Turkhaber Gazetesihttps://www.turkhabergazetesi.com turkhaber, haberturk, turkhaber gazetesi,haber, medya, basin, turkhaber, haberturk, haberturk , türk, turk, gazete, turkhaber, habertürk, türkhaber, haberturk gazetesi, son dakika, haber, turkhaber, erdogan, demokrasi, cumhuriyet, cumhurbaskani, turkhaber, turkhaber gazetesi, turkmedya, turkmedyahaber, ibb, istanbul, ak parti, akp, chp, mhp, sp, tv, gazete, dergi, turkiye, filo, filo kiralama, son dakika, turkhaber, kiralama, otomotiv, sanayi, patron, ito, istanbul, haber, ekonomi, medya, ankara, siyaset, hava, gazete, tv, guncel, hukuk, türkmedya, izmir, turkhaber, turkhaber, türkiye, bakan, bakanlıklar, siyaset, polis, savcı, hakim,adliye, gazeteci, yargıtay, anayasa, mahkeme,otomotiv, egitim, okul, anaokulu, lise, ilkokul, fakulte, universite, turkhabertv, turkmedyahaber, belediye, baskan, kaymakam, vali, dekan, rektör, emniyet, emniyet muduru, polis, bakan, uskudar, beykoz, umraniye, atasehir, sultanbeyli, cekmekoy, sancaktepe, maltepe, kadikoy, kartal, turkmedyatv, türkhaber, türkhaber gazetesi, belediye, erdogan, baskan,vali,kaymakam,televizyon,kanal34,kanal 34, kartal, maltepe, pendik, tuzla, fatih, üsküdar, ümraniye, kafe, cafe, kahve duragi, kahve dunyasi, kahve diyari, libadiye, bulgurlu, otomobil, renault, servis,sahibinden, ikinciel, 2 . el, jandarma, manisa, diyarbakir, genelkurmay, demokrasi,adalet,insan hakları, üsküdar, umraniye, atasehir, beykoz, sancaktepe, sultanbeyli, kadikoy, türkhaber,türkhaber gazetesi,Türkhaber, TürkHaber,gazete,internet,internet haber, tokker, oyder, renault, otomotiv, odd,oss, filo, mais, oyak, ibb, belediye, baskan,vali, kaymakam, Haberturk tr2020-10-28T11:54:03+03:00<![CDATA['Sermaye yatırım dalgası ufukta belirdi']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sermaye-yatirim-dalgasi-ufukta-belirdi-25285f258ee12-368e-4d1d-a862-98ac3a61fa262020-10-27T17:29:00+03:00Admin 'Sermaye yatırım dalgası ufukta belirdi'

'Sermaye yatırım dalgası ufukta belirdi'

SİYASET

Admin
<p>Citibank Yatırımcı Konferansı'nda çok uluslu şirketlere hitap eden <strong>Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak</strong> şunları söyledi:</p><p>"Bu dönemde küresel şirketlerin Türkiye gibi yabancı şirketlere karşı tarafsız, şoklara dirençli, güvenilir, dinamik ortaklara ihtiyacı var.</p><p>"Birçok çok uluslu şirket üretimlerini Asya'dan bölgemize yönlendirmeye başladı.</p><p>"Türkiye, yatırımcılara güçlü üretim tabanı, eğitimli insan kaynağı, stratejik konumu ve lojistik altyapısıyla benzersiz fırsatlar sunuyor.</p><p>"Türkiye ekonomisi, bir dönüm noktasında. Yeni bir sermaye yatırım dalgası ufukta belirdi.</p><p>"Yeni ekonomik model, üretim, yatırım, iş imkanları, rekabetçi kur ile ihracatı, pandemi öncesi seviyeye getirerek kendini gösterdi.</p><p>"Türkiye, İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nde hızla ön sıralara ilerlemesinin yanında, yabancı yatırımcılar için de pek çok avantaj sağlıyor."</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Buğra Kavuncu'ya FETÖ soruşturması]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bugra-kavuncuya-feto-sorusturmasi-25284fad58ebe-b226-41ef-b841-794db4023ca82020-10-27T16:36:00+03:00Admin Buğra Kavuncu'ya FETÖ soruşturması

Buğra Kavuncu'ya FETÖ soruşturması

SİYASET

Admin
<p><strong>İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra&nbsp;Kavuncu'nun açıklamaları şöyle:</strong></p><p>Geçen hafta yaptığımız suç duyurusunda, Savcılık makamına verilemeyecek bir hesabımız olmadığını belirtmiştik. Bu doğrultuda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkımda soruşturma başlatıldığını memnuniyetle öğrendim.</p><p>Bu sabah avukatlarım, Savcılık makamına ifade vermek üzere hazır olduğumu ve davet beklediğimi de bildirdiler.</p><p>Yüce Türk yargısına yardımcı olmak ve iftiralara cevap vermek için hazırım.</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2020/10/1603802514766-g.jpg" style="height:267px; width:588px" /></p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['İki yüzlülükle valilik yapılmaz']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/iki-yuzlulukle-valilik-yapilmaz-25283f16c3160-f05a-4f85-b55e-92132d0915fe2020-10-27T16:22:00+03:00Admin 'İki yüzlülükle valilik yapılmaz'

'İki yüzlülükle valilik yapılmaz'

SİYASET

Admin
<p>Öte yandan<strong> İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu</strong>'nun pandemi toplantısına davet edilmemesine tepki gösteren Kılıçdaroğlu, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'ya seslenerek, "hatırlatmak isterim sen arabanda Türk bayrağı kullanan bir kişisin. Sen hükûmetin hem devletin temsilcisisin. Sen bu bayrağı kullanıyorsan bayrağın gereğini yerine getirmek durumundasın" dedi.</p><p>Kılıçdaroğlu devamında da, "Öyle bir toplantı yapılınca da İBB Başkanını davet etmek zorundasın. Demokrasiye inanacaksın. Gerekçe uyduracak bir duruma düştüysen kusura bakma sen vali değilsin. İki yüzlülükle valilik yapılmaz. Vali sağlam, onurlu durur. Koltuk için onurunu satan vali olmaz" sözlerini kaydetti.</p><p><strong>Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</strong></p><p>"Terörün partisi, inancı yoktur. Teröristin temel amacı insanı yok etmektir. Terör eylemlerine hep birlikte karşı çıkmak durumundayız. Hatay'ın İskenderun ilçesinde dün akşam bir terör eylemi gerçekleştirilmek istendi. Sağ olsunlar güvenlik güçlerimizin çabasıyla can kaybı olmadı. Yaralanan güvenlik görevlilerine geçmiş olsun dileklerimizi gönderiyoruz.</p><p>Biz söylediğimiz her sözün ne anlama geldiğini önce düşünür, konuşuruz ondan sonra dillendiririz. Bir pandemi sürecinden geçiyoruz bilmemiz gereken bir gerçek var. Bu işin de partisi yok. Hepimizi tehdit ediyor. Üstelik kimliğe de bakmıyor. Dolayısıyla bir salgın hastalıkla mücadelenin kolektif olması lazım. Merkez hükûmetin hep beraber salgın hastalığa karşı mücadele etmemiz gerekiyor. Bu bizim insani görevimizdir. Burada bir parti ayrımı yaparsak en büyük zararı insanımıza, demokrasimize vermiş oluruz. Toplumun bir kesimini ötekileştirmek asla doğru değildir. Bizim düşüncemiz bu.&nbsp;</p><h3><strong>İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'ya: İki yüzlülükle valilik yapılmaz</strong></h3><p>İstanbul'da pandemi dolayısıyla bir toplantı yapılıyor. Bu toplantıya İBB Belediye başkanı davet edilmiyor? Niçin? Bu davet yapılmamanın bir ağırlığı var. Biz sindirememişlik var. Demokrasiyi sindirememezlik. Başarıyı sindiremiyorlar. Ekrem Bey İstanbulluların oyuyla geldi. Ekrem Bey bunlar AK Partili bunlara hizmet götürmeyelim dedi mi? Hayır, tam aksine. Bir pandemi toplantı yapılıyor İBB başkanı davet edilmiyor. Doğru değil. Sayın valiye hatırlatmak isterim sen arabanda Türk bayrağı kullanan bir kişisin. Sen hükûmetin hem devletin temsilcisisin. Sen bu bayrağı kullanıyorsan bayrağın gereğini yerine getirmek durumundasın. Öyle bir toplantı yapılınca da İBB Başkanını davet etmek zorundasın. Demokrasiye inanacaksın. Gerekçe uyduracak bir duruma düştüysen kusura bakma sen vali değilsin. İki yüzlülükle valilik yapılmaz. Vali sağlam, onurlu durur. Koltuk için onurunu satan vali olmaz."</p><h3><strong>Grip aşısı tepkisi: Bu 1.5 milyon dozu da eminim torpili bulan alacak</strong></h3><p>"Bizim insanımız değersiz mi? Ölüme mahkum mu? Bu 1.5 milyon dozu da eminim torpili bulan alacak. Bu tabloyu bütün milletvekili arkadaşlarım anlatsın. Bizim insanımız değerlidir.&nbsp;</p><p><strong>Türk Eczacılar Birliği</strong> aşı almak istiyor aslında Hollandalı bir firmadan. Güzel bir şey. Aşı alacak 1.5 milyon doz. Sağlık Bakanlığı'na başvuruyorlar, bununla ben ilgilenmiyorum devlet malzeme ofisiyle görüşeceksiniz diyor. İlk dilekçeyi 11 Eylül'de veriyorlar. İşin sonu şu; 14 Ekim itibariyle devlet malzeme ofisi Türk Eczacılar Birliğini ziyaret eder ve der ki 1.5 milyon doz aşıyı biz alamadık Hollanda aldı. Böyle bir devlet yönetimi olmaz arkadaşlar. Bunu özellikle AK Parti'ye oy veren arkadaşlara söylüyorum. Referandumda da 'evet' oyu verdi o vatandaşların büyük bir kısmı. İşler düğümlendi, bakanlar bile görüşemiyor Cumhurbaşkanıyla."</p><h3><strong>Adalet Bakanı Gül'e: O&nbsp;koltukta sessiz kaldığın için mi sürekli oturuyorsun?&nbsp;</strong></h3><p>Günümüz kadıların satın alındığı gündür. O yüzden devlette adalet yoktur. Baskıyla kendi düşüncenizi hayata geçirmeye çalışıyorsunuz. Enis Berberoğlu hakkında her mahkeme kfasına göre bir karar verdi. Anayasa Mahkemesi'ne gitti ve AYM dedi ki burada bir hak ihlali var dedi. Ama bizim yeni Zekeriya Öz'ümüz talimat aldı, ben bu kararları uygulamam dedi. Peki sen hâkimmisin? Ben gücümü nereden alıyorum? Hayır vicdanından hukukun üstünlüğünden değil ben gücümü saray dan alıyorum. Ben yeni Zekeriya Öz'üm diyor. Anayasa'nın&nbsp; bağlayıcılığı ve üstünlüğü maddesi (madde 11) ihlal edildi. 14. madde temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılmaması. 19 madde; kişi güvenliği ve hürriyeti maddesini ihlal etti. Hak arama hürriyeti. 40. madde temel hak ve hürriyetlerin korunması. 60. madde ve 141. madde. Bunların tamamı askıya alındı. Değerli arkadaşlar hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun bir yasası var bu yasaya göre hâkimler hakkında bir soruşturma açılabilir Başkanı kim Adalet Bakanı. Bütün bu haksızlıklar karşısında Adalet Bakanı çıkıp bir cümle kurdu mu? Kurmadı. Sormak gerekiyor o koltukta sessiz kaldığın için mi sürekli oturuyorsun? Acaba oturup bir vidan muhasebesi yaptın mı? Koltuk meraklısı bir kişinin bu memlekete faydası olmaz.</p><h3><strong>"Türkiye'nin geldiği nokta budur, organize suç örgütü"</strong></h3><p>Bu tablo Türkiye'yi nereye götürür? Devlet ne zaman organize suç örgütü haline dönüşür. Adalet dağıtması gereken devlet ne zaman organize suç örgütü haline dönüşür? Anayasa'yı yasaları kaldırırsanız, hâkimler bir kişiden talimat alırsa o ülke aşama aşama organize suç örgütüne dönüşür. Türkiye'nin geldiği nokta budur.&nbsp;</p><h3><strong>FETÖ'nün siyasi ayağı</strong></h3><p>"FETÖ ile mücadele ediyoruz diyorlar. Külliyen yalan. Baklavacı buldun mu buldun, ayakkabıcı buldun mu buldun. Bankacı diye buldun mu buldun. Bunun siyasi ayağı nerede? Onu gizliyorlar. Ama iyi ki bu memlekette CHP var. Çıkardık. FETÖ'nin siyasi ayağı. Her şey var burada. MGK kararı var. Dönemin müsteşarının açıklamaları var mı, Erdoğan'ın var mı, Milli İstihbarat'ın çok öncelerden FETÖ'yü takip ettiği var mı? Var. E kimdir devletin siyasi ayağı? Devletin kılcal damarlarına, en kritik noktalarına FETÖ'nun unsurlarını yerleştiren siyasi otoriteye siyasi ayağı denir.</p><p>FETÖ ile ilgili araştırma komisyonu kuruldu. Bu raporu yayınlamıyorlar. Çünkü FETÖ'nün siyasi ayağının bir numaralı sorumlusunun sarayda oturduğunu herkes biliyor. Bu kitap toplatmalar ne zamandan beri böyle. Darbe dönemlerinde olur dimi. Sanıyorlar ki biz bunu toplattığımız zaman Kılıçdaroğlu susacak. Senin feriştahın gelse bizi susturamaz. "</p><h3><strong>Erdoğan'ın "Bana biraz abartılı geldi" yanıtına tepki: Bu dalga geçmektir!</strong></h3><p>"Sayın Erdoğan Malatya İl Kongresi'ne katıldı. Namusu ve şerefi üzerine tarafsız olacağına dair yemin etti. Gitti yemini unuttu partiye üye oldu. Bu milletin bir vicdanı, ahlakı, erdemi var. Tarafsız olmak zorundasın. Bayrağı taşıyorsan tarafsız olacaksın. Malatya'ya gitti, servisçiler odası başkanı da AK Partili. Esnaf olarak müjde bekliyoruz diyor. Erdoğan'ın verdiği yanıt ne müjdesi ben müjde verdim zaten. Başkan senin kulağın duymuyor mu? Koskoca Erdoğan size ne müjdeler vermiş siz farkından bile değilsiniz. Askıda ekmek uygulaması! Başkan devam ediyor, vallahi işsiziz, evimize ekmek götüremiyoruz. Bu bana çok abartılı geldi diyor Erdoğan. Dalga geçmektir biliyor musunuz!&nbsp;</p><h3><strong>"Biz vergi veriyoruz, bu para nereye gidiyor?"</strong></h3><p>200 bin kişi. Bir arabada 2 kişi çalışıyorsa buradan 400 bin kişi evine ekmek götürüyor. Bunların ailelerini de alınca 800 bin kişi eder. Bu 800 bin kişi adına oda başkanı diyor ki evimize ekmek götüremiyoruz. Aylarca durdular bunlar. Öğrenci taşımadılar. Çünkü yasaktı. Yasağa da uydular. Bu başkana seslenmek isterim sana ve bütün servisçilere beş kuruş dahi para vermediler. Çünkü senin genel başkanının gözünde sosyal devlet diye bir devlet yok. Saray devleti var! Sorun sadece senin sorunun değil kardeşim.&nbsp; 81 ilde servisçi var, 200 bin kişinin sorunu var. Servisçi kardeşim önce şu soruyu soracaksın. Sen vergi veriyorsun ekmek alırken. Evinde musluğu açtın beş çeşit vergi ödüyorsun. Soru şu; biz vergi veriyoruz, bu para nereye gidiyor? Paranın nereye gittiği belirleyen siyasi tercihtir. Servisçi takım tutar gibi parti tutarsa buna katlanacak. "</p><h3><strong>Kılıçdaroğlu emeklilere seslendi</strong></h3><p>"Emekli kardeşlerime sesleniyorum, senin ramazan ve kurban bayramında iki maaş almanı sağlayan Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Şimdi sana çok büyük bir tuzak kuruluyor. TÜİK'e diyorlar ki enflasyonu hep düşük göster. Niçin ? Emekli maaşlarını ona göre vereceğiz. Sen enflasyonun altında bir maaşa mahkum edileceksin. "</p><h3><strong>Erdoğan'a Fransa malı boykotu tepkisi: Emine Hanımın bir çantası var, onu da sarayın bahçesinde yaksın</strong></h3><p>"Fransız mallarını alacak vatandaşta hal mi kaldı! Vatandaşa askıda ekmek demişsin. Çıkıyorsun Fransa mallarına boykot uygulayacağız diyorsun. Sen uygulayacaksın kardeşim. Sanki servisçi akşam eve gidince bir Fransız parfümü aldım sana diyecek. Adam ekmek bulamıyor. Fransız uçakları var, satsın hemen. Emine hanımın bir çantası var. Onu da Saray'ın bahçesinde yaksın, protesto ediyorum desin. Ahkam kesiyorsun arkasında durmuyorsun. Mısır'a bir şey diyor musun? Diyemezsin. Doğu Akdeniz'de en haklı davamızda yalnız kaldık. Biz yurtta barış, dünyada barış geleneğinden geliyoruz. Her ülkeye saygılıyız, her ülkenin de bize saygılı olması lazım. Eğer sen TC'yi Londra'daki bir avuç tefeciye teslim etmişsen senden yurt sever çıkmaz kardeşim.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Yönetim sistemimiz Türkiye'nin önünü açmıştır']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yonetim-sistemimiz-turkiyenin-onunu-acmistir-25282a726b487-0063-430e-b418-5b61329727e32020-10-27T14:48:00+03:00Admin 'Yönetim sistemimiz Türkiye'nin önünü açmıştır'

'Yönetim sistemimiz Türkiye'nin önünü açmıştır'

SİYASET

Admin
<p>Partisinin grup toplantısında Fransa Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Emmanuel Macron</strong>'un İslam'ı yapılandıracaklarına ilişkin açıklamalarına sert bir dille tepki gösteren <strong>MHP Genel Başkanı&nbsp;Devlet Bahçeli,</strong>&nbsp;"Fransa Cumhurbaşkanı cehaletin ve husumetin taşeronluğuna savunmuştur. İslam'ın dünyanın her yerinde kriz yaşadığını ileri sürmek bu nedenle yapılandırılacağından bahsetmen Macron'un haddi değildir. Macron'un kafa yoracak başka gündemi yok mudur? Bu siyasi şizofren ne hakla İslam'ı yapılandırmayı hedef olarak belirlemiştir?" ifadelerini kullandı.</p><p>Dün akşam Hatay'da meydana gelen canlı bomba eylemine ilişkin de konuşan Bahçeli, "ABD'nin Türkiye büyükelçiliğinin İstanbul başta olmak üzere ülkemizin diğer illerindeki vatandaşlarına dönük güvenlik uyarısından kısa süre sonra bu terör olayının ortaya çıkması kuşkularımızı daha da yoğunlaştırmıştır" dedi. ABD Büyükelçiliği'nin kendi vatandaşlarını kalabalık yerlerde durmamaları konusunda uyardığını söyleyen MHP lideri, "ABD Büyükelçiliği sahip olduğu bilgi ve iddiaları ülkemizin yetkili mercileriyle paylaşmadıysa büyük bir skandala imza atmış demektir. Neresinden bakarsak bakalım art niyetli bir durum ile karşı karşıyayız demektir" sözlerini kaydetti.</p><p><strong>Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</strong></p><p>Merhum kardeşim Osman Durmuş inanmış bir ülkücü, çalışkan bir hekim, başarılı bir siyasetçi, ahlaklı bir insan, mücadeleci bir devlet adamı, kısacası adam gibi adamdı. Partimizin siyasi sorumluluk üstlendiği 57'inci Cumhuriyet Hükümeti'nde Sağlık Bakanı olarak görev almış; dirayeti, gayreti, tecrübesi, bilgi birikimi, samimiyeti ve cesaretiyle taraflı tarafsız herkesin takdirini toplamıştı. O şimdi ebediyete irtihal etti. Bir hilal gibi kayıp aramızdan ayrıldı. Üzüntümüz büyüktür. Türk milleti ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket önemli bir ismini kaybetmiştir. Merhum dava arkadaşım Prof. Dr. Osman Durmuş'a Cenab-ı Allah'tan rahmetler niyaz ediyor, ailesine, sevenlerine, camiamıza sabır ve metanet diliyorum. Başımız sağolsun, mekânı cennet olsun.</p><p>Hesap hatası yapanlar dökülen şehit kanlarını unutmasınlar. Hıyanete yakasını kaptıranlar Türk milletinin muzaffer ruhunu hatırlarından çıkarmasınlar. Bizim verecek toprağımız yoktur, çizilecek sınırımız yoktur, vazgeçecek insanımız yoktur, bölünecek milletimiz yoktur, sokakların izbeliğine bırakılacak devletimiz yoktur. Buna karşılık, yerli ve yabancı husumet cephesine dünyayı dar edecek imanımız vardır, her zorluğa göğüs gerecek irademiz vardır, her saldırıyı, her işgal girişimini def edecek, yerin yedi kat dibine gömecek inanmış yüreğimiz vardır. Denemek isteyen varsa buyursun denesin, hainler nerede olurlarsa olsunlar, millet sevdalıları sonuna kadar buradadır, vatanın burcunda Ulubatlı Hasan olmaya yeminlidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 97’inci yıldönümünü müftehir bir ruhla kutluyorum. İlk Cumhurbaşkanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kahraman şehitlerimizi, gözüpek yiğitlerimizi, feragat timsali gazilerimizi, cephelere can ve kan nakli yapmış kutlu ceddimizi rahmetle, hürmetle, minnetle yad ediyorum. Cumhuriyet sonsuza kadar korunup kollanacak, milletimizin canberaberi olacaktır.</p><h3><strong>"Yönetim sistemimizdeki reform Türkiye'nin önünü açmıştır"</strong></h3><p>Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümüne üç yıllık bir süre kala, Türkiye’nin yükseliş çabası her tür engellemeye rağmen kararlılıkla devam etmektedir. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür, istikbali hür Türk milleti, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne toz kondurmama azmindedir. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin muharrik ve muhkem vasfıyla Türkiye Cumhuriyeti prangalarını kırmış, kronik sorunlarına neşter vurmuştur. Cumhur ile Cumhuriyet ayrılmamak üzere kucaklaşmıştır. Geçmiş ile gelecek, ülke ile ülkü, tarih ile coğrafya, akıl ile duygu, duruş ile yükseliş birleşmiş, bütünleşmiş, kenetlenmiştir. Devlete hakim olan güç ve yetki kargaşası sonlanmıştır. Başkalarının ağzına bakan değil baktıran, onun bunun kirli senaryolarına boyun eğen değil gerekirse boyun eğdiren, yeri gelirse kafa tutan bir kudret sivrilmiş, bir kuvvet serpilmiştir. Yönetim sistemimizdeki reform Türkiye’nin önünü açmıştır. Cumhuriyet’in yüzüncü yıldönümüne giden süreçte sistemsel aksaklıklar telafi edilmiş, devlet yönetimindeki zaaflar demokratik vasıtalarla giderilmiştir. Türk milletinin karakterine ve tarihi müktesebatına en uygun idare şekli olan Cumhuriyet, en az bu kadar milletimizin ruh kökünü yansıtan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle iyice güçlenmiş, sağlam ve sağlıklı bir bünyeye kavuşmuştur.</p><p>Türkiye Cumhuriyeti’nin daha mesut, daha muvaffak, daha muzaffer, daha muasır, daha müreffeh olmasının önünde hiçbir pürüz kalmamıştır. Öncelikli stratejik hedefimiz Cumhur İttifakı’nın devamıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bütün kurum ve kurallarıyla oturması, devlet ve toplum hayatına kök salarak olgunlaşmasıdır. Güçlendirilmiş parlamenter sistem amaçlayanların ne hallere düştükleri, nasıl bir tenakuz ve tutarsızlığın içine yuvarlandıkları ortadadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne abuk sabuk eleştiri getirenlerin iddiaları çürük, ithamları güdük, isnatları düşüktür. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş emeli taşıyanlar, önce kendilerine çeki düzen vermeli, öncelikle alev alan çatılarını söndürmenin derdiyle dertlenmelidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, parlamenter sistemle mündemiç kriz damarını kesip atmıştır. Hastalık tedavi edilmiştir.</p><h3><strong>"Kriz severlerin, kavgadan ve kutuplaşmadan beslenenlerin güçlendirilmiş parlamenter sistem arayışları doğal ve normaldir"</strong></h3><p>Bu damara bağlananların, bununla birlikte eski alışkanlıklardan kurtulamayanların hala birbirlerine nasıl tuzak kurdukları, nasıl taarruz ettikleri malumdur, tüm çıplaklığıyla bilinmektedir. Kriz severlerin, kavgadan ve kutuplaşmadan beslenenlerin güçlendirilmiş parlamenter sistem arayışları doğal ve normaldir. Çünkü bu tip siyaset anlayışlarının gıdası cepheleşmedir, kaldı ki Cumhur İttifakı karşısında tutunma ihtimalleri olmadığı gibi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uyum sağlamaları da eşyanın tabiatına bütünüyle aykırıdır.</p><p>Türk milleti kimin kime hangi yalan ve ayak oyununu fısıldadığını açıkça görmekte, lazım gelen notlarını sandık vaktinde değerlendirmek üzere almaktadır. Zillete düşenlerin birbirini yemeleri, birbirlerini kötüleyip uluorta hızara vermeleri bir siyaset değil, kaotik ve hazin bir çarpıklığın özetidir. Milletimizin istediği kaos ve kriz değil; refah, huzur, sükûnet, zenginleşme, büyüme, gelişme, birlik ve beraberliktir.</p><h3><strong>"Ne CHP, ne HDP, ne İYİ Parti aziz Türk milletine bir gelecek vaat edemeyecektir"</strong></h3><p>Kulislerin ve hiziplerin partisi olan ne CHP, terörün yedeği ve teröristlerin siyasi yeleği olan ne HDP, ne de karanlık bir projeden mütevellit olan İYİ Parti aziz Türk milletine bir gelecek vaat edemeyecektir. Etseler bile, bunun sonu üzeri çiçeklerle tuzaklanmış uçuruma açılacaktır. Bunların ahı gitmiş vahı kalmıştır. Bunları ayakta tutan mecalleri bile tükenmiştir. Cumhur İttifakı vatan ve millet sevdasıyla yedi düvele direnmektedir. Zillet siyaseti ise vurgun yemiş, konusu melanet ve rezalet olan bu masalın sonuna karmaşık ihtilaflarla gelinmiştir. “Gerekirse Türkiye Komünist Partisi’ne bile geçeriz” diyen siyaset fukaralarının, aslında kimlerle vakit geçirdiği, kimlerin değirmenine su taşıdığı, kimlerin icazetine mahkûm olduğu bizim tarafımızdan çok nettir. Ha TKP ha HDP; ha TKP ha CHP, sorarım sizlere bunlar arasında ne fark vardır? Dümen aynı, sadece dümenciler farklıdır. Gövde aynı, yalnızca görev paylaşımı ayrıdır.</p><h3><strong>"Bazı alçak kalem sahipleri ve televizyon yorumcuları..."</strong></h3><p>Siyaseti sokağa havale edenlerin sonu elbette meçhuldür. ABD Başkan adaylarından Biden’in iktidarı devirme planlarının gündeme yansıması, parti kurmayın sokağa dökülün tavsiyesi verenlerin deşifre edilmesi son derece uyanık olmamızı gerektirmektedir.</p><h3><strong>"Neymiş, sokak hazır, muhalefetin silkinmesi gerekiyormuş"</strong></h3><p>Bazı alçak kalem sahipleri ve televizyon yorumcuları da CHP propagandası yapayım derken ateşle oynamaktadır. Neymiş, sokak hazır, muhalefetin silkinmesi gerekiyormuş. Ve de yeni Meclis oluşmalıymış, sözde Kürt meselesi demokratik ve şeffaf biçimde çözülmeliymiş. Hele bir çıksınlar sokağa da, acıklı şekilde görsünler anyayı konyayı, dünyanın kaç bucak olacağını. Hodri meydan, Türkiye Cumhuriyeti sokakta kurulmadı, sokakta bulunmadı, sokağa bırakılmayacak, sokağın girdabına, sokak serserilerine teslim edilmeyecektir. Bizim Askıda Ekmek Kampanyamızı eleştirenlerin alayı ümidini aslında sokağa bağlamıştır.</p><h3><strong>"Meğer ekmeğe düşman kesilmişler, bizim de bundan haberimiz olmamış"</strong></h3><p>Dış saldırıların ve KOVİD-19 salgının neden olduğu konjoktürel ekonomik sorunları toplumsal zeminde dayanışma ve yardımlaşma ahlakıyla nispeten zayıflatma düşüncemiz CHP’yi, İYİ Parti’yi, HDP’yi aynı anda neden rahatsız etmiştir? Bunların nimeti, helal lokmayı kötüleme densizliğini nasıl anlayalım? Nasıl anlatalım? Biz ekmek dedikçe, ekmeksizler topyekûn saldırıyor. Meğer ekmeğe düşman kesilmişler, bizim de bundan haberimiz olmamış.</p><p>Dünyanın her ülkesinde, her yerinde muhtaçlık yaşayan, temel ihtiyaçlarını teminde zorluk çeken, mesela ekmek alamayan, ekmeğe ulaşamayan insanlar vardır ve bilinmektedir. Zilletin yüksek voltajına çarpılanlara sesleniyorum; nasıl olsa ekmek derdiniz yok, ekmeğinin peşinde olan vatandaşlarımızla ilgili bir kaygınız yok. İşleriniz tıkırında, küpünüz dolu, keseniz şişkin, keyfinize diyecek yok.</p><h3><strong>"Askıda ekmek vardır, ama size sokakta ekmek yoktur"</strong></h3><p>Daha vahimi, dünyanın kavrulduğu salgın döneminde, bütün ekonomiler sarsılırken, haksız şekilde Türkiye’yi kötü göstermeye, ekonomik ihtiyaçlardan siyasal tepki oluşturmaya tenezzül edecek kadar demokrasi karşıtı, millet muhalifisiniz. Askıda ekmek vardır, ama size sokakta ekmek yoktur, sokakta hayır yoktur, sokakta adım atacak yeriniz yoktur, var diyorsanız sonuçlarını göze almak zorundasınız.<br />"Sokağa çıkalım diyen olsa hemen Kırgızistan, Belarus akıllarına gelir, damarlarına zehirli kan yürür<br />CHP’nin oyunu bozuldu. İYİ Parti’nin filmi geriye sardı. Yuları Kandil’den tutulan HDP bunalıma girdi. Diğer marjinal partilere laf söylemek bile zaman israfıdır. Hepsi birden aynı çuvalda buluşmuştur. Ekmek bilmezler, yoksul bilmezler, rızık nedir desek aval aval yüzümüze bakarlar. Ama sokağa çıkalım diyen olsa hemen Kırgızistan, Belarus akıllarına gelir, damarlarına zehirli kan yürür. Yok öyle yağma, ekmeğe de vatana da sahip çıkacağız. İnsanımıza da, milletimize de, devletimize de destek vereceğiz.</p><h3><strong>"Askıya fatura koyup bununla öğünenlerin, ekmekten şikâyet etmeleri milletimize hakarettir"</strong></h3><p>Askıya fatura koyup bununla öğünenlerin, ekmekten şikâyet etmeleri en başta milletimize, inançlarımıza, geleneklerimize hakarettir, hayâsız karşı çıkıştır. Vatandaşlarımızın çorbası kaynayacak, ekmekleri sofrada olacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi insani, vicdani ve İslami sorumluluğunu tam ve eksiksiz yerine getirecektir. Aç ve açıkta yaşayan kim varsa bizim meselemizdir. Darda ve yolda kalmışların yegâne umudu Cumhur İttifakı’dır.</p><h3><strong>"AB ülkelerine hakim olan Türk ve İslam düşmanlığı kaygı verici boyutlardadır"</strong></h3><p>AB ülkelerine hakim olan Türk ve İslam düşmanlığı kaygı verici boyutlardadır. Küresel hoşgörü, küresel adalet, küresel vicdan kurumuştur. Berlin’de bulunan Mevlana Camii’ne geçen hafta bir sabah namazı vakti yapılan kalabalık polis operasyonu inançlarımıza yönelik adi bir suikast girişimidir. Irkçılık, İslamofobi ve Türk düşmanlığı yaşlı kıtaya karargah kurmuştur. Hollanda Özgürlük Partisi’nin soysuz Başkanı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na terörist diyecek kadar alçalmış, gerçek manada teröristin, caninin, faşistin ve barbarın kim olduğunu gözler önüne sermiştir. Terör örgütleriyle yasak ilişki yaşayan bu karanlık siyasetçinin ve destekçilerinin terörizmin Avrupa’da konuşlanan temsilcileri oldukları izahtan varestededir. Türk ve İslam değerlerine adı konulmamış Haçlı Seferi başlatan bu ilkel zihniyet nefret suçu işlemektedir.</p><h3><strong>"Fransa’da sergilenen hayasız ambargo ve ablukalar hepimizi derinden yaralamaktadır"</strong></h3><p>Son zamanlarda Müslümanlara ve yüce dinimize yönelik Fransa’da sergilenen hayasız ambargo ve ablukalar hepimizi derinden yaralamaktadır. Macron, sözde “İslamcı ayrılıkçı” görüşlerle mücadeleye ilişkin hazırlanan yasa tasarısının 9 Aralık 2020’de Bakanlar Kurulu’na sunulacağını utanmaz bir yüzle açıklamıştır.</p><h3><strong>"Dinin sahibi Allah’tır. Peki Macron’un sahibi kimdir?"</strong></h3><p>Macron, sözde “İslamcı ayrılıkçı” görüşlerle mücadeleye ilişkin hazırlanan yasa tasarısının 9 Aralık 2020’de Bakanlar Kurulu’na sunulacağını utanmaz bir yüzle açıklamıştır. İslam’ı yeniden yapılandıracaklarını söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı cehaletin ve husumetin taşeronluğuna soyunmuştur. İslam’ın dünyanın her yerinde kriz yaşadığını ileri sürmek, bu nedenle yapılandırılacağından bahsetmek muhteris ve müflis Macron’un haddi değildir. Akli melekelerini hepten kaybetmiş Macron’un kafa yoracak, mesele yapacak başka işi, başka gündemi, başka meşgalesi yok mudur? Bu siyasi şizofren ne hakla İslam’ı yapılandırmayı hedef olarak belirlemiştir? Biliyor ve iman ediyoruz ki; Allah katında kıyamete kadar geçerli olan tek hak din İslam’dır. Bütün insanlığın ebedi kurtuluşu Allah’ın son dini İslam’a teslim olmaktan geçer. Dünya ve ahiret saadeti, Kur’an-ı Kerim’in hayat veren mesajlarına, Resûlullah Efendimizin emsalsiz tebliğine, eşsiz ahlakına bağlıdır. Dinin sahibi Allah’tır. Peki Macron’un sahibi kimdir?</p><h2><strong>"Camimize, dinimize, inanç değerlerimize yapılacak saldırılara tahammülümüz olamayacaktır"</strong></h2><p>Müşrik dayanışmasının içinde olanlar kimlerdir? Türk ve İslam düşmanlarının hizmetkârlığı kimlerin lehine, kimlerin çıkarınadır? Batı ülkelerinde artan İslam karşıtlığı alarm verici seviyelerdedir. Buna yönelik tüm Türk ve İslam alemi bir olmalı, beraber hareket etmeli, zalim ve emperyalist komplolara birlikte cephe almalıdır. İnanç hakkı insan hakkıdır. İnsan hakkının muhafazası eşref-i mahlûkatın şeref bahsidir. Bizim hiç kimsenin Kilise’sinde, Havrası’nda, Sinegog’unda gözümüz yoktur, bunlara dair sözümüz yoktur, müdahalemiz yoktur. Camimize, dinimize, inanç değerlerimize yapılacak saldırı ve sabotajlara da tahammülümüz olamayacaktır.</p><h3><strong>"Macron, bir zahmet ya okuyup araştırıp bu gerçekleri öğrenmeli ya da nifak yayan ağzını kapatmalıdır"</strong></h3><p>Türkiye'de 180 bin 854 Hristiyan ve yaklaşık 20 bin Yahudi yaşamaktadır. Bu kapsamda aralarında yüzlerce yıllık kilise ve havraların da olduğu 435 ibadethane bulunmaktadır. Türk milleti inançlara saygılıdır. Aynı saygıyı kendi inançlarına gösterilmesini beklemesi tartışılmaz hakkıdır. Macron istişarelerde bulunmak üzere madem Türkiye Büyükelçisi’ni geri çağırmıştır, bir zahmet ya okuyup araştırıp bu gerçekleri öğrenmeli, diplomatik misyonuna bunları anlatmalı, ya da nifak yayan, zehir saçan ağzını kapatmalıdır.</p><h3><strong>"Macron’un ve havarilerinin düşeceği günler, hüsrana uğrayacağı dönemler yakındır"</strong></h3><p>Dinler arası kutuplaşma beşeriyete felaket getirecektir. Macron aslında en büyük dersi kendi ülkesinde alacaktır. Anlaşılan geçtiğimiz haftalarda yaşadığı sarsıntının etkisinden henüz kurtulamamıştır. Şöyle ki; Batı Afrika ülkelerinden Mali’nin Kuzeydoğusundaki Gao Bölgesi’nde insani yardım çalışması yürüten bir Fransız kadın Mağrib El Kaidesi isimli örgüt tarafından 2016 yılında kaçırılmıştır. Bu kadın dört yıl aradan sonra serbest bırakılarak Fransa’ya dönmüştür. Karşılama heyeti arasında Macron’da yerini almıştır. Kendisine eski ismiyle seslenenlere itiraz eden bu Fransız kadın, din olarak İslamiyet’i seçtiğini, isminin de Meryem olduğunu haykırmış, Macron şaşkınlıktan şoka girerek olay mahallini apar topar terk etmiştir. Düşmez kalkmaz bir Allah’tır. İnanıyorum ki, Macron’un ve havarilerinin düşeceği günler, hüsrana uğrayacağı dönemler yakındır, hatta muhakkaktır."</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İşten çıkarma yasağı uzatıldı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/isten-cikarma-yasagi-uzatildi-25281a0b44bbf-8ce1-4976-92cf-20ce975b20762020-10-27T11:38:00+03:00Admin İşten çıkarma yasağı uzatıldı

İşten çıkarma yasağı uzatıldı

GÜNCEL

Admin
<p>Koronavirüs pandemisi nedeniyle kısa çalışma uygulanan işyerleri için kısa çalışma ödeneğinin süresinin 2 ay uzatılması hakkındaki Cumhurbaşkanı kararı, Resmi Gazete’de yayımlandı.</p><p>Buna göre, sosyal koruma kalkanı kapsamında 26 mart 2020'de başlatılan kısa çalışma ödeneği uygulamasından faydalananlar için 2 ay daha uzatıldı. Karara göre, işverenlerin büyük bir bölümü kısa çalışma ödeneğinden 31 Aralık’a kadar yararlanmaya devam edecek.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Dolar 8.13 TL'yi aştı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dolar-813-tlyi-asti-2528042e5c07a-0861-4903-8e3b-12eddc3701162020-10-27T11:29:00+03:00Admin Dolar 8.13 TL'yi aştı

Dolar 8.13 TL'yi aştı

EKONOMİ

Admin
<p>Dolar bu sabah güne<strong> 8.0932 TL</strong>'den başlamıştı, piyasalar açılalı çok olmadan <strong>8.1308 TL</strong>'yi görerek zirveye ulaştı. Şu dakikalarda <strong>8.1312</strong> seviyesinde seyrediyor.</p><p>Euroda da rekor düzeyde artış var. 9.55 TL ile açılan euro<strong> 9.6166 TL</strong>'ye ulaşarak çift haneli seviyelere yaklaştı. Sterlin de TL karşısında zirve yaparak <strong>10.59 </strong>TL'ye kadar yükseldi.&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Nissan yeniden Sailing Cup’ta]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/nissan-yeniden-sailing-cupta-2527989ef4814-bac0-477e-b1a9-1ccf214ccbdf2020-10-27T11:14:00+03:00Admin Nissan yeniden Sailing Cup’ta

Nissan yeniden Sailing Cup’ta

SPOR

Admin
<p>Bu yıl 5. kez yelkencileri ağırlayan Rixos Sailing Cup, 19-23 Ekim’de <strong>“Dostluk Kazansın” </strong>sloganıyla gerçekleşti. Yerli ve yabancı 300’ün üzerinde sporcunun 39 tekneyle yarıştığı etkinlikte, <strong>Rixos Hotels</strong> tarafından Türkiye Yelken Federasyonu, Göcek Yelken Kulubü ve hakem komiteleri ile birlikte belirlenen zorlu bir parkurda yelken keyfini ve heyecanı yaşandı. Akıllı sürüşün öncüsü Nissan da hem destekçi hem de yarışmacı olarak yer aldı. Bu, Nissan yelken takımının katıldığı dördüncü Rixos Sailing Cup oldu.</p><p>Dört gün boyunca nefes kesen mücadelelerin yaşandığı<strong> Rixos Sailing Cup</strong>’ta IRC 1 kategorisinin birincisi Symfony isimli tekne olurken, IRC 2 kategorisinde Hey Teacher, Freshmen 1 kategorisinde Alexandra Dreams; Freshmen 2 kategorisinde ise Persey isimli tekne birinci oldu. Tüm yarışlar boyunca en çok puanı Hey Teacher aldı. Rixos Sailing Cup 2020’ye Türkiye’nin cemiyet ve sanat dünyasının ünlü isimlerinden <strong>Müge Onan,</strong> Mustafa Eliaçık, <strong>Yasemin Allen</strong> ve Ekin Türkmen de katıldı.</p><p>Sporun ve sporcunun daima yanında olduğunu sponsor olduğu etkinliklerle gösteren ve bu anlayışla 2020 UEFA Champions League resmi sponsoru da olan Nissan, etkinlik kapsamında Türkiye'nin en çok tercih edilen SUV modeli QASHQAI’nin, UEFA Champions League’e özel tasarlanan modelini tanıttı. Lig heyecanını yansıtan dokunuşlarla zenginleştirilen QASHQAI UEFA Champions League Edition, aracını kişiselleştirmek ve kendini özel hissetmek isteyen sürücüler için sınırlı sayıda satışa sunulacak.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Remzi Ümit Atay terörü lanetledi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/remzi-umit-atay-teroru-lanetledi-25278f695aa47-d22b-4a6e-8d7f-75960eba50722020-10-27T10:30:00+03:00Admin Remzi Ümit Atay terörü lanetledi

Remzi Ümit Atay terörü lanetledi

SİYASET

Admin
<p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi Çukurova İlçe Başkanı Remzi Ümit Atay, </strong>yayınladığı mesajla Hatay'da meydana gelen terör saldırısını kınadı. Medeniyetler kenti Hatay'ın adının hep barış ve kardeşlik ile yan yana anıldığına işaret eden Başkan Av. Atay, "Hatay'ın İskenderun ilçesinde polis ekiplerinin alınan istihbarat üzerine takibe aldıkları araçtaki teröristlerle sıcak çatışma ve sonrasında bir patlama yaşandı. Terör saldırısında can kaybı yaşanmamış olması sevindirici. İskenderun'daki vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Geçmiş olsun Hatay. Geçmiş olsun Türkiye" ifadelerini kullandı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Rüya Ersavcı'dan 'Peri Masalı’]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ruya-ersavcidan-peri-masali-252777845613d-9930-4f3f-8854-0193176a3a832020-10-27T10:23:00+03:00Admin Rüya Ersavcı'dan 'Peri Masalı’

Rüya Ersavcı'dan 'Peri Masalı’

GÜNCEL

Admin
<p>Sözleri&nbsp;<strong>Erol Özdamar</strong>&nbsp;imzası taşıyan şarkının müziği ve aranjesi&nbsp;<strong>Altay Ekren</strong>’e ait. Sevgilisini terk eden, atarlı ve kendine güvenen bir kadını anlatan şarkının klip yönetmenliğini&nbsp; &nbsp;<strong>Erbay Aras &amp; Seval Demir</strong>&nbsp;üstlendi. Fotoğraf çekimleri&nbsp;<strong>Barış Değirmenci</strong>&nbsp; ve styling&nbsp;<strong>Emel Keleş</strong>&nbsp;tarafından gerçekleştirildi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[2021 kişiselleştirilmiş pazarlamanın yılı olacak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/2021-kisisellestirilmis-pazarlamanin-yili-olacak-252768fb67357-b896-40af-a688-1a2335e1087c2020-10-27T10:11:00+03:00Admin 2021 kişiselleştirilmiş pazarlamanın yılı olacak

2021 kişiselleştirilmiş pazarlamanın yılı olacak

EKONOMİ

Admin
<p>Pandemi dünyayı yeniden şekillendirirken online alışveriş alışkanlıkları da her geçen gün artıyor. Bu trendin yükseldiğini gören işletmeler, dijital pazarlamaya yönelik yatırımlarını artırıyor. Gartner’ın yaptığı araştırma sonuçları, dijital pazarlama yatırımlarında doğru adımı atmak için kişiselleştirilmiş pazarlamanın önemini gösteriyor.</p><p><strong>1 dolarlık yatırım 100 dolar kazandırıyor</strong></p><p>Dijital pazarlamada müşterilerin davranışlarını analiz etmek ve kullanıcının satın alma geçmişine dayanan ürünleri teşvik etmek hedef kitleye ulaşmayı da beraberinde getiriyor. Hedef kitleye ulaşmanın diğer önemli yollarından biri de müşteri deneyimine yatırım yapmak. Forrester tarafından yayımlanan araştırmaya göre, müşteri deneyimine yatırılan her 1 dolar, işletmelere 100 dolar kazandırıyor.</p><p><strong>Aradığını bulamayanların yüzde 33’ü rakiplere yöneliyor</strong></p><p>Dijital pazarlamanın geleceğinin kişiselleştirme olduğuna dikkat çeken <strong>EG Bilişim Teknolojileri CEO'su Gökhan Bülbül, </strong>kişiselleştirilmiş pazarlama stratejilerinin verimi kritik seviyelerde artırabildiğini vurguluyor. Bülbül sözlerini şöyle sürdürüyor: “Google verilerine göre, mobilden alışveriş yapan kullanıcıların yüzde 33’ü aradığını hemen bulamıyorsa, rakiplere yöneliyor. Bu nedenle hedef kitleyi tanımak ve ona uygun bir deneyim yaratmak hem maliyetleri düşürüyor hem de daha nokta atışı bir pazarlama sağlıyor. Türkiye’nin ilk Google SMB Premier Partner ajanslarından biri olarak, iş ortaklarımızın potansiyel müşterilerine arama ağı reklamlarını kullanarak ihtiyaçları olduğu anda ulaşıyoruz. Deneyim yolculuğunu burada bitirmiyoruz ve yeniden pazarlama kampanyalarıyla birlikte çalıştığımız KOBİ’lerin web sitelerini ziyaret eden kullanıcılara farklı kanallardan tekrar tekrar ulaşıyoruz. Dijital pazarlamayı en etkin şekilde kullanmaları için KOBİ’lerin yanında olmaya devam edeceğiz.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Moda endüstrisi dijitalden ihraç ediliyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/moda-endustrisi-dijitalden-ihrac-ediliyor-2527549c6fccb-ac06-42a9-85a5-1409d4800c262020-10-27T10:01:00+03:00Admin Moda endüstrisi dijitalden ihraç ediliyor

Moda endüstrisi dijitalden ihraç ediliyor

EKONOMİ

Admin
<p><strong>Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği,</strong> yıllık 20 milyar dolar konfeksiyon ürünleri ithal eden Hollanda’nın ithalatından Türk konfeksiyon sektörünün 2 milyar dolar pay alması için 27-28 Ekim 2020 tarihlerinde AegeanHasApparel Projesi’yle Hollandalı ve çevre ülkelerden alıcılarla dijital ortamda buluşuyor.</p><p>EHKİB pandemi sürecinde ikinci dijital pazarlama etkinliğinde, Türk moda endüstrisini, en büyük ihraç pazarı Avrupalı alıcılarla “EHKİB Uluslararası Tanıtım Stratejisi ve Marka Oluşturma” Projesinde bir araya getiriyor.</p><p><strong>Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Sertbaş,</strong> EHKİB Uluslararası Tanıtım Stratejisi ve Marka Oluşturma – AHA (AegeanHasApparel) Projesi’nin ilk etkinliğini Türk hazırgiyim sektörünün 2020 yılının Ocak – Eylül döneminde yüzde 13’lük ihracat artış hızı yakalayarak, 925 milyon dolar konfeksiyon ürünleri ihraç ettiği Hollanda ile başlatma kararı aldıklarını dile getirdi.</p><p>Türkiye’nin hazırgiyim ve konfeksiyon ürünleri ihracatının 2020 yılının Ocak – Eylül döneminde ortaya koyduğu performans karşılığında 12 milyar 123 milyon dolar ihracata imza attığını bilgisini veren Sertbaş, “EHKİB olarak, 2020 yılının 9 aylık döneminde Türkiye’nin hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatına 946 milyon dolar katkı sağladık. Hollanda’ya yaptığımız ihracat ise; yüzde 27’lik artışla 84 milyon dolara yükseldi. 2019 yılında en fazla ihracat yaptığımız 4. Ülke konumundayken, 2020 yılında en fazla ihracat yaptığımız 3. Ülke konumuna yükseldi. Yıllık 20 milyar dolar konfeksiyon ürünleri ithal eden Hollanda’ya ihracatımızın daha da artması için 25 firmamızla verimli bir dijital ticaret heyeti gerçekleştirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.</p><p><strong>Seyfeli: “Hollanda’ya konfeksiyon ihracatımızı 2 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz”</strong></p><p>EHKİB Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ise; Ege Bölgesi’nin hazır giyim sektörünü uluslararası boyutta tanıtmak amacıyla tanıtım stratejisi belirlemek ve çeşitli platformlarda tanıtımlarını gerçekleştirmek amacıyla “EHKİB Uluslararası Tanıtım Stratejisi ve Marka Oluşturma” projesine başladıklarını, Sanal Heyete yabancı alıcıların getirilmesi ve heyetin dış pazarlarda tanıtımı kapsamında geçmiş yıllarda da işbirliği yaptıkları Hollanda’da bulunan ve sektördeki en büyük danışmanlık firmaları arasında yer alan Fashion United firmasıyla çalıştıklarını, AHA markasını kurguladıklarını ve marka tescil başvurusu yaptıklarını ifade etti.</p><p>Proje kapsamında&nbsp;<a href="http://www.aegeanhasapparel.com/" target="_blank">www.aegeanhasapparel.com</a>&nbsp;isimli bir websitesi oluşturduklarını, instagram ve linkedin hesapları açılarak haftada belirli günlerde paylaşımlar yaptıkları bilgisini paylaşan Seyfeli, “2018 ve 2019 yıllarında Hollanda Sektörel Ticaret Heyetlerini fiziki ortamda düzenlemiştik. Bu kez pandemi nedeniyle sanal ortamda 25 EİB üretici/ihracatçı firmanın katılımıyla 27-28 Ekim 2020 tarihlerinde dijital platform üzerinden gerçekleşecek. Katılımcı firmalarımızın 2 gün boyunca Hollanda ve çevre ülkelerden gelecek alıcılarla sanal ortamda görüşmeler gerçekleştirerek pazar paylarının artmasını hedefliyoruz. Yıllık 20 milyar dolar hazırgiyim ürünleri ithalatı yapan Hollanda’nın ithalatında yüzde 6,8 olan payımızı yüzde 10’a çıkararak ihracatımızı 2 milyar dolar seviyesine taşımak istiyoruz” şeklinde konuştu.</p><p>Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 15 Temmuz – 14 Ağustos 2020 tarihleri arasında gerçekleşen Global Apparel Sourcing Expo dijital fuarına 30 üyesinin katılımına destek olmuştu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Sakın Fransız markalarını satın almayın']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sakin-fransiz-markalarini-satin-almayin-25274c4708567-ee5a-47a0-b0be-b3c28afa978d2020-10-26T22:13:00+03:00Admin 'Sakın Fransız markalarını satın almayın'

'Sakın Fransız markalarını satın almayın'

SİYASET

Admin
<p><strong>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong> geçen günlerde&nbsp;Fransa Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Emmanuel Macron</strong>'a, "Zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var" diyerek tepki göstermişti. Erdoğan'ın açıklamalarının ardından Fransa, Ankara Büyükelçisi<strong>&nbsp;Herve Magro</strong>'yu istişarelerde bulunmak üzere ülkeye çağırdığını açıklamıştı.</p><p>Erdoğan bir kez daha Macron'u hedef alarak, "Fransa’nın akli noktada kontrole muhtaç olan liderinin teşvikiyle bu saldırılar yapılmaya başladı. Bu saldırılar bizzat devlet başkanı seviyesinde teşvik edilen bir politika haline gelmiştir" ifadelerini kullandı. Erdoğan, "Buradan sesleniyorum, siz faşistsiniz, siz Nazi'nin zincir halkalarısınız. 2. Dünya Savaşı öncesi Avrupa'daki Musevilere yönelik linç kampanyasının benzerine Müslümanlar maruz kalıyor"</p><p>Almanya'nın Berlin kentinde 'yolsuzluk iddiaları' gerekçesiyle Mevlana Camii'ne yapılan polis baskınını bir kez daha gündemine alan Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel'e seslenerek, "hani sizde din özgürlüğü vardı. Peki bir sabah namazında nasıl oluyor da 100'e aşkın polis camiye saldırıyor? Bunların tam tersini siz bugüne kadar Türkiye'den duydunuz mu? Hayır. Çünkü bizde gerçek din özgürlüğü var. Ama bunlarda bu yok" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>Sözlerinin devamında, "Korkarım çok daha karanlık, sinsi bir planın çarkları işlemektedir" diyen Erdoğan şunları kaydetti:</strong></p><p>"Buradan bir gerçeği çok net bir şekilde ifade etmek isterim. Muhataplarımıza şu ikazı yapmakta fayda görüyorum. Müslümanları düşmanlaştırarak elde edebileceğiniz hiçbir kazanım yoktur. Çapsızlığınızı perdelemek amacıyla girdiğiniz bu yolun sonu felakettir. 2. Dünya Savaşı'nda yaşanan katliamlardan herkes ders çıkarmalıdır. Irkçı terörizm Avrupa'ya kan, gözyaşı ve iç çatışmadan başka bir şey getirmemiştir, getirmeyecektir."</p><p>"Önceki gün yaptığım çağrıyı tekrarlamak istiyorum. Irkçılık ve İslam düşmanlığı, görevi, konumu, makamı ne olursa olsun insanın akli ve vicdani melekelerini yok eden bir psikozdur" diyen Erdoğan dünya liderlerine, "Bizim dinimizde Hıristiyan olmak suç değildir, Musevi'ye de sahip çıkıyoruz, ama gelin Fransa'da bir zulüm varsa gelin oradaki Müslümanlara da sahip çıkalım" diye seslendi.</p><p>Öte yandan Erdoğan, burada gerçekleştirdiği konuşmasında Koronavirüs salgınıyla ilgili vatandaşları bir kez daha uyardı. Salgının dalgalar halinde yayılmaya devam ettiğini söyleyen Erdoğan, "Vakitlice aldığımız tedbirler sayesinde diğer ülkelere göre krizi daha hafif geçiriyoruz" dedi.</p><p>&nbsp;</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;açıklamasının ardından Türkiye'de bulunan&nbsp;<strong>Fransız markaları</strong>n adları internette en çok arananlar arasında yer aldı. İşte o liste:</p><p><img alt="İslam ülkeleri, Fransa'nın İslam karşıtı tutumununun ardından Fransız mallarına bir bir boykot uygulamaya başladı. Marketlerin raflarından Fransız ürünleri kaldırılırken vatandaşlara ise Fransız mallarının bulunduğu listeler gösterilerek alınmaması yönünde çağrılar yapılmaya başladı. Dünya genelinde çığ gibi büyüyen boykot çağrılarına Türkiye'de katıldı." src="https://img.piri.net/mnresize/1200/-/resim/upload/2020/10/26/02/51/ded5d2e71.jpg" /></p><p><img alt="'Gıda Güvenliği Hareketi' isimli kurum tarafından 'Müslümanlara Çağrı' başlıklı bir bildiri yayınlanarak Fransız mallarına yönelik boykot çağrısında bulunuldu. " src="https://img.piri.net/mnresize/1200/-/resim/upload/2020/10/26/02/51/d86962412.jpg" /></p><p><img alt="Kurumun bildirisinin ardından boykot çağrıları kısa süre içerisinde sosyal medyada da hızla yayılırken, binlerce kişi 'Fransız mı Asla' 'FranceBoycott' etiketleri altında Fransa'nın Müslümanlara yönelik tutumunu eleştirerek boykota destek verdi. " src="https://img.piri.net/mnresize/1200/-/resim/upload/2020/10/26/02/51/ed945ca93.jpg" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Birileri düğmeye bastı']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/birileri-dugmeye-basti-25273675d2d4e-ad04-4a16-b29a-b3d22e883c752020-10-26T21:55:00+03:00Admin 'Birileri düğmeye bastı'

'Birileri düğmeye bastı'

SİYASET

Admin
<p>"Ama o düğmeler o eski siyasi hamaset o eski siyasi ayak oyunlarına karşı İYİ Parti efsunlu. İYİ Parti’yi bu hamlelerle bu eskide kalmış oyunlarla kimsenin yıpratabilme ihtimali yok" diyen Poyraz, Özdağ için de <strong>"Sayın Özdağ meslek gelenekleri ve alışkanlıkları da dikkate alınarak bir odak tarafından manipüle edilmiş anladığım kadarıyla" </strong>diye konuştu.&nbsp;</p><p>İYİ Parti 20 Eylül’de gerçekleştirdiği 2. Olağan Kurultayı’ndan bu yana oldukça hareketli günler yaşıyor. Kurultay’da "oy verilmeyecekler" başlıklı bir listenin dağıtılmasıyla daha görünür hale geldi bu hareketlilik. Söz konusu listede ismi en başta yer alan İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ’ın partisinin İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’ya <strong>&nbsp;“FETÖ”</strong>cü demesiyle partideki gerginlik zirveye çıktı.</p><p><strong>İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz,</strong> Gazete Duvar Ankara Temsilcisi Nergis Demirkaya ve Gazeteci Kemal Can, Kısa Dalga Podcast'te &nbsp;İYİ Parti’de yaşananları ve partinin içindeki gelişmelerin ihraçla sonuçlanıp sonuçlanmayacağını konuştu.<br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Pilotlar Belçika’da milli marşımızı ginletti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/pilotlar-belcikada-milli-marsimizi-ginletti-252726891461d-8c83-43f2-91b5-afd7a009449d2020-10-26T18:37:00+03:00Admin Pilotlar Belçika’da milli marşımızı ginletti

Pilotlar Belçika’da milli marşımızı ginletti

SPOR

Admin
<p>GT4 European Series’i iki adet&nbsp;<strong>BMW M4 GT4</strong>&nbsp;otomobille takip eden&nbsp;<strong>Borusan Otomotiv Motorsport (BOM)</strong>, geçtiğimiz hafta sonu sporcuları Cem Bölükbaşı, Yağız Gedik, Fatih Ayhan ve İbrahim Okyay ile Belçika’nın efsanevi Spa Francorchamps Pisti’ndeydi. Imola, Misano, Nürburgring ve Zandvoort ayaklarında elde ettiği toplam 9 podyum derecesi ile adından söz ettiren&nbsp;<strong>BOM</strong>, bu seriyi devam ettirmek için piste çıktı ve zorlu koşullara rağmen başarılarına yenilerini ekleyerek geri döndü.</p><p>Geçtiğimiz hafta sonunda gerçekleşen yarışlarda, yağışlı ve değişken hava koşulları alınması gereken kararları bir hayli zorlaştırdı. Deneyimli BOM ekibi test seanslarından itibaren aldığı doğru karar ve stratejiler ile tam bir takım ruhu sergilerken, <strong>Brüksel Başkonsolosu Umut Deniz</strong>’in ziyareti de pilotlara moral oldu.</p><p>Spa Francorchamps’ta gerçekleştirilen GT4 European Series’in beşinci ayak yarışlarında pistlere yeniden dönen BOM’un deneyimli pilotu Fatih Ayhan, direksiyonu İbrahim Okyay ile paylaştı. Fatih Ayhan uzun bir aradan sonra Cuma günü gerçekleşen ilk yarışta start aldı ve çıkarttığı istikrarlı performans ile pit stopta direksiyonu İbrahim Okyay’a devretti. Grubunda üçüncü olarak finiş gören ekip, BOM’un bu sezon aldığı onuncu podyum derecesine imza attı ve takımlar şampiyonası için önemli puanlar alarak podyumda bayrağımızı dalgalandırdı.</p><p>Cumartesi günü gerçekleşen ikinci yarışa çok iyi başlayan ve ikinci durumda iken önünde spin atan araçla temas eden<strong> İbrahim Okyay</strong> pite girmek ve aldığı hasar sebebiyle yarışı terk etmek zorunda kaldı.</p><p>Aynı yarışta attığı başarılı sıralama turları ile grubunda ikinci, genel klasmanda altıncı olarak start alan<strong> Yağız Gedik</strong> ve yarışın ikinci yarısında direksiyona geçerek yüksek temposu ile dikkat çeken <strong>Cem Bölükbaşı </strong>damalı bayrağın altından birinci olarak geçti. İki genç pilot bu sezon kazandıkları ikinci zafer ile Belçika’da marşımızı dinletti. BMW M Customer Racing’in tebriklerini de alan BOM ekibi, BMW’nin global sitesinde de adından söz ettirmeyi başardı.</p><p>Şampiyonada 3 puan farkla üçüncü durumda olan Cem ve Yağız, 13-15 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek olan serinin son ayağı Fransa-Paul Ricard yarışlarına grup ikinciliğini hedefleyerek çıkacak. 4. sıradaki İbrahim Okyay’ın hedefi ise 3. lüğe yükselmek olacak.</p><p>Borusan Otomotiv ana sponsorluğunda yarışan <strong>Borusan Otomotiv Motorsport</strong>’un diğer sponsorları arasında Shell, Borusan Lojistik ve Glasurit yer almaktadır<strong>.</strong></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Boğaziçi Üniversitesi ve TÜBİTAK güçlerini birleştiriyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bogazici-universitesi-ve-tubitak-guclerini-birlestiriyor-2527104737f5d-4f9b-4a80-bb25-36501a4a7dd82020-10-26T17:42:00+03:00Admin Boğaziçi Üniversitesi ve TÜBİTAK güçlerini birleştiriyor

Boğaziçi Üniversitesi ve TÜBİTAK güçlerini birleştiriyor

TEKNOLOJİ

Admin
<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi Endüstri 4.0 Platformu</strong> tarafından geliştirilen<strong> "D3A Dijital Dönüşüm Değerlendirme Aracı",</strong> Türkiye sanayisinin yüzde 99'unu oluşturan KOBİ'lerin dijital dönüşümlerinde ayrıntılı yol haritası sunuyor. Organizasyon, müşteri, ürün geliştirme, tedarik zinciri ve üretim yönetimi olmak üzere beş boyuta odaklanan D3A ile KOBİ'ler ihtiyaçlarını belirleyip dijital dönüşüm süreçlerini sorunsuz yürütebilecek.</p><p><strong>"BU DÖNÜŞÜMÜ TÜRKİYE SANAYİSİNE YAYMAK İSTİYORUZ"</strong></p><p>D3A Dijital Dönüşüm Değerlendirme Aracı'nın TÜSSİDE aracılığıyla KOBİ'lere uygulanmasına yönelik gerçekleştirilen iş birliği protokolü imza töreninde konuşan <strong>Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan,</strong> günümüzde dijital dönüşümün daha da önemli hale geldiğini vurgulayarak şunları söyledi:</p><p>"İş birliği iki kurumun yıllara dayalı birikiminin bir araya gelmesinin bir sonucu. Boğaziçi Üniversitesi'nin dijital dönüşüm konusundaki çalışmaları pandemi dönemine özgü bir refleks sonucu gerçekleşmedi, yıllardır akademisyenlerimizin öncülüğünde gerek TÜBİTAK ile gerek de diğer sanayi ve teknoloji kuruluşlarıyla yürüttüğümüz çalışmaların getirdiği bir olgunluğa sahibiz ve bu olgunluğu tüm Türkiye sanayisine yaymak istiyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz iş birliğinin bu yönde önemli bir adım olacağına inanıyoruz."</p><p>Bu dönüşümün tüm Türkiye'ye yayılmasını amaçladıklarını belirten Rektör Prof. Dr. Özkan<strong>, "Dijital dönüşüm küçük kurumlardan başlayıp ülkenin tamamına yayılacak yani mikrodan makroya büyümesi gereken bir süreç. Teknolojiden sosyolojiye birçok alanın yer aldığı bu süreç ülkenin tüm endüstri ekosistemini etkileyecek dönüşümün bir parçası. İş birliğimizin bu yönde hayırlı olmasını diliyorum ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum,"</strong>&nbsp;diye konuştu.</p><p><strong>"BOĞAZİÇİ İLE ÇALIŞMAKTAN MUTLUYUZ"</strong></p><p><strong>TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal</strong> ise Boğaziçi Üniversitesi ile iş yapmaktan çok mutlu olduğunu dile getirdi. Başkan Prof. Dr. Mandal,&nbsp;<strong>"</strong>Dijitalleşme çok geniş bir alan ancak Boğaziçi Üniversitesi akademik yetkinliğiyle bu konuda kendi özgün modelini oluşturmuş bir üniversite. Ülkenin ihtiyaçlarına odaklanarak özel sektörün ve KOBİ'lerin dijital dönüşümünü ön plana koyan Boğaziçi Üniversitesi ile bu sürecin uygulama boyutunda önemli bir rolü olan TÜSSİDE'nin bir araya gelmesi, yeni bilgi üretim yönteminin en güzel örneklerinden biri. Bunun yanında geleceğin insan kaynaklarının yani öğrencilerimizin projelerimizin içinde yer alacak olmaları gerçek sorunlarla karşılaşmalarına olanak tanıyacak. Bu süreç, birbirini tanıyan ve birbirine güven duyan iki kurumun bir araya gelmesi sayesinde gerçekleşti. Süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz,"&nbsp;dedi.</p><p>Protokol için yapılan imza törenine ayrıca TÜSSİDE Müdürü<strong> İsmail Doğan,</strong> Boğaziçi Üniversitesi Endüstri 4.0 Platformu Başkanı ve Bilgisayar Mühendisliği öğretim üyesi <strong>Prof. Dr. Lale Akarun </strong>ile Rektör Danışmanı ve Endüstri Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi<strong> Prof. Dr. Necati Aras</strong> da katıldı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Melih Yalçın'a Yıldız Holding’de stratejik görev]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/melih-yalcina-yildiz-holdingde-stratejik-gorev-252701f390ca3-e681-4229-b4c8-5d77a30567a42020-10-26T17:35:00+03:00Admin Melih Yalçın'a Yıldız Holding’de stratejik görev

Melih Yalçın'a Yıldız Holding’de stratejik görev

GÜNCEL

Admin
<p><strong>YILDIZ Holding’de Kurumsal Strateji ve İş Geliştirme Başkanlığı’na Melih Yalçın atandı.</strong> Türkiye’de ve yurt dışında farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerde 19 yıllık deneyimi olan Melih Yalçın, Yıldız Holding’in önümüzdeki dönem stratejik dönüşüm ve gelecek planlamalarına liderlik edecek. Grubun yeni iş fırsatlarının ve sürdürülebilir büyüme odaklı yatırımlarının hayata geçirilmesinden de sorumlu olacak Yalçın, aynı zamanda <strong>Yıldız Holding</strong> portföyüne değer katacak organik ve inorganik genişleme ve portföy çeşitlendirme süreçlerini de yönetecek.</p><p><strong>Melih Yalçın, dokuz farklı sektörde danışmanlık tecrübesine sahip</strong></p><p>Melih Yalçın, Boston Mount Ida College’da başladığı İşletme eğitimini, 2001 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde birincilikle tamamlamasının ardından, London School of Economics’te Kalkınma Yönetimi ve Politik Ekonomi alanında yüksek lisans yaptı. Kariyerine Londra’da Dünya Bankası’nın denetçi kuruluşu olan Bretton Woods’da analist olarak başlayan Yalçın, sonrasında Doğan Holding’de Stratejik Planlama ve Şirket Satınalmaları Yöneticisi, Garanti Bankası’nda Kurumsal Strateji ve İş Geliştirme Yöneticisi, Cantor Fitzgerald BGC Yatırım Bankası’nda Strateji &amp; Birleşme ve Satınalmalar Müdürü, Kale Grubu’nda Stratejik Planlama ve İş Geliştirme Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi, Strategy Loop’ta Kurumsal Strateji, M&amp;A ve Uluslararası İş Geliştirmeden Sorumlu Ortak olarak kariyerine devam etti. Kariyeri boyunca dokuz farklı sektörde, özellikle değişken portföy yapısına sahip yerel ve uluslararası holding ve şirketlere danışmanlık yapmış olan Melih Yalçın, Yıldız Holding’e katılmadan önce Türkiye Sınai Kalkınma Bankası’nda Danışmanlık Hizmetleri Yönetici Direktörü, İcra Kurulu Üyesi ve Escarus Sürdürülebilirlik Danışmanlığı şirketinin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordu.</p><p><strong>“Melih Yalçın kurumsal vizyonumuza önemli katkılar sağlayacak”</strong></p><p><strong>Yıldız Holding CEO’su Mehmet Tütüncü</strong>&nbsp;atamaya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Yıldız Holding birçok ülkede ve sektörde faaliyet gösteren global bir Türk şirketi olarak, uzun yıllardır başarılı bir iş modeli ortaya koyuyor. Bu başarının arkasında değerli takım arkadaşlarımız var. Bugüne kadar çalıştığı kurumların stratejik kurumsal dönüşüm projelerine başarıyla liderlik eden Melih Yalçın’ın önümüzdeki dönemde Yıldız Holding’in gerek ulusal gerekse uluslararası vizyonuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyor, kendisine yeni görevinde başarılar diliyorum.”</p><p><strong>Haber / Gizem Ezgi Yılmaz</strong></p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kolajen sektörü hızla büyüyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kolajen-sektoru-hizla-buyuyor-25269186b566d-8b77-44c9-9ba5-d2274150ebf72020-10-26T17:26:00+03:00Admin Kolajen sektörü hızla büyüyor

Kolajen sektörü hızla büyüyor

SAĞLIK

Admin
<p><strong>Son dönemde kadınlar tarafından büyük ilgi gören Kolajen, kısa süre içerisinde sağladığı faydalarla tüketimi artırıyor.</strong></p><p>Dünyanın en iyi eklem içi enjeksiyon ürünlerinin distribütörlüğünü yapan <strong>HerAda Sağlık Teknolojileri,</strong> anti – aging özelliğiyle saç, tırnak, cilt ve eklem sağlığı için geliştirilen C-Optimum Kolajen ürünüyle pazar payını genişletti. Türkiye’de ilk ve tek <strong>FORTIGEL</strong> sığır Kolajen Hidrolizatı ve LAPI Balık Kolajen Peptidleri bir arada içeren ürün, eklemlerde ağrı ve tutukluğun giderilmesi, kıkırdak ve doku yenilenmesinin artırılması ve yaşlanma etkilerinin hafifletilmesine fayda sağladığı için sağlık alanında da talep görüyor.</p><p>C – Optimum Türkiye Distribütörlüğünü yapan <strong>HerAda Sağlık,</strong> ürünün içerik bilgilerini de paylaştı. Fortigel, Lapı, Köpek Balığı Kıkırdağı, Glikozamin, Goji Meyvesi Ekstresi, Koenzim, Arı Sütü, O’young Brokoli Filizi Ekstresi ve Bromelain içeren ürünün güçlü antioksidan ve antiinflamatuvar etkinliği ve aminoasit içeriği ile sporcuların, yoğun iş temposu içinde olanların, günlük yaşamın getirdiği stres ile mücadele edenlerin beslenmesini ve bağışıklık sistemini desteklediğini belirtti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['1. dalga daha bitmedi']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/1-dalga-daha-bitmedi-25268dc967fc4-5fa7-481c-bc5e-75d2011e72fb2020-10-25T23:06:00+03:00Admin '1. dalga daha bitmedi'

'1. dalga daha bitmedi'

SAĞLIK

Admin
<p><strong>Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan,</strong> Habertürk kanalında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın 'ikinci zirve yaşanıyor' sözlerinin 'ikinci dalga' anlamına gelip gelmediğini hakkında görüşlerini paylaştı.</p><p>"Tam anlamıyla ikinci dalga dememiz için önce salgının birinci dalgasının bitmesi lazım. Dünyada bu işin kontrol altına alınması lazım" diyen Ceyhan, "Şu anda birinci dalgadaki artış dalgalarından birini yaşıyoruz. Bu böyle devam ederse işimiz gerçekten kolay değil. Bu tedbirler düzeyinde ve halkın uyumu bu düzeyde olursa hiç şüpheniz olmasın, daha 3. artış dönemi göreceğiz, 4. artış dönemi göreceğiz" ifadelerine yer verdi.</p><p><strong>"ANKARADA VAKA SAYISI ARTARSA İSTANBUL VE İZMİRDE DE ARTAR"</strong></p><p>" Ankara'da vakalar artmaya başladığında İstanbul'da da artacağını, İzmir'de de artacağını söylüyordum. Bunu bilmek için kaîn olmaya gerek yok" diye devam eden Ceyhan, şunları söyledi: "Bir şehirde artarken siz eğer o şehri korumaya almalısınız. Artık tek merkezli bir salgın değil. Aynı anda İstanbul ağırlığı çekiyor şu anda ama İzmir de artmaya başladı. Bursa, Balıkesir de artıyor. Emin olun Ankara da artacak. Ta ki toplumsal bağışıklık gelişinceye kadar. Burada önemli olan artık ilk dönemdeki bir ilde alınacak önlemlerle, İl Hıfzısıhha Kurulu kararıyla bu salgını kontrol etme dönemi geçti artık. Şu anda bütün Türkiye genelinde, Türkiye'nin her noktasında uygulanacak tedbirlere ihtiyacımız var."</p><p><strong>"GÜNLÜK VAKA SAYISITESPİT EDİLENİN &nbsp;EN AZ 5 KATI"</strong></p><p>Günlük hasta sayısının hakkında konuşan Ceyhan, şu ifadeleri kullandı: "Sadece bakanlığın açıklamalarından şu anda vakaların yüzde 20'si belirtili seyrediyor. Yüzde 20'nin yüzde 10'u yoğun bakım ihtiyacı hissediyor. Demek ki yüzde 20'si kadarı semptomlu seyrediyor. O halde bunun tek semptomu olanları içerdiğini kabul etsek de bu 2 bin rakamının, bunun en az 5 katı kadar tespit edilen vaka olması lazım. Keşke bu kadarla kalsa iyi ama bütün ülkelerin bir kat sayısı var."</p><p><strong>"İNSANLAR SALGININ DAHA FARKINDA DEĞİL"</strong></p><p>"Bakanlığın açıklamasına göre Türkiye'de 20 bin aktif vaka sayısı varken yapılan taramada 10 binde 26 bulduk dedi. 10 binde 26'yı Türkiye nüfusuyla çarparsanız 215 bin gibi bir rakam çıkar. Demek ki biz saptadığımız aktif vaka sayısının 10 katı kadar kişinin virüsü pozitif olduğunu bulmuşuz. En iyi test yapan ülke bile yüzde 10'unu bulabiliyor. Gerçekten pozitif olan kişi sayısı oldukça yüksektir. 50 bin ile 100 bin arasında bir yerde olabilir Türkiye'nin sayısı. İnsanların boş vermişliğini ona bağlıyorum. İnsanlar bu virüs yükünün farkında değil."</p><p><strong>TÜRKİYE'DE SON DURUM KRİTİK</strong></p><p>Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı tabloya göre, son 24 saatte 2091 yeni hasta tespit edilirken toplam hasta sayısı 359 bin 784'e çıktı. 69 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle beraber can kaybı 9 bin 727'ye yükseldi.</p><p><br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul’da hava kirliliği artıyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbulda-hava-kirliligi-artiyor-25267a9fccee4-7a34-454c-8066-e66365af156a2020-10-25T22:57:00+03:00Admin İstanbul’da hava kirliliği artıyor

İstanbul’da hava kirliliği artıyor

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı </strong>Sürekli İzleme Merkezi tarafından güncel olarak paylaşılan hava kirliliği raporlarına göre, İstanbul'da hava kirliliği oranı, pandemi dönemini kapsayan mart, nisan ve mayıs aylarına göre yüzde 12 artış gösterdi.</p><p>Kirliliğin daha yoğun olduğu bölgeler ise Kadıköy, İkitelli ve Kağıthane olarak sıralandı. Raporu değerlendiren <strong>İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği </strong>Bölümü Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Hüseyin Toros,</strong> “Dünya Sağlık Teşkilatı diyor ki her yıl ortalama 7 milyon insan hava kalitesinden dolayı ölüyor. Bu hava kirliliği hepimizin sorunu olduğuna göre, hepimiz bu hava kirliliğini nasıl azaltabiliriz şeklinde çalışmalar yapmamız gerekiyor” dedi.</p><p>Hava kirliliğinin artığı bölgelerde araç sayılarının fazla olduğunu dile getiren Prof. Dr. Toros, pandemi döneminde hava kirliliğinin önemli oranda azaldığını söyledi: “Tüm dünyada mart, nisan, mayıs aylarında pandemi sebebiyle önemli oranda tedbirler alındı. İnsanlar hayatlarını daha çok evde geçirmeye başladı. İnsanların faaliyetleri azaldığı için, hava kirliliği de azalmış oldu. Normalleşme süreci ile hava kirliliği değerleri de hızlı bir şekilde artışa geçti.”</p><p><strong>ÖNLEMLER EN AZA İNDİRİR</strong></p><p>Hava kirliliğini alınacak önlemlerle en aza indirmenin mümkün olduğunu belirten <strong>Prof. Dr. Hüseyin Toros,</strong> konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Bu hava kirliliği hepimizin sorunu olduğuna göre, hepimiz bu hava kirliliğini nasıl azaltabiliriz şeklinde çalışmalar yapmamız gerekiyor. Artık kış dönemine de giriyoruz havalar soğudu. Isınma kaynakları devreye girmeye başladı. Evimizde kullandığımız enerji giderlerini azaltmanın yollarını aramalıyız. Bunun için binalarda ısı yalıtımı son derece önemlidir.”&nbsp;<br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yunanistan'a 'kıta sahanlığı' tepkisi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yunanistana-kita-sahanligi-tepkisi-252667f04753f-4c11-4ba0-aa91-6777d61e09652020-10-25T22:51:00+03:00Admin Yunanistan'a 'kıta sahanlığı' tepkisi

Yunanistan'a 'kıta sahanlığı' tepkisi

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı</strong>'nın yaptığı "Türkiye, Yunanistan kıta sahanlığında çalışma yürütüyor" açıklamasına tepki gösterdi. Bakanlık, yaptığı yazılı açıklama "Oruç Reis gemimizin sismik araştırma faaliyetlerini yürüttüğü saha bütünüyle ülkemizin uluslararası hukuk temelinde tespit edilen ve Birleşmiş Milletler nezdinde de kayda geçirilen kıta sahanlığı dahilinde bulunmaktadır" dedi.</p><p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Yunanistan Dışişleri Bakanlığı bugün ülkemizin Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığında yürüttüğü sismik araştırma faaliyetlerinin Yunan kıta sahanlığında gerçekleştirildiğini öne süren ve bu faaliyetleri 'yasadışı' olarak nitelendiren mesnetsiz bir açıklama yayımlamıştır. Oruç Reis gemimizin sismik araştırma faaliyetlerini yürüttüğü saha bütünüyle ülkemizin uluslararası hukuk temelinde tespit edilen ve Birleşmiş Milletler nezdinde de kayda geçirilen kıta sahanlığı dahilinde bulunmaktadır" denildi.</p><p>Açıklamada, Oruç Reis gemisinin çalışma yapacağının 23 Ekim 2020 tarihinde Yunanistan'ın <strong>Ankara Büyükelçisi</strong>'ne tekrar izah edildiği vurgusu yapılırken, yapılan çalışma sahasının Yunanistan anakarasına 440, Türkiye anakıtasına ise 130 km uzaklıkta olduğu belirtildi.</p><p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamanın devamında "Türkiye her daim olduğu gibi, Doğu Akdeniz'de hem kendisinin, hem Kıbrıs Türkü'nün meşru haklarının güvence altına alındığı, hakkaniyet temelinde bir çözüm için diyalog ve işbirliğine hazırdır. Yunanistan'ın da, ülkemizle diyaloğa girmemek için suni sebepler yaratmaktan ve önkoşullar sunmaktan vazgeçmesini bekliyoruz" ifadelerine yer verildi.<br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[AK Parti’de İstanbul İl Başkanı değişiyor mu?]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ak-partide-istanbul-il-baskani-degisiyor-mu-25265423eed02-201e-45c6-b6af-89800b40abf32020-10-25T22:38:00+03:00Admin AK Parti’de İstanbul İl Başkanı değişiyor mu?

AK Parti’de İstanbul İl Başkanı değişiyor mu?

GÜNCEL

Admin
<p>AK Parti’ye yakınlığıyla bilinen Türkiye Gazetesi yazarı Süleyman Özışık paylaştığı Twitter mesajlarıyla dikkat çekti.</p><p>Özışık, önce AK Parti’nin 22 ilçe başkanını görevden aldığını belirtti. Süleyman Özışık ardından da<strong> AK Parti &nbsp;İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak</strong>’ın görevden alınabileceğini açıkladı.</p><p>İddiaya göre AK Parti’de İstanbul’un CHP’ye kaybedilmesinin faturası aylar sonra kesiliyor.</p><p>Bayram Şenocak’ın yerine kim gelecek? Yine Süleyman Özışık’ın iddiasına göre A<strong>K Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak</strong>’ın yerine düşünülen isim eski Kağıthane Belediye Başkanı <strong>Fazlı Kılıç</strong>.</p><p><strong>Ahmet Hamdi Çamlı yalanladı</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Ahmet Hamdi Çamlı, sosyal medya hesabından istifaları net bir dille yalanladı. Ancak Süleyman Özışık “Ama nedense hepsi "İl Başkanlığı'ndan gelen tebligat sonrası yeni dönemde görev almayacağım" dedi. İlginç değil mi? Keşke partiden benim kadar haberdar olabilseydiniz Sayın Milletvekili!.” diyerek Çamlı’ya ilginç bir cevap verdi.<br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Ben bu partinin ana kurucularından biriyim']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ben-bu-partinin-ana-kurucularindan-biriyim-252645797c5bf-bd93-4628-afe5-da38f2afe1d02020-10-25T22:15:00+03:00Admin 'Ben bu partinin ana kurucularından biriyim'

'Ben bu partinin ana kurucularından biriyim'

SİYASET

Admin
<p>Milliyet Gazetesi'nden Bahar Atakan'ın&nbsp;<a href="https://www.milliyet.com.tr/siyaset/son-dakika-aytun-ciray-milliyete-konustu-partiyi-korumak-icin-mucadele-ediyorum-6338446" rel="nofollow" target="_blank">haberine göre</a>; tartışmaların odağındaki isimlerden olan ve son olarak Teşkilat Başkanı<strong>&nbsp;Koray Aydın</strong>&nbsp;tarafından “yalancı ve etkisiz eleman” olarak ilan edilen<strong> İzmir Milletvekili&nbsp;Aytun Çıray, </strong>Milliyet’e konuştu. Çıray, “Partinin kurucu fikirlerini muhafaza etmek için mücadele ediyorum” dedi.</p><p>Çıray, “Ben bu partinin ana kurucularından biriyim, başta gelen, önde gelen. Bu parti bizim evladımız gibi. Ben bu partiyi korumak için mücadele ediyorum. Dolayısıyla niye istifa edeyim, etmem” diye konuştu.&nbsp;</p><p><strong>Millet İttifakı’nın dağılması amacıyla bir yıldır yoğun biçimde baskı olduğunu söyleyen Çıray, şunları söyledi:</strong></p><p>“Millet İttifakı’nın fikir babalarından olduğum için bu konuda çok hassas davranıyorum. Benim temel görüş ayrılığım bunlardan ziyade Türkiye’de Anayasa’nın 101. maddesinin tartışılmaması, Türkiye’de seçimler yapılacaksa siyaseten ve hukuken meşru seçimlerin yapılması konusunda bir kampanya başlatılmaması ve yeni bir anayasa hazırlanacaksa bu ülkede; bu anayasanın da önümüzde yapılan seçimlerden sonra Venedik kriterlerine göre yapılması. Ben bu temel noktalarda partiyi yönetenleri arkamda görmedim. Mesele bundan ibaret. Onlar da herhalde bunları söylememden hoşlanmadılar ki böyle bir tasfiye operasyonu yaptılar.”</p><p>Siyasi kulislerde dillendirilen iddialar anımsatılarak yöneltilen&nbsp;“İyi Parti’nin, Cumhur İttifakı’na katılması durumunda tutumunuz ne olur"&nbsp;sorusuna ise Çıray,&nbsp;"İyi Parti açıktan Cumhur İttifakı’na katılamaz. Çünkü seçmeninin yüzde 90’ı o zaman partiyi terk eder. İyiParti’nin Cumhur İttifakı’yla birlikte hareket edebilmesi için seçim öncesi anayasa değişikliği bahanesiyle bir araya gelmeleri gerekir. Ben de zaten böyle bir çalışma olduğunu bildiğim için aynı zamanda buna karşı çıkıyorum"&nbsp;yanıtını verdi.</p><p>&nbsp;“HDP’yi şeytanlaştırarak ve CHP ile ilişkisini kurarak onun üzerinden İyi Parti’yi Millet İttifakı’ndan kopartmak”&nbsp;yönünde bir amaç bulunduğunu savunan Çıray,&nbsp;“Bir başka deyişle bu CHP’yi yalnızlaştırma operasyonu aynı zamanda”&nbsp;dedi. Çıray, şöyle devam etti:</p><p>“Bir siyasi partide çifte standart olmaz. Bugün bu operasyonun aktörlerinden en başta gelen kişinin geçmişte Sayın Akşener’i FETÖ’cülerin desteklediklerine dair beyanlarını unutmamak lazım. İyiParti’ye ‘İP’ deyip, sürekli FETÖ ile ilişkilendiren kişinin partiye girer girmez en yüksek makama getirilmesi kayda değer. Üstelik daha yakın zamanda Samsun’da İyiParti’nin oylarını belediye seçimlerinde bölmüşse o zaman ne olur parti içinde? Adil yönetim tartışması olur. Böyle bir yönetim anlayışı adil, demokratik değil. Biz bu partiyi ne için kurmuştuk? Kumpaslar, komplolar bu partide olmasın. Liste oyunları, delege oyunları bu partide olmasın; bir demokrat parti kuralım; amacımız buydu. Ne yazık ki bir önceki kurultayda başlayan süreç, bu sefer saklanamaz hale geldi. Önceki kurultayda 505 oy alarak birinci olan Aytun Çıray, bir yıl içerisinde nasıl olur da ilk 100’e dahi giremeyebilir? Bu hayatın doğal akışına uygun değildir.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Vaka sayısı 3.5 kat arttı']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/vaka-sayisi-35-kat-artti-25263b855b55e-f6bc-46d2-a3e9-9bd3c859e4f52020-10-25T22:05:00+03:00Admin 'Vaka sayısı 3.5 kat arttı'

'Vaka sayısı 3.5 kat arttı'

GÜNCEL

Admin
<p><strong>İzmir Valisi Yavuz Selim&nbsp;Köşger,&nbsp;</strong>"Değerli İzmirliler tüm dünyada ve ülkemizde olduğu gibi İzmir’imizde de Covid-19 tehlikesi artarak devam ediyor.Örneğin İzmir’de 20 gün öncesine göre vaka sayısı 3,5 kat artmış durumda, son 10 günde ikiye katlandı. Durumun ciddiyeti artarak devam ediyor. Koronavirüs'ün mutasyona uğradığı ve ölümcüllüğünün azaldığı iddiası da doğru değil. Son iki günde 15 hemşehrimizi Koronavirüs'ten kaybettik."&nbsp;paylaşımını yaptı.&nbsp;</p><p><strong>Köşger paylaşımını şöyle sürdürdü:&nbsp;</strong></p><p>"Bir kez daha İzmirlileri dikkatli olmaya çağırıyorum.Uymamız gereken üç kural; maske, mesafe, temizlik.&nbsp; Hepinize sağlıklı günler dilerim"</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2020/10/1603626780198-ekran-resmi-2020-10-25-14.52" style="height:480px; width:660px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Dertleri, maaş, yolluk, para']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dertleri-maas-yolluk-para-25262adeb3581-3faa-45dc-b5c0-2b71ce5cd9a72020-10-25T21:51:00+03:00Admin 'Dertleri, maaş, yolluk, para'

'Dertleri, maaş, yolluk, para'

SİYASET

Admin
<p><strong>Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir&nbsp;Şahin,</strong>&nbsp;"Gerçeği bilmelerine rağmen anayasal bir kurum olan <strong>RTÜK</strong>'ü, başkanını ve üyelerini yıpratmak için yürütülen bir kampanya bu. Hep aynı odaklar bu işi alevlendirmeye çalışıyor. Ülkemizdeki 2 bine yakın yayıncıyı düzenleyen ve denetleyen RTÜK'ün pozitif icraatlarıyla ilgilenmiyorlar. Milletten yana aldığımız kararları tartışamıyorlar, eleştiremiyorlar. Dertleri, halkın yumuşak karnı olan 'maaş, yolluk, para' gibi konular ama hiçbir iddia doğru değil. Kendileri de biliyor. Hemen gerekli açıklamalarımızı yapıyoruz ama akılda kalan maalesef iftiralar ve olumsuzluklar oluyor"&nbsp;dedi.&nbsp;</p><h3><strong>"Medyada bazı üyelerimiz daha agresif olabiliyor"</strong></h3><p>Haftalık Üst Kurul toplantılarında alınan kararların tartışıldığını, Kurul üyelerinin basına ayrı ayrı açıklamalar yaptığını aktaran Şahin, "Çok ilginç, kurul toplantılarında daha sakinler. Ama medyada bazı üyelerimiz daha agresif olabiliyor. Tebessümle takip ediyorum. 'Kurulda neden söylemiyorsunuz ya da Üst Kurulda eleştirinizi belirtmeniz yetmiyor mu?' diye söylüyorum. Eleştirilerine gerekli cevabı yüzlerine söyleyince tatmin olmuyorlar ve çıkışı medya röportajlarında arıyorlar. RTÜK hep ceza mı veriyor? Hayır. Oturup konuşabildiğimiz yayıncılarla çok sorun yaşamıyoruz. Hassasiyetlerimizi anlayan ve yasaya aykırı yayın içerikleriyle ilgili olarak gereğini yapanlar ceza potasına dahil olmuyor. 'Hatayı giderin' deyince sorunu çözenlere teşekkür bile ediyoruz. Ama iletişime kapalı, kulaklarını tıkayanlara karşı cezadan başka yaptırımımız bulunmuyor. 'RTÜK'ü tanımam, dikkate almam' diyenlere gereken müeyyide uygulanıyor. Meslek birlikleriyle, yayıncılarımızla, film sektörünün önemli oyuncularıyla sürekli temas halindeyiz. Medya buluşmaları toplantıları adında zincir toplantılar düzenliyoruz. Karşılıklı iyi niyet çerçevesinde pek çok sorun ya da eksiklik diyalogla gideriliyor. Bu aralar online toplantılar yapıyoruz. Yasa ihlallerini rapor aşamasına gelmeden sözlü olarak muhataplarına aktarıyoruz. Çoğu resmi süreçler yaşanmadan gideriliyor."&nbsp;diye konuştu.&nbsp;</p><h3><strong>"Doğrusunu bildikleri halde sanki bir yerlere bağışta bulunmuş gibi kullanmaya kalkıyorlar"</strong></h3><p>Sayıştay'ın RTÜK raporunun da çok tartışıldığı, personelin yemek giderleri ve harcırahlarının gündem olduğunun hatırlatılması üzerine Şahin, Sayıştay raporlarının denetçiler tarafından yazıldığını ve idarenin savunmasını sunduğunu, daha sonra da ilgili Sayıştay Dairesinin yargılama sürecini tamamlayıp, Temyiz Kurulu'nun da nihai incelemeyi yaptığını söyledi. "Biz kesinleşmemiş süreçler üzerinden kurumların yıpratılmalarının hatalı olduğunu ifade ediyoruz."&nbsp;diyen Şahin,&nbsp;"Elbette herkes gibi bizim de mali denetim birimi olan Sayıştay işlemlerine saygımız var. Yapılan iftira haberlerinden geriye yalanlar, gerçek olmayan olumsuz iddialar... Akılda kalan bunlar oluyor maalesef. Personelimizin yemek giderleri, bütçe kaleminde 'kâr amacı gütmeyen kuruluşlara transfer olarak görünüyor.' Bunun doğrusunu bildikleri halde sanki bir yerlere bağışta bulunmuş gibi kullanmaya kalkıyorlar. Alnının teriyle görev yapan memurların yemek ödemelerini bile kullanmaktan geri durmuyorlar." değerlendirmesini yaptı.&nbsp;</p><p>Şahin,&nbsp;"Diğer bir konu, RTÜK üyeleri 703 Nolu KHK ile en yüksek devlet memuruna denktir. Özlük hakları buna göre hesaplanır. Hukuki metinlerde açıkça geçen bu durumu görmezden gelerek zorunlu olarak ülkemizi temsil için gittiğimiz yurt dışı görevlerimizde ödenen (konaklama ve yemek bedeli) yolluklarımızın devleti zarara uğrattığını pervasızca dile getirebiliyorlar. Ne diyeyim, aziz milletimize havale ediyorum."&nbsp;ifadesini kullandı.&nbsp;</p><p>Üst Kurul'un İstanbul Gayrettepe'deki Bölge Temsilciliği hizmet binasındaki makam odasının özel tasarım mobilyalarla döşendiğine dair haberlerin anımsatıldığı Şahin, bu konuda şaşkınlık içerisinde olduğunu söyledi.</p><p>"Basındaki dostlarımızı yanlış yönlendirenler böylesi haberlere neden oluyor."&nbsp;diyen Şahin, aslında deprem raporu bulunan İstanbul'daki binanın yenilendiği bilgisini aktardı.</p><p>Başka bir kurumun çatısı altında<strong> (Rekabet Kurumu İstanbul Müdürlüğü) </strong>çalışma zorunluluğunu aştıklarını, RTÜK'ün aziz milletin vergilerle oluşturulan bütçesini çarçur etmeyeceğini anlatan Şahin,&nbsp;"Buna, vicdanımız da kültürümüz de yasalarımız da müsaade etmez. TOKİ tarafından bize teslim edilen binamız, bodrum dahil 9 katlı bina ve 1800 metrekare genişliktedir. Binanın tefrişatı için Kamu İhale Kurumu mevzuatı çerçevesinde ihaleye çıkıldı. Bütün bu alımlar mevzuata uygun bir şekilde gerçekleşmiştir. Bir kısım medyanın eski ve köhneleşmiş alışkanlıklarıyla ürettiği yalan haberlerinden ve karalama kampanyalarından artık vazgeçmelerini arzu ediyoruz."&nbsp;dedi.</p><p>RTÜK'ün isteğe bağlı yayınları denetleme yetkisine sahip olduğuna söyleyen Şahin, Netflix başta olmak üzere ulusal ve uluslararası bütün platformların düzenlemeye razı olduğunu, bu düzenlemeyi bütün dünyanın uyguladığını belirtti.</p><h3><strong>"Netflix son dönemde bütün uyarılarımızı dikkate aldı"</strong></h3><p>Türkiye'nin yayıncılık alanında yaptığı modern düzenlemelerle birçok Avrupa ülkesinden ileride olduğuna iddia eden Şahin, şunları kaydetti:</p><p>"Hep söylüyorum, Sayın Cumhurbaşkanımızın öngörüsü ve Cumhurbaşkanlığı sisteminin getirisidir bu. Hangi alanda yayıncılarımızın lehine bir düzenleme eksikliği varsa hemen talimat verilmiş ve gereğinin yapılması sağlanmıştır. Bu düzenlemelerle kendilerini çok ileride gören Batılı gelişmiş ülkeler geride bırakılmıştır. Müzakereyle kırmızı çizgilerimizi anlatıyoruz. Onlar da çoğunu kabul ediyor. Netflix son dönemde bütün uyarılarımızı dikkate aldı. Örneğin yetişkin içeriklerine PIN kodu istedik yerine getirdiler. Dünyada bir ilk. Bunları görmek lazım. Haklı taleplerimizi kabul etmediklerinde elimizdeki yaptırım gücünü devreye sokuyoruz. Bilinen adıyla 'Minnoşlar' yayını hakkındaki kararımız... Aldığımız kararla film Türkiye kataloğundan çıkarıldı. Yine 'sansürcü' ilan edildik ama dünyada bu filme tepkiler çığ gibi. Yapım Amerika'da dava edildi. Biz sorumluluğumuzun gereğini yaparak dünyadaki emsallerimizin önünde karar alabildik. Başka Üst Kurullar bunu yapamadı, kulaklarını tıkadılar. Gelişmeler gösterdi ki RTÜK doğrusunu yaptı ve arkasında durmaya devam ediyoruz.</p><h3><strong>"Amacımız üzüm yemek"</strong></h3><p>Kaçak yayın yapanı devlet uyarmaz mı? Kaçakçılık suç mu, suç. Kaçak herhangi bir üründe takip, uyarı gibi normalse lisanssız yayında neden anormal? RTÜK görevinin gereği uyarısını yaptı. Kuruluşun yurt dışındaki merkezine ulaşılarak gerekli yazışmalar yapıldı. Türkiye gibi genç nüfusa sahip bir ülkeden büyük paralar kazanan platform, hemen bizimle temasa geçti. Görüşmelerimiz devam ediyor. Amacımız üzüm yemek. 'Gelin Türkiye'de ofis açın, vergi verin, hukuki muhatap bulalım' diyoruz. Lisans süreci başladı. Onlar da sosyal medyada koparılan fırtınalara aldırmadan gelip yasal yükümlülükleri kabul ediyorlar. Olay bu kadar basit.</p><h3><strong>"Netflix ile ilişkilerimiz iyi"</strong></h3><p>Netflix ile ilişkilerimiz iyi. Son dönemde bütün uyarılarımızı dikkate aldılar. Nihayetinde ticari bir kuruluş. Türkiye'den kar ederken, regülasyon kurumuyla kötü olmak istemezler. Bizim onlardan milli ve manevi değerlerimize saygı ya da milli güvenliğe ilişkin taleplerimizin olması doğaldır. Bir kesim bunu maalesef sansür olarak algılıyor, esefle kınıyorum. Sansür, yayın öncesi denetimdir. Böyle bir denetimimiz yok. Biz, kurallar içinde hareket edin, diye telkinlerde bulunuyoruz. Bundan sonra da her platform için irtibatımız devam edecek. Nasıl ki diğer yayıncılarımızla ikili diyalogları sürdürüyorsak, isteğe bağlı yayıncılık yapan uluslararası platformlarla da görüşmeye devam edeceğiz. En basit tabirle belirtiyorum, kendilerine tavsiyelerimizin, uyarılarımızın olması normaldir.</p><h3><strong>"Benim ülkemde kimse 'yayıncılık' adı altında halkı kandıramaz, aldatamaz"</strong></h3><p>"Benim ülkemde kimse 'yayıncılık' adı altında halkı kandıramaz, aldatamaz. Çoğu uydu üzerinden yayın yapan televizyonlar sağlık beyanıyla sahte ürün, gıda ve ilaç pazarlıyor. Aleni dolandırıcılık. Kılıcımız onlara karşı çok keskin. Her hafta gündeme özellikle aldırıyorum. Ağır cezalar veriyoruz, vereceğiz de durana kadar. Durmazlarsa lisanslarını iptal ediyoruz. Ağır para cezaları ve yayın durdurmayla müeyyideleri başlatıyoruz. İşin ucu lisans iptaliyle kanal kapatmaya kadar gidiyor. Yasayı titizlikle uyguluyoruz."</p><p>Kasım ayından itibaren TBMM'de bütçe maratonunun başlayacağının hatırlatılması üzerine Şahin, milletin vekillerine sonsuz saygı duyduklarını ancak bürokrat olarak sınırlı cevap haklarına sahip oldukları bir ortamda, üzerlerine hakaretlerle gelinmesinin, kabul edilebilir olmadığını söyledi.</p><p><strong>Şahin şu ifadeleri kullandı:&nbsp;</strong></p><p>Geçen yıl bütçede, yalan yanlış bilgilerle adeta üzerimize yürüdüler. Malum, her kamu kurumu bir bakanlığa bağlı ya da ilgili. Kültür ve Turizm Bakanlığının ilişkili kuruluşu olarak görev yürütüyoruz. TBMM'de söz hakkı dolayısıyla Sayın Bakanımızda. Geçen yılki bütçe komisyonunda basında daha önce görev almış muhalefet partisinin genel başkan yardımcısı, gözümüzün içine baka baka tweetler paylaştı, 'RTÜK Başkanı plan bütçeyi terk etti' diye yazdı. Oysa karşısındayım. Sayın Bakanımız nezaketiyle gereken karşılığı verse de tatmin olmadan üzerimize çullanmaya devam ettiler.</p><p>TBMM'de basın toplantısı düzenleyen bir başka grup başkanvekili 'şarlatan, şaklaban' diye hakaret edebiliyor. Hukuk yoluyla hakkımızı arıyoruz. Bu sefer de 'Başkanım neden dava açtınız, bürokrat siyasiye dava açar mı?' diye serzenişte bulunuyorlar. Peki ya bürokrat insan değil mi? Onuru, gururu yok mu? Haksızlık karşısında susacak mı? Hakaretlere karşı suç duyurularında bulunduk, birçoğu dava haline geldi. Klavye başında aslan kesilen o hakaret sahipleri, bir anda bin tane özür diliyor. Hep söylüyorum, sosyal medya sınırsız hakaret alanı değildir. Hukuki mücadelemiz sonuna kadar devam edecek."</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Tuğba Ünal'dan ilk imza günü]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tugba-unaldan-ilk-imza-gunu-2526176304156-78ae-441b-8fbd-e2fee424e6942020-10-25T21:21:00+03:00Admin Tuğba Ünal'dan ilk imza günü

Tuğba Ünal'dan ilk imza günü

MAGAZİN

Admin
<p>DMC Müzik etiketiyle çıkan 'Kalbince' albümü kısa sürede sanatçının sevenlerinden büyük ilgi görürken, albümün ilk imza günü etkinliği önceki gün Antalya'da gerçekleşti.&nbsp;<br /><br /><strong>Tuğba Ünal</strong>'a CD imzalatmak ve fotoğraf çektirmek isteyenler, koronavirüs salgını nedeniyle etkinlik alanına tek tek alındı.&nbsp;<br /><br />İmza almaya gelenler arasında <strong>Tuğba Ünal</strong>'ın Polonyalı bir hayranı da vardı. Antalya’da tatil yapan ve sanatçıyla bir süre sohbet eden Polonyalı turist, <strong>"Ülkemde sizi çok seviyorlar, konsere bekliyoruz" </strong>deyince Ünal, şaşkınlığını gizleyemedi.&nbsp;</p><p>Ünal da 2021'de Avrupa turnesine çıkacağını söyledi.&nbsp;Güzel sanatçı, imza günü etkinliklerinin Türkiye'nin dört bir yanında devam edeceğini açıkladı.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Derbide zafer VakıfBank'ın]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/derbide-zafer-vakifbankin-25260eb5357e8-baab-4b51-8a72-27a198f922a32020-10-25T20:59:00+03:00Admin Derbide zafer VakıfBank'ın

Derbide zafer VakıfBank'ın

SPOR

Admin
<p>Üç FIVB Kulüpler Dünya Şampiyonası ve dört CEV Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuyla 'Türkiye'nin uluslararası alanda en çok kupa kazanan takımı' olan <strong>VakıfBank Kadın Voleybol Takımı, </strong>2020-2021 Misli.com Sultanlar Ligi'nin 11'inci haftasında Fenerbahçe OPET'i 25-21, 25-23 ve 25-20'lik setlerle 3-0 mağlup ederek, ligde dokuzda dokuz yaptı. VakıfBank Spor Sarayı'ndaki derbiye üç blok sayısıyla başlayan sarı-siyahlılar, teknik molaya 12-9 önde girdi. Mola dönüşü skorda 16-12 öne geçen VakıfBank, setin devamında 20-18 geriye düşmesine rağmen hücum performansıyla seti 25-21 aldı.</p><p>Karşılıklı sayılarla başlayan ikinci setin teknik molasını da 12-9 önde geçen sarı-siyahlılar, mola dönüşü oyuncudaki üstünlüğü sürdürerek seti 25-23 alarak karşılaşmada 2-0 öne geçti. Hücum sayılarıyla başladığı üçüncü sette teknik molaya 12-10 önde giren VakıfBank, seti 25-20 derbiyi de 3-0 kazanarak, ligdeki galibiyet serisini dokuz maça çıkardı. Ligde namağlup tek takım olan <strong>VakıfBank, </strong>Sultanlar Ligi'nin 12'nci haftasında 27 Ekim Salı günü derbide Eczacıbaşı VitrA'yla deplasmanda karşılaşacak.</p><p><strong>MAÇIN İSTATİSTİĞİ</strong></p><p><strong>VAKIFBANK-FENERBAHÇE OPET: 3-0</strong></p><p><strong>SALON:&nbsp;</strong>VakıfBank Spor Sarayı</p><p><strong>HAKEMLER:&nbsp;</strong>İlhami Şenyurt, Metin Korkut</p><p><strong>VAKIFBANK:</strong>&nbsp;Kübra 9, Maja 2, Gabi 7, Zehra 14, Haak 22, Meliha 6, Ayça (L), Michelle 2, Gözde 1, Cansu</p><p><strong>FENERBAHÇE OPET:&nbsp;</strong>Busa 9, Eda 10, Naz 2, Mihajlovic 5, Dicle 2, Vargas 13, Aylin (L), Cansu, Bahar, İpar 1, Ceren 1</p><p><strong>SETLER:</strong>&nbsp;25-21, 25-23, 25-20</p><p><strong>SÜRE:&nbsp;</strong>83 dakika (27', 27', 29')</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Tire’de maskesi olmayana af yok]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tirede-maskesi-olmayana-af-yok-25259cbd68e74-ff2e-4e0e-b4a8-fbac84672f5e2020-10-25T20:54:00+03:00Admin Tire’de maskesi olmayana af yok

Tire’de maskesi olmayana af yok

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Tire Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, </strong>önceki gün sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla <strong>Tire</strong>’deki koronavirüs vaka sayılarının rekor seviyeye ulaştığını duyurmuştu. Yaşanan artışın ardından polis mevcut denetimlerini sıklaştırdı ve ilçenin hemen her noktasında maske kontrolü yapmaya başladı. Denetimlerde maske kullanmadığı tespit edilen vatandaşlara 900 TL para ceza uygulanıyor. Polisin sıkı denetimlerinin sürecin sonuna kadar devam edeceği öğrenildi.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Milletvekili müsveddesi, haddini bil']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/milletvekili-musveddesi-haddini-bil-25258eaa08091-2a63-466e-aa00-0b42aa1504fe2020-10-25T20:27:00+03:00Admin 'Milletvekili müsveddesi, haddini bil'

'Milletvekili müsveddesi, haddini bil'

SİYASET

Admin
<p><strong>AK Parti Malatya İl Kongresinde konuşan Cumhurbaşkanı ve AK parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.</strong></p><p>Erdoğan, Hollandalı ırkçı milletvekili Wilders'in hakaret içerikli paylaşımına sert tepki göstererek, "Haddini bileceksin. Faşizm bizim kitabımızda yok. Faşizm sizin kitabınızda var" ifadelerini kullanırken, ABD'nin yaptırım tehdidine de, "Sen kiminle dans ettiğinin farkında değilsin. Geç kalma yaptırımlarını yap" sözleriyle karşılık verdi.</p><p><strong>Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:&nbsp;</strong></p><p>"Malatya Battal Gazilerin tarih yazdığı şehir. Alparslan'ın gazilerine yoldaş olan; atlarına su, gönüllerine huzur veren şehir. Selçuklu'nun mührünü taşıyan, Yavuz Sultan Selim'le birlik olan şehir. İbn-i Arabilere, Sadreddin Konevilere alevden gönül gibi coğrafyamızı irfanla sulayan nice alimlere kucak açan şehir."</p><p><strong>"446 KONUT VATANDAŞA TESLİM EDİLİYOR"</strong></p><p>"Bugün 446 konutu vatandaşlarımıza teslim ediyoruz, kalan konutlar da etaplar halinde teslim edilecek. Elazığ'da ve Malatya'da 9 ay gibi kısa bir sürede vatandaşımıza konutları teslim hale getiren bakanlığımızı ve yüklenici firmayı şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum. Depremin yıldönümünde konut inşasını tamamlamış olacağız."</p><p><strong>"MİLLETİMİZE SAVAŞ AÇANLAR DIŞARIDAN DESTEK ALDI"</strong></p><p>"Türkiye'nin demokrasi ve kalkınma mücadelesi uzun ve meşakkatli bir süreci ifade eder. Bir yanda halka rağmen halkçılık, bir diğer yanda güya halkının yanında olduğunu ifade ederken halkının duygularını sömürenler. Milletimizin değerlerine savaş açanlar, darbeler ve ekonomik krizlerle dışarıdan destek aldı."</p><p><strong>HOLLANDALI WILDERS'E TEPKİ: HADDİNİ BİL</strong></p><p>"Fransa'nın başındaki zat, yatıyor, kalkıyor Erdoğan'la uğraşıyor. Sen önce kendin nerede olduğuna bak. Bu bir vaka. Kontrolden geçmesi lazım. Bir de Hollanda'da milletvekili müsveddesi var. O da kalkmış bizimle ilgili bir şeyler yapıyor. Haddini bil. Kiminle yol yürüdüğünü hiç hesap ettin mi? Haddini bileceksin. Faşizm bizim kitabımızda yok. Faşizm sizin kitabınızda var. Faşizmi Almanya'da yaşadık, İtalya'da yaşadık, siz onlarla beraber yol yürüdünüz. Ama bizim kitabımızda sosyal adalet var. Ve biz sosyal adaletle yol yürüyoruz. Biz bu yolda yeri geliyor bir avuç ekmeği fakir fukarayla paylaşmasını biliyoruz."</p><p><strong>"OYUNU BOZDUK DİYE BİZİ HEDEF TAHTASINA KOYDULAR"</strong></p><p>"Dünyayı yaşanmaz hale getiren güçler oyunlarını bozduğumuz için bizi hedef tahtasına koydu. Fırat'ın doğusunda terör devleti kurma hazırlıkları var. Biz, meşru hükümetin davetiyle Libya'dayız. Suriye halkının davetiyle oradayız. İlla zalim Esed'in davetini beklememize gerek yok."</p><p><strong>"BİZ KABİLE DEVLETİ DEĞİL TÜRKİYE'YİZ"</strong></p><p>"Çıkıp Aliyev kardeşime, 'Biz sizin yanınızda kimin olduğunu biliyoruz, Erdoğan var. Biz gerekirse Türkiye'ye de yaptırım uygularız' diyorlar. Sen kimle dans ettiğinin farkında değilsin. Geç kalma yaptırımlarını yap. Biz kabile devleti değiliz, biz Türkiye'yiz."</p><p><strong>"SİHA'LARIMIZ DÜNYADA ÖRNEK KONUMDA"</strong></p><p>"Biz sizden (ABD) yıllar önce İHA'ları istedik. Vermediler. Oğul o zaman vardı. En sonunda dayanamadı dedi ki: Hiç olmazsa iki ay kullanmak üzere İHA'lardan verelim. Fakat bu ne yaptı, bizi ev sahibi yaptı. Şimdi bırakın İHA'yı, SİHA'larımız var. Ve bu SİHA'larımız şu anda dünyada örnek konumda. Bazı ülkeler SİHA konusunda önümüzü kesmeye çalışıyor. Ben İHA'yı da SİHA'yı da Akıncı'ya da yapmaya muvaffak olan grubumuzu özellikle şahsım, milletim adına tebrik ediyorum."</p><p><strong>"AVRUPA'DA İSLAM DÜŞMANLIĞINI İFŞA ETTİĞİMİZ İÇİN HEDEF OLDUK"</strong></p><p>"Avrupa'da yükselen ırkçılığı ve İslam düşmanlığını ifşa ettiğimiz için hedef haline getirildik. Daha önce dünyanın dört bir yanında mazlumların yanında yer aldığımızda da benzer saldırılara uğramıştık. Bizim tek gayemiz, inancımız ve tarihimizin bize yüklediği sorumlulukları hakkıyla yerine getirmekti. Bugüne kadar terörle mücadeleden sınır ötesi harekatlara kadar hiçbir konuda milletimizin başını yere eğdirecek bir yanlışımız olmadı."</p><p><strong>WİLDERS'TEN ERDOĞAN HAKKINDA ÇİRKİN PAYLAŞIM</strong></p><p>Hollanda'da Türkiye ve İslam düşmanlığıyla tanınan aşırı sağcı PVV partisinin başkanı Geert Wilders, Cumhurbaşkanı Erdoğan için 'terörist' ifadesi kullanarak aşağılayıcı bir karikatür paylaşarak tepki çekti.</p><p><img alt="wild.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/25/wild.jpg" style="height:504px; width:541px" /></p><p><strong>TWITTER GEÇİCİ OLARAK HESABINI DONDURMUŞTU</strong></p><p>Twitter, geçen yıl ırkçı söylemleriyle gündeme gelen Hollandalı siyasetçi Geert Wilders’in hesabının, nefret içerikli paylaşımlarda bulunduğu gerekçesiyle&nbsp;askıya alındığını açıklamıştı.</p><p><img alt="0x0-son-dakika-irkci-lider-wilders-baskan-erdogan-ve-islama-saldirdi-ortalik-karisti-1603607416074.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/25/0x0-son-dakika-irkci-lider-wilders-baskan-erdogan-ve-islama-saldirdi-ortalik-karisti-1603607416074.jpg" style="height:400px; width:600px" /></p><p><strong>WILDERS: ERDOĞAN'I SEVENLER BU ÜLKEDEN DEFOLUP GİTSİN</strong></p><p>Hollandalı milletvekili Geert &nbsp;Wilders 2018'de yine Türkiye düşmanlığı yaparak<strong> "Erdoğan sevicileri hemen defolsun gitsin"</strong> ifadelerini kullanmıştı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ağır hasta sayısında korkutan artış]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/agir-hasta-sayisinda-korkutan-artis-252572981a9f1-278a-4197-8020-cdb13358bfe12020-10-25T20:08:00+03:00Admin Ağır hasta sayısında korkutan artış

Ağır hasta sayısında korkutan artış

SİYASET

Admin
<p><strong>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca</strong> koronavirüs (corona virüs salgını nedeniyle yaşanan yeni can kaybını ve hasta sayısını açıkladı. 25 Ekim tablosuna&nbsp;göre son 24 saatte 72 kişi koronadan hayatını kaybetti, toplam can kaybı 9 bin 799’a yükseldi.</p><p>Bugün toplam 112 bin 215 test yapılırken, 2 bin 17 yeni vaka tanısı konuldu. Toplam vaka sayısı 361 bin 801 oldu.</p><p>Bugün iyileşen bin 297 kişiyle birlikte toplam iyileşen toplam hasta sayısı 314 bin 390’a yükseldi.</p><p>Toplam hastalarda zatürre oranının yüzde 5,6, toplam ağır hasta sayısının ise bin 744 olduğu açıklandı.</p><p>Türkiye genelinde yatak doluluk oranı yüzde 48.1, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 65.2 ve ventilatör doluluk oranı yüzde 32.1 olarak duyuruldu.</p><p><img alt="tablo25.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/25/tablo25.jpg" style="height:617px; width:1200px" /></p><p><strong>"BU GİDİŞATI DEĞİŞTİRMEK ELİMİZDE"</strong></p><p>Sosyal medya hesabından güncel verilere ilişkin açıklama yapan Bakan Koca, şu ifadeleri kullandı:</p><p>Bugün tespit edilen 2.017 yeni hasta var. Ağır hasta sayımız ve aktif hasta sayımız artmaya devam ediyor.</p><p>Bu gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Mücadeleyi bize kazandıracak olan birbirimizin hakkına saygı duymak ve tedbirlere birlikte uymaktır.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Lee Kun-hee hayatını kaybetti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/lee-kun-hee-hayatini-kaybetti-252567cb7a317-b365-4deb-abf5-fc4f3dfc2f7b2020-10-25T19:57:00+03:00Admin Lee Kun-hee hayatını kaybetti

Lee Kun-hee hayatını kaybetti

TEKNOLOJİ

Admin
<p><strong>Lee Kun-Hee</strong>'nin oğlu ve Samsung'un fiili yöneticisi<strong> Lee Jae-yong, </strong>gazetecilere yaptığı açıklamada, rahatsızlığı nedeniye 2014'ten bu yana tedavi gören babasının bugün hayata gözlerini yumduğunu söyledi.</p><p>Ülkenin teknoloji devi Samsung'a 1968'de giren ve 1987'de yönetim kurulu başkanlığını babası Lee Byung-chul'dan devralan Lee, şirketin dünyanın en başarılı elektronik firmalarından biri olmasını sağladı.</p><p><strong>Şirket, Lee'nin yönetiminde Fortune dergisinin 2007'deki Dünyanın En Büyük 100 Şirketi listesine girmeyi başardı.</strong></p><p>2008'de vergi ödememek için savcı, hakim ve siyasetçilere "rüşvet fonundan ödeme yaptığı" iddiasıyla gündeme gelen Lee, hakkında açılan soruşturmada "rüşvet fonu" kurduğunu itiraf etmiş, şirketteki görevinden de ayrılmıştı.</p><p>Aynı yıl temmuz ayında Seul Bölge Mahkemesince yargılanan Lee, hakkındaki finansal usulsüzlük ve vergi kaçırma suçlamalarını kabul etti. Lee, 3 yıl hapis ve 98 milyon dolar para cezasına çarptırıldı.</p><p>Lee, Güney Kore Cumhurbaşkanı <strong>Lee Myung-bak</strong>'ın özel af çıkarmasının ardından Aralık 2009'da beraat etti.</p><p>2010'da şirketin yönetim kurulu üyeliğine dönen Lee Kun-Hee, 2014'te geçirdiği kalp krizi nedeniyle hastaneye kaldırıldı.</p><p>Lee Jae-yong, o günden bu yana babasına vekalet ediyordu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Basın müdürlüğünden Kaymakamlığa]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/basin-mudurlugunden-kaymakamliga-25255e38ae351-15e0-4b4f-8477-ce68bb0127ee2020-10-24T22:47:00+03:00Dursun Boran Basın müdürlüğünden Kaymakamlığa

Basın müdürlüğünden Kaymakamlığa

GÜNCEL

Dursun Boran
<p>Enez’in&nbsp; deniz kıyısında 30 km sahil şeridi var. Sahil bölgesi&nbsp;hızla büyümekte, yabancılara da açılmasıyla büyük ilgi görmekte. Bu güzel tatil beldesine daha çok tanıtım, yatırım yapılmalı ki, Turist ve turizm geliri artsın. Devlet para kazansın.</p><p>İlçenin genç kaymakamı GÖKTAŞ, 24 saat projeleri devreye sokmak, yolları asfaltlamak, yatırımcılara destek vermek için çalışıyor.</p><p><span style="color:#FF0000"><strong>Star TV E. Haber Müdürü Dursun BORAN</strong></span> ‘ın haberine göre, Halkla ilişkiler ve basın müdür vekilliğinden Kaymakamlığa kadar yükselen, genç bürokratın yakın daki Valilik kararnamesinde il Valisi olması bekleniyor.</p><p><br /><span style="color:#2F4F4F"><strong>Şükrü Alperen GÖKTAŞ Kimdir ?</strong></span></p><p>9 Mayıs 1988 tarihinde Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Kastamonu’da tamamladıktan sonra 2012 yılında Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü’nden mezun oldu.</p><p>2013 – 2015 yılları arasında İl Planlama Uzman Yardımcısı, 2015 -2018 yılları arasında da İl Planlama Uzmanı olarak Kastamonu Valiliği Özel Kalem Müdürlüğü’nde görev yaptı. Belirli dönemlerde Özel Kalem Müdür Vekilliği, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdür Vekilliği ve İl Planlama ve Koordinasyon Müdür Vekilliği görevlerini yürüttü.</p><p>Ahmet Yesevi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde yüksek lisansını tamamladı. “2002 – 2015 yılları arasında Türkiye’de gerçekleşen Genel Seçimlerdeki Seçmen Davranışları” konulu tez çalışmasını tamamladı.</p><p>2018 yılında Kastamonu Valiliği Kaymakam Adayı olarak Mülki İdare Amirliği Mesleğine intisap etti. Kastamonu ilinde Valilik Stajını, Zonguldak ili Çaycuma ilçesinde Refiklik Stajını tamamladı.</p><p>Kastamonu’nun Cide ve Bartın’ın Ulus ilçelerinde Kaymakam Vekilliği görevlerinde bulunduktan sonra Uşak ilinde Mülkiye Teftiş Stajını tamamladı. 2019 – 2020 yılları arasında İngiltere\Sheffield Üniversitesi’nde yabancı dil eğitimi aldı. Yurt dışı eğitimi akabinde “E-demokrasi ve Uygulamaları” konulu Kaymakam Adaylığı tez çalışmasını tamamladı.</p><div><h2><em><span style="color:#FF0000">&nbsp;Enez Hakkında</span></em></h2></div><p>İlçe merkezi, ilk çağda bir Yunan sömürge yeri olarak kurulmuştur. Adı, bir Yunan Prensinin (Eneyaz’ın) isminden gelir. Traklar, pazar köyünü büyütmüşlerdi. Enez Kasabası, büyük İskender İmparatorluğu döneminde daha büyüdü. Büyük Roma İmparatorluğu zamanında, zengin bir liman şehri oldu.</p><p>Orta çağda, Bizans İmparatorluğuna bağlıydı. Bir Bizans Prensesinin çeyizi olarak Cenevizlilere verildi. Cenevizlilerin burada kurduğu Derebeylik, 14.yüzyılda Osmanlı üstünlüğünü tanımıştı. 15.yüzyılda genişleyip Semadirek ve İmroz adalarını kapsadı. İstanbul alındığında, Trakya’da alınmadık yer olarak sadece Enez kalmıştı. 1456’da karadan ve denizden kuşatıldı. Zamanın derebeyi kaçmıştı. Enez, savaşsız teslim oldu. Osmanlı filo komutanı Yunus Kaptan, Taşoz ve Limni Adalarını da aldı. Ünlü gezgin Evliya Çelebi 17.yüzyılda, Enez’i gelişmiş bir liman kenti olarak görmüştü. İlçe 19.yüzyılın I. ve II. yarılarında, iki kez Rusların eline geçti.</p><p>Birinci Balkan Savaşından sonra Bulgarlar ve Birinci Dünya Savaşı ertesinde Yunanlılar tarafından alındı. İki yıl kadar Yunan yönetiminde kalan Enez, 23 Kasım 1922 tarihinde kurtarıldı. 1926 yılında Keşan’ın bir bucağıydı. 1953 yılında ilçe oldu.</p><p>Enez ilçesi, ilimizin güney batı köşesindedir. Doğusunda Keşan ilçesi, batısında Ege Denizi, kuzeyinde Yunanistan ve İpsala ilçeleri, güneyinde Saroz Körfezi bulunur.&nbsp;<br />Tek dağı, Çandır (Çan Hıdır) Dağı'dır. Bunun yükseltisi 400 metreye yakındır. İlçenin doğu yarısı, Saroz Körfezi kuzeyinde uzanan Pelin Yaylası üzerindedir. Bu yaylanın yükseltisi 50 ile 150 metre arasında değişir. Doğusundaki geniş vadi tabanı, Enez ve Yenice Ovası adıyla anılır. İlçenin tek nehri, Meriç’tir. Platin, Gökgür, Ayana, İncirlidere adlı dereleri vardır. Doğal gölleri Çeltik, Dalyan, Küçük Tuzla, Bücürmene ve Taşaltı’dır.<br />İlçe, Akdeniz ikliminin Marmara Tipi alanındadır. Rüzgarlar, daha çok kuzey yönlerden ve orta şiddette eser. Yazlar sıcak ve epey kurak, kışlar serin ve yağışlı geçer. İlçe, yağış bakımından yarı nemlidir. Doğal bitki örtüsü kuru ormandır.</p><p>Denize bakan yamaçların örtüsü maki’dir. Maki, bodur ağaçlar ve kurakçıl otlardan oluşmuştur. Bu katkılı bir makidir. Karadeniz iklimine özgü bitkilerle karışıktır. Ormanların ortadan kaldırıldığı yerlerde Bozkır oluşmuştur. Bozkır, tarla ve otlak olarak kullanılır. İlçenin üçte birini kaplar.<br />Eskiçağda Ainos adını taşıyan Enez, Ege Denizinin kuzey sahilinde ve Meriç (antik Hebros) nehrinin denize döküldüğü sahada, denizden 25 metre yükseklikte, orta miyosen devrine ait sarp, kalker bir yarımadanın üzerinde kurulmuş çok eski ve tarihi bir şehirdir.<br />Enez doğusunda Keşan, batısında Yunanistan, kuzeyinde İpsala, güneyinde Ege denizi ile çevrilidir. Arazinin 1/3’ü ormanlıktır. Yüzölçümü 458 km2 olup, İl merkezine olan uzaklığı 172 km.’dir.</p><p><br /><a href="http://www.enez.gov.tr/">http://www.enez.gov.tr/</a></p><p>Resim de Enez kaymakamı görülüyor.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Marmaray gazetecilere parasız olsun]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/marmaray-gazetecilere-parasiz-olsun-2525466516fc7-c05c-44a0-9d1a-b3fb9a2d1e2b2020-10-24T21:17:00+03:00Dursun Boran Marmaray gazetecilere parasız olsun

Marmaray gazetecilere parasız olsun

GÜNCEL

Dursun Boran
<p>Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD nın bunun için yeni genelge yayınlaması isteniyor.<strong> TCDD </strong>E. Genel Müdürü e Akp Erzincan Milletvekili Süleyman Karaman’a watsapdan yazan gazeteciler, kaynak ve zarardan bahsetmemek çünkü, yılda birkaç defa dini, milli bayramlarda Marmaray parasız oluyor.</p><p><span style="color:#B22222"><strong>SURİYELİ MÜLTECİLERE 5 MİLYAR DOLAR HARCANDI.</strong></span></p><p>Devlet zarar etmez. Önce kendi kaynaklarını vatandaşlarına harcamalı. Son 4 yılda Suriye iç savaşından kaöan Türkiye ye gelen müştecilere 5 milyar TL harcandı. Demek kaynak var.</p><p><span style="color:#008080"><strong>TBMM DE PKK LI DENEN HDP MİLLETVEKİLLERİNE 1 MİLYAR DOLAR ÖDENİYOR.</strong></span></p><p>TBMM de HDP ye milyonlarca dolar hazine yardımı veriliyor. PKK lı hain denen onlarca milletvekiline, her milletvekilinin 3 elemanına ( danışman, şöför, sekreter) maaş, telefon, benzin vs ödemeler için her yıl 1 milyar dolar civarında senelerdir para ödeniyor. Demek kaynak var.</p><p><span style="color:#0000FF"><strong>Marmaray Genel Müdürü Veysi Alçınsu</strong></span> ve <strong>Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu</strong> ile konuya dair bazı gazeteci milletvekilleri görüşecek.</p><p>&nbsp;</p><p><span style="color:#FF0000"><strong>MARMARAY HAKKINDA</strong></span></p><p>Dünyadaki en önemli projelerden biri olan Marmaray Projesi, İstanbul’un şehir&nbsp;yaşantısını sağlıklı olarak sürdürebilmesi, kentlilere çağdaş bir kent yaşam ve kentsel ulaşım imkânları sunulabilmesi, kentin doğal tarihi özelliklerinin korunabilmesi için tasarlanmış, elektrik enerjisi kullanarak çevreyi kirletmeyen yüksek kapasitesiyle ihtiyaçlara göre dizayn edilmiş bir demiryolu projesidir.<br /><br />Gebze-Halkalı Banliyö Hatlarının İyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi (Marmaray) Projesi, Avrupa yakasında bulunan Halkalı ile Asya yakasında bulunan Gebze ilçelerini kesintisiz, modern ve yüksek kapasiteli banliyö demiryolu sistemiyle birbirine bağlamak amacıyla yapılmıştır.</p><p>Marmaray, Haydarpaşa-Gebze ve Sirkeci-Halkalı banliyo hatlarının iyileştirilmesi ve Marmaray Tüneli ile birbirine bağlanması ile hayata geçirilmiştir.</p><p>İkinci etabın 12 Mart 2019 tarihinde tamamlanmasıyla 76,6 km uzunluğundaki hat 43 istasyonla hizmet vermektedir.</p><p>Marmaray, 60,46 metre derinliği ile raylı sistemler tarafından kullanılan dünyanın en derin batırma tüp tüneline sahiptir.</p><p>Gebze-Ayrılık Çeşmesi ve Halkalı-Kazlıçeşme arasındaki hat sayısı 3, Ayrılık Çeşmesi-Kazlıçeşme arasındaki hat sayısı 2’dir. Güzergâh boyunca çeşitli bölgelerde barınma hatları tesis edilmiştir. Gebze, Pendik, Bostancı, Söğütlüçeşme, Bakırköy ve Halkalı istasyonlarında YHT ve anahat trenlerine hizmet verilmektedir. Ayrıca metro, metrobüs, şehirhatları vapurları ve tramvaylarla çeşitli istasyonlarda bağlantıları bulunmaktadır. <strong>(HABER: dursunboran@hotmail.com )</strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Mahkeme karara uymalıdır']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/mahkeme-karara-uymalidir-25253fc0fc714-d7c3-4feb-af0c-8ec6957f232b2020-10-24T16:11:00+03:00Admin 'Mahkeme karara uymalıdır'

'Mahkeme karara uymalıdır'

SİYASET

Admin
<p><strong>TBMM Başkanı Mustafa&nbsp;Şentop,</strong>&nbsp;İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin&nbsp;Enis Berberoğlu kararını değerlendirdi.&nbsp;AYM’nin&nbsp;kararına uyması gerektiğini belirten&nbsp;Şentop, “Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verdi. Bu ihlal kararı da bağlayıcıdır” dedi.&nbsp;</p><p><strong>"AYM KARARIYLA AYNI YERDEYİM"</strong></p><p>TBMM Başkanı&nbsp;Şentop, NTV canlı yayınında Enis Berberoğlu’na ilişkin verilen karar için, “Bir hukuki süreci hukuki zeminden bütünüyle alıp bir siyasi zemine çektiğiniz zaman tartışmalar sağlıklı yürümüyor. Sağlıklı sonuçlar ortaya çıkmıyor. Hukuki zemini bütünüyle kaybetmeden bu değerlendirmeler yapılmamalıdır” ifadelerini kullandı.&nbsp;&nbsp;</p><p>Dokunulmazlıkların kaldırıldığı dönemde Anayasa Komisyonu başkanı olduğunu hatırlatan&nbsp;Şentop, orada da görüşümü net olarak ifade ettiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:&nbsp;&nbsp;</p><p>Dokunulmazlıklar dönemlerle ilişkilidir. Tabiri caizse her dönemin bir dokunulmazlığı vardır.&nbsp;</p><p>26. dönemin dokunulmazlığı ayrı bir dokunulmazlıktır. Seçim olduktan sonra yeni bir dönem başladığında 27. dönem dokunulmazlığı ayrı bir dokunulmazlıktır.&nbsp;</p><p>Yeni bir seçim yeni bir dokunulmazlık kazandırır. Yargıtay kararını verdikten sonra görüşümü açıklamış değilim, ondan önce açıklamıştım.&nbsp;</p><p>Yargıtay’ın yaptığı değerlendirmeyi 16. Ceza Dairesi’nin değerlendirmesinden farklıydı benim görüşüm. Bu görüşümü daha sonra da değiştirmedim.&nbsp;</p><p>“AYM kararıyla benzer, paralel bir yerde mi duruyorsunuz?” sorusuna “Evet” yanıtını veren&nbsp;Şentop, “Anayasa hukukçularının değerlendirmeleri bu anlamda pek farklı değil. Anayasa hukukçusu olmayan hukukçu arkadaşların yorumlarında farklılıklar var” ifadelerini kullandı.&nbsp;</p><p><strong>“İLGİLİ MAHKEME BU KARARA UYMALI”&nbsp;</strong></p><p>“Yargıtay’ın kararı sonuç itibarıyla bir mahkeme kararıdır. Bir süreçteki yargılamayı kesinleştiren karardır. Kesin hükümdür. Kesin hüküm bağlayıcıdır. Meclis başkanı olarak veya normal bir vatandaş olarak ben farklı düşünüyorum Yargıtay’dan veya bir mahkemeden, dolayısıyla ben bu kararı uygulamam’ demem mümkün değil” diye devam eden&nbsp;Şentop,&nbsp;AYM’nin&nbsp;bağlayıcılığının hatırlatılması üzerine şöyle konuştu:&nbsp;</p><p>Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verdi. Bu ihlal kararı da bağlayıcıdır. Onun nasıl uygulanacağına dair bir kanun var.&nbsp;</p><p>AYM’nin&nbsp;kararının eleştirilebilecek yönleri var. Sonuçta&nbsp;AYM’nin&nbsp;kararı da Yargıtay’ın kararı gibi bir karar. Bu karar da bağlayıcı bir karardır. Bu karara muhatapların uyması gerekir.&nbsp;</p><p>Bence ilgili mahkeme bu karara uymalıdır.&nbsp;AYM’nin&nbsp;kararını yorumlanması, değerlendirilmesi, bozulması gibi bir müessese yok bizim hukuk sistemimizde.&nbsp;</p><p>Mahkemeler yanlış karar verebilir. Bu süreç içerisinde ben işin rayına oturacağını, mevzuata uygun şekilde sonuca bağlanacağını düşünüyorum.&nbsp;</p><p><strong>NE OLMUŞTU?&nbsp;</strong></p><p>Anayasa Mahkemesi, milletvekilliği düşürülen Enis Berberoğlu ile ilgili “hak ihlali” kararı vermişti. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi de Anayasa Mahkemesi’nin kararının “yerindelik denetimi kapsamında kaldığı” gerekçesiyle yeniden yargılamaya yer olmadığına karar vermişti.&nbsp;</p><p>Ağır Ceza Mahkemesi kararında Anayasa Mahkemesi’nin&nbsp;Kuruluşu&nbsp;ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunu’na atıf yaparak şu ifadeler kullanılmıştı:&nbsp;</p><p>Anayasa Mahkemesi esas inceleme sonunda&nbsp;başvurucunun&nbsp;hakkının ihlal&nbsp;edildiğine&nbsp;ya da&nbsp;edilmediğine&nbsp;karar verilir.&nbsp;</p><p>İhlal&nbsp;kararı verilmesi halinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve&nbsp;işlem&nbsp;niteliğinde&nbsp;karar verilemez.&nbsp;</p><p><strong>DOSYA YENİDEN 14. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NE GÖNDERİLDİ&nbsp;</strong></p><p>Enis Berberoğlu’nun İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen yeniden yargılanmasına yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itiraz hakkında İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi de karar vermişti.&nbsp;</p><p>Mahkeme itiraza ilişkin yaptığı değerlendirmede, “karar verilmesine yer olmadığına” hükmetmişti. Dosya yeniden 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Sayaçlara muayene ücreti geliyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sayaclara-muayene-ucreti-geliyor-2525235edbb0a-b6ca-4135-9ed4-e871847614042020-10-24T15:47:00+03:00Admin Sayaçlara muayene ücreti geliyor

Sayaçlara muayene ücreti geliyor

GÜNCEL

Admin
<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan kararla, bugüne kadar devlet eliyle yürütülen elektrik, su ve doğal gaz başta olmak üzere tüm sayaçların periyodik muayene işleri özel sektöre devredilecek.</p><p><strong>MUAYENE İÇİN ÜCRET ALINACAK</strong></p><p>Sözcü'den Erdoğan Süzer'in haberine göre; Özelleştirme sonrası tıpkı araç muayene istasyonlarında olduğu gibi muayene ücretleri artacak, vatandaşın elektrik, su ve doğal gaz faturaları kabaracak.&nbsp;</p><p><strong>ÖZELLEŞTİRMELER EN GEÇ 2025'E KADAR TAMAMLANACAK</strong></p><p>Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, Ölçüler ve Ayar Kanunu kapsamındaki periyodik muayene hizmetleri özelleştirme kapsam ve programına alındı. Karara göre, halen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan tüm ölçü aletlerinin belirli sürelerle yapılması zorunlu olan muayeneleri, özelleştirme ihalesini kazanan şirkete verilecek.&nbsp;</p><p>Özelleştirme işlemleri en geç 2025 yılı sonuna kadar tamamlanacak. Sayaçlardaki kamu muayene yetkisinin özel sektöre devri, tıpkı daha önce devletten alınıp özel sektöre verilen araç muayene istasyonları gibi vatandaşa ek yük getirecek.&nbsp;</p><p><strong>VATANDAŞIN HABERİ YOK</strong></p><p>Öte yandan, süresi gelen elektrik, doğal gaz ve su sayaçları sökülerek Sanayi Bakanlığı'nın ilgili birimlerine götürülüyor. Ancak bu işlemi vatandaş kendisi yapmadığı için sayaçların muayene sürecinden vatandaşın haberi dahi olmuyor. Kararda şimdilik sadece periyodik muayene işlemlerinin şirketlere verileceği belirtiliyor. Ancak ileride ilk muayene, ani muayene, şikayet muayenesi ve stok muayenesinin de özelleştirilebileceği ifade ediliyor.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['İktidara serbest bize yasak']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/iktidara-serbest-bize-yasak-252517cc5fdb2-bebc-4345-95b0-8afc03a3b9402020-10-24T15:29:00+03:00Admin 'İktidara serbest bize yasak'

'İktidara serbest bize yasak'

SİYASET

Admin
<p><strong>DEVA Partisi lideri Ali Babacan,</strong> partisinin Malatya 1. Oloğan Kongresi'nde konuştu.&nbsp;</p><p>Babacan, partisi için Malatya'da hazırlanan afiş ve billboardlarının&nbsp;söküldüğünü belirterek "Anons çalışması yapılıyordu, gürültü kirliliği yapıyorsunuz diyerek engellediler. İktidar partisinin anonslarına ise ses yok. Sözleşmeleri yapılmış tanıtım çalışmaları son dakika iptal ediliyor. Fark ne biliyor musunuz? Bir partinin genel başkanının aynı zamanda Cumhurbaşkanı olması. Sistem sorunu var. Hukuk devletinde böyle bir şey olur mu? Bir sözleşme hukuku varsa bunun çiğnenmesi lazım" dedi.&nbsp;</p><p><strong>ÇİFTE STANDARDA SERT SÖZLER</strong></p><p>Başkanlık sisteminin sorunlarına işaret eden Babacan <strong>"Tarafsızlık üzerine yemin etmiş bir devlet başkanı bunları yapamaz. Türkiye demokrasisine daha fazla zarar vermeye kimsenin hakkı yoktur. Herkes hukuka bağlı olmak zorundadır. Aksi halde bu ülkede istikrardan bahsedilemez. Bu ülkede yatırımlardan bahsedilemez" </strong>diye konuştu.&nbsp;</p><p>Babacan'ın konuşmasında öne çıkanlar şöyle:&nbsp;</p><p><strong>ADALETSİZLİĞİ KONUŞUYORLAR</strong></p><p>28 Şubat’ta hor görülen kesimler, aynı adaletsizliklerin başkaları tarafından yaşanmasını istemediler. O adil insanların aile meclislerinde, mahalle kahvelerinde, komşularıyla baş başa verdiklerinde bunları konuştuklarını biliyorum.</p><p><strong>BİLBOARDLARIMIZ SÖKÜLDÜ</strong></p><p>Malatya kongremizin hazırlıkları engellendi. Pankartlarımızı indirildi, bilboardlarımız söküldü, LED yayınları durduruldu. Bunu yapanlar kimden güç aldı? Kendi seslerinden başkasının sesini duymak istemiyorlar.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['NATO'dan uzaklaşmıyoruz']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/natodan-uzaklasmiyoruz-25250f0d427c5-f508-43a4-87c5-4e3e58ccd7212020-10-24T15:21:00+03:00Admin 'NATO'dan uzaklaşmıyoruz'

'NATO'dan uzaklaşmıyoruz'

SİYASET

Admin
<h4><strong>&nbsp;Milli Savunma Bakanı&nbsp;Akar, </strong>Kadir Has Stadyumu'nda AK Parti Kayseri 7. Olağan İl Kongresi'nde konuştu.&nbsp;</h4><h4>Akar şunları kaydetti: "Tedarik ettiğimiz sistemin kontrol ve hazırlıklarına planlandığı şekilde devam ediyoruz.&nbsp;Bu sistemin tedariki, deneme ve sistem kontrolleri Türkiye için <strong>NATO</strong>’dan uzaklaşmak anlamına gelmemektedir."</h4><h4>Ermenistan'ın kanlı saldırıları ile ilgili Akar "Uluslararası kurumlar kalıcı barış ve istikrarın Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan'ın öz topraklarından çekilmesiyle sağlanacağını anlamalı" diye konuştu.&nbsp;</h4><h4><strong>ERDOĞAN'DAN S-400 AÇIKLAMASI</strong></h4><h4>Cuma çıkışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan da&nbsp;&nbsp;"S400'lerin&nbsp;Sinop'ta test edildiğine ilişkin bilgiler var. Konuya ilişkin değerlendirmeniz nedir?" şeklindeki&nbsp;soruya&nbsp;"Bu testler doğrudur yapıldı, yapılıyor ve Amerika'nın bu yaklaşımı kesinlikle bizi bağlamaz. Çünkü biz elimizdeki bu tür imkanların testini yapmayacağız da neyi yapacağız? Herhalde bunu da biz kalkıp Amerika'ya&nbsp;soracak değiliz. Dolayısıyla biz&nbsp;sadece&nbsp;S-400&nbsp;değil, bunun dışında birçok hafif, orta, ağır&nbsp;silahlar bunların içinde Amerika'dan aldığımız birçok&nbsp;silahlar da var, bunların da testlerini yapıyoruz.</h4><h4>Bundan&nbsp;sonra da yine aynı şekilde yapmaya devam edeceğiz. Bu arada tabii&nbsp;Yunanistan'ın elinde&nbsp;S-300'ler var. Bırakın testleri, kullanıyor. Oraya böyle bir şeyi Amerika&nbsp;soruyor mu veya&nbsp;söylüyor mu? Yok. Yani burada özellikle Rusya'ya ait bir&nbsp;silah olması demek ki bu beyefendileri rahatsız ediyor. Biz kararlıyız, yolumuza da aynı şekilde devam ediyoruz" cevabını verdi.&nbsp;</h4><h4>Pentagon Sözcüsü <strong>Jonathan Hoffman</strong> da "Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da teyit ettiği üzere Türkiye'nin 16 Ekim'de&nbsp;yaptığı&nbsp;S-400&nbsp;hava&nbsp;savunma&nbsp;sisteminin testini en güçlü şekilde kınıyor" açıklamasını yaptı.</h4><h4>&nbsp;</h4>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Grip aşısının gelmemesinin nedenini yazdı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/grip-asisinin-gelmemesinin-nedenini-yazdi-252498da90e5c-703d-4f00-8279-241bc2019e022020-10-24T14:28:00+03:00Admin Grip aşısının gelmemesinin nedenini yazdı

Grip aşısının gelmemesinin nedenini yazdı

MEDYA

Admin
<p>Sözcü yazarı <strong>Yılmaz Özdil</strong>, Türkiye'de yaşanan <strong>grip aşısı</strong> krizini yazdı, 2009'da yaşanan <strong>domuz gribi </strong>salgınını hatırlattı.</p><p>2009'daki salgında 43 milyon doz aşının ithal edildiğini söyleyen Özdil, Erdoğan'ın yaptığı "Aşı olmayacağım. Kendime göre araştırmalar yaptım, ailem de olmayacak" açıklamasının ardından milyonlarca aşının çöpe gittiğini yazdı.&nbsp;</p><p><strong>Özdil, "Niye yeterli miktarda grip aşısı temin edilmedi diye merak ediliyor. Güzel kardeşim… Grip aşısı olup olmamanız gerektiğini siz mi daha iyi bileceksiniz, asrın liderimiz mi?" </strong>diye sordu.</p><p><strong>Yılmaz Özdil'in Sözcü'deki yazısı şöyle:</strong></p><p><!-- Yeniçağ - İçerik İçi - 1 --></p><p>"Grip mevsimi geldi.</p><p>Grip aşısı yok.</p><p>Koronavirüse yakalanırsak ölme ihtimalimiz var, koronaya griple birlikte yakalanırsak, ölme ihtimalimiz katlanarak artıyor.</p><p>Özellikle risk grubundaki insanlar için tehdit büyüyor.</p><p>Bu yüzden, dünyanın bütün aklı başında ülkeleri her yıl talep edilenden katbekat fazla grip aşısı stokladı. Türkiye'yle aynı nüfusa sahip olan Almanya mesela, 26 milyon doz aşı hazırladı.</p><p>Bize en az 20 milyon doz gerekiyor.</p><p><!-- Yeniçağ - İçerik İçi - 2 --></p><p>10 milyona bile razıyız.</p><p>Ama ala ala 1 milyon 350 bin doz aldılar.</p><p>Onun da anca 800 bin dozu geldi, gerisi şimdilik yok.</p><p>★</p><p>E, haliyle herkes merak ediyor…</p><p>Sayın yöneticilerimiz <strong>“korona aşısı icat ettik” </strong>diye atıp tutuyor.</p><p>Madem bu biyoteknolojiye sahibiz, niye grip aşısı üretmiyoruz?</p><p>Hadi üretmekten vazgeçtik, niye yeterli miktarda satın almıyoruz?</p><p>★</p><p>Makarayı az geri saralım, hatırlayalım…</p><p>★</p><p>2009 yılıydı.</p><p>Domuz gribi salgını vardı.</p><p>Sağlık bakanı Recep Akdağ'dı.</p><p><strong>“Domuz gribi salgını çok ciddi boyutlara ulaştı, Türkiye'de 21 milyon kişiye bulaşacak, aşı yapılmazsa beş bin kişi ölecek” </strong>dedi.</p><p>Nüfusumuz o tarihte 72 milyondu.</p><p>43 milyon doz aşı ithal edildi.</p><p>Termal kameralar ithal edildi.</p><p>Çünkü, Meksika'da başlayan, ABD'den Avrupa'ya sıçrayan domuz gribi, şiddetli ateş yapıyordu, gribe yakalanmış yolcuları tespit edebilmek için İstanbul ve Ankara'da havalimanlarına termal kameralar yerleştirildi.</p><p>Dokuz milyon yabancı turistin giriş yaptığı Antalya havalimanına termal kamera koymayı akıl edememişlerdi, maalesef, domuz gribinde ilk can kaybını Antalya'da yaşadık.</p><p>İlk ölümle beraber panik başladı.</p><p>Nezle olup burnu akan, vücudunda hafif kırıklık hisseden, “galiba ölüyorum” diye hastaneye koşuyordu.</p><p>Her mevzuda olduğu gibi aşı mevzusunda da ikiye bölünmüştük.</p><p>Doktorların yarısı <strong>“mutlaka aşı yaptırın” </strong>diyordu, öbür yarısı “hiç gerek yok” diyordu, milletin kafası allak bullak oluyordu.</p><p>O zamanlar değerli ağabeyim Uğur Dündar'la birlikte star haber'deydik, bilim kurulu filan yoktu, ABD'den canlı yayın yaptık, en meşhur otorite olarak Profesör Mehmet Öz'ü ekrana çıkardık.</p><p>“<strong>Ben aşı yaptırdım, eşim yaptırmadı” </strong>dedi.</p><p>Ne şiş yansın ne kebap demeye getirdi.</p><p>Kafalar iyice karıştı.</p><p>Sağlık bakanı yangına körükle gitmeye devam ediyordu.</p><p><strong>“Beş ay kimseyle öpüşmeyin, tokalaşmayın” </strong>diyordu.</p><p>Bu açıklamalar yüzünden, gripten fazla, korku salgını yaşanıyordu.</p><p>Millet çocuğunu okula göndermemeye başladı.</p><p>Milli eğitim bakanlığı Türkiye'deki bütün okulları dezenfekte etmek için dört gün tatil ilan etti, ölçüp biçip tam oraya denk getirdiler, bir taşla iki kuş vurdular, 29 Ekim törenlerini iptal ettiler!</p><p>Mhp milletvekili Osman Durmuş, eski sağlık bakanıydı.</p><p>Çıktı, Akp'nin sağlık bakanını haşat etti.</p><p>İthal edilen aşılarda “adjuvant” diye bir madde bulunduğunu, bu maddenin öldürücü yan etkileri olabileceğini söyledi, <strong>“Türk milleti kobay olarak kullanılıyor, bozuk aşı yapılıyor” </strong>dedi.</p><p>Hakikaten öyle görünüyordu…</p><p>ABD federal ilaç dairesi, ABD'de üretilen domuz gribi aşılarında söz konusu maddeye kesinlikle izin vermiyordu.</p><p>Türkiye'nin Fransa'dan ithal ettiği aşılarda ise, o madde vardı.</p><p>Hamileler ve çocuklar için riskten bahsediliyordu.</p><p>Bunlar yetmezmiş gibi, dinci basın zart diye manşet attı, “domuz gribi aşılarında domuz hücreleri bulunduğunu” iddia etti.</p><p>Çarşı iyice karıştı.</p><p>Diyanet'in telefonları kilitlendi.</p><p><strong>“Aşı caiz mi?” </strong>diye soruyorlardı.</p><p>Tam bu kargaşada sağlık bakanı aşı oldu.</p><p>“Cumhurbaşkanı'yla başbakan'ın da aşı olacağını” söyledi.</p><p>Ağır kriz çıktı.</p><p>Asrın liderimiz o zamanlar başbakandı, tepesi attı, sağlık bakanı'nı çocuk azarlar gibi azarladı, “ben aşı olmayı düşünmüyorum, bu iş cebren olmaz, kimseyi zorlayamazsın, haberim olmadan benim adımı vermişsin, hemen laflarını düzelt” dedi!</p><p>Asrın liderimizden fırçayı yiyen sağlık bakanı, dut yemiş bülbüle döndü, bir daha aşı kelimesini bile kullanmadı.</p><p>Bilahare, asrın liderimiz gazetecilere konuştu.</p><p>“Aşı olmayacağım derken öylesine demedim, kendime göre araştırmalar yaptım, ailem de olmayacak” dedi.</p><p>Aşı açısından bitirici vuruştu…</p><p><strong>Yalaka medyamızdaki domuz gribi haberleri bıçak gibi kesildi.</strong></p><p>O güne kadar hergün manşet olan haber, o dakikadan itibaren artık tek sütun haber bile yapılmadı.</p><p>O dakikadan itibaren domuz gribinden ölenlere <strong>“grip değil, zatürreeden öldü”</strong> diyorlardı.</p><p>Ölenlerin hangi şehirlerde öldüğünü yazmak bile yasaklandı.</p><p>Asrın liderimizin kendisini korumak için <strong>“ekinezya çayı” </strong>içtiği yazıldı.</p><p>Ekinezya çayına hücum oldu.</p><p>Hepsi iyi hoş da…</p><p>Bu aşılar ithal edilirken, sayın hükümetimizin aklı neredeydi?</p><p>Asrın liderimizin canı can da, milletin canı patlıcan mıydı?</p><p>Bu hayati soruların cevapları muamma olarak kaldı.</p><p>Akp'nin diğer tüm skandalları gibi halının altına süpürüldü.</p><p>Sadece dört milyon kişi aşı oldu.</p><p><strong>Geriye kalan, tiko para ödediğimiz milyonlarca aşı çöpe gitti.</strong></p><p>★</p><p>Nüfus 72 milyondu.</p><p>43 milyon doz satın alınmıştı.</p><p>Nüfusumuz 82 milyon.</p><p><strong>İte kaka 800 bin doz aldılar.</strong></p><p>★</p><p>Ve hal böyleyken, hâlâ…</p><p><strong>“Niye yeterli miktarda grip aşısı temin edilmedi” </strong>diye merak ediliyor.</p><p>★</p><p>Güzel kardeşim…</p><p>Grip aşısı olup olmamanız gerektiğini siz mi daha iyi bileceksiniz, asrın liderimiz mi?</p><p>Dut pekmezi yiyin, ekinezya çayı için, kesin sesinizi."</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Yoğun bakım da doluluk yüzde 51’e çıktı']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yogun-bakim-da-doluluk-yuzde-51e-cikti-2524893454684-bcf1-4a91-a351-ca4d9364a6ca2020-10-24T13:35:00+03:00Admin 'Yoğun bakım da doluluk yüzde 51’e çıktı'

'Yoğun bakım da doluluk yüzde 51’e çıktı'

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu </strong>başkanlığında video konferans sistemiyle 'Koronavirüsle Mücadelede Durum Değerlendirme' toplantısı düzenlendi. Kaymakamlar, jandarma komutanları, emniyet müdürleri ve sağlık müdürlerinin katılımıyla yapılan toplantıda Diyarbakır'da koronavirüse yönelik alınan tedbirler değerlendirildi.</p><p>Kent genelinde koronavirüsün yayılımını engellemeye yönelik alınabilecek önlemlerin ele alındığı toplantıda Vali Karaloğlu, yetkililerden bilgi&nbsp;alarak, alınacak tedbirler konusunda istişarelerde bulundu.</p><p><strong>GRİPLE BİRLİKTE ETKİSİ ARTABİLİR</strong></p><p>Toplantıda, ülke genelinde olduğu gibi Diyarbakır'da da günlük vaka sayılarında az da olsa bir yükselme olduğunu anlatan Vali Karaloğlu, ilçe bazlı bir değerlendirme yaparak alınan tedbirlerin ve uygulamaların gözden geçirilmesinin gerekliliğini ifade etti. Hastalığın yayılımında vaka sayısı olarak bir dalgalanma olduğuna işaret eden Karaloğlu, kış aylarında daha çok görülen gribal enfeksiyonlarla koronavirüsün olumsuz etkisinin artabileceğini, bu nedenle tedbirlerin aynı şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.</p><p><!-- Yeniçağ - İçerik İçi - 1 --></p><p><strong>YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİNDEKİ DOLULUK ORANI ARTTI</strong></p><p>Yoğun bakım ünitelerindeki doluluğun daha önce yüzde 35'lere kadar düştüğünü, ancak son günlerde bu oranın yüzde 51'e yükseldiğine dikkat çeken Vali Karaloğlu, ilçe ilçe verileri paylaşarak alınacak tedbirler ve yapılacak çalışmaları, veriler üzerinden değerlendirdi.</p><p><strong>EN ÖNEMLİ SORUN KARANTİNAYA UYMAYANLAR</strong></p><p>15 Eylül'den bugüne kadar, pozitif tanı konularak karantina kuralına uymadığı tespit edilen 423 kişinin yurtlara yerleştirildiğini anlatan Vali Karaloğlu, şu anda 55 kişinin yurtlarda karantinada olduğunu hatırlattı. En önemli konunun pozitif tanı alıp karantinaya uymayan vatandaşların tespit edilmesi olduğunu dile getiren Vali Karaloğlu, buna yönelik olarak, yol kontrollerinde, kamu binalarına ve kamusal alanlara girişte, toplu taşımalarda yapılacak Hayat Eve Sığar (HES) kodu uygulamasının başarılı sonuçlar vereceğini söyledi.</p><p>Toplantıda, okullara da değinen Vali Karaloğlu, şu anda okullarda koronavirüse yönelik herhangi bir problem gözlemlenmediğini, kış aylarında beklenen griple oluşabilecek problemlere dönük kararlar alınabileceğini belirtti.</p><p><strong>65 YAŞ ÜZERİNE 'SOKAĞA ÇIKMA' HATIRLATMASI</strong></p><p><!-- Yeniçağ - İçerik İçi - 2 --></p><p>Vali Karaloğlu, 65 yaş ve üzeri vatandaşlarla ilgili olarak geçen aylarda uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasını vatandaşlara hatırlatılması gerektiğini bildirdi. Toplu taşıma araçlarının ve semt pazarlarının da aynı şekilde daha önce alınan kararlara uygun olarak hareket etmelerini sağlayacak şekilde tedbirlerin uygulanması talimatını veren Vali Karaloğlu'nun değerlendirmelerinin ardından söz alan kaymakamlar sorumlu oldukları ilçelerdeki durumlar hakkında bilgiler verdi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Salgın Anadolu'da ikinci zirve döneminde']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/salgin-anadoluda-ikinci-zirve-doneminde-25247815a346c-831a-4311-9918-caadc0234cf22020-10-24T13:29:00+03:00Admin 'Salgın Anadolu'da ikinci zirve döneminde'

'Salgın Anadolu'da ikinci zirve döneminde'

SİYASET

Admin
<p><strong>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca,</strong> "Anadolu'da ilk zirve eylülde görülmüştü, ikinci zirveyi şimdi yaşıyoruz. Daha büyük bir sınavdayız. Son birkaç günde riskin boyutu artmıştır. Durum bölgesel bir yayılımdan daha ciddi, yeni bir değerlendirme yapmak gerekir. Artış, başta İstanbul olmak üzere Batı illerinde daha belirgin"&nbsp; ifadesini kullandı. Sokağa çıkma yasağının gündemde olmadığını kaydeden Koca, "Hareketliliğin artmasıyla birlikte salgının da arttığını biliyoruz. O nedenle tedbirlere uymanın önemli olduğunu, kalabalık ortamlara girmekten kaçınılması gerektiğini önemsiyoruz" dedi.</p><p>Bursa'da incelemerde bulunduktan sonra açıklama yapan <strong>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca,</strong> "Salgın Anadolu'da ikinci zirve dönemindeyken İstanbul'da mücadelenin önemi artarken günlük hayatımızı nasıl sürdürmeliyiz? Bunun tarifini kontrollü sosyal hayat olarak yapmıştık. Mecburiyetler dışında evde kalalım, hayat eve sığar cümlesini yeniden hatırlayalım. Dışarıda geçirdiğimiz zamanı asgari düzeye indirmeliyiz" diye konuştu.&nbsp;</p><p>Kademeli mesainin önemini bir kez daha vurgulayan Bakan Koca, "Ulaşımın önemli bir kaynak olduğunu söyleyebiliriz. Bu çerçevede esnek mesai, konusunda hem kamu hem özel sektörde devreye giriyor olmalı. Günün pik yapan 2 saati var, bu zaman dilimlerini azaltmak gerekiyor, bunun yolu da esnek mesaiden geçer" dedi.&nbsp;</p><p>Yüz yüze eğitimde salgında ciddi bir artışa sebep olacak durum yaşanmadığını kaydeden Bakan Koca, "Okula gitmeyen çocukların yaş grubuyla, devam edenlerin yaş grubunu kıyasladığımızda, okula gidenlerin, gitmeyenlere göre yüzde 3-4 oranında düşük olduğunu görüyoruz. Okula devam eden çocuklar tedbirler için daha fazla hassasiyet gösteriyor olabilir" yorumunu yaptı.&nbsp;</p><p><strong>Bakan Koca'nın açıklamasından satır başları şöyle:&nbsp;</strong></p><p>"Durum bölgesel bir yayılımdan daha ciddi, yeni bir değerlendirme yapmak gerekir. Riskli bir yükselişle karşıyayız.</p><p>"Anadolu'da ilk zirve eylülde görülmüştü, ikinci zirveyi şimdi yaşıyoruz. Büyük illerimizde tedbirlere hızlı sarılmış ve sonuç almıştık. Daha büyük bir sınavdayız. Son birkaç günde riskin boyutu artmıştır.</p><p>"Virüsün bulaştığı büyük kişide belirti olmaması sevindirici ama ciddiyetini azaltmıyor. Salgın virüsün yayılmasının daha fazla hasta olması ve hayatını kaybetmesi değildir, hayatı sekteye uğratmasıdır da.&nbsp;</p><p>"Bugün Bursa Bilecik, Yalova ve Çanakkale illerinde Covid-19'la ilgili seyiri paylaşmalıyız. Bursa'da günlük vaka sayısı geçen aya göre 3 kat arttı, Bilecik'te iki kat, diğer 3 ülde bir ay öncesine göre yüzde 50 vaka artışı görüyoruz.&nbsp;</p><p>Önemli bir silahımız filyasyon ekiplerimizin yaptığı çalışmalardır. Hastaların takiplerini yapıyor ve ilaçlarını evlere kadar teslim ediyoruz. Bursa'daki ekip sayımızı 700'e çıkarıyoruz. Balıkesir'de 203 ekip sahada, Yalova'da 60, Bilecik'te 66 ekip sahada.&nbsp;</p><p>Şehir hastanelerimizin yaşadığı salgından önce bulunduğu bölgelerde yaptıkları katkı takdire mahzar olmuştur. Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği tesislerin çok isabetli olduğu Elazığ'daki deprem vesilesiyle ve Covid vesilesiyle görmüş olduk.&nbsp;</p><p>Geçen yıl hizmete aldığımız Bursa Şehir Hastanemizde salgın döneminde çok önemli bir yatırım olduğu görüldü.&nbsp;</p><p>Bursa Devlet Hastanesi'nin pandemi sonrası renovasyonunu yapacağız. Önceki tesislerimize sahip çıkarak hizmet vereceğiz. Bursalı hemşehrilerimizin şehir hastanesine ulaşımını sağlamak için 27 Ekim'de metro ihalesi yapılacak.&nbsp;</p><p>Bilecik'te Bozüyük Devlet Hastanesi'nin inşaatı devam ediyor, önümüzdeki yıl hizmete girecek.&nbsp;</p><p>Bugün değerlendirdiğimiz illerde birçok aile sağlığı merkezi, sağlıklı hayat merkezi yatırımları da devam ediyor.&nbsp;</p><p>Salgın Anadolu'da ikinci zirve dönemindeyken İstanbul'da mücadelenin önemi artarken günlük hayatımızı nasıl sürdürmeliyiz? Bunun tarifini kontrollü sosyal hayat olarak yapmıştık. Mecburiyetler dışında evde kalalım, hayat eve sığar cümlesini yeniden hatırlayalım. Dışarıda geçirdiğimiz zamanı asgari düzeye indirmeliyiz.&nbsp;</p><p>Bursa salgın boyunca gördüğü en riskli dönemi yaşıyor. Son bir haftadaki günlük vaka sayıları eylüle kıyasla 3 kat fazla.&nbsp;</p><p>Bilecik ilk salgında zirveyi 10 Eylül'de yaşadı, şimdi iki kat arttı. Balıkesir ilk zirveyi Eylül başlarında yaşadı, son iki haftada yüzde elli vaka artışı görüyoruz.&nbsp;</p><p>Sağlık sistemimiz hastamızı en iyi şekilde tedavi edecek güçtedir. Sahadeki ekiplerimiz büyük başarı gösteriyor. Önemli olan hastalıktan uzak durarak salgına set çekmektir.</p><p>Sizlere açık ve ısrarlı mesajım şudur: Salgınla mücadelede halen tedbirlerden daha güçlü silahımız yok. Sadece hasta tedavi ederek kazanılamaz, yayılmayı önleyerek kazanılır, bu da tedbirlere uyarak mümkündür.&nbsp;</p><p>2021'in grip aşısını şimdiden sipariş etmeye çalışıyoruz. Bu yılki siparişi de geçen yıl etmiştik. Pandemiyle grip aşısının önemi daha da arttı. Bu dönemde herkese yapılması gerektiği kanaati yayılıyor, böyle bir durum söz konusu değil. 1 milyon 350 bin grip aşısını tedarik ettik, 400 binin eczanelerimize verdik. Önümüzdeki iki üç hafta içinde devamını göndereceğiz. Bunun dışında biz grip aşılarını daha da artırmak için yoğun gayret içindeyiz, 2,4 milyona çıktığını söyleyebilirim geçen yıla göre. Bunu3 milyonun üzerine çıkarma noktasında gayret içnideyiz. Bu durumda arzının çok olmadığı ama talebin fazla olduğu bu dönemde grip aşısını riskli olan kişilere yapmak gerekiyor. Bununla ilgili Bilim Kurulumuz çalışma yaptı ve kimlere öncelikli yapılması gerektiğini belirledi. Özellikle riskli gebelere, doğumdan sonraki 2 hafta içinde olanlara, 65 yaş üzerindeki bir kronik hastalığı olanlara... 5 yaş altı kronik hastalığı olan çocuklara, 5-65 yaş arası 2 kronik hastalığı olan kişilere ve özellikle riskli olan sağlık çalışanlarımıza ve organ nakli olan kişiler olmak üzere... İlk planda bunun dağıtımını hedefleyerek planladık. Peyderpey gelen aşıyı bu çerçevede dağıtmış olacağız. Vatandaşımız riskli olmadığını görüp yaptırmayacak mıyım diye düşünmemeli. Bu çerçevede dağıtıyoruz. Sağlık çalışanlarına halk sağlığı üzerinden yapılacak. Devamında bizim özellikle artışını hedeflediğimiz daha fazla tedarik için yoğun gayret gösterdiğimiz aşıyı genişletmeyi düşünüyoruz. Telaşlanmayalım, aşının gelişiyle birlikte dediğim çerçevede yaygın şekilde yapılacak. Bugün riskli görünmeye kişiler kademelendirmeyle riskli grupta girebilir. Bir sorun yok ve geçen yıla göre 2 kat fazla aşı tedarik ediliyor.</p><p>Kasım ayı sonunda ülkemizde de Faz3 çalışmaları yapılan aşı çalışmalarıyla ilgili bilgi sahibi olacağız. Vatandaşımızda etkisini görerek erken dönemde aksiyon alma hedefiyle izin verdik çalışmalara. Kasım sonrası belli olmuş olur. Beklentimiz doğrultusunda bu bağışık düzeyinin geliştiğine kanaat getirirsek aralık ayında inaktif olan aşıyı Türkiye'de uygulamayı düşünüyoruz ve bağlantılarımızı böyle yapacağız. Aralıkta muhtemelen 5 milyon aşılama yapabiliriz eğer kasım sonunda beklediğimiz gibi sonuç alınırsa.&nbsp;</p><p>Yerli aşıyla ilgili, 16 çalışma mevcut. Hepsi aynı tip değil. Mart ya da Nisan ayı gibi FAZ3 çalışması bir noktaya gelmiş olur, aralık ocak şubat gibi yurt dışından gelen aşıları vatandaşımız için uygun bulursak uygularız. Birden fazla aşı devreye girecektir.&nbsp;</p><p>Yüz yüze eğitimde şu ana kadar ciddi bir salgına sebep olacak bir durum olmadığını söyleyebilirim. Okula gitmeyen çocukların yaş grubuyla, devam edenlerin yaş grubunu kıyasladığımızda, okula gidenlerin, gitmeyenlere göre yüzde 3-4 oranında düşük olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki haftalarda benzer şekilde devam eder mi bilmiyoruz. Kademeli geçiş planladık biliyorsunuz... 2'sinden itibaren 5 ve 9. sınıflar da başlayacak. Belirgin bir artış olmazsa bu durumda diğer sınıflar da açılabilir. Son 2 hafta olan artışı görüyoruz. Batı illerinde başta İstanbul'da daha belirgin. 2-3 haftaki seyre göre bir değerlendirme yapacağız. Okula devam eden çocuklar tedbirler için daha fazla hassasiyet gösteriyor olabilir.&nbsp;</p><p>Özellikle sokağa çıkma yasağı gibi bir yasağı düşünmüyoruz. Hareketliliğin artmasıyla birlikte salgının da arttığını biliyoruz. O nedenle tedbirlere uymanın önemli olduğunu, kalabalık ortamlara girmekten kaçınılması gerektiğini, ev içi bulaşın da arttığını görüyoruz, misafir alınmamasını önemsiyoruz. Ulaşımın önemli bir kaynak olduğunu bu çerçevede esnek mesai konusunda hem kamu hem özel sektörde devreye giriyor olmalı. Günün pik yapan 2 saati var, bu zaman dilimlerini azaltmak gerekiyor, bunun yolu da esnek mesaiden geçer. Bu dönemde maskenin daha çok sadece koronaya karşı değil, viral enfeksiyonların, damlacık enfeksiyonların yoğun olacağı bir döneme giriyoruz. Maske, bu enfeksiyonların hepsi için yüzde doksana kadar önleyici. Aşının koruyuculuğu yüzde 60'a kadar. Aşı bütün dünyada 50-60 oranında yapılmadıkça bu salgını kontrol etmek mümkün olmaz. Önümüzdeki 4 5 ay çok önemli. Özellikle bu dönemde influenzayı çok yorgun görürdük çocuklarda. Şu an sayı artmadı.&nbsp;</p><p>Önümüzdeki dönem Avrupa'da salgın daha da artacak. Dünyada görülen Covid-19 vakasının yüzde ellisi Avrupa'da. Avrupa şu an pandeminin merkezi. Biz de bundan etkileneceğiz. Tedbirlere uymaktan geçer bundan etkilenmemenin yolu.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Para politikası açık ve net olmalı']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/para-politikasi-acik-ve-net-olmali-2524669f851c7-eca4-4c21-97e4-27685194a1642020-10-24T12:50:00+03:00Admin 'Para politikası açık ve net olmalı'

'Para politikası açık ve net olmalı'

GÜNCEL

Admin
<p><strong>TÜSİAD </strong>tarafından Ticaret Bakanı <strong>Ruhsar Pekcan</strong>’ın katılımıyla düzenlenen “Küresel Tedarik Zincirlerinin Yeniden Yapılanması” başlıklı webinar’da konuşan <strong>Simone&nbsp;Kaslomwski, </strong>şunları söyledi:</p><p>“İçinde bulunduğumuz zorlu dönemde hem en az hasarı almaya çalışmalı hem de hızla toparlanmak için sağlam bir yatırım ortamını eşzamanlı yaratmalı; cazibe merkezi olmak için gerekli ekonomik ve yapısal temelleri de sağlamalıyız. Bu temellerin başında hiç kuşkusuz ekonomik istikrar geliyor. Kur, faiz, enflasyon döngüsünde yaşanan belirsizlikler ekonomik istikrarı ve reel sektörü çok ciddi ölçüde olumsuz etkiliyor. Bu belirsizlikleri aşmanın en iyi yolu para politikasının açık ve net olması, hedeflerin ve araçların iletişiminin doğru şekilde yapılmasıdır. Ekonomide dengelenmeyi sağlamak için bir normalleşme süreci başlatılmış ve son iki ayda bu yönde adımlar atılmıştı. Bu politikaların devamı ülkemize ait risk algısını iyileştirmek için son derece önemli. Bir ülkede ekonomi politikaları ne kadar karmaşık ve anlaşılması güç ise ülkeye olan yatırımcı ilgisi de o kadar zayıflıyor. Normalleşme süreci açık ve net politikalarla devam ettirilmeli.”</p><p><strong>"Güvenilir yatırım merkezi olmanın birinci şartı hukuk devleti olmak"</strong></p><p>Ticarette korumacı önlemlerden kaçınılması gerektiğini de belirten<strong> Kaslowski</strong> şöyle devam etti:</p><p>“Özel şirketlerin ortaklık yapılarına kriterleri belli olmayan şekilde müdahale edilebileceği endişeleri yatırım ortamına zarar verecektir. Ticarette korumacılıktan kaçınılmalı, ticari ortaklarımızla diplomatik ilişkilere özel önem verilmelidir. Uluslararası düzenlemelerden, evrensel hukuk ilkelerinden ayrışılmamalı. Hukuk devleti olmak güvenilir bir yatırım merkezi olmanın en başlıca şartıdır.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[ABD'nin S-400 tavrına tepki]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/abdnin-s-400-tavrina-tepki-2524578574398-ecaa-4c55-a848-02f788865c712020-10-24T12:44:00+03:00Admin ABD'nin S-400 tavrına tepki

ABD'nin S-400 tavrına tepki

SİYASET

Admin
<p>Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) NATO Büyükelçisi Kay Bailey Hutchison, <strong>"Türkiye’nin S-400’leri NATO topraklarında test etmesi hepimiz için son derece sıkıntılı bir durum" değerlendirmesinde bulunmuş, "Türkiye, S-400 savunma sistemine sahip olmak için çok şey feda etti"</strong> demişti.</p><p><strong>Numan Kurtulmuş'un değerlendirmeleri şöyle:</strong></p><p>"Kıbrıs için yeni bir dönem başlamıştır."</p><p>"Özellikle bu sene belli risk gruplarının grip aşısını teklif eden doktorlar var. Herkes doktorlarıyla hareket etmesi lazım. (Grip aşısının yetersiz olmasına ilişkin eleştirilere) Bu konularda Sağlık Bakanlığı büyük bir teyakkuz halinde, İnşallah bir sorun olmayacaktır."</p><p>"(Türk mallarına boykot) Buna gülüp geçiyoruz. Yeni bir dünya kuruluyor ve Türkiye burada güçlü bir şekilde yer alıyor; bunu gören bazıları da telaşa kapılıyor Bu boykotu ortaya koyanlar kendi husumetlerini ortaya koymuş oluyor."</p><p>"(Türkiye, karşı bir hareket içerisinde mi?) Herkesle dostane ilişkiler içinde olmayı temel kural olarak kabul ediyoruz. Kimseye düşmanlık yapmıyoruz ama kimsenin de bize karşı hakkaniyet kuralları dışında davranmasına müsaade etmeyiz.</p><p>"(Enis Berberoğlu görevine dönebilecek mi?) Hukukçuların hakim görüşü milletvekilinin düşmesiyle ilgili mahkeme tamamen kaldırırsa geri dönebilir. Tartışmalı bir konu. Ama gördüğüm kadarıyla böyle bir tez ortaya çıktı."</p><p>"(İyi Parti içindeki FETÖ iması krizine ilişkin açıklama) İyi Parti'nin içindeki tartışmalar bizi ilgilendirmez. Bir partinin iç işidir, oraya dilimizi uzatmayız."</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ekrem İmamoğlu'nun Koronavirüs testi pozitif çıktı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ekrem-imamoglunun-koronavirus-testi-pozitif-cikti-25244fef77753-6804-402f-8ea3-7c5094faeac22020-10-24T12:38:00+03:00Admin Ekrem İmamoğlu'nun Koronavirüs testi pozitif çıktı

Ekrem İmamoğlu'nun Koronavirüs testi pozitif çıktı

YEREL

Admin
<p><strong>İBB Sözcüsü Murat Ongun, </strong>kişisel sosyal medya hesabından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Koronavirüs (Covid-19) testinin pozitif çıktığını duyurdu. Ongun, İmamoğlu'nun sağlık durumuna ilişkin olarak yaptığı açıklamada,<strong> "İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun Covid-19 testi pozitif çıkmıştır. Hastanede tedavi süreci başlayan Başkanımızın sağlık durumu iyidir. Kamuoyunun bilgisine sunarız" </strong>dedi.</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2020/10/1603530850075-g.jpg" style="height:174px; width:602px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Metro Hattı fotoğrafçıların gözüyle görüntülendi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/metro-hatti-fotografcilarin-gozuyle-goruntulendi-252437f432fc7-2bad-4193-97b2-e421826822522020-10-24T12:05:00+03:00Admin Metro Hattı fotoğrafçıların gözüyle görüntülendi

Metro Hattı fotoğrafçıların gözüyle görüntülendi

YEREL

Admin
<p>28 Ekim’de açılacak olan Avrupa Yakası’nın ilk sürücüsüz metrosu M7 Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı Tekstilkent istasyonu <strong>“Sony Alpha Pro Event” </strong>atölye çalışmasına ev sahipliği yaptı.</p><p>23 Ekim’de <strong>Metro İstanbul </strong>ve Sony’nin ortaklaşa düzenlediği atölye çalışmasında; M7 Hattı depo alanı ve Tekstilkent istasyonunda kurulan 4 çekim alanından oluşan platoda fotoğrafçılar hattın fantastik mekanlarını, profesyonel fotomodel ve dansçıları hazırlanan özel ışık sistemleri ile Sony Alpha ekipmanlarını kullanarak fotoğrafladı.</p><p>Metro müzisyenleri, bale, tango ve fütürizm temalarıyla M7 hattının depo alanı ve <strong>Tekstilkent </strong>istasyonunun modern mimari atmosferinde yapılan çekimlerde profesyonel modeller ve renkli ışıklar kullanıldı. Toplam 40 fotoğrafçının katıldığı atölye çalışmasında, 10’ar kişilik gruplar halinde çekim yapıldı.</p><p><strong>“Şehrin tadını beraber çıkaracağız”</strong></p><p><strong>Metro İstanbul Genel Müdürü Özgür Soy</strong>, M7 Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı’nın ilk etkinliğini gerçekleştirmekten dolayı mutlu olduklarını dile getirdi. Fotoğraf atölye çalışmasının Metro İstanbul ve Sony’nin yanı sıra Metro İstanbul sosyal medya takipçilerinin ve çalışanlarının da katılımıyla gerçekleştiğini belirten<strong> Özgür Soy, </strong>“Bugün burada Sony’nin 35 fotoğrafçısının yanı sıra bize ‘Metro ve İnsan’ temalı fotoğraflarını gönderen yolcularımız arasından seçilen 5 İstanbullu da atölye çalışmalarına katılarak profesyonel ekipmanlarla birbirinden güzel fotoğraflar çekti. İstanbul dünyanın en güzel şehirlerinden bir tanesi, biz de bu güzel şehirde yaşayan şanslı insanlarız. Kentin ve metronun güzelliklerinin tadını beraber çıkarmak için biz Metro İstanbul olarak bundan sonra da çeşitli etkinliklerle İstanbulluları bir araya getireceğiz ve mekanlarımızda ev sahipliği yapacağız” diye konuştu.</p><p><strong>Fotoğraflar tüm istasyonlarda sergilenecek</strong></p><p>Atölye çalışması sırasında çekilen fotoğraflar arasından belirlenen 40 fotoğraf sergide yer alacak. İlk olarak, M7 Hattı açılış töreninin gerçekleşeceği istasyonda sunulacak olan sergi, daha sonra gezici bir sergi olarak hattın tüm istasyonlarında sergilenecek.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Alpha Assistance sektöre hızlı giriş yaptı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/alpha-assistance-sektore-hizli-giris-yapti-2524228244b9a-bc07-4a0e-b70b-236162bbcd092020-10-24T11:56:00+03:00Admin Alpha Assistance sektöre hızlı giriş yaptı

Alpha Assistance sektöre hızlı giriş yaptı

OTOMOBİL

Admin
<p style="margin-left:21.3pt">Özellikle otomotiv sektöründe verilen asistans hizmetlerinde birtakım yeniliklere ihtiyaç olduğunu ve halen dijital çağın gereksinimlerinin yeterince karşılanamadığını belirten <strong>Alpha Assistance Genel Müdürü Özgür Tezer</strong> “Çalışmalarımız ile sektöre yenilikler getirecek ve hem sigorta şirketlerinin hem de tüketicinin iş yükünü azaltacağız. Dijital dünyanın sunduğu olanaklardan sonuna kadar yararlanıp tüketicilerin en çok önem verdiği konulardan biri olan hızlı çözümleri üreteceğiz. Böylelikle verdiğimiz hizmetlere kolayca sahip olan insanların hayatlarını kolaylaştıracağız” dedi.</p><p style="margin-left:21.3pt"><strong><em>Hız ve konfor önceliğimiz</em></strong></p><p style="margin-left:21.3pt">Yeni kurulan <strong>Alpha Assistance</strong>’ın Türkiye’de her noktada haftanın 7 günü 24 saat hasar ve yardım ihbarlarını alarak hizmet vereceğini de söyleyen Tezer “Pandemi süreci birçok iş modelinde zorunlu değişikliklerin yaşanmasına neden oldu. Otomotiv ve sigortacılık sektörleri ise bu sürecin kazanan tarafları oldular. Otomotiv sektöründe yaşanan talep patlaması, sigortacılık sektöründe hasar oranlarının düşmesi ve yeni poliçe modellerinin eklenmesi ile karlılık tırmanışa geçti.&nbsp; Bu gibi durumlar yeni yatırımların yapılmasına da olanak sağlıyor. İşte tam da bu zamanda, biz de hız ve müşteri konforu temalarımız ile iş ortaklarımıza en üst düzeyde yeni çözümler sunacağız” diye konuştu.</p><p style="margin-left:21.3pt"><strong><em>Dijital Altyapı ile Hızlı Çözüm</em></strong></p><p style="margin-left:21.3pt">Günümüz insanlarının hizmet anlayışı çerçevesinde “hız” kavramının ilk sırayı aldığını da sözlerine ekleyen <strong>Alpha Assistance Genel Müdürü Özgür Tezer,</strong> araç kaza ihbarının en kısa sürede alınarak olay yerine gidecek çekicinin atanması ve varışının online takip edilebilmesi gibi tüm hizmetlerin dakikliğinin, müşteri memnuniyetine doğrudan etki ettiğini belirterek şunları söyledi;</p><p style="margin-left:21.3pt">“Kuruluşumuzda en önem verip üzerinde hassasiyetle durduğumuz konuların başında; günümüzün gerekliliği olan teknolojik imkanların tümünden yararlanmak geliyor. Bugün chatbot’lar, WhatsApp’ın sunduğu kolaylık, görüntülü görüşmeler, mikro yazılımlar ve bunlara benzer birçok uygulama müşterilerin kolayca ve severek kullanabilecekleri, kullanıcı dostu olanaklar sunmamıza imkan tanıyor. Biz de bu olanaklardan yararlanıp sigorta şirketlerinin iş yükünü azaltacağız. Müşterilerimizin hasar ihbarlarını aldığımız andan itibaren müşteri-çekici sürücüsü-servis ve sigorta şirketi olarak tüm hizmeti tek bir sistem üzerinden takip edebilecekleri bir yapı oluşturduk.</p><p style="margin-left:21.3pt">Müşterimiz tek bir link ile çekicinin konumunu harita üzerinden takip edebilecek, kendisine ulaşma süresini görebilecek, aracının hangi servise çekileceğini bilecek ve tüm bu taraflar da her an birbirlerinden haberdar olacak. Bu sistem, hasar yapmış ve o an ne yapacağını bilemeyen, heyecanlanıp telaşlanan müşterilerimiz için büyük kolaylık getirecek. Sigorta şirketlerinin hasar sorgulamalarını da insansız bir hale getirecek, müşteri şikayetlerini takip edip yönetebilecek dijital çözümleri üreterek iş ortaklarımızın kullanımına sunacağız. Amacımız tüm tarafların memnun olacağı, hızlı ve maliyeti düşük uygulamalar ile hizmet sağlamaktır.”</p><p style="margin-left:21.3pt">&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hibrit kamyon güneşten şarj edecek]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hibrit-kamyon-gunesten-sarj-edecek-2524157226f1c-595f-4cca-8bb3-4287d7ae7f722020-10-24T11:50:00+03:00Admin Hibrit kamyon güneşten şarj edecek

Hibrit kamyon güneşten şarj edecek

OTOMOBİL

Admin
<p>Proje kapsamında, İsveçli nakliye firması <strong>Ernst Express</strong> tarafından yanları ve çatısı 140 metrekarelik toplam alanı olan 18 metre uzunluğunda güneş pili kaplı bir treyler çalıştırılacak. İsveç'te güneş panellerinin yılda toplam 14.000 kWh üretmesi bekleniyor.</p><p><strong>İ</strong><strong>sve</strong><strong>ç</strong><strong>'te y</strong><strong>ü</strong><strong>zde 10'a varan yak</strong><strong>ı</strong><strong>t tasarrufu</strong></p><p>Bir ön çalışmada, İsveç'in ortasındaki operasyonlar simüle edilerek yüzde 5-10 potansiyel yakıt tasarrufuna ulaşıldı.&nbsp;İsveç'te ilkbahardan sonbahara kadar enerji üretmeye yetecek kadar güneş ışığı olurken, yılın geri kalanında yetersiz oluyor. Buna karşılık, güney İspanya, yüzde 80 daha fazla güneş ışığı oranına sahip olmasıyla sağlanan yakıt tasarrufu da buna paralel olarak artıyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Gölbaşımızın değerlerini ortaya koyduk']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/golbasimizin-degerlerini-ortaya-koyduk-2524023ec88b7-dd65-4c91-8307-b35e7046d2302020-10-24T11:34:00+03:00Admin 'Gölbaşımızın değerlerini ortaya koyduk'

'Gölbaşımızın değerlerini ortaya koyduk'

YEREL

Admin
<p>Düzenlenen toplantıya <strong>Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, </strong>Gölbaşı Kaymakamı <strong>Tülay Baydar Bilgihan, </strong>Hacı Bayram Veli Üniversitesi Turizm Dekanı <strong>Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu, </strong>muhtarlar ve davetliler katıldı. Tanıtım sunumu ile başlayan programda konuşan Gölbaşı Kaymakamı Tülay Baydar Bilgihan ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi Turizm Dekanı Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu konuşmalarında Balköy Projesi’nin önemine değindi. Proje detaylarını paylaşan Prof. Dr. İrfan Yazıcıoğlu “Bu proje ile amaçlanan Ankara Gölbaşı İlçesi Ballıkpınar Mahallesi’nde sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin oluşturulması geliştirilmesi, uzun dönemde Ballıkpınar Mahallesi’nin turizm cazibe merkezi haline getirilmesidir. Projemiz ile ilçe belediye ve bölgelere örnek teşkil etmeyi amaçlıyoruz” dedi.</p><p>Hayata geçecek olan projenin Gölbaşı’na hayırlı olması temennisinde bulunarak sözlerine başlayan <strong>Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek</strong> “Ankara Kalkınma Ajansı finansmanı, Gölbaşı Kaymakamlığımız, Belediyemiz, Hacı Bayram Veli Üniversitesi ortaklığıyla başladığımız Balköy projemizin ilçemize ve Ballıkpınar Mahallemize hayırlı olmasını diliyorum. Projemiz ile 40 yıl evvelki Ballıkpınar’ a gideceğimize inanıyorum. Gölbaşımız her şeye layık olan bir ilçe. Gölbaşımız turizmi, tarımı, tarihi, sanayi tesislerini, eğitim kampüslerini kısacası bir ilçede olması gereken tüm bileşenleri bünyesinde barındıran önemli merkez konumundadır. Bu proje İlçemize yeni bir değer katmak adına gerek turizm açısından gerekse tarımsal açıdan önemli bir adım olacaktır” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>“Ballıkpınar Mahallemiz çekim ve cazibe merkezi haline gelecek”</strong></p><p>Hayata geçecek projenin katacağı değerleri de aktaran Ramazan Şimşek “Okul binamızın yenilenmesi, sağlık ocağımızın tadilatı, mahalle meydanı, yöresel ürün satış alanı, örnek pansiyonların yapılması ve rekreasyonların alanları ile Ballıkpınar’ın bu proje ile önemli bir çekim ve cazibe merkezi haline geleceğine inanıyorum. Projemiz sayesinde; turizm ve tarım potansiyeli artarken, kırsal alanda yaşam refahını yükseltmeyi ve bölgedeki gelişmişliği de arttırmayı amaçlayacağız. Gölbaşı Belediyesi olarak tüm mahallerimizde olduğu gibi Ballıkpınar Mahallemizin de gelişmesi adına elimizden gelen tüm imkanlarla seferber olduğumuz bir kez daha vurgulamak istiyorum” diyerek sözlerini noktaladı.</p><p><strong>Gölbaşımızın değerlerini ortaya koyduk</strong></p><p>Gölbaşı Kaymakamı <strong>Tülay Baydar Bilgihan,</strong> Ballıkpınar’ın önemine vurgu yaparak” Gölbaşı belediyemiz ile çalışma yaparak Gölbaşımızın değerlerini beş başlıkta topladık. Eğitim, kültür, tarım, sanayi gibi temel değerler üzerinden sektörün emek verenleri ile çalışma yaptık. Mahallelerimizi tarayarak Gölbaşımızın değerlerini ortaya koyduk ve Kırsal Kalkınma örnek modelimizi oluşturduk. Bu projede hepimizin heyecanı var”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Gıda firmaları sağlıklı beslenmeye teşvik etmeli]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/gida-firmalari-saglikli-beslenmeye-tesvik-etmeli-25239dfe5e71d-999d-4ab1-b415-ffedc481e0322020-10-24T11:01:00+03:00Admin Gıda firmaları sağlıklı beslenmeye teşvik etmeli

Gıda firmaları sağlıklı beslenmeye teşvik etmeli

YAŞAM

Admin
<p>İçinden geçtiğimiz olağandışı süreçte sürdürülebilir gıda tedariki ve tüketimi ekseninde tüm konuların ele alındığı organizasyonda Dr. Marta Antonelli, “Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine” ulaşma konusunda atılması gereken adımları paylaştı. Antonelli, sektörde hedeflenen gelişimin sağlanabilmesi için sadece sürdürülebilir üretime odaklanmanın yeterli olmadığına dikkat çekti.</p><p>Küresel gıda lideri Barilla, Sürdürülebilirlik Akademisi ve Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) iş birliğinde, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın destekleriyle bu yıl 6'ncısı düzenlenen Sürdürülebilir Gıda Zirvesi'ne katıldı. Pandemi nedeniyle bu yıl dijital ortamda düzenlenen zirvenin teması "Gıdanın Geleceği – Pandemi ve Sonrası" oldu. Gıda ve beslenme alanında Türkiye'den ve dünyadan birçok uzman kuruluşun önde gelen isimlerinin katıldığı zirvede tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi sonrasında mevcut gıda sistemlerindeki durum mercek altına alındı.</p><p>Sürdürülebilir gıda tedarik ve tüketimi ekseninde sektör paydaşlarının katkılarıyla gerçekleştirilen zirvenin konuşmacıları arasında yer alan&nbsp;<strong>BCFN Araştırma Bölümü Başkanı Dr. Marta Antonelli</strong>, “Gıda Sektörünü İyileştirme” (Fixing the Business of Food) girişimi tarafından yayımlanan araştırma raporunun sonuçlarını katılımcılarla paylaştı.&nbsp;<strong>Barilla Gıda Ticari Pazarlama Müdürü Şefik İnan</strong>&nbsp;ise “Tüketici ve Alışverişçi Trendleri Nasıl Değişecek?” başlıklı oturumun panelistleri arasında yer aldı.</p><p><strong>“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLARI RAKAMSAL VERİ ODAKLI OLMALI”</strong></p><p>Sürdürülebilir tarım ve gıda sistemlerine geçişte özel sektörü desteklemek için çözümler sunmayı amaçlayan girişim tarafından yayımlanan araştırma raporunun detaylarını katılımcılarla paylaşan&nbsp;<strong>BCFN Araştırma Bölümü Başkanı Dr. Marta Antonelli</strong>, “Gıda Sektörünü İyileştirme girişimi olarak ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine’ ulaşılması için gıda firmalarının gelişim göstermesi gereken alanları dört ana başlık altında topluyoruz: Sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme modellerine katkıda bulunan ürünler üretilmesi, üretim faaliyetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi, küresel ölçekte sürdürülebilir tedarik zincirlerinin oluşturulması ve firmaların iyi birer kurumsal vatandaş olabilmesi. Buna ek olarak, gıda firmalarının sürdürülebilir iş raporlamalarını incelediğimizde bu rapor içeriklerinin ağırlıklı olarak tanıtımsal açıklamalara dayandığını görüyoruz. Ancak, sürdürülebilirlik raporlarının Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine katkı sağlaması için zamana bağlı rakamsal hedeflere dayalı olarak geliştirilmesi gerekiyor” dedi.</p><p><strong>“GIDA FİRMALARI TÜKETİCİYİ TEŞVİK ETMELİ”</strong></p><p>Konuşmasında gıda sektörünün gelişim alanlarına ilişkin önerilerini paylaşan&nbsp;<strong>Antonelli</strong>, “Gıda firmalarının uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini ve bu alanda alınan aksiyonların sonuçlarını şeffaflıkla açıklaması; pazarlama ve iletişim faaliyetleriyle tüketicileri sürdürülebilir ve sağlıklı beslenme modellerini benimsemeye teşvik etmesi gerekiyor. Firmalar bugüne dek özellikle sürdürülebilir üretim uygulamaları alanında önemli yol kat etti. Ancak dört ana başlık kapsamında değerlendirdiğimizde, özellikle tedarik zincirlerinin sürdürülebilirliği alanına odaklanılması ve kurumsal vatandaşlık konusunda gelişim gösterilmesine ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>“ADİL KOTA YÖNETİMİ PLANIYLA KESİNTİSİZ GIDA ERİŞİMİ SAĞLADIK”</strong></p><p>Bu yıl Barilla’nın platin sponsorluğunda gerçekleşen zirvenin ““Tüketici ve Alışverişçi Trendleri Nasıl Değişecek?” başlıklı oturumunda panelist olarak yer alan&nbsp;<strong>Barilla Gıda Ticari Pazarlama Müdürü Şefik İnan,&nbsp;</strong>“Pandemi sürecinde ürünlerimizi mümkün olduğunca çok kişiye, kesintisiz olarak ulaştırmayı amaçladık. Bu kapsamda adil kota yönetimi planımızı devreye soktuk; üretim verimliliğimizi artırarak daha fazla ürünü alışverişçiyle buluşturduk. Bunun yanı sıra, online alışverişe artan ilgi doğrultusunda sosyal medya kanallarımızda e-ticaret entegrasyonu sağladık ve ünlü şeflerle iş birliği yaparak tüketiciyi evinde pişirebileceği ilham verici ve sağlıklı makarna tarifleriyle buluşturduk. Yaz itibarıyla pratik tariflere eğilimin artış göstermesiyle birlikte makarna ve kullanıma hazır makarna soslarımızı ön plana çıkardık” dedi.</p><p><strong>“TÜRKİYE’DE 20 YILI AŞKIN SÜREDİR SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM YAPIYORUZ”</strong></p><p>Barilla’nın sözleşmeli ve sürdürülebilir tarım alanındaki faaliyetlerine değinen&nbsp;<strong>İnan,&nbsp;</strong>“Bu olağandışı süreçte insanların en sık sorduğu sorulardan biri ‘Ne yemeliyim?’ oldu. Bu soru, makarna gibi sağlıklı ve doğal ürünleri ön plana çıkardı. Sağlıklı ve doğal kavramlarının 'yerli', ‘yerel’ gibi kavramlarla da örtüştüğünü düşünüyoruz. Bu kapsamda 2020 yılı itibarıyla Barilla ve Filiz markalı ürünlerimizi yüzde yüz Türk buğdayıyla üretmeye başladık. Bu projenin temeli 20 yılı aşkın süredir akademisyenler ve çiftçiler iş birliğinde devam eden sürdürülebilir tarım uygulamalarımıza dayanıyor. Uygulamalarımızın temel amacı daha az kaynak kullanarak en yüksek verimi elde etmek ve karbon salımını düşürmek; aynı zamanda üreticilerin emeğinin karşılığını alması. Tüketicilerimizi doğal ve sağlıklı ürünlerle buluşturarak kurum olarak benimsediğimiz Akdeniz beslenme modelini daha yaygın hale getirmek istiyoruz” açıklamasını yaptı.</p><p><strong>“SAĞLIKLI BESLENME HEM KÜRESEL HEM YEREL ÖLÇEKTE ÖNEMLİ BİR AKIM”</strong></p><p>Konuşmasında Barilla’nın gelecek planlarına da değinen&nbsp;<strong>Şefik İnan</strong>: “Sağlıklı beslenme küresel ölçekte önemli bir akım haline geldi. Bu trend ışığında tüketiciler, protein ihtiyacının büyük bölümünü bitkisel gıdalardan temin etmeye yöneldi. Barilla olarak uluslararası portföyümüzde bu kapsamda ürünlerimiz mevcut. Bu ürünleri yerel düzeyde nasıl geliştirebileceğimiz üzerine çalışıyoruz. Öte yandan milli mirasımız olan Ata Tohumlarını günlük beslenme rutinimizin bir parçası haline getirmek için Ar-Ge çalışmaları yürütüyoruz. Son dönemde yükselişe geçen bir diğer akım ise paketlenmiş hazır yemekler oldu. Önümüzdeki dönemde bu alanda da önemli projeleri hayata geçirmeyi planlıyoruz” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Dijital toplumun bilincinde olmak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dijital-toplumun-bilincinde-olmak-25238902ac1c3-9ae4-407d-847f-b8d90824a1082020-10-24T10:54:00+03:00Admin Dijital toplumun bilincinde olmak

Dijital toplumun bilincinde olmak

TEKNOLOJİ

Admin
<p><strong>Generali Sigorta</strong>, iyi bir dijital vatandaş olmanın ve dijital dünyada iyi bir vatandaş olarak iş ve özel hayatı yönetmenin 5 kuralını paylaştı.</p><p><strong>Dijital toplumun bilincinde olmak</strong></p><p>Her bireyin hem toplumun hem de dijital toplumun bir parçası olduğunun bilincinde olması, dijital vatandaşlığın başladığı yerdir. İyi bir dijital vatandaş, bu bilinçle hareket eden ve herhangi bir platformda görüş bildirirken veya yorum yaparken tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi saygılı olan bireydir.</p><p><strong>Çevrimiçi davranışlarının etik sonuçlarını bilmek</strong></p><p>Dijital vatandaşlığın en hassas ancak sıkça göz ardı edilen noktalarından biri dijital parmak ya da dijital ayak izidir. Her dijital kullanıcı, internette paylaşılan şeylerin asla kaybolmayacağının bilincinde olmalıdır.</p><p><strong>Teknolojiyi kötüye kullanmamak</strong></p><p>Online dünyada da etkileşim ve iletişim kurarken doğru, etik ve ahlaki davranışlar sergilemek önem taşımaktadır. Her birey, dijital dünyada da neler paylaştığına dikkat ederek; din, dil, ırk vb. kavramlar özelinde rencide edici tavırlar takınmamaya özen göstermeli, teknolojiyi kötüye kullanmamalıdır.</p><p><strong>Mülkiyet haklarına karşı saygılı olmak</strong></p><p>Her birey, dijital ortamda yer alan kaynakları kullanmak için izin almalıdır. Ya da mülkiyet hakkı bulunan bilgileri, belgeleri, çalışmaları dijital dünyada paylaşırken mutlaka kaynak göstermelidir. Ayrıca dijital dünyada yer alan film, oyun ve müzik gibi eserlerin telif hakkını ödemeksizin yüklemenin ve kullanmanın suç olduğu unutulmamalıdır.</p><p><strong>Kendine karşı saygılı olmak</strong></p><p>Dijital dünyada, diğer kullanıcılara olduğu kadar her bir kullanıcının kendisine de saygısı önem taşımaktadır. İyi bir dijital dünya vatandaşı, başkalarının hakları kadar kendi haklarına da saygı duyan kişidir. Her birey, dijital ortamda öncelikle kendine saygı duymalı, yer aldığı platformlarda uygun adlar seçmeli, kişisel bilgilerini, özel yaşantısı, yaşadığı olayları paylaşırken özenli ve dikkatli davranmalıdır.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kalekim’e ‘Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi’]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kalekime-covid-19-guvenli-uretim-belgesi-252379dfcc4dc-a814-4f98-b572-7cbb479af1c02020-10-24T10:47:00+03:00Admin Kalekim’e ‘Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi’

Kalekim’e ‘Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi’

EKONOMİ

Admin
<p><strong>Çevre Bakanlığı’nın Sıfır Atık Projesi </strong>kapsamında hayata geçirdiği uygulamaları başarıyla tamamlayarak <strong>“Sıfır Atık Belgesi”'</strong> ne sahip olan Kalekim, şimdi de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın liderliğinde TSE tarafından yayınlanan kılavuzdaki tüm kriterleri yerine getirerek, ‘Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi’ni aldı.</p><p><strong>Kalekim Genel Müdürü Timur Karaoğlu, </strong>“Ülkemizde yapı kimyasalları sektörüne liderlik eden bir şirket olarak, tüm faaliyetlerimizde, bu misyonun bize yüklediği toplumsal sorumluluk anlayışımızla hareket ediyoruz. Kalekim çatısı altında tüketici memnuniyeti odaklı yaptığımız üretimin her kademesinde, çalışanlarımızın, paydaşlarımızın ve toplumun sağlığı en büyük önceliğimizi oluşturuyor. İnsanlığı tehdit eden küresel salgın döneminde de yine bu anlayışla hareket ettik. Pandemi döneminde ilgili tüm ulusal ve uluslararası kurumların uyarıları doğrultusunda tedbirlemizi en üst düzeyde aldık. Bugün de bu tedbirlerden taviz vermeden aynı kararlılıkla süreci yürütmeye devam ediyoruz. Sağlık ve güvenliği öncelikleyen çevreci üretim noktasındaki anlayışımızın bugün resmi kurumlarca tescillenmesi bizim için çok büyük anlam ifade ediyor. Son aldığımız belgede bu konuda işimizi ne kadar doğru yaptığımızı gösteriyor” diye konuştu.</p><p><strong>“Uluslararası ticarette ‘güvenli üretim uygulamaları’ önemli hale geldi”</strong></p><p>‘Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi’nin uluslararası önemine dikkat çeken Karaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Pandemi, iş ve üretim süreçlerinde birçok şeyi değiştirdi. Bunlardan biri de güvenli üretim uygulamaları oldu. İnsanlar artık, sağlıklı ve güvenli ürünlerin yanı sıra bu ürünlerin nasıl bir ortamda ve hangi anlayışla ürettildiklerini de önemsiyor. Dolayısıyla yeni normalle birlikte bu belgeler gerek ulusal gerekse de uluslararası piyasalarda artık çok daha önemli hale gelmiş durumda.</p><p>Kalekim gibi ürünlerini dünyanın dört bir yanındaki 80 ülkede tüketici ve profesyonellerle buluşturan bir şirket için ise ‘Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi’ çok daha büyük önem arz ediyor. Bu belge aynı zamanda nasıl bir anlayışla ve nasıl bir ortamda üretim yaptığınızı, insan sağlığına ne kadar önem verdiğinizi gösteriyor. Bu yüzden bu belgeyi önemsiyoruz. Ülkemizin uluslararası düzeyde ticaretini kolaylaştırmak ve toplumun yaşam düzeyini yükseltmek için önümüzdeki dönemde bu tip belgelendirmelerin çok daha fazla ön plana çıkacağını düşünüyoruz.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Sabri Ülker Vakfı’nın 10. yıl kutlaması yapıldı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sabri-ulker-vakfinin-10-yil-kutlamasi-yapildi-25236960df66f-8a02-48b4-8d3a-17495b1864d02020-10-24T10:30:00+03:00Admin Sabri Ülker Vakfı’nın 10. yıl kutlaması yapıldı

Sabri Ülker Vakfı’nın 10. yıl kutlaması yapıldı

GÜNCEL

Admin
<p>Türk gıda sektörünün duayeni Sabri Ülker anısına, gıda, beslenme ve sağlık alanındaki bilgilerin topluma ulaşmasına destek olmak amacıyla kurulan&nbsp;<strong>Sabri Ülker Vakfı’nın</strong>&nbsp;<strong>10’uncu yılı</strong>&nbsp;22 Ekim’de online olarak düzenlenen&nbsp;<strong>Sabri Ülker Bilim Ödülü</strong>&nbsp;töreninde kutlandı.&nbsp;<strong>Prof</strong><strong>. Dr. Gökhan Hotamışlıgil </strong>başkanlığındaki jüri,<strong> t</strong>oplum sağlığının geleceğine katkı sağlamak üzere genç bilim insanlarını destekleyen Sabri Ülker Bilim Ödülü’ne bu yıl, Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley (UC Berkeley) Moleküler ve Hücre Biyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi&nbsp;<strong>Doç. Dr. Elçin Ünal’ı</strong>&nbsp;layık gördü.</p><p><strong>Talat İçöz: 10 yılda edindiğimiz birikim ve tecrübe bize yeni ufuklar, yeni hedefler kazandırdı</strong></p><p>Akademi, iş dünyası ve medyadan özel davetlilerin katılımıyla gerçekleşen<strong>&nbsp;</strong>dijital tören <strong>Sabri Ülker Vakfı Başkanı&nbsp;Talat İçöz’ün&nbsp;</strong>vakfın 10’uncu yılını kutlayan açılış konuşmasıyla başladı. Vakfın 10 yıldır beslenme ve sağlıklı yaşam alanında doğru ve bilimsel bilgiyi toplumun her kesimine ulaştırma hedefiyle çalıştığını vurgulayan İçöz şunları söyledi: “10 yıl boyunca bu hedefe ulaşmak için büyük bir motivasyon ve adanmışlıkla hizmet ettik. Çok değerli Bilim Kurulu Üyelerimiz, çok değerli çalışanlarımız ve bu uğurda bir araya geldiğimiz sayısız paydaşımızla birlikte çok gayret ettik. Onlarca farklı platformda gerçekleştirdiğimiz yüzlerce faaliyet, akademik çevrelerden devlet kurumlarına, sivil toplumdan tüketici kesimlerine farklı alanlarda yankı buldu.”</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f93daab2c60b.jpg" style="height:503px; width:960px" /></p><p>Sağlıklı bireylerden oluşan sağlıklı nesillerin, ülkemizin geleceğini güvenceye alacak en büyük değer, en önemli yatırım olduğunun altını çizen İçöz, “10 yıl boyunca bu amaç doğrultusunda gayret sarf ettik. Bu çalışmalarımızın önde gelenlerinden biri olarak Millî Eğitim Bakanlığı ile iş birliği içinde Yemekte Denge Eğitim Projesi ile ülkemizin her bölgesinden 6 milyonun üzerinde öğrenciye, öğretmene ve ebeveyne bu bilinci aktarmayı başardık. Bunun yanı sıra kurucumuzun adını taşıyan Harvard Üniversitesi’ndeki Sabri Ülker Metabolik Araştırmalar Merkezi, gurur duyduğumuz diğer iş birliklerimizin başında geliyor. Merkezimizde genetik ve metabolik hastalıkların oluşmasını önlemek için hem Türkiye’den hem dünyadan bilim insanları pek çok araştırma yapıyor, dünya için, geleceğimiz için bilim dünyasında yankı uyandıran çalışmalar gerçekleştiriyor. Daha nice 10 yıllarda Sabri Ülker Vakfı’nın bu çalışma anlayışını aynı heyecanla devam ettirmesini temenni ediyorum. Bu uğurda emek veren tüm arkadaşlarımızı da gönülden tebrik ediyorum” dedi.</p><p><strong>Prof. Dr. Hotamışlıgil: Ülkemiz bilimine katkıda bulunacak Türk bilim insanlarını destekliyoruz</strong></p><p>Talat İçöz’ün konuşmasının ardından dijital tören vakfın 10’uncu yıl filminin gösterimiyle devam etti. Ardından Sabri Ülker Metabolik Araştırmalar Merkezi Direktörü&nbsp;<strong>Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil&nbsp;</strong>söz aldı.<strong>&nbsp;</strong>Harvard Üniversitesi’nde sürdürdüğü çalışmaların 25’inci yılı vesilesiyle törende kendisine teşekkür plaketi takdim edilen Prof. Dr. Hotamışlıgil,<strong>&nbsp;</strong>bilimde önemli aşamalardan birinin kişilere yatırım yapmak olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Sabri Ülker Bilim Ödülü bizim için çok önemli. Çünkü bu ödülle en parlak bilim insanlarımızı kariyerlerinin erken döneminden itibaren fark ederek onlara destek olmayı amaçlıyoruz. Hayalimiz bundan 20 sene sonra uluslararası bilim camiasına öncülük edecek, ülkemiz bilimi ve bilim insanları için de önemli itici güç olacak Türk bilim insanlarına katkıda bulunmak. Önceki senelerde bu ödülü alanlar, daha şimdiden muazzam bir çizgide ilerliyorlar. Bu yıl ödülü kazanan bilim insanımızı da yürekten kutluyorum.”</p><p><strong>Murat Ülker: Vakfımızın 10 yıla ulaşmasından çok mutluyuz</strong></p><p>Etkinlik,<strong>&nbsp;</strong>Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>Murat Ülker’in&nbsp;</strong>törende paylaşılan<strong>&nbsp;</strong>dijital mesajıyla devam etti.<strong>&nbsp;</strong>Türk bilim insanını ve genç Türk bilim öğrencilerini uluslararası alanda desteklemekle iftihar ettiklerini belirten Murat Ülker şunları kaydetti: “Bugün 10’uncu yılını kutlamaktan iftihar ettiğimiz bu vakfı, babam Sabri Ülker’in adını yaşatmak ve toplumumuza, Türk bilim dünyasına faydalı olması gayesiyle kurduk. Sabri Bey, beslenme ve sağlık konularına çok önem verirdi. İnsanlığa faydalı işler yapmaya kendine şiar edinmiş biriydi. Kendisi türlü imkânsızlığa rağmen gıda kalitesi ve Ar-Ge için gereken tüm yatırımı yaparak ve uluslararası uzmanlarla birlikte çalışarak Türkiye’de bu alanlarda öncü bir isim oldu. Şimdi onun bu misyonunu Sabri Ülker Vakfı sürdürüyor. Tüm bu bilimsel araştırmaların toplum sağlığı, çocuklarımız ve sonraki kuşakların sağlığı için üzerimize düşen bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Bu yüzden bu çalışmaları hep destekledik, gelecekte de desteklemeye devam edeceğiz. Ne mutlu bizlere ki,<strong> Sabri Ülker Bilim Ödülü</strong> genç bilim insanlarının yolunu aydınlatmayı sürdürecek. Vakfımızın 10 yıla ulaşmasından çok mutluyuz. Değerli çalışmaları için bilim kurulumuza, vakıf çalışanlarına ve vakfımızı destekleyen tüm kurum ve kişilere teşekkür ederiz.”</p><p><strong>Doç. Dr. Ünal</strong>:&nbsp;<strong>“Bu ödül, bilimsel çalışmalarımda yalnız olmadığımı hatırlatması açısından çok değerli”</strong></p><p>Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş’un kazananı takdim etmesiyle devam eden dijital törene<strong>&nbsp;</strong>ABD’den canlı bağlantıyla katılan Sabri Ülker Bilim Ödülü’nün sahibi&nbsp;<strong>Doç. Dr. Elçin Ünal</strong>, “Sabri Ülker Bilim Ödülü’ne layık görülmekten büyük onur duydum. Bu ödül, bilimsel çalışmalarımda yalnız olmadığımı hatırlatması açısından benim için çok değerli. Başta Sabri Ülker Bilim Ödülü Jürisi olmak üzere herkese şükranlarımı sunuyorum. Umuyorum ki ben de çalışmalarımla diğer araştırmalara ve buluşlara katkıda bulunabilirim” dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f93daad090a3.png" style="height:451px; width:704px" /></p><p><strong>Kanser ya da Alzheimer gibi hastalıkların ortaya çıkma şansı azalabilir</strong></p><p>Bilimsel kariyerini mayoz bölünme ve yaşlanmanın ilişkileri üzerine kuran Doç. Dr. Elçin Ünal, hücrelerde yaşlanma sonucunda biriken hasarların doğal yollarla nasıl tedavi edilebileceğini araştırıyor. Ünal ve ekibinin temel amacı, hücresel yaşlanmayı anlayıp geriye çevirmeyi başarmak. Lisedeki bir öğretmeninden ilham alarak Bilkent Üniversitesi’nde Moleküler Biyoloji ve Genetik okuyan Ünal, ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi’nde doktorasını yaparken mayoz bölünme üzerine odaklanmaya başladı. Doktora sonrası dünyanın en iyi üniversitelerinden biri olan MIT’te mayoz bölünme konusuna ağırlık veren Ünal, sahadaki birçok araştırmacı, “yaşlanmanın mayoz bölünme üzerine etkisini” araştırırken, bunun tersini yaparak “mayoz bölünmenin yaşlanma üzerine etkisini” araştırmaya karar verdi. Mayotik farklılaşmanın ilkelerini tanımlamayı hedefleyen Ünal, 2014’te UC Berkeley’de Moleküler ve Hücre Biyolojisi Bölümü’ne katıldı ve yenilikçi araştırmalarını burada kendi adıyla kurduğu laboratuvarda devam ettirdi. Beslenme stili, egzersiz, uyku düzeni, sigara, alkol kullanımı ve stres gibi etkenlerin hem hücre hem de organizma yaşlanmasını etkilediğini belirten Ünal, “Yaşlanma sonucunda hücrelerde protein kalite kontrolü ve organel fonksiyonlarında düşüş gözlenir. Vücudumuzdaki üreme hücreleri bu hasarları doğal olarak etkisiz hale getirebiliyor. Eğer üreme hücrelerinin bunu nasıl başardığını anlayabilirsek, diğer hücrelere de bu mekanizmaları uygulayabiliriz. Yaşlanma, kanser ya da Alzheimer gibi çok değişik tipteki hastalıkların birinci risk faktörü. Eğer yaşlılık sonucunda ortaya çıkan hasarları hücre seviyesinde tedavi edebilirsek, değişik tipteki hastalıkların ortaya çıkma şansını da azaltabiliriz” diye konuştu.</p><p><strong>Ödüllü bilim insanları bilim dünyasındaki son gelişmeleri anlattılar</strong></p><p>Tören, önceki yıllarda ödüle layık görülen, UCLA Öğretim Üyesi<strong> Doç. Dr. Ebru Erbay</strong>, Rockefeller Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kıvanç Birsoy, Massachusetts Institute of Technology (MIT) Kanser Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ömer Yılmaz ve Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tamer Önder’in bilim dünyasındaki son gelişmeleri değerlendirmesiyle son buldu.</p><p><strong>Haber - Gizem Ezgi Yılmaz</strong></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Geleceğini planlayan bir Kızılay']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/gelecegini-planlayan-bir-kizilay-252353a28e573-238a-4e1c-b8eb-86c83646b9e72020-10-24T10:14:00+03:00Admin 'Geleceğini planlayan bir Kızılay'

'Geleceğini planlayan bir Kızılay'

GÜNCEL

Admin
<p>Çalıştay süresince<strong> “Dünyanın Meseleleri”, </strong>“İnsanın Meseleleri”, “İnsani Finans ve Sürdürülebilirlik”, “Kurumsal Gelişim ve Dönüşüm” başlıklarında paneller düzenlenecek. Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu, Prof. Dr. Alper Cihan, Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz başta olmak üzere alanlarının uzmanları Kızılaycılara, değişmesi gereken afet müdahale yöntemleri, kurumsal dönüşüm ve değişim, sağlık alanındaki yeni gelişmeler gibi onlarca başlıkta konular ele alınacak. <strong>Kızılay Genel Müdürü Dr. İbrahim Altan </strong>ve tüm alanlardan genel müdür yardımcıları özellikle pandemi sürecinin sahaya ve insani yardım dünyasına yansımalarını, alan tecrübeleriyle çalıştaylarda masaya yatıracak.</p><p><strong>Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık, “Geleceğini planlayan bir Kızılay’ı hedefledik”</strong></p><p><strong>Türk Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, </strong>“Önümüzdeki 10 yılda Kızılay’ın nereye gitmesi gerektiğini, on yıl sonra Kızılay’ı nerede görmek istediğimizi büyük Kızılay ailemizle birlikte belirlemiştik. Şimdi o hedefe ulaşmak için icra edilecek projelerimizin detaylarını ve yol haritasını belirlemek için çalışacağız. Pandemi süreci tüm dünyayı ve doğal olarak insani yardım dünyasını da değiştirdi. Bu sürecin etkileri önümüzdeki yıllarda da gerek ekonomik gerek psikososyal anlamda sürecektir. Tüm kurum ve kuruluşlar bu süreci masaya yatırmak ve kendilerini bu sürecin verileriyle yeniden tanımlamak zorundadır” dedi. Dr. Kerem Kınık, 3 gün sürecek olan çalışmanın çıktılarının başta Kızılay ve Kızılhaç dernekleri olmak üzere dünyadaki insani yardım örgütlerine de ilham vereceğine inandığını ifade etti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İnternet hızın da 102’nci sıradayız]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/internet-hizin-da-102nci-siradayiz-25234d5795e8a-a0e2-40d5-9074-65df971952332020-10-24T09:33:00+03:00Admin İnternet hızın da 102’nci sıradayız

İnternet hızın da 102’nci sıradayız

TEKNOLOJİ

Admin
<p>Medya takip kurumu&nbsp;<strong>Ajans Press,&nbsp;</strong>internet ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini inceledi.&nbsp;<strong>Ajans Press</strong>’indijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre bu yıl internet ile alakalı basına 131 bin 776 haber yansıdığı tespit edildi.Sadece internet hızı ile ilgili çıkan haber sayısı ise 3 bin 43 olarak saptandı. Medyaya yansıyan haber başlıkları incelendiğinde ise, uzaktan eğitimde yaşanan problemler ve 5G ile alakalı yapılan çalışmalar en çok konuşulan başlıklar arasında yer aldı.</p><p><strong>Ajans Press’in, CEOWORLD&nbsp;</strong>verilerinden elde ettiği bilgilere göre, 207 ülkenin yer aldığı ve internet hızının en yüksek olduğu ülkeler belli oldu. Böylelikle 5.27 megabitindirme hızıylaTürkiye’nin 102’nci sırada yer aldığı kaydedilirken, 85.02 megabit indirme hızıyla birinci sıraya yerleşen ülke ise <strong>Tayvan</strong> olarak görüldü. Tayvan’ın sahip olduğu indirme hızıyla yüksek çözünürlükteki bir filmi 8 saniyede indirebildiği belirlendi. Tayvan’ı indirme hızı ile takip eden diğer ülkeler de 70,86 mb ile<strong> Singapur,</strong> 67,46 mb ile Jersey, 55.18 mb ile de İsveç, 49.19 mb ile Danimarka, 42.77 mb ile Japonya, 41.69 mb ile Lüksemburg, 40.21 mb ile Hollanda, 38.85 mb ile İsviçre, 38.73 mb ile de San Marino ilk on içerisinde yer aldı. İnternet hızında geride kalan ülke ise 0.38 mb hızla Yemen olarak kayıtlara geçti. ABD listenin 15. sırasında yer edinirken, Birleşik Krallık ise 34 sırada yer aldı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Müzeyyen Senar şarkılarını seslendirdi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/muzeyyen-senar-sarkilarini-seslendirdi-2523370dee9b8-fe82-4e6c-8635-47f15d5e0e302020-10-23T13:07:00+03:00Admin Müzeyyen Senar şarkılarını seslendirdi

Müzeyyen Senar şarkılarını seslendirdi

MAGAZİN

Admin
<p><strong>Şevval Sam’a konserde Müzeyyen Senar</strong> ile birlikte çalışmış usta müzisyenler&nbsp;Baki Kemancı (keman), İsmail Bergamalı (klarnet), Sezgin Sezer (kanun), Serdar Kaşıkçılar (ud), Fahrettin Yarkın (ritim)&nbsp;eşlik etti.</p><p>Pandemi önlemlerine uygun olarak gerçekleştirilen konserde <strong>Şevval Sam</strong> ve müzisyenler 18.00 ve 20.00 olmak üzere iki farklı saatte müzikseverlerle buluştu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Gölbaşı Belediyesi'nden taksilere siperlik]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/golbasi-belediyesinden-taksilere-siperlik-25232cc6ef978-0ae2-4e8a-b14b-2193de5c14972020-10-23T12:58:00+03:00Admin Gölbaşı Belediyesi'nden taksilere siperlik

Gölbaşı Belediyesi'nden taksilere siperlik

YEREL

Admin
<p><strong>Gölbaşı Belediyesi, </strong>koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında toplum sağlığını korumak için yoğun mesaisini sürdürüyor. Salgın süreci boyunca hem esnafa hem de vatandaşlara hijyen paketi ve maske dağıtımı yapan <strong>Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek,</strong> vatandaşların sık kullandıkları taksi duraklarını ve esnafı ziyaret ederek siperlik ve dezenfektandan oluşan hijyen çantası verdi. Her fırsatta esnafı ziyaret ederek yanlarında olduklarını dile getiren <strong>Ramazan Şimşek</strong> “Esnafımızın zor şartlar altında çalıştıklarını düşünerek sizler için gereken tedbirleri <strong>Gölbaşı Belediyesi</strong> olarak almaya çalışıyoruz. Taksilerimizin içerisine müşterileriniz ile gerekli mesafeyi korumak için siperlik montaj ettik. Ayrıca dezenfektan desteği de sağlıyoruz. Bundan sonraki süreçte de yanınızda olacağız” ifadelerini kullandı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Türkiye, kuru üzüm üretiminde dünya lideri]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/turkiye-kuru-uzum-uretiminde-dunya-lideri-25231208a6ad1-bb99-4eb7-974b-fe7608139cf22020-10-23T12:48:00+03:00Admin Türkiye, kuru üzüm üretiminde dünya lideri

Türkiye, kuru üzüm üretiminde dünya lideri

EKONOMİ

Admin
<p>Çekirdeksiz kuru üzüm üreticisi ülkeler, 2020 yılında dünya genelinde 677 bin 310 ton kuru üzüm ihracatı hedeflerken, Türkiye; 241 bin tonluk kuru üzüm ihracatıyla dünya ihracatından tek başına yüzde 36 pay alma amacını ortaya koydu.</p><p>2020 Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı'nda, üretici ülkelerin 2020 yılı rekolte, iç tüketim ve ihracat beklentileri paylaşıldı.</p><p><strong>Kuru üzüm üretici ülkeler konferansı online yapıldı</strong></p><p>Çevrimiçi gerçekleştirilen toplantıda Türkiye, 271 bin ton rekolteyle dünya genelindeki 1 milyon 230 bin tonluk çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesinin yüzde 18’ini tek başına gerçekleştireceğini beyan etti.</p><p>Amerika Birleşik Devletleri, 196 bin 208 tonluk üretim ile ikinci sırada yer alırken, üçüncü ülke 190 bin tonluk çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesiyle Çin oldu. Kuzey Yarım Kürede; İran 185 bin ton, Hindistan 145 bin ton, Özbekistan 70 bin ton, Yunanistan ise 800 ton çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesi bekliyor.</p><p>Güney Yarım Kürede ise; Şili 70 bin 681 ton çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesiyle Güney Yarım Küre’nin lideri olurken, Güney Afrika 52 bin 394 ton, Arjantin 37 bin 800 ton, Avustralya ise 11 bin 550 ton çekirdeksiz kuru üzüm üretimi öngörüyor.</p><p>2020 Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’nın başkanlığına <strong>Türkiye'den Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı Osman Öz, </strong>başkan yardımcılığına Avustralya'dan Mark King ve katipliğe Türkiye'den Ece Tırkaz seçildi.</p><p>Çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde Kuzey Yarım Kürede yüzde 1’lik düşüşle 1 milyon 58 bin ton rekolte beklendiği bilgisini veren Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu Başkanı <strong>Osman Öz,</strong> Güney Yarım Küredeki üretim ve geçen yıldan stokla birlikte 1 milyon 437 bin ton çekirdeksiz kuru üzümün iç tüketim ve ihracata sunulacağını kaydetti.</p><p><strong>Pandemiye karşı kuru üzüm tüketin</strong></p><p>Dünya Sağlık Örgütü’nün kuru üzümü sağlıklı ürünler listesine aldığını, insan vücudunda bağışıklığı güçlendirdiğini ifade eden Öz, Kuru üzüm üreticisi ülkelerin 550 bin 448 ton iç tüketiminin olmasının beklendiğini anlattı. Öz, “2020 yılında dünya genelinde ihraç edilebilir çekirdeksiz kuru üzüm miktarı 887 bin 423 ton olarak öngörülmekte. Bu miktarın 677 bin 310 tonunun ihraç edilebileceği tahmin edilmekte. Türkiye olarak, 241 bin ton ihracat hedefliyoruz. Hedefimize ulaştığımız takdirde, dünya ihracatının yüzde 36’sını tek başımıza gerçekleştirmiş olacağız. Covid-19 salgınının tüm dünyayı tehdit ettiği içinde bulunduğumuz süreçte halkımızı insan vücudunda bağışıklığı arttıran, doğal şeker niteliğine sahip çekirdeksiz kuru üzüm tüketimini arttırmaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu.</p><p><strong>Amerika’nın üretimi 5 yılda 95 bin ton düştü</strong></p><p>Türk ihracatçısının dünya kuru üzüm piyasasını domine ettiğinin altını çizen Başkan Öz sözlerini şöyle tamamladı; “Türk ihracatçısı olarak, Türk kuru üzümünün daha katma değerli ihraç edilmesi için gösterdiğimiz çabaların meyvelerini topluyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımız, Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla desteğini sürdürmektedir. Türk ihracatçısı her yıl ortalama 230-250 bin ton düzeylerinde kuru üzümü ihraç ediyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin çekirdeksiz kuru üzüm üretimi 2015 yılında 291 bin ton iken, bugün 196 bin tona geriledi. Üretimleri son 5 yılda 95 bin ton düştü. Amerika’nın üzüm üretimindeki düşüşün devam edeceğini tahmin ediyoruz.”</p><p>60. Uluslararası Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı'na Arjantin, Avustralya, Şili, Yunanistan, İran, Güney Afrika, Çin, Hindistan, Özbekistan ve Amerika Birleşik Devletleri'nden temsilciler katılırken, Türkiye, Güney Afrika ve İngiltere'den de izleyiciler yer aldı. Konferansta, katılımcılar dünya kuru üzüm üretimi ve pazarlaması hakkında bilgi alışverişinde bulundular.</p><p>Konferansta kuş üzümünün tedariki ilgili olarak ise Yunan ürününe yönelik mevcut eğilimin değişmediği, Yunanistan’da 20 bin tonluk kuş üzümü rekoltesinin beklendiği bilgisi verildi.</p><p>Toplantıda ayrıca dünya genelinde etkisini daha fazla gösteren iklim değişikliği ile salgın hastalık, yangın, sel, kuraklık gibi olağanüstü doğa olaylarının önümüzdeki dönemde üretime yönelik olumsuz etkilerine yönelik kaygılar da dile getirildi.</p><p>Konferansta konuk konuşmacı Bay Simon Melik'in Kurutulmuş Meyve İttifakı'nın faaliyetleri ve temsil edilen tüm ülkelerin sunumları dinlendi. Bir sonraki konferansın ise 2021 yılında Türkiye veya Yunanistan’da gerçekleştirilmesi konusunda prensip kararı alındı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Deniz bana özgürlüğü çağırıştırıyor']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/deniz-bana-ozgurlugu-cagiristiriyor-252308558957d-5128-48ef-b079-b8785d468b5f2020-10-23T12:31:00+03:00Admin 'Deniz bana özgürlüğü çağırıştırıyor'

'Deniz bana özgürlüğü çağırıştırıyor'

MAGAZİN

Admin
<p>Hemen yelkene çıkan <strong>Linet;</strong> ‘Deniz bana özgürlüğü çağırıştırıyor. Bu yüzden fırsat buldukça kendimi denize atmayı seviyorum. Bir süredir yelkenli eğitimi alıyorum. Sadece merak değil, profesyonel olarak yapmayı seviyorum. Yelkenli seçmenin sebebi sezonsuz olması ve rüzgarın gücüyle ilerlemesi… Muazzam bir güç hissiyatı veriyor. Yaradan’a teslimiyet gibi sanki…’ diye konuştu.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yüksek çözünürlüklü ses kalitesi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yuksek-cozunurluklu-ses-kalitesi-252299968c4fd-7524-478f-b545-fb4f090849422020-10-23T11:13:00+03:00Admin Yüksek çözünürlüklü ses kalitesi

Yüksek çözünürlüklü ses kalitesi

TEKNOLOJİ

Admin
<p>Sektör lideri akıllı dinamik aktif gürültü engelleme (ANC), değişen çevresel gürültüye göre değiştirilebilen üç gürültü engelleme modu sağlıyor. İkili bağlantı ile kullanıcılar, karmaşık eşleştirme sürecine gerek duymayan <strong>HUAWEI FreeBuds Studio </strong>ile kesintisiz bağlantının keyfini çıkarabilir. Geometrik sadelikten ilham alan HUAWEI FreeBuds Studio, şık bir görünüm ve rahat bir kullanım sunuyor.</p><p><strong>Geometrik şekil ve sadelikten ilham alan yeni estetik</strong></p><p>HUAWEI FreeBuds Studio, birçok farklı stile uygun, güzel tasarlanmış ve rahat bir kulaklık sunmak için sanatla teknolojiyi birleştiriyor. Kulak kapakları basit çizgiler ve dairelerle tasarlanan kulaklık, birinci sınıf bir görünüm için metalik mat bir dokuya sahip. Paslanmaz çelikten silindirik bir kol, benzersiz bir tasarım sağlamak için kafa bandı ve kulak kapaklarını birbirine bağlıyor.</p><p>Kullanım deneyimini daha da geliştiren <strong>HUAWEI FreeBuds Studio, </strong>farklı kulak boyutlarına uyum sağlamak için 65mm x 42mm ölçülerinde daha büyük kulak kapakları kullanıyor. Protein deri kulaklık yastığı sadece yumuşak ve rahat kullanımın yanı sıra mükemmel ses yalıtımı sağlıyor. Kafa bandı, farklı şekillere ve boyutlara uyacak şekilde 150 dereceye kadar uzayabiliyor.</p><p><strong>Yüksek çözünürlüklü ses kalitesi</strong></p><p>Profesyonel akustik bileşenleri sayesinde HUAWEI FreeBuds Studio, zengin ayrıntılarla Hi-Fi ses sunmak için 4 Hz - 48 kHz'lik geniş bir frekans yelpazesini destekliyor.</p><p>HUAWEI FreeBuds Studio, özelleştirilmiş bir diyafram sürücüsüne sahip. Dört katmanlı 40 mm polimer diyafram, daha geniş bir frekans aralığı ve daha yüksek hassasiyet sağlarken, Huawei'nin kendi geliştirdiği L2HC kablosuz ses kodek teknolojileri 960 kbps'ye kadar ses aktarım hızı sağlıyor. Bu teknoloji, HUAWEI FreeBuds Studio'nun ses dosyalarının orijinal yüksek kaliteli seslerini tüm ayrıntılarıyla yeniden üretmesini sağlıyor.</p><p><strong>Akıllı dinamik aktif gürültü engelleme</strong></p><p>HUAWEI FreeBuds Studio, yenilikçi "TAT" çift katmanlı ses yalıtımına ve 40 dB'ye kadar gürültü giderme etkisi sağlayan akıllı dinamik ANC'ye sahip. Dahili IMU ortam sensörü ve mikrofon sistemi ile kulaklıklar, kullanıcının ses ortamını doğru bir şekilde algılayarak daha iyi gürültü giderme için ortama uyum sağlayabilen üç ANC modu sunuyor.</p><p>HUAWEI FreeBuds Studio, farkındalık modunu ve ses modunu destekleyerek kullanıcıların çevrelerinden haberdar olmalarına veya kulaklıklarını çıkarmadan net bir konuşma yapmalarına olanak tanıyor. Tamamen yeni altı mikrofonlu çağrı gürültü azaltma sistemi, sesi çok yönlü olarak yakalayıp, seslere etkili bir şekilde odaklanarak arka plan gürültüsünü kesiyor.</p><p><strong>Her cihazla istikrarlı çift bağlantı</strong></p><p>Kullanıcılar, akıllı yaşam çağında çift cihazlı bağlantılar bekliyor. HUAWEI FreeBuds Studio, kullanıcıların bağlantıyı kesip yeniden bağlamaya gerek kalmadan aynı anda iki cihaza bağlanmasına olanak tanıyan dört kanallı, çift modlu çift bağlantıya sahip. Çift bağlantı, aynı zamanda Android, iOS ve Windows tabanlı cihazlarda da destekleniyor.</p><p>HUAWEI FreeBuds Studio, daha kararlı bir bağlantı için 360 derece çok yönlü Bluetooth sinyal kapsama alanı sunan, sektörün ilk çift antenli kulak üstü kablosuz kulaklığı. Havalimanları gibi güçlü sinyal paraziti olan yerlerde bile çift anten tasarımı, daha güçlü bir sinyale sahip başka bir anteni akıllıca tanımlayabilir ve otomatik olarak geçebiliyor. Böylece sorunsuz telefon görüşmeleri için daha iyi bağlantı ve istikrar sağlıyor.</p><p>HUAWEI FreeBuds Studio tamamen şarj olduğunda, ANC açıkken 20 saate kadar veya ANC kapalıyken 24 saate kadar müzik çalabiliyor. Sadece 10 dakikalık şarjla HUAWEI FreeBuds Studio, ANC açıkken beş saat veya ANC kapalıysa sekiz saat müzik çalabiliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Sanatseverler 'Episode 1' sergisinde buluştu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sanatseverler-episode-1-sergisinde-bulustu-25228034a6766-dba6-45a3-b6f9-f739d238d7892020-10-23T11:04:00+03:00Admin Sanatseverler 'Episode 1' sergisinde buluştu

Sanatseverler 'Episode 1' sergisinde buluştu

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p><strong>Banu Çarmıklı, Aslı Üstünkaya, Elif Dürüst ve Şirin Yalçın</strong>’ın katıldığı açılış Artkolik’in Arnavutköy’deki sergi mekânında gerçekleşti.</p><p>Modern figuratif tarzda ürettiği eserlerinde yoğunluklu olarak kadın figürü üzerinde çalışan ressam, ilhamını 17. - 18. yy. heykel sanatı <strong>(Alexandre Schoenewerk, Auguste Clesigner, Antonio Canova, Camille Claudel) </strong>temellerinden alıyor ve günümüz dijital ekosisteminden besleniyor. Resimlerindeki kadın figürleri her iki dönemin bir sentezi olarak karşımıza çıkıyor. Eserlerde modern kadın, hayat içindeki yansıttığı güçlü imajının aksine içinde yaşadığı ruhsal dünyasının ana merkezinde, asıl kimliği ile adeta sessiz bir sinemanın başrolüne taşınıyor. Barbaros’un eserlerinde soyut bir mekanda geçen betimlemeler izleyiciye uzay hissiyatı veriyor. Sanatçının eserlerine taşıdığı karakterler, melankolik ruh hallerindeler; yalın ama ilham veren, naif ama sezgisel olan güçlü kadın tipolojisine işaret ediyorlar. Ressam güçlü renk kontrastları ve çarpıcı blok renk kullanımları ile kadın olmanın güçlü karakter özelliğine bir gönderme yapıyor. Sanatçının tuvalinde kullandığı çarpıcı renkler bir yandan izleyiciyi renkli bir dünyada keyifli bir seyahate çıkarırken bir yandan da güçlülük, kırılganlık, naiflik ve melankoli gibi kadınların tümünü içinde barındırdığı farklı ruh hallerine göndermeler yapıyor. Barbaros : “ Orhan Pamuk der ki “ Resimi bıraktığım için yazar oldum.” Bendeki senaryo ise tam tersi; kendi yazımı renklerde, tuvalde, resimde buldum… Sergide göreceğiniz eserlerde edebiyat yerine renkler var ama bu eserler de ancak o kelimeler ve hikayeler ile bütünleştiğinde tamamlanmış oluyor... “</p><p>Eski bir Rum köşkü olan Artkolik’in sergi mekanı olarak seçilmesi, davetlilerin eski ve yeni arasında bu sentezi deneyimsel olarak yaşamalarına olanak sağlıyor. Eserler Derya Sayın tarafından, eski rum kalıntıları üzerine inşa edilmiş Artkolik yapısının tüm katları boyunca yerleştiriliyor ve sergi ziyareti köşkün ilk katından başlayarak, katlar ve merdivenler boyunca devam ederek boğaz manzaralı teras katında son bulunuyor. Eserlerin çağdaş tarzı mekan ile sentez oluştururken, köşkteki yaşam alanı ile de bütünleşerek eser ve mekan arasında izleyecilere deneyimsel bir haz veriyor.</p><p><strong>Sergi, Artkolik’in Arnavutköy’deki mekanında 20 Ekim - 30 Kasım 2020 tarihlerinde haftaiçleri 11.00 – 17.00 saatleri arasında randevu ile ziyaret edilebilir.</strong></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yüzlerce ilim adamı bu etkinlikte buluşacak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yuzlerce-ilim-adami-bu-etkinlikte-bulusacak-2522797d6b4b0-dd8e-477d-b320-05cda73031642020-10-23T10:54:00+03:00Admin Yüzlerce ilim adamı bu etkinlikte buluşacak

Yüzlerce ilim adamı bu etkinlikte buluşacak

EĞİTİM

Admin
<p>İslâm dünyasının heyecanla takip ettiği 5. Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri, ilgilileriyle çevrimiçi olarak buluşuyor. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde 6 – 12 Kasım tarihleri arasında&nbsp;<strong><a href="http://arapcakitapgunleri.com/" target="_blank">arapcakitapgunleri.com</a>&nbsp;</strong>üzerinden düzenlenecek etkinliğin bu yılki ana teması <strong>“İlim Membaı Mâverâünnehir”</strong> olarak belirlendi. Etkinlikte İslâm dünyasından birçok üst düzey ilim adamı, akademisyen, yazar ve yayıncı, zoom uygulaması ve etkinliğin Youtube kanalında eş zamanlı yapılacak canlı yayınlarda, hem ortak kültür ve bilgi mirasını paylaşacak hem de okuyucularla bir araya gelecek.</p><p><strong>5. Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri</strong>’nde din ve dil kardeşliğinin pekiştirilmesi, ilim mirasının paylaşılması yine ön planda olacak. T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleşecek olan etkinlik, <strong>Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi </strong>tarafından düzenleniyor.</p><p><strong>Uluslararası Türkiye Arapça Kitap ve Kültür Günleri,</strong> İslâm dünyasında var olan ilmî birikim ve ortak mirası ülkemiz merkezli bir organizasyonda bir araya getirerek, Türkiye’nin çok daha iyi tanınmasını hedefliyor. Arapçanın, medeniyetimizin, ilim mirasımızın ve ortak kültürümüzün önemine dikkat çekmeyi bir ideal haline getiriyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f928db7a2a3d.jpeg" style="height:452px; width:700px" /></p><p><strong>YÜZLERCE İLİM ADAMI, AKADEMİSYEN VE YAYINCI BU ETKİNLİKTE BULUŞACAK</strong></p><p>Daha önceki yıllarda Türkiye, Suriye, Suudi Arabistan, Irak, Lübnan, Ürdün, Mısır, Cezayir, Tunus, Fas, Sudan, Katar, Kuveyt, Özbekistan, Türkmenistan, Hindistan, Pakistan gibi pek çok ülkeden ilim adamlarını İstanbul’da bir araya getiren etkinlik, bu yıl ilim adamlarını sanal ortamda tüm dünya ile buluşturuyor.</p><p>Etkinlik, 6 – 12 Kasım tarihleri arasında internet sitesi, Youtube kanalı ve sosyal medya hesapları üzerinden takip edilebilecek.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Süt inekleri kesim için sırada]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sut-inekleri-kesim-icin-sirada-252268869161b-634d-4290-89f6-3fb9f42d55b12020-10-23T10:45:00+03:00Admin Süt inekleri kesim için sırada

Süt inekleri kesim için sırada

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Hayvan kesimlerinin ardından sektörde süt yetmezliği yaşanacağına vurgu yapan Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük şunları söyledi;&nbsp;</strong></p><p>“Böyle giderse yakın gelecekte sütün litresi 3 TL bile olsa sanayici süt bulamayacak. Bu kısır döngü uzun yıllardır birçok kez yaşanıyor. En ağırı 2008 yılında yaşanmıştı. Sütün litresi 40 kuruş, yemin kilogramı 58 kuruş olunca yüz binlerce ineğimiz kesime gitmişti. Seyirci kalınmasının sonucu açığın ithalatla kapatılmak zorunda kalınarak Milli Ekonominin 3 Milyar dolar kaybına neden olmuştu.</p><p>Çözüm olarak şunu iyi bilmeliyiz ki; üreticiyi kurtarmadan tüketiciyi kurtaramayız. Şuan tablo iyi değil. Bu şartlarda üreticinin üretimi devam ettirmesi mümkün değil. Üreticiye süt primleri hemen ödenerek bir can suyu verilip yaşaması sağlanmalıdır. Seyirci kalınırsa yarın geç olacaktır”</p><p>Maliyet artışlarının üreticiyi zor duruma düşürdüğünü ifade eden <strong>Eskiyörük</strong>; “2020’de yaşanan talihsizliklerin bedelini üreticiye ödettirmek büyük haksızlıktır. Döviz artışının yansıması olarak girdi maliyetlerinin yüzde 40 dolayında artmasına ve ürün fiyatının sabit kalmasına seyirci kalamayız. Üretimin devamlılığı için olması gereken 1,3 süt-yem paritesinin sağlanmasında sütün litresinde 45 kuruşluk bir açık oluştu. Bu fark fiyat artışıyla sağlanması yerine destekleme primi olarak verilmesi en doğru seçenektir. Bakanlığımız bu konuda doğru bir karar aldı. Üreticilerin tek istediği bu primlerin hemen ödenmesidir. Çünkü üretici ineklerine yem alamaz duruma gelmiştir.</p><p>Yaşanan bu olumsuzlukların uzun vadeli çözümü ise ithalat politikasından vaz geçip yerli üretime önem vermektir. Yurt dışından aldığımız buğday ile insanlarımızı, yine yurtdışından aldığımız soya ile hayvanlarımızı doyurmanın kayıplarını ve riskini görmemiz gerekiyor. Elimizde insanlarımızı ve tüm canlılarımızı doyuracak boyutta Anadolu toprakları varken dışa bağımlılık Türkiye’ye yakışmıyor. Yarın çok geç olmadan derhal önlem almalıyız” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Veterinerlik hizmetleri verimli kullanılacak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/veterinerlik-hizmetleri-verimli-kullanilacak-25225c03bf0d7-b2d0-4c6f-8abd-1674f3e55eee2020-10-23T10:31:00+03:00Admin Veterinerlik hizmetleri verimli kullanılacak

Veterinerlik hizmetleri verimli kullanılacak

YEREL

Admin
<p>Sokak hayvanlarına yönelik katılımcı, kapsayıcı ve veri temelli bir çözüm sunan <strong>SemtPati </strong>projesinin mobil uygulaması sayesinde gönüllü hayvanseverler, mahalle mahalle tüm şehrin sokak köpeği haritalandırmasının yapılmasını sağlayacak. Uygulama ile sokak köpeklerinin sağlık ve bakım ihtiyaçlarının etkin bir şekilde yönetilmesi ve yerel yönetimlerin sokak hayvanlarına yönelik veriye dayalı karar alması desteklenecek.</p><p><strong>“</strong><strong>Sokaktaki hayvanlarımızın hayatlarını ancak birlikte bir takım olarak çalıştığımızda iyileştirebiliriz.”</strong></p><p>SemtPati projesi iş birliği protokolünün imza töreninde konuşan iş insanı ve hayvansever&nbsp;<strong>İpek Kıraç</strong>, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile birlikte hayata geçireceğimiz bu önemli iş birliğine tanıklık etmek üzere yanımızda olmanızdan dolayı çok mutluyum. Elbette ilk teşekkürüm, bize inanan ve bu yola bizimle birlikte çıkan Sayın Başkanımız Ekrem İmamoğlu’na. Ayrıca bize destek olan değerli ekip arkadaşlarına da çok teşekkür ederim. Bu proje 3 paydaştan oluşuyor; Belediye, veterinerler ve gönüllüler. Sokaktaki hayvanlarımızın hayatlarını ancak birlikte bir takım olarak çalıştığımızda iyileştirebiliriz. Bu sebeple kurulan dayanışma ve işbirliği için çok müteşekkirim” diyerek sözlerine başladı.</p><p><strong>“Hepimiz her gün görüyoruz. Evsiz, sevgisiz, susuz, yemeksiz olsalar da, bizlere güvenleri kalmamış olsa da, yine de bir umut ile avuçlarımızın ve gözlerimizin içlerine bakıyorlar.”</strong></p><p>İpek Kıraç şöyle devam etti: “Projemizi bu gün sizlere nasıl anlatsam diye düşünürken, çok sevdiğim birisi bana ‘hikayesi ne?’ diye sordu. İlk önce hayvan sevgisi diye geçiştirebilir miyim diye denedim ama olmadı. “Nasıl başladı, hikayesi ne?" diye tekrar sorunca fark ettim ki haklıydı, bir başlangıcı vardı... Bu başlangıç; 1, 3, 5 derken günlük beslediğim ve bakımını üstlendiğim köpek sayısı 18’i bulunca ve arabamdaki torbalar dolusu mama nedeniyle başka yer kalmayınca yaşadığım bir farkındalık anıydı. Ben elimden geleni yapıyordum ama fark ettim ki bireysel çabam artık yetmiyordu. Bu hevesi ve sevgiyi ise, beni 13 yıl boyunca kendinden çok ve karşılıksız seven, bana sevmeyi ve dostluğu öğreten, tek mutluluğu yanımda olmak olan köpeğim Darwin aşıladı. Neden sokakta yaşayan her köpeğin onu seven bir ailesi yoktu? Hepimiz her gün görüyoruz. Evsiz, sevgisiz, susuz, yemeksiz olsalar da, bizlere güvenleri kalmamış olsa da, yine de bir umut ile avuçlarımızın ve gözlerimizin içlerine bakıyorlar. Onlar bizi görse de biz ne yazık ki çoğu zaman onlarla ilgilenmiyoruz ya da ilgilenemiyoruz. Ülke olarak çok zor bir dönemin içinden geçerken, ekonomi, sağlık, eğitim, aile, arkadaş, kardeş, komşu derken, çoğu zaman, yaşadığımız bu güzel şehrin her sokağını, köşesini paylaştığımız diğer paydaşlarımızı, dört ayaklı arkadaşlarımızı unutuyoruz. Biz bu eşi olmayan şehrimizde, Osmanlı döneminden beri süren bir “sokak hayvanları ile bir arada yaşama kültürü”nden geliyoruz. Biz bu hayvanlar ile beraber yaşıyoruz. Öncelikle bunu kabul etmemiz ve bir zenginlik olarak görmemiz gerekiyor. Hem kendimizin hem onların huzuru için, şehrimizin vazgeçilmez bir paydaşı olan sokak hayvanları ile&nbsp;<strong>ortak bir yaşam kültürü</strong>&nbsp;oluşturmak hedefi ile 2 sene önce yola çıkma kararı aldık.”</p><p><strong>İpek Kıraç: “Tüm projemizi akıllı şehir yaklaşımı ile SemtPati adında bir mobil uygulama üzerine inşa etmeye karar verdik.”</strong></p><p>“Yola çıkarken çok az şey biliyorduk” diyen İpek Kıraç, konuşmasına şöyle devam etti: “Veri yoktu ve sahip olmamız gereken en hayati unsur idi. Nasıl toplarız diye düşündük. Tüm projemizi akıllı şehir yaklaşımı ile KoçSistem’le birlikte geliştirdiğimiz&nbsp;<strong>SemtPati</strong>&nbsp;adında bir mobil uygulama üzerine inşa etmeye karar verdik. Sokak hayvanlarını kayıt altına alarak ihtiyaçlarını tespit etmeyi ve yerel yönetimlerin veriye dayalı karar alma süreçlerini desteklemeyi hedefledik. Veri temelli SemtPati mobil uygulaması sayesinde İstanbul’daki sokak hayvanlarının mahalle bazında ‘adedi, kim besliyor, ilaçlarını gerekiyorsa kim veriyor, o bölgedeki hangi veteriner yardım edebilir, kısırlaştırma, sahiplendirme ve aşılama gibi ihtiyaçları neler, fiziksel özellikleri, fotoğrafları’ da dahil olmak üzere kayıtlarının tutulması mümkün olacak. Tüm şehrimizin mahalle mahalle ‘sokak köpeği haritalandırması’ da bu sayede yapılabilecek. Yani komşularımızı, çok daha yakından ve iyi tanıyacağız. El birliği ile onların sorunlarını çözüp ihtiyaçlarına karşılık verebileceğiz. Elbette her teknolojik çözümün başarılı bir şekilde hayata geçebilmesi için insanı merkeze almamız gerektiğini düşündük ve pilot olarak belirlediğimiz Göktürk Merkez Mahallesi’nde ‘<strong>Gönüllü İnisiyatifi’</strong>&nbsp;kurulmasını sağladık. Son olarak, SemtPati mobil uygulamasıyla mahallelerinde ortak yaşam kültürünü geliştirmeyi hedefleyen tüm hayvanseverlere ve yerel yönetimlere yol göstermek amacıyla ‘SemtPati Rehberi’ni hazırladık. Bu Rehber’den yararlanarak gönüllü hayvanseverler mahallelerinde bir araya gelecek ve yerel yönetimlerle kurduğumuz etkin koordinasyon sayesinde sokak hayvanlarının ihtiyacı olan destek çemberini böylece oluşturacağız.”</p><p><strong>&nbsp;“Tüm hayvanseverlerin desteğini bekliyoruz.”</strong></p><p>İpek Kıraç konuşmasını şöyle sürdürdü: “Birlikte yarattığımız bu proje ile dünyanın belki de en güzel şehri olan İstanbul’un diğer dünya metropolleri arasında kendine özgü çeşitliliği ve kapsayıcılığıyla öne çıkacağına inanıyorum.&nbsp;<strong>Aktif yurttaşlık bilincinin</strong>&nbsp;de dikkate değer bir örneği olacak bu modeli önce İstanbul, ardından da tüm Türkiye çapında yaygınlaştırmayı umuyor, tüm hayvanseverlerin desteğini bekliyoruz. Sayın Başkanım, ülkemizdeki sokak hayvanları için milat olacak bu proje sizin sayenizde hayata geçecek. Verdiğiniz destek ve gösterdiğiniz samimi ilgi için tüm hayvanseverler adına tekrar teşekkür ediyorum. Köpeğim Darwin biz bu projeye başladıktan iki hafta sonra kollarımda öldü… Ama ne mutlu ki koşulsuz verdiği o büyük sevgi, binlerce sokak hayvanının hayatına dokunabilecek...”</p><p><strong>“Sokakta yaşayan dostlarımızın yaşamlarını sağlamak ve onların ihtiyaçlarını en hızlı şekilde karşılamaya dönük bir uygulama.”</strong></p><p>İş birliği imza töreninde konuşan<strong>&nbsp;İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu</strong>, “İyi insan olmak da aslında yaşadığınız ortama, canlılara, herkese, insana dair yüreğinizde beslediğiniz sevgi, saygı ve özenle paraleldir. Zaten toplum olarak gelişmişliğin de çağdaş olmanın da ölçüsü budur. Mutluluk düzeyimizi belirleyecek olan kriterler bunlar. SemtPati uygulaması ile iş insanımız İpek Kıraç’ın önderliğinde ortaya konan hassasiyet bence toplumdaki vicdanın ve belki de toplumun bu noktada eğitilmesi ya da bilgi sahibi edilmesi gereken bir sistemi de devreye sokuyor. SemtPati özellikle sokakta yaşayan köpek dostlarımızın yaşamalarını sağlamak ve onların ihtiyaçlarını en hızlı şekilde karşılayabilmeye dönük bir uygulama. Böylesi bir diyalog köprüsünün kurulması ve önemli bir adım olan SemtPati sayesinde sokak canlılarıyla, özellikle sokak köpekleriyle olacak diyalogu çok daha bilinçli hale getirmenin, kurumsal takip sistemine dönüştürmenin çok değerli bir iş olacağını düşünüyorum” dedi.</p><p><strong>“SemtPati kent yaşamını iyileştirmek ve güzelleştirmek adına atılmış çok değerli bir akıllı kent uygulaması.”</strong></p><p>Projenin pilot uygulamasını Eyüp Sultan ilçesi Göktürk Mahallesi’nde gerçekleştirdiklerini aktaran&nbsp;<strong>Ekrem İmamoğlu</strong>&nbsp;şöyle devam etti:<strong>&nbsp;“</strong>İnşallah 6 ay içinde bunu bütün İstanbul’a yaymak istiyoruz. SemtPati, açıkçası teknolojinin kent yaşamını iyileştirmek ve güzelleştirmek adına atılmış çok değerli bir akıllı kent uygulamasıdır. Bu yönüyle de alkışlıyoruz. Aynı zamanda vatandaşa, semtine, şehrine, kentine sahip çıkma, her konuda hizmetleri kontrol etme gibi unsurlarla çok değerli bir yerel katılımcılık ve demokrasi örneğidir. Zaten teknolojiyi özellikle biz demokrasinin gelişmesi, katılımcılığı artırması ve şu güzel ortam dahil bu kentin aslında hepimize ait olduğunu hissettiren bir atmosferi var etme konusunda sonsuz bir çaba içerisinde olacağız. İnşallah kent yaşamının her alanında daha fazla hayata geçirme kararındayız bu tür örnekleri. Bu güzel teknolojiyi ve uygulamayı geliştiren, başından beri dert edinip bütün imkanlarını seferber ederek sürece bütün duyarlılığını katan bugüne gelmesini sağlayan herkese ama özellikle iş insanı Sayın İpek Kıraç’a çok çok teşekkür ediyorum. Bence bütün gönüllüler ve bütün hayvan dostu insanlar şu an burada değiller ama bunu duyduklarında İpek Hanım’ı çok alkışlayacaklar. Her zaman anlatılacak, örnek gösterilecek bir model. Bütün gönüllüleri kendi alanlarında ilgi duydukları ortamlarda İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak davet ediyoruz.”</p><p><strong>SemtPati mobil uygulaması gönüllüler ve belediye arasında koordinasyon sağlayacak</strong></p><p>SemtPati Projesi kapsamında, akıllı şehir yaklaşımına uygun olarak teknoloji desteğiyle hayata geçirilen mobil uygulama sayesinde gönüllüler ile belediye arasında bir koordinasyon sağlanacak. Mobil uygulama, mahallelerde sokak hayvanlarına yönelik gönüllü faaliyetler sürdüren hayvanseverlerin birbirinden haberdar olmalarını ve bir araya gelmelerini sağlıyor. Bu birliktelikle beraber mahallelerde oluşturulan Gönüllü İnisiyatifleri, gönüllülerin uygulama aracılığıyla eşgüdümlü, koordine ve dolayısıyla çok daha verimli çalışmasına katkıda bulunmuş olacak. Yaşadıkları mahallelerde sokak köpeklerinin durum, konum ve ihtiyaçlarını hâlihazırda bilen gönüllülerden oluşan Gönüllü İnisiyatifi, uygulamanın yaratacağı çözümler için operasyonel gücü oluşturuyor. Bu gücü sahaya taşıyan gönüllüler, SemtPati uygulamasına kendi mahallelerindeki sokak köpeklerini fiziksel özellikleri, sağlık ve beslenme bilgileri, konumları ve fotoğrafları ile kaydederek mahalle mahalle tüm şehrin sokak köpeği haritalandırmasını yapacak. Oluşturulan bu veri tabanı, ilgili belediye tarafından saklanarak kontrol edilecek. Uygulama ile sokak köpeklerine ilişkin kritik veriler takip edilebildiği için büyükşehir ve ilçe belediyelerinin sokak köpeklerinin aşı ve kısırlaştırma gibi sorumlulukları altında bulunan konuları etkin bir şekilde yönetmeleri ve veriye dayalı kararlar almaları desteklenecek.</p><p><strong>Vaka bildirim özelliği ile veterinerlik hizmetleri verimli kullanılacak</strong></p><p>SemtPati mobil uygulaması, yaralanma, hastalık, terk edilme ve kaybolma gibi sokak köpekleri vakaları konusunda da veri temelli ve hızlı çözümler sunuyor. Mahalle sakinleri, karşılaştıkları vakaları, <strong>SemtPati</strong> mobil uygulamasındaki vaka bildirme özelliği sayesinde gönüllülere bildirebilecek. Vaka bildirimiyle birlikte, o mahalledeki tüm gönüllülere bildirim gidiyor ve herhangi bir kayıtlı kullanıcı vakayı devralana kadar vaka açık kalıyor. Vakayı devralan gönüllü vaka durumunu gerektiğinde güncelleyerek diğer gönüllülerin süreçle ilgili bilgi edinmesini sağlayabiliyor. Bu sayede sokak köpeği vakalarında hızlı ve şeffaf çözümler üretilirken, birey temelli alınan aksiyonla belediyelerin veterinerlik hizmetlerinin verimli kullanımı sağlanacak. SemtPati projesinin mobil uygulaması Apple Store ve Google Play üzerinden akıllı telefonlara indirilebiliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Menajerimi ara ilk dizi tecrübem']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/menajerimi-ara-ilk-dizi-tecrubem-252247e189105-8fc8-4aa4-b585-df6d6a943d4e2020-10-23T10:23:00+03:00Admin 'Menajerimi ara ilk dizi tecrübem'

'Menajerimi ara ilk dizi tecrübem'

MAGAZİN

Admin
<p>İşini layıkıyla yapan, hep saygı ve sevgi ile anılan başarılı bir oyuncu olmak istediğini belirten güzel oyuncu&nbsp;<strong>Nazlı Senem Ünal,&nbsp;</strong>ilk dizi tecrübesi olan “Menajerimi Ara” nın kendisi için özel bir yeri olduğunun altın çiziyor. Kendisini kararsız olarak nitelendiren genç ve başarılı güzel, aşktan ziyade sevgiyi tercih ettiğini söylüyor.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Fedakâr öğretmenlerimizin biz de ayrı bir yeri var']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/fedakar-ogretmenlerimizin-biz-de-ayri-bir-yeri-var-25223888771cc-7a7e-48c0-a295-4e9b29cabeb22020-10-23T10:03:00+03:00Admin 'Fedakâr öğretmenlerimizin biz de ayrı bir yeri var'

'Fedakâr öğretmenlerimizin biz de ayrı bir yeri var'

EĞİTİM

Admin
<p>Türkiye’nin tüm köy okulu öğretmenlerine ulaşma ve mesleki gelişimlerine destek olma hedefiyle yaklaşık bir sene önce başlayan proje kapsamında birleştirilmiş sınıflarda eğitim ve köyde öğretmen olmak gibi konularda eğitimler verildi. Verilen eğitimlere başta köy okullarında birleştirilmiş sınıflarda görev yapan 7.000 öğretmen olmak üzere, köy okullarına atanabilecek sınıf öğretmenleriyle birlikte toplam 9 bine yakın öğretmen katıldı. Program kapsamında köy öğretmenlerine rehber olması için hazırlanan “Köy Öğretmeninin Başucu Kitabı” ve “Birleştirilmiş Sınıflar için Etkinlik Kitabı” ise Millî Eğitim Bakanlığı’nın desteğiyle köy okullarına ve öğretmenlere ulaştırıldı. Bu kitaplar, öğretmenlere mesleklerinin ilk yıllarında köyde yaşam ve nitelikli eğitime dair rehber olmayı hedeflerken aynı zamanda birleştirilmiş sınıflardaki müfredata yönelik farklı etkinlik önerileri de sundu.</p><p>Törenin gerçekleştirildiği köy okulunun&nbsp;<strong>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk</strong>&nbsp;için çok özel bir yeri vardı. Bir zamanlar öğrencisi olduğu okulun bahçesindeydi. Konuşmasına o yıllara kısa bir atıfla başlayan Bakan Selçuk,&nbsp;“Sadece bir Bakan olarak değil, binlerce köy okulundan birinde okumuş, buradaki her evladımızın bakışında kendini görmüş bir öğrenci olarak da buradayım. Bunun benim için anlamı çok büyük. Birleştirilmiş sınıfların, burada öğrenim gören çocuklarımızın ve onlara büyük fedakârlıklarla eğitim veren öğretmenlerimizin bizim nezdimizde ayrı bir yeri var.”&nbsp;dedi.</p><p>Köy okullarını eğitimin temeli olarak gördüklerini ve kısa bir süre önce köy okullarına dair önemli bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini hatırlatan&nbsp;<strong>Bakan Selçuk</strong>, yüz yüze eğitimin 2. aşamasında köy okullarının bütün sınıf düzeyleriyle açıldığına işaret ederek yeni düzenlemeyle öğrenci mevcudu sınırının da kaldırılarak velilerin isteği doğrultusunda tüm köy okullarının açık kalacağına dikkat çekti. Birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan 7 bin köy okulundaki tüm öğrencilere 5 farklı alanda 17 ayrı çalışma kitabı hazırlayarak yaz tatili başlarken özel çantalarıyla birlikte ulaştırdıkları hatırlatan Bakan Selçuk, öğrencilere yönelik yeni kaynak desteklerine bütün eğitim düzeylerinde sunmaya devam edeceklerini söyledi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f9283572b6a7.jpeg" style="height:543px; width:700px" /></p><p>Aralık 2019’da Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü ve <strong>Sabancı Vakfı</strong> iş birliğinde projeyi başlatırken tüm köy okulu öğretmenlerine ulaşmanın sözünü vererek yola çıktıklarını belirten&nbsp;<strong>Bakan Selçuk</strong>, salgın koşullarında engel tanımadan projenin ikinci fazını uzaktan eğitimle yapılandırıp 7 bini köy okulu öğretmeni olmak üzere 9 bine yakın öğretmene ulaşarak hedefin üzerine çıktıklarını söyledi. Bakan Selçuk,&nbsp;“Sabancı Vakfı’nın emekleri büyük. “Güçlü öğretmen, güçlü gelecek” inşasını görev bilen Sayın Güler Sabancı Hanımefendinin şahsında Sabancı Vakfı’na ve projenin hayata geçmesine emek verenlere yürekten teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki sizlerden ve eğitime gönül veren herkesten aldığımız destekle sağlam adımlar atacağız. Öğretmenlerimizle birlikte hayata geçirdiğimiz tüm bu çalışmalarla göz bebeğimiz köy okullarımızda yeni bir sayfa açıyoruz.”&nbsp;ifadesini kullandı.</p><p>Törende yaptığı konuşmasında eğitimin her kademesindeki öğretmen, öğrenci ve velilere dokunduklarını belirten&nbsp;<strong>Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı</strong>,&nbsp;“Biz Sabancı Vakfı olarak, 46 yıldır bu topraklardan kazandıklarımızı bu toprakların insanlarıyla paylaşmak için çalışıyoruz. Toplumsal gelişme için yürüttüğümüz çalışmaların içerisinde en öncelikli konularımız arasında ‘eğitim’ yer alıyor. Kurulduğumuz günden bu yana okullar, öğretmenevleri, kütüphaneler, yurtlar gibi 120’den fazla kalıcı eseri ülkemize kazandırdık. 48 bin burs ile öğrencilerin eğitimine destek olduk. Geliştirdiğimiz ve desteklediğimiz projelerle eğitimin her kademesindeki öğretmen, öğrenci ve velilere dokunmaya gayret ediyoruz”&nbsp;dedi.</p><p>Destekledikleri projelerle kadın, genç ve engelli bireylerin eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için çalıştıklarına değinen&nbsp;<strong>Güler Sabancı</strong>,&nbsp;“Sabancı Vakfı olarak, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlandığı bir toplum hayaliyle ‘Eğitim hakkı tartışılmaz!’ diyoruz. Türkiye’nin her yerinde ve eğitimin her kademesinde desteklediğimiz projelerle kadın, genç ve engellilerin eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için çalışıyoruz. Kırsalda eğitimin niteliğinin artırılması için de Köy Okulları Değişim Ağı Derneği yani KODA ile 4 yıldır çalışmalar yürütüyoruz. Sayın Bakanımızın da her fırsatta belirttiği gibi köy okullarının eğitimin ‘göz bebeği’ olduğuna gönülden inanıyoruz.&nbsp;Mesleklerinin ilk senesinde köy okullarına atanan öğretmenlerimiz, belki de daha önce hiç görmedikleri coğrafyalarda çalışıyorlar.&nbsp;Onlara sıcak bir hoş geldin demek ve umutlarını yeşertecek desteği verebilmek çok kıymetli. Çünkü biliyoruz ki bir öğretmene dokunursanız o öğretmen sadece bir çocuğu değil, bütün bir köyü dönüştürebilir. Toplumsal gelişmenin teminatı, eğitimin gözbebeği olan köy okullarının aydınlanması için meşaleyi her zaman en yukarıda tutan öğretmenlere bir kez daha teşekkür ediyorum”&nbsp;dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kadınların zamansız yol arkadaşı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kadinlarin-zamansiz-yol-arkadasi-2522286dc404f-3b75-490a-8814-64756b93b2672020-10-22T17:33:00+03:00Admin Kadınların zamansız yol arkadaşı

Kadınların zamansız yol arkadaşı

MAGAZİN

Admin
<p><strong>İnci </strong>organik yapısıyla tüm değerli taşlar arasında eşsizdir. İncinin doğal oluşumundan gelen güzelliği ve tarih boyunca gördüğü ilgi günümüzde de vazgeçilmez bir mücevher olmasını sağlar.</p><p>Değerli ve nadir bulunan taşlar arasındaki inci , eşsiz yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Modern, güçlü ve zarif tasarımlara sahip koleksiyonları ile adından söz ettiren Altınbaş, incinin zarafetine adanmış bir koleksiyona imza atıyor.</p><p><strong>Altınbaş İnci Koleksiyonu, </strong>14K altın ile bir araya getirdiği incileri, günlük stilin her anına uygun kılıyor.</p><p>Organik yapısıyla değerli tüm taşlar arasındaki kusursuz yapısını koruyabilen inci, günlük stilin her anına uygun oluyor. Spor, klasik ve modern stiller için de uygun olan inci koleksiyonu tasarımlarını ister özel gün ve gecelerde ister gündelik hayatınızda kullanabilirsiniz.</p><p>Türk mücevherat sektörünün lider markası <strong>Altınbaş,</strong> zarif işçiliği ile değerli incileri her daim kadınların zamansız, zarif ve şık bir yol arkadaşı olarak konumlandırıyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f919ae0d6165.jpg" style="height:947px; width:700px" /></p><p>Altınbaş İnci Koleksiyonuna Altınbaş mağazaları ve online mağazada yeniden keşfedilmeyi bekliyor.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ceza infaz kurumlarına akıllı teknoloji]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ceza-infaz-kurumlarina-akilli-teknoloji-2522129ccd658-fa96-4e22-b3b1-8204469abc3e2020-10-22T17:23:00+03:00Admin Ceza infaz kurumlarına akıllı teknoloji

Ceza infaz kurumlarına akıllı teknoloji

TEKNOLOJİ

Admin
<p>Türk Telekom toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda, Adalet Bakanlığı’nın öncülüğünde&nbsp;<strong>‘Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi e-Görüş’ü,</strong>&nbsp;İnnova bünyesinde geliştirdiği akıllı multimedya sistemleri ile hayata geçiriyor.</p><p><strong>‘Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi e-Görüş’,</strong><strong>&nbsp;</strong>ceza infaz kurumlarının gereksinim duyduğu tüm güvenlik koşullarını sağlamak üzere tasarlanan ve<strong>&nbsp;</strong>hükümlü tutukluların barındırıldığı her odaya yerleştirilmesi planlanan akıllı multimedya (çoklu ortam) cihazlarına hükümlülerin biyometrik verileri ile giriş yapması ile çalışacak. Böylece tutuklu-hükümlüler, ek bir personele ihtiyaç duymadan dokunmatik ekrandan seçerek istedikleri hizmeti alabilecek. Tutuklu-hükümlüler bu kapsamda, görüntülü ve sesli görüşme, kantin sipariş yönetimi ile online ödeme, görüntülü sağlık hizmetleri, kütüphane kitap talebi, dilekçe ve başvuru işlemleri gibi pek çok işini de sistem üzerinden yapabilecek. Sistem, biyometrik veri tanımlama ile sayım yönetimi, bilgilendirme ve anons yönetimi gibi özellikleriyle kurum yönetiminin de işini kolaylaştıracak.</p><p>Proje ile ilgili ayrıntılar <strong>Adalet Bakanı&nbsp;Abdulhamit Gül, </strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Adil Karaismailoğlu, </strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı, Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ömer Fatih Sayan, </strong>Türk Telekom CEO’su <strong>Ümit Önal </strong>ve<strong>&nbsp;</strong>Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü <strong>Yılmaz Çiftci</strong>’nin katıldığı toplantıda tanıtıldı.</p><p><strong>“Ceza infaz kurumlarını akıllı iletişim teknolojileri ile donatıyoruz”</strong></p><p>Toplantıda söz alan&nbsp;<strong>Türk Telekom CEO’su Ümit Önal</strong>, Adalet Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirdikleri projenin<strong>&nbsp;</strong>ceza infaz kurumlarına yönelik dünyadaki en geniş kapsamlı akıllı iletişim teknolojileri çalışmalarından biri olduğunu belirtti. Amaçlarının ceza infaz kurumlarındaki verimliliği artırmak olduğunu ifade eden Önal, şöyle konuştu: “Türk Telekom olarak ülkemizin dijitalleşme vizyonuna katkı sağlayarak ‘herkes için erişilebilir iletişim’ prensibiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu ilkeden hareketle&nbsp;<strong>Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi e-Görüş’ü,</strong>&nbsp;sistem entegrasyonu konusunda alanında öncü grup şirketimiz İnnova bünyesinde geliştirdiğimiz akıllı multimedya sistemleri ile hayata geçiriyoruz. “Turna” ismini verdiğimiz yeni ürünümüz aracılığıyla geliştirilen proje sayesinde, çeşitli sebeplerden dolayı ziyarete gidemeyen hükümlü yakınları, annesini ve babasını göremeyen çocuklar da yakınları ile görüntülü görüşme imkânına kavuşuyor. Çalışma, akıllı multimedya sistemleri ilk etapta Ankara Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hizmete girdi. Adalet Bakanlığımızın öngördüğü plan dâhilinde, önümüzdeki dönemde diğer kurumları da kapsayacak şekilde yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ödeme dünyasına yerli çözüm]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/odeme-dunyasina-yerli-cozum-2522036c7b6e2-39f9-4084-8894-91ba3c7249592020-10-22T17:12:00+03:00Admin Ödeme dünyasına yerli çözüm

Ödeme dünyasına yerli çözüm

EKONOMİ

Admin
<p>Yerli girişimciler tarafından geliştirilen <strong>Ovinot, </strong>serbest meslek mensupları ve küçük işletme sahiplerinin işleriyle ilgili para ve ticari belge işlemlerini, müşterilerden tahsilat, alacak takibi gibi süreçleri tek bir uygulama ile yönetebilme olanağı sunuyor. Kredi kartı ve banka hesabıyla online tahsilat yapma konforu sunan çözüm hem mobil hem de web üzerinden kullanılabiliyor.<br /><br /><strong>Serbest meslek mensuplarına özel uygulama</strong></p><p><strong>Ovinot,</strong> ülkemizde var olan e-belge kullanıcısı pazarında para ve belge takip, kontrol ve yönetim süreçlerini bütünleştirip, otomatikleştiren, kolay, hızlı ve güvenli şekilde yasal geçerli yönetilmesini sağlıyor. Doktor, diş hekimi, veteriner hekim, psikolog, mühendis, mimar, avukat ve mali müşavir gibi tüm serbest meslek sahiplerinin e-makbuz düzenleme ve online tahsilat işlemlerini hızlı ve kolayca yönetmeleri ve takip etmeleri için özel olarak geliştirildi.</p><p><strong>200 bine yakın e-SMM kullanıcısı mevcut</strong></p><p>Ovinot’un e-belge kullanıcı pazarından önemli bir pay alacağını belirten<strong> Ovinot CEO’su Yüksel Samast</strong>; ülkemizde sayıları 200 bine yaklaşan e-SMM kullanıcısı, 300 binin üzerinde e-fatura kullanıcı olduğuna dikkat çekiyor. Samast sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ovinot, ülkemizde mevcut kullanıcılara ve her geçen gün rakamları artan yeni kullanıcılarla sürekli büyüyen e- dönüşüm pazarı ile e-tahsilat ve ödeme pazarının en önemli oyuncularından biri olmayı hedefliyor. Müşteri elde etme, kullanıcı ve işlem sayısını artırmanın yanında, doğrudan banka entegrasyonu, e- ticaret entegrasyonu, stok-depo yönetimi, e-tebligat entegrasyonu gibi sene sonunda hayata geçmesi planlanan ilave özelliklerin ve işlevlerin geliştirmelerinin tamamlanması ile birlikte, serbest meslek mensupları ve küçük işletme sahipleri finansal tüm süreçlerini Ovinot üzerinden kolaylıkla yönetebilecek.</p><p><strong>Mesleğe yeni girenlere destek</strong><br /><br /><strong>Ovinot,</strong> mesleğe yeni başlayan serbest meslek mensuplarına ilk üç ay içinde Ovinot’a üye olmaları halinde hem e-imza hediye ediyor hem de Ovinot üyeliğinde özel indirim ve avantajlar sağlıyor. Ovinot kullanıcılarının müşterileri, kendilerine e-posta veya SMS ile gönderilen e-makbuzlarını, e-faturalarını veya borç bakiyelerini kredi kartları veya banka hesaplarını kullanarak, 7 gün 24 saat, istedikleri anda ve istedikleri yerde kolayca mobil ortamda ödeme yapabilmektedir.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul’un arı dostu adresi Büyükçekmece oldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbulun-ari-dostu-adresi-buyukcekmece-oldu-2521916f07f31-a15a-467b-9867-2bf44b3c2ec42020-10-22T11:27:00+03:00Admin İstanbul’un arı dostu adresi Büyükçekmece oldu

İstanbul’un arı dostu adresi Büyükçekmece oldu

GÜNCEL

Admin
<p>Dünya çapında üretilen tarım ürünlerinin yüzde 75’i tozlaşma için arılara bağımlı olduğu biliniyor. Bu desteğin, yüzde 90’ı ise doğada yalnız yaşayan arılar tarafından gerçekleşiyor. Megakentlerdeki arı nüfusunun arttırılması için başlatılan <strong>‘’Arı Evim Geleceğim’’</strong> projesi, İsviçreli bebek gıdası üreticisi <strong>Hero Baby</strong> İstanbul Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi iş birliğinde hayata geçti. İstanbul veAnkara gibi büyük şehirlerde uygulanmaya başlanan projeyle alanlara yerleştirilen arı evleri, hızlı şehirleşmenin etkisi altında kalan kentlerde, binlerce arıya yuva alanı temin ederek, hayatta kalmalarına ve çoğalmalarına yardımcı oluyor. Dünya genelinde kimyasal kirlilik, şehirleşme ve iklim değişimi gibi faktörler yüzünden sayıları gittikçe azalan soliter arılar, meyve bahçeleri ve yabani bitkilerin devamlılığı için ekosistemde kilit bir rol oynuyor. Bu hizmetin yıllık katkısının dünya genelinde 300-500 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor.</p><p>Proje kapsamında kentlerin belirli bölgelerindeki park ve bahçelere kurulanarı evleri ile arıların popülasyonunda bir artış sağlanırken, 5 yıl içerisinde artarak yapılacak çalışmalarla 50 milyon yeni arının doğal yaşama kazandırılması planlanıyor. Ayrıca, doğal arı popülasyonunun arttırılmasının yanı sıra soliter arıların yararlarıyla ilgili farkındalık yaratılması da amaçlanıyor. 135 yıla aşkın uzmanlığıyla yüksek kalitede meyve, sebze ve tahıllar bebek mamalarında sunan <strong>Hero Baby</strong> bu projeyle aynı zamanda yeni nesillerin şehir hayatında dalından doğal meyve ve sebze tüketebilmesi hedefleniyor. Bal arısının aktif olamadığı hava şartlarında çalışabilen soliter arılar, aynı zamanda bal arılarının ulaşamadığı şehir içlerindeki park ve bahçelerdeki floranın sürdürülebilirliğine büyük bir katkı sağlıyor.</p><p><strong>İstanbul’un arı dostu adresi Büyükçekmece oldu…</strong></p><p>Doğada yalnız yaşayan arılar, çevresel faktörlerden dolayı yeterince besin bulamamaları ve bulsalar bile yuvalama alanlarının onların tercih edeceği koşullara uymamasından dolayı yeteri kadar üreyemiyor.<strong> ‘’Arı Evim Geleceğim’’ </strong>projesi ile İstanbul’un belirli bölgelerine yerleştirilen 37 arı evinin, Megachile, Osmia ve Hylaeus cinslerine ait 6 tür soliter arıya ev sahipliği yaptığı ve tüm evlerde yaklaşık 5 bin arının yuvaladığı ve yumurtalarını bıraktığı gözlendi. Böylelikle, İstanbul’a yaklaşık 5000 yeni arı ailesi kazandırılırken, soliter arı popülasyonunda en fazla artış İstanbul Büyükçekmece’de görüldü. Yapılan analizler sonucunda bu artışın en büyük nedenlerinden biri yuvaların bulunduğu alandaki arı dostu çiçek miktarı olduğu belirtildi. Bunun yanı sıra İstanbul Beşiktaş’ta nüfusun çok yoğun ve yeşilliğin çok az olduğu bir alana konan benzer bir yuva, 10 kat daha düşük verim elde edildi.</p><p><strong>‘’Sürdürebilir bir dünya için arı popülasyonunu destekliyoruz’’</strong></p><p>’Arı Evim Geleceğim’’ projesi“nin mimarlarından&nbsp;<strong>Hero Baby Türkiye Pazarlama Direktörü Şirin Işık</strong>, yapılan çalışmalarla ilgili şunları söyledi:</p><p>“Geleceğimiz için, arılara sahip çıkalım diyerek ülkemizin önemli yüksek öğrenim kurumlarından İstanbul Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi ile Arı Evim Geleceğim projesini hayata geçirdik. Hero Baby Türkiye olarak global sürdürülebilirlik programımız Bee Careful’un Türkiye ayağında 6 yıldır “Bu Bahçede Arı Var!” projemizle çiftçilerimize eğitimler vererek, onları arılı-doğal tarıma teşvik ettik. Diğer taraftan araştırmalar hem megakentlerde hem de kırsal alanlarda, yalnız yaşayan soliter arıların popülasyonun azaldığını gösteriyordu. Yaşanan bu azalma, park ve bahçelere ekilen meyve ağaçları, arı dostu bitkilerin varlığını sürdürmesini ve şehir hayatının doğal ekosistemini de doğrudan etkiliyor. O nedenle sürdürebilir tarımı destekleme misyonumuz çerçevesinde özellikle çocukların şehir hayatında da dalından meyve ve sebze tüketebilmesi, şehirlerin florasının zenginleşmesi için ’Arı Evim Geleceğim’’ projesini hayata geçirdik. Hedefimiz; 5 yıl içerisinde 50 milyon arıyı doğal yaşama kazandırmak.’’</p><p><strong>‘’Gelecek nesillere hediye olacak’’</strong></p><p><strong>İstanbul Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Fatih Dikmen</strong>&nbsp;ise ‘’Arı Evim Geleceğim’’ projesi hakkında ‘’Dünya’da yaklaşık 20 bin tür arı var. Bal arısı bunlardan sadece biri. Yani herkesin arı denince aklına gelen bal arısı aslında görünen resmin çok küçük bir kısmı. Geride kalan %99,99’luk arı türlerini insanoğlu görmezden geliyor. Fakat bu ihmalin ise bize bir faturası var. Çünkü aslında doğadaki 300 bin kadar çiçekli bitki tüm arıların yardımı ile gerçekleşen tozlaşmaya muhtaç. Bu bitkilerden bir kısmı günlük yaşantımızda kağıt veya masaya dönüşüyor, kimi meyve veya sebze olarak tüketiliyor, bir diğer kısmı ipliğe dönüşerek tekstil sektöründe kullanılıyor, kimileriyse ilaç veya kozmetik sanayisinde hammadde olarak insanın yaşantısının katkı sunuyor. Yani biz bitkilersiz, bitkiler ise arılar olmadan yaşayamaz. Gezegenimizin sınırlarını göz önünde bulundurduğumuzda, dengeli bir beslenme için arılara bağımlı ürünlerin yetiştirilmesi, ekosistemin yanı sıra ekonomi açısından da en verimli ve faydalı üretim şeklidir. Tozlaşmanın yetersiz olması, yiyeceklerin azalmasına neden olacaktır. Bu nedenle arıların korunması, sağlıklı nesiller için bir taahhüttür. Biz de bu bilinçle araştırmalarımızı arılar üzerine yoğunlaştırıyor, onların sadece bal üretimini değil tozlaşma ile meyve verimi artışındaki rollerini de inceliyoruz. Hero Baby’nin katkılarıyla hayata geçirdiğimiz ortak projemiz bize bambaşka bir fırsat sundu. Şimdiye kadar insandan uzak yerlerde arıların varlığını araştırıyorduk. Şimdi ise onları hayatımıza, şehirlerimize geri kazanmaya çalışıyoruz. Arı Evim Geleceğim projesi gerçekten gelecek nesillere hediye olacak bir proje. Çünkü bu projeyle bizler eğer şehirlerde dar alanlara sıkışmış, yok olma aşamasına gelmiş arıları kurtarabilirsek, onlar da bize daha renkli çiçekler, daha daha lezzetli meyve ve sebzeler kazandıracak. Bu da gelecek nesillerin daha sağlıklı ve daha da önemlisi daha doğa dostu olmalarını sağlayabilecek.’’ dedi.</p><p><strong>Doğada Yalnız Yaşayan (soliter) arılarının eko sistemdeki önemi…</strong></p><p>Yalnız yaşayan arılar, bir koloni içerisinde beraber yaşamayan ve ama polen toplamak için bir bal arısından neredeyse 10 kat daha verimli çalışan arılardır. Pek çoğu havaların çok ısınmasını beklemeden, erken bahar döneminde çalışmaya başlarlar. Bu sayede baharda çiçeklenen bitkileri (özellikle de kiraz, badem gibi meyve ağaçlarını) rahatlıkla tozlaştırabilirler. Bununla birlikte yabani pek çok bitki türünün tozlaşması da soliter arılara bağlıdır. Tüm bu özellikleri nedeniyle soliter arılar, hem doğal bitkilerin devamlılığı açısından hem de tarımsal üretimde meyve veriminin arttırılması bakımından oldukça kilit rol oynuyor.Bakımlarının bal arısı kadar zor olmaması, doğal alanlara yuvalama koşullarının daha kolay sağlanabilmesi ve balarısında daha uysal olması nedeniyle iğnelerini kolay kolay kullanmamaları onların tarımsal üretimde kullanılabilmesini sağlayan avantajlardan sadece birkaçı…</p><p>Pek çok yapılan araştırmaya göre bu arılar, tarımda verim artışı için çok faydalı organizmalar olarak kayda geçmiş. Örneğin elma ağaçları üzerine yapılan çalışmalarda soliter arıların bal arısına kıyasla meyva verimini %20-60 oranında arttırdığı görülmüş. Yine kiraz ağaçlarında yapılan çalışmalar yalnız yaşayan arıların çiçek ziyareti ve tozlaşma verimi açısından balarılarına kıyasla 3-5 kat daha etkili olduğu bulunmuş. Tüm bu özellikleri sayesinde bir dönüm hektardan alınabilecek verim için onlarca bal arısı kolonisi kullanmak yerine çok daha az sayıda soliter arı yuvası kullanılarak da elde edilebiliyor. Bu durum, onları çok kullanışlı bir tozlaştırıcı haline getiriyor.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İhracatçılar sanal gerçeklikle ihracatını arttıracak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ihracatcilar-sanal-gerceklikle-ihracatini-arttiracak-252186933656c-ef78-42aa-80b6-ec861a0d43052020-10-22T11:11:00+03:00Admin İhracatçılar sanal gerçeklikle ihracatını arttıracak

İhracatçılar sanal gerçeklikle ihracatını arttıracak

EKONOMİ

Admin
<p><strong>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi </strong>ve Genel Sekreter <strong>İ.Cumhur İşbırakmaz, </strong>Ege Serbest Bölgesi’nde faaliyet gösteren, BBC, Eurosport, EA Sports, Fox, Canal+gibi dünya devlerine gerçek zamanlı görsel efekt teknolojisi sağlayan <strong>Zero Density </strong>firmasını ziyaret etti ve gelecekteki olası iş birliği olanaklarını görüştü.</p><p>Dijitalleşme adımlarının pandemi ile birlikte çok hızlandığını dile getiren<strong> Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi,</strong> dijitalleşmeye en hızlı uyum sağlayan ihracatçı birlikleri olduklarını, sanal fuarlar ve sanal ticaret heyetleri düzenleme başladıklarını, sanal dünyanın sunduğu olanakları etkin bir şekilde kullanmak istediklerini ifade etti.</p><p><strong>Ege İhracatçı Birlikleri </strong>olarak dijitalleşmeye yatırım yaptıkları bilgisini de veren Eskinazi, “Türkiye’nin ilk sanal fuarı Shoedex2020 Fuarı’nı iki kez gerçekleştirdik. Yine Türkiye’nin ilk sanal gıda fuarı The Fource’u 23-27 Kasım 2020 tarihlerinde düzenleyeceğiz. Bu etkinliklere katılacak firmalarımızın ürünlerini daha etkin bir şekilde tanıtmaları için sanal gerçekliği yoğun bir şekilde kullanmak istiyoruz. İhracatçı firmalarımızın ihraç ürünlerini pazarlamalarında sanal dünyanın olanaklarından daha etkin yararlanması için teknolojik altyapımızı güçlendireceğiz” şeklinde konuştu.</p><p>EİB olarak yazılım ve bilişim sektöründe faaliyet gösteren firmalarımızın ihracatını arttırması ve ürettikleri teknolojinin üyelerimizce kullanılması amacıyla Yazılım ve Bilişim Sanayicileri Kümelenmesi Derneği’ne kurucu üye olduklarını ifade eden Eskinazi sözlerini şöyle tamamladı; Yazılım ve bilişim sektörümüzün dünyada hak ettiği yere gelmesi için bu sektöre özel dikilmiş destek mekanizmasına ihtiyaç var, bugün notlarımızı aldık konuyu Ticaret Bakanlığımıza aktaracağız.”</p><p><strong>Özkan; “Sizi 3 boyutlu dünyanın içine yerleştiriyoruz”</strong></p><p>Dünya’nın en gerçekçi sanal stüdyolarını yaratan bir teknoloji şirketi olduklarını belirten Zero Density Yönetim Kurulu Başkanı<strong> Mehmet Özkan, </strong>artırılmış gerçeklik, yayıncılık, canlı etkinlikler, sanal pazarlama, sanal lansman, sanal konser ve e-spor gibi sektörler için yaratıcı çözümler sunduklarını dile getirdi.</p><p>Sanal stüdyonun, var olan bir alan olduğunu ancak kendilerinin oyun teknolojisini kullanarak yayıncılıkta 2016 yılında yeni bir soluk getirdiklerini anlatan Özkan, “36 ülkeye ihracat yapıyoruz ve her geçen gün müşteri sayımızı arttırıyoruz. Canlı sanal stüdyoya oyun motoru kullanımını ve kendi teknolojimizi ekleyerek rakibi olmayan Reality Engine® ürünümüzü ortaya çıkardık.&nbsp;Ürünümüzün fotogerçekçiliği ve gerçek zamanlı olarak sizi yeşilden ayırıp 3 boyutlu dünyanın içine kusursuz olarak yerleştirmesi canlı yayınlarda eşi benzeri olmayan grafiklerle programcılık yapılmasını sağlıyor. Yurtdışındaki prestijli fuarlara katıldığımızda ziyaretçileri Türk bir firma olduğumuza ikna etmekte zorlanıyoruz. Ülkemizin teknoloji konusunda ulaştığı noktayı dışarıya daha iyi anlatacak tanıtım mekanizmaları yaratmalıyız” şeklinde konuştu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bodrum’da güzel bir sonbahar sabahına uyanmak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bodrumda-guzel-bir-sonbahar-sabahina-uyanmak-2521756b6e9a3-8090-4181-9849-a2ed20364f4a2020-10-22T11:04:00+03:00Admin Bodrum’da güzel bir sonbahar sabahına uyanmak

Bodrum’da güzel bir sonbahar sabahına uyanmak

TURİZM

Admin
<p>Sonbahar detoks yapmak için ideal bir zamandır; yazın alınan kiloları, geç saatlere kadar uykusuz kalınmış yaz gecelerinin yorgunluğunu atıp, bağışıklık sisteminizi güçlendirerek kışa hazırlanmayı en güzel sonbahar aylarında yapabilirsiniz.</p><p>Ege’nin incisi olarak kabul edilen ve dünyanın en yüksek oksijen oranlarından birine sahip olan <strong>Bodrum</strong>’da bulunan, insana gizlilik hissi veren 650 metre uzunluğundaki özel plaja sahip olan bu sakin ve doğal cennette zaten doğal olarak arınacaksınız. <strong>Le Méridien Bodrum Beach Resort</strong>’un birinci sınıf lüks hizmetleriyle hayatınızın en konforlu konaklama deneyimlerinden birini yaşayacaksınız. Sonbahar’da Bodrum yarımadasının tertemiz havası ve muhteşem doğanın buluştuğu birbirinden özel odalardan, eşsiz suitlerden villalara, dairelere kadar otelde lüks konfor seçenekleriyle hizmet veriliyor.</p><p>Le Méridien Bodrum Beach Resort bünyesinde bulunan&nbsp;<strong>Vitalica Wellness,</strong>&nbsp;sonbaharın dingin ve ılık günlerini tercih eden misafirlerine, tüm beklentilerin karşılandığı kişiye özel&nbsp;<strong>sağlık</strong>&nbsp;deneyimleri sunuyor.</p><p>Misafirlerine modern bir hizmet anlayışı ile deneyimler yaşatan otelin <strong>''Vitalica Wellness'' </strong>sağlıklı yaşam merkezinde seçebileceğiniz birçok Wellness paketi var.</p><p>Şahane sonbahar havasında Bodrum'da keyifli bir ortam ve yine muhteşem bir koyda wellness için özel tasarlanmış 2500 m2&nbsp;alanda yürüyüşler, atölyeler, yoga, meditasyon, çok özel masajlar, cilt bakımları, ozon terapi, oksijen takviyeleri, lenfatik tedaviler, bağışıklık güçlendiren terapiler, akciğer ve sinüs temizliği, lezzetli detoks içecek ve yiyecekleri Vitalica Wellness konuklarını bekliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yapımcı oldu hayallerini gerçekleştirdi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yapimci-oldu-hayallerini-gerceklestirdi-252164d87f50a-685a-43e4-be05-42bd96fa01f72020-10-21T18:07:00+03:00Admin Yapımcı oldu hayallerini gerçekleştirdi

Yapımcı oldu hayallerini gerçekleştirdi

MAGAZİN

Admin
<p>Hayallerini gerçekleştirdiğini söyleyen <strong>Banu Zorlu, </strong>“Ben sinemacı bir ailenin çocuğuyum. Ben film setlerinde büyüdüm. Babam rahmetli <strong>Eser Zorlu</strong>’da Türkiye'yi Avrupa'da temsil etmiş büyük ödülleri olan ünlü bir yönetmendi. Türkiye'nin ilk kadın senaristi ise annem <strong>Yasemen Zorlu</strong>’dur. Ben böyle bir anne ve babanın kızı olarak, bir çok sinema filminde çocuk oyunculuktan başladım. Bir çok film ve dizi projesinde yer aldım. Hayalim hep bir film ve diziler yapmaktı. Film işinin mutfağından geliyorum. Bugün bu hayalimi gerçekleştirmekten çok gurur duyuyorum” dedi.&nbsp;</p><p><strong>‘Çalışmayacağımız isim yok’</strong></p><p>Sektöre yeni isimler yeni starlar da çıkartmak istiyorum diyen Zorlu, “Projelerimiz hazır, anlaşmalar sağlandı. Şu anda iki dizi ve iki film ile sektöre giriyoruz. Başarılı olacağımızı düşünüyorum. Özgün senaryolarla, hikayelerle dünyaya film yapmak istiyoruz. Dışarıdan senaryo almayalım. Üretip biz dışarı satalım. İnşallah bu film şirketin başarılarına ileride göreceğiz. Müthiş bir ekiple güzel filmler güzel diziler yapacağız. Hızlı bir giriş yapacağımızı umuyorum. Cast yaparken zorlanıyoruz, erkek oyuncu yani jön sıkıntısı var. Çalışmayacağımız isim yok. Yeter ki role karaktere uygun olsun” dedi. Hayalim hep filmler yapmaktı. <strong>Banu Zorlu </strong>röportaj sonrası kardeşi <strong>Ayhan Zorlu,</strong> ekibi ve ortağı <strong>Ferit Turan</strong> ile birlikte pasta kesti.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Dünyanın en iyi 200 üniversitesi arasında]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dunyanin-en-iyi-200-universitesi-arasinda-25215b61b2561-979e-403a-8b5b-b7d6b58d74e72020-10-21T17:55:00+03:00Admin Dünyanın en iyi 200 üniversitesi arasında

Dünyanın en iyi 200 üniversitesi arasında

EĞİTİM

Admin
<p><strong>US.NEWS,</strong> 2021 sıralamasında 86 ülkeden 1.500 yükseköğretim kurumunu, global-bölgesel araştırmalarda saygınlık, yayın, kitap, konferans sayısı, toplam atıf, uluslararası işbirlikleri, yayımlanan kitap gibi 13 kritere göre değerlendirdi. Boğaziçi Üniversitesi, bu kriterler arasında farklı oranlarda yapılan analize gören 100 üzerinden 62.6 puan alarak dünyada 197’nci olurken, Türkiye’nin de en iyi üniversitesi oldu. Türkiye'den 46 yükseköğretim kurumu 2021 sıralamasında ilk 1.500'de yer buldu.</p><p><strong>FİZİK’TE İLK 100’DE</strong></p><p>US.NEWS, genel puanın yanı sıra yaklaşık 40 alanda dünya üniversitelerinin sıralamalarını da yayımladı. Boğaziçi Üniversitesi, fizikte geçen seneki sırasını korumayı başarak dünyada 60’ncı, Türkiye’de ise ilk sırada temsil edildi. Boğaziçi Üniversitesi bilgisayar bilimlerinde Türkiye’de ikinci, dünyada 312’nci; mühendislikte Türkiye’de üçüncü, dünyadaysa 305’inci sırada yer aldı.</p><p><strong>HARVARD YİNE ZİRVEDE</strong></p><p>US.NEWS "Dünyanın En iyi Üniversiteleri 2021" sıralamasında Harvard bu yıl da zirvedeki yerini korudu. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ve Stanford Üniversitesi ise onu takip etti. Kıta Avrupası’nın en iyisi İsviçere’den ETH Zürih olurken, Asya’da ilk sırada Çin’den <strong>Tsinghua Üniversitesi </strong>yer aldı. Birleşik Krallık'ın lideri ise <strong>Oxford Üniversitesi </strong>oldu.</p><p><strong>13 KRİTERDE AYRINTILI ANALİZ</strong></p><p>US.NEWS, benzer sıralamalar yapan İngiltere merkezli QS ve Times Higher Education (THE) farklı bir değerlendirme metodolojisi kullanıyor. Yükseköğretim kurumlarının öncelikli olarak araştırma performanslarına göre değerlendirildiği sıralamada kullanılan 13 değerlendirme ölçütü ve ağırlıkları şöyle:</p><p>Global araştırma saygınlığı (%12,5), bölgesel araştırma saygınlığı (%12,5), yayınlar (%10), kitaplar (%2,5), konferans bildirileri (%2,5), normalize edilmiş atıf etkisi (%10), toplam atıflar (%7,5), en çok atıf alanlar arasında %10’a giren yayın sayısı (%12,5), en çok atıf alanlar arasında %10’a giren yayın oranı (%10), uluslararası işbirlikleri (%5), uluslararası işbirlikleri sonucu çıkan yayınlar (%5), en çok atıf alanlar arasında %1’e giren yayın sayısı (%5) ve en çok atıf alanlar arasında %1’a giren yayın oranı (%5) .</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Meddah'ın film hayali gerçek oldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/meddahin-film-hayali-gercek-oldu-252141d8158d0-07eb-4fa0-a8ce-7d4719bc743a2020-10-21T17:44:00+03:00Admin 'Meddah'ın film hayali gerçek oldu

'Meddah'ın film hayali gerçek oldu

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p>Erzurum'da bir zamanlar mümessillik yapan Burak Bozdağ'ın başından geçen komik olayları anlatan&nbsp;'Mümessil' filminin çekimleri tamamlandı. Başta Erzurum olmak üzere Narman, Tortum, Aziziye gibi ilçelerde çekimleri gerçekleşen&nbsp;film Aralık ayında vizyona girecek. Çekimlerde, kostümlerin üzerlerine olmadığını belirten oyuncular, bol cağ kebabı yemeleri nedeniyle aldıkları kilolardan şikayetçi. <strong>Servet Aksoy</strong>'un yönetmenliğini yaptığı,<strong> Burak Bozdağ</strong>'ın başrolünde oynadığı filmde,&nbsp;<strong>Burcu Binici, Ayhan Taş,</strong> Dila Danışman, <strong>Selahattin Taşdöğen,</strong> Recep Cinisli, <strong>&nbsp;Hacı Ali Konuk,</strong> Cengiz Okuyucu, <strong>Metin Yıldız,</strong> Ferdi Kurtuldu, <strong>Orçun Kaptan,</strong> Volkan Başaran, <strong>Faruk Sofuoğlu,</strong> Kahraman Sivri, <strong>Rüya Coriç, </strong>Ömer Duran, <strong>Reyhan İlhan, </strong>Seyithan Özdemir yer alıyor. Ünlü&nbsp; radyocu "Afrikalı Ali" olarak bilinen Arif Şentürk de filmin sürpriz isimlerinden.&nbsp;Filmin çekimleri başta Erzurum olmak üzere, Narman Peribacaları ve Tortum Şelalesi'nde yapıldı. 500'e yakın Erzurumlunun da figüran olarak katıldığı filmde, Erzurum kent merkezi başta olmak üzere Narman Peribacaları ve Tortum Şelalesi'nde yapılan çekimlerin ardından birbirinden komik olayların yaşandığı hastane bölümü için Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü'nden alınan izinle Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi film setine dönüştürüldü.</p><p>Çok keyifli bir set yaşadıklarını belirten ve Aralık 15'te vizyona girecek şekilde hazırlıklarını yapmakta&nbsp; olduklarını vurgulayan <strong>Burak Bozdağ,</strong> "105 dakika tamamıyla komedi, durum, şehir komedisi. İçinde her şey var. Sokak kültüründen, mahalle kültürüne, karışık aşk ilişkileri var. Mafya unsurları var, bütün bunların içinde saf temiz bir mümessil var. Biz keyif alıyoruz, set arkasında gülüyoruz. Eminim izleyen herkes çok beğenecek, önerecek. Bir izleyen bir daha izleyecek" diye konuştu.</p><p><strong>'SABAH- AKŞAM CAĞ KEBABI YİYORUZ'</strong></p><p>Doğal film platosu dedikleri <strong>Erzurum</strong>'daki çekimlerden memnun olduklarını belirten oyuncuların en büyük şikayeti, aldıkları kilolar. Başrol oyuncusu Bozdağ, sürekli cağ kebap yemekten en az 2- 3 kilo aldığını söyledi. Kostüm provalarında large olarak giydiği kıyafetlerin artık olmadığını ifade eden Bozdağ, "Kostümcü arkadaşlar 'Ne olabilir ki bir haftada, düğmeler kavuşmuyor' diye şaşırıyorlar. Ben ve ekip arkadaşlarım gerçekten kilo aldık. Bunu saklamıyoruz. Ben 2- 3 kilo almışımdır. Burcu öyle, Dila Hanım öyle. Sabah, akşam cağ kebabı yiyoruz" dedi. Adanalı olduğunu hatırlatan Ayhan Taş ise "Adana kebabını ya bir ya da 1,5 söylersin, ne kadar yiyeceğini bilirsin. Ama cağ kebabında öyle değil. Cağ bittikçe geliyor. Ben de artık 3,5 cağda durmaya karar verdim" diye konuştu. Filmin oyuncularından Dila Danışman ise cağ kebabını çok sevdiğini ifade ederek,<strong> "Çılgınlar gibi cağ yedim hala da yiyorum. Burası yediriyor" </strong>dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[IAS Yönetim Kurulu ve Nail Olpak bir araya geldi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ias-yonetim-kurulu-ve-nail-olpak-bir-araya-geldi-25213e16b5a17-7af9-496f-8206-cfd8e04579c12020-10-21T17:34:00+03:00Admin IAS Yönetim Kurulu ve Nail Olpak bir araya geldi

IAS Yönetim Kurulu ve Nail Olpak bir araya geldi

EKONOMİ

Admin
<p>IAS Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Yaşar Hakan Karabiber,</strong> DEİK Başkanı <strong>Nail Olpak</strong>’ı ziyaret etti. Toplantıda IAS’nin çalışmalarını ve global vizyonunu konuşan ikili, ilerleyen süreçte gerçekleşecek olası ortak çalışmalar üzerine fikir alışverişinde bulundu.</p><p>Türkiye operasyonlarını ve globaldeki etkinliğini her geçen gün artıran teknoloji üreticisi<strong> IAS,</strong> Endüstri 4.0 vizyonu ile çalışmalarına devam ediyor. IAS Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Hakan Karabiber, <strong>Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu </strong>(DEİK) Başkanı Nail Olpak ile bir araya gelerek IAS’nin yürüttüğü çalışmaları aktardı. IAS’nin hali hazırda faaliyet gösterdiği Almanya, Güney Kore, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İsviçre ve Amerika Birleşik Devletleri gibi bölgelerdeki çalışmaları özetleyen Karabiber, dünya pazarındaki çalışmalarını arttırmak için izlenen yol haritasını da anlattı.</p><p><strong>IAS</strong> Yönetim Kurulu Başkanı Karabiber’i ağırlayan DEİK Başkanı Nail Olpak, IAS’nin yurtdışında gerçekleştirmeyi planladığı yeni operasyonlar ve mevcut çalışmalarla ilgili önerilerde bulundu. İlerleyen dönemlerde bu konuda IAS ve DEİK’in ortaklaşa yürütmesi olası projeler üzerine fikirlerini sundu. Olpak, uluslararası iş dünyasında önemli temaslara sahip olan <strong>DEİK</strong>’in, dünyaya yazılım ihracatı yapan Türk firması IAS’yi desteklemekten onur duyacağını da belirtti.&nbsp;<br />IAS Yönetim Kurulu Başkanı Karabiber, toplantı sonrasında IAS’nin ilerleyen dönemde global arenada izleyeceği adımlar konusunda önemli kararlar alındığını da duyurdu. Karabiber’e, DEİK’te gerçekleştirdiği ziyarette IAS Genel Müdürü <strong>Mazhar Tellibeyoğlu</strong> ve IAS Danışmanı <strong>Dr. Muhammet Garip</strong> de eşlik etti.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Cacharel'den zengin koleksiyonu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/cacharelden-zengin-koleksiyonu-25212b9963594-47b9-4a2a-8bae-9e2032f035bc2020-10-21T17:18:00+03:00Admin Cacharel'den zengin koleksiyonu

Cacharel'den zengin koleksiyonu

MAGAZİN

Admin
<p><strong>Marka zengin koleksiyonunda, hayata duyduğu tutkuyla her ana ve mekâna değer katan centilmenler için yenilikçi ve rafine bir bakış açısı sunuyor.</strong></p><p>Casual, smart casual, günlük giyim gibi terimler arasındaki sınırları sorgulayarak kalıplardan uzak, kreatif bakış açısının özgürce kullanıldığı bir koleksiyon vaat eden Cacharel, hâkî, kahverengi, gri gibi renklerle özdeşleştirilen iş yaşamı stil algısına hardal ve turkuaz gibi dinamik renklerle meydan okuyor. Özgüveni ve beğenileri yüksek moda severlere, farklı model ve renklerde ceket ve pantolonlarla kendi kombinlerini oluşturmaları için cesaretiyle ilham oluyor.</p><p><strong>MODERN STİLE YENİLİKÇİ BAKIŞ AÇISI</strong></p><p>Cacharel, geçmişin kaybolmayan izlerinden yola çıkarak modernizme dair bilinenleri değiştirmeyi hedefliyor. Hayatı kendi kurallarından taviz vermeden yaşayan, yaratıcı çözümlerle yenilikçi yolları denemekten çekinmeyen erkekler için yeni sezonda birçok alternatif sunuyor. Benzer renklerin bir arada kullanıldığı klasik yaklaşımlara karşın özellikli desen uygulamalarıyla cesur tercihler yapılmasına da olanak sağlıyor. Kuralları zorlayanlar için koleksiyonun teknolojik ürünleri arasında leke tutmayan beyaz denimle Cacharel, yenilikçi tasarım felsefesini ortaya koyuyor.</p><p><strong>ZAMAN VE MEKANIN ÖTESİNDE ÖZGÜRLÜK</strong></p><p>Yeni koleksiyonunda modern yaşamın hızını yakalamanın ötesine geçerek moderniteyi kendine özgü tarzıyla anlamlandıran, her anı ve her mekâna değer veren bir yaşam şeklinden yola çıkıyor.<strong> “New smart casual” </strong>kavramıyla sosyal ortamlarla resmi beklentilerin gerektirdikleri arasındaki ayrımı yumuşatıyor. Kusursuz bir görünüş ve konfor etkisini her anında hissettiren, hafta sonu tarzında ise renkli aksesuarlarıyla hareketlendirilmiş slim fit bir ceketin cazibesini yakalıyor. Koleksiyonunda tulum yakalara, kumaş üzeri armürlü desenlere, günlük hayatın her alanında kolaylıkla şık olmayı sağlayan yeleklere yer vererek her günü “en önemli gün” gibi hissetmek için koleksiyonda geniş ürün yelpazesi bulabilirsiniz.</p><p><strong>İNOVATİF BİR YENİLENME</strong></p><p>Cacharel’in sunduğu inovatif çözümler ve teknolojik kumaşlar, modern Cacharel erkeğinin kendisine etkileyici bir yaşam seyri çizmesine imkân sağlıyor. Doğal elastik ve yün ipliklerle harmanlanan pantolonlar, kırışma önleme ve esneme özellikleriyle fonksiyonellik ve zamandan kazanç sağlıyor. Farklı beden ve modelleri kombinleme olanağı veren Mix&amp;Match takım elbiselerle hem hafta sonu hem de iş günlerinde birçok farklı kombin oluşturma imkânı sağlıyor. Modern yaşamın taleplerine her an cevap verebilecek bir stil sunmak isteyen ürünler maksimum dayanıklılık, hareket kabiliyeti, doğal esneklik özellikleriyle koleksiyonun dinamiğini oluşturuyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Satranç tarih ile buluşuyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/satranc-tarih-ile-bulusuyor-25211a12f7016-d873-4718-984d-1fe14e224f252020-10-21T17:13:00+03:00Admin Satranç tarih ile buluşuyor

Satranç tarih ile buluşuyor

SPOR

Admin
<p>81 ilde bulunan tarihi, kültürel ve turistik mekanlarda yürütülecek projede, maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat edilerek satranç turnuvaları, özel etkinlikler ve fotoğraf yarışması yapılacak.</p><p>TSF, pandemi döneminde faaliyetlerini kurallara uygun olarak aralıksız sürdürüyor. Daha önce 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda dijital ortamda birbirinden renkli etkinliklere imza atan federasyon, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftasında da satranç sporuna gönül verenleri yeni bir proje ile bir araya getirecek.</p><p>İlk olarak TSF koordinatörlüğünde <strong>Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü </strong>ve Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde ‘’Antalya Tarihini Satranç ile Buluşturuyor’’ adıyla gerçekleştirilen proje, bu kez iç ve dış turizme destek vermek için ülke geneline yayılacak.</p><p>“<strong>EN BÜYÜK BAYRAMI ÖZEL BİR PROJE İLE KUTLUYORUZ”</strong></p><p>Pandemi döneminde gerçekleştirdikleri etkinliklerle en aktif federasyonlar arasında yer aldıklarını belirten <strong>TSF Başkanı Gülkız Tulay,</strong> “Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘en büyük bayram’ olarak nitelendirdiği <strong>29 Ekim Cumhuriyet Bayramı</strong>’nı spor, kültür, sanat, tarih ve turizmi bir araya getirecek özel bir proje ile kutlayacağız” diyerek şu açıklamayı yaptı.</p><p>“Pandemi nedeniyle en özel bayramlarımızı birlikte kutlayamıyoruz, bir araya gelip geniş katılımlı sportif etkinlikler düzenleyemiyoruz. Ancak çağımız teknoloji çağı ve teknolojiden yararlanarak her türlü olumsuzluğa rağmen etkinliklerimize ve projelerimize devam edebiliyoruz. TSF olarak tıpkı daha önceki bayramlar gibi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı da tüm engellere karşın coşkuyla kutlamak istiyoruz. “Satranç Tarih ile Buluşuyor” projesini 24 Ekim itibariyle başlatacağız. Proje kapsamında, cumhuriyet değerleri ile vatanımızın tarihi, kültürel, turistik değerlerini birleştirecek bir dizi etkinlik gerçekleştireceğiz. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına dikkat ederek, ‘Maskeni Tak, Mesafeni Koru, Hamleni Yap’ mottosu ile, ülkemizin tarihi, turistik ve kültürel mekanlarında bir araya geleceğiz. 81 ilde gerçekleştirmek istediğimiz proje ile hem spordan uzak kalan halkımızı tekrar spor ile buluşturmayı, hem de kentlerimizin tarihi, turistik ve kültürel mekanlarını; yani milli hazinelerimizi ön plana çıkartarak iç ve dış turizme destek verebilmeyi amaçlıyoruz.</p><p>Tüm Türkiye’yi cumhuriyet coşkusuyla bir araya getireceğimiz proje kapsamında, katılım şartlarını daha sonra açıklayacağımız bir fotoğraf yarışması da gerçekleştireceğiz. Geçtiğimiz günlerde düzenlediğimiz “Sokakta Satranç Var” etkinliğimizde Türkiye’nin dört bir yanından muhteşem fotoğraflar bizlere ulaşmıştı. <strong>“Satranç Tarih ile Buluşuyor” </strong>projemizin de tüm satranç camiasını aynı coşkuyla bir araya getireceğine ve yine birbirinden renkli karelerin ortaya çıkacağına eminiz. Proje kapsamında iller arasında bir yarışma da düzenleyerek, bulunduğu bölgenin tarihi, kültürel, turistik mekanlarını satranç sporu ile birleştiren fotoğrafları özel bir almanakta değerlendireceğiz.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Klasik ve nadir otomobillerin adresi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/klasik-ve-nadir-otomobillerin-adresi-252108951009d-7da8-4b41-98e0-bbc170af5cd22020-10-21T17:08:00+03:00Admin Klasik ve nadir otomobillerin adresi

Klasik ve nadir otomobillerin adresi

OTOMOBİL

Admin
<p>Premium araç tutkunlarının vazgeçilmez adreslerinden biri olan&nbsp;<strong>Yeniköy Motors</strong>, aynı zamanda operasyonel leasing ve gayrimenkul alanlarında hizmet veren bir şirketler topluluğu. 2015 yılında İngiliz efsanesi Aston Martin’in Türkiye distribütörlüğünü de alarak Türkiye otomotiv sektöründe bir başarıya daha imza atan&nbsp;<strong>Yeniköy Motors</strong>, yaklaşık 30 yıldır ünlü otomobil markalarının satışını başarıyla üstleniyor.&nbsp;<strong>Yeniköy Motors</strong>&nbsp;aynı zamanda Aston Martin’in tüm Türkiye haklarının sahibi.&nbsp;<strong>D&amp;D Motorlu Araçlar A.Ş.</strong>’yi kurarak Aston Martin Türkiye’yi bünyesine aldığını da bir kez daha hatırlatalım! Her ne kadar otomobil tutkunları bilse de!</p><p><strong>1928 Model Ford’dan 1973 Morris/ Mini’ye</strong></p><p>2015 yılında ikinci showroom’unu İzmir Folkart Towers'ta hizmete sunan, aynı yıl içinde İstanbul Maslak'ta Özel Servisi’ni açan, 2018 yılında ise üçüncü showroom’unu Kartal’da hayata geçiren&nbsp;<strong>Yeniköy Motors</strong>; Türkiye’de, hatta dünyada nadir bulunan, klasik otomobillerin de buluşma noktası. Türkiye’de tek olan Ferrari Pista, Porsche GT3 RS, Ford Flex gibi araçların yanı sıra 1973 Morris/ Mini 850 1.0, 1970 Pontiac/ Grand Am Prix GP Model J, 1969 Chevrolet/ Impala, 1990 Cadillac/ DeVille 4.6 DTS, 1967 Rolls Royce/ Silver Shadow ve 1928 model klasik bir Ford da şu anda satışta!</p><p>Aradığı aracı Türkiye’de bulamayan müşterilerine 30 gün içerisinde tüm yasal işlemleri tamamlayarak araç teslim garantisi sunan&nbsp;<strong>Yeniköy Motors</strong>, uzun ya da kısa dönem araç kiralama seçenekleri ile de müşterilerinin her ihtiyacını karşılamaya özen gösteriyor. Kartal Showroom’unda lüks araç portföyünün yanı sıra Volkswagen, Ford, Honda, Nissan, Hyundai, Toyota, Opel, Renault gibi alternatif marka araçları da satışa sunan&nbsp;<strong>Yeniköy Motors</strong>, tüm otomobil tutkunlarını showroomlarına davet ediyor!</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/gidani-koru-sofrana-sahip-cik-252096be33c25-5145-438c-8b72-3b0db65814a92020-10-21T16:59:00+03:00Admin Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık

Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık

SİYASET

Admin
<p>Kampanya için oluşturulan&nbsp;<a href="http://www.sofranasahipcik.com/" target="_blank">www.sofranasahipcik.com</a>&nbsp;sitesinde tüm vatandaşların gıda israfı ile mücadele etmesi amacıyla “söz vereceği” bir dijital imza hareketi başlatıldı. <strong>Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli,</strong> “söz veriyoruz kampanyası ile birlikte 2 milyon kişiyle dünyada çevrimiçi olarak en çok imza atılan kampanya rekorunu kırmayı hedefliyoruz” ifadesini kullandı.</p><p><strong>Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli,</strong> “Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık” kampanyasına ilişkin “söz veriyorum” hareketini başlattığı tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, “Bugün tüm vatandaşlarımızı “Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık” kampanyası kapsamında gıdamızı korumak ve israfı azaltmak için harekete geçmeye davet ediyoruz. Kampanya için oluşturulan&nbsp;<a href="http://www.sofranasahipcik.com/" target="_blank">www.sofranasahipcik.com</a>&nbsp;sitesinde bu kampanyanın gerçek sahibi olan halkımızın gıda israfı ile mücadele etmek için ‘söz vereceği’ bir dijital imza hareketi başlatmış bulunuyoruz. Boğazımızdan geçen her lokmanın ve her yudumun kıymetini bileceğime gıda kaybı ve israfına karşı sorumlu davranacağıma söz veriyorum. Siz de söz verin dünya rekoru kıralım. Sizler de telefonunuzdan, tabletinizden, bilgisayarınızdan&nbsp;<a href="http://sofranasahipcik.com/" target="_blank">sofranasahipcik.com</a>’ a girip dünya rekorumuzun bir parçası olabilirsiniz” dedi.</p><p>Pakdemirli, kampanya kapsamında ‘Söz vermenin’ yanında tüm Türkiye’ye “Ekmeği israf etme”, “Tabakta yemek bırakma”, “Suyun ve her lokmanın kıymetini bil”, “Liste yapmadan alışverişe çıkma” ve “Doğru koşullarda sakla” çağrısında bulunarak “İsraf olmasın afiyet olsun” dedi.</p><p><strong>“MİLLİ EĞİTİM MÜFERADATINDA YER ALACAĞIZ”</strong></p><p>Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, ‘söz veriyoruz’ kampanyası ile birlikte 2 milyon kişiyle dünyada çevrimiçi olarak en çok imza atılan kampanya rekorunu kırmayı hedeflediklerini, aynı zamanda çevre konusuyla ilgili dünyada en çok imza toplanan kampanya rekorunu da kırmış olacaklarını söyledi. Kampanyaya ilişkin özel bir web sitesi oluşturulduğunun altını çizen Bakan Dr. Pakdemirli, “Toplumun her kesiminin destek vereceği güçlü bir iletişim süreci yürütülüyor. EBA TV’de özel ders olarak müfredata giriyor.&nbsp;<a href="http://sofranasahipcik.com/" target="_blank">sofranasahipcik.com</a>&nbsp;adresine girip gıda kaybı ve israfına karşı mücadele edeceğimize söz vereceğiz” dedi.</p><p>Kampanyaya ilişkin gelecek döneme ilişkin planlarını aktaran Bakan Dr. Pakdemirli, “Milli Eğitim Bakanımız Sayın <strong>Prof. Dr. Ziya Selçuk</strong> ile birlikte EBA TV’de öğrencilerle buluşacağımız bir programımız olacak. Çocuklarımıza, gençlerimize farkındalık oluşturmak için birlikte hareket edeceğiz. Gıda kaybı ve israfı üzerine farkındalık ve bilinç oluşturmaya devam edeceğiz. Broşürler, sosyal medya paylaşımları, medya iletişimi yapacağız. Gıda kaybı ve israfını önleme, azaltma ve yönetimi ulusal platformunu kuracağız. Eylem planımızı hazırlarken gösterdiğimiz çoğulcu yaklaşımı sürdürülebilir kılacağız. Platformda çok paydaşlı bir yapı sağlanacak. İyi uygulama rehberlerini arttıracağız. Türkiye’de gıda bankacılığı sistemini ele alıp, düzenleyeceğiz. Mevzuatsal açıkları belirleyip, kamu olarak bu işi sahipleneceğiz.” diye konuştu.</p><p><strong>“KAMPANYA 20 MİLYONDAN FAZLA KİŞİYE ULAŞTI”</strong></p><p>Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık kampanyası süresince gıda işletmeleri için iyi uygulama rehberleri hazırlandığını, her hafta alanında uzman kişileri sosyal medyada<br />canlı yayınla vatandaşlarımızla buluşturulduğunu belirten Bakan Dr. Pakdemirli, “İsraf olmasın afiyet olsun konsepti ile tarif videoları, arta kalan malzemelerden nasıl yemek yapılır videolarıyla 20 milyondan fazla kişiye ulaştık” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>İSRAFLA SAVAŞIN MASKOTU "CANO"</strong></p><p>Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, kampanyanın kayıp ve israf farkındalığına yönelik çalışmalar sırasında maskot olarak kullanılacak Cano’yu kamuoyuna tanıttı. Cano'nun kampanya boyunca restoran, kafe, marketler gibi yerlerde kampanyayı hatırlatacağını kaydeden Bakan Dr. Pakdemirli, “Kampanyamızla, etkin yönetilen web sayfamız ve sosyal medya hesaplarımız aracılığıyla farkındalığı arttırmayı ve katılımcılığı teşvik etmeyi hedefledik" değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>DÜNYAYA ÖRNEK OLACAĞIZ</strong></p><p>Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, <strong>“Gıdanı Koru, Sofrana Sahip Çık”</strong> projesinin dünyaya örnek olacak bir duruma geldiğini, oluşturulan farkındalık çalışmalarıyla milyonlarca insanın dikkatini çektiğini vurguladı. Bakan Dr. Pakdemirli, şunları söyledi:</p><p>“Tarım yapılabilir 50 cm’lik bir toprak, ortalama olarak 20 bin yılda, yani 7,3 milyon günde oluşuyor. Ana besin kaynaklarımızdan birisi olan buğday, 9 ayda yani 270 günde hasat ediliyor. Ancak, bir insan açlığa su varsa 56 gün, su yoksa 14 gün dayanıyor. Gıdanın ortaya çıkış öyküsünü ne kadar iyi bilirsek,elimizdekinin değerini o kadar iyi anlarız. Tahminler: 2050’de dünya nüfusu 10 milyar olacak, ülkemiz nüfusu ise 100 milyonu geçecek. Hem daha çok üretmek hem de ürettiğimiz gıdayı israf etmemek zorundayız. Gıda kaybının ekonomik bedeli gelişmekte olan ülkelerde 310 milyar dolar, gelişmiş ülkelerde ise 680 milyar dolar seviyesinde.”</p><p><strong>“ANKET ÇALIŞMASI İLE HEDEFLERİ BELİRLEDİK”</strong></p><p>“Gıdanı koru sofrana sahip çık kampanyası için uzun bir ön hazırlık ve çalışma dönemi yaşadık. FAO’yla iş birliği içerisinde iki yıldır kamu kurum ve kuruluşları, üniversitelerimiz, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle çalıştaylar ve toplantılar düzenledik. İsraf ve kaybı önleme stratejilerini oluşturabilmek için bu yıl şubat ayında hane halkı düzeyinde detaylı bir de anket çalışmamız oldu. Bu anket sayesinde şu verileri elde ettiğimiz veriler ışığında ilk bir yıl için hedeflerimizi belirledik.</p><p>Gıdaların üzerindeki etiketleri okumada iyiyiz (%88) ancak %65’imiz bu etiketlerin farkının ne anlama geldiğini bilmiyor. Son tüketim tarihi ile tavsiye edilen tüketim tarihi kavramları karıştırılıyor. Biz bu oranı %60’ın altına çekmeyi hedefliyoruz.</p><p>Tüketicilerin %83’ü meyve veya sebze alırken şekilleri en düzgün olanları almayı hedefliyor. Hâlbuki şekli mükemmel olmayan meyve ve sebzeler de diğerleri gibi sağlıklı ve besleyicidir. Süpermarketler satamayacakları korkusuyla bu ürünleri üreticiden almamaktadır. Biz bu oranı %80’in altına çekmeyi hedefliyoruz.</p><p>Tüketicilerin %35’i yemek yaptığında tüketebileceğinden fazlasını pişiriyor. tüketebileceğimizden fazla pişirdiğimiz gıdaları ise bayatlayınca çöpe atıyoruz. Hâlbuki porsiyonlarımızı doğru planlasak ya da fazla pişirdiklerimizi nasıl saklayabileceğimizi iyi bilsek buradaki israfın önüne geçebiliriz. Kampanyamızda tüketicileri bilinçli tüketmeye/pişirmeye davet edip, onlara bunu nasıl yapabileceklerini anlatacağız! biz bu oranı %30’a çekmeyi hedefliyoruz.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Taksiciler daha iyi para kazanacak']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/taksiciler-daha-iyi-para-kazanacak-25208cf5e6d2b-b435-4d99-b50c-82976212748c2020-10-21T16:36:00+03:00Admin 'Taksiciler daha iyi para kazanacak'

'Taksiciler daha iyi para kazanacak'

YEREL

Admin
<p>Toplantıya <strong>İBB Ulaşımdan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Demir, İ</strong>BB Ulaşım Daire Başkanı Utku Cihan, İBB Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürü <strong>Barış Yıldırım,</strong> İBB Meclisi İyi Parti Sözcüsü <strong>Suat Sarı </strong>ve esnaf odası temsilcileri, taksiciler ve basın mensupları yer aldı.</p><p>İBB Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü’nden <strong>Elçin Lale Toktay</strong>’ın yaptığı sunumda, taksilerin mevcut sorunları aktarılarak, dünya şehirlerindeki kaliteli taksi yönetim sistemlerinden örnekler sunuldu ve İBB’nin yeni taksi yönetim modeli anlatıldı.</p><p>UKOME’nin onaylanması durumunda uygulamaya konulacak yeni sistemde, sistemin sahibi olan İBB, ihaleyle bir iştirakini yetkilendirecek. Plaka kiralama yöntemiyle çalışacak 6 bin yeni taksi ile hizmet kalitesinin artırılacağı bir model oluşturulacak.</p><p>Ücret ödemesinde; İstanbulkart, kredi kartı, online ödeme ve QR seçeneklerinin tamamı olacak. Ulaşım akademisi ile taksi şoförlüğü standartlarını belirlenecek ve kapsamlı bir sınav süreci yapılacak.</p><p>Kurumsallık avantajları ile kalite ve performansın artması, araç bakım maliyetleri azalması, şoför haklarının, güvenlik ve hijyen şartlarının iyileştirilmesi hedefleniyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f903cef7a90b.jpg" style="height:456px; width:700px" /></p><p><strong>“YENİ SİSTEMLE HİZMET KALİTESİ ARTACAK”</strong></p><p>Orhan Demir, “Bu 6 bin taksi kesinlikle kamunun elinde olacak ve bu diğer taksilerin kalitesini de yükseltecek. Dünyadaki örneklerde bu böyle olmuş. Bizde de eninde sonunda olacak. İTaksi mobil uygulamamız da hazır, deneme sürecinin adından çok yakında hizmete sunacağız” dedi.</p><p>Korsan taksi konusunda ilgili bütün deneklere ve Emniyete yazı yazdıklarını ve bu sorunu hep birlikte çözmeyi planladıklarını belirten Demir, “Bugüne kadar bütün toplu taşıma sistemleri birbiriyle yarıştırılmış ve üzerinden rant elde edilmiş. Oysa bütün toplu ulaşım araçları birbirini besleyen bir sistemin parçasıdır. Ulaşıma bütüncül bakarak birikmiş çok sayıda sorunu tek tek çözeceğiz. Toplantımızı boykot edenler, keşke buraya gelip ne istediklerini açıkça söyleselerdi” diye konuştu.</p><p><strong>“ŞİKAYETLER AZALACAK, TAKSİLER DAHA İYİ PARA KAZANACAK”</strong></p><p><strong>İBB Meclisi İyi Parti Sözcüsü ve Ulaşım Komisyonu Üyesi Suat Sarı </strong>da İstanbul’da ve Türkiye’de bir korsan taksi sorunu olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Ancak İstanbullular ve turistler mevcut taksi sisteminden şikayetçi. İBB, bir risk alarak uluslararası çapta büyük bir çalışma yaptı ve sistemi iyileştirmek için önemli bir adım attı. İBB, bu kalitenin nasıl yükseltileceğini bu 6 bin araçla ispat edeceğim diyor. Bunu yarken de mevcut taksici odalarının ve derneklerinin kalitesini de yükseltecek. Uygulamaya konulacak aplikasyon da boşa gidip gelmeleri ve kent içinde boş gezen taksileri ortadan kaldıracak. <strong>Taksiciler, daha iyi para kazanacak.”</strong></p><p>Toplantıda söz alan taksici odası temsilcileri ve taksici esnafı ise, maliyetlerin yüksekliği, uzun çalışma saatleri ve korsan taksi gibi sıkıntılara değinerek, sorunlarını çözecek yeni bir sisteme destek vereceklerini dile getirdiler.</p><p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi </strong>(İBB), 24 Eylül’deki UKOME toplantısında, İstanbul Teknik Üniversitesi Ulaştırma ve Ulaşım Araçları Uygulama-Araştırma Merkezinin “İstanbul Taksi Sisteminin İncelenmesi ve Gelecek İçin Stratejik Yaklaşımlar Hakkında Teknik Raporu” doğrultusunda hazırladığı teklifi sunmuştu.</p><p>Mevcut 17 bin 395 taksiye ilk etapta 6 bin yeni taksi ilave edilerek toplam taksi sayısının 23 bin 395’e çıkarılmasını hedefleyen <strong>“Taksi Taşımacılığının Düzenlenmesi” </strong>konulu teklif, UKOME’de görüşülerek, alt komisyon tarafından değerlendirildikten sonra tekrar gündeme getirilmesine karar verilmişti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hijyenin okul dönüşünde ayrı bir önemi var]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hijyenin-okul-donusunde-ayri-bir-onemi-var-252075a8f7067-32c0-403a-be81-665f8f89903c2020-10-21T16:31:00+03:00Admin Hijyenin okul dönüşünde ayrı bir önemi var

Hijyenin okul dönüşünde ayrı bir önemi var

SAĞLIK

Admin
<p>Tüm dünya genelinde ve ülkemizde de<strong> COVID-19</strong> hastalığı, giderek artan hasta sayılarıyla toplum sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturmaya devam ediyor. Bu ortamda açılan okullar ise ebeveynler, öğretmenler ve okul yönetimi açısından ekstra önlemler almayı gerektiriyor. Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) bu dönemde çocukların sağlığına her zamankinden çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini vurgularken, etkin bir tedavi yöntemi ya da aşı geliştirilene kadar uyulması gereken kuralları hatırlattı. <strong>TÜSAD Çocuk Göğüs Hastalıkları Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Ayşe Tana Aslan, </strong>pandemi konusunda çocukları bilgilendirmenin önemini anlatırken, olası bir hastalık belirtisi görüldüğünde okula gönderilmemeleri gerektiğini vurguladı.</p><p><strong>ÇOCUKLARA EVDE MUTLAKA PANDEMİ EĞİTİMİ VERİLMELİ</strong></p><p><strong>Prof. Dr. Ayşe Tana Aslan,</strong> velilerin evlerinde çocuklarına maske, mesafe ve hijyen ile ilgili eğitim vermeleri gerekliliğini belirtirken, ebeveynlere şu önemli hatırlatmaları yaptı:</p><ul><li>Anne-babalara en az öğretmenler kadar çok iş düşüyor. Pandeminin başlangıcından bu yana evlerinde aynı zamanda öğretmen gibi destek veren anne-babalar, çocuklarının COVID-19’dan korunma eğitmeni gibi de görev yapacaklar. Çocukların ellerini en az 20 saniye sabunla yıkamaları ve el dezenfektanın kullanımı ile ilgili bilgiyi vermiş olmalılar. Ellerini yüz, göz, kulak ve çenelerine dokundurmamaları konusunda bilgilendirilmeliler.</li><li>Okul eşyaları, bardak, su şişesi gibi özel eşyalarını başkaları ile paylaşmamaları öğretilmeli. Yine çocukların ders sırasında olduğu gibi ders aralarında da mesafe kuralına dikkat etmeleri yönünde uyarıda bulunmaları gerekli.</li><li>Ateş, öksürük, burun akıntısı gibi bulguları olan çocuklarını ve olası ya da kesinleşmiş COVID teması olan çocukların okula gönderilmemeleri gerekir.</li><li>Çocukların öksürme hapşırma sırasında mendil kullanmaları ya da dirsek iç yüzüne hapşırmaları öğretilmeli.</li><li>Hijyenin okul dönüşünde de ayrı bir önemi var. Okuldan dönen çocuklar, eve gelince ellerini yıkamalı ve hemen kıyafetlerini değiştirmeli. Kıyafetlerin güzelce yıkanması gerekiyor. Ev içinde de hijyen koşullarına önem verilmeli, tuvalet ve klozetlerin dezenfeksiyonuna özen gösterilmeli.</li></ul><p><strong>OKUL YÖNETİMİ VE ÖĞRETMENLERE BÜYÜK İŞ DÜŞÜYOR</strong></p><p>Çocukların, evde ve okulda verilen maske, mesafe ve hijyen eğitimine rağmen bunları unutabileceklerini dile getiren Aslan, okul yönetimi ve öğretmenler için de şu bilgileri paylaştı:</p><ul><li>Okul yönetimine, öğretmenlere de çok büyük işler düşüyor. Yıllarca eğitim idealiyle görev yaptılar, şimdi de pandemiden dolayı hijyen konularında da rehberlik etmeleri gerekiyor.</li><li>Biliniyor ki COVID-19 bulaşını önlemek için okul çocuklarının maske kullanması gerekiyor. Çocukların uygun dille uyarılmaları, eksik maske ve dezenfektanı olan öğrencilere temin edilmesi önemli. Maskelerin ara ara değiştirilmesi, yere düşen ya da kirli maskelerin değiştirilmesi için öğrenciler yönlendirilmeli.</li><li>Sınıfta maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyulması, eşya ve yiyecek alışverişi yapılmaması, sınıfların sık sık havalandırılması ve öğrencilerin en az bir metre mesafe olacak şekilde sınıfta yerleştirilmesinin önemi zaten biliniyor.</li><li>Sosyal mesafe, öğrenci ve çalışanların maske kullanımları ve bunlara uyum konusunda ayrıntılı bilgilendirme ve tekrarlayan eğitimler yapılması gerekiyor.</li><li>Gözlem pandemi döneminde önemli bir davranış. Hastalık bulgusu olan çocuklar hızlıca değerlendirilip, revir ya da sağlık kuruluşuna yönlendirilmeli.</li></ul><p><strong>COVID-19</strong><strong>’</strong><strong>UN KALKANI GÜÇLÜ BİR BAĞIŞIKLIK</strong></p><p>Çocuklarda COVID-19 hastalık sıklığının erişkinlerden daha az olduğu ve daha hafif seyrettiği bildirildiğini aktaran Aslan,&nbsp;“Bununla birlikte çocuklar birbirinden enfekte olarak başta okul çalışanları; öğretmenler, diğer okul personeli olmak üzere evdeki anne, baba ve diğer aile büyükleri için ciddi bir enfeksiyon kaynağı olma potansiyeline sahip. İleri yaş öğretmenler ve okul çalışanları ile altta yatan hastalığı olanlar COVID-19 açısından daha fazla risk altında” dedi.</p><p>COVID-19’a kalkan görevi yapabilmesi için güçlü bir bağışıklığın ilk şartlardan biri olduğunu vurgulayan Aslan sözlerine şöyle devam etti: “Çocukların sağlıklı beslenme için uygun oranda protein, karbonhidrat, yağ ve vitamin içeren uygun beslenme sağlanmalıdır. Ek bir takviyeye ihtiyaç yoktur. Pandemi öncesi dönemde olduğu gibi bu dönemde de vitamin ve mineral eksiklikleri saptanır ise onlara yönelik destek verilebilir.</p><p>Aslan ayrıca, bölgesel COVID-19 yaygınlığı, çocukların okula erişim yolları, çocukların altta yatan hastalık durumları yanı sıra evde birlikte yaşadıkları aile fertlerinin yaş ve altta yatan hastalık durumları, devam ettikleri okulların fiziksel kapasiteleri, sosyal mesafe kurallarına uyumun sağlanabilmesi” gibi çok sayıda etkenin göz önünde tutulması gerektiğini de dikkat çekti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Mustafa Canlı unutulmadı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/mustafa-canli-unutulmadi-25206df626b5d-c49d-4076-80e6-f022bf289b012020-10-21T15:33:00+03:00Admin Mustafa Canlı unutulmadı

Mustafa Canlı unutulmadı

YEREL

Admin
<p>Tesisin yapımında büyük emekleri olan, geçtiğimiz günlerde Kovid-19 nedeniuyle yaşamını yitiren<strong> İSTAÇ A.Ş. Genel Müdürü Mustafa Canlı</strong>’nın eşi Müzeyyen Canlı da törene “onur konuğu” olarak katıldı. Tören öncesinde ilk konuşmayı yapan İstanbul <strong>Enerji A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Aslan Değirmenci, </strong>tesisle ilgili detaylı bilgiler verdi.</p><p><strong>MUSTAFA CANLI UNUTULMADI</strong><br />Değirmenci’nin ardından mikrofonu alan İmamoğlu, konuşmasına, “İstanbul ve Türkiye adına çok değerli bir projeyi başlatmanın onurunu, gururunu ve keyfini yaşıyorum” sözleriyle başladı. Kömürcüoda ve Odayeri’ndeki tesislerin yanına güçlü bir santral daha eklediklerinin altını çizen İmamoğlu, projenin yaklaşık 8 yıldır süren bir geçmişi olduğunu hatırlattı. Bu süreçle ilgili finansal açıdan tespit ettikleri birçok aksaklık bulunduğunu belirten İmamoğlu, iş başı yapar yapmaz projeyi ekibiyle birlikte yeniden ele aldıklarının altını çizdi. “Her alanda olduğu gibi kaynaklarımızı, enerjimizi ve mesaimizi doğru bir şekilde yapılandırarak, süreci en verimli nasıl bitiririz, İstanbul’umuza nasıl kazandırırız; o yolculuğu kurguladık” diyen İmamoğlu, süreçte emeği bulunan merhum Canlı’ya özel paragraf ayırdı. İmamoğlu, duygularını, “Tabii, bu süreçte bahsettiğim o yol arkadaşları içerisinde kıymetli bir dostumuzu kaybettik. <strong>İSTAÇ A.Ş.</strong> Genel Müdürü’müzü, değerli ağabeyimiz Mustafa Canlı’yı kaybettik. Buraya gelip bizi onurlandırdığı için, kıymetli eşi Müzeyyen Hanımefendi’ye teşekkür ediyor, rahmet diliyor, ‘Mekânı cennet olsun’ diyorum” sözleriyle dile getirdi.</p><p><strong>“KÜRESEL ISINMA VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYATİ KONULAR”</strong><br />Dünyanın ana gündem maddelerinin başında çevrenin geldiğini kaydeden İmamoğlu, iklim değişikliği ve küresel ısınma gibi kavramların en önemli hayati konular olduğuna vurgu yaptı. Bilim insanlarının dünyanın bu kötü gidişine dönük uyarılarının dikkate alınması gerektiğine dikkat çeken İmamoğlu, “Bugünün dünyasında, bana göre en büyük vatanseverlik, çevreci kimliğidir. Bu çok kıymetli. Eğer çocuklarınızı, hayatınızı, geleceğinizi, yaşamınızı düşünüyor ve vatanınızı çok seviyorsanız, en büyük vatanseverliğin gerçek anlamda çevrecilik olduğunu asla ve asla unutmamalısınız” dedi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı “Çevresel Göstergeler Raporu”nda yer alan bilgilerin bazılarını paylaşan İmamoğlu, “Ne yazık ki Türkiye’mizde, havamız ve sularımız kirlidir. Su kıtlığı da ne yazık ki, iklim değişikliği ve verdiğimiz tahribattan dolayı, ülkemiz adına kapıdadır. Özellikle tarım ilacı kullanımı çok ciddi rakamlara ulaşmaktadır. Ormanlarımız ve endemik türlerin nasıl azaldığını hepimiz gün gün duyuyor, biliyor ve takip ediyoruz. Bu tehlikeli gidişe rağmen, ülkemizde çevre koruma harcamaları, bırakın istenilen oranda artmayı, ne yazık ki azalmaktadır” diye konuştu.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f902c5bbe23a.jpg" style="height:504px; width:700px" /></p><p><strong>“BAZI VERİLERE BAKTIĞIMIZDA ‘İHANET’ GÖRÜYORUZ”</strong><br />Çevre kirliliği ve dünyayı bekleyen tehlikelerle ilgili detaylı rakamlar paylaşan İmamoğlu, tablonun “çok acı” olduğu uyarısında bulundu. Tablonun, “vurdumduymazlıkla paralel” işlediğini belirten İmamoğlu, “Bu, her birimizin belediye başkanı, yöneticiler, hükümet yetkilileri siyasiler; her birimizin ana sorumluluğu ve dile getirmek zorunda olduğumuz unsurlardır.Bu sorumluluğun tersine, bazı verilere baktığımızda, ihanetle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Bu ülkede ve bu aziz şehirde, özellikle son 15 yılda yaşanan çevreye karşı kötü tavırlar, kötü uygulamalar ne yazık ki ihanet diyeceğimiz tavırlar oluşmuştur.Özellikle görev başına geldiğimiz günden beri, her zaman, her noktada söylediğimiz gibi, her konumuzdan birinin çevre olduğunu hatırlatmamız onun için değerlidir.Onun için yeşil, adil ve yaratıcı bir kent konumlandırması yaparken, yeşil kavramını birinci sıraya koymamız bundandır. Bunun için yeşil alanları açmaya, geliştirmeye kıymet veriyoruz” şeklinde konuştu.</p><p><strong>“KANAL İSTANBUL DEĞİL, BU TARZ YATIRIMLAR LAZIM”</strong><br />Türkiye’nin, petrole ve doğal gaza bağımlı bir ülke olduğunu aktaran İmamoğlu, “Bu tür yatırımların, bu bağımlılığı azalttığını, gerçekten ne kadar milli ve değerli unsular taşıdığının da altını çizmek gerekir. Tam da bu nedenlerden dolayı, sadece İstanbul'da değil, bu tarz tesislerin bütün Türkiye'ye yaygınlaşması kıymetlidir. Bıkmadan, usanmadan söylemeye devam edeceğimiz bir husus var. İşte tam da böyle verimli işler, böyle verimli projeler hem İstanbul'umuza hem Türkiye'mize inanılmaz değer katacak işler varken, bu tarz projeler varken, Kanal İstanbul adlı, İstanbul'a tümüyle gereksiz, lüzumsuz, Türkiye'nin gündemini işgal eden ve de İstanbul'un çevresine ihanet edecek bir projeye kaynak ayıracağımıza, İstanbul'a hizmet edecek, insanına hizmet edecek, ülkemize hizmet edecek projelere kaynak ayrılmasının da altını burada çizerek, vatandaşlarımıza bunu duyurmak isterim” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>“ENERJİ UCUZLAYINCA, YENİ İSTİHDAM ALANLARI OLUŞACAK”</strong><br />Enerji ucuzladıkça çeşitli sektörlerdeki üretim hacminin artacağını bildiklerini vurgulayan İmamoğlu, bu şekilde yeni istihdam alanlarının oluşacağını sözlerine ekledi. Çöp gazının enerjiye dönüşmesinin, çevreden ekonomiye, insan mutluluğundan toplum huzuruna zincirleme, değerli, olumlu etkiler ürettiğini kaydeden İmamoğlu, tesisle ilgili şu bilgileri verdi:<br />“Burası, 220 hektarlık bir atık bertaraf alanında kurulu, 6 hektarlık birsantral. kapalı alanı 10 bin metrekare. Bize maliyeti, 133 milyon 500 lira. Bu maliyeti de gerçekten belediyemizde sıkı bir öz kaynak tasarruf kullanımıyla başardık. Ayrıca EPDK ile yapılan anlaşma gereği, 12 Ocak 2047 tarihine kadar da lisans aldık. Ve Bakanlık tarafından, ilk etapta 12 gaz motoru ile yaklaşık 17 megavatlık gücün teslimi, yani bir nevi kabulü yapıldı. Enerji piyasası üzerinden ulusal sisteme enerji satımına da başladık. Aslında şu an 90 bin hanelik yıllık elektrik gereksinimi karşılamasına eş değer bir enerji üretiyoruz. Bir başka deyişle; hepimiz ağaç dikmeyi severiz, 11 milyon 500 bin ağaç dikilmesi anlamına geliyor. 435 bin aracın da trafikten çıkması anlamına geliyor. Burayı, inşallah 25 megavata çıkaracağız ve süreklilik kazandırarak sürekli artıracağız. Tam kapasiteye ulaştığında bu güç, 90 megavat olacak. Bu anlamda inşallah şu anki değerlerle dünyanın birinci sıradaki tesisi olacak. Türkiye ve bizler için, ciddi bir gurur. Şehrimizin kıymetli paralarının kuruşuna kadar, iyi bir şekilde, denetimli bir şekilde harcandığında, İstanbul halkına hep birlikte kazandırdığımız değerli bir proje. Tam kapasiteye ulaştığında, o 90 bin hane, 465 bin hanenin elektrik tüketimine karşılık gelmiş olacak. Yani bu 60 milyon ağaç demek, 2 milyon 300 bin aracın trafikten çıkması demek.”</p><p><strong>“İBB, 26 YILDA 776 MİLYON DOLAR KAZANÇ SAĞLAYACAK”</strong><br />“Seymen’deki tesisin önemini üstüne basa basa, rakamları vere vere anlatıyorum ki; bu tür tesisler, zihnimizden hiç çıkmasın, ülkemizin önceliklerine dair hamlelerde mutlaka yer bulsun” diyen İmamoğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:<br />“Bu tavır, paramızın, sermayemizin iyi kullanılması, doğru yatırımlara yönlendirilmesi, kalıcı değerler oluşturulması, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik zorluktan çıkışta uygulayabileceğimiz çok önemli bir reçetedir. İstanbul’da, bütün bu prensiplere uygun bir şekilde hareket edeceğimizi taahhüt etmiştik. Bu taahhüdün altında imzamız duruyor. Görevimizin her anında da bundan asla vazgeçmeyeceğiz. İnşallah bu çözümün nihai sonucuna baktığımızda, 25 günde bile 2 milyon liralık elektrik satışı yaptı bu kurum. Yıl sonunda kazancımız 11 milyona ulaşacak. İnşallah gelecek yıl kapasitemizi artırdığımızda bu, yıllık 200 milyon liraya ulaşacak. 2047 yılana kadar, toplamda ilave yatırımlarla beraber gelirinin, 1 miyar 137 milyon dolara çıkmasını bekliyoruz bu projemizin. Bu gelirin 361 milyon doları, buranın geliştirilmesine ve tesis giderlerine harcanacağını düşündüğümüzde, İBB, 26 yılda, 776 milyon dolar kazanç sağlamış olacak şuradaki projemizden.</p><p><strong>“16 MİLYON İSTANBULLUNUN YAŞAM STANDARDI ARTACAK”</strong><br />“Bu gelirin tamamı daha yeşil, daha yaratıcı ve daha akıllı bir İstanbul için, daha adil bir İstanbul için kullanılacak. 16 milyon İstanbullunun yaşam standardını, hep birlikte çok daha iyi noktalara taşıyacağız. Bu anlamda, kesinlikle yaptığımız her işin toplumun hayrına, milletimizin, memleketimizin hayrına ve de bütün insanlığın hayrına olma noktası bizim için çok değerli bir unsurdur. Bütün emeğiyle sürece kendisini adayan bütün yönetici arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Her birisini gönülden alkışlıyorum. Hepsinin emeğine, yüreğine sağlık. Ve özellikle çevre, özellikle kentin atık yönetimi ve özellikle bu sürecin bir nihai kıymetli sonucu olan enerji elde etmesi, asla ve asla yatırım prensiplerimizde en ön sıralardan geriye düşmeyecek.Seymen Çöp Gazı Enerji Üretim Tesisi’nin bütün şehrimize, ülkemize, İstanbul’umuza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Bir espriyle tamamlayalım: ‘Gençliğimi var’ demiştik. ‘Heyecanımız yüksek’ demiştik. Bugün bir de ekleyelim; artık enerjimiz de çok yüksek.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Volkswagen Golf 8'de Bridgestone ENLITEN farkı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/volkswagen-golf-8de-bridgestone-enliten-farki-25205bac5de9d-f7c0-4bf6-b15d-5204f12b14c12020-10-21T15:25:00+03:00Admin Volkswagen Golf 8'de Bridgestone ENLITEN farkı

Volkswagen Golf 8'de Bridgestone ENLITEN farkı

OTOMOBİL

Admin
<p>Gelişmiş çözümler ve sürdürülebilir mobilitede lider olan Bridgestone, yenilikçi, hafif ENLITEN Teknolojisinin <strong>Volkswagen</strong>'in sekizinci nesil yeni ve ikonik Golf 8 için özel olarak tasarlanmış Turanza Eco lastiklerinde mevcut olduğunu duyurdu. Aracın tasarımında kullanılan gelişmiş teknolojiler arasında aracın kendi başına sürüş yapmasına izin veren yarı otonom bir mod ve yol tutuşunu ve sürüş dinamiklerini iyileştiren yeni bir süspansiyon teknolojisi bulunuyor. ENLITEN Teknolojisine sahip özel olarak tasarlanmış <strong>Turanza Eco lastikleri, </strong>Golf 8’in geliştirilmiş sürüş dinamiklerini iyileştirmek için tasarlandı.</p><p>Mükemmel yakıt verimliliği için süper düşük yuvarlanma direnci sağlayan, ıslak zemin ve aşınma performansını en üst düzeye çıkarmak için daha az hammadde üretilmesini ve tasarlanmasını gerektiren <strong>Bridgestone</strong>'un ENLITEN Teknolojisine sahip lastikler, önemli çevre dostu faydalar sağlarken, aynı zamanda daha düşük dönme kitlesi sayesinde araç yol tutuşunu ve sürüş dinamiklerini iyileştirerek sürüş keyfini artırmaya yardımcı oluyor.</p><p>ENLITEN Teknolojisinin Volkswagen’in ID.3'ü ile ilk kez yollara çıkarıldığına dair son duyurunun paylaşılmasını takiben, bu gelişme Bridgestone ve Volkswagen’in uzun vadeli ortaklığında bir başka kilometre taşını oluşturuyor.</p><p><strong>Araç tutuş özelliklerini ve sürüş dinamiklerini geliştirmek üzere tasarlandı</strong></p><p>Volkswagen, yeni Golf 8'i geliştirirken diğer performans alanlarının veriminden herhangi bir şekilde taviz vermeden süper düşük yuvarlanma direnci sunan bir lastiğe gereksinim duydu. Volkswagen’in uzun vadeli ortağı Bridgestone, yuvarlanma direncinde sınıfının en iyisi, Avrupa Birliği etiket standartları yuvarlanma kategorisi sınıflandırmasına göre A derecelendirmesini ve bu alanda daha birçok başarıyı elde eden ENLITEN Teknolojisine sahip özel olarak geliştirilmiş Turanza Eco lastikleri ile Volkswagen’in bu ihtiyacına cevap verdi.</p><p>Volkswagen için özel olarak tasarlanmış lastiğin göze çarpan özelliklerinden biri, sağladığı gelişmiş araç yol tutuş performansıdır. Yol tutuş performansında sağlanan bu iyileştirme, ENLITEN Teknolojisini oluşturmak için kullanılan benzersiz malzemeler ile tutuş performansından ödün vermeden aşınma performansını artıran yeni bir karışım işlemi arasında yaratılan sinerji sayesinde ortaya çıkıyor. Bu, ıslak zemin ve aşınma performanslarını üst düzeye çıkaracak 3 Boyutlu ve oluklu desen tasarımı ile birleştirildiğinde, ENLITEN Teknolojisine sahip Turanza Eco lastiklerinin aşınma performansından ödün vermeden Avrupa Birliği etiket standartları ıslak zemin tutuş kategorisi sınıflandırmasına göre B notu ile derecelendirilmesine katkıda bulunuyor. Burada kullanılmış olan tasarım ve geliştirme özellikleri, Volkswagen Golf 8’in yol tutuşunu ve dolayısıyla sürüş keyfini geliştirmek için birleşiyor.</p><p>Daha düşük dönme kütlesi sayesinde gelişmiş sürüş dinamiklerinin yanı sıra, Bridgestone’un yeni geliştirdiği yenilikçi hafif lastik teknolojisi, önemli çevre dostu faydalar sağlamak amacıyla azaltılmış malzeme kullanımı ve düşük yuvarlanma direncinde yeni bir standart belirliyor. ENLITEN Teknolojisine sahip lastikler, başka bir Bridgestone üst sınıf geleneksel yaz lastiği ile karşılaştırıldığında yüzde 30'a kadar daha düşük bir yuvarlanma direnci performansı sergiliyor. Bu durum, yakıt tüketiminin ve karbon emisyonlarının azaltılmasına katkıda bulunuyor. Buna ek olarak, ENLITEN Teknolojisine sahip lastikler, eşdeğer Bridgestone üst sınıf geleneksel yaz lastiklerine göre ağırlıkta yüzde 20'ye varan oranda azalma sağlayarak daha fazla yakıt tasarrufu sağlıyor. Bu sayede, her lastiği üretmek için 2 kg'a kadar daha az hammadde kaynağı gereksinimi ortaya çıkıyor. Böylelikle hem kullanılan kaynaklar çerçevesinden hem de ömrünü tamamlamış lastiklerin yönetimi açısından çevreye fayda sağlanıyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Pandemide konut satışı rekor kırdı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/pandemide-konut-satisi-rekor-kirdi-252049fb08711-e1de-43fa-bc33-b47f35d02d502020-10-21T15:17:00+03:00Admin Pandemide konut satışı rekor kırdı

Pandemide konut satışı rekor kırdı

EKONOMİ

Admin
<p>Geçen yılın ilk 8 ayında Bodrum’da satılan konut adedi 2 bin 930 iken, 2020'nin aynı döneminde yüzde 34,33 artışla 3 bin 936'ya yükseldiğini belirten Besa Grup Satış Ve Pazarlama Koordinatörü Şule Alp, “Ancak pandemi sonrası normalleşme döneminde gerçekleşen satışlar baz alındığında bu rakam çok daha yüksek oranlarda gerçekleşti. Geçen yıl haziran, temmuz ve ağustos döneminde 1.219 konutun satıldığı ilçede, bu sene aynı dönemde yüzde 83,1 artışla 2 bin 232'ye yükseldi” dedi.</p><p><strong>Mega projeler tercih edilmedi</strong></p><p>Koronavirüs nedeniyle kalabalık olmayan butik sitelere, bahçe katı, geniş balkonlu, kiler odasına sahip dairelere taleplerin artığını aktaran <strong>Besa Grup Satış Ve Pazarlama Koordinatörü Şule Alp, </strong>“Yüksek katlı mega projelerden ziyade az katlı bahçeli 1 oda fazla olan evler ihtiyaç haline geldi. Eskiden şehir merkezinde, yüksek rezidanslar, mega projeler tercih edilirken artık şehrin dışında, daha küçük ölçekli projeler isteniyor. Ayrıca yeşil alan, yürüyüş yolları her zaman sorulurdu ama artık onların da önemi daha çok arttı. Müstakil bahçeli evlere hatta şehre yakın köylere kaçış var” dedi.</p><p><strong>Yabancılar da ilgi gösteriyor</strong></p><p>Şule Alp’in verdiği bilgilere göre konut satışında rekor kırılmasının bir diğer nedeni de dövizdeki dalgalanmalarla beraber yabancı yatırımcıların da <strong>Bodrum</strong>’da gayrimenkul alması. Alp, “Son 5 yıla bakıldığı zaman en yüksek satış rakamları ve kredi kullanım oranları mevcut. Bankaların pandemi döneminde kredi desteği sayesinde konut satışlarında en yüksek aylık rakamlar görüldü. Firmaların İlave kampanyaları sayesinde çok güzel bir ivme yakalandı. Biz de bankaların yapmış oldukları kampanyalara ek olarak projelerimizde sunduğumuz ek vadelendirme seçenekleriyle satış ofislerimizde çok ciddi yoğunluklar yaşadık. Şu anda da çeşitli kampanyalarla sektörümüzü desteklemeye devam ediyoruz” diye konuştu.</p><p><strong>‘Bodrum’da hareketlilik sürecek’</strong></p><p>Beklentilerin değişiklik göstermesi sebebiyle Bodrum’da tercih edilen bölgelerde farklılıklar yaşandı. Yalıkavak, Gündoğan, Bitez gibi popüler bölgelerin dışında daha önce talebin az olduğu bölgelerde de hareketlilik yaşandı. <strong>Şule Alp, </strong>Bodrum’daki emlak piyasasıyla ilgili şunları söyledi: “Kızılağaç, Meşelik, Dörttepe, Güvercinlik gibi Bodrum’un merkezinden uzak ama ulaşım kolaylığı olan birçok kişinin belki daha önce adını duymadığı civar yerleşim yerlerinde de satışların oldukça iyi. Koronavirüs nedeniyle yeni proje geliştirme fikrine mesafeli duran yatırımcılar, hedefledikleri projeleri yeniden gündeme getirmeye başladı Proje geliştirme planı olmayan yatırımcılar da bu dönemde yeni yatırım yapma yönünde ilerliyor. Çünkü görünen o ki, satışlardaki artışın yıl sonuna kadar aynı hızla ilerlemesi karşısında yeni proje geliştirmek kaçınılmaz olacak. Hem yatırımcı hem de konut geliştiriciler tarafından hazirandan bu yana başlayan yatırım iklimi sonbaharı da içine alacak şekilde yıl sonuna kadar sürecek gibi gözüküyor.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Fizik tedavide Yoga zamanı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/fizik-tedavide-yoga-zamani-25203d19dc624-f55e-436f-a9a7-7f981cbe0a8a2020-10-20T17:22:00+03:00Admin Fizik tedavide Yoga zamanı

Fizik tedavide Yoga zamanı

SAĞLIK

Admin
<p>Hindistan’da ortaya çıkan fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir uygulama olan yoga, önemli bir fiziksel aktivite olarak karışımıza çıkıyor. Esnekliği, kan dolaşımını arttıran, doğru nefes almayı öğreten ve farkındalık yaratarak stresi azaltan bu teknik sağlık sorunlarında da kişilere yardımcı oluyor. Hatta bazı tıp uygulamalarında yardımcı tedavi yöntemi olarak önerilebiliyor. Bu alanların başında ise fizik tedavi geliyor.</p><p><strong>Hayata Hareket Katıyor</strong></p><p>Sağlığımız için her gün her dakika ve saniye harekete ihtiyacımız olduğunu dile getiren <strong>Romatem Kocaeli Hastanesi Fizyoterapisti Ümit Duman,</strong> ”Kontrollü nefesle birlikte eş zamanlı yapılan yoga hareketleri , hormonal düzeyde yaptığı regülasyonla tüm organ ve sistemlerin daha verimli çalışmasını sağlar. O yüzden hareket hayattır. Yaşamaya devam etmek için her gün, her dakika, her saniye ona ihtiyacımız var. Ne kadar çok hareket edersek o kadar sağlıklı oluruz. Bu kapsamda fizik tedavi ve yoga hem hareketi destekler hem de bu bakımdan yaşamı destekler. Aynı zamanda ömür boyu değişiklikler gerçekleştirir. Hareketler ile duruşunuz iyileşecek ve daha güçlü ve daha esnek olacaksınız. Sadece fiziksel değil, zihinsel ve duygusal olarak da daha iyi bir denge elde edeceksiniz. Unutmayın, denge sağlık için anahtar kelimedir! Kan akışı veya basıncı, duygusal stres, esneklik, güç ve duruş alanında iyi bir dengede kalmaya çalışın.” ifadelerini kullandı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f8ef3d6405f3.jpg" style="height:716px; width:700px" /></p><p><strong>Yoga Sağlığımız için Büyük Önem Taşıyor</strong></p><p>Duman, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Yoga , yüzlerce yıl öncesinden, modern hayatın bizi sürükleyeceği hareketsizliğe bağlı fiziksel sorunlarda, yoğun zihinsel aktivitenin getireceği stres kaynaklı sorunlarda ve bunlarla bağlantılı ruhsal ve davranışsal sorunlarda , durumu düzeltmeye yardımcı olacak çok etkili çözüm önerileri sunuyor. Her neresinden tutarsak tutalım, ister bedensel sağlık için , ister gevşeme hatta kilo vermek veya fit olmak için, yoganın bize katacağı değerler yüzyıllar öncesinden test edilip onaylanmıştır. Bu fırsatı kendimize sunarsak, hücrelerimiz yogayı kesinlikle hatırlayacaktır.”</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f8ef3d750317.jpg" style="height:467px; width:700px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Viktoria Mullova müzikseverleri büyüledi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/viktoria-mullova-muzikseverleri-buyuledi-25202408cadad-b6bc-4d14-af01-f371d3e6a19b2020-10-20T17:15:00+03:00Admin Viktoria Mullova müzikseverleri büyüledi

Viktoria Mullova müzikseverleri büyüledi

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p>CRR’nin<strong> “Sanatçı Portreleri” </strong>konseptinde saat 18.00 ve 20.00’de gerçekleştirilen iki ayrı konserde, efsanevi müzisyen Viktoria Mullova’ya Cem Mansur şefliğinde CRR Senfoni Orkestrası eşlik etti ve 20'nci yüzyılın en güzel konçertolarından biri olarak nitelendirilen S. Prokofiev’in klasik keman konçertosu seslendirildi.</p><p><strong>Viktoria Mullova</strong> bu akşam da caz basçısı, besteci ve aranjör Misha Mullov – Abbado ile birlikte saat 18.00'de CRR'de sahne alacak.</p><p>Dünyanın birçok yerinde en prestijli orkestralar ve şeflerle konserler veren&nbsp;<a href="https://www.milliyet.com.tr/haberler/viktoria-mullova" target="_blank">Viktoria Mullova</a>&nbsp;ile kusursuz bir müzik mirasına sahip Misha Mullov – Abbado, Bach ve Schumann gibi bestecilerin düzenlemelerini, çağdaş caz müziğini ve dünyanın dört bir yanından - Güney Amerika, Doğu Avrupa ve Orta Doğu'dan düzenlemeleri içeren bir program oluşturdu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Novo Nordisk Türkiye kadın yönetici rüzgârı sürüyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/novo-nordisk-turkiye-kadin-yonetici-ruzgari-suruyor-25201babba479-1927-4a4d-9b54-7ff2596e39542020-10-20T16:40:00+03:00Admin Novo Nordisk Türkiye kadın yönetici rüzgârı sürüyor

Novo Nordisk Türkiye kadın yönetici rüzgârı sürüyor

EKONOMİ

Admin
<p>Önceki yıllarda da birçok yöneticisini yurt dışında üst düzey yönetici olarak gönderen Türkiye ekibi, merkezi Danimarka’da olan Novo Nordisk’in global yönetimine kadın yöneticilerin ardı ardına terfi etmesiyle yeni başarı öyküleri yazıyor. <strong>Novo Nordisk Türkiye’nin İnsan Kaynakları Direktörü&nbsp;Didem Özkan;&nbsp;</strong>Güney Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (SEEMEA) Bölgesi Ticari Yetkinlikler Direktörlüğü görevine atandı.</p><p><strong>Didem Özkan;&nbsp;</strong>yeni görevinde bölgede tanıtım yetkinliklerinin gelişiminden sorumlu olacak. Organizasyonel Değişim Yönetimi’ni ve Uluslararası Operasyonlardaki yeni nesil CRM sisteminin daha verimli kullanılması için yeni yöntemler geliştirmeyi destekleyecek. Ayrıca satış eğitimleri, saha yöneticilerinin gelişimi, gelişim merkezleri, koçluk ve eğitim programları tasarımından ve uygulamasından da sorumlu olacak.</p><p>2011 yılında <strong>Business Area</strong> İnsan Kaynakları Müdürü olarak Novo Nordisk’e katılan&nbsp;<strong>Didem Özkan</strong>, son 4 yıldır Novo Nordisk Türkiye İK Direktörü olarak görev yapıyordu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Koronavirüs emeklilik sistemlerini zorluyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/koronavirus-emeklilik-sistemlerini-zorluyor-2520015a6e71a-6746-4daf-8d0f-4a6f58e5d84d2020-10-20T16:35:00+03:00Admin Koronavirüs emeklilik sistemlerini zorluyor

Koronavirüs emeklilik sistemlerini zorluyor

GÜNCEL

Admin
<p>Yaşam beklentilerindeki artış ve yaşlanan nüfusun sağlığını ve refahını desteklemek için kamu kaynakları üzerindeki artan baskı, pandeminin ekonomiler üzerindeki etkileriyle birleştiğinde, emeklilik dönemine ilişkin kaygı da giderek yükseliyor.</p><p>Toplam 39 emeklilik sisteminin 50’den fazla gösterge çerçevesinde değerlendirildiği ‘Küresel Emeklilik Endeksi’ne göre yüzde 82,6 ile Hollanda en yüksek endeks değerine sahip ülke olurken, yüzde 40,8 ile Tayland en düşük değere sahip ülke oldu. Belçika ve İsrail bu yıl ilk kez araştırmada yer alan ülkeler olurken, hızla gelişmekte olan emeklilik sistemiyle araştırmada ikinci kez yer alan Türkiye ise, 37’inci sırada yer aldı.</p><p><strong>Türkiye gelişim alanlarına sahip</strong></p><p>Türkiye, yüzde 44,2 ile ‘Yeterlilik Alt Endeksi’nde 34’üncü, yüzde 24,9 ile ‘Sürdürebilirlik Alt Endeksi’nde 36’ıncı ve yüzde 65,3 ile ‘Bütünlük Alt Endeksi’nde 27’inci sırada yer aldı. Araştırmanın sonuçlarına göre; Türkiye’nin özellikle sürdürebilirlik açısından gelişim alanları mevcutken, yüksek net ikame oranı, düşük hane halkı ve kamu borçluluk oranı, demografik yapı, Devlet Katkısı teşviki, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin şeffaf, güvenilir ve etkin bir şekilde yönetilmesi güçlü alanları olarak tespit edildi. Raporda Türkiye için asgari ve muhtaç emeklilik aylığı seviyesinin iyileştirmesi, bireysel emeklilik birikimlerine erken yaşta erişimin engellenmesi ve emeklilik döneminde bireysel emeklilik birikiminin belirli bir bölümün aylık maaş olarak alınmasının zorunlu kılınması tavsiyeleri yer aldı.</p><p><strong>Koronavirüs hükümetlerin emeklilik ve sağlık hizmetlerini kısıtlayacak</strong></p><p>‘Küresel Emeklilik Endeksi’nin sonuçlarına göre; koronavirüsün sadece sağlık açısından değil, endüstrileri, faiz oranlarını, yatırım getirilerini ve toplumun geleceğe olan güvenini etkileyen uzun vadeli ekonomik etkileri söz konusu. Dolayısıyla uzun vadede yeterli ve sürdürülebilir emeklilik gelirlerinin sağlanması konusunda da bu etkilerin çok net görülmesi bekleniyor. Koronavirüsü takiben birçok ülkede devlet borcu seviyesi arttı. Artan bu borcun, gelecekte, hükümetlerin yaşlı nüfuslarını emekli aylıkları, sağlık ya da yaşlı bakımı gibi diğer hizmetlerin sağlanması yoluyla destekleme kabiliyetlerini kısıtlaması muhtemel görünüyor.</p><p>Hükümetler koronavirüsün etkisini hafifletmeye yardımcı olmak amacıyla, vatandaşlarını ve emeklilik sistemlerini desteklemek amacıyla çok çeşitli uygulamaları hayata geçiriyor. Avustralya, geliri yüzde 20'den fazla düşen bireylerin emeklilik varlıklarından 13.000 dolarına erişim sağlamasına izin verirken, Şili aktif katkıda bulunanların 5.600 doları aşmayacak ölçüde bireysel emeklilik fonlarının yüzde 10’unu gönüllü olarak çekmesine izin verdi. Küresel Emeklilik Endeksi'ndeki en büyük iki emeklilik geliri sistemine sahip Hollanda ve Danimarka, her bir emeklilik sisteminin varlıkları, ülkenin GSYİH'sinin yüzde 150'sinden fazla olmasına rağmen, emeklilik varlıklarına erken erişime izin vermedi.</p><p>Mevcut bir sistemin gelecekte de fayda sağlama olasılığını ölçen sürdürülebilirlik alt endeksi, birçok sistemdeki zayıflıkları vurgulamaya devam ediyor. Koronavirüs nedeniyle çoğu ekonomide yaşanan olumsuz ekonomik büyüme nedeniyle 2020'de ülkelerin sürdürülebilirlik puanı ortalama 1,2 düştü.</p><p>Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sağlık krizinin neden olduğu ekonomik durgunluğun, çoğu ülkede emeklilik katkılarının ve yatırım getirilerinin azalmasına ve devlet borcunun artmasına neden olduğuna dikkat çeken <strong>Mercer Türkiye Bireysel Emeklilik Danışmanlık ve Brokerlik Lideri Serap Özalp Arslanargın,</strong> “Bu durum kaçınılmaz olarak gelecekte emekli maaşlarını etkileyecek, yani bazı insanlar daha uzun süre çalışmak zorunda kalırken, diğerleri emeklilikte daha düşük bir yaşam standardına razı olmak zorunda kalacak. Koronavirüsten önce bile, dünyadaki birçok kamu ve özel emeklilik sistemi, sosyal yardımları sürdürmek için artan baskı altındaydı. Emekliler için daha iyi uzun vadeli sonuçlar elde etmek üzere hükümetlerin sistemlerinin güçlü ve zayıf yönlerini yeniden ele alması kritik önem taşıyor. Türkiye bu yıl araştırmada ikinci kez yer alıyor. Ülkemizde de emeklilik sistemi koronavirüs salgınından önemli derece etkilendi. Ancak sistemin genel işleyişi, kanun ve mevzuatların etkin şekilde uygulanması ve sistemde sağlanan şeffaflık güçlü yanlarımız olarak gözüküyor. Araştırma ayrıca özellikle sürdürebilirlik açısından gelişim alanlarının olduğunu bize gösteriyor” dedi.</p><p><strong>Küresel Emeklilik Endeksi Sıralaması</strong></p><table><tbody><tr><td rowspan="2"><p><strong>SİSTEM</strong></p></td><td rowspan="2"><p><strong>Ortalama Endeks Değeri</strong></p></td><td colspan="3"><p><strong>Alt Endeks Değerleri</strong></p></td></tr><tr><td><p><strong>Yeterlilik</strong></p></td><td><p><strong>Sürdürülebilirlik</strong></p></td><td><p><strong>Bütünlük</strong></p></td></tr><tr><td><p>Hollanda</p></td><td><p>82.6</p></td><td><p>81.5</p></td><td><p>79.3</p></td><td><p>88.9</p></td></tr><tr><td><p>Danimarka</p></td><td><p>81.4</p></td><td><p>79.8</p></td><td><p>82.6</p></td><td><p>82.4</p></td></tr><tr><td><p>Israil</p></td><td><p>74.7</p></td><td><p>70.7</p></td><td><p>72.4</p></td><td><p>84.2</p></td></tr><tr><td><p>Avustralya</p></td><td><p>74.2</p></td><td><p>66.8</p></td><td><p>74.6</p></td><td><p>85.5</p></td></tr><tr><td><p>Finlandiya</p></td><td><p>72.9</p></td><td><p>71.0</p></td><td><p>60.5</p></td><td><p>93.5</p></td></tr><tr><td><p>Norveç</p></td><td><p>71.2</p></td><td><p>73.4</p></td><td><p>55.1</p></td><td><p>90.3</p></td></tr><tr><td><p>Singapur</p></td><td><p>71.2</p></td><td><p>74.1</p></td><td><p>59.9</p></td><td><p>82.5</p></td></tr><tr><td><p>İsveç</p></td><td><p>71.2</p></td><td><p>65.2</p></td><td><p>72.0</p></td><td><p>79.8</p></td></tr><tr><td><p>Kanada</p></td><td><p>69.3</p></td><td><p>68.2</p></td><td><p>64.4</p></td><td><p>77.8</p></td></tr><tr><td><p>Yeni Zelanda</p></td><td><p>68.3</p></td><td><p>63.8</p></td><td><p>62.9</p></td><td><p>82.9</p></td></tr><tr><td><p>Almanya</p></td><td><p>67.3</p></td><td><p>78.8</p></td><td><p>44.1</p></td><td><p>81.4</p></td></tr><tr><td><p>Şili</p></td><td><p>67.0</p></td><td><p>56.5</p></td><td><p>70.0</p></td><td><p>79.6</p></td></tr><tr><td><p>İsviçre</p></td><td><p>67.0</p></td><td><p>59.5</p></td><td><p>64.2</p></td><td><p>83.1</p></td></tr><tr><td><p>İrlanda</p></td><td><p>65.0</p></td><td><p>74.7</p></td><td><p>45.6</p></td><td><p>76.5</p></td></tr><tr><td><p>Birleşik Krallık</p></td><td><p>64.9</p></td><td><p>59.2</p></td><td><p>58.0</p></td><td><p>83.7</p></td></tr><tr><td><p>Belçika</p></td><td><p>63.4</p></td><td><p>74.6</p></td><td><p>32.4</p></td><td><p>88.9</p></td></tr><tr><td><p>Hong Kong</p></td><td><p>61.1</p></td><td><p>54.5</p></td><td><p>50.0</p></td><td><p>87.1</p></td></tr><tr><td><p>ABD</p></td><td><p>60.3</p></td><td><p>58.9</p></td><td><p>62.1</p></td><td><p>59.9</p></td></tr><tr><td><p>Malezya</p></td><td><p>60.1</p></td><td><p>50.1</p></td><td><p>58.6</p></td><td><p>78.0</p></td></tr><tr><td><p>Fransa</p></td><td><p>60.0</p></td><td><p>78.7</p></td><td><p>40.9</p></td><td><p>57.0</p></td></tr><tr><td><p>Kolombiya</p></td><td><p>58.5</p></td><td><p>62.5</p></td><td><p>45.5</p></td><td><p>70.5</p></td></tr><tr><td><p>İspanya</p></td><td><p>57.7</p></td><td><p>71.0</p></td><td><p>27,5</p></td><td><p>78.5</p></td></tr><tr><td><p>Suudi Arabistan</p></td><td><p>57.5</p></td><td><p>59.6</p></td><td><p>51.6</p></td><td><p>62.4</p></td></tr><tr><td><p>Peru</p></td><td><p>57.2</p></td><td><p>59.5</p></td><td><p>49.2</p></td><td><p>64.6</p></td></tr><tr><td><p>Polonya</p></td><td><p>54.7</p></td><td><p>59.9</p></td><td><p>40.7</p></td><td><p>65.9</p></td></tr><tr><td><p>Brezilya</p></td><td><p>54.5</p></td><td><p>72.6</p></td><td><p>22,3</p></td><td><p>70.7</p></td></tr><tr><td><p>Güney Afrika</p></td><td><p>53.2</p></td><td><p>43.0</p></td><td><p>46.7</p></td><td><p>78.3</p></td></tr><tr><td><p>Avusturya</p></td><td><p>52.1</p></td><td><p>64.4</p></td><td><p>22,1</p></td><td><p>74.6</p></td></tr><tr><td><p>İtalya</p></td><td><p>51.9</p></td><td><p>66.7</p></td><td><p>18,8</p></td><td><p>74.4</p></td></tr><tr><td><p>Endonezya</p></td><td><p>51.4</p></td><td><p>45.7</p></td><td><p>45.6</p></td><td><p>68.7</p></td></tr><tr><td><p>Kore</p></td><td><p>50.5</p></td><td><p>48.0</p></td><td><p>53.4</p></td><td><p>50.3</p></td></tr><tr><td><p>Japonya</p></td><td><p>48.5</p></td><td><p>52.9</p></td><td><p>35.9</p></td><td><p>59.2</p></td></tr><tr><td><p>Çin</p></td><td><p>47.3</p></td><td><p>57.4</p></td><td><p>36.2</p></td><td><p>46.7</p></td></tr><tr><td><p>Hindistan</p></td><td><p>45.7</p></td><td><p>38.8</p></td><td><p>43.1</p></td><td><p>60.3</p></td></tr><tr><td><p>Meksika</p></td><td><p>44.7</p></td><td><p>36.5</p></td><td><p>55.8</p></td><td><p>42.2</p></td></tr><tr><td><p>Filipinler</p></td><td><p>43.0</p></td><td><p>38.9</p></td><td><p>53.4</p></td><td><p>34.8</p></td></tr><tr><td><p>Türkiye</p></td><td><p>42.7</p></td><td><p>44.2</p></td><td><p>24,9</p></td><td><p>65.3</p></td></tr><tr><td><p>Arjantin</p></td><td><p>42.5</p></td><td><p>54.5</p></td><td><p>27,6</p></td><td><p>44.4</p></td></tr><tr><td><p>Tayland</p></td><td><p>40.8</p></td><td><p>36.8</p></td><td><p>40.8</p></td><td><p>47.3</p></td></tr><tr><td><p><strong>Ortalama</strong></p></td><td><p><strong>59.7</strong></p></td><td><p><strong>60.9</strong></p></td><td><p><strong>50.0</strong></p></td><td><p><strong>71.3</strong></p></td></tr></tbody></table><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Logo Yazılım, Ar-Ge yatırımlarıyla büyüyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/logo-yazilim-ar-ge-yatirimlariyla-buyuyor-25199ca2798f9-816c-471a-8468-4f560d06424c2020-10-20T16:18:00+03:00Admin Logo Yazılım, Ar-Ge yatırımlarıyla büyüyor

Logo Yazılım, Ar-Ge yatırımlarıyla büyüyor

TEKNOLOJİ

Admin
<p>Ar-Ge merkezinde çalışan kadın personel sayısına göre “İlk 50” listesinde 334 kadın çalışan ile 4. sırada yer alan Logo Yazılım, 787 personel ile Ar-Ge merkezinde çalışan lisans ve lisans üstü eğitime sahip personel sayısında 7. sıraya Ar-Ge merkezinde alınan marka sayısına göre ise 18 marka ile 16. sıraya yerleşti.</p><p>Hızla değişen, dönüşen ve yoğun bir rekabete sahne olan bilişim sektöründe sürdürülebilir bir başarıya Ar-Ge’ye verdikleri önem sayesinde ulaştıklarını belirten&nbsp;<strong>Logo Grup CEO’su M. Buğra Koyuncu</strong>&nbsp;şunları söyledi; “Ar-Ge çalışmalarında pusulamız dünya teknoloji trendlerine paralel ürünler geliştirirken en iyi kullanıcı deneyimine ve yüksek performansa ulaşmak.Teknolojiden kaliteye, analizden tasarıma tüm ürün geliştirme süreçlerini yenilikçi ve araştırmaya dayalı bir yaklaşımla ele alıyoruz. Bizi Ar-Ge 250 araştırmasında ilk 15’e taşıyan ve Ar-Ge’ye en fazla pay ayıran şirket listesinin ilk sıralarında yer almamızı sağlayan da bu yaklaşımımız.”</p><p><strong>Logo Yazılım</strong> Ar-Ge bütçesini yönetirken üç “Görüş Ufuğu” yaklaşımı ile kısa, orta ve uzun vadeli iyileşme ve gelişme hedeflerinde eş zamanlı olarak ilerleme kaydediyor. Ufuk 1, içinde bulunulan yıl boyunca iyi bir performans göstermek için yapılan geliştirmeleri kapsıyor. Bunlar mevcut ürünlerde müşterilerden, iş ortaklarından ve şirket içinden gelen yönlendirmeler doğrultusunda gerekli görülen geliştirme ve iyileştirmeleri içeriyor. Ar-Ge bütçesi ve enerjisinin yüzde 60’ı Ufuk 1 doğrultusundaki çalışmalara aktarılıyor. Bu kapsamda 2019 yılında Ürün Geliştirme ekibi tarafından geliştirilen yeni özellik sayısı 3.949’a ulaştı.</p><p>Logo Yazılım’ın orta ve uzun vadeye yönelik Ar-Ge çalışmaları ise Ufuk 2 ve Ufuk 3 kapsamında ele alınıyor. Ar-Ge bütçesinin yüzde 30’luk bir kısmı Ufuk 2 projelerine aktarılıyor ve yeni ürünlerdeki geliştirmeleri ve 1,5 – 2 yıl içerisindeki sektörel ihtiyaçlara yönelik ürünleri içeriyor. Ufuk 3 ise dijital dönüşümün odağını oluşturan bulut, büyük veri, makine öğrenmesi gibi alanlardaki inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarından oluşuyor.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Eğitim sevdalılar Darüşşafaka için koşacak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/egitim-sevdalilar-darussafaka-icin-kosacak-2519892dfb7d6-b3e5-46b0-97f4-996eeb7a9a172020-10-20T16:10:00+03:00Admin Eğitim sevdalılar Darüşşafaka için koşacak

Eğitim sevdalılar Darüşşafaka için koşacak

EĞİTİM

Admin
<p>Her yıl yerli ve yabancı yüzlerce koşucunun katıldığı <strong>İstanbul Maratonu</strong> bu yıl pandemi nedeniyle sanal koşu olarak gerçekleşecek. Cep telefonlarına indirilecek uygulama ile 7-8 Kasım tarihinde yapılacak koşunun verileri <strong>Spor AŞ</strong>’ye iletilecek ve maraton sıralaması öğrenilebilecek. Ayrıca katılımcılar İyilik Peşinde Koş Platformu üzerinden kampanya oluşturarak sevdiklerinden istedikleri sivil toplum kuruluşuna bağış yapmalarını isteyebilecek.</p><p><strong>Darüşşafaka Cemiyeti</strong>’nin maraton kapsamında başlattığı <strong>“Söz Konusu Eğitimse Yardıma Koşarız”</strong> kampanyasıyla 2015 yılından itibaren yardımseverlik koşularına katılarak annesi veya babası hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz çocukların eğitimine kaynak sağlıyor. Çocuklara hem şefkatli bir yuva hem de çağın ilerisinde eğitim fırsatı sunan Darüşşafaka Cemiyeti, hayırseverlerin katkılarıyla 8 yıl boyunca yatılı ve ücretsiz olarak, 24 kişilik sınıflarda eğitim imkanı sağlıyor.</p><p><strong>HEDEFİMİZ 2 MİLYON!</strong></p><p>Maratonda daha çok çocuğun yaşamının eğitimle değişmesi için gönüllüleri koşuya davet eden <strong>Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı M. Tayfun Öktem,</strong> ‘’ Kurulduğumuz günden bu yana tüm enerjimizi, küçük yaşta ebeveyn kaybı yaşamış, maddi olanakları sınırlı, yetenekli çocukların çağdaş bir eğitimle buluşabilmesi için harcıyoruz. Bireysel ve kurumsal destekçilerimizin katkılarıyla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bu anlamda herkese önemli bir çağrıda bulunmak istiyorum. Cemiyetimize yapılan her destek, maddi büyüklüğü fark etmeksizin, çocuklarımızın eğitimi ve aydınlık geleceği için harcanıyor. İstanbul Maratonu kapsamında toplanacak bağış ve desteklerle, bu yıl 1.000'e yakın öğrencimizin 1 yıllık eğitim kiti masraflarını destekleyecek 2 milyon TL’ye ulaşmayı hedefliyoruz. Eğitime gönül veren herkesi uygulama üzerinden gerçekleştirilecek bu koşuya bekliyoruz’’ şeklinde konuştu.</p><p><strong>MARATONA NASIL KATILIM SAĞLANIR</strong></p><p>Eğitimin olmazsa olmaz olduğuna inanan gönüllüler maratona bir uygulama vasıtasıyla istenilen her yerden katılım sağlayabilecek. IOS ve Android telefonuna uyumlu ücretsiz uygulama sayesinde istedikleri yerde koşarak ve koşu bilgilerini kaydederek yarışa dahil olabilecekler. Sınırlı sayıda katılımcının kabul edileceği 42.İstanbul Sanal Maratonu'na kaydolmak isteyenler&nbsp;<a href="https://maraton.istanbul/" target="_blank">https://maraton.istanbul/</a>&nbsp;adresinden başvuru işlemlerini tamamlayabiliyor.</p><p><strong>DESTEK İÇİN NE YAPMAK GEREKİYOR?</strong></p><p>Maratona kaydınızı yaptırdıysanız, Darüşşafaka yararına bağış kampanyası başlatmak için aşağıdaki adımları izlemeniz yeterli olacaktır:</p><ul><li>Bağış kampanyanızı oluşturmak için İyilik Peşinde Koş (İPK) platformuna üye olun.</li><li>İPK'da Darüşşafaka Cemiyeti’nin kampanyasını seçin.</li><li>Çevrenizdekileri, sosyal medya kanallarınızı kullanarak kampanyanızdan haberdar edin ve bağış hedefinize ulaşmak için destek isteyin.</li></ul>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[TOGG ve Farasis’ten stratejik ortaklık]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/togg-ve-farasisten-stratejik-ortaklik-25197fafa82db-e883-4d50-820c-47bba4d079052020-10-20T15:56:00+03:00Admin TOGG ve Farasis’ten stratejik ortaklık

TOGG ve Farasis’ten stratejik ortaklık

OTOMOBİL

Admin
<p>TOGG geliştirmekte olduğu elektrikli araç ürün gamı içindeki en temel bileşenlerden biri olan batarya için dünyanın önde gelen Li-Ion batarya üreticilerinden Farasis’i iş ortağı olarak seçti. Bilişim Vadisi’nde TOGG Yönetim Kurulu üyelerinin de katılımıyla imzalanan kapsamlı niyet mektubu sonrası yapılan açıklamada Farasis ile birlikte geliştirilen batarya modülü ve paketinin Türkiye’de üretiminin yanında, Türkiye ve çevresindeki ülkeler için enerji depolama çözümlerini bir ortak girişim şirketi çatısı altında sunacak<strong>&nbsp;</strong>stratejik ortaklık seçeceğinin de titizlikle değerlendirildiği ifade edildi.</p><p><strong>TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu </strong>imza sonrası yaptığı açıklamada “Farasis ile birlikte kurulacak ortak girişim şirketi de ülkemizin enerji sisteminin verimliliğini artırmaya aday bir girişim olacak, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltacak, temiz ve verimli bir enerji sistemi geliştirmemizi hızlandıracak. Bu sayede TOGG’un mobilite ekosistemi, teknoloji geliştiren, ciddi ekonomik değer yaratan, önemli bir bölgesel oyuncu haline gelecektir” diye konuştu.</p><p><strong>TOGG CEO’su Gürcan Karakaş</strong> ise anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada “2018 yılından bu yana, olası yerli iş birlikleri de dahil, 30’un üzerinde küresel batarya tedarikçisini gizlilik anlaşmaları çerçevesinde (NDA) değerlendirmiş, bunların içinden teknik, ticari ve stratejik kriterlerimizi en iyi karşılayan, dünyanın önde gelen Li-Ion batarya üreticilerinden Farasis batarya iş ortağımız olarak seçilmiştir” dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f8ee0b5e0b50.jpg" style="height:400px; width:700px" /></p><p>Karakaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Günümüzde elektrikli araçlar için en önemli ve temel teknolojilerden biri olarak görülen Li-Ion batarya teknolojisinin Farasis gibi önemli bir oyuncu ile ülkemize gelmesi oldukça önemlidir. TOGG’un, sıfır emisyonlu elektrikli araçlarını geliştirirken ülkemizdeki teknolojik dönüşümü de tetikleyeceğini başından beri dile getiriyorduk. Bu iş birliği elektrikli araç bataryası üretmenin ötesine geçecek, ülkemizde batarya Ar-ge yetkinliklerini geliştirecek, otomotiv üreticilerinin elektrikli araç projelerini Türkiye’ye taşımalarını tetikleyecek, Farasis’in ürün gamında bulunan otomotiv dışı enerji depolama ürünleriyle birlikte enerji depolama işini büyütecek ve ortak girişim şirketinin kendi geliştireceği markasıyla, sorumlu olduğu bölgede Farasis’in münhasır temsilcisi olarak çok önemli yeni bir ekonomik değer üretecektir”.</p><p><strong>“TOGG Elektrikli Araçlar konusunda öncü bir girişim”</strong></p><p>Niyet mektubu imza törenine çevrimiçi olarak katılan <strong>Farasis kurucu ortağı ve CEO’su Dr.Yu Wang</strong> ise Türkiye’nin bölgesindeki en önemli otomotiv ülkelerinden biri olduğuna dikkat çekerek “Türkiye’deki gelişmiş otomotiv birikimini kullanarak elektrikli araçlar geliştirmek ve üretmek üzere yola çıkan TOGG ile iş birliği yapmak bizim temel stratejilerimiz doğrultusunda attığımız doğal adımlardan biri oldu. TOGG doğru zamanda, doğru yerde, doğru işi yaparken, batarya konusunda öncü şirketimizin iddialı büyüme planlarını desteklemek için biz de elektrifikasyon için bir sonraki büyük pazar olarak gördüğümüz Türkiye’den daha ideal bir lokasyon, TOGG’dan daha ideal bir ortak düşünemezdik.Gerek Türkiye’de ortaya çıkacak ihtiyaçlara gerekse bölgeden gelecek talepleri karşılamak üzere bu niyet mektubuna imza attık. Batarya tedarikiyle başlayan bu iş birliğinin uzun vadeli bir ortaklığa dönüşecek olmasından dolayı heyecan duyuyoruz” diye konuştu.</p><p>Bilişim Vadisi’ndeki imza törenine bizzat katılan ve iş birliğini çalışmalarını en başından beri yürüten Farasis Avrupa Organizasyonu Yöneticisi Sebastian Wolf ise, “TOGG ile görüşmelerin en başından beri her iki şirketin de bireysel mobilitenin geleceğini elektriklendirme konusunda aynı heyecanı paylaştığını gördük. Türkiye’de gerek otomotiv gerekse otomotiv dışı pazarda Li-ion akülere olan talepte önemli bir artış yaşanmasını bekliyoruz. Bu nedenle, bölgedeki ilk elektrikli araç bataryası üretim şirketini kurmak için TOGG ile ortak olmaktan büyük heyecan duyuyoruz” dedi.</p><p><strong>Hücre Ar-Ge’si de yapılacak</strong></p><p>İmza töreni ardından TOGG ve Farasis’ten yapılan ortak açıklamada, “TOGG’un Bilişim Vadisi’ndeki yönetim merkezinde imzalanan stratejik ortaklığın genel prensiplerini içeren ortak girişim şirketi niyet mektubuna göre 2020 yıl sonuna kadar ortak girişim şirketinin kapsamlı iş planı oluşturulacak ve ortaklığın hukuki zemini bu süre zarfında detaylandırılacaktır. Bu çalışmalar doğrultusunda iki şirketin yönetim kurullarında son değerlendirme onaylardan sonra 2021 yılı başında ortak girişim şirketinin hukuken kurulması hedefleniyor” denildi.</p><p>TOGG ve Farasis arasında kurulması hedeflenen ortak girişim şirketinin iş planında tarafların en önem verdikleri konuların başında yerlilik geldiği vurgulanırken, iş planı dahilinde batarya hücresinin de Türkiye’de geliştirilmesi ve üretilmesi konularının da detaylı bir şekilde değerlendirileceği, özellikle hücre kimyası konusunda geliştirilecek yetkinliklerin uzun vadede her iki tarafa da büyük katkı sağlayacağının altı çizildi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Arçelik’ten uzaktan eğitime destek]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/arcelikten-uzaktan-egitime-destek-25196ef986ca9-87bb-4a02-a26c-e1ffc191b9a02020-10-20T15:20:00+03:00Admin Arçelik’ten uzaktan eğitime destek

Arçelik’ten uzaktan eğitime destek

EĞİTİM

Admin
<p>Çocukların nitelikli eğitimle buluşması için çalışan ve 25 yıldır 3 milyona yakın çocuğun hayatına dokunan TEGV’in <strong>Eski Arçelikliler Derneği </strong>(EAD) ve Arçelik ile bir araya gelerek başlattığı ‘Yeni Dünya’ kampanyasına yapılan bağışlarla temin edilen ilk tabletler, Beykoz Kılıçlı İlköğretim Okulu, Sait Taşçıoğlu ilköğretim Okulu ve Siirt Kurtalan’daki Gürgöze İlköğretim Okulu’ndaki öğrencilere dağıtıldı. Projenin ilk etabında tabletlerine kavuşan 88 çocuk uzaktan eğitimle buluşma fırsatına sahip olurken, mutlulukları gözlerinden okunuyordu.</p><p>22 Eylül tarihinde başlatılan Yeni Dünya Kampanyası ile dezavantajlı bölgelerdeki köy okullarında eğitim gören öğrencilerin tablet desteğiyle uzaktan eğitime erişmeleri amaçlanıyor. Öğrenciler <strong>TEGV</strong>’de toplanacak bağışlar karşılığında Arçelik’ten temin edilecek tabletlerle hem Milli Eğitim Bakanlığı’nın verdiği derslere, hem de Fen, Matematik, İngilizce, Bilişim, Okuma, Sosyal-Duygusal Öğrenme alanlarında TEGV’in sunduğu okul destek programlarına erişebilecek. Kampanyanın ikinci etabında ise Van/Muradiye ve <strong>Hakkari</strong>’de belirlenen köy ilkokullarında okuyan öğrencilere tabletleri ulaştırılacak.</p><p><strong>Beykoz</strong>’daki köy okullarında çocuklara tabletlerini veren TEGV çalışanları adına konuşan <strong>TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı</strong>, , “Ülke olarak pandemi döneminde en az sağlık kadar önemli bir eğitim sorunu da yaşıyoruz. Bu süreçte çocuklarımızla bağımızın kopmasını hiç istemedik. Bu nedenle uzaktan eğitimin içerik ve altyapı çalışmalarını tamamladık; deneyimli gönüllülerimizle<br />pilot uygulamasını gerçekleştirdik Eski Arçelikliler Derneğive Arçelik ile bir araya gelerek Yeni Dünya kampanyamızı başlattık. Bu projemizle geçtiğimiz haftalarda sonsuzluğa uğurladığımız kurucumuz ve Onursal Başkanımız Suna Kıraç'ın bize emanet ettiği misyonumuzu gerçekleştirmek için bir adım daha attık. Kampanyamızın tüm duyarlı insanların ve eğitim dostlarımızın desteğiyle büyüyeceğine inanıyoruz” dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f8ed9470f30e.jpg" style="height:457px; width:700px" /></p><p>Tablet dağıtımında EAD adına söz alan Namık Kural “ Her ne kadar tablet konusu son birkaç haftadır gündemde olsa bile, Pandemi nedeniyle meydana gelen yeni koşullar nedeniyle tablet ihtiyacı konusunda biz yaz başında çalışmaya başladık. Tablet eksikliği bütün dünyada olan bir problem. Biz EAD olarak elimizden geldiği kadarıyla bu eksikliği kapamaya çalışıyoruz” dedi.</p><p><strong>Kılıçlı İlköğretim Okulu Müdürü Arzu Demirci </strong>Karabulut ise “ Böyle bir projeyi başlattığınız için kendim ve öğrencilerim adına çok teşekkür ederim. Mart ayında Pandeminin başlamasıyla biz uzaktan eğitime başladık. Ancak sürekli çocukların erişimi konusunda endişe duyuyorduk. Çocuklar öğrenme konusunda çok istekli ancak gerekli donanıma sahip değillerdi. Şimdi artık hepsi uzaktan eğitime katılabilecekler” diyerek konuştu.</p><p><strong>Siirt/Kurtalan’da bulunan Gürgöze İlköğretim Okulu’nun Müdürü Sait Polat </strong>“Köy okulu olarak teknolojik eksiklerimiz,eğitimimizi sağlıklı yapmamıza engel oluyordu. Bu proje sayesinde tüm öğrencilerimizin teknoloji ile buluşacak ve çok daha verimli bir eğitim ortamı yaratacağız. Bu projede çocuklarımızın tablet teslim gününde yaşattığınız mutluluğa ve eğitimlerine verdiğiniz bu anlamlı destek için Başta TEGV olmak üzere emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ederim” dedi.</p><p><strong>Arçelik Genel Müdürü Can Dinçer</strong> konu ile ilgili olarak “Türkiye’nin öncü şirketlerinden biri olmanın getirdiği sorumluluk bilinciyle, eğitime önem veriyoruz. Şimdi de TEGV, yetkili satıcılarımız ve Eski Arçelikliler Derneği ile beraber uzaktan eğitime erişimin elzem olduğu bu günlerde “Yeni Dünya” eğitim seferberliğine katılmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Verebileceğimiz tüm destekler için elimizi taşın altına koymaya devam edeceğiz” dedi.</p><p><strong>Daha fazla bağış çağrısı</strong></p><p>Kadıköy, Maltepe ve Kartal’da bulunan 60 Arçelik ve Beko mağazalarının desteğiyle başlatılan kampanya için diğer bayilerin yanı sıra kamuoyunun da desteğiyle büyüyor. Kampanya yetkilileri, çocuklara eğitimde fırsat eşitliği sağlama fırsatı sunan kampanya için daha fazla bağış çağrısında bulundu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Zen at EDITION ile yaşandı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/zen-at-edition-ile-yasandi-25195e7956c0c-0817-427f-8f23-2c604ea259402020-10-20T14:58:00+03:00Admin Zen at EDITION ile yaşandı

Zen at EDITION ile yaşandı

SPOR

Admin
<p>Türkiye'nin büyüleyici Turkuaz Kıyısında yer alan, Ian Schrager ve Marriott International iş birliği ile açılan <strong>The Bodrum EDITION,</strong> nefes almanın, meditasyonun ve sağlıklı beslenmenin önemini vurgulayan<strong> Zen at EDITION</strong> etkinliğini düzenledi. Yaşam tarzı değişikliklerini teşvik etmeyi amaçlayan sağlıklı yaşam programında kendini yenilemek ve 2020’nin tükenmişliğiyle mücadele etmek isteyenler bir araya geldi.</p><p><strong>SAĞLIKLI YAŞAM KAÇAMAĞI İÇİN İDEAL BİR KAÇIŞ NOKTASI; Zen at EDITION</strong></p><p>Türkiye'de ve yurtdışında en tanınmış koçlar ve gurularla birlikte hazırlanan ruhani bir inziva Zen at EDITION, dinamik ve akıcı yoga atölyeleri, pranayama (nefes egzersizleri), sessiz meditasyon ve maneviyata dayalı mandala atölyeleri ile etkinliği dinginlik dolu bir festivale dönüştürdü.</p><p>Zihni alfa ve ardından teta beyin dalgası ritmine sokmak için gonglar, kristal kaseler, konçlar ve tibet kaseleri gibi çeşitli müzik aletleri kullanarak gerçekleşen&nbsp;<strong>Ses Terapisi ile İyileştirme&nbsp;</strong>ekinliğinde Rida Kıraşı yalnızca duygusal düzeyde değil, aynı zamanda ses titreşimleri ve vücudun her hücresine ulaşan frekanslarla "ses masajı" yaparak hücresel düzeyde de şifa sağladı. Natalie Garih’in koçluğunda gerçekleşen&nbsp;<strong>Somatik Nefes Çalışmasında&nbsp;</strong>ise misafirlere terapi sırasında beyin ve bedenin daha fazla oksijen ile buluşmasını sağlayacak egzersizler yapıldı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f8ed4937c031.jpg" style="height:467px; width:700px" /></p><p>Optimum fiziksel, zihinsel ve ruhsal dengeyi kurmak, bedeni ve zihni yeniden eğitmek için tasarlanan Aslıhan Aksun’un liderliğindeki&nbsp;<strong>Mandala Atölyeleri</strong>&nbsp;sağlık ve iyi oluşa geçmişten gelen bir yaklaşım sundu.</p><p>Cihangir Yoga’nın uzman eğitmenlerinin yönlendirmesiyle düzenlenen&nbsp;<strong>Yoga Derslerinde</strong>&nbsp;katılımcılar hem beden hem de zihni çalıştıran dinamik ve akıcı yoga dersleri aldı. Katılımcılar bu dersler sırasında vücutlarını ısıtırken dayanıklılığın, gücün ve esnekliğin geliştirilmesine katkı sağladı.</p><p>Çiçek esanslarının büyüsünü <strong>Melis Kuriş Tümen</strong> ile&nbsp;<strong>Çiçek Özleri Atölyesinde</strong>&nbsp;keşfeden misafirler aynı zamanda alternatif şifa yöntemlerinin faydalarını keşfetti ve kendi Aura Spreylerini tasarladı. Eylül Dizdar’ın düzenlediği&nbsp;<strong>5 Elementin Dansı</strong>&nbsp;atölyesinde ise konuklar beden bilgeliklerine teslim olarak müziğin ritmi, elementlerin gücüyle, meditatif ve dönüştürücü dans yolculuğuna çıktı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yoga tutkunları YogaKioo Festivali'nde buluştu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yoga-tutkunlari-yogakioo-festivalinde-bulustu-25194a12ea92c-b7f8-479d-bf91-d748e5fb84b02020-10-20T14:36:00+03:00Admin Yoga tutkunları YogaKioo Festivali'nde buluştu

Yoga tutkunları YogaKioo Festivali'nde buluştu

SPOR

Admin
<p>Yoga tutkunlarını 1-4 Ekim tarihleri arasında Antalya’da buluşturan <strong>5. YogaKioo Festivali,</strong> Türkiye’de yoganın büyük bir ivme kazanmasını sağlayan <strong>Çetin Çetintaş</strong>’ın önderliğinde birbirinden değerli on dört farklı eğitmen ile gerçekleşti.</p><p>Çalışmaları ve eğitim programları aracılığı ile 10 yılı aşkın süredir sadece Türkiye’de değil, dünya çapında binlerce insanın hayatına dokunan ve yoga bilgisini dileyen herkes ile buluşturmaya devam eden<strong> Çetin Çetintaş</strong>’ın önderliğinde birbirinden değerli on dört eğitmen ile gerçekleşen festival, yogayla ilgi duyan her yaştan katılımcıya Çıralı’nın büyülü ortamında dört gün boyunca sadece yogayı değil, yaşamı içeren her konuyu deneyimleme fırsatı sundu.</p><p>Yoğun asana pratiklerinin yanı sıra, aile diziminden yazı atölyelerine, astrolojiden mitolojiye, masallardan psikoterapiye ve çakra çalışmalarına kadar birçok atölye ve dersi, rengarenk içerikleriyle katılımcılarla buluşturan festival, yoga tutkunlarının farklı konuları deneyimleme fırsatı bulmasına olanak sağladı. Her yıl merakla beklenen YogaKioo Festivali, altıncı yılında da Türkiye’nin en büyük yoga festivali olarak katılımcılarını ağırlamayı merakla bekliyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f8ece9674028.jpg" style="height:833px; width:700px" /></p><p><strong>Çetin Çetintaş “Sarı Çiçeği Koklayan Kedi”sini Okurlarıyla Buluşturdu</strong></p><p>Yakın zamanda çıkardığı altıncı kitabı <strong>“Sarı Çiçeği Koklayan Kedi”</strong>yi okurlarıyla buluşturan <strong>Çetin Çetintaş</strong>’ın yeni kitabı, okurunu varoluş sorgulamasının içine dahil edip birçok soru sorduruyor. Okuruna yaşam felsefesinin derinliklerine bir yolculuğa çıkaran kitap, okuyan için her bir harfi, içine bilgi yüklenmiş diskler gibi bilgiden bilgiye açıyor. Yaşam felsefesinin içine girerek öz, varoluş, hayatın amacı, varlık, yaşan yolu, insanın kendi olması, hayattaki yolculuğu, evrim gibi üstüne düşünülen ve milyonlarca soru üretilebilen konuları kitabında işleyen <strong>Çetin Çetintaş,</strong> okuruna da bambaşka dünyaların ve düşüncelerin kapısını açmakta.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f8ece9783ae0.jpg" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Gölbaşı’nda yeni dönem]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/golbasinda-yeni-donem-251939a9fb574-48eb-4f7f-8ab4-9e6fa52860062020-10-20T14:28:00+03:00Admin Gölbaşı’nda yeni dönem

Gölbaşı’nda yeni dönem

YEREL

Admin
<p>Gölbaşı Merkez ve İncek bölgesinde yapılacak olan projeler hakkında bilgi veren &nbsp;<strong>Gölbaşı Belediye Başkanı&nbsp;Ramazan Şimşek,</strong> TOKİ konutlarında yaşayan vatandaşların belediye hizmetleri noktasında taleplerini ve beklentilerini dinledi. Talepleri tek tek not alan Başkan Şimşek “Sorunların çözümü noktasında imkanlarımız ölçüsünde var gücümüzle sorunların çözüme kavuşturulmasını sağlayacağız. İncek TOKİ konutlarında yaşayan her bir vatandaşımız bizim için çok değerlidir. Vatandaşlarımız yaşam alanlarında ne kadar mutlu ve huzurlu olurlarsa bizde o kadar mutlu ve huzurlu oluruz. Önceliğimiz vatandaş odaklı hizmet, bu anlamda hep birlikte güzel işler yapacağız, güzel kalıcı eserlere hizmetlere imza atacağız. Sorunları beraber el ele verip, hep beraber çözeceğiz” dedi.</p><p><strong>Gölbaşı’nda yeni bir dönem</strong></p><p>Tüm Gölbaşı merkezinin yeni bir ruh ve yeni bir mimari tasarımla yeniden tasarlanmasını amaçlayan Büyük Gölbaşı Merkezi Projesi (BGMP) hakkında da bilgi veren <strong>Ramazan Şimşek&nbsp;“</strong>Kent meydanı ve sahil şeridinin inşası ile tüm Gölbaşı kesintisiz şekilde meydanına ve göl kenarına bağlanacak ve yürüyerek (taşıtlardan bağımsız olarak) her bir noktası kesintisiz gezilebilecek bir hüviyete kavuşacak.<strong>&nbsp;</strong>Eymir’den Millet Bahçesi’ne Millet Bahçesi’nden Mogan’a Mogan’dan Yumrutepe’ye, Sahil Parkından, Üniversiteler Caddesi’ne ve tüm Gölbaşı merkez sınırları, yürüyüş ve bisiklet yolları ile birbirine bağlanacak, bu durum Gölbaşı’nı bir cazibe merkezi haline getirecek” dedi.</p><p>9 etapta tamamlanacak olan projenin 3 yıllık bir sürede biteceğini de sözlerine ekleyen Şimşek, yeniden site sakinleri ile bir araya geleceğini belirtti.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hareketsiz yaşam kalbimiz ve ciğerlerimizi etkileniyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hareketsiz-yasam-kalbimiz-ve-cigerlerimizi-etkileniyor-251920def46e3-63f1-48dc-b4a0-8aefe745bfc32020-10-20T14:10:00+03:00Admin Hareketsiz yaşam kalbimiz ve ciğerlerimizi etkileniyor

Hareketsiz yaşam kalbimiz ve ciğerlerimizi etkileniyor

SAĞLIK

Admin
<p>Tüm dünyayı etkisi altına Koronavirüs ile mücadele hız kesmeden devam ederken, evlerde daha çok vakit geçirdiğimiz bu süreç ile beraber kişilerin hareketsiz kalma oranı da arttı. Uzmanlar ise bu durumunun sağlık sorunlarına neden olabileceğini vurguluyor.&nbsp;</p><p><strong>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon&nbsp;Uzmanı Dr. Serap Latif&nbsp;Raif, </strong>hareketsizliğin vücudumuza etkilerini sizler için sıraladı.</p><p><strong>Kas Kaybı Başlıyor</strong></p><p>Vücut, hareketsizlikten dolayı ihtiyacı olan maddeleri kasları yıkarak alır. Bu durum kas kaybını meydana getirir. Kas inşa etmek aylar alabilir fakat kaybetmek için sadece bir hafta yeterli olabilir.Bu durum , zaman içinde yeniden kilo alımı, güç kaybı, organların yıpranması, kan değerlerinin değişmesi , derinin sarkması ya da gevşemesi sonuçlarını ortaya çıkarabilir. Kaslar vücudu taşıdığı için hareket etmek eklem sağlığı açısından önem taşıyor.</p><p><strong>Kalbimiz ve Ciğerlerimizde Etkileniyor</strong></p><p>Kalbin en büyük dostlarından biri de egzersizlerdir. Çünkü fiziksel aktivite gerçekleştirdiğimizde kasların oksijen ihtiyacı arttığından kalp atış hızımız yükselir. Kan basıncımız artar. Düzenli yapılan aktivitede ise kalp damarlarımız bile kalınlaşır güçlenir. Egzersiz olmaz ise kalp atış hızınızı yükseltmiyorsunuz bu da kalbinizi güçsüz hale getiriyor.</p><p>Akciğer sağlığı kötü olan insanlar, solunum yolu hastalığı olduğu için zaten koronavirüs daha duyarlı hale geliyor. Fakat şöyle bir durum var virüsün bulaş riskinden korunmak için hareket etmiyorsak akciğerlerinde kan akışı artmıyor ve bu durum ciğerleri güçsüz yapabilir. Egzersiz ile birlikte göğüs bölgemizdeki kaslarımızda hızla çalışmaya başlar, bu durum oksijen kullanımını da arttırdığı için ciğerlerinde dayanıklı hale gelmesini sağlar.</p><p><strong>Kilo Alıyoruz Yağlanıyoruz</strong></p><p>Evde kaldığımız sürece gün boyunca yediğimizden daha fazla yemek yiyoruz.Bu duruma bağlı olarak kilo alımı da bu dönemde artış gösterdi. Hareketsizlik ve enerji harcamadaki azalma ile birlikte bölgesel yağlamalar da meydana geldi. Böylece vücudunuz insüline direnmeye başlayabilir ve metabolik hastalık veya diyabet gibi kronik sağlık sorunları gelişebilir.</p><p><strong>Duruşumuz Bozuldu</strong></p><p>Yanlış durduğumuzun farkında değiliz. Devamlı öne eğilerek iş yaptığımız için kamburlaşıyoruz bu da boyumuzun bile kısalmasına neden oluyor. Oysaki doğru duruş,bel, boyun ve sırt sorunlarını engellerken kişilerin fiziksel ve ruhsal olarak daha rahat olmasını sağlıyor. Bu sorun çağın problemi olarak da adlandırılıyor .Omurganın en büyük düşmanı olan bu durum sırt, bel, boyun ağrısının en büyük nedenleri arasında yer alırken birçok sağlık sorunun da davetiyecisi konumunda yer alıyor.</p><p><strong>Beynimizde mi etkileniyor?</strong></p><p>Geçtiğimiz günlerde bu konu ile ilgili bir araştırma yayınlanmıştı. İsveç'ten bilim insanları, egzersiz ile öğrenme yetileri arasındaki bağlantıyı araştırdı. Araştırmanın sonunda en az iki dakika egzersiz yapmanın bile öğrenme ve hafıza yeteneklerini iyileştirdiği sonucuna ulaşıldı. Kan akışını arttıran egzersizler ile birlikte beyinde kandaki toksinleri parçalayan bazı kimyasallar üretiliyor. Hareketsizlik ise bu durumun tam dersini yaratıyor hatta beyni yavaşlatıyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Param’dan dijital banka insha’ya yatırım]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/paramdan-dijital-banka-inshaya-yatirim-2519150238183-b00f-4e3c-ba1a-c9538e7b5b3d2020-10-20T14:01:00+03:00Admin Param’dan dijital banka insha’ya yatırım

Param’dan dijital banka insha’ya yatırım

EKONOMİ

Admin
<p>Hem bireysel hem de kurumsal tarafta elektronik para hesabı, ön ödemeli kart, para transferi, fatura ödeme, sanal POS konularında faaliyet gösteren Param, Albaraka Türk tarafından iki yıl önce Avrupa’da kurulan dijital banka insha’ya 232 milyon TL değerleme üzerinden 23.2 milyon TL yatırım yaptı. İki yıldır Almanya’da 43 bin üye, 400 binden fazla işlem ve 65 milyon Euro’yu geçen hesap hacmi ile faaliyet gösteren dijital banka insha, bu tohum yatırımla Avrupa’da yeni ülkelere açılacak.</p><p><strong>‘TÜRKİYE’DE İLK KEZ BİR FINTECH ŞİRKETİ KÖKLÜ BİR BANKANIN İŞTİRAKİNE YATIRIM YAPIYOR’</strong></p><p>Dijital bankaların yoğun rekabetine şahit olduğumuz Avrupa’da etik bankacılık anlayışıyla bilinçli tüketimi teşvik eden finansal araçları, çevreye duyarlı yaklaşımı ve reel ekonomiyi destekleyen yepyeni faizsiz dijital bankacılık modeliyle hizmet veren insha’ya yatırım konusunda görüşlerini dile getiren&nbsp;<strong>Param kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Emin Can Yılmaz&nbsp;</strong>şunları söyledi: “insha’nın Avrupa’da sunduğu finansal çözümleri önemsiyor ve iki yıl gibi kısa bir sürede geldiği noktayı çok değerli buluyoruz. insha’nın hayallerine ortak olmaktan dolayı mutlu ve heyecanlıyız. insha’nın koyduğu hedeflere, çizdiği vizyona ve ekibine güveniyoruz. Yaptığımız bu yatırımla hem insha’nın hem de Param’ın Avrupa’daki açılımını daha da hızlandırmak istiyoruz. Öte yandan Türkiye’de ilk kez bir FinTech, köklü bir bankanın iştirakine yatırım yapıyor. Bunu gerçekleştirmek Türkiye FinTech ekosistemi için çok stratejik ve önemli bir gelişme. Bu yatırımın her iki taraf için de önemli getirileri olacağına inanıyorum” dedi</p><p><strong>‘INSHA’NIN GÜCÜNE GÜÇ KATACAK, EKOSİSTEME KATKI SUNACAK’</strong></p><p>Param’ın insha’ya yaptığı yatırımı değerlendiren Albaraka Türk<strong>&nbsp;Genel Müdürü Melikşah Utku</strong>&nbsp;ise “İki yıl önce katılım bankacılığı alanında bir ilki gerçekleştirerek Avrupa’da dijital bankacılık hizmeti vermek üzere insha’yı hayata geçirmiştik.Şubesiz ve tamamen dijital bankacılık hizmeti veren iştirakimiz insha bugün bir ilki daha gerçekleştirerek Param gibi güçlü bir FinTech’i yatırımcıları arasına almış oldu. Param ile birlikte insha’nın gücü daha da artacak. Her iki tarafın daha iyi, daha hızlı bir şekilde büyümesini sağlayacak ve tüm ekosisteme katkı sunacaktır” değerlendirmesinde bulundu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Atelier Melange’dan yeni koleksiyon 'Şükran']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/atelier-melangedan-yeni-koleksiyon-sukran-25190e97b3f79-ec90-49f1-94fb-cdbc6a9e31602020-10-20T13:48:00+03:00Admin Atelier Melange’dan yeni koleksiyon 'Şükran'

Atelier Melange’dan yeni koleksiyon 'Şükran'

MAGAZİN

Admin
<p>İlhamını 20. yüzyılın en önemli akımlarından biri olan dekonstrüktivizmden alan<strong>&nbsp;</strong>iki tasarımcı, post-modernist bir anlayışla cesur ve iddialı çanta tasarımlarına imza atmaya devam ediyor. Markaları <strong>Atelier Mélange,</strong> incelikli el işçiliğinin biricikliğini sunan çantalarını, tıpkı mimaride olduğu gibi yeniden yapılandırıyor, formlarıyla oynuyor ve başka bir gerçeklikle tekrar ele alıyor. Kendilerini“bazen kusurları güzelleştiren, bazen de o kusurların mükemmelliğini ortaya çıkaran” bir marka olarak tanımlayan Seda ve Ayça, ‘’ Şükran’’ koleksiyonu ile atalarımızdan başlayan görsel bir geleneği günümüze taşımayı amaç ediniyor.</p><p><strong>Şükran Koleksiyonu</strong></p><p>Yeni koleksiyonunda Anadolu geleneğinden aldığı ilhamla yorgan motiflerini kullananan <strong>Atelier Mélange, </strong>yenilikçi bir yoruma imza atıyor. Yorgan motiflerini bozmadan, birebir küçülterek hazırlanan çantalar Burgaz Adası’ndan Mersin’e giden bir gelin olan Şükran Nine’nin hikayesinden ilham alıyor.</p><p>Markanın yaratıcıları <strong>Ayça Pelvanlar Bay ve Seda Hancıoğlu Şükran </strong>koleksiyonu ile ilgili olarak: “Şükran” koleksiyonunda 4 ana yorgan rengi kullanmayı tercih ettik. Klasik yorgan kumaşı ve içine el ile doldurulan elyaflar her bir çantada farklılık gösteriyor. Koleksiyondaki tüm çantalar birbirinden farklı. Renk ve motif olarak aynı olsalar da yorgan ustasının her gününde, her iğneyi geçirdiğindeki hikayesi farklı.Ulaşabildiğimiz insanların ailelerinde nesilden nesile yadigar olarak kalabilecek bir ürün sağlayabilirsek ne mutlu bize… Unutulmaya yüz tutmuş bu geleneği daha modern bir eşyayla devam ettirebileceğiz” dediler.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Maskenizi dört saatte bir değiştirin]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/maskenizi-dort-saatte-bir-degistirin-2518969aaad6d-6fb6-47f4-a179-b7a7bd0c6ae32020-10-20T12:42:00+03:00Admin Maskenizi dört saatte bir değiştirin

Maskenizi dört saatte bir değiştirin

SAĞLIK

Admin
<p>Bu sorunun yanıtı ne yazık ki ‘Evet!’… <strong>Acıbadem Taksim Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, </strong>“Bütün maskeler yağmurla temas ettiğinde ya da nemlendiğinde dayanıksız hale geliyor ve koruyuculuğu tamamen gidiyor” uyarısında bulunuyor. Cerrahi maskelerin etkinliklerinin; nemlenmediği ıslanmadığı koşullarda 4 saat sürdüğünü belirten Prof. Dr. Çağrı Büke, buna karşın öksürük ya da aksırık ile nemlenmesi ya da ıslanması halinde ise yeni takılmış bile olsa değiştirilmesi gerektiğini vurguluyor. <strong>Prof. Dr. Çağrı Büke,</strong> maskenin doğru kullanılmasının şart olduğunu, aksi taktirde; sosyal mesafe ve el temizliğine rağmen maskede gözden kaçırılacak bazı detayların maskelerin başlı başına enfeksiyon kaynağına dönüşmesine neden olacağını vurgularken, maskede 10 kritik kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p><p><strong>Cerrahi maske tercih edin</strong></p><p>Enfeksiyon hastalıkları alanında korunma sağlamak amacıyla ağız ve burnu kapatmada çeşitli maske türleri bulunuyor. Bu maske türlerinin bir kısmı ağızda ve burunda sekresyonlarda bulunan Covid-19 etkeni SARS-CoV-2 de dahil çeşitli virüs ve bakterilerin damlacıklar aracılığı ile ortama saçılmasını önlerken (tıbbi ya da cerrahi maske) bazı maske türleri özellikle enfekte hastaların bulunduğu sağlık kurumlarında ve kapalı ortamlarda havada partikül halinde kalabilecek mikroorganizmaların soluk alıp-verme sırasında solunum yollarına alınmasını önlemede (FFP türleri) etkili oluyor.<strong> Prof. Dr. Çağrı Büke</strong> “Sağlık çalışanı olmayan bireylerin Covid-19’a karşı korunmada tercih etmesi gereken maskeler cerrahi maskelerdir. Amaç etrafa solunum sekresyonları aracılığı ile virüsün yayılımını önlemektir. Cerrahi maske sayesinde ağızdan çıkacak sekresyonlar önlenir, böylece diğer kişilerin solunum yollarına bulaşma olmaz, eller temiz kalacağından etraf kirlenmez ve yine havaya yayılımı söz konusu olmayacağından havada asılı halde kalması<strong>&nbsp;</strong>mümkün olmaz” diyor.</p><p><strong>Dört saatte bir değiştirin</strong></p><p>Cerrahi maskeler genellikle polipropilen içerikli dokusuz yüzeylerden oluşuyor. Hemen her üç katın da değişik fonksiyonları bulunuyor. Dolayısıyla ağız ve burna temas edecek yüzey ile dış yüzeyin neresi olduğu ve maskenin nasıl takılacağı da önemli. Maskenin en dış katı dışarıdan gelecek damlacıkların maske üzerinde tutunmasını önlemeye yönelik iken, orta kat mikroorganizmaları filtre ediyor. Maskenin en iç katı ise yüze, ağız ve buruna rahatsızlık vermeden teması sağlıyor. Cerrahi maskelerin etkinlikleri; nemlenmediği ve ıslanmadığı koşullarda 4 saat sürüyor. Bu süreden sonra etkinliği kalmıyor ve maskenin değiştirilmesi gerekiyor.</p><p><strong>Maske takılı iken öksürürseniz ve nemlendiğini hissederseniz değiştirin!</strong></p><p>Maskeniz yüzünüzde iken; öksürük ve aksırık ile nemlenir ya da ıslanır ise maske yeni bile takılmış olsa etkinliği ortadan kalkacağından değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan <strong>Prof. Dr. Çağrı Büke</strong> “Maskelerin etkili olması için 4 saatte bir değiştirmek gerekiyor. Ancak bazı durumlarda yani öksürük ve aksırık ile nemlenmesi ya da ıslanması halinde değiştirilmelidir. Ayrıca bütün maskeler yağmurla temas ettiğinde ya da nemli havalarda dayanıksız hale geliyor ve koruyuculuğu tamamen gidiyor. Bu nedenle ıslanan maskeyi temiz ve kuru bir maskeyle değiştirmek gerekir” uyarısında bulunuyor.</p><p><strong>Cerrahi maskede bu özelliklere dikkat edin</strong></p><p>Covid-19 için toplumda kullanılacak cerrahi maskelerin üç kat ve üç pileden oluşmasına dikkat edin. Ayrıca yumuşak yapıda, havanın kolayca giriş ve çıkışına imkan sağlayan özelliğe sahip olmalı, alerjiye yol açmamalı. 3 mikrondan daha büyük mikroorganizmaların ve partiküllerin yüzde 95’den fazlasını filtre edici özellikte olması gerekiyor.</p><p><strong>Küçük çocuklara maske takmayın</strong></p><p>Maskelerin genellikle 7 yaşından sonra kullanılması öneriliyor. 11 yaşından sonra ise erişkinler için zorunlu olan her alanda ve durumda maske takmak şart. 2 yaş ile 7 yaşına kadar bazı başka ciddi durumlara neden olabileceğinden kesinlikle maske kullanılmamalı. 2 yaşından küçük çocuklarda ise boğulma riskine neden olabileceğinden kullanımı yasak.</p><p><strong>Maskenizi her ortamda takılı tutun</strong></p><p>Maskenizi hiçbir yerde çıkarmamaya özen gösterin. Her türlü kapalı alanlar, toplantı salonları, konferans alanları, restoranlar, kafeler, pastaneler, yiyecek ve içecek mekanları, eğlence merkezleri,eğitim kurumları, oteller, pansiyonlar, tatil merkezleri, spor merkezleri, kara, hava, deniz taşıma araçları ve bunların bekleme alanları, alışveriş merkezleri, marketler, bankalar kamu ve özel sektöre ait kurumlar ve dairelerde maskenizi takılı tutun. Zira maske Covid-19 etkeni SARS-CoV-2’nin başka kişilere bulaşmasını birkaç yoldan önleyebiliyor. <strong>Prof. Dr. Çağrı Büke</strong> “Maske sayesinde; konuşurken, öksürürken ya da hapşırırken ağız ve burundan sekresyonlar aracılığı ile dış ortama yayılabilecek virüsü içeren damlacıkların ellere teması ve böylece eller aracılığı ile başka kişilerin ellerinin ve ortak kullanılan temas yüzeylerinin kirlenmesinin önüne geçilmektedir. Ayrıca yakın mesafedeki diğer kişilerin solunum yollarına temas etmesi engellenmekte ve dış ortama ve özellikle havaya saçılıp havada partikül halinde kalması ve soluyarak vücuda alınması önlenmektedir” diyor.</p><p><strong>Dış ortamlarda da maske takın</strong></p><p>Dış ortamlarda da maske takılması çok büyük önem taşıyor. Özellikle diğer insanlarla arada 1.8 metre mesafe bozulacak olursa; yaşlı insanların, küçük çocukların ve Covid-19 için risk faktörüne sahip kişilerin bulunduğu yerlerde maskenin mutlaka takılması gerekiyor.</p><p><strong>Maskeyi takarken ve çıkartırken bu kurallara dikkat edin</strong></p><p><strong>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke</strong>“Maskeyi takmadan önce ve takılı maskeyi çıkartmadan önce eller sabun ve su ile ya da el dezenfektanı ile temizlenmelidir. Maskenin ön yüzüne, yüzeyine hiçbir zaman elle temas edilmemelidir. Takarken ve çıkartırken kulağı çevreleyen lastiklerinden tutularak maske takılmalı ve çıkartılmalıdır” diyor.</p><p><strong>Maskenizi yüzünüze doğru şekilde yerleştirin</strong></p><p>Sadece ağzın ya da sadece burnun maske ile kapatılması Covid-19’dan korunmada yeterli olmuyor. Maske ağız ve burnu tamamen kapatacak şekilde yüze yerleştirilmeli ve burnun her iki kanadı maskenin teli ile sıkıca kapatılmalı. Belirli bir süre çıkartılması ve yeniden takılması gerektiğinde çene altına, el bileğine ya da kola sabitlenmemeli. İdeali eller temizlendikten sonra maske yan taraftaki lastik iplerinden tutularak çıkartılıp temiz bir peçeteye sarılmalı. Tekrar kullanılacağında eller temizlendikten sonra maske yandaki lastik iplerinden tutularak ağız ve burun kapatılacak biçimde takılmalı.</p><p><strong>Maskenizi çöpe atarken bu kuralı ihmal etmeyin</strong></p><p>Çıkartılacak ve atılacak olan maskenin etrafı kirletmemesi ve mikrop bulaştırmaması için gelişigüzel bir yere bırakmaktan kaçının. Mümkünse bir naylon poşetin içerisine atıp ağzını kapatarak bu halde çöp torbasına atın.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Eşe, dosta, yandaşa milyonları dağıt']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ese-dosta-yandasa-milyonlari-dagit-25188865e1248-c818-4939-8c0f-6ab13f03171c2020-10-20T11:13:00+03:00Admin 'Eşe, dosta, yandaşa milyonları dağıt'

'Eşe, dosta, yandaşa milyonları dağıt'

SİYASET

Admin
<p><strong>İyi Parti lideri Meral Akşener, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı&nbsp;Recep Tayyip Erdoğan</strong>'ın imzasını taşıyan 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi'ne eleştirilerde bulundu. "Bu bütçe bugüne kadar olan ki bütçeler arasında en iddiasız olanı, en milletten kopuk olanı" diyen Akşener, "Bu bütçenin özeti, 'bu yıl bize gülmek haram, belki seneye.'&nbsp;Görünen o ki millete sabret diyenler yeni yılda da lüks hayatlarını devam ettirecekler" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>Akşener'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</strong></p><p>Dünyaya 100 yıldır soykırım yalanını söyleyen Ermenistan gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi. Azerbaycan’a ateşkese rağmen füzeyle saldırdı. Yer utandı, gök utandı, insanlık utandı ama onlar utanmadı. Daha bir yaşındaki Medine bebek anasının koynunda can verdi.</p><p>O, artık bir melek. Büz o yüzü daha önce Hocalı’da görmüştük. Biz yine kendi yaramızla, kendi derdimiz ile, kendi acımızla baş başayız.</p><p>Yalancılar, zalimler vicdansızlar duysun diye söylüyoruz ki, Tanrı Türk’e yar olsun, Azerbaycan var olsun. Ermenistan’a silah veren Rusya’nın ateşkes masası kurmasından daha saçma bir şey olamaz. Sayın Erdoğan’ın dediği gibi Minsk üçlüsü Ermenistan’a destek veriyor. Bu konu, parti kongrelerinde konuşmakla geçiştirilecek bir konu değildir.</p><p>Kurulacak masalarda Türkiye’nin Azerbaycan'ın yanında yer almak zorundadır. Türkiye, güçlü ve sağlam durmak zorundadır. Ancak bu iktidarda bunu gerçekleştirecek bir vizyonu yok. Şahsi ikballerini korumak için her şeyi mübah görmek için, oynamadıkları hiçbir değer kalmadı. Anayasayı korumakla görevli Anayasa Mahkemesi sistemli bir şekilde tartışmaya açıldı. İçişleri Bakanı sataştı, küçük ortak koroya katıldı, Erdoğan’da her zaman yapığı gibi Meclis adım atarsa biz de gereğini yaparız dedi.</p><p><strong>AYM TEPKİSİ</strong></p><p>Anayasa Mahkemeleri medeni dünyada demokrasilerin vazgeçilmez kurumlarıdır. Burdan bir kez daha sesleniyorum. Türkiye’nin temel taşlarıyla oynamaktan vazgeçin. Biliyoruz çekilmeyecekler ama biz iktidar olacağız o ellerin hepsi oradan çekilecek! Anayasa Mahkemesi’ni tartışacağımıza gelin halktan saklanan Covid-19 verilerini tartışalım, şiddet gören, öldürülen kadınlarımızı; tacize çocuklarımızı tartışalım. 8 liraya yükselen doları, işsiz gençleri tartışalım.</p><p>83 milyon vatandaşımızın yeniden nasıl adalete güveneceğini tartışalım. Ama siz bunları tartışmak istemezsiniz. Sizin derdiniz memleketin sorunlarıyla uğraşmak istemezsiniz. Sizi mutsuz eden Anayasa Mahkemesi değil hukukun ve adaletin kendisidir.</p><p>Arkadan dolanmayı bırakın, birilerini kullanmayı bırakın. Adalet yalnızca mahkeme salonlarının konusu değildir. Adalet için atılacak ilk adım adil olmaktır. Türkiye'nin son yıllardaki en büyük sorunu budur. Adil olursanız milletin hakkını hukukunu hazinesini korursunuz.</p><p><strong>1 MİLYON LİRASI OLMAYAN ŞİRKETE 45 MİLYON LİRA TAZMİNAT</strong></p><p>Bakın size bir örnek vereyim; TMSF 1 milyon lira bile ödeyecek durumda olmayan firmaya ihalesiz iş veriyor. İşin tutarı 1 milyar 324 milyon lira. Kasasında 1 milyon lirası bulunmayan bir şirkete ihalesiz iş veriyorlar. Sonra ne oluyor? Çapının çok üzerindeki işi alan firma işi yarım bırakıyor. Bu durumda ne beklersiniz? Ceza ödemesini beklersiniz. Daha çok beklersiniz... Sayıştay'ın incelemesinde anlaşılıyor ki bırakın ceza ödemeyi, bu firma milletin hazinesinden 45 milyon lira tazminat alıyor.&nbsp;</p><p><strong>'ASKIDA EKMEK' KAMPANYASINA TEPKİ</strong></p><p>Eşe, dosta, yandaşa milyonları dağıt. Geçinemeyen vatandaşa gelince sabır. Eve ekmek götüremiyorum dar gelirliye 'askıda ekmek' kampanyası. Böyle bir vicdansızlık olur mu? Aziz milletim askıda ekmek uygulaması zaten geleneğimizde olan bir uygulama. Ama öyle ortalık bir yerde parti logolu askı yaptırarak değil, fırında usturupluca yapılan bir uygulama. Bunlar artık milletimize o kadar yabancılaşmış ki askıda ekmeği bile düzgün yapamıyorlar.&nbsp;</p><p>Artık yalanlar dikiş tutmuyor. Biliyorsunuz sayın Erdoğan hep sıkıştığında yalanlarını saklar. Geminin güvertesine çıkıp 85 milyar metreküplük yeni doğal gazı açıkladı. Biz 1 metreküplük gazı bile sevinçle karşılarız ama sıktı be kardeşim. Bir yandan gaz bulduk diye caka satıyorsunuz, diğer yandan vatandaşın kullandığı gaza zam yapıyorsunuz.</p><p>Türkiye'nin gençler için plan ve programa ihtiyacı var. Ama bunları umursamayan iktidar kaynaklarını eşe dosta saçmaya devam ediyorum. Geçtiğimiz cumartesi 2021 yılı bütçesi Meclis’e sunuldu. Bu bütçe milletten en kopuk bütçe. Bu bütçede işsizin, emeklinin feryadına çare yok. Hayaller doğal gazla zengileşen Türkiye, gerçekler askıda ekmek kampanyası.&nbsp;</p><p><strong>"HİTLER YERİNDE TERS DÖNÜYORDUR"</strong></p><p>Sayın Erdoğan'ın sıkıştığı anlardaki bir başka alışkanlığı da Cumhuriyete ve kurucu değerlerimize saldırmaktır. Cumartesi günkü müjde yetmemiş olacak ki kendisi dün de bir üniversite açılışında yaptığı konuşmada makamını ve sahip olduğu her şeyi borçlu olduğu Cumhuriyetimize laf etmeden duramadı. Eğitim sisteminden bahsederken dedi ki; "En çarpığından batı taklitçiliği Cumhuriyet'imizin en büyük kaybıdır." Neymiş? Cumhuriyet bu çarpık Batıcı anlayışı faşist yöntemlerle dayatmış. Hadi ordan be! Hitler yerinde ters dönüyordur bugünlerin Türkiye'sini görse... Ben bunları neden akıl edemedim diye. Kendine gel Sayın Erdoğan.</p><p>Cumhuriyetin eğitim hamlesini söz söylemek senin gibi 18 yıllık iktidarında bakan üstüne bakan atayıp, defalarca eğitim sistemiyle oynamasına rağmen hâla bir yol bulamayan birinin haddi ve hakkı değildir.</p><p><strong>AİLELER ENDİŞELİ</strong></p><p>Cumhuriyetin eğitim anlayışına laf ederken oturup hiç düşünmüyorlar. Apartmanlarda üniversiteler açtırmayı büyük eğitim hamlesi diye pazarlayan bir zihniyetin Covid-19 sürecindeki performansı bu muhasebenin yapılmadığının en büyük göstergesi. Aileler endişeli. Pandemiden önce eğitime erişim ve fırsat eşitliğinde varolan adaletsizliklere bu defa da uzaktan eğitime ulaşamayan sorunu eklendi. Milli Eğitim Bakanı 1 buçuk milyon diyor ama yaklaşık 6 milyon öğrencimizin uzaktan eğitim için televizyon, bilgisayar veya tableti yok. Bazı yerleşim birimlerinde internet bağlantısı dahi bulunmuyor. Geçim darlığı çeken çok çocuklu ailelerin farklı sınıflarda bulunan çocuklarının tek televizyondan EBA'yı ya da tek bilgisayardan uzaktan eğitim dersini izlemeleri mümkün değil.</p><p>Uzaktan eğitim en çok dar gelirli ailelerimizin evlatlarını vurdu. Bir yandan dadılar, bakıcılar, öğretmenler tutanların her türlü teknolojik imkanlara sahip olanların çocukları, diğer yanda salgından doalyı işsiz kalıp evine ekmek götüremeyenlerin, telefonunda bile interneti olmayanların çocukları. O laf ettiğin Cumhuriyet bu farklılıkları ortadan kaldırmıştı.&nbsp;</p><p>"İşçisin sen işçi kal, köylüsün sen köylü kal" sözünü bugün bu fırsat eşitsizliğiyle hayata geçiren sensin."</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Cennet koyda villa inşaatına şikayet yağdı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/cennet-koyda-villa-insaatina-sikayet-yagdi-25187571e39c9-6f97-4a8a-90d2-126047cc3c882020-10-20T10:58:00+03:00Admin Cennet koyda villa inşaatına şikayet yağdı

Cennet koyda villa inşaatına şikayet yağdı

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Demre</strong>'ye bağlı tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Kekova'nın karşısındaki Üçağız Yarımadası'nda 1'inci Derecede Doğal Sit Alanı'nda kaçak olduğu öne sürülen bir villa inşaatı şikayet konusu oldu. Üçağız Mahallesi'nden bazı vatandaşlar, yarımadada bulunan ve 'Ziyat Koyu' olarak da adlandırılan denize sıfır mevkide Türk ortağı da bulunan bir İngiliz vatandaşın <strong>Eighty Five Ninety Five İnşaat Emlak Tur. ve Tic. Ltd. Şti.</strong> isimli şirketine ait olduğu belirtilen villa inşaatıyla ilgili CİMER, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, Demre Kaymakamlığı ve Demre Belediyesi'ne şikayetçi oldu.</p><p><img alt="Cennet koyda İngiliz şirketin yaptırdığı villa için şikayet yağdı!" src="https://i.haber3.com/files/2020/10/20/5560840/5560840_1.jpg" /></p><p>Şikayetçilerden İbrahim Turhan ve Hüseyin Yiğit Turhan, <strong>Üçağız Yarımadası</strong>'nda yaklaşık 6-7 yıl önce bir İngiliz tarafından denize sıfır, kaçak olarak yapılmış üç katlı binanın yıkılarak yerine yeni bir villa yapımına başlandığını kaydetti. Denize sıfır kaçak yapının bulunduğu alanın arkeolojik ve doğal sit alanı bölgesi olduğu belirtilen şikayette izinsiz yapıya müdahale edilmesi istendi.</p><p><img alt="Cennet koyda İngiliz şirketin yaptırdığı villa için şikayet yağdı!" src="https://i.haber3.com/files/2020/10/20/5560840/5560840_2.jpg" /></p><p><strong>DENİZE İNMEK İÇİN ÖZEL BİR MERDİVEN</strong><br /><br />Aynı yapıya ilişkin bir başka şikayette ise 1984'lü yıllarda Üçağız Mahallesi, Yarımada 521 parseldeki denize sıfır arazi üzerine bir Türk vatandaşı tarafından kaçak olarak 2-3 katlı ev inşa edildiği, yaklaşık 10 yıl önce de buranın Cloudya Jamey Hankes adlı İngiliz'e satıldığı belirtildi.</p><p><img alt="Cennet koyda İngiliz şirketin yaptırdığı villa için şikayet yağdı!" src="https://i.haber3.com/files/2020/10/20/5560840/5560840_3.jpg" /></p><p>Yapının kaçak, arkeolojik ve doğal sit alanında olduğu için geçen yıllarda mühürlendiği belirtilen şikayette mühre rağmen pandemi sürecinde kaçak yapının kaldırıldığı, yerine yeni bir villa yapımına başlandığı kaydedildi. Yapının inşasının İmar Barışı'ndan faydalanılarak devam ettiği, ancak yasal olmadığı savunulan şikayet dilekçesinde Demre Kaymakamlığı ve Demre Belediyesi'nce gerekli işlemlerin yapılması talebinde bulunuldu. Birçok bölümü yeni yapıldığı belli olan, pencere ve kapıları takılan, denize sıfır arazideki villadan denize inmek için özel bir merdiven, çardak ve tekne bağlanılabilen iskele de bulunuyor.<br /><img alt="Cennet koyda İngiliz şirketin yaptırdığı villa için şikayet yağdı!" src="https://i.haber3.com/files/2020/10/20/5560840/5560840_4.jpg" /></p><p><strong>ÖÇK, DOĞAL SİT ALANI VE KIYI KANUNU</strong><br /><br /><strong>Kekova</strong>'nın çok önemli özel bir bölge olduğunu belirten<strong> Demre Belediye Başkanı Okan Kocakaya,</strong> "Bir kere öncelikle burası Özel Çevre Koruma (ÖÇK) bölgesi kapsamında ve doğal sit alanı içinde. Bize şikayet geldiği andan itibaren arkadaşlarımız hemen ilgilenmeye başladı. Sahibi bir şirket olarak gözüküyor. Diğer sahipliği ve bağlantılarını çok bilmiyorum. Bize gelen bilgi bir şirket üzerine kayıtlı olduğu. Yerin kontrolünü yaptığımızda, bize bir yapı kayıt belgesi sunulduğunu gördüm. Tabi kayıt belgesini herkes alabilir. Bunun geçerliliğini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kontrol edecek" dedi.</p><p><img alt="Cennet koyda İngiliz şirketin yaptırdığı villa için şikayet yağdı!" src="https://i.haber3.com/files/2020/10/20/5560840/5560840_5.jpg" /></p><p><strong>HEM PARA CEZASI HEM YIKIM</strong><br /><br />Yapı Kayıt Belgesi'nin beyana esas bir belge olduğuna işaret eden Kocakaya, hem vatandaştan hem de belediyede villaya ilişkin tüm belgelerin toplanarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vasıtasıyla bakanlığa gönderildiğini kaydetti. Kocakaya, "Oradan gelecek cevaba göre, hareket edeceğiz. Zaten mühürlenmiş durumda, en azından bu belgelerin cevabı gelinceye kadar herhangi bir inşai faaliyetin devam etmemesi için güvenlik anlamında mühürleme işlemini yaptık. Vatandaşın bu inşai faaliyete devam etmesi mümkün değil kanunen. Ama Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan gelen cevaba göre geçersiz ise belediyemiz hem para cezası hem yıkım işlemi yapacak" dedi.</p><p><img alt="Cennet koyda İngiliz şirketin yaptırdığı villa için şikayet yağdı!" src="https://i.haber3.com/files/2020/10/20/5560840/5560840_6.jpg" /></p><p><strong>İNGİLTERE MENŞELİ ŞİRKET</strong><br /><br />Şirketin İngiltere menşeli, ama buradaki yöneticisinin bir Türk olduğunu bildiğini aktaran Kocakaya, Kekova bölgesinin Demre, Antalya ve belki dünyanın en güzel, bakir yerlerinden bir olduğunu kaydetti.</p><p><img alt="Cennet koyda İngiliz şirketin yaptırdığı villa için şikayet yağdı!" src="https://i.haber3.com/files/2020/10/20/5560840/5560840_7.jpg" /></p><p>Kocakaya, "Doğal güzelliği, tarihsel zenginliğini zaten her platformda söylüyorum. Hem biz yerel yönetim belediye olarak hem de elimizden geldiği kadar diğer kamu kurumlarını da bu yönde uyararak Kekova bölgesini olduğu gibi korumaya çalışıyoruz. ÖÇK bölgesi olması sebebiyle de zaten koruma altında. Burası için art niyetli düşünen vatandaşların bu düşüncelerinden bir an önce vazgeçmelerini, bu tarihi ve doğal güzelliğimize dokunmamalarını rica ediyoruz. Hukuki çerçeve içerisinde biz yerel yönetim olarak bütün gücümüzle Kekova'mızı koruyacağız" diye konuştu.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Atatürk’ün vasiyetine BDDK engeli]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ataturkun-vasiyetine-bddk-engeli-25186b9f48e9a-8c81-425b-bbd4-a9950378cd942020-10-19T23:57:00+03:00Admin Atatürk’ün vasiyetine BDDK engeli

Atatürk’ün vasiyetine BDDK engeli

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Sayıştay’ın Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu için hazırladığı 2019 yılı denetim raporlarında Atatürk’ün vasiyetinin yerine getirilmediği ortaya çıktı.</strong></p><p>Sayıştay’ın iki raporunda yapılan tespitlere göre,<strong> Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu</strong>’nun kararı ile Atatürk’ün mirası gereği İş Bankası’ndan iki kuruma aktarılması gereken paranın aktarılmadı. Raporlarda İş Bankası’ndan Türk Tarih Kurumu’na 188 milyon lira, Türk Dil Kurumu için ise 192 milyon liralık temettü gelirinin aktarılması gerektiği belirtildi.</p><p>Yeniçağ'dan Serkan Talan'ın haberine göre, Sayıştay’ın Türk Tarih Kurumu için yazdığı raporda, “İdarenin 2019 yılı gelirleri incelendiğinde, 664 sayılı KHK’da sayılan gelirlerden “genel bütçeden yapılacak yardımlar” ve “Atatürk’ün vasiyetinde yer alan gelirler” ile “bağış ve yardım gelirleri” dışındaki bütün gelirleri elde ettiği görülmektedir” ifadeleri yer aldı.</p><p>Raporda, Türk Tarih Kurumu’nun 2019 yılında elde ettiği 289 milyon 237 bin 477 liralık gelir içinde Atatürk’ün vasiyeti kapsamında İş Bankası’ndan gelmesi gereken 188 milyon liralık gelirin bulunmadığını belirterek, söz konusu gelire Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun “Bankacılık sektörünün öz kaynak yapısının güçlü tutulması için” aldığı karar nedeniyle aktarılmadığına dikkat çekti.</p><p><strong>Sayıştay’ın raporunda şu ifadeler yer aldı:</strong></p><p>“T. İş Bankası AŞ, bankacılık mevzuatı çerçevesinde, Esas Sözleşme’ye göre 01.01.2018 – 31.12.2018 dönemi kar dağıtımı izni için <strong>BDDK</strong>’ya başvuruda bulunmuştur. BDDK, bankacılık sektörünün geneline ilişkin özkaynak yapısının olabildiğince güçlü tutulmasına yönelik ihtiyatlı politikası paralelinde kârın bünyede bırakılması gerekliliğinden hareketle, T. İş Bankasının 2018 yılı net dönem kârının Esas Sözleşmeye göre nakden dağıtılması talebini uygun bulmamıştır. Bu çerçevede, T. İş Bankası Yönetim Kurulunun 28.02.2019 tarihli kararı uyarınca, kârın Esas Sözleşme’nin 58’inci maddesinin (a) bendinde belirtilen yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan kısmının olağanüstü yedek akçeye aktarılması hususu, 30.03.2019 tarihli Banka Genel Kurulunca onaylanmıştır.”</p><p><strong>TÜRK DİL KURUMU’NA 192 MİLYON LİRA AKTARILMADI</strong></p><p>Sayıştay’ın 2019 yılı denetim raporunda Türk Dil Kurumu’na da İş Bankası’ndan gelmesi gereken paranın aktarılmadığı ortaya çıktı.</p><p>Raporda, Türk Dil Kurumu’na Atatürk’ün vasiyeti gereği aktarılması gereken 192 milyon liranın yine BDDK’nın kararı gereği verilmediği tespiti şu ifadelerle yer aldı:</p><p>"2019 yılı geliri olarak 206.632.000,00 TL öngörülmüş, yıl sonunda %15,83 artışla 239.355.458,58 TL gelir gerçekleşmiştir."</p><p>"İdare, en önemli gelir kalemi olan Atatürk’ün mirası kapsamında T. İş Bankası AŞ’den 2019 yılı için öngörülen 192.000.000,00 TL tutarındaki temettü gelirlerinden her hangi bir gelir elde edememiştir."</p><p>"T. İş Bankası AŞ, bankacılık mevzuatı çerçevesinde, Esas Sözleşme’ye göre 01.01.2018 – 31.12.2018 dönemi kar dağıtımı izni için BDDK’ya başvuruda bulunmuştur. BDDK, bankacılık sektörünün geneline ilişkin özkaynak yapısının olabildiğince güçlü tutulmasına yönelik ihtiyatlı politikası paralelinde kârın bünyede bırakılması gerekliliğinden hareketle, T. İş Bankasının 2018 yılı net dönem kârının Esas Sözleşmeye göre nakden dağıtılması talebini uygun bulmamıştır. Bu çerçevede, T. İş Bankası Yönetim Kurulunun 28.02.2019 tarihli kararı uyarınca, kârın Esas Sözleşme’nin 58’inci maddesinin (a) bendinde belirtilen yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan kısmının olağanüstü yedek akçeye aktarılması hususu, 30.03.2019 tarihli Banka Genel Kurulunca onaylanmıştır."</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Son 165 günün en yüksek seviyesi']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/son-165-gunun-en-yuksek-seviyesi-25185ebae953e-b0cd-4f7b-ad1d-68a9c0d103952020-10-19T23:43:00+03:00Admin 'Son 165 günün en yüksek seviyesi'

'Son 165 günün en yüksek seviyesi'

SİYASET

Admin
<p>Sağlık Bakanlığı,&nbsp;Türkiye'nin Günlük&nbsp; Koronavirüs Tablosu'nu paylaştı. 19&nbsp;Ekim'de açıklanan son 24 saatlik verilere göre; 1958 yeni vaka tespit edildi, vefat sayısı ise 75 olarak gerçekleşti. Böylece Türkiye'de koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 9 bin 371'e, toplam vaka sayısı ise 349 bin 519'a yükseldi.</p><h3><strong>GÜNLÜK İYİLEŞEN HASTA SAYISI 1424 OLDU</strong></h3><p>Son 24 saatte tedavisi tamamlanan 1424 hastanın daha taburcu olmasıyla toplam iyileşen hasta sayısı 305 bin 427'ye yükseldi. Toplam test sayısı 12 milyon 524 bin 561, ağır hasta sayısı 1447, hastalarda zatürre oranı yüzde 5.6 oldu.</p><p><a href="https://www.milligazete.com.tr/sites/71/uploads/2020/10/19/son-dakika-turkiye-de-19-ekim-gunu-koronavirus-13678232-7683-m.jpg?"><img src="https://www.milligazete.com.tr/sites/71/uploads/2020/10/19/large/son-dakika-turkiye-de-19-ekim-gunu-koronavirus-13678232-7683-m.jpg?" /></a></p><h3><br /><strong>165 GÜN SONRA HASTA SAYISI 1900'ÜN ÜZERİNE ÇIKTI</strong></h3><p>Hasta sayısı 165 gün sonra 1900'ün üzerine çıkarak 1958 oldu. Son olarak 7 Mayıs tarihinde 1977 hasta tespit edilmişti.</p><h3><strong>"AĞIR HASTA SAYISINI AZALTMADAN BAŞARIYA ULAŞAMAYIZ"</strong></h3><p>Bakan Koca, koronavirüs verilerine ilişkin Twitter&nbsp;hesabından yaptığı paylaşımda ise "Bugün tespit edilen 1.958 yeni hastamız var. Ağır hasta sayısını azaltmadan mücadelemizi başarıya ulaştırmamız güç. Bunu ancak tedbirlere birlikte uyarak güç birliği ile sağlayabiliriz. Sağlık çalışanlarımızın emeklerini katkı vererek yüceltelim" ifadelerini kullandı.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Kıdem tazminatı kaldırılıyor']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kidem-tazminati-kaldiriliyor-2518483f886a0-ab2f-4d5c-9650-61c967be46872020-10-19T23:28:00+03:00Admin 'Kıdem tazminatı kaldırılıyor'

'Kıdem tazminatı kaldırılıyor'

EKONOMİ

Admin
<p><strong>Kocaeli Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aziz Çelik, </strong>AK Parti'nin TBMM’ye sunduğu ve kamuoyunda ‘istihdam paketi’ olarak adlandırılan İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ni “Yeni torba yasa teklifi istihdam değil istismar paketidir” diye yorumladı.</p><p>Teklifte patronlara ‘bol kepçe’ teşvikler verildiğini, ancak işçileri yeni hak kayıplarının beklediğini vurgulayan Çelik, 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçilerin belirli süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılmasının önünün açılmasını şöyle yorumladı:</p><p>“Bu değişiklik her şeyden önce yaşa bağlı ayrımcılıktır. Bu ayrım anayasanın eşitlik ilkesinin ihlali anlamına gelmektedir. Sırf belli yaş gruplarında oldukları için milyonlarca işçi temel haklarından yoksun bırakılmaktadır.</p><p>Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmak işçi açısından büyük hak kayıpları yaratacaktır. Belirli süreli sözleşme ile çalışan işçiler kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamazlar. Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar iş güvencesi hükümlerinden yararlanamazlar.”</p><p><strong>‘EYT’LİLER DAHA GÜVENCESİZ KOŞULLARDA ÇALIŞACAK’</strong></p><p>“Şimdilik kıdem tazminatının fona devredilmesini ertelemiş görünen hükümet kıdem tazminatını parça parça ortadan kaldırmaya başlamış oldu” diyen Çelik, Twitter hesabından teklife ilişkin yaptığı paylaşımlarda, 25 yaş altı ve 50 yaş üstü işçilerin nasıl güvencesiz koşullarda çalıştırılacağını şöyle açıkladı:</p><p>“Bu teklif milyonlarca genç çalışanı ve işsiz ile emekliliği yaklaşan milyonlarca işçiyi etkileyecek. Bu teklif en çok emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) kapsamında olan işçileri etkileyecek. 50 yaş üstü olan EYT'liler daha güvencesiz koşullarda çalışacak. Teklifin diğer vahim düzenlemesi sosyal güvenlik hakkına ve özellikle de emeklilik hakkına darbe indirir niteliktedir. 25 yaşından küçük olup kısmi süreli olarak ayda 10 günden az çalışanlar işçilerin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmeyecek. 25 yaş altı gençlerin kısmi çalışmaları emeklilikte dikkate alınmayacak. Bu öneri anayasanın sosyal devlet, eşitlik ve sosyal güvenlik hakkına ilişkin hükümlerinin ihlali anlamına gelmektedir.”</p><p>Kıdem tazminatın fonu kurulması uzun süredir hükümetin gündeminde. İşveren ve işçi temsilcilerinin mutabık kalamadığı fon tartışmasında son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan "Kendi aranızda halledin" çağrısı yapmıştı.&nbsp;</p><p><strong>KIDEM TAZMİNATIYLA İLGİLİ DÜZENLEMEDE NE VAR</strong></p><p>Belirli süreli iş sözleşmesi, işçinin 25 yaşını doldurmamış veya 50 ve daha yukarı yaşta olma koşulunu sağlaması kaydıyla, mevcut koşullar aranmadan yazılı yapılabilecek. 25 yaşını doldurmamış işçiler ile yapılacak belirli süreli iş sözleşmelerinin süresi, işçinin 25 yaşını doldurduğu tarihi geçemeyecek. Bu hüküm uyarınca bir defada veya yenilenerek yapılan belirli süreli iş sözleşmelerinin toplam süresi 2 yılı aşamayacak. Belirli süreli iş sözleşmesi yapan kişiler sözleşmeleri bittiğinde kıdem tazminatı almaya hak kazanamıyor.</p><p><strong>KIDEM TAZMİNATI NEDİR? NASIL HESAPLANIR?</strong></p><p>Kıdem tazminatı; çalışan işçinin hizmet süresi boyunca verdiği emeğin karşılığını almasını sağlayan yasal bir sistemdir.&nbsp;</p><p>Kıdem tazminatı hesaplanırken işçiye çalıştığı her bir tam yıl için, giydirilmiş brüt ücretinin otuz günlük tutarı ödenir. Bir yıldan arta kalan süreler için aynı ücret üzerinden oranlama yapılmak suretiyle tazminat tutarı hesaplanır. Giydirilmiş brüt ücret; işçiye verilen ikramiye, prim, yakacak yardımı gibi çıkarları kapsar.</p><p>Kıdem tazminatından binde 7,59 yani, %0,00759 oranında damga vergisi kesintisi yapılır.</p><p>Kıdem tazminatında hesaplanabilecek bir maaşın tavanı vardır. 2019 Yılı için kıdem tazminatı tavanı 6380 TL idi. 2020 Yılı için kıdem tazminatı tavanı 6.730,15 TL'dir. Maaş bu tutardan yüksek olsa bile bu kadardan hesaplanır.<br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Galatasaray sahasında, Alanyaspor'a mağlup oldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/galatasaray-sahasinda-alanyaspora-maglup-oldu-25183f4e653bd-1429-4314-9b32-05ef12d945722020-10-19T23:01:00+03:00Admin Galatasaray sahasında, Alanyaspor'a mağlup oldu

Galatasaray sahasında, Alanyaspor'a mağlup oldu

SPOR

Admin
<p><strong>Galatasaray ile Alanyaspor, </strong>Süper Lig'in 5. haftasında karşılaştı. Mücadede 2-1 Alanyaspor galibiyetiyle sonuçlandı. Galatasaray'ın golünü 34. dakikada penaltıdan Falcao atarken Alanyaspor'un sayılarını 43. dakikada frikikten Babacar ve 90+5'te Davidson kaydetti.</p><p>Ev sahibinde Belhanda'nın 70. dakikada attığı gol VAR incelemesi sonucu iptal edildi. Alanyaspor'da ise 89. dakikada Mustafa Pektemek'in şutu direkten döndü.</p><p>Galatasaray'da Etebo 30 ve 45+2'de sarı kart görüp kırmızı kartla takımını 10 kişi bıraktı.</p><p>Bu sonucun ardından Alanyaspor puanını 13 yapıp liderlik koltuğuna yeniden oturdu. Galibiyet hasreti 3 maça çıkan Galatasaray ise 7 puanda kaldı.</p><p><img alt="galatasaray1.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/19/galatasaray1.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></p><p><strong>MAÇTAN ÖNEMLİ ANLAR</strong></p><p>1' Babel soldan sıfıra indi, içeri çevirdiği topu savunma kesti.</p><p>4' Babacar'ın sağdan geriye çıkardığı topa Bakasetas gelişine vurdu, Fatih köşede kurtardı topu.</p><p>7' Babel'in Falcao'ya doğru gönderdiği uzun pasta top auta çıktı.</p><p>12' Emre Akbaba'nın soldan ön direğe kullandığı köşe vuruşunda Marcao'nun Juanfran'a yaptığı hareket sonrası hakem faul düdüğünü çaldı.</p><p>15' Galatasaray gole yaklaştı! Linnes'in ara pasında savunma arkasına sarkan Babel sağından gelen Emre Kılınç'ı gördü. Emre sağ çaprazdan vuruşunda kaleci Marafona'yı geçemedi.</p><p>16' Emre Akbaba'nın sağdan kullandığı köşe vuruşunda Luyindama'nın kafası kalecide kaldı.</p><p>16' Alanyaspor hızlı çıktı. Bakasetas'ın soldan içeri doğru basında Bareiro'nun vuruşu dışarı gitti.</p><p>20' Savunma arkasına sarkan Babacar'ın vuruşunda Fatih'ten dönen topu eliyle önüne alınca düdük geldi. Babacar sarı kart gördü. Pozisyon sonrası iki takım oyuncuları arasında kısa süreli bir gerginlik oldu.</p><p>26' Luyindama'nın pasında topla buluşan Emre Kılınç'ın uzaklardan vuruşunda savunmaya çarpan top kalecide kaldı.</p><p>30' Salih Uçan'ı faulle durduran Etebo sarı kart gördü.</p><p>32' Bareiro ile Taylan orta alandaki mücadeleleri sonrası yerde kaldılar ve kısa süreli sakatlık geçirdiler. İki oyuncu da maça devam ediyor.</p><p>33' Galatasaray penaltı kazandı! Ceza alanına gelen uzun topa yükselen Moubandje'nin elle oynadığını işaret etti hakem.</p><p>34' Falcao penaltıda topu ağlara yolladı. 1-0</p><p>37'Alanyaspor'da Babacar'ın ceza sahasının sağ çaprazından çektiği şutu Saracchi'ye çarpıp kornere gitti. Alanyasporlu futbolcular Saracchi'nin topu eliyle kestiği yönünde itirazda bulunsalar da maçın hakemi oralı olmadı.</p><p>42' Bareiro'ya faul yapan Marcao sarı kart gördü.</p><p>43' Babacar frikikten attı! Alanyaspor eşitliği yakalıyor... 1-1</p><p>45+2' Etebo, Salih Uçan'a yaptığı faulün ardından ikinci sarı kartını gördü ve oyun dışında kaldı. Galatasaray 10 kişi.</p><p><img alt="galatasaray2.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/19/galatasaray2.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></p><p><strong>İLK YARI: 1-2</strong></p><p>46' İkinci yarı pozisyonla başladı! Bakasetas'ın pasında Bareiro'nun sol çaprazdan vuruşunda top dışarı gitti.</p><p>46' Galatasaray'da Belhanda ve Ömer Bayram oyunda, Falcao ve Emre Akbaba kenara geldi ikinci yarıda...</p><p>52' Taylan'a sert bir faul yapan Salih Uçan sarı kart gördü.</p><p>56' Bakasetas'ın sol çaprazdan şutunu Fatih köşeden çeldi.</p><p>59' Salih Uçan'ın sağdan kullandığı köşe vuruşunda ceza alanı dışına seken topa Babacar çok sert vurdu, top az farkla auta gitti.</p><p>67' Galatasaray'da hakeme itiraz eden Belhanda sarı kart gördü.</p><p>70' Belhanda attı! Galatasaray yeniden öne geçiyor... Rakip kale sahasında oluşan karambol sonrası topu önünde bulan Belhanda'nın ceza yayı sağından vuruşunda top ağlara gitti.</p><p>73' Hakem Galatasaray'ın golü için VAR incelemesini işaret etti ve golü iptal etti.&nbsp;</p><p>Gol öncesi pozisyonda Babel'in elle oynadığını işaret ediyor hakem...</p><p>78' Babel'e faul yapan Siopis sarı kart gördü.</p><p>83' Galatasaray'da hakeme itiraz eden kaleci Fatih sarı kart gördü.</p><p>84' Galatasaray'da Diagne ve Donk oyuna giriyor. Taylan ve Emre Kılınç oyundan çıktı.</p><p>87' Alanyaspor hızlı atakla gole yaklaştı! Davidson'un ceza alanına girerken vuruşunda top yandan dışarı gitti.</p><p>89' Mustafa Pektemek'in ceza alanı dışından vuruşunda top direkten döndü!</p><p>90+5' Davidson attı! Alanyaspor öne geçiyor... Berkan'ın sol kanattan vuruşuna ceza sahasında dokunan Davidson'un vuruşu ağlarla buluştu!</p><p>Maç sona erdi: 1-2</p><p>&nbsp;</p><p><img alt="galatasaray3.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/19/galatasaray3.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></p><p><strong>İLK 11'LER</strong></p><p><strong>GALATASARAY:</strong>&nbsp;Fatih, Saracchi, Marcao, Luyindama, Linnes, Etebo, Taylan, Emre Akbaba, Emre Kılınç, Babel, Falcao</p><p><strong>YEDEKLER:</strong>&nbsp;Okan, Şener, Belhanda, Donk, Kerem, Ömer, Emre Taşdemir, Arda, Feghouli, Diagne</p><p><strong>ALANYASPOR:</strong>&nbsp;Marafona, Juanfran, Tzavellas, Caulker, Moubandje, Siopis, Salih, Davidson, Bakasetas, Bareiro, Babacar.</p><p><strong>YEDEKLER:&nbsp;</strong>Ufuk, Ahmet, Berkan, Fatih, Ceyhun, Hasan, Efekan, Umut, Tayfur, Mustafa</p><p><img alt="galatasaray4.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/19/galatasaray4.jpg" style="height:800px; width:1200px" /></p><h3><a href="https://www.karar.com/spor-haberleri/super-lig-puan-durumu" target="_blank"><strong>İŞTE SÜPER LİG PUAN DURUMU</strong></a></h3><p><img alt="ekran-resmi-2020-10-19-14-22-57.png" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/19/ekran-resmi-2020-10-19-14-22-57.png" style="height:1416px; width:2276px" /><img alt="ekran-resmi-2020-10-19-14-23-05.png" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/19/ekran-resmi-2020-10-19-14-23-05.png" style="height:838px; width:2252px" /></p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Tekirdağ’da sahte içki operasyonu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tekirdagda-sahte-icki-operasyonu-251825004e56b-aa1a-4698-a3b0-0913e021f4ea2020-10-19T22:52:00+03:00Admin Tekirdağ’da sahte içki operasyonu

Tekirdağ’da sahte içki operasyonu

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Tekirdağ’ın Çorlu</strong> ilçesinde jandarma ekiplerinin bir bağ evinde yaptığı aramada 586 litre sahte içki, içki yapımında kullanılan malzemeler ele geçirildi, 1 şüpheli gözaltına alındı.</p><p><strong>Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı </strong>Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Çorlu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, yaptıkları çalışmada A.G.'ye ait bağ evinde sahte içki üretilip, piyasaya sürüldüğünü belirledi. Eve operasyon düzenleyen jandarmanın yaptığı aramada sahte 570 litre şarap, 16 litre rakı olmak üzere 586 litre sahte içki, rakı yapımında kullanılan damıtma sistemi&nbsp;4&nbsp;derece ele geçirdi.</p><p>Ele geçirilen sahte içkilere imha edilmek üzere el konulurken, gözaltına alınan ev sahibi A.G. ile ilgili soruşturma başlatıldı.</p><p><img alt="sahte-icki-tekirdag2.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/19/sahte-icki-tekirdag2.jpg" style="height:746px; width:1200px" /></p><p><strong>ÖLÜM SAYISI 63 OLDU</strong></p><p>Kırıkkale'de başlayan ve en çok İzmir'de ölümlere neden olan sahte içki faciasında ölü sayısı yine artmıştı. Son olarak Zonguldak, İzmir, Kırklareli&nbsp;ve Aydın'dan gelen ölüm haberleriyle birlikte sayı 63'e yükselmişti. &nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Eğitim öğretim reformu yapmamız gerekiyor']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/egitim-ogretim-reformu-yapmamiz-gerekiyor-25181a61879e5-8f70-461f-9ede-3411cfaf14732020-10-19T22:40:00+03:00Admin 'Eğitim öğretim reformu yapmamız gerekiyor'

'Eğitim öğretim reformu yapmamız gerekiyor'

SİYASET

Admin
<h2><strong>“18 yılda eğitim, kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadık, bu konuda kendimi biraz mahzun hissediyorum”</strong></h2><p>Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi Külliyesi açılış töreninde konuştu.</p><h3><strong>"TÜRGEV eğitim öğretim alanında ülkemize en önemli marka olmuştur"</strong></h3><p>Erdoğan, "İbn Haldun Üniversitemizin ilk etabı tamamlanarak hizmet vermeye başlayan külliyesinin şehrimize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu güzel günde heyecanımıza ortak olan Azerbaycanlı dostumuz ve Katarlı kardeşlerime vekaleten şükranlarımı sunuyorum. TÜRGEV okul öncesinden üniversiteye kadar eğitim öğretim alanında ülkemize en önemli marka olmuş böyle bir duruma gelmiştir. Bu hizmetlerin ifasına destek olan herkesin ortaya çıkan manevi hasıladan istifade edeceğine inanıyorum."&nbsp;dedi.&nbsp;</p><p>Erdoğan,&nbsp;"İbn Haldun Külliyesi, hem gerisindeki felsefi birikim, hem mimarisi, hem donanımıyla gerçekten iftihar verici bir eserdir. Öğrencilerimizin derslerinde ve ders dışı faaliyetlerinde ihtiyaç duyacağı tüm faaliyetleri barındıran bu külliye, Mimar Sinan'dan alınan ilhamla yapılmıştır. Lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin bu güzel atmosferde ülkemizde sosyal bilimler alanında yeni kapılar açacağına inanıyorum. Faaliyete başlamasının üzerinden çok kısa süre geçmesine rağmen üniversitemiz bu misyona layık olduğu işaretlerini veriyor."&nbsp;düşüncesini dile getirdi.&nbsp;</p><p>Erdoğan,&nbsp;"Üniversitemizin ismini aldığı İbn Haldun dünyada sosyoloji ilminin kurucusu olarak kabul edilir. Kendisi bunu ümran ilmi olarak tarif eder. Tunus, Cezayir, Mısır gibi coğrafyalarda ilimle, yöneticilikle geçen İbn Haldun bu tecrübelerini Mukaddime'yle insanlığın istifadesine sunmuştur. Esasen bu çerçeve İbn Haldun Üniversitesi’nin üzerine inşa edildiği değerleri de özetliyor." diye konuştu.&nbsp;</p><h3><strong>"Fikri bir buhranın içinde çırpınıyoruz”</strong></h3><p>Erdoğan, "Yaşadığımız her hadise geçmişi anlamadan geleceği kavramanın mümkün olmadığını hatırlatıyor. Mesele siyasi ve ekonomik taraflarını bir kenara bırakıp, sadece ilmi yönüyle bakacak olursak Batı dünyası ilhamını bizim köklerimizden almıştır. Biz kendi köklerimizi unutarak veya dışlayarak onun türevlerini esas alarak iki asırdır kendimize yol ve yön bulmaya çalışıyoruz. Fikri bir buhranın içinde çırpınıyoruz. Siyasi ve ekonomik bağımsızlığın temelinde fikri bağımsızlık yatar.Osmanlı'dan cumhuriyete ülkemizin yaşadığı bu tartışmaların temelinde geleceğimizi nerede arayacağımız yatmıştır."&nbsp;ifadesini kullandı.&nbsp;</p><p>Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti:&nbsp;</p><h3><strong>“Kendimizi kontrolsüz bir batılılaşma fırtınası içinde bulduk”</strong></h3><p>"Ülke ve millet olarak kendimizi kontrolsüz bir batılılaşma fırtınası içinde bulduk. Aklı hür, fikri hür, vicdanı hür nesiller yetiştirilmek üzere çıkılan yolun Batı taklitçiliğine dönüşmüş olması cumhuriyetimizin en büyük kaybıdır.</p><p>Her dönemde elbette bu fikri sancıyı yaşayan, arayışı sürdürmeye çalışan dava insanları çıkmıştır. Ama bunların sesi ve üretimi devlet gücünü de arkasına alan kayıtsız şartsız Batıcılığı savunan zihniyetin faşist dayatmaları karşısında yetersiz kalmıştır.</p><p>Türkiye'nin siyasi, ekonomik, askeri olarak yeniden kendine güvenini kazandığı şu son dönem, bu tür tartışmaların daha adil şartlarda yürümesine de imkan vermiştir. Türkiye bu fikri tartışma zenginliğini hayırlı bir inkişafla neticelendirecektir.</p><h3><strong>“18 yılda eğitim, kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum”</strong></h3><p>Hükûmet olmakla muktedir olmak, muktedir olmakla iktidar olmak arasındaki farkı iyi biliyorsunuz. Gerçek iktidarın fikri iktidar olduğunu iyi biliyoruz. Tek tek bireylerden başlayarak, toplumun tamamına uzanan fikri iktidar yolu zor ve zahmetli bir süreçtir. Kendimi bu konuda mahzun hissediyorum. 18 yılda her alanda tarihi eserlere ve hizmetlere imza attığımızı eğitim, kültürde arzu ettiğimiz ilerlemeyi sağlayamadığımızı düşünüyorum.</p><h3><strong>“Medyamız bizim sesimizi ve nefesimizi yansıtmıyor”</strong></h3><p>Genç bir nüfusa sahibiz ama medeniyet tasavvurumuzu layıkıyla hayata geçiremiyoruz. Medyamız en modern alt yapıya sahip ama bizim sesimizi ve nefesimizi yansıtmıyor. İlimde, sanatta, kültürde benzer sıkıntılarla karşı karşıyayız. Dünyaya kendimizi anlatamıyoruz. Bunun için de fikri iktidarımızı da hâlâ tesis edemediğimiz kanaatindeyim. Hiç kimsenin bu arayıştan rahatsız olmaması gerekir. Bir şekilde önüne konan çerçeveye körü körüne inanan ve fanatikliğini yapanın kendisine de ülkesine de hayrı olmaz.</p><h3><strong>“Bize lazım olan ilhamını gelenekten alan yenilikçilik”</strong></h3><p>Taklitçilik mevcudun ardından girmek demektir. Bize lazım olan ilhamını gelenekten alan yenilikçiliktir. İletişim mecralarının böylesine geliştiği günümüzde başka türlü hareket etmenin mümkün olmadığını biliyoruz. Günlük hayatımızda otomobili bırakıp atı ulaşım aracı olarak görme gibi şey yok.</p><h3><strong>“Her alanda olduğu gibi fikri alanda da üretici olma peşindeyiz”</strong></h3><p>Bizim derdimiz arayışımız başka. Dünyadaki hâkim fikri anlayışın ve fiili düzenin ardından giderek kendimize çok daha iyi bir medeniyet inşa edemeyeceğimize inanıyorum. Tek vazgeçilmezimiz inancımızın naslarıdır. Onun dışındaki her şeyi yeniden yorumlamak, üretmek mümkündür. Ne insanlığın milletimizin ve inancımızın binlerce yıllık birikimine sırtımızı döneceğiz, ne de modern dünya imkanlarını reddedeceğiz. İnsanoğlu kimi zaman iyi yönde, kimi zaman kötü yönde kendisini yenileyen bir varlıktır. Biz her alanda olduğu gibi fikri alanda da üretici olma peşindeyiz.&nbsp;Geleceğe bırakacağımız en kıymetli mirasın fikri bakımdan üretken nitelikle insan olduğu inancıyla bu doğrultuda var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz.&nbsp;</p><h3><strong>“Türkiye pek çok sapkın ideoloji ve akımın zehrine de maruz kalmış bir ülke”</strong></h3><p>Türkiye kuru kuruya Batıcılık saplantısı yanında, pek çok sapkın ideoloji ve akımın zehrine de maruz kalmış bir ülkedir. Fikri iktidarımızı bize ait olmayan bir medeniyete kaptırmamızın nedeni, bu sapkın akımların önlerinin bilinçli şekilde açılmasıdır.</p><h3><strong>“Yapmamız gereken kendi medeniyet birimimize uygun nesiller yetiştirmek”</strong></h3><p>Amorf bir nesil yetiştirme gayreti oldukça pahalıya mal olmuştur. Döktüğümüz nice gözyaşların, acıların gerisinde kuşaklar boyunca maruz kaldığımız fikri irtica vardır. Yapmamız gereken kendi medeniyet birimimize uygun nesiller yetiştirmektir. Türkiye'nin 2053 vizyonunun ana fikrini bu vizyon oluşturmalıdır. Ülkemizin geçmişten bugüne eğitim öğretim sistemi çocuklarımıza maddi bilgi yükleme üzerine kuruludur.&nbsp;Eğitim kısmı ihmal edilmiştir. Medyanın etkisiyle aile dahil geleneksel eğitim öğretim yapılarının gücü azalırken iyisi konulamamıştır. Zihinler popüler kültür ve sapkına akımların hezeyanlarla doldurulmuştur.</p><h3><strong>"Topyekûn bir eğitim öğretim reformu yapmamız gerekiyor"</strong></h3><p>Önceliğimiz aileden başlayarak çocuklarımızı hakkıyla yetiştirmek şarttır. Bu topyekun eğitim-öğretim reformu gerektirir.&nbsp; Tek ihtiyacımız olan değerlerini iyi bilen, kültürüne, tarihine sahip çıkan insanlar yetiştirmektir. Diğer hususlar için endişe etmeye gerek yoktur. Onlara sahip olabilmeleri için yeterli eğitim-öğretim hayatı vardır."</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Aşireti Ankara'da kurmuşsunuz']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/asireti-ankarada-kurmussunuz-25180dfe69c3a-c4c5-4d54-b25b-f81956439d992020-10-19T22:30:00+03:00Admin 'Aşireti Ankara'da kurmuşsunuz'

'Aşireti Ankara'da kurmuşsunuz'

SİYASET

Admin
<p>Ankara’da il başkanları toplantısında konuşan <strong>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu,</strong> erken seçim konusunda, "Ülkede vatandaşlarımız sefalet içindeyse yolsuzluk diz boyuysa, ülkenin onuru dışarıda yerle bir edilmişse biz her gün erken seçim istemeye devam edeceğiz" dedi.&nbsp;</p><p>Davutoğlu şunları söyledi:&nbsp;</p><h3><strong>"Size kendi başkanınız dahi güvenmez"</strong></h3><p>Aşiret mi diyorsun? Etrafa telkinde bulunmak ama gereğini yapmamak size ait bir meseledir. Hem Cumhurbaşkanlığı makamıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında kayınpeder damat ilişkisi olacak, bakan Türk ekonomisini yerin dibine sokmasına rağmen hala orada oturabilecek sonra da İlçe başkanlarına, il başkanlarına, teşkilat mensuplarına &nbsp;‘aşiretleşmeyin’ diyeceksiniz, aşireti Ankara’da kurmuşsanız taşrada ne arıyorsunuz siz. Ele verir talkını kendi yutar salkımı diye bir ifade var. Böyle şey olmaz. Güven kalmaz o zaman. Size kendi başkanınız dahi güvenmez.</p><h3><strong>"Milleti ekmeğe muhtaç ettiler"</strong></h3><p>Bahçeli nihayet Serok Ahmet diye saldırır, her gün ithamlarda bulunur, en sonunda aklına memleketin hayrına bir proje gelmiş. Ak Parti ne diyorsa onu meşru kılmaktan, yolsuzluklar konusunda saatini 17-25 Aralık’a ayarlamıştı, kendisiyle koalisyon görüşmelerine gittiğimiz de ilk şartı açıklığa kavuşmasıydı. O günden bu yana devletin her yerine yolsuzluk bulaştı, Bahçeli’nin sesi çıkmaz. Ve nihayet sesi çıktı ‘Askıda Ekmek Projesi’ getirdi. Çok büyük bir proje önemli bir proje, hem askı hem ekmek. Bir de yanına katık verse iyi olacaktı ama olmadı. Bu çok acı bir itiraftır. Millet ekmeğe muhtaç demektir. Millet ekmeğe muhtaçsa Bahçeli’ye düşen askıda ekmek teklifinde bulunmak değil, ortağı olan AK Parti Genel Başkanı’na dönüp ‘Milleti ekmeğe muhtaç etmeyin’ demesidir. Ama o ayrıştırma ile kutuplaştırma ile uğraşıyor. O halkımızın önemli bir kesimin kullandığı dil ile uğraşıyor bu bölücülüktür.</p><h3><strong>Erken seçim</strong></h3><p>Erdoğan, geçen hafta çok net bir ifade kullandı ve dedi ki ‘erken seçim söz konusu değil, erken seçimden bahsetmek kabile devleti anlayışını yansıtmaktır. 1 Kasım 2015’te Başbakan seçildiğimde Türkiye demokrasisinde alınan en yüksek oy ile 4 yıl seçim yok diye gündeme geldi ama 6 ay sonra 4 yılı karartan bir parti içi darbe bize karşı yapıldı. Cumhurbaşkanı’na halk inanır mı? Biz söylesek inanır bakın söyleyeyim. Peki halk inanır mı? Siz daha 2 yıl önce 2018 Mart ayında erken seçimden bahsetmek vatana ihanettir demişsiniz, ortağınız sayın Bahçeli ile birlikte ama Nisan’da Bahçeli erken seçim yapılması lazım demiş Mayıs’ta seçim kararı alıp Haziran’da seçime gitmişsiniz. Böyle bir siyasetçiye halkın güvenmesi mümkün mü? Siyasal sisteme güvenmesi mümkün mü? Halk bu kadar tecrübeden sonra son olarak da bu tecrübeden sonra her an seçim olacakmış gibi tetikte bekler. Güvensizdir. Seçim demek ister istemez bazı yatırımların ertelenmesi demektir. Tedbirli davranmak demektir. Bunu halk yapar.</p><p>Devletin bütün sistemini çökertmişsiniz sonra kabile devletinden bahsediyorsunuz. Cumhurbaşkanı, bazen psikolojik olarak sizin altında bunlar yer eder. Bir şeyden kaçtığı zaman insan onu zikreder veya buna kapıldığı zaman sürekli dilindedir. Kabile devleti buradan bizim de erken seçimden bahsetmemizden rahatsızlık duydu. Ülkeyi doğru dürüst yönetsinler, erken seçimden kimse bahsetmez, ülkede vatandaşlarımız sefalet içindeyse yolsuzluk diz boyuysa, ülkenin onuru dışarıda yerle bir edilmişse biz her gün erken seçim istemeye devam ediyoruz diyeceğiz.&nbsp;</p><h3><strong>"Ahmak" sözlerini sineye çekmektir</strong></h3><p>Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı, partililerine ‘Yakınlarınızı atayarak aşiretleşmeyin’ dedi. Kabile aşiret bir insanın zihninde ne varsa diline de o yansır. Kendisi devleti kabile devletine döndürdü, bir gün söylediğini &nbsp;ertesi gün reddediyor. Ben rahip Bronson’u bu can bu tendeyken teslim etmem diyor, Trump’tan &nbsp;5ay sonra bir tehdit alıyor ve hemen sonrasında Rahip Bronson’u teslim ediyor.&nbsp; İşte kabile devleti anlayışı diyorsanız, Cumhurbaşkanı kabile devleti anlayışı orada. Kabile devleti anlayışı erken seçim yapmakta değil. Seçim demokrasinin ölçüsüdür. Kabil edevleti anlayışı bir başka devlet başkanı ‘Ahmak olma’ diye mektup yazdığında, o mektubu sineye çeken anlayıştır. Ve biz susacağız.</p><p>Hukuka güven kalmamışa hiçbir şekilde kendinizi güvende hissedemezsiniz. Üç hafta içinde AYM’nin itibarını yerle bir ettiniz. Şimdi halk size nasıl güvensin? Kuvvetler ayrılığını yok ettiniz. Aym bir karar verdi, bu kararı eleştirebilirsiniz ama gereğini yapmak zorundasınız. Bir alt mahkeme AYM’nin kararını yok saydı, bu devlette kaos var demektir. Daha önce de AYM Başkanı ile İçişleri Bakanı arasında bir polemik yaşandı. İçişleri Bakanı bulunduğu makama yakışmayacak bir biçimde üstü kapalı bir şekilde ülkenin sokaklarında huzur olmadığını ifade etmiş oldu “Ben korumasız gezerim ama siz gezebilir misiniz?” dedi. Bu devlet krizidir.</p><h3><strong>"Bahçeli 'TRT Kürdi'yi kapatın' diyebilir"</strong></h3><p>AK Parti Genel Başkanı’nın, Cumhurbaşkanı kutuplaştırıcı bir kullanmaya devam ettiği sürece kendisine Ak Parti Genel Başkanı diyeceğim ben, Cumhurbaşkanına layık bir dil kullandığında Cumhurbaşkanı diyeceğim. AK Parti Genel Başkanı Şırnak’ta konuştu, TRT Kürdi’de alt yazı bandında Serok Erdoğan yazıyor, Kürtçe devam ediyor. Şimdi ya Bahçeli Erdoğan’a döner şu TRT Kürdi’yi kapat falan dermiş Allah muhafaza, &nbsp;ya öğret Serok yanlış bir şey de, ya da bir izahta bulunsun. Bahçeli siyaset insanları tahrik etme sanatı değil buluşturma kaynaştırma sevdirme sanatıdır."&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Buğra Kavuncu hakkında 'FETÖ' iması]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bugra-kavuncu-hakkinda-feto-imasi-251790c4f20e0-edf5-4b2b-931d-8ba47b5806672020-10-19T22:00:00+03:00Admin Buğra Kavuncu hakkında 'FETÖ' iması

Buğra Kavuncu hakkında 'FETÖ' iması

SİYASET

Admin
<p>CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtlayan <strong>İyi Parti İstanbul Milletvekili&nbsp;Ümit&nbsp;Özdağ,</strong> <strong>İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu</strong>'nun geçmişte Kazakistan <strong>Türk İşadamları Derneği</strong>'nin başkan yardımcılığını yaptığını, bu derneğin 15 Temmuz sonrası Türkiye'nin başvurusuyla kapatıldığını söyledi. Kavuncu hakkında 'FETÖ' imasında bulunan Özdağ,<strong> "Sayın Genel Başkana ben bu uyarıyı yaptığım zaman 2 devlet görevlisiyle konuştuğunu, Buğra'yla ilgili kendilerinde kayıt olmadığını söylemişler" </strong>ifadesini kullandı.</p><p>Hakan'ın "İstanbul İl Başkanınızı FETÖ'cülükle mi suçluyorsunuz" sorusunu yanıtlamayan Özdağ, Hakan'ın "Buğra Kavuncu'ya FETÖ'cülük imasında bulundu" yorumunu ise sessiz kalarak karşıladı.</p><p><strong>Özdağ'ın konuya ilişkin açıklamalarından satır başları şöyle:</strong></p><p>"Buğra Kavuncu, FETÖ'nün yurt dışındaki en büyük sivil toplum örgütü olan <strong>Kazakistan Türk İşadamları Derneği</strong>'nin başkan yardımcılığını yapmış, yıllarca yapmış. Devlet 15 Temmuz'dan sonra bu derneğin kapatılması için Kazakistan'a başvurmuş, kapatılmış. Bunun izahı yok, bana yapılmadı. Sayın Genel Başkana ben bu uyarıyı yaptığım zaman 2 devlet görevlisiyle konuştuğunu, Buğra'yla ilgili kendilerinde kayıt olmadığını söylemişler. Bunu da kabul ederim ama ben yıllarca FETÖ konusunda mücadele etmiş, tavrını ortaya koymuş, bu konuda büyük hassasiyet göstermiş bir insan olarak, bir siyasetçi, Türk milliyetçisi olarak bu izahatla tatmin olmam.</p><p>"Çok net söylüyorum, FETÖ'cü bir sivil toplum örgütünün eğer başkan yardımcılığını yapıyorsanız, öncesindeki başkan ve sonrasındaki başkan FETÖ'cüyse, bu arada FETÖ'yle ilgili yıllar boyunca bir tane olumlu veya olumsuz açıklamanız yoksa, sosyal medya hesaplarınız bomboşsa, bu şekillendirilmiş demektir. Hayatın normal akışına aykırıdır. Bunun doğru olmadığını düşündüğüm için daha partiye gelmeden önce bu uyarımı yaptım. Açık bilgilere baktığınız zaman FETÖ'nün kendi yapılanması içerisinde önemli pozisyonları dışında kendi elemanları dışında kimseyi getirmediğini biliyoruz. Ben ne söylediğimi gayet iyi bilerek, yıllardan beridir terör ve güvenlik konularında çalışan…</p><p>"Mümtaz'er Türköne'nin <strong>FETÖ </strong>operasyonunun her kademesini nasıl şekillendirdiğini ortaya koydum. Hiçbir zaman devlet güvenliğiyle ilgili meselelerle boşa ve iç siyaset için kullanmadım. Mümtaz'er Türköne FETÖ yandaşıdır. Bildiği halde FETÖ'nün mesih olmadığını işbirliği yapmıştır. Buğra Kavuncu'nun durumunun ortaya çıkması lazım. Bu sivil toplum örgütünün neresinde neden görev aldığını açıklaması lazım.</p><p>"Türk milliyetçiliğinin iktidara gelmesi için bir hareket başlattık. Burada bu insanların yanlış bir çizgiye girmesine izin vermemiz söz konusu değil. Ben asla Türk milliyetçiliğinin bu temel ekseninin kırılmasına razı gelmem, bunun mücadelesini veririm. Partide kalıp veririm bunun mücadelesini. Partiyi manipüle etmek isteyen, geçmiş ilişkilerini izah etmeyen…"</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ekrem İmamoğlu muhtarlarla buluştu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ekrem-imamoglu-muhtarlarla-bulustu-2517801e82b17-4df6-49fb-abe1-0d7ff11520e52020-10-19T18:53:00+03:00Admin Ekrem İmamoğlu muhtarlarla buluştu

Ekrem İmamoğlu muhtarlarla buluştu

YEREL

Admin
<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, </strong>2015 yılından bu yana kutlanan <strong>“19 Ekim Muhtarlar Günü"</strong>nde, kentte görev yapan 12 mahalle muhtarını, Saraçhane’deki makam odasında ağırladı. Ziyarete; <strong>İstanbul Muhtarlar Federasyonu Başkanı Kadir Delibalta </strong>ile birlikte Siyavuşpaşa Mahallesi Muhtarı <strong>Selami Aykut, </strong>Yeşiltepe Mahallesi Muhtar <strong>Nadiye Polat, </strong>Mareşal Çakmak Mahallesi Muhtarı <strong>Nuray Aydın,</strong> Mollafenari Mahallesi Muhtarı <strong>Mehmet Ragıp Polat, </strong>Telsiz Mahallesi Muhtarı <strong>Edanur Menteş, </strong>Bostan Mahallesi Muhtarı <strong>Emin Ceylan,</strong> Fulya Mahallesi Muhtarı <strong>Bülent Abdullah Özen,</strong> Şişli Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı <strong>Gülay Değer, </strong>Sancaktepe Atatürk Mahallesi Muhtarı <strong>Cennet Taçyıldız,</strong> Acıbadem Mahallesi Muhtarı <strong>Rahşan Sertbaş </strong>ve Çengelköy Mahallesi Muhtarı<strong> Can Cumurcu</strong> katıldı. İBB Genel Sekreter Yardımcısı <strong>Murat Yazıcı </strong>ile Muhtarlıklar ve Gıda Daire Başkanı <strong>Ahmet Atalık</strong> da toplantıda hazır bulundu.</p><p><strong>“MUHTARLIK; DEMOKRASİNİN KIVILCIMI”</strong></p><p>Muhtarlarla bu özel günde buluşmanın kendileri için değerli olduğunu belirten İmamoğlu, şunları söyledi:</p><p>“Cesur bir makam diye tanımlarım hep muhtarlığı. Çünkü, hiç kimsenin etkisi altında kalmadan, kendi iradesiyle karar vererek, yola çıktığı andan itibaren vatandaşın oyuyla seçilen insanlar. Tam da demokrasinin kıvılcımı gibi. Muhtarlık süreci sönerse, o kıvılcım yok olursa, bence demokrasi Türkiye’de çok ciddi sıkıntı yaşar, yara alır. Bu bağlamda, geçmiş dönemlerde bazen muhtarlığı ya da muhtarlık mekanizmasını biraz aşağıya çalışmaya çalıştıklarında hep onu söylemeye çalışmıştım, şimdi de ifade edeyim; gerçekten dünyada olmayan örneklerden biri olarak, bize has bir makam olarak tanımladığımız muhtarlık, Türkiye’deki demokrasinin kılcal damarları… Bu olmadı mı da vücut olmuyor. Bu bağlamda makamınızın, sürecinizin kıymetinin farkındayız.”</p><p><strong>“İLETİŞİMİ GÜÇLÜ KILMAK İSTİYORUZ”</strong></p><p>Muhtarlarla daha sıkı işbirlikleri oluşturma konusunda çalışmaları olduğunu kaydeden İmamoğlu, “Bu noktada hem federasyon başkanlarımız olsun hem de muhtarlarımızla birebir denk geldiğimizde olsun; bu iletişimi nasıl güçlü kılarız diye bir çalışma içerisindeyiz. Elbette sizin de öneri, tavsiye ve yol göstericiliğinize ihtiyaç var en doğruyu bulmak adına. Bu, tamamen İstanbul’un lehine bir irtibat kurmaktır. Kişisel ya da siyasi menfaatimiz üzerine kurulu bir işbirliği çalışması asla değildir ve asla olmayacaktır” dedi.</p><p><strong>MUHTARLIK BÜTÇESİ KONUŞULDU</strong></p><p>İmamoğlu’nun muhtarlarla buluşmasında, “muhtarlık bütçesi” konusu da gündeme geldi. Bu konuda CHP’nin bir kanun önerisi çalışması olduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Benim bildiğim, bu Meclis’e bile sunuldu ama kabul edilmedi. Şu anda biz, bir ‘Yerel Yönetimler Taslağı’ da çalışıyoruz. Ben, bu konuyu onun gündemine de ekleyeceğim. Şimdi muhtemelen bu kanun gelecek Meclis’e belediyelerle ilgili. Bu konuyu da bir gündem parçası yaptıracağım. Çünkü bu iş, iki dudağın arasında olmaz. Bu öneriyi getirelim, siz de bu işin kamuoyu gücünü oluşturun” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>MUHTARLARDAN FATİH TABLOSU ZİYARETİ</strong></p><p>Ziyarete katılan muhtarlar, toplantının ardından İBB Saraçhane Yerleşkesi’nde halka açılan, içinde Fatih Sultan Mehmet’in tablosunun bulunduğu sergiyi gezdi. Sergiyi görmekten duydukları memnuniyeti dile getiren muhtarlar, meslektaşlarını, kenti 1453’te fetheden Fatih Sultan Mehmet’in 1480 yılında İtalyan ressam Gentile Bellini’nin atölyesinde yapılan orijinal tablosunu görmeye davet etti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bilal Erdoğan'dan süpriz ziyaret]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bilal-erdogandan-supriz-ziyaret-2517797a863f2-f5cc-470a-a54a-b2689b26d5262020-10-19T18:47:00+03:00Admin Bilal Erdoğan'dan süpriz ziyaret

Bilal Erdoğan'dan süpriz ziyaret

GÜNCEL

Admin
<p>Ünlü radyo programcıları ve fenomenlerden oluşan<strong> 'Kamp Tayfa' </strong>Türkiye'nin dört bir yanında çadır kurmaya devam ediyor. Kamp Tayfa'nın son durağı ise <strong>Marmaracık Gençlik Kampı </strong>oldu. Her kampta bir sürpriz isminde konuk olduğu maceraya bu sefer <strong>Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan </strong>misafir oldu.</p><p>Kemal Ekşioğlu, <strong>Hakkı Alkan,</strong> Adem Metan, <strong>Hopdedik Ayhan,</strong> Odun Herif, <strong>Argostroloji,</strong> gibi isimlerden oluşan Kamp Tayfa'nın bu haftaki durakları İstanbul oldu. Kamp Tayfa çadırlarını Marmaracık Gençlik Kampı'na açtı. Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı <strong>Bilal Erdoğan, </strong>oğlu Ömer Tayyip ile birlikte kampa katıldı.</p><p>Radyo programcıları, fenomenler ve gazetecilerin de içinde bulunduğu Kamp Tayfa ekibi günü çeşitli aktiviteler yaparak geçirdi. Marmaracık Gençlik Kampında geleneksel oyunların oynanabildiği alanları deneyimleyen ekip 'Ok Savaşları' için alanda yerini aldı. <strong>Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan</strong> ve oğlu alanda rakip oldular. Ok Savaşlarının kazananı Bilal Erdoğan'ın oğlu Ömer Tayyip'in bulunduğu takım oldu. Kamp Tayfa alanda bulunan geleneksel oyunlara hayran kalırken, gün boyu çeşitli oyunlar oynadılar.</p><p>Kamp ateşi etrafında toplanan Kamp Tayfa akşam saatlerinde aşık <strong>Orhan Üstündağ</strong> ve oğlu İsrafil'in eşsiz atışmalarına şahit oldu. Dinlenme vaktinde ise <strong>Bilal Erdoğan</strong>'da oğlu ile birlikte çadır kurarak geceyi Kamp ekibi ile birlikte geçirdi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['İSMEK giderse ÜSMEK gelir']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ismek-giderse-usmek-gelir-25176384ca4b8-9c70-439b-a6c5-203f2f2f4d392020-10-19T18:35:00+03:00Admin 'İSMEK giderse ÜSMEK gelir'

'İSMEK giderse ÜSMEK gelir'

YEREL

Admin
<p><strong>Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek,</strong> Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'n katılımıyla bugün açılışı yapılan <strong>ÜSMEK</strong>'te 18 ayrı kategoride toplam 80 sınıfta dersler başladı.</p><p><strong>Üsküdar Belediyesi </strong>tarafından bireylerin bilgi ve yetkinliklerinin geliştirilmesine katkı sağlamak, kişisel birikimlerini artırmak, meslekî ve sanatsal bilgilerini geliştirmek, istihdam sağlamak amacıyla Üsküdarlıların hizmetine sunulan ÜSMEK’te köklü gelenek sürüyor.</p><p>Üsküdar’da yaşayan herkesin hayatına dokunabilmek amacıyla titizlikle planlanan patentli bir eğitim projesi olan ÜSMEK’te yeni dönem başladı. Müzik ve Gösteri Sanatları, Sanat ve Tasarım, Kişisel Gelişim, Seramik ve Cam, El Sanatları, Giyim Üretim Teknolojileri, Diksiyon, Yabancı Dil ve alanları gibi 18 alan, 256 farklı programda hizmet verecek olan ÜSMEK, Üsküdar Belediyesi’nin sosyal belediyecilikte yarattığı farkı yeniden gözler önüne serecek. İstanbul’da İSMEK kurslarının azaltılarak sembolik hale getirilmesi üzerine Üsküdar’da binlerce kişi ÜSMEK’in 11 ayrı merkezinde eğitim görebilmek için Üsküdar Belediyesine başvuruda bulundu. Eğitimler titizlikle alınan pandemi önlemleri çerçevesinde gerçekleşiyor.</p><p><strong>Murat Sefa Demiryürek:</strong></p><p><strong>“Üsküdar’da eğitimin yaşı yoktur”</strong></p><p>Açılışta yaptığı konuşmada Üsküdar Belediyesi’nin bir girişimi olarak Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde projelendirilen ÜSMEK’in katılım ve kurs çeşitliliği açısından tüm İstanbul’a örnek olacağını belirten&nbsp;<strong>Üsküdar Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek,&nbsp;</strong>“Üsküdar, lisanslı sporcular sayısında, okul sporlarına katılım sayısında İstanbul’da çok iyi bir yerde. Eğer vatandaşlarımıza kurguyu doğru anlatırsak katılım konusunda asla sıkıntı çekmeyiz. Üsküdar’ın böyle bir kadirşinaslığı var. ÜSMEK kurslarını da bugün 11 farklı merkezde açıyoruz. Çok ciddi bir talep göreceğine inanıyorum. ‘Üsküdar’da eğitimin yaşı yoktur’ ilkesiyle tüm vatandaşlarımızın en azından yaşamlarının bir yönünü zenginleştirmeye yönelik misafir edeceğiz” diye konuştu.</p><p><strong>Hilmi Türkmen:</strong></p><p><strong>“İSMEK giderse ÜSMEK gelir’’</strong></p><p>Açılış konuşmasında ÜSMEK’in başta kadınlar olmak üzere tüm İstanbulluların hayatına dokunan bir meslek ve sanat edindirme hizmeti olduğunu vurgulayan&nbsp;<strong>Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen,&nbsp;</strong>şunları söyledi:</p><p>“İstanbul’da yaşanan siyasi gelişmeler karşısında İSMEK gibi platformlara yönelik ilgi, bazı yerel yönetimler tarafından anlayamadığımız bir şekilde azaldı. Bunu İstanbullu bir Üsküdarlı olarak söylemek zorundayım. Biz Üsküdar Belediyesi olarak İSMEK’in varlığının devam etmesi yönünde çok sayıda talep aldık. Bu konunun Üsküdar ölçeğinde giderilmesi yönünde çok talepler geldi. Biz de Milli Eğitim Bakanlığımız, valiliğimizle birlikte ortak bir protokol yaparak bu kursları Üsküdar’da&nbsp;<strong>ÜSMEK&nbsp;</strong>adıyla daha iyi bir noktaya taşıyacak şekilde açmaya karar verdik.’’</p><p><strong>Türkmen:</strong></p><p><strong>“Sosyal belediyecilikte örnek proje”</strong></p><p>‘’Bugün 18 ayrı dalda, 11 bölgede, 256 programda kurslarımızı açıyoruz. İnanıyorum ki, bu kurslarımızın başındaki uzman ekibimiz, bu kursları en iyi şekilde yürüteceklerdir. Belediyemizin sunduğu imkânlarla bu kursları daha ileri seviyelere ulaştıracak, bölgemize bu kursları yeniden kazandıracağız. ÜSMEK; sadece bir eğitim kursu değil, aynı zamanda önemli bir sosyal faaliyet alanı. Özellikle ev hanımlarımızın yeni insanlar tanımaya, sosyalleşmeye ihtiyacı var. İşin sosyolojik boyutu da en az meslek edindirme kadar önemlidir. Üsküdarımız bir hanım sultanlar ilçesidir. Tarihin her döneminde hanımlarımızın Üsküdar’da emeği çoktur. Dolayısıyla bu kursların devam etmesi noktasında, şehrimizin en önemli ilçesi Üsküdar’dır. Bizim bu girişimimiz diğer ilçelerimizi de harekete geçirdi. Farklı ilçeler, farklı isimler altında benzer kurslar açma girişimi içerisindeler. Üsküdar Belediyesi olarak sosyal belediyecilikte örnek bir projeye imza atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Desteği olan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. ”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Samile Mümin'e Experian Türkiye’de önemli görev]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/samile-mumine-experian-turkiyede-onemli-gorev-25175c769c04c-979f-40ae-8592-e2ee72501fd82020-10-19T18:23:00+03:00Admin Samile Mümin'e Experian Türkiye’de önemli görev

Samile Mümin'e Experian Türkiye’de önemli görev

EKONOMİ

Admin
<p>Yeni göreviyle ilgili <strong>Samile Mümin, </strong>“Veri ve analitik konularında öncü olan <strong>Experian</strong>’ın Türkiye genel müdürlüğü görevinin bana tevdi edilmesinden dolayı onur duydum. Sekiz yılı aşkın süredir bir arada çalıştığım ekip arkadaşlarımla yeni bir yolculuğa çıktığım için de ayrıca sevinçliyim.</p><p>Experian, Karar Destek çözümleri ile Türkiye’de halühazırda sektör standardı haline gelmiş durumda. Makine öğrenmesi gibi gelişmiş analitik yöntemleri de, Türkiye finans sektöründeki pekçok kurumla birlikte hayata geçirme imkanı bulduk. Önümüzdeki dönemde; kullanıma sunacağımız yeni veri, içgörü vefarklı analitik platformlar ile oyun kurucu rolumüzü devam ettireceğiz.</p><p>Aynı zamanda, kurumların geleneksel metodlarla çözmekte zorlandığı iş problemlerine, yapay zekâ kullanarak ortak çözümler geliştireceğimiz Experian Veri Bilimi Araştırma Merkezi’ni de <strong>EMEA</strong> bölgesinde ilk kez Türkiye’de hayata geçiriyoruz.” değerlendirmesini yaptı.</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Samile Mümin kimdir?</strong></p><p>İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden 1998’de mezun olan Samile Mümin, kariyerine Demirbank’ta başlamış, sonrasında HSBC Bank kurumsal bankacılık bünyesinde görevine devam etmiştir. 2006-2008 yıllarında Moody’s KMV Türkiye temsilciliğinde satış müdürü, 2008-2012 tarihleri arasında ise Asseco SEE bünyesinde iş geliştirme direktörlüğü yaptı. 2012-2019 arasında Experian Türkiye satış müdürü olan Samile Mümin, 2019’dan bugüne kadar satış direktörü görevini üstleniyordu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Coach Connect dünya çapında ses getirdi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/coach-connect-dunya-capinda-ses-getirdi-251743baa8639-656f-4561-abb1-e67eea87f7012020-10-19T17:22:00+03:00Admin Coach Connect dünya çapında ses getirdi

Coach Connect dünya çapında ses getirdi

TEKNOLOJİ

Admin
<p>Dünyanın bir numaralı golf medya şirketi <strong>Golf Digest, Rapsodo </strong>ile yaptığı işbirliğini Orlando’da gerçekleştirdiği bir lansman ile duyurdu. Golf Digest ve Rapsodo, <strong>Coach Connect </strong>platformu adıyla duyurdukları işbirliği ile dünya golf pazarında büyük ses getirdi. Yüksek teknolojik altyapıya sahip Rapsodo yazılım ve donanımlarının kullanıldığı platform, veri analizine dayalı hizmet modeliyle golf tutkunlarının performansını gözle görülür şekilde artırıyor. Farklı yetenek gruplarına hitap eden platform, sahip olduğu teknoloji sayesinde golf tutkunlarına güçlü bir oyun geliştirme deneyimi ve eğitimi sunuyor.</p><p>Üyelik modeliyle çalışan sistemde golf öğrencisi çektiği videoyu <strong>Rapsodo MLM</strong> uygulaması üzerinden kaydederek ünlü Golf Digest eğitmenlerinden istediği birine gönderiyor. Atış hızı, mesafesi, açısı, topun devri ve sapma oranı gibi atış performansının tüm detayıyla sunulduğu veriye dayalı altyapı sayesinde; dünyaca ünlü golf eğitmenleri, Türk yazılımcıların geliştirdiği Coach Connect platformu üzerinden eğitim veriyor.</p><p><strong>Yüzde 100 Türk yazılım mühendislerinin ürünü</strong></p><p>2021 yılında Türkiye ofisinde yüzde 100’ün üzerinde büyüme hedefleyen&nbsp;<strong>Rapsodo Türkiye Ofisi Direktörü Dilek Devran</strong>, “Merkezi Singapur, pazar odağı Amerika olan Rapsodo’nun Ar-Ge üssü İzmir Teknopark’ta faaliyet gösteriyor. Golf Digest işbirliğine zemin hazırlayan Coach Connect, çok gurur verici ki; tamamen Türk yazılımcıların ürünü. Dünyanın birçok ulusuna göre avantajlara sahibiz. Türk gençleri, potansiyelinin farkına varmalı. Onlara her fırsatta çağrımızı yineliyoruz. Gelin Rapsodo çatısı altında teknoloji geliştirip, ihraç edelim ve kullanıcıların değişen yaşamlarına birlikte şahit olalım” dedi.</p><p><strong>Türkiye’den dünyaya yazılım ihracatı atağı</strong></p><p>2011 yılında Singapur’da kurulan Rapsodo, ağırlıklı olarak Amerika ve Japonya pazarına hitap eden ürün ve teknolojiler geliştiriyor. 2018 yılında Türkiye’ye yatırım yapma kararı alan&nbsp;<strong>Rapsodo’nun Kurucusu ve CEO’su Batuhan Okur</strong>, “Rapsodo’nun küresel pazardaki büyüme eğrisi, Türkiye’ye yatırım yapmamızı hızlandırdı. Türkiye’ye ciddi Ar-Ge ve insan kaynağı yatırımı yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Çünkü dünyaya sunduğumuz yüksek teknoloji ürünlerinin Ar-Ge’sini Türkiye’den yönetiyoruz. Bu çok heyecan verici. Rapsodo Singapur doğumlu, Amerika’da büyüyen, Türkiye’de Ar-Ge yapan önemli bir oluşum, güçlü bir marka. Yakın gelecekte dikkat çeken yeni yatırımlarımızı duymaya devam edeceksiniz” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kibirli kişiler kendini kutsallaştırmıştır]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kibirli-kisiler-kendini-kutsallastirmistir-25173941e579f-a73e-46db-b4da-82a285354c572020-10-19T17:09:00+03:00Admin Kibirli kişiler kendini kutsallaştırmıştır

Kibirli kişiler kendini kutsallaştırmıştır

SAĞLIK

Admin
<p><strong>Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan,</strong> kibir ve gururun psikolojisi hakkında değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Toplumda kibir olarak bilinen gururun, aslında hastalık değil, hastalık belirtisi ve kişilik sorunu olduğunu belirten<strong> Prof. Dr. Nevzat Tarhan, </strong>“Kibir, kişinin büyüklük duygusunu yoğunlukla yaşamasıdır. Narsistik kişilik dediğimiz kişilik yapısı vardır. Bu kişilerin hayatlarının en büyük teması, büyüklük duygularının yüksek olmasıdır. Kendilerini özel, üstün ve seçilmiş görürler. Diğer insanları da küçük görürler. Bu kişilerin hak duyguları kendilerine yöneliktir. Bu kişiler sıra beklemekten hiç hoşlanmazlar. Trafikte sen benim kim olduğumu biliyor musun diyen kişiler tam narsistik kişilerdir. Kendilerini inanılmaz üstün ve ayrıcalıklı görürler ve bu ayrıcalığı her yerde kendilerine tanınmasını beklerler” diye konuştu.</p><p><strong>Kendini gerçekçi şekilde analiz eden kişide kibir olmaz</strong></p><p>Bu kişilerin psikolojik analizleri yapıldığında kişilerde özgüven değil, öz beğeni olduğunun görüldüğünü belirten <strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan,</strong> “Özgüven bir kişinin kendiyle barışık olmasıdır. Özgüven kişinin sağlığı açısından tavsiye edilmektedir ama öz beğeni kişinin kendisinde olmayan şeyleri varmış gibi görmesidir. Kişi kendinde olan şeyleri görürse zaten büyüklük duygusu yaşamaz. Kendini gerçekçi bir şekilde analiz eden bir insanda kibir olmaz. Her insan biriciktir, hiçbir insanı küçük görmemek gerekir. Narsistik kişiler kendilerini üstün, diğerlerini küçük görür. Bu durumu kişilik haline getirmişlerdir” dedi.</p><p><strong>Modernizm kibirli olmayı empoze ediyor</strong></p><p>“Öz beğeni kişinin kendisini beğenmesidir” diyen <strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan,</strong> şunları söyledi:</p><p>“Narsistik kişinin kendine hayranlık hastalığıdır. Kişiliğindeki en büyük ana tema da büyüklük duygusudur. Büyüklük duygusu olan kişiler sarımsak yemiş kişiler gibidir. Tevazulu gibi gözükürler ama tevazuunun arkasında kendini büyük görme vardır. Hatta kibirli birisi tevazuunun prim yaptığı bir ortama girmiş, aşırı tevazulu davranmış. ‘Sen niye böyle davranıyorsun önceden böyle değildin?’ diye sorulunca da ‘Ben tevazuda da en büyük olmalıyım’ demiş. İnsanoğlunda en önde olma, en iyi olma gibi bir duygu vardır. Bu, insanın ilkel ve vahşi bir duygusudur. İnsanın bu duygusunu eğitmesi lazım. Bu duygu herkeste az ya da çok var. Modernizm, kapital sistemde özgüven adı altında gururlu ve kibirli olmayı empoze ediyor. Kendini övmeyi beceri olarak sunuyor.”</p><p><strong>Kibirli kişiler kendini kutsallaştırmıştır</strong></p><p>Kibir duygusunun kendini büyük, diğerlerini küçük görmek olduğunu söyleyen <strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan,</strong> “Kibrin bir ucunda da şu vardır; başkalarını küçük görmezsin ama kendini büyük görürsün. Bu tarz kişiler mütevazı gibi gözükür. Fakat yakın ilişkilerde anlaşılır ki kişi kendini kutsallaştırmıştır. Bu tarz büyüklük kendine tapmaktır. Sahip olduğu birçok nimeti kendinden bilmektir. Bu durum yaratılış kanunlarına da varoluş felsefesine de aykırıdır” dedi.</p><p><strong>Kibirli kişiler yalnız kalırlar</strong></p><p>Kişinin dikkat etmesi gereken unsurun haddini bilmek olduğunu kaydeden <strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, </strong>“Büyüklük hastalığı olan kişiler sınırlarını ve nerede duracaklarını bilmezler. Ben en iyi liderim diyen kişilerdir. Büyüklenerek konuşan kişilerdir. İnsanlar anlamasa da bu davranışlar ahlaka zıt düşer. İnsanlar sevmez ve soğurlar o kişilerden. Bu tipler farkında olmadan sevilmezler. Kibir sarımsak kokusu gibidir, saklayamazsınız ses tonunuzdan bile anlaşılır. Kibir itici ve soğuk bir duygudur ve onun için kibirli kişiler yalnız kalır. Başarılı oldukları zaman etrafları dolu ve kalabalıktır. Emekli olduklarında veya başarılarını, güçlerini kaybettikleri zaman bu kişiler yapayalnız kalırlar. Bu sefer de insanları menfaatçi olmakla suçlarlar. Hâlbuki insanlar onları değil, onlardaki çıkar için yanlarında dururlar zaten. Büyüklük hastalığı olarak da adlandırabiliriz. Atalarımız hep söylemiş “Gururlanma padişahım senden büyük Allah var” diye. Bu, insanın psikolojik olgunlaşmasının en önemli engel unsurudur” dedi.</p><p><strong>Narsistik kişi sevgi yatırımını doğru yapamıyor</strong></p><p>İçindeki büyüklük duygusunu terbiye etmeyen bir insanın psikolojik olgunluğa erişemediğini kaydeden <strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, </strong>“Büyüklük duygusu yemek, içmek, üremek gibi insana kodlanmıştır. Narsisizm duygusu en çok olan varlık çocuktur. Çocuklar dünyayı kendi etraflarında dönüyor sanırlar. Büyüdükçe sevgi yatırımlarını diğer nesillere anne babalarına, hayata, yaşam felsefesine, varoluşa, yaratıcıya vs. yaparlar. Böyle durumlarda sevgi kaynağını doğru yönetmiş olur. Narsistik kişi bütün yatırımını kendine yapıyor. Freud şizofreniye de ‘Sekonder narsisizm’ demiş. Şizofren kişi kendi dünyasında yağmurlar yağdırır. Hastalık olan budur” diye konuştu.</p><p><strong>Kibirli kişiler, sıradanlıktan korkarlar</strong></p><p>Akıl sağlığı yerinde olduğu halde kendini özel, önemli, üstün gören bir kimsenin kibir özelliğini taşıyan bir kimse olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, şunları söyledi:</p><p>“Kibirli kişilerin arkasında müthiş bir korku vardır aslında. Sıradan olma korkusu vardır. Onun için ‘Sıradan olmaktansa hiç yaşamayayım’ der. Narsistik yaralanma dediğimiz yaralanma yaşar. Başarısız olduğu zaman ‘Ben başarısızım neden yaşayayım ki?’ diyerek intihar eder, narsistik yaralanma yaşayanlar. Onun için başarısızlığı tolere edemezler. Dünyada intiharın artış sebeplerinden birisi de narsisizmin bir illet şeklinde küresel olarak yayılmasıdır. Kendini yeryüzü Tanrısı gibi gören bir insanın her şeyi kontrol etmeye gücü yetmiyor.</p><p><strong>Herkesi kontrol etmek isterler</strong></p><p>Narsistik insanın en büyük özelliği ‘Ben her şeyi kontrol etmeliyim, hep benim dediğim olsun’ der. Aşırı kontrol duygusu vardır. Çocuğunun, eşinin gördüğü rüyayı bile kontrol etmek ister, bu davranışın arkasında narsisizm vardır. Mütevazı rolü oynasa bile iç dünyası öyle değildir. Sıradan olma korkusu nedeniyle devamlı çalışırlar. Kapital sistem bu kişileri çok iyi kullanır. ‘Başarısız olmaktansa ölmem daha iyi’ diyerek ölümüne devam ederler. “Ya ölüm ya başarı” yaşam felsefeleri budur. Çok çalışır, çok üretirler hep parmakla gösterilen, özel, üstün olmak isterler. Bunun için barışçıl olmayan rekabet yaparlar. Çelme takarlar, başkasının ekmeğiyle oynarlar. Sırf kendi güçlerini, iktidarlarını devam ettirmek için. Tehlikelidir. Dünyada da bunun üzerinden savaşlar çıkmıştır, aile içi kavgalar bu yüzden çıkıyor. Kendi dünyamızda, evimizde, toplumda iç barış istiyorsak önce narsisizmi terbiye etmemiz lazım.”</p><p>Böyle kişilerin duygularını yönetebileceğini belirten <strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, </strong>“Evlilikte hepimizin içinde narsistik eğilimler var. Bunun farkına vardığımız zaman korkmayalım bu bize yaşam enerjisi olabilir. Yani çok çalışkan yapar ama amacınızı egonuzu tatmin değil de toplumsal faydaya çevirmemiz lazım. Bireysel faydayı değil, toplumsal faydayı gözetmemiz lazım. Narsistik kişi içindeki başarılı olma eğilimini topluma faydalı olmaya çevirirse bu kişi narsisizmin yönünü değiştirmiş olur. Çünkü bu duyguyu öldüremeyiz. Bu aynı zamanda insanların alkışıyla beslenme duygusudur, şöhret duygusudur, zenginleşme duygusudur. Her insan zengin olamaz, ünlü olamaz, başarılı olamaz ama her insan iyi bir insan olabilir. Ego idealimizin ne olduğu önemli böyle durumlarda” dedi.</p><p><strong>Bu insanlarla nasıl baş edilebilir?</strong></p><p>Böyle kişilerle yaşamak zorunda olan kişilerin de olduğunu belirten<strong> Prof. Dr. Nevzat Tarhan, </strong>“Bir kişinin narsisizmini kontrol etmek istiyorsak önce kendimizden başlayacağız. İlişkilerde ne ezeceğiz ne de ezdireceğiz. Birinci ilke budur. Narsistik kişi kendi sınırlarını zorlar. Onun için narsistik kişiler kanser hücresine benzer. Kanser hücresinin özelliği nedir? Yanındaki dokuları harap ederek büyür. Doyumsuzdur, sorumsuzdur ve sınırsızdır. Karaciğerde başlar, büyür karaciğerle birlikte kendisiyle birlikte ölür. Ölümüne büyür. Narsisizm de böyledir, açgözlüdür. Hepimizin genç yaşta bile üç beş tane kanser hücresi vücudumuzun sağında solunda bulunur. Bağışıklık sistemi zayıfladığı zaman o hücreler çoğalır. Narsisizm de ruh kanseridir. Ruh yapımızı kanser gibi kaplar. Sosyal kanserdir aynı zamanda” diye konuştu.</p><p><strong>Narsistik kişi, eşini uzvu gibi görür</strong></p><p>Narsistik kişilerin aile ilişkilerini de olumsuz etkilediğini kaydeden <strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan,</strong> “Özellikle aile içinde erkeklerde daha çok oluyor. Para onda güç onda ve kontrol etmek istiyor eşini. Köle gibi görüyor. Narsistik kişi eşini uzvu gibi görür. Kalk der kalkar, dur der durur. Onu ayrı bir birey olarak görmez. Ona kendisinin ayrı bir birey olduğunu kişinin anlatması gerekiyor. Narsistik kişiye kesinlikle mütevazı davranılmaz. Narsistik kişinin karşısında mütevazı davranırsanız size nasihat vermeye başlar. ‘Sen başarılısın, iyi şeyler yaptın ama bu konuda şu gerekçelerle senin gibi düşünmüyorum’ diyerek o kişilerin kişiliğini değil yanlışlarını eleştirmek gerekir. Kişiliğini eleştirirseniz size saldırırlar. Mesela eşi, ‘Aslında iyi bir insansın, bizlere sahip çıkıyorsun bizler için çalışıyorsun ama şu davranışın iyi değil’ şeklinde duygularını dile getirirse bir müddet sonra iki taraf da birbirinin narsisizmini kontrol etmeye başlar. Böylece kontrol etmek isteyen kimse sınırları olduğunu anlar. Kişi kendi sınırına narsistik kişiyi sokmayacak. O nedenle birlikte yaşama bilinci geliştirmek için narsistik kişilere gerekçeleriyle birlikte hayır demek lazım. Biz böyle durumlarda zorluk çeken kişilerle hayır deme becerisi kazandırmaya çalışıyoruz” dedi.</p><p>Narsistik kişilerin değer verdiği şeyleri kaybetmekten korktuklarını ifade eden <strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan, </strong>“Bu kişilere ‘Bu şekilde devam edersen bunları kaybedersin’ denildiği zaman özeleştiri yaparlar. O nedenle bu kişilerin değer verdiği şeyleri bulmamız lazım. Değer verdiği şeyi kaybedeceğini anladığı zaman kendini değiştirmeye başlar. Narsisizmi devam etse bile davranışlarını düzeltebilir. Narsisizm de onun için sınır koyma becerisi çalışıyoruz. Kendi narsisizmimizi de yenmek için sessiz iyilikler yapılması tavsiye ediliyor. Göstere göstere yapılan iyilik narsisizmi besler. Narsisizmi eğitme yöntemidir bu. Ödev olarak bu kişilere sessiz iyilik yapmayı veriyoruz” dedi.</p><p><strong>Hataları yazılı olarak iletilebilir</strong></p><p>Narsistik kişinin toplum içerisinde eleştirdiğiniz zaman yara aldıklarını kaydeden <strong>Prof. Dr. Nevzat Tarhan,</strong> “Ama bu kişiyi tek başına çağırıp hatası söylendiğinde o kimse onuru kırılmadan hatasıyla yüzleşebilir. Buna rağmen kişi aynı hataya devam ediyorsa önce sözle uyarılır daha sonra gerekiyorsa yazılı olarak uyarılır. Aile içinde yazılı olarak uyarın diyoruz bazen. Bazı kişilere sözel uyarı değil yazılı uyarı daha etkili olmaktadır. Bunlara rağmen düzelmiyorsa somut adımlar atmak gerekebilir” diye konuştu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[‘İstanbul Triatlon ve Aquatlon Müsabakası’ gerçekleşti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbul-triatlon-ve-aquatlon-musabakasi-gerceklesti-25172f3fc2d79-5f3e-4d46-b7ce-f782dcc9a2ba2020-10-19T16:03:00+03:00Admin ‘İstanbul Triatlon ve Aquatlon Müsabakası’ gerçekleşti

‘İstanbul Triatlon ve Aquatlon Müsabakası’ gerçekleşti

SPOR

Admin
<p>Sporcuların kıyasıya mücadelesi ile başlayan etkinlik; sprint triatlon kategorisinde 750m yüzme, 20km bisiklet ve 5km koşu branşlarıyla devam ederken Aquatlon kategorisinde ise 2500m koşu, 500m yüzme ve 2500m koşu branşlarıyla son buldu. Etkinliğe P&amp;G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu ile <strong>Türkiye Triatlon Federasyonu Başkanı Bayram Yalçınkaya</strong> katıldı.</p><p><strong>Yarışlar, pandemi tedbirleri nedeniyle seyirciye kapalı olarak yapıldı.</strong></p><p>18 – 64 yaş arası triatlon lisansına sahip sporcuların yarıştığı organizasyon da sprint triatlon branşında kadınlar genel klasman kategorisinde 1:22:17 saniyelik derecesi ile Özge Uzun birincilik kürsüsüne çıkan isim oldu.1:24:17 saniyelik derecesi ile Melda Fatma Derviş ikinci olurken, 1:37:23’lük derecesi ile Esin Akkartal yarışı üçüncü olarak tamamladı.</p><p>Erkekler Genel Klasman Kategorisi’nde ise birincilik ipini göğüsleyen 1:11:58 saniyelik derecesiyle Bahadır Tama olurken, 1:13:05’lik derecesi ile Oleg Astanin İkinci, 1:14:33’lük derecesiyle Metin Akbaba üçüncü oldu. Aquatlon branşında ise kadınlar genel klasman kategorisinde Çiğdem Tütüncü birincilik kürsüsüne çıkan isim oldu. Berrak Irmak ikinci olurken, Esra Nesil yarışı üçüncü olarak tamamladı.</p><p>Erkekler Genel Klasman Kategorisi’nde ise birincilik ipini göğüsleyen isim Uğurcan Özer olurken, Oleg Astanin İkinci ve Mustafa İdrisoğlu üçüncü oldu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Selma Çilek’ten Boyner’e özel koleksiyon]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/selma-cilekten-boynere-ozel-koleksiyon-25171b61d3712-8142-4dcf-83b2-840d4aa64c7e2020-10-19T15:49:00+03:00Admin Selma Çilek’ten Boyner’e özel koleksiyon

Selma Çilek’ten Boyner’e özel koleksiyon

MAGAZİN

Admin
<p>Dünyaca ünlü markaların koleksiyonlarının yanı sıra Türkiye’nin en sevilen markalarını ve tasarım parçalarını kadınlar ile buluşturan <strong>Boyner,</strong> yepyeni bir iş birliğine imza attı. Moda tasarımcısı <strong>Selma Çilek</strong>’in <strong>Boyner</strong>’e özel hazırladığı <strong>SELMACILEK X BOYNER</strong> koleksiyonu Boyner mağazalarında ve boyner.com.tr’de moda severlerle buluştu.</p><p>Kendine güvenen, trendleri takip eden, sadeliği sevdiği kadar dikkat çekmeyi de isteyen iddialı kadınlara hitap eden <strong>SELMACILEK X BOYNER</strong> koleksiyonu; kazaklar, kabanlar, vegan deri grubu, elbiseler, parkalar ve pantolonlar olmak üzere 60 parçadan oluşuyor.</p><p><strong>Zamansız, bir o kadar da dikkat çekici parçalar</strong></p><p>Her kadının sonbahar-kış mevsiminde gardırobuna katmak istediği parçaları tasarım dokunuşları ile özel hale getiren SELMACILEK X BOYNER koleksiyonu deri, hazır giyim ve dış giyim olarak 3 kategoriden oluşuyor. Tamamı vegan olan 15 parçadan oluşan deri ürünler zamansız stillere cevap verirken, Selma Çilek’in imzası haline gelen parkalar ve kabanlar da koleksiyonda güçlü bir şekilde yer alıyor. Hazır giyim kategorisinde ise birbiri ile kombinlenen ceket, bluz, pantolon ve eteklerin yanı sıra desenli elbiseler ile her ortamda dikkat çekecek kesimde elbiseler ön plana çıkıyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f8d8dd77dada.jpg" style="height:493px; width:700px" /></p><p>Yeni sezona damgasını vuracak <strong>SELMACILEK X BOYNER </strong>koleksiyonu; Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş ve Rize’deki toplam 24 Boyner mağazası ve boyner.com.tr’de hem rahat hem de iddialı ve şık bir görünüm arayan kadınlarla buluşuyor.</p><p>Boyner, yepyeni koleksiyonlar ve farklı iş birlikleri ile moda dünyasının nabzını tutmaya devam edecek.<br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ant Yapı, Novosibirsk’te havaalanı inşaatına başladı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ant-yapi-novosibirskte-havaalani-insaatina-basladi-251700ce4773f-4c89-401e-8061-374899086c1f2020-10-19T15:43:00+03:00Admin Ant Yapı, Novosibirsk’te havaalanı inşaatına başladı

Ant Yapı, Novosibirsk’te havaalanı inşaatına başladı

EKONOMİ

Admin
<p>Yurt içinde ve yurt dışında birçok önemli projeye imza atan, Türkiye’nin önde gelen müteahhitlik şirketlerinden <strong>Ant Yapı, </strong>Rusya’nın en kalabalık üçüncü büyük şehri olan <strong>Novosibirsk</strong>’te bulunan uluslararası <strong>Tolmaçevo Havaalanı</strong>’nın inşaatına başladı. Mevcut terminal binasıyla birlikte yeni terminal inşaatını da kapsayan proje, toplamda 56 bin metrekare kapalı alandan oluşuyor.</p><p>Ant Yapı’nın 230 milyon dolar bedel ile hayata geçirmeyi planladığı <strong>Tolmaçevo Havaalanı</strong> yıllık 7,5 milyon yolcu kapasitesiyle önemli bir aktarma merkezi olma özelliği de taşıyor. Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında toplam 10 milyon metrekarenin üzerinde proje gerçekleştiren Ant Yapı, Tolmaçevo Havalimanı’nı 2022 yılında bitirmeyi hedefliyor.</p><p><strong>Rusya’da Yeni Projemize Başlamanın Gururunu Yaşıyoruz</strong></p><p>Tolmaçevo Havaalanı projesinin, Domodedovo Havalimanı projesinden sonra Rusya’da gerçekleştirdikleri ikinci havalimanı projesi olduğunu&nbsp;<strong>belirten&nbsp;<strong>Ant Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Okay</strong></strong>, “Ant Yapı olarak Rusya’ya yatırım yapmış şirketlerin başında gelmekteyiz. Bugün geldiğimiz noktada Rusya’da genel müteahhitlik hizmetlerimizin yanı sıra yatırım faaliyetlerimize de hız kesmeden devam ediyoruz. Bugün Rusya’da Avrupa’nın en yüksek binası unvanına sahip olan OKO Towers, Soçi Olimpiyat Köyü, Domodedovo Havaalanı Terminal 2 Binası, IQ Quarter Moskova City Terminal Binası, Action 44 Otel, Capital Towers, Yasniy Yaşam Kompleksi ve Zolotoy Ostrov Çok Fonksiyonlu Yaşam Kompleksi olmak üzere birçok önemli projede Ant Yapı imzası bulunuyor. Şu anda Rusya’da devam eden ve bir kısmı tamamlanmak üzere olan 20’nin üzerinde projemiz bulunuyor. Türkiye’de hayata geçirdiğimiz yatırımlarımızın yanında yurtdışında da Rusya, Amerika ve İngiltere’de yoğun olarak çalışıyor, yeni pazar arayışlarımıza da devam ediyoruz” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Tekneler deniz tutkularını hayran bıraktı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tekneler-deniz-tutkularini-hayran-birakti-2516911f08124-fe54-4ed6-8223-1c18a378a67d2020-10-19T14:56:00+03:00Admin Tekneler deniz tutkularını hayran bıraktı

Tekneler deniz tutkularını hayran bıraktı

GÜNCEL

Admin
<p>Sonbaharın güneşli günlerinde deniz tutkunlarına ev sahipliği yapan fuar, 6 günde binlerce ziyaretçisinin hayalini gerçekleştirdi. Lüks yatların, balıkçı teknelerinin, botların ve aile tipi yatların deniz tutkunları ile buluştuğu fuarın en dikkat çeken deniz araçları ise 24 metre uzunluğundaki 50 milyon dolarlık yüzen saray ile 3.5 metre boyundaki 7 bin liralık balıkçı teknesi oldu.</p><p><strong>2021 yılı tasarımı tekneler ilk kez tanıtıldı</strong></p><p>Türkiye’nin en görkemli denizcilik buluşmalarından biri olan <strong>CNR Avrasya Boat Show </strong>Denizde devletin ve <strong>Uluslararası Fuarlar Birliği</strong>’nin (UFI) belirlediği yeni normale dönüş kriterleri kapsamında bir dizi önlem ile gerçekleştirildi. CNR Holding kuruluşlarından Pozitif Fuarcılık tarafından <strong>Yat ve Tekne Endüstri Derneği </strong>(YATED)<strong>&nbsp;</strong>işbirliği ile organize edilen fuar, 100.000 metrekarelik alanda katılımcı ve ziyaretçilerini ağırladı. Dünya markalarını temsil eden firmalar ile en prestijli yerli üreticilerin yer aldığı fuarda, pandemi sürecinde izole yaşam nedeniyle yoğun ilgi gören 12 – 25 metrelik Aile Tipi Yatlar’ın yanı sıra<strong>&nbsp;</strong>kategorilerinin en iyisi olan yat, tekne ve yelkenliler, şişme botlar, deniz motorları ve başlangıç tekneleri ile tekne ekipmanları ve aksesuarları tanıtıldı. Son model tekne lansmanlarına da sahne olan fuar, Türkiye tersanelerinde üretilen yatlar, katamaranlar, dünyanın önde gelen markalarının 2021 yılı tasarımları ve Türkiye’de ilk kez sergilenen tekneleri deniz tutkunlarıyla buluşturdu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yapı sektörünün ciddi miktarda tatlı suya ihtiyacı var]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yapi-sektorunun-ciddi-miktarda-tatli-suya-ihtiyaci-var-251689a2e5407-421a-4cf8-b9ce-ec25d8575dc72020-10-19T14:37:00+03:00Admin Yapı sektörünün ciddi miktarda tatlı suya ihtiyacı var

Yapı sektörünün ciddi miktarda tatlı suya ihtiyacı var

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nilüfer Özyurt</strong>’un yürütücülüğünde aynı bölümden doktora öğrencisi Olcay Aydoğan, Yıldız Teknik Üniversitesi’nden<strong> Dr. Abdullah Akca</strong> ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nden <strong>Senem Bilici</strong>’nin yer aldığı “Sürdürülebilir Bir Gelecek için Deniz Suyu Kullanılarak Üretilmiş Sentetik Lifli Betonlar” isimli proje, deniz suyuyla beton üretiminin imkânları üzerine önemli veriler sunuyor.</p><p>Yapı sektörünün tatlı su ihtiyacı ciddi miktarda</p><p>Yapı sektörü denilince ilk akla gelen malzeme beton ve beton yapımında ciddi miktarda su kullanılıyor. Prof. Dr. Özyurt, denize yakın ve içilebilir suya erişimin az olduğu bölgelerde bu ihtiyacı deniz suyundan karşılamanın çok avantajlı olacağını vurguluyor:</p><p><strong>“Deniz suyu klor ve sülfat iyonları barındırdığı için beton yapımında kullanılmıyor, çünkü bu iyonlar betonu güçlendirmek için kullanılan çelik donatının (inşaat demiri) paslanmasına yani korozyona neden oluyor. Ancak beton kullanımı köprüler ya da binalardan ibaret değil, deniz suyuyla üretilmiş betonlar çelik donatının olmadığı endüstriyel zemin ya da yol uygulamalarında kullanılabilir. Sadece kaldırım taşlarını yapmak için kullanılan beton için deniz suyu kullanılması bile ciddi miktarda içilebilir su tasarrufu sağlayacaktır.”</strong></p><p>Altyapı bakım masraflarından da kurtaracak</p><p>Deniz suyuyla üretilmiş betonların kullanılabileceği diğer bir alan ise çelik donatı yerine polimer esaslı donatıların kullanıldığı yapılar: “<strong>Aslında çelik donatı, beton kaliteli değilse çok çabuk korozyona uğrayan bir malzeme, ancak şu anda sektörde alternatifi yok. Polimer esaslı donatılar sektörde yeni kullanılmaya başlandı ve oldukça maliyetli ancak yakın gelecekte kullanımının yaygınlaşması ve ucuzlaması bekleniyor. Çelik donatı kullanılarak inşa edilmiş bir köprünün sürekli bakımını yapmak yerine, yapıları en baştan daha maliyetli olsa da polimer esaslı donatı ile inşaa ederek 100 yıl bakım yapmadan kullanabilmek hükümetler için de müthiş bir avantaj sağlayacaktır.”</strong></p><p>Deniz suyuyla üretilen betonlar depreme ne kadar dayanıklı?</p><p>Özyurt, bu konuya şöyle açıklık getiriyor:&nbsp;<strong>“1999 Depremi sonrası deniz kumuyla gelen klor iyonlarının korozyona yol açtığı lanse edildi, bu yanlış değildi. Ancak binaların hasar almasında ya da yıkılmasında deniz kumu kesinlikle tek başına neden değildi. En önemli neden düşük dayanımlı kalitesiz beton ve düzgün yapılmamış betonarme tasarımdı. İnsanların deniz suyu ve beton denilince çekinmelerini anlıyorum ancak gerekli önlemler alınırsa deniz suyu kullanılarak da sağlam ve uzun ömürlü betonlar yapılabileceğini rahatlıkla söyleyebilirim.”</strong></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Dijital dönüşüm hız kazandı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dijital-donusum-hiz-kazandi-251671594f5c6-7ec8-4c54-bae4-9e3f2d7d431f2020-10-19T14:23:00+03:00Admin Dijital dönüşüm hız kazandı

Dijital dönüşüm hız kazandı

TEKNOLOJİ

Admin
<p>Endüstriyel haberleşme ve kontrol ağı CC-Link’in dünya genelinde yaygınlaşması için faaliyet gösteren CLPA (CC-Link Partner Association) sponsorluğunda ve Türkiye Bilişim Derneği (TBD) ile İnomist İletişim Danışmanlığı iş birliğinde düzenlenen “Koronavirüs Sonrası Yeni Dünya Düzeni: Dijital Dönüşüm Ekosistem Buluşmaları” webinar serisi, sektörün önemli isimlerini bir araya getirmeye devam ediyor. En son Ekim ayında <strong>Türkiye Bilişim Derneği </strong>İkinci Başkanı <strong>Mehmet Ali Yazıcı </strong>moderatörlüğünde gerçekleşen ve Covid-19 sürecinde dijital dönüşümün ve dijital güvenliğin işletmeler için ne derece önemli olduğunun ele alındığı üçüncü webinarda; Türk Standardları Enstitüsü TSE Uzmanı<strong> İnan Özkan,</strong> Vestel Operasyonel Projeler Geliştirme Grup Müdürü <strong>Mehmet Güresin,</strong> Procenne CEO’su <strong>Resul Yeşilyurt </strong>ve CLPA Türkiye Müdürü <strong>Tolga Bizel </strong>konuşmacı olarak yer aldı.</p><p><strong>Dijital işletmeler hayatta kalacak</strong></p><p>Rekabetin çok hızlı değiştiği yeni dünya düzeninde KOBİ’ler başta olmak üzere tüm sanayicilerin yeni üretim biçimlerine geçiş yaparak sürdürülebilir büyüme sağlayabilmesi için dijitalleşme sürecini bir an önce başlatmaları gerektiğini söyleyen&nbsp;<strong>CLPA Türkiye Müdürü Tolga Bizel</strong>, şunları vurguladı: “İçinde bulunduğumuz pandemi sürecinde üretim başta olmak üzere hayatın her alanında dijital dönüşüm zorunlu hale geldi. Dijital dönüşüme mesafeli yaklaşan kurumların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle ekonominin lokomotifi olan KOBİ’lerin zaman kaybetmeden üretim süreçlerinde esnek ve akıllı fabrika sistemlerini kurmaları, seri üretim yerine tüketicilerin kişiselleştirilmiş üretim taleplerine cevap verecek şekilde stratejilerini oluşturmaları gerekiyor. Akıllı fabrikalarda robotlar dahil üretim hattındaki tüm makine ve sistemlerin birbiriyle çok hızlı bir şekilde haberleşmesi gerekiyor. Makinelerin birbiriyle iletişim kurabildiği akıllı fabrikalarda, iletişim verilerinin güvenilir bir şekilde yönetilmesi son derece önemli. Dijital fabrikalarda pek çok veri, çok sayıda cihaz tarafından gerçek zamanlı olarak oluşturularak süreçlerin şeffaf bir şekilde görüntülenmesini sağlamak üzere paylaşılıyor. Dijital ve akıllı fabrikalar haberleşme sistemleri sayesinde küresel salgınlar ya da farklı nedenlerle tesise uzaktan erişim sağlamanın zorunlu olduğu durumlarda da üretimin kesintisiz devamına imkân tanıyor. Bu noktada ise devreye çok hızlı iletişim ve kontrol imkanı sağlayan endüstriyel haberleşme sistemleri giriyor. CLPA’nın en yeni teknolojisi olan CC-Link IE TSN, Zaman Duyarlı Ağ (TSN-Time Sensitive Network) teknolojisinden yararlanan dünyanın ilk endüstriyel açık ağı olarak öne çıkıyor. Saniyede 100 megabit ile haberleşebilen endüstriyel haberleşme sistemlerinden 10 kata kadar daha hızlı olan bu yeni nesil teknoloji sayesinde Sanayi 4.0’ın gereklerini yerine getirmek çok daha kolay hale geliyor. Bu sayede üretimde rekabet gücünü artırmaya katkıda bulunan CC-Link IE TSN; gıda, ilaç, beyaz eşya, otomotiv ve bina otomasyonu gibi pek çok farklı sektörde makine ve proses kontrolü için ideal çözümler sunuyor.’’</p><p><strong>İş sürekliliğini kaybetmemek için dijital dönüşüm artık bir seçenek değil zorunluluk</strong></p><p>Covid-19 pandemisinin tüm şirketler için iş sürekliliğini tehdit eden bir unsur olarak ortaya çıktığını ifade eden&nbsp;<strong>Vestel Operasyonel Projeler Geliştirme Grup Müdürü Mehmet Güresin</strong>, “Kriz dönemlerinde görülen bir refleks olarak daha korumacı bir yaklaşım sergileyen firmalar, sonrasında ise iş sürekliliğini kaybetmemek adına çözümün aslında dijital dönüşüm sürecinde saklı olduğunu keşfettiler. Bu sayede Covid-19 sürecinin dijital dönüşüm sürecine hız kazandırdığını söyleyebiliriz. Diğer süreçlerde olduğu gibi üretim süreçlerinde de otomasyon ve dijitalleşmenin iş sürekliliğini devam ettirme ve üretkenliği arttırma konusunda şirketlere büyük fırsatlar sunduğu yadsınamaz bir gerçek. Şirketlerde, robotik sistemler ile üretim yapmak, üretim hatlarından akıllı cihazlar ve sensörler ile veri toplamak, yapay zeka ve algoritmalar ile verileri analiz etmek gibi farklı ölçeklerde dijitalleşme çalışmaları yapılıyor. Bu çalışmaların yerinde ve doğru uygulanması şirketlere inanılmaz ölçüde katma değer yaratabiliyor. Bu konular şimdiye kadar öncelikle maliyet optimizasyonu, verimliliği artırma veya rekabet avantajı kazanma gibi konular olmuştu, ancak pandeminin etkisiyle beraber dijitalleşme, üretimin devamı ve sürdürülebilirliğini sağlamak gibi bir misyon edindirdi. Bu bağlamda Covid-19 beklenmedik bir şekilde dijital dönüşümün hızlandırıcısı oldu. Üretim sektörü de içinde bulunduğumuz salgın sürecinde dijitalleşmeden faydalanarak üretim şekillerini değiştirmesi gerektiğinin farkına vardı. Vestel Elektronik olarak biz de Türkiye’de dijital dönüşüm çalışmalarını hızla yürüten öncü firmalardanız. Örneğin televizyon üretim hatlarımızda farklı müşteri ihtiyaçlarına cevap verebilmek adına yüzlerce çeşit model üretiyoruz. Bu nedenle üretim hatlarımızda operatörle birlikte çalışabilen kolaboratif robot teknolojilerine çok önem veriyoruz. Bu teknoloji de bize ileri seviyede esneklik katıyor. Fabrikalarımızda robot-insan iş birliği, robotların ve makinaların birbiri ile konuşması gibi çeşitli dijital teknolojiler ile verimliliği ve kaliteyi en üst seviyeye taşıyoruz. Bu teknolojilerin yaygınlaşması ve robotik iş gücünün artması istihdamı daha da nitelikli hale getiriyor” şeklinde konuştu.</p><p><strong>İşletmelerde riskleri önlemek için dijital güvenliğe yatırım şart</strong></p><p>İşletmelerin dijital dönüşümlerini gerçekleştirirken yol haritalarının ilk maddesine dijital güvenlik stratejilerini belirleme konusunu almaları gerektiğini vurgulayan&nbsp;<strong>Procenne CEO’su Resul Yeşilyurt</strong>; dijital dönüşümü destekleyen IoT, yapay zekâ, makine öğrenimi gibi teknolojiler geliştikçe dijital güvenlik sorunlarının da artış göstermeye başladığına dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu: “Fiber altyapı ve mobil haberleşmenin yaygınlaşmasıyla birlikte özel sektör ve kamu kurumları elektronik ortamı her geçen gün daha yoğun kullanıyor. Böylece daha fazla değerli bilgi elektronik ortama taşınmaya devam ediyor. Dijital dönüşümün gelişmesiyle ciddi oranda yeni veri doğarken verilerin korunması ve siber saldırıların önlenmesi de iş hayatı için çok büyük önem teşkil etmeye başladı. Aynı zamanda, özellikle içinde bulunduğumuz dönem gibi kritik zamanlarda uzaktan erişimle çalışanların sayısında ciddi oranda artış yaşanabiliyor. İşletme dışında çalışmanın yoğunlaştığı bu dönemde de dijital güvenlik çözümlerinin kurum ve kuruluşlar açısından gittikçe daha çok önem kazanan bir zorunluluk olduğunu düşünüyoruz. Uzaktan çalışılan dönemlerde işletmelerin alabilecekleri başlıca önlemleri; verileri yetkisiz erişimlere karşı korumak ve dosyaların güvenliği için Donanımsal Güvenlik Modülü kullanmak, uçtan uca şifreleme özelliği olan ürün ve çözümler sayesinde güvenli veri transferi ve veri kullanımı sağlayarak IoT iletişimlerini ve mobil uygulamaları güvenli hale getirmek, kişisel veri güvenliği için güçlü şifreleme teknolojileri kullanmak, HSM cihazları ile e-posta güvenliğini sağlamak, şifreleme ve şifre çözme işlemleri için yüksek performanslı ürünleri seçmek, veri tabanı sistemleriyle kritik bilgileri güvende tutmak şeklinde sıralayabiliriz. Verilerin gizliliğini, bütünlüğünü, kullanılabilirliğini korumak ve genel güvenliği sağlamak için ürün ve hizmet sağlayan Procenne olarak, güvenlik risklerine ve tehditlerine karşı ürün ve hizmetlerimizle iş ortaklarımızın işlerini güvenli şekilde sürdürmelerine katkıda bulunuyoruz.”</p><p><strong>“Standartlar bizim ortak dilimiz”</strong></p><p>Standartları rehber edinen üretim faaliyetlerinin ve süreç tasarımlarının; birlikte çalışabilirlik, yeniden kullanılabilirlik, tekrar edilebilirlik, siber güvenlikle ilgili bilgi birikimi ve farkındalık, terminolojilerin uyumlaştırılması, farklı üreticiler arasında tutarlılık, performans denetimi, güvenlik değerlendirmesi, tedarik zincirinin bütünlüğü ve güvenliği gibi birçok fayda sunduğunu dile getiren&nbsp;<strong>Türk Standardları Enstitüsü TSE Uzmanı İnan Özkan</strong>, “Üretimden hizmet sektörüne, tarımdan yazılım sektörüne kadar standartlar bizim ortak dilimiz. Standardizasyon faaliyetlerine entegre olan bir dijital dönüşüm ile hem siber güvenlik gereksinimlerinin doğru şekilde ve doğru zamanda tanımlanması hem de etkin bir sınama mekanizması içerisinde güvenli dönüşümün yapılabilmesi sağlanıyor. TSE Bilişim Teknolojileri Test ve Belgelendirme Dairesi Başkanlığı olarak biz de ülkemizin dijital dönüşümünde etkin bir rol oynuyoruz. Bilişim sektörünün yazılım kalitesine ve siber güvenlik alanındaki ihtiyaçlarına cevap verebilmek için belgelendirme ve test faaliyetlerini sürdürüyoruz. Siber güvenlik alanında gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerin bir kısmını ise şu şekilde sıralayabiliriz; TS EN ISO/IEC 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Belgelendirmesi, TS ISO/IEC 15408 Ortak Kriterler Belgelendirmesi, Kripto Modül/Algoritma Belgelendirmesi, Kart Erişim Cihazı Belgelendirmesi, Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi Belgelendirmesi, TSE K 505 Temel Seviye Güvenlik Belgelendirmesi ve Değerlendirmesi, Sızma Testi Uzmanı (Beyaz Şapkalı Hacker) Belgelendirmesi, Sızma Testi Firma Belgelendirmesi ve Sızma Testleri” diye konuştu.</p><p><strong>Dijital dönüşümü gerçekleştiren kurumlar fark yaratıyor</strong></p><p>COVID-19 ile mücadele sürecinde dijital dönüşümü gerçekleştiren kurum ve kuruluşların fark yarattıklarını ifade eden&nbsp;<strong>Türkiye Bilişim Derneği 2. Başkanı Ali YAZICI</strong>,<strong>&nbsp;</strong>“Dijital dönüşüm teknolojilerinin geliştirilmesi, üretilmesi ve kullanımının yaygınlaşması standartların önemini ortaya koydu. Performansın yanı sıra hem ortak çalışabilirlik hem de güvenlik açısından standartlara uyumun rekabetçilik endekslerinin yükseltilmesinde firmalara önemli kazanımlar sağlayacağını düşünüyoruz. Standartlara yön vermek ise geleceği şekillendirmeye ve fark yaratmaya aracılık edecek. Bu kapsamda Türkiye Bilişim Derneği ve Türk Standartları Enstitüsü arasında imzalanan iş birliği protokolü ile ulusal bilişim standartlarının oluşturulması ve uluslararası bilişim standartlarının izlenmesi faaliyetleri ‘Bilişim Standartları Platformu’ aracılığıyla yürütülüyor” diyerek sözlerini tamamladı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Fenerbahçe, Göztepe'yi 3-2 mağlup etti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/fenerbahce-goztepeyi-3-2-maglup-etti-2516666cf8d03-e9ad-488c-a0ae-7947fb4401b62020-10-18T22:20:00+03:00Admin Fenerbahçe, Göztepe'yi 3-2 mağlup etti

Fenerbahçe, Göztepe'yi 3-2 mağlup etti

SPOR

Admin
<p><strong>Süper Lig'in 5. haftasında Göztepe ile Fenerbahçe kozlarını paylaştı. Mücadelenin 27. dakikasında Sosa ile penaltıdan öne geçen Fenerbahçe, 34. dakikada Guilherme'nin golüne engel olamadı ve skora denge geldi.</strong></p><p>Göztepe'nin kazandığı penaltıda pozisyonun içinde olan Serdar Aziz, 43. dakikada sahneye çıktı ve Fenerbahçe'yi bir kez daha öne geçirdi.</p><p>Sarı-lacivertlilerin yeni transferi Pelkas, 51. dakikada farkı 2'ye çıkaran golü kaydetti.&nbsp;</p><p>Son sözü 63. dakikada Guilherme söyledi ve Fenerbahçe, Göztepe'yi deplasmanda 3-2 mağlup etti.</p><p>Bu sonuçla birlikte puanını 11'e yükselten Fenerbahçe, maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu. Göztepe ise 6 puanda kaldı.</p><p><img alt="kanarya2.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/18/kanarya2.jpg" style="height:816px; width:1200px" /></p><p><strong>MAÇTAN DAKİKALAR</strong></p><p>3' Ozan'ın topuk şık topuk basında soldan bindiren Caner bekletmeden ortasını yaptı, ön direkte Atınç'a çarpan topu kaleci İrfan Can iki hamlede kontrol etti.</p><p>6' Sol kanattan gelişen Göztepe atağında Ideye Brown son çizgiye inerek ortasını yapmak istedi ama öne rakibine sonra kendisine çarpan top auta çıktı.</p><p>7' Ideye Brown yine sol kanatta topla buluşup ceza sahası içi sol çaprazdaki Halil'e aktardı pasını ama Halil vuruşunu yapmak isterken topu ıskaladı.</p><p>15' Halil'in uzun pasında Ideye Brown göğsüyle topu Tripic'in önüne indirdi ama ofsayt bayrağı havada.</p><p>17' Tisserand'ın uzun pasında sol kanatta topu kontrol edip rakibinden sıyrılan Caner'in ortasında kaleci İrfan Can iki hamlede topun sahibi oldu.</p><p>25' Maçın hakemi Atilla Karaoğlan, VAR incelemesi sonucu Ozan'ın ortasında Andre Poko'nun topa elle müdahale ettiğini tespit ederek penaltı kararı verdi</p><p>27' Penaltı atışını kullanmak üzere topun başına geçen Jose Sosa, sağ köşeye yaptığı düzgün vuruşla fileleri havalandırdı</p><p>32' Ceza sahası içi sol çaprazdan sol çizgiye inen Tripic, Serdar Aziz'den kurtulmak isterken rakibinin kayarak yaptığı hamleyle yerde kaldı ve Atilla Karaoğlan penaltı noktasını gösterdi.</p><p>34' Penaltı atışını kullanmak üzere topun başına gelen Guilherme, yerden Altay'ın soluna doğru yaptığı vuruşla ağları buldu ve skora denge geldi</p><p>35' Pelkas'ın pasında ceza sahası içinde topla buluşan Samatta'nın sert şutunda kaleci İrfan Can gole izin vermedi.</p><p>43' Caner'in kullandığı köşe vuruşunda Serdar Aziz kale önünde müsait durumda iyi yükselip yaptığı kafa vuruşuyla topu ağlara gönderdi</p><p>48' Valencia, Gustavo'yla yaptığı verkaç sonrasında ceza sahasına sokulmak istedi ama Berkay'ı geçemedi</p><p>50' Ceza sahası yayının gerisinde topla buluşan Pelkas'ın etkili şutunda top yan kale direğinin yanından auta çıktı</p><p>51' Ceza sahası dışı sağ çaprazda topla buluşan Ozan Tufan'ın içeri sokulup arka direğe doğru yaptığı ortada Pelkas bomboş durumda yaptığı kafa vuruşuyla fileleri havalandırdı</p><p>57' Sağ kanatta topla buluşan Sangare'nin pasında ceza sahası içi sağ çaprazda topu kontrol eden Pelkas'ın şutunda top az farkla auta çıktı.</p><p>63' Sol kanatta topla buluşan Halil, Sangare'den sıyrılıp ceza sahasına sokuldu. Onun yerden arka direğe doğru çevirdiği topu müsait durumdaki Guilherme ağlara gönderdi ve fark bire indi</p><p>71' Gustavo'nun pasında ceza sahası içi sağ çaprazda topla buluşan Sinan Gümüş, arka direkteki Papiss Cisse'yi gördü ama bomboş durumdaki Cisse kale önünde topu üstten dışarı gönderdi.</p><p>85' Kaleye yaklaşık 25 metrelik mesafeden kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Caner'in sol köşeye yaptığı sert vuruşta İrfan Can gole izin vermedi.</p><p><img alt="kanarya1.jpg" src="https://cdn.karar.com/other/2020/10/18/kanarya1.jpg" style="height:827px; width:1200px" /></p><p><strong>İLK 11'LER</strong></p><p>Göztepe: İrfan Can, Murat, Atınç, Mihojevic, Berkan, Poko, Soner, Guilherme, Halil, Tripic, Brown.</p><p>Fenerbahçe: Altay, Nazım, Tisserand, Serdar, Caner, Gustavo, Ozan, Sosa, Valencia, Pelkas, Samatta.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Adnan Oktar duruşmasında FETÖ sorgusu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/adnan-oktar-durusmasinda-feto-sorgusu-2516570a43548-e557-44a1-b722-108fea7224672020-10-18T21:56:00+03:00Admin Adnan Oktar duruşmasında FETÖ sorgusu

Adnan Oktar duruşmasında FETÖ sorgusu

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Mahkeme heyeti&nbsp;tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi </strong></p><p>Mahkemedeki dikkat çekici konulardan biri grubun FETÖ ile iltisaklı olduğu iddiasıydı. Duruşma salonunda 24 Ekim 2013 tarihli bir video izlettirildi ve Adnan Oktar'ın Gülen hakkında söylediği sözler soruldu. <strong>Andan Oktar</strong> “kinaye yaptığını, asıl amacının <strong>Fethullah Gülen</strong>'i aşağılamak olduğunu, Gülen için <strong>'kan döken', 'bela getiren kişi' </strong>anlamına gelen <strong>Kahtani</strong> tabirini kullanarak onun bir nevi deccal olduğuna işaret ettiğini” söyledi.</p><p><strong>İstanbul Emniyet Müdürlüğü</strong> tarafından hazırlanan raporda ise, <strong>Adnan Oktar</strong> ve 235 kişi hakkında FETÖ ile iltisakı olup olmadığının incelendiğini, bu inceleme neticesinde verilen raporda, BankAsya’ya hiç para yatırmadığının, Bylock kullanmadığının, FETÖ üst düzey yöneticileriyle herhangi bir telefon bağlantısının olmadığının, Kriz Merkezi verisinde, Belge/Evrak Dernek verisinde, Şirketler Belge Evrak verisinde, KHK ile İhraç Edilenler verisinde, Şüpheli Şirkete SGK Kaydı verisinde, Şirketleri Soruşturma başlığında kendisiyle ilgili tek bir kayda rastlanmadığını, Emniyetin hazırladığı raporun FETÖ ile herhangi bir bağlantısının, desteğinin olmadığını gösterdiğini anlattı.</p><p><strong>Adnan Oktar</strong>’ın avukatı ise müvekkiline 15 Temmuz ve 17 Aralık darbe girişimleri öncesinde FETÖ'yü yeren beyanları olup olmadığını sordu. <strong>Adnan Oktar</strong> da FETÖ’yü yeren çok sayıda konuşması olduğunu söyledi. <strong>Adnan Oktar </strong>daha önceki savunmalarında da Fethullah Gülen'i 2008’de, 2011’de, 2012’de ve yıllar içinde Zaman gazetesinde PKK’ya destek verdiği, evrimi savunduğu ve Türkiye’yi bölmeye çalıştığı için defalarca eleştirdiğini iddia etmişti.</p><p>Ayrıca kitaplarının <strong>FETÖ</strong> kitapevlerinde satılmasına izin vermediklerini, kendisinin ve arkadaş grubunun zihniyet olarak FETÖ ile taban tabana zıt olduklarını, FETÖ'cü polisler tarafından defalarca kumpaslara maruz kaldığını, başlarına sürekli bela açan tehlikeli bir yapılanma olduğunu, arkadaşlarının Devletin çeşitli kurumlarına FETÖ ile ilgili çok sayıda şikayetlerde bulunduğunu da anlatmıştı. <strong>30. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti dava dosyasının mütalaasını açıklamak üzere savcıya gönderilmesine karar vererek duruşmayı 2 Kasım’a erteledi.</strong><br /><br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Milletin kaynakları küçük bir zümreye feda ediliyor']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/milletin-kaynaklari-kucuk-bir-zumreye-feda-ediliyor-25164d0800e60-f3df-48fe-b26b-dcbdf268c4352020-10-18T21:31:00+03:00Admin 'Milletin kaynakları küçük bir zümreye feda ediliyor'

'Milletin kaynakları küçük bir zümreye feda ediliyor'

SİYASET

Admin
<p><strong>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin 1. Olağan Karabük İl Kongresi'nde konuştu.</strong></p><p>Hükümete sert sözlerle yüklenen Babacan <strong>"Yönetemiyorlar ve halkımızın onuru ile oynuyorlar. Bugünkü hükümete 'Halkımızın onuru ile oynamayın' diye sesleniyoruz. Önce yoksulluğa mahkum edip sonra sanki bir lütuf gibi ekmek yardımı yapmaya başladılar" </strong>dedi.&nbsp;</p><p>Türkiye'de ekonominin son 20 yılın en kötü döneminde olduğunu söyleyen Babacan, Türkiye'yi yönetenlerin uygulamaların başına milli-yerli gibi sıfatlar eklediğini fakat yapılan hiç bir hamlenin yerlilikle ya da millilikle ilgisi olmadığını belirtti.</p><p><strong>Ali Babacan</strong> şunları kaydetti: "Kendi seçmen tabanlarını kendilerine daha da bağlı hale getirmek için, diğerlerini tamamen öteleyerek devleti yönetiyor. İnsanları , dinine, diline, cinsiyetine göre ayırıyor, biz bu anlayışı kabul etmiyoruz. Biz <strong>DEVA Partisi</strong> olarak bu ülkenin haysiyetli insanlarına yakışır eşit adil bir ülke inşa etmek için geliyoruz, biz hazırız geliyoruz."</p><p><strong>Babacan'ın açıklamaları şöyle</strong>:&nbsp;</p><p>"Gelin, eski mağdurların yeni mağduriyetler karşısında kayıtsız kalmayacağını gösterelim. Gelin, bu zulme birlikte karşı çıkalım. Gelin, kendi fikrinden olmayanları hain ilan edenleri durduralım. Gelin toplumu ikiye bölenlere 'artık yeter' diyelim. Bugünkü iktidar partisi, 28 Şubat sürecinde ezilmeye itiraz etmişti. Bu siyasi partiye destek verenlerin büyük çoğunluğu "Biz böyle olmasını istememiştik, bize yapılan haksızlıkları başkalarına yapmak için iktidar olmadık"&nbsp;diyorlar.</p><p>Yönetenlerin 'yerli ve milli' söyleminin arkasına sığınıp yaptıkları milletimize zarar veriyor. Gerçek milliyetçilik, vatandaşının çocuğunun geleceğinden kaygı duymadan başını yastığa koymasını sağlamaktır.</p><p><strong>"HER GÜN CEBİMİZDEKİ PARA DEĞER KAYBEDİYOR"</strong></p><p><strong>Her gün cebimizdeki para değer kaybediyor. Dün Dünya Yoksullukla Mücadele günüydü, ülkemizi yönetenlerin yoksulluk gibi bir derdi yok. OECD ülkeleri arasında gelir dağılımı en bozuk 3. ülke Türkiye.&nbsp;</strong>Bugün TÜİK işsizlik verilerini yüzde 11,12 olarak açıklıyor, TÜİK'in detaylı verilerine baktığımızda vatandaşlarımızın neredeyse 3'te birinin işsiz olduğunu görüyoruz. Türkiye'deki çocuk yoksulluğu da OECD ülkelerinin 2 katı, nüfusumuzun yüzde 71'i borç ve taksit ödüyor. Türkiye'deki en yüksek yüzde 10 ile en yoksul yüzde 10 gelirleri arasında 13 katlık fark görülüyor.</p><p><strong>"NÜFUSUMUZUN 5'TE BİRİ YOKSUL"</strong></p><p>Avrupa Birliği'nin yoksulluk standartlarına baktığımızda 17 milyon yoksul var, nüfusumuzun 5'te 1'i kadar. Ülkemizde gelir uçurumu gittikçe büyüyor büyümeye de devam ediyor. Enflasyon ve kötü yönetimin faturası tam da en yoksul kesime kesilmeye başlandı.</p><p>Asgari maaşla insan onuruna yaraşır şekilde yaşamak mümkün değil. Net asgari ücret şu anda <strong>2324 lira, </strong>bu tutar 4 kişilik bir ailenin gıda giderlerini dikkate aldığınızda açlık sınırının bile altında. Gıda, giyim, su , elektrik, eğitim ve sağlık benzeri ihtiyaçların toplam tutarından oluşan yoksulluk sınırı 7 bin 973 lira , asgari ücretin 2 katından fazla. Bu tutarlar, ailelerin geçinemediğini gösteriyor.</p><p><strong>"HALKIMIZIN ONURUYLA OYNUYORLAR"</strong></p><p>Zaten onun için toplumun 4'te 3'ü borç ödemekle boğuşuyor, çocukların bu gelirle iyi eğitim alamayacağını gösteriyor bu rakamlar bize, iyi beslenemeyeceklerini gösterecekler. Pandemi döneminde 1000 TL destek verdiler, bu sosyal yardımlarla vatandaşın nasıl bir yokluk seviyesine reva görüldüğünü görüyoruz. Halkımızın onuruyla oynuyorlar. Önce yoksulluğa mahkum edip, sonra lütuf gibi ekmek yardımı yapmaya başladılar. Askıda ekmek kampanyaları...</p><p><strong>KHK'LILAR İÇİN ÇAĞRI YAPTI</strong></p><p>Bağımsız ve tarafsız yargı makamlarınca haklarında kesinleşmiş karar verilmeyen herkes masumdur. Bu kişilerin sorunların çözülmeli. Bu insanlar tekrar topluma kazandırılmalı, özlük hakları ve itibarları iade edilmeli.</p><p>Biz, bu kötü yönetimi sona erdireceğiz. Bu milletin kaynaklarını küçücük bir zümrenin çıkarı uğruna heba eden anlayışa son vereceğiz.&nbsp;Karabük de kötü yönetimin sonuçlarından payını aldı. Yatırımlardan ve desteklerden mahrum kaldı. Eskipazar’da 'Metal ve Metal Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi' kurulacağı söyleniyordu. Bir türlü kurulmuyor. Nedenini bilen varsa açıklasın."</p><p><strong>"HERKESİ BİR SEPETE ATTILAR, AŞLARINA SON VERDİLER"</strong></p><p>KHK'lılar ile ilgili Erzurum'da da önemli mesajlar veren Babacan şunları kaydetmişti:</p><p>"Son 4 senede bu ülkede OHAL bahane edilerek bir KHK zulmü uygulanıyor. Bağımsız ve tarafsız yargı kararı olmadan tam 125 bin 678 vatandaşımızın işine son verildi. OHAL KHK’ları ile hukuku yok sayarak, herkesin ismini tek tek bir kararnameye yazdılar, herkesi bir sepete attılar, işlerine, aşlarına son verdiler. KHK ile işine son verilen vatandaşlarımızın büyük bir kısmı yargı tarafından aklandı. Ama işlerine geri dönemediler. Özel sektör de çekindiği için işe almadı.</p><p>Güçlü devlet, vatandaşını ekmeğe muhtaç bırakan devlet değildir. Güçlü devlet, gazetecilerini aydınlarını hapse atan devlet değildir. Güçlü devlet, hukukun üstünlüğü ilkesini çiğneyip güç gösterisi yapan devlet değildir. Güçlü devlet, özgürlüklerin kısıtlanmasını bir marifet sayan, doğarken kimlik kartı verdiği vatandaşını kimsesizliğe terk eden devlet değildir. Bağımsız ve tarafsız yargı makamlarınca haklarında kesinleşmiş karar verilmemiş herkes masumdur .Bu kişilerin özlük hakları iade edilmelidir. İtibarları iade edilmelidir. Yapılan hukuksuz işlemler nedeniyle maruz kaldıkları tüm zararlar telafi edilmelidir.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Türkiye’de 1.5 milyon konut yabancılarda]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/turkiyede-15-milyon-konut-yabancilarda-251637abc0b8b-2f40-44e6-8f8b-e73a8bfb1a182020-10-18T21:10:00+03:00Admin Türkiye’de 1.5 milyon konut yabancılarda

Türkiye’de 1.5 milyon konut yabancılarda

GÜNCEL

Admin
<p>TÜİK Eylül ayı konut satış istatistiklerini paylaştı. Paylaşılan verilere göre eylül ayında satılan 136 bin 744 konutun 2 bin 645’i yabancılara satıldı. 2019 yılında 45 bin konut olmak üzere son 5 yılda toplam 127 binden fazla konut yabancılara satılmış oldu. 2020 yılı itibariyle ülkemizdeki yabancılara satılan konut sayısı 1,5 milyona yaklaşmış durumda... Her geçen yıl artan bu rakamlar, Türkiye’de 23 milyon hanenin olduğu göz önünde bulundurulduğunda endişe verici... Birçok ülkede yabancılara konut satışı tehlikeli olarak görülürken vatan topraklarında yabancıların konut alması için ciddi teşvik paketleri açıklanıyor.</p><p><strong>TEŞVİK PAKETLERİYLE OLDUKÇA TEPKİ TOPLAMIŞTI</strong></p><p>Ekonomideki kötü gidişatı inşaat sektörü ve konut satışlarıyla kapatmaya çalışan hükümet, çareyi yabancılara konut satışı yapmakta buldu. Her geçen yıl artan, yabancılara konut satış istatistiklerine göre Türkiye’de 1.5 milyondan fazla konut yabancılara satıldı. Yabancılara konut satışını altın tepside sunan hükümet, açıkladığı teşvik paketleriyle oldukça tepki toplamıştı. Geçtiğimiz yıl Türkiye’den belirli bir miktar paranın üzerinde konut satın alan yabancılara vatandaşlık veriliyordu. Durum böyleyken yabancı yatırımcı bahanesiyle vatan toprakları adeta yok pahasına elden çıkarıldı.</p><p><strong>BİRÇOK ÜLKEDE YABANCIYA KONUT SATIŞI TEHLİKE ARZ EDİYOR</strong></p><p>Birçok ülkede yabancılara konut satışı tehlikeli olarak görülürken ülkemizde yabancılar kolayca ev sahibi oldu. Avrupa’da konut almak isteyen yabancılar ciddi protokollere imza atmak zorunda bırakıldı. Daha katı uygulamaların yürürlükte olduğu Amerika’da ise ekstra vergiler ve şartlarla yabancılara konut satışı birçok prosedüre bağlı… Çin, Rusya ve İsrail’de ise çeşitli nedenlerden dolayı yabancılara konut satışı neredeyse imkansız halde…<br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ayaktaki yolculara da ceza yazılacak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ayaktaki-yolculara-da-ceza-yazilacak-25162a0d40c47-2d7e-41d4-88e3-48f00813b3d62020-10-18T21:03:00+03:00Admin Ayaktaki yolculara da ceza yazılacak

Ayaktaki yolculara da ceza yazılacak

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Van Valisi ve kayyım &nbsp;Mehmet Emin&nbsp;Bilmez,</strong>&nbsp;“Diğer bir husus da toplu taşıma araçlarında denetimlerin artırılması, ayakta yolcu almaya yetkisi olmayan minibüslerin, halk otobüslerinin ve L plaka minibüslere ayakta yolcu alınmaması. Ayakta yolcu alırsa hem minibüse hem de ayaktaki yolcuya ceza yazılması için bugün yeni bir karar aldık. Artık minibüslerde ayaktaki yolcu da suçlu kabul edilecek ve cezai işlem uygulanacak. Kentimizde alınan tedbirler sonuç verdi, bu tedbirlerle devam edilecek. Vanlıların küçük aile olarak pikniğe gitmesine daha önce saat yediye kadar müsaade edilmişti. Artık gün batımıyla birlikte müsaade edilmeyecek, yani gün batımına kadar müsaade edilecek.”&nbsp;diye konuştu.</p><h3><strong>"178 kişiyi yurda yerleştirdik"</strong></h3><p>Bilmez,&nbsp;"Kamu kurumlarının girişlerinde HES kodu uygulaması yapılacak.Covit-19 hastalarının sokakta tespiti halinde yurtta izole edilme uygulamasına devam edilecek. Bugüne kadar 178 kişi yakaladık ve yurda yerleştirdik"&nbsp;bilgisini paylaştı.</p><p>Bilmez,&nbsp;"Özelikle öğretmenlerimizin tarama talebinin <strong>Sağlık Müdürlüğü </strong>tarafından karşılanması ve öğrencilerimizin takibi konusu dile getirildi. 65 yaş ve üstü olan vatandaşlarımızla ilgili alınan kararlar devam edecek. Bu yaştaki vatandaşlarımızın kafe, lokanta, pazarda ve AVM de bulunmaları, toplu taşıma araçlarına sabah saat 07.30-10.00, akşam 16.00-19.00 saatleri arasında binmeleri yasak. Bu yaştaki vatandaşlarımızın halk otobüsü ve belediye otobüslerine ücretsiz biniş kartları geçici bir süreliğine askıya alınmıştı ve devam edecek. Van'da yaklaşık 11 bin kişi karantinada bulunuyor"&nbsp;açıklamasında bulundu.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Renault'dan iki yeni elektrikli model]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/renaultdan-iki-yeni-elektrikli-model-25161ebf27dd9-4cbe-4bea-9c19-f4e3e50d34072020-10-18T20:52:00+03:00Admin Renault'dan iki yeni elektrikli model

Renault'dan iki yeni elektrikli model

OTOMOBİL

Admin
<p>15-27 Ekim tarihleri arasındaki Renault eWays etkinlikleri kapsamında <strong>Renault Grubu,</strong> yeni ürünler ve teknolojilerin yanında ilkeler ve sıfır karbon emisyonlu mobiliteye geçiş vizyonunu paylaşıyor.</p><p><img alt="Renault'dan iki yeni elektrikli model - 2" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lc_s4ml_cESljQXYGfwXKg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1602838699647" /></p><h2>RENAULT MEGANE eVISION</h2><p>eWays etkinliğinin en önemli sürprizi elektrikli Renault Megane oldu. Elektrikli araçlara özel yeni CMF-EV platformu kullanan <strong>Renault Megane eVision,</strong> coupe ile SUV kodlarını birleştirerek&nbsp;25 yıl sonra Megane için yeni bir sayfa açıyor.</p><p><img alt="Renault'dan iki yeni elektrikli model - 3" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6p6kuvbSpk-FvKF3ne4kJg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1602838699647" /></p><p>Tamamen elektrikli modelde ızgaraya ihtiyaç duyulmadığı için burayı LED aydınlatmalar ve büyük Renault logosu&nbsp;dolduruyor.</p><p><img alt="Renault'dan iki yeni elektrikli model - 4" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mtPdPTgVzEqzbsXGBHaptg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1602838699647" /></p><p>2021 yılında üretim versiyonuna kavuşacak olan Megane eVision konsepti 60 kWh'lık bir batarya ile gelecek. Araç, 220 bg güç ve 300 Nm tork çıkışıyla 0'dan 100 kilometreye hızlanması 8 saniyenin altında tamamlayabilecek.<strong> "Londra'dan Newcastle'a sorunsuz seyahat edebileceği" </strong>ifade edilen otomobilin yaklaşık 451 kilometrelik bir menzine sahip olması bekleniyor.</p><p><img alt="Renault'dan iki yeni elektrikli model - 5" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aOmBBmtNVUWz1qvz-ry3Jg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1602838699647" /></p><p>Etkinlikte konuşan<strong> Renault Grubu CEO’su Luca De Meo,</strong> “Grup olarak 2050 yılına kadar Avrupa’da sıfır karbon emisyonu taahhütümüzü yerine getirmek için çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz. 2030 itibarıyla emisyon oranımızı 2010 yılına kıyasla yüzde 50 azaltmayı hedefliyoruz. 2022 yılıyla birlikte tüm modellerimiz elektrikli ya da elektriklendirilmiş versiyonlara sahip olacak. 5 yıl içinde Renault Grubu olarak pazardaki araçlarımızın yüzde 50’sinin elektirikli ya da hibrit olmasını planlıyoruz. Renault Megane eVision, elektrikli Dacia Spring ve Yeni Arkana E-TECH Hibrit bu planlarımızın önemli birer parçası” ifadelerini kullandı.</p><p><img alt="Renault'dan iki yeni elektrikli model - 6" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OCvnG7TjykKp7DcX33VjMw.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1602838699647" /></p><h2>ELEKTRİKLİ DACİA SPRİNG</h2><p>Dacia 2021’de modaya uygun küçük şehir otomobili elektrikli Dacia Spring’i pazara sunacak.</p><p>&nbsp;</p><p><img alt="Renault'dan iki yeni elektrikli model - 7" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O49v58KVwUKErykXYdQnVg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1602838699647" /></p><p>Hafif ve kompakt elektrikli Spring, karma WLTP döngüsünde 225 km, WLTP şehir içinde ise 295 km sürüş menziliyle hem şehir içinde hem de şehirler arası yollarda çok yönlülük sunuyor.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[72 kişi daha hayatını kaybetti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/72-kisi-daha-hayatini-kaybetti-2516054258430-f08a-465f-95eb-9a60a082cee22020-10-18T20:38:00+03:00Admin 72 kişi daha hayatını kaybetti

72 kişi daha hayatını kaybetti

GÜNCEL

Admin
<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip Koronavirüs'ün (<strong>Covid-19</strong>) Türkiye'deki güncel durumuna ilişkin Sağlık Bakanlığı'nın verilerini paylaştı.</p><p><strong>Bakan Koca'nın paylaşımı şöyle:</strong></p><p>"Bugün 1.500’den fazla iyileşen hastamız var. Yeni tespit edilen 1.815 hastamız var. Ağır hasta sayısı durağan seyrine devam ediyor. Aktif ve ağır hasta sayılarını azaltmak zorundayız. Tedbirlere uyarak mücadeleyi güç birliği ile sürdürmeye devam edelim."</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2020/10/1603037883552-ekran-resmi-2020-10-18-19.17" style="height:316px; width:650px" /></p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Mustafa Destici, yeniden Genel Başkan oldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/mustafa-destici-yeniden-genel-baskan-oldu-2515942c7ab07-2a19-43a3-ba4a-4ad1dc2f224e2020-10-18T20:28:00+03:00Admin Mustafa Destici, yeniden Genel Başkan oldu

Mustafa Destici, yeniden Genel Başkan oldu

SİYASET

Admin
<p><strong>Ankara, Keçiören</strong> Taha Akgül Spor Salonu'nda yapılan kongrede, genel başkanlık için <strong>Mustafa Destici </strong>ve eski Genel Başkan Yardımcısı <strong>Haşim Yanar </strong>aday oldu.</p><p>Genel başkan adaylığı için Destici 641, Haşim Yanar ise 209 delegenin imzasını topladı.</p><p>Aday <strong>Haşim Yanar</strong> salona girdiğinde delegeler arasında gergin anlar yaşandı. Divan Başkanı <strong>Üzeyir Tunç,</strong> delegelerden yerlerine oturmalarını ve sakinliği sağlamalarını istedi.&nbsp;</p><p><strong>Adayların seçim konuşmasının ardından oylamaya geçildi.</strong></p><p>Mustafa Destici, geçerli 836 oyun 584'ünü alarak genel başkanlığa yeniden seçildi. Haşim Yanar ise 252 oy aldı.</p><p>Genel Başkan <strong>Mustafa Destici, </strong>yaptığı teşekkür konuşmasında, "büyük birlik" idealleri ve "büyük Türkiye" hedefleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceklerini söyledi.&nbsp;</p><p>Türkiye'de yaşayan her etnik kökenin umudu olduklarını ifade eden <strong>Mustafa Destici, </strong>sorumluluklarını bildiklerini belirtti.&nbsp;</p><p>Destici, devleti yönetenlerin doğru yaptıkları işlerde yanlarında olacaklarını, yanlış yaptıklarında ise uyarmaktan geri durmayacaklarını dile getirdi.&nbsp;</p><p>Kongre hazırlığında emeği geçenlere ve emniyet teşkilatına teşekkür eden Destici, konuşmasının ardından gençlik teşkilatı ve Alperen Ocakları üyeleriyle "Çırpınırdı Karadeniz" türküsünü söyledi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ersin Tatar, KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı oldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ersin-tatar-kktcnin-yeni-cumhurbaskani-oldu-25158d2bd1a57-7e75-4c15-9625-11d8a5228fa82020-10-18T20:16:00+03:00Admin Ersin Tatar, KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı oldu

Ersin Tatar, KKTC'nin yeni Cumhurbaşkanı oldu

GÜNCEL

Admin
<p>KKTC, ikinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimleri için sandığa gitti. Seçimlere yaklaşık 65'e yakın katılım oldu. KKTC'de eski Cumhurbaşkanı bağımsız aday <strong>Mustafa Akıncı</strong> ile Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) adayı Başbakan<strong> Ersin Tatar,</strong> Cumhurbaşkanlığı için yarıştı.</p><p>Oyların yüzde 51,74'ünü (67 bin 385 oy) alan Ersin Tatar, KKTC'nin 5. Cumhurbaşkanı oldu. Mustafa Akıncı ise yüzde 48,26 oy oranı ve 62 bin 858 oyda kaldı.&nbsp;</p><p>11 Ekim'de yapılan seçimin ilk turunu Tatar oyların yüzde 32,34'ünü alarak birinci, Akıncı ise yüzde 29,80'ini alarak ikinci sırada tamamlamıştı.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kalkan balığının kilosu 200 lira]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kalkan-baliginin-kilosu-200-lira-25157f6a7454d-48aa-43cd-b26a-1ad0a1dc95b02020-10-18T20:01:00+03:00Admin Kalkan balığının kilosu 200 lira

Kalkan balığının kilosu 200 lira

GÜNCEL

Admin
<p>Marmara'da nadir olarak tutulan kalkan balığı, lezzeti ile dikkat çekiyor ancak balığın fiyatı da bir o kadar cep yakıyor.&nbsp;Tekirdağ&nbsp;Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı<strong> İbrahim Pehlivanoğlu,</strong> kalkan balığının nadir olarak tezgahlarda görüldüğünü ve 190-200 lira arasında satıldığını söyledi.</p><p><img alt="kalkan-2.jpg" src="https://www.yenicaggazetesi.com.tr/d/other/kalkan-2.jpg" style="height:367px; width:650px" /></p><p>Kentte balıkçılık yapan Hasan Erol da Marmara açıklarında avlanan kalkanların vatandaşların ilgisini çektiğini ifade ederek, <strong>"Bu yıl balıkçıların palamut avcılığıyla yüzü güldü. Balıkçı arkadaşlarımız kalkan avcılığı da yapıyor ama Marmara'da kalkan bu yıl çok nadir görüldü. O yüzden böyle tezgahta gören vatandaşlar şaşırıyor. Bazen 2, bazen 4 kiloluk kalkanda oluyor tezgahımızda. Arada görüldüğü için haliyle vatandaşında dikkatini çekiyor" </strong>dedi..</p><p><!-- Yeniçağ - İçerik İçi - 1 --></p><p>Erol, bazı vatandaşların, kilosunu 200 liradan satışa sunduğu balığın fotoğrafını çektiğini de dile getirdi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İpek Er, intihara sürüklenerek yaşamını yitirmiştir]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ipek-er-intihara-suruklenerek-yasamini-yitirmistir-2515635d5e210-f3d3-4137-aeae-13b2d69b22122020-10-18T18:53:00+03:00Admin İpek Er, intihara sürüklenerek yaşamını yitirmiştir

İpek Er, intihara sürüklenerek yaşamını yitirmiştir

GÜNCEL

Admin
<p><strong>İpek Er'in Ailesinden Kamuoyuna Açıklama</strong></p><p><strong>İpek Er,</strong> Musa Orhan ile yaşamış olduğu duygusal beraberlik sırasında cinsel saldırıya uğramış ve bunun sonucunda intihara sürüklenerek yaşamını yitirmiştir.</p><p>İpek, sanık Musa Orhan’ın teşvik ve ısrarları neticesinde 24.06.2020 tarihinde aile evinden çıkmış ve o gece Kurtalan Öğretmenevinde kalmıştır. Daha sonra 25 Haziran 2020 tarihinde sanık Musa Orhan’ın görevde olması nedeni ile Siirt’te bulunan ‘Büyük Otel’ adlı bir otele yerleşmiştir. <strong>İpek Er,</strong> sanık Musa Orhan tarafından 28 Haziran 2020 günü arkadaşının ve kendisinin ikamet ettiği eve götürülmüştür. Bu üç günlük zaman diliminde İpek Er intihar etmeden önceki bıraktığı mektupta yaşadıklarını şu şekilde anlatıyor; “2’nci gün zorla namusumu kirletti. Tecavüz etti. Onun ısrarına rağmen içki içmeyeceğimi söylüyordum ama bunu söylememi istemiyordu. Beni tehdit etti. Eğer söylersem beni öldüreceğini söylüyordu. Artık öleceğim için korkmama gerek yok. Evet, gerçekleri söylemeye gelelim. <strong>Musa Orhan</strong> bana tecavüz etti. Ben ağladım, bana kendini diktirirsin dedi. Saçımı çekip yerden sürükledi, ‘kimse sana inanmaz’ dedi. ‘Sahipsizsin’ dedi. “ Bu olaydan sonra Sanık, 01 Temmuz 2020 günü İpek’i kuzenine göndereceğini söyleyerek<strong> İzmir</strong> iline göndermiştir. İzmir iline giden İpek otogarda kendisini kimsenin karşılamadığını fark edince aynı otobüs ile 3 Temmuz 2020 Cuma günü ailesinin yanına geri dönmüştür.</p><p>Ailesine yaşamış olduğu durumu aktardıktan sonra <strong>İpek Er,</strong> babası Fuat Er ile birlikte 6 Temmuz 2020 Pazar günü <strong>Batman Cumhuriyet Başsavcılığına </strong>şikâyette bulunmak istemiştir. Ancak Batman Cumhuriyet Başsavcılığı yetkili olmadıkları gerekçesiyle onları <strong>Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>’na yönlendirmiştir. İpek Er, 7 Temmuz 2020 günü babası ile Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek şikayette bulunmak istemelerine rağmen “15 gün sonra gelin” denilerek savcılıkça geri gönderilmişlerdir. İpek ve ailesinin ısrarları sonucunda 8 Temmuz 2020 günü nihayet <strong>Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı</strong>’na şikâyet gerçekleşmiştir. 6-7-8 Temmuz günleri boyunca Er ailesi, savcılık ve adliyeler arasında haklarını aramak için mekik dokumuştur.</p><p><strong>İpek Er, </strong>hem yaşadığı ağır travma sebebiyle hem de soruşturma süresi boyunca duygusal olarak yıprandığı için Siirt Cumhuriyet savcısına beyan verirken “ gece gündüz ağlamaktayım. İntiharın eşiğine geldim” demiştir. Sanık Musa Orhan’ın kendisine cinsel saldırıda bulunması sebebiyle intihar etmiş ve ne yazık ki 33 gün boyunca Batman’da bir özel hastanede yaşam mücadelesi verdikten sonra hayatını kaybetmiştir. <strong>“Nitelikli Cinsel Saldırı”</strong> suçlaması ile yargılanan ve 16 Ekim 2020 günü görülen davanın ilk duruşmasında Musa Orhan, “susma hakkı” adı altında eski beyanlarını tekrar ettiğini dile getirmiştir. Sanık Musa Orhan’ın savunmanlığını yapan sanık müdafileri, tüm duruşma süresince <strong>İpek Er</strong>’in uğramış olduğu cinsel saldırıdan ziyade, Er ailesinin kişilik haklarına saldırılarda bulunmuş ve dosya içeriğinde bulunmayan nereden geldikleri belli olmayan temelsiz “bilgilerle” davayı manipüle etmeye çalışmışlardır. Yine söz konusu sanık müdafileri, duruşma esnasında dile getirdikleri beyanlarında, bölge halkının aslında bu tür vakalara yabancı olmadıklarını söyleyerek, bir taraftan yapılanın cinsel saldırının meşru zeminini oluşturmaya çalışıp bir taraftan da ailenin yaşam şeklini tartışmaya açıp müvekkillerin manevi değerlerine saldırıda bulunmuşlardır.</p><p>Sanık<strong> Musa Orhan</strong> soruşturmadaki tüm aşamalarda cinsel saldırıyı inkâr etmemiştir. Dosyada bulunan<strong> İpek Er</strong>’in tecavüze uğradığına ilişkin <strong>Adli Tıp Kurumu</strong> raporu ve en son 22 Eylül 2020 tarihinde dosyaya giren <strong>Diyarbakır </strong>Polis Kriminal Laboratuarın yapmış olduğu inceleme sonucunda dosyaya gelen raporda sanık Musa Orhan’ın yatağındaki battaniye ve çarşaflarda İpek Er’e ait kan ve Musa Orhan’a ait spermlerin karışık halde bulunduğu tespit edilmiştir. Sanık<strong> Musa Orhan,</strong> İpek Er’in ifadelerinde belirttiği ve İpek Er ile birlikte ilk gece kaldığı ,arkadaşı Uzman Çavuşa ait evin kapısına kadar götürülmesine rağmen ‘mahalleyi ve mahallede bulunan herhangi bir insanı tanımadığını’ belirtmiş ve delilleri karartmaya çalışmıştır.</p><p>Soruşturma aşamasından itibaren sanık <strong>Musa Orhan</strong>’ın tutuklamaya yönelik talepte bulunan savcılık makamı ve iki ay öncesine kadar tutuklama kararını veren mahkeme heyeti dosya içerinde sanık Musa Orhan lehine hiçbir yeni delil bulunmamasına ve hatta sanık aleyhine kuvvetli suç şüphesini ortaya koyacak yeni delillerin dosya arasına girmesine rağmen, suç vasfının değişme ihtimali ve sabit ikametgah sahibi olması gerekçeleriyle tutuklama taleplerimizi reddetmiştir.</p><p>Mahkeme Heyetinin; sanık <strong>Musa Orhan</strong>’ın ve kendisini destekleyen kurum ve kişilerin nüfuzunu kullanarak dinlenmemiş tanıklar üzerinde hakimiyet kurabileceğini, Musa Orhan’ın dosya delillerini daha önceden karartma girişimini göz önüne alması, bununla birlikte ‘Cinsel Saldırı Suçu’nun ‘katalog suçlardan olmasını, suçun alt haddinin 12 yıl olması ile dosyada bulunan kuvvetli suç şüphesini ortaya koyan ve somut delil niteliğinde bulunan mevcut bilirkişi raporlarını da değerlendirerek sanığın tutuklanmasına karar vermesi gerekirdi.</p><p>Ama biz Er ailesinin avukatları olarak, sanık Musa’yı korumaya çalışan hem devlet aygıtlarını hem de yargı mekanizmalarını zorlamaktan geri adım atmayacağız. Er ailesini hukuki mücadelesinde bir an bile yalnız bırakmayarak, davayı sonuna kadar takip edeceğiz. 18.10.2020</p><p>&nbsp;</p><p>Haber - Suna GÖL</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İBB'den zeytin üreticisine destek]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ibbden-zeytin-ureticisine-destek-25155efe8bb22-d394-4513-86f5-aad5df3c0e872020-10-18T18:33:00+03:00Admin İBB'den zeytin üreticisine destek

İBB'den zeytin üreticisine destek

EKONOMİ

Admin
<p>İnsan sağlığının önemli bir parçası zeytinin en tanınan markasına sahip olan Gemlikli üreticiler, dolu yağışının da etkisiyle bu yıl mahsulünün çoğunu kaybetti. Piyasa fiyatının 2 TL’ye düşmesiyle birlikte toplama giderini dahi karşılamakta zorlanan üreticinin imdadına <strong>Gemlik Belediyesi </strong>koştu. Zeytin üreticisinin elinde kalan 200 tona yakın ürünü <strong>Gemlik Belediye Başkanı Uğur Sertaslan,&nbsp;</strong>4 TL’ye satın aldı. Bu ürünün işlenmesi sonucu 40 ton zeytinyağı elde edildi. Ancak ortaya bir önemli maliyet de çıktı. Gemlik Belediyesinin bu mali yükünü hafifletmek amacıyla İBB devreye girdi.</p><p><strong>ALIN TERİ ÖDENDİ</strong></p><p><strong>Bursa CHP İl Başkanı İsmet Karaca</strong>’nın daveti üzerine bölgeye giden <strong>CHP Parti Meclis Üyesi Gökhan Günaydın, </strong>Gemlikli zeytin üreticileri ile köy kahvelerinde buluştu. Gemlikli zeytin üreticisi, yakın zamanda etkili olan yoğun dolu yağışı sebebiyle ürününün yüzde 50 ile yüzde 85’ini kaybettiğini belirten Günaydın, bu durumun müdahaleyi mecburi kıldığını anlatarak, Gemlik Belediye Başkanı <strong>Uğur Sertaslan</strong>’ın da kamu yöneticisi sıfatıyla bu doğru işlemi yaptığını söyledi. Davet üzerine bölgeye gittiğini, üreticilerle buluştuğunu, durumu yerinde incelediğini de sözlerine ekleyen Günaydın, şunları dedi:</p><p>“Üretilen zeytin yağının bir bölümünü İBB uygun fiyatlarda almaya karar verdi. Ödemesi de yapıldı. Gemlikli köylümüzün, alın terinin karşılığını almasına İBB böylece katkı sağladı. Onların sevincine tanık olmaktan büyük memnuniyet duydum. Doğrusu İBB ve Gemlik Belediyesi böylece kır ve kent dayanışmasının iyi bir örneğini sergilemiş oldular. Bu tür dayanışmalar Türkiye’mizi güzelleştiriyor.”</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5f8c62ec1d8cd.jpeg" style="height:453px; width:700px" /></p><p><strong>ONLİNE SATIŞI DA OLACAK</strong></p><p>Günaydın’ın verdiği bilgiye göre, Gemlik Belediyesi, üreticiden satın aldığı zeytini soğuk sıkım işlemine tabi tutarak elde ettiği 40 ton zeytinyağının asit oranı 0,8 düzeyinde. Bu kalitedeki yağın 3 tonunu satın alan İBB, hem Gemlik Belediyesinin mali yükünü hafifletti hem de kendi destek hizmetlerinde bu ürünü kullanma şansı yakaladı. İBB, kendi kullanımından fazlasını ise kurulmak üzere olan online platformda satışa çıkaracak. İBB, bu satışların seyrine göre, gerektiğinde daha çok miktarda zeytinyağını Gemlik üreticisinden almaya da devam edecek.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Ermenistan'a her türlü silah desteği veriyorlar']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ermenistana-her-turlu-silah-destegi-veriyorlar-2515477d7d59b-13fe-4546-a329-6522e7d093422020-10-18T17:31:00+03:00Admin 'Ermenistan'a her türlü silah desteği veriyorlar'

'Ermenistan'a her türlü silah desteği veriyorlar'

SİYASET

Admin
<p><strong>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,</strong> "Biz neden Azerbaycan'da varız, kardeşlerimizin yanındayız. Ne deniyor? MİNSK üçlüsü; ABD, Rusya ve Fransa... Bunlar Ermenistan'ın yanında yer aldılar. Ermenistan'a her türlü silah desteğini veriyorlar. Şu anda Azeri kardeşlerimiz Ermenilere karşı ciddi bir mücadelenin içerisindeler. Azerbaycan'ın Ermeni işgali altındaki topraklarını kurtarmak için bu mücadeleyi veriyorlar. <strong>Rusya, ABD ve Fransa, </strong>Azeri kardeşlerimizin topraklarını kendilerine vermediler. Rabbim yardımcılar olsun. İnanıyorum ki bu toprakları Ermenilerden kurtaracaklar" diye konuştu.</p><p><strong>Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</strong></p><p>"Kongremizden sonra katılacağımız törenle yatırım bedeli 3.5 milyar lirayı geçen 591 projenin resmi açılışını yapacağız. Bu güne kadar Şırnak'a yaptığımız hizmetlerin toplu bilgilendirmesini yapacağız. Resmi açıklamasını gerçekleştireceğimiz eser ve hizmetlerin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. AK Parti il kongrelerimizin ilkini Şırnak'ta gerçekleştiriyoruz. Biz de imkanlar el verdikçe il kongrelerimizi vesile ederek vatandaşlarımızla kucaklaşacağız. Önümüzdeki hafta sonu Kayseri ve Malatya'da olacağız. Siyasi hayatımın sadece son 19 yılında AK Parti genel başkanı, başbakan, cumhurbaşkanı olarak ülkemizin 81 vilayetine defalarca gittim. Ülke ve dünya meseleleriyle ilgili her konuda biz kulağımızı da gönlümüzü de milletimize çeviriyoruz. Siz ne diyor, ne istiyor, ne bekliyorsanız onu yapmak için gece gündüz çalışıyoruz. Biz sorumluluklarımızın ağırlığına ve çokluğuna rağmen halkımızla muhabbetimizi bu derece sıkı tutarken dikkat ederseniz muhalefet milletimizden mümkün olduğunda uzak duruyor. Kapalı kapılar ardından siyaset yapmak kolay. Şehirlerimize gidip milletimizle kucaklaşmadan siyaset yapıyorum diyenler emin olun sufleyi başka yerlerden alıyordur.</p><p>"Milletimizin karşısına çıkıp bu ülke için yaptıklarını yapacaklarını, her meseleyle ilgili duruşunu ortaya koyamayandan siyasetçi olamaz."</p><p>"Hiçbir siyasi, ideolojik, sosyal, kültürel, ekonomik mülahaza, birlik beraberliğimizden, kardeşliğimizden daha önemli, daha hayati değildir."</p><h3><strong>Ermenistan tepkisi</strong></h3><p>"Batı şu anda Azerbaycan'ın yanında değil. Bu gece ateşkes ilan edildi ama ateşkesi Ermeniler yine bozdu. Batı ses çıkarmıyor. Türkiye ses çıkardığı zaman 'Türkiye'ye bak ya hiç de sessiz durmuyor' diyorlar. Durmayacağız, hakkın ve haklının yanında yer alacağız.</p><h3><strong>Minsk üçlüsüne tepki: Ermenistan'a her türlü silah desteğini veriyorlar</strong></h3><p>Biz neden Azerbaycan'da varız, kardeşlerimizin yanındayız. Ne deniyor? MİNSK üçlüsü; ABD, Rusya ve Fransa... Bunlar Ermenistan'ın yanında yer aldılar. Ermenistan'a her türlü silah desteğini veriyorlar. Şu anda Azeri kardeşlerimiz Ermenilere karşı ciddi bir mücadelenin içerisindeler. Azerbaycan'ın Ermeni işgali altındaki topraklarını kurtarmak için bu mücadeleyi veriyorlar. Rusya, ABD ve Fransa, Azeri kardeşlerimizin topraklarını kendilerine vermediler. Rabbim yardımcılar olsun. İnanıyorum ki bu toprakları Ermenilerden kurtaracaklar."</p><p>"Canı yanan biziz. Kanı dökülen biziz. Evlat acısı çeken biziz ama kazanan başkaları. Böyle bir çarpıklığa nasıl göz yumabiliriz. Bu anlayışla biz 18 yıldır ülkemizde herkes için demokrasi, kalkınma diyerek gece gündüz hizmet ediyoruz.</p><p>"Okullarınızın diğer okullardan; yollarınızın diğer yollardan, güvenlik ve adalet kurumlarımızın hizmetlerinden diğer yerlerden; hastanelerinizin diğer hastanelerden bir eksiği var mı? Tüm bu konularda herhangi bir eksiklik varsa işte ülkenin cumhurbaşkanı, AK Parti'nin genel başkanı burada. Muhatabınız doğrudan benim. Size hem demokrasi hem kalkınma anlamında en küçük bir ayrımcılık yapılıyorsa failinden hesabını sormak boynumun borcudur. "</p><h3><strong>"Ağızlarından demokrasiyi düşürmeyenler bizim değil alçak terör örgütünün yanında yer aldı"</strong></h3><p>"Ağızlarından demokrasiyi düşürmeyenler ne yaptı? Bizim değil alçak terör örgütünün yanında yer aldı. Amaçları kaos oluşturarak milleti birbirine düşürmekti. Geçmişte yapılan hataları, eksik ve yanlış işleri görmezden geliyor değilim. Bir avuç tek parti seçkini dışında bu milletin tamamı aynı sıkıntıları yaşadı. Biz de kendi mecramızda haklarımızın elimizden hukuksuzca alınması dahil, siyasetin dışında bırakılmaya çalışılmak dahil pek çok eziyete maruz kaldık. Hükümetlerimiz döneminde de attığımız her adımda akıl almaz engellerle karşılaştık. Karşımıza çıkartılmadık terör örgütü kalmadı. Bunların hepsini aştık aklımıza hiçbir zaman terör örgütü kurmak gelmedi. "</p><h3><strong>"Senaryoların her birini boşa çıkartıyoruz"</strong></h3><p>"Dün üç beş teröristle, üç beş milyar dolarlık manipülasyonlarla Türkiye'yi köşeye sıkıştırıyorlardı artık bunlar işe yaramadığı için olsa gerek küresel ölçekte senaryolarla üzerimize geliyorlar. Biz bu senaryoların her birini boşa çıkartıyoruz. Irak'ta, Suriye'de Akdeniz'de, Karadeniz'de bozduk. Artık bu ülke milleti ve devletiyle başkalarının ittiği yönde değil kendi hedeflerinin peşinde ilerliyor."</p><p>"Bizim ömrümüz hem hak ve özgürlüklerin alanını genişletme hem ülkemizi ve şehirlerimizi geliştirmenin mücadelesiyle geçti. Bugün artık orta yaşa ulaşan evlatlarımız nispeten daha iyi şartlarda bir hayat sürüyor. İnşallah torunlarımıza büyük ve güçlü Türkiye'yi miras bırakacağız. "</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Tapu harcında tüm zamanların rekoru kırıldı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tapu-harcinda-tum-zamanlarin-rekoru-kirildi-251537b1c7ad6-d3f7-46f2-9909-e7c5fabca6e62020-10-18T17:20:00+03:00Admin Tapu harcında tüm zamanların rekoru kırıldı

Tapu harcında tüm zamanların rekoru kırıldı

EKONOMİ

Admin
<p><strong>Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı </strong>verilerinden derlenen bilgilere göre, ocak-eylül döneminde ülke genelinde 1 milyon 998 bin 541 adet gayrimenkul (konut, iş yeri, arsa, tarla) satışı gerçekleşti.</p><p>Bu sürede 2 milyon adet gayrimenkul satışının yanı sıra tapuda bağış, ÖKBA (Ölünceye Kadar Bakma İşlemi), taksim, intikal, şahsi ipotek, zirai ipotek, konut ipoteği, şahsi ipotek terkini, zirai ipotek terkini, cins tahsisi, kamulaştırma ve diğer işlemlerle birlikte 7 milyon 841 bin işlem gerçekleştirildi.</p><p>Ocak-eylül döneminde satılan yaklaşık 2 milyon adet gayrimenkul için tapu dairelerinde 371 milyar 77 milyon liralık değer ibraz edildi. ÖKBA, taksim, intikal, şahsi ipotek, zirai ipotek, konut ipoteği, kamulaştırma ve diğer işlemlerle birlikte ibraz edilen değer 1 trilyon 736 milyar liraya ulaştı.</p><p><strong>9 AYDA 13 MİLYAR 445 MİLYON LİRALIK HARÇ GELİRİ ELDE EDİLDİ</strong></p><p>9 ayda gerçekleşen satışlardan 13 milyar 445 milyon liralık harç geliri elde edilirken, tüm işlemlerden sağlanan harç geliri 13 milyar 848 milyon liraya ulaştı. Böylece yılın 9 aylık döneminde tüm zamanların yıllık rekoru kırılmış oldu. Daha önce en yüksek yıllık rakam 11 milyar 291 milyon lirayla 2018'de kaydedilmişti.</p><p>Geçen yıl konut satışlarında yüzde 4 olan tapu harcının yüzde 3'e indirilmesi teşviki yıl sonuna kadar devam etmiş, yıl sonunda elde edilen tapu harcı geliri 10 milyar 924 milyon lira olarak gerçekleşmişti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[354 web sitesi erişime kapatıldı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/354-web-sitesi-erisime-kapatildi-25152c9cd3338-a5c6-4fe1-8c44-7508580480172020-10-18T17:12:00+03:00Admin 354 web sitesi erişime kapatıldı

354 web sitesi erişime kapatıldı

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Diyarbakır Valiliği</strong>'nden yapılan açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, son bir ayda internet yoluyla işlenen suçların tespiti, takibi ve engellenmesine yönelik çalışma başlatıldığı belirtildi.</p><p>Çalışma kapsamında "yasadışı bahis ve müstehcenlik" içerikli yayın faaliyetleri suç teşkil eden ve herhangi bir özel ağ kullanmadan, herkesin erişebileceği şekilde, yurtdışı kaynaklı yayın yapan 286 web sitesi ile ABD, Kanada ve Fransa'dan terör örgütü PKK/KCK/YGP/YPS propagandası yapan 68 URL adresi tespit edildiği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><p>"5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun uyarınca 286'sı yasadışı bahis ve müstehcenlik ve 68'i PKK/KCK/YGP/YPS terör örgütü propagandası içerikli 354 web sitesi BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu)na bildirilmiş ve erişime engellenmesi kararı alınarak, siteler erişime kapattırıldı."<br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['İstanbul, Anadolu’ya yaydığı virüsü topluyor']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbul-anadoluya-yaydigi-virusu-topluyor-25151dfbb0f62-858b-432f-ada1-2dff6ddf84602020-10-18T17:00:00+03:00Admin 'İstanbul, Anadolu’ya yaydığı virüsü topluyor'

'İstanbul, Anadolu’ya yaydığı virüsü topluyor'

SAĞLIK

Admin
<p><strong>Bilim Kurulu’nun halk sağlığı uzmanı Prof. Levent Akın,</strong> İstanbul’un nisan ayında Anadolu’ya yaydığı yeni tip koronavirüsü şimdi topladığını söyledi.</p><p>Habertürk’ten Muharrem Sarıkaya, bugünkü köşesinde Prof. Akın ile yaptığı görüşmeyi aktardı.</p><p>Buna göre Akın, “İstanbul’un Nisan ayında Anadolu’ya yaydığı virüsü şimdi topluyor” dedi ve megakentteki vaka artışlarını şöyle yorumladı:</p><p>İstanbul’da salgın artınca yaz tatiline de denk geldiği için insanlar memleketlerine gittiler ve Anadolu’da yaygınlaşmasına yol açtılar. Anadolu’da vakaların yükselmesiyle birlikte yaz tatili de bittiği için bu kez düşme eğilimine giren İstanbul’a tekrar döndüler. Antalya, Muğla gibi illerden dönenler az oldu ama İstanbul’dakiler onlardan ibaret değil, Anadolu’dan dönen sayısındaki yükselme, salgını da yükseltti… Anadolu’ya yaymıştı, şimdi tekrar topluyor…<br />Sarıkaya, Akın’ın Ankara’ya dair yorumlarını da şu satırlarla aktardı:</p><p>Ankara’daki durumu sordum; İl Sağlık Müdürlüğü’nün işi çok sıkı tuttuğunu belirtti. Haklı da çünkü çevremden biliyorum, pozitif çıkanların ağırlıklı bölümüne yarım gün geçmeden filyasyon ekipleri evlerinde ulaşıp ilaçlarını teslim etti. Bu da onların tedavisine daha erken dönem başlamalarını sağladı. Prof. Dr. Akın, “Ankara geçen ay çok sıkıntılıydı, şimdi aşağı düşüş var ama Nisan ayına göre hala kötü” dedi.<br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul'dan tahsil edilen vergi yüzde 38 arttı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbuldan-tahsil-edilen-vergi-yuzde-38-artti-251509384550b-e3c1-4849-951f-20f513d89b1c2020-10-18T16:40:00+03:00Admin İstanbul'dan tahsil edilen vergi yüzde 38 arttı

İstanbul'dan tahsil edilen vergi yüzde 38 arttı

EKONOMİ

Admin
<p><strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi </strong>(İBB) İstanbul İstatistik Ofisi'nin 'Ekim 2020 Mali İstatistikler İstanbul Ekonomi Bülteni’ne göre, İstanbul'da bu yılın 3. çeyreğinde toplam 113 milyar TL vergi tahsil edildi. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 38.3 artan vergi hasılatının merkezi yönetim bütçesi içindeki payı yüzde 46.6 oldu.</p><p><strong>Kurumlar vergisinin yüzde 61’i İstanbul’dan</strong></p><p>Bültene göre, 2020 yılının 3. çeyreğinde Türkiye Merkezi Yönetim Bütçe gelirlerinin 29.3 milyar TL'si kurumlar vergisinden tahsil edildi. İstanbul'dan 17.9 milyar TL kurumlar vergisi geliri tahsil edilirken Merkezi Yönetim içindeki payı yüzde 61 oldu.</p><p><strong>ÖTV geliri yıllık yüzde 73,8 arttı</strong></p><p>İstanbul'da yılının 3. çeyreğinde özel tüketim vergisinin genel bütçe gelirleri içindeki payı bir önceki döneme göre artarak yüzde 24.9, vergi gelirleri içindeki payı ise yüzde 26.4 oldu. Özel tüketim vergisi (ÖTV) geliri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 73.8 arttı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Saran Medya ile Digitürk çekişmesi yargıda]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/saran-medya-ile-digiturk-cekismesi-yargida-25149d5d0a5c9-edc7-4696-99ae-000245898b022020-10-18T15:29:00+03:00Admin Saran Medya ile Digitürk çekişmesi yargıda

Saran Medya ile Digitürk çekişmesi yargıda

MEDYA

Admin