Arslan Bulut

Tarih: 13.02.2026 08:51

Yeni bakana Atatürk’lü karşılama

Facebook Twitter Linked-in

Anadolu Ajansı, iki yeni bakanlıkta görev devir-teslim törenlerinden güzel fotoğraflar ve görüntüler paylaştı.

Yeni bakana Atatürk’lü karşılama - Resim : 1

Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanlığı’nı, Atatürk tablosu önünde yeni bakan Mustafa Çiftçi’ye teslim etti.

Yeni bakana Atatürk’lü karşılama - Resim : 2

Fotoğraflarda sanki Atatürk de iki bakan arasındaki konuşmaya katılmış da uyarlarda bulunmuş gibi gibiydi...

Bu ‘Atatürklü karşılama’nın fotoğrafları, bana Atatürk’ün, 27 Aralık 1919 Cumartesi sabahı, Ankara’da Seymen alayı tarafından karşılanmasını hatırlattı.

Yeni bakana Atatürk’lü karşılama - Resim : 3

Enver Behnan Şapolyo’dan naklediyorum:

“Mustafa Kemal Paşa, sihirli bir bozkurt gibi Ankara’ya girmişti: Ankara halkı, tarihin pek eski devirlerinden beri Seymen tertibi adı verilen bir Türk ananesini milli vicdanında gizli bir sihir olarak yaşamakta idi. Seymen Alayı daima kızılca günlerde kurulurdu. Yani milli felaket günlerinde, bir beyliğin ve bir devletin yıkılış sıralarında, yeni bir devlet kurmak ve başlarına yeni bir reis seçmek için Seymen Alayı kurulurdu. Bu alay yeni devleti kurar, yeni reisi seçerdi. Bu töre Türk’ün mucizevi bir mefkûresiydi. Bu sebepledir ki Türkler tarihin hiç bir devrinde devletsiz kalmamışlardı.

Seymen tertibi çok önemli sosyal bir olaydır. Seymen Alayı toplu ve milli bir galeyan anıdır. Bunun ufak bir şekli de bayram ve düğünlerde kurulurdu. Seymenler o gece ‘Sin Sin’ denilen bir ateş oyunu oynarlardı. O gece bir dağ yamacında veyahut bir tepede büyük bir ateş yakarlar. Maşalama denilen demirden yapılmış büyük bir çanak vardır. Bunun içine yağlı çıra koyarlar. Bu ateşin etrafında davul ve zurna çalarak zeybek oynarlar. Bu ateşin üstünden atlayarak, bir nevi tura oyunu oynayarak sabahı ederler. Bazen bu ateşe koç atarlardı. Sin Sin oyunu eski Türk kavimlerinde mevcuttu. Bir nevi ibadet şeklidir. Seymen tertibini, yalnız Ankara anane olarak saklamıştır. Çünkü bütün Ankara civarı köyleri Oğuz boylarıyla doludur.

İstasyondan hükümet dairesine kadar uzayan caddenin iki tarafı eski Türk kıyafetini giymiş, bıçakları ve tabancaları ellerinde Ankara gençleriyle dolmuştu. Bu gençler ve onlarla birlikte bütün halk: ‘Vatanı ve milleti düşmandan kurtarmak için hepimiz ölmeye hazırız, emrinizi bekliyoruz’ diyerek bağırıyordu.

***

Mustafa Kemal Paşa, ‘Ankara’ya ilk kabul olunduğum gün, ben sadece bir vatandaş, milletin bir bireyi idim. Hiçbir sıfatım, yetkim ve unvanım yoktu. Böyle olmakla birlikte Ankara ve çevresi hep birden, çocuklarıyla, kadınlarıyla, yaşlılarıyla Ankara şehrinden Dikmen tepesine kadar bütün ovayı doldurmuş ve beni karşılamıştır’ demiştir.

Bir millet tarihin karanlıklarına gömülerek yok olurken, tekrar ne suretle doğuyor ve toplum vicdanı ne suretle galeyana gelerek, sinesinden bir önder yaratıyor, onu bugün görmek mümkündü. Bu yazdıklarımı okuyanlar, bilmeyenlere öğretsin. Türkoğlu nedir? Oğuz töresince neler yaratmıştır? Kendilerine bırakılan vatanın ne müşkül anlarda ve ne gibi büyük galeyanlarla meydana geldiğini okuyup anlasınlar. Milli mücadelenin bütün bu safhaları mazlum milletlere örnektir. Onlar da dikkatle okuyup uyansınlar!”

https://www.yenicaggazetesi.com/yeni-bakana-ataturklu-karsilama-1000715h.htm


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —
G-DT9JLG88B3