26:00+03:00Admin Müteahhitlere hastane ödemeleri gizli yapılacak

Müteahhitlere hastane ödemeleri gizli yapılacak

SİYASET

Admin
<p><strong>Sağlık Bakanlığı, </strong>şehir hastanelerine yapılan kira ve hizmet bedeli ödemelerini ilk kez bu ay yayımlamadı. Ödemelerin gizlendiği tabloların Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından Sağlık Bakanlığına gönderildiği, bakanlığın da bu tabloları değişiklik yapmadan olduğu gibi yayımladığı belirtildi.</p><p>Sözcü gazetesinin haberine göre; Hizmeti alanın da almayanın da para ödemek zorunda bırakılması nedeniyle <strong>Deli Dumrul </strong>vergilerine benzetilen KÖİ yükümlülüğü yüzünden şehir hastanelerine bu yıl en az 16.3 milyar lira para ödenecek.<strong> Ancak, şeffaf olması gereken tablolar karartıldığı için milyarlarca liralık bu ödemeleri halk göremeyecek.</strong></p><h3><strong>2020 yılında 8.7 milyar lire ödendi</strong></h3><p>Geçen yıl kira ve hizmet bedeli adı altında şehir hastanelerine 8.7 milyar lira para ödenmiş ve bu ödemeler bütçe tablolarına yansımıştı. Bu yıl şehir hastanelerine 6 milyar 415 milyon lirası hizmet alımı, 9 milyar 977 milyon lirası kira bedeli olmak üzere ödenecek toplam 16 milyar 392 milyon lira halktan gizlenmiş olacak. Böylece kaynak yokluğunda yapılan ödemelere halktan tepti de gelmemiş olacak.</p><p><strong>Tabloların karartılması nedeniyle, Yap-Kirala-Devret yöntemiyle işletilen şehir hastanelerine akan milyarlarca liranın yanı sıra hükümetin Sudan, Mogadişu, Somali, Bangladeş, Nijer gibi ülkelerdeki hastanelere gönderilen yardım paraları ve aşılama için yapılan harcamalar da halktan gizlenmiş oldu.</strong><br /><br />Kaynak sıkıntısı yaşanmasına rağmen yabancı ülkelere yapılan sağlık yardımları kamuoyunda tepki çekiyordu.</p><h3><strong>Torba kanunla değişikliğe gidildi</strong></h3><p>Halka hesap verme adına şeffaf olması gereken bütçe ödemelerinin gizlenmesinin perde arkasında<strong> "program bütçe" </strong>modeline geçilmesinin yattığı ifade edildi.<br /><br />Geçen yıl Ekim ayında çıkarılan torba kanunla bütçelemede değişikliğe gidilmiş, muhalefet milletvekilleri bu değişiklikle birlikte artık hükümetin yaptığı bir çok hassas harcamanın halktan gizleneceğini açıklamışlardı. Harcamaları gizleyeceği söylenen düzenlemenin ilk sonucunun şehir hastanelerinde görüldüğü belirtiliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kanal İstanbul'dan arazi satın alanlar]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kanal-istanbuldan-arazi-satin-alanlar-282538384db21-85b4-4f92-a1c7-693733d2bfeb2021-04-07T11:02:00+03:00Admin Kanal İstanbul'dan arazi satın alanlar

Kanal İstanbul'dan arazi satın alanlar

MEDYA

Admin
<p><strong>Gazeteci Murat Ağırel, Yeniçağ gazetesinin 7 Nisan 2021 tarihli nüshasında Kanal İstanbul güzergahında arsa alan isimleri yazdı.</strong></p><p>Murat Ağırel'in "<a href="https://www.yenicaggazetesi.com.tr/mobi/cilgin-proje-degil-zenginler-icin-rant-projesi-3-58736yy.htm" rel="nofollow">Çılgın Proje değil zenginler için rant projesi -3-</a>" başlıklı yazısında şunları söyledi: "Tabii bir de arazi kapatanların yanı sıra bu projenin Montrö Boğazlar Antlaşması'nı kadük bırakacağı tartışmaları var. Bu işi en iyi bilen Emekli Amirallerin bildirisinde de zaten "darbe" diye yaygara çıkardıkları konu buydu. Siyasi tartışmalardan kimse bildirinin teknik tarafının ne anlattığına bakmadı.<br />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da <strong>"Montrö'den çıkmayız ama Kanal İstanbul'u da yaparız" dedi. Ama gelin ben kimsenin sormadığı, düşünmediği o soruyu sorayım. Devlet, hadi güç bela bu projeyi yaptı diyelim. Kanal çevresini kamulaştırıp, yoksul halka konut projesi olarak dağıtabilir mi?"</strong></p><p>Murat Ağırel, arsa alan isimleri şu şekilde sıraladı...</p><p><strong>Adı: Eyüp Akdağ</strong><br />MÜSİAD üyesi olan ve 2008'e kadar yönetim kurulunda yer alan Akdağ, halen MÜSİAD Madencilik Kurulu'nun temsilcisi olarak görev yapıyor. İstanbul Ayazağa'daki orman arazisinde maden ocaklarının kazı yapabilmesi için çam ağaçlarını devlet eliyle katletmesiyle bilinen Akdağ Madenciliğin sahibi. Taş ocaklarına izin verilmesi için yürüttüğü lobi faaliyetiyle tanınıyor.<br />İnşaat sektöründe kullanılmak üzere agrega madenlerinin çıkarılması için faaliyet gösteren firma, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan gerekli izinleri alarak kazı yapacağı bölgedeki ağaçların İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü tarafından kesilmesine yol açmıştı.<br />2013 yılında Arnavutköy'de 65 bin metrekare büyüklüğünde 1 tapu sahibi oluyor.<br /><br /><strong>Adı: Aziz Torun</strong><br />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile imam hatip lisesinden arkadaşıdır. Torunlar Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketinin sahibi. 2013 yılında Parsel büyüklükleri 60 bin metrekare olan 5 tapu sahibi oluyor.<br />Dikkat edin Erdoğan, Kanal İstanbul'u ilk olarak 2011 yılında açıklamıştı.<br /><br /><strong>Adı: Erdoğan Bayraktar</strong><br />İsmi 17-25 Aralık operasyonlarında çok tartışıldı. Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı olarak görev yaptı. 2007 yılında kurulan Vatan Eğitim ve Teknoloji Vakfı Başkanlığını üstlendi. Eşi ve oğlunun da hissedar olduğu Oğuzkağan şirketi, Bulvar Atakent projesinin arsasını vakıftan ihale ile almıştı.<br />Arnavutköy'de 2012 ve sonrası 14 tapu sahibi oldu. 2018 Aralık ayında da ne olduysa bu arsaları elinden çıkarıyor.<br /><br /><strong>Adı: İsmail Doğan</strong><br />Arnavutköy'de 2013-2018 yılları arasında 21 bin 839 metrekare araziyi 11 tapu ile topladı. 19 yıldır MHP üyesi olan İsmail Doğan ve ailesi, AKP'ye geçmesiyle biliniyorlardı. Aileye rozetini ise milletvekili adayı Ahmet Uzer takmıştı.<br /><br /><strong>Adı: Recai Erol ve Necmi Erol</strong><br />Muratbey peynirlerinin sahibi. Recai Erol 2013-2014 yılları arasında 50 bin 841 metrekare araziyi 9 tapuda, Necmi Erol da 53 bin 785 metrekare araziyi 9 tapuda toplamış. Toplamda kanal civarında yaklaşık 105 dönüm araziye sahip olmuşlar.<br /><br /><strong>Adı: Nur Muhammed Genç</strong><br />17-25 Aralık sürecinden sonra istifasıyla dikkat çeken eski Arnavutköy Belediye Başkan Yardımcısı Melik Genç'in kardeşi. Arnavutköy'de 2013-2018 yılları arasında 22 bin 502 metrekare araziyi 6 tapuda parça parça toplamış. Konuyla ilgili geçen yıl Sözcü'den Özlem Güvemli'nin sorularını yanıtlayan Genç, "Arazileri 5-6 yıl önce sattım. Kanal İstanbul güzergahında şu anda arazim yok. Emlak işi yapıyorum. O günkü fiyatlar iyiydi, sattım. İnşaat işine girdim. Pasif tapularda olabilir ama aktif olarak üstümde tapu yok" demişti.<br /><br /><strong>Adı: Süleyman Karaman</strong><br />TCDD Genel Müdürü olarak da görev yapmış olan makine yüksek mühendisi. 2015 yılında TCDD bünyesindeki görevinden istifa ederek AKP Erzincan milletvekili adayı oldu seçildi. 41 canın gittiği Pamukova tren kazasında TCDD Genel Müdürü'ydü.<br />Oğulları ve sahip oldukları firmada Kanal İstanbul'dan arazi alan isimler arasından çıktı.</p><p>Yazının&nbsp;<a href="https://www.yenicaggazetesi.com.tr/mobi/cilgin-proje-degil-zenginler-icin-rant-projesi-3-58736yy.htm" rel="nofollow"><strong>tamamı</strong></a>&nbsp;için tıklayın....</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Avukatlık bürosuna silahlı saldırı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/avukatlik-burosuna-silahli-saldiri-28252ca534315-ad3b-4fdd-bb44-10d54a5481932021-04-06T19:03:00+03:00Admin Avukatlık bürosuna silahlı saldırı

Avukatlık bürosuna silahlı saldırı

GÜNCEL

Admin
<p><strong>İstanbul</strong> Kartal Cevizlik Mahallesi'nde saat 15.30 sıralarında,&nbsp;Yalova'da bir mahallenin muhtarı olduğu belirtilen Ahmet Salih B., miras davası için dayısının çocuklarıyla avukatlık bürosunda buluştu.</p><p>Ancak çıkan tartışmada muhtar Ahmet Salih B., akrabalarına kurşun yağdırdı. Olayda Haluk Onat, Kebire Esra Ay ve Ayşe Ece Ay hayatını kaybetti. Arzu Onat ile Ahmet Nuri Onat ise yaralandı.</p><p>Adliye yakınındaki avukatlık bürosuna çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevkedildi. Saldırgan Ahmet Salih B. kaçarken polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor.</p><p><strong>İşte olay yerinden fotoğraflar:</strong></p><p><img alt="" src="https://i.medyaradar.com/storage/files/images/2021/04/06/son-dakika-istanbul-da-avukatlik-bu-zTtL.jpg" style="height:359px; width:640px" /></p><p><img alt="" src="https://i.medyaradar.com/storage/files/images/2021/04/06/son-dakika-istanbul-da-avukatlik-bu-BVz2.jpg" style="height:360px; width:640px" /></p><p><img alt="" src="https://i.medyaradar.com/storage/files/images/2021/04/06/son-dakika-istanbul-da-avukatlik-bu-VG4S.jpg" style="height:361px; width:640px" /></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Tuğrul Türkeş'e zehir zemberek sözler]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tugrul-turkese-zehir-zemberek-sozler-28251133eb608-a6b8-4878-bbe4-a769909144862021-04-06T18:44:00+03:00Admin Tuğrul Türkeş'e zehir zemberek sözler

Tuğrul Türkeş'e zehir zemberek sözler

SİYASET

Admin
<p>Babasının vefat yıldönümü nedeniyle kabrine giden <strong>AKP eski Milletvekili Ahmet Kutalmış Türkeş,</strong> bir grup tarafından anıt mezara alınmamıştı.</p><p>Dün ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Değerlendirme Toplantısı'nın ardından Beştepe'de bulunan Türkeş'in mezarına gitti.&nbsp;</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı burada Türkeş'in oğlu, <strong>AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş</strong> karşıladı.</p><p><img alt="0c54c307b3ecaec831d4d82517082c5e.jpg" src="https://www.gunboyugazetesi.com.tr/d/other/0c54c307b3ecaec831d4d82517082c5e.jpg" style="height:2038px; width:3000px" /></p><p>Tuğrul Türkeş ile mezara karanfiller bırakan ve su döken Cumhurbaşkanı Erdoğan, dua etti.&nbsp;</p><p><strong>AHMET KUTALMIŞ TÜRKEŞ'TEN TEPKİ&nbsp;</strong></p><p>Alparslan Türkeş'in bir diğer oğlu Ahmet Kutalmış olaya tepki gösterdi.&nbsp;</p><p><img alt="6f759df22aaff4f111bc7410e6d0d187.jpg" src="https://www.gunboyugazetesi.com.tr/d/other/6f759df22aaff4f111bc7410e6d0d187.jpg" style="height:2059px; width:3000px" /></p><p>Sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Türkeş,<strong> "Hayırdır! Benim önüme atlayıp babanın mezarına giremezsin genel merkezdekilerden talimat var dediğiniz gibi diyemediniz mi bu gelenlere! Kaportaya vurup "Senden hesap sormazsak namerdiz demiştik! Önce o hesabı bir görelim diyemediniz mi!" Yine mi namert olarak tarihe geçeceksiniz!"</strong> ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Nihat Özdemir’in serveti açıklandı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/nihat-ozdemirin-serveti-aciklandi-28250a01ce6e5-8aef-41fe-809d-83eff88ae1292021-04-06T18:27:00+03:00Admin Nihat Özdemir’in serveti açıklandı

Nihat Özdemir’in serveti açıklandı

EKONOMİ

Admin
<p>Odatv’de yer alan habere göre, ABD merkezli Forbes dergisi, 2021 yılı dünyanın en zenginleri listesini yayımladı. Dünyada zirvede 177 milyar dolarlık servetiyle Amazon’un CEO’su Jeff Bezos yer aldı. Pandemi nedeniyle dünya ekonomisinin ağır bir kriz yaşadığı bir dönemde Bezos servetini 113 milyar dolardan 177 milyar dolara yükseltmesi dikkat çekti.</p><p><strong>Türkiye’nin en zengin ilk 10 kişisinin serveti ise 29,8 milyar dolara ulaştı.</strong></p><p><strong>DİKKAT ÇEKEN YÜKSELİŞ</strong></p><p>Türkiye’de ise listede dikkat çeken detaylar bulunuyor. Limak Holding'in patronu, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı <strong>Nihat Özdemir</strong>'in yıl yıl yükseldiği görülüyor.</p><p>2016 yılında 1.3 Milyar Dolar servetiyle 14. sırada yer alan Nihat Özdemir, 2017 yılında ve 2018 yılında, listede 14. sırada yer alırken, servetini de 1.7 Milyar Dolara yükseltmişti. Özdemir, 2019 yılında 12. sırada, 2020 yılında 10. olurken, 2021 yılında ise 8. sırada 2.3 Milyar Dolar servete ulaştı.</p><p>Nihat Özdemir, böylece servetine son 1 yılda yüzde 35.3 eklemiş oldu. Özdemir'in her yıl adım adım yükselişi dikkat çekti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Devlet adaletle, bilgiyle yönetilir']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/devlet-adaletle-bilgiyle-yonetilir-28249d3d8ce3d-7723-41ab-b51b-b14747b2e2ab2021-04-06T17:49:00+03:00Admin 'Devlet adaletle, bilgiyle yönetilir'

'Devlet adaletle, bilgiyle yönetilir'

SİYASET

Admin
<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,</strong> partisinin grup toplantısında konuştu. Burada önemli açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu'nun gündeminde,&nbsp;Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop'un katıldığı bir programda, <strong>Montrö Sözleşmesi</strong>'nin Cumhurbaşkanı tarafından feshinin mümkün olup olmadığı yönündeki bir soruya bunun "teknik olarak yapılabileceği" yanıtının ardından&nbsp;Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan emekli 104 amiralin yayımladığı 'Montrö bildirisi'ne 'darbe çağrısı' tepkileri vardı.&nbsp;</p><p><strong>Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:</strong></p><p>"Huzurlu bir Türkiye'yi hep beraber istiyoruz. İzin verirseniz öncelikle bir durum tespiti yapmak istiyoruz sıkıntılı bir tablo var. Tümüyle yönetim erkini kaybetmiş bir siyasal iktidarla karşı karşıyayız. Ağır sorunların altında ezilen, çaresizliğini ört bas etmek için sağa sola saldıran, yapay gündemlerle toplumu meşgul etmek isteye bir siyasi yönetimle, bir tek kişi hükümetiyle karşı karşıyayız. Dolayısıyla önce bir Türkiye tespiti yapmamız gerekiyor. Pandemi sürecindeyiz insanlar can derdinde. Nerede aşılar? Bu ülkeyi kim yönetiyor kim sorumlu? Bu soruyu herkesin kendisine sorması lazım. Özellikle geçmişte AK Partiye oy vermiş, şimdi kafası karışık vatandaşlarına söylüyorum, bu gidiş gidiş değildir diyorsan bu kardeşini dinleyeceksin. Ben sana her zaman her yerde her ortamda doğruları söyleyemeye devam edeceğim.&nbsp;</p><p><strong>'BÜTÜN BUNLARIN SORUMLUSU KİM?'</strong></p><p>Meslek hastalığını yapmıyorlar. Niçin? Vicdan yok mu sizde? Bu insanlar bizim insanlarımız için çalışırken bir taleplerini neden yerine getirmiyorsunuz? Bunun sorgulanması lazım! Çok sayıda sağlıkçı hayatını kaybetti bu süreçte. Bütün bunların sorumlusu kim? Bu ülkeyi yöneten kim? Bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olan kim? Böyle acı bir tabloyu Türkiye'nin önüne koyan kim? Ben soruyorum ama her vatandaşımın da sormasını istiyorum. Milleti canından bezdirdiler.&nbsp;</p><p><strong>ASLI ÖZKISIRLAR TEPKİSİ</strong></p><p>Pandemi dolayısıyla nelerin yaşandığına dair iki örnek vereceğim. <strong>Aslı Özkısırlar,</strong> İzmir'de elleriyle yaptığı takıları satarak geçimini sağlıyor. Genç bir kızcağız. Bir hastalığı var yatarak tedavi olması lazım ama bir türlü boş yatak bulamıyor. Ve sonunda 'Neredeyse 10 günden fazladır hastaneye yatış için bekliyorum yata yok ama siz yapın kongrenizi, benim çektiğimin ağrının eziyetin ne önemi var sonuçta. Sürünerek ölürsünüz umarım' diyerek de beddua da ediyor. 21. yy Türkiye'sinde bu genç kızımıza yatak bulunamadı. Ve hayatını kaybetti. Sorumlusu kim? Gene söyleyecek Bay Kemal diyecek. Beyefendi bu işin baş sorumlusu sensiz sen! Hâlâ bilmiyor musun! Sırtı kalın olanlara ambulans uçaklar hazır. Peki garibanlara? Dayısı olmayanlara? Telefon açıp da bir türlü yatamayan hastaların sözcüsü kim olacak? Onların dertlerini kim dile getirecek? Ben getireceğim, biz getireceğiz. &nbsp;Dostlarımız bu ülkenin işsizleri, bu ülkenin yoksullarıdır, bu ülkenin esnafıdır bizim dostlarımız.&nbsp;</p><p><strong>'16 YAŞINDAKİ KIZA 900 LİRA, BUNLARA SADECE ALKIŞ'</strong></p><p>İkinci örnek Kayseri'den Sidal adında 16 yaşındaki bir genç kızımız. Eve giderken güvenlik çağırıyor maskeyi nizami takmadın diyor ceza kesiyor. Bu Sidal'ın babası esnaf. 900 lira ceza kesiyorlar. Nereden ödeyecekler? Ödeyemiyorlar tabi. 22 Mart'ta kendisine bir mektup, 23 Mart'ta vergi dairesinde icra dairesin geleceksin diyorlar. Kendisine bir ödeme emri tebliğ ediyor. 16 yaşındaki kız maskeyi nizami takmamış, 900 lira ceza, 16 yaşındaki kız ödeyemiyor, sen ödeyemezsen babana haciz. Bunu vicdan kabul eder mi? On altı yaşındaki kıza 900 lira, bunlara sadece alkış! Bunları doğru kabul etmiyoruz.&nbsp;</p><p><strong>'DEVLET BÖYLE YÖNETİLMEZ'</strong></p><p>Devlet böyle yönetilmez. Devlet adaletle, bilgiyle yönetilir. Vatandaşlar arasında ayrım yapılmaz. O zaman bunların her birine 900 lira ceza keseceksin. Ben de seni kutluyorum vatandaşlar arasında ayrım yapmadın diyeceğim. AK Parti'ye MHP'ye oy veren kardeşlerim bunu içlerine sindiriyorlarsa bir şey demiyorum ama sindiremiyorlarsa sözüm sözdür bu ülkeye mutlaka adaleti adaleti adaleti, getireceğim.&nbsp;</p><p><strong>'BU TABLODAN HANGİSİ VATANDAŞA ÖRNEK?'</strong></p><p>Bu tablodan hangisi vatandaşa örnek? Şimdi söyleyin bakalım devleti kim daha iyi yönetir, kim adaletle yönetir ve kim vatandaşına değer verir? CHP gelse bal gibi yönetir, güzellikle yönetir, açlık olmaz sefalet olmaz.&nbsp;</p><p><strong>'KENDİNİZE BİLİM KURULU DEMEYİN, BİLİME AYIP'</strong></p><p>Bir de bilim kurulu var, Sağlık Bakanlığı'nın. Allah aşkına kendinize bilim kurulu demeyin. Bilime ayıp! Ne dedikleri, söyledikleri belli değil. 4 Nisan itibariyle ABD'yi geçtik vaka sayısında. Dün 193 kişi hayatını kaybetti. Bunlar da resmi rakamlar. Nasıl yönetiliyor bu ülke? Bilim kurulu var! Hikâye tamamen. Orada oturanların hiçbirisinin bilimle ilgisi yoktur. Bilim kurulu dediğin senin koyduğun kurallara siyasi iktidar &nbsp;uymuyorsa izzeti ikbal ile çekileceksin. Kuralları koydum buna uyuyorsan hayhay. Uymuyorsan beni burada göstermelik tutamazsın diyeceksin. Oturmuşlar oraya bilim kurulu ayrı havada, sağlık bakanı ayrı telden çalıyor.&nbsp;</p><p><strong>'BAHÇELİ BU YOKSULLUĞUN DEĞİRMENİNE SU TAŞIYAN KİŞİDİR'</strong></p><p>Sarayda lale devri yaşanıyor. Herkesin bir eli yağda bir eli balda. Ahali felaket vaziyette. Erdoğan esnafın önüne çıkıp dükkanına gidebilir mi? Hayatta gidemez. Belki 50 bin korumayla gider. Bu mudur devleti yönetmek? Bu mudur halkçı, milliyetçi olmak. Aynı şeyi Bahçeli'ye de soruyorum. Bahçeli de bu tabloya destek veriyor. Ülkücü kardeşlerimin ne yaptığını biliyorum. Çok rahatsız olduklarını da biliyorum. Bahçeli ayrı. Bütün bu yoksulluğun değirmenine su taşıyan kişidir. Emin olun bunlarca vicdan yok.</p><p><strong>'O PARALARIN TAMAMINI SANA İADE EDECEĞİM'</strong></p><p>Sahabiye medresesinde dükkanlar var. Geçen yıl 9 bin 380 lira ödeyen bir esnaftan bu yıl 20 bin 332 lira istiyorlar. Yav ne oldu da bu kadar büyük zam yapıyorsunuz? Vakıflar Genel Müdürlüğü istedi diyorlar. Haberleri yok. Büyükşehir belediye başkanı istiyor. Ha buradan yine sandık geldiğinde bütün vatandaşların düşünmesini isterim. Bu AK partili belediye. CHP belediyelerinde böyle garabet olmaz. Onlar halk için çalışırlar. Engel çıkarıyorlar mı, aşmasını bilirler. Kayserili kardeşime, orada çalışan esnaf kardeşimize de söylüyorum sandık gelecek bu kardeşine oy vereceksin. O paraların tamamını sana iade edeceğim faiziyle beraber.</p><p><strong>'DÜNYADAKİ BÜTÜN MEZARLIKLAR VAZGEÇİLMEZ ADAMLARLA DOLU'</strong></p><p>Devleti yönetiyorlar perişan ettiler. 2020 yılında esnaf ve sanatkâr sicil gazetesi var 99 bin 588 esnaf iflas etti. 99 bin kişi ölmüş onun umurunda bile değil. Onların çocukları var umurlarında bile değil. Umurunda olan tek şey var koltuğumu nasıl korurum. Koltuk insanı büyütmez. Koltuğa oturdun kendini vazgeçilmez adam görüyorsun. Dünyadaki bütün mezarlıklar vazgeçilmez adamlarla doludur.</p><p><strong>'5 YERDEN MAAŞ ALANLARIN HEP SARAY'DA!'</strong></p><p>Üç yerden beş yerden maaş alanların hepsi 'lebaleb' Saray'da. Alayı orada, tamamı orada. Peki <strong>Tekirdağ</strong>'daki, İzmir'deki emeklinin durumu ne? Perişan. Bin lira emekli ikramiye verdiler, e her şeye zam geldi kardeşim, zam yap, enflasyon oranında zam yap. Vermem diyor, emekli de hayatından memnun beni görünce alkışlıyor demek ki durumları çok iyi diyor. oturup düşünmeniz lazım. İki maaş almak için verdiğimiz mücadeleyi düşün. Emekli ikramiyesini en az 1500 lira yapacağız. tavuğu dörde bölüyor bir parçasını alıyor emekli.&nbsp;</p><p><strong>'ERDOĞAN DİYECEK Kİ BURASI TÜRKİYE Mİ, AFRİKA MI?'</strong></p><p>İstanbul'da Nişantepe'ye gittim. Erdoğan'ın orayı gidip görmesini isterim. Diyecek ki; ‘Burası Türkiye mi, Afrika mı?’ Afrika değil beyefendi orası Türkiye ama senin haberin yok. Altında uçakların var hiçbir padişaha nasip olmayacak kadar sarayların var. Görmüyor musun ya milletin halini? 2002 yılında en düşük emekli aylığıyla 7 çeyrek altın alınıyordu şimdi 2 çeyrek. Emeklileri de boşverdiler. Ya gençlerimiz, işsizlerimiz? Bunların hali ne olacak? 19 yıl devleti yöneteceksin, 10 milyon 287 bin işsiz yaratacaksın. Sonra da çıkıp bu memleketi güzel yönetiyorum diyeceksin. 10 milyonu aşkın işsizin olduğu yerde hangi güzellikten bahsediyorsun sen? Senin bu çocukları umutsuzluğa sevk etme hakkın var mı ya! Senin durumun iyi, çocuklarının durumu iyi beslemelerini durumu iyi. Herkes birden fazla maaş alıyor. Üniversitesi hatta en iyi okulları bitirmiş olanlar işsiz. Erdoğan işsizliğin ene olduğunu biliyor mu?</p><p><strong>'MÜLAKATI KALDIRACAĞIZ'</strong></p><p>Gençlerle konuştum. Mülakatı kesinlikle kaldıracağız. Akraban yoksa eleniyorlar, siyasi yandaşın yoksa sözlüde eleniyorlar bu haksızlığı gidereceğiz. Sayıştay raporlarına göre 138 bin 383 öğretmen açığı var. Öğretmen açılarının tamamını dolduracağız. Eğitimden tasarruf edilir mi ya? Eğitimden tasarruf edilmeyeceğini en iyi anne babalar bilir.</p><p>KYK’dan borç almışlar, şimdi hem faiz hem işsiz. E iş ver parayı alacaksan ondan sonra al. Hem iş vermiyorsun hem de borcunu öde. İcra göndereceğim babanın mal varlığına el koyacağım. Babanın ne günahı var. Bunların tamamını bitireceğim. Gençlere sözüm var sizin elinizden alınan bütün hakları size iade edeceğiz ve tamamını telafi edeceğiz.</p><p><strong>BOĞAZİÇİLİ ÖĞRENCİLERE SERT MÜDAHALEYE TEPKİ</strong></p><p>Sizin nefesinizi kesiyorlar, boğazınıza biniyorlar hak arama talebinizi kesmek istiyorlar. Korku ve kaygı içindeler. Benim size sözün var. TC coğrafyasında Allahın izniyle iktidar olduğumuzda bizi özgürce eleştirebileceksiniz. Bu hakkı vereceğiz size.</p><p><strong>'BEN MİLLİYETÇİLİĞİN NE OLDUĞUNU BAHÇELİ'YE GÖSTERECEĞİM'</strong></p><p>Bahçeli hiçbir zaman işsizlerin esnafın derdini dile getirmedi. Onun tek görevi var Cumhuriyet Halk Partisine saldırmak ona bu görevi vermişler. Bu cevabı verirken üzülüyorum ama ülkücü kardeşlerime şunu söylemek isterim, hiç meraklanma ben milliyetçiliğin ne olduğunu Bahçeli’ye de göstereceğim, dünyaya da göstereceğim. Ben saray beslemelerine asla ama asla itibar etmeyeceğim.</p><p><strong>'EMEKLİLER DÜNYANIN NERESİNDE DARBE YAPTI?'</strong></p><p>Vay efendim Türkiye’de darbeciler var. Montrö sözleşmesi dolayısıyla emekli büyükelçiler açıklama yaptık tık yok emekli amiraller açıklama yaptı mal bulmuş mğaribi gibi vay efendim yeniden darbe. Ne darbesi kardeşim! Ne paronayası kardeşim. Bütün bunların üstünü örtmek için. İşsizlik sorunu konuşulmasın, çiftçi sorunuyla baş başa kalsın. Milletin dikkatini başka yere çekelim. Koro haline. Yav zaten bunlar daha önce gazetelerde yazıldı. Sen çıkıp en baştan 'Ne Montrö sözleşmesi, ne Lozan’dır kardeşim, ikisi de bizim güvencemiz' desen zaten bir şey olmayacak. Vay efendim bunlar darbeci, yok kardeşim. Geçti onlar, kimse yemiyor artık bu numaraları. Millet de yemiyor.&nbsp;<strong>Kardeşim ben açım aç diyor dükkân kapalı sen neyden bahsediyorsun! Adamlar bir de emekli. Emekliler dünyanın neresinde darbe yaptılar.</strong>&nbsp;Bunlar gerçekten akıllarını peynir ekmekle yemişler bu kadar saçmalığı Türkiye Cumhuriyeti&nbsp;devleti hiç görmedi duymadı. Şu gerçeği herkes bilsin artık ortada bizim anladığımız anlamda devleti sağlıklı yöneten bir iktidar yoktur. Ortak da sağlıklı bir ortak değil. Bakanlar bakan değil. Bürokratlar ise bürokrat değil, tamamı yağcılardan oluşmuş, akıllarını kiraya vermişler.</p><p><strong>HÜRRİYET VE CNN'E TEPKİ</strong></p><p>Efendim bu darbe marbe bilmem ne hikayelerini güçlendirmek için, bakıyorlar ki havuz medyasını yeteri kadar kullanamıyorlar çünkü itibarları yok. Bir parça itibarı olan Hürriyet gazetesi üzerinden bu sefer CHP'ye saydırmaya başlıyorlar. İnsan o gazetenin geçmişine üzülüyor insan. Halkın gazetesiydi. Gerçekten medyanın amiral gemisiydi. Şimdi kuyrukta sandal bile olamadı. Sandal bile olamadı! Efendim CHP bildiri darbe bildirisi bilmem neler. Gündem yaratıyor sözde. O da CNN Türk de bu ikisi ne yaparsa yapsın bildiğimiz yoldan dönmeyeceğiz, dönmeyeceğiz, dönmeyeceğiz."</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Montrö bizim kırmızı çizgimiz']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/montro-bizim-kirmizi-cizgimiz-2824821908715-60f8-44bc-bd22-f9f75642e3672021-04-06T17:37:00+03:00Admin 'Montrö bizim kırmızı çizgimiz'

'Montrö bizim kırmızı çizgimiz'

SİYASET

Admin
<p><strong>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.</strong></p><p>Burada önemli açıklamalarda bulunan MHP lideri Bahçeli,&nbsp;Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı <strong>Mustafa Şentop</strong>'un katıldığı bir programda, Montrö Sözleşmesi'nin Cumhurbaşkanı tarafından feshinin mümkün olup olmadığı yönündeki bir soruya bunun "teknik olarak yapılabileceği" yanıtını vermesiyle başlayan Montrö tartışmaları ve bunun ardından&nbsp;Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan emekli 104 amiralin yayımladığı 'Montrö bildirisi'ne yine sert bir dille tepki gösterdi.</p><p>Bildiriden 'gece yarısı muhtırası' ve 'bal gibi darbe çağrısı' diyerek bahseden Bahçeli,&nbsp;<strong>"Beyinlerinin ve gizli emellerinin esiri olan 104 emekli amiral Türk demokrasi tarihinin kara bir lekesidir. Bu lekeyi temizlemek demokrasinin, milli iradenin tarihe karşı namus, şühedaya vefa borcudur"</strong>&nbsp;diye konuştu. Bahçeli,&nbsp;<strong>"Demokrasi düşmanlarına yeşil ışık yakan, gel gel yapan 104'lükler büyük bir suç işlemişlerdir. Bu suç cezasız kalamaz,&nbsp;kalmayacaktır"</strong>&nbsp;dedi.</p><p>Bahçeli, konuşmasında, tepki gösterdiği bildiride imzası olan emekli amirallerden <strong>Cem Gürdeniz</strong>'in 2006 yılında ortaya attığı, daha sonra da&nbsp;uluslararası ilişkiler literatürüne yerleşmiş,&nbsp;kıta sahanlığı meselesinde Türkiye’nin elini güçlendiren bir kavram olan 'Mavi Vatan'a atıfta bulunarak,&nbsp;<strong>"Hayret etmemek elde değildir, mavi vatanımızı bu çürüklerle nasıl savunmuşuz? Milli egemenlik haklarımızı bu darbe sevdalılarıyla nasıl muhafaza etmişiz?"</strong>&nbsp;sözlerini kaydetti.</p><p><strong>Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</strong></p><p>"Türkiye’deki işbirlikçi damar ihanet ve melanet nöbetine girmiş, kâbus senaryolarını ülkemize ithal etmek için harekete geçmiştir. Önce 126 eski büyükelçinin sorunlu ve şüpheli bildirisi yayımlanmıştır. Bunlar arasında yer alan, parti üyemiz ve Aydın eski milletvekili<strong> Ertuğrul Kumcuoğlu</strong>’nu kesin ihraç talebiyle ve tedbirli olarak Disiplin Kurulu’na sevk ettik. Yani şaşmaz ve tartışma kabul etmez irademizi gösterdik. Montrö tartışmaları, Kanal İstanbul anlaşmazlıkları derken, Türkiye 4 Nisan’da 104 emekli amiralin bir nevi muhtırasıyla sarsılmıştır.</p><p><strong>'MONTRÖ KIRMIZI ÇİZGİMİZ'</strong></p><p>Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, 1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi Lozan Antlaşması’nın tamamlayıcısı bir halkası, ayrılmaz bir parçasıdır. Aynı zamanda bizim kırmızı çizgimiz, Karadeniz’in barış ve istikrar güvencesidir. Kaldı ki, hiç kimsenin de Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni tartışmaya açtığı, feshedelim dediği falan da yoktur. Türkiye’nin kendi egemenlik sahasında iç deniz yolu açmasının Montrö’yle nasıl bağı kurulmaktadır? Bu zorlama, zekâ özürlü yaklaşımın failleri herkesi kendileri gibi aptal ve ahmak mı zannediyorlar? Vehimlerinin ve gizli emellerinin esiri olan 104 emekli amiral Türk demokrasi tarihinin kara bir lekesidir. Bu lekeyi temizlemek demokrasinin, hukukun ve milli iradenin tarihe karşı namus, şühedaya da vefa borcudur.</p><p><strong>'104'LÜKLER BÜYÜK BİR SUÇ İŞLEDİ'</strong></p><p>Dünyanın olağanüstü bir dönemden geçtiği, ülkeler arası cepheleşmenin derinleştiği, Türkiye’ye yönelik husumet bloğunun kalabalıklaştığı bir zaman aralığında, demokrasi düşmanlarına yeşil ışık yakan, gel gel yapan 104’lükler büyük bir suç işlemişlerdir.&nbsp;<strong>Bu suç cezasız kalamaz, kalmayacaktır. Hayret etmemek elde değildir, mavi vatanımızı bu çürüklerle nasıl savunmuşuz? Milli egemenlik haklarımızı bu darbe sevdalılarıyla nasıl muhafaza etmişiz?</strong>&nbsp;Bu 104 emekli amiral bozuntusunu bir araya getiren, ortak bir bildiriye imza attıran, gece yarısı muhtıra iştimasına sokan asıl motivasyon nedir? İplerini tutan zihniyetin eşgali ve robot resmi kimleri göstermektedir? Bize göre 4 Nisan çıkışını detaylarıyla ele almak şarttır.</p><p><strong>'MAVİ VATAN' NEDİR?</strong></p><p>Türkiye'nin dört bir tarafında deniz yetki alanları<strong> "Mavi Vatan"</strong> olarak adlandırılıyor. Karadeniz, Ege Denizi ve Akdeniz'i kapsayan Mavi Vatan, ilk defa 2006 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda düzenlenen sempozyumda ortaya atıldı.</p><p>Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda düzenlenen "Karadeniz ve Deniz Güvenliği" konulu sempozyumda emekli <strong>Tümamiral Cem Gürdeniz </strong>tarafından ortaya atılan "Mavi Vatan" emekli <strong>Tümamiral Cihat Yaycı </strong>tarafından geliştirilen kavram 2010'da Temel Deniz Hukuku kitabında kayda geçirildi.</p><p><img alt="mavivatan-haritasi-1.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/06/mavivatan-haritasi-1.jpg" style="height:941px; width:1200px" /></p><p>Türkiye ile Libya arasında gerçekleşen deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması, Mavi Vatan doktrinin somut adımlarından biri oldu. BM’ye bildirilmesiyle dünyaya ilan edilen bu anlaşma sayesinde Libya ile Türkiye denizden komşu oldu.</p><p><strong>'BUNLAR DENİZCİLERİN YÜZ KARALARI'</strong></p><p>Bunlar denizci değil, denizcilerin ve denizciliğin yüz karalarıdır. Söz konusu muhtıra, emeklilikte canı sıkılan, aksiyon arayan, biraz da adımızdan söz ettirelim diyen bir grup meczubun işi değildir. Bunları deniz nasıl tutuyorsa, hukuk da öyle tutmalı, netice itibariyle cüretlerinin bedelini ödemelidirler. Gece yarısı bildirisi neyin nesi, hangi mihrakların sesidir? Bu aklı kim vermiştir? Sağır odalarda ki müşahitler kimlerdir? Bu emekli amirallerin madem bazı konularda düşünce ve itirazları vardır, o halde resmiyette faal halde olan 106 partiden birisine katılarak sabahtan akşama kadar ahmak kesip laf salatası yapmalarının önünde esasen bir engel olmayacaktır. Her zeminde görüşlerini anlatabilmelerinin önü açıktır. Televizyonları rahatlıkla kullanma hakları vardır.</p><p><strong>'BU BAL GİBİ DARBE ÇAĞRISIDIR'</strong></p><p>Bazı sözde hukukçular ve çarpık siyasetçiler diyor ki, emekli amirallerin yayımladığı açıklama bir darbe çağrısı değil, tam tersine bir demokrasi çağrısıdır. Neymiş, düşünce ve ifade özgürlüğüne saygı esasmış. Bu çağrı bal gibi darbe çağrısıdır. Bu bildiri demokrasiyi hedef alan torpidodur. Bu bildiri hukuk gaspı, milli iradeye doğrultulmuş silahtır.&nbsp;Aksi halde diye başlayan muhtıra bildirisinin neresi ifade özgürlüğü, neresi demokrasi çağrısıdır?&nbsp;Hiç kimse sinir uçlarımızla oynamasın. Darbeler sayfası kapanmıştır.</p><p><strong>'İBRETİ ALEM İÇİN RÜTBELERİ SÖKÜLMELİ'</strong></p><p>Şimdi bu bildiriye imza atanların hesap verme vakti gelmiştir. Bir kez daha söylüyor ve beklentimizi açıklıyorum: İbreti alem için, 104 emekli amiralin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik hakları ellerinden alınmalı, emekli maaşları kesilmelidir. Bildiriyle ilgili adli ve idari soruşturma derinleştirilerek tekemmül ettirilmelidir. Arkasında kim var, önünde kimler duruyor, alayı ortaya çıkarılmalı ve milletimize teşhir edilmelidir.</p><p><strong>'DARBELER TARİHİ CHP TARİHİDİR'</strong></p><p>Bizi bir başka dehşete düşüren husus ise 4 Nisan bildirisine yönelik muhalefet partilerinin aldığı sakat ve sancılı pozisyondur. Darbeler tarihi bir bakıma CHP tarihidir. Darbelerle yüzleşmek CHP’yle yüzleşmektir. Statükocularla, vesayetçi mihraklarla hesaplaşmak CHP’yle hesaplaşmak demektir. Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz’a tiyatro demiş, FETÖ’ye zeytin dalı uzatmıştı. Bir ara darbe olursa “Tankın üzerine ilk ben çıkarım” diyen bu yandan çarklı, 15 Temmuz gecesi korkakça, atlaya zıplaya tankların arasından sıyrılıp Bakırköy Belediye Başkanı’nın evinde soluğu almıştı.</p><p><strong>'İSKELESİ HASARLI, ROTASI SAVRUK, DÜMENİ KIRIK...'</strong></p><p>Kılıçdaroğlu 4 Nisan bildirisine karşı duruşuyla da bizi şaşırtmadı.&nbsp;Dedi ki, “Bu sahte gündemler tutmaz, halkımızın tek gerçek gündemi sofrasıdır.” Be hey kendini bilmez, be hey demokrasiden bihaber; 4 Nisan bildirisinin neresi sahte gündemdir? Sahte olan sen misin yoksa gündem midir? Ekmeğimize kan doğramak isteyen darbe meraklılarına daha hangi hallerde tepki göstereceksin? Soğan, patates, patlıcan kadar; milli iradenin onuru, hayat ve varlık hakları yok mudur? Kılıçdaroğlu’nun iskelesi hasarlıdır, rotası savruktur, dümeni kırıktır, pusulası bozuktur, çarmığı kopuktur, halatı kesiktir, güvertesi göçüktür, zihniyeti batıktır.</p><p><strong>'BİLDİRİNİN GÖRÜNMEYEN İMZASI KILIÇDAROĞLU'NA AİT'</strong></p><p>104 emekli amiral arasında bulunan ve güney sınırlarımızda PYD’nin olmasını isteyen muhtıracı Türker Ertürk’ü CHP’ye alan, parti saflarına katan, heyecanla yakasına rozeti takan kimdir? CHP yönetimi bir kere daha demokrasiyle ters düşmüştür. Bir kez daha darbe hasreti çeken çapulcularla birleşmiştir. Ve 4 Nisan bildirisinin görünmeyen imzası Kılıçdaroğlu’na aittir.&nbsp;CHP yönetimi, demokrasi için ağır bir tehdittir. CHP yönetimi, Türkiye siyasetinin ayrık otu, çıbanbaşıdır.</p><p><strong>AYM'YE HDP TEPKİSİ</strong></p><p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan, 17 Mart 2021 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne gönderilen HDP’nin temelli kapatılması hakkındaki iddianame eften püften bahanelerle 31 Mart 2021 Çarşamba günü iade edilmiştir. Gerekçe olarak usul eksiklikleri gösterilmiştir. Terörle mücadele kararlılığının zirve yaptığı, kahraman güvenlik güçlerimizin can pahasına mücadele ettiği bir süreçte, Anayasa Mahkemesi’nin HDP’yi arkalayan ve kollayan tutumu bizim nazarımızda hükümsüz, milli vicdanda yok hükmündedir. Dağda elde edilen stratejik ve tarihi üstünlüğü, TBMM’de kaybettirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur.</p><p><strong>'TERÖRLE MÜCADENİN DE USUL SORUNLARINI TESPİT ETTİNİZ Mİ?'</strong></p><p>Anayasa Mahkemesi adil ve hakkaniyetli bir karar vermemiştir. Bu mahkeme üyelerine soruyorum; bu aziz vatanda bulunmamızın da usul eksiklileri var mıdır? Bölücü terörle mücadelenin usul sorunlarını da tespit ettiniz mi? Bugün HDP iddianamesini, usul eksikleri var diyerek gerisin geriye<strong> Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>’na iade eden zevat, bir saatliğine de olsa dağda, ovada ya da sınır ötesinde hainlerin karşılarına çıkabilecek yürekliliği gösterebilecekler midir?</p><p><strong>'AYM BAŞKANININ HANGİ ŞAİBELİ İŞLERE KARIŞTIĞINI İYİ BİLİYORUZ'</strong></p><p>Halen Anayasa Mahkemesi Başkanlığı makamını işgal eden şahsın, geçmişte Polis Akademisi Başkanıyken, 1 Ağustos 2009 tarihindeki PKK açılımına nasıl ev sahipliği yaptığını, 12 kötü adamı nasıl ağırladığını, o görevdeyken hangi şaibeli işlere karıştığını biz gayet iyi biliyoruz.&nbsp;O tarihlerde Polis Akademisi’nde sözde Kürt Çalıştayı düzenleyen zat bugünün Anayasa Mahkemesi Başkanı’dır. Bu şahsın HDP duyarlılığı, ihanet ve çözülmeye teşneliği yeni bir vaka değildir.</p><p><strong>'KAPISINA KİLİT VURULMALI'</strong></p><p>Anayasa Mahkemesi’nin mevcut haliyle milletimizin vicdanında karşılığı yoktur ve Mahkeme Başkanı’nın tarafsızlığı söz konusu değildir. Bu mahkemenin kapısına kilit vurularak yeni baştan yapılandırılması bir adalet, siyaset ve demokrasi sorumluluğudur. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi’nin bir darbe mirası olduğu ortadadır.</p><p><strong>'AYM AYET HÜKMÜ DEĞİLDİR'</strong></p><p>Anayasa Mahkemesi ayet hükmü değildir. Zamanın ruhuna, milletimizin beklentilerine müzahir şekilde yapısı değişebilecek, daha verimli, daha etkin çalışması sağlanabilecektir. Hiç kimse bize durum hatırlatması yapmasın, biz neyin ne olduğunun farkındayız. Bu nedenle<strong> Anayasa Mahkemesi</strong> bugünkü haliyle devam edemez, inandırıcılığından ve güvenirliğinden bahsedilemez. Türk milleti yeni ve tarihi özelliklerine uygun bir yüksek mahkeme kurmaya muktedirdir, buna da hakkı vardır."</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Herkesin şehir yönetiminde söz hakkı var']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/herkesin-sehir-yonetiminde-soz-hakki-var-282473d6c6390-a017-46eb-a0bb-4d77e28e21752021-04-06T16:34:00+03:00Admin 'Herkesin şehir yönetiminde söz hakkı var'

'Herkesin şehir yönetiminde söz hakkı var'

YEREL

Admin
<p>“Cif / Temizken Güzel @ Zincirlikuyu” adıyla yürütülen çalışmalarda son noktaya gelindi.</p><p><strong>İMAMOĞLU VE YILMAZ, RUTKAY’IN SORULARINI YANITLADI</strong></p><p><strong>İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu,</strong> proje için çevrimiçi düzenlenen tanıtım toplantısına katıldı. Ünlü oyuncu <strong>Doğa Rutkay Kamal</strong>’ın sunumuyla gerçekleştirilen sanal tanıtım toplantısında, İmamoğlu ile <strong>Unilever Ev Bakım Kategorisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Leyal Eskin Yılmaz,</strong> Kamal’dan gelen soruları yanıtladı. Unilever ve Cif markası ile gerçekleştirdikleri iş birliğinin İstanbul’a sağladığı faydaların çok kıymetli olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “İstanbul deniz ile çok sıkı ilişkisi olan bir şehir. Fakat ne yazık ki denizlerimizi temiz tutmak konusunda eksiklerimiz var. Çöpkaparlar hem denizlerimizi temizlemek hem de farkındalık oluşturmak açısından önemli bir rol oynuyor” dedi. Halkın faydalandığı aktif yeşil alan sayısını artırmak amacında olduklarını hatırlatan İmamoğlu, “Bu açıdan Kent Ormanlarımızı, Yaşam Vadilerimizi ve birçok yeni parkı, şehre kazandırmaktan çok mutluyuz” diye konuştu.</p><p><strong>“ZİNCİRLİKUYU’DA DÜZENLEME YAPILMASI İHTİYACI VARDI”</strong></p><p>Firma ile yapılan iş birliği kapsamında, Eminönü ve Karaköy yaya alt geçitlerinin çehresinin değiştiğinin de altını çizen <strong>İmamoğlu,</strong> “Halkımızın da özeniyle hep böyle temiz, aydınlık ve ferah olarak bu alanı koruyacağımızı umuyorum” ifadelerini kullandı.<strong> Zincirlikuyu Metrobüs Durağı</strong>’nın da ulaşım hattında önemli bir merkez işlevi gördüğüne dikkat çeken İmamoğlu, “Bu bölgede bir düzenleme yapılması ihtiyacı vardı. Çünkü durağımız konumu nedeniyle çok fazla güneş ışığı almıyordu. Karanlık, tabir-i caizse biraz iç bunaltıcı bir mekandı. Bizlerin de yönlendirmesiyle yapılan çalışma sayesinde şimdi daha ferah, konforlu ve düzenli bir kamusal alana dönüştü. Yine yönlendirme işaretleri sayesinde kalabalık dönemlerde ortaya çıkan karışıklık da büyük oranda ortadan kalktı” bilgilerini paylaştı.&nbsp;</p><p><strong>“YURTTAŞLARIMIZIN KATILIMI ÇOK DEĞERLİ”</strong></p><p>İş birlikleri ve kentte kattıklarından dolayı Unilever firmasına ve çalışanlarına teşekkürlerini ileten İmamoğlu, şunları söyledi:&nbsp;</p><p>“Şehirler, dünyanın neredeyse yüzde 75-80 nüfusunu yaşatan yerler. 21’nci yüzyılın yaşam alanı, şehirler. Dolayısıyla, yerel yönetimlerin iyi bir modelle dünyaya güzel bir yüz yıl yaşatması gerektiğini konuşuyoruz görüştüğümüz yerel yöneticilerle. Yerel demokrasi, gerçekten önemli bir kavram. Katılımcılık, şeffaflık ve ortak akıl, çevrenin korunmasına yurttaşlarımızın, hemşehrilerimizin katılımı çok değerli. Yoksa, hiçbir kurumun tek başına bu sorunların altından kalkması mümkün değil. Dünyada, 15-20 milyonluk kentler var. Bu sorunları çözmek, sürdürülebilir bir kent yaşamı var etmek, bir belediye başkanının, bir belediye çalışanı grubunun işi olamaz. Elbette süreci modere edecek olan, domine edecek olan kurum biziz. Ama her vatandaşın sorumlu bir bireye dönüştüğü kentler ancak mutlu olabilir. Biz, bunu oluşturmakta kararlıyız. Toplumun fikir ürettiği, paylaştığı, hatta dayanışma ruhunu güçlendirdiği, tabiri caizse kent bir tehdit altındaysa, koruma duvarını oluşturan, kentin bir anlamda önünü açacak bir unsur varsa, orada iş birliğiyle yürümeyi başaran bir kitlesel hareketi kentlerde var etmek zorundayız.”</p><p><strong>“HERKESİN ŞEHİR YÖNETİMİNDE SÖZ HAKKI VAR”</strong></p><p>“Bu şehirde yaşayan herkesin, bu şehir yönetiminde söz hakkı olduğunu sonuna kadar hissettirmek istiyoruz” diyen<strong> İmamoğlu, </strong>“Bu kentin tasarlanmasında, geleceğin olgunlaştırılmasında herkesin süreci içine katılmasını istiyoruz, ki toplumun sahiplenme gücü de artsın. Onun için; dinlemeye, birlikte üretmeye ve birlikte başarmaya hazırız. Bunun en somut örneğini, tam da bugün paylaştığımız güzel uygulamalarla yaşamının keyfini ve onurunu yaşıyorum. Bu anlamda bütün İstanbulluları, İstanbul’un bütün güzide kurumlarını, kuruluşlarını bu sürece davet ediyorum. ‘İstanbul Senin’ cümlemiz, öylesine bir cümle değil. İstanbul’da yaşayan her bireyin sorumluluğu var. Bunu bize hissettirdi Unilever’le olan bu çalışma” dedi.&nbsp;</p><p><strong>YILMAZ, ÇALIŞMALARLA İLGİLİ DETAYLARI PAYLAŞTI</strong></p><p>Unilever Ev Bakım Kategorisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Yılmaz da İBB ile iş birliği içinde yaptıkları çalışmaların kısa bir özetini sundu. “Metrobüs, metro ve birçok kilit otobüs hattının buluşma noktası olan Zincirlikuyu da İstanbul için büyük bir toplu taşıma ağının kalbi konumunda” diyen Yılmaz, çalışmalarla ilgili şu bilgileri paylaştı:&nbsp;</p><p>“Duraktan, metrobüslerin yanı sıra arabalar da geçtiği için bekleyen yolcular açısından, hava kalitesi ile ilgili ne yapabiliriz diye baktık. Havayı ve kendini temizleyen bir duvar boyası ile duvarların temiz ve bakımlı görünmesini sağladık. Biliyorsunuz, Zincirlikuyu Metrobüs Durağı konumu ve mimari yapısı gereği biraz karanlık. Doğal ışığın insanların daha mutlu ve enerjik hissetmesini sağladığı ise bilimsel bir gerçek. Bundan hareketle gün ışığı tonlarında doğal aydınlatma yerleştirdik. Bununla birlikte çok sayıda toplu taşıma hattının bağlantı noktası olduğu için oldukça da kalabalık oluyor. Bu sebeple yaya trafiğini daha akıcı hale getiren yönlendirme işaretleri hazırladık. Durağın temiz görüntüsünü güçlendirmek, doğallık eklemek için bitkiler yerleştirdik. Atık ayrıştırma kutuları yerleştirerek projemizin ilk aşamasında başlattığımız geri dönüşüm çabalarımızı da sürdürmeyi hedefledik. Ayrıca Cif Çöpkaparların Boğaz’dan topladığı atıkların bazılarını da burada özel kutular içinde sergiliyoruz. Boğaz’daki kirliliğe yönelik mesajımızı, farkındalığı ve bilinci güçlendirmek için de bir fırsat yaratmış olduk.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[‘Kanal İstanbul bir rant projesi’]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kanal-istanbul-bir-rant-projesi-282469795dc14-67b3-4d1a-b1ed-a25dfe68c4322021-04-06T16:28:00+03:00Admin ‘Kanal İstanbul bir rant projesi’

‘Kanal İstanbul bir rant projesi’

SİYASET

Admin
<p><strong>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan&nbsp;</strong>&nbsp;1. Olağan Şırnak İl Kongresi'ni gerçekleştirdi. Babacab burada yaptığı konuşmada hem Şırnak'ın sorunlarına hem de ülke gündemine dair açıklamalarda bulundu.</p><p>Babacan, konuşmasında Merkez Bankası'nın başkanlık koltuğundaki sürpriz değişimi eleştirerek "Çiftçiye verilen desteğin tamamı 23 milyar lira, esnafa verilen destek 5 milyar lira. Yanlış kararın maliyeti 531 milyar lira. Her şeyi ben yapacağım diyen kişinin tek bir imzayla bu ülkeye açtığı maliyeti görüyor musunuz?" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>Babacan'ın konuşmasında öne çıkanlar şu şekilde:</strong></p><p>"Onlar ayrıştırıyor, DEVA Partisi birleştiriyor. Oranlar sorunları çözmemek için bahane uyduruyor DEVA Partisi çözümü anlatıyor.&nbsp;</p><p>Bu sistem bir kişinin kafasına eseni yapmasının önünü açan bir sistem. Hatırlayın yeni sistemle istikrar gelecek diyorlardı. Huzur getireceklerini vadediyorlardı. Ne yaptılar? Ekonomiyi, hukuku, demokrasiyi dibe batırdılar.</p><p>Çiftçiye verilen desteğin tamamı 23 milyar lira, esnafa verilen destek 5 milyar lira. Yanlış kararın maliyeti 531 milyar lira. Her şeyi ben yapacağım diyen kişinin tek bir imzayla bu ülkeye açtığı maliyeti görüyor musunuz?</p><p><strong>'AÇIK BİR YASA İHLALİ'</strong></p><p>Artık usulsüzlük neredeyse kural haline geldi. Meclis'e kanun teklifi geldi oylamayla reddedildi.&nbsp;Meğer iktidar milletvekili yeteri kadar yokmuş. Tabi artık Meclis'in yolunu mu unuttular ya da nasıl olsa Meclis'in bir anlamı kalmadı diye işler iyice mi boşlandı bilmiyoruz. Sistemde artık Meclis'in değeri kalmayınca durum böyle.</p><p>Teklif reddedildikten sonra ne oldu? Meclis'te iç tüzük var eğer herhangi bir teklif reddedilirse 1 yıl boyunca gündeme alınamaz. Değil bir yıl 1 gün sonra meclise yeniden getirdiler. Açık bir yasa ihlali, tüzük ihlali. Maalesef Meclis'in hukukuna sahip çıkması gereken Meclis Başkanı ve yönetimi bu hukuksuzlukların önünü açıyor.&nbsp;</p><p>Bu konuda AYM'nin kararı var bu kanun teklifi hazırlanırken onlar da dikkate alınmadan hazırlanmış.&nbsp;</p><p>Her şeyin net olması lazım. Hukuk devletinde gri alan bırakılmaz. Hangi suçlar kamu görevine girmesine engel olur bunların açıkça yazılması lazım. Suçların şahsiliği ilkesi ve masumiyet karinesi nedeniyle bu teklifin sorunlu olduğunu düşünüyoruz. Kamuda işe alımlarda mülakat sistemi neredeyse birilerinin kayırmacılık aracı haline gelmiş durumda fiilen.</p><p>Biz mülakat sistemini kaldıracağız. İş dediğiniz ehline teslim edilir. Devletin partisi olmaz. Cumhurbaşkanlığı sisteminin en büyük sorunu devleti partili bir devlet haline getiriyor. Aşama aşama bunu görüyoruz.&nbsp;</p><p>Biz güçlendirilmiş parlamenter sistem diyoruz ve bu sistemin mutlaka değiştirilmesi gerektiğini söylüyoruz.</p><p><strong>'DEVLETİN PARTİSİ OLMAZ'</strong></p><p>Bu sitem 2018'in haziran ayında başladı. Şöyle neler oldu bakın hiçbir konuda çözülme yok. Rakamlarla ölçülmesi kolay olduğu için ekonomide de görüyoruz. Merkez Bankası'nın&nbsp;rezervi&nbsp;-60 dolarda. Merkez Bankası'nın yıllarca biriktiği yeter akçeleri bir günde sıfırladılar. Son iki yılda hazine borcu ikiye katlandı.</p><p>Bu ülkenin devletinin partisi olamaz. Valilere kaymakamlara sesleniyorum. Siz vatandaşlarınıza adil davranmak zorundasınız. 1. Sınıf ve eşit vatandaş muamelesi yapmak zorundasınız bu sizin göreviniz.&nbsp;</p><p>Devlet yapısının kendisinin kendisini korumaya alması lazım. Cumhurbaşkanı yemin metni ne diyor? Görevimi tarafsızca yapacağıma yemin ederim diyerek başlıyor göreve. Bir partinin genel başkanı cumhurbaşkanlığı görevini tarafsız yapabilir mi? Devletin partisi olmaz. Devlet, vatandaşına bakarken hangi kimlikten, inançtan diye bakamaz. Devlet kurumlarında toplumun tüm çeşitliliği temsil edilir. Azınlıkların dahi kendilerini devlette görebilmeleri lazım.&nbsp;</p><p>Ülkemizin her bir vatandaşı değerli ve eşittir. Fırsatla adil bir şekilde erişmek her vatandaşımızın hakkıdır. Aksi halde bu ülkenin&nbsp;kardeşliği güçlendiremezsiniz</p><p><strong>'VESAYET ODAKLARINA KARŞIYIZ'</strong></p><p>Ülkemizin darbe hafızası çok taze. Takvim yapraklarındaki bu tarihlerin her birisi haksızlığı acıyı gösteriyor. demokrasimize karşı yönelen tehdidi gösteriyor. Hiçbir koşulda mazur gösterilemez.</p><p>Ben buradan bir kez daha vurguluyorum biz vatandaşlarımızın verdiği yetkiyi kötüye kullanacak tüm bürokratik vesayet odaklarına karşıyız. Bu vesayet odağı, asker oldu, yargı oldu, yargıya yerleşen yapılar oldu. Bunca darbe yaşadık girişimi atlattık. Tam bir demokrasi kurabildik&nbsp;mi ?</p><p>Eğer tam demokrasiyi kurabilmiş olsaydık aykırı fikir beyan eden STK'lar hükümetin düşman panosuna yazılır mıydı?</p><p>Geçtiğimiz günlerde bazı emekli askerler bir bildiri yazmışlar. Anayasal sınırlar içerisinde düşüncesini ifade etmesi tabii ki herkesin en temel hakkı. Elbette ifade sahipleri, sözlerinin nereye varacağını hesaplamak, bunları ölçmekle de sorumludur. Bunlar tecrübesiz insanlar değil. Bu insanların rasgele, hesapsız kitapsız konuşması, açıklama yapması, hareket etmesi de düşünülemez… Bugünkü iktidar ülkeyi tamamen sessizliğe mahkum etmek istiyor. Ağzını açanın kapısına polis gidiyor, vatandaşlarımız gözünü mahkemede açıyor. Durum böyle olup da, emekli askerler açıklama yapınca da iktidar şaşırıyor, ‘acaba darbe tehdidi mi’ diyor. Öyle bir susturdular ki herkesi, kimse sesini çıkartamaz oldu.”</p><p>Emekli askerler açıklama yapınca iktidar şaşırıyor darbe tehdidi mi var diye bakıyor. Ülkeyi&nbsp;öyle bir susturdular ki ses çıkmıyor.</p><p>Siyasetin üzerinde bir el bir vesayet olamaz ama siyaset de şu değil; ben&nbsp;50+1'i aldım istediğimi yaparım diyemez. Tabi ki seçim sandık demokrasinin olmazsa olmazı ama demokrasi sadece sandık değildir. Demokrasi, cumhurbaşkanı&nbsp;dahil her seçilmiş insanın hukukla kendini bağlanmış hissetmesidir.</p><p>Ne yapıyor büyüklü küçüklü ortaklar? Hemen acı darbe hafızamızı suistimal etmeye, ülkemizi kutuplaştırmaya çalışıyorlar. Şu andaki iktidar partisinin ilk yıllarında, generallere mektup yazıp ‘iktidarı uyarın’ diyen krizlerin ortağı Bahçeli’ydi. Vesayet odaklarından besleniyor. Tabii o günlerde 2002 krizinden sonra baraj altı kalmış Meclis’e bile girememiş, generallere mektup yazıyor… Hepsi kayıtlarda. Zaten kendisinin en tutarlı olduğu konu tutarsızlık. Bir de krizlerin ortağı olması. Bu iki konuda çok tutarlı.</p><p>Açıklama yapmayan kalmış diye baktım&nbsp;emekli sandığı açıklama yapmamış henüz.</p><p><strong>'KANAL İSTANBUL RANT PROJESİDİR'</strong></p><p>Dün sabah bir televizyon programında dedim ki ‘Kanal İstanbul’a karşı çıkanlara darbeci diyecekler.’ Üzerinden bir gün geçmedi, tam 8 saat sonra Sayın Erdoğan açıklama yaptı, ‘Kanal İstanbul’a karşı çıkanlar en büyük Atatürk ve Cumhuriyet düşmanıdır’ diye. Lafların ağırlığına bakar mısınız? Ama biz bildik. Maalesef o bildiriyi yayınlayanlar da böyle bir fırsatı altın tepsi içinde bu hükümete sundular. Kaş yapalım derken göz çıkarma, en hafifinden… Belki de başka şeyi var mıdır yok mudur, orasını bilmeyiz. Herkes etrafına bu hükümet gibi rant gözlükleriyle bakmıyor. Bu ülkenin yarınlarını, istikbalini düşünenler de var. Biz varız biz! Biz bu düşman dile de, rant peşindeki heveslere de karşı çıkacağız, sonuna kadar mücadele edeceğiz.</p><p>Sorunlarımızı derinleştiren, bu sisteme DEVA Partisi son verecektir. Bugün bu ülkede yoksulluk intiharları var. Karartma gelmiş, basına yayımlayacaksınız diyorlar.&nbsp;</p><p>Çıkış yolu tek yönlü bir yoldur: 1. Sınıf demokrasidir, 1. Sınıf hukuk devletidir. Bunları kurun bu ülke nasıl refaha ulaşıyor hep beraber görelim.</p><p>Sevgili Tahir Elçi'nin ısrarlı hukuk mücadelesinin sonucunda AYM karar verdi. Şırnak adalet bekliyor. Uludere'de Roboski'de hayatını kaybeden vatandaşlarımız için adalet bekliyor. Kimse çıkıp bir özür bile dilemedi. Biz anaları gözü yaşlı görmek istemiyoruz. Biz vatandaşımızın terör örgütüyle devletin hukuksuzluğu arasında sıkışmış&nbsp;görmek istemiyoruz.</p><p>Biz çiftçiliği yoksulluğun diğer adı olmaktan çıkaracağız. Biz kanal diyoruz su diyoruz hükümet Kanal İstanbul diyor. Niye? Orada bir mıknatıs var mıknatıs. Rant mıknatısı.</p><p>Yokluk ve yoksulluk Şırnak için kader değil. Bizler il il ilçe ilçe gezip hakikatin sesi olacağız. Bu milletin aklıyla, onuruyla alay eden zihniyeti gittiğimiz her yerde anlatacağız."</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[AB liderleri, Erdoğan'la bir araya geldi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ab-liderleri-erdoganla-bir-araya-geldi-28245849ef4ff-5671-4fd8-a39c-6727790e593c2021-04-06T15:56:00+03:00Admin AB liderleri, Erdoğan'la bir araya geldi

AB liderleri, Erdoğan'la bir araya geldi

SİYASET

Admin
<p>AB liderleri, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la görüşmek üzere Ankara'ya ulaştı. <strong>Avrupa Konseyi Başkanı &nbsp;Charles Michel,</strong> Twitter'dan yaptığı paylaşımda şunları yazdı:&nbsp;</p><p><strong>"Ankara'da Ursula von der Leyen ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği üzerine görüşmeyi başlayacağız. Daha yapıcı bir gündem inşa edebilmek için gerilimin sürekli olarak azalması gerekli"&nbsp;</strong></p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2021/04/1617709003160-ekran-resmi-2021-04-06-14.35" style="height:523px; width:304px" /></p><p>Bugün gerçekleşecek görüşmede 25 Mart'ta AB Konseyi tarafından duyurulan <strong>Gümrük Birliği</strong>'nin güncellenmesi ve göç mutabakatının yenilenmesi konularında daha somut ifadelerin kullanılması öngörülüyor. AB yetkililerin gündeminde, başta HDP hakkında kapatma talebiyle dava açılmasının istenmesi ve <strong>İstanbul Sözleşmesi</strong>'nden çekilme kararı olmak üzere, insan hakları ve demokrasi açısından artan kaygıların da olacağı belirtildi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Matriks, Borsa İstanbul’da]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/matriks-borsa-istanbulda-282441ed795a5-75e0-4995-89ca-937c1be18eed2021-04-06T15:28:00+03:00Admin Matriks, Borsa İstanbul’da

Matriks, Borsa İstanbul’da

EKONOMİ

Admin
<p>Bankacılık ve finans alanında faaliyet gösteren kişi, kurum ve kuruluşların; piyasalara ilişkin veri, haber, analiz, emir iletimi ve portföy izleme ihtiyaçlarına yönelik çözümler ile bu firmaların alt yapı ihtiyaçlarına ilişkin yazılımlar üreten&nbsp;<strong>Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş.</strong>, Garanti BBVA Yatırım ile gerçekleştirdiği halka arz sürecini tamamladı.&nbsp;</p><p>Matriks hisselerinin ilk işlem günü için düzenlenen gong töreni; Borsa İstanbul A.Ş Genel Müdürü <strong>Korkmaz Ergun, </strong>Matriks Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Reha Gülerman,</strong> Matriks Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı<strong> Erol Akkurt, </strong>Matriks Genel Müdür Yardımcısı <strong>Cem Tutar, </strong>Matriks Yönetim Kurulu Üyesi<strong> Berkant Erol </strong>ve Matriks Yönetim Kurulu Danışmanı<strong> İsmail Hakkı Güneş</strong>’in katılımıyla gerçekleşti.</p><p><strong>Ergun: “Matriks, halka arz ile finans teknoloji sektörünün önemli aktörlerinden biri olmayı sürdürecek”</strong></p><p>Finansal teknoloji alanında dünya çapında çok hızlı bir değişim yaşandığını ifade eden Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü <strong>Korkmaz Ergun,</strong> “Küresel rekabetteki yerimizi alabilmek ve gücümüzü koruyabilmek için biz de altyapı sistemimizi Bistech ile yeniledik. Tüm piyasalarımızı ve takas sistemimizi uçtan uca tek bir sistemde çalışır hale getirdik. Böylece birçok farklı aynı anda ürün sorunsuz şekilde tek bir sistemde işlem görebilir hale geldi. Gururla söyleyebilirim ki, bu sayede dünyanın en likit borsalarından biri olduk, bu bize artan hız, artan işlem hacmi ve artan veri kapasitesi olarak geri döndü.</p><p>Veri işlendiğinde anlam kazanan bir ürün. Bu anlamda veriyi işleyen Matriks gibi kurumlar, finansal sektörümüzün her zaman en önemli aktörlerinden biri olmaya devam edecek. Matriks'in önemini gören yaklaşık 690 bin yatırımcı, halka arzdan pay aldı. Başarılı halka arzdan dolayı tüm taraflara teşekkür ediyorum" diye konuştu.&nbsp;</p><p><strong>Tutar: “18 yıl önce kurduğumuz, kendi verimizi yayınlama hayalini gerçekleştirdik”</strong></p><p>Gong töreninde konuşan&nbsp;<strong>Matriks&nbsp;</strong><strong>Genel Müdür Yardımcısı</strong>&nbsp;<strong>Cem Tutar</strong>, başarılı bir halka arz süreci geçirdiklerini ve yoğun bir taleple karşılaştıklarını belirterek, “Yola çıktığımız ilk günden bu yana kendimizi sermaye piyasalarına tedarikçi olmak yerine bir iş ortağı, bir paydaş olarak konumlandırdık. Sadece yazılım üretmek yerine çözüm üreten bir marka olma gayretinde olduk. Uluslararası standartlarda Türk usulü iş yaparak bu alanda fark yarattık. Bugün bu ortaklığı resmileştirirken, 18 yıl önce kurduğumuz ‘borsada kendi verimizi yayınlama’ hayalini gerçekleştirmenin de gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.&nbsp;</p><p><strong>Tutar: “Türkiye’nin halka açık ilk finansal teknoloji firması olduk”&nbsp;</strong></p><p>Matriks’in, 700 bine yakın yeni ortağı ile büyüme yolunda gücüne güç kattığını ifade eden Matriks Genel Müdür Yardımcısı <strong>Cem Tutar,</strong> “Talep toplama sürecimiz, yatırımcı sayısı bakımından bugüne dek görülmemiş bir yoğunlukla karşılaştı. Yatırımcılarımıza Matriks’e gösterdikleri ilgi ve güven için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bizlere inanarak şirketimizin geleceğine ortak olan yatırımcılarımızla birlikte sürdürülebilir büyüme yolunda ilerlemeye devam edeceğiz. Yatırımcılarımızın ilgisi, onlara olan sorumluluğumuzu ve gelecek hedeflerimize olan bağlılığımızı bir kat daha artırdı. Halka arz sürecinde uzmanlıklarıyla yanımızda olan<strong> Garanti BBVA Yatırım</strong>’la bu çok önemli dönemi birlikte tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Matriks olarak, yeni dönemde halka arz ile birlikte kurumsal kimliğimizi daha da güçlendirerek, sektördeki öncülüğümüzü devam ettirmek için her zamankinden daha üstün bir gayretle ve daha çok çalışacağız. Halka arzımızın hem Matriks hem de sermaye piyasaları için uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum” diye konuştu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Çocuğa ‘Hayır’ demeyi öğretmek gerekiyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/cocuga-hayir-demeyi-ogretmek-gerekiyor-2824336791ec4-f3ba-49bf-bf1a-2b760bc9084c2021-04-06T11:26:00+03:00Admin Çocuğa ‘Hayır’ demeyi öğretmek gerekiyor

Çocuğa ‘Hayır’ demeyi öğretmek gerekiyor

YAŞAM

Admin
<p><strong>Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Duygu Barlas,</strong> sık gündeme gelen sorunlardan biri olan çocuk istismarı ile ilgili önemli bilgiler ve ailelere tavsiyeler paylaştı.</p><p><strong>3-4 yaşından itibaren cinsellikle ilgili soruları başlıyor</strong></p><p>Yaklaşık 3-4 yaşında kız ve erkek çocuklarının cinsiyet fark etmeksizin cinsellikle ilgili sorular sormaya başladıklarını söyleyen Klinik Psikolog Duygu Barlas, “Genel olarak kültürümüze baktığımızda cinsellik konusunda konuşmanın zor olduğunu biliyoruz. Anne ve babalar her ne kadar modern dünyada yetişmiş olsalar da kendi annelerinden, babalarından getirmiş oldukları öğretilerden dolayı çocuklarıyla cinsellik konusunda konuşmakta zorlanabilirler” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>Çocukla cinsellik açıkça konuşulmalı</strong></p><p>Barlas, ‘Her şeyden önce çocukla cinselliğin çok açık bir şekilde konuşulması gerekiyor’ diyerek sözlerine şöyle devam etti:</p><p>“Cinsel istismarı önleyen şeylerden bir tanesi aslında budur. Eğer çocukla anne baba olarak kız ya da erkek çocuk fark etmez, cinsellik rahat bir şekilde konuşulabilirse, çocuğun cinsellikle ilgili soruları cevaplanabilirse çocuk bu konuda utanılacak bir şey olmadığını kavrar ve annesiyle babasıyla her şeyi açık bir şekilde paylaşma güdüsünü kendisinde bulur. Bununla ilgili çeşitli kitaplar var. Eğer anneler babalar kendini cinsellik konusunda konuşmaya hazır veya rahat hissetmiyorlarsa bunlarla ilgili çok çeşitli kitaplar var. Öncesinde anneler babalar bu kitapları okuyorlar ve çocuklarına bu konuda nasıl yaklaşmaları gerektiğini öğrenmiş oluyorlar. İlk önce cinselliği 3-4 yaş itibariyle, çocuklar soru sormaya başladıkça rahat bir şekilde konuşuluyor olması gerekiyor. Çeşitli cinsel eğitimlerin verilmesi gerekiyor.”</p><p><strong>Çocuğa ‘Hayır’ demeyi öğretmek gerekiyor</strong></p><p>İlk adımda çocuk ile cinsellik hakkında açıkça konuşmayı gerçekleştirdikten sonra çocuğa hangi bölgelerinin özel olduğunun öğretileceği ikinci adıma geçilmesi gerektiğini belirten Barlas, “Hangi bölgeleri özel, bu bölgelere kimler dokunabilir, kimler dokunamaz, hangi koşullar altında dokunulduğunda bir sıkıntı değildir, hangi koşullar altında sıkıntıdır? gibi başlıklar altında çok açık bir şekilde çocuğa bunların öğretilmesi gerekir. Daha sonra ise üçüncü adımda çocuğa, ‘hayır’ demeyi öğretmek gerekir. Çocuk, özel bölgelerine dokunulmaması gereken bir olay yaşadığında bağırmayı, hayır demeyi ve sınır çekmeyi kesinlikle yapması, bunun utanılacak bir şey olmadığını bilmesi gerekir” dedi. &nbsp;</p><p><strong>Yakın akrabalar dokunabilir anlayışı yanlış</strong></p><p><strong>Klinik Psikolog Duygu Barlas,</strong> ‘Bizim ülkemizde amca, dayı, teyze, kadın erkek fark etmeksizin çocuğun sınırlarına dalabilir, çocuğun özel bölgelerine dokunabilir gibi yaygın bir anlayış hakim’ dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:&nbsp;</p><p>“Bu aslında çok yanlış bir inanış ve algılayıştır. Çocuğun özel bilgelerine sadece doktor, o da annenin ve babanın gözetiminde bakabilir ve hatta yaş ilerledikçe karşı cins ebeveynin bile gerekmedikçe dokunmaması, bakmaması gerekir. Hatta bazı durumlarda yaş ilerledikçe aynı cinsten ebeveynin bile sınırlara özen göstermesi gerekir. Çocuğa kimlerin dokunabileceğini anlatırken akrabaları, sevdikleri değil de çok net bir şekilde kimlerin dokunabileceği söylenmesi gerekir. Ve dokunduğu anda, böyle bir şey olduğunda, ne yapması gerektiği kriz planı halinde anlatılmalıdır. Örneğin; hayır diye bağıracaksın, hemen benim yanıma koşacaksın, hemen babana söyleyeceksin, hemen bana söyleyeceksin diye çocuğa madde madde ne yapması gerektiğinin aktarılması gerekir.”</p><p><strong>Çocuk çizdiği resimlerde ipucu verebiliyor</strong></p><p><strong>&nbsp;</strong>Alınabilecek tüm önlemler anlatılmasına rağmen halen cinsel istismar bulgularının olduğuna dikkat çeken Barlas, “Peki ebeveynler bunları nasıl anlayacak? Daha küçük yaş grubuna baktığımız zaman çocuklar oyun ve resim aracılığıyla çok güzel ipuçları verebiliyor. Çoğu rehber öğretmen ve çoğu ilkokul öğretmeni resimlerle bunu anlayıp, ebeveynlere haber verebiliyor. Resmin haricinde oyun çağında olan 3-9 yaş arası çocuklar ise oyunlar aracılığıyla gösterebilir. Sadece resimle göstermek zorunda değildir. Oyun ve resmin haricinde çocukta bir takım olağan dışı belirtiler de görülebiliyor” dedi.</p><p><strong>Bu belirtilere dikkat!</strong></p><p><strong>Klinik Psikolog Duygu Barlas, </strong>cinsel istismara maruz kalan çocuklarda görülebilecek olağandışı belirtilerden şöyle bahsetti:</p><p>“Alt ıslatmalarının olması, tuvaletle ilgili sorunların olması, gece kabuslarında artışların olması veya yeniden başlaması, hırçınlıkların olması, çok belirgin olan bir başka belirti ise; yaşına uyumlu olmayan cinsel eylemlerde bulunması, aşırı cinselleşmiş davranışlar göstermesidir. &nbsp; Bazen hiçbir bulgu bu kadar aşikar bir şekilde kendini göstermeyebilir. Çocuk daha depresif, daha kaygılı olarak da mesaj verebiliyor. Çocukların göstermesi dışında önleme aşamasına baktığımızda çocuğa cinsellik hakkında bir eğitim verilmesi, ne yapması gerektiği ile ilgili maddeler belirlenmesi ve bunların haricinde ebeveynler çocuklarını 2-3 günde bir gözlemlemeleri gerekir. ‘Bugün okulda kimlerle beraberdin, oyunlardan ne oynadın, bugününü paylaşmak ister misin, anlatmak ister misin?’ gibi sorular sorulmalıdır.”</p><p><strong>Ebeveynlerin çocukla sohbet etmesi çok önemli</strong></p><p>Çocukla ne kadar iç içe olunursa, ne kadar çok gözlemlenebilirse, ne kadar çok sohbet edebilirse çocuğun o kadar yakınlık duyacağının ve iç dünyasını anlatmaya çalışacağının altını çizen Barlas, “O yüzden cinsel istismarı veya diğer istismarları önleyebilecek en güzel yaklaşımlardan bir tanesi ebeveynlerin çocuğuyla yakın olması ve onunla sohbet edebilmeyi, konuşmayı bilmesidir. Bunun haricinde çocukla olan bu gözlemin dışında anne ve baba dış dünyayı da gözlemlemelidir. ‘Öğretmeni nasıl birisi, müdürü nasıl birisi, akrabalarla olan ilişkisi nedir, başka eve gittiğinde nerde oynuyor, kiminle oynuyor, yaşıtları var mı yoksa yaşından büyükler mi var, onu acaba gözlemleyebilecek başka yetişkin biri var mı?’ gibi tüm bu soruları kendilerine soruyor olmaları gerekiyor” diye konuştu.</p><p><strong>Cinsel istismar en aza indirilebilir</strong></p><p>Elbette her şeyin yapılmasına karşın cinsel istismar olabileceğini söyleyen Barlas, “Ancak bütün bunları uygularsak en aza indirmiş oluruz. Öncelikle cinsellik hakkında çok rahat konuşulmalı, cinsellik hakkında eğitim verilmeli, cinsellik hakkında olumsuz bir şey yaşandığında bunu nasıl bildireceği hakkında bilgi verilmeli, bir kriz planı yapılmalı ve çocuğun gittiği yerler, çocuğun iç dünyası, çocuğun davranışı ebeveynler tarafından çok iyi bir şekilde gözlenmelidir. Eğer bu beş maddeye dikkat edilirse o zaman cinsel istismar riskini en aza indirmiş oluruz” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Çalışanlar hibrit çalışma güvencesi istiyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/calisanlar-hibrit-calisma-guvencesi-istiyor-2824286207e57-5ddc-4a4c-b32a-1d9ae9272dd52021-04-06T11:21:00+03:00Admin Çalışanlar hibrit çalışma güvencesi istiyor

Çalışanlar hibrit çalışma güvencesi istiyor

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Citrix,</strong> pandeminin ofis çalışanlarının uzaktan çalışmaya yönelik algıları üzerindeki etkisini göstermek amacıyla Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İsviçre, Hollanda ve Güney Afrika’nın yer aldığı Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesini kapsayan, 4250 ofis çalışanının katıldığı bir araştırma yaptırdı. Araştırmaya göre, katılımcıların %82’si, uzaktan çalışma modelinin pandemi sonrasında daha yaygın olarak benimseneceği konusunda hemfikir. Araştırmaya katılanların yarısından fazlası (%52’si), gelecekte hem ofisten hem de uzaktan çalışabileceği hibrit bir modeli tercih edeceğini söylerken yalnızca %14’ü gelecekte her gün ofise gitmek istediğini belirtiyor.&nbsp;</p><p>Geçtiğimiz 12 ay boyunca operasyonel zorluklara odaklanan işletmeler, son derece belirsiz bir dönemde ayakta kalabilmek ve hizmet sürekliliğini sağlayabilmek için ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Ancak sıradaki aşama, pandemi sonrası dünyada kuruluşlarının temel değerlerini belirlemek üzere zaman ve kaynak ayırdıkları, işlerin toparlanıp geliştirilmesine olanak sağlayacak bir çalışan deneyimi oluşturdukları bir aşama olacak. Araştırmanın ortaya koyduğu üzere uzaktan ve esnek çalışma seçenekleri, gelecekte üstün yetenekli çalışanları cezbetmenin ve elde tutmanın anahtarı olacak. Katılımcıların %45’i, iş değişikliğine gidecek olsa yalnızca uzaktan çalışma olanağı sunan bir pozisyonu kabul edeceğini öne sürüyor.&nbsp;</p><p>Çalışanların pandeminin esneklik ve özgürlük düzeylerinde yarattığı artıştan yararlandıkları çok açık. Örnek vermek gerekirse bu araştırma, katılımcıların %36’sının geçen yıla kıyasla yeni kişisel projelere başlama olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor. Buna ek olarak katılımcıların %24’ünün de ek bir işe girme veya birden fazla kariyere atılma olasılığı daha yüksek.&nbsp;</p><p><strong>Citrix’e göre,&nbsp;</strong>işletmeler, pandemi sonrasında çalışma şeklini değiştirme ve kendilerine en iyi gelecek yerde çalışma seçeneği verilirse şirketlerine daha uzun süre bağlı kalacak, daha mutlu yeni bir çalışan nesli yetiştirme şansına sahip. Uzaktan çalışma modeli, yeni ve var olan üstün yetenekli çalışanları cezbetmek ve elde tutmak için en büyük önceliklerden ve farklılaştırıcı unsurlardan biri olacak gibi görünüyor. İşletmelerin de geleceklerini koruma altına almak için hibrit çalışma stratejilerini sağlamlaştırmaları gerekiyor.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Dünya Çocuk Konferansı KKTC'de yapılacak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dunya-cocuk-konferansi-kktcde-yapilacak-282412719551b-1b99-47f9-87a8-27848598d4522021-04-06T11:13:00+03:00Admin Dünya Çocuk Konferansı KKTC'de yapılacak

Dünya Çocuk Konferansı KKTC'de yapılacak

EĞİTİM

Admin
<p>Konferansda, Azerbaycan'dan Slovenya'ya, Bulgaristan’dan Brezilya’ya &nbsp;çok sayıda ülkeden onlarca araştırmacı ve akademisyen bir araya gelerek çocuklarla ilgili her alanda yaptıkları çalışmaları paylaşacak.</p><p><strong>Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF)</strong>’in de “Dünya Çocuklarının Başlıca Sorunları ve Çözümleri için Dayanışmanın Önemi” başlıklı konuşma ile katılacağı Dünya Çocuk Konferansı’nın Düzenleme Kurulu Onursal Başkanlığını Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı<strong> Anna Günsel </strong>yapıyor. Düzenleme Kurulu Başkanlığını Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Rektörü <strong>Prof. Dr. Filiz Meriçli </strong>ve &nbsp;Bilim Kurulu Başkanlığını da Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi’nden <strong>Prof. Dr. Zehra Altınay Gazi</strong>’nin yürüttüğü Konferansın Düzenleme ve Bilim Kurullarında aralarında Yakın Doğu Üniversitesi, Tennessee Üniversitesi, Panjab Üniversitesi, Azerbaycan Devlet Pedagoji Üniversitesi, Pekin Normal Üniversitesi, Gujarat Üniversitesi, Moskova Sağlık Enstitüsü, Ankara Üniversitesi, Milli Kazak Kızlar Pedagoji Üniversitesi ve Arap Birliği Eğitim, Kültür ve Bilim Örgütü gibi birçok kurumun temsilcisi de bulunuyor.</p><p>İlki geçen yıl Ankara’da düzenlenen<strong> Dünya Çocuk Konferansı</strong>’nın bu yıl KKTC’de düzenlenecek olan ikincisi, pandemi koşulları nedeniyle online olarak gerçekleştirilecek. Kongrede çocuk haklarından eğitime, göçten çocuk işçiliğine, aileden spora, beslenmeden sağlık sorunlarına kadar pek çok konu başlığı tartışılarak önemli bir vizyon çalışması gerçekleştirilecek. &nbsp;</p><p>Dünya Çocuk Konferansı ile ilgili detaylı bilgiler&nbsp;<a href="http://www.worldchildrenconference.org/" target="_blank">www.worldchildrenconference.org</a>&nbsp;adresinde yer alıyor.&nbsp;</p><p><strong>“Merkezine çocukları alan çok önemli bir vizyon çalışmasına ev sahipliği yapacağız.”</strong></p><p><strong>Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı ve Dünya Çocuk Konferansı Düzenleme Kurulu Onursal Başkanı Anna Günsel,</strong> Dünya Çocuk Konferansı ile çok uluslu bir konferansa KKTC’nin ev sahipliğini sağlamak bir yana, ortaya çıkaracağı sonuçlarla, dünya çocukları için daha yaşanılabilir bir dünya kurma hedefine büyük bir katkı sunacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söylüyor. Anna Günsel, “İki yıl önce Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’ni kurduğumuzda tam olarak bu vizyonu hedefliyorduk” ifadesini kullanıyor. “Pandemi koşulları olmasaydı Dünya Çocuk Konferansı ile dünya çocuklarını KKTC’de bir araya getirecektik” diyen <strong>Anna Günsel, </strong>“Merkezine çocukları alan bir bilimsel tartışma ortamı oluşturarak önemli bir vizyon çalışmasına ev sahipliği yapacağız” ifadesini kullanıyor.&nbsp;</p><p><strong>“Çocuklarla ilgili her alanda çalışan bütün akademisyenlerimizi Dünya Çocuk Konferansı’na davet ediyoruz.”</strong></p><p><strong>Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Filiz Meriçli </strong>de ev sahipliği yapacakları Dünya Çocuk Konferansı’nda 50’nin üzerinde ülkeden onlarca bilim insanının bir araya gelerek çocuklarla ilgili yaptıkları son araştırmalarını paylaşacaklarını ifade ediyor. “Çocuklar için yapılan her güzel şeyin yeni güzellikler doğurduğunu” söyleyen Prof. Dr. Filiz Meriçli, “Özay Günsel Çocuk Üniversitesi olarak uygulamakta olduğumuz bilim-teknoloji-mühendislik-sanat ve matematik (STEAM) alanlarındaki bütüncül eğitim programlarımızla ilgili bildirilerle katıldığımız geçen yılki dünya çocuk konferansının bu yıl ev sahipliğini yapmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyoruz” diyerek çocuklarla ilgili bilimsel çalışmalar yapan bütün akademisyenleri de çalışmalarını sunmak üzere Dünya Çocuk Konferansı’na davet ediyor. Konferansın açılış bölümünde KKTC’li çocuk piyanist Can Sakkaoğlu’nun, performansının yer alacağı bir programla KKTC’nin tanıtımına da katkı sağlayacağı için ayrıca çok mutlu olduklarını ifade eden <strong>Prof. Dr. Filiz Meriçli,</strong> hep birlikte çok başarılı, verimli ve keyifli bir konferans yaşamayı ve yaşatmayı dilediklerini söylüyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Melek yatırım platformu Angel Effect]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/melek-yatirim-platformu-angel-effect-28240bffcb687-d439-4923-9c77-c6a23b08ce2f2021-04-06T11:05:00+03:00Admin Melek yatırım platformu Angel Effect

Melek yatırım platformu Angel Effect

EKONOMİ

Admin
<p>Yönetim Kurulu&nbsp;Üyeleri ise Angel Effect Kurucu Ortağı &amp; Startup Mentoru<strong> Cem Önce</strong> ve Figopara Kurucu Ortağı&nbsp;ve CEO’su <strong>Koray Bahar</strong> oldu.</p><p><strong>HEDEF&nbsp;</strong><strong>YIL SONUNA KADAR YATIRIM YAPILAN ŞİRKET SAYISINI 12’YE ÇIKARMAK</strong></p><p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan <strong>Angel Effect Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Akar, </strong>şunları söyledi: “Önümüzdeki dönemde kuruluş felsefemize bağlı kalarak, zengin insan kaynağımızla birlikte, girişim ekosisteminin tüm paydaşlarına değer katmaya, girişimlerin yüksek etkili mentorluk ve iş ağı&nbsp;desteği alabileceği melek yatırım platformu olmaya devam edeceğiz. Yıl sonuna kadar yatırım yaptığımız şirket sayısını en az 12’ye çıkarmayı hedefliyoruz.”</p><p><strong>15 AYDA 106&nbsp;</strong><strong>ÜLKEDEN 2 B</strong><strong>İNİ</strong><strong>N ÜZER</strong><strong>İ</strong><strong>NDE BA</strong><strong>ŞVURU&nbsp;</strong></p><p><strong>Angel Effect Yönetim Kurulu&nbsp;Üyesi Cem Önce</strong> ise&nbsp;“15 ay&nbsp;önce&nbsp;hayata geçirdiğimiz melek yatırım platformu <strong>Angel Effect </strong>olarak&nbsp;bugüne kadar 106 ülkeden 2 binin üzerinde başvuru aldık.&nbsp;Yatırım yaptığımız Ekmob ve Clotie’nin ikinci yatırım turlarına&nbsp;öncülük ettik” dedi.&nbsp;Yatırım yapacakları şirkette&nbsp;özellikle mevcut bir problemin çözümü olup olmadığına dikkat ettiklerinin altını çizen Akar,&nbsp;“Yüksek etkiye sahip girişimler üretecek bir ekosistem geliştirmek amacıyla sadece Türkiye’deki değil, yurt dışındaki girişimler de yakın markajımızda. Bir yandan yurt dışındaki girişimlere yatırım yapmanın yanında bilgi ve yetenek süreçlerini yönetirken, yurt içindeki yüksek etkili girişim sayısını&nbsp;da&nbsp;üst seviyelere taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Faceless Girl' heykeli sergileniyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/faceless-girl-heykeli-sergileniyor-28239401ecc30-1a6d-48d1-aec4-9dd15565823c2021-04-06T10:51:00+03:00Admin 'Faceless Girl' heykeli sergileniyor

'Faceless Girl' heykeli sergileniyor

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p>Sanatseverliğiyle tanınan <strong>Şükrü Avşar</strong>’ın satın aldığı heykel, <strong>Gina Ginali</strong>’nin özel koleksiyonu olan ve yüzleri maskla kapatılmış gizemli kadın temalı eserlerinden biri. Koleksiyondaki tamamı beyaz renkteki tek eser olan özel tasarımı görür görmez etkilendiğini söyleyen Şükrü Avşar, satın aldığı şık eseri çalışma odasının en özel yerinde sergiliyor.&nbsp;</p><p>Genç sanatçı <strong>Gina Ginali’</strong>nin eserlerini bir süredir takip eden<strong> Şükrü Avşar </strong>maskeli kadın siluetlerinin yer aldığı koleksiyonu çok beğendiğini ve koleksiyonun en özel parçalarından birine sahip olduğu için mutlu olduğunu da paylaşıyor.&nbsp;Silikon, polyester, tahta ve pirinc malzemelerle hazırlanan tasarımda kadın zarafetini imgeleyen çiçek motifleri dikkat çekiyor. Yüzleri maskeli kadın figürlerinden oluşan koleksiyonunu sanatseverlerin maskenin gizlediği güzel yüzü hayal etmelerini isteyerek hayata geçirdiğini söyleyen Ginali en özel parçalardan biri olan Faceless Girl’ün <strong>Avşar Film</strong> gibi önemli bir kurumda sergilenmesinden memnuniyet duyduğunu söylüyor. &nbsp;</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/606c14e2dfb73.jpg" style="height:900px; width:750px" />&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Park Dedeman Kastamonu açıldı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/park-dedeman-kastamonu-acildi-2823874bb84c6-be3f-48b7-9d35-392fd9bf0b4c2021-04-06T10:09:00+03:00Admin Park Dedeman Kastamonu açıldı

Park Dedeman Kastamonu açıldı

TURİZM

Admin
<p><strong>Park Dedeman</strong> markası ile Kastamonu’da 5 Nisan 2021 tarihi itibariyle hizmet vermeye başlayan otel, yüksek yatak ve toplantı odası kapasitesi ile iş dünyasının beklentilerinin yanı sıra, bölgenin düğün ve kongre salonu ihtiyacını da karşılayacak.&nbsp;</p><p><strong>KAS Proje İnşaat ve Yatırım A.Ş.</strong> tarafından hayata geçirilen KastaMall Alışveriş Merkezi ve Rezidans Karma Projesi içinde yer alan Park Dedeman Kastamonu, bu konumu ile konuklarına modadan yeme içmeye kadar, geniş bir yelpazede hazırlanmış modern mağazalardan faydalanma imkânı da sunacak.&nbsp;</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/606c0ca1734b5.jpg" style="height:501px; width:960px" /></p><p>Ankara ve İstanbul istikametinden şehre girişte bulunan kavşakta yer alan, havaalanına 11 km,<strong> Ilgaz Kayak Merkezi</strong>’ne ise 35 km uzaklıkta bulunan Park Dedeman Kastamonu, şehir, orman ve Ilgaz Dağı manzaralı toplam 150 odası, 300 yatak kapasitesi ve 1.100 metrekare toplantı ve etkinlik alanı ile bölgenin ilk ve tek uluslararası markalı oteli olarak misafirlerini ağırlayacak.</p><p>Dedeman kalitesi ile konuklarını ağırlayan Park Dedeman otellerine bir yenisini daha eklemenin heyecanını yaşadıklarını belirten&nbsp;<strong>Dedeman Hotels &amp; Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı Banu Dedeman</strong>, zincirin yeni halkası ile ilgili olarak; “Yeni otelimizi 2018 yılında ‘Türk Dünyası Kültür Başkenti’ seçilen Kastamonu’da açmış olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Park Dedeman Kastamonu, bölgenin ilk ve tek uluslararası markalı oteli olma özelliğini taşıyor. Yer aldığımız her bölgede olduğu gibi Kastamonu’da da Dedeman markası olarak bölgenin kültür turizmini artırmak ilk önceliğimiz olacak. Bu misyon ile çalışmalarımız devam ederken, bugün itibariyle misafir ağırlamalarımız ve rezervasyonlarımız başladı” dedi.&nbsp;</p><p><strong>Ali Yıldız: "Dedeman markası projemize ve ilimize büyük değer katacaktır"</strong></p><p><strong>KAS Proje İnşaat ve Yatırım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız,</strong>&nbsp;Park Dedeman Kastamonu’nun hizmete girmesi ile ilgili; “KastaMall projemiz sadece bölgeyi değil çevre illeri de besleyecek karma bir yapıya sahip. Konaklama hizmetinin yanında, toplantı, kongre, yemek, nikâh, düğün salonları ve spor salonları ile hizmet verecek Park Dedeman Kastamonu, bölgeye ve dolayısıyla çevresine her anlamda bir farklılık getirecek. Kalite ile özdeşleşen Dedeman markasının ilimiz ve projemizde yer almasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Park Dedeman Kastamonu, KastaMall projesine de büyük değer katacaktır” dedi. &nbsp;</p><p>Bölgenin en büyük salonuna sahip olan Park Dedeman Kastamonu’da, 600 kişilik balo salonuna ek, farklı ölçülerde 5 toplantı odası, fitness salonu, kapalı yüzme havuzu, sauna, hamam ve masaj salonları da yer alıyor. Bölgedeki yatak kapasitesine katkı sağlayacak olan<strong> “Park Dedeman Kastamonu”, </strong>özellikle kongre, nişan, düğün ya da iş sebebiyle gelen grupların Kastamonu’da konaklamasına fırsat yaratacak.</p><p><strong>Kültürel ve doğal güzellikler Kastamonu’da iç içe</strong></p><p>Yaklaşık 375 bin nüfusa sahip Kastamonu, tarihi, kültürel yerleri ve doğasıyla ilgi çekiyor. Yüzde 65'i ormanla kaplı, geniş flora ve faunaya sahip olan Kastamonu, aynı zamanda çeşitli yaban hayvanlarına ev sahipliği yapıyor. 170 kilometrelik kıyısıyla Karadeniz’in en uzun sahil şeridinin bulunduğu Kastamonu, dünyanın en önemli kanyonlarından biri olan Valla Kanyonu, dünyanın en büyük mağaralarından Ilgarini Mağarası, Gideros Koyu ve şelaleleri gibi doğal zenginlikleriyle biliniyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[YOTEL İstanbul’dan Ramazan'a özel menüler]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yotel-istanbuldan-ramazana-ozel-menuler-2823718e6c1bd-8dfc-427d-bfa9-10e4032ca83d2021-04-06T10:01:00+03:00Admin YOTEL İstanbul’dan Ramazan'a özel menüler

YOTEL İstanbul’dan Ramazan'a özel menüler

TURİZM

Admin
<p>Kara tarafında servis edilecek&nbsp;günlük 4 çeşit set iftar menüsünde iftariyelikler, çorba, ana yemek ve tatlı yer alacak. Ramazan menüsünde ayrıca fiyata dahil olarak limitsiz çay, kahve, ayran, şerbet çeşitleri, meyve suları ve kişi başı 1 adet meşrubat sunulacak. &nbsp;</p><p><strong>YOTEL,</strong> Ramazan ayına özel menüye ek olarak isteyen müşterilerine her gün sunmak üzere seçenekler de hazırladı. Bu seçenekler; hurma, zeytin, peynir, pastırma, domates, salatalık, ballı kaymak ve reçel bulunan serpme iftariyelik tabağı, mini paçanga, sigara böreği, içli köftede ve ılık humustan oluşan <strong>YOTEL </strong>Ramazan Üçlemesi, hardallı patates püresi kök sebzeler ve özel sos ile servis edilen dağ baharatları ile pişirilmiş dana rosto ile Türk tatlı tabağı ve damla sakızlı dondurma, demir hindi şerbeti, ev yapımı nane ve zencefilli limonata ile ayrandan oluşuyor. &nbsp;</p><p><strong>YOTEL İstanbul </strong>sahur menüsü kara tarafındaki misafirlere sunulurken, hava tarafında bulunan YOTELAIR‘in Lounge alanında sunulacak olan açık büfesi misafirlerin ihtiyaçları düşünülerek Ramazan ayı boyunca daha da zenginleştirildi. &nbsp;Bu menü, günün çorbası ve ekmek sepeti ile peynir, zeytin, domates salatalık, haşlanmış yumurta, reçel mini, bal ve kaymaktan oluşan sahur tabağı, günün böreği ve yine fiyata dahil olan limitsiz çay, kahve, ayran, şerbet çeşitleri, meyve suları ve kişi başı 1 adet meşrubattan oluşacak. Bu menü otellerde konaklayan misafirlere kahvaltı yerine ücretsiz olarak servis edilecek.&nbsp;&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Fenerbahçe 1-0 Denizlispor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/fenerbahce-1-0-denizlispor-282360a955519-df3a-484e-a729-682606ea8b762021-04-05T23:18:00+03:00Admin Fenerbahçe 1-0 Denizlispor

Fenerbahçe 1-0 Denizlispor

SPOR

Admin
<p><strong>Fenerbahçe, Süper Lig'in 32. haftasında Denizlispor ile evinde karşılaştı.&nbsp;</strong></p><p>Fenerbahçe teknik sorumlusu<strong> Emre Belözoğlu,</strong> ligin 31’inci haftasında Beşiktaş ile oynadıkları maçın 11’ine göre 3 değişikliğe gitti. Sarı-lacivertli ekipte hastalığı sebebiyle kadroda bulunmayan Nazım Sangare’nin yokluğunda sağ bekte Gökhan Gönül, Osayi Samuel ile İrfan Can Kahveci’nin yedekler arasında yer almasından dolayı ise Sinan Gümüş ve Ozan Tufan ilk 11’de görev aldı.</p><p><strong><a href="https://www.ntvspor.net/futbol/lig/spor-toto-super-lig/fikstur">SÜPER LİG FİKSTÜR</a></strong></p><p>Belözoğlu, Denizlispor maçına Altay, Gökhan, Serdar, Szalai, Gustavo, Ozan, Valencia, Sinan, Pelkas, Samatta 11'i ile çıktı.</p><p>Karşılaşmanın ilk yarısı 0-0 tamamlandı.</p><p><strong>GOL ORUCUNU BOZDU</strong></p><p>Fenerbahçe, karşılaşmanın 64. dakikasında Samatta ile 1-0 öne geçti.&nbsp;Caner'in sağ kanattan kullandığı kornerde Samatta'nın kafa vuruşunda direğe de çarpan top ağlara gitti.</p><p>Son olarak 25 Ocak'taki Kayserispor maçında gol atan Samatta, böylece gol orucunu da bozmuş oldu. Ligde 5 golü bulan Samatta, bu gollerin hepsini iç sahada kaydetti.&nbsp;</p><p><strong>İRFAN CAN ATTI, VAR'DAN DÖNDÜ</strong></p><p>Maöın 84. dakikasında&nbsp;Caner'in sağ kanattan kullandığı kornerde ceza alanı ön çizgisinde topla buluşun İrfan'ın vuruşunda Szalai'den de seken top ağlara gitti. VAR kontrolü sonrası ofsayt kararı nedeniyle gol iptal edildi.</p><p>Karşılaşma, Fenerbahçe'nin 1-0 üstünlüğü ile sona erdi.</p><p>Sarı lacivertli ekip, bu sonucun ardından puanını 62 yaparak 2. sıraya yükseldi. Denizlispor ise 25 puanla 21. ve son sırada kaldı. Beşiktaş'ın 64 puanla liderliği devam ediyor.&nbsp;</p><p><strong>Fenerbahçe: 1 - Yukatel Denizlispor: 0</strong></p><p><strong>Stat</strong>: Ülker</p><p><strong>Hakemler</strong>: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun</p><p><strong>Fenerbahçe</strong>: Altay Bayındır, Gökhan Gönül, Serdar Aziz, Szalai, Caner Erkin, Luiz Gustavo, Ozan Tufan (Dk. 88 Sosa), Sinan Gümüş (Dk. 63 Samuel-Osayi), Pelkas (Dk. 63 İrfan Can Kahveci), Valencia (Dk. 88 Thiam), Samatta (Dk. 90+4 Mert Hakan Yandaş)</p><p><strong>Yukatel Denizlispor</strong>: Cenk Gönen, Leismann, Oğuz Yılmaz, Mustafa Yumlu, Sakıb Aytaç (Dk. 87 Hasan Ayaroğlu), Murawski, Sacko (Dk. 63 Dossevi), Bakalorz, Diskerud (Dk. 74 Mesanovic), Sagal, Rodallega</p><p><strong>Gol</strong>: Dk. 64 Samatta (Fenerbahçe)</p><p><strong>Sarı kart</strong>: Dk. 70 Serdar Aziz (Fenerbahçe)</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Demokrasi oyunun oynandığı ülke']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/demokrasi-oyunun-oynandigi-ulke-282356b36e69f-8d2c-49f7-b52e-f50774ef16062021-04-05T22:42:00+03:00Admin 'Demokrasi oyunun oynandığı ülke'

'Demokrasi oyunun oynandığı ülke'

MEDYA

Admin
<p>Gazeteci Fatih Portakal, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda 104 emekli amiral tartışmalarına dahil oldu.</p><p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti lideri Meral Akşener’in bildiriye ilişkin açıklamalarını eleştiren Portakal, <strong>"2. adamlar tepki koyuyor, liderler sadece 'geçim derdi, yapay gündem'&nbsp;diyor"</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</p><p>Kılıçdaroğlu ve Akşener’i<strong> "Oy hesabında"</strong> olmakla suçlayan Fatih Portakal, <strong>"Ne Kılıçdaroğlu Ne Akşener! Cesaretli olamadıklarından dolayı demokrasi oyunun oynandığı ülkede hala oy hesabı içindeler."</strong> ifadelerini kullandı.</p><p>Yaşanan tartışmaları, <strong>"Oyun içinde oyun"</strong> olarak yorumlayan Portakal, <strong>"Ya kazanimlar, haklar ve özgürlükler. Onlar da bir oyun sergiliyor. Oyun içinde oyun." </strong>dedi.</p><p>İşte Fatih Portakal'ın o mesajı:</p><p><strong>"Ne Kılıçdaroğlu Ne Akşener! Cesaretli olamadıklarından dolayı demokrasi oyunun oynandığı ülkede hala oy hesabı içindeler.2.adamlar tepki koyuyor,liderler sadece “geçim derdi, yapay gündem” diyor. Ya kazanimlar, haklar ve özgürlükler. Onlar da bir oyun sergiliyor.Oyun içinde oyun."</strong></p><p><img alt="" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2021/04/050420210949118867852.JPG" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Kayış koptu maalesef']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kayis-koptu-maalesef-282344e30a62e-ea84-4353-bce4-67b0e9c833422021-04-05T22:31:00+03:00Admin 'Kayış koptu maalesef'

'Kayış koptu maalesef'

EKONOMİ

Admin
<p>Tüketici enflasyonu (TÜFE) martta yıllık bazda yüzde 16,19 ile Mayıs 2019 sonrasındaki 22 ayın zirvesini görürken, üretici enflasyonunda da sert artış yaşandı.</p><p>TÜİK verilerine göre, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), martta yıllık yüzde 31,20 ile son 26 ayın zirvesine yükseldi. Yİ-ÜFE’de bir önceki aya göre artış yüzde 4,13, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 8,21, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 17,04 oldu.</p><p><strong>“KAYIŞ KOPTU MAALESEF”</strong></p><p>Ünlü ekonomist ve Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı <strong>Prof. Dr. Özgür Demirtaş,</strong> sosyal medyadan yaptığı açıklamada, <strong>"Üretici enflasyonu %31.20... Kayış koptu maalesef. Elbette tüketiciye yansıyacak..." </strong>diye yazdı.</p><p><img alt="" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2021/04/050420211431348983429.JPG" /></p><p><strong>İMALATTA YILLIK ARTIŞ YÜZDE 33,96</strong></p><p>Sanayinin dört ana sektöründen imalatta üretici fiyatlarında martta yıllık artış yüzde 33,96 oldu. Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 21,26, imalatta yüzde 33,96, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 2,55, su temininde yüzde 27,30 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 37,72, dayanıklı tüketim malında yüzde 29,68, dayanıksız tüketim malında yüzde 23,98, enerjide yüzde 23,27, sermaye malında yüzde 27,31 artış olarak gerçekleşti.</p><p><img alt="" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2021/04/050420211431518980663.JPG" /></p><p><strong>İMALATTA AYLIK ARTIŞ YÜZDE 4,33</strong></p><p>Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,03, imalatta yüzde 4,33, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 2,87, su temininde yüzde 0,42 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 5,05, dayanıklı tüketim malında yüzde 1,66, dayanıksız tüketim malında yüzde 2,73, enerjide yüzde 5,93, sermaye malında yüzde 2,62 artış olarak gerçekleşti.</p><p><img alt="" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2021/04/050420211432228986855.JPG" /></p><p>Yıllık en düşük artış; yüzde 2,55 ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı, yüzde 7,51 ile deri ve ilgili ürünler, yüzde 8,64 ile giyim eşyası olarak gerçekleşti. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 76,19, ana metaller yüzde 60,98, kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 45,03 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.</p><p><img alt="" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2021/04/050420211432358981632.JPG" /></p><p><img alt="" src="https://cdn.yenicaggazetesi.com.tr/news/2021/04/050420211432548986340.JPG" /></p><p>Kaynak Yeniçağ: <a href="https://www.yenicaggazetesi.com.tr/ekonomist-ozgur-demirtastan-kotu-haber-soyledikleri-cikarsa-yandik-438703h.htm" target="_blank">Ekonomist Özgür Demirtaş’tan kötü haber. Söyledikleri çıkarsa yandık</a></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['CHP ile bağlantısı var']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/chp-ile-baglantisi-var-2823327bf5ce1-bf15-483a-be8e-74a46437aa152021-04-05T21:46:00+03:00Admin 'CHP ile bağlantısı var'

'CHP ile bağlantısı var'

SİYASET

Admin
<p><strong>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.</strong></p><p><strong>Çelik'in açıklamalarından satır başları:&nbsp;</strong></p><p>MYK'mız kayıtsız ve şartsız bir şekilde bu bildiriye karşıdıBildirinin neye hizmet ettiğini biliyoruz. Tek hizmet etmediği şey, Türkiye Cumhuriyeti'dir, Türkiye'nin demokrasisi, sivil siyasetidir. Bunun hiçbir tarafında masumiyet &nbsp;yoktur. <strong>"Bildiri normal" </strong>diyenler demokratik iklimi zehirliyor<br />Zamanlamasındaki anormalliği herkes görüyor. Muhtıra siyaset mutasyona uğramıştır. &nbsp;Ses çıkmasaydı emekli askerler muhtıra vermiş olacaktı. Zaman ayarlı bir provokasyonla karşı karşıyayız . Yaptıkları Türk Silahlı Kuvvetleri'ni istismardır. Bundan sonra kirli bir teşebbüsle anılacaklardır. Bu kadar sayıda askerin bir araya gelerek bildiri yayımlaması her demokraside anormaldir. Bunu normalleştirmeye çalışanlar zımnen buna destek vermektedir.</p><p><strong>"BUNLARIN YAZILIMINDA DEMOKRASİ BİR VİRÜSTÜR"</strong></p><p>Böylesi bir bildiri karşısında, <strong>'Buna bu kadar tepki vermeye ne gerek var' </strong>diye konuşanlar esasında geçmişteki geleneği sürdürerek demokratik iklimi zehirleme teşebbüsünün bir parçası haline geliyorlar.<br />Bunların yazılımında demokrasi bir virüstür, muhtırayı ise bir aşı olarak kabul ederler</p><p><strong>"TÜRKİYE KARŞITI ÜLKELERDEKİ SEVİNCİ GÖRÜYORUZ"</strong></p><p>Zaman ayarlı siyasi krizler olurdu. Doğu Akdeniz'deki Libya'daki durumlara bakın tam bu zeminde salı günü AB'nin ziyareti varken zaman ayarlı bir saldırıyla karşı karşıya olduğumuz açıktır. Bütün dünyaya '104 emekli amiralden Türk hükümetine bildiri' diye haber geçiyor. Kimi sevindiriyor bu? Yunan medyasını görüyoruz. Türkiye karşıtı ülkelerdeki sevinci görüyoruz. Her demokrasi, demokratik toplum bunun anormal bir durum olduğunu tespit ederek, buna karşı tavır alır. Bunu sıradan göstermeye çalışanların aslında buna zImnen destek vermeye çalışmasıdır. Bu son örnekte olduğu gibi devlet size görev yetki vermiş ve siz görev süreniz boyunca takdir edilerek bir yere gelmişsiniz. Bu yaptıkları Türk Silahlı Kuvvetleri'ne saygısızlıktır. Millete saygısızlıktır. Türkiye'nin demokrasisi korunsun diye verilen sıfatların her şeyden önce bu devlete ve millete saygısızlıktır. Görev döneminde yaptıkları başarı ile anılmaları gerekirken bu şekilde anılacak şekilde tavra girmeleri kendilerine bir suikasttir. Tepki gösterildikten sonra bunu bilmiyormuş gibi davranmalarının hiçbir tutarlı yanı yoktur.</p><p><strong>SAVUNANLAR DAHA ZARARLIDIR</strong></p><p>Tepki gösterildikten sonra bunu bilmiyormuş gibi davranmalarının hiçbir tutarlı yanı yoktur. Sinsi ve kurnaz yaklaşımla kayda geçmiş olur. Bunu savunanların bildiriyi imzalayanlardan daha zararlıdır.</p><p><strong>"EKSERİYETİNİN CHP BAĞLANTISI VAR"</strong></p><p>İçlerinde çok sayıda CHP üyesi var bu belli. Tablo ortada bunun etkisi vardır yoktur bilmem. Ama kahir ekseriyetinin CHP ile bağlantısı var.<br />&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Levent Arslan İYİ Parti'den istifa etti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/levent-arslan-iyi-partiden-istifa-etti-282320c72bd67-69c1-4f64-835e-57adf6b9a37b2021-04-05T21:36:00+03:00Admin Levent Arslan İYİ Parti'den istifa etti

Levent Arslan İYİ Parti'den istifa etti

SİYASET

Admin
<p><strong>İYİ Parti Karasu İlçe Teşkilatı Kurucu Başkanı Levent Arslan, Akşener’in “zevzeklik” sözleri üzerine partisinden istifa ettiğini duyurdu.</strong></p><p><strong>Arslan’ın açıklaması şöyle:</strong></p><p>“Bugüne kadar kurucusu olduğum İYİ Parti için çok açıklama yapmadım. Sebebi benimle yola çıkan birçok dostumdu. Geldiğimiz noktada onca emek veren benim gibi binlerce kişi ama haksızlığa uğramış, ama koltuk için itibarsızlaştırılmış binlerce insan partiden uzaklaştırılmışken bile bekledim belki diye.</p><p>Geldiğimiz bugüne baktığımızda Montrö ve Lozan'ı savunan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değerli komutanlarına <strong>‘zevzek’ </strong>diyen bir zihniyetin altında bir Türk milliyetçisi, bir ülkücü olarak duramayacağıma karar verdim. İYİ Parti’nin kuruluşu sırasında elini değil bedenini ortaya koymuş bir kişi olarak İYİ Parti kuruculuğumdan ve üyeliğimden istifa ettiğimi siz değerli dostlarım ile paylaşmak istedim. Önümüzdeki günlerde daha detaylı bir şekilde açıklama yapacağım."</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[TCMB piyasayı 64 milyar lira fonladı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tcmb-piyasayi-64-milyar-lira-fonladi-282314ee08e12-c6f4-405f-969a-f0ce54460f502021-04-05T19:46:00+03:00Admin TCMB piyasayı 64 milyar lira fonladı

TCMB piyasayı 64 milyar lira fonladı

EKONOMİ

Admin
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bugün miktar yöntemiyle düzenlediği 12 Nisan vadeli repo ihalesi ile piyasaya 63 milyar 999 milyon 999 bin 984 lira verdi.</p><p><strong>İhaleye 152 milyar 700 milyon liralık teklif geldi.</strong></p><p>İhalede basit faiz yüzde 19 olurken, bileşik faiz ise yüzde 20,88 seviyesinde gerçekleşti.<br />&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Gündemi karartmak için tepiniyorlar']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/gundemi-karartmak-icin-tepiniyorlar-282309cba01cb-7b14-4e97-85c0-c3ad9a6438b32021-04-05T19:33:00+03:00Admin 'Gündemi karartmak için tepiniyorlar'

'Gündemi karartmak için tepiniyorlar'

SİYASET

Admin
<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Merkez Yönetim Kurulu Toplantısı ardından parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Emekli bazı amirallerin bildirisine ilişkin de konuşan Faik Öztrak,&nbsp;<strong>"Emekli amirallerin yaptığı paylaşımın yöntem ve şekli, elbette eleştirilebilir, ama bu metinden darbe çıkartmak, ayrı bir hüner ister. Ama 15 Temmuz’u daha unutmadık. Hala herkesin hafızalarında taze."</strong>&nbsp;dedi.</p><h3><strong>TÜM BU ORGANİZE İŞLER GERÇEK GÜNDEMİ KARARTMAK İÇİN&nbsp;</strong></h3><p>CHP'li Öztrak,&nbsp;<strong>"Erdoğan şahsım hükümeti, hafta sonu, birkaç emekli amiralin yaptığı açıklamadan sonra, darbe ve vesayet tamtamlarını çalmaya başlıyor. Açıklamanın üzerinde çılgınca tepiniyor. Şablon bir retorik, kalemşörleri aracılığıyla basın yayın organlarında okunuyor. Kamu kurumlarının internet sitelerine konuyor. Tüm bu organize işler, işsizlikten, yoksulluktan, salgından bunalmış milletin, gerçek gündemini karartmak için yapılıyor."</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>Öztrak özetle şunları söyledi:&nbsp;</p><h3><strong>ZULÜM ZAM OLUP MİLLETİMİZİN ÜSTÜNE YAĞMIŞ</strong></h3><p>Bu sabah, mart ayı enflasyon rakamları açıklandı. Zulüm zam olup milletimizin üstüne yağmış. TÜİK’in makyajlı rakamlarına göre bile, durum felaket. Mart ayında enflasyon yüzde 1,1 olmuş. Yılın ilk üç ayında gerçekleşen enflasyon ise yüzde 3,7. Mart’ta 12 aylık enflasyon ise yüzde 16,2’ye çıkmış. Bu, 2019’dan bu yana gerçekleşen, En yüksek 12 aylık mart enflasyonu ve bu enflasyonla Türkiye, dünya üzerinde en yüksek enflasyona sahip 14. ekonomi oldu. Aynı ligde bulunduğumuz ülkeler, Nijerya, Etiyopya, Haiti. Erdoğan Şahsım Hükümetinin yarattığı tablo işte bu. Son bir yılda, benzinli otomobil yüzde 110, televizyon yüzde 89, dizel otomobil yüzde 86, bulaşık makinesi yüzde 68 zam görmüş. TL’deki değer kaybı bu ürünlerin fiyatını uçurmuş. Mutfaktaki yangın da korkunç. Son bir yılda, yumurta yüzde 64, ayçiçek yağı yüzde 60, mısırözü yağı yüzde 55, mercimek yüzde 45, tavuk eti yüzde 44 zam görmüş. Bunlar da TÜİK’in makyajlı rakamları. Pazardaki, marketteki yangın daha da büyük. &nbsp;</p><h3><strong>ERDOĞAN’IN SORUMSUZLUĞU MİLLETİMİZ CANIYLA ÖDÜYOR</strong></h3><p>Türkiye lebalep kongrelerin de katkısıyla, dünyada salgının yeni merkez üslerinden biri oldu. Salgının başladığı Çin bile, bizim yanımızda tertemiz kaldı. Ülkemizde günlük vaka sayıları artık 40 binin üzerine yerleşti. Bu vaka sayılarıyla, dünyada üçüncü, Avrupa’da ikinci sıradayız. 4 Nisan 2021 itibariyle günlük vaka sayısında Amerika Birleşik Devletleri’ni de geçtik. Yine günlük vefat sayıları da 180’in üzerine yerleşti. Salgınla mücadelede son üç ayı, bu hükümetin sorumsuzluğu yüzünden kaybettik. Bunların zulmü türlü, türlü… Yandaşları için Londra’ya ambulans uçak gönderenlerin, bu ülkenin sade yurttaşlarına, hastane yatağı bulamaması da zulümdür. Aslı Özkısırlar’a 25 gün boyunca, uygun koşullarda bir hastane yatağı bulunamadı. Neden bulunamadı? Çünkü tüm hastaneler, ağzına kadar covid hastalarıyla doluydu. Aslı günlerce sesini, Sağlık Bakanı’na duyurmaya çalıştı. Ama duyuramadı. Acaba daha Aslı gibi, hastanelerde yer olmadığı için, ihtiyacı olan sağlık hizmetini alamayarak, yaşamını kaybeden kaç hasta var? Erdoğan sorumluluktan kaçsa da onun sorumsuzluğunun bedelini, insanlarımız canıyla ödüyor.</p><h3><strong>ERDOĞAN SARAY BESLEMELERİNDEN YANA</strong></h3><p>Ülkemiz AK Parti’de büro elemanlığı kapıp, burnuna pudra şekeri çeken, saray beslemelerine mi emanet edilecek? Yoksa bugün boğazına yapıştığınız, nefesini kesmek istediğiniz, Boğaziçili gençlere mi emanet edilecek? Erdoğan’ın tercihinin ne olduğu bellidir. Erdoğan, saray beslemelerinden yana. Bu ülkenin iyi yetişmiş gençlerinin ise karşısındadır. Erdoğan; ‘Ağaca su vermek adalet, dikene su vermek zulümdür’ diye yakın zamanda ahkâm kesiyordu ama gördük ki diken kendinden olunca, zulüm de bunlara hak oluyor. Değirmenin suyu sonuna kadar, o dikenleri beslemek için akıtılıyor. Ülkenin tüm suları, kaynakları da yandaşlara akınca, milletin gencecik fidanları, suyla buluşamadan kavrulup, kuruyor. İşte bu, zulmün dik alasıdır.</p><h3><strong>ARŞİVLERİ SU BASARSA HİÇ ŞAŞIRMAYACAĞIZ</strong></h3><p>Yine, 128 milyar doların buharlaştırılması operasyonlarında, bilgisi olduğu bilinen, bir Kamu Bankası Genel Müdürünü de görevden aldılar. Milletin 128 milyar dolarını buharlaştıranlar, artlarında iz bırakmamak için anlaşılan temizlik yapmaya çalışıyor. Yakında TCMB ve Hazine arşivlerinde yangın çıkarsa veya arşivleri su basarsa hiç şaşırmayacağız. Ama ne yaparlarsa yapsınlar. Bu işin sorumluları, yargı önünde bu yaptıklarının hesabını mutlaka verecek. CHP iktidarında yapacağımız ilk işlerden biri bu 128 milyar doların hesabını sormak olacaktır.</p><h3><strong>KABAK TADI VEREN BU TİYATROYU ÇOK İZLEDİK</strong></h3><p>Dün, açlığı, yoksulluğu, işsizliği, intiharları yani ülkedeki zulmün üstünü, darbe iddialarıyla örtme senaryosu uygulamaya kondu. Erdoğan şahsım hükümeti, yeni bir darbe mağduru oyununun perdesini açtı. Biz kabak tadı veren bu tiyatroyu, çok izledik. Milletimiz de Erdoğan’ın şahsım hükümetinin, sahte gündemler ve algı operasyonlarıyla, milletin gündemini çalmasından artık bıktı. Erdoğan şahsım hükümeti, Ayasofya baş imamı şeriat istediğinde, faize ve İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıktığında, buna ses çıkarmıyor. Seçim kazanmak için bölücü terör örgütü elebaşının mektubunu televizyonlarda okuttuğunda, kardeşini devlet televizyonlarına çıkarttığında, bunlar İfade özgürlüğü oluyor. Ama içlerinde Mavi Vatan’ın müellifi olan 15 Temmuz’da FETÖ ile göğüs göğse çarpışmış emekli amirallerin yaptığı bir açıklama darbe yapmak için bir araya gelmek oluyor. Anlaşılan ifade özgürlüğü, sadece saray ve sarayın yandaşları için var.</p><h3><strong>MİLLET İRADESİNE DARBE SADECE ASKER POSTALIYLA YAPILMAZ</strong></h3><p>Sayın Erdoğan, sizin aklınızın başınıza gelmesi için bu ülkenin başına daha hangi felaketlerin gelmesi gerekiyor? Genel Başkanımız 15 Temmuz’dan sonra 20 Temmuz sivil darbesinden önce, Yenikapı’da, tüm Türkiye’nin şahitliğinde, Erdoğan’a şu çağrıda bulunmuştu: Adliyeye, camiye ve kışlaya siyaseti sokma.&nbsp; Erdoğan bu çağrıyı dinlemedi. Onun yerine 20 Temmuz sivil darbesini yaptı. Tek Adam Vesayet Rejiminin düğmesine bastı. Siyaseti camiye de kışlaya da adliyeye de sokmaya devam etti. O gündür, bugündür de milletimizin iki yakası bir araya gelmedi. İşsizlik çığ gibi büyüdü, aşımız küçüldü, ülkemizin bereketi kaçtı. Bu çağda demokrasiyle yönetilmek, bir ülkenin en büyük onurudur. Ancak tek adam vesayet rejiminin, düğmesine basıldıktan sonra gördük ki, millet iradesine darbe sadece asker postalıyla yapılmaz, mokasenle de yapılır.</p><h3><strong>MİLLETİMİZ TARTIŞMAYA İZİN VERMEYECEKTİR</strong></h3><p>Yaşanan komedi, sadece şahsım hükümetinin çaresizliğinin koltuğunu korumak için, yaptığı şımarıklığın bir tezahürü değildir. Bu aynı zamanda, Meclis’in kayyum Başkanı’nın ifşa ettiği, bizim de şiddetle karşı çıktığımız Montrö tartışmasında, ‘Montrö Sözleşmesi’nden çıkılmasın’ diyenlere bir gözdağıdır. Kanal İstanbul üzerinden okyanus ötesine göz kırpmaktır. &nbsp;Gaflet ve delalet içindeki bu oyuncular, koltukları için, bu ülkenin bekasını ve toprak bütünlüğünü, Tartışmaya açmak isteyebilir ama milletimiz buna izin vermeyecektir. Milletimiz herkesi yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla görüyor.</p><h3><strong>BİZ DARBELERİN HER TÜRLÜSÜNE KARŞIYIZ</strong></h3><p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin darbelere karşı tavrı çok ne Bunu tarih ve millet huzurunda bir kez daha ilan ediyoruz. Biz darbelerin her türlüsüne karşıyız. Postalla yapılan darbeye de karşıyız. Mokasenle yapılan darbeye de karşıyız."</p><h3><strong>GERÇEK GÜNDEM AÇLIK, YOKSULLUK</strong></h3><p>Montrö bildirisi sonrası amirallerin gözaltına alınması için Öztrak, “Bugün belirli yaşa gelmiş, bugüne kadar FETÖ kumpasları nedeniyle bedeller ödemiş amirallerin gözaltına alınmasını anlamakta zorluk çekiyoruz, ama oynanan bu oyunun milletimizin gerçek gündemini karatmasına izin vermeyeceğiz. Gerçek gündem; açlık, yoksulluk, işsizlik, yaşamını kaybeden insanlarımızdır.” diye konuştu.</p><h3><strong>OKYANUS ÖTESİNE SELAM GÖNDERMEKTİR</strong></h3><p>Bildirinin Kanal İstanbul tartışmalarını nasıl etkileyeceği üzerine Öztrak, “Biz iktidara geldiğimizde bu ucube projenin yapımcılarına para ödemeyeceğiz. Montrö’den Kanal İstanbul’a gerekçe üretmek, aslında rant sevdasıyla sarhoş olmuş bir zihniyetin ürünüdür ve okyanus ötesine selam göndermektir.” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Seçim beklenmeden 'Demokrasi İttifakı' kurulmalı']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/secim-beklenmeden-demokrasi-ittifaki-kurulmali-28229659631c0-eb6a-40ef-931f-fa1daccf30fc2021-04-05T19:22:00+03:00Admin 'Seçim beklenmeden 'Demokrasi İttifakı' kurulmalı'

'Seçim beklenmeden 'Demokrasi İttifakı' kurulmalı'

SİYASET

Admin
<p>Reuters'ın sorularını yanıtlayan eski HDP eş genel başkanı <strong>Selahattin Demirtaş,</strong> HDP öncülüğünde önerdiği demokrasi ittifakını tanımlarken, "Demokrasi ittifakı bir seçim ittifakı değil, demokrasi için ortak mücadele niyeti ve iş birliği demektir. Dolayısıyla demokrasi ittifakını kurmak için seçimi beklemeye gerek yok. Seçim ittifakı için ise seçim döneminin yaklaşmasını beklemek normaldir" dedi.</p><p>Demokrasi için yan yana mücadele etmek isteyen tüm partilerin bir araya gelmesi gerektiğini söyleyen Demirtaş, bu ittifaka toplumsal muhalefet, emek örgütleri, kadın hareketleri, gençlik hareketleri, çevre hareketleri gibi toplum dinamiklerinin de katılmalı gerektiğinin altını çizdi.</p><p>Demirtaş, <strong>"Mevcut ittifaklar bu mücadeleden kaçmaya devam edeceklerse ve 'seçime kadar her şeyi sineye çekelim' diyeceklerse bu yanlış olur. Çünkü baskı ve zulüm, tahribatı her geçen gün artırıyor. O nedenle, seçimi beklemeden, bugünden fiili bir demokrasi ittifakı çok anlamlı ve değerli olur" </strong>ifadesini kullandı.</p><p>Demirtaş bu birlikteliğin seçim ittifakına nasıl yansıyacağına ise seçim zamanında karar verilebileceğini belirtti.</p><h3><strong>"Kapatma davası siyasi seçeneklerinin azaldığını gösteriyor"</strong></h3><p>HDP'ye açılan kapatma davasının AKP'nin ve Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>'ın, kuruluş ilkelerinin neredeyse tamamını bir kenara atmış olduğunu gösterdiğini söyleyen Demirtaş, parti kapatma konusunda da ilkelerinden vazgeçmelerinin şaşırtıcı olmadığını söyledi.</p><p>"İktidarda kalmak dışında ne bir amaçları ne de bir hedefleri var. İktidarda kalmak için yapmayacakları şey yok" diyen Demirtaş sözlerini, "Bütün bunlar, siyasi seçeneklerinin azaldığını gösteriyor" diye sürdürdü.</p><h3><strong>"Kapatma davasının amaçlarından biri de muhalefet içinde tartışmalar çıkarmak"</strong></h3><p>Siyasallaşmış bir yargı mekanizmasında hangi kararın çıkacağını kestirmenin zor olduğunu belirten Demirtaş, "Kapatma davasının amaçlarından biri de muhalefet içinde tartışmalar çıkarmak, muhalefeti zayıflatmak ve bölmektir. Muhalefetin bu tuzağa düşmemesi ve çok yüksek bir sesle demokrasiyi sahiplenmesi gerekir" dedi.</p><p>Demirtaş kapatma davasında MHP'nin baskısı ile ilgilili bir soruya ise, "MHP'nin ne kadar baskısı olursa olsun, son kararı her zaman Erdoğan veriyor, bunu unutmayalım. Dolayısıyla tüm sorumluluk Erdoğan ve AKP'dedir" diye yanıtladı.</p><h3><strong>"MHP'nin yakın gelecekte Türkiye siyasetinden tümüyle silinip gideceğinden kuşkum yok"</strong></h3><p>"MHP çok gürültü çıkarıyor olsa da yakın gelecekte Türkiye siyasetinden tümüyle silinip gideceğinden kuşkum yok" diyen Demirtaş sözlerini," Çok gürültü çıkarıyor olmalarının nedeni, zurnanın son deliği olmalarıdır" diye sürdürdü.</p><p>Demirtaş ayrıca, ekonomik krizin iyice derinleşmesiyle toplumsal patlamalar yaşanabileceğine işaret ederek, <strong>"AKP, işte bunu önlemek için erken seçime gidebilir. Her durumda, hazırlıklı olmak lazım" </strong>dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Buna ifade özgürlüğü diyemeyiz']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/buna-ifade-ozgurlugu-diyemeyiz-28228ed35ddb9-271d-4d0b-a08a-ba731306fcc52021-04-05T19:14:00+03:00Admin 'Buna ifade özgürlüğü diyemeyiz'

'Buna ifade özgürlüğü diyemeyiz'

SİYASET

Admin
<p><strong>Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı</strong>'nın "sarık ve cübbe" giydiği bir fotoğrafının basına yansımasına ilişkin olarak ise,&nbsp;"TSK'nın disipliniyle bağdaşmayacak fotoğraf veren askere olumlu bakmadık, bakmayız"&nbsp;düşüncesini dile getirdi.</p><p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip&nbsp;Erdoğan, Beştepe'deki toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:&nbsp;</p><h3><strong>"Kesinlikle art niyetli girişim"</strong></h3><p>"Az önce yaptığımız toplantıda iki gündür ülkemizi meşgul eden bir meseleyle ilgili tartışmaları ayrıntılarıyla değerlendirdik. Her şeyden önce bir gece yarısı gerçekleştirilen bu eylemüslubu, yöntemi hem de yol açacağı açıkça belli olan tartışmaları itibariyle kesinlikle art niyetli girişimdir.</p><h3><strong>"Emekli amirallerin vazifesi bildiri yayımlamak değil"</strong></h3><p>Emekli amirallerin vazifesi 104 tanesi bir araya gelerek&nbsp;&nbsp;siyasi bir tartışma konusunda darbe imaları içeren bildiriler yayınlamak değildir.</p><p>Hiçbir kamu görevlisinin topluca böyle bir yola tevessül etme hakkı yoktur. Biz bu amirallerin diplomatların son&nbsp;&nbsp;dönemde Suriye, Libya, Doğu Akdeniz'de verdiğimiz mücadelede bir araya gelerek ülkeleri için destek bildirisi yayınladıklarını görmedik. Yine bunları FETÖ'cü hainlerin başlattıkları 15 Temmuz darbe girişimine karşı milletimizin yanında yer alırken de görmedik. Ülkemizin hak ve menfaatleri aleyhine medyada verdikleri görüşleri ve duruşu üzüntüyle takip ettik. Kesinlikle ifade özgürlüğü meselesi değildir. Bir kısmı aynı görüşlerini siyasi zeminlerde, medyada uzun süredir dile getirmektedir. Hiçbir isme medyadaki ve siyasi alandaki açıklamaları sebebiyle herhangi bir soruşturma açılmış değildir.</p><h3><strong>"İfade özgürlüğü aksi halde diye başlayan ve ülkenin seçilmiş yönetimini darbeyle tehdit eden cümleleri de kesinlikle kapsamaz"</strong></h3><p>Geçmişi darbe ve bildirilerle dolu bir ülkede bir gece yarısı 104 emekli amiralin böyle bir şeyi yapması asla kabul edilemez. Bunun adına ifade özgürlüğü diyemeyiz. İfade özgürlüğü aksi halde diye başlayan ve ülkenin seçilmiş yönetimini darbeyle tehdit eden cümleleri de kesinlikle kapsamaz.</p><h3><strong>“Emekli amiral sıfatıyla da olsa böyle bir girişim kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik bir bühtan”</strong></h3><p>Emekli amiral sıfatıyla da olsa böyle bir girişim kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik bir bühtandır. Bu tür ifadeler dünyanın her yerinde demokrasi, hukuk devleti, milli iradenin üstünlüğüne saldırı olarak kabul edilir. Bildirinin milletimiz nezdinde bu derece sert tepki görmesinin büyük sebebi çok daha büyük bir kampanyanın parçası olarak algılanmış olmasıdır.</p><p>Eski diplomatlardan, eski milletvekillerinden, ülkemize karşı husumetleriyle bilinen sözde aydınlardan oluşan kimi kesimler bir süredir benzer söylemlerle yasamayı, yargıyı, yürütmeyi hedef almaktadır. Bunların çoğu da dikili taşı olmayan, millete zerre kadar faydası olmayan kişilerdir. Siyasetçilerimizden maalesef bu kampanyaya destek vererek adeta kendilerini inkâr etmektedirler.</p><h3><strong>"Biz bildiri yayınlanır yayınlanmaz tüm siyasetçilerin kararlı bir şekilde duruşlarını beklerdik"</strong></h3><p>Eğer böyle yapmış olsalardı burada bugün milli iradeye verdikleri destek için teşekkür konuşması yapacaktım. Demokrasi karşıtı tüm bildirilerin özellikle arkasında er alan zihniyet bu defa safını aynı istikametle belirlemiştir. Ana muhalefet partisini bir kez daha demokrasiden yana tutum almaya çağırıyorum. Milli iradeden yana tavır koyan tüm siyasi parti liderlerine, temsilcilerine, yargı kurumlarına, üniversitelere ve sivil toplum kuruluşlarına şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.</p><h3><strong>“Türkiye'de demokrasiye yönelik her saldırı bu tarz bildirilerin ardından gelmiştir”</strong></h3><p>Bizim muhatabımız doğrudan milletimizdir. Milleti ve milletin seçtiği yönetimi tehdit etme cüretini gösterenlere hadlerini yine milletimizle birlikte göstereceğiz. Bazılarının yapılan işi ‘Bunda büyütülecek ne var' diyerek küçümseme yoluna gittiklerini görüyorum. Türkiye'de demokrasiye yönelik her saldırı bu tarz bildirilerin ardından gelmiştir. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül'de hükümetleri tehditle sindirmeye çalışmışlardır. 28 Şubat'ta ülkenin meşru yönetimine pervasızlıkla saldırmaya kalkışmışlardır.</p><h3><strong>“Yayınlanan bildiriyi özellikle dikkate alıp, gereken her tedbiri uygulama kararlılığımızı ortaya koyuyoruz”</strong></h3><p>15 Temmuz gecesi silahlı darbe denediler. Milletimizin şanlı direnişi karşısında gün ağarırken kuyruklarını kıstırıp kaçmak mecburiyetinde kaldılar. Yayınlanan bildiriyi özellikle dikkate alıp, gereken her tedbiri uygulama kararlılığımızı ortaya koyuyoruz.</p><h3><strong>“Bu meseleyi siyasi istismar aracı haline getirmek isteyenler çıkacak”</strong></h3><p>Bu meseleyi siyasi istismar aracı haline getirmek isteyenler çıkacaktır. Onlarla da sandıkta hesaplaşacağız. Milletimizin kimin demokrasinin, hukuk devletinin yanında durduğunu kimin darbeci ve vesayetçilerin koltuğunun altına&nbsp;&nbsp;girdiğini görüyor. İnşallah istikbal ve istiklal yolunda verdiğimiz mücadelenin neticesini hep birlikte takip edeceğiz</p><p>Yapılan açıklamada iki temel iddia ortaya konmaktadır. Birincisi Montrö Anlaşması’nın tartışmaya açılması, ikincisi iddia ise basın ve sosyal medyada yer alan bazı görüntülerdir.</p><h3><strong>"Montrö dönemin şartlarında önemli bir kazanım"</strong></h3><p>Birinci Montrö Anlaşması'nın tartışmaya açılmasıdır. İkinci olarak basında yer alan bazı görüntülerdir. Boğazların statüsüyle ilgili sorunların çözümü sonraki yıllara bırakılmıştır. 1936 yılında Boğazlarla ilgisi olmayan devletlerle Montrö Sözleşmesi'ni imzaladık. Dönemin şartlarında önemli bir kazanımdır. Boğazlar'daki gemi trafiğinin yer yer seyir trafiğini tehdit edecek olması da meselenin ayrı boyutudur.</p><h3><strong>"Daha iyisi için imkân bulana kadar bu sözleşmeye devam ediyoruz"</strong></h3><p>Daha iyisi için imkân bulana kadar bu sözleşmeye devam ediyoruz. Bu sözleşmeyle ilgili diplomaside medyada bir çok görüş ortaya konulmuştur. Bugün de sözleşme tüm boyutlarıyla tartışmaya devam etmektedir. Hiç kimse akademideki medyadaki tartışmalar sebebiyle kimsenin yakasına yapışmamış, meseleyi farklı mecralara çekmeye çalışmamıştır. Fakat önceki gece yayınlanan bu bildiri bu kapsam dışındadır. Bu bizim egemenlik mücadelemizdir. Peki biz İstanbul Boğazı'nda egemen miyiz, maalesef.</p><h3><strong>"Kanal İstanbul Boğaz'daki egemenliğimizi tahsis edecek"</strong></h3><p>Bilhassa Kanal İstanbul Boğaz'daki egemenliğimizi tahsis edecektir. Vazifem, Türkiye'nin ve milletinin hak ve menfaatleri ne gerekiyorsa onu yapmaktır. Montrö'den çıkmakla ilgili bir çalışmamız yoktur. Fakat gelecekte böyle bir sonuç çıkarsa önümüze gelen her şeyi detaylıca değerlendirmekten de kaçınmayız.</p><p>Esasen imzaladığımız tarihten beri bu sözleşmeyle ilgili akademi, medya, diplomasi, askeri cenahta pek çok görüş ortaya konmuştur. Bugün de sözleşme tüm boyutlarıyla tartışılmaya devam etmektedir. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı aldığı günlerde Meclis Başkanımıza Montrö örneği verilerek bir soru yöneltilmiştir. Kendisi de hukukçu olan Meclis Başkanımız tamamen teorik olarak konuyu izah etmiş, fakat Montrö'den çekilme durumunun olmadığını açıkça beyan etmiştir.</p><h3><strong>"Kanal İstanbul ile Montrö arasında kurulan bağ da temelden yanlış"</strong></h3><p>Şayet amaç Montrö sözleşmesi tartışmaya katkı sağlamaksa bunun mecrası bildiri değil, akademik dünyada, medyada görüş ifade etmektir. Nitekim bu zaten yapılmaktadır. Hiç kimsenin bu yüzden yakasına yapışılmamıştır. Önceki gece yayınlanan bildiri bu çerçeve dışında yayınlanan belgedir. Kanal İstanbul ile Montrö arasında kurulan bağ da temelden yanlıştır. Türkiye İstanbul boğazındaki ağır deniz yükünü Kanal İstanbul'la hafifletirken tamamen kendi egemenliğindeki alternatife kavuşmuş olacaktır. Şu anda İstanbul Boğazı'nda egemen miyiz? Maalesef. Bir başka ifade ile Kanal İstanbul Boğaz'daki egemenlik haklarımızı güçlendirecektir.</p><h3><strong>"Böyle bir projeye karşı çıkanlar en büyük Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları"</strong></h3><p>Böyle bir projeye karşı çıkanlar en büyük Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarıdır. Cumhurbaşkanı ve ülkenin en büyük partisinin genel başkanı olarak vazifem Türkiye'nin hak ve menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapmamdır.</p><h3><strong>"Montrö Sözleşmesi'nden çıkmayla ilgili bir çalışmamız yok"</strong></h3><p>Montrö Sözleşmesi'nden çıkmayla ilgili bir çalışmamız yoktur. Bildiride ikinci mesele konusunda ise şu hususları buradan milletime duyurmak istiyorum.</p><p>Biz geçmişte cübbeleriyle seçilmiş hükûmete karşı düzenlenen mitinglere katılan rektörlere demokrasi ve hukuk adına karşı çıkmıştık. Cübbeleriyle brifinglere iştirak eden yargı mensuplarını demokrasi ve hukuk adına eleştirmiştir. Üniformalarıyla milli iradeyi çiğneyen askerlerin yaptıklarını demokrasi ve hukuk adına eleştirmiştir.</p><h3><strong>"TSK'nın disipliniyle bağdaşmayacak fotoğraf veren askere olumlu bakmadık, bakmayız"</strong></h3><p>TSK'nın disipliniyle bağdaşmayacak fotoğraf veren askere olumlu bakmadık, bakmayız. Bunun münferit bir hadise olduğu açıktır. Söz konusu fotoğrafı yayınlandığında TSK idari bir soruşturmayı başlatmıştır. Milli Savunma Bakanlığımız kendi üzerine düşeni mutlaka yapacaktır. Bunu bir bildirinin bahanesi olarak kullanılmasını kesinlikle art niyetli görüyoruz. Milli Savunma Üniversitemizi laiklik ve Atatürkçülük tartışmaları içine çekmeyi taşıyanlar da sinsi gayeler taşıyor.</p><p>Geçmişte 'Genç Subaylar Rahatsız' diyenlerin işi emekli amirallere havale ettikleri anlaşılıyor. Demokrasi ve hukuk içerisinde çözülecek meselelerin, darbe imalı bildirilerin bahane edilmesi siyasi otoriteye rağmen anayasaya bağlılık değil açık tehdittir. Bu tartışma bile başlı başına Türkiye'nin darbe dönemlerinin ürünü bir anayasadan yeni ve sivil bir anayasaya geçiş işlemlerinin ispatıdır.</p><h3><strong>"Bu işin merkezinde aslında ana muhalefet partisinin ta kendisi var"</strong></h3><p>Milletimizin ve özellikle gençlerimizin morallerini bozacak hiçbir hareketi müsamaha ile karşılayamayız. Çarşamba günü Türkiye ekonomisinin salgın şartlarında hangi başarılı işleri ortaya koyduğunu milletimizle paylaşacağım. Şu anda 104 kişinin içerisinde bizzat CHP'nin üyesi olan kendisi karısı yeğeni, oğlu şusu busu olanlar var. Bunları da yakın zamanda yazılı ve görsel medyada göreceksiniz. Bu işin merkezinde aslında ana muhalefet partisinin ta kendisi var. Biz ekonomide bir şeyi konuşuyoruz. Bunu açıkladım. Türk ekonomisini yatırım, istihdam, üretim ve ihracat temelinde büyütmeyi, çok daha iyi yerlere götürme mücadelesi vermeyi sürdüreceğiz.</p><p>İktidara geldiğimizden bu yana ülkemizi nereden aldık bugün neredeyiz? Yatırımlar dahil bütün bunları kronolojik olarak Çarşamba günü millete seslenişte açıklayacağım. Demokrasimizi de milli iradenin üstünlüğü temelinde darbelere, cuntalara, vesayete karşı gerektiğinde canımız pahasına mücadele ederek güçlendirip, geliştireceğiz."</p><p><strong>Ne olmuştu?</strong></p><p>103 emekli amiral imzasıyla, TBMM Başkanı&nbsp;<strong>Mustafa Şentop</strong>'un Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne ilişkin sözleri sonrası başlayan tartışmalara ve Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral&nbsp;<strong>Mehmet Sarı</strong>'nın "sarık ve cübbe" giydiği bir fotoğrafının basına yansımasına ilişkin olarak ortak bir bildiri yayımlandı. Bildiride "Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye'ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir" denilirken, Tuğamiral Sarı'nın görüntülerine ilişkin olarak da "Kabul edilemez nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur" ifadesi kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı&nbsp;<strong>Fahrettin Altun&nbsp;</strong>bildiriye "Haddinizi bilin" sözleriyle tepki gösterirken, TBMM Başkanı Şentop da bildiri için "darbe çağrışımlı" nitelemesi yaptı.</p><p>Bildiri hakkında soruşturma başlatıldı, 10 emekli amiral gözaltına alındı.&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul lezzet haritası çalışmaları başlıyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbul-lezzet-haritasi-calismalari-basliyor-2822741d044e6-373a-402f-b956-6825094da7042021-04-05T19:00:00+03:00Admin İstanbul lezzet haritası çalışmaları başlıyor

İstanbul lezzet haritası çalışmaları başlıyor

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p>Ülkemizde Her ilin Gastronomik değerlerini ön plana çıkartıp turistlere (yerli -yabancı ) doğru pazarlanması için çalışma başlatan <strong>Gastronomi Turizmi Derneği, Şerif Yenen</strong> ile işbirliği yapma kararı aldı.</p><p>Gastroshow da katılacak tüm illere de tanıtımı yapılacak olan<strong> LEZZET HARİTASI </strong>projesi ülkemizin değerlerini ön plana çıkarmayı hedefliyor.</p><p>İlk etapta İstanbul Lezzet Haritası ile çalışmalara başlayan ekip ardından konferansta açıklanacak 7 gastronomik kentlerimiz için de ve ardından talepte bulunan fiğer şehirler için de hızlıca çalışma başlatıyor.</p><p><strong>Gastroshow Nedir?</strong></p><p><strong>Turizm Medya Grubu ve Gastronomi Turizmi Derneği (GTD)</strong> ortaklığıyla 2-4 Haziran 2021 tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi açık alan-ICC’ de düzenlenecek olan Gastro Show, tüm sektör paydaşlarını bir araya getirerek ticari hacmin artırılmasını ve konferans programlarıyla dünya liderlerini sektörle buluşturacaktır.</p><p>Turizm Medya Grubu ve Gastronomi Turizmi Derneği (GTD), gastronomi endüstrisinin farklı segmentlerinden oluşan geniş yelpazede katılımcı ve ziyaretçi profilini “7 Şehir, 7 Bölge, 7 Ülke” mottosuyla 2021 yılında ilk defa ağırlayacaktır.</p><p>Katılımcıları çok sayıda sektör ve pazarda faaliyet gösteren dünyanın en kaliteli gastronomi ürünleri üreticilerinden oluşmaktadır.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yerli turistin tercihi akraba evi oldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yerli-turistin-tercihi-akraba-evi-oldu-282267de7d927-92f0-4424-a328-f1a5bcf729bf2021-04-05T18:50:00+03:00Admin Yerli turistin tercihi akraba evi oldu

Yerli turistin tercihi akraba evi oldu

TURİZM

Admin
<p>Aralarında tatil sitelerinin de yer aldığı 500’den fazla sanal mağazadan alışveriş yapanlara nakit para ödeyen Avantajix.com, üyelerinden bir kısmına, nasıl bir tatil planladıklarını, tatil için ne kadar bütçe ayırdıklarını sordu.</p><p>Ankete yanıt verenlerin yarısı, yaz tatili için şimdiden akraba ya da arkadaş evi için 7-10 günlük rezervasyon yapmış durumda. Bu gruptakilerin tatil için ayırdıkları bütçenin kişi başı ortalaması 750 TL.</p><p>Ankete göre, tatil için tercih edilen ikinci adres yazlıklar. Her 10 kişiden üçü 15 gün ile bir ay arasında kendilerine ait yazlıkta tatil yapmayı planlıyor. Yazlıkçıların tatilde harcamayı planladıkları paranın ortalaması da kişi başı 2000 TL’yi buluyor.</p><p>Yaz tatilini otel, tatil köyü ya da pansiyonlarda geçireceklerini söyleyenlerin oranı ise yüzde 15. Ortalama bir hafta tatil yapmayı planlayan bu kişiler, otel ve tatil köyleri için kişi başı ortalama 2500 TL, pansiyonlar için ise 1400 TL bütçe ayırmış durumda.</p><p>Geri kalan yüzde 5’lik kısmın hayallerini ise 4-5 günlük yurt dışı seyahatler süslüyor. Yurt dışı seyahatler için kişi başı 6000 TL bütçe ayrılıyor.</p><p><strong>PANDEMİDE YERLİ TURİST 7 MİLYON AZALDI</strong></p><p><strong>Avantajix.com kurucu ortağı Güçlü Kayral,</strong> anket sonuçlarının <strong>TÜİK </strong>verileri ile örtüştüğünü belirterek, şunları söyledi:</p><p>“Akraba ya da arkadaş evinde tatil, Türkler’in yıllardır değişmeyen geleneksel tatil yöntemi. Pandemi döneminde geceleme sayısında azalış gösterse de TÜİK’in Hanehalkı Yurtiçi Turizm Araştırması’na göre geçen yıl tatilcilerin yüzde 59,1’i konaklama tercihlerini yine akraba evlerinden yana kullandı. Bu arada söz konusu araştırma, pandeminin turizm sektöründe açtığı derin yaraları da gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, turizm sezonunun en yoğun olduğu temmuz, ağustos, eylül aylarında seyahat edenlerin sayısı 2020 yılında bir önceki yıla göre 7 milyon kişi azalarak 24 milyondan 17 milyona geriledi. Toplam geceleme sayısı 309 milyondan 255 milyona düştü. Akraba ve arkadaş evinde geçirilen gece sayısı 193 milyondan 150 milyona düşerken, kendi yazlığında tatil yapanların geceleme sayısı 71 milyondan 75 milyona yükseldi. En büyük darbeyi ise oteller aldı. Otellerdeki geceleme sayısı 22 milyondan yüzde 45 azalışla 12 milyona geriledi.</p><p><strong>-UYGUN FİYATLI TATİL İÇİN ÖNERİLER</strong></p><p><strong>Kayral,</strong> tatilini uygun fiyata yapmak isteyenlere de şu önerilerde bulundu:</p><p>“Erken rezervasyon her zaman önemli. Ancak, bu dönem kaçırıldıysa tatil sitelerinin son dakika fırsatları ile fırsat sitelerinin sunduğu avantajlar takip edilmeli. Bazen bu sitelerden erken rezervasyonun bile altında fiyat bulmak mümkün. İnternetteki karşılaştırma siteleri mutlaka kullanılmalı, yabancı tatil siteleri takip edilmeli. Satın almalar, <strong>Avantajix.com </strong>gibi para iadeli alışveriş siteleri üzerinden yapılırsa kazanılacak nakit para ile tatil çok daha ucuza gelebilir. Özellikle yolculuk uçak ile yapılacaksa ulaşım dahil seçenekler tercih edilmeli. Ucuz otel bulunsa dahi uygun fiyatlı uçak bileti bulunmazsa, tatilin aile bütçesine vereceği hasar ciddi olabilir. Bu dönemde her şeyden önemlisi, yapacağınız her rezervasyonda ücretsiz iptal seçeneğinin olması. Bu seçeneğin olmadığı tekliflerden mutlaka uzak durun. ”</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Duygusal bir macera]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/duygusal-bir-macera-28225b3441c56-9aa5-4f5a-9f10-1b9b65b5ddea2021-04-05T18:03:00+03:00Admin Duygusal bir macera

Duygusal bir macera

MAGAZİN

Admin
<p>Uzman parfümör <strong>Jacques Cavallier Belletrud </strong>tarafından yaratılan göz kamaştırıcı On the Beach, güneşin batışı, denizin eşsiz dalgalanması, kumun tende hissettirdiği yumuşak sıcaklığı gibi kumsalda geçirilen güneşli bir günün sonsuz duygularını bir araya getiriyor. Davetkar dalgaların canlılığından, ışığın duyusal değişimine uzanan West Cost’un özgür, tutkulu ve son derece yaratıcı ruhu, On the Beach ile canlanıyor.</p><p><strong>Jacques Cavallier Belletrud</strong>’un otuz yıldır süre gelen tutkunu olduğu Japonya’ya ait nadir bir meyve olan yuzu, parfüme parlaklığını sağlarken, greyfurt, mandalina ve portakal karışımı kokusu parfüme tazeliğini veriyor. Ardından portakal çiçeğinin güneşte ıslanan özü olan rahatlatıcı etkisiyle neroli geliyor. Kekik, biberiyle, pembe biber ve karanfil gibi aromatik bitkilerin eklenmesiyle de yazın tüm duygularını ortaya çıkarıyor.&nbsp;</p><p>On the Beach şişe ve ambalajı, <strong>Sun Song,</strong> Cactus Garden, Afternoon Swim ve California Dream parfümlerini de giydiren sanatçı Alex Israel imzası taşıyor. Ressam, heykeltıraş, yazar ve senarist olan çok yönlü sanatçı ilhamını yaşadığı ve çalışmalarını sürdürdüğü, kontrast ve eklektik mimarisiyle olağanüstü bir panoramaya sahip olan Los Angeles’tan alıyor.</p><p>Okyanus kıyısındaki renkli cephelerin güneşle kurduğu diyaloğunun, şişe ve ambalajına yansıdığı Louis Vuitton’un yeni kokusu <strong>On the Beach,</strong> Melekler Şehri’nin tüm hayalini kucaklıyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/606b27804f4d3.jpg" style="height:1036px; width:700px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Liderlere hakaret eden atanmışları da soruşturun']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/liderlere-hakaret-eden-atanmislari-da-sorusturun-282243cff8ff1-f153-4803-84d0-380e00e61b362021-04-05T17:19:00+03:00Admin 'Liderlere hakaret eden atanmışları da soruşturun'

'Liderlere hakaret eden atanmışları da soruşturun'

SİYASET

Admin
<p><strong>İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener,</strong>&nbsp;“Zevzeklik olarak tanımladığı bu bildiri üzerinden bir gözaltı süreci başlattınız. Şimdi muhalefet partilerine, ana muhalefet partilerine hakaret eden, İyi Parti’nin genel başkanına hakaret eden yargıçlardan tutun, Saray şürekâsına kadar atanmışların zevzekliklerini de gözaltına alarak soruşturun bakalım, bunun da sonuna kadar takipçisi olacağız." dedi.</p><p>Akşener&nbsp;<strong>Alparslan Türkeş</strong>&nbsp;anısına düzenlenen<strong> “Türk Milliyetçiliğine Adanmış Bir Ömür”&nbsp;</strong>konulu konferans sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p><p>Yeniçağ gazetesinde yer alan&nbsp;<a href="https://www.yenicaggazetesi.com.tr/meral-aksenerden-emekli-amirallerin-gozaltina-alinmasina-tepki-438745h.htm" rel="nofollow" target="_blank">habere göre,</a>&nbsp;Akşener şu ifadeleri kullandı:</p><p>“Emekli amirallerin şekil olarak yanlış bulduğumuz bu bildiri konusunu, siyasetin siyasetçiler tarafından tanzim edilmesi gerektiğini, siyasetçinin rakibinin siyasetçi olduğunu, siyasetçileri beğenmeyenlerin, iktidar partilerini beğenmeyen biz muhalefet partileri olarak, Meclis Başkanı’nın Montrö konusundaki çıkışını en sert şekilde eleştirip, iktidar partisinin en büyük ortağının da herhangi bir tavır almadığını gördük, Meclis Başkanı da bunu yanlış anladınız diyerek geriye adım attı.</p><p>Bir hafta sonra böyle bir bildiri yayınlanmasının, Türkiye’nin iktidarının bugüne kadar kutuplaştırma siyasetine katkı yapacağını gördük, bildik ve demokrasi üzerinden tartışma açılacağını onun taa darbeye kadar götürüleceğini öngördük, iktidarın üzerinde tepineceğini ön gördük ve dün sonuç olarak ortaya çıkan bildirinin ardından demokrasinin yanındayız. Siyasetçinin muhatabı siyasetçidir ancak kişilerin söz söyleme hakkı vardır.</p><p>Ama gece yarısı bildirisinin doğru olmadığını, bunun da bir zevzeklik olduğunu. Yani çok konuşma, boş konuşma anlamına geldiğini söyledik. Ama şimdi bunun üstüne siz bu insanları gözaltına alma yoluna giderseniz, bizim iktidara şunu söyleme hakkımız doğar. Şimdi bu zevzekliklerin yapıldığı birçok iktidar partisi bürokratları var. İktidar partisini öveceğim derken, pek çok zevzeklik yapan bürokrat var.</p><p>Buradan sayın Erdoğan ve arkadaşlarına sesleniyorum. Madem burada bir gözaltı süreci başlattınız. Zevzeklik olarak tanımladığı bu bildiri üzerinden bir gözaltı süreci başlattınız. Şimdi muhalefet partilerine, ana muhalefet partilerine hakaret eden, İyi Parti’nin genel başkanına hakaret eden yargıçlardan tutun, Saray şürekâsına kadar atanmışların zevzekliklerini de gözaltına alarak soruşturun bakalım, bunun da sonuna kadar takipçisi olacağız.”</p><h3><strong>Ne olmuştu?</strong></h3><p>103 emekli amiral imzasıyla, TBMM Başkanı&nbsp;<strong>Mustafa Şentop</strong>'un Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne ilişkin sözleri sonrası başlayan tartışmalara ve Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral&nbsp;<strong>Mehmet Sarı</strong>'nın "takke ve cübbe" giydiği bir fotoğrafının basına yansımasına ilişkin olarak ortak bir bildiri yayımlandı. Bildiride "Montrö; sadece Türk Boğazlarından geçişi düzenleyen bir sözleşme değil, Türkiye'ye İstanbul, Çanakkale, Marmara Denizi ve Boğazlardaki tam egemenlik haklarını geri kazandıran, Lozan Barış Antlaşmasını tamamlayan büyük bir diplomasi zaferidir" denilirken, Tuğamiral Sarı'nın görüntülerine ilişkin olarak da "Kabul edilemez nitelikteki bazı görüntüler, haber ve tartışmalar ömrünü bu mesleğe adamış bizler için çok derin bir üzüntü kaynağı olmuştur" ifadesi kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı&nbsp;<strong>Fahrettin Altun&nbsp;</strong>bildiriye "Haddinizi bilin" sözleriyle tepki gösterirken, TBMM Başkanı Şentop da bildiri için "darbe çağrışımlı" nitelemesi yaptı.</p><p><strong>Bildiri hakkında soruşturma başlatıldı, 10 emekli amiral gözaltına alındı.&nbsp;</strong></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hilmi Güler hastaneye kaldırıldı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hilmi-guler-hastaneye-kaldirildi-2822326960055-2b73-410b-be4a-9e7d6b14ca102021-04-05T16:59:00+03:00Admin Hilmi Güler hastaneye kaldırıldı

Hilmi Güler hastaneye kaldırıldı

YEREL

Admin
<p>Sosyal medyadan sağlık durumu hakkında bilgi veren <strong>Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi&nbsp;Güler, </strong>“Geçirmiş olduğum soğuk algınlığı sebebiyle, Covid-19 şüphesi gözetildiği için kontrol amaçlı olarak hastanede gözlem altındayım. Şu anda sağlık durumum iyi. Telefonla, mesajla ve sosyal medya üzerinden geçmiş olsun dilek ve dualarını ileten herkese gönülden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>DP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt </strong>sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda&nbsp;“Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler covid teşhisiyle hastanede tedaviye alınmış. Kendisine geçmiş olsun derken, acil şifalar diliyorum”&nbsp;diyerek başkan Güler’in Koronavirüs'e&nbsp; yakalandığını duyurdu.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Sayıları 2.5 milyonu geçti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sayilari-25-milyonu-gecti-282225aaeeb44-186a-477a-a8f4-7e6988e231d02021-04-05T16:50:00+03:00Admin Sayıları 2.5 milyonu geçti

Sayıları 2.5 milyonu geçti

GÜNCEL

Admin
<p>29 Mart itibariyle işsizlik maaşı alan kişi sayısı 1 milyonu geçti. Ücretli izne çıkarılanlara verilen nakdi ücret desteği ve işten çıkarılanlara yönelik işsizlik ödeneğini alanların sayısı da bu tarih itibariyle 3,5 milyonu aştı.</p><p>29 Mart 2021 itibariyle kısa çalışma ödeneği alan sayısı 3 milyon 764 bin, ücretsiz izin kapsamında nakdi ücret desteği alan sayısı 2 milyon 508 bin ve işsizlik ödeneği alan sayısı 1 milyon 22 bin kişiye ulaştı.</p><h3><strong>Ücretsiz izne çıkarılanlar 2.5 milyonu geçti</strong></h3><p>Salgın döneminde yasaya eklenen bir madde ile işverenin işçisini ücretsiz izne çıkarma hakkı verilmişti. Ekim ayından bu yana ücretsiz izne çıkarılan kişi sayısında hızlı yükseliş gerçekleşti. Ekim ayında 2 milyon 45 bin kişi olan ücretsiz izin kapsamında nakdi ücret desteği alanlar, 29 Mart’ta 2 milyon 507 bin kişi oldu.</p><p>Kısa çalışma ödeneği uygulamasının 31 Mart’ta sona ermesi sonrasında ücretsiz iznin daha da artması bekleniyor. Ücretsiz izne çıkarılanlara devlet 15 Mart 2020 tarihinden itibaren günlük 39,24 TL, aylık 1,177 TL veriyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Mutant virüsü durdurmak mümkün değil']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/mutant-virusu-durdurmak-mumkun-degil-282219d65aa5e-a78f-4e96-a2d9-ef75510263c82021-04-05T16:38:00+03:00Admin 'Mutant virüsü durdurmak mümkün değil'

'Mutant virüsü durdurmak mümkün değil'

SAĞLIK

Admin
<p>Türkiye'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakaları yeniden artışa geçerek 42 bine dayandı. <strong>Sağlık Bakanlığı</strong>'nın yayınladığı risk haritasına göre 'çok yüksek riskli' iller arasında yer alan İzmir için ise korkutucu bir açıklama geldi.&nbsp;</p><p><strong>'SON 6 HAFTADA 5 KAT ARTTI'</strong></p><p><strong>İzmir Tabip Odası, </strong>Sağlık Bakanlığı verilerine göre İzmir'de haftalık vaka sayısının 9 bin 619'a çıktığını duyurdu. İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı ise günlük vaka sayılarının bin 400'lere yaklaştığını belirterek tedbirlerin yetersizliğine vurgu yaptı.</p><p><img alt="0dddaf0a-e30a-4fce-97d3-62029b393e31-w.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/05/0dddaf0a-e30a-4fce-97d3-62029b393e31-w.jpg" style="height:670px; width:1200px" /></p><p><strong>'SON BİR HAFTADA YÜZDE 40 ARTIŞ VAR'</strong></p><p>İzmir'de son bir haftada vaka sayısında yüzde 40'lık bir artış görüldüğünü kaydeden&nbsp;Başkan Çamlı sözlerine şöyle devam etti:</p><p>"Tüm Türkiye'de olduğu gibi İzmir'de de vaka sayıları ciddi şekilde artmaya devam ediyor. İzmir'de son bir haftada vaka sayılarında yüzde 40'lık bir artış görülüyor. Bu enfeksiyonda varyant virüsün baskın hale geldiğini vakaların yüzde 55 ile 70'inde görüyoruz. Haftanın 5 günü yoğun bir şekilde devam eden hareketlilik&nbsp;var.</p><p><strong>'VARYANT VİRÜSÜ DURDURMAK MÜMKÜN MÜ?'</strong></p><p>Sadece cumartesi günü yasağı koyarak bulaş hızı bu denli yüksek varyant virüsü durdurmak mümkün mü? AVM'ler açık, toplu taşıma tıklım tıklım, sokaklarda kontrolsüz bir kalabalık var, iş hayatı aynen devam ediyor. Halı sahalar ve yüzme havuzları açık. Yani tüm bunlar olurken sadece cumartesi günü yasak getirmek mi çözüm olacak? Artışın ve tedbir alınması gerektiğinin onlar da farkında. 13 Nisan'dan sonra restoranları sadece paket servise açık tutacaklarını söylüyorlar. Ancak niye 13 Nisan'ı bekliyorlar?"</p><p><img alt="eyeugjjxiaaqaih.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/05/eyeugjjxiaaqaih.jpg" style="height:675px; width:1200px" /></p><p><strong>TÜRKİYE'DE SON DURUM</strong></p><p>Türkiye'de son 24 saatte 246 bin 210 koronavirüs testi yapıldı, 41 bin 998 kişinin testi pozitif çıktı, 185 kişi hayatını kaybetti.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[313 generale yazdığı mektup ortaya çıktı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/313-generale-yazdigi-mektup-ortaya-cikti-28220e0ce397f-4976-4cb9-b50d-7a64c958264a2021-04-05T15:58:00+03:00Admin 313 generale yazdığı mektup ortaya çıktı

313 generale yazdığı mektup ortaya çıktı

SİYASET

Admin
<p>Türkiye'nin ilk imzacısı olduğu<strong> İstanbul Sözleşmesi</strong>'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla feshedilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde uluslararası anlaşmalardan çıkılma yöntemiyle ilgili tartışmalar başladı. Bu tartışmalar kapsamında özellikle <strong>Montrö Sözleşmesi</strong> bir süredir gündemdeki sıcak yerini koruyor.</p><p>Son olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı<strong> Mustafa Şentop,</strong> katıldığı bir programda, Montrö Sözleşmesi'nin Cumhurbaşkanı tarafından feshinin mümkün olup olmadığı yönündeki bir soruya bunun "teknik olarak yapılabileceği" yanıtını verdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan emekli 104 amiral de hafta sonu yaptıkları ortak açıklamada, Montrö Sözleşmesi'nin tartışma konusu yapılmasından kaçınılması gerektiğini söyledi.</p><p><strong>BAHÇELİ: RÜTBELERİ SÖKÜLMELİ</strong></p><p>İktidarın sert tepki gösterdiği bu bildirinin ardından soruşturma başlatıldı, 10 emekli amiral gözaltına alındı. <strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli </strong>de bildiriyi 'muhtıra' olarak nitelendirdi. Bildiride imzası olan amirallere sert sözlerle yüklendi:</p><p>"Muhtıra tarzında hazırlanarak gece yarısı servisi yapılan bildiride imzası bulunan amirallerin rütbeleri sökülmelidir. <strong>Emeklilik hakları kaldırılmalı, emekli maaşları kesilmelidir.</strong>"</p><p><strong>313 GENERALE MEKTUP YAZMIŞ</strong></p><p>104 emekli amirali 'vesayetçi' olarak nitelendiren ve "Bildirinin arkası ve önü kararlılıkla araştırılmalı, bu rezaletin içinde kimlerin olduğu tevsik ve tespit edilmelidir" diyen MHP liderinin, 2004 yılında başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere 313 generale "siyasi iktidarı uyarmaları" için ‘Tarihi görev çağrısı’ başlıklı 17 sayfa mektup yazdığı ortaya çıktı.</p><p><strong>17 SAYFALIK 'TARİHİ GÖREV ÇAĞRISI'</strong></p><p>KARAR TV'de yayınlanan Bi' Karar Ver programında Elif Çakır'ın gündeme getirdiği söz konusu mektupta MHP tarafından tüm generallere,<strong> "Gelişmeler endişe verici. İktidarı uyarın"</strong> mektubunda, MHP lideri Bahçeli’nin 17 sayfalık ‘Tarihi görev çağrısı’ da yer aldı.</p><p><strong>Hürriyet'in haberine göre mektupta özetle şöyle denildi:&nbsp;</strong></p><p>"Son günlerde yaşanan gelişmeler Türkiye’nin milli birliğini ve bütünlüğünü hedef alan bazı çevrelerin ülkeyi tehlikeli bir gerginlik ortamına sürüklemek istediklerini göstermektedir. İhanet provaları ve nümayişlerle yeni tahrikler için zemin arayışına girilmiştir...</p><p>AKP Hükümetinin içine düştüğü teslimiyet ve aczden güç ve cesaret alan bu iç ve dış tahriklerin iç bünyemizi kemirmesine ve Türkiye’nin ufkunun karartılmasına asla izin verilmemelidir...</p><p>AKP iktidarı kendisiyle birlikte Türkiye’yi de bir felakete sürükleyecek bu tehlikeli yolda ısrar ederse bu durumun çok ağır olacak vebalini tarih önünde taşımak durumunda kalacak ve mahşeri vicdanına mahkum olacaktır. Bölücü terör örgütüne yardım ve yataklıktan mahkum olan ve PKK bağlantılı faaliyetleri nedeniyle kapatılan bir siyasi partiye mensup eski milletvekillerinin tahliyesi, yeni tahriklerin sahneye konulması için siyasi bir gövde gösterisine dönüştürülmüştür...</p><p>PKK’nın siyasallaşması hedefinin adım adım gerçekleştirilmesini, Türkiye politikasının merkezi haline getiren AB, bu mahkumların serbest bırakılması için bugüne kadar her türlü zorlamayı yapmış, her yola tevessül etmiştir... AKP, bu süreçte kendisine verilen görevi büyük bir sadakatle ifa etmiştir. İlk adım olarak AB İnsan Hakları Mahkemesi’ni Türk milli hukuk sisteminin üzerinde yüksek temyiz mahkemesi haline getirmiştir...</p><p>Ne hazindir ki basınımızın bir bölümü de bu koroya katılmıştır... AB’nin himayesi ve vesayeti altında Türkiye’de yeni tahrik ve nifak tohumlarını atılmasında yeni bir zemin kazanılmıştır. AB’ye her bakımdan teslim olan AKP iktidarı ne acıdır ki Türkiye’yi AB birliğine taşımakta bölücü heveslere umut bağlamış, bundan medet umar hale düşmüştür.</p><p>AKP iktidarına bu konuda hakim olan anlayış, önümüzdeki dönemde Türkiye’yi çok zor günlerin beklediğinin habercisidir. Bölücü terörün, Türkiye’nin AB üyelik sürecini kendi siyasi hedeflerine hizmet edecek bir araç olarak gördüğü, ve siyasi stratejisinin AB’nin Türkiye’den talepleriyle örtüştüğü, kimsenin inkar edemeyeceği gerçeklerdir... Herkes haddini bilmeli, rüzgar ekenin fırtına biçeceğini aklından hiç çıkarmamalıdır. Bu vatan sahipsiz değildir..."&nbsp;<br />&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Montrö tartışmaya açılamaz']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/montro-tartismaya-acilamaz-282193e656ed9-ce13-42a0-92ac-7eb84b6925ad2021-04-05T15:47:00+03:00Admin 'Montrö tartışmaya açılamaz'

'Montrö tartışmaya açılamaz'

SİYASET

Admin
<p><strong>126 eski büyükelçi ile 103 emekli amiralin Montrö Sözleşmesi ile&nbsp;ilgili yaptıkları açıklamaların yankıları sürerken, bir bildiri de eski milletvekillerinden geldi.</strong></p><p>'<strong>Cumhuriyetimizin temel nitelikleri tartışılamaz! Kanal İstanbul yapılamaz! Montrö tartışmaya açılamaz!'</strong>&nbsp;başlıklı bildiride "İstanbul Sözleşmesi'nin Anayasaya aykırı biçimde Cumhurbaşkanı tarafından feshedilmesinin verdiği cesaretle hızlandırılan, Kanal İstanbul ve Montrö Sözleşmesi tartışmalarının geldiği nokta, bu açıklamaları zorunlu kıldı" ifadeleri kullanıldı.</p><p><strong>Bildirinin tam metni şöyle:</strong></p><p>"Önce 126 eski büyükelçi Kanal İstanbul ve Montrö Sözleşmesi'yle ilgili önemli bir açıklama yaptı. Ardından 103 emekli Amiral görüşlerini bildirdi. Kişi grup ya da kurumların ülke çıkarları söz konusu olduğunda, görüş açıklamalarından daha doğal ne olabilir?&nbsp;<strong>Bu hem haktır hem de yurttaşlık görevidir.</strong>&nbsp;İstanbul Sözleşmesi'nin Anayasaya aykırı biçimde Cumhurbaşkanı tarafından feshedilmesinin verdiği cesaretle hızlandırılan, Kanal İstanbul ve Montrö Sözleşmesi tartışmalarının geldiği nokta, bu açıklamaları zorunlu kıldı.</p><p><strong>"LOZAN EN BÜYÜK DİPLOMASİ BAŞARISI"</strong></p><p>Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelik çeşitli emeller taşıyan devletlerin çıkarına hizmet edecek olan Kanal İstanbul'da ısrar edilmesini, Atatürk Türkiye’sinin Lozan Antlaşması'ndan sonra en büyük diplomasi başarısı olan, İstanbul-Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi üzerindeki mutlak egemenliğimizi sağlayan, Montrö Sözleşmesi’nin tartışılmaya açılmasını, öneminin azaltılmasını biz de doğru bulmuyoruz.</p><p><strong>Mustafa Kemal Atatürk ve ilkelerini, Anayasanın değiştirilemez maddelerini sahiplenmek, ülkemizin geleceğini ilgilendiren konularda kamuoyunu bilgilendirmek, temel bir anayasal haktır.</strong>&nbsp;Anayasal hakların güvencesi olması gerekenlerin, toplumu susturmaya, sindirmeye, korkutmaya çalışmaları kabul edilemez.</p><p><strong>"BİR HUKUK DEVLETİ OLDUĞUMUZ HATIRLATIYORUZ"</strong></p><p><strong>Çoğulcu demokrasinin gereği olarak en doğal yurttaşlık hakkını kullanıp, Kanal İstanbul ve Montrö konusundaki görüşlerini kamuoyuyla paylaşan kişi ve gruplara yönelik tehdit, suçlama, saldırı korkutma, sindirme ve soruşturma gibi girişimler, yurttaşlık haklarını ipotek altına almaktır. Bu yaklaşımı ve bu girişimleri kınıyor, hala bir hukuk devleti olduğumuzu hatırlatıyoruz.</strong></p><p>Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş ilkeleri ve temel felsefesi ve kurumları vicdansız darbelerle yıkılmaya çalışılırken, düşünce açıklama hak ve özgürlüğünü kullanan kişilerin darbecilikle suçlanmasını, baskı altına alınmasını esefle karşıladığımızı kamuoyuna duyururuz. Saygılarımızla."</p><p><strong>İMZACILAR ŞÖYLE:</strong></p><p>A.İhsan Köktürk / Zonguldak</p><p>A.Kemal Kumkumoğlu / İstanbul</p><p>Ali Rıza Öztürk /Mersin</p><p>Abdülrezzak Erten / İzmir</p><p>Ahmet Güryüz Ketenci /İstanbul</p><p>Ahmet Küçük​ / Çanakkale</p><p>Ahmet Toptaş​/ Afyon</p><p>Alaaddin Yüksel / İzmir</p><p>Ali Ahmet Ertürk / Edirne</p><p>Ali Aslan / Muğla</p><p>Ali Haydar Erdoğan / İstanbul</p><p>Ali Oksal / Mersin</p><p>Ali Özcan / İstanbul</p><p>Ali Özgündüz​/ İstanbul</p><p>Ali Rıza Bodur / İzmir</p><p>Ali Rıza Ertemur / Denizli</p><p>Altan Tuna / Çanakkale</p><p>Atilla Kart /Konya</p><p>Ahmet Tan / İstanbul</p><p>Barış Can / Sinop</p><p>Bekir Yurdagül / Kocaeli</p><p>Binnaz Toprak / İstanbul</p><p>Bülent Baratalı / İzmir</p><p>Cevdet Selvi​/ Eskişehir/Kocaeli</p><p>Cumhur Yaka / Muğla</p><p>Çetin Soysal​/ İstanbul</p><p>Dilek Akagün​/ Uşak</p><p>Durdu Özpolat / Kahramanmaraş</p><p>Enis Tütüncü​/ Tekirdağ</p><p>Erdal Aksünger / İzmir</p><p>Erdal Karademir / İzmir</p><p>Ergün Aydoğan / Balıkesir</p><p>Esfender Korkmaz / İstanbul</p><p>Fahrettin Üstün / Muğla</p><p>Feramuz Şahin / Tokat</p><p>Fikri Sağlar / Mersin</p><p>Gökhan Durgun / Hatay</p><p>Güldal Mumcu / İzmir</p><p>Güldal Okuducu / İstanbul</p><p>Hakkı Ülkü / İzmir</p><p>Halil Ünlütepe / Afyon</p><p>Hasan Ören / Manisa</p><p>Haşim Oral / Denizli</p><p>Hulusi Güven​/ Adana</p><p>Hüsnü Bozkurt / Konya</p><p>Hasan Gemici / &gt;Zonguldak</p><p>İbrahİm Özdiş​ /Adana</p><p>İsmail Değerli​ / Ankara</p><p>İsmail Özay / Çanakkale</p><p>İzzet Çetin / Kocaeli/Ankara</p><p>Kemal Anadol​ / İzmir</p><p>Kemal Ekinci​/ Bursa</p><p>Mehmet Boztaş / Aydın</p><p>Mehmet Hilal Kaplan​ / Kocaeli</p><p>Mehmet Kesimoğlu​/ Kırklareli</p><p>Metin Arifağaoğlu​/ Artvin</p><p>Mustafa Kul / Erzincan</p><p>Mustafa Özyürek / İstanbul</p><p>Nadir Saraç / Zonguldak</p><p>Namık Havutça / Balıkesir</p><p>Necati Yılmaz / Ankara</p><p>Necla Arat / İstanbul</p><p>Nevin Gaye Erbatur​/ Adana</p><p>Nur Serter / İstanbul</p><p>Oğuz Oyan / İzmir</p><p>Orhan Düzgün / Tokat</p><p>Orhan Eraslen​ / Niğde</p><p>Orhan Sür / Balıkesir</p><p>Orhan Ziya Diren / Tokat</p><p>Osman Korutürk / İstanbul</p><p>Ömer Çiftçi / Ankara</p><p>Rasim Çakır​/ Edirne</p><p>Sacit Yıldız / İstanbul</p><p>Salih Gün / Kocaeli</p><p>Sedat Uzunbay / İzmir</p><p>Selahattin Karaahmetoğlu / Giresun</p><p>Selçuk Ayhan​/ İzmir</p><p>Selehattin Öcal / Ankara</p><p>Sena Kaleli / Bursa</p><p>Süleyman Çelebi / İstanbul</p><p>Süleyman Genç / İzmir</p><p>Şahin Mengü​/ Manisa</p><p>Şevket Arz / Trabzon</p><p>Şevki Kulkuloğlu / Kayseri</p><p>Şinasi Öktem​/ İstanbul</p><p>Şükrü Babacan / Kırklareli</p><p>Şükrü Sina Gürel / İstanbul</p><p>Tolga Çandar​/ Muğla</p><p>Tuncay Ercenk / Antalya</p><p>Turgay Develi​ / Adana</p><p>Turgut Dibek​/ Kırklareli</p><p>Türkan Miçoğulları​/ İzmir</p><p>Uluç Gürkan​/ Ankara</p><p>Vedat Yücesan / Eskişehir</p><p>Vezir Akdemir / İzmir</p><p>Yaşar Ağyüz​/ Gaziantep</p><p>Yılmaz Kaya​/ İzmir</p><p>Yüksel Çorbacıoğlu​/ Artvin</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Fakir Hausgeräte’ye yeni CMO]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/fakir-hausgerateye-yeni-cmo-2821887badbd0-a968-4ac6-aa15-3c87b711b54d2021-04-05T15:35:00+03:00Admin Fakir Hausgeräte’ye yeni CMO

Fakir Hausgeräte’ye yeni CMO

EKONOMİ

Admin
<p>Sektörün deneyimli ismi <strong>Zümrüt Tamer, Fakir Hausgeräte</strong>’nin pazarlama ve marka yönetimi süreçlerine, müşteri kanallarının yönetilmesine liderlik ederken dijital dönüşüm süreçlerini de yönetecek.</p><p>Perakende sektöründe başarılı bir çalışma geçmişine sahip deneyimli Pazarlama Direktörü <strong>Zümrüt Tamer,</strong> 1993 yılında İzmir Amerikan Koleji’nden mezun oldu. Sonrasında Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümünü bitiren Tamer, profesyonel iş hayatına<strong> Koç Holding</strong>’de başladı. Ardından 1998’de Teknosa’da Ürün Müdürü oldu. 2002-2017 yılları arasında Groupe SEB’de üst düzey yöneticilik görevleri üstlendi.</p><p>Marka iletişimi, müşteri iç görüsü ve pazar dinamiklerinin yönetimi ile stratejik planlama konularında uzman olan<strong> Zümrüt Tamer</strong>; yeni bir yapılanma içerisinde olan markanın yönetimi ile birlikte sektöre de taze bir soluk getirmek için görevine başladı.</p><p><strong>Zümrüt Tamer,</strong> bir çocuk annesi ve iyi derecede İngilizce biliyor.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[‘Ya Kanal İstanbul ya darbe’]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ya-kanal-istanbul-ya-darbe-282172015937f-4955-4e2e-b6da-7f93fa756b2f2021-04-05T15:06:00+03:00Admin ‘Ya Kanal İstanbul ya darbe’

‘Ya Kanal İstanbul ya darbe’

SİYASET

Admin
<p><strong>Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan,</strong> FOX TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu Çalar Saat programında gündemi değerlendirdi. Babacan şu ifadeleri kullandı:</p><p><strong>“TSK’da ideoloji değil, liyakat esas alınmalı”</strong></p><p><strong>“21. yüzyılda ne darbesi diyoruz ama daha beş sene önce FETÖ’nün darbe teşebbüsü oldu. </strong>Darbenin gündemden çıktığını, Türkiye’de demokrasinin oturduğunu söylemek çok kolay değil. Silahlı Kuvvetler’in kadrosu tamamen liyakat bazlı olmalı. Başka hiçbir faktör, hiçbir kriter söz konusu olmamalı. Silahlı Kuvvetler’e hak edenler girmeli. Her gelen iktidar kendi ideolojisini benimseyen bir insan kaynağının derdinde olursa, başımız problemlerden kurtulmaz.”</p><p><strong>“Dışişleri Bakanlığı’nın eli ayağı bağlı olduğu için emekli Büyükelçiler açıklama yaptı”</strong></p><p><strong>“Hükûmet, Kanal İstanbul’la ilgili ‘inadına yapacağım’ diye iş tutuyor. </strong>Teknik, hukuki ve çevresel değerlendirmeler bir kenara itiliyor. Eskiden kurumlar teknik görüş oluştururdu. ‘Benim istediğim gibi görüş hazırlayın’ denmezdi. Geçenlerde emekli 126 Büyükelçi ortak açıklama yaptı. Niye? Dışişleri Bakanlığı’nın eli ayağı bağlanmış durumda. Konuşamıyorlar, çalışamıyorlar. Bürokrasi adeta kendi içinde kıvranıyor. Endişeleri Cumhurbaşkanı’na söyleyecek cesaret hiç kimsede yok.”</p><p><strong>“Emekli Amirallerin açıklaması ciddi bir basiretsizlik”</strong></p><p>“Emekli Amirallerin açıklamaları kabul edilebilir değil. Emekli olduklarına göre, defalarca darbe teşebbüsü ve darbe görmüşler. Böyle bir açıklamanın ucunun nereye gideceğini hesap etmeleri gerekir. Ciddi bir basiretsizlik var. <strong>Zamanı yanlış, mecrası yanlış… Mesele Montrö’yse Montrö… </strong>Konuyu genişletip yanlış anlamaya müsait hale getirerek çok büyük bir hata yapmışlar.”&nbsp;</p><p><strong>“Hükûmet Amirallerin açıklamasını Kanal İstanbul için kullanacak”</strong></p><p>“Hükûmet önümüzdeki günlerde insanların önüne <strong>‘Kanal İstanbul’</strong>u ya destekleyeceksin ya da darbecisin’ gibi bir alternatif koyabilir. Ellerindeki propaganda makinesini böyle çalıştırabilirler. Bu işin ‘Kanal İstanbul’u istiyor musun, istemiyor musun?’ havasına girmesine üzülürüm. Vatandaşlarıma da sesleniyorum. Önümüzdeki haftalarda hükûmet şunu söyleyecek. 103 Amiral, adeta altın bir tepsi içinde bu imkânı sundu. Hükûmet de bunu sonuna kadar kullanacaktır. Bundan sonra ‘Kanal İstanbul’u istemiyorum’ diyene ‘Ha sen darbeci Amirallerle mi berabersin’ denilebilir. Tipik kutuplaştırma.”</p><p><strong>“Kanal İstanbul’la ilgili üç temel sorun var”</strong></p><p>“Biz ısrarla doğru bildiğimizi söyleyeceğiz. Teknik, bilimsel veriler ışığında doğruları vatandaşlarımızla paylaşacağız. Birincisi; Kanal İstanbul’la ilgili çevre konusunda ciddi endişeleri olan bilim insanları ve raporları var. İkincisi; İstanbul’un sadece sınırlı sayıda köprüyle bağlı bir ada haline gelmesi güvenlik ve deprem açısından riskleri var. Üçüncüsü; Karadeniz’le alakalı uluslararası hukuk konusunda riskler var. Bunların iyice çalışılması lazım. <strong>Hükûmet bu işi dönüp dolaşıp Kanal İstanbul’a bağlamak isteyecek, uyanık olmalıyız. Bizim isteğimiz tam demokrasidir, bu tartışmaya açık bir konu değil.”</strong></p><p>Canlı yayında TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini de değerlendiren Babacan şunları söyledi:</p><p><strong>“TÜİK’in rakamları ile çarşı pazar enflasyonunun birbiriyle alakası yok”</strong></p><p>“Biz TÜİK’e artık ‘Rakamları Ayarlama Enstitüsü’ diyoruz. Çarşının pazarın enflasyonu ile devletin açıkladığı rakam arasında hiçbir alaka yok. Esnafa, alışveriş yapan vatandaşa soruyoruz. Esnafın enflasyonu yüzde 30’dan aşağı değil. Dövize bağlı bir ürünse, yüzde 80, 90, 100… Geçen cuma günü Mamak’ta, 60 yıldır ev tekstili satan Kayserili bir esnaf ‘Bu kadar hızlı bir fiyat artışını hiçbir dönemde görmedim’ dedi. Hayatın gerçeği buyken, TÜİK’in halen yüzde 15-16 enflasyon açıklaması kredibiliteyi sıfırlıyor. Güven olmazsa ekonomi düzelmez. Açıkladığınız rakama vatandaş ‘Hadi canım’ diyorsa, güveni nasıl oluşturacaksınız?”</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Covid ölümlerinde dünya 4’üncüsüyüz]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/covid-olumlerinde-dunya-4uncusuyuz-2821691a9ddc4-ab60-4c29-ae66-7cd78c4d63712021-04-05T14:44:00+03:00Admin Covid ölümlerinde dünya 4’üncüsüyüz

Covid ölümlerinde dünya 4’üncüsüyüz

GÜNCEL

Admin
<p>Meksika’nın ölüm sayılarını revize etmesiyle birlikte dünya koronavirüs ölüm sıralaması değişirken, gözler Türkiye’nin verilerine çevrildi. Sağlık ekonomisi uzmanı olarak Columbia ve Michigan Üniversiteleri'nde araştırmalarını sürdüren ve&nbsp;<strong>MEF Üniversitesi'nde İktisat Bölüm Başkanı olan Prof. Dr. Onur Başer&nbsp;</strong>açıklanan ölüm oranlarının gerçeğin çok azını gösterdiğini söyledi. Başer'in salgın süresince meydana gelen vefatları analiz ettiği araştırmasına göre, Türkiye’de ilk ölümün açıklandığı 17 Mart 2020 tarihinden itibaren bir yıl içinde Covid-19 kaynaklı gerçek ölüm sayısı&nbsp;<strong>89 bin 315</strong>’e ulaştı. Başer, "Belediyelerden alınan resmi veriler üzerinden Türkiye geneline ulaştığımızda, vaka-ölüm oranlarının yüzde 3.02 civarında olduğu sonucuna ulaştık. Türkiye, Meksika, Peru ve Macaristan’dan sonra en yüksek vaka-ölüm oranı olan ülkedir" diye konuştu. &nbsp;</p><p>Prof. Başer tarafından yapılan çalışma kapsamında, daha önce <strong>Health Policy Dergisi</strong>’nde yayınladığı akademik makalesinde kullandığı metotlar kullanılarak ölüm verilerine ulaşılamayan illerdeki yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi gibi veriler diğer iller ile eşleştirildi ve tahmini fazla ölüm oranları hesaplandı. Analize göre toplam 9 şehirde (İstanbul, Kahramanmaraş, Konya, Bursa, Kocaeli, Bursa, Sakarya, Denizli, Malatya ve Tekirdağ) 17 Mart 2020-16 Mart 2021 tarihleri arasında &nbsp;gerçekleşen ölüm sayısı&nbsp;<strong>36 bin 267</strong>&nbsp;oldu. Önceki yıllar ile kıyaslandığında ise bu süreçte Türkiye’deki fazla ölüm sayısı&nbsp;<strong>133 bin 972</strong>&nbsp;olarak belirlendi. Prestijli bir akademik yayın olan Jama’da geçen hafta yayınlanan analize göre tüm dünyada ölümlerin üçte ikisinin direkt Covid 19 ile ilgili, diğer üçte birinin ise Covid nedeniyle hastaneye gitmeyen veya tedavisini erteleyen insanların ölümü olarak nitelendirildiğini belirten Başer, “Bu hesaplama yöntemi baz alındığında koronavirüs sebebiyle Türkiye’de bir yılda 89 bin 315 kişinin hayatını kaybettiği sonucuna ulaştık” dedi.&nbsp;</p><p><strong>&nbsp;Açıklanan rakamlar gerçeğin çok azını gösteriyor</strong></p><p>Meksika’nın koronavirüsün neden olduğu Covid-19 kaynaklı ölümlerin sayısını revize etmesiyle dünyada ABD'den sonra en çok Covid ölümün görüldüğü ikinci ülke olduğunu dile getiren Başer, ülkenin Covid ölümlerinin daha önce açıklanandan yüzde 60 fazla olduğunu duyurduğunu kaydetti. ABD'de Covid-19 hastalığı sonucu 549 bin, Brezilya’da ise 310 bin kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Başer, şunları söyledi: “Sadece İstanbul’da Covid-19 başladığı günden beri 17 bin 232 ölümün önlenmesi mümkündü. 16 Mart 2021 tarihinde 29 bin 623 kişinin vefat ettiği açıklanmıştı. Maalesef ki açıklanan ölüm oranları gerçeğin çok azını gösteriyor. Vaka-ölüm oranlarına bakıldığında 16 Mart’ta açıklanan rakamlar, Türkiye’deki 2 milyon 911 bin 642 vakanın yaklaşık yüzde 1’i düzeyinde ve Türkiye diğer ülkelere göre en düşük oranda olarak raporlanıyor. Oysa belediyelerden alınan resmi veriler üzerinden Türkiye geneline ulaştığımızda, vaka-ölüm oranlarının yüzde 3.02 civarında olduğu sonucuna ulaştık. Bu da şu anlamı taşıyor: Türkiye, Meksika, Peru ve Macaristan’dan sonra en yüksek vaka-ölüm oranı olan ülkedir. &nbsp;</p><p><img src="https://ci4.googleusercontent.com/proxy/BsBF2-r6-u0bLCdnmXUNxzw4pqKdzPOhzHjRfYiPVXPnX7XeiOfEGsfa0xprLARj57JjNTtkyMTl9Fts6lYlx3Zotvv9SRhfdj2FHVRY5GzA8wcz24f9RbidvYsW7USmY67w=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/22368/inline/1617608883_Resim1.png.jpg" /></p><p><strong>Ölüm verilerinde de düzeltme yapılmalı</strong></p><p>Türkiye’nin geçen yaz vaka sayısında düzeltme yaptığını, ancak ölüm sayılarında henüz düzeltme yapılmadığını dile getiren Başer, “Bu da Türkiye verilerine olan güveni sarsiyor. Bu virüs tüm dünyaya yayıldığı için başka ülkeler ile kıyaslamalar yaparak vaka-ölüm oranlarını çıkartabiliyoruz. Aynısını Dünya Sağlık Örgütü de yapıyor. Türkiye’nin verilerinde büyük bir tutarsızlık var, bu da uygulanacak politikalarda eksik veya yanlış kararlar vermemize sebep oluyor “ diye konuştu.</p><p><strong>Yüzbinlerce insanımız kayıp görünüyor</strong></p><p>Aynı tutarsızlığın TÜİK nüfus verilerinde de görüldüğüne dikkat çeken Başer, Türkiye’de son 30 yılda en az nüfus artışının ‘yüzde 1.25’ olarak belirlendiğini, 2019-2020 arasında nüfus artış oranının ise sadece ‘yüzde 0.55’ olduğunu söyledi. Başer, sözlerine şöyle devam etti: “Doğan bebek sayılarında ise bir değişiklik yok, bu süreçte ülkeden yüksek miktarda göç de olmadı, nüfus sayma sistemimizi değiştirmedik ve Covid-19 dışında ülke genelinde ölüm sayısını artıracak herhangi bir doğal afet de yaşamadık. Yüzbinlerce insanımız TÜİK verilerine göre kayıp görünüyor. Bütün bunlar, koronavirüs ölüm sayılarındaki tutarsızlığı gözler önüne seriyor. Belediyeden alınan veriler ile uyumsuzluklar, diğer ülkelerdeki vaka-ölüm oranları arasındaki uyumsuzluk ve nüfus artışımızdaki uyumsuzluk bizi bu araştırmaya yönlendirdi.” &nbsp;</p><p>Sağlık Bakanlığı’nın 4 Nisan 2021 verilerine göre ise Türkiye’de koronavirüsten hayatını kaybedenlerin sayısı 32 bin 263’e dayandı. Prof. Başer, yaptığı araştırmada doğrudan ve dolaylı olarak 2020-2021 dönemindeki fazladan ölüm sayılarını hesapladı. Covid-19’un sağlık sistemine getirdiği yükün insan ölümlerine etkisini göstermek amacıyla yapılan çalışmada, 2017-2018-2019 yıllarındaki ölümlerin ortalaması alındı.</p><p><strong>Şehirlere göre fazla ölüm sayıları aşağıdaki haritada görülebilir:</strong></p><table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" style="width:217px"><tbody><tr><td><p>İstanbul&nbsp;</p></td><td><p><strong>&nbsp;17,232&nbsp;</strong></p></td></tr><tr><td><p>Kahramanmaraş</p></td><td><p><strong>&nbsp;2,237&nbsp;</strong></p></td></tr><tr><td><p>Konya&nbsp;</p></td><td><p>2373</p></td></tr><tr><td><p>Bursa</p></td><td><p>4548</p></td></tr><tr><td><p>Kocaeli</p></td><td><p>2094</p></td></tr><tr><td><p>Sakarya</p></td><td><p>3491</p></td></tr><tr><td><p>Denizli&nbsp;</p></td><td><p>2220</p></td></tr><tr><td><p>Malatya</p></td><td><p>1561</p></td></tr><tr><td><p>Tekirdağ</p></td><td><p>511</p></td></tr><tr><td><p><strong>Toplam</strong></p></td><td><p><strong>&nbsp;36,267&nbsp;</strong></p></td></tr></tbody></table><p><img src="https://ci3.googleusercontent.com/proxy/KyI2kS9Ey2nr0dVlW4L15NTQdo_mF1nC1dbuiT6SXrfdJr3D_ooftSx3thRwDtUJIz-yVGtq6pnVRE9YWzkAVnOF87v_nwDPaWdVNzzTAQVkZ6iwcxtsEC0Vys2YoC9hY5RrkjxJEibHKeU=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/22368/inline/1617609005_covid_olumleri.jpg.jpg" /></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Haluk Yıldız yeniden başkanlığına seçildi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/haluk-yildiz-yeniden-baskanligina-secildi-2821550fbbaae-d1ed-47de-876c-c75cccc2b5ba2021-04-05T13:52:00+03:00Admin Haluk Yıldız yeniden başkanlığına seçildi

Haluk Yıldız yeniden başkanlığına seçildi

EKONOMİ

Admin
<p><strong>MDF ve Yonga Levha Sanayicileri Derneği (YOMSAD)&nbsp;</strong>üyeleri,<strong>&nbsp;</strong>yeni yönetimi belirlemek üzere 30 Mart 2021 Salı günü 25. Olağan Genel Kurul’da bir araya geldi. 2018, 2019 ve 2020 yıllarında gerçekleştirilen faaliyetlerin aktarıldığı toplantıda, Başkan Haluk Yıldız öncülüğünde yürütülen çalışmalar ve sektörel girişimler üyelerle paylaşıldı. Toplantının ardından yapılan seçimde,&nbsp;<strong>Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız</strong>&nbsp;oy birliğiyle bir kez daha YOMSAD Başkanlığına seçildi.&nbsp;</p><p><strong>Yıldız: “Yerli ve milli üretimimizle</strong>&nbsp;<strong>ekonomideki payımızı artırmaya odaklanacağız”</strong></p><p>Seçimin ardından yaptığı konuşmada, kendisine ve yönetime seçilen üyelere gösterilen ilgi ve güvene teşekkürlerini sunan Başkan&nbsp;<strong>Haluk Yıldız</strong>&nbsp;şunları söyledi:&nbsp;“Türkiye ağaç bazlı panel sektörü olarak, global çapta işler başarmaktayız. Zorlu pandemi koşullarına rağmen, 2020 yılı boyunca sektör olarak bir dizi riski üstlenerek tam kapasiteye yakın çalıştık. Ülkemizde üretilen yonga levha ve MDF’nin yaklaşık % 80’ini iç piyasaya vererek katma değerli ürün arzını destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde, sektörümüz için elbirliğiyle çalışmaya ve birlikte değer üretmeye gayret edeceğiz. Umuyoruz ki, yenilenebilir ham maddeye dayanan yerli ve milli üretimimizle Türk ekonomisindeki payımızı daha da artıracağız.”&nbsp;</p><p><strong>Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız, </strong>YOMSAD Başkanlığının yanı sıra, TOBB Türkiye Orman Ürünleri Meclisi Başkanlığı görevini de başarıyla sürdürüyor.&nbsp;<strong>&nbsp;</strong></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[TÜRSAK'dan Demircan'a ziyaret]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tursakdan-demircana-ziyaret-282143edae42f-09ec-46f3-b190-8dd9fcc7df032021-04-05T13:14:00+03:00Admin TÜRSAK'dan Demircan'a ziyaret

TÜRSAK'dan Demircan'a ziyaret

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p>Kısa süre önce Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK)&nbsp;yönetim kurulu toplantısında başkanlığa seçilen Fono Film'in sahibi ve TAFF Pictures Kurucu Ortağı <strong>Cemal Okan</strong> ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı<strong> Burhan Gün </strong>ve Yönetim Kurulu Üyesi<strong> Can Okan</strong>, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı <strong>Ahmet Misbah Demircan</strong> ile sinemanın bugünkü durumu ve geleceği hakkında konuştular. Sinema sektörünün pandemi ile birlikte geçirdiği değişimin konuşulduğu buluşmada, pandemi sonrasındaki süreçte sinema salonlarının geleceğine dair görüşler paylaşıldı. Türk dizi ve sinema sektörünün uluslararası alandaki konumunun da ele alındığı konuşmada, her iki sektörün de yurt dışındaki etkinliğinin artırılması değerlendirilerek çözüm önerileri sunuldu.</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[440 hayvanı sıcak yuvaya kavuştu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/440-hayvani-sicak-yuvaya-kavustu-282133e83ff87-245d-4864-b349-ad6beff2e2fe2021-04-05T12:57:00+03:00Admin 440 hayvanı sıcak yuvaya kavuştu

440 hayvanı sıcak yuvaya kavuştu

YEREL

Admin
<p>Sokak canlılarına en iyi koşullarda bakmak için yedi gün 24 saat esasıyla çalışan İBB, 2020 yılında 148 bin 106 hayvana muayene ve tedavi hizmeti verdi. 39 bin 12 hayvan mikroçip uygulamasıyla kayıt altına alınırken, 21 bin 36 hayvan kısırlaştırıldı. Toplam 44 bin 138 hayvana koruyucu aşı uygulandı.</p><p><strong>440 HAYVAN SICAK YUVAYA KAVUŞTU</strong></p><p><strong>İBB Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü</strong>; 2020 yılında 440 hayvanı sıcak yuvaya kavuşturdu. Kış şartlarında yiyecek bulmakta zorlanan sokak hayvanları için de 655 farklı besleme noktasında 432 ton besleyici değeri yüksek kuru mama dağıtıldı. Sokak hayvanlarına karşı sevgi ve duyarlılığın çocuk yaşta gelişmesi amacıyla 4 bin 729 öğrenciye eğitim verildi.</p><p><strong>MOBİL ARAÇLARLA YERİNDE TEDAVİ HİZMETİ</strong></p><p><strong>İBB Veteriner Hizmetleri Müdürlüğü,</strong> kent genelinde 6 farklı hayvan bakımevinde sahipsiz sokak hayvanlarına ücretsiz hizmet veriyor. Dünyanın en büyük iki sahipsiz hayvan bakımevine sahip olan müdürlük bünyesinde 87’si veteriner hekim olmak üzere 474 personel görev yapıyor. Sokak hayvanlarına; aşılama, kısırlaştırma, muayene, tedavi, mikroçip ve sahiplendirme hizmeti veriliyor. Ayrıca; 1 adet Vetbüs, 1 adet Vetkabin, 1 adet Motovet, 1 adet Çiftlik Nakil Aracı, 34 adet (Minivan-Panelvan tipi) hayvan nakil aracı ile acil müdahale, sevk etme, yerinde tedavi gibi hizmetlerle sevgi elini sokaklara kadar ulaştırıyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Pandemi bel ağrılarını artırdı!]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/pandemi-bel-agrilarini-artirdi-282122a79e1e9-d568-428e-8e43-7ad76d195e8d2021-04-05T11:50:00+03:00Admin Pandemi bel ağrılarını artırdı!

Pandemi bel ağrılarını artırdı!

SAĞLIK

Admin
<p>Toplumda her 10 kişiden 9’unun bel ağrısı çektiğini belirten&nbsp;<strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Halil Koyuncu</strong>&nbsp;“İş yaşamı, ağrıların oluşumunda kolaylaştırıcı bir faktördür. Covid pandemisi sürecinde ekran karşısında uzun süre çalışma ve hareketsizlik nedeniyle bedenin şekli bozuldu. Omurga ve özellikle bel ya çukurlaştı ya kamburlaştı veya eğrildi. Ruhsal yapının çökmesi de belde stres yaratarak ağrıyı artırdı. Duruş bozukluğu, vücudu yanlış kullanma, aynı pozisyonda kalma ve bele binen anormal yükler, beldeki ve çevredeki kasların görevini unutturdu. Kaslar çalışamaz hale geldi, kuvvetleri azaldı, kasıldılar ve kısaldılar. Bu etkenler de pek çok kişide bel ağrılarının artmasına yol açtı.” diyor. Bel ağrılarının yüzde altmış nedeninin kas kaynaklı olduğunu, alınacak bazı önlemler ve yapılacak bazı egzersizlerle bu ağrıları azaltmanın mümkün olabildiğini vurgulayan <strong>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Halil Koyuncu, </strong>bel ağrısını gidermede faydalı olabilecek 7 egzersizi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.&nbsp;</p><p><strong>Başta kitap taşıma egzersizi</strong></p><p>Hem otururken hem de ayakta ‘başta kitap taşıma’ egzersizi yapın. Sandalyeye sırtınız ve omzunuz dik şekilde oturun ve başınızın üzerine kitap yerleştirin. Bu şekilde gün içinde birkaç kere 5’er dakika durmaya çalışın. Ayakta da aynı şekilde başınızın üzerine kitap koyup dik durarak omurganın, özellikle belin doğal eğriliğini yeniden kazandırabilirsiniz.&nbsp;</p><p><strong>Sırt üstü yatarak bacaklarınızı yukarı kaldırın</strong></p><p>Sırt üstü yatarken iki bacağınızı bitişik şekilde uzatın. Sırayla önce bir bacağınızı 10 kez, kalçanızdan yukarı olacak şekilde kaldırın, ardından diğer bacağınızda işlemi tekrarlayın. Sonra her iki bacağınızı bitişik şekilde aynı anda kalçanızdan yukarıda olacak şekilde kaldırın. Bu hareketi sabah akşam 10 kez yapın.</p><p><strong>Ellerinizi belinizin altına koyun ve bastırın</strong></p><p>Sırt üstü pozisyonda, her iki el açılmış halde, yan yana, el sırtları bele gelecek şekilde, bel ile yer arasına yerleştirin. Belinizi yere doğru ellerinizin üzerine bastırın. Belinizin kasıldığını hissedin. 10’a kadar sayıp sonra gevşetin. Sabah akşam düzenli yaptığınızda karın ve belin kuvvetlenmesine büyük fayda sağlarsınız. &nbsp;&nbsp;</p><p><strong>Karnınızın altına yastık koyun</strong></p><p>Yüzüstü yatarken, karın altına yastık koyun. Belinizi rahatlatın. Ardından başınızla beraber, boyun ve sırtınızı, belden yukarı doğru hareket ettirin. Kollar duruma göre önde veya yanlarda olabilir. Bu hareketi sabah akşam 10 kez yapın. Yine yüzüstü pozisyonda, karın altında yastık varken, kollar yanlarda olduğu sırada, her iki bacağınızı sırayla 10’ar kez yukarı doğru kaldırın. Böylece, beli ve tüm bedeni taşıyan bacak kasları da çalıştırılmış olur.</p><p><strong>Mekik çekin</strong></p><p>Sırt üstü yatarken, tam veya yarı pozisyonda mekik hareketi beli esnetirken, karın kaslarının kasılmasını sağlar. Karın kasları, bel ile beraber, gövdenin alt bölümünü oluşturan silindirin ön bölümünü oluşturan kaslardır. Sırt üstü pozisyonda elinizi başınızın altına koyun ve günde en az 10 kere mekik çekin.</p><p><strong>Kedi-deve pozisyonu alın</strong></p><p>Yüz üstü pozisyonda, diz ve dirsekleriniz üzerinde durun. Gövdenizin arkasını oluşturan omurganızı, kedi-deve pozisyonuna getirerek esnetin. Bu harekette, başlangıç, belden sırta ve boyna doğru olur veya boyundan, sırta ve bele doğru olur. Her gün sabah akşam 10’ar kez düzenli yapın. Bu hareketler, gövdenin hem ön hem de arka kaslarını esnetir.&nbsp;</p><p><strong>Bel kaslarını esnetin</strong></p><p>Yan yatarken yukarı doğru doğrulun; bu hareketi 10 kez tekrarlayın. Ardından diğer yanınıza yatın ve aynı hareketi yapın. Sonra sırt üstü yatıp iki bacağınızı birden gövdenizin her iki yanına doğru döndürün. Sabah akşam 10 kez düzenli yapın. Böylece bu bölgelerin kaslarını esnetmiş olursunuz.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Depresyonla başa çıkma yolu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/depresyonla-basa-cikma-yolu-28211f210d768-be2e-40d2-b04e-7ef520f236e12021-04-05T10:17:00+03:00Admin Depresyonla başa çıkma yolu

Depresyonla başa çıkma yolu

SAĞLIK

Admin
<p><strong>Hilal Psikolojik Danışmanlık</strong>’ta danışanlarına verdiği psikoterapi sayesinde ruhsal rahatsızlıkların tedavisini mümkün kılan <strong>Hilal Aydın Özcan,</strong> depresyonla başa çıkma yolunda yaptığı açıklamalarla rehber oluyor. Günlük yaşamın gerçekleri arasında olan ve pandemi koşullarında daha çok kişiyi etkileyen depresyondan kurtulmanın ilk adımları, Özcan’ın yönlendirmesi ve yardımlarıyla atılıyor.</p><p><strong>“Nedenleri Bilmek Sonuçlara Götüren Yolun Başlangıcıdır”</strong></p><p>Dünya üzerinde çok yaygın görülen ve cinsiyet, yaş, sosyal durum farklılığı gözetmeyen bir ruhsal rahatsızlık olan depresyonu <strong>“derin bir mutsuzluk hali” </strong>olarak tanımlayan Hilal Aydın Özcan, depresyonla başa çıkmak için gereken en önemli faktörün “sebep” olduğunu belirtiyor. Depresyonla mücadele yolculuğundaki doğru teşhis ve doğru tedavi için atılacak adımda kişinin kendine ve şartlarına dürüstlükle bakması, değerlendirme yapabilmesinin önemine de değinen Özcan “Nedenleri bilmek sonuçlara götüren yolun başlangıcıdır” diyor.</p><p><strong>“Depresyonla Baş Edebilmek İçin Çaresizliğin Üstesinden Gelinmeli”</strong></p><p>Dile getirilir bir durum olmasına rağmen<strong> “depresyon tedavisi”</strong> etiketinden çekinen ve ilaç kullanmak istemeyen pek çok insanın mevcut durumu fiziksel bir hastalığa çektiğini ifade eden <strong>Hilal Aydın Özcan,</strong> bunun nedenini yargılanma ve etiketlenme korkusuyla açıklıyor. Bu durumun dışında depresyona sebep olduğu düşünülen çok etkili başka bir durum olarak da “çaresizliğin öğrenilebilir” olduğu gerçeğini söyleyen Özcan, depresyon geçiren insanların bazılarının geçmişlerinde çaresizliği öğrendiklerinin altını çiziyor. Çaresizliği öğrenen birçok kişinin, hayatının önceki yıllarında yaşadıkları olayların ümitsizliğine kapıldığına vurgu yapan uzman klinik psikolog, “Hayatımızda bazen maruz kaldığımız gerçek çaresizlikler ile öğrenilmiş çaresizlik durumu aynı şey değildir” diyor.</p><p>Depresyonla baş edebilmek adına çaresizliğin üstesinden gelinmesi gerektiğinin önemine dikkat çeken<strong> Hilal Aydın Özcan,</strong> tıpkı çaresizlik gibi umut etmenin, pes etmemenin ve azimli olmanın da öğrenilebileceğini belirtiyor. Hayatta pek çok konuda çözüm anahtarının aynı olduğunu söyleyen Özcan bunları, çözümleri arama-bulabilme enerjisi, becerisi ve sonuca ulaşma yolunda sabır olarak sıralıyor.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Her çocuğun öğrenme stili farklıdır]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/her-cocugun-ogrenme-stili-farklidir-28210637095f4-0670-4aec-9248-6d759bd635022021-04-05T10:10:00+03:00Admin Her çocuğun öğrenme stili farklıdır

Her çocuğun öğrenme stili farklıdır

EĞİTİM

Admin
<p><strong>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, </strong>çocuklara ödev yapma alışkanlığı kazandırılmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.</p><p><strong>Ödev yapmak öğrenilen bilginin kalıcılığını sağlamak içindir</strong></p><p>Ödevin “öğrencilere öğretmenleri tarafından verilen, öğrencinin kendi başına ya da ailesinden destek alarak yapmasının planlandığı öğrenme aktivitesi” olduğunu belirten <strong>Ayşe Şahin, </strong>ödev yapmanın, çocuğun öğrendiği bilginin kalıcılığını artırarak öğrenmenin sürmesini ve çocuğun öğrendiği konuya farklı boyutlardan bakabilmesini sağladığını söyledi.</p><p>Hem öğrencilerin hem de ailelerin ödevin bir öğrenme yöntemi olduğunun bilincinde olması gerektiğinin altını çizen<strong> Ayşe Şahin, </strong>“Ailelere ve eğitimcilere düşen rol ödev yapmanın çocuk için olan faydalarını çocukla konuşmak olacaktır. Ödev yapmanın, akademik başarıyı artıracağı, bireyin sorumluluk duygusunu geliştireceği, zaman yönetimi, öncelik belirleme, planlama becerilerini destekleyeceği, çocuğun kendi davranışları üzerinde kontrolü olacağı çocuğa anlatılmalıdır” dedi.</p><p><strong>Ortak bir kararla ödev saati belirlenmeli</strong></p><p>Ailelerin çocuklara ödev bilinci kazandırmaya çalışması gerektiğini ifade eden <strong>Ayşe Şahin, </strong>çocukla konuşularak ortak alınan bir kararla ödev saati belirlenmesi gerektiğini söyledi. Bu saatin çocuğun yemek yeme, dinlenme gibi fiziksel ihtiyaçlarının karşılandıktan sonraki bir zaman diliminde planlanmasının daha uygun olacağını anlatan Ayşe Şahin “Aileler tutarlı bir biçimde belirlenen saatte çocuğu ödev yapmak için desteklemelidir. Çocuk yaşça küçük ve sorumluluk almakta zorlanıyorsa ailelerin motivasyonel yaklaşımı faydalı olacaktır. Aileler bazı durumlarda sabırsız, suçlayıcı, eleştirel yaklaşmaktadırlar. Bu tutumlar çocuğun ödev alışkanlığı geliştirmesine ket vurmaktadır ve aile içi iletişim problemlerine yol açmaktadır” dedi.&nbsp;</p><p><strong>Her çocuğun öğrenme stili farklıdır</strong></p><p>Her çocuğun öğrenme stilinin farklı olabileceğini hatırlatan <strong>Ayşe Şahin,</strong> bazı çocukların sesli bir ortamda çalışmadığını bazılarının da sesiz bir ortamda zorlanabildiğini vurguladı. Çalışma için sese ihtiyaç duyan çocuklarda müzik eşliğinde çalışmanın uygun olabileceğini belirten Ayşe Şahin, &nbsp;“Bunun yanında çalışma ortamının ışığı, çevredeki görseller, odanın ısı seviyesi gibi bazı faktörler de çalışmadaki verimlilik üzerinde etkilidir. Aileler çocuklarını tanıyarak uygun ortamı oluşturma konusunda çocuklarını yönlendirmelidir” tavsiyesinde bulundu.&nbsp;</p><p><strong>Davranışlarının sonuçlarını deneyimlemesine izin verin</strong></p><p>Ailelerin bu konuda sabırlı olması ve bunun bir süreç olduğunu unutmaması gerektiğini aktaran <strong>Ayşe Şahin,</strong> ilkokul dönemindeki bir çocuktan ödevlerini sorumluluğunu almasını bekleneceğini ancak bu dönemde olmasına rağmen hala ödev sorumluluğunu almakta güçlük çeken çocuklar bulunabileceğini söyledi.</p><p>Ailelerin ödev yapmama sonucunda çocukların ne gibi olumsuzluklar yaşayacağını, onlara anlatması gerektiğini söyleyen <strong>Ayşe Şahin,</strong> “Bazı ailelerde ödev yapmayan çocuğun ödevlerinin ebeveynler tarafından yapıldığını görebiliyoruz, bu tutumla çocuk kendi davranışlarının sonuçlarını yaşama deneyiminden mahrum kalacaktır ve ödev yapmaması sonucunda öğretmeninin onu uyarması gibi doğal sonucu deneyimlemeyecektir. Oysa çocukların davranışlarının sonucunu yaşaması sonraki durumlarda farklı davranmaları için gereklidir. Çocukların tecrübe ederek öğrenmelerine fırsat verilmelidir” uyarısında bulundu.&nbsp;</p><p><strong>Ödev yapmaya motive edin</strong></p><p>Ailelerin, ödev yapmayan çocuğu sürekli zorlayarak ya da çocuğun üzerinde baskı kurarak çocuğun davranışını anlık değiştirip ödev yapmasını sağlayabileceğini ifade eden<strong> Uzman Klinik Psikolog Ayşe Şahin, </strong>bunun uzun vadede işe yarayan bir yöntem olmadığını ifade etti.</p><p>Ödev yapma davranışı ile çocukta içsel bir motivasyon oluşturup sorumluluk bilinci geliştirmeyi hedeflemenin doğru olacağını anlatan <strong>Ayşe Şahin,</strong> &nbsp;sözlerini şöyle tamamladı: “Ancak baskı ile bu davranışı gösteren çocuk dışarıdan bir kontrol olmadığında sorumluluğunu ihmal edebilir. Çocukların ödev yapması için onları motive etmek işe yarayan bir yöntemdir. Ödevden sonra dinlenebileceğini söylemek ya da ödevden sonra çocukla oyun oynamak çok daha etkilidir. Çocuğu suçlamak yerine çocuğun yapabildiklerine odaklanarak bunları pekiştirmek çocukta olumlu davranışları arttıracaktır.”&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hakim Gizem Altunbeğ den skandal karar]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hakim-gizem-altunbeg-den-skandal-karar-2820917661ded-1673-4146-99d3-ee236fd3ef682021-04-05T00:14:00+03:00Dursun Boran Hakim Gizem Altunbeğ den skandal karar

Hakim Gizem Altunbeğ den skandal karar

GÜNCEL

Dursun Boran
<p>İstanbul B.Çekmece 3. Sulh Hukuk (SH) mahkemesinde 6 senedir devam eden, davacısı sözde çamlıca sitesi. Davalısı Dursun Boran olan itirazın iptali davasının 12. Celsesinde skandal karar verildi. 31.3.2021 saat 9.45 de yapılan duruşmaya sözde site avukatı A: Polat ile gazeteci Dursun Boran katıldı.</p><p><span style="color:#FF0000"><strong>HAKİM GİZEM ALTUNBEĞ REDDEDİLDİ. DAVADAN ÇEKİLMESİ İSTENDİ.</strong></span></p><p>Boran, savunmasında hakim hakkında <strong>20.1.2021 de konusu, tarafı aynı olan 2017-837 E. Aidat davasında yanlış verdiği için</strong>, bakanlığa ve HSK na şikayet ettiğini, hakimin tarafsız olmadığını söyleyip davanın reddini, hakimin davadan çekilmesini istedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/606ad7d32db37.jpg" style="height:496px; width:678px" /></p><p><span style="color:#008000"><strong>BORAN BELGELER İLE HAKİMİN YANLIŞ KARAR VERDİĞİNİ ANLATTI.</strong></span></p><p>B.Çekmece 3. SH Mahkemesinde 2015-1087 E. İtirazın İptali davasında hakim Gizem Altunbeğ, Yargıtay 20. HD ve Hukuk Genel Kurulu kararına göre reddetmesi gereken davayı kabul etti. % 20 icra inkar tazminatına karar verdi.</p><p>Tam bir hukuk skandalı kararı, ekte sunuyorum.</p><p>Uyap dan dosya istenip, müfettişler tetkik ettiğinde, taraflı, bilgisizce karar verildiği, binlerce aileyi mağdur edecek, AİDAT ÇETELERİ ne teslim edecek, kötü örnek karara sebep olduğu görülecek.</p><p>12. celse duruşma zaptında mernis adresim görülüyor. Bir site kelimesi yok. Hakimin dosyayı okumadığı açık.</p><p><strong>B.Çekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017-955 E. 2018-701 K. Konusu ve tarafları aynı olan</strong>&nbsp;Davada mahkeme yetkisizlik verip, davayı reddetti. Yargıtay hukuk dairesi kararına uydu. Bu nedenlede, davanın derhal reddi gerekirdi.&nbsp;</p><p><span style="color:#FF0000"><strong>YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI : DAVA KONUSU YERDE TOPLU YAPIYA GEÇİLMEZ.</strong></span></p><p><u>Yargıtay 20. Hukuk Dairesi</u>&nbsp;17.04.2017 de 2017/3285 E. 2017/3253 K. ile karar verdi Çamlıca sitesinde&nbsp;<strong>Toplu Yapıya Geçilmemiş dedi.</strong>&nbsp;Konuya dair basında çıkan haberin linki aşağıda. Davacıların tashihi kararıda reddedildi. Karar ekte.</p><p><strong><a href="https://www.turkhabergazetesi.com/guncel/alkent-2000-de-toplu-yapiya-gecilmemis-gecilmez/16778">https://www.turkhabergazetesi.com/guncel/alkent-2000-de-toplu-yapiya-gecilmemis-gecilmez/16778</a></strong></p><p>Bu demek ki, toplu yapıya geçilmeyen yerde, kat mülkiyeti kanunu olmaz. Yani, yönetim planı, işletme projesi, ortak gider, aidat, yönetici ve yönetim olmaz. &nbsp;</p><p>8 ada 15 parselden oluşan yerde.<strong>&nbsp;Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.11.2013 tarihli 2013-18-362 E.&nbsp;2013-1528&nbsp;K. ilamın da, birden çok parselde kurulu yerde Kat Mülkiyeti Kanunu olmaz.&nbsp;</strong>Diyen kararına, aykırı icra takipleri yapanlar. İtirazın iptali davaları açamaz . Bu yönüyle de hakim suçlu.</p><p>YHGK’nın bu herkesi, hakimleri, savcıları bağlayan kararına hakim görevi &nbsp;kötüye kullanıp ve yanlış karar verip, suç işledi. &nbsp;</p><p><span style="color:#FF0000">&nbsp;<strong>Davacıların davacı, taraf sıfatları yok.</strong></span></p><p>Yargıtay 18. HD nin bahsedilen kararına görede, davaya bakma yetkiniz yok. Ortada site, yönetici, taraf ehliyeti olan yok. Asliye Hukuk yada başka mahkemede dava açma ehliyetleride yok..</p><p>Hakimin derhal meslekten ihracını, kamu huzuru için talep ediyorum.</p><p>Yargıtayca yok hükmündeki, toplu yapıya geçilmeyen yerde site, başkan, aidat, ortak gider, yönetim planı olmaz. Karar duruşmasında ki beyanlarım her şeyi anlatıyor.</p><p><span style="color:#FF0000"><strong>Resim’de,</strong></span> skandal karar ve hakim görülüyor. Karara göre<strong> B.Çekmece 3. İcra Müdürlüğünde 2014-14429 E</strong>. Sayılı dosyada itirazın iptaline karar verildi. Dava kısmen kabul edildi. 11.529 TL asıl alacak. 1.313 TL gecikme zammı toplam 12 bin 842 TL nin, &nbsp;yüzde 20 icra inkar tazminatına davalıdan tahsiline karar verildi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Vyosa Osmani Cumhurbaşkanı oldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/vyosa-osmani-cumhurbaskani-oldu-28208bbc2a453-e541-4487-bce9-23dea7d51cfd2021-04-04T22:55:00+03:00Admin Vyosa Osmani Cumhurbaşkanı oldu

Vyosa Osmani Cumhurbaşkanı oldu

DÜNYA

Admin
<p><strong>Kosova'da iktidardaki Kendin Karar Al Hareketi'nin (VV) adayı olan Vyosa Osmani, oylamanın üçüncü turunda 71 milletvekilinin oyunu alarak oy çokluğuyla ülkenin yeni cumhurbaşkanı oldu.</strong></p><p>120 üyeli Kosova Meclisi'nde yapılan oylamaya 82 milletvekili katılırken, 11 oy geçersiz sayıldı.</p><p>Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci ve ikinci turlarında, seçim için gerekli üçte iki çoğunluk sağlanamadı.</p><p>Osmani'nin cumhurbaşkanı seçilmesine Kosova Demokratik Partisi (PDK), Kosova'nın Geleceği İçin İttifak (AAK) ve Sırp Listesi destek vermedi.</p><p>Cumhurbaşkanı seçilmesi için yeterli çoğunluğun sağlanması adına eski partisi Kosova Demokratik Birliği (LDK) Osmani'ye destek oldu.</p><p><strong>VYOSA OSMANİ KİMDİR?</strong></p><p>Kosova'nın Mitrovica kentinde 17 Mayıs 1982'de dünyaya gelen Osmani, ilkokul ve liseyi bu şehirde bitirdi.</p><p>Priştine Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olan Osmani, yüksek lisans ve doktora eğitimini ABD'deki Pitsburg Üniversitesinde tamamladı.</p><p>Gençlik yıllarında LDK'ye katılan Osmani, bu partiden birkaç dönem milletvekilliği de yaptı.</p><p>Kosova Meclis Başkanı olarak görev yapan Osmani, eski cumhurbaşkanı Haşim Thaçi'nin istifa etmesinin ardından cumhurbaşkanlığı görevini de vekaleten yürüttü.</p><p>Kosova'da 14 Şubat 2021'de yapılan genel seçim öncesi LDK'den ayrılan Osmani, seçime VV safında katıldı.</p><p>Osmani, uluslararası hukuk ve ticaret hukuku alanlarında bazı kitap, makale, monografi ve çalışmalar yayınladı.</p><p>Evli ve iki çocuk annesi olan Osmani, ana dili Arnavutçanın yanı sıra İngilizce, Türkçe, İspanyolca ve Sırpça da biliyor.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Suni mağduriyet zarar verir...']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/suni-magduriyet-zarar-verir-28207bd7e66a3-d7ec-4d70-a9dd-2f469ec10a5f2021-04-04T22:31:00+03:00Admin 'Suni mağduriyet zarar verir...'

'Suni mağduriyet zarar verir...'

SİYASET

Admin
<p><strong>Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan,</strong> 103 emekli amiralin yayımladığı bildiriye ilişkin, "Tarihimizin utanç sayfaları askerlerin siyasete yönelik hadsiz müdahaleleriyle doludur. Bu acı hafıza depreştirilmemelidir" dedi.</p><p>Ali Babacan, sosyal medya hesabından 103 emekli amiralin yayınladığı Montrö bildirisine ilişkin açıklama yaptı.</p><p><strong>Babacan'ın paylaşımı şöyle:</strong></p><p>"Tarihimizin utanç sayfaları askerlerin siyasete yönelik hadsiz müdahaleleriyle doludur. B<strong>u acı hafıza depreştirilmemelidir. İktidarın, sürekli 'düşman' belirlemesi ve suni mağduriyet kampanyasına devlet kurumlarını katması ise yarınlarımıza zarar verir.</strong> Çözüm tam demokrasidir."<br />&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hakan Şükür’ün evi hacizden satılıyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hakan-sukurun-evi-hacizden-satiliyor-282067130792c-8eba-478c-a030-ae86509fc8ec2021-04-04T22:13:00+03:00Dursun Boran Hakan Şükür’ün evi hacizden satılıyor

Hakan Şükür’ün evi hacizden satılıyor

GÜNCEL

Dursun Boran
<p>Hakan Şükür, İstanbul B.Çekmece&nbsp;ilçesi Tepekent deki villasına onarım yaptırdı. Bunun için Florya daki YG Mimarlık firması ile anlaştı.</p><p>Firma evin tadilatını zamanında yaptı. 700 bin TL alması gerekiyordu. Şükür 15 Temmuz 2016 da Amerika’ya gitti. Sonrasında babası ve kendisi hakkında davalar açıldı. Mallarına tedbir kondu. Mimarlık firması sahibi Yaşar Coşut’un avukatı, ödemeler yapılmayınca, <strong>Bakırköy 5. İcra</strong> dairesinde borçlu Şükür’ün evine haciz koydurdu. 2016-16036 E. İcra dosyası ile alacak takibi yapıldı.</p><p>Borç senetlerini, sözleşmeleri talep dilekçesine sundu. İcra müdür y. Suat Akgün 30.10.2017 de Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü İcra dairesine yazı yazdı. Görüş sordu.</p><p><span style="color:#FF0000"><strong>FAİZLER İLE BORÇ 1,5 TRİLYON TL OLDU ( 150 BİN EURO)</strong></span></p><p>B.Köy icra dairesi, İstanbul Adliyesi Terör Suçları Soruşturma Bürosundan evin satışı için izin istedi. Savcı Burak Balcı 12.11.2020&nbsp; de 2018-3963 esası ile soruşturma devam ediyor. Satamazsınız dedi.</p><p>Şükür’ün borcu, faiziyle yaklaşık 1,5 milyon TL oldu. Mimarlık firması, tekrar Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e yazdı. Evin icra dairesince satılması için, bakanlığın izin vermesini talep etti.</p><p>Şükür’ün evi Mayıs ayı içinde satılacak.</p><p><strong>Resim’de,</strong> Fetö den aranan Hakan Şükür’ün evine haciz konduğunu gösteren B.Köy 5. icra yazısı görülüyor.&nbsp; <span style="color:#FF0000"><strong>( HABER: DURSUN BORAN )</strong></span></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ayasofya İmamı göndermeli bildiri açıklaması]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ayasofya-imami-gondermeli-bildiri-aciklamasi-28205a3d58ed7-b643-47ba-93af-214aa47780a72021-04-04T22:06:00+03:00Admin Ayasofya İmamı göndermeli bildiri açıklaması

Ayasofya İmamı göndermeli bildiri açıklaması

SİYASET

Admin
<p><strong>103 emekli amiral,</strong> dün gece yarısı<strong> Montrö Boğazlar Sözleşmesi </strong>konulu bir bildiri yayımladı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da bildiriye ilişkiye ilişkin re'sen soruşturma başlattı. Söz konusu bildiri sonrasında Memleket Hareketi'ni partileştirme çalışmalarına devam eden&nbsp;<strong>Muharrem İnce, </strong>103 emekli amiralin bildirisi hakkında değerlendirmede bulundu.</p><p><strong>"AYASOFYA İMAMI MI KONUŞACAK?"</strong></p><p>Emekli amirallerin yayınladığı bildiriye ilişkin Twitter hesabından açıklamada bulunan İnce, şu ifadeleri kullandı:</p><p>"Montrö Boğazlar Sözleşmesi konusunda Amiraller görüş açıklamayacak da kim açıklayacak?<strong> Bu konuda da Ayasofya İmamı mı konuşacak? </strong>Darbe veya iması varsa hep birlikte karşı çıkalım. Biz Memleket Hareketi olarak her türlü darbeye karşı çıkmaya hazırız."</p><p><img alt="" src="https://i.medyaradar.com/storage/files/images/2021/04/04/muharrem-ince-den-bildiri-aciklamas-od5r.jpg" style="height:141px; width:640px" /></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[AB'den Libya'ya sürpriz ziyaret]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/abden-libyaya-surpriz-ziyaret-282048264e07e-b121-4bde-93b8-a67e16fcc4952021-04-04T21:45:00+03:00Admin AB'den Libya'ya sürpriz ziyaret

AB'den Libya'ya sürpriz ziyaret

DÜNYA

Admin
<p><strong>Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles&nbsp;Michel,</strong> sosyal medyada Libya'daki temasları hakkında yaptığı paylaşımda, Trablus'a umut ve zorlukların bulunduğu bir dönemde gittiğini belirterek <strong>"AB, Libya halkı ve yeni yönetiminin yanındadır. Birlik içinde, egemen ve müreffeh bir Libya'ya desteğimizi artırmaya hazırız"</strong> ifadesini kullandı.</p><p><strong>BÜYÜKELÇİ KALICI OLARAK DÖNÜYOR&nbsp;</strong></p><p>AB'nin Libya'daki büyükelçisinin de bu ay sonunda Trablus'a kalıcı olarak döneceği kaydedildi.</p><p>Ulusal Birlik Hükümetinin göreve başlamasından sonra Libya'yı ziyaret eden ilk Avrupalı lider olan Michel'den sonra gelecek günlerde başka Avrupalı liderlerin de Libya'ya gideceği bildirildi.</p><p><strong>ORTAK ÇALIŞMA MESAJI VERİLDİ&nbsp;</strong></p><p>Görüşmeler hakkında bilgi veren AB yetkilileri ise Michel'in ekonomik toparlanma, yönetim, hizmetler, istikrar ve güvenlik, hukukun üstünlüğü, insan hakları cinsiyet eşitliği ve göç gibi konularda ortak çalışmaları artırmaya hazır oldukları mesajını verdiğini kaydetti.</p><p>Bir AB yetkilisi, Michel'in Libya'daki geçiş sürecinde hükümeti ve Libya halkını nasıl destekleyebileceği konusunda somut birtakım öneriler sunduğunu aktardı. Libya'da istikrar, birlik ve egemenliğin sağlanması ve sürdürülmesinde bir ön koşul olduğunu dile getiren AB yetkilisi, bunun yabancı savaşçıların ve askerlerin ülkeden ayrılması olduğunu savundu ve ülkedeki ateşkes ile BM silah ambargosuna saygı duyulmasının önem taşıdığını ifade etti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Beşiktaş, Kasımpaşa 1-0]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/besiktas-kasimpasa-1-0-28203d0a1a64d-a02f-482c-b070-94f6dedb7b6d2021-04-04T21:33:00+03:00Admin Beşiktaş, Kasımpaşa 1-0

Beşiktaş, Kasımpaşa 1-0

SPOR

Admin
<p>Süper Lig'in 32. haftasında Kasımpaşa ile Beşiktaş karşı karşıya geldi.</p><p>Siyah-beyazlılar, Galatasaray'ın puan kaybettiği haftada Kasımpaşa'ya 1-0 mağlup oldu.&nbsp;</p><p>Mücadelenin 19. dakikasında Aytaç Kara ile öne geçen Kasımpaşa, devreye önde girdi. Ev sahibi ekip, 56. dakikada Thelin'in kullandığı penaltı atışından yararlanamadı.</p><p>Kalan bölümde başka gol olmadı ve Beşiktaş, sahadan 1-0'lık yenilgiyle ayrıldı.&nbsp;</p><p>Bu sonuçla birlikte Beşiktaş 64 puanda kaldı. Kasımpaşa ise 9. galibiyetini alarak 34 puana yükseldi.&nbsp;</p><p><img alt="bjk1.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2021/04/04/bjk1.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></p><p><strong>Süper Lig'de zirve yarışında son durum:&nbsp;</strong></p><p>1) Beşiktaş - 64 puan&nbsp;</p><p>2) Galatasaray - 61 puan(+1)&nbsp;</p><p>3) Fenerbahçe - 59 puan&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[185 kişi daha hayatını kaybetti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/185-kisi-daha-hayatini-kaybetti-2820275c13b4c-83b6-4854-82ed-318417cc4ed92021-04-04T20:56:00+03:00Admin 185 kişi daha hayatını kaybetti

185 kişi daha hayatını kaybetti

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Sağlık Bakanlığı, günlük Koronavirüs verilerinin yer aldığı tabloyu paylaştı.</strong></p><p>Tabloya göre, son 24 saatte 185 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle toplam vefat sayısı 32 bin 263'e yükseldi. Son 24 saatte tespit edilen 41 998 vaka ile toplam vaka sayısı da 3 milyon 487 bin 50 oldu.</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2021/04/1617558572103-screenshot-10.png" style="height:230px; width:600px" /></p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Kanal İstanbul’u yapacağız']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kanal-istanbulu-yapacagiz-28201ec562b34-b844-4fbd-9272-1fadc7dcacf12021-04-04T20:39:00+03:00Admin 'Kanal İstanbul’u yapacağız'

'Kanal İstanbul’u yapacağız'

SİYASET

Admin
<p><strong>Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat&nbsp;Kurum,</strong> "Gezi sürecinde hadsizce hükümetimizden tüm dev projelerin durdurulmasını isteyenler, Türkiye’nin tüm projelerine itiraz eden takozcu odalar ve birliklerle; bu ülkedeki her hayra fren olmaya çalışan kör ve sağır muhalefet anlayışı, bundan 1 yıl önce Kanal İstanbul’a dair millet iradesini yok sayan açıklamalarıyla ortaya çıkan 126 emekli büyükelçinin sözleriyle; dün gece yarısı, Kanal İstanbul’u bahane edip, zihinlerindeki antidemokratik kalıntıları izhar eden darbeci bildiriye imza atan&nbsp;<strong>103 emekli amiralin</strong>&nbsp;kullandığı ifadeler ne kadar da birbirlerine benzemektedir." ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p>Bakan Kurum, <strong>Kanal İstanbul Projesi</strong>’ne her zamankinden daha çok inanıldığını kaydederek, “Dün gece itibarıyla, Cumhurbaşkanımızın<strong> ‘inadına yapacağız’ </strong>derken tam olarak neyi, nereleri, hangi mihrakları, kimleri kastettiği ayan beyan ortaya çıkmıştır. Bu sözde emekli Amirallerin yelkenlerini kimin rüzgârıyla şişirdiklerini milletimiz çok iyi bilmektedir. Ve milletimiz her fırsatta onlara; ‘Hükümetlere istikamet verdiğiniz o deniz bitti’ demiştir” dedi. Bakan Kurum, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p><p>“Bugün, <strong>'Ya Kanal Ya İstanbul' </strong>diyenlerle; ÇED Raporu’nu okumadan televizyonlarda ahkâm kesenlerle, Gezi sürecinde hadsizce hükümetimizden tüm dev projelerin durdurulmasını isteyenler, Türkiye’nin tüm projelerine itiraz eden takozcu odalar ve birliklerle; bu ülkedeki her hayra fren olmaya çalışan kör ve sağır muhalefet anlayışı, bundan 1 yıl önce Kanal İstanbul’a dair millet iradesini yok sayan açıklamalarıyla ortaya çıkan 126 emekli büyükelçinin sözleriyle; dün gece yarısı, Kanal İstanbul’u bahane edip, zihinlerindeki antidemokratik kalıntıları izhar eden darbeci bildiriye imza atan 103 emekli amiralin kullandığı ifadeler ne kadar da birbirlerine benzemektedir."</p><h3><strong>"Olmaz dediğiniz nice projelerimiz gibi Kanal İstanbul'u da milletimize armağan edeceğiz"</strong></h3><p>Bakan Kurum, projelerin eserlere dönüştürülmeye devam edileceğinin altını çizerek, “Bunlar; aynı gönyeyle çizilmiş, aynı tezgâhtan geçirilmiş, aynı merkezden sufle almış, aynı fabrikadan çıkmış, yıllar yılı millet iradesine kast eden vesayetçi odakların son kalıntılarıdır, son sözleridir. Biz dün olduğu gibi bugün de; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ülkemizin ve milletimizin hayrına gördüğümüz projeleri bir bir esere dönüştürmeye devam edeceğiz. Siz bir söyleyeceksiniz, biz bin yapmaya devam edeceğiz. Siz olmaz diyeceksiniz, biz nasıl olduğunu eser üreterek ortaya koymaya devam edeceğiz. Olmaz dediğiniz nice projelerimiz gibi <strong>Kanal İstanbul</strong>’u da milletimize armağan edeceğiz” açıklamasında bulundu.</p><h3><strong>"On binlerce gencimize istihdam sağlayacak"</strong></h3><p>Kanal İstanbul’un denizcilik, ulaşım ve uluslararası ilişkiler tarihini değiştirecek bir proje olduğunu söyleyen Bakan Kurum, “Bir devlet ve millet projesidir. Bu aziz vatanın istiklalinin, gelecek nesillerimizin istikbalinin garantisidir. Dünyanın inci gerdanlığı olan İstanbul boğazımızı koruma, kurtarma, özgürlüğünü teminat altına alma projesidir. 1400 yıllık sevdamız olan İstanbul’un var olan marka değerini en yüksek noktaya taşıyacak projedir. Türkiye’yi şehircilik, lojistik, ulaşım, ar-ge ve deniz ticaretinin merkez ülkesi konumuna yükseltecektir. On binlerce gencimize istihdam sağlayacak, yatırım bedelini birkaç yıl içerisinde karşılayacak, her yıl milli ekonomimize milyarlarca liralık katkı sunacak bir projedir. 56 kurum ve kuruluşumuzun, belediyelerimizin, üniversitelerimizin, 200’den fazla bilim adamımızın, medya ve vatandaşlarımızın katkılarıyla hazırlanan Türkiye’nin en kapsamlı <strong>ÇED Raporu</strong>’yla hayata geçirilmektedir” ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>"Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun"</strong></h3><p>Dünyanın en çevreci projelerinden biri olduğunu da söyleyen Bakan Kurum, “Proje alanının yaklaşık yüzde 52'si yeşil alan olan; sosyal donatı alanları, yürüyüş parkurları, bisiklet yolları, millet bahçeleri ve ekolojik koridorlardan oluşan Türkiye’nin en çevreci şehircilik projesidir. Deprem Dönüşümü Rezerv Konut Alanı’nda, 500 bin nüfusuyla Dünya’nın en geniş akıllı şehri kurulacaktır. Tüm konutlar; mahalle kültürümüzü yansıtan, az katlı, yatay mimarinin hâkim olduğu bir anlayışla inşa edilecektir. Tüm planlama çalışmalarımızı tamamladık. 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı bitti. 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı bitti. 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı bitti. Şimdi her adaya göre projelerimizi hazırlıyoruz. Büyük Türkiye’nin en büyük yatırımı olacak Kanal İstanbul, ülkemize ve milletimize hayırlı olsun” şeklinde konuştu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2021 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Millet suni gündemlerden uzak']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/millet-suni-gundemlerden-uzak-2820071546b8e-ddcd-4eeb-8b24-40461c7d9f072021-04-04T20:21:00+03:00Admin 'Millet suni gündemlerden uzak'

'Millet suni gündemlerden uzak'

SİYASET

Admin
<p>TBMM Başkanı&nbsp;<strong>Mustafa Şentop</strong>'un bir gazetecinin<strong> "Cumhurbaşkanı 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden çekildim, Montrö'yü tanımıyorum, feshettim' diyebilir mi?" sorusuna, "Yapabilir. Mümkün-muhtemel arasında fark var. Yeterli miktar yoğurt bulursanız, Marmara Denizi'ni de karıştırırsanız, ayran yapmak mümkündür" </strong>açıklamalarının ardından 103 emekli amiral gece yarısı bir bildiri yayımlamış; iktidar tarafından tepkilere neden olmuştu. AKP ise yarın bildiriye ilişkin MKYK'sını toplama kararı almıştı.&nbsp;</p><p>İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 103 emekli amiralin açıklaması ve açıklamaya iktidar kanadından gelen tepkiler üzerine parti genel merkezinde basın açıklaması düzenledi.&nbsp;</p><p><strong>Akşener'in açıklamaları şöyle:</strong></p><p>"Bugün bu toplantıyı, gece yarısı 104 emekli amiralin bildiri yayınlaması üzerine yapıyoruz. Partimizin ve benim görüşlerimi paylaşmak üzere bir araya geldik.</p><p>İktidar partisi ve mensupları bu bildirinin üzerine tepiniyor. Şimdi benim bildiğim 60 ihtilalinde dört yaşındaydım ama hatırlamıyorum ama diğer bütün muhtıraları, 28 Şubat’ın içerisinde kalarak yaşamış biri olarak. Bu tür gece yarısı emekli de olsa silahlı bürokrasi mensubu kişilerin yaptığı açıklamalar, genellikle Türkiye’de demokrasinin kesintisine uğrayan muhtıraları akıllara getirir. Dolayısıyla iktidar partisinin üzerinde tepinme fırsatı doğmuştur.</p><p>Partimiz vesayet ve diğer odakların karşısındadır. <strong>Ancak bugüne kadar genellikle silahlı bürokratlar, iktidarın karşısında muhalefet için de yapılmıştır. </strong>Türkiye’de bugün muhalefet, özellikle İyi Parti son derece millet odaklı, suni gündemlerden uzak, kutuplaşmanın dışında bir muhalefet sistemi getirmiştir.</p><p>31 Mart yerel seçimlerinde İyi Parti’nin önderliğinde, alınamaz denilen, mümkün değil olamaz denilen birçok şehir, demokrasi ve sandı yoluyla alınmıştır.</p><h3><strong>"Biz bu ülkede işsizlerin, tabletsiz çocukların derdini konuşmak zorundayız"</strong></h3><p>Sabah bir uyandık emekli amirallerin canı sıkılmış, bildiri yayınlamışlar. Bu bir zevzekliktir. Türkiye bu zevzekliklerden çok çekti. Ben dün Hakkari’de perşembe günü ise Konya’daydım. Biz bu ülkede işsiz gençlerin, tabletsiz çocukların derdini konuşmak zorundayız. Biz esnafın derdini konuşmak zorundayız. <strong>Biz bugün tencereye kaynatamayan 104 kadının derdini konuşmak zorundayız. 104 dakika, 104 saniye maalesef yayın organlarında yer buluyor.</strong></p><p>Buradan herkese