Turkhaber Gazetesihttps://www.turkhabergazetesi.com turkhaber, haber,turkhaber gazetesi, medya, basin, turkhaber, haberturk, haberturk gazetesi, turkhaber, habertürk, türkhaber, haberturk gazetesi, son dakika, haber, turkhaber, erdogan, demokrasi, cumhuriyet, cumhurbaskani, turkhaber, turkhaber gazetesi, turkmedya, turkmedyahaber, ibb, istanbul, ak parti, akp, chp, mhp, sp, tv, gazete, dergi, turkiye, filo, filo kiralama, son dakika, turkhaber, kiralama, otomotiv, sanayi, patron, ito, istanbul, haber, ekonomi, medya, ankara, siyaset, hava, gazete, tv, guncel, hukuk, türkmedya, izmir, turkhaber, turkhaber, türkiye, bakan, bakanlıklar, siyaset, polis, savcı, hakim,adliye, gazeteci, yargıtay, anayasa, mahkeme,otomotiv, egitim, okul, anaokulu, lise, ilkokul, fakulte, universite, turkhabertv, turkmedyahaber, belediye, baskan, kaymakam, vali, dekan, rektör, emniyet, emniyet muduru, polis, bakan, uskudar, beykoz, umraniye, atasehir, sultanbeyli, cekmekoy, sancaktepe, maltepe, kadikoy, kartal, turkmedyatv, türkhaber, türkhaber gazetesi, belediye, erdogan, baskan,vali,kaymakam,televizyon,kanal34,kanal 34, kartal, maltepe, pendik, tuzla, fatih, üsküdar, ümraniye, kafe, cafe, kahve duragi, kahve dunyasi, kahve diyari, libadiye, bulgurlu, otomobil, renault, servis,sahibinden, ikinciel, 2 . el, jandarma, manisa, diyarbakir, genelkurmay, demokrasi,adalet,insan hakları, üsküdar, umraniye, atasehir, beykoz, sancaktepe, sultanbeyli, kadikoy, türkhaber,türkhaber gazetesi,Türkhaber, TürkHaber,gazete,internet,internet haber, tokker, oyder, renault, otomotiv, odd,oss, filo, mais, oyak, ibb, belediye, baskan,vali, kaymakam, Haberturk tr2020-02-27T14:53:06+03:00<![CDATA[National Geographic Sergisi ziyaretçilerle buluştu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/national-geographic-sergisi-ziyaretcilerle-bulustu-2085340574ce1-c9ea-4398-ba60-e69b19f423b22020-02-26T18:46:00+03:00Admin National Geographic Sergisi ziyaretçilerle buluştu

National Geographic Sergisi ziyaretçilerle buluştu

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p>Vahşi hayatı ve yaşam alanlarını etkileyen konulara dair farkındalık artırmayı hedefleyen&nbsp;<strong>Photo Ark</strong>, National Geographic fotoğrafçısı&nbsp;<strong>Joel Sartore</strong>&nbsp;imzasıyla gelecek nesillere dünya üzerinde yaşayan türlerle ilgili en dikkat çekici fotoğrafları Türkiye’deki hayvanseverler, doğa ve fotoğraf tutkunlarıyla buluşturuyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e56941bbefe2.jpg" style="height:501px; width:960px" /></p><p>15 Nisan’a kadar ziyaretçileriyle buluşacak serginin açılışına Çağan Şekercioğlu, Aslı Cüreklibatır, Tamer Yılmaz, Fethi Karaduman, Özlem Güsar, Sinem Güven, Sema Demiral, Emek Külür, İdil Lüleci, Yasemin Aloğlu, Tilda Tezman, Bilgün Sazak gibi isimler katıldı.</p><p>Fotoğrafçı Joel Sartore’nin birçok farklı türden hayvanı, vahşi yaşam koruma alanlarında ve stüdyo kalitesinde çektiği nefes kesen fotoğrafları, biyoçeşitliliğin bir arşivi niteliği taşıyor. Sergide kuşlar, balıklar, memeliler, sürüngenler, amfibi ve omurgasız hayvanlar dahil birçok farklı sınıftan 9 binden fazla türün fotoğraflandığı Photo Ark arşivinden 75 fotoğraf yer alıyor.</p><p>National Geographic’in en popüler ve en çok ziyaret edilen sergisi olma unvanını taşıyan Photo Ark sergisini, Samsung The Frame katkılarıyla&nbsp;Sıraevler No: 55 Akaretler, Beşiktaş adresinde Nisan ayının ortasına kadar ücretsiz olarak ziyaret etmek mümkün.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e56941a9f267.jpg" style="height:544px; width:797px" /></p><p><strong>Sergide Çocuklara Özel Bölüm</strong></p><p>National Geographic Fotoğrafçısı Joel Sartore’nin objektifinden çekilen birbirinden ilgi çekici hayvan portrelerinin yer aldığı Photo Ark sergisinde minik ziyaretçiler için de bir bölüm yer alıyor. Aileleriyle birlikte sergiyi ziyaret eden minik ziyaretçilerin boyama yapabilecekleri ve sergide yer alan fotoğraflardan oluşan yapbozlarla keyifli bir vakit geçirebilecekleri özel çocuk alanında nesli tükenen hayvanları yakından tanıma fırsatı bulabiliyorlar.</p><p><strong>Samsung The Frame TV, Sergi Alanını Özel Bir Sanatsal Deneyime Çeviriyor</strong></p><p>The Frame’e özel alanda yer alan uygun ölçekli fotoğraflar, The Frame’in sanat modu özelliğiyle sergileniyor. Bu özellik sayesinde The Frame sanat eserlerinin gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde sergilenmesine olanak tanıyor. Kolayca takılıp çıkarılabilen çerçeveleri, pasparto özelliği, ortam ışığına göre otomatik olarak optimize edilen ekran ışığı ve derinlik ayarları sayesinde yaşam ortamlarına “sanatsal” bir dokunuş getiriyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Milka inekleri piste çıktı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/milka-inekleri-piste-cikti-20852b7f7fbee-f5bc-4498-be34-509dd3ca43512020-02-26T18:40:00+03:00Admin Milka inekleri piste çıktı

Milka inekleri piste çıktı

SPOR

Admin
<p>Festivaldeki Milka alanında bir araya gelen yüzlerce kayak sever, soğuk havada kalpleri yumuşatan Milka’nın ünlü mor ineği ile de fotoğraf çektirerek ana renk kattılar.</p><p>Milka alanını ziyaret ederek keyifli görüntülere imza atanlar arasında sanat ve cemiyet dünyasından ünlü isimler de vardı. Ivana Sert, Özge Özpirinçci, Arda Türkmen, Burak Yamantürk, Mert Vidinli ve Angry Boards da karın keyfini mor inekle çıkaranlar arasında yer aldı. Kayak severler ayrıca mor inekle birlikte eğlenceli ve farklı bir kayak deneyimi yaşama şansı da buldular. Milli kayak sporcularımızdan Miray Özsoy, Sevil Erişen, Yasin Armut, Berat Zeytun ve Harun Mut da yine Milka alanında kayak severlerle buluşarak keyifli gösterilere imza attılar.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e5692207fe99.jpg" style="height:467px; width:700px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Zehirsiz gıda herkesin hakkı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/zehirsiz-gida-herkesin-hakki-20851989dc886-5c4d-478f-b263-860cc7347df42020-02-26T18:31:00+03:00Admin Zehirsiz gıda herkesin hakkı

Zehirsiz gıda herkesin hakkı

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği </strong>ve Avrupa Pestisit Eylem Ağı tarafından yürütülen Zehirsiz Sofralar Projesi kapsamında, Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı temsilcileri, Tarım ve Orman Bakanlığı’yla yaptıkları görüşmede, insan ve çevre sağlığı için çok tehlikeli pestisitlerin yasaklanarak, doğa dostu tarım uygulamalarını yaygınlaştıracak politikaların benimsenmesini, denetimlerin artırılmasını ve sonuçlarıyla ilgili şeffaflık sağlanmasını talep ettiler.</p><p>100’ü aşkın sivil kuruluş ve inisiyatifin oluşturduğu Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın temsilcileri, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı <strong>Yunus Bayram</strong> ile yaptıkları görüşmede, 125 bin imzaya ulaşan Zehirsiz Sofralar Kampanyası’ndaki talepleri dile getirdiler ve Bakanlığın üniversitelerden görüş sorduğu 41 pestisit etken maddesinin tehlikelerine dikkat çekerek, bu maddelerin bir an önce kullanımdan kaldırılmasını istediler.</p><p>Bayram, görüşmede 41 pestisit etken maddesi ile ilgili konunun Bakanlığın gündeminde olduğunu ve Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın çalışmalarını takip ettiklerini belirtti. Pestisit kullanımını azaltmak ve entegre zararlı yönetimini yaygınlaştırmak için çalıştıklarını, Avrupa Birliği’nde konuyla ilgili atılan adımları takip ettiklerini ve benzer süreçleri Türkiye’de de hayata geçirmeye çalıştıklarını ifade eden Durmuş, Bakanlığın çalışmaları hakkında Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nı bilgilendirdi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e5690737f49e.jpg" style="height:501px; width:960px" /></p><p><strong>Pestisitler Kademeli Olarak Yasaklansın</strong></p><p>Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, Kasım 2019’da düzenlediği Zehirsiz Konferans ile başlattığı Zehirsiz Kampanya’da, pestisitlerin zararlarına dikkat çekiyor, Türkiye’de kademeli olarak azaltılarak yasaklanmasını ve doğa dostu, agroekolojik yöntem ve tekniklerin yaygınlaştırılması, bu şekilde üretim yapan çiftçilerin desteklenmesini talep ediyor.</p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, üniversitelere bir yazı göndererek, kullanımdan kaldırılması konusunda görüşlerini sorduğu 41 pestisit etken maddesi listesinde, Zehirsiz Kampanya’nın öncelikle ve acilen yasaklanmasını talep ettiği 13 etken madde de bulunuyor.</p><p>Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu V Programı kapsamında desteklenen Zehirsiz Sofralar Projesi kapsamında oluşturulan Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, bakanlığın üniversitelere gönderdiği listede yer alan pestisitlerin insan, doğal hayattaki diğer canlıların sağlığı ve çevresel toksisite açısından ne gibi zararlara yol açtığını araştırmış, 41 etken maddenin hem insan hem de diğer canlılar için ölümcül tehlikeler barındırdığını ortaya koymuştu.</p><p><strong>Sadece yasak değil, önlem</strong></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı ile yapılan görüşmeyi değerlendiren Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Genel Müdürü Batur Şehirlioğlu, gelecek kuşakların ve tüm canlıların yaşam ve sağlık hakkının siyaset üstü konular olduğunu ve görüşmede bunu vurguladıklarını ve aynı biçimde karşılık aldıklarını ifade etti. Şehirlioğlu’nun açıklaması şöyle: “Bakanlığın bu yönde önemli çalışmaları var ancak bizler AB’nin ilgili komisyonlarının, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) veya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gibi uluslararası kuruluşların ve Bakanlığın görevinin insana ve doğaya zarar veren bu zehirlere onlarca yıl maruz kaldıktan sonra yasaklamak değil, bunlara izin vermemek olduğunu düşünüyoruz. Bu gibi sorumluluk sahibi kurumların görevi, önlemini baştan alan politikalar, stratejiler ve yöntemler geliştirmek olmalıdır. Ayrıca yasaklamak ile de sorunlar ne yazık ki çözülmüyor. Bu zehirler sularda, toprakta, doğada onlarca yıl daha kalıp bizleri zehirlemeye devam edebiliyor."</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e569072619dd.jpg" style="height:673px; width:700px" /></p><p><strong>AB uyum sürecinde yaşanan olumlu gelişmeler</strong></p><p>AB uyum sürecinde Türkiye'de 200'e yakın tarım zehiri etken maddesi yasaklandı ve yasaklanmaya devam ediyor. Bu süreçte ikincil düzenlemeler dahil 250'ye yakın mevzuat değişikliği yapıldı.</p><p>Bu kapsamda, Gıda Güvenlik Bilgi Sistemi ve Ulusal Gıda Referans Laboratuvarı kuruldu. Laboratuvarların kapasiteleri geliştirildi. Gıda kontrol hizmetleri kapsamında pek çok kapasite artırıcı çalışmalar, personel ve çiftçi eğitimleri yapıldı.</p><p>Entegre zararlı yönetimi yaygınlaştırıldı. Biyolojik ve biyoteknik mücadeleye yönelik destekleme çalışmaları başlatıldı. Denetim faaliyetleri arttırıldı ve zehirlerin reçete ile satılması ve ruhsatlandırılması dahil piyasa kontrolünü sağlayacak pek çok mevzuat ve uygulama değişikliği yapıldı. Tıpkı eczanelerde uygulandığı üzere pestisitlerin barkodlu satışı konusunda çalışmalar başlatıldı.</p><p><strong>Zehirsiz Gıda İstiyoruz</strong></p><p>Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin öncülüğünde oluşan Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın çalışmaları kamuoyunda ve karar vericiler nezdinde karşılık bulmaya devam ediyor. Zehirsiz Kampanya’nın, insan ve çevre sağlığı için çok tehlikeli pestisitlerin yasaklanarak, doğa dostu tarım uygulamalarını yaygınlaştıracak politikaların benimsenmesi, denetimlerin artırılması ve sonuçlarıyla ilgili şeffaflık sağlanması taleplerine ilişkin şu ana kadar TBMM’de 3 soru, 1 araştırma önergesi verildi. Kampanyada acilen yasaklanması talep edilen 13 pestisit de dahil, 41 pestisit etken maddesinin yasaklanması konusu Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gündemine alındı. Kampanya’ya şu ana kadar 125 bin kişi imzalayarak destek verdi ve kampanya ile ilgili 300 farklı medya kuruluşunda haberler yayımlandı.</p><p>Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın en büyük başarısı, pestisitlerin zararları ve alternatif yöntemler konusunda farkındalık yaratmak oldu. Kasım 2019’da başlayan Zehirsiz Kampanya talepleri dijital medyada şu ana kadar 10 milyon kişiye ulaştı. Kamuoyunda ve karar vericilerde yaşanan bu farkındalık, pestisit kullanımını azaltmak ve sağlıklı gıdaya erişim konusunda önemli değişikliklere vesile olacaktır.</p><p>Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, gıda güvenliği ve sağlıklı gıda için kampanyacılık, savunuculuk ve lobicilik faaliyetlerine devam edecek, bu konudaki gelişmelerin takipçisi olacak.</p><p>Zehirsiz gıda mümkün.</p><p>ZEHİRSİZ SOFRALAR SİVİL TOPLUM AĞI<br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Tuna Ofis, 50'nci yılını kutladı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tuna-ofis-50nci-yilini-kutladi-208509d82a3ae-e742-4a61-909b-03dcdd6b52182020-02-26T18:26:00+03:00Admin Tuna Ofis, 50'nci yılını kutladı

Tuna Ofis, 50'nci yılını kutladı

EKONOMİ

Admin
<p>Yarım asırlık köklü geçmişinden edindiği tecrübeyi, vizyoner yaklaşımla birleştirerek ofis mobilyası sektörünün trendlerine yön veren <strong>Tuna Ofis,</strong> 50'nci yılı kapsamında keyifli bir etkinliğe imza attı.</p><p><strong>Tuna Ofis</strong>'in Taksim'deki deneyim odaklı yeni showroom'unda, Tuna Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Turan Tuna </strong>ve Tuna Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı<strong> Nuri Tuna</strong> ev sahipliğinde gerçekleşen kokteyle iş dünyasından çok sayıda isim katıldı. Ardından Tuna Şirketler Grubu'nun yatırımcısı olduğu Sofitel Taksim İstanbul Hotel'in Majik BaloSalonu'na geçen davetliler,<strong> Doğu Demirkol</strong>'un gösterisiyle kahkahaya doydular.Geceye katılan misafirler keyifli dakikalar geçirdi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Alfa Romeo 110 yaşında]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/alfa-romeo-110-yasinda-20849c8e713a2-aa53-4e26-af09-2878c8af2f0a2020-02-26T18:22:00+03:00Admin Alfa Romeo 110 yaşında

Alfa Romeo 110 yaşında

OTOMOBİL

Admin
<p>Alfa Romeo, bu yıl 110’uncu yaşını kutluyor. 1910 yılından günümüze gerek yol gerekse de yarış otomobilleri klasmanındaki özgün ve yenilikçi yaklaşımıyla otomotiv dünyasında önemli izler bırakan marka, yıl boyunca farklı konseptlerde etkinlikler gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Alfa Romeo’nun yeni yaşına özel olarak Alfa Romeo Style Center’ın (Alfa Romeo Tasarım Merkezi) hazırladığı logo ise markanın güçlü yanlarını, teknolojisini, sürüş keyfini ve estetikliğini yansıtıyor. Yıl boyunca gerçekleşmesi planlanan etkinliklerde ön planda olacak ve otomobilleri de süsleyecek olan logodaki 110 rakamı ve desenler, Alfa Romeo’nun geçmişten geleceğe uzanan çizgisini hissettiriyor.</p><p><strong>Önemli otomobil festivalleri ve Alfa Romeo tutkusu</strong></p><p>Alfa Romeo’nun 110. yaş günü kutlamaları çerçevesinde düzenlenecek etkinliklerin ilki, 13-16 Mayıs tarihleri arasında Brescia-Roma-Brescia pistindeki “Red Arrow” gösterileriyle başlayacak. 24 Haziran tarihinde ise “La Macchina del tempo – Museo Storico Alfa Romeo” (Zaman Makinası – Alfa Romeo Tarihi Müzesi) görkemli bir kutlamaya ev sahipliği yapacak. İçerisinde yer alan kitapçı, belge merkezi, test sürüş alanı, showroom ve test parkuru ile gerçek bir ‘marka merkezi’ olan müzenin davetlileri ise Alfa tutkunlarının oluşturduğu kulüpler ve fanlar olacak. Markanın tarihinde büyük rol oynayan Arese’de yer alan müzedeki kutlamada Alfa Romeo’nun yeni yaşına özel 110 mum üflenecek. 9-12 Temmuz tarihleri arasında ise Goodwood Hız Festivali Tırmanma Yarışları etkinliğinde bir kutlama daha gerçekleşecek.</p><p><strong>Alfa Romeo’nun Kilometre Taşları</strong></p><p>1910 yılında İtalya’nın Milano şehrinde Anonima Lombarda Fabbrica Automobili (ALFA-Lombarda Anonim Otomobil Fabrikası) adıyla kurulan Alfa Romeo, aynı sene ilk modeli olan ve 100 km/s'nin üstünde hızlara çıkabilen 24 HP’yi üretim bandından indirdi. 1913 yılında ise aynı model baz alınarak 147 km/s hıza erişebilen yarış otomobili üretildi. 1915 yılında otomobil fabrikasını mühendis Nicola Romeo’nun satın alması ve 1920 yılında Torpedo 20-30 HP modellerinin üretimiyle, ilk Alfa Romeo logosunu taşıyan modeller de çıkmış oldu.</p><p>1950 yılına gelindiğinde 1900 modelinin üretimine başlanırken 1954 yılında Giulietta Sprint üretildi. 1958’de ise Giulietta’nın Spider ve Coupe versiyonları da satışa sunuldu. 1972 yılında markanın ilk önden çekişli otomobili olan Alfasud banttan indi. Alfa Romeo’nun 1976’da ürettiği Alfa 2000 TD ise turbo dizel motora sahip ilk İtalyan otomobili ünvanını aldı. 1981 yılına gelindiğinde Fiat çatısı altına katılan Alfa Romeo, en önemli modelleri arasında bulunan 33 ve 75'i bu dönemlerde satışa sundu. Tamamı Fiat çatısı altında geliştirilen ilk model olan 164, şirketin Chrysler ile anlaşmasının ardından Kuzey Amerika’da da satışa sunuldu. 2001’de Yılın Otomobili Ödülü'nü Alfa Romeo 147 alırken, markanın diğer kilometre taşları arasında GT, Brera, Spider gibi modeller ön plana çıktı. 2008 yılında lüks küçük sınıfta Mito ve 2010 yılında pazara sunulan kompakt sınıf model Giulietta ise Alfa Romeo’nun farklı segmentlerdeki başarılı modelleri olarak otomobil dünyasında iz bıraktılar.</p><p><strong>Pist başarıları</strong></p><p>Motor sporları tarihi de zaferlerle dolu olan Alfa Romeo’nun 1923 yılında ürettiği P1 yarış otomobili, Enzo Ferrari pilotajında önemli başarılar elde etti. Bir yıl aradan sonra geliştirilen 2.0 litrelik 8 silindirli motora sahip P2 modelinin yarış versiyonları, GP yarışlarının favorisi olarak 1925 yılında ilk dünya şampiyonluğunu kazandı. 1929 yılında ilk 8C modelini tanıtan Alfa Romeo, 1931 yılında aynı modelin 8C 2300 Le Mans ve Monza versiyonlarını tanıttı. 180 HP gücündeki Le Mans, satışa sunulduğu yıl ve 1934 yılında “Le Mans” yarışlarını kazandı. 165 HP gücündeki Monza ise İtalya GP'sinde birinciliğe ulaştı. Motor sporları tarihindeki önemli etkinliklerden olan Mille Miglia yarışlarında da başarısını konuşturan Alfa Romeo, son olarak geçtiğimiz yıl podyumda duble yaptı ve Sponsor Takım Kupası’nın da kazananı oldu.</p><p>Alfa Romeo, sportif hatchback Giulietta’nın haricinde; lüks orta sınıfta yer alan temsilcisi Giulia ve ilk SUV modeli Stelvio ile tutkunlarıyla buluşmaya devam ediyor. Marka aynı zamanda, F1 Dünya Şampiyonası’nda yarışmaya devam ediyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Gençlerin merkezinde teknoloji var']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/genclerin-merkezinde-teknoloji-var-208485fa37b56-3c81-4d21-a677-020a4eac8d592020-02-26T17:57:00+03:00Admin 'Gençlerin merkezinde teknoloji var'

'Gençlerin merkezinde teknoloji var'

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Türkiye’nin gençlerinin sorunlarına çözüm üretmeyi amaçlayan ve alanında uzman 13 akademisyen ile birlikte hazırlanan İleri Analizler kitap lansmanında detaylar konuşuldu.</strong></p><p><strong>Türkiye Gençlik STK’ları Platformu (TGSP)</strong>, gençlik için 2018 yılında 8000 gençle yapılan saha çalışmalarını derlediği Türkiye’nin Gençleri İleri Analizler araştırma kitabının lansmanını Dedeman Hotel’de gerçekleştirdi. Editörlüğünü<strong> Dr. Ahmet Özdinç</strong>’in yaptığı kitabın lansmanına TGSP Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ömer Faruk Terzi </strong>ve Yönetim Kurulu Üyesi <strong>N. Bilal Erdoğan</strong> konuşmacı olarak katıldı.</p><p><strong>Ömer Faruk Terzi </strong>konuşmasında nitelikli toplumun oluşmasında gençlerin yapı taşı olduğunu belirterek, ‘’Ana misyonumuz, nitelikli gençlik, nitelikli STK’lar, nitelikli toplumdur. Bu nedenle biz çalışmalarımızı bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Üye buluşmalarımızla, etkinliklerimizle, araştırmalarımızla birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e568a7d2afd8.jpg" style="height:442px; width:700px" /></p><p>Türkiye’nin Gençleri araştırmasını 2018’de başlattık. Türkiye genelinde 8000 gençle yapılan saha araştırmasını TGSP olarak en faydalı hale getirmek adına ileriye taşıyarak akademisyenler ile birlikte verilerimizi çözümledik. Politika yapıcılara ve karar vericilere rehber niteliği taşıyacak analizlerin pusula olmasını ümit ediyoruz’’ dedi.</p><p><strong>N. Bilal Erdoğan</strong> konuşmasında, ‘’2018 yılında başladığımız çalışmalarımızı sonuçlandırdık. Alanında uzman 13 akademisyen ile birlikte hazırladığımız kitap, gençleri anlamaya yöneliktir. Araştırmalarımız sonucunda net mesajları derlediğimiz kitabımız için beklentimiz herkesin faydalanması ve gençlerle birlikte ayakları yere basan projeler, toplum meselelerine çözüm üretecek çalışmalar çıkmasıdır. Üniversitelerimizden de bunu istiyoruz. Toplum için ışık tutan, onların sorunlarına odaklanan, çözüm üreten çalışmaların artmasını istiyoruz.’’ dedi. Ayrıca teknoloji üzerine dikkat çeken Erdoğan, ‘’Günümüzde teknolojinin merkezinde gençler, gençlerin merkezinde teknoloji var. Bu nedenle çalışmalarımızda teknolojiyi merkeze alarak ilişki kurmalı bu alanda gelişmeliyiz.’’ dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e568a7d25955.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p><p>Kitabın editörü <strong>Dr. Ahmet Özdinç</strong> içerikteki her başlığın kendi özelinde ayrı oturumu hak ettiğini belirterek, ‘’Daha önce kamuoyu ile paylaştığımız çalışmalar sonrası araştırmalarımızı genişleterek Türkiye’nin Gençleri İleri Analizler araştırma kitabını derledik. 13 akademisyen ile birlikte uzun çalışmalar sonucu hazırlanan analizler 12 ayrı başlıkta toplanmıştır. Mutluluk, gelecek kaygısı, iş tatmini, aile gibi toplumu ilgilendiren konulara dikkat çeken kitabımızın sorunlara çözüm önerisi sunmada rehber olmasını arzu ediyoruz.’’ dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e568a7cc1d1f.jpg" style="height:454px; width:700px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul'da caz rüzgarı esti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbulda-caz-ruzgari-esti-2084756d8acb9-4e7f-4255-866c-c8284af4f9982020-02-25T18:22:00+03:00Admin İstanbul'da caz rüzgarı esti

İstanbul'da caz rüzgarı esti

MAGAZİN

Admin
<p>Fairmont Quasar Istanbul’un ev sahipliğinde gerçekleşen geceye sanat, moda ve cemiyet hayatından birçok isim katıldı. Caz etkinliği Fairmont Quasar Istanbul’un Executive Chef’i Soner Kesgin’in hazırladığı lezzetlerin tadımıyla başladı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e553da642ab6.jpg" /></p><p>7 konserden oluşan dünya turnesinin ilk ayağına İstanbul’da başlayan Bobby Bazini, Fairmont Quasar Istanbul’un en şık mekanlarından biri olan Stations’da caz tutkunlarıyla buluştu. Konuklar, blues ve soul müziğinden ilham alan Kanadalı müzisyen Bobby Bazini'nin muhteşem sahne performansıyla benzersiz bir müzik ziyafetinin keyfini çıkardı. Davet, Dj Elize’nin hareketli ritimleriyle devam etti.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e553da61da54.jpg" style="height:602px; width:727px" /></p><p>Gecede bir konuşma yapan otel müdürü Can Özmeriç “Anları anılara dönüştürmek” sloganıyla 3 yıl önce hizmete giren Fairmont Quasar Istanbul’un kapılarını açtığı ilk günden itibaren sanatı ve sanatçıları desteklediğini ve unutulmaz sanat etkinlikleriyle şehre renk katmaya devam edeceklerini belirtti.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e553da637e55.jpg" style="height:826px; width:700px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[AYM'den 'Gezi' için tazminat kararı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/aymden-gezi-icin-tazminat-karari-20846c71e238e-84a7-4395-bafe-c9763e1dcda82020-02-25T18:08:00+03:00Admin AYM'den 'Gezi' için tazminat kararı

AYM'den 'Gezi' için tazminat kararı

GÜNCEL

Admin
<p>AYM’nin gerekçeli kararında<strong> “Barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kullanılırken kişilerin kamu düzeni açısından tehlike oluşturmayan ve şiddet içermeyen davranışlarına devletin sabır ve hoşgörü göstermesi çoğulcu demokrasinin gereğidir” </strong>denildi.</p><p>Osman Kavala kararından sonra ‘Gezi’ olayları yeniden tartışma konusu olurken <strong>Anayasa Mahkemesi</strong>’nden dikkat çekici bir karar geldi.</p><p>Yüksek Mahkeme, Gezi olayları sırasında yaralanan bir avukatın başvurusu üzerine “eziyet yasağının ihlal edildiği” gerekçesiyle 37.500 lira tazminat ödenmesine hükmetti. Gerekçeli kararda<strong> “Barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kullanılırken kişilerin kamu düzeni açısından tehlike oluşturmayan ve şiddet içermeyen davranışlarına devletin sabır ve hoşgörü göstermesi çoğulcu demokrasinin gereğidir”</strong> denildi.</p><p><strong>Eda Ayşegül Kılıç </strong>adlı avukat gezi olayları sırasında Ankara’da polisin müdahalesi sonucu yaralandı. Şikayette bulunmasına karşın sonuç alamayınca Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.</p><p><strong>BAKANLIK: KALKIŞMA</strong></p><p>AYM’ye savunma gönderen Adalet Bakanlığı <strong>"Gezi Parkı" </strong>olaylarının “Hükümete karşı kalkışma ve şiddet eylemleri olarak ülke genelinde yayıldığı, kamu düzeni ve güvenliğini bozduğunu, barışçıl olmayan bu eylemlere yasanın verdiği yetkiyle güç kullanılarak müdahale edildiğini” bildirdi.</p><p><strong>KAMU DÜZENİ BOZULDU</strong></p><p>AYM, başvuruyu değerlendirirken, “ülke genelinde kamu düzeninin yaygın olarak bozulmasına neden olan protesto gösterilerinin ortak adı olarak kullanılan Gezi Parkı olayları sırasında kamuya ve özel kişilere ait bina ve araçlar zarar görmüş, çok sayıda güvenlik görevlisi ve sivil yaralanmış hatta olaylar sırasında hayatını kaybedenler olmuştur” değerlendirmesi yaptı.</p><p>Kararda, “Şiddete karıştığı tespit edilemeyen ve toplanma özgürlüğünü barışçıl şekilde kullanmadığına dair herhangi bir bulgu olmayan başvurucunun katıldığı protesto gösterisinin dağıtılması için müdahalede bulunulmuş olması, başvurucudaki yaralanmaların -özellikle baş ve yüz bölgesindeki yaralanmaların- şiddetini tek başına açıklamaya yeterli değildir” denildi.</p><p><strong>“Eziyet yasağının ihlal edildiği”</strong> sonucuna varan AYM kararında şu değerlendirmelerde bulunuldu:</p><p><strong>ÇOĞULCU DEMOKRASİ:</strong></p><p>Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, demokratik toplumun en temel değerleri arasında yer almakta olup bireylerin ortak fikirlerini birlikte savunmak ve başkalarına duyurmak için bir araya gelebilme imkanını korumayı amaçlamaktadır. Kolektif bir şekilde kullanılan ve düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayan yöntemlerle düşüncelerini açıklama imkanı veren bu hak, çoğulcu demokrasilerin gelişmesinde zorunlu olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması ve yayılmasını güvence altına almaktadır.”</p><p><strong>DEVLET SABIR GÖSTERMELİ:</strong></p><p>Şiddet kullanma niyetinde olan kişilerin katıldığı veya düzenlediği gösteriler barışçıl toplanma kavramı dışındadır. Dolayısıyla toplantı hakkının amacı, şiddete karışmayan ve fikirlerini barışçıl bir şekilde ortaya koyan bireylerin haklarının korunmasıdır. Barışçıl amaçlarla bir araya gelmiş kişilerin toplantı hakkını kullanırken kamu düzeni açısından tehlike oluşturmayan ve şiddet içermeyen davranışlarına devletin sabır ve hoşgörü göstermesi çoğulcu demokrasinin gereğidir.</p><p><strong>POLİSE DİRENMEDİ:</strong></p><p>Somut başvuruda başvurucunun gösteriyi dağıtan kolluk görevlilerine direndiğine, bunlara karşı saldırgan bir tutum sergilediğine veya herhangi bir şekilde şiddet eylemlerinin içinde yer aldığına dair bir iddia veya delil yoktur. Katıldığı gösterideki eylemleri nedeniyle başvurucu hakkında yürütülen bir cezai takibat da bulunmamaktadır. Bu durumda başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını barışçıl bir şekilde kullandığı kabul edilmelidir.</p><p><strong>37 BİN 500 TL TAZMİNAT:</strong></p><p>AYM, “eziyet yasağının” ve “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının” ihlal edildiği gerekçesiyle avukata 37.500 TL ödenmesine ve yeniden soruşturma yapılması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar verdi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bursa'da metro projesini Ulaştırma Bakanlığı üstlendi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bursada-metro-projesini-ulastirma-bakanligi-ustlendi-20845895e7941-43a5-4dee-b5ee-cc615ef4f8362020-02-25T17:55:00+03:00Admin Bursa'da metro projesini Ulaştırma Bakanlığı üstlendi

Bursa'da metro projesini Ulaştırma Bakanlığı üstlendi

YEREL

Admin
<p><strong>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait 'Emek-YHT-Şehir Hastanesi Uzatma Hattı&nbsp;Projesi'ni Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yapacak.</strong></p><p>Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe girdi.</p><p>Buna göre,&nbsp;Şehir İçi Raylı Ulaşım Sistemleri, Metrolar ve Bunlarla İlgili Tesislerin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca Üstlenilmesi, Devralınması ve Tamamlanmasını Müteakip Devri ile İlgili Şartların Belirlenmesine İlişkin Karar gereğince, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait 'Emek-YHT-Şehir Hastanesi Uzatma Hattı Projesi'ni Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı üstlendi.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Suriye için dörtlü zirve gündemimizde yok']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/suriye-icin-dortlu-zirve-gundemimizde-yok-2084421e8178e-0e02-496f-8ef7-e78f244538f52020-02-25T17:21:00+03:00Admin 'Suriye için dörtlü zirve gündemimizde yok'

'Suriye için dörtlü zirve gündemimizde yok'

DÜNYA

Admin
<p>Gazetecilerin 5 Mart’ta Putin ile Erdoğan arasında ikili bir görüşme gerçekleştirmesinin mümkün olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Peskov, <strong>“İkili temaslara yönelik konuşulmuyor, ancak çoklu formatta bir görüşme üzerinde çalışılıyor. Henüz bir karar alınmadı, zira potansiyel tüm katılımcılar henüz onay vermedi” </strong>dedi.</p><p>Peskov, Fransa- Almanya- Türkiye'nin katılacağı formatta bir görüşmenin söz konusu olmadığını ama İran’ın katılımıyla bir görüşme olasılığı üzerinde de çalışıldığını ekledi.</p><p>Peskov, “Henüz tüm liderler yanıt vermedi, bu nedenle diplomatik kanallar üzerinden çalışmalar sürüyor” dedi.</p><p><strong>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN 5 MART'I İŞARET ETMİŞTİ</strong></p><p>5 Mart'ta Putin ile bir araya gelebileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan ziyareti öncesinde gazetecilere&nbsp;"Putin ile en üst düzeyde görüşmeleri yaparak yol haritamıza, nerede ne tür eksiklikler var bunları değerlendirme bakımından devam ediyoruz" açıklamasında bulunmuştu.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İran uçağı koronavirüs şüphesiyle Ankara'ya indi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/iran-ucagi-koronavirus-suphesiyle-ankaraya-indi-20843894da7c0-7b68-4616-b20c-9deb98ef1eb12020-02-25T17:10:00+03:00Admin İran uçağı koronavirüs şüphesiyle Ankara'ya indi

İran uçağı koronavirüs şüphesiyle Ankara'ya indi

GÜNCEL

Admin
<p>Tahran-İstanbul seferini yapan THY uçağı koronavirüs şüphesiyle Ankara'ya acil iniş yaptı. Esenboğa Havalimanı'nda olağanüstü hal ilan edildi. Ancak, uçağın rotasının İstanbul olması, Wuhan'daki tahliyeden farklı bir prosedür izlenmesi hem soru işaretlerine hem de tartışmalara neden oldu.</p><p><img alt="" src="https://cdn.karar.com/img/2020/02/250220201533182625747.jpg" style="height:464px; width:640px" /></p><p><strong>132 YOLCUYLA ACİL İNİŞ</strong></p><p>TK 8VÇ sefer sayılı 132 yolcusu bulunan uçak, Ankara Esenboğa Havalimanı'na saat 10.29'da indi.</p><p>Tahran-İstanbul seferini yapan uçaktaki yolcuların&nbsp;Sağlık Bakanlığının da koordinasyonunda Ankara Sağlık Müdürlüğü ve Bakanlık yetkilileri nezaretinde ön muayeneleri yapıldı.</p><p><strong>17 KİŞİDE KORONAVİRÜS ŞÜPHESİ</strong></p><p>İran'dan gelen ve ateşi sınır üstünde olan toplam 17 kişi şüpheli olarak değerlendiriliyor. Saat 12.30 itibarıyla Sağlık Bakanlığı ekipleri, ikinci bir kontrol için uçağa giriş yaparken tarama sürüyor.</p><p><strong>UÇAKTAKİ TÜRK YOLCULAR</strong></p><p>Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından yayımlanan talimatla Türk şirketlerinin yalnızca İran'dan sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının taşınmasına izin verilmişti. Bu talimat doğrultusunda koronavirüs şüphesiyle karantinaya alınan yolcunun Türk kimlikli olma olasılığının yüksek olduğu belirtildi, uçakta 132 yolcu bulunduğu ifade edildi.&nbsp;</p><p><strong>BAKAN KOCA'DAN JET AÇIKLAMA</strong></p><p>İran uçağının Ankara'ya inmesinin ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan da jet açıklama geldi:</p><p>"İran'dan ülkemize dönmek isteyen Türk vatandaşları için özel bir sefer düzenlenmiştir. İran'dan bu seferle ülkemize gelen Türk vatandaşları, 14 gün süreyle gözlem altında tutulacaktır.&nbsp;Bu çerçevede THY'ye ait TK879 sefer sayılı Tahran uçağının Ankara'ya inişi planlanmıştır. Uçakta bulunan 132 Türk yolcu ve mürettebat ilk kontrolleri ve karantina süreçleri için daha önce boşaltılmış ve karantina hastanesi olarak hazırlanmış olan Dr. Zekai Tahir Burak Hastanesine nakledilecektir. Yolcuların detaylı sağlık kontrolleri yapıldıktan sonra numuneleri alınarak Ulusal Viroloji Laboratuvarımızda tahlilleri tamamlanacaktır.</p><p><img alt="" src="https://cdn.karar.com/img/2020/02/250220201533432627428.jpg" style="height:443px; width:640px" /></p><p><strong>"KUM'DAN GELEN YOLCULAR ALINMADI"</strong></p><p>Bilindiği gibi yeni koronavirüs konusu, dünyanın ortak gündem maddeleri arasında. Türkiye olarak aldığımız tedbirlerin ölçeği, gelişmelere bağlı şekilde değişmektedir. Ulusal, uluslararası ölçekli yeni tedbirlere dair son birkaç günden bazı bilgiler sunmak istiyorum. 23 Şubat'tan itibaren, komşumuz İran'la kara, demir ve havayolu geçişleri durdurulmuştur. 21 Şubat'tan itibaren, İran'ın yeni koronavirüs vakası görülen Kum kentinden gelen yolcuların ülkemize girişine izin verilmemiştir.</p><p><strong>"TEK TEK SAĞLIK KONTRÖLÜNDEN GEÇİRİLDİ"</strong></p><p>Kara, demir ve havayolu ile geçişlerin durdurulmasından önce bu tedbir sıkı bir şekilde uygulanmıştır. İran ve Nahçıvan sınır kapılarından gelen yolcular, tek tek sağlık kontrolünden geçirilmiştir. Soğuk algınlığı belirtileri gösteren 26 yabancı uyruklu yolcu, tedbirler gereği geri çevrilmiştir. 21-23 Şubat arasında, İran'dan gelen ve yine soğuk algınlığı belirtileri gösteren 16 vatandaşımızsa, ülkeye girişte hemen gözlem altına alınmıştır. Test numuneleri çalışılmış, sonuçlar yeni koronavirüs yönünden negatif, yani temiz çıkmıştır. Bir hafta önce İran'dan gelen ve dün Mardin Kızıltepe'de gözlem altına alınan bir vatandaşımızın numune sonucu da negatif çıkmıştır. Bu vatandaşımız bugün taburcu edilecektir."</p><p><strong>"3-4 SAAT SONRA KESİN SONUÇLAR ÇIKACAK"</strong></p><p>Hürriyet'e de konuşan Sağlık Bakanı Koca şunları kaydetti: "Uçakta 132 yolcu ve artı mürettebat var. Gelenlerin hepsi Türk'tür. İçlerinde ateşi ve öksürüğü olanlar ve şüphelendiğimiz hastalar bulunduğu için uçağın acil iniş yapmasını istedik. Hepsinin muayenesi yapıldı. İlk numuneler alınıyor. Numuneler daha yeni alındığı için kesin bir şey şu an söyleyemiyorum. Bilim kurulumuz toplanıyor. 3-4 saat sonra kesin sonuçlar açıklanır. Hastalar karantinaya alındı. Şu an takip ediyoruz."&nbsp;</p><p>Uçağın İstanbul'a inmek üzereyken, Ankara'ya yönlendirilmesi ve Wuhan'daki tahliyelerde olduğu gibi özel uçak ve personel görevlendirilmemesi, daha riskli olan Kum kentinden yolcuların da diğer yolcularla aynı uçağa bindirilmesi gibi eleştiriler ise Türkiye'nin salgınla mücadelesine gölge düşürdü.&nbsp;</p><p>Sağlık Bakanlığı'nın virüse karşı önlemleri ve Wuhan'dan tahliye herkesin taktirini toplamıştı. Bakanlık ise tartışmalarla ilgili yaptığı açıklamada ise uçağın İstanbul'a değil zaten Ankara'ya ineceğini vurgularken, sosyal medyada uçaş rotasını gösteren haritalar paylaşıldı. Buna göre uçak son anda Ankara'ya yönlendirildi.&nbsp;</p><p><img alt="" src="https://cdn.karar.com/img/2020/02/250220201526512622783.jpg" style="height:496px; width:640px" /></p><p><strong>132 YOLCU ZEKAİ TAHİR'E SEVK EDİLDİ</strong></p><p>Bu arada İran'ın başkenti Tahran'dan hareket eden, 132 kişilik Türk yolcu ve mürettebatı taşıyan Türk Hava Yolları'na (THY) ait uçağın Esenboğa Havalimanı'na inmesinin ardından tahliye işlemi başlatıldı.&nbsp;</p><p>Apronda özel kıyafetli ve maskeli sağlık ekipleri tarafından karşılanan uçaktakiler,&nbsp;sağlık kontrolünden geçirilip ambulanslara bindirildi.</p><p><strong>14 GÜN GÖZETİM ALTINA ALINACAKLAR</strong></p><p>Yolcular ve mürettebat, daha önce boşaltılan ve karantina hastanesi olarak kullanılan&nbsp;Dr. Zekai Tahir Burak Hastanesi'ne nakledildi.</p><p>Burada, 14 gün gözetim altında tutulacak yolcular ve mürettebattakilerin detaylı sağlık kontrolleri ve tahlilleri yapılacak.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Erdoğan'dan Aliyev'e tesbih hediyesi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/erdogandan-aliyeve-tesbih-hediyesi-20842edb8cfca-0448-4de1-8d45-32e6cba51fcf2020-02-25T16:43:00+03:00Admin Erdoğan'dan Aliyev'e tesbih hediyesi

Erdoğan'dan Aliyev'e tesbih hediyesi

SİYASET

Admin
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada mevkidaşı İlham Aliyev tarafından karşılandı.&nbsp;Erdoğan ve Aliyev gerçekleştirdikleri görüşmede, ikili ilişkileri farklı boyutlarıyla ele almalarının yanı sıra bölgesel ve uluslararası sorunlara ilişkin fikir alışverişinde bulundular.</p><p><img alt="" src="https://cdn.karar.com/img/2020/02/250220201509083215392.jpg" style="height:419px; width:600px" /></p><p><strong>ERDOĞAN'DAN ALİYEV'E TESBİH HEDİYESİ</strong></p><p>Aliyev ile bir araya gelen Erdoğan, görüşme sırasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı'na tesbih hediye etti.</p><p><img alt="" src="https://cdn.karar.com/img/2020/02/250220201510103212896.jpg" style="height:426px; width:600px" /></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Bakü temaslarında, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın eşlik etti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Açlık sınırı 2.257 lira]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/aclik-siniri-2257-lira-20841dd4cf13e-9116-42f6-9255-4f628cd55a0c2020-02-25T16:26:00+03:00Admin Açlık sınırı 2.257 lira

Açlık sınırı 2.257 lira

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Türk-İş </strong>Şubat ayında gıda fiyatlarının aylık yüzde 1,71, yıllık yüzde 11,26 oranında arttığını bildirdi. Türk-İş'in çalışmasına göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,71 oranında arttı.</p><p>Yılın ilk iki ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 4,38 oranında oldu. Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 11,26 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 14,90 olarak hesaplandı.</p><p><strong>Açıklamada şöyle denildi:</strong></p><p>"Fiyatlardaki artış çalışanların geçim şartlarını zorlamaktadır. Özellikle yaş sebze ve meyve fiyatları -mevsim şartlarının da etkisiyle- yükselme eğilimindedir. Son günlerde dövizde görülen artış, benzine yapılan fiyat ayarlamaları enflasyon beklentisini olumsuz etkilemektedir. Küresel ekonomi politikalarına ilişkin belirsizlikler, Orta Doğu ve Kuzey Afrika kaynaklı jeopolitik gerilimler, Çin’de başlayan salgın hastalık gibi faktörlerin küresel enflasyona ilişkin riskleri artırdığı ifade edilmektedir.</p><p>Türkiye’de enflasyon görünümünde son aylarda -özellikle baz etkisiyle- iyileşme görülmüştür. Ancak tek haneye gerileyen tüketici enflasyonu geçen ay yine çift haneli seviyesine gelmiştir. Politika faizlerinde devam eden indirimin yansıması olarak enflasyonda da gerileme beklentisi devam etmektedir. Ancak ifade etmek gerekirse, çalışanlar açısından önemli olan enflasyonun nedeninden daha fazla sonucu, yani fiyat artışlarının aile bütçesine olumsuz etkisidir.</p><p><img alt="" src="https://cdn.karar.com/img/2020/02/250220201603586216561.jpg" style="height:332px; width:640px" /></p><p>TÜRK-İŞ (Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu) çalışanların geçim şartlarını otuz üç yıldan bu yana aralıksız olarak her ay düzenli olarak yaptığı “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasıyla ortaya koymaktadır. TÜRK-İŞ Araştırmasının 2020 Şubat ayı sonucuna göre: Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.257,38 TL, Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 7.353,38 TL, Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 2.744,38 TL olarak hesaplandı.</p><p><strong>AYLIK GIDA HARCAMASI ARTTI</strong></p><p>Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması tutarı son bir ayda 38 TL, toplam harcaması ise 124 TL artış göstermiştir. Yılbaşından bu yana geçen iki ayda fiyat artışı gıdada 95 TL, toplamda 308 TL’dir. Hatırlanacağı üzere, 2019 yılı için net 2.020.90 TL olan asgari ücret 2020 yılının tamamı için 2.324,70 TL olarak belirlenmişti. İşçi kesiminin katılmadığı ve fakat işveren-hükümet temsilcilerinin kararıyla 2020 yılı için belirlenen net asgari ücrette yapılan 303,80 TL’lik artışın aile bütçesine katkısı erimiştir.</p><p>Aylık olarak artış gösteren fiyatlar yıl toplamında yıpratıcı seviyeye gelmektedir. Sadece mutfak masrafı için yapılması gereken harcama tutarı son bir yılda 228 TL artmıştır. Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır seviyede geçimi sağlayacak toplam harcama tutarı ise son bir yılda 744 TL artmıştır.</p><p>TÜRK-İŞ tarafından hesaplanan gıda endeksi ile TÜİK tarafından hesaplanan gıda ve tüketici fiyatları endeksindeki gelişim birbiriyle uyumludur. Ortalama yıllık değişim son aylarda gerilemesine rağmen yine çift haneli sayılarla ifade edilmektedir. Gıda fiyatlarındaki artış tüketici endeksinin üzerindedir. TÜRK-İŞ’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim 2020 Şubat ayı itibariyle şu şekilde olmuştur:</p><p>Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,71 oranında arttı. Yılın ilk iki ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 4,38 oranında oldu. Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 11,26 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 14,90 olarak hesaplandı."</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Feriştahınız gelse geri adım atmayacağım']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/feristahiniz-gelse-geri-adim-atmayacagim-20840e95ce388-64fd-4641-aaff-f75859f9614b2020-02-25T15:37:00+03:00Admin 'Feriştahınız gelse geri adım atmayacağım'

'Feriştahınız gelse geri adım atmayacağım'

SİYASET

Admin
<p><strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu </strong>TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Ekonomiden dış politikaya kadar birçok konuda iktidara eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, FOV TV muhabirinin "birkaç şehit" ifadesi ve Libya şehitlerinin tören yapılmadan defnedilmesi sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaklaşımı içinse, Ezberi bozuldu. Kendi söylediğine kendisi yalan diyor" şeklinde konuştu.&nbsp;</p><p>Viyana Büyükelçisi olarak atanması büyük tepki çeken Ozan Ceyhun ile ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, büyükelçiliğin namuslu insanların yapması gerek bir görev olduğunu belirtirken, Ozan Ceyhun için,&nbsp;"Bir ülkücü kardeşimizin ölümünden aranıyordu. Sözde Ermeni soykırımının tanınması için büyük mücadele verdi. O da şimdi büyükelçi oldu. O büyükelçiyi de sayın Bahçeli'ye armağan ediyorum." şeklinde konuştu.&nbsp;</p><p><u><strong>Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle;</strong></u></p><p>Bu ülkeye baharı getirmek mümkün. Bu ülkenin huzur içinde yaşamasını sağlamak mümkün. Bu ülkeye adaletin getirilmesi için de mücadele vereceğiz. Adaleti önemsiyoruz. Devletin temeli adalettir diyoruz.</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p>Adalet toplumun kaynaşması demektir. Adalet hak arayan kişinin başvurduğu yer demektir. Adalet egemen güçlerin önünde eğilmemek demektir…</p><p>Dünya adalet üzerine inşa edildi. Aramızda hukuk fakültesi öğrencilerimiz var özellikle onlara seslenmek istiyorum: Adaletten şaşmayacaksınız.</p><p><strong>GARİBAN HARP OKULU ÖĞRENCİLERİ HAPİSTE</strong></p><p>Adalet Bakanı, “2019 yargıya güven yılı olacak” dedi. Demek ki, önceki yıllar yargıya güven duyulmuyordu. 2019 yargıya güven duyulan bir yıl oldu mu? Hayır.&nbsp;Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en ağır yargı krizini yaşamaktadır.</p><p>Egemen güçlerin siyasal yandaşların telkiniyle uyuşturucu kaçakçıları, FETÖ’nün en önemli adamları serbest bırakılırken gariban harp okulu öğrencileri hapiste, neden? Bunu sormak zorundayız.</p><p><strong>ERDOĞAN YARGIYA GÖZDAĞI VERİYOR</strong></p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 2 --></p><p>Egemen güçlerin siyasal yandaşların telkiniyle uyuşturucu kaçakçıları, FETÖ’nün en önemli adamları serbest bırakılırken gariban harp okulu öğrencileri hapiste, neden? Bunu sormak zorundayız.</p><p>Osman Kavala için mahkeme beraat kararı veriyor. Cezaevi aracındayken Erdoğan konuşuyor, “Onu beraat ettirmeye kalkıştılar” diyor. Yargıya göz dağı veriyor. Kimsin sen? Kimsin?</p><p>Cezaevi aracının içinden tekrar cezaevine götürüldü. Bu mudur adalet? Bu insani, ahlaki, vicdani bir meseledir. Bunu sadece siyasetin terazisine koyarsınız yanlış yaparsınız.</p><p>Anayasa madde 138: Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.</p><p>Anayasa da askıda. Darbe dönemlerinden çok daha ağır bir faşizm dönemindeyiz. Kimsenin nefes almasını istemiyorlar.</p><p>Osman Kavala’ya beraat veren hakimler hakkında da HSK soruşturma kararı veriyor. Bütün bunlar ortada iken bu ülkede adalet var diyebilir miyiz? Hakimler Savcılar Kurulu mevcut yapısıyla tamamen siyasileşmiştir…</p><p><strong>BUNLAR HAKİM Mİ, SARAY’IN KÖLELERİ Mİ?</strong></p><p>Damat İstanbul, kanal projesinin olduğu yerden 13 dönüm arazi kapatmış. Cumhuriyet gazetesinin haberine yayın yasağı getirdiler hemen. Akabinde yayın yasağını eleştiren haberlere de yayın yasağı getirildi! Soruyorum: Bunlar hakim mi, Saray’ın köleleri mi?</p><p><strong>FERİŞTAHINIZ GELSE GERİ ADIM ATMAYACAĞIM</strong></p><p>Yönettiği devlete vergi vermemek için dolarları Man Adası üzerinden dolandırdılar, beş kuruş vergi vermediler. MASAK, bankalar diyor ki, kayıtlar doğru. Bir belgesel yaptık bununla ilgili. Yayın yasağı getirildi. Feriştahınız gelse geri adım atmayacağım.</p><p>Dış politika konusunda konuşurken boğazınızda dokuz düğüm olmalı. İyi düşünüp konuşmalı. Dış politika ülkelerin çıkarları üzerine inşa edilir. İktidar muhalefet olmaz dış politikada.</p><p><strong>SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİNİ KAÇIRAN BİRİ KAHRAMAN OLABİLİR Mİ?</strong></p><p>Suriye'deki kavganın niye parçası oldun? “İdlib’de, Libya'da ne işin var?” diye sorduk. Herkesle kavga ettiler.&nbsp; Bugün Filistin bile bizi desteklemiyor, Filistin bile! Kahramanlık edebiyatı yapıyor. Ya sen kim kahraman kim? Süleyman Şah türbesini kaçıran kahraman olabilir mi ya?</p><p>Türkiye Cumhuriyeti'nin ordusu Saray’ın ordusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti devletini egemen güçlerin maşası haline getirmek kadar bu ülkeye yapılabilecek daha büyük bir hıyanet yoktur. Tek bir Mehmetçiğimizin tırnağı bütün bir Suriye’den daha değerlidir.</p><p><strong>EK BİR MEHMETÇİĞİMİZİN TIRNAĞI TÜM SURİYE’DEN DAHA DEĞERLİDİR</strong></p><p>Suriye'deki kavganın niye parçası oldun? “İdlib’de, Libya'da ne işin var?” diye sorduk. Herkesle kavga ettiler.&nbsp; Bugün Filistin bile bizi desteklemiyor, Filistin bile! Kahramanlık edebiyatı yapıyor. Ya sen kim kahraman kim? Süleyman Şah türbesini kaçıran kahraman olabilir mi ya?</p><p>Türkiye Cumhuriyeti'nin ordusu Saray’ın ordusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti devletini egemen güçlerin maşası haline getirmek kadar bu ülkeye yapılabilecek daha büyük bir hıyanet yoktur. Tek bir Mehmetçiğimizin tırnağı bütün bir Suriye’den daha değerlidir.</p><p>Eski Dışişleri Bakanımız İhsan Sabri Çağlayangil’in sözüdür: Orta Doğu’da bir toplantıya çağrıldığınızda adınız masada yoksa, bir de menüye bakın.</p><p><strong>FOX TV AÇIKLAMASI</strong></p><p>Fox muhabirinin sorusuyla Erdoğan’ın ezberi bozuldu, kendi söylediğine kendisi ‘Siz yalan söylüyorsunuz’ diyor. "Fox önce ciddi bir medya unsuru olsun, yalan haber üretmeyi bırakın" diyor Fox TV muhabirine. Kendi söylediği ifadeler. Ezberi bozulmuş. Kendi söylediğine kendisi 'siz yalan söylüyorsunuz' diyor"&nbsp;dedi. "Rusya rejim güçlerine en üst düzeyde destek veriyor. Bu mücadelenin içinde olmaya mecbur değiliz mahkumuz" diyor. Niye mahkumuz?</p><p><strong>ŞEHİTLERİ&nbsp;EŞYA GİBİ&nbsp;DEĞERLENDİRMEK&nbsp;GİBİ BİR&nbsp;İNSANLIK&nbsp;AYIBI YOKTUR</strong></p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şehitler için "birkaç" sıfatını kullanmasına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Gelen şehitler, bu ülkenin bekası için hayatını veren insanlardır. Hepimiz insan olarak bu ülke için hayatını veren insanlara saygı duymaya devam edeceğiz. Şehitlerimiz için dikkatli bir dil kullanmaya özen gösteririz. Erdoğan 22 Şubat'ta Menemen'de bir miting yapıyor. Libya'dan şehitlerimizin geldiğini söylüyor. Gizlice defnedilmişler. 'Tabi birkaç şehidimiz var ama o birkaç şehidimizin karşılığında 100'e&nbsp;yakın lejyonerlerden etkisiz hale getirdik' diyor. Onları eşya gibi değerlendirmek gibi bir insanlık ayıbı yoktur. Daha önce de aynı Erdoğan şehitler için 'kelle' demişti." açıklamasında bulundu.&nbsp;</p><p><strong>O BÜYÜKELÇİYİ SAYIN BAHÇELİ'YE ARMAĞAN EDİYORUM</strong></p><p>Büyükelçilik namuslu insanların yapması gereken bir görevdir. Ama ayakkabı kutusuna da rüşvet alan bir adamı büyükelçi derseniz namuslu ve şerefli kavramını kirletirsiniz. Bu zat aynı zamanda Kuran'la da dalga geçiyordu. Bakara makara diyerek. Bunların ne kadar samimi olduğu buradan belli. Ayakkabı kutusunda rüşvet alan adam nasıl büyükelçi tayin edilir? Ya o adam daha büyük bir rüşvetle devletin sırlarını satarsa ne diyeceğiz.&nbsp;Devletin kozmik odasını bunlar açmadı mı? Üzüm üzüme baka baka kararır derler.</p><p>Bir ülkücü kardeşimizin ölümünden aranıyordu. Sözde Ermeni soykırımının tanınması için büyük mücadele verdi. O da şimdi büyükelçi oldu. O büyükelçiyi de Sayın Bahçeli'ye armağan ediyorum.</p><p>Şimdi o da büyükelçi. Bu büyükelçiyi de sayın Bahçeli'ye armağan ediyorum. Bir büyükelçimiz daha var. Şaban Dişli .Bir milyon dolar rüşvet alan adam. Belgesini ortaya koyduk. O da şimdi büyükelçi. Ama iki kişi var. Onlarında hakkı. Muammer Güler. O büyük götürdü. Diğeri Zafer Çağlayan desek ki Moskova büyükelçisi yanlış yapmış oluruz. Neden saat merakı var . En iyisi İsviçre. Belki unutmuşsunuzdur hatırlatayım. Zafer Çağlayan 28 seferde 52 milyon dolar rüşvet aldı. Muammer Güler 10 seferde 10 milyon dolar rüşvet aldı. Egemen Bağış 3 seferde 1 milyon dolar. Şaban Dişli de belgesiyle ortaya koyduk o da ondan beslendi."</p><p><strong>ERDOĞAN'A SAMAN İTHALATI YANITI: 18 YIL ÖNCEKİ SÖZLERİNİ HATIRLATTI</strong></p><p>Saman ithal ediyor dedim, bu yalandır diyor. Belgeleri var, millete neden yalan söylüyorsun? Kılıçdaroğlu bunu araştırır bulur diye düşünmedin mi hiç sen? Kılıçdaroğlu belgeye dayanmadan konuşmaz diye hiç düşünmedin mi sen?</p><p>Size yine bir açıklamayı okuyacağım. 18 yıl önce yapılmış; 'Bu ülke bu hale geldiyse bugün benim Anadolu'daki vatandaşın konteynerlerden evine azık götürüyorsa, meydanlar açız açız diye bağırıyorsa, evinin kirasını, suyunu ödeyemiyorsa ve artık yandım Allah diyorsa benim halkım vatandaşım ben bu hale Türkiye'yi kim getirdi. Bu hükûmet getirmedi mi. Bu ülkenin ortakları olarak bunun sorumluluğunu taşımıyorlar mı?'&nbsp;Bu sözler iktidara gelmeden önce Erdoğan'a ait sözler. Şimdi her vatandaşımın eliniz vicdanına koyup söylemesi lazım. 18 yıl önce söylenenle şimdi yaşananlar arasında bir fark var mı?</p><p><strong>İŞSİZLİK&nbsp;TEPKİSİ</strong></p><p>Çaykur geçici işçi alacak insanlar sabahın köründe kuyrukta bekliyorlar. İşte sarayın Türkiyesi ile halkın Türkiyesi arasındaki fark bu. Bu insanlar taşı sıksa suyunu çıkaracaklar ama işsizler.&nbsp;</p><p><strong>TANK&nbsp;PALET&nbsp;TEPKİSİ: PES&nbsp;YAHU&nbsp;PES</strong></p><p>Sizde vicdan ve ahlak varsa hukukun h'si kavramı varsa, devlete ait bir kavramın bilabedel Katar ordusuna peşkeş çekilmesine itiraz edeceksiniz. Dava açıyoruz başka mahkemeye düşürüyorlar. Orada tutmaya çalışıyorlar. Bakın şimdi kim yalan söylüyor. 28 Şubat 2018, 'Ey Kemal efendi şu obüsler var ya onlar bu ülkede yapılıyor.' Doğru mu doğru. Hiç itirazım yok. Ama aynı Erdoğan ATV'de, havuz medyasında 15.12.2019'da 'Orası bir bakım tamir atölyesi ama bitmiş tükenmiş bir konumda. Kılıçdaroğlu diyor ki fırtına obüsleri gene burada üretiliyor. Gene yalan. Yok öyle bir şey.' Pes yahu pes.</p><p>Başkan diyor ki tank üretimi yok diye ama Erdoğan Bergama'da 22 Şubat'ta söylüyor; şimdi biz tankımızı da üretiyoruz. Pes ya. İşin başındaki adam motor yok diyor. Erdoğan kalkıyor, Bak Kemal bilmez biz tankımızı üretiyoruz diyor. Tank palet fabrikası kiralandı mı? Erdoğan havuz medyasında, ' Burası sadece işletme noktasında BMC'ye 25 yıllığına kiralandı' diyor. Bir gün sonra Ethem Sancak çıkıyor, 'Devlet kira istemedi, kira ödemeyeceğiz' diyor. Kiraladık dediği adam kira istemediler diyor. Bergama'da Arifiye'deki fabrikayı da yine BMC burayı kiralıyor demiyorlar artık çünkü kira yoktur. Ama yalan Bay kemal'de bol. Onun için bizim tabii yalanda onunla baş etmemiz mümkün diyor. Vallahi seninle baş etmek mümkün değil. İsterim ki kendisine yalanı dediğim için beni mahkemeye versin. Vallahi de billahi de senin attığın bütün yalanları senin hâkiminin huzurunda hepsini ispat edeceğiz. Daha acısı nedir biliyor musunuz? Fabrika orduya ait, çalışanlar da, üretim de . Üretileni Katar BMC ortaklığı alıyor, üzerine yüzde 12,5 kâr koyup orduya satıyor. Hayatımda böyle bir peşkeşke karşılaşmadım. Sayın Bahçeli özellikle istirham ediyorum, elinizi vicdanınıza koyun bu tank palet fabrikasına yeter deyin. Ortada tank yok ama editör masasına Bakan Akar katılıyor ve diyor ki,bizim bir an önce tanka ihtiyacımız var diyor. Tank ne zaman üretilecek motor üretilince. Motor ne zaman üretilecek?</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Haksız gözaltıya maddi manevi tazminat]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/haksiz-gozaltiya-maddi-manevi-tazminat-20839859ec226-2c06-4308-9511-7446a3a302542020-02-25T15:12:00+03:00Admin Haksız gözaltıya maddi manevi tazminat

Haksız gözaltıya maddi manevi tazminat

GÜNCEL

Admin
<p>Independent Türkçe'den&nbsp;<strong><a href="https://www.independentturkish.com/node/137526/haber/3-g%C3%BCnl%C3%BCk-haks%C4%B1z-g%C3%B6zalt%C4%B1ya-63-lira-maddi-tazminat#overlay-context=node/137526/haber/3-g%25C3%25BCnl%25C3%25BCk-haks%25C4%25B1z-g%25C3%25B6zalt%25C4%25B1ya-63-lira-maddi-tazminat" rel="nofollow" target="_blank">Can Bursalı'nın haberine göre</a></strong>&nbsp;uyuşturucu ticareti yapmak, örgüt kurmak ve örgüte üye olmak suçlamasıyla 28 Şubat 2011'de gözaltına alınan S.G. 2 Mart 2011'de serbest bırakıldı.</p><p>Serbest bırakıldıktan sonra aynı suçlamalarla hakkında dava açılan S.E. örgüt kurmak ve örgüte üye olmak suçlarından beraat etti. Uyuşturucu ticareti yapmak suçundan ise mahkumiyetine karar verildi.&nbsp;</p><p>Verilen mahkumiyet kararı S.E.'nin avukatları tarafından Yargıtay'a taşındı. <strong>Yargıtay 20. Ceza Dairesi,</strong> S.E.'ye uyuşturucu ticareti yapmak suçunu işlediği gerekçesiyle verilen mahkumiyeti bozdu. Bunun üzerine yeniden yargılanan S.E.'nin beraatine karar verildi.&nbsp;</p><h3><strong>Haksız gözaltı tazminatı talebiyle dava</strong></h3><p>Beraat kararının ardından S.E.'nin avukatları haksız gözaltı tazminatı talebiyle dava açtı. 500 lira maddi, 5 bin lira manevi tazminat isteyen ve 2011 yılından bu yana geçen sürenin de yasal faizini talep eden S.E.'nin açtığı davada 30 Ocak'ta karar verildi.&nbsp;</p><h3><strong>2011 yılının asgari ücretiyle hesaplandı</strong></h3><p>Davada karar veren İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, S.E.'ye 63 lira maddi, 250 lira da manevi tazminat verilmesine hükmetti. Mahkeme kararında S.E.'nin gözaltına alındığı tarihteki asgari ücrete göre hesaplama yaparak, 3 günde 63 lira maddi kaybı olduğunu belirtti. Manevi tazminatla ilgili ise, davacının sosyal konumu gözetilerek 250 lira ödenmesine karar verildi.&nbsp;</p><h3><strong>AYM, 5 bin liraya hükmetmişti</strong></h3><p>Anayasa Mahkemesi (AYM), 2016 yılında gözaltına alınıp bir gün sonra serbest bırakılan M.E.'nin haksız gözaltı nedeniyle yaptığı başvuruyu 2019 yılının haziran ayında karara bağlamıştı. Yüksek mahkeme, haksız gözaltı için 5 bin lira tazminat ödenmesine hükmetmiş ve geçmişte verdiği bir kararı örnek göstermişti. AYM'nin örnek gösterdiği kararında polisler tarafından 36 dakika karakolda tutulan M.B. adlı kişinin hak ihlali yaşadığını belirtmiş ve 5 bin lira manevi tazminata hükmetmişti.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İGA, İETT peronlarını uzaklaştırdı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/iga-iett-peronlarini-uzaklastirdi-20838450ad724-ac0c-4bee-a052-70c916f256692020-02-25T14:56:00+03:00Admin İGA, İETT peronlarını uzaklaştırdı

İGA, İETT peronlarını uzaklaştırdı

GÜNCEL

Admin
<p><strong>İstanbul’da toplu taşıma hizmeti veren İETT, yeni açılan İstanbul Havalimanı için kentin pek çok noktasından seferler düzenliyor.</strong></p><p>Avrupa ve Anadolu yakasından İstanbul Havalimanı’na yolcu taşınan 18 hatta, 123 otobüs hizmet veriyor.</p><p>İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA, aldığı yeni bir kararla havalimanındaki İETT peronlarının yerini değiştirdi.</p><p>Gün içinde yaklaşık 40 bin yolcu taşıyan İETT araçlarının havalimanı içinde uzak bir noktaya taşınması, vatandaşların toplu taşıma hizmetinden yaralanmalarını güçleştirdi.</p><p>Yolcu çıkışını kullanarak havalimanından ayrılmak isteyen vatandaşlar, İETT yerine daha pahalı ulaşım araçlarına yönelmek zorunda kalıyor.</p><p>İGA işletmesinin ayrıca İstanbulKart dolum noktalarını da uzak noktalara taşıdığı öğrenildi.&nbsp;</p><p>İstanbulKart kullanarak metro, metrobüs ve otobüs aktarmasından faydalanan vatandaşların dolum noktalarına ulaşmak için daha uzun mesafe yürümek zorunda kalıyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Bizim yörüngemiz Türk'tür, Türk milletidir']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bizim-yorungemiz-turktur-turk-milletidir-208375ebb2ddc-2af6-403b-b648-a5e49279d9dc2020-02-25T14:34:00+03:00Admin 'Bizim yörüngemiz Türk'tür, Türk milletidir'

'Bizim yörüngemiz Türk'tür, Türk milletidir'

SİYASET

Admin
<p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, </strong>partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasında gündemdeki gelişmelere dair açıklamalarda bulunan Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan tarafından <strong>Viyana Büyükelçisi </strong>olarak atanması büyük tepki toplayan <strong>Ozan Ceyhun</strong> ile ilgili de konuştu.</p><p>Bahçeli, Ozan Ceyhun'un atanmasına&nbsp;gösterilen tepkileri eleştirerek, "Atanan kişinin ülkücü katili olduğu iddiası gündeme taşınmış, Cumhur İttifakı'nın bölünmesi amaçlanmıştır. Saros konuşurken MHP tartışılmaya başlanmış, MHP köşeye sıkıştırılmaya çalışılmıştır. Fitne ateşini tutuşturmaları sahtekarlıktır. Bunun üzerinden provakasyon yapan kişilerin varlığı tek tek ortaya çıktı. Kimseden öğrenecek bir şeyimiz yok, herkes işine baksın." dedi.</p><p>MHP'den bazı isimlerin Ozan Ceyhun'a tepki göstermesine de değinen Bahçeli, "Üzülerek ifade etmekteyim ki bu tuzağa bazı vekillerimizin ve parti yöneticilerimizin düşmesi de hatadır. " şeklinde konuştu.</p><p><strong><em>Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları şu şekilde;</em></strong></p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p>Türkiye deprem felaketiyle bir kez daha yüzleşmiştir. Türkiye sınırına yakın bir bölgede meydana gelen 5,9 büyüklüğündeki sarsıntı yine acı ve yıkıma yol açmıştır. Ülkemiz deprem tehlikesiyle karşı karşıyadır. Depremle yaşamayı öğrenmek durumundayız. Ancak depreme teslimiyeti, felaketlere boyun eğmeyi de aklımızdan geçirmemeliyiz.</p><p><strong>ALMANYA'DAKİ IRKÇI SALDIRILAR</strong></p><p>Almanya'nın Hanau şehrinde neo-Nazi hayranı bir katil ortalığı kana bulamıştır. 5'i Türk vatandaşı olmak üzere 10 kişiyi katletmiştir. Almanya'da bugüne kadar 30'a yakın vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. İnsan hakları, düşünce hürriyeti, demokrasi ve hoşgörüde mangalda kül bırakmayan Avrupa'da faşist damarların kabarması çarpıklıktır. Türk milleti ırkçılığa ve yabancı düşmanlığa her zaman kapalı ve uzaktır. Kimse bize medeniyet dersi vermeye kalkışmamalı, hiç kimse bize bilirkişilik taslamaya, parmak sallamaya kalkışmasın. Tarih boyunca Türk milletinde ırkçılık hakimiyet olmamıştır. Aynı şeyi Batı için söylemek mümkün değildi. Biz adaletin, aklın, ahlakın tarafındayız.</p><p>Bu vesileyle Avrupa Türklüğünü yürekten selamlıyor. Almanya'daki saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Alllah'tan rahmet diliyorum. Almanya başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinin, 'İslam düşmanlığı bataklılığı'nı kurutmalarını ümit ediyorum.</p><p><strong>HOCALI KATLİAMI</strong></p><p>Hocalı dinmeyen çığlıktır. Hocalı'nın yaraları derindir. 28 yıldır Dağlık Karabağ'ın Hocalı kasabası milli yüreklerde sancıdır. Burası kadim bir Türk yurdudur. Hukuken Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ 28 yıldır Ermenistan işgalindedir. 1826'da Karabağ hanlığını işgal eden Rusya, bölgede Ermeni nüfusunu artırmaya teşvik etmiştir. Elbette kurt kurtla it itle dolaşacak, emel birliği yapacaklardır. 613 soydaşımız Hocalı'da şehit edilmiştir. 1275 soydaşımız esir alınmıştır. Hocalı katliamı büyük yankı uyandırmıştır. 1 milyon Azerbaycan Türkü işgal edilen topraklardan göç etmiştir. Dağlık Karabağ'ın istilası dünyanın gözü önünde vuku bulmuştur. Dağlık Karabağ inim inim inlemektedir. Hala 1993 Mart ayında, Ermenilerin saldırısına kadar uluslararası toplum tepki bile göstermemiştir. Ermeni zulmü çağrılara riayet etmemiştir. Hocalı'da uluslararası hukukun soykırım, saldırı, insanlığa karşı suçlar alenen işlenmiştir.</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 2 --></p><p><strong>İDLİB'DEKİ ŞEHİTLER</strong></p><p>Türkiye olağanüstü bir süreçten geçmektedir. İdlib fokur fokur kaynayan, kaynadıkça taşan bir kanlı kazana dönüşmektedir. İdlib'deki şehit sayımız 16'ya ulaşmıştır. Rus savaş uçaklarının saldırısıyla iki askerimiz şehit olmuştur. Yine Esed güçlerinin saldırısıyla bir tankçı askerimiz şehit olmuştur. Elbette şehitlerin ölmediği inancındayız. Kanlarının yerde kalmayacağını biliyoruz ve sabırsızlıkla bekliyoruz. Dualarımız onlarladır. İdlib ekseninde altı çizilmesi gereken muamma bu ay sonuna kadar rejim güçlerinin gözlem noktalarımızın geri çekilip, çekilmeyeceğidir. Elbette, bütün ihtimalleri hesaba katmak, planlamalar yapmak Türkiye için zaruridir. Rusya Soçi'ye vurgu yaparken, taciz ve tahriklerini ısrarla sürdürmektedir. Rusya ve rejim güçleri ölüm yağdırmaktadır. Belirlenmiş hedefleri vuran Rusya'dır. İdlib çok şeye gebedir. Türk askeri bölgede gerginliğin azaltılması için bulunmaktadır. Ateşkes sağlanabilmesi Soçi kararlarının uyulmasına bağlıdır. Aksi takdirde İdlib patlayacak, zalimler kaçtıkları yere kadar kovalanacaktır. Zalim Esed döktüğü kanın hesabını ödeyecektir.</p><p><strong>DOĞU PERİNÇEK'E TEPKİ</strong></p><p>Bizim duruşumuzu sorgulayan şahıs daha düne kadar İmrali canisiyle sarmaş dolaş, gül alıp veriyordu. Bizim yörüngemiz Türk'tür, Türk milletidir, Türk bayrağıdır, Türk vatanıdır. Elinde ülkücü kanı olanlar da ne bunu anlayacak ne de hazmedebilecektir.</p><p><strong>HDP KONGRESİ</strong></p><p>Hafta sonunda PKK'nın yan kolu HDP'nin 4'üncü kongresi yapılmış, yaşanan rezillikler vicdanları rahatsız etmiştir. Üst HDP, altı PKK olan kongre ortamında İstiklal Marşı okunmamış, teröristlere saygı duruşunda bulunulmuştur. Fren tutmayan eş başkan hendek ve barikat terörüne atıf yapmıştır. CHP'nin Serok partine üst düzey temsilci göndermeleri, parti kuracağı söylenen bir eski bakanın mesaj göndermesidir. Demek ki Gezi'yle gurur duyan eski cumhurbaşkanından da onay alınmıştır. HDP'nin CHP'ye yönelik siyasi nikahımızı ulu orta ilan edelim çağrısı duyulmuştur. Serok Ahmet'in PKK özlemi, Babacan'ın HDP sevdası, Kılıçdaroğlu'nun bölücülük arayışı vatana ihanettir. Bunlardan ne köy olur ne kasaba. Cumhuriyet Savcıları HDP'nin bölücü kongresi için tahkikata başlamalıdır. Herkes aklını başına alsın. Bu ülke sahipsiz değildir.</p><p><strong>OZAN CEYHUN'UN VİYANA BÜYÜKELÇİSİ OLARAK ATANMASI</strong></p><p>MHP, Cumhur İttifakı'nın parçasıdır. Biz hükümet ortağı değiliz. Siyasi sorumluluğumuz da bulunmuyor. Bu kapsamda idari tasarruflar hükümetin tekelindedir. Sayın Cumhurbaşkanı'nın onayı ile Avusturya Cumhuriyeti nezdinde büyükelçi tayin edilmiştir. Atamayla büyük bir eleştiri sağanağı başlamıştır. Büyükelçinin bir ülkücü katili olduğu iddiası gündeme taşınmıştır. Sadece şehidimiz Mustafa Erol değil, binlerce şehidimiz asla unutulmamıştır. Merhum şehidimizin katilinin kim veya kimler olduğu resmi olarak bilinmeden, sosyal medyadan pusu kuran, bize dava öğretmeye çalışan art niyetli kişilerin varlığı da teker teker açığa çıkmıştır. Soros konuşulurken, MHP tartışılmaya başlanmıştır. Üzülerek ifade etmekteyim ki bu tuzağa bazı vekillerimizin ve parti yöneticilerimiz de düşmüştür. Şehidimizin hakkını korumak bizim için namus meselesidir. Herkes işine bakmalıdır. Bizim Viyana Büyükelçiliği'ne atanan şahısla hiçbir ilgimiz yoktur, sorumluluk hükümetindir. MHP'ye sosyal medyadan istikamet çizilemez. Siyasi irademizi, davamızın ilke ve istikbalini 5'inci sınıf dedikodu mekanından belirleyemeyiz.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İYİ Parti turizm sektörünü değerlendirdi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/iyi-parti-turizm-sektorunu-degerlendirdi-20836e6748d4b-c593-4ee3-bc4a-4a7832f826272020-02-25T14:18:00+03:00Admin İYİ Parti turizm sektörünü değerlendirdi

İYİ Parti turizm sektörünü değerlendirdi

SİYASET

Admin
<p>İYİ Parti Antalya Milletvekilleri<strong> Feridun Bahşi</strong> ve <strong>Hasan Subaşı, </strong>Erzurum Milletvekili <strong>Naci Cinisli, </strong>Kalkınma Politikaları Başkan Yardımcıları, Genel İdare Kurulu Üyesi Yiğit Karakış, Turizm Komisyon Üyeleri, sektörünün önde gelen otelcileri, turizm ve seyahat acentaları, tur operatörleri, sektörün temsilciliğini üstlenen TÜROFED, TÜRSAB, AKTOB temsilcileri, çok sayıda uzman ve akademisyenin katıldığı panelin sabah yapılan oturumunda sektör temsilcileri, akademisyenler ve uzmanların değerli görüş ve raporları konuşuldu.</p><p><strong>İYİ Parti Kalkınma Politikaları Başkanı İsmail Tatlıoğlu, yaptığı konuşmada, güçlü bir Türkiye için güçlü bir ekonomiye sahip olmak gerektiğini söyledi.</strong></p><p>Güçlü bir ekonomiye sahip olmak için de güçlü üretime ihtiyaç olduğunu vurgulayan Tatlıoğlu, "Türkiye bugün dünyada 19. büyük ekonomi. 745 milyar dolar üreten bir Türkiye var. Bundan 5 sene önce olduğu gibi yeniden 17. olmak istiyorsak bir trilyon dolar, 10. olmak istiyorsak 2,5 trilyon dolar üretmek zorundayız." dedi.</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p>Türkiye'yi ileri taşımak isteyen bir siyasi hareket olduklarını ifade eden Tatlıoğlu, Türkiye'yi dünyanın yarışan ülkeleri arasına sokmak durumunda olduklarını söyledi.</p><p><strong>TURİZMİN YERELDEN YÖNETİLMESİ GEREKİR</strong></p><p>Turizmin önemli bir sektör olduğuna değinen Tatlıoğlu, "Turizm kendi başına büyük bir üretim alanı. Hizmet üreten bir sektör. Türkiye son on yılda 300 milyar dolar turizm geliri sağlamış. Son 10 yılda 400 milyar dolar cari açığa karşı 300 milyar dolar turizm geliri elde ettik. Turizm bu yönüyle Türk Ekonomisi’nde sigorta işlevi görmektedir.” dedi.</p><p>Tatlıoğlu’nun açılış konuşmasının ardından moderatörlüğünü TC Kültür ve Turizm Eski Bakanı Bahattin Yücel’in yaptığı panelin konuşmacıları Turizmci <strong>Tavit Köletavitoğlu</strong>, Türofed Yönetim Kurulu Eski Başkanı <strong>Osman Ayık</strong> ve İYİ Parti Kalkınma Politikaları, Turizmden Sorumlu Başkan Yrd. <strong>Mehmet Tosun</strong> oldu.</p><p>Turizmde 21. yüzyılın en önemli ve öncelikli meselesinin Yerellik, Çevre Sorunları ve Toplumsal eşitsizliğe çözüm üretmek olduğu vurgulanarak sektörün geleceğinin bu kavramlar üzerinden planlanması ve yeniden düşünülmesi gerektiği belirtildi.</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 2 --></p><p><img alt="6064cd91-ce83-4143-8d0f-d548b70d2f31.jpg" src="https://www.yenicaggazetesi.com.tr/d/other/6064cd91-ce83-4143-8d0f-d548b70d2f31.jpg" style="height:446px; width:670px" /></p><p><strong>TÜRKİYE’NİN TURİZM POTANSİYELİ 100 MİLYAR DOLAR</strong></p><p>Turizmin 100 milyar dolarlık potansiyele sahip olduğunun altının çizildiği panelde, bu amaca ulaşabilmek için politikaların oluşturulmasında sivil insiyatifin önemine vurgu yapıldı.</p><p>Özellikle son 15 yılda, yerelleşme yerine merkezileşme yönünde atılan adımların sektörde gerekli ivmenin yakalanamamasının en önemli sebebi olduğu dile getirildi. Türk Turizmi için esas itici gücün, bölgesel istikrarın sağlanması yoluyla elde edilebileceğinin de altı çizildi.</p><p>STK ve sektör temsilcileri, ilk defa bir siyasi parti tarafından reel sektörün bu derece yakından ele alınmasını sevindirici bulduklarını ifade ettiler.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Cinsel istismara 33 yıl 9 ay hapis cezası]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/cinsel-istismara-33-yil-9-ay-hapis-cezasi-208350e85ca50-f31a-4ed5-ab11-a5758faaad1a2020-02-25T13:07:00+03:00Admin Cinsel istismara 33 yıl 9 ay hapis cezası

Cinsel istismara 33 yıl 9 ay hapis cezası

GÜNCEL

Admin
<p>Kendisini kendisini 'psikiyatri ve paranormal uzmanı, sayik' olarak tanıtan <strong>Erol Tangut </strong>yargılandığı davada 'dolandırıcılık' ve 'çocuğun cinsel istismarı' suçlarından 33 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tangut, daha önce iktidara yakın Beyaz TV ve Akit TV’de programlara çıkmıştı.</p><p>Erol Tangut hakkında, suç tarihinde her ikisi de 16 yaşında olan E.B. ve A.A.'nın şikayeti üzerine, 'Dini inanç ve duyguların istismarı sonucu dolandırıcılık', 'çocuğa karşı basit cinsel istismar ve çocuğu karşı nitelikli cinsel istismar' suçundan, Tangut'un Ankara Ulus'ta bulunan ofisinde çalışan babası Halil Tangut, kızı S.R.T., Adem Şahiner, İsa Bostancı, N.Ö. ile N.K. hakkında da 'dolandırıcılık suçuna iştirak' suçundan 2018 yılında dava açıldı.</p><p><strong>'BAŞKASINA ANLATIRSAN HELAL HARAMA DÖNÜŞÜR'</strong></p><p>Ankara 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada psikologlar gözetimde ifadesi alınan mağdur A.A., sorunları nedeniyle annesi tarafından sanık Erol Tankut'un Ankara Ulus'ta bulunan bürosuna gittiklerini, ilk seansın ardından sanık Tankut'un, annesine, "Bu gece benim misafirim olsun, konuşacaklarımız var" dediğini ve annesinin de bunun kabul ettiğini söyledi. Evde sanık Tankut'un, kendisine dini nikah kıydığını söylediğini ve cinsel istismarına uğradığını söyleyen A.A., "Olanları kimseye anlatmamamı söyledi. 'Anlatırsan helal harama dönüşür' dedi. Yanımızda kimse yoktu, dini nikahın nasıl olduğunu bilmiyordum. Ertesi gün beni ofisinde anneme teslim etti" dedi. A.A.'nın annesi ve babası da sanıktan, dolandırıldıkları ve güvenlerini kötüye kullanarak kızlarına yönelik cinsel saldırı suçunu işlediği gerekçesiyle şikayetçi oldular.</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p><strong>'NİKAHI ANNENE SÖYLERSEN TEDAVİN OLMAZ'</strong></p><p>Diğer mağdur E.B., annesiyle yaşadığı sorunlar nedeniyle metafizik hocası olarak bildikleri Erol Tankut’un ofisine gittiklerini, ilk seansın ofiste yapıldığını söyledi. O sırada annesinin yanında olduğunu belirten E.B., "İkinci seans sanığın evinde oldu. Bana 'sana zorunlu dini nikah kıyacağım, kabul ediyor musun' dedi. Ben de 3 kez 'ettim' diye cevap verdim. Sonra mahrem yerlerime eliyle dokunup, 'nikahı annene söyleme söylersen tedavin olmaz, gözlerini kapat seni hipnoz edeceğim' dedi. Sonra annemi kötüleyip, istediği zaman onunla buluşmamı istedi" dedi. 3'üncü buluşmanın başka bir evde olduğunu ve burada da sanığın kendisine cinsel tacizde bulunduğunu belirten E.B., şikayetçi olduktan sonra sanıkla görüşmediklerini söyledi. E.B. ve annesi N.E. de sanıktan şikayetçi olduklarını söylediler.</p><p><strong>MAHKEME VERDİĞİ CEZADAN İNDİRİM UYGULAMADI</strong></p><p>Ankara 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 17 Şubat 2020'de görülen davanın karar duruşmasında, sanık Erol Tangut suçlamaları kabul etmeyerek beratını talep etti. Mahkeme, son sözünün ardından sanık Tangut'u, mağdur E.B.'ye yönelik 'hile ile zincirleme şekilde basit cinsel saldırı' suçundan 10 yıl, mağdur A.A.'ya yönelik 'nitelikli cinsel saldırı' suçundan 20 yıl, 'dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık' suçunda 3 yıl 9 ay olmak üzere, toplam 33 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, verdiği cezada indirim uygulamadı.</p><p><strong>3 SANIK BERAAT ETTİ</strong></p><p>Mahkeme, 'dolandırıcılık suçuna iştirak' suçundan sanıklar Adem Şahiner ve İsa Bostancı'ya 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verirken, aynı cezaya çarptırılan Halil Tangut hakkındaki hükmen açıklanmasının geriye bırakılmasına hükmetti. Sanıklar N.Ö., S.R.T. ve N.K. ise beraat etti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yeditepe Dilek Ödülleri sahiplerini buldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yeditepe-dilek-odulleri-sahiplerini-buldu-20834b9049921-0f35-44e4-a16c-8931746810362020-02-25T12:49:00+03:00Admin Yeditepe Dilek Ödülleri sahiplerini buldu

Yeditepe Dilek Ödülleri sahiplerini buldu

EĞİTİM

Admin
<p>Üniversitelerde sosyal sorumluluk alanında yapılmış ilk ödül töreni olma özelliğini taşıyan <strong>Yeditepe Dilek Ödülleri’</strong>nin bu yıl sekizincisi gerçekleştirildi. Yeditepe Üniversitesi’nde ödüllerin verildiği geceden elde edilen 40 bin TL gelir, Dilek Gönüllüleri’nin gerçekleştirdiği projelere kaynak olarak aktarılacak.</p><p><strong>Yeditepe Üniversitesi </strong>Dilek Gönüllüleri, 2013 yılından bu yana Yeditepe Üniversitesi öğrencilerine yönelik düzenlediği anketlerle yılın en iyilerini seçiyor. Bu yıl da düzenlenen anketler sonucu 5 binden fazla öğrencinin seçtiği 2019’un en iyileri, Yeditepe Üniversitesi İnan Kıraç Salonu’nda düzenlenen törenle ödül aldı.</p><p>Törenin açılışında İzmir Otizm Orkestrası ve Korosu verdiği konserle izleyicilere keyifli anlar yaşattı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e54ef3b0e029.jpg" style="height:933px; width:700px" /></p><p><strong>Burçin Şimşek ve Ceyhun Yılmaz’ın sunuculuğunu yaptığı törende bu yıl kültür, sanat, spor ve medyanın da bulunduğu 32 kategoride verilen ödüller ve sahipleri şöyle:</strong></p><ul><li>Yaşam Boyu Onur Ödülü - Ayla Algan</li><li>En İyi Albüm - Fatma Turgut / Elimde Dünya</li><li>En İyi Çıkış Yapan Şarkıcı - Zeynep Bastık</li><li>En İyi Jenerik - Hayat Şaşırtır – Aydilge</li><li>En İyi Şarkı - Sagopa Kajmer – Avutsun Bahaneler</li><li>En İyi Kadın Şarkıcı - Simge Sağın</li><li>En İyi Erkek Şarkıcı - Mabel Matiz</li><li>En İyi Müzik Grubu - Pinhani</li><li>En İyi Çocuk Oyuncu - Lavinya Ünlüer</li><li>En İyi Kadın Tiyatro Oyuncusu - Şükran Ovalı</li><li>En İyi Erkek Tiyatro Oyuncusu – Sunay Akın</li><li>En İyi Kadın Oyuncu – Aslı Enver</li><li>En İyi Dizi - Mucize Doktor</li><li>En İyi Erkek Oyuncu - Taner Ölmez</li><li>En İyi Erkek Sinema Oyuncusu - Aras Bulut İynemli</li><li>En İyi Sinema Filmi - 7. Koğuştaki Mucize</li><li>Rektörlük Özel Ödülü - TRT 2</li><li>En İyi Magazin Programı - Gel Konuşalım / TV8</li><li>En İyi TV Kanalı - Kanal D</li><li>En İyi Haber Bülteni – İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat</li><li>En İyi Talk Show Programı - İbrahim Selim ile Bu Gece</li><li>En İyi Spor Programı – Spor Merkezi / TRT Spor</li><li>En İyi Sosyal Medya Fenomeni - Aslı Kızmaz</li><li>En İyi Youtube Kanalı - Post42</li><li>En İyi Kitap - Türk Dış Politikasının ve Kıbrıs’ın Zorlu Dönemi / Furkan Kaya</li><li>En İyi Kültürel Girişim- Zai Kütüphane</li><li>En İyi Kadın Sporcu - Eda Erdem</li><li>En İyi Kültür Sanat Kurumu - İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV)</li><li>En İyi E-spor Takımı - Royal Youth</li><li>En İyi E-spor Oyuncusu - Asım Cihat Karakaya / Fabfabulous</li><li>En İyi Uygulama - Getir</li><li>En İyi Twitch Yayıncısı - Ferit ‘Wtcn’ Karakaya</li></ul><p><strong>Dilek Gönüllüleri Hakkında:</strong></p><p>Yeditepe Üniversitesi Dilek Gönüllüleri Kulübü, 2009 yılından bu yana toplumun her kesiminden, her yaştan ihtiyaç sahibi insanlarla gönüllüleri bir araya getirerek onların zor günlerini aydınlatacak umut ışığı oluyor. Bu kapsamda Dilek Gönüllüleri şu projeleri gerçekleştiriyor:</p><ul><li><strong>Hayalimi Paylaş Projesi:</strong>&nbsp;Bir Dilek Tut Derneği ile 3-18 yaş arası hayati tehlikesi olan hastalığa yakalanmış çocukların dileklerini gerçekleştiriyor.</li><li><strong>Köy Okullarına Yardım Projesi:</strong>&nbsp;Yılda iki defa Anadolu’da bulunan ihtiyaç sahibi köy okullarına ve o okullarda okuyan öğrencilere daha iyi bir eğitim alabilmeleri adına yardımlarda bulunuyor.</li><li><strong>Sessiz Ankara/İstanbul Projesi:</strong>&nbsp;İşitme engelli 5-18 yaş arası öğrencilere işaret dili çevirmeni ve bir rehber eşliğinde atamızı ve tarihimizi daha doğru tanıma ve öğrenme fırsatı veriyor.</li><li><strong>Darülaceze Ziyaretleri:</strong>&nbsp;Kayışdağı Darülaceze Müdürlüğü’nde kalan yaşlıları ziyaret ederek onların yalnızlığını paylaşırken hayat tecrübelerini dinleyerek dersler çıkarıyor.</li><li><strong>Çocuk Merkezi Ziyaretleri:&nbsp;</strong>Çeşitli sebeplerden ötürü koruma altına alınan çocuklar ile vakit geçirerek onlara dünyanın daha iyi bir yer olduğunu göstermeye çalışıyor.</li></ul>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İsviçre Başkonsolosluğu’ndan özel davet]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/isvicre-baskonsoloslugundan-ozel-davet-20833c02a3eaf-5a82-4fb8-b9bd-bd2ba2f0f22b2020-02-25T12:34:00+03:00Admin İsviçre Başkonsolosluğu’ndan özel davet

İsviçre Başkonsolosluğu’ndan özel davet

MAGAZİN

Admin
<p><strong>Dilek Birgen tarafından davet edilen misafirler arasında bulunan Demet Sabancı Çetindoğan, İsviçre okul temsilcileri ile bir araya gelip, erken yaşlarda Demokrasi Eğitimi üzerine yazdığı projenin, bu okullarda da okutulması için temaslarda bulundu. Başkonsolos Mr. Julien Thöni’nin Levent’teki evinde gerçekleşen davete; David Mulone, Demet Sabancı Çetindoğan, Evrim-Faruk Başaran, Ezgican-Ali Serim, Gülnur-Osman Kamaşak, Jale Balcı, Karolin İşler, Mehmet Yıldırımlı, Naz Kamaşak, Pınar Zülfikar, Serap-Volkan Sarı, Vincent Schwab gibi isimler katılım gösterdi.</strong></p><p><img src="https://ci6.googleusercontent.com/proxy/ROTdPQ2JFIhwgQSRlEnGDERnXHbU3IuksDK6x7Eo5eoxJbIueGallRG-6lbn79wK1lx5mIKF8y1s78F3m9LjO71QlWEPdF6tRxLu7SWYkrIEAkqx-8FlMAJqD7ajOrxhns9YyTY=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/17650/inline/1582560146_IMG_9253.JPG.jpg" /></p><p>İsviçre’ye dair; ihracat, vergilendirme ve değişen ticari eğilimler hakkında konuklara bilgilendirmelerde bulundu. İsviçre’nin güçlü üniversitelerinden mezun olan öğrenciler sayesinde, İsviçre’nin teknoloji yatırımlarında ve girişimlerinde daha profesyonel ve güvenilir bir merkez olduklarını belirten Mehmet Yıldırımlı, İsviçre’de kurulan şirketlerin ve yapılan yatırımların değer olarak çok sürdürülebilir olduğunun altını çizdi.</p><p><img src="https://ci3.googleusercontent.com/proxy/jQdFtuDdfDRB739KHbvuZ3pM8RIJDoawEdKLZAd0wcC2qeJ4Km6dND6IfT9A6jW06fFQ0ub26ziYuPjV1uRt2Y2aKH9fDj3kqRBdvzRtk8ehkldzpdyePbusXpn73TP8mgvsJmE=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/17650/inline/1582560193_IMG_9022.JPG.jpg" /></p><p>İsviçre’nin önde gelen ve dünyanın en iyi okulu olarak ödüllendirilmiş, Institut Auf Dem Rosenberg, College Du Leman ve Brillamont Uluslararası Yatılı Okulları davetlilere okullarını tanıtırken, York Yurt Dışı Eğitim kurucusu Burçin Önal, yaptığı konuşmada, İsviçre okullarının uluslararası platformda 1 numara olmalarının en büyük sebebini; teknoloji ve sanatı birleştiren, bununla birlikte 80 farklı ülkede bir arada bulunan öğrencilerin sevebileceği şekilde iddialı eğitim sistemlerini projelendiren okullar olduğunu ifade ederek açıkladı.</p><p><img src="https://ci5.googleusercontent.com/proxy/UKFHkRyBdaeWhZSvQ00fwX6GllPwMic0RATNeH0Rvy5yVo0R4GRuaP2ne0W5idvlha5p0gqzIi-P7gjGmbtaqVCHAA0a2olPeF7pkxCsAiYrwiPFKLJ_btPAoEV5nZewWH5lhRU=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/17650/inline/1582560234_IMG_9060.JPG.jpg" /></p><p>Dünya’nın önde gelen okullarını tek tek gezip değerlendirmeler sonucu portföylerine aldıklarını belirten Burçin Önal, her çocuk için en iyi okulun aynı olmadığını ve bunun bilinci ile 3 yaştan itibaren yaz okulları ile başlayan yurtdışı eğitim serüvenini, İsviçre yatılı okullarında devam ettirebilmenin büyük ayrıcalık olduğunu önemle vurguladı.</p><p><img src="https://ci3.googleusercontent.com/proxy/GNC3Au1Rjs3R3L4i3XnWe_k79pIsfJKlYuE2QzIMY6zx_i6dZl3Oh-4dsDvQ3aIM6_YLcPiM7lVga12EbNYa6azgkfjP-O99ejmi4fRjzZZhQ2Y6K5M0yiwhmuH9k8E89VvUgsxKYt47aOOksK0VKKXUVA=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/17650/inline/1582560254_Evrim__Faruk_Ba__aran.jpeg.jpg" /></p><p>İsviçre’de Alman kantonunda ve Alman ekolü ile St Gallen’de eğitim veren Institute Auf Dem Rosenberg Ortaokulu’ndan itibaren yatılı eğitim vermekte olup IB, Amerikan Diploma ve İngiliz A Level gibi birçok mezuniyet seçeneği sunan bu seçkin okulun yıllığı 130.000 Frank.</p><p><img src="https://ci3.googleusercontent.com/proxy/44vytVpp67__LfOkTfJCDhbB28bxo60rOvtoL5zEY7k8ST1fkM8GBI21OZ3-pEcoC9xShod4exc9F0c8yU-kprLrdX7J8w9z8CSq6XAIJQH7U03ccK-nCOczM4DqHL3_7L4y7w26a62wYVFNp_Dmtgbp9dgpnXSHmOWkrVbBooeHGpltecOGUg=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/17650/inline/1582560273_Demet_Sabanc_____etindo__an__Bur__in___nal.jpeg.jpg" /></p><p>Fransız Kantonunda bulunan ve Fransız ekolünü eğitim sisteminde bulduran Cenevre’deki College Du Leman 4 yaştan itibaren yaz okuluna gündüzlü eğitim olarak kabul ederken, orta öğretim ve lisede yatılı olup; İsviçre Matura, Fransız Bakalorya, Amerikan Diploma gibi mezuniyet seçenekleri sunmakta. Okulun yıllık ücreti 80.000 Frank ile 92.000 Frank arasında değişmekte.</p><p><img src="https://ci5.googleusercontent.com/proxy/7jCisXH5wbE_TD-DIKr7E271VteSaLEk_CoC76ZClIggK_9cX1_Aqe3MSckmXESYWrx2o_7JYxRstFAxrfMeakIdfFCPw8_5-KDhqUrxhvAo7YBMTPzmc_fawlgDi58LidZogtbiYQPRWw=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/17650/inline/1582560285_Dilek_Birgen.jpeg.jpg" /></p><p>Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek olan Swiss Days’de tekrar İsviçre’nin en önemli markalarını Türkiye’ye getireceklerini belirten Mehmet Yıldırımlı, İsviçre Yatılı Okulları’nın kendileri için çok önemli markalar olduğuna da değindi ve eğitimin çok önemli bir yatırım olduğunun altını çizdi.</p><p><img src="https://ci3.googleusercontent.com/proxy/xG-AmyvDfq--qmkd6gFoX-z4n5Q8tvhlMXE88GrXFeeuDQMWWd0vf_R83RRzpyaxl0cVQQ7YjrPTidr_OulCCoGjjAdePTIvGHGboexpwzKYHdF2Vx5uoFfEExid040ZM7KCwRwT-wSzg84JO0tZiBFzsIJH4OGkQdu7livw4HaH5ad0e7qv9bmAn3ceKHdZ_vCIkgaOSwzC-lAsOXhNDjRBL0wVnbdksr4s4Q=s0-d-e1-ft#https://img.faselis.com/faselis_tr/brands/17650/inline/1582560318_Vincent_Schwab__Julsen_Th__ni_Bur__in___nal_David_Mullone__Mehmet_Y__ld__r__m.jpeg.jpg" /></p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Sanal dünyadaki tehlikelere dikkat]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sanal-dunyadaki-tehlikelere-dikkat-208325151062c-44ba-4263-b800-f23637ba9a332020-02-25T12:24:00+03:00Admin Sanal dünyadaki tehlikelere dikkat

Sanal dünyadaki tehlikelere dikkat

TEKNOLOJİ

Admin
<p><strong>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Çocuk ve Ergen Uzman Klinik Psikolog Nuran Günana,</strong> son günlerde sosyal medyada yayılan çelme takma oyununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p>Çocukluk ve gençlik dönemlerinin, bedensel, ruhsal ve zihinsel değişiklerin en yoğun şekilde yaşandığı bir dönem olduğunu kaydeden Nuran Günana, “Böylesine önem taşıyan bu dönemde, çocukların ve gençlerin vakitlerini bilgisayar veya televizyon karşısında geçirmelerine engel olunmalıdır. Genç ve çocuk izleyici kitlesi, birçok şiddet içeren fotoğraflar veya videolara maruz kalarak onları model alma yoluna gidebilirler. İçerikte bulunan şiddet görüntülerine maruz kalmak, saldırgan karakterlerle özdeşim kurmaya neden olur. Bu durum, saldırganlık ve şiddet davranışlarının ortaya çıkma olasılığını yükseltir” uyarısında bulundu.</p><p><strong>Çelme takma oyunu gençler arasında yayılıyor</strong></p><p>Şimdilerde sosyal medyada yer alan bazı tehlikeli içeriklerin çocuklar ve gençler üzerindeki zararlarının daha çok konuşulur hale geldiğini hatırlatan Nuran Günana, “Maalesef ki sosyal medyada yer alan bu içerikleri tamamıyla ortadan kaldırmak pek de olası bir durum değildir. Ancak bunun etkilerini daha tehlikesiz bir hale getirmek tabi ki mümkün. Bu konuda, tehlikeleri fark etmek ve önlem almak oldukça önem taşıyor. Şu sıralar bu akımların en çok konuşulanı ‘Kafa Kırıcı’ olarak nitelendirilen, ‘çelme takma’ oyunu. Üç kişiyle oynanan oyun, yandakilerin ortadaki kişiye zıpladığı sırada çelme takarak düşürmesi ile sonlanıyor. Böylesine tehlikeli bir oyun gençler arasında hızla yayılmaya başladı. Bu durumun önlenmesi konusunda bakanlıklar devreye girdi” diye konuştu.</p><p><strong>Ailelere büyük görev düşüyor</strong></p><p>Uzman Klinik Psikolog <strong>Nuran Günana,</strong> sosyal medyada yayılan böylesine tehlikeli trendlerin önüne geçmek için alınması gereken önlemlere de değinerek en önemli görevin ailelere düştüğünü söyledi.</p><p><strong>Ebeveynlerin bilinçlendirilmesi:</strong>&nbsp;Ailedeki bireyler arasındaki etkileşimlerin ve duygusal bağların güçlendirilmesi bu hususta önemli yer teşkil ediyor. Aile bireyleri birlikte kaliteli vakit geçirme konusunda bilinçlendirilmeli, çeşitli eğitim programları ve seminerlerle destek sağlanmalı. Ayrıca, ebeveynler çocuklarını internetin kötü etkilerinden korumak maksadıyla ‘Güvenli İnternet Hizmeti’ vb hizmetlerden faydalanabilirler, onlara sınır getirebilirler ve çocukların internette ne ile zaman geçirdiğini kontrol edebilirler.</p><p><strong>Ailede ‘Kaliteli vakit geçirme’ kavramı:</strong>&nbsp;Ailede kaliteli vakit geçiren çocuklar ve gençler sevildiklerini ve değer verildiklerini hissederler. Böylelikle güven duygusu gelişir ve çocukta sağlıklı bir benlik oluşumu sağlanır. Diğer taraftan, ebeveynlerin çocuklarını daha iyi tanıması ve desteklemesi, ilişkilerinin güven içinde gerçekleşmesine katkı sağlar. Birlikte evde veya dışarıda vakit geçirmek veya aktivitelere dahil olmak gençlerin ve çocukların internette daha fazla vakit geçirmesini engelliyor. Yalnız kalmaya mahkum bırakılmış çocuklar ve gençler ne yapacaklarını bilemedikleri için televizyon, internet, telefonda daha fazla vakit geçiriyorlar. Çocuğun özellikle ergenliğe geçişte kendini yalnız hissetmesi ebeveynleri ile aradaki bağların kopmasına sebep oluyor ve farklı boyutlara kadar giden bir tablo ortaya çıkıyor.</p><p><strong>Çocuk ve gençlerin sosyal aktivitelere yönlendirilmesi</strong>: Adı her ne kadar ‘sosyal medya’ olsa da çocuk ve gençlerin gittikçe yalnızlaştığı bir ortam oluşmasına sebep oluyor. Onları, ailesinden, çevresinden, arkadaşlarından toplumdan uzaklaştırıyor. Hayattan ve gelişmelerden geri kalmalarına neden oluyor. Bu sebeple, çocuk ve gençlerin sosyal medyayı kararında kullanmalarını sağlayacak aile tarafından yeni kararlar alınması gerekiyor. Ebeveynler, çocuklarıyla birlikte dışarıda vakit geçirmeli (örneğin hafta sonları müzelere gitmek, birlikte spora yazılmak, doğa yürüyüşlerine çıkmak) veya onları spor, sanat gibi sosyal aktivitelere yönlendirmeleri gerekiyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Egeli genç ihracatçılar icat çıkaracak]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/egeli-genc-ihracatcilar-icat-cikaracak-208316f64495d-5dfa-4a82-b6bc-b92923f3a9362020-02-25T12:05:00+03:00Admin Egeli genç ihracatçılar icat çıkaracak

Egeli genç ihracatçılar icat çıkaracak

EKONOMİ

Admin
<p>Açılışta konuşan <strong>Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle,</strong> genç ihracatçılara “İcat çıkarın” çağrısında bulundu. Gülle, “Bize somut projeler getirin, bizim somut projeleri bakanlıklara sunmamız ve desteklerinizi almamız da daha kolay oluyor” dedi.</p><p>Gençlerin böyle bir organizasyonunda yer almasından dolayı çok mutlu olduğunu belirten TİM Başkanı Gülle sözlerini şöyle sürdürdü; “Geleceğin yönetim kurullarını ve geleceğin ihracatçılarını bu işe hazırlamak niyetindeyiz. TİM'in amacı bütün ihracatçılara ulaşmak. İhracatçının sorunlarını çözmek için gece gündüz çalışıyoruz. Geçen yıl TİM ailesine 17 bin 544 yeni ihracatçı katıldı. Ocak ayında da bin 560 firmanın ihracata merhaba dedi. Bu aile gittikçe büyüyor. Türkiye'nin en büyük şansı genç ve dinamik nüfusu. Bizler gençlerin farkındayız. 100 bin kişilik büyük bir aileye doğru hızla ilerliyoruz”</p><p>Projenin İzmir'den başlamasının son derece anlamlı olduğunu kaydeden Gülle, "Gençliğin fırsat verilirse neler yapabileceğini çok iyi biliyoruz. Burası Türkiye'ye örnek olsun." değerlendirmesinde bulundu.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e54e528c076c.jpeg" style="height:466px; width:700px" /></p><p><strong>Ege'den Türkiye'ye</strong></p><p><strong>EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi </strong>ise bunun bir hayali olduğunu ve bütün birlik başkanlarının projeye destek verdiklerini dile getirdi.</p><p>Konseyde 40 yaş ve altındaki genç ihracatçıların yer aldığını işaret eden Eskinazi, gençleri başarıya ulaşması için ellerinden geleni yaptıklarını ifade etti.</p><p>Genç ihracatçılar konseyinin marka ve etkinlikler olarak iki komite kurduklarının anımsatan Eskinazi, "Türkiye çapında bu projeyi organize etmek ve Türkiye'ye genç ihracatçıları kazandırabilmek arkadaşların görevi. Bunu 'Genç TİM' adı altında yapacaklar." dedi.</p><p>Eskinazi, GİK Hall’u gençlerin beklentilerine uygun tasarladıklarını sözlerine ekledi.</p><p>Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve EİB Genç İhracatçılar Konseyi Başkanı <strong>Erkan Zandar</strong> da odanın Türkiye'de bir başlangıç olduğunu, bünyelerinde Genç İhracatçılar Konseyi kurmak isteyen diğer İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri İzmir’e davet edip, GİK oluşumunu ülke geneline yaymayı hedeflediklerini ifade etti. Zandar, “Amaç tüm bu GİK’ler arasından belirlenecek gençler ile çatı olacak Genç TİM’i oluşturmak” diyerek sözlerini tamamladı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e54e5290e8a4.jpeg" style="height:500px; width:959px" /></p><p>EİB GİK Danışmanı Özgür Baykut, EİB GİK Komitesi Başkan Yardımcısı <strong>Gizem Kula</strong> ve EİB GİK Marka Komitesi Başkanı Berk Celep’te EİB GİK kurulduktan sonra yaptıkları ve yapacakları çalışmalarla ilgili sunum yaptılar.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Üç Silahşor yeniden sahnede]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/uc-silahsor-yeniden-sahnede-20830f0b23c8a-2001-4f86-9adb-0383e30bcb9d2020-02-25T11:50:00+03:00Admin Üç Silahşor yeniden sahnede

Üç Silahşor yeniden sahnede

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p>Eserin senaryo ve koreografisi, 4. Donizetti Klasik Müzik Ödülleri’ nde Yılın Bale - Dans Koreografı ve Yılın Bale - Dans Yapımı ödülünü, V. Murat Balesine yaptıkları koreografileri ile almış&nbsp;<strong>Armağan Davran</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Volkan Ersoy</strong>’ a ait. Eserin müzik düzenlemesi ise&nbsp;<strong>Bujor Hoinic</strong>&nbsp;tarafından gerçekleştirilmiş.</p><p>Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından 2010 yılında Türkiye prömiyerini yapan eser, İstanbullu sanatseverler ile geçtiğimiz sanat sezonunda ilk kez buluştu. Bu sezon;&nbsp;<strong>27 Şubat, 3,5 Mart tarihlerinde saat: 20.00’ de, 7 Mart tarihinde saat: 16.00’ da Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’</strong>nde yeniden izleyicilerin karşısında olacak. Ayrıca&nbsp;<strong>29 Şubat saat: 16.00’</strong>da gerçekleşecek özel temsil, sosyal sorumluluk projesi kapsamında görme engelli sanatseverlere sesli betimleme ile aktarılacak.</p><p>Tarihsel romanları ve oyunlarıyla haklı bir ün kazanan Alexandre Dumas (père) ’nın yükselişinde en önemli role sahip olan&nbsp;<strong>“ÜÇ SİLAHŞOR”</strong>&nbsp;adlı eserin konusu 16. yüzyıl Fransa’sında geçiyor. Kardinal Richelieu ve XIII. Louis saray entrikalarının, Athos, Porthos, Aramis, d’Artagnan isimli dört gözü pek şövalyenin maceralarının hayranlık verici bir akıcılıkla anlatıldığı romans tarzındaki&nbsp;<strong>“ÜÇ SİLAHŞOR”</strong>, yazıldığı dönemden bugüne değin değerinden hiçbir şey yitirmedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e54e15230bdc.jpg" style="height:467px; width:700px" /></p><p>Eserin yaratıcı kadrosu;</p><p><strong>Senaryo ve Koreografi</strong>: G. Armağan DAVRAN – A. Volkan ERSOY</p><p><strong>Müzik</strong><strong>&nbsp;</strong>: G. VERDI</p><p><strong>Müzik Düzenleme</strong>: Bujor HOINIC</p><p><strong>Orkestra Şefi</strong>: Hakan KALKAN</p><p><strong>Dekor&nbsp;</strong>: İsmail DEDE</p><p><strong>Kostüm</strong>: Nursun ÜNLÜ</p><p><strong>Işık</strong>: Fuat GÖK</p><p>Eserin dansçı kadrosu;</p><p><strong>D’Artagnan</strong>: Erhan GÜZEL / Batur BÜKLÜ</p><p><strong>Athos&nbsp;</strong>: Batur BÜKLÜ / Alican GÜÇOĞLU / Hasan TOPÇUOĞLU</p><p><strong>Porthos</strong>: Oliver SPENCE / Can BEZİRGANOĞLU</p><p><strong>Aramis&nbsp;</strong>: Mehmet N. ARKAN / Deniz ÖZAYDIN / Çağatay ÖZMEN</p><p><strong>Constance</strong>: Büşra AY / Berfu ELMAS</p><p><strong>Lord Buckingham</strong>: Olcay TUNÇELİ /Çağatay ÖZMEN / Alican GÜÇOĞLU</p><p><strong>Milady&nbsp;</strong>: N. Melike MANAV / İlke KODAL / Merve TOPALDEMİR</p><p><strong>Kraliçe</strong>: Deniz KILINÇ TUNÇELİ / Gizem ATİK TUNCAY / Maia ITO</p><p><strong>Rochefort&nbsp;</strong>: Ömer ERENLER / Mehmet N. ARKAN / Hasan TOPÇUOĞLU</p><p><strong>İstanbul Devlet Opera ve Balesi</strong>&nbsp;solist ve dansçıları dönüşümlü olarak dans edecekler.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Boat Show devam ediyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/boat-show-devam-ediyor-2082991226865-c925-4332-b2a1-575cc849dc702020-02-25T11:24:00+03:00Admin Boat Show devam ediyor

Boat Show devam ediyor

GÜNCEL

Admin
<p><strong>CNR Holding</strong> kuruluşlarından Pozitif Fuarcılık tarafından Deniz Endüstrisini ve Denizciliği Geliştirme Derneği (DENTUR) iş birliği, KOSGEB desteği ve Türk Hava Yolları’nın (THY) Ana Sponsorluğunda organize edilen 15. Uluslararası Deniz Araçları Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı - CNR Avrasya Boat Show, tüm görkemiyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi’nde 1 Mart’a kadar deniz tutkunlarına ev sahipliği yapacak olan fuarda her bütçeye uygun tekneler ve deniz oyuncakları yoğun ilgi görüyor.</p><p><strong>10.000’i aşkın marka deniz severleri bekliyor</strong></p><p>Denizcilik sektörünün geniş kapsamlı en büyük buluşmalarından biri olan CNR Avrasya Boat Show, bu yıl 85.000 metrekarelik alanda dünya devi 250’nin üzerinde firmayı tek çatı altında buluşturdu. Aralarında mega yat, tekne, motor ve yelkenlilerinin de yer aldığı 10.000’i aşkın markanın 3.500’den fazla deniz aracının sergilendiği fuar, deniz severlerin ilgi odağı haline geldi. Binlerce ziyaretçisine keyifli anlar yaşatan fuarda ekipmanlar, aksesuarlar, su sporları ve balıkçılığa dair birçok ürün de görücüye çıkıyor.</p><p><strong>Her bütçeye uygun deniz aracı bu fuarda</strong></p><p>9 gün boyunca 7’den 70’e binlerce deniz aşığı ziyaretçisini karşılayacak olan fuarda her bütçeye uygun deniz aracı bulmak mümkün. Fuarın en pahalı teknesi 5.2 milyon avro (yaklaşık 40.000.000 TL) değerini taşırken, en ucuz teknenin fiyatı ise 2.200 avro (yaklaşık 15.000 TL). Yüzde 100 yerli ve 26 metre uzunluğundaki fuarın en büyük teknesi de oldukça ilgi çekiyor. Son teknoloji ile üretilen tekne, aynı zamanda fuarın en sessiz teknesi. Deniz canlılarını ürkütmeden yoluna devam eden tekne, içeriden dışarıya ve dışarıdan içeriye ses yalıtımıyla kaplı. Bu yıl fuar deniz oyuncakları ön plana çıkıyor. Deniz üzerinde adeta uçan ve kendinizi daha özgür hissedeceğiniz bu oyuncakların fiyatı ise 13.000 avrodan (100.000 TL) başlıyor.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Dünya Kadınlar Günü Golf Turnuvası start alıyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dunya-kadinlar-gunu-golf-turnuvasi-start-aliyor-20828f8af82cd-9980-4089-9ae1-e770e48e16912020-02-25T11:10:00+03:00Admin Dünya Kadınlar Günü Golf Turnuvası start alıyor

Dünya Kadınlar Günü Golf Turnuvası start alıyor

SPOR

Admin
<p>Türkiye turizminin en köklü ve öncü markalarından <strong>The Marmara Grubu</strong>’nun desteği ile doğası, denizi ve kültürel zenginlikleri ile dünya turizminin cennet köşelerinden biri olan Bodrum’da golf heyecanı başlıyor. The Marmara Bodrum ve<strong> Bodrum Golf Kulübü</strong>’nün iş birliğinde, 2013 yılından bu yana geleneksel olarak düzenlenen “The Marmara Bodrum Geleneksel <strong>Dünya Kadınlar Günü</strong> Golf Turnuvası” bu yıl, 8’inci kez start alıyor.</p><p><strong>Dünya Kadınlar Günü için kadınlarla dayanışma</strong></p><p>Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında, kadınlarla dayanışma ve destek amacı ile hayata geçirilen turnuva bu yıl, 28 Şubat - 01 Mart tarihleri arasında Bodrum Golf Kulübü’nde gerçekleştiriliyor.Renkli görüntülere sahne olması beklenen anlamlı turnuvada, kadın ve erkek sporcular farklı kategorilerde yarışacak. Özellikle kadın sporculardan büyük ilgi gören turnuva, bu yıl da golf tutkunlarının kıyasıya rekabetine sahne olacak.</p><p><strong>Şampiyonlar için havuz başında kupa töreni</strong></p><p>Türkiye’nin golf sporuna gönül veren önemli isimlerini buluşturacak olan “The Marmara Bodrum Geleneksel Dünya Kadınlar Günü Golf Turnuvası”, 1 Mart Pazar günü düzenlenecek final müsabakaları ile sona erecek. Sunduğu imkanlarla lüksü konforla buluşturan The Marmara Bodrum’un havuz başında düzenlenecek görkemli tören ile kategorilerinde şampiyon olan sporcular kupalarını alacak. Turnuvaya katılanlar Bodrum’un eşsiz manzarası eşliğinde verilen kokteyl ile turnuvanın stresini atacak.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e54d808ce2f3.jpg" style="height:505px; width:960px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Şiir Hatları Vapuru' Beykoz’a geldi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/siir-hatlari-vapuru-beykoza-geldi-20827d4225f87-8fea-4207-ab17-c36675ddab312020-02-25T10:46:00+03:00Admin 'Şiir Hatları Vapuru' Beykoz’a geldi

'Şiir Hatları Vapuru' Beykoz’a geldi

YEREL

Admin
<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Şiir Derneği’nin işbirliğiyle gerçekleşen XII. Uluslararası İstanbul Şiir ve Edebiyat Festivali’ne bu yıl 10’u yurtdışından, 10’u da Türkiye’den olmak üzere toplam 20 şair ve yazar katıldı.</p><p><strong>“Divan Şiir Geleneği- Şehir ve Edebiyat”</strong> temasıyla hazırlanan programlar, şehrin farklı mekânlarındaki konserler, dinletiler, sergiler, şiir okumaları ve söyleşiler ilgi gördü.</p><p>Beykoz Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen festivalin son günündeki “Boğaziçi Okuması” etkinliği için Eminönü’nden hareket eden <strong>“Şiir Hatları Vapuru”</strong>yla Beykoz’a gelen konuk şairler sanatseverler ve şiir severlerle buluştu.</p><p>Mehmet Akif Ersoy Şiir Evi’nde yapılan etkinlikte Ahmad Zakaria, Marianne Larsen, Teresa Pascual, Azita Ghahreman, Najwan Darwish, Paul Henri Campbell, Danyball Reyes Umbria, Yanuva Leon, Serkan Türk, Cevdet Karal, Alphan Akgül, Atakan Yavuz, Şafak Çelik kendi şiirlerini okudu.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e54d25b650cc.jpeg" style="height:467px; width:700px" /></p><p>Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı <strong>Ahmet Misbah Demircan</strong> ve Beykoz Belediye Başkanı <strong>Murat Aydın</strong> da her yaştan şiir severi buluşturan etkinliğe katılarak 12 yıldan bu yana şehrin belleğinde önemli bir yer edinen festivale katkı sunan şairlere teşekkür etti.</p><p>En güzle şiirleriyle festivale renk katan şairler ilçenin farklı mekânlarını da ziyaret etti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Beni muhalefet mi yargılayacak?']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/beni-muhalefet-mi-yargilayacak-20826b99da562-0ed9-4950-a799-feda357418842020-02-25T10:31:00+03:00Admin 'Beni muhalefet mi yargılayacak?'

'Beni muhalefet mi yargılayacak?'

SİYASET

Admin
<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ziyareti öncesi gazetecilerin sorularını cevapladı.</strong></p><p>FOX TV muhabirinin<strong> 'Libya'da kaç şehit var' </strong>sorusuna sert tepki gösteren Erdoğan "Fox, önce gazete olsun, medya olsun, yalan haber üretmeyi bırakın; beni muhalefet mi yargılayacak?" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:&nbsp;</strong></p><p>"(Putin ile görüşme) Yol haritasıyla ifademiz şu anda malum Türkiye-Rusya arasında gerek İdlib'de gerek Libya'da yaşanan bir süreç var. Öncelikli İdlib'i çözmemiz lazım. Bunu Sayın Putin ile en üst düzeyde ben görüşüyorum, aynı şekilde bakanlarımız ve istihbarat görüşmeleri oldu. Bir bu işin Libya ayağı var. Rusya ile görüşmelerimiz var. Hafter denilen gayrimeşru kişilik var. Abu Dabu yönetimi yanında. Maalesef Rusya'nın da orada Wagner diye bir güvenlik ekibi var. 2 bin 500 kişilik bir kuvvet. Parasal kaynağı abu Dabi yönetimi. Bunların değerlendirmesini Türkiye olarak Rusya ile yürütüyoruz. Sayın Putin ile görüşerek yol haritamızda ne gibi eksiklikler var değerlendiriyoruz. Rusya rejim güçlerine destek veriyor. Bunun tespitleri elimizde, inkar etseler de tespit bizde var.</p><p><strong>"TAM BİR İTTİFAK SÖZ KONUSU DEĞİL"</strong></p><p>Rusya'dan heyet yarın ülkemize gelecek. Bu hafta sonu yapılan görüşmelerle ilgili Macron ile Merkel ve Putin arasında tam bir ittifak söz konusu değil. Putin ile belirlediğimiz tarih 5 Mart'ta en kötü ihtimalle bir araya gelme söz konusu olabilir. Telefonun ötesine geçip yüzyüze görüşmeleri yapma söz konusu olacak. İstanbul veya Ankara olur, fark etmez.</p><p><strong>"HASSASİYETİ KORUMAK ZORUNDAYIZ"</strong></p><p>Sağlık konusundaki hassasiyeti bir kenara koyamayız. En uygun olan neyse bu kararı almaya mecburuz. Oradan bir corona virüsünün sıçraması sonucu ciddi boyutlara ulaşabilir. Çin'den gelen ekibi ülkemiz insanları elimizden gelen tedbirle, 14 gün karantinaya alarak süreci atlattık. Bundan sonraki süreçte de hassasiyeti korumak zorundayız.&nbsp;</p><p><strong>"LİBYA'DA İKİ ŞEHİDİMİZ VAR"</strong></p><p>Fox önce gazete olsun. Fox önce ciddi bir medya olsun. Yalan haber üretmeyi bırakın. Muhalefetin bu söylemleri beni ilgilendirmiyor. Rakam da olur sayısal da olur öyle bir ifadeyi kullanmış oluruz. Muhalefet Esed ile görüşeceksiniz diyor, bu nasıl muhalefet. Milyonlarca insan ülkesini terk ediyor, Bay Kemal bunun hesabını sormuyor. O aklını sen kendine sakla. Bizim kendimize ait Libya'da kendimize ait 2 şehidimiz var. Bu rakamı açıkladım, Bay Kemal ne yapacak bunu?"</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Mehmet Metiner'den partisine tepki]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/mehmet-metinerden-partisine-tepki-208259f6a186b-e35c-4a34-8b8e-10ac0d0d2ae72020-02-24T18:11:00+03:00Admin Mehmet Metiner'den partisine tepki

Mehmet Metiner'den partisine tepki

SİYASET

Admin
<p><strong>AKP'li Mehmet Metiner, kişisel Twitter hesabında 'Reis'e yazık, partimize ve davamıza yazık' başlıklı yazısını paylaştı.</strong></p><p>Partisine yönelik özeleştiride bulunan Metiner, bazı isimleri kibir ve kıskançlıkla suçladı.</p><p><strong>"Dün gece kızımla İstanbul Sabiha Gökçen'den Ankara'ya dönüyoruz. VIP otobüsünde bir baktım devletin önemli bir medya biriminin genel müdürü. Adını vermeyeceğim. Her yerinden kibir akıyor. O ne biçim afra-tafra öyle. Ne selam ne merhaba. Ne tebessüm. İçim cız etti. Bu mu dedim" </strong>ifadesini kullanan Metiner, şöyle devam etti:</p><p><strong>'BİZ BİLE SOĞUYORSAK GERİSİNİ SİZ DÜŞÜNÜN'</strong></p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p>"Bu tür insanlar caka satsınlar diye mi gece gündüz ölümüne risk üstlenerek mücadele ediyoruz?</p><p>Kim seçer bunları? Kim getirir böylesine tepe noktalara koyar?</p><p>Şu veya bu kişiye yakınlık... Şu veya bu şehirden olmak... Şu veya bu şehirden olmak... Gerçekten yeter artık.</p><p>Bu ölçütler bir kenara bırakılmalı. Kibir ve kıskançlık abidesi isimler şu veya bu kişiye yakınlar diye önemli mevkilere getirilmemeli. Bu insanları gördükçe biz bile soğuyorsak gerisini varın siz düşünün...”</p><p><strong>'SANIRSINIZ Kİ PAŞA ÇOCUĞU'</strong></p><p>"Devamında “Bir başka önemli kurumun yönetim kurulu başkanı ise burnundan kıl aldırmıyor. Kimsenin telefonuna çıkmaz. Öyle her ölümlüye randevu vermez. Sanırsınız ki paşa çocuğu. Sanırsınız ki beyzade. Sanırsınız ki veliaht. Kendisine emanet edilen kurumu kendine ait biliyor. Kral sanki. Sırtını kime dayamışsa artık gayrısını gözü görmüyor. Dava hassasiyeti mi? Ne gezer. Enaniyet her şeyin üstünde. Dahası var kalsın” ifadesini kullanan Metiner, sözlerini şöyle noktaladı:</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 2 --></p><p><strong>“Bu isimler bizi içerden çürütüyor... Davamızı zehirliyor... Bunlara bakanlar davadan da partiden de soğuyorlar...</strong></p><p>Partinin yeniden yapılandığı dönemde... Yeni Ömer'lerin arandığı bir dönemde... Bürokrasideki bu unsurlara da kimin yakını olurlarsa olsunlar neşter atılmalı...</p><p>Teşkilatların gece gündüz çalışıp topladığı puanları... Reis'in cansiperane halkçı mücadelesiyle elde ettiği başarıları... Bu enaniyet baronlarının silip süpürmesine 'artık dur' denilmeli..."</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Irak'ta da Koronavirüs görüldü]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/irakta-da-koronavirus-goruldu-208245580f39d-ca70-47bf-9adc-026f7f68065e2020-02-24T18:06:00+03:00Admin Irak'ta da Koronavirüs görüldü

Irak'ta da Koronavirüs görüldü

DÜNYA

Admin
<p><strong>Necef Sağlık Dairesi Başkanı Rıdvan Kindi, </strong>yaptığı basın açıklamasında, Necef kentinde dini bilimler alanında eğitim alan İran uyruklu bir öğrencide yapılan tetkikler neticesinde&nbsp;yeni tip coronavirüs&nbsp;tespit edildiğini söyledi.</p><p>Kindi, öğrencinin hastaneye kaldırılarak, karantina altına alındığını kaydetti.</p><p>Irak, İran’den geçişleri askıya almış ardından bunu 15 gün uzattığını duyrmuştu.</p><p>İran Sağlık Bakanı Said Nemeki, Covid-19 vakalarına ilişkin parlamantoya sunduğu raporda, Covid-19 nedeniyle ülke genelinde hayatını kaybedenlerin sayısının 12'ye, virüsün bulaştığı kişi sayısının ise 47'ye yükseldiğini bildirmişti.</p><p>Kuveyt Sağlık Bakanlığı, İran'ın Meşhed kentinden dönen üç kişide yeni tip coronavirüs tespit edildiğini duyurdu.</p><p>Kuveyt Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İran’ın Meşhed kentinden dönen 3 kişide coronavirüs tespit edildiği belirtildi.</p><p>Daha önce Bahreyn’de İran’dan gelen bir kişide coronavirüs tespit edilmişti.</p><p>Çin'de ortaya çıkan yeni coronavirüs 29 ülkeye yayıldı.</p><p>Çin'de yeni tip coronavirüs salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 594'e ulaşırken, son 24 saatte 150 kişi yaşamını yitirdi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['İdlib'le ilgili yeni görüşmelere hazırız']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/idlible-ilgili-yeni-gorusmelere-haziriz-20823f94807e0-905a-4168-ac8e-f0bc8b6057fe2020-02-24T18:03:00+03:00Admin 'İdlib'le ilgili yeni görüşmelere hazırız'

'İdlib'le ilgili yeni görüşmelere hazırız'

DÜNYA

Admin
<p>Rusya Dışişleri Bakanı&nbsp;<strong>Sergey Lavrov</strong>, Rusya ve Türkiye’nin İdlib’le ilgili yeni bir dizi görüşme hazırlığında olduğunu söyledi.</p><p>Sputnik Türkiye'nin aktardığına göre, Lavrov, Türkiye ile&nbsp;İdlib konusunda&nbsp;yeni bir dizi görüşme hazırlığında olduklarını,&nbsp;Ankara ile görüşmelerin İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesinin işleyişiyle&nbsp;ilgili sorunları netliğe kavuşturmasını umduklarını ifade etti.</p><p>Lavrov, “Hazırlandığımız yeni görüşmelerde söz konusu bölgenin gerçekten gerilimi azaltma bölgesi olmasını ve bu bölgede teröristlerin hüküm sürmemesini nasıl sağlayacağımız konusunda anlaşmaya varmayı umuyoruz” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['17-25 Aralık ses kayıtları doğru']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/17-25-aralik-ses-kayitlari-dogru-20822530c1ee6-6251-4f7e-86a5-474985776ad32020-02-24T17:57:00+03:00Admin '17-25 Aralık ses kayıtları doğru'

'17-25 Aralık ses kayıtları doğru'

SİYASET

Admin
<p><strong>Tayyip Erdoğan</strong>'ın 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarını işaret ederek "Ülkenin her tarafını peşkeş çektiniz" diyen Kılıçdaroğlu'na açtığı davada savunma yapan avukat <strong>Celal Çelik,</strong> savunmasında 17-25 Aralık ses kayıtlarını mahkemeye delil olarak sunmuştu. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik'e savunmasından dolayı dava açıldı. Geçtiğimiz hafta basın mensuplarını duruşmaya davet eden Çelik, duruşma sonrası bir açıklama yapacağını söylemiş ve "Yer yerinden oynayacak" ifadelerini kullanmıştı.</p><h3><strong>Duruşma ileri tarihe ertelendi</strong></h3><p>İstanbul'da Anadolu 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya çok sayıda CHP'li de katıldı. Duruşmada ses kayıtlarının gerçek olduğunu dile getiren Çelik, beraat kararı istedi. Mahkeme heyeti, duruşmayı ileri tarihe erteledi.</p><p>Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya <strong>Celal Çelik </strong>avukatları, İstanbul Baro Başkanı&nbsp;<strong>Mehmet Durakoğlu</strong>, CHP Genel Başkan Yardımcısı&nbsp;<strong>Muharrem Erkek</strong>, CHP İstanbul İl Başkanı<strong>&nbsp;Canan Kaftancıoğolu</strong>, CHP milletvekili&nbsp;<strong>Ali Şeker</strong>,&nbsp;<strong>Erdoğan Toprak</strong>&nbsp;ve birçok CHP'li siyasetçi katıldı.&nbsp;</p><h3><strong>"17-25 Aralık ses kayıtları tamamen doğru"</strong></h3><p>Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan Celal Çelik, tapeleri sunması nedeniyle hakkında dava açıldığını belirterek, "Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın&nbsp;<strong>Bilal Erdoğan</strong>’la yapmış olduğu 6 tane tape ve yine ayın Recep Erdoğan’ın dönemin TOKİ Başkanı&nbsp;<strong>Haluk Karabel'</strong>le yapmış olduğu 1 tape olmak üzere toplamda 7 adet tape kaydıyla ilgili bilirkişi incelemesi aldım. Rapor net bir şekilde o tape kayıtlarının doğru olduğunu söylüyor. Hiçbir şekilde montaj olmadığını ortaya çıkardık. Eğer Japonya'da olmuş olsaydık Harakiri denen işlem Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yerine getirilirdi" dedi. Tapeler hakkındaki raporu mahkemeye sunan Çelik, basın açıklamasının ardından raporu basın mensuplarına dağıttı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Akhisar’da deprem paneli]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/akhisarda-deprem-paneli-208215f05785f-b53d-4092-926d-5b2221d8316a2020-02-24T17:47:00+03:00Admin Akhisar’da deprem paneli

Akhisar’da deprem paneli

YEREL

Admin
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü<strong> Prof.</strong>&nbsp;<strong>Dr. Hasan Sözbilir</strong>, Afet Yönetimi ve Acil Tıp Uzmanı&nbsp;<strong>Dr. Ülkümen Rodoplu</strong>&nbsp;ve Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’nden&nbsp;<strong>Doç. Dr. Özgür Özçelik</strong>’in yer aldığı panelin moderatörlüğünü ise İzmir Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı&nbsp;<strong>Alim Murathan</strong>&nbsp;yaptı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53e30662482.jpg" style="height:457px; width:700px" /><br />Herkes İçin Acil Sağlık Derneği Başkanı Dr.&nbsp;<strong>Ülkümen Rodoplu</strong>&nbsp;deprem sırasında nasıl hareket etmek gerekli, evdeki eşyaların konumu, depremden sonra yaralılara nasıl müdahale yapılması gerektiğini, deprem çantasının içinde neler olmalı ve ilkyardım hakkında bilgiler aktardı katılımcılara.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53e30662a4e.jpg" style="height:450px; width:700px" /><br />Acil Sağlık Derneği Başkanı&nbsp;<strong>Dr. Ülkümen Rodoplu&nbsp;</strong>"Türkiye bir Deprem bölgesi ve bizler depremle yaşamayı öğrenmeliyiz. İnsanları depremler değil, yapılan hatalar, çürük binalar ve deprem sırasında neyi, nasıl yapacağımızı bimememiz öldürüyor. Çocuklarınıza da depremi öğretin, deprem çantanızı beraber yapın, depremden korkmamalarını onlara aşılayın. Nasıl biz insanların kalbi atıyorsa, depremde doğanın kalbi o da atıyor ve doğa yaşadığını bize bildiriyor" dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Türkiye’den dünyaya ilk tramvay ihracatı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/turkiyeden-dunyaya-ilk-tramvay-ihracati-20820fa8292cb-c252-4859-9572-98612975a4b72020-02-24T17:25:00+03:00Admin Türkiye’den dünyaya ilk tramvay ihracatı

Türkiye’den dünyaya ilk tramvay ihracatı

OTOMOBİL

Admin
<p>2009 yılında AR-GE çalışmalarına başlayan ve kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin İstanbul, Bursa, Samsun ve Kocaeli gibi önde gelen şehirleri için hafif raylı sistem araçları ve tramvaylar üreten Durmazlar’ın, 2018 yılında Polonya’da Olsztyn Belediyesi’nin açtığı ihaleyi kazanarak imzaladığı sözleşme çerçevesinde üretilen ilk tramvayı 2020 yılının ilk günlerinde yola çıktı. Türkiye böylelikle son dönemde önem kazanan “milli ve yerli üretim” konusunda büyük bir adım daha atarak ilk tramvay ihracatını da gerçekleştirmiş oldu.</p><p>Polonya’ya yola çıkan ilk tramvay aracı, Olsztyn halkına hizmet vermeye başlamadan önce test sürüşlerini tamamlayacak.İlk gönderilen aracın 3 ay sürmesi planlanan süreç sonucunda ise bahar aylarında hizmet vermeye başlaması öngörülüyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53de40ec612.jpg" style="height:755px; width:700px" /></p><p>Olsztyn şehri için özel olarak tasarlanan sistem alçak tabanlı 5 modülden oluşuyor. 32.500 mm uzunluğa, 2.500 mm genişliğe sahip olan araçlar uluslararası standartların ve Polonya yerel standartlarının bütün gereklerini yerine getiriyor. Toplamda 210 yolcu kapasiteli olan araçta, 2 engelli bölgesi ve 42 adet koltuk yer alıyor.Aracın bir önemli özelliği ise zeminin aynı yüksekliği koruyarak, eğim ya da basamağa ihtiyaç duymuyor olması. Böylelikle yolculara önemli bir erişim kolaylığı sağlanıyor.70 km/saat azami hıza sahip olan araçta aşınmaları en aza indirmek için dönerli boji sistemleri kullanılıyor.</p><p>2018 yılında Olsztyn şehrinin toplu taşıma sistemi için açılan ihaleyi teknik üstünlük, zamanlama ve fiyat avantajı gibi kriterler çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda kazanan <strong>Durmazlar Raylı Sistemler</strong>, 24 adet tramvay için sözleşme imzalamıştı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53de40d8089.jpg" style="height:754px; width:700px" /></p><p>&nbsp;</p><p><strong><em>&nbsp;</em></strong></p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kendine has lezzetleriyle Kars mutfağı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kendine-has-lezzetleriyle-kars-mutfagi-2081956a694db-3b9e-4409-bbe2-83db15a2db592020-02-24T17:16:00+03:00Admin Kendine has lezzetleriyle Kars mutfağı

Kendine has lezzetleriyle Kars mutfağı

GÜNCEL

Admin
<p>Hilton İstanbul Bosphorus’un favori mekanlarından Lalezar, Yerel Mutfak Global Lezzet projesi kapsamında bu kez rotasını Doğu’ya çeviriyor; Kars’ın birbirinden özel yöresel yemeklerini lezzet tutkunlarıyla buluşturmaya hazırlanıyor. Dünya Kadınlar Günü şerefine, bu yıl 5-6-7 Mart tarihlerinde gerçekleşecek olan gecelerde otelin mutfağını emanet alacak olan Hanımeli Kars Mutfağı kadın çalışanları, <strong>Kars</strong>’ın yöresel lezzetlerinden oluşan çok özel bir menüyü Lalezar misafirlerinin beğenisine sunacak.</p><p>Hanımeli Kars Mutfağı kadın çalışanları tarafından hazırlanacak özel menü içerisinde; Hengel, Kaz Tandır, Kavılca Bulgur Pilavı, İrevan Köfte, Piti Bozbaş gibi Kars mutfağında önemli yeri olan birbirinden lezzetli yöresel yemekler bulunacak. Kars mutfak kültürünü yansıtan bu özel menünün fiyatı ise 285 TL olacak.</p><p>Kars’ı ziyaret eden gezginlerin favori lezzet durağı Hanımeli Kars Mutfağı, Kars ev yemeklerini mutfağa taşıyan ilk restoran olma özelliğini taşıyor. 10 kadın girişimci tarafından hayata geçirilen Hanımeli, Kars’ın yöresel lezzetlerini bölgeyi ziyaret eden turistlerin de deneyimlemesine olanak sağlıyor.</p><p>Kadınların ekonomik yönden bağımsızlıklarını kazanmalarını her daim destekleyen Hilton İstanbul Bosphorus, 2018 yılının Mart ayında, Dünya Kadınlar Günü’ne atfen hayata geçirdiği “Yerel Mutfak, Global Lezzet” projesiyle hem yerel mutfakları gelecek nesillere aktarıyor hem de bu yolla kadın girişimcilere desteğini sürdürüyor. Bugüne kadar, Adana, Seferihisar, Giresun, Mardin, Antakya ve Trabzon’un yöresel lezzetlerini Lalezar misafirleri ile buluşturan Hilton İstanbul Bosphorus, 5-6-7 Mart tarihleri arasında, Kars mutfağının en özel tatlarını, tadına doyulmaz bir sofrada deneyimlemek isteyen tüm lezzet tutkunlarını bekliyor.</p><p>&nbsp;</p><p>Etkinlikle ilgili ayrıntılı bilgi almak ve rezervasyon yaptırmak için 0212 315 60 00 numaralı telefonu arayabilirsiniz.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['İtibarı iade edilen tereyağı büyüme trendinde']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/itibari-iade-edilen-tereyagi-buyume-trendinde-20818c2632f5a-555c-4a4a-8c04-0e362423691b2020-02-24T16:55:00+03:00Admin 'İtibarı iade edilen tereyağı büyüme trendinde'

'İtibarı iade edilen tereyağı büyüme trendinde'

GÜNCEL

Admin
<p>Enfes lezzetiyle Türk mutfağının vazgeçilmezi olan tereyağı özellikle çocuklar için sağlıklı bir besin kaynağı olması nedeniyle gıda uzmanları ve sağlık profesyonellerinin tavsiye ettiği gıdalar arasında yer alıyor. Uzmanlar, içerdiği yüksek orandaki süt yağı sebebiyle zengin bir enerji kaynağı olan tereyağı tüketiminin özellikle çocukların sağlığı açısından çok önemli olduğunu, beyin sağlığı ve sinir hücrelerinin gelişimi için son derece önem taşıyan<strong> “temel yağ asitleri”</strong>nin tereyağından başka herhangi bir yağda uygun miktarda bulunmadığını belirtiyor.</p><p>Lezzeti, doğallığı ve içerdiği yüksek besin değerleri ile itibarı gün geçtikçe artan tereyağının dünyadaki tüketiminin arttığını ifade eden <strong>Sütaş A.Ş. Genel Müdürü Funda Ak, </strong>tereyağı pazarı ile ilgili verileri paylaştı.</p><p>Dünyada her yıl düzenli olarak büyümeye devam eden tereyağı tüketiminin yılda 10 milyon tonun üzerine çıktığını ifade eden <strong>Sütaş A.Ş. Genel Müdürü Ak</strong> Türkiye’de yıllık 90 bin tona yakın tereyağı tüketildiğini ifade etti.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53d7333529a.png" style="height:450px; width:700px" /></p><p>Ülkemizde tüketicilerin ambalajlı tereyağını tercih etme oranlarında artış gözlemlendiğini ifade eden <strong>Sütaş A.Ş. Genel Müdürü Funda Ak,</strong> ambalajlı tereyağı kullanılan her 4 evden birinde Sütaş Tereyağı’nın tüketildiğini vurguladı. <strong>Ak,&nbsp;</strong><em>“</em><em>Yılda yaklaşık 112 milyon paket Sütaş Tereyağı üretiyoruz.&nbsp;</em><em>Sütaş Tereyağı, doğallığı ve yüksek besin değerleriyle hem kendine bakanlar, hem de keyfine bakanlar tarafından tercih ediliyor. Sütaş Çiftliği’nin taptaze sütlerinden gelen lezzetiyle, y</em><em>emeklere, hamur işlerine ve kahvaltılara benzersiz bir tat katıyor. Güven içerisinde, doğal ve sağlıklı beslenmemize katkıda bulunuyor”&nbsp;</em>dedi.</p><p>Yapılan araştırmaların Türk mutfağında tereyağının pek çok farklı yemek türünde kullanıldığını gösterdiğini belirten <strong>Ak,</strong>&nbsp;<em>“İçine girdiği her yemeğin, hatta bir dilim ekmeğin bile lezzetinde inanılmaz farklar yaratan tereyağı, en eski çağlardan beri mutfaklarımızın baş tacı. Yaptığımız araştırmalarda, Türkiye’de tereyağının sevilerek kullanıldığını görüyoruz. Ülkemizde tereyağı etli yemeklerden sebze yemeklerine kadar farklı yemek türlerinde kullanılıyor. Yöresel yemeklerde, hamur işlerinde, çorbada, pilavda, dolmada, et ve sebze yemeklerinde ve özellikle de kahvaltıda tereyağının yoğun olarak tercih edildiğini görüyoruz”</em>&nbsp;diye konuştu.</p><p>Kurulduğu günden bu yana tereyağı üreten Sütaş’ın gerek teknolojisi, gerekse ambalajıyla yayık tereyağını Türkiye pazarına kazandırdığını belirten <strong>Ak</strong>&nbsp;<em>“</em><em>Sütaş Tereyağı’nın doğallığını, lezzetini ve besin değerlerini güvence altına almak için ineklerin beslendiği ottan sofralarımıza ulaşan süt ve süt ürünlerine kadar tüm süreci Çiftlikten Sofralara entegre iş modelimizle yönetiyor ve her aşamada titizlikle denetliyoruz</em><em>”&nbsp;</em>dedi.</p><p><strong>Faydaları yıllarca tartışılan tereyağının itibarı iade edildi</strong></p><p>Dünya yıllarca, tereyağının sağlığa faydalarını tartışmıştı. TIME dergisi, kapağına "Tereyağı Yiyin" yazarak yıllardır süre gelen tartışmalara yeni bir boyut getirmiş, yayınlanan makalede tereyağının faydalarına büyük yer verilmiş, tereyağının itibarı iade edilmişti.</p><p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de özellikle ilk 2 yaş dönemindeki çocukların yağda çözülen A, D, E, K vitaminlerinin emilimini kolaylaştıran temel yağ asitleri açısından zengin besinlerle, özellikle de süt yağı açısından zengin tereyağı ile beslenmenin önemine işaret ediyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Yalova halkının ve başkan’ımızın yanındayız']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yalova-halkinin-ve-baskanimizin-yanindayiz-2081735c39737-e70d-444e-ac82-3627083a9c612020-02-24T14:54:00+03:00Admin 'Yalova halkının ve başkan’ımızın yanındayız'

'Yalova halkının ve başkan’ımızın yanındayız'

YEREL

Admin
<p>Başkan <strong>Vefa Salman</strong> ile bir araya gelen <strong>İmamoğlu, </strong>“Sapanca’da İBB’nin çok kıymetli yönetici kadrosuyla 2 günlük bir çalışmadan sonra, değerli dostum, yıllardır bir arada görev yaparken çok sık diyalogda olduğumuz Vefa Salman Başkan’ımızı ziyaret ettik.</p><p>Hem Yalova’yı hem İstanbul’u konuşuyoruz. Çünkü Yalova, aynı zamanda İstanbul’un gözbebeği. Nasıl iş birlikleri yaparız, bu kadar yakın iki parçanın ve yıllarca İstanbul’un bir parçası olan Yalova’nın hangi kısımlarına İstanbul olarak dokunuruz; onları konuşuyoruz. Yalova halkının ve Yalova Belediye Başkan’ımızın yanındayız” dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53d0888b56d.jpg" style="height:495px; width:700px" /><br /><br /><strong>YÜRÜYEN KÖŞK ZİYARETİ</strong><br />İmamoğlu ve Salman, belediye binasındaki buluşmanın ardından Yalova’nın simgelerinden Yürüyen Köşk’ü birlikte ziyaret etti. Burada vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan her iki Başkan, yurttaşlarla sohbet edip, onlardan gelen fotoğraf çektirme taleplerini yerine getirdi. Salman, İmamoğlu’na Yürüyen Köşk’le ve tarihçesiyle ilgili bilgiler verdi. Köşkün, Yalova ve İstanbul’dan sonra Atatürk’ün en fazla zamanını geçirdiği yer olduğunu belirten Salman, “Ben, şöyle yorumluyorum: Buradan bir çevre mesajı vermiş. Demiş ki; ‘Bir dal nedir ki? Bir gün gelecek, dünya öyle kirlenecek ki, bir dal dahi bu dünyaya kıymetli olacak.’ Onun mesajını veriyor. Diğer taraftan aklı, bilimi, fenni kullanalım, diyor. İstanbul’dan mühendisler geliyor, Atatürk’ün verdiği talimatla kaydırılıyor. Bizde çınar ağacı devleti temsil eder ya. Diyor ki; ‘Devletin bir tane incecik dalına dahi dokunulamaz. Onun mesajını veriyor” dedi.<br /><br /><strong>SALMAN: “EKREM BAŞKAN’IN YOL HARİTASINDAN FAYDALANDIM”</strong><br />Yalova’nın eskiden İstanbul’a bağlı olduğunu hatırlatan Salman, “Bugün de burada sevgili dostum, değerli Başkan Sayın Ekrem İmamoğlu’nu ağırlamaktan –ki bu dünyanın en özel mekanında- ağırlamaktan son derece mutluyum. Gerek Yalova’nın geleceği üzerine gerek İstanbul’un geleceği üzerine çok güzel bir sohbet edip fikir alışverişinde bulunduk. Ekrem Başkan’ın tecrübesinden, öngörülerinden ve bana da tavsiye ettiği yol haritasından faydalandım” ifadelerini kullandı. Salman’ın ardından söz alan İmamoğlu şunları söyledi:</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53d08873104.jpg" style="height:466px; width:700px" /><br /><br /><strong>İMAMOĞLU: “İNŞALLAH HEPİMİZ ATATÜRK’E LAYIK BİREYLER OLURUZ”</strong><br />“Benim Yalova anılarım, ailem tarafından var. İstanbul’a ilk adımımızı Yalova’dan attık diyebilirim. Gezimizin en önemli duraklarından birisi elbette ki Atatürk’ün kıymetli emaneti. Bu güzel evin bize çok değerli mesajları da var Belediye Başkanı olarak. Çevreye dair, bir ağacın dalının bile korunması için bir devlet adamının verdiği o büyük mesaj; bir evin kaydırılması, doğanın korunması… Başkanımız güzel bir ekleme yaptı; teknolojiyi kullanma becerisiyle yönlendirmesi, bir evin o tarihte kaydırılarak taşınması gibi çokça mesajları var. Sayfalarca yazılabilir. Büyük Atatürk’ü minnetle anıyoruz. İnşallah hepimiz; ben İstanbul’da, Başkan’ımız Yalova’da, hepimiz, ülkemizdeki bütün belediye başkanları bu Cumhuriyet’e, Atatürk’e ve bu güzel memlekete layık bireyler oluruz.”<br /><br /><strong>YÜRÜYEN KÖŞK’ÜN HİKAYESİ</strong><br />Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, köşkün hemen yanındaki ulu çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvan, ağacın dallarının uzamış ve binanın duvarına dayanmış olduğunu söyler. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, “Ağaç kesilmeyecek, bina kaydırılacak” emrini verir. Görev İstanbul Belediyesi’ne intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlenir. Başmühendis Ali Galip Alnar, yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmaya başlar. 8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir. Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Ulu Önder Atatürk ile birlikte, kardeşi Makbule Atadan, Vali Vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya Bey ve Cumhuriyet Gazetesi Baş Muhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 metre civarında kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve ulu çınar ağacı da kesilmekten kurtulur. O günden beri köşkün adı “Yürüyen Köşk” olarak kalmıştır. Köşk, Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu kararı ile korunması gerekli Kültür ve Tabiat Varlıkları arasında sayılmış ve tescili yapılmıştır. 2006 yılında, Yalova Belediyesi tarafından restorasyonu yapılarak ziyaretçilere açılmıştır.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53d088789f9.jpg" style="height:434px; width:700px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Erzurum'da kar kalınlığı 6 metreyi aştı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/erzurumda-kar-kalinligi-6-metreyi-asti-20816a94abed5-5913-4096-baae-40db476495012020-02-23T21:57:00+03:00Admin Erzurum'da kar kalınlığı 6 metreyi aştı

Erzurum'da kar kalınlığı 6 metreyi aştı

GÜNCEL

Admin
<p>Erzurum’un Tekman ilçesine bağlı Yalınca Mahallesi Eğriçayır mezrasında karla mücadele çalışması yapan ekipler 5 kilometrelik yolu 6 saat süren çalışma sonunda açabildiler. 1 loder 1 rotatif ve yakıt ikmali için 1 pikap ile zor şartlar altında sürdürülen çalışmalar sonunda mezranın yolu 6 saat sonra ulaşıma açıldı.</p><p><img alt="" src="https://cdn.karar.com/img/2020/02/230220201303557905500.jpg" style="height:353px; width:640px" /></p><p>Yer yer altı metreyi bulan kar kalınlığı karşısında ekipler zor anlar yaşarken, etkili olan tipi ve fırtına çalışmaları olumsuz yönde etkiliyor.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İran'dan araç ve eşya girişleri de durduruldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/irandan-arac-ve-esya-girisleri-de-durduruldu-2081545c33c67-13ef-4bcd-90fb-f4e7a4ee94122020-02-23T21:46:00+03:00Admin İran'dan araç ve eşya girişleri de durduruldu

İran'dan araç ve eşya girişleri de durduruldu

GÜNCEL

Admin
<p>İran sınırının kapatılmasının ardından <strong>Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan</strong> da "Koronavirüs nedeniyle İran’a açılan kapılarımızda İran'dan tüm araç, eşya ve yolcu girişleri tedbir amacıyla geçici olarak durdurulmuştur" açıklaması yaptı.</p><p>Bakan Pekcan "Türkiye'den (İran'a) ihracat ve transit işlemleri kontrollü devam etmektedir" dedi.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[HDP 'Türkiyeliyiz' dedi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hdp-turkiyeliyiz-dedi-20814cfade956-1df8-4ac0-9f8b-20c60a1d6cdb2020-02-23T21:31:00+03:00Admin HDP 'Türkiyeliyiz' dedi

HDP 'Türkiyeliyiz' dedi

SİYASET

Admin
<p>HDP'nin 4. Olağan Kongresi yapılan seçimle sona erdi. 1018 delegenin 838'i oy kullandı. İkisi geçersiz sayılan oyların 836'sı anahtar listeye verildi. Seçim sonucunda Eş Genel Başkanlığa İstanbul Milletvekili<strong>&nbsp;Pervin Buldan</strong>&nbsp;ve Mardin Milletvekili&nbsp;<strong>Mithat Sancar</strong>&nbsp;seçildi. Kongrede yapılan seçimde aynı oy sayısıyla Parti Meclisi, Merkez Disiplin Kurulu ve Uzlaşma Kurulu üyeleri de belirlendi.&nbsp;&nbsp;</p><p>AKP, MHP ve BBP haricinde tüm siyasi partilere kongre daveti gönderilirken, 28 farklı ülkeden konuk katıldı. Cezaevinde bulunan eski eş genel başkanlar&nbsp;<strong>Selahattin Demirtaş</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Figen Yüksekdağ</strong>, kongreye ortak mesaj gönderdi. <strong>Prof.</strong>&nbsp;<strong>Mithat Sancar</strong>'ın eş genel başkanlığa seçilmesi, parti bileşenlerinin Sancar isminde uzlaşması "yeni bir çözüm süreci mi başlıyor" yorumlarına da neden oldu.</p><p>Kongre salonunda HDP kongresinde ana sloganlar, "Bu ülke bizlerin, bizler yöneteceğiz" ve "Büyük siyaset, büyük umut, büyük değişim" olurken, sık sık 'Selo Başkan' sloganları atıldı.</p><p>Sahnede konuşmalar üç dilde; Türkçe, Kürtçe ve Arapça yapılıyor. Kongredeki "Selam olsun İmralı’da, Edirne’de ve Kandıra’da direnenlere" sözleri katılımcılardan büyük alkış aldı.</p><h3><strong>AKP, MHP ve BBP'ye davet gönderilmedi</strong></h3><p>AK Parti, MHP ve BBP haricinde tüm siyasi partilere kongre için davetiye gönderildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı&nbsp;<strong>Aykut Erdoğdu</strong>, TİP Genel Başkanı&nbsp;<strong>Erkan Baş</strong>, DBP Eş Başkanı&nbsp;<strong>Saliha Aydeniz</strong>, EMEP Başkanı&nbsp;<strong>Selma Gürkan</strong>&nbsp;da kongrede yer aldı.</p><p>28 ülkeden katılımın sağlandığı kongrede, Avrupa'dan gelen siyasetçiler HDP'ye dönük baskıları ve siyasetçilerin tutukluluklarını dile getirdi. Avrupa Konseyi üyesi ülke Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirttiler.</p><h3><strong>Ali Babacan'dan mesaj</strong></h3><p>Kongreye mesaj gönderenler arasında, Mart ayında partisini kuracağı beklenen&nbsp;<strong>Ali Babacan</strong>&nbsp;ve Saadet Partisi'nin olması dikkat çekti.</p><h3><strong>Mithat Sancar: Boşuna çekilmiyor bu acılar</strong></h3><p>HDP'nin yeni eş genel başkanı seçilmesi beklenen Prof. Dr. Mithat Sancar, Ahmet Arif'in "Cellat uyandı bir gece" şiirini okuyarak sözlerine başladı. Sancar, konuşmasında şunları söyledi: "Türkiye'nin Kürdistan'ın her köşesinden baskılara aldırmadan geldiniz. Buraya yine cesareti ve umudu getirdiniz.<br /><br />Cezaevinde rehin tutulan bütün yoldaşlarımıza, sürgüne gitmek zorunda kalan kardeşlerimiz bütün ülkeden selam gönderiyoruz. Siz de hissediyorsunuz. Boşuna çekilmiyor bu acılar. Şimdi inşa zamanıdır. Bu inşanın temeline barışı özgürlüğü ve demokrasiyi koyacağız. Artık zaman gelmiştir. Direnerek bu mirası getirenler bize bu görevi söylüyorlar.</p><p>Bu kadar gaddar iktidar zulüm varken adalet ve demokrasi isteyen herkese çağrım var. Haksızlıklara karşı birlikte çalışalım.</p><p>Gelin talanı yalanı ve kanı durduralım. Şimdi kanı durdurmak ve büyük barışı kurmak zamanıdır. HDP olarak barışı artık daha net daha anlaşılır söylememiz gerekiyor. Bedel ödemek mi gerekiyor. Buna da hazırız. Bundan sonra barışı toplumla müzakere edeceğiz. Barışın güvencesini iktidarlara ve şahıslara bırakmayacağız. Barışın güvencesi halk olacak. Bütün ülke de hakem olacaktır. Dünya vicdanı hakem olacaktır. Barışa katkı sunacak iradenin de yolunun açılmasını istiyoruz. İmralı'nın yolunu açın ki barışın yolu açılsın. Tecrit sadece bizim meselemiz değildir, sadece hukuk meselesi değildir, tecrit bu ülkenin barışının meselesidir.</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2020/02/1582458700825-sanvar.jpg" style="height:338px; width:600px" /></p><h3><strong>"Barış için en kritik kavşaktayız"</strong></h3><p>Barış için en kritik kavşaktayız. Barışı getirmek nefret ve intikam dilini kullanmayacağız. Yüzleşme ve adalet bizim dilimiz olacak. Yeni bir dil olmadan yeni bir dünya kurulamaz. Geleceğe yürüyoruz. Bu gelecek yakındır. HDP bu ülkeyi bu ülkenin demokratları ile yönetmeye adaydır. HDP'nin yönetmeye ortak olması herkes için bir şans. Halkların kardeşliğine inanıyoruz. Özgürlüğün ve eşitliğin olmadığı yerde kardeşlik olmaz.</p><p>Toplumsal sorunların şiddetle çözülemeyeceğini biliyoruz ama o şiddeti bitirmek için o şiddeti yaratan şartlarla da yüzleşmeliyiz. Çözüm demokratik siyasette."</p><h3>Yüksekdağ ve Demirtaş'tan ortak açıklama:</h3><p>HDP’nin tutuklu bulunan önceki dönem Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş HDP kongresine mesaj gönderdi. Kongreye başarı dileklerinde bulunan ve divan başkanı&nbsp;<strong>Mehmet Rüştü Tiryaki</strong>&nbsp;tarafından okunan Yüksekdağ ve Demirtaş’ın mesajı şöyle:<br />"Partimizin Dördüncü Olağan Büyük Kongresi Divanını, değerli delege arkadaşlarımızı, yurt içinden ve yurt dışından dayanışma duygularıyla katılan saygıdeğer konukları, elçiliklerin ve basının değerli temsilcilerini ve sevgili halkımızı yüreğimizin olanca sıcaklığıyla selamlıyor, kongremizin başarılı geçmesini diliyoruz.<br />Partimiz HDP, kurulduğu günden bu yana Türkiye halklarının, ezilenlerinin büyüyen umudu haline geldi. Ortadoğu’ya yönelik emperyal müdahalelerle derinleşen mezhep, din ve kimlik çatışmaları… Savaşların ve işgallerin yarattığı yıkım... Sınırsız sömürünün yol açtığı açlık ve yoksulluk; evsiz, yurtsuz kalıp mülteci durumuna düşen on milyonlar... Acıyla yoğrulmuş bir coğrafya... Giderek katmerleşen umutsuzluk, çaresizlik... Paramparça edilmiş bir toplum ve kapkaranlık bir gelecek…<br />İşte böylesi kaotik bir ortamda bütün ışıltısıyla yeşerdi HDP’nin görkemli ağacı. Her bir dalında farklı bir sesin, farklı bir rengin tınısı, her bir yaprağında umudun, direnişin, zaferin müjdesi. Kasırganın, selin, tufanın ortasında ayakta kalmış bir “NUH’UN GEMİSİ”. Bu gemi şimdi, yeryüzünün bütün renklerini bağrında taşıyan yolcularıyla birlikte yeni yaşamı kurmak üzere ağır ağır yanaşıyor limana.<br />Biliyoruz, yolculuk çok çetin geçti, gemimiz ağır darbeler aldı. Kaptanlarımız tutuklandı, deneyimli mürettebatımızla birlikte. Ama bilmezler ki her bir yolcusu birbirinden dirençli, her biri birbirinden kuvvetli bu geminin. Ne kaptan köşkü boş kaldı ne de makine dairesi. Milyonları durdurmaya gücü yetmeyen Nemrut’un partisi daha şimdiden üç parçaya bölündü ama NUH’UN GEMİSİ dimdik ayakta yek vücut bir şekilde menziline süzülüyor kararlılıkla.<br />Bu gemiyi inşa edene de yürütene de aşk olsun. Bu uğurda toprağa düşene de esir düşene de selam olsun. Bu gemi limana varacak demiştik, evvel Allah sözümüz söz olsun. Şimdi hedef halkın iktidarını kurmaktır artık, hepimizin yolu açık olsun.<br />Zindandayız şimdi, ama bilin ki yüreğimiz yangın yeri. Biz direnmeyi sizden öğrendik gençler. Dik durmayı sizlerden kadınlar, analar. Umudu gözlerinizde gördük, isyan seslerinin yankılandığı meydanlarda. İlle de sevdik sizi ve çok çok özledik hepinizi.<br />Yüreğimiz, ruhumuz sizlerle. Sözümüz, kalemimiz, dualarımız sizinle. Her birinize ayrı ayrı, kucak dolusu selamlarımızı, sevgilerimizi gönderiyoruz. Eşbaşkanlarımızı, tüm parti yönetimini kutluyor, dayanışma dileklerimizi iletiyoruz.<br />Yolun açık, rüzgarın bol olsun Halkların Demokratik Partisi!<br />Rêya te vekirî, bayê te gur be Partiya Demokratîk a Gelan!<br />An serkeftin an serkeftin."</p><h3><strong>Sezai Temelli: Sezai Temelli'ydim, Heval Sezai oldum</strong></h3><p>Divan oluşumuyla başlayan kongrede mevcut eşbaşkan&nbsp;<strong>Sezai Temelli</strong>, konuşmasına "Bu coşkunuz, bu sesiniz İmralı'ya, Öcalan'a ulaşmıştır" sözleriyle başladı.&nbsp;</p><p>Veda konuşması yapan Temelli herkese teşekkür ederken şunları söyledi: "Adaletsizlik ve sömürü düzeni olan kapitalizm bugün bir kriz içinde. Otoriterler bu krizi aşmak için savaşı dayatıyorlar. Dünyanın her yerinde buna direniyorlar. AKP'nin tekçi asimilasyon politikalarına karşı elbette HDP var. Başladığım bu yolda ben Sezai Temelli'ydim. Sizler sayesinde Heval Sezai oldum. Bu halkın hizmetinde olmaya devam edeceğim. Bunu hiç kimse engel olamayacak."</p><h3><strong>Pervin Buldan: 38 belediyemizi gasp ettiler</strong></h3><p>Tutuklu olan bütün siyasilerin isimlerini okuyan Pervin Buldan "HDP projesinin büyük mimarı Sayın Abdullah Öcalan'a selam gönderiyorum" dedi.</p><p>Bugünlere direne direne geldiklerini belirten Buldan,&nbsp;"Büyük insanlık yürüyüşümüz var. HDP'yi duymayanlar bu salondaki barış sesini duysun. Engellenemeyen halk iradesini görsün. Binlerce arkadaşımız rehin alındı ama biz milyonlar olduk. HDP öyle bir güçlü kaledir ki düşüremediler, düşürmelerine izin vermedik. Barajları yıka yıka geldik. Bize kurulan tuzakları boşa çıkardık. Geleceğin ancak HDP ile kurulabileceğini gösterdik.</p><p>"38 belediyemizi gasp ettiler. Kürtler seçemez yönetemez dediler. Ne yaparlarsa yapsınlar. Kürtler seçmeye de kendi kendilerini yönetmeye de devam edecek. Sadece kentleri değil bu ülkeyi de yöneteceğiz ve yönetmeye geliyoruz diyoruz" ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>"Girdikleri Suriye topraklarından bir gece ansızın çıkacaklardır"</strong></h3><p>"Demokrasiyi halkların barış mutabakatı getirecektir. Girdikleri Suriye topraklarından 'bir gece ansızın' çıkacaklardır" diyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerine göndermede bulundu.</p><p>"Bu kongre demokratik uzlaşıya bir davettir. Gelin demokrasi ittifakıyla demokratik Türkiye'ye, güçlendirilmiş yerel yönetimlere ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme kapı aralayalım."</p><p>Hukukçu Mithat Sancar’dan boşalacak HDP Meclis Başkanvekili görevi için de diploması alanında çalışmalar yürüten ve akademisyen&nbsp;<strong>Hişyar Özsoy</strong>’un adı geçiyor. Grup başkanvekilleri ile parti ve kadın sözcüsü değişecek.</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2020/02/1582438377521-kon.jpg" style="height:338px; width:600px" /></p><h3><strong>Parti Meclisi'nde yer alan isimler</strong></h3><p>Halkların Demokratik Partisi Parti Meclisi'nde yer alan isimlerden bazıları şöyle: Ahmet Saymadi, Alp Altınörs, Ayşe Erdem, Celalettin Can, Doğan Erbaş, Ferhat Encü, Garo Paylan, Meral Danış Beştaş, Filiz Kerestecioğlu, Ender Öndeş, Nuray Türkmen, Önder Algedik, Tahsin Yeşildere, Tuncer Bakırhan ve Veli Saçılık.</p><h3><strong>Leyla Halid: Türkiye ordusunun Suriye'de ne işi var</strong></h3><p>Kongre salonunda sık sık "Barış için HDP, özgürlük için HDP" sloganı atılıyor. HDP kongresine katılan isimler arasında Filistin mücadelesinin simge isimlerinden&nbsp;<strong>Leyla Halid</strong>&nbsp;de yer aldı.</p><p>Leyla Halid, Demirtaş'a, Kışanak'a ve Öcalan'a selam getirdiğini belirterek, "Siyonizm ve ABD tarafından toprakları işgal edilmiş Filistin halkından selam getirdim. Filistin zindanlarındaki yoldaşlarımızdan cezaevinde direnen yoldaşlara selam getirdim.</p><p>Türkiye ordusunun Suriye'de ne işi var. Suriye halkları Erdoğan'a karşı başarısını sağlayacaktır. Filistin halkına adına söz veriyorum. Baskıya karşı hep yanınızda olacağımıza söz veriyoruz. Yaşasın Filistin Yaşasın Kürdistan" diye konuştu.</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2020/02/1582441634664-leyla.jpg" style="height:338px; width:600px" /></p><p>Gelecek Partisi'nin kurucularından&nbsp;<strong>Ayhan Sefer Üstün</strong>&nbsp;de katılımcılar arasında bulundu. Ayhan Sefer Üstün parti adına güçlü bir temsille katıldıklarını belirterek, "HDP Meclis'te temsilen edilen bir parti. Parti kararı ile geldik. Herkesi meşru zeminde görmek bizim temel arzumuz.<br /><br />Sayın Genel Başkanımız Meclis'teki partilerden randevu istedi; HDP'den de istedi. İktidar partilerinin grup başkanvekilleri, HDP'nin Meclis Başkanvekili oturumu yönettiğinde yoklama verirler, iş yaparlar. Ancak dışarı çıkınca başka bir tutum içine girerler. Meclis'te bu ilişkileri götürüyorsak dışarıda da bu ilişkileri yürütmek de fayda var." diye konuştu.</p><p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2020/02/1582447612339-gelecek.jpg" style="height:338px; width:600px" /></p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Galatasaray Kadıköy büyüsünü bozdu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/galatasaray-kadikoy-buyusunu-bozdu-20813dbb10162-b42e-4063-9649-b0d8ebd680472020-02-23T21:21:00+03:00Admin Galatasaray Kadıköy büyüsünü bozdu

Galatasaray Kadıköy büyüsünü bozdu

SPOR

Admin
<p>Galatasaray bu sonuçla 20 yıl 2 ay 1 gün sonra Kadıköy deplasmanından galibiyetle ayrılırken, rakibini de şampiyonluk yarışının dışına itti.</p><h3><strong>Maçtan dakikalar</strong></h3><p>1' - Karşılaşma ilk düdükle başladı.</p><p>4' - Hızlı gelişen Galatasaray atağında Ömer Bayram'ın attığı ara pasıyla topla buluşan Henry Onyekuru ceza sahası içine topla ilerleyip penaltı noktasının gerisinden şutunu gönderiyor ancak bu top yandan dışarı çıkıyor.</p><p>7' - Feghouli'nin ortasına arka direkte kafa vuruşunu yapan Falcao'nun şutu direk dibinden auta gitti.</p><p>9' - Sağ kanattan Mauricio Isla'nın yaptığı ortaya hareketlenen Tolga Ciğerci arka direkte ofsaytta kalıyor.</p><p>16' - Serdar Aziz, Radamel Falcao'yu hava topu mücadelesinde yerde bırakıyor ve bu hareketi sonrasında sarı kart ile cezalandırılıyor.</p><p>18' - Fenerbahçe, Muriqi'nin ceza sahasında düşürülmesi sonucu penaltı kazandı.</p><p>19' - Belhanda, itirazları sonucu sarı kart gördü.</p><p><strong>GOL | 21' - Fenerbahçe dev derbide öne geçti! Max Kruse, sarı-lacivertli takımı penaltı golüyle 1-0 öne geçirdi.</strong></p><p>24' - Sağ kanattan kazanılan serbest vuruş sonrasında topun başına geçen Ömer Bayram ceza sahası içine ortasını yapıyor ancak bu topu savunma oyuncuları tehlikeli bölgeden uzaklaştırıyor.</p><p>26' - Sol kanattan gelişen atakta topla ilerleyen Marcelo Saracchi ceza sahası içine ortasını yapıyor ancak bu top farklı şekilde dışarı çıkıyor.</p><p>29' - Sağ kanattan kazanılan serbest vuruş sonrasında topun başına geçen Ömer Bayram ceza sahası içine ortasını yapıyor. Bu topu uzaklaştırmaya çalışan Vedat Muriqi ters vuruş yapıyor. Kendi kalesine yönelen bu top kale üstünden dışarı çıkıyor.</p><p>31' - Sol kanatta Marcelo Saracchi'nin attığı pasla buluşan Ömer Bayram ceza sahası içi sol çaprazdan kaleye şutunu gönderiyor. Bu top kalenin üzerinden farklı şekilde dışarı çıkıyor.</p><p>34' - Onyekuru'nun ceza sahası içinden şutunu kale çizgisinde Ozan Tufan güçlükle kornere çeldi.</p><p>35' - Ceza sahası yayı önünde seken topla buluşan Marcelo Saracchi kaleye şutunu gönderiyor. Bu top kalenin üzerinden dışarı çıkıyor.</p><p>36' - Derbide tansiyon yükseldi, Serdar Aziz ve Saracchi arasında itişme yaşandı. Falcao ve Ozan Tufan sarı kart gördü.</p><p><strong>GOL | 40' - Ryan Donk, kornerden gelen topu düzgün bir kafa vuruşuyla ağlara gönderdi ve beraberliği sağladı: 1-1.</strong></p><p>42' - Sol kanattan kazanılan serbest vuruş sonrasında topun başına geçen Max Kruse ceza sahası içine ortasını yapıyor ancak bu topu savunma oyuncuları tehlikeli bölgeden uzaklaştırıyor.</p><p>44' - Sol kanattan kazanılan köşe vuruşu sonrasında topun başına geçen Max Kruse ceza sahası içine ortasını yapıyor ancak bu topu savunma oyuncuları tehlikeli bölgeden uzaklaştırıyor. Uzaklaştırılan topa hareketlenen Tolgay Arslan gelişine kaleye şutunu gönderiyor ve bu top kalenin üzerinden dışarı çıkıyor.</p><p>45' - İlk yarının sonuna en az 3 dakikalık oynanmamış süre ekleniyor.</p><p>Hakem Halil Umut Meler ilk yarıyı bitiren düdüğünü çalıyor. İlk yarı atılan karşılıklı gollerle 1-1'lik beraberlikle sonuçlanıyor.</p><p>46' - Karşılaşmanın ikinci yarısı Muriqi'in vuruşuyla başladı.</p><p>50' - Tolgay Arslan, Ömer Bayram'ı orta alanda sert müdahaleyle yerde bıraktı ve sarı kart ile cezalandırıldı.</p><p>53' - Fenerbahçe'de Nabil Dirar, Marcelo Saracchi ile faul kararından sonra yaşanan gerginlik sonrasında rakibine yaptığı müdahale sebebiyle sarı kart ile cezalandırılıyor.</p><p>58' - Isla, Onyekuru'ya arkadan yaptığı faul sonrası 58. dakikada sarı kart gördü ve gelecek maç cezalı duruma düştü.</p><p>58' - Galatasaray'da Seri, Ozan Tufan'a yaptığı faul sonrası 58. dakikada sarı kart gördü.</p><p>60' - Fenerbahçe'de Deniz Türüç, Tolgay Arslan'ın yerine oyuna girdi.</p><p>62' Fenerbahçe antrenörü Volkan Kazak sarı kart gördü.</p><p>64' - Sağ kanattan kazanılan köşe vuruşu sonrasında topun başına geçen Deniz Türüç ceza sahası içine ortasını yapıyor ancak bu topu ön direkte Sofiane Feghouli tehlikeli bölgeden uzaklaştırıyor.</p><p>66' - Fenerbahçe teknik direktörü Ersun Yanal kırmızı kart gördü!</p><p>68' - Ryan Donk, Deniz Türüç'e orta alanda yaptığı sert müdahale sonrasında sarı kart ile cezalandırılıyor.</p><p>70' - Ceza sahası dışı sağ çaprazdan kazanılan serbest vuruş sonrasında topun başına geçen Deniz Türüç kaleye şutunu gönderiyor. Bu top kalenin üzerinden dışarı çıkıyor.</p><p>72' - Savunma arkasına atılan pasa hareketlenen Henry Onyekuru ofsaytta kalıyor.</p><p>74' - Derbide 10. sarı kart Galatasaray'dan Mariano'ya çıktı.</p><p>75' - Sol kanattan kazanılan serbest vuruş sonrasında topun başına geçen Max Kruse ceza sahası içine ortasını yapıyor. Bu topu savunma oyuncuları kafa ile tehlikeli bölgeden uzaklaştırıyor.</p><p>77' - Galatasaray, Onyekuru'nun yerde kalmasıyla penaltı kazandı.</p><p><strong>GOL | 80' - Falcao penaltıyı gole çevirdi: 2-1.</strong></p><p>81' - Mevlüt Erdinç, 81. dakikada Isla'nın yerine oyuna girdi</p><p>84' - Derbide saha karıştı! Belhanda ve Deniz Türüç kırmızı kart gördü. İki takım da sahada 10 kişi kaldı.</p><p>88' - Fenerbahçe'de Tolga Ciğerci kenara gelirken Mehmet Ekici oyuna dahil oldu.</p><p>89' - Mehmet Ekici'nin frikiğinde kaleye giden sert şutu Muslera köşeden çıkardı.</p><p>90' - Galatasaray'da Fatih Terim, sarı kart gördü.</p><p>90' - Dördüncü hakem maçın sonuna 10 dakika ilave edildiğini belirtti.</p><p>90+1' - Savunma arkasına atılan uzun topla buluşan Henry Onyekuru ceza sahası içine girer girmez kaleye şutunu gönderiyor ancak bu topu kaleci Altay Bayındır iki hamlede kontrol ediyor.</p><p><strong>GOL | 90+7' - Galatasaray dakikada Henry Onyekuru ile Fenerbahçe deplasmanında skoru 3-1'e getirdi!</strong></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İran'daki deprem Van'ı vurdu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/irandaki-deprem-vani-vurdu-208129f39c29a-4191-4594-904c-99181c8d96802020-02-23T21:11:00+03:00Admin İran'daki deprem Van'ı vurdu

İran'daki deprem Van'ı vurdu

GÜNCEL

Admin
<p><strong>AFAD'ın aktardığına göre İran'da saat 08.53'te 5.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Merkez üssüne 4.75 kilometre uzaklıkta olan Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde deprem, yoğun olarak hissedildi.&nbsp;</strong></p><p>Deprem, Hakkari’nin yanı sıra sınır iller Iğdır, Kars ve Ağrı ile Van'da da hissedildi. Deprem, Van'da sınır köylerinde hasara neden oldu. İran sınırında bulunan köylerdeki kerpiç binaların hasar gördüğü belirtildi. AFAD ekipleri bölgeye sevk edildi.&nbsp;&nbsp;</p><p><strong>BAKAN SOYLU: TEDBİRLERİMİZİ ALIYORUZ</strong></p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p>Yaşanan depremin ardından Van’ın Başkale ilçesine giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bölgede gazetecilere açıklamalarda bulundu.</p><p>Bölgede artçı depremlerin devam edeceği için bölgeye çadır kurulacağını belirten Bakan Soylu, “Toplamda 9 vatandaşımız hayatını kaybetti. 37 yaralımız var. Deprem olduktan sonra tüm birimler, AFAD, Kızılay köylerimize doğru hareket ettiler. Enkaz altında şu an hiçbir vatandaşımız yok. Şu ana kadar buralara bölgeden 1250 çadır sevk ettik. Özellikle bu gece için tedbirlerimizi alıyoruz. Vatandaşlarımızın bu artçılar da devam ettiği için hasarlı evde kalmamaları için çadır kurulacak” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>SAĞLIK BAKANI KOCA: 37&nbsp;KİŞİ YARALANDI</strong></p><p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da şu ifadeleri kullandı:&nbsp;"7 kişinin hayatını kaybettiği depremde 37&nbsp;vatandaşımız yaralandı. Başkale Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan yaralılardan 8 kişinin durumu kritik, diğer yaralıların hayati tehlikesi bulunmuyor."</p><p>Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, "Sınıra yakın mahallelerde bazı kerpiç evlerin hasar gördüğü bilgisi var. Şu ana kadar can kaybımız yok. Bir kişinin yaralandığı bilgisi ulaştı. Bölgeye AFAD ve UMKE ekipleri sevk ettik" demişti.&nbsp;</p><p><strong>VAN VALİLİĞİ'NDEN AÇIKLAMA</strong></p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 2 --></p><p>Van Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Deprem sonrası Başkale ilçemizin Kaşkol, Güvendik, Özpınar ve Gelenler mahallelerinde hasar meydana gelmiştir. AFAD ve UMKE ekipleri bölgeye sevk edilmiştir" denildi.</p><p><strong>"ENKAZ ALTINDA KİMSE BULUNMAMAKTADIR"</strong></p><p>Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili <strong>Mehmet Emin Bilmez, </strong>depreme ilişkin, “An itibarıyla köylerimizde enkaz altında kimse bulunmamaktadır" dedi.</p><p>Dört köyde yıkımların gerçekleştiğini belirten Bilmez, “Özpınar köyümüzde 4'ü çocuk 3 yetişkin, Güvendik köyümüzde 1 kişi yaşamını yitirdi. Toplamda 8 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, hastaneye sevk edilen ilk bilgilere göre 18 yaralımız mevcut” ifadelerini kullandı.</p><p>Bilmez ayrıca bölgedeki hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini belirtti.</p><p><strong>"YIKILAN EVLERİMİZ VAR"</strong></p><p>Depremin hissedildiği Başkale ilçesine bağlı Gelenler Mahallesi Muhtarı Özcan Işık, yaptığı açıklamada, sabah saatlerinde şiddetli depremle sarsıldıklarını anlattı.&nbsp;</p><p>Köydeki bazı evlerin deprem nedeniyle yıkıldığını aktaran Işık, şöyle konuştu:</p><p>"Köyümüz 80 haneli ve 700 nüfusu var. Bazı evler ve ahırlar yıkıldı. Şu anda enkaz altında kalan kimse yok. Bazı yaralılarımızı ambulanslarla hastaneye gönderdik. Şiddetli bir sarsıntıyla kendimizi dışarı attık. İnsanlar korktuğu için eve giremiyor. Ahırların yıkılması nedeniyle hayvanlarımız telef oldu. Komutanlarımız geldi. Şu anda incelemeler yapılıyor."&nbsp;</p><p><strong>ARTÇILAR DEVAM EDİYOR</strong></p><p>İran'ın Hoy şehri civarında meydana gelen ve Van'dan da hissedilen depremin ardından bölgede 2'si 4'ün üzerinde&nbsp;24 artçı deprem yaşandı. AFAD tarafından yapılan açıklamada şu&nbsp;bilgiler paylaşıldı:</p><p>"Deprem sonrası ikisi 4,0 üzeri olmak üzere toplam 24 artçı deprem meydana geldi. AFAD'dan 13 arama kurtarma ekibi ile Başkale ilçe jandarma, 112 acil ve UMKE ekipleri olay bölgesine sevk edildi. Alınan bilgilere göre, enkaz altında vatandaşımız kalmadığı için arama kurtarma çalışmaları sonlandırıldı. İhtiyaca yönelik kullanılmak üzere ilk etapta 1160 adet 16,5 metrekare çadır, 120 adet 28 metrekare çadır, 6 bin 120 adet battaniye, 616 adet yatak ve 1000 adet ısıtıcı bölgeye sevk edildi."</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Gazeteci Boran’ın villasına yumurtalı saldırı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/gazeteci-boranin-villasina-yumurtali-saldiri-20811094c3144-8fdd-4549-86e5-0f79070ceec82020-02-23T20:59:00+03:00Dursun Boran Gazeteci Boran’ın villasına yumurtalı saldırı

Gazeteci Boran’ın villasına yumurtalı saldırı

GÜNCEL

Dursun Boran
<p>Müşteki olarak B.Çekmece başsavcısına ifade veren Dursun Boran, 22.9.2010, 11.7.2011 ve 08.08.2013 de 3 defa yumurta atılmış. Gece 23.30 civarında yapılan saldırıların faili olarak eski sözde çamlıca sitesi yöneticisi Mustafa Koldamca ve o zamanın yöneticileri gösterildi.</p><p><strong>Yumurtalı saldırıyı bilen eski özel güvenlik, faiilleri ihbar etti</strong>, vicdan azabı çekiyorum dedi. Savcılık eski sözde site yöneticilerini göz altına aldırıp sorgulatacak.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53e0de51582.JPG" style="height:525px; width:700px" /></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>MAFYA VARİ DEVLETİN YOLLARINA ÇÖKMÜŞLER.</strong></span></span></p><p>Mahallede aidat olmaz, diyerek rest çeken 17 senedir Alkent 2000 Mahallesinde oturan Boran, site denen yerin mahalle olduğunu ortaya çıkardı, devlet yollarının giriş, çıkışlarında ki, kaçak projede olmayan bariyerleri, kaçak bekçi kulübelerini kaymakamlığa söktürdü. Yolları halka açtı. 200 suç duyurusu yaptı, 50 tazminat davası açtı.</p><p>İETT ye müracaat etti, otobüs seferleri koydurdu. Mecidiyeköy- Mimar Sinan hattında çalışan otobüslerin mahallenin içinden geçmesini, 5 durak yapılmasını sağladı.</p><p>Kamu yollarına yapılan, arabalara zarar veren kaçak kasisleri söktürdü, yapanlar hakkında suç duyurusu yaptı. Kamu yolunda özel güvenlik olmaz dedi. Vali Muammer Güler’e 2010 da&nbsp; özel güvenlik iznini iptal ettirdi. Karakol, mobesa yapın. İsteyen villasına özel güvenlik koyup, parasını cebinden ödesin dedi.</p><p>İski ye müracaat etti. Tek sayaçdan koca mahalleye su verilmez. Her evi ferdi su abonesi yapın dedi. 2 trilyon TL lik içme suyu projesi yaptırdı. İski 5 km yeni boru döşedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53e0dea5b48.JPG" style="height:525px; width:700px" /></p><p><span style="color:#FF0000"><strong>TÜM İCRA DAVALARINI KAZANDI. YARGITAY DAN EMSAL KARAR ÇIKARDI. </strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><strong>MEDYA DA 250 MİLYON DOLARLIK AİDAT YOLSUZLUĞUNU TÜRKİYE’YE ANLATTI.</strong></span></p><p>İşte bunları yaptığı için, Boran’ın evine 3 defa yumurta atıldı. Almanya’da seyahatteyken 3.10. 2010 da bahçe ve içme suyu kesildi. Aynı gün İski genel müdürlüğüne müracaat edince, çetenin kestiği su 1 saatte tekrar bağlandı.</p><p>Resim’de, aidat adı altında ayda bin dolar, senede 12 bin dolar haraç vermediği için villasına yumurtalar ile saldırılan Boran’ın evi görülüyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53e0deb6506.JPG" style="height:525px; width:700px" /></p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e53e0de0c572.jpg" style="height:525px; width:700px" /></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ozan Ceyhun’un askerliğini yapmadığı ortaya çıktı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ozan-ceyhunun-askerligini-yapmadigi-ortaya-cikti-20810da419a49-5423-4526-a2a4-7b86141edfc82020-02-23T20:54:00+03:00Admin Ozan Ceyhun’un askerliğini yapmadığı ortaya çıktı

Ozan Ceyhun’un askerliğini yapmadığı ortaya çıktı

SİYASET

Admin
<p><strong>Uzun süre yurt dışında kaçak yaşamasının ardından davası düşen ve sonrasında AKP’den milletvekili aday adayı olan Ceyhun’un askerliğini yapmadığı ortaya çıktı.</strong></p><p>Ciddi gazetede yer alan habere göre, &nbsp;<strong>Mustafa Erol</strong>'un katillerinden Dev-Yol davası sanığı büyükelçi <strong>Ozan Ceyhun</strong>'un askerlik yapmadığı öğrenildi.</p><p><strong>KANUN KAÇAĞI OLDUĞU İÇİN PASAPORTU İPTAL ETTİ</strong></p><p>İstanbul'daki Adana Erkek Öğrenci Yurdu'nu uzun namlulu silahlarla taradıktan sonra bombalayan ve Mustafa Erol isimli ülkücünün şehit olmasına yol açan Dev-Yolcu Ozan Ceyhun, olayın hemen ardından Avusturya'ya kaçtı. Hakkında kırmızı bülten çıkartılan, gıyabında idam cezasıyla yargılanan Ozan Ceyhun, bir süre kaldığı Avusturya'dan Almanya'ya geçti. Ardından Türkiye Cumhuriyeti Ozan Ceyhun'un pasaportunu iptal etti ve hakkında cinayetten kırmızı bülten çıkardı.</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p><strong>KENDİ İSTEĞİYLE TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞLIĞINDAN ÇIKTI</strong></p><p>Ozan Ceyhun bunun üzerine kendi isteğiyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıktı. Hakkındaki davalar zaman aşımından düşünce, cebindeki Alman pasaportuyla önce KKTC'ye, sonra Türkiye'ye geldi.<strong> Mustafa Sarıgül'</strong>e danışmanlık yaptıktan sonra anlaşılmaz bir şekilde AKP'ye dahil edildi ve İzmir'den aday adaylığı başvurusu yaptı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Fotoğraf Yarışması'nda ödüller sahiplerini buldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/fotograf-yarismasinda-oduller-sahiplerini-buldu-2080964944285-44af-40b1-b895-22ddd102f46d2020-02-23T20:21:00+03:00Admin Fotoğraf Yarışması'nda ödüller sahiplerini buldu

Fotoğraf Yarışması'nda ödüller sahiplerini buldu

YEREL

Admin
<p><strong>Beykoz Belediyesi, Türkiye Fotoğraf Vakfı ve Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) işbirliğiyle 112 bin TL ödüllü olarak açılan yarışmaya 703 yerli ve 2 yabancı olmak üzere toplam 705 katılımcı 4 bin 754 fotoğrafla başvurdu.</strong></p><p>İstanbul’un en köklü ilçeleri arasında yer alan Beykoz’un tanıtımı ve fotoğraf sanatının gelişimine katkı sağlamak için düzenlenen organizasyonla ilçenin fotoğraf sanatı açısından cazip hale gelmesi de amaçlandı.</p><p>Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde düzenlenen sergi açılışı ve ödül törenine <strong>Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın, </strong>seçici kurulda yer alan fotoğraf ustaları, yarışmacılar ve ilçe sakinleri katıldı.</p><p>Amatör ve profesyonel fotoğrafçıların objektifinden ilçenin doğal ve tarihi birikimine dikkat çeken yarışmanın “Foto Öykü” Kategorisi’nde birinciliği Caner Başer, ikinciliği Kemal Özkılıç, üçüncülüğü ise Emrah Ildız kazandı. “Serbest” Kategoride birinci Neşe Arı, ikinci Ömer Kara, üçüncü ise Kahraman Turan oldu.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e52b9a477b18.jpeg" style="height:499px; width:960px" /></p><p>Beykoz’u en iyi anlatan fotoğrafların sahiplerine ödülleri Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın jüride yer alan fotoğraf ustaları tarafından verildi.Ödül töreni öncesinde Beykoz Belediyesi 1. Fotoğraf Yarışması Sergisi’nin açılışı yapıldı.</p><p>Yarışmanın “Foto Öykü Kategorisi”nde birinciye 10.000 TL, ikinciye 8.000 TL, üçüncüye 6.000 TL nakit ödül verdi. “Serbest Kategorisi”nde birinci 5.000 TL, ikinci 4.000 TL, üçüncü 3.000 TL aldı. Özel ödüller, mansiyon ve sergileme ödülleriyle birlikte toplam 112 bin TL verildi.</p><p><strong>Başkan Murat Aydın: “Bugünün Beykoz’unu Geleceğe Aktarmak İstedik”</strong></p><p>Törende konuşan Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın: “Tarihi olaylara dair kitaplarda sayfalar dolusu yazılar yer alır. Fotoğraf ise tek bir kareyle her şeyi anlatabilir. Biz bu yarışmayla Beykoz’un bugününü geleceğe aktarmayı amaçladık. Yarışma için ilçenin binlerce fotoğrafı çekildi. Yarışmaya katılarak Beykoz’un kültürüne, tanıtımına, kalkınmasına, mutluluğuna katkı sunan herkesi kutluyor, başta jüri üyelerimiz ve sanatçılarımız olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum dedi.”</p><p>Ödüllerin takdiminin ardından, ünlü Piyanist Tuluyhan Uğurlu “Çanakkale’den Afrin’e Şehit Mektupları” adlı duygu yüklü bir resital verdi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e52b9a45fec2.jpeg" style="height:514px; width:700px" /></p><p><strong>Sergi 28 Şubat’a Kadar Açık</strong></p><p>Beykoz Belediyesi 1. Fotoğraf Yarışması “Foto Öykü Kategorisi Sergisi” 22 Şubat -28 Şubat 2020 tarihleri arasında Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde, “Serbest Kategori Sergisi” ise yine aynı tarihler arasında Beykoz Belediyesi Girişi Sergi Alanı’nda ziyaret edilebilecek.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hakim Hasan Türkmen suç işledi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hakim-hasan-turkmen-suc-isledi-20808573ccaa2-d903-42d7-a42d-71ac1375c7372020-02-23T17:35:00+03:00Dursun Boran Hakim Hasan Türkmen suç işledi

Hakim Hasan Türkmen suç işledi

GÜNCEL

Dursun Boran
<p>B.Çekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi Hasan Türkmen skandal yarattı. Adalete güveni bitirdi. Alkent 2000 Mahallesinde, sözde çamlıca sitesi avukatı Ali Polat, 26 Mayıs 2018 de 8 bin 676 TL lira aidat borcu olduğu yalanıyla, B.Çekmece 1. İcra Müdürlüğünden gazeteci Dursun Boran hakkında icra takibi yaptırdı. Boran borcum yok, dolandırıcılık yapıyorlar dedi. İtiraz etti takip durdu.</p><p>Bu defa 4. SH da 2018- 406 E. itirazın iptali davası davası açıldı. Boran, avukatın Burak Dalgıç, Orkan Altınbaş adlı eski sözde yöneticilerin verdiği vekalet ile dava açtıdığını. Halen sözde sitenin başkanı Vakkas Altınbaş dedi. Boran 19.02.2019 da mahkemeye verdiği 3 sayfalık dilekçede bu sahtekarlığı anlattı. Sadece bu davanın derhal reddini gerektirir dedi.</p><p><strong>VAKKAS ALTINBAŞ, AVUKAT ADIMI KULLANMIŞ. SAHTEKARLIK YAPMIŞ. </strong></p><p>Sahtekarlığı Vakkas Altınbaş’a anlatan Dursun Boran, savcılığıda 16 kişi hakkında suç duyurusu yaptı. Vakkas, haberim yok, vekalet vermedim avukat sahtekarlık yapmış dedi. 23 Ocak 2020 saat 13.49 da Dursun Boran ile yaptığı konuşmada, “ avukat adımı kullanmış, sahtekarlık yapmış dedi. “</p><p><strong>HAKİM HASAN TÜRMEN, KAÇAK BARİYERLERE, BEKCİ KULUBELERİNE, KAMU YOLLARININ TEMİZLİĞİNE HARCANAN PARALARA SUÇ OLAN HARCAMALARA ORTAK ETTİ.</strong></p><p>Adalet Bakanlığına hakimi şikayet eden Boran, dosyanın Adalet Bakanlığı ve HSK müfettişlerince incelendiğinde, hukuka, ahlaka, Anayasa ve AİHM ne aykırı karar verildiği görüşecek dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e52acb72d028.jpg" style="height:864px; width:600px" /></p><p>BORAN’IN 19.12.2019 DA VERDİĞİ DİLEKÇEDE BAZI KISIMLAR ŞÖYLE :</p><p><strong>YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI : DAVA KONUSU YERDE TOPLU YAPIYA GEÇİLMEZ.</strong></p><p><u>Yargıtay 20. Hukuk Dairesi</u> 17.04.2017 de 2017/3285 E. 2017/3253 K. ile karar verdi Çamlıca sitesinde <strong>Toplu Yapıya Geçilmemiş dedi.</strong> Konuya dair basında çıkan haberin linki aşağıda. Davacıların tashihi kararıda reddedildi. Karar ekte.</p><h2><a href="https://www.turkhabergazetesi.com/guncel/alkent-2000-de-toplu-yapiya-gecilmemis-gecilmez/16778">https://www.turkhabergazetesi.com/guncel/alkent-2000-de-toplu-yapiya-gecilmemis-gecilmez/16778</a></h2><p>Bu demek ki, toplu yapıya geçilmeyen yerde, kat mülkiyeti kanunu olmaz. Yani, yönetim planı, işletme projesi, ortak gider, aidat, yönetici ve yönetim olmaz. &nbsp;</p><p>9 ada 8 parselden oluşan yerde.<strong> Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.11.2013 tarihli 2013-18-362 E. 2013-1528 K. ilamın da, birden çok parselde kurulu yerde Kat Mülkiyeti Kanunu olmaz. </strong>Diyen kararına, aykırı icra takipleri yapıyor. İtirazın iptali davaları açılamaz . Bu yönüylede davanın&nbsp; derhal reddini talep ediyorum.</p><p>YHGK’nın bu herkesi, hakimleri, savcıları bağlayan kararına göre sözde davacı, ahlaka, hukuka aykırı icra takibi yapmış. İtiraz edip icrayı durdurduğum zaman da, utanmadan itirazın iptali davasını açmış.&nbsp;Güveni kötüye kullanmış ve mahkemeleri kandırmış!&nbsp;Suç işlemiş. &nbsp;</p><p><strong>Davacıların davacı, taraf sıfatları yok. </strong></p><p>Yargıtay 18. HD nin bahsedilen kararına görede, davaya bakma yetkiniz yok. Ortada site, yönetici, taraf ehliyeti olan yok. Asliye Hukuk yada başka mahkemede dava açma ehliyetleride yok..</p><p><strong>B.Çekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017-955 E. 2018-701 K. Konusu ve tarafları aynı olan</strong> Davada mahkeme yetkisizlik verip, davayı reddetti. Yargıtay hukuk dairesi kararına uydu. Bu nedenlede, davanın derhal reddi gerekir.&nbsp; Bu dava doysasında ki tüm belgelerin uyap dan dosyaya konmasını talep ediyorum.</p><p><strong>Avukat Ali Polat resmi evrakta sahtecilik yaparak bu davayı açtı. Takibi yaptı.</strong></p><p>İcra dosyasında ki vekalet B. Çekmece 7. Noterliğinden 12.12.2014 de 43274 nolu Burak Dalgıç ve Orkun Altınbaş tarafından verilmiş. 2 senedir bu kişiler sözde görevlerinden istifa ettiler. Takip bu yönüylede hükümsüz. Şimdi kimin sözde başkan olduğunu mahkeme yazışma ile talep etsin. Bu beyanım doğrulanacak.</p><p>Sokakta ki birileri nasıl icra takibi yapar ? Bu nasıl ahlaksızlık, çete vari davranış!</p><p><strong>ADRES SAHTEKARLIĞI YAPIYOR !</strong> Sözde Çamlıca Sitesi başkanı Burak Dalgıç, Yardımcısı Orkun Altınbaş B.Çekmece 7. Noterliğinden 12.12.2014 tarih 43276 nolu Av. Ali Polat’a verdiği vekaletnamede adresini şöyle göstermiş:&nbsp;</p><p>Orkun Altınbaş,&nbsp;<strong>Alkent 2000 Mah. Nilüfer 1 Sk. No: 2 Büyükçekmece- İstanbul</strong></p><p>Burak Dalgıç<strong>, Alkent 2000 Mahallesi, Sümbül Sk 3 B.Çekmece-İstanbul</strong></p><p>Ancak, vekalet veren yöneticiler ile aynı şartlara sahip olmamıza; aynı Mahallede oturmamıza rağmen. Kendisini mahallede oturuyor gösterirken. Kabul ederken! Bana yaptırdığı icra takibinde, adresimi daha önce yaptırdığı gibi şöyle yazdırmış:&nbsp;</p><p><strong>Dursun Boran &nbsp;Alkent 2000 Çamlıca Sitesi Dilfeza sk No 9 Büyükçekmece- İstanbul adresinde oturur. </strong>Benim sitede oturduğum havası veriyorlar.</p><p>Bir avukat, davacı ve davalının Mernis adresini bilir ona göre tebligat tanzim eder. Kasıtlı olarak, bilgi kirliliği yaratmaz. Mahkemeleri, savcıları, icra müdürlüklerini kandırmaz! Yazılı ikazlarıma, duruşmalarda sözlü beyanlarıma rağmen Av. Polat, mesleğini kötüye kullanıp. Avukatlık yeminine ters. İcra takipleri yapıyor.&nbsp;</p><p><strong>Polat, adres sahtekarlığı ile</strong>, kişilik haklarımın, itibarımın zarar görmesine neden oluyor. Kişi ve kurumlar, icra memurları, müdürleri, hukuk hakimleri önünde, bir sitede oturupda, aidatlarını ödemeyen, sahtekar, kötü niyetli gazeteci gibi anılmama sebep oluyor. Oysa resmi&nbsp;<strong>Mernis Adresim</strong>,&nbsp;<strong>Dursun Boran Alkent 2000 Mah. Dilfeza Sk 9&nbsp; Büyükçekmece- </strong></p><p><strong>İstanbul&nbsp;</strong><strong>Mahkeme</strong> &nbsp;mernis kayıtlarında bunun böyle olduğunu görecektir.</p><p>Dosyanın Bilirkişi Av. Altan Görkem Alper hakkında da Boran suç duyurusu yaptı. Hakim Bilirkişiyide yaktı. Hakim&nbsp;<span style="background-color:rgb(255, 255, 255); color:rgb(51, 51, 51); font-family:sans-serif,arial,verdana,trebuchet ms; font-size:13px">Türkmen , 20 Şubat 2020 saat 10.00 da ki 4. celsede karar verdi. Sahte vekalet ile açılan davayı kısmen kabul etti. % 20 de icra inkar tazminatına hükmetti (!) Oysa kısmen kabul edilen davada icra inkar tazminatı olmaz. Hakim, suç olan, kanunsuz harcamalara cebren ortak olacaksın dedi !</span></p><p><span style="background-color:rgb(255, 255, 255); color:rgb(51, 51, 51); font-family:sans-serif,arial,verdana,trebuchet ms; font-size:13px">BORAN, gerekçeli karar 1 ay içinde eline gelince, temyiz edecek. Adalet Bakanlığı hakkında da 20 bin TL tazminat davası açacak. Tazminatı bakanlıktan alacak. Bakanlıkta parayı hakimden tahsil edecek. </span><span style="color:#FF0000"><span style="background-color:rgb(255, 255, 255); font-family:sans-serif,arial,verdana,trebuchet ms; font-size:13px"><strong>Borçlar Kanunu madde 49</strong></span></span>- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.</p><p>Resim’de, hukuka aykırı karar veren, sahte vekalet ile açıla davayı kısmen kabul eden Hakim Hasan Türkmen görülüyor.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Mahallede site olur yalanı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/mahallede-site-olur-yalani-20807e67ef7b0-7027-4775-a258-8f2100a223442020-02-23T15:53:00+03:00Dursun Boran Mahallede site olur yalanı

Mahallede site olur yalanı

GÜNCEL

Dursun Boran
<p>Mahallede site olur ancak, Alkent 2000 sitesi Çamlıca ve 7 Tepe Bulvarların dan oluşan yer iken, aynı adla 24.10.2000 de 9 sayılı B.Çekmece Belediye meclisi kararıyla MAHALLE OLDU. Kararda CHP’li Belediye başkanı Hasan Akgün’ün imzası var.</p><p>Mahalle olduktan, 2000 senedinden sonra kurulan site değil. Siteyken aynı adla Alkent 2000 Mahallesi olan, yerde yeniden site olmanın ekonomik, sosyal , kamusal faydası yok.</p><p><strong><u>Belediye haftanın 6 günü çöp topluyor.</u></strong> Polis 24 saat asayiş sağlıyor. Bedaş kamuya terk sokakları parasız aydınlatıyor. Her villanın bahçıvanı, elektrik, su, doğalgaz saatleri ayrı. Tüm hizmeteleri kamu kurumları vermek zorunda. Veriyolar. Talep tahsis meselesi. Talep olursa kurumlar hizmet verirler.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e52a7834080d.jpg" style="height:261px; width:700px" /></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#008000"><strong>ALARKO YOLLARI KAMUYA TERK ETTİK. </strong></span></span></p><p>Alkent 2000 mahallesini yapan Alarko Holding, 11.10.2018 de Ticaret Bakanlığına gönderdiği yazının 2. Sayfasında yönetim planı incelendiğinde 10 parselden oluşan Alkent 2000’in parsel arasında ki yolların KAMUYA TERK EDİLDİĞİ görülüyor diyor.</p><p><span style="color:#0000FF"><strong>KADASTRO DA YOLLAR KAMUYA TERK DİYOR .</strong></span></p><p>B.Çekmece Kadastro Müdürlüğü, 12.01.2011 tarih ve 117 sayılı resmi yazısı devlet yollarının senelerdir özel mülk gibi gösterildiğini ortaya çıkardı. O yazısı bakın ne diyor?<br /><br />“ Bahsi geçen sokağın (Tuba/yeni adı Dilfeza ) bulunduğu parsel, Büyükçekmece Belediyesince 10.08.1993 tarih 747 sayılı Encümen Kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 16. Maddesi gereğince İmar Uygulamasına tabi tutulmuş, böylece 226, <strong>227,</strong> 228, 229, 230, 231 nolu Adalar ve adalar arasında ki İmar yolları oluşturulup kamuya terk edilmişlerdir. Dilfeza Sokak 227 ada 3 nolu parsel sınırları kapsamındadır. Bu ada da Dilfeza sokaktan başka sokaklarda vardır“</p><p><a href="https://www.turkhabergazetesi.com/haber/alarko-alkent-2000-de-yollar-kamuya-terk-16389">https://www.turkhabergazetesi.com/haber/alarko-alkent-2000-de-yollar-kamuya-terk-16389</a></p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e52a78312ca1.jpg" style="height:492px; width:555px" /></p><p><span style="color:#FF0000"><strong>BÜYÜKŞEHİR DE YOLLAR DEVLET MALI DİYOR.</strong></span></p><p>Bir mahkemenin talebi ile görüş ve belge sunan Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş verdiği o cevapda bakın ne diyor :<br /><br />&nbsp;" Alkent 2000 Mahallesi meri 13.06.2003 tastikli, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Büyükşehir Göl Havzası Nazım ve Uygulama İmar Planı dahilinde kalmakta, MAHALLENİN içinden geçen söz konusu planlarda, tanımlanan 15 m., 10 m., ve 7 m. Genişliğinde İmar Yolları vardır.<br /><br />Büyükçekmece İlçesi geneli ve Alkent 2000 Mahallesi sınırları içerisinde aralarında<br />" Dilfeza Sokağı" nın da bulunduğu tüm yol isimlendirmelerinde; B.Çekmece Belediyesi ile ortak hareket edilmiş, yolların isim ve aksları Büyükçekmece Belediye Başkanlığıyla birlikte belirlenmiş olup. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 12.05.2011 tarih ve 1132 sayılı Kararıyla uygun görülmüş ve 01.06.2011 de Valilik Makamınca onaylanmıştır.<br /><br />Aralarında Dilfeza Sokağında bulunduğu Alkent 2000 Mahallesi sınırları içerisindeki tüm yolların isim listesi, bu alana ait imar planı ve haritalar yazımız ekindedir. "<br />Bilgilerinize sunulur.&nbsp; 09.11.2015<br /><br />Gökhan Yılmaz<br />Belediye Başkanı a.<br />İmar ve Şehircilik Daire Başkanı<br />&nbsp;</p><p><span style="color:#FF0000"><strong>HASAN AKGÜN NE ALDI, 30 KAMUYA TERKS SOKAK GİRİŞİ BARİYER İLE MAFYA VARİ GASP EDİLDİ?</strong></span></p><p>Bu belgeler varken, belediye başkanı Akgün, neyin karşılığı 9 senedir 30 kamuya terk cadde ve sokak girişine, projede olmayan, kaçak bariyerler, bekçi kulübeleri, özel güvenlik ile gasp edilmesine, mahallenin site gibi gösterilmesine göz yumuyor ? Menfaati olmayan bu suça göz yummaz, ortak olmaz.</p><p><strong>Resimde Alkent 2000 Mahalle kararı görülüyor. </strong></p><p><strong><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e52a7838f9a9.jpg" style="height:711px; width:500px" /></strong></p><p><strong><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e52a783df17a.jpg" style="height:741px; width:500px" /></strong></p><p><strong><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e52a783ee130.jpg" style="height:785px; width:500px" /></strong></p><p><strong><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e52a9ab1bb5e.jpg" style="height:793px; width:500px" /></strong></p><p><strong><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e52a9ab07afb.jpg" style="height:694px; width:500px" /></strong></p><p><strong><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e52a9aa23f57.jpg" style="height:687px; width:500px" /></strong></p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Demokrasi sadece seçim değildir']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/demokrasi-sadece-secim-degildir-208068be343f9-2768-46db-8315-f16838bc4f612020-02-22T16:50:00+03:00Admin 'Demokrasi sadece seçim değildir'

'Demokrasi sadece seçim değildir'

SİYASET

Admin
<p><strong>11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül</strong>'ün Gezi Parkı olayları ile ilgili açıklamalarına tepki gösteren <strong>İçişleri Bakanı Süleyman Soylu</strong> "O günkü Cumhurbaşkanımızın sanki o olayların yaşandığı bir ülkede yaşamıyormuş gibi bugün söz söylemesi de bırakın İçişleri Bakanlığını, bu ülkenin bir ferdi olarak, Süleyman Soylu olarak içime hançer gibi saplanmıştır.</p><p>Hem Tayyip Erdoğan'ı yalnız bırakacaksınız hem Tayyip Erdoğan'ın karşısında birileriyle anlaşma yapacaksınız, ondan sonra da bugün gelip sırça köşklerinizde devletin size sunduğu bütün imkanlarla bu milletin size verdiğini bir şekilde bu millete kötülük olarak anlatmaya çalışacaksınız. Yazıklar olsun size" ifadelerini kullandı.</p><p>"<strong>GEZİ OLAYLARI İLE GURUR DUYUYORUM DEDİM"</strong></p><p><strong>11. Cumhurbaşkanı&nbsp;Abdullah Gül, Gezi Parkı olayları hakkında da konuşmuştu.</strong></p><p>Gezi Parkı ile gurur duyduğunu ifade eden Gül şunları şöylemişti: "Mesela en büyük olaylar Gezi olaylarıydı değil mi? Bana o zaman ilk sorulan soruya verdiğim cevap şuydu: "Bununla büyük bir gurur duyuyorum" dedim. Şaşırdı herkes. Çünkü “Türkiye'nin problemlerinin mahiyetini değiştirmişiz. Eskiden insanlar insan hakları için sokağa çıkardı. Faili meçhuller dursun diye çıkardı. Yolsuzluk dursun diye sokağa çıkardı. Şimdi insanlar ağacı kestirmem diye sokağa çıkmış, çevre duyarlılığı için sokağa çıkmış. Türkiye'nin problemlerini İngiltere'nin, ABD'nin problemleri haline çevirmişiz” dedim. Daha sonra bu toplumsal olay iyi yönetilemeyince terör örgütlerine büyük bir fırsat çıktı ve bildiğimiz vahim olaylar, vandallıklar cereyan eti.</p><p>Açık söyleyeyim; benim birçok tavrım anlaşılmamış olabilir. Kendi camiamız da anlamamış olabilir. Ondan sonra daha ileri aşamalarda “demokrasi sadece seçim değildir” dedim. Bana o zaman bizim camiadan bazıları milli irade dersi vermeye kalktı. Milli idarenin ne olduğunu anlattım. Demokrasi sadece seçim değildir, seçimin ötesi vardır dedim. Halbuki ben şimdi bunları söylerken bu kadar tatsız politik ortamın içinde bunları tekrar konuşmak istemiyorum. O zamanlar tutuklu yargılamalarla ilgili yaptığım açıklamalara da bakın. Bireysel başvuru hakkı nasıl çıktı zannediyorsunuz, Haşim Bey’e gidin sorun."</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Mücadele kolay değil, şehitler veriyoruz']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/mucadele-kolay-degil-sehitler-veriyoruz-20805480dd4cc-5fb4-4b77-9445-85c422567bec2020-02-22T16:43:00+03:00Admin 'Mücadele kolay değil, şehitler veriyoruz'

'Mücadele kolay değil, şehitler veriyoruz'

SİYASET

Admin
<p>İzmir'de Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu'nun açılışında&nbsp;konuşan <strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, </strong>dış politikaya yönelik eleştrilere cevap verdi, "Türkiye'nin Suriye ve Libya politikaları ne bir maceradır ne de keyfekeder bir tercihtir" dedi.</p><p>İdlib'deki önümüzdeki dönemde atılacak adımları açıklayan Erdoğan "Putin, Macron ve Merkel'e görüştük, yol haritamızı belirledik. Masada olduğumuzu herkese göstereceğiz" ifadelerini kullandı.</p><p>Erdoğan, davete rağmen törene katılmayan Kılıçdaroğlu'na da tepki gösterdi: Bu şehrin milletvekillerinin tamamının aramızda olmasını isterdik. Aynı zamanda İzmir milletvekili olan Kılıçaroğlu'na da grup kürsümüzden bu çağrıyı yaptım. Aranızda mı yoksa ben mi göremiyorum. Maalesef aramızda yok. Aramızda da biz mi göremiyoruz. Halbuki biz İzmirlilerin hayrına olan her mutlu gününde yanlarında olmaya özel önem veriyoruz.</p><p><strong>Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:&nbsp;</strong><br /><br />"İzmir'e yakışır bir eser oldu. İzmir'den yola çıkan bir araç 40 dakika içinde Çandarlı'ya ulaşabilecek. Bu çevreyollarının devamı niteliğinde bir projedir. Bu otoyol hızlı tren projeleriyle raylı sistem projelerini destekleyecek. İzmir'in turizm potansiyeli çok daha üst bir seviyeye çıkacak. Tarihi ve kültürel eserlere zarar vermeyecek şekilde planlandı.</p><p>Bu otoyolun sadece iş gücü ve akaryakıt olarak ülkemize katkısı 255 milyon lira olarak hesaplanıyor. Bu otoyolun inşasında emeği geçen kurum, firma, bakanlarımızı ve mühendislerimizi şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.</p><p><strong>"ARANIZDA MI YOKSA BEN Mİ GÖREMİYORUM"</strong></p><p>Bu şehrin milletvekillerinin tamamının aramızda olmasını isterdik. Aynı zamanda İzmir milletvekili olan Kılıçaroğlu'na da grup kürsümüzden bu çağrıyı yaptım. Aranızda mı yoksa ben mi göremiyorum. Maalesef aramızda yok. Aramızda da biz mi göremiyoruz. Halbuki biz İzmirlilerin hayrına olan her mutlu gününde yanlarında olmaya özel önem veriyoruz.</p><p>Türkiye'nin geniş alanda verdi mücadele tam anlamıyla bir istiklal harbidir. İzmir bu mücadelenin anlamını gayet iyi biliyor. Dönem değiştiği için mücadelenin biçimi de değişmiştir. Artık kimse öyle karşınıza dikilip sizinle alenen savaşmıyor. Nice sinsi yol ve yöntemle sürdürülen kuralsız bir mücadele var. Milletimiz bu durumun farkında.</p><p><strong>"BU OYUNLARA GELMEYECEĞİZ"</strong></p><p>Bizim vesayete terör örgütüne sınır kuşatması girişimine ekonomik mücadelemizde de karşımızda bir ittifak vardı. Bir ayağı içerde bir ayağı dışarda. Gezi olaylarından beri yaşanan hiçbir hadise kendi mecrasında ortaya çıkmadı. Bugün de benzer bir tablo var.</p><p>Türkiye, Suriye, Libya, Akdeniz'de kritik mücadele verirken bir anda hiçbir dayanağı olmayan tartışmalar başlatıldı. Bu tartışmalarla Türkiye'nin enerjisi heba edilmek isteniyor. Bu oyunlara gelmeyeceğiz. Boş tartışmalarla geçirecek tek bir anımız yok. Her iddiaya gereken cevabı verirken asıl işlerimize de dört elle sarılacağız. Bugüne kadar eserlerimizle konuştuk. Bizimle yarışacak birileri varsa çıksın karşımıza, hodri meydan diyoruz.</p><p><strong>"KAÇINDIĞIMIZ MÜCADELE AĞIR FATURA OLARAK GERİ DÖNER"</strong></p><p>Bay Kemal şunu da bil Doğu Akdeniz'de sadece sismik araştırma gemilerimizle değil fırkateynlerimizle birlikte varız, uçaklarımızla varız. Libya'nın meşru Başbakanı ile masaya oturduk, imzaları attık. Biz gayrimeşru Hafter'e karşı orada yönetici kahraman askerlerimiz ve Suriye Milli Ordusu'ndan ekiplerimizle oradayız. Birkaç tane şehidimiz var. Ama birkaç tane şehidimizin karşılığında 100'e yakın o lejyonerlerden etkisiz hale getirdik. Bugün Suriye'de, Libya'da, Akdeniz'de kaçındığımız her mücadele ağır fatura olarak döner.</p><p><strong>"MÜCADELE KOLAY DEĞİL ŞEHİTLER VERİYORUZ"</strong></p><p>Mücadele kolay değil, şehitler veriyoruz. Yeni tuzaklarla karşılaşıyoruz. Dün akşam sayın Putin ile görüştük. Gündüz Macron ve Merkel ile görüşme yaptık. Değerlendirmelerden sonra yol haritamızı belirledik. Masada olduğumuzu duyuracağız. Küresel güçlerin senaryolarına teslim olmayacağız. Daha sağlam ve kararlı adımlar atacağız."</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kapanan şirket sayısı iki katına çıktı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kapanan-sirket-sayisi-iki-katina-cikti-20804c8ff1e8c-c0cd-44bd-ad8a-ec1995819e462020-02-22T16:19:00+03:00Admin Kapanan şirket sayısı iki katına çıktı

Kapanan şirket sayısı iki katına çıktı

EKONOMİ

Admin
<p>TOBB tarafından açıklanan kurulan ve kapanan şirketler istatistiklerine göre; 2020 yılı ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 26,56; kurulan kooperatif sayısı yüzde 28,09 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 0,88 oranında arttı.&nbsp;</p><p>Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısında yüzde 3,77 oranında azalırken kapanan kooperatif sayısında yüzde 95,51, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 105,61 oranında artış oldu. Kurulan şirket sayısında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,56 artış oldu.</p><p><strong>ŞAHIS ŞİRKETLERİNDE KAPANMA ORANI İKİYE KATLANDI</strong></p><p>TOBB'un bu ayki verisinde, gerçek kişi ticari işletmelerin kapanış oranındaki yüzde 105'lik artış dikkat çekti. Anonim ve limited şirketler, kooperatiflere oranla çok daha hareketli olan gerçek kişi şirket açılma ve kapanma oranları, trend konusunda çok daha anlamlı veriler olarak kabul ediliyor. &nbsp;</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p><strong>SERMAYE TOPLAMI AZALDI</strong></p><p>Ocak ayında tüm illerde 10 bin 591 şirket ve kooperatif kuruluşu gerçekleştirilirken bu şirketlerin sermayelerinin toplamı, aralık ayına göre yüzde 55,56 oranında azaldı. Kurulan şirketlerin 9 bin 87'si limited, bin 390 anonim şirket statüsünde açıldı.</p><p><strong>OCAK AYINDA BİN 76 YABANCI ORTAKLI ŞİRKET KURULDU</strong></p><p>2020 yılı ocak ayında kurulan bin 76 yabancı ortak sermayeli şirketin 618’i Türkiye, 83’ü İran, 45’i Suriye ortaklı olarak kuruldu.</p><p>Kurulan bin 76 yabancı ortak sermayeli şirketin 101’i anonim, 975’i limited şirket. 2020 yılı Ocak ayında kurulan şirketlerin 128’i Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret, 53’ü Gayrimenkul acenteleri ve 43’er adet olmak üzere Lokantalar ve seyyar yemek hizmeti faaliyetleri ile İşletme ve diğer idari danışmanlık faaliyetleri sektöründe kuruldu.</p><p>Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 76,20’sini yabancı sermayeli ortak payını oluşturuyor</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kocaeli rüşvet iddiaları ile gündeme geldi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kocaeli-rusvet-iddialari-ile-gundeme-geldi-20803062f6583-2746-46a0-aabf-1c0541854e432020-02-22T16:05:00+03:00Admin Kocaeli rüşvet iddiaları ile gündeme geldi

Kocaeli rüşvet iddiaları ile gündeme geldi

YEREL

Admin
<p><strong>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi </strong>tarafından Kartepe ilçesinde 26 Şubat’ta başlayacak taksi durakları ihalesinde rüşvet iddiaları gündeme geldi. En Kocaeli gazetesinden Furkan Çalışkan’ın haberine göre, Kartepe ilçesindeki taksi duraklarının sayısı 24’ten 32’ye çıkarılacak. UKOME mevcut hat sahipleri ihaleyi kazanabilmesi için yıllık kira miktarını düşük tutarken, ihale için kooperatif çatısı altında liste yapıldığı, kimi siyasilerin de bu listeye girmeye çalıştığı iddia edildi.</p><p><strong>BAĞIŞ YAPMAYAN İHALEYE GİREMEYECEK</strong></p><p>Bir diğer iddia ise, bölgedeki kooperatifin, taksi sahiplerinden açıktan para istemesi. Söz konusu kooperatifin taksi başına 25 bin lira istediği, bunun 5 bin lirasının 5 yıllık kira parası olduğu, kalan 20 bin liranın ise kooperatife kalacağı. Kooperatife 25 bin lira bağışı yapmayanın ihaleye katılamayacağı öne sürüldü.</p><p><strong>SİYASİ İRADE’NİN TEPKİSİ MERAK KONUSU</strong></p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p>Kartepeli gazeteci Cem Şakoğlu konuyla ilgili olarak “Siyasetçiler taksicilerden rüşvet mi istiyor?” başlığını kullanırken, siyasi iradenin konu hakkında nasıl bir değerlendirme yapacağı merak ediliyor. Kartepe İşte ihaleye çıkacak olan Kartepe'deki taksi durakları;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Bursalıların kaynakları çarçur ediliyor']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bursalilarin-kaynaklari-carcur-ediliyor-20802babb6194-81a0-4f30-b838-e2636eb82df72020-02-22T15:40:00+03:00Admin 'Bursalıların kaynakları çarçur ediliyor'

'Bursalıların kaynakları çarçur ediliyor'

YEREL

Admin
<p>AS Merkez önünden başladığı inceleme gezisini, Kent Meydanı'ndaki basın açıklamasıyla tamamlayan Karaca, yol boyunca konuştuğu esnafın şikayetlerini de dinleyip, bu hattın inşaatının bir an önce bitirilmesi gerektiğini söyledi.</p><p><strong>ALİNUR AKTAŞ'TAN ANLAMSIZ TAVIR</strong></p><p>Muhalefetin denetleme görevini unutmuş görünen, basının da teknik incelemelere katılımından rahatsızlık duyduğu anlaşılan <strong>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, </strong>hiçbir çalışma yapılmayan, elektrik hattı bulunmayan, zincir ve tel örgüyle kapalı şantiye pozisyonundaki T2 ray hattı bir yana, istasyonlara bile "iş güvenliği" gerekçesiyle giriş izni vermedi. Heyet As Merkez istasyonunda istasyon bariyerlerinin tesadüfen açık olması nedeniyle T2 hattını inceleme olanağı buldu. Kalan kesimde ise inceleme yol boyunca yürüyerek yapıldı. Heyetin, Panayır ve Beşyol istasyonlarındaki incelemelerine çevre mahallelerden partililer de eşlik etti.</p><p><strong>MİLLETVEKİLLERİ VE BAŞKANLAR DA KATILDI</strong></p><p>Bursa Milletvekili <strong>Nurhayat Altaca Kayışoğlu, </strong>Büyükşehir ve ilçe Belediye Meclis Üyeleri, ilçe başkanlarıyla birlikte Terminal-Kent Meydanı arasında yapımı yarım kalan T2 raylı sistem hattında incelemelerde bulunan <strong>CHP Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, </strong>yol boyunca, yıllardır mağdur edilen esnafın görüşlerini aldı...</p><p>Yürüyüşünü tamamlayan heyeti Kent Meydanı'nda alkışlarla karşılayanlar arasında ise Bursa Milletvekili Erkan Aydın, Mudanya Belediye Başkanı <strong>Hayri Türkyılmaz,</strong> Gemlik Belediye Başkanı <strong>Mehmet Uğur Sertaslan,</strong> İl Gençlik ve İl Kadın Kolları üyeleri ve çok sayıda partili vardı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e5123bbbd7d1.jpg" style="height:452px; width:800px" /></p><p><strong>KARACA: "BURSA'NIN O KADAR ÇOK SORUNU VAR Kİ, HERHALDE 2 YIL BOYUNCA YÜRÜYECEĞİZ"</strong></p><p>CHP Bursa İi Başkanı İsmet Karaca,&nbsp;<em>"Yine meydanlardayız yine alanlardayız. Bursa’nın o kadar çok sorunu var ki, herhalde görev süremizde 2 yıl muhtemelen sokakta geçecek. Her gün yeni bir yarım kalmış proje karşımıza çıkıyor. Bunları Bursa kamuoyuyla paylaşacağız"</em>&nbsp;dedi</p><p>8.5 kilometrelik T2 hattı için Terminal yakınlarından başlattığı yürüyüşü Kent Meydanı'nda noktalayan Karaca,&nbsp;<em>"Bu proje baştan itibaren yanlış. Yol boyunca Yalova Yolu’ndaki esnafla da tek tek görüştük. Bir tane esnaf bile bu projeden memnun değil. Yerin altından geçmesi gerekiyordu. Dünya birleşirken AKP’li Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa’yı ikiye böldü. Bursa’nın kadim mahalleleri ikiye ayrıldı. Esnaf yolun karşı tarafındaki başka bir esnaftan ihtiyacını almak için saatlerce yürümek zorunda kalıyor"</em>&nbsp;şeklinde konuştu.</p><p><strong>GÜZERGAH YANLIŞ, PROJE YANLIŞ</strong></p><p>Karaca şunları söyledi:</p><p><em>"Proje 2015 yılında ihale edildiğinde 133 milyon liraydı. Bu paranın tamamı bitti. İnşaat kısmının yüzde 80’i bitti ancak mekanik kısmına dokunulmadı. Bir 130 milyona daha ihtiyaç var. Biz diyoruz ki bu projeyi sökün, ki bu saatten sonra olmaz, o halde tamamlayın. Güzergâh yanlış, proje yanlış. Burada Terminal’e yapılacak hattın günlük yolcu taşıma kapasitesi 5.000-7.000 arası. Bu hattın uzun ömürlü olması için DOSAB’dan Demirtaş’a kadar uzaması gerekiyor. 150 bin kişinin yaşadığı lokasyona ulaştırmazsanız günlük taşıma kapasiteniz 5.000-7.000 ile sınırlı kalacaktır. Hattın, T1 hattına ve metroya entegre edilmesi gerekiyor. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama olmaz. Dünyadaki sistem budur ama bizim yöneticilerimiz rüyalarıyla proje ürettiği için, bilimsellikten uzak, gördükleri rüyalarla proje geliştirdikleri için böyle tablolarla karşı karşıya kalıyoruz. Burada çürüyen Bursa’nın 133 milyonu. Üstüne bir o kadar daha para harcanacak. Projenin bitiş tarihi 25 Haziran 2018 idi. Şu an 2020 yılındayız."</em></p><p>T2 projesinin tıpkı ölümsüz aşklara benzediğinin altını çizen Karaca,&nbsp;<strong>"Aşkımız T2 gibi olsun, asla bitmesin!"</strong>&nbsp;sözünü hatırlatarak,&nbsp;<em>"Bu hattın ne zaman biteceği, ihaleye çıkacağı belli değil. Biz 2 yıldır her ortamda görüşlerimizi dile getirdik. Bu kez de hat boyunca yürüyerek vatandaşların görüşlerini dinledik. Örgütümüzü de çağırmadık. Sınırlı sayıda kişiyle rayların üzerinde incelemelerde bulunacaktık. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş bir gün önce belediyeden bir görevli eşliğinde hat üzerinde inceleme yapabileceğimiz söylemişken dün gece itibarıyla hatların girişleri kapatılmış. Hatlara inmemize izin vermediler ama biz de halkın içinden yürüdük. Hatları kapatabilirsin ama bizim halkın içinden yürümememizi engelleyemezsin. Biz halkın içindeyiz. Bu sorunların çözümü için de her noktada olacağız. 2 yıl boyunca bütün eksiklerini dile getireceğiz"</em>&nbsp;şeklinde konuştu.</p><p><strong>KAYIŞOĞLU: BURSA PROJE ÇÖPLÜĞÜNE DÖNÜŞTÜ</strong></p><p>CHP Bursa Milletvekili <strong>Nurhayat Altaca Kayışoğlu </strong>ise Bursa'nin AKP iktidarı dönemişnde proje çöplüğüne dönüştüğünü vurguladı. Kayışoğlu,&nbsp;<em>"Timsah Arena bitmiş değil. Hızlı tren aynı şekilde. Bursa’nın milyonları oralarda yatıyor. Hiçbir proje zamanında bitmiyor. Bursa’yı da Türkiye’yi de yönetemedikleri çok net gözüküyor. Bizler, yurttaşlarımızın vergilerine sahip çıkıyoruz"</em>&nbsp;dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e51248234c57.jpg" style="height:501px; width:960px" /><strong>ERKAN AYDIN: KAYNAKLAR ÇARÇUR EDİLİYOR</strong></p><p>CHP Bursa Milletvekili <strong>Erkan Aydın </strong>ise Bursa'nın, Bursalıların kaynaklarının, tüyü bitmemiş yetim hakkınnı bilimden uzak projelerle çarçur edildiğini vurguladığı konuşmasını,<em>&nbsp;"Umarım bundan sonra da bilim insanlarını, akademik odaları ve muhalefeti de dinlerler, ki bu paralar çöpe gitmez"</em>&nbsp;temennisiyle tamamladı.</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Banu Noyan, Ata Çağlayan'dan boşandı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/banu-noyan-ata-caglayandan-bosandi-20801f1e47a3c-1191-44ad-8438-7326dbf7e6d22020-02-22T14:07:00+03:00Admin Banu Noyan, Ata Çağlayan'dan boşandı

Banu Noyan, Ata Çağlayan'dan boşandı

MAGAZİN

Admin
<p>7 ay süren evlilik, çiftin fikir ayrılığı ve yaşam tarzı farklılıkları nedeniyle bu sabah Beykoz Adliyesi'nde görülen davayla tek celsede bitti.&nbsp;</p><p>Amsterdam'da sürpriz bir nikahla evlenen Banu Noyan ve Ata Çağlayan'ın boşanırken, birbirlerinden herhangi bir talebi olmadı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Nihan Akın sevenleriyle buluşuyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/nihan-akin-sevenleriyle-bulusuyor-20800c99d460f-1240-4a49-98e5-1570c8dbc9462020-02-22T14:00:00+03:00Admin Nihan Akın sevenleriyle buluşuyor

Nihan Akın sevenleriyle buluşuyor

MAGAZİN

Admin
<p>Sezon boyunca seçkin DJ, ve sanatçılarla etkinliğe renk katan <strong>“Yeşil Nesil KARFEST”</strong> yetkilileri ziyaretçilerine eğlenceyi dorukta yaşatıyorlar. Hafta sonunu değerlendirmek için stresten uzaklaşmak amaçlı 2 sezondur tercih edilen “Yeşil Nesil KARFEST” etkinliği bu kez ziyaretçilerini Nihan Akın ile coşturmayı hedefliyorlar. Sevilen pop müzik sanatçısı <strong>Nihan Akın</strong> “Bu tarz etkinlikleri önemsiyorum, yoğun iş tempomuz içinde bize de işten çok tatil gibi geliyor. Sahnede olmama aldanmayın bende stres atmaya ve eğlenmeye geliyorum” dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e510a879cb5f.jpg" style="height:505px; width:960px" /></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Koronavirüs'den nasıl korunulur?]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/koronavirusden-nasil-korunulur-20799211eccc2-26ba-4005-bb19-ad3b39d1b6ce2020-02-22T13:15:00+03:00Admin Koronavirüs'den nasıl korunulur?

Koronavirüs'den nasıl korunulur?

SAĞLIK

Admin
<p><strong>Kopal Sağlık Grubu</strong> bünyesinde yer alan <strong>Özel Esentepe Hastanesi </strong>ve<strong> Özel Anadolu Hastanesi</strong> çalışanlarına, tüm dünyayı tehdit eden koronavirüs hakkında bilgilendirme eğitimi düzenlendi.</p><p>Özel Esentepe Hastanesi Enfeksiyon Bölümü’nden <strong>Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy </strong>tarafından verilen eğitimlerde, Dr. Özsoy, koronavirüsten korunma ve şüpheli hastayla temas durumunda yapılması gerekenleri aktardı.</p><p>Hastalığın, 2-14 gün süren bir kuluçka süresinden sonra birden başlayan yüksek ateş (39 derece), öksürük ve nefes darlığı ile karakterli olduğunu ifade eden <strong>Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, </strong>“Bazı hastalarda boğaz ağrısı ve burun akıntısının da olduğu görülmüştür. Hastalık genellikle orta-ağır bir klinik seyir göstermektedir. Ağır hastalanan ve ölen kişilerin büyük kısmı ileri yaştaki (&gt;65y), altta yatan hastalıkları (akciğer hastalıkları, organ yetmezlikleri, kanser, diyabet, bağışıklık baskılayan hastalıklar) olan kişilerden oluşmaktadır. Genç sağlıklı erişkinlerde hastalık nispeten hafif seyretmektedir’’ dedi.</p><p><strong>Hastalıktan nasıl korunulur?</strong></p><p>Hastalıktan korunmak için henüz bir aşının bulunmadığını ve 1 buçuk yıldan önce de geliştirilmesinin beklenmediğini dile getiren Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, “Korunmada şimdilik en etkili yöntem virüsle (hasta kişilerle) temas etmekten kaçınmaktır. Bugün için ülkemizde hastalığın yayılması söz konusu olmadığından toplumda özel bir önlem alınmasına gerek yoktur. Ancak solunum yolu enfeksiyonu yapan çok sayıda virüsün (grip, nezle virüsleri vb.) insanlar arasında dolaşmakta olduğu kış aylarında sadece COVID-19’dan değil, diğer tüm solunum virüslerinden korunmak için el temizliğine dikkat edilmesi, temiz olmayan ellerin göz, ağız ve buruna götürülmemesi çok önemlidir” açıklamasında bulundu.</p><p>Mikroorganizmanın bulaşma dinamiklerinin henüz tanımlanmadığını söyleyen Özsoy, salgın bölgesinden gelen ve uygun klinik tablosu olan hastalarda enfeksiyon kontrol önlemlerinin alınması gerektiğini vurguladı ve şöyle devam etti: ‘’Hastanın en kısa süre içinde ayrı bir odaya (mevcut ise hava yolu izolasyonu için uygun olan negatif basınçlı oda tercih edilmeli) alınarak cerrahi maske takması sağlanmalı, odanın kapısı kapalı tutulmalıdır. Hastaya bakım verecek sağlık çalışanları temas ve hava yolu izolasyon önlemlerine uymalı ve yüz-göz koruyucu kullanmalıdır. En kısa sürede yerel sağlık otoritelerine bildirim yapılmalıdır.’’</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e5100d93cb07.jpg" style="height:450px; width:700px" /></p><p><strong>Hastalığın tedavisi var mıdır?</strong></p><p>Bugün için Koronavirüslere etkili olan bir ilacın olmadığını belirten <strong>Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy,</strong> “Hastalara şikayetlerini azaltacak ve varsa bozulan organ fonksiyonlarını destekleyecek tedaviler verilmektedir. Ülkemizde son 14 gün içinde Çin’e bizzat seyahat etmiş olan veya seyahat etmiş biriyle yakın teması olan kişiler, ateş, öksürük, solunum sıkıntısı gibi belirtileri olursa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdırlar’’ dedi.</p><p><strong>Şüpheli hastayla temas durumunda ne yapılmalı?</strong></p><p>COVID-19 enfeksiyonu şüphesi olan bir hastayla temas halindeki sağlık çalışanlarının, aile üyelerinin ve ziyaretçilerin sayısının sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan Özel Esentepe Hastanesi Enfeksiyon Bölümü’nden <strong>Uzm. Dr. Mustafa Fevzi Özsoy, </strong>“Tüm personel ve ziyaretçiler de dahil olmak üzere hastanın odasına giren tüm kişilerin kaydı tutulmalıdır. Hasta asemptomatik olana kadar tüm bu önlemlere uyulmalıdır’’ açıklamasında bulundu.</p><p>Özsoy, “COVID-19 enfeksiyonu için doğrulaması yapılmış veya değerlendirmesi devam eden bir kişi ile yakın temas etmiş olanlar, son temaslarından sonraki 14 gün boyunca günde iki kez ateşlerini ölçmeli, öksürük, solunum sıkıntısı ile titreme, vücut ağrıları, boğaz ağrısı, baş ağrısı, ishal, mide bulantısı, kusma ve burun akıntısı gibi diğer erken semptomların olup olmadığını takip etmelidir’’ dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[ÇYDD kuruluş yıl dönümünü kutladı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/cydd-kurulus-yil-donumunu-kutladi-20798877dad43-4a69-49c8-b351-b82fbeb11b412020-02-22T12:57:00+03:00Admin ÇYDD kuruluş yıl dönümünü kutladı

ÇYDD kuruluş yıl dönümünü kutladı

EĞİTİM

Admin
<p><strong>Beşiktaş Belediyesi Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi</strong>’nde, 21 Şubat Cuma akşamı gerçekleştirilen etkinlik; derneğin bağışçılarını, özveriyle çalışmalar yürüten şube ekiplerini, her yaştan gönüllülerini, gençlerini ve çalışanlarını buluşturdu.</p><p>Etkinlik kapsamında bir konuşma yapan ÇYDD Genel Başkanı<strong> Prof. Dr. Ayşe Yüksel,</strong> derneğin 21 Şubat 1989 tarihinde, <strong>Prof. Dr. Aysel Ekşi </strong>öncülüğünde ülkemizin aydınlık isimleri tarafından; Atatürk ilke ve devrimleri doğrultusunda, çağdaş eğitim yoluyla çağdaş ülke seviyesine ulaşmak amacıyla kurulduğunu hatırlatarak sözlerine başladı. <strong>Prof. Dr. Türkan Saylan</strong>’ın 1990-2009 yılları arasındaki Genel Başkanlığı döneminde derneğin toplumu aydınlatmak ve öncelikle gençleri geleceğe hazırlamak amacıyla çözüm önerileri geliştirmeye odaklandığını belirten Ayşe Yüksel, bu amaçla “Bir Işık da Siz Yakın” burs projesinin başlatıldığını ifade etti.</p><p><strong>Prof. Dr. Ayşe Yüksel </strong>konuşmasını şöyle sürdürdü: “ÇYDD olarak görevimiz, Atatürk ilke ve devrimlerini ve Cumhuriyet’in kazanımlarını koruma yolunda, bilimsel düşünme ve sorgulama yetilerini geliştiren, insan haklarına saygılı çağdaş bir yaşam ve eğitim için çözüm üretmek ve kamuoyu oluşturmaktır. Bu amaçla burs vermekle kalmanın yeterli olmadığını bildiğimiz için farklı projeler hayata geçirdik. Gençlerin kariyer hedeflerine ve kişisel gelişimlerine destek olmak amacıyla mentorluk projesini başlattık. Derneğimiz için önemli kilometre taşlarından biri olan, Anadolu’daki çocuklar, gençler ve kadınlar için daha çağdaş bir eğitim sağlayabilmek amacıyla kurulan ÇYDD Kırsal Alan Birimi ile ülkemizin kalkınmada öncelikli bölgelerinde eğitim projeleri başlattık. Köy okullarının açılması için başlattığımız proje zamanla çığ gibi büyüdü, kız çocuklarının okula devam etmesi için kamu kurumlarını, sivil toplum kuruluşlarını ve destekçileri harekete geçirdik. Anasınıfları açtık, oyun parkları kurduk, kızlar için öğrenci yurtları yaptık. 2016 yılında başlattığımız kodlama projesiyle şimdiden 26 ilde, 66 şube ve etkinlik merkezimizde 499 gönüllü eğitmenle 2.551 çocuğa ulaştık. Derneğimizin geçmiş otuz yılında öncelikle kız çocuklarımızın okula kazandırılması için başta Türkan Hocamız ve onun hayalini gerçekleştirmek için Aysel Hocamız, ekipleriyle beraber çok emek verdiler. Bizler de onlardan öğrendiklerimizle yolumuza devam ediyoruz.”</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e50fe15e3fdd.jpg" style="height:501px; width:700px" /></p><p>Prof. Dr. Yüksel, “çocuklarımızın geleceği için bir araya geldik, onların eğitimi için kenetlenerek büyüdük ve güçlendik. Çağdaş bir yaşam için el ele hep yanlarındayız. Birlikte 30 yılı geride bıraktığımız bağışçı, destekçi, gönüllü ve çalışanlarımıza minnettarız…” diyerek sözlerini tamamladı.</p><p><strong>Rakamlarla ÇYDD</strong></p><p>30 yılda 100 binden fazla öğrenciye eğitim bursu verildi.</p><p>“Anadolu’da Bir Kızım Var Öğretmen Olacak” burs projesinde 89.650 öğrenciye burs verildi.Bir Işık da Siz Yakın üniversite burs projesinde 36.005 öğrenciye destek sağlandı.</p><p>ÇYDD, 28 Çağdaş Etkinlik Merkezi ile öğrencilerin sosyal ve kişisel gelişimlerini desteklemeye devam ediyor.</p><p>Öğrenciler daha fazla kitaba ulaşsın diye 3.600 kitaplık ve 31 kütüphane kuruldu, 5 milyonun üzerinde kitap desteği sağlandı.</p><p>Mentorluk Projesi ile 1.350 mentiye mentor desteği sağlandı.</p><p>Kodlamaca Projesi ile 2016 yılından bugüne 66 şube ve etkinlik merkezinde, 499 aktif eğitmen ile toplam 2.551 öğrenciye ulaşıldı.</p><p>Eğitime destek projeleri ile 2 lise, 6 anaokulu, 24 ilköğretim okulu, 32 köy okulu, 36 öğrenci yurdu, 769 anasınıfı ve 560 oyun parkı yaptırıldı.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hatice Aslan’a doğum günü suprizi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hatice-aslana-dogum-gunu-suprizi-207972149a79f-8da8-4a89-b12c-4bfb64b57d392020-02-22T12:13:00+03:00Admin Hatice Aslan’a doğum günü suprizi

Hatice Aslan’a doğum günü suprizi

MAGAZİN

Admin
<p>Pastayı görünce şaşkınlığını saklayamayan Hatice Aslan, <strong>“Doğum günümü kutlayan herkese teşekkür ederim. Hepimiz için güzel dilekler diledim. İyiki varsınız” </strong>dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e50f1881093e.jpeg" style="height:603px; width:700px" /></p><p>İmkansız bir aşkın duygu yüklü hikayesini izleyiciyle buluşturan Zümrüdüanka, cumartesi akşamları saat 20:00’de FOX ekranlarında.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bilişim sektörüne kadın eli değiyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bilisim-sektorune-kadin-eli-degiyor-20796f294799c-ae55-44b6-a12c-aecc124b357a2020-02-22T11:59:00+03:00Admin Bilişim sektörüne kadın eli değiyor

Bilişim sektörüne kadın eli değiyor

TEKNOLOJİ

Admin
<p>Finansal yazılım geliştirme alanı başta olmak üzere pek çok sektör için bilgi teknolojileri konusunda etkin ürün ve hizmetler sağlayan&nbsp;<strong>Intertech</strong>, sektörde kadın çalışan sayısını artırmak üzere çalışmalarına devam ediyor.</p><p>Kurum, gençlerin bir gün boyunca iş hayatı deneyimini yakından yaşamaları ve bilişim sektöründe detaylı bilgiye sahip olmaları amacıyla <strong>Halil Rıfat Paşa Mesleki Teknik Anadolu Lisesi</strong>’nden 60 kız öğrenciyi Inter-Campus binasında ağırladı. Etkinlikte öğrenciler pek çok farklı departmandan yönetici ve çalışanla bir araya gelerek bilişim sektöründe yapabilecekleri kariyer yolculuklarına ilişkin fikir alışverişinde bulundular, merak ettikleri sorulara yanıt buldular ve çalışanların tecrübelerini dinlediler.</p><p>Etkinlik <strong>Intertech Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dilek Duman</strong>’ın kız girişimcileri teknoloji sektöründe kariyer yapmalarına yönelik cesaretlendiren açılış konuşmasıyla başladı.</p><p><strong>“Kız girişimcilerin bilişim sektöründeki kariyerleri için yeni kapılar aralıyoruz””</strong></p><p>Etkinliğin öğrenciler ve iş dünyasını yakınlaştırma konusunda köprü işlevi gördüğünü ve gençlerin bilişim sektöründe daha sağlıklı bir kariyer yolu çizmeleri için tecrübe paylaşım fırsatı sunduğunu belirten&nbsp;<strong>Intertech Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dilek Duman&nbsp;</strong>şöyle konuştu; “Yetenek kavramının her geçen gün gerek insan kaynakları literatüründe gerekse yönetim ajandasında daha fazla yer bulması, iş sonuçları üzerindeki katkısının giderek artması şirketleri de bu alanda çalışma yapmaya yöneltiyor. Intertech’te birbirinden öğrenen, ortak akla inanan, yaptığı işe anlam katmak isteyen ve fırsat eşitliğine inanan bir kurum kültürümüz var. Bunu nüfusun yarısını kadınların oluşturduğu ülkemiz özelinde kadın girişimcileri denklemin içine dahil ederek gençlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Kadınların ekonomiye, yönetime, karar verme mekanizmalarına katılımının büyümeyi ve hayatın her alanında gelişmeyi hızlandırdığı defalarca kanıtlanmış bir gerçek. Bu kapsamda ağırladığımız 60 kız öğrencimize kariyerlerinde değer yaratabilecekleri iş alanlarını yakından tanıtma fırsatı sunarken, çalışanlarımızla tecrübe paylaşımında bulunmalarına öncülük ettik. Kadın girişimcilerimizin sektör bilgisini artırarak, bu alanda çalışmaya cesaretlendirmeyi arzu ediyoruz. Bu yöndeki projelere devam edeceğiz”.</p><p>Etkinliğin takip eden bölümünde&nbsp;<strong>Intertech İnsan Kaynakları ve Inter Akademi Bölüm Müdürü</strong>&nbsp;Zeren Cönger’in moderatörlüğünde&nbsp;<strong>Intertech Mobil ve Dijital Bankacılık Bölüm Müdürü</strong>&nbsp;Özge Dereli,&nbsp;<strong>Intertech Bireysel, KOBİ, Tarım ve Ticari Krediler Bölüm Müdürü</strong>&nbsp;Berrak Yenal,&nbsp;<strong>Intertech Yazılım Süreçleri Yönetimi Sistem Devops Mühendisi</strong>&nbsp;Gökçe Demir ve&nbsp;<strong>Intertech&nbsp;</strong><strong>Yazılım Süreçleri Yönetimi Sistem Veritabanı Yazılım Mühendisi</strong>&nbsp;Emine Bozlar Yılmaz’ın katılımıyla bir panel düzenlendi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e50ee862e0ea.jpg" style="height:616px; width:800px" /></p><p>4 kadın mühendisin katılımıyla gerçekleşen panelde moderatör <strong>Zeren Cönger </strong>öğrenciyken staj yapmanın önemli bir deneyim olduğunu, Intertech’teki staj deneyiminin öğrencilere sağladığı katkılarını, işe alım süreçlerini, kariyer fırsatlarını ve çalışma ortamına dair olanaklarını anlattı. <strong>Özge Dereli,</strong> yaptığı işi ve yaratılan teknolojinin başkalarının kullanmasından duyduğu mutluluktan bahsederken<strong> Berrak Yenal,</strong> yalnızca teknolojiyi kullanan değil üreten tarafta olmanın da verdiği heyecanı paylaştı. Intertech’te stajyer olarak başladığı kariyerini tam zamanlı olarak sürdüren <strong>Gökçe Demir</strong> kendine inanmanın ve hayallerinden asla vazgeçmemenin başarıya ulaşmaktaki etkisine dikkat çekti. <strong>Emine Bozlar Yılmaz</strong> ise annelik süreci de dahil olmak üzere kurum tarafından sağlanan destek ve bunun yarattığı motivasyonun öneminden bahsetti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Pop müziğe yeni soluk]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/pop-muzige-yeni-soluk-207951f04663d-875c-417d-84ea-27436765c13b2020-02-22T11:48:00+03:00Admin Pop müziğe yeni soluk

Pop müziğe yeni soluk

MAGAZİN

Admin
<p>Senelerdir severek şarkı söyleyen <strong>Gölge Rayan, </strong>kadınlar matinelerinin aranılan bir numaralı ismi. <strong>Ege Üniversitesi </strong>Kültür Sanat Konservatuarı mezunu olan ve matinelerle Türkiye'nin birçok ilini gezen genç müzisyen, eğlenceli sahnesiyle tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Şimdilerde ise yeni şarkısıyla güzel tepkiler alan genç yetenek,<strong> 'Dansöz Dünya' </strong>şarkısının sözü müziği ve aranjesini <strong>Doğu Kılıç</strong>'a emanet etti. <strong>Zafer Güder</strong>'in yönetmenliğinde çekilen video klipte <strong>Aslı Zen </strong>adlı dansöz sanatçısı yer aldı. Saç, makyaj ve styling'i ise kendisi gibi yetenekli olan eşi <strong>Aysun Rayan</strong> üstlendi. Kendi Youtube hesabından şarkıyı yayınlayan Rayan, kısa sürede 100 bin izlenme sayısını geçti.</p><p><strong>Bunlar daha ayak seslerim</strong><br />Yeni şarkısı hakkındaki düşüncelerini ifade eden Gölge, "Üzerinde titizlikle çalıştığımız bir iş oldu. Dinleyicilerimize bunun geçtiğini düşünüyorum. Dinleyici o kadar akıllı ki iyi ve kötü çalışmayı ayırt ediyor. Kısa sürede çok güzel izlenme rakamlarına ulaştık. Dinleyen, yorum yapan ve beğenen herkese çok teşekkürler. Bunlar daha ayak seslerim." dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e50ec97d3541.jpg" style="height:800px; width:697px" /></p><p><strong>Gölge Rayan Kimdir?</strong><br />Kütahya'nın Emet ilçesinde dünyaya gelen ve 1 yaşındayken yetimhaneye verilen genç solist, anne ve babasını tanımıyor. Yetimhanede sürekli şarkılar söyleyen Gölge, küçüklükten beri içinde varolan sanat aşkına engel olamamış. Boyacılık, simit satıcılığı ve tekstil atölyelerinde hayatını geçindirmek için birçok işte çalışan Gölge, 31 yaşında evli ve 2 çocuğu var.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Az bulunur yeteneğe sahip piyanist]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/az-bulunur-yetenege-sahip-piyanist-207942ba49001-f94f-4f2c-9cec-bf67769ff68d2020-02-22T11:41:00+03:00Admin Az bulunur yeteneğe sahip piyanist

Az bulunur yeteneğe sahip piyanist

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p>Başarılı piyanist 2015 Leeds Uluslararası Piyano Yarışması birinciliğiyle adının uluslararası arenada duyurmuştu. International Piano Magazine, yarışmadaki performansıyla dikkatleri üzerine çeken Tsybuleva’dan “Az bulunur yeteneğe sahip bir piyanist. <strong>Murray Perahia</strong>’nın 1972 yılındaki zaferinden beri böyle müzikal duruş ve kabiliyet görülmemiştir.” ifadeleriyle söz etmiştir.</p><p>Tsybuleva; Palais des Beaux-Arts, Philharmonie Luxembourg, Tonhalle Zürich ve the Wigmore Hall dahil olmak üzere dünyanın en büyük sahnelerinde resitaller vermiştir. Basel Symphony, Mariinsky, Oxford Philharmonic, Royal Philharmonic, Royal Liverpool Philharmonic, Singapore Symphony, St.Petersburg Philharmonic ve Tokyo Philharmonic Orchestra ile iş birlikleri gerçekleştirmiştir.</p><p>25 Şubat Salı akşamı saat 20:00’de başlayacak.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Ben bu işleri yapabiliyorsam Bakanlığa devam edeyim']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ben-bu-isleri-yapabiliyorsam-bakanliga-devam-edeyim-207934cd34ebb-799e-486b-9bc0-1e0e1d1c47dc2020-02-22T11:15:00+03:00Admin 'Ben bu işleri yapabiliyorsam Bakanlığa devam edeyim'

'Ben bu işleri yapabiliyorsam Bakanlığa devam edeyim'

YEREL

Admin
<p><strong>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’</strong>nın düzenlediği, “Kentsel Dönüşüm İstişare Toplantısı”, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Bakan <strong>Murat Kurum,</strong> İstanbul Valisi <strong>Ali Yerlikaya,</strong> İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı <strong>Ekrem İmamoğlu </strong>ve kentin 39 ilçesinin belediye başkanları katıldı. Basına kapalı gerçekleştirilen toplantı, yaklaşık 2,5 saat sürdü. Bakan Kurum, toplantı bitiminde basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Son dönemde yaşanan depremlerin kentsel dönüşüm sürecini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Kurum, “Yapmış olduğumuz istişarelerde, İstanbul’umuzda kentsel dönüşümde başlatmış olduğumuz çalışmaları, geldiğimiz noktayı ve önümüzdeki süreçte İstanbul’da yapacağımız kentsel dönüşüm çalışmalarını istişare etme, değerlendirme fırsatı bulduk. Bu toplantı neticesinde, bugün ağır hasarlı diyeceğimiz hem Silivri depreminde hem de riskli alanlardaki, riskli binaların yıkım sürecini; 39 belediyemiz, Büyükşehir Belediyemiz, Valiliğimiz, Bakanlığımız, hep birlikte tek bir duruş sergilemek suretiyle, hızlı bir şekilde başlatmış oluyoruz” dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e50e5fd3a859.JPG" style="height:501px; width:700px" /><br /><strong>KURUM: “TEK BİR DURUŞ SERGİLEYECEĞİZ”</strong><br />Kurum, toplantı sonunda alınan kararları, özetle şu sözlerle dile getirdi:<br />“Kartal’da Yeşilyurt Apartmanı’nda yaşanan yıkım sonrasında 81 il valiliğine bir genelge yolladıklarını belirten Kurum, “Genelge kapsamında şehirlerimizdeki, ilçelerimizdeki acil, öncelikli, dönüştürülmesi gereken alanların tespitlerini yaparak, Bakanlığımıza bildirmelerini istemiştik. Belediyelerimizin strateji çalışmalarının bir kısmı tamamlandı, bir kısmı da devam ediyor. Tüm planlar toplandıktan sonra İstanbul’un bütününde kentsel dönüşüm sürecini yürütecek adımları ve hamleleri atmış olacağız. Yine toplantı neticesinde, Bakanlığımız bünyesinde bir komisyon kuracağız. Bu komisyonun içerisinde; sivil toplum örgütlerimiz, odalarımız, İBB Başkanlığı temsilcimiz, ilçe belediye başkanlıklarından temsilcilerimiz, Valiliğimiz, hep birlikte bir koordinasyon içerisinde, tek bir duruş sergileyerek, İstanbul’un dönüşümü, vatandaşlarımızın riskli binalardan çıkarılarak, sağlam, güvenli konutlarla oturmaları sürecini yönetecek bir komisyon, bir irade oluşturmak suretiyle ve o iradenin, o komisyonun alacağı kararlara da hep birlikte uymak suretiyle, dönüşüm sürecini daha da hızlı hale getirecek adımı atmış oluyoruz. Bu komisyon, kendi içinde, kentsel dönüşüm sürecinde yerinde, hızlı, gönüllü dönüşüm prensipleriyle, vatandaşlarımız mağdur etmeyecek şekilde dönüşüm sürecini yönetecek, dönüşüm sürecinde kira yardımı, taşınma yardımı, arsa, kamulaştırma gibi tüm düzenlemeleri yapacak. Bu süreci, hep birlikte gönül birliği içerisinde yürüteceğiz.”</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e50e5fd5c0b4.JPG" style="height:504px; width:700px" /><br /><br /><strong>KURUM: “BU İŞLERİ YAPABİLİYORSAM, BAKANLIĞA DEVAM EDEYİM”</strong><br />“Burada siyasi bir kaygı gözetmeksizin, Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak, bu koltukta otururken, İstanbul’umuz için, ülkemiz için, kentsel dönüşüm için, vatandaşımızın sağlığı için doğru bir adım atıp atmadığım önemlidir. Eğer ben bu işleri yapabiliyorsam, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devam edeyim. Belediye başkanlarımız bu işleri yapabiliyorlarsa eğer, başkanlıklarına devam etsinler. Ama biz, bu işleri yapamıyorsak eğer, bu görevlerde de olmayalım istiyoruz. Ortak bir dille, ortak bir eylemle, siyaset üstü bir bakış açısıyla, bunu inşallah başaracağız. Vali’mizle Büyükşehir Belediye Başkanı’mızla, ilçe belediye başkanlarımızla el ele vererek, vatandaşlarımızla birlikte bu kentsel dönüşümü sürecini tamamlayacağız. Bir kez daha analarımız ağlamasın, ocaklarımıza ateş düşsün istemiyoruz. Bir kez daha Yeşilyurt Apartmanı gibi binaların altında çocuklar, anneler babalar kalsın istemiyoruz. Vatandaşlarımızdan da özellikle şunu rica ediyorum: Gelin riskli binalarımızın risk tespiti talebinde bulunalım. Biz, bu birlikteliğe destek olacağız, destek vereceğiz. Belediyelerimizle birlikte el ele verelim ve enkaz altında hayat aramak yerine, hayatı yapacağımız kentsel dönüşümle birlikte sağla, güvenli, sosyal altyapısı olan konutlarımıza ayıralım diyorum.”</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e50e5fd29f90.JPG" style="height:492px; width:700px" /><br /><br /><strong>İMAMOĞLU: “VERİMLİ BİR TOPLANTI”</strong><br />İBB Başkanı İmamoğlu da gazetecilere yaptığı kısa değerlendirmede, “Çok verimli, yerinde bir toplantı. Böyle önemli bir meselede bütünleşildiği için değerli Bakan’ımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, “İş birliği konusunda karar alındı mı” sorusuna, “Öyle bir karar alındı bir komisyon, bir konsey huzurunda. Depremin olduğu her yerde, hepimizin bir arada hareket etmesi konusunda iş birliği kararı verdik” yanıtını verdi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e50e5fd84bad.JPG" style="height:450px; width:800px" /></p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e50e5fced27d.JPG" style="height:450px; width:700px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Birol Kırklareli'ne NISSAN'da önemli görev]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/birol-kirklareline-nissanda-onemli-gorev-2079273f4d4fc-2745-4fd3-8517-ca95f679431f2020-02-22T11:05:00+03:00Admin Birol Kırklareli'ne NISSAN'da önemli görev

Birol Kırklareli'ne NISSAN'da önemli görev

OTOMOBİL

Admin
<p>NISSAN Türkiye bünyesinde 1997 yılında Finans Müdürü olarak göreve başlayan ve 2002 yılında Finans ve Muhasebe Müdürlüğü görevini üstlenen, 2005 yılından itibaren sürdürdüğü Finansal Kontrolörlüğünün ardından 1 Nisan 2012 itibari ile Nissan Türkiye’nin Genel Müdür Yardımcılığı’nı yürüten <strong>Birol Kırklareli, </strong>Nissan Güney Afrika Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı.</p><p>1 Mart itibarı ile yeni görevine başlayacak olan Kırklareli, NISSAN Güney Afrika bölgesinde Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak sorumluluk üstlenecek. NISSAN Afrika, Orta Doğu ve Hindistan Yönetim Komitesi Başkanı Peyman Kargar'ın duyurusunu yaptığı atama ile Kırklareli, bundan sonra Güney Afrika’da mali işler faaliyetinin geliştirilmesinden sorumlu olacak.</p><p>&nbsp;</p><p><strong>Birol Kırklareli Kimdir?</strong></p><p>Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, İletişim Bölümünde eğitimini tamamlayan Birol Kırklareli, iş hayatına Yapı Kredi Bankasında başlamıştır. Çukurova İthalat ve İhracat şirketinde Finans Uzmanlığı görevinin ardından Valeo Otomotiv Şirketinde Finans Müdürü olarak çalıştı. Kırklareli, 1997 yılından itibaren, Nissan’da kariyerine devam ediyor</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Türkiye acilen ‘Su Kanunu’na kavuşmalı!]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/turkiye-acilen-su-kanununa-kavusmali-20791fb96374f-cc62-4c69-8bab-d78107b04bd92020-02-22T10:51:00+03:00Admin Türkiye acilen ‘Su Kanunu’na kavuşmalı!

Türkiye acilen ‘Su Kanunu’na kavuşmalı!

GÜNCEL

Admin
<p>Türkiye, yer altı ve yer üstü su varlıklarının iyi su durumuna (suyun insan etkisiyle hiç bozulmamış hali) gelmesi amacıyla; su varlıklarının korunmasına bütünleşik yaklaşım getiren ve sürdürülebilir yönetim olanağı sağlayan AB Su Çerçeve Direktifi (SÇD) kapsamında Nehir Havza Yönetim Planlarını hazırlamaya ve uygulamaya başladı. TEMA Vakfı bu direktiften hareketle, Türkiye’nin 2019 yılında 25 nehir havzasının yönetimine sivil toplumun katılımını artırmak ve havza yönetimi konusunda farkındalık yaratmak amacıyla AB Sivil Toplum Diyaloğu Hibe Programı kapsamında “Katılımcı Nehir Havza Yönetimi Projesi”ni hayata geçirdi. Proje ortakları Avrupa Çevre Bürosu (EEB) ve Dünyanın Dostları Hırvatistan (FoE) ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü desteği ile birlikte şimdiye kadar çeşitli etkinlik ve eğitimler gerçekleştiren TEMA Vakfı, bu kez Ankara’da Kamu ve STK diyaloğunu arttırmak amacıyla Su Diyaloğu Toplantısı düzenledi.</p><p>Su varlıkları, katılımcı nehir havza yönetimi ve Su Çerçeve Direktifinin iyi uygulama örneklerinin anlatıldığı toplantıya, <strong>TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç </strong>ev sahipliği yaparken; proje ortakları ve Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdür Vekili Bülent Özcan da toplantıda konuşmacı olarak yer aldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Deniz Ataç projeyi şu sözlerle anlattı: “Yaşamın olmazsa olmaz doğal varlıklarından biri de şüphesiz su. Ve tüm doğal varlıklarda olduğu gibi suyu da bütüncül bir yaklaşımla korumak ve kullanmak zorundayız. Su sıkıntısı olan bir ülke olarak kabul edilen Türkiye’nin su varlıklarının su politikalarıyla iyi bir biçimde korunmasını sağlamak artık bir zorunluluk. Bugün, Nehir Havza Yönetim Planları çerçevesinde Türkiye’de 25 nehir havza bölgesi belirlenmiş durumda; ancak ne yazık ki birçok kişi hangi havzada yaşadığını bilmediği gibi, havzasındaki su varlıklarının durumu konusunda da bilgi sahibi değil. Biz de TEMA Vakfı olarak hayata geçirdiğimiz “Katılımcı Nehir Havza Yönetimi Projesi” sayesinde Havza Yönetim Heyetleri ve su konusunda çalışmalar yürüten STK temsilcileri ile Havza Yönetimi ve Katılımcılık konusunda bilgilerimizi paylaşıyoruz.”</p><p><strong>Ataç: “Nehir Havza yönetiminde katılımcılık olmazsa olmaz bir zorunluluk”</strong></p><p>Bugüne kadar gerçekleştirdikleri etkinlik ve eğitimlerden de bahseden Ataç, “Ülkemizin hayat damarları olan 25 nehir havzasının yönetimine sivil toplumun ve halkın katılımını güçlendirmek ve farkındalık yaratmak amacıyla çalışıyoruz. Bu kapsamda Havza Yönetim Heyetleri içerisinde ve tüm su yönetimi süreçlerinde katılımcılığın artmasını arzu ediyoruz” dedi.</p><p>Şu an için ülkemizde Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nce 5 havzanın Nehir Havza Yönetim Planı hazırlanmış durumda. Diğer havzalarda da plan hazırlık süreçleri devam ediyor. Bu planlarda belirtilen ‘Tedbirler’ programının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Ataç; “Nehir Havza Yönetim Planları doğrultusunda çalışmalara başlanan 5 havzanın yalnızca yüzde 17’sinde su varlıkları iyi su durumunda. Dolayısıyla su varlıklarımızın durumu hakkında acil harekete geçmemiz gerekiyor. Bu, havzada yaşayan her vatandaş; havzada suyu kullanan her sektör ve suyun yönetiminden sorumlu her kurum için bir sorumluluk. Bu sorumluluk ancak etkin ve her düzeyde katılımcılıkla gerçekleştirilebilir. Bu anlamda havza yönetiminde katılımcılık olmazsa olmaz bir zorunluluk olarak öne çıkıyor. Mevzuatımızda su konusunda, SÇD’ye uygun olarak birçok uyumlaştırma çalışması yapılsa da hala bu mevzuata çatı oluşturacak bir Su Kanunu’na kavuşmuş değiliz. Umudumuz, Türkiye’nin acilen su kanununa kavuşmasıdır.” diyerek, bir an evvel su kanununun gündeme alınmasını temenni ettiğini belirtti.</p><p><strong>Su Varlıklarımız ‘İyi Su’ Durumundan Uzak</strong></p><p>Su konusunda çalışmalar yürüten STK’ların da katıldıkları toplantıda; su varlıklarımızın miktar, kimyasal ve ekolojik açılardan büyük oranda bozulduğuna dikkat çekildi. Toplantıda Türkiye’de şimdiye kadar Büyük Menderes, Meriç-Ergene, Konya Kapalı, Susurluk ve Gediz Nehir Havza Yönetim Planlarının hazırlandığı ve bu planlara göre 5 havzada durum tespiti yapılan 698 yer altı ve yer üstü suyu kütlesinden yalnızca 119’un iyi su durumunda olduğunun altı çizildi.</p><p><strong>AB üyelerinden Su Çerçeve Direktifi uygulanması konusunda deneyim paylaşımı</strong></p><p>Toplantıda <strong>Avrupa Çevre Bürosu Su Politikaları Uzmanı Sergiy Moroz</strong> ve Dünyanın Dostları Derneği Hırvatistan (FoE) Željka Leljak Gracin ise iyi örnekler ve deneyim paylaşımı raporlarını katılımcılara sundu. Gracin; “Hırvatistan olarak, AB’ye katılım sürecinde zamanımız olmasına rağmen konuyla ilgili çalışan farklı makam ve kurumların Su Çerçeve Direktifi’ni zamanında uygulamaya geçirmesi konusunda başarısız olduk. Süreç içinde, farklı mevzuatların hazırlanmasında oldukça iyiydik fakat işin aslı şu ki; siyasi irade olmadan bu planları yürürlüğe koymak olmuyor. Umarım Türkiye bizden daha iyisini yapar.” dedi. Toplantının son sunumunda iyi örneklere değinen Moroz ise ilgili tüm paydaşların ve kamuoyunun politika yapıcı süreçlere katılımının önemini ortaya koydu ve “Nehirlerimiz, göllerimiz ve akiferlerimizin nasıl korunduğuna ve yönetildiğine karar vermede katılımcı yaklaşımın önemini vurgulamak istiyoruz” diyerek sunumunu bitirdi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Motobike İstanbul’da Vespa rüzgarı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/motobike-istanbulda-vespa-ruzgari-20790c48bf590-5472-4c94-8229-9ee05fd4454d2020-02-22T10:34:00+03:00Admin Motobike İstanbul’da Vespa rüzgarı

Motobike İstanbul’da Vespa rüzgarı

OTOMOBİL

Admin
<p>Motosiklet ve bisiklet sektörünün en kapsamlı etkinliği olan <strong>Motobike İstanbul, </strong>kapılarını ziyaretçilere açtı. Motosiklet dünyasının moda markası Vespa, fuarda altı yeni renk seçeneğiyle birbirinden özel motosikletlerini sergilerken, markanın zamansız tasarımını teknolojiyle birleştirdiği elektrikli modeli Vespa Elettrica daha ilk günden fuarın ilgi odağı oldu. Anlık 4 kWs, sürekli olarak 2 kWs güç ve 200 Nm tork üreten<strong> Vespa Elettrica,</strong> performans anlamında geleneksel içten yanmalı motora sahip motosikletleri aratmıyor. Sadece 4 saatte tamamen şarj olabilen Vespa Elettrica, &nbsp;tek şarjda 100 km yol kat edebiliyor. Vespa Elettrica, fuara özel avantajlı kredi seçenekleriyle 51 bin 900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e50dcd95840d.JPG" style="height:804px; width:700px" /></p><p><strong>“Elektrikli motosikletler iyi bir ulaşım tercihi oluyor” </strong></p><p>Vespa Elettrica’nın tamamen elektrikli motoruyla çevreci olduğu kadar, sürücülerine sessiz ve ekonomik bir ulaşım deneyimi sunduğunu belirten <strong>Doğan Holding Otomotiv Grubu CEO’su Kağan Dağtekin, </strong>“Son zamanlarda elektrikli otomobiller gibi elektrikli motosikletlere olan talep de hızla artıyor. Bu noktada, elektrikli motosikletler gerek sunduğu yeterli menzil gerekse hızlı şarj olabilme özellikleriyle iyi bir ulaşım tercihi olmaya başladı. Vespa markasının en yenilikçi ve teknolojik modellerinden Vespa Elettrica ise 70 yılı aşkın köklü mirasına ait çizgileri korurken yenilikçi tasarımı ve renk&nbsp; özellikleriyle dikkatleri çekiyor. Ayrıca, gürültü kirliliğine karşı koyarak şehirleri daha sakin ve yaşanabilir hale getirmeye yardımcı oluyor” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[HES'e karşı direnen köylüler gözaltına alındı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hese-karsi-direnen-koyluler-gozaltina-alindi-207890693eded-ecb2-4fae-b86d-29477ecf813b2020-02-21T12:26:00+03:00Admin HES'e karşı direnen köylüler gözaltına alındı

HES'e karşı direnen köylüler gözaltına alındı

GÜNCEL

Admin
<p><strong>"Yol yapacağız"</strong> denilerek kandırıldıklarını&nbsp;ve HES inşaatına başlandığını belirten köylüler durumu&nbsp;yargıya taşımıştı. CİMER'e de başvuran köylülere verilen yanıtta&nbsp;HES projesinin hukuksuz olduğu iletilmişti.</p><p>CİMER'in HES projesinin hukuksuz olduğu yönündeki yanıtına rağmen projeden sorumlu olan Baro Enerji adlı firmanın yeniden çalışmalara başlaması köylüleri isyan ettirdi. İş makinelerinin çalıştığını gören halk çalışmalara müdahale ederek engellemek istedi. Olay yerine gelen jandarma görevlileri, Cevat Ayhan ve Orhan Kalender isimli köylüleri gözaltına aldı. Orada bulunan diğer yurttaşlar ise gözaltı uygulamasına tepki göstererek "Gelin bizi de alın" dedi.</p><h3><strong>"Kim bu karanlık güç"</strong></h3><p>Gürgen köyü halkı, şirketin yeniden çalışmalara başlamasının hukuksuzluk olduğunu ifade ederek "Yedi aydır izin alamayanlar iki günde nasıl izin almışlar? Bu şirketin arkasındaki karanlık güç kim?" diye tepki gösterdi.</p><p>Handüzü Yaylası Kültür ve Tabiat Varlıklarını Korunma Derneği, yaşananlarla ilgili açıklama yaptı ve Baro Enerji adlı şirketin daha önce de yaptığı gibi hukuksuzluğa devam ettiğini belirtti. Açıklamada "Projenin CİMER ve DSİ Bölge Müdürlüğü tarafından ivedilikle durdurulması isteminin sebebi çalışma izinlerinin olmaması ve yer tahsisi yapılmamış olmasıydı. Şimdi ilgili kurumlara soruyoruz: Yer ölçümleri dahil tüm izinlerin alınması altı ay sürer. İki günde bu hukuksuz izinleri kim, nasıl verdi?" ifadeleri kullanıldı.</p><h3><strong>"Deremize sokmayacağız"</strong></h3><p>Derneğin açıklamasının devamında şu ifadelere yer verildi:</p><p>"Demek ki belli güçleri arkasına alan şirket hukuksuz işlerine devam ediyor. Ancak köylüler bunları dereye sokmamakta kararlı. Neticede bugün, uyduruk iki satır yazıyla tekrar çalışmalara başlayan şirkete vatandaşlar anında müdahale etmiş ve çalışmaları durdurmuştur. Artık şunu ilgili kurumlar ve şirket bilmelidir ki, mahkeme sonucuna kadar burada hiçbir çalışmaya izin vermeyeceğiz. Gözaltına alınan köylü vatandaşlarımızın da derhal serbest bırakılmasını istiyoruz."</p><p>"Buradan hemşehrimiz, köylümüz Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyoruz: Bu köy senin de köyün. Bu derelerde büyüdük, bu topraklarda var olduk bizler, buralarda ölmek istiyoruz. Senin de köyün olan bu köy hukuksuz bir şekilde katlediliyor, geleceğimiz yok ediliyor. Senin 'hukuksuz' dediğin kararı katliamcı şirket takmıyor, hukuksuz bir şekilde katliamlarına devam ediyor. Bunu görmeni, köyüne, vatandaşına sahip çıkmanı istiyoruz."</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Aşk ve tutkunun dansı 'Carmen' seyirciyle buluştu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ask-ve-tutkunun-dansi-carmen-seyirciyle-bulustu-207882a4ba5f2-fd77-46d9-8061-ca58cab706f32020-02-21T11:26:00+03:00Admin Aşk ve tutkunun dansı 'Carmen' seyirciyle buluştu

Aşk ve tutkunun dansı 'Carmen' seyirciyle buluştu

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p>Gades ile uzun yıllar birlikte dans eden Stella Arauzo’nun sanat yönetmenliğinde ve yine yıllarca orkestranın sağ kolu ve ışıkçısı olan Dominique You’nun teknik yönetmenliğinde çalışmalarını sürdüren Topluluk, “Kanlı Düğün” ve “Suite Flamenca”nın da içinde olduğu birçok gösteri ile unutulmaz performanslar sergiliyor. Gades’in İspanyol kültürünü ve geleneklerini estetik bir dille sahneye taşıdığı eserlerini yaşatmaya devam eden Topluluk,&nbsp;<em>Carmen</em>&nbsp;yorumu ile tüm dünyada büyük beğeni topluyor.</p><p>Carmen’in tiyatro versiyonu, Carlos Saura’nın film çalışmasıyla aynı zamanda tasarlandı. Filmin başarısı Gades ve Saura tarafından da şaşırtıcı bulundu. Bu başarı Antonio Gades’i, Kanlı Düğün ve <strong>Flamenco Suite</strong>’de olduğu gibi yeni bir çalışma yapması için cesaretlendirdi. 1983 yılında gerçekleştirilen prömiyerde Gades, sadece dünyanın önemli dansçılarından biri olarak değil aynı zamanda önemli bir koreograf olarak da öne çıktı.</p><p><strong>Antonio Gades, bu çalışmayı ortaya koyduktan sonra düzenlenen bir basın toplantısında Carmen’e dair duygularını şu sözlerle açıkladı:&nbsp;</strong><em>“Carmen, ne uçarı bir kadın ne de bir erkek avcısı. O sadece sevdiği zaman sevgisini, sevmediğinde ise sevmediğini dürüstçe ifade edebilen bir karakter. Diğer bir deyişle özgür bir kadın… Bu görüntüsünün onu bir erkek avcısı yaptığını düşünmüyorum. Carmen’in bu duruşu onun asaletinden ileri geliyor, uçarı bir kadın olmasından veya bir erkek avcısı olmasından değil.”</em></p><p><em><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4f961cc5d96.jpg" style="height:552px; width:700px" /></em></p><p><em>*Prosper Merimée’den esinlenilmiştir.</em></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Motobike Istanbul büyük heyecan yarattı.]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/motobike-istanbul-buyuk-heyecan-yaratti-2078780c7d03c-d6fe-4c63-b92d-3372ab3896ad2020-02-21T11:12:00+03:00Admin Motobike Istanbul büyük heyecan yarattı.

Motobike Istanbul büyük heyecan yarattı.

OTOMOBİL

Admin
<p>Bu yıl 12. kez kapılarını <strong>“Sıfır Karbon Fuarı”</strong> konsepti ile açan Motobike Istanbul yine en prestijli markaların ardı ardına yaptığı yeni model lansmanlarıyla renklendi. Ziyaretçiler bu yıl da önemli motosiklet markalarının yeni modellerine büyük ilgi gösterdi. Dört gün boyunca devam edecek fuarda motosiklet tutkunları; BMW, Brixton, Ducati, Honda, Harley Davidson, KTM, Kral, Kuba, CF Moto, Vespa, Volta, SYM, Bajaj, Peugeot, Polaris, Moto Gusto, Mondial, Husqvarna, Triumph, TVS, Yamaha, Yuki gibi dünya devleri ve daha birçok prestijli markanın yeni modellerini yakından görme fırsatı yakaladı.&nbsp;<strong>Messe Frankfurt Istanbul Yönetici Ortağı Tayfun Yardım</strong>&nbsp;“Dünyanın lider fuar organizatör şirketi Messe Frankfurt’un portföyündeki ilk motosiklet fuarı olan, sektörün en önemli organizasyonu Motobike Istanbul’a ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Motobike Istanbul’da bu yıl 24 ülkeden 285 markayı ağırlıyoruz. Her yıl motosiklet satışlarının yüzde 40’ı 4 gün süren fuarımızda yapılıyor. Bunun yanı sıra, Motobike Istanbul, motosiklet firmalarının satışlarına bütün yıl boyunca olumlu katkı sağlamaya devam ediyor. Sektörün önde gelen dernekleri ve sponsorlarımızın da destekleriyle hedefimiz fuarımızı her yıl bir adım daha ileri taşıyarak sektöre fayda sağlamaya devam etmek. Bu yıl 100 binin üzerinde kişinin ziyaret etmesini bekliyoruz” dedi.</p><p>Messe Frankfurt Istanbul’un 2019 yılında başlattığı ‘Karbonsuz Uçuş’ projesiyle sürdürülebilirliğe destek verdiğini kaydeden<strong>&nbsp;Yardım</strong>, “Ege Orman Vakfı ile işbirliği içerisinde hayata geçirdiğimiz projemiz kapsamında önemli miktarda fidan diktik ve dikmeye devam edeceğiz. Türkiye’de düzenlediğimiz etkinlikler için ‘Sıfır Karbon Fuarı‘ projemiz devam edecek. Motobike Istanbul dünya çapında katılımcıya ve ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. Otomobillere göre onda bir oranında düşük karbon salınımı ile çevre dostu olan ve trafik sorununa kalıcı çözüm sunan motosiklet kullanımını destekleyen fuarımızda bu yıl hedefimiz katılan ve ziyaret eden kişilerin karbon ayak izini hesaplayarak fidan dikmeye devam etmek. Bu proje ile Türkiye’nin ilk ‘Sıfır Karbon Fuarı‘ projemizi başlatmış olacağız” diye konuştu</p><p><strong>Motobike Istanbul 2020 sponsorları motosiklet ve bisiklet tutkunlarının heyecanına ortak oluyor</strong></p><p>Motobike Istanbul 2020’nin ana sponsoru madeni yağ sektörünün dev markası&nbsp;<strong>MOTUL</strong>&nbsp;olurken,&nbsp;<strong>Garanti BBVA</strong>&nbsp;fuarın Platinum ve Academy Sponsoru,&nbsp;<strong>Aytemiz</strong>&nbsp;Akaryakıt Sponsoru,&nbsp;<strong>Quick Sigorta</strong>&nbsp;Sigorta Sponsoru,&nbsp;<strong>OMM</strong>&nbsp;Eğitim Sponsoru,&nbsp;<strong>Metro FM</strong>&nbsp;ise Radyo Sponsoru oldu. Ziyaretçilere ve sektöre hazırladıkları aktiviteler ve sundukları hizmetlerle fuara değer katan sponsorlar, dört gün boyunca motosiklet ve bisiklet tutkunlarının heyecanına ortak olacak.</p><p><strong>Seminer ve etkinlik programlarıyla Motobike Istanbul bir fuardan çok daha fazlası</strong></p><p>Her yıl olduğu gibi bu yıl da seminer ve gösteri programları ile Motobike Istanbul ziyaretçilerine unutulmaz deneyimler yaşatıyor. Açılış günü motosiklet akrobasi gösterileri ile nefes kesen Birkan Polat, fuar boyunca gösteri alanında motosiklet tutkunlarına heyecan dolu anlar yaşatmaya devam edecek. Bu yıl ziyaretçiler, gösteri alanında uzaktan kumandalı motosikletler ile gerçekleşen&nbsp;<strong>MiniGP Yarışı</strong>&nbsp;ile unutulmaz bir deneyim yaşayarak sürpriz hediyeler kazanma fırsatı yakalıyorlar.&nbsp;<strong>“Motobike Academy”</strong>&nbsp;kapsamında, konusunda uzman kişilerin yer alacağı yoğun bir söyleşi ve eğitim programı da Motobike Istanbul’da ziyaretçileri bekliyor. Motosiklet sürüş eğitimleri, motosiklet ve müzik üzerine sohbetler, Motovloggerlar ile söyleşiler “Motobike Academy” kapsamında yer alacak konuların bazıları. Sektörün önemli isimleri dört gün boyunca Yiğit Top’un moderatörlüğünde gerçekleşecek programlarda ziyaretçilerle buluşmaya devam edecek.</p><p>Geçtiğimiz yıl olduğu gibi Cumartesi günü saat 11:30’da ise “Altın Elbiseli Adam” Barkın Bayoğlu’nu anma programı gerçekleşecek.</p><p>Motobike Istanbul ziyaretçileri tüm programları ücretsiz olarak Efes salonunda takip edebilecek.</p><p><strong>Custom motosiklet güzellik yarışması ilk kez düzenleniyor</strong></p><p>Motobike Istanbul’da bu yıl birçok ilke imza atılıyor. Fuarda,&nbsp;<strong>Airbrush İstanbul&nbsp;</strong>tarafından özel tasarlanacak iki adet Motobike Istanbul kaskı sosyal medya üzerinden yapılacak çekilişle hediye edilecek. Custom alanında ise&nbsp;<strong>Çağlayan Coşar</strong>&nbsp;tarafından fuar için özel tasarlanan ve gravür sanatıyla yapılan Joker konseptli çalışma gibi özel motosikletler sergilenecek. Motobike Istanbul’un en ilginç etkinliklerinden biri de bu yıl ilk kez gerçekleşen&nbsp;<strong>Custom Motosiklet Güzellik Yarışması</strong>&nbsp;olacak.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bosch Termoteknik servisleri Antalya’da buluştu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bosch-termoteknik-servisleri-antalyada-bulustu-20786c08c55c8-6b1b-492f-9540-23768b8ee89d2020-02-21T10:52:00+03:00Admin Bosch Termoteknik servisleri Antalya’da buluştu

Bosch Termoteknik servisleri Antalya’da buluştu

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Bosch Termoteknik</strong> Yetkili Servis Toplantısı bu yıl 9-11 Şubat tarihleri arasında<strong> Antalya Titanic Belek </strong>otelinde gerçekleştirildi. Bosch Termoteknik, yetkili servisleri ile bir araya gelerek hem 2019 yılını değerlendirdi hem de 2020 yılı için motivasyon buldu.</p><p>Toplantıda 2019 yılındaki başarılar, 2020 yılının gelişmeleri, dijitalleşen dünyada doğru konumlanma, geleceğin teknolojileri ve dünya trendleri ile ilgili sunumlar yapıldı. Ayrıca Türkiye’nin önde gelen ekonomistlerinden<strong> Prof. Dr. Emre Alkin</strong> de organizasyonda konuşmacı olarak yer aldı. Toplantının fuaye alanında ise şirketin son dijital projelerinden biri olan Müşteri Yönlendirme Sistemi tanıtıldı. Ayrıca katılımcılar fuaye alanında bulunan simülasyonlu ürün bilgilendirme köşelerinde bağlanabilir cihazları deneyimleme şansı buldular.</p><p>Ayrıca organizasyonda farklı kategorilerde belirlenen ödüller yöneticiler tarafından yetkili servislere takdim edildi. Ses sanatçısı<strong> Deniz Seki</strong>’nin sahne aldığı gala yemeğinin ardından toplantı sona erdi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Tüketici güven endeksi geriledi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/tuketici-guven-endeksi-geriledi-20785d496eeb0-a9d3-4ceb-a542-17cf42d053742020-02-20T20:29:00+03:00Admin Tüketici güven endeksi geriledi

Tüketici güven endeksi geriledi

EKONOMİ

Admin
<p>Kasım ayında 59,9 seviyesindeki tüketici güveninde trend, son 3 ayda hafif de olsa aşağı yönelmiş durumda. Kasımdaki 59,9 seviyesinin ardından aralık ve ocak ayında endeks 58,8 olarak açıklanmıştı. Bugün gelen şubat verisi de tüketici güvenindeki düşüşe işaret etti.&nbsp;&nbsp;</p><p><strong>Tüketicinin otomobil satın alma ihtimali yüzde 10 geriledi</strong></p><p>Veri setinde 'Tüketicilerin gelecek 12 ay içerisinde otomobil satın alma ihtimali'ni gösteren kalemde bir önceki aya göre yüzde 10 düşüş yaşandı. Otomotiv sektöründe bayilerin stok yetiştiremediği ve kredi faizlerinin düşmeye devam ettiği bir dönemde bu veri dikkat çekti.&nbsp;&nbsp;</p><p><strong>Hanenin maddi durum beklentisi endeksi 76,8 oldu</strong></p><p>Gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi Ocak ayında 79,5 iken, Şubat ayında yüzde 3,4 oranında azalarak 76,8 oldu.</p><p><strong>Genel ekonomik durum beklentisi endeksi 75,9 oldu</strong></p><p>Gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi Ocak ayında 77,4 iken, Şubat ayında yüzde 1,9 oranında azalarak 75,9 oldu.</p><p><strong>İşsiz sayısı beklentisi endeksi 53,8 oldu</strong></p><p>Gelecek 12 aylık döneme ilişkin işsiz sayısı beklentisi endeksi Ocak ayında 56,8 iken Şubat ayında yüzde 5,3 oranında azalarak 53,8 oldu.</p><p><strong>Tasarruf etme ihtimali endeksi 22,5 oldu</strong></p><p>Gelecek 12 aylık döneme ilişkin tasarruf etme ihtimali endeksi Ocak ayında 21,6 iken, Şubat ayında yüzde 4,2 oranında artarak 22,5 oldu.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[HSK üyelerine istifa çağrısı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hsk-uyelerine-istifa-cagrisi-2078441473947-5da4-43b2-a212-e2b03014d5542020-02-20T20:07:00+03:00Admin HSK üyelerine istifa çağrısı

HSK üyelerine istifa çağrısı

GÜNCEL

Admin
<p>Gezi Davası’nda sanıklar hakkında beraat kararı veren mahkeme heyeti için <strong>Hâkimler ve Savcılar Kurulu </strong>(HSK) tarafından verilen soruşturma iznine barolar tepki gösterdi. Yapılan açıklamalarda hakimlerin emir ve talimatla hareket etmeyecekleri vurgulanırken HSK üyelerine verdikleri karar nedeniyle istifa çağrısında bulunuldu.</p><p><strong>Ankara Barosu’nun açıklamasında şöyle denildi:</strong> “Beraat kararı veren mahkeme heyeti hakkında soruşturma izni verilmesi; ülkenin karış karış toprağında adaleti tesis etmek üzere görev yapan her hakimin vicdanına konulmak istenen ipotek ve tüm yargı mensuplarına verilmiş cüretkar bir gözdağıdır. Hakim ve savcılar; yargı bağımsızlığının olmadığı ve avukatlığın etkisizleştirilmeye çalışıldığı bir sistemde edilgen olmak kaydıyla atanmış devlet memurlarıdır. Tarih bir kez daha göstermiştir ki; yargıyı yargı yapan tüm değerler ve savunma hakkı, sadece avukatların varlık sebebi değil hakim ve savcıların vicdanlarını her türlü emir, lütuf ve şüpheden azat eden şeyin bizzat kendisidir. Hukuk kıyafeti giydirilmiş bu siyasi gözdağı olmak üzere yargı üzerinde kurulmaya çalışılan her türlü tahakkümün karşısındayız.”</p><p><strong>Ordu Barosu da HSK kararlarına tepki göstererek,</strong> “HSK’nın Anayasa’nın açık hükmüne rağmen -daha önce başka örneklerde gördüğümüz üzere- verilen özellikle beraat kararı sonrası böylesi bir tasarrufta bulunması benzer yapan mahkeme hâkimlerinin açık bir şekilde baskı altına alınması ve anayasanın açık ihlalidir. Bu ihlalin siyasal iktidarın yönlendirmesi ile olduğu izlenimi ise çok daha vahimdir. Hukuk devletinden bahsedilebilmesi için; adil yargılanma hakkı, hakim ve savcı teminatı, doğal hakim ilkesi, masumiyet karinesi, düşünce ve ifade özgürlüklerinin yargı marifetiyle korunması, evrensel hukuk normları ile imzalanan uluslararası sözleşmelere uyulması gerekliğini bir kez daha vurgularız. Bu çerçevede eğer HSK tarafından sadece verdikleri karar nedeniyle hâkimler hakkında soruşturma izni verilmesi kararı alınmış ise bu kararı veren HSK Üyelerini istifaya davet ediyoruz.” dedi.</p><p>Ordu Barosu gibi Amasya Barosu da “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez” diyerek HSK üyelerini istifaya çağırdı.</p><p><strong>ANTALYA BARO BAŞKANI: SARAY SOYTARISI</strong></p><p>Diğer yandan <strong>Antalya Baro Başkanı</strong> <strong>Polat Balkan,</strong> Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı <strong>Metin Feyzioğlu</strong>’nun, Gezi davasıyla ilgili “Konuşma gereği görmüyorum” açıklamasına tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Balkan, “Daha birkaç gün önce ‘<strong>Saray Soytarısı</strong>’ olarak anılan Saray Bekçisi Metin Feyzioğlu, Gezi davasıyla ilgili konuşma gereği duymuyormuş. TBB Başkanlık Makamını işgal eden bu ilkesiz ve omurgasızı hukuk dünyasından aforoz etmek boynumuzun borcu olsun” dedi.</p><p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p><p>Salı günü Gezi davasında çıkan kararı değerlendiren AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Osman Kavala’yı işaret ederek, “Bir manevra ile dün onu (Osman Kavala) beraat ettirmeye kalktılar. Onunla beraber başkaları da bu işin içinde” demişti. Erdoğan’ın açıklamalarından sonra, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 1. Dairesi, Gezi Parkı davasında yargılanan Osman Kavala’nın da arasında bulunduğu 9 sanık hakkında beraat kararı veren İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi başkan ve iki üyesi hakkında inceleme ve soruşturma izni vermişti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İzmir’de dijital demokrasi dönemi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/izmirde-dijital-demokrasi-donemi-20783513b0aaa-eef5-41d4-96a2-e1dfdb2d01ab2020-02-20T19:45:00+03:00Admin İzmir’de dijital demokrasi dönemi

İzmir’de dijital demokrasi dönemi

YEREL

Admin
<p>Bizİzmir platformunun açılışını yapan <strong>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer,</strong> platformu basına bizzat tanıttı ve sitenin temel işlevlerini anlattı. İzmir’in belediyecilik anlayışıyla Bizİzmir arasındaki ilişkiyi ve şeffaf belediyecilik anlayışını özellikle vurgulayan Tunç Soyer, “En önemli hedefimiz olan şeffaf, katılımcı, demokratik yerel yönetim anlayışımızı dijital platformda da hayata geçirmek ve kenti hep birlikte yönetmek için artık yeni bir zeminimiz var. Bizİzmir ile kentimizde dijital demokrasi dönemi başlıyor. Bu nedenle iletişim çalışmalarımızda Bizİzmir’i ‘kentin dijital meydanı’ olarak tanımladık. Hedefimiz 4,5 milyon İzmirlinin yolunun geçtiği, sesini duyurduğu bir meydan yaratmak” dedi.</p><p>Soyer’in konuşmasından sonra platformun nasıl çalıştığı örneklerle medya temsilcilerine gösterildi.</p><p><strong>Duy paylaş katıl</strong></p><p>Üç ana eylem üzerinde inşa edilen <strong>Bizİzmir </strong>sitesi, bilgi edinmeyi (duy), İzmirlilerin beraber hareket etmesini (paylaş) ve katılımcılığı (katıl) öne çıkarıyor. İzmir’deki tüm kültür sanat etkinliklerinden Bizİzmir aracılığıyla haberdar olmak, kentte yapılması düşünülen bir yatırımla ilgili görüş belirtmek veya anketlere katılmak mümkün. Bizİzmir sitesine kaydolan İzmirliler, buradaki bilgileri paylaşmakla kalmıyor, aynı çatı altında istek ve önerilerini iletebiliyor, sonuçlarını takip ediyor, ulaşım kartına yükleme yapabiliyor veya nöbetçi eczaneden boş otoparkların yerlerine kadar kentte yaşayanların hayatını kolaylaştıran çok önemli bilgilere ulaşabiliyor.</p><p><strong>BizPuan ve şeffaf belediyecilik</strong></p><p>Bizİzmir platformuna üye olanlar BizPuan uygulamasına da erişiyor. Yaptıkları gönüllü çalışmalardan topladıkları “BizPuan”larla konser, tiyatro gibi etkinliklere ücretsiz gidebildikleri gibi, kurslara katılabiliyor ya da bu puanlarla bağış yapabiliyor.</p><p>Bizİzmir’in en önemli özelliklerinden biri de şeffaf yönetimi öne çıkarması. Başkanın mal varlığından belediye bütçesine kadar her şey bu platformdan erişime açılıyor.</p><p><strong>İlk kullanıcılar</strong></p><p>Bizİzmir sitesi basın toplantısından sonra İzmir’in tarihi saat kulesinin yer aldığı Konak Meydanı’nda da halka tanıtıldı. Tunç Soyer tarafından yapılan kısa sunumun ardından platform ilk kullanıcılarıyla tanıştı. Konak Meydanı’ndan Havagazı Fabrikası’ndaki Melisa Pak ve Taylan Göze ile kurulan canlı bağlantıyla öğrencilerin platformla ilgili görüşleri alındı. Özellikle BizPuan uygulamasını beğendiğini söyleyen Pak, “Doldurduğum anketten BizPuan kazandım. Puanları biriktirip istediğim etkinliğe gidebileceğim. Gönüllü çalışmalara katılmak da artık çok kolay” dedi. Kültürpark Üretici Pazarı’nda satış yapan çiftçi Esra Tuğcu ise Bizİzmir sayesinde hal fiyatlarına her yerden ulaşabildiğini, İzmir Buluşmaları gibi tarımla ilgili tartışmalara da İzmir’e gelmeden katılabildiğini söyledi. Toros Masal Evi katılımcılarından Gülsevim Hansu ise “Otobüs saatlerinden, kart yüklemeye kadar ihtiyacım olan birçok bilgiye buradan ulaşabiliyorum. Bizİzmir hep elimin altında olacak” dedi.</p><p><strong>“Çok değerli bir proje”</strong></p><p>Projeyi <strong>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer</strong>’den dinlemek için tanıtım toplantısına geldiğini dile getiren emekli öğretmen Nesibe Sözen de projeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sözen, “Çok değerli bir proje. Tunç Başkan’a teşekkür ediyorum. İzmir’in dört bir köşesinden insanlar burada bir arada bulunabilecek. Bütünleşmeyi artıracağına, çok başarılı olacağına inanıyorum” diye konuştu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Dolar da altın da rekor kırdı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dolar-da-altin-da-rekor-kirdi-20782d91ad842-1371-4951-bc16-2fc94aa1e0762020-02-20T19:39:00+03:00Admin Dolar da altın da rekor kırdı

Dolar da altın da rekor kırdı

EKONOMİ

Admin
<p>Günün ilk yarısını yüzde 0.78 düşüşle kapatan borsada özellikle Suriye’den gelen haberler ile düşüş hızlandı. BIST100’de kayıplar yüzde 3’ün üzerine çıktı. Endeks saat 16.40 itibarıyla 115.601 seviyesinde bulunuyor. Borsada İdlib’den gelen haberler takip ediliyor.</p><p>&nbsp;Merkez Bankası dün politika faizini 50 baz puan daha indirdi. Böylece banka son yedi ayda 1325 baz puan faiz indirmiş oldu.</p><p>Dün&nbsp;Merkez Bankası faiz kararı açıklanmadan hemen önce 6,0555 seviyelerinde hareket eden dolar/TL, kararın açıklanmasının ardından ilk tepki olarak 6,08 TL seviyelerini test etti.&nbsp;</p><p><strong>Dolar/TL&nbsp;bugün yine 6,09-6,10 bandında işlem görüyor.&nbsp;</strong></p><p>Euro/TL&nbsp;ise 6,57 seviyesinde işlem görüyor.&nbsp;</p><p>Uzmanlar, Euro Bölgesi'nde tüketici güven endeksi başta olmak üzere veri gündemi ile Suriye'ye ilişkin gelişmelerin takip edileceğini bildirdi.</p><p><strong>ALTIN REKOR TAZELEDİ</strong></p><p>Altınn gram fiyatı 317 liraya ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine yükseldi. Çeyrek altın ise 520 liradan satılıyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Sahte bal'ın satışı stok bitene kadar serbest]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sahte-balin-satisi-stok-bitene-kadar-serbest-207811cc7fe4d-36bd-4e08-bf59-64280a2131e92020-02-20T19:28:00+03:00Admin Sahte bal'ın satışı stok bitene kadar serbest

Sahte bal'ın satışı stok bitene kadar serbest

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Ancak yönetmeliğe eklenen bir geçici maddeyle, firmaların stoklarında bulunan ve bugüne kadar piyasaya süremedikleri sahte balları bu yılın sonuna kadar halka satabilmeleri için devlet eliyle özel bir hak tanındı.</strong></p><p>Halk sağlığını tehdit eden ve gerçeklerine göre aşırı ucuz olduğu için özellikle dar gelirli tüketicileri hedef alan bu ürünlerin üretimine yönelik bugüne kadar herhangi bir engel bulunmuyordu.</p><p>Yeni yönetmeliğe göre, aroma vericiler veya&nbsp;bal&nbsp;eklenerek bal aromalı şurup, çam aromalı şurup, ballı şurup ve benzer isimlerle bal izlenimi veren ürünler 19 Şubat 2020 tarihi itibarıyla artık üretilemeyecek. Ancak yönetmeliğe 'uyum zorunluluğu' başlığıyla eklenen geçici maddeyle, bugüne kadar üretilen sahte balların 31 Aralık 2020 tarihine kadar, yani bu yılın sonuna kadar piyasada satılmasına yasal izin verildi.&nbsp;</p><p>"Sahte ballar sağlığa zararlı değilse niçin üretimi yasaklandı. Sağlığa zararlı olduğu için üretimi yasaklandıysa tezgahlardaki sahte ballar niçin piyasadan toplanmayıp halkın tüketmesine izin verildi?"&nbsp;sorularına yanıt arıyor.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Rakıya yüzde 1800 zam]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/rakiya-yuzde-1800-zam-207804c28da02-9ace-4cf5-91fa-d01ad0855f732020-02-20T19:10:00+03:00Admin Rakıya yüzde 1800 zam

Rakıya yüzde 1800 zam

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Peş peşe gelen zamlar, vergi artışları, satış yasakları ve baskılar nedeniyle Türkiye’de alkollü içki tüketimi düşüyor.</strong></p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı’nın verilerine göre, rakı üretimi ve tüketimi 2019’da bir önceki yıla göre yüzde 29 geriledi. 2018’de iç piyasaya arz edilen toplam rakı miktarı 35 milyon 934 bin litre iken bu miktar 2019’da 27 milyon 763 bin litreye geriledi.</p><p>Son 9 yılda ise iç piyasada rakı tüketiminde 21 milyon litrelik düşüş yaşandı. İçeride tüketim azalması ihracata da yansıdı. Tanıtım ve reklam yasaklarının da etkisiyle rakı ihracatı 2018’de 4 milyon 61 bin litre seviyesinden geçen yıl 3 milyon 491 litreye geriledi.</p><p><strong>Kayıt dışı rakı üretimi 8 milyon litre</strong></p><p>Devletin en önemli vergi kalemlerinden biri olan alkollü içkilerde fahiş fiyatlar nedeniyle yurttaş kayıt dışı ya da evde üretime yöneldi. Son üç yılda kayıt dışı rakı üretimi 4 milyon litreden 8 milyon litreye çıkarken, kaçak rakı nedeniyle devlet 1.5 milyar dolar vergi kaybına uğradı.</p><p>Rakı satışlarının en yoğun olduğu yılbaşı dönemindeki satışlardaki düşüş de göze çarpıyor. Aralık 2018’de üretimden iç piyasaya arz edilen rakı miktarı 4 milyon 665 bin litre iken bu miktar 2019 Aralık’ta 4 milyon 452 bin litreye düştü.</p><p>Tarım ve Orman Bakanlığı Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı verilerine göre, alkollü içki tüketimi 2018’de 1 milyar 117 milyon 907 bin 350 litre iken 2019’da bu miktar 1 milyar 28 milyon 161 bin 264 litreye düştü. Bir yılda toplam alkollü içki tüketimi 89 milyon 746 bin litre düşüş gösterdi.</p><p><strong>Bira üreticileri yurt dışına açıldı</strong><br /><br />İç piyasada tüketim azalması sadece rakıda yok. Bira, votka ve şarapta da ciddi düşüşler söz konusu. 2018’de üretim ve ithalat dahil iç piyasaya toplam 965 milyon 401 bin litre bira arz edilirken 2019’da bu miktar yüzde 9’luk düşüş gösterdi.</p><p>Bir ada 10 milyon litre seviyesinden 9 milyon litrelere geriledi. İç piyasada umdukları satış rakamlarını bulamayan bira üreticileri ağırlığı yurt dışına verdi. 2018’de 59 milyon 735 bin litre olan bira ihracatı geçen yıl 68 milyon 666 bin litreye yükseldi.</p><h2><strong>Rakının fiyatı yüzde 1800 arttı</strong></h2><p>Rakı fiyatlarında ise sınırları zorlayan zamlar söz konusu. 2002 yılında 70’lik rakının fiyatı 8.25 TL civarındayken aradan geçen 18 yılda fiyat yüzde 1800 artışla 152.50 TL’ye fırladı.</p><p>70’lik rakıdaki vergi oranı yaklaşık yüzde 72 seviyesinde. 70’lik bir şişe rakının fiyatı; aracı kârı dahil satış fiyatı 40 TL, ÖTV yaklaşık 92 lirayı buluyor. KDV miktarıysa 20 lira bir şişedeki toplam vergi miktarı 112 TL.</p><p>OECD’nin yayımladığı 2019 verilerine göre Türkiye kişi başına 1.4 litre ile en az içen ülkeler arasında yer aldı. Endonezya 0.3 litrelik alkollü içki tüketimiyle listenin son sırasında yer alıyor.</p><p>Temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanan yurttaş, alkollü içkiye ayırdığı bütçeyi de kıstı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 2017’de hane halkı tüketim harcaması içinde alkol ve sigaranın payı yüzde 4.5 iken bu oran 2018’de yüzde 4’e düştü.</p><h2><strong>Hükümetin umudu tiryaki</strong></h2><p>Alkollü içkilerin vergilerine yapılan zamlar, bu kalemden elde edilen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) miktarını da zirveye taşıdı.</p><p>Son 12 yılda alkollü içkilerden devletin elde ettiği ÖTV geliri 78 milyar 402 milyon TL’yi aştı. 2008’de içkiden 1.9 milyar TL ÖTV elde edilirken aradan geçen 12 yılda bu rakam yüzde 650 artışla 2019’da 14 milyar 714 milyon TL’ye çıktı.</p><p>Ekonomi yönetimi, 2020 bütçesinde 784 milyar TL vergi geliri hedeflerken, umudu da tiryakilere bağladı. Hükûmet alkol ve sigara tüketiminden, bu yıl yaklaşık 90 milyar TL’lik vergi geliri elde etmeyi amaçlıyor.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Türkiye 'diplomatik kanallardan' faydalanmalı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/turkiye-diplomatik-kanallardan-faydalanmali-207792292f74f-82d1-47b8-806a-7a49e74c4fb02020-02-20T18:35:00+03:00Admin Türkiye 'diplomatik kanallardan' faydalanmalı

Türkiye 'diplomatik kanallardan' faydalanmalı

DÜNYA

Admin
<p>Suriye'de Türkiye destekli muhalif grupların operasyon başlatmasının ardından <strong>Rusya</strong>'dan peş peşe açıklamalar geldi. <strong>Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Türkiye</strong>'ye 'diplomatik kanalları devreye alma' çağrısı yaparken, Türkiye'nin İdlib konusunda abartılı açıklamalar yaptığını iddia etti.</p><p>Zaharova, "Türkiye yönetiminin açıklamaları konusuna gelince, ‘sahada’ herhangi bir gerilim halinde birçok ülke açıklama yapmanın uygun olduğunu düşünüyor, halbuki bize göre bu tür durumlarda her şeyden önce mevcut iletişim kanallarının devreye alınması gerekiyor, zira (bu kanalların) muazzam bir potansiyeli var"&nbsp;şeklinde konuştu.</p><p>Zaharova'nın açıklamasından yaklaşık 10 dakika sonra Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İdlib'de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarına düzenlenen hava saldırısında 2 askerin şehit olduğunu, 5 askerin yaralandığını duyurdu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İdlib'den acı haber]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/idlibden-aci-haber-20778f8bd66fc-a7e3-4dd3-bf0a-d22ceeb5f9c02020-02-20T18:15:00+03:00Admin İdlib'den acı haber

İdlib'den acı haber

GÜNCEL

Admin
<p>Milli Savunma Bakanlığı, İdlib'de 2 askerin şehit olduğunu, 5 askerin de yaralandığını bildirdi.</p><p><strong>Bakanlığın açıklaması şu şekilde:</strong></p><p>"Ateşkesi sağlamak üzere İdlib bölgesinde bulunan unsurlarımıza yapılan hava saldırısı sonucu 2 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 5 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır.</p><p>Belirlenen hedefler ateş altına alınmış, alınmaya devam edilmektedir. Bugüne kadar olduğu gibi şehitlerimizin kanı yerde bırakılmamış, bundan sonra da bırakılmayacaktır.</p><p>Hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, TSK ile asil milletimize başsağlığı ve sabır, yaralı personelimiz için de acil şifalar dileriz."</p><p><strong>"50'DEN FAZLA REJİM UNSURU İMHA EDİLDİ"</strong></p><p>"İdlib bölgesindeki çeşitli kaynaklardan alınan son bilgilere göre; 50’den fazla Rejim unsuru, 5 tank, 2 zırhlı personel taşıyıcı, 2 silahlı pikap, 1 obüsün imha edildiği öğrenilmiştir."</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Her kitap bir alimdir']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/her-kitap-bir-alimdir-2077719acfe7f-30a1-4104-9d83-e45996948f312020-02-20T17:03:00+03:00Admin 'Her kitap bir alimdir'

'Her kitap bir alimdir'

SİYASET

Admin
<p>Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi açılışını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu.</p><p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmalarından sayır başları şu şekilde:</strong></p><p>* Almanya'da hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Alman makamlarının saldırıyı aydınlatmak için her türlü çabayı göstereceğine inanıyorum. İlgili tüm birimlerimiz süreci hassasiyetle izliyor.</p><p>* Her kitap bir alimdir. Ecdadımız kitaplarla dolu bir kütüphaneyi her türlü zenginlikten üstün tutmuştur. Nerede bir soykırım, katliam varsa orada ilk hedef kütüphaneler olmuştur. DEAŞ ve diğer terör örgütleri Irak'ta, Suriye'de binlerce nadide eserin bulunduğu kütüphaneleri bombaladı.</p><p>* Bugün ülkemiz ve Ankaramız adına tarihi bir ana şahitlik ediyoruz. Değerli kardeşim Özbekistan Cumhurbaşkanı'na mutluluğumuza ortak oldukları için teşekkür ediyorum.</p><p>* Yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyini kurarak her alanda iş birliğimizi derinleştirdik. Dün de konseyimizin ilk toplantısını icra ettik. Bu sabah iş adamlarımızla bir araya geldiniz. Toplantıda onların özellikle girişimlerini bundan sonraki süreçte Özbekistan'da devam ettirmesini bizler de tavsiye ettik.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4e9437e8545.jpg" style="height:529px; width:800px" /></p><p><strong>* Kütüphaneler insanlığın ortak hafızasıdır.</strong></p><p>* Batının eski Yunan metinleriyle buluşması bile bizim kütüphanelerimizle olmuştur. Avrupa'nın Ortaçağ karanlığına mahkum olduğu yıllarda İslam şehirleri, medrese ve kütüphaneleri ile dünyaya ışık saçıyordu.</p><p>* Bugün açılışını yaptığımız Millet Kütüphanesi ile Külliyemizi tamamına erdirmiş olacağız.</p><p>* 550 bin elektronik kitapla gerçekten çok önemli bir seviyeye ulaşmıştır. Bu kitap seferberliğini genişleterek 5 milyonu aşan bir hacme ulaşacağız.</p><p>* Nadide eserlerden oluşan kütüphanesi bulunan tüm ilim, fikir ve sanat erbabımızı Millet Kütüphanesi'ne bağışta bulunmaya davet ediyorum. Bu kütüphane ile tarihe uzanan bir köprü kuruyoruz.</p><p>* Millet Kütüphanemizin bir benzerini de inşallah İstanbul'da inşa edeceğiz. Dünyaca ünlü bu tür merkezlerimizle özellikle burayı cazibe merkezi haline getireceğiz.</p><p>* Buraya gelen tüm misafirlerimize günün 24 saati çay, simit, kek ücretsiz olacak.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Suçsuzsa hapiste kalması zulümdür']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sucsuzsa-hapiste-kalmasi-zulumdur-20776b2623be0-b5c6-43df-8e98-fefd67aa81b32020-02-20T16:55:00+03:00Admin 'Suçsuzsa hapiste kalması zulümdür'

'Suçsuzsa hapiste kalması zulümdür'

SİYASET

Admin
<p>Gezi Parkı davası sanığı Osman Kavala'nın beraat ettikten sonra 15 Temmuz soruşturması kapsamında yeniden gözaltına alınıp tutuklanmasına tepki gösteren Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu "Hukuki süreçte bir karar alınmış, aynı gece daha önce yapılmayan başka hukuki bir işlem yapılmış. Aynı kişi yeniden gözaltına alınıyor. Eğer o suç var ise daha önce yapmalıydınız bunu. Bir adam suçluysa bırakmamalısınız, kim ne dersin bırakmayacaksınız. Ama suçsuzsa bir dakika bile hapiste kalması zulümdür" ifadelerini kullandı.</p><p>Davutoğlu, Bilkent Üniversitesi'nde gençlerle bir araya geldi, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><p><strong>Davutoğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:</strong></p><p>"Bir dönem dışlayan, bir sonraki dönem dışlanır. Tarihteki egemen güçlere bakın, hep böyledir. Güce bakmayacaksınız, temel referansınız insan olacak. İnsanı dışlayacak hiçbir şeyin içerisinde yer almayacaksınız.</p><p>Türkiye'nin otokrasinin, popülist dalga içerisine girmesi, düşünce özgürlüğünün sınırlanması Türkiye'ye çok şey kaybettirdi. Dünyada demokrasinin yükselişi bitti, otokrasinin yükseldiği, insan hakları ve düşünce özgürlüğünün sınırlandığı yeni bir dönem başladı.</p><p><strong>"BRUNSON BİR GÜNDE BIRAKILDI"</strong></p><p>Hukuki süreçte bir karar alınmış, aynı gece daha önce yapılmayan başka hukuki bir işlem yapılmış. Aynı kişi yeniden gözaltına alınıyor. Eğer o suç var ise daha önce yapmalıydınız bunu. Bir adam suçluysa bırakmamalısınız, kim ne dersin bırakmayacaksınız. Ama suçsuzsa bir dakika bile hapiste kalması zulümdür.</p><p>En büyük suçlamaları yönelttikleri Rahip Brunson bir günde bırakıldı. Bir adam suçluysa Trump değil bütün dünya gelse bırakmayacaksınız. Suçsuzsa, bir dakika içeride tutmayacaksınız. Bu standartları kaybediyoruz."</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Garanti ödemesi 5.5 milyar lirayı geçecek]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/garanti-odemesi-55-milyar-lirayi-gececek-20775d25a63ae-fcc4-43d1-bdff-c10457cda5c82020-02-20T16:26:00+03:00Admin Garanti ödemesi 5.5 milyar lirayı geçecek

Garanti ödemesi 5.5 milyar lirayı geçecek

EKONOMİ

Admin
<p><strong>Yavuz Sultan Selim Köprüsü </strong>ile Kuzey Çevre Otoyolu’nu işleten IC İçtaş İnşaat–Astaldi konsorsiyumu ICA’ya 2019 yılı için 3 milyar 50 milyon lira garanti ödemesi yapıldı. Osmangazi Köprüsü ve Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu için de işletici firma Otoyol Yatırım AŞ ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında görüşmelerin başladığı bildirildi. Bundaki ödemenin 2.5 milyar lirayı aşacağı belirtildi.</p><h3><strong>"İkili yöntem"</strong></h3><p>Öte yandan, garanti ödemelerinde&nbsp;‘ikili yöntem’e geçildi. Daha önce, garanti ödemesi için ilgili yılın ocak ayı dolar kuru esas alınıp garanti ödemesi izleyen yılın nisan ayında tek seferde yapılıyordu. Yeni yöndemde 1 Ocak-30 Haziran dönemi temmuz ayında, 1 Temmuz-31 Aralık dönemi izleyen yılın ocak ayında ödenecek.</p><h3><strong>Dolar üzerinden</strong></h3><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı&nbsp;<strong>Mehmet Cahit Turhan</strong>’ın verdiği bilgilere göre Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile Kuzey Çevre Otoyolu için günlük 135 bin araç geçiş garantisi (yıllık 49 milyon 275 bin) bulunuyor. Geçiş ücreti 3 dolar + KDV üzerinden hesaplanıyor. Osmangazi Köprüsü ve Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu için de günlük 40 bin (yıllık 14 milyon 600 bin) geçiş garantisi bulunuyor. Geçiş ücretiyse 35 dolar + KDV üzerinden hesaplanıyor.</p><p>Üçüncü köprüden 2018 yılında 13 milyon 796 bin 911 araç geçmiş, fark ödemesi 628 milyon 771 bin lirayı bulmuştu. Osmangazi Köprüsü’nden ise 2018 yılında 9 milyon 98 bin 962 araç geçmiş, devlet 1 milyar 137 milyon 427 bin 725 lira fark ödemişti.</p><h3><strong>Yüzde 14 zam gelmişti</strong></h3><p>İki köprünün geçiş ücretlerine yılbaşı itibariyle yüzde 14 zam gelmişti.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Novartis’te yeni babalara 14 haftalık doğum izni]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/novartiste-yeni-babalara-14-haftalik-dogum-izni-20774f1064527-061b-4c05-8a4d-0b2cec0d14922020-02-20T15:20:00+03:00Admin Novartis’te yeni babalara 14 haftalık doğum izni

Novartis’te yeni babalara 14 haftalık doğum izni

YAŞAM

Admin
<p>Ocak 2020 itibariyle yürürlüğe giren bu uygulamayla yeni babalar, 1 yıl boyunca istedikleri zaman 14 haftalık bu izni tercih ettikleri gibi planlayabilecek ve ister toplu olarak ister bölerek ihtiyaçlarına göre kullanabilecek.</p><p>Novartis Grup’un global ofisleriyle eşzamanlı olarak başlatılan 14 haftalık babalık izni uygulamasından, tüm merkez ofis ve saha çalışanları faydalanabilecek. Çalışanların sadece iş yerinde değil her zaman yanlarında olduklarını belirten <strong>Novartis Grup Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü Dr. Senay Kızılkaya,</strong> “Novartis olarak, çalışanlarımızın ebeveyn olma yolunda mutluluklarını paylaşıyor ve 14 haftalık babalık izni uygulamamızla onların ve eşlerinin hayatlarını değiştirecek en güzel ve en anlamlı anlarında onlara destek olmak istiyoruz” dedi.</p><p>Novartis’in başarısına etki eden “kültür, yetenek, çeşitlilik ve dahil etme” konularını çok önemsediklerini belirten Kızılkaya, “Novartis olarak yıllardır sürdürdüğümüz insan kaynakları uygulamalarımızla güçlü bir Novartis kültürü yarattık ve yeni uygulamaları hayata geçirerek kültür yolculuğumuzu başarıyla devam ettirmeyi hedefliyoruz. Şirket stratejilerimizi, yarattığımız kurum kültürümüzle uyumlu bir şekilde oluşturmaya önem veriyoruz” dedi.</p><p><strong>Çalışanlarımızın iş-yaşam entegrasyonunu sağlamaya yönelik birçok uygulamamız mevcut</strong></p><p>Novartis, 14 haftalık babalık izninin yanı sıra çeşitlilik ve dahil etme kapsamında çalışanlarının yaşam evrelerine göre uygulamalar hayata geçirmeye özen gösteriyor. Bunlardan bazıları; esnek yan haklar, esnek mesai saatleri, doğum gününde yarım gün izin, çocuklu çalışanlar için okulun ilk günü ve karne gününde izin, hamilelik koçluğu, süt odası, lohusa ve yeni doğan desteği ve esnek doğum izni. Öne çıkan bir diğer uygulama ise, bebekleri 18 aylık olana kadar tüm kadın çalışanların şehir dışı konaklamalı toplantılara bebekleri ve refakatçileriyle beraber katılmaları. Genç çalışanlarımızı desteklemek için tersine mentorluk ve genç yetenek keşif programlarımız da bulunuyor. Çalışanların bireysel olarak kendilerini gerçekleştirebildikleri bir kurum kültürü oluşturmaya çalıştıklarını ifade eden Kızılkaya, “Bu uygulamaları yenilikçilik tutumumuzun çalışma hayatına yansıması olarak görüyoruz. Böylece işe daha rahat adapte oluyor ve daha verimli çalışıyoruz” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Dr. Tamer Saka yeniden seçildi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dr-tamer-saka-yeniden-secildi-20773fd8682e0-c3ec-4083-ba3c-a01d3bbe68bc2020-02-20T15:07:00+03:00Admin Dr. Tamer Saka yeniden seçildi

Dr. Tamer Saka yeniden seçildi

EKONOMİ

Admin
<p><strong>Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği </strong>(TÇMB) Yönetim Kurulu Başkanı olarak Temmuz 2019’dan bu yana görev yapan <strong>Dr. Tamer Saka, </strong>17 Şubat Pazartesi günü gerçekleşen TÇMB Genel Kurulu’nda yeniden başkan seçildi.</p><p>Genel Kurulda değerlendirmede bulunan Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Dr. Tamer Saka, </strong>Türkiye’nin çimento üretimde Avrupa’nın lideri ve dünyanın en büyük 2. ihracatçısı olduğuna dikkat çekti.</p><p><strong>Dr. Tamer Saka</strong>,&nbsp;“2019 yılında klinker ve çimento toplam ihracatı % 68 artışla 23 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Sektörün toplam ihracat değeri ise bir önceki yıla göre yüzde 44 artışla 877 milyon dolar olmuştur. 100’ün üzerinde ülkeye gerçekleştirilen ihracatta en önemli pazarlarımız; ABD, İsrail, Gana ve Fildişi Sahili’dir. Ocak 2020’de çimento ihracatı % 81 oranında artarak 1,1 milyon ton, klinker ihracatı ise % 29 artarak 1,3 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Sektörümüzün bu yıl iç satışlarda geçtiğimiz yıla oranla yaklaşık % 2, ihracatta ise % 15 büyümesini öngörmekteyiz”&nbsp;dedi ve ekledi:</p><p>“Genel Kurulun ardından oluşan Yönetim Kurulumuz ile sinerji ve iş birliği içinde ülke ekonomimize katkı sağlamaya devam edeceğimize inanıyorum.”</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4e78135d60d.jpg" style="height:457px; width:800px" /></p><p><strong>Dr. Tamer Saka</strong>’nın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Yönetim Kurulu’nda, Başkan Vekili Adil <strong>Sani Konukoğlu </strong>olurken Başkan Yardımcıları ise Nihat Özdemir, Ali Pastonoğlu, Gökhan Bozkurt ve Fatih Yücelik oldu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[DMO, Petrol Ofisi ile sözleşme imzaladı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dmo-petrol-ofisi-ile-sozlesme-imzaladi-207726dd02f26-eb36-48ec-9b35-2ba1907126932020-02-20T14:41:00+03:00Admin DMO, Petrol Ofisi ile sözleşme imzaladı

DMO, Petrol Ofisi ile sözleşme imzaladı

OTOMOBİL

Admin
<p>En az 60 il ve 225 ilçede taşıt otomasyon sistemli istasyonları olan dağıtıcı firmaların katılabildiği açık teklif usulü ihale yöntemiyle gerçekleştirilen ‘DMO Akaryakıt Alım İhalesi’ne en yüksek indirim oranı, Petrol Ofisi A.Ş. tarafından verildi. İhaleye ilişkin Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen sözleşme imza töreni, <strong>DMO Genel Müdürü Mücahit Özdemir ve Petrol Ofisi CEO’su Selim Şiper</strong> ile iki kurumun yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Kamu ihtiyaçlarının en doğru ve en verimli şekilde karşılanmasında Devlet Malzeme Ofisi’nin üstlendiği sorumluluğa vurgu yapan DMO Genel Müdürü Mücahit Özdemir, “DMO olarak her alanda olduğu gibi akaryakıt tedarikinde de geliştirdiğimiz sistemler ile farklı kazanımlar sağladık. Kamu kuruluşlarımızın ihtiyacını, avantajlı, çağdaş ve en ideal şekilde karşılamalarına olanak tanıyoruz. Bu proje alanında ilk olmasının yanında kamuya önemli miktarda tasarruf sağlaması ile de dikkat çekmektedir. ” dedi.</p><p>Petrol Ofisi’nin doğduğu toprağa olan sorumluluklarını hiçbir zaman unutmadığına vurgu yapan <strong>Petrol Ofisi CEO’su Selim Şiper,</strong> “Türkiye’nin en büyük 3’üncü şirketi ve akaryakıt sektörünün geleneksel lideri olarak biz, sahip olduğumuz bu güçle, benzersiz altyapımızla; ülkemizin gelişimine, geleceğine katkı sağlamaktan mutluluk ve onur duyuyoruz” şeklinde konuştu.</p><p>İhale sürecinin tamamlanması ile birlikte DMO tarafından alım süreçlerinin elektronik ortamda yürütülebilmesi amacıyla geliştirilen Kamu Akaryakıt Taşıt Otomasyon Sistemi – KamuTOS da hizmet vermeye başladı. Kamu kurumları, DMO müşteri üyelik bilgileri ile giriş yaptıkları KamuTOS üzerinden, talep oluşturma, taşıt bilgilerini sisteme tanımlama, limit belirleme, tesellüm, fatura görüntüleme gibi birçok işlemi kolay, hızlı, güvenilir ve sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebiliyor.</p><p>KamuTOS’un devreye girmesi ile birlikte kamu kurumları, 3 Ocak 2020 tarihinde sistemi kullanarak DMO üzerinden ilk akaryakıt alımlarını da başladı. Şu anda yaklaşık 550 kamu kurumu toplamda 3000 adet taşıt ile sisteme dahil oldu. Önümüzdeki günlerde kamu kurumlarının devam eden sözleşmelerinin sona ermesi ve DMO’daki sisteme dahil olması ile birlikte, KamuTOS’a kayıtlı taşıt sayısının da hızla artması bekleniyor. Böylece ekosistemin büyümesi ile önemli bir tasarruf değeri yaratılacağı da öngörülmektedir.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Şaşılık genetik olabilir]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sasilik-genetik-olabilir-2077178a1822a-175a-4e9e-a6a4-8bf18e368af72020-02-20T14:18:00+03:00Admin Şaşılık genetik olabilir

Şaşılık genetik olabilir

SAĞLIK

Admin
<p>Şaşılık problemi bebeklikten erişkinliğe dek her yaş grubunda görülebiliyor. Çocukların yaklaşık yüzde 4’ünde görülebilen şaşılıkta genetik de etkili olabiliyor. Göz Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı <strong>Doç. Dr. İlke Bahçeci Şimşek,</strong> şaşılığın sadece annede babada değil, daha uzak akrabalarda olmasının da önemli olduğunu işaret ediyor ve bütün çocukların bir yaşından önce mutlaka göz hekimi tarafından kontrol edilmesinin önemli olduğunu vurguluyor.</p><p>Şaşılık problemi özellikle okul çağı çocuklarında dış görünümle ilgili olumsuzluklara yol açtığı için psikolojik sorunlara da neden olabiliyor. Bu nedenle çocuklar okul çağına gelmeden bu problemin çözülmüş olması önem taşıyor. Gözde kayma olduğunda beyinde iki farklı görüntü ortaya çıkacağından, beyin gözlerden gelen görüntüyü baskılıyor. Bu da o gözde sağlanan görüşte azalmaya sebep olarak göz tembelliğine yol açabiliyor. Göz tembelliğinin şaşılık dışında sebepleri de olduğunu söyleyen<strong> Yeditepe Üniversitesi Göz Merkezi’nden Göz Sağılığı ve Hastalıkları uzmanı Doç. Dr. İlke Bahçeci Şimşek,</strong> şu bilgileri veriyor:</p><p>“Bunlar tedavi edilmemiş yüksek hipermetrop, astigmat, iki göz numarası arasındaki farkın çok yüksek olması, doğuştan katarakt, doğuştan göz kapağının düşük olması, bir gözün uzun süre kapalı tutulması gibi durumlardır. Gerekli tedavinin erkenden yapılması ile göz tembelliği önlenebilir.”</p><p><strong>GÖZDEKİ HER KAYMA ŞAŞILIK DEĞİL</strong></p><p>Bebeklik ve çocukluk döneminde olan kaymaların bir kısmı “yalancı kayma” olarak isimlendiriliyor. Yalancı kayma, göz kapaklarının ve burun kökünün genişliği ile ortaya çıkan yanıltıcı bir görünüm olduğunu aktaran <strong>Yeditepe Üniversitesi Göz Merkezi hekimi Doç. Dr. İlke Bahçeci Şimşek,</strong> sözlerine şöyle devam ediyor: “bu durumda mutlaka bir göz doktoruna başvurmak gerekiyor. Aynı gözün devamlı olarak kayması görmenin o gözde daha az olduğunu gösteriyor. Bu nedenle ebeveynler, bebeklerde ve çocuklarda tek gözde kayma gördüğünde göz hekimine başvurmaları gerekiyor.”</p><p><strong>CEP TELEFONU, TABLET VE BİLGİSAYAR GÖZ BOZUKLUĞUNA YOL AÇABİLİYOR</strong></p><p>Teknolojik cihazların kullanımı göz bozukluğu için bir risk oluşturabiliyor. Çocukların cep telefonu, tablet, bilgisayar gibi cihazlara uzun süre bakmalarının miyopi denilen göz bozukluğunun ilerlemesini arttırdığını belirten <strong>Doç. Dr. İlke Bahçeci Şimşek,</strong> son yapılan bilimsel çalışmalarda miyopi ilerlemesini engelleyen en önemli faktörün gün ışığında çocuğun oyun oynaması olduğu kanıtladığı bilgisini veriyor.</p><p><strong>ŞAŞILIĞIN TEDAVİSİ KAYMAYA GÖRE DEĞİŞİYOR</strong></p><p>Göz kaymaları öncelikle gözlük ve bir gözün kapatılması ile tedavi edilmeye çalışılıyor. Kaymaların önemli bir kısmı bu iki basit yöntemle düzelebiliyor. Bu yöntemlerle tedavi edilmeyen kaymalarda zaman kaybetmeden cerrahi yöntemlere başvurulması gerekiyor.</p><p>Şaşılığın cerrahi tedavisi kaymanın yönüne ve derecesine göre değişiyor. Göz kası üzerinden ufak bir kesi yapılarak kaslara ulaşılıyor ve şaşılığın tipine göre kaslarda çeşitli pozisyon değişiklikleri yapılabiliyor. Gerektiği durumlarda iki göze birden müdahale ediliyor. Erişkinlerde lokal anestezi ile şaşılık ameliyatları yapılabilse de çocuklarda mutlaka genel anestezi yapılması gerekiyor. Aynı gün hastaneden taburculuk yapılıyor. Hasta bir-iki gün içinde normal aktivitelerine dönebiliyor. Ameliyat sonrası gözde hafif bir kızarıklık olabileceğinden bir hafta göz damlaları kullanılması gerekebiliyor. Hasta okula ya da işine bir hafta içerisinde geri dönebiliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Fuar desteklerine artık tek tıkla ulaşılıyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/fuar-desteklerine-artik-tek-tikla-ulasiliyor-207709b9ee86e-70f9-4a24-af16-93aa214068702020-02-20T14:04:00+03:00Admin Fuar desteklerine artık tek tıkla ulaşılıyor

Fuar desteklerine artık tek tıkla ulaşılıyor

EKONOMİ

Admin
<p>61 ihracatçı birliği, 27 sektörü, 90 bin ihracatçısıyla Türkiye’de ihracatın tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ihracatçıların hayatını kolaylaştıran adımlar atmaya devam ediyor. TİM bu kapsamda 2020 yılına yeni uygulamalarla başladı. TİM’in 2020 yılındaki yenilikleri niteliğinde olan Dijital Dönüşüm ve İhracat 2020 Raporu tanıtım toplantısında konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, Türkiye ekonomisinde önemli bir yapısal dönüşüm ve zihniyet değişimi sürecinden geçildiğini belirterek “Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği adına ihracatın vazgeçilmezliğinin tescil edildiği bir dönemdeyiz. Bu nedenle, ihracatımızın katma değerini ve hacmini artırmak, yeni pazarlara girişi hızlandırmak adına yeni nesil ticaret diplomasisine yönelik çalışmalara hız vermiş durumdayız. Bu doğrultuda, 2020 yılına da hızla ve yeni rekorlarla başladık. 2020 yılı ihracat hedefimiz olan, 190 milyar doları yakalamak ve nihayetinde ana hedefimiz olan ‘Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye’ hedefine ulaşmak adına ihracatçımıza 7 gün 24 saat hizmet vereceğimiz önemli dönüşümlere imza atıyoruz” dedi.</p><p><strong>Fuar desteklerine artık tek tıkla ulaşılıyor</strong></p><p>Dijitalleşmenin artık çağın bir gerçeği olduğuna ve dijital ortamda ticaret yapıldığına dikkat çeken Gülle, TİM’in bünyesinde kurulan Proje ve Dijital Dönüşüm Ofisi ile çağı yakalamak ve ihracatçıların yanında olmak adına projeler geliştirdiğini belirtti. “Göreve geldikten sonra, bir buçuk yıl gibi kısa bir süre içerisinde dijitalleşme adına söz verdiğimiz projeleri bir bir hayata geçirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” diyen Gülle, şu bilgileri verdi: “Bu kapsamda öncelikle TİM web sitemizi yeniden tasarlayarak ve kolay kullanım özellikleri kazandırarak web sitemiz üzerinden ihracatçıların ihtiyaç duyduğu pek çok işlemi online olarak yapabilir hale getirdik. İhracatçılarımız artık, TİM web sitesi ve mobil uygulaması üzerinde ulaşabilecekleri Fuar Destek Paneli ile Bakanlığımızca ihracatçılarımıza sağlanan fuar destek miktarlarını tek tıkla öğrenebilecekler. Bu sayede ihracatçılarımızın, ilgili hedef pazarlarda pazarlama ve tanıtım çalışmalarını proaktif bir şekilde sürdürebilmelerini amaçlıyoruz.”</p><p><strong>Üyelik sorgulama ve doğrulama kolaylaşıyor</strong></p><p>Bunun yanı sıra ihracatçılar gümrük işlemlerinde kullandıkları en önemli belgelerinden “Üyelik Sorgulama ve Doğrulama Belgesi”ni artık web sitesi veya e-devlet üzerinden oluşturup saniyeler içinde alabilecek.</p><p><strong>Yeşil pasaport sorgu süresi kısalıyor</strong></p><p>Hükümetin ihracatçılara verdiği önemin simgesi olan ihracatçılara yeşil pasaport verilmesine dair düzenleme sonrası firmaların ihtiyaçları doğrultusunda yeşil pasaport sorgulama ekranı da oluşturuldu. Artık, yeşil pasaport hizmeti hakkında sorgulama yapmak isteyen firmalar hem TİM web sitesi, hem de mobil uygulamasında bulunan yeşil pasaport sorgulama testine katılarak yeşil pasaport haklarına ve yeşil pasaport almak için gereken belgelere ilişkin bilgilere çok kısa sürede ulaşabilecek.</p><p><strong>TİM Mobil Uygulaması bir dokunuşla dünyaya ulaştırıyor</strong></p><p>Bir diğer dijital proje olan mobil uygulamasıyla ihracatçılar, dünyanın neresinde olursa olsunlar bir dokunuşlarıyla küresel pazarlara yönelik tüm ihracat ve piyasa verilerini, TİM’in hazırladığı yeni nesil hedef pazar analiz raporlarını, ülke bilgi notlarını ve diğer bilgilendirici yayınları görüntüleyebilecek. Ayrıca mobil uygulamadaki canlı destek butonu ihracatçıların sorunlarının çözümü için aktif destek sağlayacak.</p><p><strong>TSE ile ortak dijital platform</strong></p><p>İhracatçılar ayrıca TİM’in Türk Standartlar Enstitüsü ile birlikte çalıştığı dijital platform üzerinden dünyanın hangi noktasına ürün sağlayacaklar ise bunun için gerekli olan tüm standartlara ve belgelere ulaşabilecek. Bu platform ihracatçılara TİM’in mobil uygulaması ve web sitesi üzerinden sunulacak.</p><p><strong>İhracat Radarı yeni ülkeler için yol gösteriyor</strong></p><p>Hem mobil uygulama hem de web sitesi için geliştirilen İhracat Radarı uygulaması ile ihracatçılar ürünleri hakkında detaylı analiz, veri ve grafiğe erişebilecek. Böylece ürünlerinin, pazarlanabileceği yeni ülkeler ve rekabet avantajına sahip oldukları ürünler hakkında bilgi alabilecekler.</p><p><strong>AloTİM, ihracatçıya 7/24 destek oluyor</strong></p><p>İhracatçılar AloTİM uygulaması ile soru ve sorunlarına 7/24 esasıyla cevap bulabilecek. Bununla beraber, AloTİM uygulaması ihracatçılardan gelen talepler dikkate alınarak gelişen ve değişen ihtiyaçlar çerçevesinde yaşayan bir organizma olarak güncellenecek. İhracatçılar artık, Whatsapp, Facebook ve Bip uygulamaları üzerinden de dünyanın her noktasından 7/24 TİM’e ulaşabilecek.</p><p><strong>Yeni Nesil Ticari Diplomasisi başlıyor</strong></p><p>TİM olarak küresel eğilimlere ışık tutmak, ihracatın durumunu analiz etmek, hedef ürün ve pazarları tespit etmek adına geçen yıl ilk kez İhracat 2019 Raporu’nu yayınladıklarını söyleyen Gülle, raporun RCA analizleriyle Türk ihraç ürünlerinin küresel ticaretteki rekabetçilik analizine yeni bir yaklaşım olarak yoğun ilgi gördüğünü belirtti ve İhracat 2020 Raporu’nu açıkladı. Gülle, “Raporumuzda öncelikle Türkiye ve Dünya Ekonomisini, küresel ticareti, ihracatımızın 2019 performansını ve 2020 yılında beklentileri, ekonomideki fırsatları ve riskleri analiz ettik. 2019 yılını TİM’de ilkler yılı olarak geride bıraktık. Bir başka başlıkta TİM’de İlkler Yılı’nın detaylarını bir araya getirdik. Bu kapsamda, ihracatın katma değerini artırmaya ve ihracat hacmini genişletmeye yönelik yaptığımız tüm çalışmalar raporumuzda yer almaktadır. 2020 yılında özellikle odaklandığımız önemli başlıklardan birisi de Yeni Nesil Ticari Diplomasi faaliyetleri olacak. Bu bağlamda bu yıl yeni nesil ticaret heyetleri, e-ihracat, dijital platformlar ve Türkiye lojistik merkezleri gibi yeni nesil ticaret diplomasisinin sacayaklarına odaklandık. Raporumuzda, özel bir başlık olarak, geçen yılki RCA analizimiz gibi 2030 yılına doğru küresel trendleri ve gerek ticari gerekse ekonomik göstergelerin geleceğini, 360 derecelik bir bakış açısıyla mercek altına aldık. 2030’da dünyanın en fazla ithalat yapacak ülkelerini, bu ülkelerde hangi ürün ve sektörlerin daha fazla küresel ticarete konu olacağını detaylarıyla paylaştık. Mevcut ihracat performansımızın artırılması noktasında, ihracatçılarımızın ürün, sektör ve pazar yoğunlaşması riskinden kaçınmaları, yeni fırsatları değerlendirebilmeleri ve ihracat rotalarını doğru çizebilmeleri adına raporumuzda hem Türkiye’nin rekabet ettiği belli başlı ülkelerin hem de hedef pazar ülke ve ürün yoğunlaşması analizlerini yaptık” dedi.</p><p><strong>TİM’in 2020 ajandası</strong></p><p>Gülle sözlerine şöyle sürdürdü: “Raporumuzda analizler ve öngörülerin yanı sıra, Meclisimizin 2019 yılı faaliyetlerini ve 2020 yılı ajandasını da ekonomi çevrelerinin ilgilerine sunduk. 2020 yılı ajandamızı Güçlü Türkiye, Güçlü Ekonomi, Güçlü İhracat, Güçlü İnsan Kaynağı ve Güçlü Altyapı ve İhracat Ekosistemini ifade eden, 5G vizyonumuz ekseninde şekillendirdik. Bu yıl da, Türkiye İnovasyon Haftası,Türkiye Tasarım Haftası gibi ulusal çapta yankı uyandıran etkinliklerimize devam edeceğimiz gibi uluslararası etkinliklerimizi de yeniden yapılandıracağımız bir yıla soyunduk. Ajandamızda ayrıca, açılışını 2020 yılında gerçekleştirdiğimiz TİM Kuzey Kıbrıs ofisi benzeri yeni nesil TİM ofisleri açılmasına, yurtdışı kurum ve STK’larla yeni işbirlikleri gerçekleştirilmesine yönelik projelerimiz mevcut. Bu yıl da, gerek sektörel gerekse ülke bazlı hedef pazar analiz raporlarını ve ülke bilgi notlarını daha yoğun ve daha detaylı bir içerikle yayınlamaya devam edeceğiz.”</p><p><strong>İhracatçıların sürdürülebilirlik uyumu sağlanacak</strong></p><p>Gerek gelecek nesiller, gerekse Türkiye’nin dünyanın geleceğindeki konumu açısından sürdürülebilir ihracata ayrı ve özel önem veren TİM bu kapsamda, Türk ihraç ürünleri için Sürdürülebilirlik Kodu ve Etiket Sistemine ilişkin kapsamlı teknik rapor çalışmasını da tamamladı. TİM Sürdürülebilirlik Raporu’nda sürdürülebilir ihracat, yeşil ekonomi, temiz üretim teknolojileri, finansal sistem özelinde sürdürülebilirlik gibi konularda ihracatçılara yol gösteriliyor. İhracatçıların hem maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı sağlamaları, ihracatın katma değerinin artırılması hem de yeşil bir geleceği önceleyen bir imalat entegrasyonuna ulaşılması hedefleniyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Araç şarj istasyonları Türkiye petrolleri’nde]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/arac-sarj-istasyonlari-turkiye-petrollerinde-20769739f47ce-630d-40d7-a8bd-2f19fea565fe2020-02-20T13:53:00+03:00Admin Araç şarj istasyonları Türkiye petrolleri’nde

Araç şarj istasyonları Türkiye petrolleri’nde

OTOMOBİL

Admin
<p>Türkiye’de hayata geçirdiği elektrikli araç şarj istasyonlarıyla, çevre dostu elektrikli araçların yaygınlaşmasına katkıda bulunan <strong>Zorlu Energy Solutions</strong> (ZES), bu hedefi doğrultusunda <strong>Türkiye Petrolleri </strong>(TP) ile bir iş birliğine gitti. İş birliği kapsamında Türkiye Petrolleri istasyonlarına elektrikli araçlar için şarj soketleri yerleştiren ZES, şu an İstanbul Bağdat Caddesi, Çorum merkez ve Ankara Etimesgut olmak üzere 3 farklı lokasyonda hizmet veriyor. ZES ve Türkiye Petrolleri kısa sürede bu rakamı 10’a ulaştırmayı hedefliyor.</p><p>İş birliği hakkında değerlendirmelerde bulunan&nbsp;<strong>Zorlu Enerji Ticaret Direktörü İnanç Salman;</strong>&nbsp;‘’2018 yılından itibaren yeni nesil teknoloji faaliyetlerimizi Zorlu Energy Solutions (ZES) markasıyla sürdürmeye başladık. ZES markamızla kurduğumuz elektrikli araç şarj istasyonlarımız ile Türkiye’deki elektrikli araç sahiplerine kesintisiz sürüş imkanı sağlamayı hedefliyoruz. Bu hedefimiz kapsamında Türkiye Petrolleri ile bir iş birliği yaptık ve şu an 3 farklı Türkiye Petrolleri istasyonunda elektrikli araçlara şarj imkanı sunuyoruz’’&nbsp;dedi. Şu an 38 farklı şehirde ZES’in elektrikli araç şarj istasyonu olduğunu belirten Salman, hali hazırda 160 lokasyonda bulunan 296 soket sayısını Türkiye Petrolleri istasyonlarında yeni açılacak soketlerle kısa sürede artırarak, elektrikli araçları tüm ülkede kullanılabilir hale getirmeyi ve elektrikli araç devinimini hızlandırmayı amaçladıklarını belirtti.</p><p><strong>Türkiye Petrolleri Satış Direktörü Şakir Memikoğlu</strong>&nbsp;ise&nbsp;“Tüm dünyada hızla artan elektrikli araç üretim ve talebinin ülkemizde de hızlı bir artış göstereceğini öngörmüş, bu nedenle geçtiğimiz yıl istasyonlarımızda elektrikli araçlar için şarj istasyonları kurmaya başlamıştık. Şu an için Türkiye genelinde 17 istasyonumuzda elektrikli araç şarj dolum noktası mevcut. Yerli otomobilin lansmanı ile birlikte elektrikli araç sahiplerinin yolculuklarını kolaylaştırma hedefi ile biz de yatırımlarımızı arttırıyor ve bu yıl daha fazla istasyonumuzda elektrikli araçlar için şarj noktası kurmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda tüm Türkiye’ye eşzamanlı ulaşabilmek adına, bu konuda mevcut iş ortağımızın yanında, Zorlu Enerji ile de bir anlaşmaya imza atarak daha fazla istasyonumuzda elektrikli araç sahiplerini ağırlamak ve onlara kesintisiz hizmet sunmak için kolları sıvadık”&nbsp;dedi.</p><p><strong>ZES, enerjisiyle Türkiye’yi sarmaya devam ediyor</strong></p><p>Hayata geçirdiği elektrikli araç şarj istasyonlarıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Eskişehir gibi Türkiye’nin büyük şehirlerini birbirine bağlayan ZES, aynı zamanda sürücülerin Ege ve Akdeniz kıyılarına kesintisiz sürüş yapmasını sağlıyor. Bununla beraber halihazırda istasyonu bulunan şehirlere de alternatif rotalar için geliştirmeler yapan ZES, bu kapsamda lokasyon, istasyon ve soket sayısını da her geçen gün artırıyor. Bugün 160 lokasyonda, ve 296 soket sayısıyla hizmet veren ZES, uzun vadede tüm Türkiye’yi kapsamayı hedefliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İlham veren kadınlar W Istanbul’da buluşuyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ilham-veren-kadinlar-w-istanbulda-bulusuyor-20768634aed67-df24-4c2a-b8a1-0de6f7549a512020-02-20T12:41:00+03:00Admin İlham veren kadınlar W Istanbul’da buluşuyor

İlham veren kadınlar W Istanbul’da buluşuyor

YAŞAM

Admin
<p><strong>‘What She Said’ </strong>paneline konuşmacı olarak Türkiye güzeli, oyuncu ve sunucu Nefise Karatay, zengin repertuvarı ile geniş bir hayran kitlesi edinen şarkıcı Zeynep Özyılmazel, Estee Lauder Türkiye Pazarlama Müdürü <strong>Papatya Karadede </strong>ve tasarımcı <strong>Tuğba Atasoy</strong>’dan oluşan, başarılarıyla adından söz ettiren kadınlar katılacak.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4e58a3f2c1d.jpg" style="height:582px; width:1067px" /></p><p>Moderatörlüğünü ise birçok ulusal ve uluslararası markaya danışmanlık yapan Şila Gök’ün gerçekleştireceği panel W Lounge’da DJ Ezgi Taşçeviren’in müzikleri ve Şarkıcı <strong>Deniz Özdoğru</strong>’nun canlı performansıyla hızını kesmeden devam edecek.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4e58a3ee997.jpg" style="height:450px; width:700px" /></p><p><strong>&nbsp;İlham veren kadınların konuşmacı olarak yer alacağı panel 28 Şubat Cuma günü saat 20.00’da W Istanbul’da gerçekleşecek.</strong></p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Bölgenin iklim dengesi tehdit altında]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bolgenin-iklim-dengesi-tehdit-altinda-2076779d619b0-5b79-4329-affd-7966733d53152020-02-20T12:33:00+03:00Admin Bölgenin iklim dengesi tehdit altında

Bölgenin iklim dengesi tehdit altında

GÜNCEL

Admin
<p>İstanbul’un tüm karasal ve denizel yaşam alanlarını, yer altı suyu sistemini ve ulaşım sistemini tamamen değiştirecek olan Kanal İstanbul Projesi’nin, üst ölçekli mekânsal planlama ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmaları olmaksızın sadece ÇED süreci ile yürütülmesi önemli risklerin göz ardı edilmesine neden oluyor. Üst ölçekte kapsamlı bir değerlendirmeden geçmeyen proje, gelecekte karşılaşılması muhtemel riskleri ve yaşanacak olumsuz sonuçları dikkate almadan hayata geçirilmeye çalışılıyor. Mevcut ÇED raporu bilimsel verilere dayanan, önlemleri içeren bir rapor olmaktan uzak olduğu gibi projeye itiraz eden yüz binlerce insanın kaygılarını gidermiyor.</p><p><strong>İstanbul’un su varlıkları, orman, tarım ve mera alanları risk altına giriyor</strong></p><p>Proje alanında bulunan ve İstanbul’a halen su veren en önemli su rezervleri olan Sazlıdere ve Terkos havzası bu proje ile yok olma ve tuzlanma riski taşımaktadır. Terkos ve Sazlıdere kentin toplam su biriktirme kapasitesinin %29’una sahiptir. ÇED Raporu’na göre Sazlıdere barajının büyük bir kısmı devre dışı bırakılacaktır. Bu, iklim krizinin etkilerini (örneğin kuraklık) daha fazla hisseden İstanbul halkı için önemli bir su kaynağının kaybedilmesi anlamına geliyor. Trakya altında yoğunlaşmış yer altı suyu havzaları, iklim değişikliğinden kaynaklanacak kuraklık karşısında hayati öneme sahip stratejik tatlı su rezervleridir. Deniz suyundan yer altı sularına bir sızıntı olması durumunda tüm Avrupa Yakası’ndaki yer altı sularında geri dönüşü olmayacak şekilde tuzlanma riski bulunuyor. Projenin ÇED raporu tuzlanma riskine değiniyor ancak bu riskin gerçekleşmesi halinde ortaya çıkan sorunun çözümünün olmadığı değerlendirilmiyor.</p><p>Proje ile yaklaşık 142 milyon m2’lik tarım alanı yok olacaktır. Bu, İstanbul tarım alanlarının yaklaşık %19’u demektir. Kanal İstanbul Projesi’nin gerçekleşmesi halinde, büyük bölümü Avrupa yakasında yer alan tarım arazileri hızla yapılaşmaya açılacak, tarım dışına çıkacak ve alanın betonlaşması kaçınılmaz olacaktır. Bu durum İstanbul’da yaşayan insanların gıda güvencesini tehdit edecektir.</p><p>ÇED Raporuna göre 421 ha’lık bir ormanın Kanal İstanbul Projesi nedeniyle kesileceği açıklanmaktadır. Öncelikli olarak kesilecek ormanın 287,03 ha’lık kısmı Muhafaza ormanı statüsündedir ve “Terkos Gölü Muhafaza Ormanı’nın” sınırları içerisinde kalmaktadır. Muhafaza ormanları; toprak koruma, su üretimi, temiz hava sağlama ve ulusal güvenlik gibi ormanın odun üretimi dışındaki hizmetleri nedeniyle korunan ormanlardır. Bu alanların korunması İstanbul halkının su ve temiz hava güvencesidir.</p><p><strong>Yeni oluşacak adanın doğal yaşama etkisi öngörülebilir değil</strong></p><p>Kanal İstanbul’un güzergâhının özellikle doğal varlıklar açısından Trakya’nın zengin ve nadide bir bölgesinde yer aldığını belirten TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç “Güzergâhta bulunan Terkos Gölü ve civarı, Türkiye’nin en zengin floraya sahip bölgelerinden biridir. Kanal İstanbul Projesi, İstanbul’un Avrupa Yakası’nı Trakya’dan ayırarak nüfusu yaklaşık 8 milyonluk yoğun nüfusu olan bir ada yaratacaktır. Böyle bir izolasyona doğal yaşamın da nasıl yanıt vereceği öngörülebilir değildir. Kanal güzergâhı etki alanında bulunan Terkos Gölü, Sazlıdere Barajı ve Küçükçekmece gölü, kuşlar, iki yaşamlılar ve tatlı su canlıları açısından son derece önemli ekosistemlerdir. Bu alanlarda 249 kuş türü, 29 tatlı su türü ve 7 iki yaşamlı tür olduğu ÇED raporunda da yer almaktadır. Kumullar, taşlık kayalık, çalılık, fundalık, mera, tarım, orman alanı gibi habitatlarda ise 37 karasal memeli, 239 böcek türü, 24 sürüngen türünün bulunduğu açıklanmıştır. Türkiye’de görülen 487 kuş türünün yarısından fazlası (%51’i) proje alanında yaşamını sürdürmektedir. Bu projeyle Türkiye'nin önemli kuş alanı olan Küçükçekmece Gölü yok olacak ve tarihe karışacaktır” dedi.</p><p><strong>Bölgenin iklim dengesi tehdit altında</strong></p><p>Kanal İstanbul projesi gibi büyük ölçekli projelerin; arazi kullanımındaki değişiklikler nedeniyle oluşturduğu etkiler, öncelikle yöredeki küçük ölçekli iklimi (mikroklima) sonrasında da bölgesel iklimi etkileyebilecek güçtedir. Böylesine büyük bir arazi kullanım değişikliği; projenin yapıldığı alanların ve yakın çevrelerinin çok kısa bir zamanda ısı ve nem akıları, sıcaklık, nemlilik, buharlaşma, bulutluluk, yağış ve rüzgâr rejimleri ile alansal dağılış desenlerini etkileyerek yüksek olasılıkla birer kentsel ısı adasına dönüşmesine neden olacaktır.</p><p>Karadeniz’i Marmara’ya bağlayan Türk Boğazlar sistemi kendine has özellikler taşıyan iki tabakalı bir su ve akım yapısına sahiptir. Dolayısıyla Karadeniz ve Marmara’yı herhangi iki deniz gibi birleştirmek Marmara Denizi’ndeki ve hatta İstanbul’daki yaşamı önemli bir riskle karşı karşıya bırakıyor. İstanbul Boğazı, Karadeniz’e nehirlerle gelen sular ile Akdeniz’den gelen sular arasında bir denge oluşturuyor. Karadeniz’in iklimsel dengesi tümüyle bu sisteme bağımlıdır ve bu sistemdeki herhangi bir değişim, uzun vadede Karadeniz’in iklimsel dinamiklerini olumsuz etkileyecektir. Diğer yandan, Kanal Projesi ile Marmara’ya girecek besin miktarının artması, Marmara’daki oksijen miktarının azalması ve Marmara’nın ölü bir deniz haline gelmesi anlamına gelmektedir.</p><p>TEMA Vakfı ÇED raporunun bilimsel verilere dayanmayan ve önlemleri içermekten uzak bir rapor olması gerekçesiyle ÇED olumlu kararının iptali için dava açarken; ÇED olumlu kararına rağmen ilgili karar vericilerin, kamuoyunun ve paydaşların sesini duyacağını ve projenin iptal edileceğine dair umudunu koruyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[ikinciyeni.com kediler için 'kaputa vur'uyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ikinciyenicom-kediler-icin-kaputa-vuruyor-207666b01ea17-e998-41b7-a12e-8510201898ce2020-02-20T12:11:00+03:00Admin ikinciyeni.com kediler için 'kaputa vur'uyor

ikinciyeni.com kediler için 'kaputa vur'uyor

OTOMOBİL

Admin
<p><strong>İkinci el araç sektöründe referans noktası haline gelen ikinciyeni.com,</strong> geçtiğimiz yıl büyük ses getiren projesine bu sene de devam ediyor. Geçtiğimiz yıl büyük beğeni toplayan farkındalık filminde bu sene, Müzisyen <strong>Burhan Öçal</strong>’ın yanında Türkiye’nin en ünlü kedisi Kötü Kedi Şerafettin de rol alıyor.</p><p>Kedilerin ısınmak için kış aylarında araçların kaputlarını tercih etmesinden yola çıkılan film, Burhan Öçal’ın kaputa vurmasıyla başlıyor. Kötü Kedi Şerafettin’in tepkisiyle devam eden filmde, araç sahiplerine kaputa vurarak bir kedinin hayatını kurtarabilecekleri anlatılıyor. Filmde ayrıca, ikinciyeni.com web sitesinde ve uygulamasının içerisinde de yer alan <strong>“Sürücüler İçin Hayvanları Koruma Kitapçığı”</strong>nın duyurusu da yapılıyor.</p><p>Sokak hayvanlarını korumak için herkesin mutlaka küçük de olsa bir şeyler yapabileceğini belirten <strong>Garenta ve ikinciyeni.com Pazarlama Müdürü Zeyno Ertaş Şahinkaya,</strong> “Geçtiğimiz yıl hazırladığımız film büyük beğeni topladı. 25 milyon gibi yüksek bir izlenme rakamına ulaşan filmimizde bu sene Kötü Kedi Şerafettin ile bir sürpriz yaptık. Aynı zamanda ikinciyeni.com web sitesinde ve uygulamasının içerisinde yer alan ‘Sürücüler İçin Hayvanları Koruma Kitapçığı’nın duyurusunu da bu filmimizle yapıyoruz. Sosyal medyada #kaputavur etiketiyle geçtiğimiz yıl başlattığımız farkındalık projesinde, dünyaca ünlü Müzisyenimiz Burhan Öçal’ın desteğiyle bu çağrımızı bu yıl daha geniş kitlelere yayacağımıza inanıyoruz” dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4e4f0374a3e.png" style="height:452px; width:700px" /></p><p><strong>Burhan Öçal: “Sanatçının görevi sadece insanları eğlendirmek değildir”</strong></p><p>Sokakta yasayan kediler için ikinci defa böyle keyifli bir projeye dahil olmaktan mutluluk duyduğunu belirten <strong>Burhan Öçal, </strong>projenin etkisinin her sene katlanarak büyüyeceğinin altını çizdi. Öçal “Biz sanatçılar her zaman topluma örnek olmalıyız. Sanatçının görevi sadece insanları eğlendirmek değildir, aynı zamanda da toplumun genelini ilgilendiren konularda geleceğe ışık tutmaktır. Her canlının yaşam hakkı, bu anlamda hepimizin sorumluluğunda ve ben de bu sorumlulukla ikinciyeni.com’dan gelen teklifi bir kez daha büyük bir hevesle kabul ettim. Eğer bu projeyle tek bir kedinin dahi yaşamasını sağlarsak çok mutlu olacağım” dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4e5002aaa09.jpg" style="height:358px; width:640px" /><br />&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Corona virüsüne karşı biraraya geldiler]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/corona-virusune-karsi-biraraya-geldiler-207654df61041-6cd0-4b32-840f-5ef87c33d09e2020-02-20T11:49:00+03:00Admin Corona virüsüne karşı biraraya geldiler

Corona virüsüne karşı biraraya geldiler

GÜNCEL

Admin
<p>Bilimsel fitoterapi alanının öncü isimlerinden AlchemLife’ın fitoterapötik ürünü PhytoRelief ile influenza ve corono virüsüne karşı 360 derece korunma yöntemlerinin anlatıldığı davet başarılı moda editörü <strong>Mert Aslan</strong>’ın ev sahipliğinde Spago’da gerçekleşti. Cemiyet hayatının ünlü isimlerini bir araya getiren PhytoRelief Talks’ta, Yeditepe Üniversitesi Farmakognozi ve Fitoterapi Ana Bilim Dalı Başkanı <strong>Prof. Dr. Erdem Yeşilada </strong>virüslerden korunmak için neler yapılması gerektiğini anlattı. AlchemLife Avrupa Genel Başkanı<strong> Recai Özbir </strong>de fitoterapötik ürünlerle ilgili bilgi verdi.</p><p>Davete Begüm Kütük, Ceylan Çapa, Şebnem Çapa, Aslı Şen, Edwina Sponza, Mehtap Elaidi, Çiler Geçici, Nihan Peker, Yasemin Öğün, Özlem Avcıoğlu gibi isimler katıldı. Grip tehlikesine karşı çocukları ve sevdikleri için endişelenen ünlüler, <strong>Prof. Dr. Erdem Yeşilada</strong>’nın tavsiyelerini uygulayacaklarını ve yakınlarına da anlatacaklarını söyledi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4e4bd7a68fb.jpg" style="height:640px; width:811px" /></p><p><strong>Mikropların boğazınıza inmesine izin vermeyin</strong></p><p>Misafirlerin yoğun ilgi ile dinlediği Mert Aslan’ın moderatörlüğünde yapılan PhytoRelief Talks’ta <strong>Prof. Dr. Erdem Yeşilada, </strong>gerek influenza gerekse corona virüsünden korunmada yapılacak en önemli şeyin mikropların boğazımızdan aşağıya inmesini engellemek olduğunu vurguladı.</p><p>Prof. Dr. Yeşilada, “İster ülkemizde görülen H1N1 adıyla anılan şüpheli virüsler ister corona virüsü olsun tedavide aynı protokoller uygulanıyor. Asıl önemli olan bu virüslerin çoğalmasını, hücrelere enfekte etmesini, bulaşmasını engellemek için koruyucu önlemler almak. Bu virüsler alt solunum yoluna yani akciğere gidince, orada enfekte oluyor, hastalık zatürreye dönüşüyor ve o nedenle ölümcül etki yaratıyor. Bu noktada boğazımız çok önemli. Boğazımızı virüsten korumamız lazım” diye konuştu.</p><p><strong>Nar meyvesi kabuğu, zerdeçal ve zencefil ile güçlü koruma</strong></p><p>“Özellikle kalabalık yerlerde mutlaka yanınızda koruyucu şekersiz pastil bulundurun” diyen <strong>Prof. Dr. Erdem Yeşilada, </strong>nar kabuğu, zerdeçal ve zencefil içeren pastillerin mikropları ağızda hapsederek yok ettiğini anlattı: “Bu pastillerden bir tanesini ağzınıza atacaksınız. O pastilin bulunduğu sürece en az bir saat boyunca bir şey yiyip içmeyeceksiniz. Çünkü bunlar mideye gittiğinde etkisini kaybediyor. Nar meyvesinin kabuğu bu virüse karşı son derece önemli. Bunun yanı sıra içeriğinde zencefil ve zerdeçal bulunan şekersiz pastiller tedavide önemli bir yere sahip. Boğazınızda herhangi olumsuzluk hissettiğinizde günde 6 taneye kadar pastil alabilirsiniz. Çocuklarınız için de kullanabilirsiniz. Hamileler de bu pastille mikroplara karşı koruma sağlayabilir.”</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4e4bd7a6843.jpg" style="height:700px; width:911px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['15 Temmuz HTS kayıtları açıklansın']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/15-temmuz-hts-kayitlari-aciklansin-207647cab01e9-503c-4a7b-911a-39386f70dd3a2020-02-20T11:35:00+03:00Admin '15 Temmuz HTS kayıtları açıklansın'

'15 Temmuz HTS kayıtları açıklansın'

SİYASET

Admin
<p>CHP Genel Bakanı&nbsp;<strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>'ın partisinin grup toplantısındaki sözlerine yanıt verdi. Kılıçdaroğlu 15 Temmuz gecesinde ne yaptığı hakkında, "O gece nerede olduğum belli. Benim sorularımdan niçin kaçıyor? 15 Temmuz gecesi siyasi parti liderleri, Meclis Başkanı, Başbakan, bakanlar, üst düzey yöneticiler, belediye başkanları neredeydi ve kimlerle görüştüler? Neden hain darbe girişimi gecesinin HTS kayıtları açıklanmıyor. <strong>HTS kayıtları Erdoğan’ın da MİT’in de elinde... Açıklasınlar</strong>" ifadelerini kullandı.</p><p>FETÖ'nün siyasi ayağının, FETÖ unsurlarını devlete yerleştirme gücüyle ilgili odluğunu belirten Kılıçdaroğlu, "FETÖ unsurlarını devletin kılcal damarlarına kim yerleştirebilir? Yerleştiren kişiye biz FETÖ’nün siyasi ayağı diyoruz. Eğer bu konudaki yetki bende olsaydı siyasi ayak ben olurdum ama bu yetki, yürütme organına, hükûmete, o dönem hükûmetin başı olan Erdoğan’a ait. Resmi Gazete’de atamaların altında Erdoğan’ın imzası var. Bu kişi aynı zamanda ‘Ne istediniz de vermedik’ diye itiraf eden kişidir" ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>"Paraya doyamayan kendisi değil mi?"</strong></h3><p>Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın grup toplantısında belirttiği gibi “1 dolarlık bir banknot saklayıp saklamadığını da merak etmiyor değilim" sözlerine ise “Bu soruyu bana soran kişi Merkez Bankası’ndan <strong>Türkçe Olimpiyatları için özel para bastıran kişi. Ahlak var mı? </strong>Ayrıca benim öyle dolar merakım falan da yok. Amerika’da gökdelen yapan ben miyim, onun ailesi, onun yakınları, onun vakıfları değil mi? Paraya doymayan kendisi değil mi? Benim o işlerle hiçbir ilgim yok” dedi.&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Rusya ile istediğimiz noktada değiliz']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/rusya-ile-istedigimiz-noktada-degiliz-207636cca24a2-8c6d-46ca-9546-8b90241de8942020-02-20T11:22:00+03:00Admin 'Rusya ile istediğimiz noktada değiliz'

'Rusya ile istediğimiz noktada değiliz'

SİYASET

Admin
<p>Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan<strong> Mevlüt Çavuşoğlu,</strong> "Hayalci değiliz, politikalarımızı gücümüz doğrultusunda ilkeli şekilde yürütüyoruz. Böyle olunca bazen Almanya'nın işine gelmiyor, Fransa'nın zaten işine gelmiyor, bazen ABD'nin işine gelmiyor olabilir" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>Dışişleri Bakanı&nbsp;Mevlüt Çavuşoğlu'nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:</strong></p><p>"Rus heyet ile yapılan görüşmelerde henüz daha istediğimiz noktada değiliz, belki liderler görüşebilir."</p><p>"Rejim hunharca saldırıyor, dün on binlerce insan yine evlerini terk etti."</p><p>"Atacağımız adım yeni insani felaketin önlenmesi için.</p><p>"Rusya bize harita dayatmadı, karşılıklı pozisyonlarımızı belirten kağıtları verdik."</p><p>"Soçi ve Astana süreçlerinden olumlu sonuçlar almıştık. Fakat sahada saldırganlık devam ederken bu sürecin ilerlemesi zor oluyor. Rejim İdlib'de hunharca saldırıyor. Soçi ve Astana'nın ortadan kalktığını söyleyemeyiz fakat yara aldığını söyleyebiliriz."</p><p>"Rejimin saldırganlığını durdurmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz ve yapacağız."</p><p>" İdlib'in bir sınırı var bağımsız bir yer değil fakat gerginliği azaltma bölgesi olarak bir sınırı var. Bir de silahtan arındırılmış bölge belirlemiştik. Rejimin bu sınırların içerisine ilerlediğini de görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu konuda net açıklamalar yaptı. Düşüncelerimizi Rus tarafına ilettik, temaslara devam ediyoruz."</p><p>"Gözlem noktaları ile ilgili tedbirleri aldık. 13 şehidimiz var yine İdlib bölgesine Milli Savunma Bakanlığımız komutasında gerekli tedbirler kırsalda ve içeride alınmış durumda."</p><p>"Bizim diplomasideki ilkemiz sahada ve masada güçlü diplomasi ve güçlü Türkiye. Sayın Cumhurbaşkanımız ansızın gelebiliriz derken Türkiye'nin kararlılığını göstermiştir. Zamanlaması bunun son verilecek karar sayın Cumhurbaşkanımızın."</p><p>"İdlib bölgesinde PKK mevcudiyeti fazla yok. Bazı radikal gruplar var. Rejim ve destekçileri özellikle Dara'dan otobüslerle getirip İdlib'e bıraktılar. Bunların kapasitesi yok fakat bu radikalleri buralara kim bıraktı rejim ve destekçileri bıraktı. Burada teröristlerin bulunmasını bahane ederek saldırmak amaçları. Batı'lı dostlarımız tamam güzel diyor fakat PKK'ya yönelik bir harekat başlattığımız zaman ize ne yapıyorsun diyor. Teröristlerin arasında ayırım yaptığı için tepkiyi farklı gösteriyorlar. İdlib konusunda Türkiye'ye destek var. BM ve BM Genel Sekreter Yardımcısı açıklamalar yaptılar. BMGK'da gözlem noktalarına saldırıların durması gerektiğini vurguladılar. Bazı ülkelerden dolaylı destek var. Burada insani bir dram var bizim atacağımız adım yeni bir insani felaketin önlenmesine yöneliktir. Güvenlik açısından büyük bir külfeti vardır bize yönelik bir tehdittir durdurmamız gerekiyor. Fakat dünya açısından bakıldığından dünya tarihinin en büyük felaketlerinden biri yaşanıyor. Bizim harekatımız bunu durdurmaya yönelik bunu yaparken bile Türkiye'ye yönelik tepki geliyorsa o zaman söylenecek bir şey yok."</p><p>"Türkiye olarak artık&nbsp;ABD başta olmak üzere müttefik olsun veya komşu ülke olsun veya uluslararası örgüt Türkiye merkezli siyaset izlediğimiz için Türkiye'nin yararına ise destekliyoruz. Doğru bulmadığımız bir politika görürsek ona da karşı çıkıyoruz. O yüzden bazen tansiyon yükseliyor bazen düşüyor. Eskiden Türkiye bu kadar bu ülkelerin baskısına dik duramıyordu. Ama artık gücü var. Türk insanının beklentilerini karşılayan politikalar izlememiz lazım. Hayalci değiliz politikalarımızı gücümüz doğrultusunda ilkeli şekilde yürütüyoruz. Böyle olunca bazen Almanya'nın işine gelmiyor, Fransa'nın zaten işine gelmiyor, bazen ABD'nin işine gelmiyor olabilir, bunlar var diye tüm ilişkileri kötü mü yürütüyoruz hayır. Herhangi bir ülke Rusya ile yaşadığımız sorundan dolayı bu yaklaşımı gösteriyorsa o zaman sorgulanabilir. Kimse fırsatçılık yapmadan kısa vadeli politikalara odaklanmadan Türkiye'nin önemini bilerek uzun vadeli bir yaklaşım içerisinde olmaları gerekiyor."</p><p><strong>"Dörtlü Suriye Zirvesi için mart ayının başı ile ilgili tarih önerilerimiz oldu dört lideri aynı gün bir araya getirmek kolay olmuyor. Şimdi yeni bir tarih üzerinde çalışıyoruz."</strong></p><p>"Biz hiçbir şeye karışmasak bölgedeki durumlar çok daha iyi olur diyenler var. Mesela komşumuz Suriye, Libya veya Yemen'de durum daha mı iyi hayır. Bizim bölgemizdeki her gelişme bizi doğrudan ilgilendiriyor. Olumlu veya olumsuz her gelişmenin bize bir yansıması oluyor. Oturup tüm gelişmeleri görmezden gelebiliriz ama bizim yaklaşımımız girişimci ve insani dış politika anlayışıyla tüm boyutlarıyla bunları ele almak çözümler üretmektir. Attığımız adımlar olacaktır oluyor. Doğu Akdeniz'de Kıbrıs Türkü'nün hakkını ilgilendiren konular. Türkiye'yi Akdeniz'de dışlamaya kalkan ülkeler karşısında biz tüm uyarıları yaptık fakat kimse bunları dikkate almadı. Bu sefer biz karşı hamlelerimizi yaptık. Bu adımları ülkemizin çıkarları için atmamız lazım. Bölgedeki sorunların çözümüne katkı sağlamak için aynı şekilde proaktif bir dış politika izlememiz lazım."</p><p>Rusya ve Türkiye'nin İdlib gündemiyle Moskova'da gerçekleştirdiği görüşmelerin sonuç vermediği iki taraf tarafından da belirtilmişti.&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[6 ülke vatandaşlarına vize muafiyeti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/6-ulke-vatandaslarina-vize-muafiyeti-20762d3211e0a-d9fe-46e8-9e00-a18fd2ced9da2020-02-20T10:08:00+03:00Admin 6 ülke vatandaşlarına vize muafiyeti

6 ülke vatandaşlarına vize muafiyeti

GÜNCEL

Admin
<p>Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Hami Aksoy,</strong>&nbsp;Türkiye'nin, <strong>Avusturya, Belçika, Hollanda, İspanya, Polonya ve Birleşik Krallık</strong>'a vize muafiyeti sağlamasıyla, turizm potansiyeli, ticari, ekonomik ve kültürel ilişkilerin daha da geliştirilmesinin amaçlandığını bildirdi. Sözcü Aksoy, Türkiye'nin, bazı Avrupa ülkelerine vize muafiyeti sağlamasına ilişkin kabul ettiği karar hakkında bir soruya yazılı yanıt verdi.<br /><br />Aksoy, "<em>Avrupa Birliği (AB) Schengen bölgesi üyelerinden <strong>Avusturya, Belçika, Hollanda, İspanya, Polonya ve Birleşik Krallık </strong>vatandaşlarına, 2 Mart'tan itibaren Türkiye'ye gerçekleştirecekleri turistik amaçlı seyahatlerinde her 180 günde 90 gün süreyle vize muafiyeti sağlanması kararlaştırılmıştır</em>" ifadesini kullandı.<br /><br />Bu adımla, anılan ülkelerle turizm potansiyelimizin artırılmasının hedeflendiğini belirten Aksoy, öte yandan, ticari, ekonomik ve kültürel ilişkilerin daha da geliştirilmesinin amaçlandığını kaydetti.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Türkiye 'İdlib'e operasyon yapacağını' bildirdi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/turkiye-idlibe-operasyon-yapacagini-bildirdi-20761d3906219-07e5-4841-a4df-a94dcaaef0522020-02-19T22:53:00+03:00Admin Türkiye 'İdlib'e operasyon yapacağını' bildirdi

Türkiye 'İdlib'e operasyon yapacağını' bildirdi

GÜNCEL

Admin
<p>Independent Türkçe'den Cihat Arpacık'ın&nbsp;<a href="https://www.independentturkish.com/node/134961/haber/t%C3%BCrkiye-idlib-i%C3%A7in-nato%E2%80%99dan-%E2%80%9C%C3%B6nleme-u%C3%A7u%C5%9Fu%E2%80%9D-istiyor#.Xk1rMN5UUdZ.twitter" rel="nofollow" target="_blank">haberine</a>&nbsp;göre, Türkiye, üyesi olduğu NATO'ya İdlib'e yönelik bir harekat gerçekleştireceğini bildirerek NATO'dan şehir üzerinde önleme uçuşu yapmasını talep etti.</p><p>Bugün Partisi'nin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı&nbsp;<strong>Recep Tayyip Erdoğan,</strong>&nbsp;İdlib harekatının an meselesi olduğunu söylemişti.</p><p>Türkiye rejiminin Soçi sınırlarına yani Han Şeyhun gerisine kadar çekilmesini talep ediyor. Bu konuda rejim güçlerine ay sonuna kadar süre verdi.</p><p>Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde bir araya gelen ABD, İngiltere ve Almanya yetkilileri, Esad rejimine Türkiye'nin İdlib'de bulunan gözlem noktalarına saldırmaya son verilmesi çağrısında bulundu.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Sistematik hakem hataları var']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sistematik-hakem-hatalari-var-2076075c94012-c75a-48dc-b72b-28d52053d0d32020-02-19T17:26:00+03:00Admin 'Sistematik hakem hataları var'

'Sistematik hakem hataları var'

SPOR

Admin
<p><strong>Ali Koç, </strong>"TFF Başkanı’nın hangi özel ilişkilerle belirlendiğini, yönetim kurulunun nasıl oluşturulduğunu, oraya kimlerin adamlarını nasıl soktuğunu gördükçe bu kafayla, bu zihniyetle çok fazla bir yol kat edemeyeceğiz" şekinde konuştu.</p><p><strong>Süper Lig'in 23. haftasında Galatasaray ile karşılaşacak Fenerbahçe'de Başkan Ali Koç, gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi.&nbsp;</strong></p><p>Fenerbahçe aleyhine verilen kararların bir klibini basın mensuplarına izleten Koç'un konuşmasından satır başları şöyle:</p><p><em>“Pozisyonlara bütünüyle baktığınız zaman aslında başka bir resim çıkıyor. 4. hafta Alanyaspor maçıyla başladı. Alanya maçında 2 kusurlu gol yedik, kural hatası için başvurduk. Maçta yaşananlardan çok bu başvurunun ele alınış şekliydi. Başvurumuz ulaşmadan en üst yetkili merciden kural hatası yoktur açıklaması yapıldı. Uzun süre karar verilemedi. Az kalsın Whatsapp’dan karar alınacaktı. IFAB raporu var mı yok mu açıklanmadı, bize göre var. Çok lehte bir rapor olsaydı net bir şekilde açıklanırdı. Bunu TFF’ye iletmiştik. Alanya maçında burada iç sahada pek çok maçta verilen, bize gelince verilmeyen, Jailson ile aynı şekilde olan el pozisyonu var. Kayseri’de 3 penaltımız verilmedi. Gazişehir maçında 3 penaltı verildi diye dillendirilen Arda Kardeşler bu maçta vermedi. Tüm Türkiye’nin tartıştığı maç olmasına rağmen haftaya maç aldı. 12. haftada Malatya maçında penaltının tekrar edilmesi gerekirdi ama edilmedi. Allah’ın sopası yoktur ki benzer şey bize oldu.</em></p><p><em>B</em><em>izim kalecimiz kurtardı ama tekrar edildi. Doğru karardı. Ama bize olduğu zaman standart dışı yaklaşım var. Göztepe maçında 2. golü attık. 4 dakika 17 saniye zihniyetiyle bizim golümüzün üstünde istişare edildi. Ne edildi bilmiyorum. Trabzon maçı iyi oynadığımız maçtı. Aut atışına korner verildi ve döndü gol oldu. Bu olabilir ama geçen sene hatırlayın bir derbi deplasmanında yanlışlıkla bir taç atışı verilmiş golle sonuçlandıktan sonra ortalık yangın yerine dönmüştü. Aynı maçta Kruse’nin kaleciye hiçbir teması yokken Vedat’ın golünün verilmemesi, VAR’a gidilmemesi... Gene sesimizi çıkartmadık. Bu başka takım olsa yer yerinden oynamıştı.</em></p><h3><strong>"Bizim lehimize hatalar olsaydı ne federasyonu kalmıştı ne Fenerbahçe Başkanı"</strong></h3><p><em>Bizim lehimize hatalar olsaydı ne federasyonu kalmıştı ne Fenerbahçe Başkanı ne Zorlu toplantısı ne de başka bir şey. 20. haftaya geldik, fazla birikmeye başladı. 20 haftada kurtardığımız penaltı tekrar edildi. Bizim lehimize olan kararda VAR’a gidilmedi. Güya orta hakemin dediği doğruysa VAR beni çağırmadı diyor. Bu haksızlıklarına yeni bir olay eklenmekte. Ankaragücü maçı oynanırken fark etmedik ve hiç iyi oynamadık. O maçta da maçtan sonra net ve bariz bir şekilde taraflı tarafsız spor medyasının söylediği gibi gol öncesi VAR’a gidip iptal etmesi gerekiyordu.</em></p><h3><strong>"Hataların sistematik olduğu ortadadır"</strong></h3><p>Fenerbahçe’nin sezon başından beri yaşadığı bariz hataların sistematik bir durum olduğu apaçık ortadadır. Bizim lehimize ne yapıldı diye baktık. Burada bizim sahamızda oynanan Ankaragücü maçında 2-1 kazandığımız müsabakada attığımız ilk gol Zanka’nın golü aut olması lazım ama korner verdi. Bu pozisyonlara baktığımız zaman oynadığımız futboldan bağımsız baktığımız zaman 14-15 puandan bahsediyoruz. Yarısını hesabımıza saysanız tabloda ne kadar fark ettiğini göreceksiniz. Alanyaspor maçı bardağı taşıran damla oldu derken Ankaragücü maçını nasıl tanımlarız bilemiyorum. Bu işlerin birde saha dışı yaşananları var. Federasyonumuzu yönetimiyle kurullarıyla aldıkları kararlarla şampiyonluk mücadelemizde sadece bizi zayıflatmakla kalmamış, tüm ligin gidişatını yarışın tamamını kökünden etkilemişti. Bu etki ilerledikçe daha da artacak.</p><h3><strong>"Teknoloji iyi niyetle kullanılmayınca..."</strong></h3><p><em>Teknoloji iyi niyetle kullanılmayınca istenen sonucu vermediğini dile getirerek, "Bu zamana kadar 11 maç kazanmışız ama ne hikmetse 9’unda hakemler bir sonraki maç görev alamamışlar. Bu dünyayı bilenler bilir. Hakemler ne ister, her hafta maç yönetmek ister. Hele yeni ortamda, ciddi paraların kazanıldığı ortamda her hafta maç yönetmek geçmişe nazaran çok çok daha büyük önem kazanmıştır. Hakemlere en kuvvetli mesaj nasıl verilir? En kuvvetli mesaj kulağına bir şey fısıldamanın dışında her hafta açıklanan hakem atamalarıdır. Bu aslında bir nevi ödül ve ceza sistemidir. Hakem camiasında herkesin bildiği sıkça kullanılan söz vardır. Hakemler cin gibidir. Atamalara bakar mesajı alırlar. Bir takımın maçını katlettikten 1 hafta sonra o hakemlere birlikte maç verirlerse hakem dünyası o mesajı çok net alır. Nedir örnek 10. hafta Kayseri maçında müthiş kötü yönetim sergileyen Arda Kardeşler ve Turgay kağan Numanoğlu ikilisi 11. hafta beraber Göztepe - Malatyaspor maçına atandı. Bundan daha net mesaj veremezsiniz" açıklamasını yaptı.</em></p><h3><strong>"Bu cesareti nereden buluyorlar"</strong></h3><p><em>Hakemlerimizin söz konusu Fenerbahçe olunca takındıkları bu son derece cüretkar tavrın, hatta ürkütücü boyutlarda olan bu tavırlarını nasıl yorumlayacağımızı, etkilerini nasıl ölçebileceğimizi size bırakıyorum" diyerek, "VAR protokolünü tamamen hiçe sayan uygulamalar özellikle bizim maçlarımızda, diğer maçlarda da norm haline geliyor. Hakemler bu cesareti nereden buluyorlar? Kör göze parmak, cüretkar kararları bile bile verirken kime güveniyorlar? Kariyerini riske edecek boyutta yapılan kasıtlı kararlarda kime güveniyorlar? Ciddi kazançların söz konusu olduğu maçlar yönetilirken... Bu işin hakem boyutu. Pek çok verdiğim örnekte orta hakemin VAR'a gitmesiyle çok daha şey varken bilhassa güven meselesinde VAR’a gitmemeleri akıl alır gibi değil."</em></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Yapılan kasti ve planlı bir zulmü andırıyor']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yapilan-kasti-ve-planli-bir-zulmu-andiriyor-20759f3941bcd-c85a-4974-9e56-58165f6066932020-02-19T17:12:00+03:00Admin 'Yapılan kasti ve planlı bir zulmü andırıyor'

'Yapılan kasti ve planlı bir zulmü andırıyor'

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Uluslararası Af Örgütü </strong>Kıdemli Türkiye Kampanyacısı&nbsp;<strong>Milena Buyum</strong>&nbsp;konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu karar, yargı eliyle yapılan kasti ve planlı bir zulmü andırıyor. <strong>Osman Kavala</strong>’nın yaklaşık iki buçuk yıl cezaevinde tutulduktan sonra tahliye edilmesine karar verilmişken özgürlüğe açılan kapının tekrar kapatılması kendisine, ailesine ve Türkiye’de adaleti savunan herkese yönelik yıkıcı bir darbedir” dedi.</p><p>“Kötücül bir tutukluluk sürecinin bu son perdesi, <strong>Osman Kavala</strong>’nın ve ona kavuşmayı bekleyen ailesinin umutlarını darmadağın etti” diyen Buyum, sözlerini şöyle sonlandırdı:</p><p>“<strong>Osman Kavala</strong> hakkında verilen bu art niyetli ve şoke edici gözaltı kararı yalnızca onun için verdiğimiz mücadeleye devam etme kararlılığımızı artıracak. Türkiye’nin muhalif seslere yönelik amansız baskılarına son vermesinin zamanı geldi. <strong>Osman Kavala</strong> derhal tahliye edilmeli ve kendisine karşı yürütülen cadı avı sonlandırılmalıdır.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Türkiye polis devletine dönüyor']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/turkiye-polis-devletine-donuyor-207582c8e927d-91ec-422f-b5fc-0f2ca402dc422020-02-19T17:03:00+03:00Admin 'Türkiye polis devletine dönüyor'

'Türkiye polis devletine dönüyor'

SİYASET

Admin
<p><strong>Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu </strong>haftalık basın toplantısında konuştu. Karamollaoğlu dün 9 sanığı hakkında beraat kararı verilen Gezi davasına ilişkin olarak umut verici değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>Osman Kavala’nın yeniden gözaltına alınmasını değerlendiren Karamollaoğlu,&nbsp;</strong><em>“Osman Kavala bu sefer farklı bir suçtan dolayı gözaltına alındı. Burada iki durum var; Kavala farklı suçlardan sürekli içeride kalacak. </em><strong>Akıl alır gibi değil! Tutukluluk bir tedbirdir. </strong><em>Tutuklama bir ceza değildir ancak bugün cezaya dönüştü. Hükümet, Amerika'daki Guantanamo'yu örnek alıyor. </em><strong>Allah akıl fikir versin.</strong><em> Burada sen demokrasi var diyeceksin, burada adalet var diyeceksin, burada biz kimsenin hakkına tecavüz etmeyeceğiz diyeceksin ama haksızlığın danikasını sen yapacaksın”</em>&nbsp;dedi.</p><h3><strong>"Türkiye polis devletine dönüyor"</strong></h3><p>Bu hafta gündemimize Gezi Parkı Davasında verilen beraat kararları ile başlamak istiyorum. Öncelikle belirtmeliyim ki hepimizin farklı kanaatleri, olaylara farklı yaklaşımları olabilir. Fakat adalet herkese lazımdır. İnsanların sokağa dökülmeden hakkını adalet kurumlarının çatısı altında alabildiği bir Türkiye’nin inşa edilmesi bizim en büyük temennilerimizden birisidir. Bu sebeple Gezi Parkı Davasında başta Osman Kavala olmak üzere verilen beraat kararlarını umut verici olarak görüyordum, fakat kararın akabinde farklı bir kararla karşılaştık. Basın toplantımıza bir ümitle başlayacakken, bu sabah düşüncelerimizi kökünden sarsan bir haber ile uyandık. Bu konuda göze çarpan bazı hususlar var. Birincisi Osman Kavala farklı gerekçelerle gözaltına alınmaya devam edecek gibi gözüküyor. Bunu bizim havsalamızın alması mümkün değil. Osman Kavala anayasal düzenle mücadele iddiası ile gözaltına alınıyor hâlbuki hakikatte iktidar anayasal düzeni bir kenara iterek kendi kararları istikametinde adalet mefhumunu zorluyor. Daha öncede dile getirdik tutuklama sadece idari bir tedbirdir. Kaçma tehlikesi olan veya mevcut verileri bozma imha etme ihtimali olan insanlar tutuklanırlar. Tutuklama bir ceza değildir, ceza haline gelmemesi lazımdır. Ama ne yazık ki bugün bu hale geldi. Böyle bir mantık olabilir mi? Türkiye tam bir polis devletine dönüyor.</p><h3><strong>"Darbe millete yapılıyor"</strong></h3><p>Malumunuz olduğu üzere son günlerde bir darbe söylentisi aldı başını gidiyor.&nbsp;Darbe endişesi dillerden düşmüyor. Burada birkaç hususa dikkatlerinizi çekmek istiyorum; Ekonomimiz: 4 milyon 396 bin işsiz, 140 milyar lira faiz gideri, 123 milyar lira bütçe açığı ile darbe yemiş durumda.&nbsp;Dış Politika: Suriye başta olmak üzere atılan yanlış adımlar sebebiyle içinden çıkılamayacak şekilde darbe yemiş durumda. Adalet: Adalet sistemimiz güçlünün korunduğu, mazlumun ezildiği, insanların hukuka güveninin kalmadığı bir düzen haline getirilerek darbe yemiş durumda. Ahlak: Yolsuzluk ve israf vaka-i adiye durumuna getirilerek toplum ahlakı darbe yemiş durumda.&nbsp;Tablo apaçık ortada…&nbsp;Siz şimdi oturacaksınız açık oturumlarda darbe olacak mı olmayacak mı diye tartışacaksınız. Asıl darbe bugüne kadar milletimize yapılmıştır ve milletimiz kan ağlamaktadır.</p><h3><strong>"Hukuksuzluk karşısında duracağız"</strong></h3><p>Şu hususu da buradan dile getirmek istiyorum.&nbsp;Herkes bilmeli ki bu milletin iradesine hukuksuz şekilde müdahale etmek niyetinde olan kim var karşısında bizi bulur. Biz 15 Temmuz gecesi bu duruşumuzu net bir şekilde ortaya koyduk. Birileri saklandıkları yerlerde acaba hangi taraf galip gelecek diye beklerken bizim teşkilat mensuplarımız sokaklara döküldü. O gece şehit olan, gazi olan teşkilat mensuplarımız var. Bizim darbeler karşısındaki tutumumuz budur.&nbsp;Eğer bir darbe şüphesi varsa bu ülkenin ilgili kurumları üzerine düşeni yapmalı, bu şüpheyi ortadan kaldırmalıdır. Bu söylentiler milletimizin dikkatini maruz kaldığı sıkıntılardan bir nebze başka tarafa çekse de uzun vadede ülkemizin menfaatine değildir.</p><h3><strong>"Milletimiz sesini duyuramıyor"</strong></h3><p>Bugün geldiğimiz noktada milletimizin en önemli gündem maddesini ekonomi oluşturmaktadır. İnsanımız geçinemiyor; bir tarafta işsizlik bir tarafta yetersiz ücret… Sadece doğalgaz faturaları bile bu kış milletimizin cebini ateş gibi yakmaya yetmiş durumda. İnsanımız bir şekilde sesini duyurmaya çalışıyor, Sn. Erdoğan’ın grup toplantısında;&nbsp;“Çoluğum çocuğum aç. Bana yardım edin” diye feryat eden vatandaşın hali ortada. Geçtiğimiz hafta Konya’da borçlarını ödeyemediği için kendisini kamyonuna asarak intihar eden vatandaşımızın hali ortada. Sizden istirham ediyoruz; bir an bile olsa bu feryada kulak verin.&nbsp;Ünlü sosyolog Emil Durkheim der ki; “Bir toplumda intihar vakaları kısa sürede çok hızlı artış gösteriyorsa, sebebi kişisel nedenler değil, toplumsal sorunlardır” der. Bize kulak vermiyorsunuz bari Emil Durkheim’e kulak verin.&nbsp;Milletimizin feryadına Sn. Cumhurbaşkanı ve mesai arkadaşları kulak vermelidir.</p><h3><strong>"İktidarın zihniyeti ile ekonomi düzelmez"</strong></h3><p>Milletimizin içinde bulunduğu bu sıkıntıdan çıkışın tek yolu bir an önce ekonominin düze çıkarılmasıdır.&nbsp;İktidar haftada bir ekonomimiz büyüyor, uçuyor gibi açıklamalar yapsa da durumun böyle olmadığını görmelidir. Bugüne kadar lafla peynir gemisini yürütemediklerini, ekonomi zihniyetlerinin yanlış olduğunu fark etmelidirler. Doğru isabetli adımlar atılması lazım; yatırımların artması, üretimin artması, ithalatın azalması, ihracatın ivme kazanması lazım bunlar lafla olmaz! İktidarın zihniyetini anlatmak için Zafer Havalimanını örnek göstermemiz yeterli olacaktır. 1 milyon 232 bin yolcu garantisi verilen Kütahya Zafer Havalimanı’ndan geçtiğimiz yıl 82 bin yolcu uçmuş. Şimdi sormak istiyorum bir havalimanı fizibilitesini rant uğruna doğru düzgün hesaplayamayan bu iktidarın Kanal İstanbul gibi projelerine nasıl güvenelim? Bu öngörüsüzlük ekonomimizi içinde bulunduğu krizden nasıl çıkarsın?</p><h3><strong>"Adalet bakanına destek"</strong></h3><p>Gündemimize milletimizin muzdarip olduğu bir başka konu ile devam etmek istiyorum. “Hukukun bittiği yerde tiranlık başlar” Bu sebeple adalet ve hukuk bizim için olmazsa olmazdır, bir devlet adalet ile kaimdir. Bu sebeple “Suçla ve suçlulukla mücadele ederken masum insanları incitmemek gerekir. hakkı ve hukuku yücelttiğimizde başarıya bir adım daha yaklaşmış olacağıza” açıklamalarında bulunan Adalet Bakanı Sn. Abdülhamit Gül’ün bu yaklaşımını değerli ve kıymetli buluyorum. Sayın Bakan’ın bu konuda bir çaba içinde olduğu intibaını taşıyoruz. Kendisi de bilmelidir ki zedelenen adalet müessesinin düzeltilmesi için atılacak her adımın en büyük destekçilerinden birisi Saadet Partisi olacaktır. Çünkü biz inanıyoruz ki adalet olmazsa olmazdır. Adaletin olmadığı yerde zulüm vardır, haksızlık vardır. Kim zulme meylederse karşısında durmamız ne kadar elzemde adalet için sarf edilen en ufak çabanın dahi destekçisi olmamız da bir o kadar elzemdir.</p><h3><strong>"Suriye'de insanlık krizi yaşanıyor"</strong></h3><p>Gündemimizin son başlığı olarak Suriye ve özelinde İdlib’de yaşanan krize değinmek istiyorum. Şu an en büyük sıkıntı Suriye’nin içinde bulunan muhalif silahlı grupların ne olacağıdır. Hem oradaki masum halkın katledilmemesi hem de silahlı güçlerle alakalı sorunun çözülmesi bir süreç gerektiriyor. Türkiye’nin öncülüğünde bölge ülkeleri ile ortaya konulacak bir bölge içerisinde barış içinde tutup orada zulmü önlemek ve insanların huzur içinde yaşamalarını temin etmek esas hedef olarak ele alınmalı. Aksi taktirde bölgede huzurun temin edilebileceğini düşünmüyorum. Bugün BOP’u anlamadan bölgedeki sorunu çözemeyiz. Bu proje ABD’nin projesidir ve bu davasından vazgeçmez. Bu sebeple ABD’nin gazına gelip bölgede ateşi körüklememeyiz. ABD ha bire arkanızdayız vurun diye gaz veriyor. Sayın Erdoğan’ın ABD temsilcisinin gazına gelmeyeceğiz açıklaması ümit verici bir açıklama. Umarız devamı gelir. Suriye’de istikrar sağlanmalı, bölgede akan kan bir an önce durdurulmalıdır. Bakınız 9 yıldır yaşanan bu iç savaş kimsenin faydasına olmadı. Bu savaştan en büyük zararı bu coğrafyanın insanları gördü. Hiç değilse bu noktadan itibaren barış sağlanmalıdır.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Burası İstanbul, sizin oyuncağınız değil']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/burasi-istanbul-sizin-oyuncaginiz-degil-2075751c4240b-ca59-48ca-b698-2e48b06e11f32020-02-19T16:54:00+03:00Admin 'Burası İstanbul, sizin oyuncağınız değil'

'Burası İstanbul, sizin oyuncağınız değil'

YEREL

Admin
<p>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı&nbsp;<strong>Ekrem İmamoğlu</strong>, Resmi Gazete'de yayınlanan ve Ulaşım Koordinasyon Merkezleri'ne (UKOME) bazı bakanlıklardan temsilcilerin katılımına olanak sağlayan düzenlemeyle ilgili soruya, "Güne göre, siyasi hesaba göre, siyasi iktidarın o günkü psikolojisine göre kanun hazırlamak dünyanın hiçbir yerinde yok. Dünyanın hiçbir aklı başında yöneticisinin, yönetiminin böyle bir hamle yapma ihtimali bile yok. Bu şaşırmışlık. Şaşkınlık. Yani oyuncağı elinden alınmış bir çocuk ağlar ya; öyle bir durum. Burası sizin oyuncağınız değil" diye yanıt verdi.</p><p>İmamoğlu sözlerine, "Burası İstanbul. Kadim bir kent. Bugün Ekrem var, yarın başka birisi var, dün başka birisi vardı. Yani buna saygı duyup, birbirimize sarılsak, birbirimizle iyi geçinsek, güzel işler üretsek, konuşsak, ortak akılla işler üretsek… Hayatınız siyaset mi? Hayatınız siyasi partiler mi? Hayatınız siyasi liderler mi? Benim hayatım; 16 milyon insan. Sizin de hayatınız, 83 milyon insan olsun; partiniz, siyasi egonuz değil" diye devam etti.</p><p>İmamoğlu, Sarıyer Belediyesi'ne yaptığı ziyaretin ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin sorduğu sorular ve bu sorulara İmamoğlu'nun verdiği yanıtlar şunlar oldu:</p><h3>"Üzüntünün ötesinde isyan ediyorum"</h3><ul><li><strong>"Bu sabah Resmi Gazete'de yayınlanan yönetmelik değişikliklerinde dikkat çeken bir başlık vardı. Büyükşehirlerin de içerisinde yer aldığı Ulaşım Koordinasyon Merkezleri'nin (UKOME) içeriğinde değişikliğe gidildi. Önce nasıldı, şimdi nasıl olacak? Bazı bakanlıklara da yer verilmiş. O eşitlik dengesi şu an ne durumda?"</strong></li></ul><p>- Eşitlik dengesi denen şey, Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürüyen hususlarla ilgili, İstanbul'daki ilgili kamu kurumlarının da masada olduğu ve orada ortak akılla bir sürecin kararının alınması; ama günün sonunda, İBB'nin neredeyse yüzde 99 oranında hizmet verdiği bir alanda, kararın netleşmesiyle ilgili yine, bir nevi iradenin İBB'de olmasıyla ilgili bir kurul tanımı vardı. Ama bugün gördüğümüz şey; 'Biz buraya, 3 tane daha bakanlıktan eleman yollayalım…' Birisi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan -ne alakası varsa ulaşımla- birisi, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan -onun da ne alakası varsa-… Yazık yani. Kurumlarımıza yazık. 'Biz bunu artıralım. 3-4 tane daha ilave yapalım ve burada çoğunluk elde edelim.' Yani akıl tutulması. Çok üzülüyorum. Üzüntünün ötesinde, artık isyan ediyorum. Niye isyan ediyorum biliyor musunuz? Bunu yapan akıl, 'Ya biz bu seçimi kaybettik, ama biz hâlâ İstanbul'u yöneteceğiz' iradesinde. Akılsız bir irade. Ama böyle bir irade! Bu işi yapan, böyle bir kurulu tanımlayan, Mart seçiminden sonra seçimi iptal eden o bir avuç insanla, aynı akıl. Hiç farkı yok. Aynı akıl, orada devreye giriyor. Bu; bugün UKOME, dün başka bir şeydi, yarın başka bir şey… Böyle ısmarlama iş olur mu? Bunu kanun, bunu hukuk geri çevirecektir. Ben, inanıyorum.</p><h3>Türkiye Belediyeler Birliği'ne "ses çıkarım" çağrısı</h3><ul><li><strong>"Ne yapacaksınız?"</strong></li></ul><p>- Tabii ki hızlıca Danıştay'a başvurumuzu yapıyoruz yürütmenin durdurulması istemiyle, bunun iptaliyle ilgili. Bununla ilgili Danıştay kararları var. Bununla ilgili geçmişte alınmış yargı kararları var. Ve kanuna aykırı. En tehlikeli iş; ama kişidir ama kurumdur, dilsiz şeytanı oynamaktır. Burada susan, en etkili olması gereken kurumlara da buradan sesleniyorum. Bu tavırlarıyla, bizim için, 'yok' hükmünde olmaya devam ediyorlar. Bir tanesi Marmara Belediyeler Birliği'dir, bir tanesi de en üst kurum, Türkiye Belediyeler Birliği'dir (TBB). Burada yapılan; yerel yönetimi, yerel yönetim iradesini ortadan kaldırmak. 'Her şeye Ankara'da biz karar verelim! Vay büyükşehirler nasıl gitti elimizden?' Yahu malınızı mı aldık? İstanbul halkı, bir karar verdi. Saygılı olun. Bu saygı ve demokrasi sürecini takip edecek olan en önemli kurumlardan bir tanesi, -her şeye rağmen- susan TBB'dir. Hangi siyasi kavramla olursa olsun, hangi siyasi partiyle olursa olsun, oraya giren insanların yerel demokrasinin aleyhine, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ndeki, yereldeki özerklik şartıyla ilgili alınmış ortak kararlara aykırı alınan her kararla ilgili sesini çıkartmalı. Tek ses yok! Çıt yok! Siz, belediye başkanısınız. Siz; o, şu, bu, hangi il olursa olsun, milyonlarca insana, milyonlarca iradeye sorumlusunuz. Onun için ben buradan, TBB'yi ses çıkartmaya davet ediyorum. Orada oturun, maaş alın ya da bir şey yapın diye görevler dağıtılmadı. TBB'de, doğrudur, çoğunluğunuz var; seçilmiş olabilirsiniz; ama yerel yönetimlerle ilgili süreci takip etmek zorunluluğunuz vardır. Belediye başkanlarının ve oradaki idarecilerin zorunluluğu ve sorumluluğu vardır. Davet ediyorum onları göreve. Aksi taktirde, bizim için 'yok' hükmünde olmaya devam edecekler. Çok üzülüyorum.</p><h3>"Elinden oyuncağı alınmış çocuk tavrı"</h3><ul><li><strong>"Meclis çoğunluğuyla alınan kararlar, seçimden önce yapılan 'topal ördek' benzetmesi arka arkaya geldiğinde, bunun sadece siyasi bir karar olduğunu mu düşünüyorsunuz?"</strong></li></ul><p>- Tamamen siyasi. İstanbul'da otobüs, minibüs, taksi, her şey, bakın her şey, belediyeyle ilişkili. Kanun, bunun yetkisini İBB'ye vermiş. Sorumluluklarını vermiş. Bazı trafik düzenlemeleri vardır, orada Emniyet devreye girer; o da zaten masada. Ama siz, bütün bu kararları almayla ilgili, ortaya farklı bir ortam yaratmak, 'Burayı biz seçimde kaybettik, ama bak biz yöneteceğiz…' Elinden oyuncağı alınmış çocuk tavrı bu.&nbsp; Her gün ağlamak gibi bir şey. Millet bunun farkında. Bu şekilde davrandıkları sürece, Türkiye demokrasisine zarar vermeye çalışıyorlar. Ama ne biz ne bu ülkenin hukuku, kanunu, gerçek hukukçular, hukuku düzeni ne de halkımız buna müsaade etmeyecek.</p><h3>"Benim hayatım 16 milyon insan, sizin hayatınız da 83 milyon insan olsun"</h3><ul><li><strong>"Düzenlemeyi talep eden İçişleri Bakanlığı ve Çevre Şehircilik Bakanlığı. Onların imzası var. Şimdi önümüzde yerel yönetimler yasa taslağını konuşuyorduk, meclise gelmesi beklenen. Onunla ilgili bir gelişme var mı? Bu onun önayak sesleri olabilir mi?"</strong></li></ul><p>- Önayak demeyelim. Bunların olduğu net. Zaten bahsi geçen kişilerin, kurumların söylemlerine baktığınızda, işte o bir avuç insanın söylemleri zaten. Bugün de uygulamaları o. Yarın da kanun. Başka bir şey beklemiyoruz. Gelen taslağa baktığımızda, o taslak, İstanbul özelinde hazırlanmış bir kanun. Bugün İstanbul'da hangi sorunu yaşıyorlarsa… Nedir sorun? Kanal. Ya bu millet istemiyor kardeşim. 'Bunu nasıl geçiririm, kanunla elimi nasıl güçlendiririm' arayışı. Yani güne göre, siyasi hesaba göre, siyasi iktidarın o günkü psikolojisine göre kanun hazırlamak dünyanın hiçbir yerinde yok. Dünyanın hiçbir aklı başında yöneticisinin, yönetiminin böyle bir hamle yapma ihtimali bile yok. Bu şaşırmışlık. Şaşkınlık. Yani oyuncağı elinden alınmış bir çocuk ağlar ya; öyle bir durum. Burası sizin oyuncağınız değil. Burası İstanbul. Kadim bir kent. Bugün Ekrem var, yarın başka birisi var, dün başka birisi vardı. Yani buna saygı duyup, birbirimize sarılsak, birbirimizle iyi geçinsek, güzel işler üretsek, konuşsak, ortak akılla işler üretsek… Bakın bugün Sarıyer'deyiz 2 saat çalıştık Sarıyer'e. Dün Sancaktepe'deydik. 2 saat çalıştık Sancaktepe'ye. Yani zararda mı görünüyorum? 30 belediyeyi gezdik bu 5-6 ay içerisinde. Her birinin faydasını görüyorum. Yetinmiyorum; bir daha gezmek istiyorum. Çünkü faydalanıyorum. Her gün onlar burada süreci yaşıyorlar. Benden niye faydalanmıyorsunuz? Hayatınız siyaset mi? Hayatınız siyasi partiler mi? Hayatınız siyasi liderler mi? Benim hayatım; 16 milyon insan. Sizin de hayatınız, 83 milyon insan olsun; partiniz, siyasi egonuz değil.</p><h3>"Her gün, her hafta gündemimiz deprem"</h3><p><strong>"İstanbul'da yıkılmakta olan binalarda yaşam devam ediyor. Duvarlardaki çatlaklarda dağılan o beton parçaları. Kentsel dönüşüm de herkes hemfikir, ama gelinen aşama nedir?"</strong></p><p>- Aynı şey aslında. Yetki, bütçe süreci yönetme kabiliyeti, hepsini topla, merkezden alınan kararlarla süreci yöneteceğim iddiasında ol… Yapamazsınız, çuvallarsınız. Ve çuvallıyorsunuz. Biz diyoruz ki; 'Yerelle paylaşın.' Bugün Deprem Konseyi'mizi topluyoruz. Ana gündemimiz tam da bu. Bu şehrin sıkıntılı yapı stokunun envanterini çıkartmak zorunluluğumuz var. Bazı öncü araştırma modellerini devreye sokarak insanları seferberliğe davet edip, 'Oturduğun bina tereddütlü mü, değil mi; buna bir bak kardeşim' diye bir kampanya yürüteceğiz. Sonra eğer bir tereddüt varsa, daha sağlam bir kontrollü süreci telafi etmenin aşamalarını konuşacağız. Tümüyle kentsel dönüşüm. İnsanların can kaybını engelleyici tedbirler alınabiliyorsa, güçlendirmeyi öncelemek zorundayız. Bahsettiğimiz şey, neredeyse yüz binlerce yapı. Yüz binlerce yapının olduğu yerde siz, 'Kentsel dönüşüm' derseniz, sadece akılları karıştırırsınız. Kaldı ki bu şehrin son 20 yılında kentsel dönüşümün kötü bir yeri var. Algı olarak değil, realitede de kötü bir yeri var. İyi yönetilemedi. O bağlamda Deprem Konseyi'ne herkesi davet ettik. Belediye başkanları, Vali, kurumu, kuruluşu; kim gelirse. Gelmeyen kendi bilir. Kim gelirse, orada konuşacağız. Dediğiniz; çatlak vesaire yerlerde, insanların evleriyle ilgili, hamle yapılabilmesi ile ilgili, planla ilgili adımlar atıyoruz, orada da siyaset yapılmaması konusunda. Geçmişte yapıldı. Şahidiyim, yaşadım. İçim yandı, kanım dondu. Niye yapıldığını anlamak için kendime sorduğumda, bir şey çıkaramadım. Deprem siyaset yeri değildir. Konuşalım, çözüm bulalım, bu insanların can güvenliği ile ilgili tedbirli bir kent haline gelelim. Bu şehrin, Allah korusun, büyük bir depremdeki, bana göre 300-400 milyar dolarlık ekonomik zararı olacak. Bu ülkenin en az 2- 3 yılına mal olacak bu şehri tamir etmek. Ki giden canlar da geri gelmeyecek. O bakımdan hayati bir meseledir. Onun için bugün konseyimizi topluyoruz. Her gün, her hafta; gündemimiz deprem.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['FETÖ ile ben de görüştüm']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/feto-ile-ben-de-gorustum-2075686b5a7c5-5aac-45d2-b1a5-3ba317572a9f2020-02-19T15:56:00+03:00Admin 'FETÖ ile ben de görüştüm'

'FETÖ ile ben de görüştüm'

SİYASET

Admin
<p>Partisinin grup toplantısında konuşan <strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, </strong>gündeme dair açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Türkiye’de FETÖ’nün büyümesinde, serpilmesinde herkesin payı olabilir" derken, "Doğrusu ben de görüştüm. Bunu kaçırmama gerek yok" şeklinde konuştu.</p><p>Erdoğan, Gezi Parkı davasında verilen beraat kararını ise 'manevra' olarak yorumlarken, "Bizim ve milletimizin gözünde Gezi'nin ve bu kalkışmanın önünde yer alanların hükmü asla değişmeyecektir." değişmeyecektir ifadesini kullandı. İdlib krizine de değinen Erdoğan, İdlib'e hareketın an meselesi olduğunu belirtti.</p><p><u><strong>Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;</strong></u></p><p>Bu ülkede FETÖ meselesinin çok uzun derin sosyal kültürel kökleri olduğunu bilmeyen kimse yoktur.</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p>AK Parti’den önce olduğu gibi AK Parti döneminde de Türkiye bu süreci yaşamıştır.</p><p>Türkiye’de FETÖ’nün büyümesinde, serpilmesinde herkesin payı olabilir. Ama FETÖ’yü terör örgütü ilan edip ona savaş açan şahsım ve AK Parti’dir.</p><p><strong>"HER GÜN BİRİLERİ FETÖ KONUSUNDA AHKAM KESMEYE ÇALIŞIYOR"</strong></p><p>FETÖ'nün bu ülkede anlaşamadığı görüşemediği tek lider Erbakan Hocamızdır. Erbakan Hocamızdan nefret ederdi. Hiçbir zaman da bir araya gelmemişlerdir. Şimdi Erbakan Hocamla beraber olduğunu iddia eden malum zat onun müritleriyle beraber yürüyor. İsmen zikretmem israf oluyor. Her gün birileri çıkıp FETÖ konusunda ahkam kesmeye çalışıyor. Allah diyen kitap diyen anmaz kılan eşi baş örtülü kim varsa onu tafsiye etmenin yollarını arıyor.&nbsp;</p><p>Başbakanlığım boyunca YAŞ'larda önüme tek bir FETÖ'cünün dosyası gelmedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4d33690f040.jpg" style="height:400px; width:700px" /></p><p><strong>"FETÖ İLE BEN DE GÖRÜŞTÜM..."</strong></p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 2 --></p><p>Meydanı demokrasinin kendilerine sunduğu zemini yalanlarıyla milleti zehirlemek için kullananlara asla bırakmayacağız. Türkiye'nin terörle mücadeleden ekonomi alana kadar her alanda mücadele verdiği şu dönemde ülkenin dikkatini dağıtıp enerjisini dağıtmaya çalışanlara fırsat vermeyeceğiz.&nbsp;&nbsp;</p><p>CHP'nin bir anda karşımıza en büyük FETÖ yandaşı olarak karşımıza çıktı. Hükûmetlerimiz döneminde ülkede bizim gibi düşünmeyen herkes gibi bunlara hukuk ve hakkaniyet sınırları içinde yaklaştık. Doğrusu ben de görüştüm. Bunu kaçırmama gerek yok. Ama Erbakan Hocamın bunlarla ilişkisi olmadığını da az önce ifade ettim."</p><p>Süreç 2010'da başladı. İlk zamanlar bu yağının oluşturduğu tehdidi kendi çevremize dahi anlatmakta zorlandığımızı biliyorum. Hem siyasette hem bürokraside hem de nazımızın geçtiği sivil toplum yapılarında tespit ettiğimiz FETÖ'cüleri süratle tasfiye etmeye başladık.&nbsp;</p><p><strong>"EĞER 15 DAKİKA GECİKME OLSAYDI..."</strong></p><p>İnsan bu şahsın evinin ve cüzdanının en gizli köşesinde 1 dolarlık bir banknot saklayıp saklamadığını da merak etmiyor değilim. Benim orada korumalarım gazi oldu. Bay Kemal senin bunlardan haberin var mı? O sat komandoları hepsi yakalandı. Ama bir kısmı Yunanistan'a kaçtı. Bana da adaya gitmemi tavsiye edenler oldu. Ben de o kardeşimize 'Bu topraklarda doğrum, bu topraklarda öleceğim' dedim.</p><p>Eğer 15 dakika gecikme olsaydı bunlar bizi oralarda vuracaklardı. Ama biz o 15 dakika farkla helikopterimiz kalktı, Dalaman'a oradan da İstanbul'a ulaştık. Ey Kılıdçaroğlu sen hala milleti aldatmakla uğraşıyorsun. Kontrollü darbe. Evet kontrol sizde.</p><p>Şayet darbe başarılı olsaydı ertesi gün Kılıçdaroğlu milletin karşısına hangi sıfatla çıkartılacaktı. Kılıçdaorğlu'nun FETÖ ile ilişkisi 17-25 aralıkla hızlanmış 15 Temmuz'un ardından da zirveye çıkmıştır."</p><p><strong>"ÇITAYI HER GEÇEN GÜN YÜKSELTTİK"</strong></p><p>Her şey gibi siyasi duruşunun da yalan olması tabiidir. Çünkü nice ulusalcı, milliyetçi, liberal, Kemalist diye hatta nice şu veya bu İslami ekolden diye bilinen ismin aslında su katılmamış bir FETÖ'cü çıktığını gördük. Kemal Kılıçdaroğlu için de aynı endişenin içindeyim.&nbsp;</p><p>CHP genel merkezine yeteri kadar bakılmadığı anlaşılıyor. FETÖ'nün istismar ettiği bir takım düzenlemeler bahane edilerek doğrudan milli idare, Meclis doğrudan hedef alınmıştır. CHP yönetimiyle kimi eski askerlerin koç başlığını yaptığı bu oyun, geçmişte darbecilerin milli iradeyi ipotek altına alma yöntemlerinin bir başka versiyonudur."</p><p>Biz FETÖ ile mücadeleyi başlattıktan sonra her geçen gün çıtayı daha da yükselttik. FETÖ'nün 40 yıllık birikimini riske atarak başlatığı darbe girişinin sebebi bizim kararlılığımız değil midir arkadaşlar?"</p><p>Bunların bir kısmı Amerika'da, bir kısmı Almanya'da, Fransa'da Afrika'nın değişik ülkelerinde. Kendi ifadesiyle; 'Dünyanın 160 ülkesinde varız' diye. Böyle diyor. Böyle bir çalışma ve böyle bir serpilme olayı. Biz de bunları 160 ülkede kovalıyoruz. Bütün ulaştığımız liderlere bunları bize verin diyoruz. En son Pakistan'dakini de aldık. Orayı da temizledik.&nbsp;</p><p><strong>GEZİ&nbsp;PARKI&nbsp;DAVASINA&nbsp;İLİŞKİN&nbsp;AÇIKLAMA</strong></p><p>Taksim'deki Gezi Parkı'nda güya ağaç ve çevre hassasiyeti bahanesiyle başlayan olaylar millete ve devlete karşı sivil bir darbe halini almıştı.&nbsp;</p><p>Bay Kemal aydınlık gençler diyor, bunlar aldatılmış gençler. O gençlere çevreci sıfatı verilerek bu ülkede milyonlarca ağaç diken bir iktidara ağaç sökme yaftası yapanlara ben sadece lanet okurum. Çağrıyı yapıyor mu Bay Kemal, yapıyor. Oraya avanesini topluyorlar.</p><p>3 ay boyunca kimi büyükşehirlerimizin meydanlarının yakılıp yıkıldığı bu hadisenin en küçük bir masum tarafı yoktur. Kimin ne olduğunu bilmeniz açısından bu çok önemli; bakınız bunlar masum bir ayaklanma hadisesi değildir. Bunlar ciddi manada perde arkasında soroz türü bazı ülkeleri ayaklandırmak suretiyle oraları karıştıran tipler vardır. Onun da Türkiye ayağı malum içerideydi. bir manevrayla dün onu beraat ettirmeye kalktılar. Onunla beraber başkaları da bu&nbsp;işin içinde.&nbsp;</p><p>Sevsinler senin aydınlık gençlerini,. Bunlar tamamıyla sayenizde aldatılmış gençler. Siz değil misiniz terörist olarak tescil edilmişlerin posterlerini, Atatürk Kültür Merkezi'ne asanlar siz değil miydiniz? AKM'nin Taksim'e bakan cephesinde bu posterleri görmedik mi? Kimler gerdi, kimler astı bu posterleri? Bay Kemal işte senin takımın yaptı. Sizin aydınlanmış gençleriniz bunlarsa yandık. Bizim aldatılmış gençlere ihtiyacımız yok. "</p><p><strong>"BİZİM İÇİN GEZİ'NİN HÜKMÜ ASLA DEĞİŞMEYECEKTİR"</strong></p><p>Her kim bu olayları masum bir çevre hareketi olarak tanımlıyorsa bu ülke ve milletin düşmanıdır.&nbsp;Toplumumuzu bölmeyi amaçlayan Gezi olaylarını milletimizle omuz omuza vererek bitirdik. Gezi'de başaramadıklarını 17-25 Emniyet Yargı girişiminde denediler. Bunu da bozduk .Bu defa Çukur eylemleriyle doğrudan topraklarımızı bölmeye çalıştılar. "</p><p>Bizim ve milletimizin gözünde Gezi'nin ve bu kalkışmanın önünde yer alanların hükmü asla değişmeyecektir. Milletimiz müsterih olsun bu meseleyi de sonuna kadar kararlılıkla takip edecek, adaletin tecellisi için son nefesimize kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.</p><p>Türkiye'nin ve Türk milletinin aleyhine olan her kampanyanın olduğu gibi bunun da öncülüğünü CHP yapıyor.&nbsp;</p><p><strong>İDLİB KRİZİ HAKKINDA</strong></p><p>Son günlerde kasıtlı bir kampanya ile karşı karşıyayız İdlib'de artık son uyarılarımızı yapıyoruz. Ama şu ana kadar arzu ettiğimiz aşamaya gelmedi. Bir gece ansızın gelebiliriz. İdlib'de bir harekât an meselesidir.&nbsp;</p><p>Avrupa Birliği'nin Libya ile ilgili olarak herhangi bir karar alma yetkisi yoktur. AB, durumdan vazife çıkarmanın gayreti içerisindedir. Oradan da kendine bir vazife çıkarıyor. Bu yetkiyi nereden alıyorsun? Böyle bir yetkin yok. Türkiye'nin konumu farklı.&nbsp;</p><p><strong>EKONOMİ</strong></p><p>Hâlâ ekonomi üzerinden bizi vurmaya çalışan densizler var, diğer alanlarda ne yaşarsak yaşayalım ekonominin dinamiklerini güçlü tutmaya hep önem gösterdik. Son bir buçuk yılda ekonomi alanında çok büyük ve tarihi bir mücadele veriyoruz. Bu mücadeleyi en az sınırlarımızın dışında yürüttüğümüz harekâtlar kadar önemli görüyoruz.&nbsp;</p><p>Bizi kur faiz enflasyon şeytan üçgenine hapsederek teslim olmaya çalışanları bir kez daha hüsrana uğrattık.&nbsp;</p><p>Piyasa faizleri bakımından Gezi olayları dönemi seviyesinin daha gerisine ulaşmış durumdayız ey Geziciler bunu iyi öğrenin. Ülkemizle ilgili büyüme tahminleri sürekli olarak yukarı yönde revize ediliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Cilt soğuklara karşı savunmasız kalır]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/cilt-soguklara-karsi-savunmasiz-kalir-20755b355915a-b783-477f-b579-c34979fba6792020-02-19T15:38:00+03:00Admin Cilt soğuklara karşı savunmasız kalır

Cilt soğuklara karşı savunmasız kalır

SAĞLIK

Admin
<p>Kış aylarında cildi nemlendirmeye yarayan doğru ürünler kullanmak, bol su tüketmek ve dengeli beslenmek önem kazanıyor. <strong>Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ayşe Gökçe Tümtürk,</strong> kış aylarında cilt sağlığını korumak için önerilerde bulundu.</p><p><strong>Cilt soğuklara karşı savunmasız kalır</strong></p><p>Soğukların etkisiyle insan cildi dış etkenlere karşı daha zayıf ve savunmasız hale gelir. Derinin soğuk havayla temas eden yüz ve eller gibi bölgeleri kuruyarak kızarmakta ve hassaslaşarak çatlamaktadır. Kışın vücuttaki kan dolaşımı yavaşlamakta, cildin gereksinim duyduğu besleyici maddeleri alması zorlaşmaktadır. Bu olumsuzluklar sonucunda cilt kuruluğu ortaya çıkar, ter ve yağ bezleri daha yavaş çalışır. Kendini dış etkenlere karşı koruyamayan ciltte kaşınma, kızarma ve renk değişimi oluşur. Esnekliği azaltan cilt dokusunda çatlamalar ve pullanmalar görülür. Kışın cilt bakımına özen gösterilmediği takdirde ise kırışıklık, sarkma, çatlama, lekeler ve akne gibi sorunlar ortaya çıkabilir.</p><p><strong>Cilt tipine göre doğru ürün kullanılmalı</strong></p><p>Cilt tipleri genel olarak kuru, yağlı ve normal ciltler olarak üçe ayrılmaktadır. Yağlı ciltlerde yüz sadece su ile yıkandıktan kısa süre sonra ciltte parlama oluşur ve gözenekler açılır. Yüz yıkandıktan 1 saat sonra gerginlik hissi, pullanmalar, kızarıklıklar oluşması cildin kuru olduğunun göstergesidir. Normal cilt tiplerinde ise bu olumsuzluklar ortaya çıkmaz.</p><p>Yağlı ciltlerde yağ derinin üzerini kapatarak soğuk ve kuru hava ile rüzgara karşı kalkan oluşturur. Kış aylarında kuru ciltli insanlar daha çok sorun yaşamaktadır. Olumsuzlukların yaşanmaması için cilt tipine uygun doğru ürünler kullanılması gerekir.</p><p><strong>Sağlıklı bir cilt için dengeli beslenilmeli</strong></p><p>Kış aylarında cildin ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri almak için doğru ve dengeli beslenmek önemlidir. &nbsp;Cildin özellikle kış aylarında ihtiyaç duyduğu Omega 3’ü vücuda alabilmek için balık tüketilmelidir. Taze sebze ve meyveler, beslenme programında kesinlikle olmalıdır. Dengeli ve sağlıklı beslenme sayesinde cildin ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve doymamış yağlar vücuda alınmaktadır. Sağlıklı bir cilt için kabuklu çiğ yemişler ve tohumları tüketmek son derece yararlı olacaktır.</p><p><strong>Sağlıklı ve parlak bir cilt için öneriler:</strong></p><ol><li>Kışın soğukta mutlaka eldiven ve bere kullanılmalıdır. Atmosferin soğuk ve kirli havasından etkilenen cilt, akşam uygun temizleyicilerle arındırılmalıdır.</li><li>Cildi nemlendirmek için bol su ve sıvı tüketmek gerekir. Özellikle kış aylarında su tüketimi azalmaktadır. Vücuttaki zararlı toksinler dışarıya ter yoluyla atılmaktadır. Günde an az iki litre su içmek ciltteki kırışıklıkları azalmasına neden olacaktır.</li><li>Çok sık duş almak cildin kendini nemlendirmek için ürettiği doğal yağı azaltmaktadır. Özellikle kış aylarında bu alışkanlık minimum düzeye indirilmelidir.</li><li>Kışın kadınların makyaj yaparken kullandıkları fondöten gibi kapatıcılar yüzde uzun süre kalmamalıdır. Gün sonunda uygun ürünlerle yüz temizlenerek gözenekler açılmalıdır.</li><li>Genelde yapılan işle ilgili olarak çok sık el yıkanıyorsa, doğru ürünlerle eller çok sık nemlendirilmelidir.</li><li>Alerjik ve hassas cilt tipine sahip kişilerin dermatologlarla görüştükten sonra kendilerine uygun ürünleri kullanması gerekir. Tavsiye üzerine kullanılan ürünler bazen cilde yarar yerine zarar vermektedir.</li><li>Kışın özellikle yüksek rakımlı alanlarda yaşayanlar ile kayak yapanların güneşin ultraviyole ışınlarından korunması için doğru ürünler kullanması gerekir.</li></ol><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[SAHA Derneği’nden sanatçılara yeni bir mekân]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/saha-derneginden-sanatcilara-yeni-bir-mekan-207545bda3a37-18ed-406c-bce2-fc08ad5e3b502020-02-19T15:27:00+03:00Admin SAHA Derneği’nden sanatçılara yeni bir mekân

SAHA Derneği’nden sanatçılara yeni bir mekân

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p><strong>SAHA Studio </strong>davetli sanatçılara en az altı ay boyunca çalışma mekânı, danışmanlık ve eser üretim fonu sağlıyor. Sergi, koleksiyon ve atölye ziyaretleri, portfolyo değerlendirmeleri, seminerler ve yurtdışı gezilerle sanatçıların gelişimine katkıda bulunuyor. <strong>SAHA Studio,</strong> sadece Türkiye’den sanatçıları değil, yurtdışından küratörleri de ağırlayarak araştırmalarına ve İstanbul sanat ortamıyla etkileşimlerine yardımcı oluyor.</p><p>SAHA Studio’nun sanatçılara sunduğu olanaklara değinen <strong>SAHA Derneği Direktörü Çelenk Bafra;</strong> “Sanatçıların etkileşim ve üretkenliklerini tetikleyecek esnek bir ortam yaratmaya çalıştık. SAHA Studio’da davet ettiğimiz her sanatçı, sunduğumuz bilgi, birikim, ekip, mekân ve imkândan yararlanırken kendi deneyimlerini de programa kattı. SAHA Studio’nun ilk döneminde asıl kazanımın ortaya çıkan eser ve projeler kadar Larissa Araz, Alper Aydın, Özgür Demirci ve Sibel Horada ile geliştirdiğimiz birbirinden öğrenme kültürü olduğuna inanıyorum” dedi.</p><p>Derneğin misyonu hakkında bilgiler veren <strong>SAHA Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Eczacıbaşı </strong>ise<strong>; </strong>“SAHA Derneği, çağdaş sanatı destekleme amacında birleşen üye ve destekçileri bir araya getiriyor. Sanatçılarımızın kâr amacı gütmeyen müze ve kurumlardaki yayın ve üretimlerine destek veriyoruz. 2013 yılından bu yana kurduğumuz yurtdışı işbirlikleriyle, misafir sanatçı programlarına Türkiye’den düzenli katılım sağlıyoruz. Yeni projemiz <strong>SAHA Studio</strong> ile mevcut ekosistemin ihtiyaçlarına cevap verip sanat profesyonellerinin küresel ağlarla bağlarını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.&nbsp;</p><p>SAHA Studio’ya sanatçılar, misafir sanatçı programı çerçevesinde deneyimli bir kurul tarafından davet ediliyor. Küratör ve eğitmen&nbsp;<strong>Vasıf Kortun</strong>, sanatçı&nbsp;<strong>Hera Büyüktaşçıyan</strong>&nbsp;ve</p><p>SAHA Studio’nun direktörü küratör&nbsp;<strong>Çelenk Bafra</strong>’dan oluşan kurul, İstanbul dışındaki sanat inisiyatifleri&nbsp;<strong>Hayy</strong>, <strong>Karantina</strong>, <strong>Loading</strong>, <strong>sub </strong>ve <strong>Torun’</strong>dan da sanatçı önerisi alıyor.&nbsp;SAHA Studio’nun ikinci döneminin ise Mart - Eylül 2020 arasında beş yeni sanatçıyla devam etmesi planlanıyor.</p><p>Ağustos 2019’da başlayan ilk dönemine davet edilen sanatçıların projeleri, 20, 21 ve 22 Şubat 2020 tarihlerinde izleyiciler tarafından SAHA Studio’da gezilebilecek.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[BAT Türkiye değer yaratmaya devam ediyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bat-turkiye-deger-yaratmaya-devam-ediyor-2075379db615c-0d38-4770-b8a3-bf29c6e7bb242020-02-19T14:54:00+03:00Admin BAT Türkiye değer yaratmaya devam ediyor

BAT Türkiye değer yaratmaya devam ediyor

EKONOMİ

Admin
<p><strong>Top Employers Institute </strong>her yıl şirketleri "yetenek stratejisi, iş gücü planlama, yetenek kazanımı, işe alım ve uyum programları, öğrenim ve gelişim imkânları, performans yönetimi, liderlik gelişimi, kariyer ve başarı yönetimi, ücretlendirme ve yan haklar ile şirket kültürü" kriterlerine göre değerlendiriyor.</p><p>Çalışan mutluluğunu şirket kültürünün merkezine koyan uygulamalar ve projelerle, global ve saygın bir kuruluş tarafından takdir edilmekten mutluluk duyduklarını belirten&nbsp;<strong>BAT Türkiye, Kafkaslar ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Gökhan Bilgiç,&nbsp;</strong>“Doğrudan ve dolaylı 3 bini aşkın çalışanımızla büyük bir aile olduğumuz BAT Türkiye’de, tüm çalışanlarımızın potansiyelini gerçekleştirmesine imkân tanıyan, fikirlerini açıkça söyleyebildikleri ve yeni deneyimler edinmeye cesaretlendirildiği bir çalışma ortamı yaratmak için çalışıyoruz. Bu doğrultuda, yıllardır başarıyla sürdürdüğümüz uygulamalarımıza her geçen yıl öncü nitelikte sayabileceğimiz yeni projeleri de ekliyoruz. Fark yaratan tüm çalışmalarımızla 3. kez ‘En İyi İşverenler’ arasında seçilmenin haklı gururunu yaşıyoruz.” dedi.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4d252ae9d69.jpeg" style="height:728px; width:700px" /></p><p>BAT Türkiye’nin gelişmiş ve sürdürülebilir bir insan kaynakları stratejisine sahip olduğunun göstergesi olan yeni bir gelişmeyi de paylaşan&nbsp;<strong>Bilgiç,&nbsp;</strong>“Yakın zamanda gerçekleştirilen yeni bölge yapılanması doğrultusunda BAT Türkiye; Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan’a da liderlik ederek toplam 11 pazardan sorumlu oldu. Bu gelişme Türkiye’nin insan kaynağına ve operasyonlarına duyulan güvenin bir göstergesi olması açısından mutluluk verici” şeklinde konuştu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[BM, iklim değişikliği anketini başlattı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/bm-iklim-degisikligi-anketini-baslatti-20752cf53ff4b-0438-4ea6-a072-c50648fce3782020-02-19T14:47:00+03:00Admin BM, iklim değişikliği anketini başlattı

BM, iklim değişikliği anketini başlattı

DÜNYA

Admin
<p>Mission 1.5, dünyada 20 milyon insana, iklim değişikliğini sınırlamak için hükümetlerinin neler yapmasını istediklerini söyleme fırsatı vermeyi amaçlıyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) öncülük ettiği kampanya, dünya kamuoyunda okul boykotları ve kitlesel protestolar dahil büyük bir dip dalgası yaratan yurttaşlar ile hükümetler arasındaki kopukluğu gidermeyi umuyor.</p><p>Kampanya, UNDP’nin yanı sıra oyun geliştirme, iklimbilim ve kamuoyu araştırması uzmanları tarafından geliştirilen internet ve mobil tabanlı video oyunu üzerine kurulu. Oyuncular, iklim hakkında politika belirleyici rolünü oynuyor ve küresel ısınmayı 1,5 derece Celsius altında tutmak için karar vermeye çalışıyorlar.</p><p>Oyun sonrasında oyunculardan, benimsenmesini istedikleri temel iklim eylemleri için oy kullanmaları isteniyor. Bu veriler analiz edilecek ve hükümetlere verilecek. Bilindiği üzere, hükümetlerin elinde iklim eylemine ilişkin kamuoyu görüşleri hakkında güvenilir bilgi pek yok.</p><p>İklim değişikliği hakkında daha önce yapılan en büyük uluslararası kamuoyu araştırması, 2015 Paris İklim Müzakerelerinden hemen önce yapılmış ve 76 ülkede 10.000 insanın görüşleri alınmıştı.</p><p>Mission 1.5 oyununa&nbsp;<a href="https://eur03.safelinks.protection.outlook.com/?url=http%3A%2F%2Fwww.mission1point5.org%2F&amp;data=02%7C01%7Cdylan.lowthian%40undp.org%7C5e1f72d5463649da9fb608d7ae500e8c%7Cb3e5db5e2944483799f57488ace54319%7C0%7C0%7C637169531166790000&amp;sdata=5qGNrZ%2BWbWv4nHe7FQ72ocR5en3ZjFDthATJyV7PW4Y%3D&amp;reserved=0" target="_blank">www.mission1point5.org</a>&nbsp;sitesinden ulaşılabiliyor ve dünyanın her ülkesinde herkes tarafından oynanabiliyor.</p><p><strong>UNDP Türkiye,</strong> sektörler ve kentlerin iklim değişikliğine uyum kapasitesini güçlendirmek suretiyle toplumsal dayanıklılığı artırmak amacıyla özel sektör, üniversiteler, STK’lar, belediyeler ve T.C. Hükümeti ile yakın işbirliği halinde çalışıyor.</p><p><strong>UNDP Başkanı Achim Steiner </strong>şunları söyledi: “Özel sektörden ve kamudan ortaklarla birlikte, bu kampanya sayesinde, iklim krizi için çözümleri iki yönlü ve yenilikçi biçimde tartışmak için milyonlarca insanı ve hükümetlerini birbiriyle buluşturabilecek ve bu yılın ikinci yarısında Glasgow’da yapılacak COP26 İklim Müzakereleri öncesinde istek düzeyini artırabileceğiz.”</p><p>İklim kriziyle mücadele için devlet ve devlet dışı aktörler arasında işbirliğinin önemini vurgulayan UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Claudio Tomasi şunları söyledi: “İklim değişikliğiyle mücadelede iş dünyası, STK’lar, üniversiteler, belediyeler ve hükümetlerin eylemleri sürekli iletişim, kapsayıcı çözümler ve daha iyi yönetişim modellerine ihtiyaç duyuyor. Kimseyi geride bırakmayan, gelecek nesillerin doğası ve haklarını güvence altına alan çözümler bulmalı ve uygulamalıyız. Mission 1.5, salt küresel sıcaklık artışını 1,5 derece Celsius altında tutmak konusunda değil, aynı zamanda Gelecek 1.5’u şekillendirmek amacıyla eşitsizliklerin giderilmesi hakkında da kamuoyunun sesinin duyulmasına ilişkindir.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Sigara insan sağlığının en büyük tehdidi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sigara-insan-sagliginin-en-buyuk-tehdidi-20751ca74f2c0-7027-4dc5-90be-c0cd68bbb59a2020-02-19T14:40:00+03:00Admin Sigara insan sağlığının en büyük tehdidi

Sigara insan sağlığının en büyük tehdidi

SAĞLIK

Admin
<p>Bunun yanı sıra bırakması epey uğraş veren bir bağımlılığa da sebep oluyor.Başta psikoterapi, akupunktur ve medikal yöntemler olmak üzere; bağımlılıktan kurtulmanın pek çok yolu mevcut.</p><p><strong><em>Doç. Dr. Cem Arıtürk, sigaranın sağlığa zararlarını ve bıraktıktan sonra vücuttaki olumlu değişmeleri anlattı.</em></strong></p><p>Dünyadaki kamu kuruluşları ve özel sağlık örgütleri sigara ile mücadelede büyük çaba sarf ederken günümüzde pek çok ülkede yasal düzenlemelerle toplu alanlarda sigara kullanımına kısıtlamalar getiriliyor. Böylece oluşturulan dumansız hava sahaları sayesinde sigara içmeyip dumanına maruz kalan herkes koruma altına alınarak özgürce nefes alabiliyor.</p><p>Sigaranın vücuda olan zararlarının saymakla bitmeyeceğinin altını çizen&nbsp;<strong>Acıbadem Fulya Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cem Arıtürk,</strong>&nbsp;“Sigaranın hayattaki en tehlikeli ve kötü arkadaşınız olduğunu söyleyebilirim. Beraber geçirdiğiniz her 5 dakika için hayatınızdan 12 dakika çalıyor. Erkekseniz hayatınızın ortalama 14,5 yıl, kadınsanız 13,2 yıl kısalmasına yol açıyor. Dünya’da her yıl 5 milyon insanın ölümünden sorumlu tutuluyor. Sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu, depresyon (çökmüş duygu durum ve hiçbir şeyden zevk alamama), çevreye ve hayata karşı ilgi ve istek azalması, yorgunluk, enerji azalması, bitkinlik gibi ruhsal belirtilere sebep oluyor.</p><p>Baş dönmesi, kabızlık, ağız kuruluğu, göğüste baskı hissi, uyku bozukluğu, iştah azalması gibi fiziksel bulguların nedeni olabiliyor. Hipertansiyon, ateroskleroz (damar sertliği), anevrizma gibi kardiyovasküler hastalıkların belli başlı majör risk faktörlerinden birisi olduğu biliniyor. Kalp krizi geçirme riskinizi 4 kat arttırıyor. Başta akciğer ve gırtlak kanseri olmak üzere pek çok kanserin en önemli nedeni. Her türlü enfeksiyon hastalıklarına yakalanma ihtimalini 2,5 kat arttırıyor. Cinsel fonksiyon bozukluklarının en önemli organik nedenlerinden birisi olduğu biliniyor.</p><p>Hücresel düzeyde çok ciddi oksidatif strese ve “paslanma”ya neden olarak hücrelerin ve dolayısı ile vücudun hem fonksiyonunu bozuyor hem de C,D vitaminleri gibi antioksidanlara olan ihtiyacını arttırıyor. Beraber olan herkesin ayrılmayı istemesine rağmen %70’inin başarılı olamayacağı kadar dirençli bir bağımlılığa neden oluyor. Bağımlılığının; beyin hücresel yapısında ve fonksiyonlarında kalıcı değişiklikler ile giden, dürtüsel, önüne geçilemeyen, tekrarlayan kullanımı davranışı ile kendini gösteren kronik bir beyin hastalığı olduğu kanıtlanmış durumda” dedi.</p><p><strong>Doç. Dr. Cem Arıtürk,&nbsp;</strong>sigaranın içmenin bırakıldığı andan itibaren vücuttaki olumlu değişmeleri şöyle sıralıyor:</p><p>20 dakika sonra kan basıncınız ve nabzınız normalleşmeye başlıyor.</p><p>8 saat sonra kandaki oksijen seviyeniz normale döner ve kalp krizi geçirme riskiniz azalmaya başlar.</p><p>24 saat sonra vücudunuz karbonmonoksitten temizlenmeye başlıyor.</p><p>48 saat sonra kanınızdaki nikotin düzeyi azalıp tat ve koku alma duyularının etkinliği artıyor.</p><p>72 saat sonra rahat nefes alıp vermeye başlıyor ve hava yolları kendi kendini temizlemeye çalışıyor.</p><p>2-12 hafta sonra tüm vücuttaki dolaşımınız düzeliyor, solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskiniz azalıyor ve yürürken yorulma ve nefes tıkanması daha az görülüyor.</p><p>3-9 ay sonra öksürük, kısa aralıklarla nefes alıp verme ve hırıltılı soluk alıp verme gibi solunum yolu problemleriniz düzelerek, akciğer fonksiyonlarınız belirgin derecede artıyor.</p><p>12 ay içinde koroner kalp hastalığı riskiniz yarı yarıya azalıyor.</p><p>5 yıl sonra pek çok organda kanser ihtimaliniz yarı yarıya azalıyor.</p><p>10-15 yıl sonra kalp krizi geçirme riskiniz o arkadaşınızla hiç birlikte olmamış kişilerle aynı seviyeye iniyor.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[ASY 1905 Derneği çalışmalarını duyurdu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/asy-1905-dernegi-calismalarini-duyurdu-2075090ff54ea-5e43-4e28-96e3-8b2d216090272020-02-19T14:26:00+03:00Admin ASY 1905 Derneği çalışmalarını duyurdu

ASY 1905 Derneği çalışmalarını duyurdu

GÜNCEL

Admin
<p><strong>ASY 1905 Derneği, Galatasaray sevgisi merkezinde bir araya gelen son derece kıymetli insan kaynağını, yine Galatasaray Spor Kulübü’nün ilişki ve çıkarları için yüksek seviyede organize etmeyi ve bir araya getirmeyi amaçlıyor.</strong></p><p>ASY 1905, 18 Şubat Salı akçamı saat 19.05’te Maçka’daki dernek merkezinde bir davet düzenleyerek, çalışmalarını resmi olarak duyurdu. Düzenlenen davete, Galatasaray’ın tüm eski başkanları ve Galatasaray protokolü davet edildi. Ayrıca kulübe ve camiaya hizmet etmiş ve eden önemli isimler, sarı-kırmızı renklerle özdeşleşmiş kişiler ve gazeteciler de davetliler arasında yer aldı.</p><p>Galatasaray’ın eski başkanlarından <strong>Selahattin Beyazıt</strong>’ın ASY 1905 Derneği için özel olarak hazırladığı konuşma metninin okunması ile başlayan davette, ASY 1905 Başkanı <strong>Prof. Dr. Nejat Güney </strong>de bir konuşma yaptı. Konuşmasında derneğin kurulma amacını şöyle açıkladı: ’Derneğimizin kurulmasındaki amaç, Galatasaray camiası insan kaynağının, Galatasaray Spor Kulübü ilişki ve çıkarlarının en yüksek seviyede tutulması için eşgüdüm içinde kullanabileceği şekilde teşkilatlanmasıdır…’</p><p>Konuşmasında dernek ilkelerine de değinen Prof. Dr. Güney, şu sözlerle devam etti: ’Derneğimizin üyeleri, Galatasaray’ın kimseye hizmet etmediğini, Galatasaray’a hizmet edileceğini ön koçul olarak kabul etmişlerdir.’</p><p>Prof. Dr. Güney, konuşmasını: ’ASY1905 derneği bir öze dönüş hareketidir. Açık fikirli, ahlaklı, özverili, samimi, güçlü ve kararlıyız.’ sözleriyle sonlandırdı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4d1dcab2a2b.jpg" style="height:458px; width:700px" /></p><p>1905 yılında, derneğe ismini veren <strong>Ali Sami Yen</strong> önderliğindeki küçük bir arkadaş grubunun büyük hedefleri doğrultusunda kurulan ve o günden bu yana Türkiye’nin en önemli markalarından biri haline gelen Galatasaray’ı Galatasaray yapan değerleri esas alan dernek, hiçbir çıkar ya da karşılık gözetmeksizin camia için birleştirici güç olmayı hedeflemenin yanı sıra spora destek verecek sosyal sorumluluk, eğitim, etkinlik gibi faaliyetlerde bulunmayı da hedefliyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Yapay zeka çok büyük potansiyel sunuyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yapay-zeka-cok-buyuk-potansiyel-sunuyor-207492f54c008-ac35-4c75-b0fb-e5b178f942a72020-02-19T14:09:00+03:00Admin Yapay zeka çok büyük potansiyel sunuyor

Yapay zeka çok büyük potansiyel sunuyor

TEKNOLOJİ

Admin
<p>Bosch’un yapay zeka etik kuralları şu ilkeye dayanıyor: Tüm yapay zeka tabanlı kararlarda son söz insanlarda olmalıdır. Berlin’de düzenlenen şirketin yıllık IoT konferansı Bosch ConnectedWorld’ün (BCW) açılışında, <strong>Bosch CEO’su Volkmar Denner,</strong> “Yapay zeka, insanlara hizmet etmelidir. Yapay zeka etik kurallarımız, çalışanlarımıza akıllı ürünlerin geliştirilmesi konusunda rehberlik sağlıyor. Amacımız, insanların yapay zeka ürünlerimize güvenmesini sağlamaktır.” dedi.</p><p>Yapay zeka, Bosch açısından hayati öneme sahip bir teknoloji. 2025 itibarıyla tüm Bosch ürünlerinin ya yapay zeka içermesi ya da yapay zeka yardımıyla geliştirilmiş veya üretilmiş olması hedefleniyor. Şirket, yapay zeka ürünlerinin sağlam, güvenilir ve açıklanabilir olmasını istiyor. Bosch CDO ve CTO’su <strong>Michael Bolle,</strong> “Yapay zeka bir kara kutu olursa, insanlar ona güvenmeyecektir. Ancak ağa bağlı bir dünyada güven esas olacaktır.” dedi. Bosch, güvenilir yapay zeka tabanlı ürünler üretmeyi hedefliyor. Etik kurallar, Bosch’un bir yenilik arayışını sosyal sorumluluk hissi ile bir araya getiren “Yaşam için teknoloji” sloganına dayanıyor. Önümüzdeki iki yıl içerisinde Bosch, 20.000 çalışanına yapay zeka kullanımı konusunda eğitim vermeyi planlıyor. Bosch’un bu teknolojinin sorumlu kullanımını yöneten yapay zeka etik kuralları, bu eğitim programının bir parçası olacak.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4d1960cf59f.jpg" style="height:466px; width:700px" /></p><p><strong>Yapay zeka, çok büyük bir potansiyel sunuyor</strong></p><p>Yapay zeka, ilerlemenin ve büyümenin global itici gücü. Örneğin, yönetim danışmanı PwC, bugün ve 2030 yılı arasında yapay zekanın Çin’de GSYİH’yi yüzde 26, Kuzey Amerika’da yüzde 14 ve Avrupa’da ise yaklaşık yüzde on civarında artıracağını öngörüyor. Bu teknoloji, ulaşım, iklim eylemi, tıp ve tarım gibi birçok alanda zorlukların üstesinden gelmeye ve sonuçları optimize etmeye yardımcı olabilir. Algoritmalar, çok yüksek miktarlarda veriyi değerlendirerek kararları gerekçelendirebiliyor ve otonom olarak alabiliyor. Böylece, bağlayıcı AB standartlarının yürürlüğe girmesinden çok önce Bosch, bu teknolojinin kullanımının ortaya çıkarttığı etik soruları aktif olarak ele alma kararını aldı. Bu sürecin ahlaki dayanağı, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirgesi’nde yer alan değerler tarafından sağlanmaktadır.</p><p><strong>Kontrol, insanlarda olmalıdır</strong></p><p>Bosch’un yapay zeka etik kuralları, insan gözetimi olmadan yapay zekanın insanlar hakkında herhangi bir karar almamasını şart koşar. Yapay zeka, insanlara bir araç olarak hizmet vermelidir. Üç olası yaklaşım tanımlanmaktadır ve hepsinin bir ortak yanı var: Bosch tarafından geliştirilen yapay zeka ürünlerinde, teknolojinin verdiği kararlarda kontrol insanlarda olmalıdır. İlk yaklaşımda (kontrol insanda) yapay zeka, insanların nesneleri veya organizmaları sınıflandırmasına yardımcı bir karar destek uygulaması gibi sadece yardım amacı taşır. İkinci yaklaşımda (insan döngünün içerisinde) ise bir akıllı sistem, insanların istediği zaman geçersiz kılabileceği kararları bağımsız bir şekilde ele alır. Buna örnek olarak, insan sürücünün örneğin bir park destek sisteminin kararlarına doğrudan müdahale edebileceği kısmi otonom park etme gösterilebilir. Üçüncü yaklaşım (insan sürecin üzerinde), acil fren sistemleri gibi akıllı teknolojilerle ilgilidir. Bu noktada mühendisler, geliştirme süreci sırasında belirli parametreler tanımlar. Burada, karar verme sürecinde insan müdahalesi bulunmaz. Parametreler, yapay zekanın sistemi etkinleştirip etkinleştirmemeye karar vermesine ilişkin dayanak sağlar. Mühendisler, geçmişe dönük olarak sistemin tanımlanan parametrelerin içerisinde kalıp kalmadığını test eder. Gerek olması halinde, bu parametreler ayarlanabilir.</p><p><strong>Birlikte güven oluşturma</strong></p><p>Bosch, yapay zeka etik kurallarının yapay zeka konusundaki toplumsal tartışmanın azaltılmasına katkıda bulunmasını umuyor. Denner, “Yapay zeka hayatlarımızı her açıdan değiştirecek. Bu nedenle söz konusu tartışma son derece önemli.” dedi. Akıllı sistemlere yönelik güveni oluşturmak için teknik bilgiden daha fazlası gerekiyor. Politika yapıcılar, bilim topluluğu ve halk arasında yakın bir diyaloga da ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle Bosch, yapay zekanın etik boyutu gibi konuları incelemek üzere Avrupa Komisyonu tarafından görevlendirilen bir kuruluş olan Yapay Zeka Üst Düzey Uzman Grubu’na katıldı. Halihazırda yedi lokasyondan oluşan bir global ağ içerisinde yer alarak ve Amsterdam Üniversitesi ve Carnegie Mellon Üniversitesi (Pittsburgh, PA) ile iş birliği yaparak Bosch, daha güvenli ve daha güvenilir yapay zeka uygulamaları geliştirme konusunda çalışmalar yürütüyor. Benzer bir şekilde, Baden-Württemberg’de bulunan&nbsp;<a href="https://www.bosch-presse.de/pressportal/de/en/artificial-intelligence-bosch-is-expanding-its-involvement-in-cyber-valley-193728.html" target="_blank">Cyber Valley</a>&nbsp;(Siber Vadi) araştırma birliğinin bir kurucu üyesi olarak Bosch, 700 uzmanının kısa bir süre içerisinde şirket dışından araştırmacılar ve startup çalışanları ile birlikte çalışmaya başlayacağı bir yapay zeka kampüsünün inşaatına 100 milyon Euro yatırım yaptı. Yine son derece önemli olarak, Bosch tarafından kurulan bir komite olan Dijital Güven Forumu, önde gelen uluslararası dernekler ve örgütlerden uzmanlar arasında yakın bir diyalog geliştirmeyi hedefliyor. Forumun 11 üyesi, Bosch ConnectedWorld 2020’de bir araya geliyor. Bolle, “Ortak hedefimiz, nesnelerin internetini güvenli ve güvenilir hale getirmektir.” dedi.</p><p><strong>170’ten fazla konuşmac</strong><strong>ı</strong><strong>&nbsp;ve 80</strong><strong>’</strong><strong>den fazla kat</strong><strong>ı</strong><strong>l</strong><strong>ı</strong><strong>mc</strong><strong>ı</strong></p><p>Bosch ConnectedWorld (19–20 Şubat 2020), ağa bağlı dünyada en son trendleri ve gelişmeleri sergileyen 80’den fazla katılımcıyı bir araya getiriyor. 170’in üzerindeki konuşmacı arasında Bosch CEO’su Volkmar Denner ve Bosch CDO/CTO’su Michael Bolle ve ayrıca Roland Busch (Siemens CEO Yardımcısı), Axel Stepken (TÜV Süd Yönetim Kurulu Başkanı) ve Scott Guthrie (Apple Bulut ve Yapay Zeka Grubu Başkan Yardımcısı) yer alıyor. Etkinliğin ana programları arasında açılış konuşmaları, büyük bir fuar ve bir hackathon (yazılım yarışması) bulunuyor. Bu yıl yedincisi düzenlenen Bosch ConnectedWorld, dünyanın nesnelerin internetine adanan en büyük uluslararası forumlarından bir tanesidir.</p><p><strong>Bir bakışta: Bosch</strong><strong>’</strong><strong>un yapay zeka etik kurallar</strong><strong>ı</strong><strong>&nbsp;i</strong><strong>ç</strong><strong>erisinde yer alan ilkeler</strong></p><ul><li>Tüm Bosch yapay zeka ürünleri, şirketin bir yenilik arayışını sosyal sorumluluk hissi ile bir araya getiren “Yaşam için teknoloji” sloganımızı yansıtmalıdır.</li><li>İnsanları etkileyen yapay zeka kararları, son söz insanda olmadan alınmamalıdır. Yapay zeka, insanlar için bir yardımcı ve araç olmalıdır.</li><li>Güvenli, sağlam ve açıklanabilir yapay zeka ürünleri geliştirmek istiyoruz.</li><li>Güven, şirketimizin temel değerlerinden bir tanesidir ve kendimizi güvenilir yapay zekaya adadık.</li><li>Yapay zekaların geliştirilmesi sırasında, yasallık ilkesine ve diğer etik ilkelere uyarız.</li></ul>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Özlem Güçlüer OSD’nin yeni Genel Sekreteri]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ozlem-gucluer-osdnin-yeni-genel-sekreteri-20748b33241fb-9d77-4f10-a51a-68444d8a36342020-02-19T13:34:00+03:00Admin Özlem Güçlüer OSD’nin yeni Genel Sekreteri

Özlem Güçlüer OSD’nin yeni Genel Sekreteri

OTOMOBİL

Admin
<p>Türkiye otomotiv sanayiine yön veren 14 büyük üyesiyle sektörün çatı kuruluşu olan<strong> Otomotiv Sanayii Derneği</strong>’nde (OSD) genel sekreterlik görevini üstlenecek yeni isim belirlendi. Buna göre, otomotiv sektörünün en büyük temsilcilerinden OSD’nin yeni genel sekreteri <strong>Özlem Güçlüer</strong> oldu. Otomotiv sektöründe 25 yıllık tecrübesi bulunan Özlem Güçlüer, 2015 yılından bu yana OSD’nin İletişim ve Ekonomik İlişkiler Koordinatörlüğü görevini yürütüyordu. Aynı zamanda OSD’nin ilk kadın genel sekreteri de olan <strong>Özlem Güçlüer</strong>, Şubat ayı itibariyla yeni görevine başladı.</p><p><strong>Özlem Güçlüer kimdir?</strong></p><p>Mimar Sinan Üniversitesi İstatistik Bölümü mezunu olan Özlem Güçlüer, iş hayatına 1995 yılında otomotiv sektöründe başlamıştır. 2001 yılında MBA Derecesi (Master of Business Administration) alan Güçlüer, Ford Otosan ve Kıraça Holding’de uzman, Karsan Otomotiv’de Pazarlama Hizmetleri ve İletişim Müdürü ve Başak Traktör’de Stratejik Planlama Müdürü olarak görev almıştır. 2015 yılı Kasım ayı itibarıyla OSD’de İletişim ve Ekonomik İlişkiler Koordinatörü olarak çalışmaya başlayan Özlem Güçlüer, bir kız çocuk annesidir.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Teknogirişim yıla iki yeni yatırımla başladı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/teknogirisim-yila-iki-yeni-yatirimla-basladi-207477e7067f6-6fc4-44c0-93a0-d98d7669db1b2020-02-19T13:21:00+03:00Admin Teknogirişim yıla iki yeni yatırımla başladı

Teknogirişim yıla iki yeni yatırımla başladı

EKONOMİ

Admin
<p>Türkiye’nin öncü katılım finans kuruluşlarından Kuveyt Türk’ün yüzde 100 iştiraki olarak yatırım fonlarının kurulumu ve yönetimi hizmeti veren KT Portföy Yönetimi A.Ş., teknoloji odaklı şirketlere erken aşama yatırım gerçekleştirmek amacıyla kurulan Teknogirişim Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) ile teknoloji odaklı girişimlere yatırım yapmaya devam ediyor. Bu kapsamda Teknogirişim GSYF, yapay görme temelli kalite kontrol ürünleri üreten Visiomex ile 3 boyutlu yazıcı ve sarf malzemeleri üreten Oo-Kuma girişimlerine yatırım yaptı. KT Portföy yetkililerinin yanı sıra Visiomex ve Oo-Kuma girişimcilerinin katılımıyla düzenlenen törenle şirketler arasında yatırım sözleşmesi imzalandı.</p><p><strong>Visiomex global pazarı hedefliyor</strong></p><p>Teknogirişim GSYF’in devam eden yatırımlarının 2020 yılındaki ilk girişimlerinden olan Visiomex, üretim sektörüne yönelik yapay zekâ biliminin alt başlıklarından olan yapay görme temelli kalite kontrol ürünleri geliştiriyor. Visiomex’in yönetim ekibinde Hüseyin Alemdar, Adem Alemdar ve Kağan Tonyukuk Fikri yer alıyor. Visiomex’in özellikle otomotiv ve beyaz eşya pazarında ana sanayi ve yan sanayinin ürettiği parçaların görsel kontroller, varlık-yokluk kontrolü, geometrik ölçümler, renk ayırma ve konumlandırma gibi kontrolleri yüksek hassasiyetle yapabilen ürünleri bulunuyor. Ayrıca smart desk, smart kiosk, plastik enjeksiyon kalıp koruma sistemi ve serigrafi kontrol gibi ürünleriyle Visiomex, sektörün çözülmesi zor ve iddialı birçok projesinde hem yerel hem de global pazarlara hitap ediyor. Visiomex, Teknogirişim GSYF’den aldığı yatırımı, ürün yelpazesinin artırılması ve yeni pazarlara açılmak için değerlendirecek.</p><p><strong>Oo-Kuma’nın hedefi sektörde ana oyuncu olmak</strong></p><p>Teknogirişim GSYF’den yatırım alan Oo-Kuma ise 3 boyutlu yazıcı teknolojileri için dünya pazarına hizmet eden yüksek kaliteli, güvenilir ve geniş ürün yelpazesine sahip makina, malzeme ve yazılım üretiyor. Oo-Kuma, Arda Kocaman ve Gökhan Gönültaş tarafından yönetiliyor. İTÜ Teknokent bünyesinde araştırma geliştirme faaliyetlerini sürdüren ve nitelikli ekibiyle büyüyen Oo-Kuma, geliştirdiği çözümleri kendine ait üretim tesisinde seri şekilde imal ederek kullanıcılarına ulaştırıyor. Oo-Kuma, sektöründe ana oyuncu olmayı hedefleyerek kullanıcılarının 3 boyutlu yazıcı teknolojilerindeki her türlü ihtiyacını karşılamak için yatırımlarına ara vermeden devam ediyor. Oo-Kuma da Teknogirişim GSYF’den aldığı yatırımı, ürün yelpazesini geliştirmek ve yeni pazarlara açılmak için değerlendirecek.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[MÜSİAD ile UDEF güçlerini birleştirdi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/musiad-ile-udef-guclerini-birlestirdi-207467048c2c5-d22c-433d-87fa-0c9910c1de862020-02-19T13:11:00+03:00Admin MÜSİAD ile UDEF güçlerini birleştirdi

MÜSİAD ile UDEF güçlerini birleştirdi

EKONOMİ

Admin
<p><strong>Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği</strong> (MÜSİAD) İle <strong>Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu</strong> (UDEF) Arasında İşbirliği Protokolü imzalandı. MÜSİAD Genel Merkez binasında düzenlenen imza törenine, MÜSİAD Genel Başkanı <strong>Abdurrahman Kaan </strong>ve UDEF Yönetim Kurulu Başkanı<strong> Dr. Mehmet Ali Bolat </strong>katıldı.</p><p>Anlaşma kapsamında, uluslararası öğrenci buluşmaları organize etme, uluslararası öğrencileri Türkiye’deki üniversitelere getirme, bilimsel, kültürel, akademik ve sosyal alanlarda ortak projeler geliştirme gibi konular üzerine iş birliği sözü verildi.</p><p>Nitelikli öğrenci yetiştirilmesi ve istihdam gibi alanları da içeren protokolle, UDEF’in yönlendirdiği yabancı uyruklu öğrencilerin, yurt içi ve yurt dışındaki MÜSİAD Üyesi şirketlerde staj yapması ve öğrencilere iş imkânları sağlanması da öngörülüyor.</p><p><strong>Ülkemizin Marka ve Prestijine Önemli Bir Katkı Sunacak</strong></p><p>İmza töreninde konuşan Genel Başkan <strong>Abdurrahman Kaan,</strong> uluslararası öğrencilerin Türkiye’de eğitim görmesinin ilerleyen yıllarda ülkemizin marka ve prestijine büyük bir katkı sunacağını vurguladı. Bu durumun siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda olumlu yansımaları olacağına dikkat çeken Kaan, yapılan anlaşmayla öğrencilerin iş dünyasında tecrübe kazanmalarına ve network edinmelerine yardımcı olmayı hedeflediklerini söyledi. Kaan, iş birliği protokolünün iki kurum için de hayırlara vesile olmasını temenni etti.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4d0b55488da.jpg" style="height:451px; width:700px" /></p><p><strong>MÜSİAD Ülkemizin En Önemli Amiral Gemilerinden Bir Tanesi</strong></p><p>İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan UDEF Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Dr. Mehmet Ali Bolat, </strong>MÜSİAD’ın ülkemizin en önemli sermaye platformlarının başında geldiği ifade etti. Türkiye’nin bugün siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda dünyaya açılan bir ülke olduğunu belirten Bolat, “MÜSİAD da bunun amiral gemilerinden birisi” değerlendirmesinde bulundu.</p><p><strong>UDEF’ın kuruluşu, vizyonu ve misyonu hakkında da bilgi veren Bolat, şunları kaydetti:</strong></p><p>“UDEF, ülkemize gelen uluslararası öğrencilerle ilgilenmek üzere 2004 yılında kurulan önemli bir sivil toplum kuruluşu. Bugün ülkemizde 178 bin uluslararası öğrenci bulunuyor. UDEF bünyesindeki 65 dernekle birlikte, 10 binlerce öğrencimizle bu çalışmayı yürütüyoruz. Uluslararası öğrencileri ekonomik, kültürel ve sosyal anlamda ülkemizden yurt dışına uzanan önemli bir köprü olarak görüyoruz. Bu nedenle MÜSİAD’ın yurt içi ve yurt dışındaki gücüyle, UDEF’in organizasyon kabiliyetini birleştirmek istiyoruz.</p><p>Attığımız imzalarla ülkemize katkı sağlayacak güzel bir faaliyete besmele çekmiş olduk. Anlaşma kapsamında,her iki tarafın artı ve güçlü taraflarını birleştirmeyi, uluslararası öğrencilerin mezun olup gittikten sonra ülkemizle olan ilişkilerini sürdürmesini, öğrencilerimizin hem ülkemizdeyken hem de kendi ülkelerine gittiklerinde ekonomimize katkı sağlamalarını istiyoruz. Gerek ticari iş birlikleri gerek kültürel iş birlikleri noktasında MÜSİAD ile UDEF’in birlikte çok güzel organizasyonlara imza atacağına inanıyoruz.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul’da İskoç gecesi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbulda-iskoc-gecesi-207450696cc28-808d-4f81-a1fa-cebc32a9494d2020-02-19T12:52:00+03:00Admin İstanbul’da İskoç gecesi

İstanbul’da İskoç gecesi

MAGAZİN

Admin
<p>Dünya’da İskoçya ve İskoç viski kültürünün onurlandırılması amacıyla hareket eden ve sektörün en saygın kuruluşu olan İskoçya merkezli&nbsp;<strong>“Keepers of The Quaich Society</strong>” Türkiye chapter açılışını görkemli bir gece ile duyurdu. Bugüne kadar dünyada yalnızca 9 ülkede “International Chapter” uluslararası şubesini açan dernek, Amerika’dan sonra 10’uncu şubesini Türkiye’de açtı.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4d07390e598.jpg" style="height:518px; width:700px" /></p><p><strong>Keepers of the Quaich Türkiye Chapter macerası başlıyor</strong></p><p>İskoç viski endüstrisinde en az 7 yıl hizmet eden kişilerin üye olabildiği derneğe en az 10 yıl hizmet edenler İskoçya’daki yönetim kurulunun kararı ile “Master” unvanını alabiliyor. Dünyada sayılı üyenin layık görüldüğü “Master” unvanını alan ilk ve tek Türk Pernod Ricard’ın Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye Genel Müdürü <strong>Selçuk Tümay </strong>oldu. Tümay’ın Nisan 2019’da “Master” unvanını almasıyla birlikte “Keepers of the Quaich”in Türkiye Chapter macerası başladı. Dünyada sayılı ülkede yer alan ve Türkiye’de de faaliyet gösterecek derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığında Selçuk Tümay yer alırken derneğin yönetim kurulunda;Maddox İçki Satış Pazarlama ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı<strong> Burak Türeci</strong> ve ünlü Gastronomi Yazarı Teoman Hünal yer alıyor. Gecede derneğin kurucu şirketlerinden Diageo’yu temsilen Türkiye Genel Müdürü<strong> Levent Kömür</strong> konuşmasında bu oluşumun öneminden bahsetti.</p><p>Türkiye’nin uluslararası tanıtımında büyük katkı sağlayacak olan “Keepers of the Quaich”in bugün 100’den fazla ülkede 2700’ü aşkın “Keeper” üyesi ve 220 “Master Keeper” üyesi bulunuyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4d0739a589b.jpg" style="height:939px; width:700px" /></p><p><strong>İskoç gecesinde İskender Paydaş performansı</strong></p><p>18 Şubat tarihinde Pera Palace Hotel’de gerçekleşen özel gece ile Türkiye şubesini duyuran dernek, iş ve sanat dünyasından birçok önemli ismi bir araya getirdi. İskoç esintilerinin hakim olduğu gecede konuklar Keepers of The Quaich’in kutlama seremonilerinden birini de gerçekleştirdi. İskoçya’nın milli enstrümanı Gayda performansıyla başlayan davette&nbsp;<strong>İskender Paydaş</strong>&nbsp;ve orkestrası konuklara unutamayacakları bir müzik şöleni yaşattı.</p><p><strong>Davete ünlü isimler katıldı</strong></p><p>Tarihi konseptiyle İstanbul’un en özel mekânlarından biri olan Pera Palace’ta gerçekleşen davete Keepers of The Quaich’in Global Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Peter Prentice </strong>de katıldı. Özel davette sanat, cemiyet ve iş dünyasından; Oktay Kaynarca, Fikret Orman, Tuğba Coşkun, Murat Kolbaşı, Cem Kalyoncu, Ali Ünal, Emir Bahadır, Nadir Yelkenci, Selda-Aclan Acar, Kardelen Güneştekin, Kaya Demirer gibi isimler bir araya geldi.</p><p>İsmini, İskoçya’nın eski Gal dilinden gelen <strong>“iki saplı kupa” </strong>anlamındaki “Cuach” yani “Quaich” sözcüğünden alan dernek, yaklaşık 40 yıldır İskoç viskisi tutkunlarını bir araya getiriyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4d07399cb29.jpg" style="height:833px; width:700px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Askeri gözlem noktalarımız değişmeyecek']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/askeri-gozlem-noktalarimiz-degismeyecek-2074407d797d9-58c0-44a2-ae02-5e0af044b15f2020-02-18T20:26:00+03:00Admin 'Askeri gözlem noktalarımız değişmeyecek'

'Askeri gözlem noktalarımız değişmeyecek'

SİYASET

Admin
<p>Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü<strong> İbrahim Kalın,</strong> Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine toplantısının ardından basın açıklamasında bulundu.</p><p><strong>Kalın'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:</strong></p><p>* Perşembe günü açıldığında kütüphanemizde 1,5 milyon kitap olacak. Çok önemli koleksiyonlar var. Açılışını gerçekleştiricez.</p><p>* İlgili bakanlıklarımızın güvenlik ve dış politika sunumları oldu. Ayrıntılı olarak değineceğim.</p><p><strong>İDLİB MESELESİ</strong></p><p>* İdlib ile ilgili yaşanan gelişmeleri Rus heyeti ile görüştük. Dün ve bugün giden heyet görüşmeler gerçekleştirdi. İsteğimiz Soçi mutabakatına geri dönülmesi. İdlib çatışmazlık sınırları bellidir. Sahanın gerçekleri Soçi mutabakatıdır.</p><p>* Askerlerimiz gerekli gördüğü durumlarda cevabı en sert şekilde verecektir. Askeri gözlem noktalarımız değişmeyecek.</p><p>* Buranın korunması ve sivillerin muhafaza edilmesi için bölgeye askeri tahkimat ve sevkiyatımız devam edecek.</p><p><strong>LİBYA'DAKİ DURUM</strong></p><p>* Libya halkının yanında olmaya devam edeceğiz. Hafter tarafı süreci sabote ediyor. Alınan kararlara rağmen Hafter'e yardımlar sürüyor.</p><p><strong>KORONAVİRÜS TEDBİRLERİ</strong></p><p>* Bir diğer önemli konu koronavirüs ile ilgili Sağlık Bakanımızın bir sunumu oldu. Tüm dünyanın gündemini tutuyor. Türkiye olarak gerekli tedbirleri aldık ve bir ülkemizde vaka ile karşılaşılmadı. Çin yönetiminin de ciddi bir tedbir aldığını biliyoruz. Çin hükümetinin yanında olmaya devam edeceğiz. Çin'e gönderdiğimiz yardımların devamı gelecek.</p><p><strong>FETÖ İLE MÜCADELE</strong></p><p>* FETÖ ile mücadele ilgili bir bahsin geçtiğini ifade etmek isterim. Son günlerde devam eden tartışmaya hepimiz şahit oluyoruz. FETÖ ile mücadeleyi güçlendirmekten ziyade, sulandırmaya yönelik olduğunu görüyoruz.</p><p>* En ciddi, en kapsamlı mücadeleyi bu hükümet vermiştir. Cumhurbaşkanlığımız bizzat mücadelenin bayraktarlığını yapmıştır. 15 Temmuz'da kanlı bir darbe girişimi yaşandı. El birliği ile bu terör örgütüne karşı mücadele etmek gerekiyor. İzini, eserini kaldıracak şekilde hepimizin el birliği ile hareket etmesi gerekiyor.</p><p>* Artık bu vesayet odakları gücünü yitirmiştir.</p><p>* Türkiye'nin dört bir tarafında güven içinde yaşıyorsak, askerimiz sayesindedir.</p><p><strong>GEZİ PARKI DAVASI</strong></p><p>* Gezi Davası'na ilişkin mahkemenin verdiği karar bir yargı sürecinin bir aşamasını teşkil ediyor. Değerlendirme yapmamız doğru olmaz. Türkiye'nin gündemine ayrıştırıcı söylemlerinin sokulmasına varana kadar neler yaşandığını anımsayalım. Son günlerde yeniden Gezi meselesi üzerinden tarihi yeniden okuma yapıldığını görüyoruz.</p><p><strong>11. CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL'ÜN KARAR RÖPORTAJI HAKKINDA</strong></p><p>* Sayın Gül'ün o dönem görevdeyken yine değerlendirmeleri vardı. Bu kendisini bağlar. Geldiler, dinlediler ve gittiler şeklinde bir değerlendirme yapıldığını görüyorum. Bizim uzun görüşmelerimiz oldu. O dönemde de bir takım film senaryoları yazıldı. Tarihi yeniden inşa ederek bugünkü siyasi sürece uygun hale getirmeye çalışmak yaşanan gerçeklikle bağdaşmamaktadır.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Darbe ihtimalini dillendirmek ihanettir']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/darbe-ihtimalini-dillendirmek-ihanettir-2074374e212b2-61c3-4571-a77d-ef25de05799d2020-02-18T20:16:00+03:00Admin 'Darbe ihtimalini dillendirmek ihanettir'

'Darbe ihtimalini dillendirmek ihanettir'

SİYASET

Admin
<p><strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,</strong> partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Türkiye'nin yararına olacak her hayırlı adım ve atılımın yanında akılla ve sabırla yerlerini alacaklarını söyledi.</p><p>Hem dava aklı hem tarih aklı hem devlet ve millet aklının ihtiyaç ve iradesini tefrik edip gerektiği yerde tahkimini ve tevsikini yapacak kabiliyet ve karakterde olduklarını dile getiren Bahçeli, aklını kullanmayan kişi ya da toplumların geçmişle gelecek arasında bağ kuramayacağını, gönülden göze, duygudan duruşa, kuvveden de fiile geçemeyeceğini ifade etti. Bahçeli, "Siyaset bir akıl işidir, devlet yönetimi ise bundan mülhem akıl, adalet ve ahlak üzerine bina edilmelidir. Dünden bugüne Türk devlet felsefesinin dayandığı zamanlar üstü esasların özü bunlardır. Şurası da bir gerçektir ki karambole teslim olmuş toplumlar şarampole devrilmeye mahkumdur. Talihin ve tesadüflerin akıntısına kapılmış ülke ya da milletlerin tarihsel çıkarları, varlık hakları pamuk ipliğine bağlıdır." diye konuştu.</p><p>Türkiye'nin içine çekilmek istendiği anafora aklın nuruyla, adaletin şuuruyla mukabele ve müdahale etmenin başlıca görevleri olduğunu belirten Bahçeli, "Karanlık gecenin yarılması, kararmış emellerin yıkılması en başta ortak akıl, ortak irade, birlik ve beraberliğin ortak paydasıyla mümkündür. Her vicdan sahibi insanımız ağır sorunlarla muhatap olduğumuzu teyit edecektir. Ancak hiçbir sorun altında ezileceğimiz kadar telafisiz değildir. Dağ ne kadar yüce olsa da mutlaka üstünden geçecek bir yol vardır. O yol ki aziz milletimizi feraha, selamete ve esenliğe birlik, beraberlik tılsımıyla taşıyacaktır." sözlerini sarf etti.</p><p><strong>"TÜRK DEVLETİ HAİNLERİN ENSESİNDEDİR"</strong></p><p>Türkiye'nin çok cepheli, çok etkili, çok yönlü bir mücadelenin tam ortasında olduğuna dikkati çeken Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Bu yalın gerçeği inkar etmek akıl fukaralığına, samimiyet yoksunluğuna açık bir işarettir.<br />Sürdürülen mücadele bekamızla doğrudan ilgili, bunun yanında da milli birlik ve bağımsızlığımızla da yakından ilişkilidir. Türkiye bir yandan sınır ötesinde, diğer yandan da sınır içinde kesintisiz ilerleyen ve kesin çizgilerle tayini yapılmış milli bir direniş halindedir. Pençe, Kıran, Kapan operasyonları terörün belini kırmakla kalmamış, Türk devletinin kararlılık ve kudretini hainlere demir yumrukla göstermiştir. En son örneği 14 Şubat günü Van'da görüldüğü üzere, teröristler HDP'li iş birlikçi milletvekillerinin araçlarına binip propaganda faaliyetlerine cüret etseler de cesaret timsali güvenlik görevlilerimiz bunlara hadlerini bildirmektedir. 'Beyaz Toros devrede' diyen PKK destekçilerinin artık ne yatacak ne de sığınacak yerleri kalmıştır. Çünkü Türk devleti hainlerin ensesindedir."</p><p><strong>"DARBEYİ DİLLENDİRMEK BU ÜLKEYE İHANETTİR"</strong></p><p>Darbe iddialarıyla ilgili konuşan Bahçeli,&nbsp;"Yeni bir darbe ihtimalini bile dillendirmek bu ülkeye ihanettir. Darbe demek karanlık demektir. Darbeyi aklından geçiren varsa, millete silah çekmeyi düşünen bulunuyorsa, biliniz ki 82 milyonun kanını dökmeden bu şerefsiz tertip ve teşebbüsünde muvaffak olamayacaktır." &nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Türkiye'yi 'şahsım ülkesi' olarak görenler']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/turkiyeyi-sahsim-ulkesi-olarak-gorenler-207420e334d9b-f7e1-4f3c-8728-b8dcae5eff052020-02-18T20:01:00+03:00Admin 'Türkiye'yi 'şahsım ülkesi' olarak görenler'

'Türkiye'yi 'şahsım ülkesi' olarak görenler'

SİYASET

Admin
<p><strong>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, </strong>bugüne kadar partisinden istifa edenlerle ilgili tek bir cümlesinin olmadığını belirterek, "Çünkü istifa tek taraflı bir irade beyanıdır. İnsanlar bir siyasi organizasyonun içinde yer almaktan vazgeçebilirler. Bunu saygıyla karşılamak zorundayız. Ama bu irade beyanlarında koskoca bir camiayı töhmet altında bırakacak, haksız, temelsiz ve çok insafsız gerekçeler ortaya konduğunda o insanın canını yakar. İftira kötü bir şeydir." dedi.</p><p>Akşener, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada gündemdeki konuları değerlendirdi, ardından gazetecilerin partisindeki istifalara ilişkin sorularını yanıtladı.</p><p>Devlet aklının, devleti yönettiğinin farkında olanlarda bulunduğunu ifade eden Akşener, Türkiye'yi "şahsım ülkesi" olarak görenlerde bu aklın olamayacağını söyledi.</p><p>İktidar mensuplarının devlet yönettiklerini unuttuğunu, milletin dertlerini görmediğini öne süren Akşener, Cumhurbaşkanlığı saraylarının inşaat, bakım ve onarımı için 610 milyon lira daha harcanacağını savundu. Bunun, 265 bin 217 asgari ücrete eşit olduğuna dikkati çeken Akşener, "Geçtiğimiz yıl, sarayın bahçesindeki inşaatlara harcanan para 2 milyar 845 milyon lira. Daha dün 'borçlarımı ödeyemiyorum' diyerek kendini kamyonuna asan bir babanın yaşadığı ülkede oluyor bunlar." diye konuştu.</p><p>Akşener, geçen hafta ziyarette bulunduğu Bursa'da, görüştüğü herkesin ekonomik sıkıntıları dile getirdiğini anlattı.</p><p>Konuştuğu kişilerin çoğunluğunu üniversite öğrencilerinin oluşturduğunu, hepsinin de gelecek kaygısı içinde olduğunu savunan Akşener, "Özellikle vatandaşlar, şehir hastanelerinden dertli. Şehir hastanesini şehrin dışına yaptılar, arabası olan bile bir saatte ulaşıyor. Hasta garantili hastanelere milyonlarca lira para ödeyen Bursalılar, bir de hastaneye ulaşmak için çile çekiyor. Ama bunlar iktidarın zerre umurunda değil." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"SPORA SİYASET KATIYORLAR"</strong></p><p>Son dönemde spor kulüpleri üzerinden çeşitli tartışmaların gündem oluşturduğunu, tribünlerden yükselen seslerin herkes tarafından net şekilde duyulduğunu belirten Akşener, siyasetçilerin bu tartışmalara dahil olmaması gerektiğini söyledi.</p><p>Siyasetin spora karıştığı ülkelerde spor dallarının gelişemediğine işaret eden Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>"Damat Bey, bakanlıktaki başarısızlığıyla gündeme gelmekten yorulmuş olacak ki bu aralar anlamadığı bir diğer alanı, futbolu karıştırmakla meşgul. AK Parti'ye oy vermiş Trabzonsporlu bir kardeşimiz, 'Spora siyaset katıyorlar, sonra benim takımımın başarısının tartışılmasına sebep oluyorlar. Çeksinler ellerini sporun üzerinden.' dedi. Cahilce ettiğiniz her söz insanlarımızı rahatsız ediyor. Damat Bey üzerine vazife olmayan her işe bulaşıp ortalığı karıştırıyor, tribünden 'damat istifa' sesleri yükselince de bozuluyor. Sayın Erdoğan, damadını artık taraftarın yakasından düşür, yoksa o tribünler sana öyle bir ders verir ki şaşar kalırsın."</p><p><strong>"DAMAT BEYİN TEK YAPTIĞI İTİBARIMIZI HEBA ETMEK"</strong></p><p>İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçtiği dönemden bu yana hızla fakirleştiğini, uygulanan ekonomi politikasının "trolle balık avlama"ya benzediğini iddia etti.</p><p><strong>Akşener, şunları kaydetti:</strong></p><p>"Hükümet, günü kurtarmak için Merkez Bankasının yedek akçesini Hazine'ye aktardı. Kendilerinden önce bağımsız olan Merkez Bankasının itibarını yerle bir ettiler. Maliyeyi çift başlı hale getirip Hazinemizin itibarını kısa dönemdeki harcamalarına feda ettiler. Uzun yıllar sonra kazanılmış Türk lirasına olan güveni heba ettiler. Damat Bey'in yaptığı tek şey enkazın altında kalmamak için itibarımızı heba etmek. Ekonomi yönetimi damada bırakılmayacak kadar önemli bir görevdir. Sürdürülebilir bir kalkınma için yatırımların ve tüketimin artması, işsiz vatandaşlara yeni iş alanlarının açılması, faizlerin bir an önce düşmesi gerekiyor. Bu noktada Sayın Erdoğan ile aynı fikirdeyim ama kendisine akıl veren çapsızların önerdiği ekonomi vizyonu ile faizler inmez. Sayın Erdoğan, ortaya attığı teoride, 'Faiz sebep, enflasyon neticedir' dedi. Dönemin Merkez Bankası Başkanı'nı dinlemediler. Yıllar süren faiz baskısının döviz kurları üzerinde yarattığı gerilim birikti ve 2018'de faizler yüzde 24'e çıktı. Dolar kuru 7 lirayı gördü. Demek ki faiz sebep, enflasyon sonuç değilmiş. Türkiye'nin geldiği noktada krizin sebebi aynen yerinde duruyor.</p><p>Einstein der ki; delilik aynı şeyleri yapıp, farklı sonuçlar beklemektir. Sayın Erdoğan, bu iş tek bilinmeyenli bir denklem değil. Bu denklemde senin görmezden geldiğin demokrasi de damadın beceriksizliği de var. Aynı şeyleri yapıp, farklı sonuçlar bekleyen sen de varsın. Reçeteyi yazıyorum; yargıdan elini çekeceksin, medyadan elini çekeceksin, Merkez Bankasından elini çekeceksin, damadı bakanlıktan çekecek, işin başına yetkin isimleri getireceksin, bu ucube sistemden vazgeçeceksin. Bak o zaman faizler, enflasyon nasıl düşüyor. Demokrasi ve kuvvetler ayrılığı olmadan Türkiye kalkınmaz. Demokrasi olmadan atacağın her adım krizi daha da derinleştirir. Cumhuriyet tarihimize bakarsan bu gerçeği görürsün."</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Volkswagen yatırım kararını yine erteledi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/volkswagen-yatirim-kararini-yine-erteledi-20741036c6ac3-7c04-4e7f-b522-afa1fa06c9c82020-02-18T19:50:00+03:00Admin Volkswagen yatırım kararını yine erteledi

Volkswagen yatırım kararını yine erteledi

OTOMOBİL

Admin
<p>Üzerlerinde zaman baskısı bulunmadığını belirten kaynak, "Kararı mutlaka Şubat ayı sonundaki Teftiş Kurulu toplantısında almamız gerektiği gibi bir durum yok" diye konuştu.</p><p>Volkswagen'ın yeni fabrikasını Manisa'da kurma konusunda kararını açıklaması, Türkiye'nin Ekim ayında Suriye'nin kuzeydoğusuna başlattığı Barış Pınarı Harekatı'nın Alman kamuoyunda yarattığı&nbsp;tepkiler nedeniyle ertelenmişti.&nbsp;Son olarak Aralık ayında şirketten yapılan açıklamada kararın Şubat ayında açıklanabileceği sinyali verilmişti.</p><h3><strong>Türkiye'ye alternatif aranmıyor</strong></h3><p>Şirket, kararın açıklanmasının sürekli ertelenmesine rağmen Türkiye'ye&nbsp;alternatif aranmadığını&nbsp;da vurgulamıştı.</p><p>Aralık ayında Alman basınında yer alan haberlerde sürecin sonunda fabrikanın Manisa'da kurulması yönünde bir karar çıkmaması durumunda şirketin tamamen yeni bir fabrika arayışına girmekten ziyade mevcut fabrikalarından birinde genişlemeye gitmeyi düşündüğü, bu durumda Doğu Avrupa ülkelerindeki tesislere şans tanındığı belirtilmişti.</p><h3><strong>Bir milyar euroluk yatırım</strong></h3><p>Yaklaşık bir milyar euroluk yatırımla Manisa'da kurulması planlanan fabrikanın yıllık 300 bin araç üretim kapasitesine sahip olması ve yaklaşık dört bin kişilik istihdam yaratması öngörülüyordu. 2020 yılı sonunda yapımına başlanması planlanan fabrikanın 2022'de üretime geçmesi bekleniyordu. Fabrikada Passat ve Skoda Superb modellerinin üretilmesi öngörülüyor.</p><p>Volkswagen, geçen yıl 2 Ekim'de Manisa'da 943 milyon 500 bin TL sermayeli "Volkswagen Turkey Otomotiv Sanayi veTicaret AŞ" unvanlı şirket kurmuş, şirketin Ticaret Siciline kaydı, kurulacak fabrikayla ilgili ilk adım olarak değerlendirilmişti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Zarar gören sadece Türkiye ve Türkiye’nin itibarı']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/zarar-goren-sadece-turkiye-ve-turkiyenin-itibari-2074016e92468-d53e-4cdb-9adf-e27c35f1db292020-02-18T19:16:00+03:00Admin 'Zarar gören sadece Türkiye ve Türkiye’nin itibarı'

'Zarar gören sadece Türkiye ve Türkiye’nin itibarı'

GÜNCEL

Admin
<p>CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. FETÖ'nün siyasi ayağına yönelik tartışmalar nedeniyle AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açtığı tazminat davasına karşı dava açan Kılıçdaroğlu, grup konuşmasında iktidara sert sözlerle yüklendi.</p><p>Saray’da hayat pahalılığından asla eser olmadığını belirten Kılıçdaroğlu,&nbsp;"Çünkü Saray’da yaşayan sosyetenin kira masrafı, elektrik masrafı, ulaşım masrafı, mutfak masrafı yoktur. 82 milyon olarak biz karşılarız. Ama çifter çifter maaş alırlar o ayrı" şeklinde konuştu.</p><p><strong><u>Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:</u></strong></p><p>Güzel bir ülkede yaşıyoruz, kardeşçe yaşamak istiyoruz. Farklı görüşlerimiz olabilir ama huzur içinde yaşamak istiyoruz. Asla umutsuzluğa kapılmayın, baharı hep birlikte getireceğiz. Ben bu milletin verasetine güveniyorum. Belki bir noktada der ki “artık yeter” artık der ki oyumu değiştireceğim. Kul hakkı yemeyen, kul hakkı yedirmeyen bir partiyi iktidara taşıyacağım diyebilir.</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p><strong>"GEZİ EYLEMİNİ&nbsp;DARBE OLARAK TANIMLAMAK DOĞRU DEĞİLDİR"</strong></p><p>Gezi olayları, aslında bu ülkenin genç, yetenekli, okumuş, hayatı sorgulayan gençlerin, bir baskı rejimine karşı tepkileridir. Bu gençlerimiz ülkeyi, ağacı, kuşu seviyorlar. Farklı görüşte olsalar bile bir araya gelmekten keyif alıyorlar, zevk alıyorlar. Biz düne kadar “acaba gençler bu ülkenin sorunlarıyla ilgileniyorlar mı derken” bir baktık ki gençler bizden çok daha iyi düşünüyorlar.</p><p>Dünyayı bizden daha iyi sorguluyorlar. Gezi eylemini bir baskının ortaya çıkardığı bir aydınlanma hareketi olarak görmemiz lazım. Gençleri yaptıkları eylemlerde saygı ve sevgiyle karşılamamız gerekiyor. Bir dönemin savcılarının hazırladığı iddianamelerle ki o savcıların bir kısmı kaçtı bir kısmı hapiste. Bizim gençlerimiz akademisyenlerimiz yargılanıyor. Bunlar doğru değildir, buna izin vermemek gerek.</p><p>Adalet dediğimiz kavramın içini boşaltmamız lazım. Adalet dediğimiz kavramın yüce bir kavram olduğunu, insanlığın temelini oluşturduğunu unutmamamız gerekiyor. Hayatını kaybeden gençlerimizin tamamı iktidarın kurduğu baskından dolayı hayatını kaybetti. Gençlerimiz hiçbir zaman ellerine silah almadı kimisi eline gül, kimisi karanfil kimisi piyano kimisi saz aldı. Ramazan bayramlarında hep beraber oturdular namazlarını kıldılar. Yeryüzü bizim ibadet alanımız dediler. Bu kadar güzel bir eylemi kalkıp bir darbe eylemi gibi tanımlamak asla ve asla doğru değildir.</p><p><strong>"TÜRKİYE'NİN İTİBARI ZARAR GÖRÜYOR"</strong></p><p>Osman Kavala 840 gündür tutuklu. AİHM dedi ki “yanlış yapıyorsunuz”. Nasıl bir adalettir?&nbsp;Bir üst mahkemenin verdiği kararı bir alt mahkeme “sen ne okursan oku buna uymayacağım diyebiliyor. Bu gücü bu cesareti nereden alabiliyor?</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 2 --></p><p>Zarar gören sadece Türkiye ve Türkiye’nin itibarı, Türkiye’nin saygınlığı. Siz bu saatten sonra memlekette adalet vardır, hukuk vardır, insanlar haklarını arıyor diye dünyaya anlatamazsınız. Bizim derdimiz de bu zaten Türkiye’nin imajı. Sizler Türkiye’nin imajını zedeliyorsunuz.</p><p>1376 yurttaş oturmuşlar<strong> “Ben de oradaydım, gezideydim”</strong> diye bir metin hazırlamışlar. Bu metinden size bazı yerleri okumak isterim. Ben de oradaydım! Ağaçlar, nehirler, dağlar kardeşim olduğu için. Ben de gezideydim düşüncemi özgürce söyleyebileyim diye. Ben de oradaydım, birlikte dayanışmanın güzelliğini yaşamak için. Ben de gezideydim kimse ne giyeceğime, kaç çocuk doğuracağıma, gülüp gülmeyeceğime karışmasın diye. Ben de oradaydım yaşadığım şehir beton yığınına dönmesin diye. Ben de gezideydim barış içinde yaşamak istediğim için. Hepimiz oradaydık gezide dile gelen bu toplumun dile gelen özlemleri ve talepleridir. Bu talepler yargılanamaz diyor.</p><p>Anayasa’nın 34. Maddesi diyor ki<strong> “herkes önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına sahiptir. </strong>Anayasa diyor bunu. Ama Anayasa saray iktidarı tarafından geçerli bir metin değil. Bu davanın adalet içinde sonuçlanmasını istiyoruz. Siyasetteki kini öfkeyi intikamı bir tarafa bırakmalıyız. Farklılıklarımızla zenginleşen bir ülke olmalıyız. Yargıyı kullanarak gençlerden intikam alınmaz yazıktır günahtır. O çocukların tamamı bizim evlatlarımız. Hapse atsan ne olur? Kelepçe taksan ne olur? Evlatlarımızı kaybederiz.</p><p><strong>"NEDEN SIRTINI SARAYA&nbsp;DAYAYANLAR HAPSE GİRMİYOR?"</strong></p><p>Bugünkü Türkiye’den söz edelim. Vatandaş niye perişan? Bu soruyu sormak zorundayız. Emekli neden geçinemiyor? Hangi gerekçeyle geçinemiyor? Bunu da sormak zorundayız. Neden işsizlik var? 8 milyona yaklaşan işsizlik neden var? Almanya ile nüfusumuz ve toprak büyüklüğümüz aşağı yukarı aynı Almanya işsiz arıyor bizde dünya kadar işsiz var? Neden? Neden hapishaneler tıkabasa dolu? Neden orta doğu bataklığından şehitlerimiz geliyor? Neden sırtını saraya dayayanlar hapse girmiyor da gariban harp okulu öğrencileri hapislerde sürünüyor?</p><p>Parası olan dışarı çıkıyor da parası olmayan avukat dahi tutmakta zorluk çekiyor neden? Neden görüşünü açıkladı diye üniversiteden yüzlerce akademisyen atıldı neden? Bir alimin toplum ve dünya için ne kadar önemli olduğunu biliyorlar mı? “Alimin ölümü alemin ölümüdür gibi “ der sevgili Peygamberimiz. Bilime verdiği değeri anlatmak için. Biz yüzlerce kişiyi kapının önüne bırakıyorsunuz. Akademisyenler diyor ki bırak yurtdışında ders vereceğim. Hayır çıkamazsın diyor. Çalışayım diyor hayır çalışamazsın diyorlar. Aklını kullanan her vatandaşın sorması lazım bunu.</p><p><strong>"AKLIMIZI BİRİLERİNE KİRALAMAYACAĞIZ"</strong></p><p>Gençlerimize delikanlı diyoruz bazen dozu aşabilirler kabul edelim. Hepimizin gençlik hayatları oldu, yanlışlarımız da oldu ama bize düşen gençliği hoşgörüyle karşılamaktır. Anneler babalar böyle düşünür. Allah’ın bize verdiği en değerli hazine akıldır. Aklımızı kullandığımız zaman bütün sorunları aşabiliriz. İyiyi kötüyü ayırt edebiliriz. Aklımızı kullanırsak devlette liyakatı esas alabiliriz. Aklı kullanmak kadar güzel bir şey yoktu. Aklımıza birilerine kiralamayacağız. Birilerinin söylediklerini sürekli söyleyerek insanoğlunu papağan durumuna düşürmemeliyiz. Herkes hayatını sorgulamalıdır. Aklımızı kullanarak bizim gibi düşünmeyen insanlarla bir araya gelip özgürce konuşup tartışabilmeliyiz. Demokrasinin özünde yatan budur. Her şeyi ben bilirim, benden daha iyi düşünen olmaz, ben asla yanlış yapmam bu kula bir özgü kavram değildir. Herkesin eksiği ve hatası vardır. 21. yy ben her şeyi bilirim demek dünyanın en büyük yalanıdır.</p><p><strong>DÖRT BEŞ YERDEN MAAŞ ALIYORLAR</strong></p><p>Yüz binlerce insan çöp konteynerlerinden beslenirken, neden Saray’a yakın bazıları ikişer üçer maaş alıyor? Gözün doymuyor, gidiyorsun dört beş yerden maaş alıyorsun.</p><p>Saray’da hayat pahalılığından asla eser yok. Çünkü Saray’da yaşayan sosyetenin kira masrafı, elektrik masrafı, ulaşım masrafı, mutfak masrafı yoktur. 82 milyon olarak biz karşılarız. Ama çifter çifter maaş alırlar o ayrı.</p><p><img alt="edius9crack-00-34-59-13-still073.jpg" src="https://www.yenicaggazetesi.com.tr/d/other/edius9crack-00-34-59-13-still073.jpg" style="height:377px; width:670px" /></p><p><em><strong>TÜRKİYE TABLOSU:</strong> Konuşmasında bir karikatürü kameralara gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, adı geçen şirketleri ‘arpalık’ olarak değerlendirdi: Türkiye tablosu bu tablodur. Bu tablonun arkasında milyonlarca işsiz var. Geçinemediği için intihar eden vatandaşlarımız var. Bu tabloda yedikçe doyman bir grup var.</em></p><p><strong>DEVLETİ YÖNETENLER VERGİ VERMEMEK İÇİN ARKAYI DOLANIYOR</strong></p><p>83 milyon vatandaş vergi verirken devleti yönetenler vergi vermemek için arkayı dolanıyor. Neden? Vicdan sahibi, adalet isteyen her vatandaşın bu soruları sorması lazım. 21’inci yüzyılın Türkiye’sinden bahsediyorum. 17 yıldır Türkiye’yi yönetenlerin acziyetinden bahsediyorum.</p><p><strong>İSVİÇRE’DEN SAMAN İTHAL ETTİK</strong></p><p>Neden on binlerce ailenin elektriği, doğal gazı kesilir? Neden yurt dışından saman ithal ederiz? En son İsviçre'den saman ithal ettik. Bizi televizyon başında izleyen vatandaşlarım, senin artık bu gidişe dur demen lazım. “Yaptığınız yanlış” demeniz lazım.</p><p>Saray sosyetesinin gelecek endişesi yok. Sadece Türkiye'de değil ABD'de bile geleceklerini garantiye almış. Manhattan'da kamu kaynakları aktarılarak kendilerine gökdelen dikiyorlar. Öğrenci Yurdu yapıyoruz diyorlar, metrekaresi 10 bin dolar! Hangi öğrenci kalacak?</p><p><strong>MAN ADASI ÜZERİNDEN VERGİ KAÇIRIRLAR</strong></p><p>Saray sosyetesinin gözünde devlet soyulacak bir organ olarak görülür. Saray sosyetesinde vergi vermek enayiliktir! Aile boyu Man Adası üzerinden vergi kaçırırlar. Türkiye’de ise ödediğin verginin hesabını soramazsın.</p><p><strong>50 BİN DOLARLIK ÇANTAYLA YOKSUL EVLER ZİYARET EDİYORLAR</strong></p><p>Saray’ın Türkiye’si ile Halkın Türkiye’si farklı! Saraydakilerin işsizlik diye bir sorunları yoktur. Saray’dakilerin yoksulluk diye bir sorunu yok. 50 bin dolarlık çantayla yoksul ev ziyaretlerine gidiliyor. Saray’dakilerin gelecek diye bir endişesi yok.</p><p>Saray sosyetesinde vatan sevgisi yoktur. Tank Palet Fabrikası’nı bedelsiz olarak Katar Ordusu’na peşkeş çekenler vatansever olamaz. Buna destek olanlar ne milliyetçi ne vatansever olamazlar.<br /><br /><strong>GÖZÜNÜZÜ TOPRAK DOYURSUN</strong></p><p>Saray sosyetesinde icra kavramı yoktur. Ama vatandaşın 21 milyon 500 bin icra dosyası vardır.</p><p>Gözünüzü toprak doyursun. 15 Temmuz şehitleri için toplanan paraya göz diktiler. Biz dile getirmesek onu da unutturacaklar. Nasıl doymaz adamlarsınız?</p><p>Saray sosyetesi döneminde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez saray bir vatan toprağı terk edilmiştir. Süleyman Şah Türbesi saray sosyetesinin emriyle terk edilmiştir.</p><p><strong>EGEMEN GÜÇLERİN TAŞERONU OLDULAR</strong></p><p>Suriye konusunda defalarca yanlış yapıyorsunuz dedik. Suriye bataklığının bize maliyeti ağır oldu. Saray sosyetesi Suriye’de egemen güçlerin taşeronluğuna soyundu. Avukatım “Size 500 bin liralık dava açtılar biz de açacak mıyız, açacaksak kaç liralık açacağız” dedi. Ben de “Açacağız, adamına göre biz de beş kuruşluk dava açacağız” dedim.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Gezi olaylarıyla gurur duyuyorum']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/gezi-olaylariyla-gurur-duyuyorum-20739437adf87-6b5e-4890-a695-5367ed000c682020-02-18T19:08:00+03:00Admin 'Gezi olaylarıyla gurur duyuyorum'

'Gezi olaylarıyla gurur duyuyorum'

SİYASET

Admin
<p>Gül ayrıca Gezi Parkı&nbsp;olayları ile ilgili "Nerede sessiz kaldım. Mesela en büyük olaylar Gezi olaylarıydı değil mi? Bana o zaman ilk sorulan soruya verdiğim cevap şuydu: "Bununla büyük bir gurur duyuyorum" dedim. Şaşırdı herkes. Çünkü "Türkiye'nin problemlerinin mahiyetini değiştirmişiz. Eskiden insanlar insan hakları için sokağa çıkardı" ifadelerini kullandı.</p><p>Babacan'ın kuracağı partinin Cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız sorusuna da yanıt veren Gül,&nbsp;"Bir siyasi partinin kuruluş gerekçesi bir kişiyi cumhurbaşkanı yapmak olabilir mi Allah aşkına?" şeklinde konuştu.</p><p>Gül açıklamaları şu şekilde;</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p><strong>EN İYİSİ TAM DEMOKRATİK PARLAMENTER SİSTEM</strong></p><p>Cumhurbaşkanı iken de parlamenter sistemin Türkiye için daha doğru olduğunu söyledim. Hatta Cumhurbaşkanı olarak yetkilerimin azaltılmasının bile demokratik nizama daha uygun olacağını sık sık ifade ettim. Çünkü o Anayasa’da Cumhurbaşkanına tanınan yetkiler bir darbe anayasasında darbenin başının cumhurbaşkanı olduğu düşünülerek verilmişti. O yetkileri parlamenter sisteme inanan benden önceki Cumhurbaşkanları da kullanmamaya çok özen göstermişlerdir.</p><p>O zaman yeni anayasa taslağı ortaya çıkınca açıkça söyledim. Şimdiye kadar Türk tipi bir parlamenter sistemle yönetildik. Vesayet sistemleri vardı, gölge kabineler vardı. Bunlar Türkiye’nin başına neler açtı. Bundan sonra da Türk tipi bir başkanlık sistemi olmasın dedim. Benim tercihim tam demokratik parlamenter sistemden yanadır. Bunu o zaman da konuştum tavrımı da ona göre koydum.</p><p><strong>BABACAN’I VE PARTİSİNİ DESTEKLİYORUM</strong></p><p>(“Ali Babacan’ın partisinden bahsedilirken sürekli sizin adınız da geçiyor. Siz bu kurulacak partinin neresindesiniz?” sorusu üzerine)</p><p>Aslında bunu Ali Bey çok dürüst ve samimi bir şekilde kamuoyuna açıkladı. Ben cumhurbaşkanlığından ayrıldıktan sonra aktif siyasetin içinde olmayacağımı söylemiştim. Ben tutarlı olmaya çalışan bir insanım. Dolayısıyla gündelik siyasetin içinde değilim. Ancak yakıcı memleket meseleleri varken tecrübemi kendime saklayacak bir insan da olmam beklenemez. Memleketimin faydasına gördüğüm temel konularda usulüne uygun bir şekilde siyasete katkı sunmak ve görüşlerimi paylaşmak hem hakkım hem de görevim. Ali Bey parti kurma çalışmalarını sürdürürken kamuoyunu gerektiğinde bilgilendiriyor ve benimle de zaman zaman görüşüyor.</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 2 --></p><p><strong>CUMHURBAŞKANI ADAYI OLACAK MI?</strong></p><p>Gül, Babacan'ın partisinin Cumhurbaşkanı adayı olacağına dair iddiaları da "Bir siyasi partinin kuruluş gerekçesi bir kişiyi cumhurbaşkanı yapmak olabilir mi Allah aşkına. Bu tip yakıştırmaları doğru bulmuyorum. Siyasi partiler her şeyin vakti saati geldiğinde kazanmak için doğru olan ne ise onu yaparlar." diyerek yanıtladı.&nbsp;&nbsp;</p><p><strong>AKP&nbsp;KURULUŞ İLKELERİNE DÖNMELİ</strong></p><p>AKP'yi kurarken hazırladığımız programlar, beyannameler ciddi bir emek mahsulüydü ve bilinçli olarak yazılan şeylerdi. Aramızdan birinin kalemiyle yazılıp konan şeyler değildi. O zaman onları çok içselleştirenlerimiz vardı.</p><p>AKP&nbsp;kuruluş ilkelerinin ve değerlerinin ben hala çok doğru olduğuna, Türkiye için çok geçerli olduğuna inanıyorum. Son dönemlere kadar beni davet ettikleri kongrelere yazdığım mesajlarda da hep onları hatırlattım ve o kuruluş ilkelerine dönmenin çok doğru olacağını söyledim. Türkiye çok olağanüstü dönemlerden geçti. Hain bir darbe teşebbüsü, onun travması, bütün bunlar yaşandı.</p><p>Türkiye'yi buradan süratli bir şekilde çıkarmanın yolu, gelişmiş demokrasilere sahip ülkelerdekine benzer bir demokratik nizamı, yüksek hukuk prensiplerini ihdas etmek ve insan hakları ilkelerini bihakkın uygulamakla mümkün. Türkiye’nin bugün karşılaştığımız sıkıntılardan süratli bir şekilde kolaylıkla çıkabileceğine ve bunun da ekonomik kalkınmayı beraberinde getireceğine inanıyorum. Açık söyleyeyim, bunları kimler başarabilirse onlar Türkiye’ye en hayırlı hizmeti yapmış olur. Aksi takdirde gündelik meselelerle bocalayıp kendi kendimizi boş yere tüketmiş oluruz.</p><p><strong>SİYASAL İSLAM TÜM DÜNYADA ÇÖKTÜ</strong></p><p>Dindar insanların ve siyasi hareketlerin özgürlükçü olabilmesi olağanüstü önemi haiz bir konu. İslami kimlikli siyasi hareketler demokrat ve özgürlükçü olduklarında, temel insan haklarını evrensel anlamda benimsedikleri ve uyguladıkları takdirde, iktidar geldiklerinde de iyi yönetişimi gerçekleştirmiş olurlar. Bunun örneğini ilk dönemimizde verdik ve dindar insanların devlet yönetimini nasıl rasyonel esaslara göre yönetebildiklerini sergiledik. Bu başarı tüm İslam dünyasına ve hatta İslami hareketlere bir dönem ilham kaynağı oldu. Şimdi Siyasi İslam'ın çöküşü diye çok tartışmalar var.</p><p>(“Siyasi İslam'ın çöktüğünü mü düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine)</p><p>Öyle, tüm dünyada. Biz bunu görüp, paradigmadan kopuşu gerçekleştirmiştik, ama sürdürülemedi.</p><p><strong>GEZİ OLAYLARI İLE GURUR DUYUYORUM"</strong></p><p>Nerede sessiz kaldım. Mesela en büyük olaylar Gezi olaylarıydı değil mi? Bana o zaman ilk sorulan soruya verdiğim cevap şuydu: "Bununla büyük bir gurur duyuyorum" dedim. Şaşırdı herkes. Çünkü "Türkiye'nin problemlerinin mahiyetini değiştirmişiz. Eskiden insanlar insan hakları için sokağa çıkardı. Faili meçhuller dursun diye çıkardı. Yolsuzluk dursun diye sokağa çıkardı. Şimdi insanlar ağacı kestirmem diye sokağa çıkmış, çevre duyarlılığı için sokağa çıkmış. Türkiye'nin problemlerini İngiltere'nin, ABD'nin problemleri haline çevirmişiz" dedim. Daha sonra bu toplumsal olay iyi yönetilemeyince terör örgütlerine büyük bir fırsat çıktı ve bildiğimiz vahim olaylar, vandallıklar cereyan eti. Açık söyleyeyim; benim birçok tavrım anlaşılmamış olabilir. Kendi camiamız da anlamamış olabilir. Ondan sonra daha ileri aşamalarda "demokrasi sadece seçim değildir" dedim. Bana o zaman bizim camiadan bazıları milli irade dersi vermeye kalktı. Milli idarenin ne olduğunu anlattım. Demokrasi sadece seçim değildir, seçimin ötesi vardır dedim. Halbuki ben şimdi bunları söylerken bu kadar tatsız politik ortamın içinde bunları tekrar konuşmak istemiyorum. O zamanlar tutuklu yargılamalarla ilgili yaptığım açıklamalara da bakın. Bireysel başvuru hakkı nasıl çıktı zannediyorsunuz, Haşim Bey'e gidin sorun"&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Vergilerin 5’te biri faize gitti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/vergilerin-5te-biri-faize-gitti-2073849b987cc-66e5-4455-8cc2-e289c449957c2020-02-18T18:50:00+03:00Admin Vergilerin 5’te biri faize gitti

Vergilerin 5’te biri faize gitti

EKONOMİ

Admin
<p>2017 yılında gelirlerin yüzde 92'ini vergiler, yüzde 8'ini vergi dışı normal gelirler oluşturdu.</p><p><strong>SERVET VERGİLERİNİN TOPLAMDAKİ ORANI YÜZDE 3,3</strong></p><p>Türkiye’de verginin yüzde 66,8'i KDV, ÖTV gibi vasıtalı vergilerden, yüzde 29,9'u vasıtasız vergilerden oluşuyor. Servet vergilerinin toplam vergi gelirleri içindeki oranı ise yüzde 3,3’de kalıyor.</p><p><!-- Yeniçağ - Haber Detay İçerik Arası 1 --></p><p><strong>VERGİ GELİRLERİNİN 5'E 1'İ FAİZE GİTTİ</strong></p><p>Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın 2000-2017 dönemi verilerine, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2018-2019 bütçe gerçekleşmelerine göre, 2000 yılı dahil 2000-2019 dönemindeki 20 yılda devlet cari fiyatlarla 5 trilyon 283.8 milyar lira vergi toplandı. Buna karşın faiz ödemelerinin toplamı 1 trilyon 72.4 milyar lirayı buldu.<br /><br />20 yıllık sürede vergi gelirlerinin GSYH’ye oranı yüzde 17.7 oldu. Bu dönemde vergi gelirlerinin yüzde 20.3’ü, bir diğer ifadeyle 5’te 1’i faize gitti.</p><p>Her yıl gerçekleşen vergi gelirleri ve faiz ödemeleri Merkez Bankası ortalama döviz alış kurundan dolara çevrildiğinde vatandaşların devlete 20 yılda 2 trilyon 320.4 milyar dolar vergi ödediği ortaya çıktı. Bu dönemde devletin ödediği faiz gideri ise 590.5 milyar doları buldu.</p><p>2019 yılı verilerine bakıldığında vergi gelirlerinin 673.3 milyar lirada kaldığı, faiz ödemelerinin ise 100 milyar lirayı bulduğu görüldü. Buna göre, faizlerdeki düşüşe rağmen vergi gelirlerinin yüzde 14.9’e faiz ödemelerine gitti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Super SOCO TC Max Türkiye’de]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/super-soco-tc-max-turkiyede-207379efbf18a-205e-4c7f-a35b-9b1faa9edd492020-02-18T18:27:00+03:00Admin Super SOCO TC Max Türkiye’de

Super SOCO TC Max Türkiye’de

OTOMOBİL

Admin
<p><strong>25 bin 900 TL’den başlayan fiyatla satılan elektrikli motosikletin Türkiye lansmanı, 20-23 Şubat’taki Motobike 2020 Fuarı’nda gerçekleştirilecek.</strong></p><p>Cafe Racer tarzına sahip TC modelinin geliştirilmiş bir versiyonu olan TC Max, retro tasarım detaylarını modern unsurlarla buluşturuyor. Klasik motosiklet kavramını LED farlar ve LCD göstergesiyle günümüze taşıyan TC platformunun en yeni ve gelişmiş versiyonu olan TC Max’ta, 1900 yerine 3500 W’lık kayış aktarmalı güçlü bir motor bulunuyor. Böylece 3,5 kW sürekli güç (5 kW tepe değer) ile hem yüzde 17’lik eğimi kolayca tırmanabiliyor hem de 90 km/s gibi yüksek bir hıza rahatça ulaşabiliyor. Ayrıca motosikletin denge merkezine göre konumlandırılmış olan motor bloğu güvenli bir sürüş imkanı sunuyor.</p><p>Tüm Super SOCO modellerini özel kılan taşınabilir batarya, TC Max modeline de taşındı. 72V-45 mA’lik taşınabilir batarya, standart 220V prizin olduğu her yerde rahatlıkla şarj edilebiliyor. 110 km’lik menzil verisine sahip TC Max’ın Li-Ion bataryasını 8 saatte yüzde 100 doldurmak mümkün.</p><p>2018 yılında gerçekleştirdiği anlaşma ile Super SOCO markasının distribütörlüğüne başlayan Kuralkan, şu anda Super SOCO’nun TS, TC, TC Max ve Cux modellerinin satışını da gerçekleştiriyor.</p><p>2019 yılından itibaren internet üzerinden satışa imkan veren e-ticaret sitesi <a href="http://www.ekuralkan.com">www.ekuralkan.com</a> ‘ı da devreye alan Kuralkan, Türkiye’nin her tarafına satış ve dağıtım imkanı da sunuyor. Motobike 2020 Fuar’ı ziyaretçileri, Kuralkan tarafından satılan motosikletlere kredi kartına tek çekim, yarısı peşin-kalanı kredi kartına tek çekim veya taksit ve yüzde 40’ı peşin – kalanı 36 aya kadar vadeli ve senetli satış şekliyle sahip olabilecekler.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[‘Papatyanın Yaprakları’nın ikinci baskısı yapıldı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/papatyanin-yapraklarinin-ikinci-baskisi-yapildi-207363e031622-763a-4d7c-abbc-f2bd33ea235a2020-02-18T18:15:00+03:00Admin ‘Papatyanın Yaprakları’nın ikinci baskısı yapıldı

‘Papatyanın Yaprakları’nın ikinci baskısı yapıldı

KÜLTÜR-SANAT

Admin
<p>Bugüne kadar Sinema, sanat, müzik, tiyatro ve podyum dünyasının ünlü isimleriyle yaptığı röportajları kitabında toplayan ünlü gazeteci <strong>Funda Erman Akosman,</strong> kitabının kısa sürede büyük bir çıkış yakaladığını ve bu durumun kendisini çok mutlu ettiğini söyledi. Türk Sineması’nın sultanı Türkan Şoray, Ediz Hun, Çolpan İlhan, Füsun Ünal başta olmak üzere birçok sanatçı röportajının yer aldığı kitabının imza gününün devam edeceğini söyleyen Funda Erman Akosman,’ Bursa, Ankara, İzmir, Antalya, Bodrum ve İstanbul’da sosyal sorumluluk içerikli projeler ile devam edecek’diye konuştu.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4c011a94a22.jpg" style="height:635px; width:889px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Türkiye’nin geleceğine yatırım olarak görüyoruz']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/turkiyenin-gelecegine-yatirim-olarak-goruyoruz-20735d04cc0fc-575b-4cba-817c-7d07d9c8b5962020-02-18T18:07:00+03:00Admin 'Türkiye’nin geleceğine yatırım olarak görüyoruz'

'Türkiye’nin geleceğine yatırım olarak görüyoruz'

TEKNOLOJİ

Admin
<p><strong>Koç Üniversitesi İş Bankası Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin tanıtımı vesilesiyle, İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali ve Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan’ın da katıldığı bir basın toplantısı düzenlendi.</strong></p><p>Adnan Bali, toplantıda yaptığı konuşmada, Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde yürütülecek olan, ülkeye katma değer yaratacak ve bilimsel manada bir sıçrama yaşatacak araştırmaların, başka alanlardaki çalışmaları da tetikleyerek yepyeni kapılar açacağını söyledi. Dijitalleşmenin ve teknolojik yeniliklerin günümüzdeki en önemli karşılığının yapay zekâ olmaya başladığına işaret eden Bali, şöyle konuştu: “Ülkelerin ve ekonomilerin gelişmesinde lokomotif olan tüm sektörlerde dijitalleşmenin, inovasyonun, teknolojinin ayrıştırıcı unsur olduğunu artık çok net şekilde görüyoruz. Dünyanın büyük ekonomilerinde, teknolojiye dayalı şirketler her geçen gün ağırlığını daha da arttırıyor. Dijitalleşme, kodlama, yapay zekâ, robotik endüstriler üzerine inşa edilen; ülkelerin başarısının bilime, eğitime ne kadar önem verdikleri ile doğru orantılı olduğu günümüz dünyasında Türkiye’nin bu ligde olması, teknolojide öne çıkan ülkeler arasında yer alması gerekiyor.”</p><p><strong><em>“Merkezi, Türkiye’nin geleceğine yatırım olarak görüyoruz”</em></strong></p><p>Küresel ölçekte değer yaratabilmek ve rekabet edebilmek için, üniversiteler ile iş dünyası ve özel sektör arasındaki işbirliğinin öneminin arttığını vurgulayan Bali, Merkezin bu bakımdan, dünyada artık mühendislikten finansa, hukuktan sağlığa, endüstriden ticarete kadar hemen hemen tüm alanlarda kullanılan yapay zekâya dair Türkiye’de önemli bir platform olacağını vurguladı.</p><p>Adnan Bali, yapay zekâ temelli bir dünyada rekabet edebilmek için en önemli yetkinliklerin veri toplama, işleme ve algoritma geliştirme olduğu gerçeği dikkate alındığında, bu alanlara yönelik Türkiye’nin insan kaynağı gücünü geliştirmenin gerekliliğinin de daha net anlaşılacağını söyledi. Bali, kurulan Merkezin, veri mühendisliği ve yazılım mühendisliği gibi geleceğin mesleklerinde ülkemizin insan kaynağının hem nicelik hem de nitelik yönünden geliştirilmesini de sağlayacağını ifade etti. Bali, “Türkiye’nin geleceğine yatırım olarak gördüğümüz bu Merkeze dair en büyük temennimiz; bilimsel çalışmalarda ülkemizi uluslararası seviyede çok daha ileri seviyelere taşıması ve bu alandaki bilimsel literatürde söz sahibi olmamızı sağlamasıdır” dedi.</p><p><strong><em>“Türkiye’de ilk kez bu ölçekte yapay zekâ merkezi kuruluyor”</em></strong></p><p>Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan da konuşmasında; Merkezin araştırma, eğitim ve sanayi işbirliği konularında Türkiye’de öncü bir kurum olma hedefiyle kurulduğunu ifade etti. Türkiye’de “ilk kez bu ölçekte” bir yapay zekâ merkezinin hayata geçirildiğini belirten Prof. Dr. İnan, şunları söyledi: “Bilimdeki değişim hızı artık yüzyıllar veya on yıllarla değil, yıllar ve hatta aylar bazında ölçülür oldu. Neredeyse her gün yeni bir disiplin doğuyor; eski disiplinler ise beklenmedik işbirlikleriyle yeniden hayat buluyor. İşte tam bu noktada, Atatürk tarafından kurulan ve Türkiye'nin en köklü bankalarından biri olan İş Bankası ile birlikte yapay zekâya dair böyle bir Merkezi oluşturmamız, üniversitemiz için çok önemli... Yapay zekâ, kesinlikle günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiğinden ve kuşkusuz büyük bir sosyal ve ekonomik etkiye sahip olmaya devam edeceğinden, bu Araştırma Merkezi bizi çok heyecanlandırıyor. Multi disipliner çalışmaların ve araştırmaların büyük öneminden bahsettiğimiz bu yüzyılda, bilgisayarın insanlar gibi düşünmesini sağlayan yapay zekânın geleceği yönlendireceği, bilimler arası geçişleri, işbirliklerini, ortaklıkları güçlendirici görev göreceği kesin.”</p><p>Araştırmanın bir üniversite için olmazsa olmaz unsur olduğunun altını çizen Prof. Dr. İnan, “Araştırma odaklı üniversiteler evrensel bilim ve teknolojiye en çok katkı sağlayan kurumlar. Bu üniversitelerden çıkan güçlü araştırmacılar, evrensel bilimin gelişmesine ve doğrudan ülke ekonomisine katkıda bulunurlar. Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden biri olarak evrensel bilime katkı sağlamak bizim en önemli misyonumuz. Bu yüzden de yürüttüğümüz araştırmalarımızla ülkemizde ve dünyada bilimsel gelişmeleri etkiliyor, teknolojik, ekonomik ve toplumsal kalkınmaya katkıda bulunuyoruz. Üniversitemiz, Ar-Ge için verilen dış kaynaklara bakıldığında Türkiye’de en ön sıralarda yer alıyor” diye konuştu. Prof. Dr. İnan, “Yapay Zekâ Merkezimizde, önümüzdeki dönemde önemli çalışmalara tanık olacağımıza ve ülkemizin geleceğine doğrudan ve dolaylı katkıda bulunacağımıza canı gönülden inanıyorum” dedi.</p><p>Toplantıda; İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı <strong>Hakan Aran</strong> Bankadaki yapay zekâ uygulamalarını anlatırken, Koç Üniversitesi İş Bankası Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Deniz Yüret de Üniversitedeki çalışmalara dair bilgiler aktardı.</p><p><strong><em>Koç Üniversitesi İş Bankası Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi</em></strong></p><p>Koç Üniversitesi İş Bankası Yapay Zekâ Uygulama ve Araştırma Merkezi; ülkemizin bilimsel ve akademik faaliyetlerine katkıda bulunmayı, yapay zekâ alanında ileri düzeyde çalışmalar gerçekleştirmeyi hedefliyor. Yapay zekâ alanında uzmanlık, donanım ve veri konularında ülkemizdeki eksikliklerin giderecek olan Merkezin, hem Koç Üniversitesi yerleşkesinde hem de üniversite - iş dünyası etkileşimi açısından İş Kulelerinde faaliyet göstermesi öngörülüyor.</p><p>Koç Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nin çatısı altında kurulan Merkezde; başta bilgisayar, elektrik ve elektronik mühendislerinden oluşan öğretim üyeleri olmak üzere, doktora ve yüksek lisans öğrencileri görev yapacak. Merkez, Koç Üniversitesi öğretim üyeleri ile birlikte sanayi ve akademiye uzman yetiştirecek, aynı zamanda iş dünyasının problemlerini çözmeye yönelik çalışmalar yürütecek. Merkezdeki uzman kadro, veri analizi ve danışmanlık hizmeti verecek; veri bilimi konusunda yüksek lisans, doktora ve doktora sonrası programlarla sanayi ve akademiye yönelik sertifika programları düzenleyecek. Merkez bünyesinde ayrıca üniversite-sanayi işbirliğine katkı sağlanması için Yapay Zekâ Sanayi Destek Kurulu oluşturulacak.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Doğru zamanda, doğru kampanyalar]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dogru-zamanda-dogru-kampanyalar-20734a51441d5-bb53-43d5-99ac-d610d58029702020-02-18T17:21:00+03:00Admin Doğru zamanda, doğru kampanyalar

Doğru zamanda, doğru kampanyalar

EKONOMİ

Admin
<p>Lansmana&nbsp;<strong>TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Dijimedya&nbsp;</strong>Yönetim Kurulu Başkanı<strong>&nbsp;Cüneyt Ortan, TÜROB&nbsp;</strong>Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Müberra Eresin, İstanbul Turist Rehberleri Odası</strong>&nbsp;Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Sedat Bornovalı, Eren Perakende&nbsp;</strong>Yönetim Kurulu Başkanı<strong>&nbsp;Mehmet Eren, Eren Perakende&nbsp;</strong>CDO’su<strong>&nbsp;Arda Genç, Global Blue&nbsp;</strong>Yönetim Kurulu Başkanı<strong>&nbsp;Hülya Aslantaş, TURYİD Genel Sekreteri Vedat Dilber, AYD&nbsp;</strong>Genel Sekreteri<strong>&nbsp;Günöz Atakan&nbsp;</strong>katıldı.</p><p><strong>Doğru zamanda, doğru kampanyalar</strong></p><p>Açılış konuşmasını yapan Dijimedya Yönetim Kurulu Başkanı&nbsp;<strong>Cüneyt Ortan</strong>, “Bizler Eren Holding ve Dijimedya Grup olarak, Türkiye turizminin dijitalleşmesi ve alışveriş turizminden gelen dövizin ülkemize daha fazla girdi sağlamasına katkıda bulunacak bir proje geliştirdik.<br />Disconti’nin arkasındaki sofistike yazılımı sayesinde, turistleri çok daha yakından tanıyarak, onları stereotiplerine göre segmentleyecek, doğru zamanda doğru yerde doğru kampanyaları önererek alışveriş yapmalarını tetikleyeceğiz.</p><p>Artık biliyoruz ki günümüzün trend kavramı “big data”! Big data ile Disconti’nin kapsamı örtüşüyor. Aslında ikisi de aynı yere gitmek istiyor; yani kullanıcılarımızı anlamak ve tam onlara göre iletişim yaparak daha fazla para harcamalarını ve ülkemizden mutlu ayrılmalarını sağlamak. Elde edilecek Disconti kullanım, davranış ve alışveriş dataları ve analizlerimiz sayesinde; tüm partnerlerimizle aramızdaki bağı güçlendirecek ve iki tarafın da gelişmesine katkılarda bulunacağız. Disconti ile 3 yıl içerisinde turizm gelirlerimize 50 milyon dolar katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.</p><p><strong>Disconti’nin stratejik ortağıyız</strong><br />Toplantıya katılan<strong>&nbsp;TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya&nbsp;</strong>ise<strong>&nbsp;“</strong>TÜRSAB, olarak amacımız Türkiye’nin turizm gelirinin artırılmasına elimizden geldiği kadar katkı sağlamak. Kurum olarak Türkiye’nin turizmden aldığı kişi başı gelirin artırılması noktasında atılan tüm adımları destekliyoruz. Bu çerçevede DISCONTI projesinin de stratejik partneri konumundayız. Proje kapsamında seyahat acentalarımızın da bu projeye destek vermesini, DISCONTI kartının seyahat acentaları üzerinden de gelen misafirlerle buluşturulmasına yardımcı olacağız” açıklamasını yaptı.</p><p>Lansmana katılan ve Disconti destekçileri arasında yer alan turizm sektörünün önde gelen sivil toplum kuruluşları TÜROB, İstanbul Rehberler Odası, Global Blue, TURYİD ve AYD temsilcileri de Disconti’nin Türk turizminde önemli bir eksikliği gidereceğini, ülkemizde tourist sale card uygulamasına büyük bir ihtiyaç olduğunu vurgulayarak Disconti’nin ayrıca ülkeye döviz girdisi sağlayacağını belirttiler.</p><p>Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin ziyaretlerini eşsiz bir deneyime dönüştürmek için tasarlanan Disconti, mobil uygulamasıyla da kullanıcılarına sağlık hizmetlerinden eğlenceye kadar tüm ihtiyaçları için özel ayrıcalıklar ve avantajlar sunacak. Turizmde yepyeni bir dönemin başlangıcı olan DISCONTI, Türk ekonomisine de katma değer sağlayacak.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4bf873e5803.jpg" style="height:505px; width:700px" /></p><p><strong>Turizm dijitalleşiyor</strong></p><p>Eşsiz konumu ve yüksek potansiyeli sayesinde Türkiye’nin yabancı turistler tarafından tercih edilme oranı gittikçe artarken, Avrupa pazarındaki payı hızla büyümektedir. 2019’da 44 milyonu aşan yabancı turist sayısı, 2020 yılında 51 milyon olarak tahmin edilmekte ve bu alandaki yatırımlar devam etmektedir. 2020 turizm geliri beklentisi 45 milyar dolar olan Türkiye’nin, 2023 yılı hedefi ise 65 milyar dolardır.&nbsp;<strong>DISCONTI</strong>, 2017 Turizm Şurasında alınan kararlara uygun şekilde, turizmin dijitalleşmesi amacına hizmet etmek adına 28 Ocak 2020’de Türkiye’nin en büyük gruplarından ve global perakende sektörünün önemli oyuncularından&nbsp;<strong>Eren Holding</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Dijimedya</strong>&nbsp;ortaklığıyla kurulmuştur.</p><p><strong>Ayrıcalıklı indirimler ve fırsatlar</strong></p><p>Türkiye’nin alışveriş turizminde devrim yaratacak DISCONTI ile yabancı turistlerin ülkemizde daha fazla harcama yapmaları sağlanarak döviz girdisi artırılacaktır. Turizmin ‘dijitalleşmesine’ katkı sağlayacak DISCONTI, turistlerin ülkemizde bulundukları süre boyunca; global ve ulusal perakende ve hazır giyim markalarından çok özel alışveriş fırsatları sunacaktır. Şehir içinde ve dışında konforlu ve hızlı ulaşım çözümleri, turistlerin en çok tercih ettiği restoranlardan indirimli yararlanmaları DISCONTI’nin avantajları arasında yer alacak. Müzelerde ve şehrin cazibe alanlarında da ayrıcalıklı olacak olan DISCONTILILER, WI-FI seçeneğiyle seyahat ayrıntılarını paylaşabilecek, ailecek sınırsız internetin keyfini çıkarabilecekler.</p><p><strong>Hedef küresel pazara açılmak</strong></p><p>Türkiye’den global pazara açılan&nbsp;<strong>“turist, seyahat ve alışveriş mobil uygulaması”</strong>&nbsp;oluşturmak vizyonuyla yola çıkan DISCONTI, Türkiye’de kazanacağı başarı sonrası, iş modelini yurtdışına taşımayı hedeflemektedir. Büyüme hedefini Rusya, Polonya, Ukrayna başta olmak üzere Avrupa ülkelerini kapsayacak şekilde küresel pazarlarda sürdürecektir.</p><p>DISCONTI, öncelikle Türkiye’de kullanıma sunulacak ve tüm turistik bölgeleri kapsayacaktır. Bu özelliğiyle sadece İstanbul ve turistik ziyaret alanlarından fırsatları ve rehberlik hizmetlerini barındıran ‘region card/city pass card’lardan farklılaşmaktadır.</p><p><strong>Büyük destek ve işbirliği</strong></p><p>Türk turizminde yeni bir dönem başlatacak olan Disconti sektörün en önemli ve büyük sivil toplum kuruluşlarından da destek görüyor. Ülke turizminde önemli misyonlar üstlenen Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED), Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD), İstanbul Turist Rehberleri Odası (İRO), Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) ve Global Blue da Disconti’nin basın lansmanında hazır bulundu.</p><p><strong>Türkiye’nin önde gelen markaları</strong></p><p>Turizmde büyük bir ekonomik gelişim ve dijitalleşme çalışması hedefiyle yola çıkan Disconti yeni bir oluşum olmasına karşın sektörlerinin önde gelen markaları ile işbirliği sağladı. Sağlık, restoran, otel, giyim ve turizm gibi farklı sektörlerden Türkiye’nin önde gelen ve dünyaca tanınan markaları ve şirketleri Disconti uygulamasında yer alıyor.</p><p>Turistlerin Disconti sayesinde indirim ve avantajlardan yararlanacağı markalar arasında ATASAY, BENETTON, BİG BUS, BİSSE, BLUEMINT, BOBBI BROWN, BODRUM MANTI, BOLULU HASAN USTA, BOYNER, CACHAREL, CHAKRA, COLUMBIA, DENTUR AVRASYA, DERİMOD, D’S DAMAT, DÜNYAGÖZ, EFOR, ENGLİSH HOME, FUN LAB, GALATA, GANT, GARDEN MEZZE, GLOBAL BLUE, GREEN SALADS, HACI ABDULLAH, İSTANBUL CERRAHİ, JACK&amp;JONES, JIMMY KEY, KİĞILI, KLASİK OTOMOBİL MÜZESİ, PIERRE CARDIN, LACOSTE, LEGOLAND, BUTİK ÇIKRIK, ZEN DİAMOND, MADAME COCO, MUDO, MNG, NAUTICA,OTELZ.COM,&nbsp;PERSPECTIVE, PINKO, RENT ‘N CONNECT, RUE, ŞANS, DURU VIP, SEA LİFE, SHOP TAX FREE, SNEAKS UP, SUPERSTEP, U. S. POLO, YARGICI, YVES ROCHER, WISPOTTER yer alıyor. Önümüzdeki günlerde yeni markaların da Disconti dünyasına katılması bekleniyor.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Antalya’ya rekor koltuk arzı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/antalyaya-rekor-koltuk-arzi-20733db474186-7542-4dca-83db-642e6391d43a2020-02-18T17:06:00+03:00Admin Antalya’ya rekor koltuk arzı

Antalya’ya rekor koltuk arzı

EKONOMİ

Admin
<p><strong>SunExpress</strong>, 2019 yılında bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 1.4 Milyar Avro’nun üzerinde gelir elde etti. 2019 yılında taşınan yolcu sayısı 10 milyonu aşarken, doluluk oranı ise %83 olarak gerçekleşti.</p><p>İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan&nbsp;<strong>SunExpress CEO’su Jens Bischof</strong>, SunExpress’in güçlü finansal yapısıyla istikrarlı büyümesini son 3 yıldır üst üste rekorlarla sürdürdüğünü belirtti: “2019’da 1.4 Milyar Avro ile tarihimizin en yüksek cirosunu elde ederek, bir önceki yıla göre yüzde 10’luk bir büyüme gerçekleştirdik. 2019 yılında toplamda 10 milyonun üzerinde yolcu ağırladık. Güçlü finansal yapımız ve turizmdeki uzmanlığımız ile 2020 yılında da Türk turizm taşımacılığının bel kemiği olmaya devam edeceğiz” dedi.</p><p><strong>Avrupa ile Türkiye arasında 7 milyon koltuk arzı</strong></p><p>Türkiye ile Avrupa arasında hava köprüsü oluşturan SunExpress, 2020 yılında Türkiye dış hat uçuşlarında rekor bir kapasite ile toplamda 7 milyon koltuk sunuyor. Bischof, “Direkt ve tarifeli seferlerle Akdeniz ve Ege bölgelerine en fazla turist taşıyan havayolu şirketiyiz. Bunun yanı sıra rekor sayıda Anadolu kentini Avrupa’ya direkt olarak bağlıyoruz. Bu yaz, Türkiye’de 17 noktadan Avrupa’da 39 destinasyona tarifeli direkt seferler düzenleyeceğiz” dedi.</p><p><strong>Antalya’ya rekor koltuk arzı ve 2 yeni rota</strong></p><p>Antalya’yı hem iç hem dış hatlarda direkt ve tarifeli seferlerle en fazla noktaya bağlayan hava yolu SunExpress, 2020 yazında Türkiye’nin turizm başkenti ve SunExpress’in merkezi olan Antalya’ya dış ve iç hatlarda toplam<strong>&nbsp;</strong>4.5 milyon koltuk ile<strong>&nbsp;</strong>tarihinin en yüksek arzını gerçekleştiriyor.</p><p>Bu yaz Antalya’dan Almanya’nın Bremen ve Fransa’nın Marsilya şehrine ilk kez uçmaya başlayacak olan SunExpress, Antalya – Avrupa uçuş ağındaki birçok destinasyonda frekans artışı sunuyor. Havayolu, Antalya kalkışlı Budapeşte uçuşlarını haftada 6’ya, Viyana uçuşlarını haftada 5’e, Brüksel uçuşlarını haftada 4’e, Prag ve Paris uçuşlarını haftada 3’e, Lyon uçuşlarını ise haftada 2’ye çıkarıyor. SunExpress, 2020 yazında Antalya’yı iç hatlarda 8, dış hatlarda ise 43 destinasyona bağlayacak.</p><p>Merkezi Antalya’ya hangar yatırımı yapacaklarını belirten Bischof, “Antalya’nın en büyük ve en fazla istihdam sağlayan şirketlerinden biri olarak, 2021 sonuna kadar hizmete açmayı öngördüğümüz bakım-onarım merkezimiz için ciddi miktarda yatırım yaptık. Bu proje Antalya'da bir ilk olacak ve ilk etapta SunExpress uçaklarına, daha sonra da diğer firmalara hizmet verecek” dedi.</p><p><strong>İzmir’e 3.1 milyon koltuk arzı ve 5 yeni rota</strong></p><p>SunExpress, 2012 yılında aktarma merkezi ilan ettiği İzmir’e bu yaz toplamda 3.1 milyon koltuk arz ederek İzmir’deki konumunu güçlendirmeye devam ediyor.</p><p>İzmir’i dış hatlarda tarifeli ve direkt seferlerle en fazla noktaya bağlayan havayolu SunExpress, 2020 yaz sezonunda uçuş ağına&nbsp;<strong>Milano, Ercan (Kıbrıs), Budapeşte, Prag ve Üsküp</strong>&nbsp;olmak üzere 5 yeni destinasyon ekliyor. Bu yaz İzmir’den Almanya’nın Frankfurt, Düsseldorf ve Münih şehirlerine günde 3 sefer düzenleyen hava yolu, Paris uçuşlarını haftada 5’e, Londra uçuşlarını haftada 3’e, Dublin uçuşlarını ise haftada 2’ye çıkarıyor. SunExpress, bu yıl İzmir’i iç hatlarda 13 kente, dış hatlarda ise 38 noktaya bağlayacak.</p><p><strong>13 Anadolu kentinden Avrupa’nın 17 şehrine</strong></p><p>Avrupa’da yaşayan Türklerin karşılıklı aile ziyaretlerini kolaylaştırmak adına 2010 yılından bu yana Anadolu’ya gerçekleştirilen direkt tarifeli uçuşlar, SunExpress’in en hızlı büyüyen pazarı haline geldi. Bischof: “2020 yazında 1 milyona yakın koltuk arzı ile 13 Anadolu kentinden Avrupa’nın 17 şehrine direkt tarifeli seferler sunuyoruz” dedi. SunExpress, bu yazla beraber Adana’dan&nbsp;<strong>Hamburg</strong>,&nbsp;<strong>Viyana&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Brüksel’e,&nbsp;</strong><strong>Balıkesir (Edremit)</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Eskişehir</strong>’den&nbsp;<strong>Düsseldorf</strong>’a,&nbsp;<strong>Malatya</strong>’dan<strong>&nbsp;Frankfurt</strong>’a<strong>&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Konya</strong>’dan da&nbsp;<strong>Helsinki</strong>’ye<strong>&nbsp;</strong>uçmaya başlayacak.</p><p><strong>2020 de Türk turizmi için rekorlar yılı olacak</strong></p><p>“Başta Antalya ve İzmir olmak üzere Türkiye ve Avrupa arasındaki uçuşlarımızla Türk turizminin ayrılmaz bir parçası olduğumuzu bir kez daha ortaya koyduk” diyen Bischof, “2019 yılının Türk turizmi için rekor bir yıl olacağını daha önce belirtmiştik. İlk veriler ışığında 2019, Türk turizmi için gerçekten rekorlarla dolu bir yıl oldu. Dünyanın en iyi 5., Türkiye’nin ise en iyi tatil havayolu olan SunExpress’in 2020 için sunduğu bu rekor kapasite artışı, Türk turizminde yeni bir rekor beklentisinin önemli bir göstergesidir” dedi.</p><p>1 Mart itibarıyla <strong>Eurowings</strong>’in yeni CEO’su olarak göreve başlayacağını belirten SunExpress CEO’su Jens Bischof, toplantının sonunda 15 Nisan itibarıyla görevi devralacak olan SunExpress’in yeni CEO’su Dr. Max Kownatzki’yi de tanıttı.</p><p>SunExpress Genel Müdür Yardımcısı <strong>Ahmet Çalışkan</strong> ve SunExpress Almanya Genel Müdür Yardımcısı <strong>Alper Özen </strong>de Bischof’a teşekkür plaketi takdim etti.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Mutfak Dostları Derneği 30 yaşında]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/mutfak-dostlari-dernegi-30-yasinda-207321b320c26-ddf2-44ef-9da6-08197c3d29482020-02-18T11:14:00+03:00Admin Mutfak Dostları Derneği 30 yaşında

Mutfak Dostları Derneği 30 yaşında

YAŞAM

Admin
<p>1991 yılında kurulan Türkiye’nin köklü sivil toplum kuruluşlarından <strong>Mutfak Dostları Derneği,</strong> geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği genel kurulunda, 2020-22 dönemi yönetim kurulunuseçti. 2020-2022 dönemi yeni yönetim kuruluna 2014 yılından bu yana başkanlık görevini yürüten Zeynep Kakınç başkanlık etmeye devam edecek.</p><p>Dernek Başkanı <strong>Zeynep Kakınç</strong>; “Ülkemizin alanında en köklü sivil toplum kuruluşu olan derneğimize dördüncü kez başkanlık edecek olmaktan mutluluk duyuyorum. Geçtiğimiz dönemlerde başladığımız ve titizlikle yürüttüğümüz Anadolu Lezzet Envanteri (ALE), Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri gibi süregelen projelerimizin yanı sıra, ulusal ve uluslararası projeleri daha etkin şekilde yürütmek üzere bu alanlarda çalışma grupları oluşturarak yönetim kurulumuzu oluşturan deneyimli arkadaşlarımızla mutfak kültürünü her alanda desteklemeye, ülkemizde gastronomi yılı ilan edilen 2020 yılında da devam edeceğiz” dedi.</p><p>Ülkemizin özgün lezzetlerini ve yöresel üreticileri desteklemek adına <strong>Anadolu Lezzet Envanteri</strong>’nin (ALE) oluşturulmasında önemli çalışmalara imza atan ve gastronomi alanında uluslararası projelerle de gündeme gelen Mutfak Dostları Derneği’nin yeni yönetim kurulundaki diğer isimler ve görev dağılımı ise şu şekilde gerçekleşti: Başkan Yardımcıları Osman Serim, Nedim Atilla, Genel Sekreter Esin Sungur, Sayman Oya Emerk, Üyeler Alparslan Baloğlu, Ebru Erke, Başar Eryöner, Yakup Şensoy, Sema Targıt, Haluk Özyavuz, Filiz Hösükoğlu, Ülkü Kahraman, Nazlı Kalmuk ve Murat Güllü.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4ba5967fa95.jpg" style="height:453px; width:700px" /></p><p><strong>Mutfak Dostları Derneği 30 Yaşında</strong></p><p>2020 yılında 30. yılını kutlayan <strong>Mutfak Dostları Derneği, </strong>bilimsel araştırmalar yaparak ve yaptırarak mutfak zenginliklerimizi, ulusal ve uluslararası yeme-içme ve sunma adabını ortaya çıkarmak ve gastronomiyi sevdirmek amacıyla kuruldu. Yurt içi ve yurt dışında mutfağımızın tanıtılmasını sağlamak, eğitimler düzenlemek, yeme-içme ile ilgili gelişmeleri izlemek, çalışmaları özendirmek de derneğin kuruluş amaçları arasında.</p><p>Çeşitli yayınlar hazırlayan, panel, konferans ve gastronomi gezileri düzenleyen dernek, önceden belirlenen temalar çerçevesinde gastronomik zenginliği olan yemekler de organize ediyor. Gastronomi alanına bir referans noktası olması ve başarılı kişi ve kuruluşların teşvik edilmesi amacıyla Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri’ni düzenleyen <strong>Mutfak Dostları Derneği,</strong> 30. yılını da tematik gala yemeğinden 30 yıl ödüllerine, panel ve konferanslara uzanan bir dizi etkinlik ile kutlayacak.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Arval yüzde 9 büyüdü]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/arval-yuzde-9-buyudu-2073115d5b97b-f330-481c-a5e7-4d5b90213b002020-02-18T11:00:00+03:00Admin Arval yüzde 9 büyüdü

Arval yüzde 9 büyüdü

OTOMOBİL

Admin
<p>2019 yılında pazarın üzerinde bir performans sergileyen şirket, elde ettiği sonuçlarla, dünyanın ‘en hızlı büyüyen araç kiralama şirketlerinden biri’ olarak öne çıktı. 2019 yılı, Arval’in başarılı bir şekilde büyüdüğü ve pazar payını artırdığı bir sene olarak kayıtlara geçerken; şirket bu operasyonlarını devam ettirdiği ülkelerin genelinde de, pazar lideri olduğunu kanıtlamış oldu.</p><p><strong>Arval 2019 yılında da yine güçlü bir büyüme sergiledi</strong></p><p><strong>Arval’in kiralanan filosu 2019’da %9,1* artarak</strong>&nbsp;toplam&nbsp;<strong>1 milyon 298 bin 404 araca</strong>&nbsp;ulaştı. Sipariş edilen araç sayısı bir önceki yıla göre&nbsp;<strong>%8’lik bir artış</strong>&nbsp;göstererek toplam&nbsp;<strong>380 bin 982 araca</strong>&nbsp;olarak gerçekleşti. Şirketin sözleşmesi tamamlanan&nbsp;<strong>ikinci el araç sayısı</strong>&nbsp;bir önceki yıla göre %6 arttı ve toplam 269 bin 830’a ulaştı.</p><p>Arval’in faaliyet gösterdiği bölgelerin büyük bir bölümünde ise&nbsp;<strong>filo büyümesi çift haneli rakamlara çıktı.</strong>&nbsp;2019 yılı büyümesi Kuzey ülkelerinde %20,8, Orta Avrupa’da %19,3, Benelüks ülkeleri ve Güney Avrupa’da %16,2 olarak kaydedildi. Aynı büyüme, en büyük filolara sahip Fransa, Birleşik Krallık, İspanya ve İtalya’da %7,3 olarak gerçekleşti.</p><p>Müşteri segmentlerine bakıldığında ise 2019 yılına Arval, Kurumsal &amp; Kamu segmentlerinde %7 ve Kısa Dönem Kiralama (1-24 ay) filosunda %25’lik artış yakalayarak, tüm segmentlerde büyüme gösterdi.</p><p>Perakende (bireyler ve kobiler) filosu 2019’da, bir önceki yıla göre %14 büyüyerek çok güçlü bir performans sergiledi. Bu filonun kapsamındaki bireysel kiralama filosu, 2018’e kıyasla %42 genişledi ve yılı 300 bin eşiğinin hemen altında kapattı.</p><p>Hızla gelişen bir sektörün parçası olarak Arval hayata geçirdiği önemli Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) çalışmalarında odaklandığı iki ana trend ile enerji dönüşümünde bir adım öne geçti.</p><p>Bu kapsamda Arval filosundaki dizel araçların oranının %75’e düşürülmesi ve elektrikli araçların alımının hızlandırılması için çalışmalarını devam ettirdi. Arval aynı zamanda arka arkaya 4. kez&nbsp;<strong>EcoVadis KSS platformunun altın derecesine layık görüldü</strong>. Böylece şirket “Motorlu araçların kiralanması” sektöründe en iyi %2’lik dilimde yer aldı.</p><p>Arval’in gösterdiği bu performans şirketin, ‘insanlara yaşadıkları toplum ve çevrede, pozitif bir etki yaratma ve gezegeni koruma imkanı sunma’ yaklaşımı kapsamında kesintisiz ve etkin bir şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü kanıtladı.</p><p><strong>2019 yılında öne çıkanlar</strong></p><p>Arval’in sektördeki uzmanlığının göstergesi de olan ve kuruluşunun 30. yılını kutladığı 2019, yeni Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO <strong>Alain Van Groenendael</strong>’in ekibe katıldığı ve yeni dinamiklerle geleceğe hazırlandığı bir yıl oldu.</p><p>Kurumsal ulaşımdaki hızlı değişikliğe cevap oluşturacak şekilde hayata geçirilen Corporate Vehicle Observatory (CVO) 2019 yılında, mobilite dünyasındaki değişiklikleri anlamak ve tahmin etmek üzere bağımsız araştırmalar yapan <strong>Arval Mobility Observatory</strong>’e dönüştü. Arval geçtiğimiz yıl MaaS (Mobility-as-a-Service) İşbirliği’ne katılarak yarının entegre mobilite çözümlerini ortakları ile inşa etme isteğini de bir kez daha gösterdi. Arval aynı zamanda&nbsp;<em>Bağlantılı Araçlar, Enerji Dönüşümü, Mobilite ve Sürücüsüz Araçlar&nbsp;</em>olarak en yeni alanlarda deneme laboratuvarı olarak faaliyet gösteren ‘4 merkez’ de açtı.</p><p>Arval yılın sonunda ise marka platformunu hayattaki birçok yolculuğa eşlik etme vizyonuyla belirlenen “for the many journeys in life” sloganı ile yeniledi. Bu değişiklikle, Arval’ın rolünün araç kiralamanın ötesine geçtiği, şirketin yeni mobilite çözümlerini kucakladığı ve hızla değişen bir sektörde yeni zorluklara çözümler geliştirdiği vurgulandı.</p><p><strong>2020 Arval için çok önemli bir yıl olacak</strong></p><p>2020 yılı ise Mart ayı sonunda lansmanı da yapılacak olan ve Arval’in gelecek stratejisi olarak belirlediği&nbsp;<strong>Arval Beyond</strong>’un temellerinin atıldığı, ana faaliyetine bağlı kalarak yeni iş modelleri geliştirdiği ve yeni bir dünyada istikrarlı bir şekilde büyümeye hazırlandığı bir yıl olacak.</p><p>2020: Daha fazla yenilik</p><p>Arval, enerji dönüşümlerini yöneten müşterilerini desteklemek için SMaRT (Sürdürülebilir Mobilite ve Sorumluluk Hedefleri) yaklaşımından her zamankinden daha fazla yararlanıyor. Elektrikli Araçlar, geleneksel mobilite çözümlerinden daha yararlı alternatifler sundukları için bu metodolojinin önemli bir parçasını oluşturuyor.</p><p>Arval, bu anlamda 2020 yılında&nbsp;<strong>elektrikli araç kayıtları bakımından pazarın iki katı daha hızlı büyümek&nbsp;</strong>gibi oldukça ciddi<strong>&nbsp;</strong>bir hedef belirledi.</p><p>Arval, elektrikli araçların ötesinde yeni mobilite seçeneklerinin de mümkün olduğuna inanarak bu alandaki çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Araç, bisiklet ve seyahat paylaşımının yanı sıra Arval Fransa tarafından tanıtılan alternatif mobilite çözümü olarak Ocak ayı sonunda test edilmeye başlanan sürücüsüz servis EVAA da buna en iyi örneklerden biri olarak dikkat çekiyor.</p><p><strong>2020: Daha geniş bir etki alanı</strong></p><p>Arval 2020'de, dünya çapında etkin olduğu alanları da geliştirmeye devam edecek. Bunun ilk adımı olarak Arval Ocak ayının başında Kolombiya’da bir şube açarak, hızlı büyüyen Latin Amerika Bölgesi’ndeki varlığını güçlendirdi.</p><p>2020 yılı, aynı zamanda filo yönetimi sektöründeki en uzun süreli stratejik işbirliği olan Element-Arval Küresel İşbirliği’nin de 25. yıldönümü olarak öne çıkacakt. Filo yönetiminde dünya lideri olan Element-Arval Küresel İş Birliği şu an Kuzey Amerika, Latin Amerika, Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Asya-Pasifik’te 50’nin üstünde ülkede&nbsp;<strong>3 milyondan fazla</strong>&nbsp;aracı yönetiyor.</p><p>2019 yılına ait finansal ve operasyonel sonuçların duyurulması kapsamında açıklamalar yapan<em>&nbsp;</em>Arval Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO&nbsp;<strong>Alain Van Groenendael&nbsp;</strong>şunları söyledi:<em>&nbsp;</em>“Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO olarak geçirdiğim bir yılın ardından Arval’in elde ettiği güçlü sonuçları paylaşmaktan dolayı gurur duyuyorum. Çalışanlarımızın özverili gayretleri sayesinde Arval özelikle mobiliteye dayalı yeni hizmetleriyle değişmeye ve müşterilerin dönüşen ihtiyaçlarını karşılamaya hazır. Önümüzde ise gerçekten heyecan verici bir dönem var. Bu dönemde Arval, müşterilerine bütün yolculuklarında eşlik edecek, ama sadece arabalar ile değil! Bu bakımdan Mart ayı sonunda duyurusunu yapacağımız yeni stratejik planımız Arval Beyond’u sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.”</p><p>&nbsp;</p><p>*<em>2018-2019 dönem sonu büyüme için karşılaştırmalı oranlar</em></p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Dijital yayıncılık hızla artıyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/dijital-yayincilik-hizla-artiyor-207308e315d97-55cf-4b4f-a03f-a695a482d3ae2020-02-17T22:51:00+03:00Admin Dijital yayıncılık hızla artıyor

Dijital yayıncılık hızla artıyor

MEDYA

Admin
<p>Evlerde televizyon yayınları yerini <strong>Netflix, PuhuTV, BluTV </strong>gibi 'yayın akışlı video' platformlarına bırakıyor. Özellikle Türkiye'de büyük vakitler harcanan televizyon tahtını sosyal medya ve video platformlarına kaptırıyor. <strong>Radyo Televizyon Üst Kurulu </strong>(RTÜK) tarafından yapılan <strong>'Televizyon İzleme Eğilimleri'</strong> araştırmasına göre günlük ortalama televizyon izleme oranı 12 yılda yüzde 30 düştü. Yayın akışlı video platformlarının ise önümüzdeki 4 yılda yüzde 30 büyümesi bekleniyor.</p><p>Buna göre 2006'da ortalama günlük televizyon izleme süresi 308 dakika olan Türkiye'de, 2009'da 263 dakika, 2012'de 234 dakika, 2018'de ise 214 dakika günlük ortalama televizyon izlendi. En çok izlenen program türünün haberler ve yerli diziler olduğu gözlenirken, kadınların haber ve dizi, erkeklerin ise spor ve açık oturum programlarını daha fazla izlediği belirlendi.</p><h3><strong><span style="background-color:#FFFF00">Televizyonlar akıllı cihazların içine taşındı</span></strong></h3><p>Özellikle 15-24 yaş arası gençlerin büyük bir çoğunluğu televizyonu akıllı cihazlarından izliyor. Ayrıca yaş ortalamasıyla televizyon izleme süresinin doğru orantılı olduğu belirlenirken, eğitim düzeyi arttıkça da televizyon izlenen gün sayısının azaldığı görüldü. İzleyicinin tercihine dayalı video yayın akışı sunan (on- demand video streaming) platformların TV yayıncılığına rakip olarak yükselişi sürüyor. TV endüstrisini kökünden etkileyen bu yeni platformlar tüketici davranışını da değiştiriyor. RTÜK'ün araştırmasının verilerine göre izleme oranındaki bu düşüşün temel sebepleri arasında kuşak programları ve dizi filmlerindeki kalite düşüklüğü gösterilmiş. Yayın akışlı video platformlarında rekabet ciddi boyutlara ulaştı. PricewaterhouseCoopers verilerine göre pazar 2019 sonunda 23 milyar dolara ulaşırken, 2022'de 30 milyar doları aşmasının bekleniyor. Pazar dünyada 2018'de 600 milyondan fazla kullanıcıya ulaşırken aynı yıl kablo TV ise 556 milyon kullanıcıya sahip…</p><h3><strong><span style="background-color:#FFFF00">Yerli platformların kullanıcı sayısı artıyor</span></strong></h3><p>En çok bilinen platformlardan Netflix'in peşinden Apple, Disney, WarnerMedia ve NBCUniversal platformlarıyla pazara giriş yapıyor. Türkiye'de MUBI, PuhuTV ve BluTV gibi yerli platfomların kullanıcısı sayısı da her geçen gün artıyor. Vodafone, Turkcell ve Türk Telekom gibi operatörler de bu alana yatırım yapıyor. Turkcell kendi yapımlarını yapmak için gün sayıyor. Uzmanlar, Y ve Z kuşağı ile birlikte video içeriğin diğer içeriklerden çok tüketilmeye ve her gün daha fazla talep görmeye devam edeceğini belirtirken, 2020'de internetin yüzde 80'inin video içeriklerden oluşması bekleniyor. NBC Universal CEO'su <strong>Steve Burke</strong> yeni platformları Peacock'ın nisan ayındaki lansmanının ardından Tokyo Olimpiyatları'nı da içine alacakları canlı yayınlardan söz ediyor. Universal Pictures, Focus Features ve DreamWorks Animation içerikleriyle hayata geçecek platform ilk aşamada 15 bin saatlik içerikle lanse edilecek. WarnerMedia da aynı zamanda HBOMax'ın lansmanını yapacak ve 10 bin saatlik içerikle geliyor.</p><h3><strong><span style="background-color:#FFFF00">Seçim hakkı giderek önem kazanıyor</span></strong></h3><p>TV izleme süresinde düşüşe dikkat çeken Bilgi Pazarlama İletişimi YL Program Direktörü <strong>Doç. Dr. Gresi Sanje,</strong> tüketiciye izleme seçeneği sunarak 'seçim hakkı' değeri yaratan video yayıncılığı karşısında TV yayıncılığının kan kaybettiğini söyledi. Sanje, “Taleplerimize göre şekillenmesini istediğimiz her ürün ve hizmet, bize kendi seçimimizi yapabilme değerini sunuyor. Sunulan bu değer de seçim hakkı neredeyse olmayan TV yayıncılığı karşısında gayet cazip geliyor” diyor. Sanje'ye göre izleyicinin program veya dizi izlerken reklam veya son dakika haberi gibi nedenlerle bölünmeyi istememesi bu video platformlarının bir diğer tercih edilme nedenlerinden. Sanje, haber kaynağı olarak da hala en çok geleneksel mecraya güvenen bir tüketici olduğunu vurguluyor.</p><h3><strong><span style="background-color:#FFFF00">Her yıl yüzde 10 oranında TV'den dijitale dönülüyor</span></strong></h3><p>Her yıl yüzde 5 ila yüzde 10 arasında<strong> televizyondan dijitale geçiş </strong>olduğunu kaydeden BluTV İçerik Direktörü <strong>Deniz Şaşmaz Oflaz,</strong> BluTV'nin kurulmasının en önemli sebebinin teknolojinin de etkisi ile tüketici davranışlarındaki değişim olduğunu hatırlatarak, “İnsanlar bir içeriği 2 saat izlemek ve reklamlarla zaman kaybetmek istemiyordu. Ancak geleneksel TV izleme alışkanlığından dijital platformlara geçiş, zamana yayılan bir süreç. Bu nedenle yüzde 100 tamamlanan bir dönüşümden bahsedemiyoruz henüz. Ama gelinen noktayı büyük bir başarı olarak görüyoruz. Çünkü insanlar artık daha mobil hale geldi, telefonlarından istedikleri zaman dizileri izlemeyi tercih ediyor” dedi. Her ay 4 milyon saatten fazla içerik üretilen BluTV, bugüne kadar toplam 6 milyon izleyiciyle buluşmuş. Dijital dizi sektörüne 100 milyon TL'lik katkıları olduğunu söyleyen Oflaz, “Bu her geçen yıl artı yor. Ayracı BluTV Arabic adıyla Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesine hizmet veriyor. Önümüzdeki dönemde bu bölgeye daha fazla yatırım yaprak özel yapımları hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.</p><h3><strong><span style="background-color:#FFFF00">Netflix, Türkiye'de en çok TV'den izleniyor</span></strong></h3><p>Eylül 2016'da pazarına giren Netflix'in Türkiye'de 1,5 milyonu aşkın üyesi var. Türkiye'de Netflix en çok akıllı televizyonlar üzerinden izleniyor. İkinci sırada akıllı telefonlar, üçüncü sırada ise dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar var. Bu üçlüyü tabletler ve oyun konsolları takip ediyor. Netflix'in Türkiye sözcüsü Netflix Türkiye İletişim Müdürü <strong>Artanç Savaş, </strong>“İzleme alışkanlıklarındaki bu değişimin Türkiye'de de güç kazandığını görmemek imkansız” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Türkiye'de 18 milyon ruhsatsız silah var']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/turkiyede-18-milyon-ruhsatsiz-silah-var-20729e049fa67-a920-4f33-91de-b638d823363c2020-02-17T22:40:00+03:00Admin 'Türkiye'de 18 milyon ruhsatsız silah var'

'Türkiye'de 18 milyon ruhsatsız silah var'

GÜNCEL

Admin
<p>Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı&nbsp;<strong>Melih Gökçek</strong>'in, "darbe" söylentilerine ilişkin Twitter hesabında 'Direniş kesin çok kanlı olur. Ve aynı anda Türkiye'ye yayılır. Çünkü Türkiye'de ruhsata tabi olmayan yivsiz tüfek almayan aile kalmadı' diye yazması, bireysel silahlanmayı bir kez daha gündeme getirdi. Bununla birlikte AKP, son torba yasaya bireysel silahlanmayı önleyici bir madde ekledi.</p><p>RS FM'de Atilla Güner'le Akşam Postası'na konuşan <strong>Umut Derneği Başkanı&nbsp; Ayhan Akçan,</strong> "Geç bile kalındı. 18 milyon ruhsatsız silah var. Tüm silahlar içinde ruhsatsızların oranı yüzde 89" dedi.</p><h3>"Böyle bir yasa tasarısı için geç bile kalındı"</h3><p><strong>Ayhan Akçan, hükümetin gündeminde olan son düzenlemeyi şöyle yorumladı:</strong></p><p><em>"Türkiye'deki silahların yüzde 89'u ruhsatsız. Üreticilerinden kayıt dışı silah alıyorlar. Türkiye'de 'lazım olur' diye alınıyor. Son zamanlarda özellikle terör olaylarından sonra artış olduğunu görebiliyoruz. Sağlıkla ilgili bir probleminiz var, ya da akli siciliniz müsait değil ve siz silah satın almışsanız bu duruma 1 ile 3 yıl arası hapis cezası geliyor. Umut Vakfı olarak senelerdir söylüyorduk. Türkiye'de kayıt dışı 18 milyon silah var. Bu kanunla beraber ticari reklam da tanıtım ve satışını gerçekleştirmeye çalışan SMS mesajları da idari para cezasına çarptırılacak. Böyle bir yasa tasarısı için geç bile kalınmıştı. Ama yine de olumlu bir gelişme olarak görüyoruz."</em></p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hileli gıda denetimi başladı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hileli-gida-denetimi-basladi-20728308b4c2a-0c56-43f4-8d5c-f27e58185c8d2020-02-17T22:34:00+03:00Admin Hileli gıda denetimi başladı

Hileli gıda denetimi başladı

GÜNCEL

Admin
<p>Tarım ve Orman Bakanlığı 81 ilde gıda denetimi yapacak. Denetimler&nbsp;6 gün boyunca sürecek.</p><p>Konuyla ilgili&nbsp;Tarım ve Orman Bakanı <strong>Bekir Pakdemirli</strong>'den bir açıklama geldi. Pakdemirli,&nbsp;"İlk denetim alanımız süt ve süt ürünleri olacak. Usulsüz gıda üretenlere göz açtırılmayacak" dedi.</p><p>Bakan Pakdemirli,&nbsp;"Yakında WhatsApp şikayet hattı açıp, vatandaşların gıda ürünlerine ilişkin şikayetlerini buradan alacağız" ifadelerini de kullandı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['FETÖ'nün miladı neden 17-25 Aralık değil?']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/fetonun-miladi-neden-17-25-aralik-degil-207261fecda13-7cad-4cde-9fae-466000ea0e362020-02-17T20:20:00+03:00Admin 'FETÖ'nün miladı neden 17-25 Aralık değil?'

'FETÖ'nün miladı neden 17-25 Aralık değil?'

GÜNCEL

Admin
<p>15 Temmuz darbe girişiminde AKP kampanya danışmanı eski eşi<strong> Erol Olçok </strong>ve oğlu <strong>Abdullah Tayyip Olçok</strong>’u kaybeden&nbsp;<strong>Nihal Olçok,</strong> eski AKP milletvekili <strong>Burhan Kuzu</strong>’ya sosyal medya hesabından tepki gösterdi.</p><p>Kuzu’nun <strong>"Abant Platformu’nun elbetteki müdavimiydim. Tüm toplantılarına katıldım.Harun Tokak’la da derin dostluğumuz vardı.Bunlara bir hizmet hareketi olarak katıldım. Ama 15 Temmuz’da gerçek yüzleri ortaya çıktı. Darbecilerin yanında nasıl durabilirim?" </strong>paylaşımını alıntılayan Olçok, <strong>"Peki neden milat sizin için 15 Temmuz da gariban için 17-25 Aralık sayın Burhan Kuzu? Ayrıca Bank Asya’ya para yatıran suçlu ama Bank Asya’yı kuran ve yönetenler suçsuz. Hatta görevleri yükseltiliyor ? Sizin adalet size, bizim adalet bize mi ?"</strong> tepkisini gösterdi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Hindistan'dan Türkiye'ye nota]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/hindistandan-turkiyeye-nota-20725ed56fdff-7dcb-43c2-b56b-dc4ad02e6b972020-02-17T20:15:00+03:00Admin Hindistan'dan Türkiye'ye nota

Hindistan'dan Türkiye'ye nota

SİYASET

Admin
<p><strong><em>Hindistan, Türkiye Büyükelçisi&nbsp;Şakir Özcan Torunlar aracılığı ile Türkiye'ye nota verdi.</em></strong></p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz hafta gittiği Pakistan'da Keşmir'e ilişkin açıklamalarda bulunmuş, söz konusu açıklamalar Hindistan'da rahatsızlığa neden olmuştu.</p><p>Hindistan dışişleri bakanlığı sözcüsü, <strong>"Bu son gelişme bir kez daha Türkiye'nin diğer ülkelerin iç işlerine karıştığını gösteren bir eğilim ve bu Hindistan için kabul edilemez"</strong> dedi.</p><p>Keşmir'deki durumun Hindistan'ın yakın zaman önce yaptığı değişikliklerden kaynaklandığını söyleyen Erdoğan,&nbsp;Keşmir konusunda Pakistan'a destek çağrısında bulunmuştu.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İsveç rallisi'nde Toyota fırtınası esti]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/isvec-rallisinde-toyota-firtinasi-esti-20724729f413d-e3bb-41fd-b205-1395d68049332020-02-17T20:06:00+03:00Admin İsveç rallisi'nde Toyota fırtınası esti

İsveç rallisi'nde Toyota fırtınası esti

SPOR

Admin
<p>Toyota Yaris WRC ile ikinci yarışına çıkan<strong> Elfyn Evans, </strong>Cuma gününden itibaren ralliyi domine ederek takıma sezonun ilk galibiyetini getirdi. Bununla birlikte 19 yaşında kariyerinin ilk WRC sezonunu geçiren genç sürücü <strong>Kalle Rovanperä</strong> ise, Dünya Şampiyonu takım arkadaşı <strong>Sébastien Ogier </strong>ile girdiği üçüncülük mücadelesini kazanarak podyuma çıktı.</p><p>Bu sonuçlarla birlikte TOYOTA GAZOO Racing, yeni pilot üçlüsüyle birlikte sıra dışı bir yarışa imza atarak Üreticiler Şampiyonası’nda liderliğe yükseldi. 9 etabın beşini kazanarak ralliyi 12.7 saniyelik farkla birinci tamamlayan Elfyn Evans ise, rakibiyle aynı puana ulaşarak Pilotlar Şampiyonası’nda zirveye ortak oldu.</p><p><strong><em>Son 4 yılda 3 Zafer</em></strong></p><p>Şampiyonaya Yaris WRC ile katılan Toyota GAZOO Racing, İsveç’teki ayakta son dört yılda üçüncü kez zafere ulaştı. &nbsp;Yol, hava ve farklı pist koşullarının altından başarıyla çıkmasını bilen Toyota yarış otomobilleri, Cuma ve Cumartesi günü kar ve buzda üstün performans sergilerken, Pazar günü yağmurun ağırlaştırdığı etaplarda da sürücü ve araç kalitesini gözler önüne serdi.</p><p><strong>Rovanperä, podyuma çıkan tarihin en genç ismi oldu</strong></p><p>Toyota ile kariyerinin ilk WRC şampiyonasına adım atan genç sürücü Rovanperä, açılış yarışı Monte-Carlo Rallisi’ndeki etkileyici performansını daha ileriye taşımayı başardı. İsveç Rallisi’nde bir ara ikinciliğe kadar yükselen 19 yaşındaki pilot, 21,19 kilometrelik Likenäs etabını 3.7 saniye farkla birinci sırada bitirerek kariyerinin ilk WRC etabını kazandı ve Güç Etabı’nda ekstra beş puanın sahibi oldu. Rovanperä bu başarının ardından, WRC’de podyuma çıkan en genç pilot unvanını elde etti. Rovanperä bu başarının ardından, WRC’de podyuma çıkan en genç pilot unvanını elde ederken, Sébastien Ogier’in elde ettiği dördüncülük ise Pilotlar Şampiyonası’nda kendisine değerli puanlar getirdi.</p><p>TOYOTA GAZOO Racing WRC Challenge Programı’yla ikinci rallisine çıkan Takamoto Katsuta ise genel klasmanda dokuzuncu oldu. Jari-Matti Latvala da özel katılımcı olarak Yaris WRC ile İsveç Rallisi’nde start aldı.</p><p><strong><em>Mäkinen: “Bir rüya takımı gibiyiz”</em></strong></p><p>İsveç Rallisi’ndeki yüksek performansı değerlendiren takım kaptanı Tommi Mäkinen, “Harika bir sonuç elde ettik. Elfyn Evans adına çok iyi bir hafta sonuydu. Rovanperä da son etapta inanılmaz bir iş çıkardı. Şu anda takım ruhunu en üst düzeyde ortaya koyan bir ‘rüya takımı’ gibiyiz” dedi.</p><p>Toyota adına ikinci yarışında galibiyet elde eden Elfyn Evans ise, “Takıma, bana iyi bir otomobil vermesinin yanı sıra desteği ve testlerle aracı bu noktaya getirmeme yardımcı olmalarından dolayı çok saygı duyuyorum. Otomobil değişen koşullarda güven veriyor ve bu gerçekten çok önemli. Aracı kullanmak çok keyifliydi ve umarım bu hissi toprak etaplardaki rallilere de taşıyabiliriz” diye konuştu.</p><p>TOYOTA GAZOO Racing, WRC’de sezonunun üçüncü yarışı için 12-15 Mart tarihlerinde Meksika Rallisi’nde olacak. 30°C’ye varan sıcaklıklar, zorlu toprak etaplar ve motor gücünü bir hayli etkileyen deniz seviyesinden 2,737 metreye kadar çıkabilen yüksek rakım, en önemli faktörler olacak.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Sultan annenin objektifinden Malatya'da kış]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/sultan-annenin-objektifinden-malatyada-kis-20727da6c9233-0fc2-4821-a60e-db0b40cc61fa2020-02-17T20:03:00+03:00Dursun Boran Sultan annenin objektifinden Malatya'da kış

Sultan annenin objektifinden Malatya'da kış

YAŞAM

Dursun Boran
<p><strong>Son Malatya depreminde de Sultan anne, çektiği resimleri watsap dan İstanbul ve Amerika da ki yakınlarına gönderdi.</strong></p><p>Çocuk ve torun büyütmekten fazla okumayamamış Sultan anne. Ama öğrenmeye meraklı. Oğlu seneler önce doğum gününde akıllı telefon hediye etmiş. Watsap ve Faceook'ın nasıl kulanılacağını öğretmiş.&nbsp;</p><p>Sultan anne, Amerika'da üniversite okuyan torununu ziyaret için New York'a gitmiş. Almanya'da 10 şehir gezmiş eşi A. Rıza bey ile.&nbsp; Orada da güzel resimler çekip, akrabalarına, Malatya, İstanbul, Elazığ diğer illerde ki yakınlarına göndermiş. Fırsat buldukca, Malatya dışında yaşayan evlatlarını ziyarete gidiyor. Sıkca uçak seyahati yapıyor. Geçen hafta Malatya'da büyük kar yağışı olunca, Sultan Boran. Yine cep telefonu ile bu resimleri çekmiş. Kış ve buzun Malatya'da ki halini anlatan bu resimleri sosyal medyada paylaşılmış.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4ae8be47d21.jpg" style="height:954px; width:700px" /></p><p><span style="color:#FF0000"><strong>TV LERDE YEMEK PROĞRAMI GİBİ, OKUMA YAZMA PROĞRAMLARI OLSUN.</strong></span></p><p>Zamanım olsaydı, üniveriste okuyup İngilizce, öğrenirdim diyen Sultan anne. Milli Eğitim Bakanlığının, TV'ler ve hafta sonu okullarda okuma yazma kursları başlatmasını, yemek proğramları gibi, okuma yazma proğramları yapılmasını, ilim öğrenmenin teşfik edilmesini istiyor. Okur yazar oranın hızla artması için okuma yazma kurslarının TV'ler, okullarda artması şart diyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4ae8be38271.jpg" style="height:643px; width:700px" /></p><p><span style="color:#006400"><strong>Resimde,</strong></span> Sultan Boran'ın objektifinden Malatya'da Kış Şubat 2020</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4ae8be6bafc.jpg" style="height:868px; width:700px" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Kadına Şiddete 'Dur' dedi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/kadina-siddete-dur-dedi-20723e30a8e77-b75c-4df6-b6c0-f5b0c370c7382020-02-17T19:41:00+03:00Admin Kadına Şiddete 'Dur' dedi

Kadına Şiddete 'Dur' dedi

YAŞAM

Admin
<div><div><div><p>Projeye birçok ünlü isim destek verirken, klipte şiddete gerçek hayatta maruz kalmış kadınlar da yer aldı. Genç oyuncu Ayçin Tuyun, Levent Sülün, Yıldız Asyalı, Adnan Koç, Aylin Kabasakal ve&nbsp; Kahraman Sivri gibi ünlü isimler klipte rol alarak destek verdi.</p><p>Konu ilgili düzenlenen basın toplantısına <strong>Abdurrahman Delen</strong>'in yanı sıra oyuncu <strong>Ayçin Tuyun</strong> ve yönetmen <strong>Ömer Beltekin</strong> katıldı.</p><p>Delen, basın toplantısında <strong>"Kadınlarımız şiddete maruz kalıyor. Öldürmek ve ölmek çözüm değildir. Çözüm, konuşmak ve paylaşmaktır" </strong>diye konuştu.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4ac76e0bc06.JPG" style="height:454px; width:700px" /></p></div><div>&nbsp;</div><div>&nbsp;</div></div></div><div>&nbsp;</div>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstanbul Yatırım Ajansı kuruldu]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istanbul-yatirim-ajansi-kuruldu-20722b067a934-b6d3-4e90-823c-06cb8a97d2322020-02-17T19:13:00+03:00Admin İstanbul Yatırım Ajansı kuruldu

İstanbul Yatırım Ajansı kuruldu

YEREL

Admin
<p>&nbsp;İYA, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen lansmanla kamuoyuna tanıtıldı. Lansman; yerli-yabancı birçok finans kuruluşu, yatırım, teknoloji, turizm ve farklı sektörlerden temsilcileri bir araya getirdi. Yabancı ülke diplomatları da lansmana yoğun katılım gösterdi.<strong> İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu</strong> da lansmana katılarak İmamoğlu’na eşlik etti. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan lansmanda, İstanbul ve yatırımcı ilişkilerini konu alan 3 dakikalık film gösterildi.<br /><br />Lansmanın ilk konuşmacısı <strong>İYA CEO’su Nihat Narin </strong>oldu. Narin, İYA’nın kuruluş amacını, başta metro olmak üzere gerçekleştirmeyi planladıkları projeleri ve izleyecekleri yol haritasını katılımcılarla paylaştı. Narin’in ardından, London &amp; Partner’ın CEO’su <strong>Laura Citron</strong> da bir konuşma gerçekleştirdi. Citron, konuşmasına, Türkçe olarak, “Merhaba. İstanbul, benim en sevdiğim ikinci şehirdir” sözleriyle başladı. London &amp; Partner’ın tarihçesinden, yönetim şemasından ve tecrübelerinden söz eden Citron, İstanbul ile Londra arasında yapılacak olası iş birlikleriyle ilgili örnekler verdi. Citron’un ardında mikrofona gelen İmamoğlu, İYA’nın kuruluş nedenini şu sözlerle dile getirdi:</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4abe2284342.JPG" style="height:450px; width:700px" /><br /><strong>“İSTANBUL, AVRUPA’NIN EN BÜYÜK ŞEHRİ”</strong><br />“İYA’nın kuruluş nedeni, kısa ve orta vadede İstanbul’u çok daha fazla uluslararası yatırım çeken, uluslararası girişimci ve yetenek çeken bir şehre dönüştürebilmek. Seçim kampanyam boyunca, İstanbul’un dünya finans piyasasından çeşitli nedenlerden dolayı yeterince yararlanamadığını anlattım. İş başına gelirsem bu sorunun çözümü için İYA’yı hayata geçireceğimin sözünü vermiştim. Bugün o sözü, sizlerle birlikte hayata geçiriyoruz. İstanbul, bütün Avrupa kıtasının en büyük, en kalabalık şehri. Bu şehrin ekonomisi için her türlü kaynağı harekete geçirmek, bizim ana görevimiz. 16 milyon için toplam yaşam kalitesini yükseltmemiz, daha fazla üretim, daha fazla yatırım ve daha fazla istihdam yaratmamız gerekiyor. Bunun için de daha fazla uluslararası finansmana ve yatırımcıya çok ama çok ihtiyacımız var.”<br /><br /><strong>“KATMA DEĞER YARATMAK İSTANBUL’UN DNA’SINDA VAR”</strong><br />İstanbul’un uluslararası yatırım çekme konusuna yapan bir şehir olmadığını kaydeden Ekrem İmamoğlu, “Yabancı girişimcilere ve yabancı yatırımcılara fırsat tanımak ve kazan kazan ilişkisiyle karşılıklı olarak katma değer yaratmak, İstanbul’un tarihinde ve aslında DNA’sında var. Kadim İstanbul’un bu konuda dünyadan öğreneceklerinden çok daha fazla tecrübesi ve tarihi var. Yeter ki tarihimize yakından bakmayı ve ondan pozitif yönüyle, gelenekleriyle yararlanmayı bilelim” dedi. Galata semtinin, M.S. 330’lu yıllardan bu yana dünyanın finans merkezlerinden biri olma özelliği bulunduğunu hatırlatan İmamoğlu, konuşmasında şu tarihsel bilgileri paylaştı:<br /><br />“Galata, bundan tam 1700 yıl önce Doğu Roma İmparatorluğu döneminde, yabancı tüccarların ve girişimcilerin merkezi olmaya başlamıştı. Dünyadaki tüm kentlerden çok daha önce, bu şehirde, çok milletli bir girişimci semti ve uluslararası bir tüccar kolonisi oluşmuştu Galata’da. Pek çok tarihi kaynak bizlere, Cenevizlilerden Venediklilere kadar 50’yi aşkın milletten, tüccarın ve girişimcinin yüz yıllar boyu Galata semtinde yaşadığını söylüyor. Galata’da yaşayan bu uluslararası koloni, önce Bizans’ın ihtiyacı olan mal ve ürünleri temin etti. Burada, İstanbul da kazandı. Doğu Roma İmparatorluğu'na ve Latin İmparatorluğu’na buradan vergi verdiler. Ardından Bizans’a vergi verdiler ve Bizans’ın hem ekonomik olarak hem de askeri olarak sürdürülebilir bir devlet olmasına yardım etti. İstanbul’un Türkler tarafından, Osmanlı İmparatorluğu döneminde fethedildiği 1453 öncesi ve sonrasında, Osmanlı İmparatorluğu için de Galata önemli bir merkez olmayı başardı. Çok iyi bilindiği gibi, İstanbul’un fethinden sonra çekinen bazı aileler, Galata surları içindeki işlerini ve evlerini terk edip gitmişlerdi. Fatih Sultan Mehmet, entelektüel yapısıyla o tüccar ve girişimcileri yeniden İstanbul’a davet etti ve onlara İmparatorluk içinde ve dışında ticaret yapma garantisi verdi. Fatih Sultan Mehmet ve sonrasında gelen tüm padişahlar, 50’den fazla milletin fertlerinden oluşan bu uluslararası koloninin bir arada, hoşgörü ve huzur içinde yaşamalarını garanti etti. Galata ve Galata’da yaşayan çok uluslu, çok kültürlü o tüccar koloni, Osmanlı maliyesinin tepelere çıkmasına ve dünyanın en güçlü devletlerinden biri olmasına muazzam bir katkı sağladı.”</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4abe229623f.JPG" style="height:472px; width:700px" /><br /><br /><strong>“İSTANBUL’UN DEĞERİNİ ANLAMAK İÇİN DÜNYA HARİTASINA BAKMAK YETERLİ”</strong><br />“İstanbul’un değerini anlamak için dünya haritasına bakmak yeterlidir” diyen İmamoğlu, “Londra, New York, Paris, Amsterdam, Tokyo, Sidney, Milano gibi önemli kentlerin her biri, yetenekli beyinleri ve girişimci sınıfları çekmek için yatırım ve tanıtım ajanslarıyla yoğun çaba sarf ediyorlar. Yaratıcı ve girişimcileri cezbetmek için gittikçe daha çok, daha organize ve daha bilinçli çaba sarf ediyorlar. Biz de hem biraz önce anlattığım kendi tarihimizden ders alarak hem de bu metropollerin tecrübelerinden yararlanarak yola çıkıyoruz. İYA bünyesinde, bu şehrin kalkınması için önemli ticari partnerimiz profilindeki ülkelere ve kentlere odaklanalım istiyoruz. Onlarla ş birliğimizi çok üst seviyelere taşımak istiyoruz. Bunun için bugün, hep birlikte yola çıkıyoruz. Artık İstanbul’un bir yatırım ajansı var. Önce planlayacağız. Stratejik bakacağız. Global rekabeti doğru anlayacağız. Veriyle, analizle hep birlikte karar alacağız. Sektördeki herkesin sesine kulak vereceğiz. Ortak akılla, uzun süreli kararları organize edeceğiz” diye konuştu.<br /><br /><strong>İSTANBUL İÇİN HEDEFLER..</strong><br />İmamoğlu, önümüzdeki 5 yıl boyunca koydukları hedefleri şöyle sıraladı:<br />“İstanbul'un yatırım yapılabilir, çalışılabilir ve ziyaret edilebilir bir dünya metropolü olma niteliğini güçlendireceğiz. İstanbul’u katma değeri yüksek, ileri teknolojinin ve yaratıcı endüstrilerin merkezi haline getireceğiz. Bunu başarabilmek için yabancı yatırımcılarla her zaman açık, dürüst, karşılıklı kazanma ilkesine dayalı, güvenilir ve çözüm odaklı bir iletişim içerisinde olacağız. Başta metro olmak üzere, kitle ulaşım yatırımlarına odaklanacağız. Kentsel planlama yatırımları, bizim için ikinci stratejik alan olacak. İstanbul önemli bir deprem fay hattı üzerinde bulunması nedeniyle, kentin dokusunu değiştirecek planlama ve yatırımlar yapacağız. Bu yatırımlar İstanbul’un doğasına zarar vermeyecek, koruyucu geliştirici olacak. Öncelikli olarak yüksek teknoloji alanlarında kurumlar geliştireceğiz. Yeni teknoloji şirketlerine, yazılım, tasarım, coding ve eğitim şirketlerine destek olacağız. Kentin ve dünyanın yaratıcı insanlarıyla iş birliği yapacağız. Çevre yatırımları, temiz enerji, kentsel atıkların dönüşümü ile ilgili yatırımlarda İstanbul öncü kentlerden biri olacak. Dünyanın en büyük sorunu olan küresel ısınma sorununu dikkate alan her teknoloji ve şirketi destekleyeceğiz. İstanbul’un, çok kültürlü, çok renkli, çok sesli yapısının daha fazla açığa çıkması için, özgürlükleri ve yaratıcılığı bu şehrin güzel insanlarıyla ateşleyeceğiz. Kente gelen yabancı ziyaretçi sayısında dünyada ilk 3’e girmesini sağlamaya hep birlikte çalışacağız. Bu nedenle turizm yatırımları da bizim için öncelikli sektörlerden biri olacak. Şehrimizin yakın civarında entegre tarımsal üretim yatırımlarını, üretici-tüketici zinciri açısından destekleyeceğiz. Bütün bu konularda uluslararası iş birliğine açık olacağız.”<br /><br /><strong>“İSTANBUL’U CESUR DEMOKRASİNİN YENİ MERKEZİ YAPMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”</strong><br />“Türkiye ve İstanbul, bugün karşı karşıya olduğu sorunları; hukuk, demokrasi ve özgürlüklerle ilgili tüm sıkıntılarını kısa sürede aşacak potansiyele sahiptir” diyen İmamoğlu, “Türkiye’nin bu karakterinden hiç kimse şüphe duymasın. 23 Haziran’dan sonra İstanbul seçmeninin verdiği karar ve ortaya koyduğu kararlılık, hepimizin geleceği için son derece önemlidir. Bu iradeyle 16 milyon İstanbullu hukuk, demokrasi, özgürlük ve serbest piyasa ekonomisinin çalıştığı bir kentte yaşamak istediğini çok net olarak ortaya koymuştur. Biz, bu kararı İstanbul halkıyla, keyifle ve cesaretle icra ediyoruz. Bundan sonra tüm alanlarda çok daha hızlı adımlar atıyor olacağız. Bugün bu alanlardaki sıkıntılar ve algı ne olursa olsun, İstanbul’u cesur bir demokrasinin, liberal özgürlüklerin ve liberal bir ekonominin yeni merkezi yapmak için çalışıyoruz. Yatırımcıların ve yatırımcı şirketlerin işlerini kolaylaştıran tüm tedbirleri alıyoruz” ifadelerini kullandı.<br /><br /><strong>“İSTANBUL’DA BİR YEREL DEMOKRASİ MODELİ İNŞA EDİYORUZ”</strong><br />“İstanbul’da bir yerel demokrasi modeli inşa ediyoruz” diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle devam ettirdi:<br />“Sadece kendimiz için değil, tüm Türkiye ve dünya için kalıcı demokratik kurallar ve kurumlar geliştiriyoruz. İstanbul’da yaşayan her rengi, her farklılığı, her aykırı sesi, kentin hazinesi olarak kabul eden bir yönetim anlayışı kuruyoruz. Kimseyi dışarıda bırakmıyoruz. Oy hesabı, siyasi parti hesabı yapmıyoruz. İstanbul, hukukun, barış içinde bir arada yaşamanın, birlikte üretmenin ve birlikte kazanmanın yeni merkezi olacak. Bu şehir için yüzlerce yıldır söylenir; İstanbul’un taşı toprağı altın diye. Yine öyle olacak. İstanbul’a nitelikli yatırım yapanlar, diğer kentlere yatırım yapanlardan çok daha karlı olacak. Bugün bu şehre yatırım yapmış olan 100’den fazla milletten girişimcinin kurucu olduğu, 40 binden fazla şirket var. Geliştireceğimiz özgürlük ve demokrasi ortamıyla, bu sayıyı çok daha fazla artıracağız. İstanbul olarak dünyadan en çok yetenek ve girişimci çeken kentlerden biri olacağız. Galata semtinin hikayesinden öğrendiklerimizle hoşgörüyü ve bir arada yaşama kültürünü sizlerle birlikte geliştireceğiz. Ve dünyanın yetenekli insanlarına İstanbul’un kapılarını ardına kadar açacağız.”<br /><br /><strong>“BU SÜREÇLER, KORKARAK, ÜRKEREK YÜ-RÜ-TÜ-LE-MEZ”</strong><br />“Toplantımıza ve heyecanımıza katıldığınız için her birinize içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Bu katılım, daha büyümeli. Biz, herkesi davet ediyoruz, onu söyleyeyim. Devletimizin, hükümetimizin her kademesini, İstanbul’un her sivil toplum kuruluşunu davet ediyoruz. Ben, bu şehrin her belediyesini ziyaret ediyorum. Her kurumunun kapısını çalıyorum. Gelmemekte ısrar edenler, geride kalırlar. Hızımıza yetişemedikleri için üzülürler. Onun için, bizim ortaya koyduğumuz bu hızı, hoşgörüyü, gelişim modelini yakalamak isteyenler aramıza katılsınlar, geç kalmasınlar. Geç kaldıklarında üzülecekleri için, uyarımı buradan yapıyorum. Geç kalanlar, çok üzülecekler. Arkadan bakıp, üzgün üzgün seyretmesinler diye, davetimi bir de buradan, mikrofondan, kameralar huzurunda yapıyorum. Buyursun gelsinler. Bizim kapımız ardına kadar açık. Bu süreçler, korkarak, ürkerek yü-rü-tü-le-mez. İstanbul adını taşıyan her kurum, bu tür toplantılara katılsınlar ve katkı sunsunlar. Bu, cesaret gerektirmez. Bu, işin doğasında olmalı. Gerçekten bu kadim şehre fayda sunmak, hepimizin sorumluluğu. Bu kadim şehre daha fazla yatırım yapmaya ve bizimle daha fazla iş birliği yapmaya tüm dünyayı davet ediyorum. Biliyorum ki, omuz omuza verirsek, birimiz için değil, hepimiz için, ülkemiz için, dünya için çalışırsak, yapamayacağımız, başaramayacağımız bir şey yok. Hepinize çok teşekkür ediyorum. İYA, kentimize hayırlı ve uğurlu olsun.”</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Corendon Airlines Weeze’yi tanıttı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/corendon-airlines-weezeyi-tanitti-207211b992892-556f-46f2-98eb-c553912e85b22020-02-17T19:04:00+03:00Admin Corendon Airlines Weeze’yi tanıttı

Corendon Airlines Weeze’yi tanıttı

GÜNCEL

Admin
<p>Almanya pazarında başarılı operasyonlarla yerini her geçen gün daha da sağlamlaştıran <strong>Corendon Airlines, </strong>Weeze Havalimanı ile uçuş noktalarına bir yenisini daha ekledi. Almanya’nın Niederrhein bölgesinde bulunan Weeze Havalimanı’na yapacağı uçuşlara Haziran 2020 tarihinden itibaren başlayacak.</p><p>Almanya ve Hollanda’dan seyahat acentelerin katıldığı etkinlikte, Weeze Havalimanı Pazarlama Müdürü <strong>Holger Terhorst</strong> “Corendon Airlines ile yaptığımız işbirliği her iki taraf için de memnun edici. 2020 sezonu boyunca 30 bin ekstra yolcu üretilmesini planladığımız işbirliğimizin ilerleyen senelerde artarak büyüyeceğinden eminiz. Corendon Airlines’ın sunduğu destinasyonlar, Weeze Havalimanından seyahat etmeyi tercih eden hem Alman hem Hollandalı yolcuları oldukça memnun etti.” dedi.</p><p>Hollanda sınırına yakın bir noktada bulunan Weeze Havalimanı, bu açıdan hem Alman hem de Hollandalı yolcuların uçuşlarına ev sahipliği yapıyor. Havalimanı; coğrafi konumu, kolay ulaşılabilirliği ve rahat bir havalimanı olması nedeniyle yolcular tarafından tercih ediliyor.</p><p><img alt="" src="https://www.turkhabergazetesi.com/images/detay/resimler/5e4abacddafa1.jpg" style="height:453px; width:700px" /></p><p><strong>Corendon Airlines’ın Weeze Havalimanı’nda 13 Haziran 2020 tarihinde başlayacağı uçuşlar için uçuş planlaması şu şekilde:</strong></p><p><strong>Heraklion</strong>&nbsp;- Her Çarşamba</p><p><strong>Rodos</strong>&nbsp;- Her Cuma</p><p><strong>Hurghada</strong>&nbsp;- Her Çarşamba</p><p><strong>Antalya</strong>&nbsp;- Her Çarşamba ve Cumartesi</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[İstihdam seferberliğine Etrofil’den katkı]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/istihdam-seferberligine-etrofilden-katki-20720a3498a4a-dcc5-4021-b9ec-2b28ce40278b2020-02-17T18:53:00+03:00Admin İstihdam seferberliğine Etrofil’den katkı

İstihdam seferberliğine Etrofil’den katkı

GÜNCEL

Admin
<p>Bünyesinde Artemis Halı, Armis Yatak, Acme Tekstil, Doğu Taşıt Muayene İstasyonları, Arte Enerji, Prato Exclusive, Armis Halı markalarını bulunduran ACME Holding’in iştiraki olan Etrofil İplik, İŞKUR ile başarılı bir çalışmaya imza attı. İşsizliği azaltmak ve kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla "İş Başı Eğitim" sistemini yürüten İŞKUR’da öğrenimini tamamlayan 15 kursiyer Etrofil İplik’te çalışmaya başladı.</p><p>Etrofil İplik’in üretim bandına eklediği son teknolojiye sahip yeni makinesinde çalışmak üzere işe alınan kursiyerlerin ilk iş gününe, Yalova Valisi <strong>Muammer Erol</strong> ve Yalova Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü <strong>Erhan Dede</strong> de katıldı.</p><p>Yeni iş makinesi ile üretim kapasitelerini arttıracaklarını söyleyen, Yalova Kirazlı Sanayi Sitesi’nde yün, angora ve kaşmir iplik üretimi yapan Etrofil İplik’in Genel Müdürü <strong>Toygun Batallı</strong>;<strong>&nbsp;</strong>İŞKUR ile birlikte böyle bir çalışmayı gerçekleştirmekten mutlu olduklarını ve yıl sonuna kadar aynı eğitimi tamamlayan 50 kişinin daha işe alınacağını bildirdi.</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA['Yatırımlar yüzde 27 geriledi']]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/yatirimlar-yuzde-27-geriledi-20719d2ef67ba-46f1-4fea-9b03-63fa30e9399a2020-02-17T18:43:00+03:00Admin 'Yatırımlar yüzde 27 geriledi'

'Yatırımlar yüzde 27 geriledi'

EKONOMİ

Admin
<p><strong>Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV)</strong>, hazırladığı kapsamlı raporlarla Türkiye plastik sektörünün görünümünü ortaya koymaya devam ediyor.</p><p>PAGEV’in son olarak yayınladığı&nbsp;<strong>Türk Plastik İşleme Makineleri Sektör İzleme Raporu</strong>’nda yer alan verilere göre; plastik işleme makineleri üretimi 2019 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 17 gerileyerek 507 milyon dolara indi. Makine üretimindeki bu düşüşe plastik sektörü üretiminde ilk üç çeyrekte ortaya çıkan gerileme neden oldu. Oysa 2015-2018 yılları arasında plastik makine üretimi yıllık ortalama yüzde 22’lik artış gösteriyordu.</p><p>Geride bıraktığımız yıl toplam plastik işleme makineleri üretiminden; presler ve diğer makineler yüzde 46, aksam ve parçalar yüzde 22, ekstrüzyon makineleri yüzde 15, termoform makineleri yüzde 9, enjeksiyon makineleri yüzde 7 ve şişirme makineleri yüzde 1 pay aldı.</p><p><strong>İhracat da ithalat da düştü</strong></p><p>2015 - 2018 yılları arasında yılda ortalama yüzde 22 artış gösteren plastik işleme makineleri ihracatı, 2019 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 19’luk düşüşle 197 milyon dolara geriledi. İhracatta öne çıkan ilk beş ülke; Rusya Federasyonu, Hindistan, İspanya, Cezayir ve Almanya olarak sıralandı.</p><p><strong>İhracat birim fiyatı yüzde 6,5 geriledi</strong></p><p>Plastik işleme makineleri ile bunların aksam ve parçalarının ortalama birim ihraç fiyatı 2019 yılının dokuz aylık döneminde kilogram başına 10,1 dolar olurken 2018 yılına kıyasla yüzde 6,5 geriledi.&nbsp;Bu dönemde ortalama ihracat birim fiyatları, ortalama ithal fiyatlarının yüzde 13 altında gerçekleşti.</p><p>Plastik mamul üretimi rakamlarındaki gerilemenin etkisiyle plastik işleme makineleri ithalatı da 2019 yılında 2018 yılına kıyasla yüzde 33’lük azalışla 421 milyon dolar seviyesine indi. Bu dönemde en çok ithalat yapılan ülkeler Çin, Almanya, İtalya, Japonya ve Avusturya oldu.</p><p>İthalattaki düşüş ile birlikte sektörün dış ticaret açığı da yüzde 42 azaldı ve 223 milyon dolar olarak gerçekleşti.</p><p><strong>Makine ve teçhizat yatırımları yüzde 27 azaldı</strong></p><p>Geride bıraktığımız yıl plastik sektörünün makine ve teçhizat yatırımları 2018 yılına kıyasla yüzde 27 gerileyerek 730 milyon dolara kadar düştü. Plastik mamul üretiminde yılın son çeyreğinde başlayan artış ivmesinin 2020 yılında makine ve teçhizat yatırımlarına da olumlu katkı sağlaması bekleniyor.</p><p>2019 yılında sektörde yapılan plastik makine yatırımlarının yüzde 47’sini presler ve diğer makineler, yüzde 17’sini aksam ve parçalar, yüzde 16’sını enjeksiyon makineleri, yüzde 14’ünü ekstrüzyon makineleri, yüzde 4’ünü termoform, yüzde 2’sini ise şişirme makineleri oluşturdu.</p><p><strong>PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu</strong>, plastik makine sektörünün yılı tüm göstergelerde küçülme ile kapattığını, sektörün 2020 yılındaki seyrinin ise plastik sektörünün üretim rakamlarına göre şekilleneceğini söyledi. Geçen yılın son çeyreğinde plastik mamul üretiminde yeniden artış trendine girildiğine dikkat çeken&nbsp;<strong>Eroğlu</strong>, “2020 yılında plastik mamul üretimimizdeki artışa paralel olarak plastik işleme makineleri sektörümüzde de bir toparlanma bekliyoruz. Geride bıraktığımız yılda plastik işleme makineleri üretimi ve ihracatında yaşanan gerileme kadar önemli bir rakam ise plastik sektörünün genelinde yapılan makine ve teçhizat yatırımlarında 2018 yılına kıyasla yaşanan yüzde 27 gerileme. Sektör geçen yıl sadece 730 milyon dolarlık makine yatırımı yaptı. Makine ve teçhizat yatırımları sektörün mevcut durumunu ve üreticilerin gelecek beklentilerini gösteren en önemli göstergelerden biridir. Dolayısıyla 2020 yılında sektörde yapılan yatırımları yakından izlemeye devam edeceğiz” dedi.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Ege İhracatçı Birlikleri’nin başarısı tescillendi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/ege-ihracatci-birliklerinin-basarisi-tescillendi-20718da6acb12-630c-4c53-a9b7-64095bdada2b2020-02-17T17:17:00+03:00Admin Ege İhracatçı Birlikleri’nin başarısı tescillendi

Ege İhracatçı Birlikleri’nin başarısı tescillendi

EKONOMİ

Admin
<p><strong>Birlik resmi kurumların yaklaşık 6-7 aylık denetim inceleme süreçlerinden tam not aldı.</strong></p><p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı <strong>Jak Eskinazi,</strong> ISO: 9001 Kalite Yönetim Sistemi belgesinin birçok parametreyi içerdiğini söyledi.</p><p>“Bu parametrelerin içinde kalite, yönetim, kontrol, çalışanların başarılı performansı, kurum içi iyi iletişim, hem ulusal hem uluslararası düzeyde uygulanabilirliğin sağlanması var. Bugün bir adım daha öne giderek ISO 9001 belgesi aldık. Dünyada her şeyin bir standardı yani ortak bir dili var. ISO 9001 belgesi bu uluslararası standardı yakalamak için sürdürülebilir kalkınma girişimlerimize sağlam temel oluşturan adımlardan biriydi.”</p><p><strong>ISO 27001 belgesi yolda</strong></p><p>Sürecin başarıyla tamamlandığını ve resmi kurumlar tarafından tescillendiğini anlatan Eskinazi, birlik personeline de teşekkür etti.</p><p>“Marka değerimizi ve itibarımızı artırma hedeflerimizden birini daha gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. ISO 9001 belgesi, Ege İhracatçı Birlikleri için her zaman kaliteyi gösteren devamlılığı olan bir süreç olacak. Birliğimizin kalitesinin her gün daha da artırılması, ileriye götürülmesi sizlerin emekleriyle oluyor. Bu belgeyi alırken göstermiş olduğunuz başarıya ve emeklerinize teşekkür ediyorum. İzmir’de Ege İhracatçı Birlikleri’nin her zaman kalite olarak en üst seviyede olacağından eminim.”</p><p><strong>Jak Eskinazi,</strong> bilgi varlıklarını koruma ve kontrolünü içeren uluslararası güvenlik standardı ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi belgesiyle ilgili sürecin devam ettiği bilgisini de paylaştı.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Velilerden alınan para Ensar Vakfı’na gidiyor]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/velilerden-alinan-para-ensar-vakfina-gidiyor-20717e488bbb6-c9dd-4bd9-8ea9-ce483c1785b12020-02-16T22:28:00+03:00Admin Velilerden alınan para Ensar Vakfı’na gidiyor

Velilerden alınan para Ensar Vakfı’na gidiyor

GÜNCEL

Admin
<p>Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk,&nbsp; <strong>"Torunlar şirketine ait Ankara Başkentgaz şirketi tarafından, Kızılay üzerinden 8 milyon dolar aktarılan Ensar Vakfı, devletin hemen bütün birimlerine girmiş durumda. Bakıyorsunuz, devletin okulunun içinde ana sınıfı açıyor. Bütün masraflar devlete ama velilerden alınan paralar Ensar'a gidiyor."</strong> ifadesini kullandı.&nbsp;</p><p>Öztürk, "Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından 2017 yılında Ensar Vakfı, Birlik Vakfı ve <strong>İlim Yayma Cemiyeti</strong>'yle ayrı ayrı 'Çeşitli Eğitim, Seminer ve Sosyal Etkinlikler Düzenlenmesine Dair İş Birliği Protokolü' imzalanmış. Bu protokollere karşı çıkmalara rağmen siyasi iktidar geri adım atmadı, aksine iş birliğini artırdı. Karşı çıkanlardan birisi de avukat <strong>Esra Deniz Ağar </strong>Şudaşdemir'di. Üç protokolün de iptali ve yürütmelerinin durdurulması için dava açtı. Açılan bu davaları emekli Yargıtay Üyesi <strong>Ali Suat Ertosun </strong>da yakından takip etti." düşüncelerini dile getirdi.&nbsp;</p><p><strong>Öztürk yazısında şunları kaydetti:&nbsp;</strong></p><p>Ensar Vakfı ve Birlik Vakfı'na karşı açtığı davalarda, Danıştay 8. Dairesi'nin yürütmenin durdurulması isteminin reddine dair verdiği kararlar, itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından kabul edilerek, protokollerin yürütmesi durduruldu.</p><p>İlim Yayma Cemiyeti ile yapılan,&nbsp;“Öğrencilere Yönelik Sosyal, Kültürel, Sportif Etkinlikler ile Mesleki ve Teknik Kurslar Düzenlenmesine Dair İş Birliği Protokolü”nün iptali ve yürütmesinin durdurulması için açılan davada da Danıştay 8. Dairesi ret kararı verdi. İtiraz üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu bu kararı kaldırdı ve yürütmenin durdurulmasına hükmetti.</p><p><em><strong><a href="https://www.sozcu.com.tr/2020/yazarlar/saygi-ozturk/o-vakiflar-danistay-karari-da-dinlemiyor-5627800/" rel="nofollow" target="_blank">Yazının devamı için&nbsp;tıklayın</a></strong></em></p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Diyanet'ten 'tasarruflu alışveriş' önerisi]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/diyanetten-tasarruflu-alisveris-onerisi-207166c711897-4965-41ef-a682-1a5828dd0e632020-02-16T22:19:00+03:00Admin Diyanet'ten 'tasarruflu alışveriş' önerisi

Diyanet'ten 'tasarruflu alışveriş' önerisi

GÜNCEL

Admin
<p><strong>Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı ‘Aile’ dergisinde, pazar alışverişi konusunda pratik bilgilere yer verildi.</strong></p><p>Sözcü'de yer alan habere göre, Tasarruflu pazar alışverişi konusunda püf noktaları veren dergi, ‘Tüm pazarı gezip fiyatları öğrenin’, ‘Ucuza almak için akşam saatlerini bekleyin’, ‘Kaliteli ve ucuza almak için de aynı pazarcıdan alışveriş yapın’ gibi tavsiyelerde bulundu.</p><p><strong>"UCUZA ALMAK İÇİN AKŞAM SAATLERİNİ BEKLEYİN"</strong></p><p>Yıllık 11 milyar bütçeli kurumun yayımladığı dergide yer alan pazar alışverişinin püf noktaları şöyle:</p><p>Alışverişe çıkmadan önce mutlaka bir liste yapmalı ve listenize sadık kalmalısınız. Pazar alışverişinin altın kurallarından biri de tüm fiyatlara göz atmaktır. Eğer tüm pazar alanını gezip fiyatlara hâkim olursanız en uygun alışverişi yapmış olursunuz.</p><p>Akşama doğru ürünlerin fiyatı düşeceğinden akşam pazarını değerlendirebilir, daha az masrafla daha çok alışveriş yapabilirsiniz.</p><p>Aynı pazarcının tezgâhından düzenli olarak alışveriş yaptığınız takdirde pazarcı taze ve kaliteli ürünlerini seçip size uygun bir fiyata verecektir.</p><p>Ürünleri taşırken hem alışveriş yapmak hem de poşetlere hakim olmak oldukça güç olduğundan bir pazar arabası edinip çok daha konforlu bir alışveriş yapabilirsiniz.</p><p>&nbsp;</p>
© 2020 Copyright Turkhaber Gazetesi
]]>
<![CDATA[Burdur Gölü yok olma tehlikesinde]]>https://www.turkhabergazetesi.com/haber/burdur-golu-yok-olma-tehlikesinde-2071506fdd616-ca7a-40db-a763-ad2e53b0bb222020-02-16T22:12:00+03:00Admin Burdur Gölü yok olma tehlikesinde

Burdur Gölü yok olma tehlikesinde

YEREL

Admin
<p><strong>Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, </strong>son yıllarda hızlı bir şekilde çekilen Türkiye'nin yedinci büyük gölü Burdur Gölü ile ilgili, "Bu gölün kuruyup gittiğine seyirci kalmak bize ileride vicdan azabı olarak geri dönmesin istiyoruz. Mücadelemizi yapalım. Kurtarmak için elimizden geleni yapalım çünkü bu göl bize emanet" dedi.</p><p>Burdur Belediye Başkanı CHP'li Ali Orkun Ercengiz, son yıllarda Burdur Gölü'nde hızlı bir çekilme yaşandığını söyledi. Göldeki çekilmenin üzüntü verici olduğunu kaydeden Başkan Ercengiz, "Burdur Gölü, Burdur'un en temel değerlerinden birisi. 2014'te göreve geldiğimiz günde