Işıner Güngör

Tarih: 13.01.2026 19:43

Grönland’da Siyasi Buzulun Çatlaması

Facebook Twitter Linked-in

Kuzey kutup bölgesinde yer alan, dünyanın en büyük adası olan Grönland denilince aklımıza karla kaplı soğuk bir ülke gelmektedir. Ülke o kadar soğuk ki yazın sıcaklık ortalaması 10 dereceyi aşmaz.
Yüz ölçümü bakımından Türkiye’nin 3 katı büyüklüğündeki ülkede 58.000 kişi ikamet etmektedir. Danimarka’ya bağlı özerk bir ülke olan Grönland’ın başkenti Nuuk’tur. Başkentte tahmini 20.000 kişi yaşamaktadır. 

Kangerlussuaq, Ilulissat, Nuuk, Narsarsuaq, Kulusuk ve Nerlerit Inaat havaalanları ülkenin dış dünyaya bağlanmasında önemli rol oynamaktadır. Ada’dan Avrupa’ya en hızlı güzergâh Danimarka üzerindendir. ABD, Kanada ve İngiltere’ye ise İzlanda üzerinden hızlı bir şekilde ulaşmak mümkündür. Bunun yanında, Ada’ya ulaşım seçenekleri arasında feribot seferleri de bulunmaktadır.

Ülkenin ekonomisi genel itibarıyla balık ihracatına ve Danimarka Hükûmetinden gelen sübvansiyonlara bağlıdır. Grönland İstatistik Ofisi’nin verilerine göre Ada’daki enflasyon oranı % 2,2; işsizlik oranı % 3,2 seviyesindedir. Dünya Bankası’nın verdiği bilgilere göre ise ülkede kişi başına düşen GSYİH 58.500 dolardır. 

Grönland, ekonomik ve sosyal gelişmişliği yüksek bir ülkedir. Devasa kara parçasına sahip olan Ada, Kuzey Amerika ve Avrupa kıtaları arasında stratejik konumdadır. Dikkat edilirse Venezuela’da yapılan siyasi operasyon sonrasında bahse konu devlet, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarında sık sık kendisine yer bulmaktadır.

Ülkenin uluslararası arenada bu kadar cazibesinin olması sadece coğrafi konumuyla bağlantılı değildir elbet. Avrupa Komisyonu tarafından 2023 yılında yapılan bir araştırmada dünyada kritik ham madde olarak tanımlanan 34 mineralden 25’inin Grönland’da bulunduğu belirtilmiştir. Hatta bazı tahminlere göre Grönland, nadir toprak rezervi bakımından dünyada Çin’den sonra ikinci sıradadır.   

Son yıllarda yeşil enerjiye geçiş projeleri birçok ülkede popüler durumda. Uluslararası Enerji Ajansı’nın verdiği bilgiye göre kritik mineraller ve nadir toprak elementleri yeşil enerji bağlamında bataryalar, rüzgâr türbinleri, elektrikli araçlar için büyük önem taşımaktadır.

ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni görev süresinde ülkesini kritik mineraller ve ham madde kaynakları bakımından güçlendirmeye çaba gösterdiği herkes tarafından takip edilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, kritik mineraller konusunda rakiplere bağımlı kalmamayı planlıyor. Ülkenin enerji arz güvenliğini sağlayabilmesi, ekonomide rekabet düzeyini yükseltebilmesi için kritik minerallere ve diğer ham madde kaynaklarına erişim stratejik araçlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

ABD geçtiğimiz yıl Ukrayna ile nadir toprak elementleri anlaşmasını imzalamış, bu yılın başında da petrol ve kritik madenler yönünden zengin bir ülke olan Venezuela’yı siyasi konsensüse zorlamıştır. Şimdi ise Grönland’ın kontrol altına alınmasıyla ilgili haberler yayılmaktadır. Medya, ABD’nin Grönland’ı kendi hâkimiyetine almak için işgal planını da masada bulundurduğu bilgisini paylaşıyor.

Bilindiği üzere hem ABD hem de Danimarka NATO ittifakının üyesidir. İttifak, üyeleri arasında barışı hedeflemektedir. ABD’nin Danimarka’ya bağlı özerk bir ülke olan Grönland’a yapacağı herhangi bir askerî müdahale ittifakın ruhunu zedeleyebilir. Ada’nın işgal edilmesi NATO içerisinde özellikle Avrupalı devletlerin tepkisel ayrılıklarını beraberinde getirebilir. 

NATO hem üye ülkeler arasında hem de karşı bloktaki ülkelere karşı barışın korunması ve sürdürülebilmesi için caydırıcı bir fonksiyondur. NATO üyeleri arasındaki olası bir çatışma ittifakın büyük yara almasına neden olacaktır. Bu da dünya barışının pamuk ipliğine bağlı olduğu bir düzlemde ipin aniden kopmasına da sebep olabilir.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-DT9JLG88B3