Fehmi Koru

Tarih: 01.02.2026 19:11

Trump hangi senaryoyu gerçekleştirdi? Hangi gerekçeyle?

Facebook Twitter Linked-in

Sabah kalktınız ve ilk iş olarak televizyon ekranına göz attınız. Ne gördünüz, beklenen gerçekleşmiş mi?

Beklenen, yani ABD’nin İran’a askeri müdahalesi…

Uluslararası medya, günlerdir, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni hedefinin İran olduğunu, saldırı için gün sayıldığını, okurlar ve izleyiciler ile paylaşıyor.

Biraz da köpürte köpürte…

Katar merkezli El-Cezire televizyonunun bir Amerikan internet sitesinden alıp paylaştığı haber bizim medyaya da ulaştı: ABD, beklenen saldırıyı bugün (Pazar) gerçekleştirecekmiş.

ABD saldırısında kullanılacak silah ve teçhizatı taşıyıp duruyor Körfez’e. Bir yandan çok sayıda -35 kadar- F-15 jetini Ürdün ve İngiltere’deki üslerinden kaldırırken, diğer yandan da karşı saldırı ihtimalini değerlendirip Patriot ve Thaad hava savunma sistemlerini bölgeye taşıyor.

Güney Çin Denizi’nden Tomahawk füzeleri taşıyan üç destroyer ile USS Abraham Lincoln uçak gemisini de bölgeye yolladı ABD.

Saldırının temel altyapısı hazır görünüyor.

İran’ı hedef alan saldırıların hazırlığı ABD tarafından yapılmıyor yalnızca, İran’ın da ABD’nin hazırlıklarını ciddiye aldığı, onları boşa çıkarmak ve karşı hedefleri yok etmek için tedbirleri birbiri ardına aldığı anlaşılıyor.

İran kendisi açıklıyor bu yolda yapılan hazırlıkları.

Bu arada, kendisine yönelik terör tehdidini sona erdirmek amaçlı bir barış süreci yürüten Türkiye de, bölgenin kana bulanmasına yol açabilecek sıcak çatışmayı önleme amaçlı çalışmalar yürütüyor.

İran’ın Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Ankara’daydı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile itidal tavsiye eden görüşmeler yürütüyor.

İşin şakası yok yani.

Ne yalan söyleyeyim, olan-biten bana korkunç bir şakaymış gibi geliyor.

Sebep çok açık: ABD’nin İran’a dönük suçlamalarını ciddiyetten çok uzak buluyorum.

ABD’nin İran’a dönük en sık kullandığı itham, nükleer çalışmalarının atom bombası imaline yönelik olduğu ve istediğinde gerçekleştirebileceği iddiası.

Öyle değil mi?

Trump bu iddiayı her fırsatta tekrarladığı gibi, bölgedeki en sıkı müttefiki İsrail de onun bu iddiasının arkasında duruyor.

Oysa, bu iddianın doğru olmadığını en iyi bilebilecek durumda olan iki ülke var: ABD ve İsrail…

İran, Barack Obama’nın başkanlığı döneminde -2015-, nükleer tesislerini uluslararası denetime açmayı zorunlu kılan bir anlaşma imzalamıştı ABD’nin başını çektiği beş ülke ile… Tahran anlaşmanın gereklerini muntazaman yerine getirdiği halde Trump, daha ilk döneminde -2018 yılında- ülkesini anlaşmadan çektiğini duyurmuştu.

İsrail ise, İran’ın nükleer çalışmalarının ileri aşamalara geçememesi için her defasında saldırılar düzenleyip durdu.

Nükleer alanında çalışmalarıyla tanınan 14 İranlı bilim adamı, ülke içerisinde ve dışarısında İsrail ajanları tarafından gerçekleştirilen suikastlarda hayatlarını kaybetti.

Dahası, nükleer çalışmaların bir ileri aşamaya geçeceği haberleri eşliğinde, İran’daki tesislere sürekli hava saldırıları düzenledi İsrail.

Geçen yılın haziran ayında, biri Tahran’a 250 km mesafede bulunan Arak olmak üzere, İran’ın yedi büyük uranyum zenginleştirme tesisine saldırdı İsrail.

Natanz, Isfahan, Firdevs, Karanj reaktörleri İsrail saldırılarıyla tahrip edilenler arasındaydı.

ABD’nin İran’a yönelik tehdit algılamasında ilk sırada bulunan ‘nükleer çalışmalar’ ve ‘atom bombası sahipliği’ iddialarının bir ciddiyeti yok.

[İsrail’in envanterinde 150’den fazla nükleer başlıklı füze -atom bombası- bulunuyor. Gazze’ye kanlı müdahalesi ve İran’a yönelik 2025’teki 12 günlük savaş sırasında, İsrail’in nükleer opsiyona başvurabileceğine dair tehdit haberleri uluslararası medyada yer almıştı.]

Trump’ın İran’da hayat pahalılığı ile ilişkili yönetim-karşıtı gösteriler sırasında meydana gelen çatışmalara yönelik tavrını unutmuş değilim. Trump, Tahran rejiminin gösterileri bastırmak için kullandığı akıl almaz sertlikteki müdahalelerde binlerce kişinin ölmesine tepki vermişti.

Ortam büyük çapta yatıştığı halde, Trump halen tepkisini sürdürüyor.

Yüzü maskeli ICE zabıtalarının gönderildikleri her eyalette gösteri yapan halka karşı takındıkları tavrı ve Minnesota’da silahsız masum insanları öldürmelerini unutur görünüyor Trump.

Şehirlerin üzerine bombalarla ölüm yağdırarak mı İran’da rejim değişikliğini sağlayacak Trump?

Hedef olarak dini lider Hamaney’i seçip onu Venezuela’da Maduro’ya yapılana benzer bir operasyonla mı kaçıracak veya bulunduğu yeri tespit edip İsrail’in Hamas lideri İsmail Haniye’yi İran’da öldürdüğü gibi etkisiz hale mi getirecek?

Ülkesinin 100 yıl öncesine kadarki ‘Vahşi Batı’ görüntüsünü 21. yüzyıla taşıyarak…

Amerika’da aklı başında adam kalmadı mı yoksa?

https://www.karar.com/yazarlar/fehmi-koru/trump-hangi-senaryoyu-gerceklestirdi-hangi-gerekceyle-1606740


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-DT9JLG88B3