ABD, Venezuela petrollerine el koyarken, bir taraftan Grönland’ı ele geçirmeye çalışıyor, diğer taraftan İran’a müdahale hazırlıklarına devam ediyor. ABD’nin son Suriye operasyonu da bu büyük saldırının ön hazırlığı sayılabilir...
Trump, Davos’ta yaptığı konuşmada Grönland’dan “bir buz parçası” olarak söz etti:
“Dünyayı korumak için bir buz parçasını istiyoruz ve bize bunu vermiyorlar. Verirseniz çok müteşekkir oluruz, vermezseniz de biz bunu unutmayız. Bunu askeri güç kullanarak yapmayacağız.
Grönland’ın büyük kısmı buz, küçük bir ülke. Ancak oranın güvenliğini sağlamamız çok önemli. Danimarka hiçbir şey harcamadı Grönland için. NATO, ABD’ye hiç adil davranmadı. Biz onların ihtiyaçlarıyla yıllardır ilgilendik. Bir 3. Dünya Savaşı olmayacak. Kamala ya da Joe başkan olsaydı, 3. Dünya Savaşı olurdu.”
***
Trump’ın Grönland’dan “buz parçası” diye bahsetmesi, bana Türk mitolojisindeki göç destanını hatırlattı:
"Uygurların vatanında Hulin isimli bir dağ vardı. Hulin Dağından Tula ve Selenge isimli iki ırmak akardı. Bir gece oradaki bir ağacın üzerine gökyüzünden ilâhi bir ışık indi. İki ırmak arasında yaşayan halk bunu dikkatle izledi. Daha sonra ağacın gövdesinde şişkinlik oluştu, ilâhi ışık dokuz ay on gün şişkinlik üzerinde durdu. Ağacın gövdesi yarıldı ve içinden beş çocuk göründü. Bu ülkenin halkı bu çocukları büyüttü. En küçükleri olan Buğu Han büyüyünce hükümdar oldu. Ülke zengin, halk mutlu oldu.
Aradan uzun zaman geçti. Yulug Tigin isimli bir prens hakan oldu. Yulug Tigin, Çinlilerle çok savaştı. Bu savaşlara son vermek için oğlu Gali Tigin’i bir Çin prensesi ile evlendirmeye karar verdi. Çinliler, prensese karşılık hükümdardan Tanrı Dağı'nın eteğindeki Kutlu Dağ adını taşıyan kayayı istedi. Gali Tigin, kayayı verdi. Çinliler kayayı götürmek için kayanın etrafında ateş yaktılar, kaya kızınca üzerine sirke döktüler. Ufak parçalara ayrılan kayayı arabalara koyarak Çin’e taşıdılar. Memleketteki bütün kuşlar, hayvanlar kendi dilleriyle bu kayanın gidişine ağladılar. Bundan yedi gün sonra da Gali Tigin öldü. Kıtlık ve kuraklık oldu. Yurtlarını bırakarak göç etmek zorunda kaldılar."
***
Kıssadan hisse; vatan ister kaya parçası olsun, ister buz parçası... Vatanın bir karış toprağını korumazsanız, kutlu dağın Çinliler tarafından parçalanıp götürülmesinden sonra yaşandığı gibi darmadağın olursunuz...
Bu sebeple, yediden yetmişe bütün halkın, Türk vatanına sahip çıkması gerekir. Vatana sahip çıkmak, öncelikle milli bilinç ve irade ister. Gençlik, o bilinç ve iradeye sahip olarak yetiştirilmezse, savrulur gider...
Türk gençliğinin milli bilinç ve iradeye sahip olması için Bilge Kağan’dan Atatürk’e uzanan tarihi mesajı içselleştirmesi gerekir.
İşte bu sebeple, Güneşyolu Yayınları, Atatürk'ün Nutuk eserini belgesel çizgi roman olarak hazırladı. Başka örnekler de var ama Suat Turgut'un yayına hazırladığı Fatih Okta ve Yılmaz Dağlı'nın çizdiği eserin zamanlaması önemli. Yayıncı Suat Turgut, bu zamanlamanın sebebini şöyle anlatıyor:
"Kendimize gelme zamanı çoktan geldi, hatta geçiyor! Dünya bir karmaşanın içinde... Ülkemiz kuşatılmış durumda. Yarınlarımız olan gençlerimizin büyük çoğunluğunda ait olma, sahiplenme duygusu zayıfladı. Gençlerimiz hayallerini kaybetti. Gençlik, sosyal medya, bahis ve uyuşturucu gibi araçlarla hipnoz altında... Gösterişli yaşam hayaliyle kimliksizleşme, ahlaki çözülme, köklerinden koparılmayla karşı karşıya…
Çocuklarımızın ve gençlerimizin çok büyük bir bölümü başka bir ülkede yaşama hayali kuruyor. Unutmayalım: Davranışların kaynağı değerlerdir! Gençliğe sahip çıkalım. Onlara bu karanlıktan çıkışın anahtarını verelim. O anahtar aslında elimizde. Nutuk, bu vatanın nasıl kurtarıldığını anlatır. Ders alınmazsa aynı acıların yeniden yaşanacağını hatırlatır. Öngörüyü, sorumluluğu, aklı ve tedbiri birer karakter özelliği hâline getirir.
Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk, kahramanların kanıyla kazanılan bu vatanın geleceğini gençliğe emanet etmiştir. Nutuk, geçmişten bugüne yazılmış bir mektuptur!
Tıpkı Bilge Kağan’ın Türk milletine taşlara kazıdığı uyarılar gibi…
Nutuk, Bugünün sahiplerine ve yarınlarımız olan gençliğimize ‘Ben ne yapabilirim?’ sorusunun yanıtını veriyor!
Nutuk kitabını neden çizgi roman olarak yaptık? Çünkü bildiğini, duyduğunu unutabilirsin ama gördüğünü asla!
Bu nedenle Nutuk’u, 7’den 77’ye herkesin kolay okuyabileceği ve unutmayacağı bir çizgi roman hâline getirdik."
(İsteme adresleri: 0544 629 19 23, www.gunesyoluyayinlari.com)

https://www.yenicaggazetesi.com/buz-parcasi-kaya-parcasi-ve-nutuk-994865h.htm